Sermaye Devleti


25.3.2019 - Irak'ta tutuklu IŞİD üyesinden çarpıcı iddialar: Erdoğan benimle görüşmek istedi ABD merkezli Uluslararası Şiddet İçeren Aşırılıklar Araştırma Merkezi (International Center for the Study of Violent Extremism - ICSVE) Irak’ta cezaevindeki IŞİD üyesi Ebu Mansur El Mağribi ile yaptığı röportajı yayımladı. Ebu Mansur’un açıklamaları Türkiye ile IŞİD arasındaki pazarlıklara ve görüşmelere dair çarpıcı iddialar ortaya koyuyor. Ebu Mansur, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere 2016'da Ankara'ya gelerek MİT misafirhanesinde kaldığını ancak görüşmenin gerçekleşmediğini anlattı. IŞİD'in “Türkiye elçisi” olduğunu ileri süren Ebu Mansur, MİT ile doğrudan irtibat halinde olduğunu söylüyor. MİT'in davetiyle Türkiye’ye geldiğini ve Ankara’da bir hafta kaldığını söyleyen Ebu Mansur bazı görüşmelere TSK'den yetkililerin de katıldığını açıklıyor. Sınırdan özel araç ve korumayla alındığını ve Ankara’ya kadar kendisine eşlik edildiğini aktaran Ebu Mansur, Erdoğan’ın kendisiyle özel olarak görüşmek istediğini ancak bu görüşmenin gerçekleşmediğini söylüyor. Ebu Mansur IŞİD’li yaralıların tedavisinin Türkiye’de yapıldığını aktarırken Türkiye’den silah almadıklarını aktarıyor, Türkiye ile petrol ticareti ve su anlaşmalarına ilişkin de çarpıcı bilgiler veriyor. IŞİD’deki görevinin Türk istihbaratıyla ilişkileri yürütmek olduğunu söyleyen Ebu Mansur, IŞİD ile toplantılara katılan Türk yetkililerin kim olduğu sorusuna Ebu Mansur “Ekipler vardı. Bunlardan bazıları Türk istihbaratını, bazılarıysa Türk ordusunu temsil ediyordu. 3-5 farklı gruptan ekipler vardı. Çoğu toplantı Türkiye’deki askeri garnizonlarda ya da ofislerde yapıldı. Konuya göre değişiklik gösteriyordu. Bazen her hafta toplanıyorduk. Neler olduğuna bağlı olarak değişiyordu. Toplantıların çoğu sınıra yakın bölgelerde yapılırken bazıları Ankara’da, bazıları da Gaziantep’te yapıldı” diye konuştu.  Abu Mansur şöyle devam ediyor: “Sınırı geçmeme izin veriyorlardı. Türkler her zaman bana araç gönderiyor ve beni koruyorlardı. Bizim tarafımızdan iki ya da üç kişi benimle olurdu. Çoğu zaman bizim ekibin sorumlusu bendim.” . Ebu Mansur “Sınır bölgesindeydik ve Türkiye sınırlarını ve Suriye’nin kuzeyini kontrol etmek istiyordu. Aslında yalnızca Kürtleri değil Kessab’dan Musul’a kadar kuzeyin tümünü kontrol etmek istiyorlardı” diyor. Ebu Mansur devam ediyor: “Bu Erdoğan’ın İslamcı ideolojisi. Suriye’nin kuzeyinin tümünü istediler. Suriye’nin bu bölümü Osmanlı’nın bir parçasıdır. Sykes Picot anlaşması yüz yıl önce imzalanmıştı. Görüşmelerimizde Osmanlı İmparatorluğu’nun yeniden kurulması hakkında konuştuk. Bu Türkiye’nin vizyonuydu.” Ebu Mansur sözkonusu görüşmelerde Türkler tarafından kendisine aktarılanların Erdoğan’ın vizyonu olduğunu vurgulayarak “Bunun Türk hükümetinin tamamının vizyonu olduğunu söyleyemem. Bu projeyi hayata geçirmek için bir müdahaleye pek çokları karşı çıkıyordu” diyor. IŞİD içinse Türkiye’nin yaklaşık 300 kilometrelik sınırda tıbbi malzeme, gıda gibi birçok malzemenin “insani yardım” adı altında geçişini sağlamak açısından bu görüşmelerin önemli olduğunu anlatan Ebu Mansur “Kapılar açıktı” diyor. Ancak Türkiye’den silah almadıklarını anlatan Ebu Mansur “Kimse Türk hükümetini bize silah verdikleri için suçlayamaz çünkü Türkiye’den silah almadık” diyor. Suriye’nin petrolünün silah ve diğer gerekli her şeyi satın almalarına imkan sağladığını savunan Ebu Mansur, petrol gelirlerininse o dönemde ayda 14 milyon dolardan fazla olduğunu kaydediyor.

http://haber.sol.org.tr/dunya/irakta-tutuklu-isid-uyesinden-carpici-iddialar-erdogan-benimle-gorusmek-istedi-259256


25.3.2019 - Leyla Alaton teşvikten aşka geldi : "Cumhurbaşkanımızı son derece feminist buluyorum" Sabah gazetesinin haftalık “ağa düşenler” köşesinin bu haftaki konuğu “iş kadını” Leyla Alaton’du. Alaton, söyleşisinde "Cumhurbaşkanımızı son derece feminist buluyorum. Bunu çevresindeki kadınlara bakarak da görebilirsiniz. Eşi Emine Hanım; son derece güçlü, ne istediğini bilen, kararlı bir rol model kadınlarımız için. Kızları da öyle. Hepsi çok iyi eğitimli, güçlü, çalışan ve üreten kadınlar" dedi. Erdoğan’ın 9 Nisan 2018 yılında açıkladığı süper teşviklerden yararlanacak şirketlerden biri Leyla Alaton’un Alvimedica’sıydı. Leyla Alaton’un Yönetim Kurulu Başkanı olduğu şirket, stent üretiyor. Alvimedica, 2013 yılında İtalyan CID’yi aldı, üretiminin yüzde 15’ini Çatalca’daki tesisinde, yüzde 85’ini İtalya’da yapıyor. Alvimedica’nın tıbbi teknolojide dünyadaki en ileri ülkelerden biri durumunda olan İsrail’den de teknoloji ve bilgi transferinde yararlandığı belirtiliyor. Açıklanan teşvik paketi kapsamında medikal cihaz ve biyoteknoloji önde gelen destek alanları olarak tanımlanıyor.

http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/leyla-alaton-sabah-bultenine-konustu-balli-tesvikler-varsa-yasasin-siyasal-islam-259240


26.3.2019 - Binali Yıldırım'dan Suriyeli sığınmacı açıklaması: Kulaklarından tutar göndeririz İstanbul'da 700 bin Suriyeli sığınmacı olduğunu dile getiren Yıldırım, "Biz bu göçmenlerin neredeyse tümüne ‘geçici statü’ verdik. Adı üstünde, gidecekler. Ama gitmeleri için bir kere Suriye’de işlerin düzene girmesi lazım. Fırat’ın doğusu, 700 km’lik bir şerit, işte 30 km de derinliği olacak. Buralarda da PKK terör örgütünün uzantısı olan YPG, PYD’yi temizlediğimiz zaman bu insanlar gidecek oraya yerleşecekler" ifadelerini kullandı. Yıldırım, sözlerinin devamında, “Açıkça söylüyorum, isterseniz şu sözümü manşet yapın. Bu insanlar bizim misafirimizdir. Ancak kuralları biz koyarız. Bir güvenlik problem oluştururlarsa, İstanbullunun huzurunu herhangi bir yerde, herhangi bir ilçede veya mahallede bozan olursa hemen kulaklarından tutar göndeririz. Yani bu konuda en ufak bir müsamahamız yok. Yani, tabiri caizse dağdan gelip bağdakini kovacak bir pozisyona girmelerine asla izin vermeyiz" diye konuştu.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/binali-yildirimdan-suriyeli-siginmaci-aciklamasi-kulaklarindan-tutar-gondeririz-259291

 

28.3.2019 - Tutuklu sayısındaki öngörülemeyen artış nedeniyle 193 yeni cezaevi yapılacak CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek'in, Adalet Bakanlığı'na sorduğu "son beş yıl içerisinde kaç cezaevi projesinin yapımına başlandığı ve yeni yapılacak cezaevleri" sorusuna Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından cevap verildi. Adelet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, "hükümlü ve tutuklu sayısındaki öngörülemeyen artış" nedeniyle beş yıl içerisinde 193 yeni cezaevi yapımının planlandığını açıkladı. Yanıtta 17 Aralık 2018 tarihi itibarıyla Türkiye genelinde 389 ceza infaz kurumu bulunduğu ve bu kurumların toplam kapasitesinin 211 bin 838 kişi olduğu bildirildi.

http://haber.sol.org.tr/toplum/193-yeni-cezaevi-yapilacak-tutuklu-sayisindaki-ongorulemeyen-artis-nedeniyle-259461

 

Türkiye Gündemi


23.3.2019 - Demirtaş'tan CHP ve İyi Parti'ye oy çağrısı HDP'nin tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Yeni Yaşam gazetesinin 31 Mart seçimlerine ilişkin sorularına yanıt verdi. "Gerekirse bağrınıza taş basın, ama mutlaka sandığa gidip “FAŞİZME HAYIR” anlamına gelecek oyunuzu kullanın" diyen Demirtaş, İyi Parti ve CHP'ye oy çağrısında bulunurken, "Seçim sonuçları, demokrasi ve barışın gelişmesine fırsat sunabilir. Oyunuz bu nedenle çok kıymetlidir. Seçimi boykot etmeyi asla düşünmeyin. Biz partililerimizden, aday çıkarmadığımız yerlerde CHP veya İYİ Parti’ye severek veya gönülden oy vermelerini beklemiyoruz. Bu gerçekçi de değildir. Ama bazen bir tek oy, birçok mesaj içerir. İşte sizin oyunuz 'çok mesajlı bir güce' sahip, stratejik bir oydur" ifadelerini kullandı.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/demirtastan-chp-ve-iyi-partiye-oy-cagrisi-259123


24.3.2019 - Yenikapı mitinginin maliyeti: 70 bin araç geçiş ücreti CHP'li Özel, Cumhur İttifakı'nın Yenikapı mitingi nedeniyle Avrasya Tüneli'nin trafiğe kapatılması eleştirdi, 'Miting için şirket kasasına 1,6 milyon lira aktarılacak' dedi. “AKP-MHP mitingi nedeniyle Avrasya Tüneli kapalı. Yıllık 25 milyon araç geçiş garantisi verildiğine göre bugün tünelden geçmeyen 70 bin aracın ücreti devletin kasasından çıkacak. Miting için Hazine’den şirket kasasına 1,6 milyon TL aktarılacak. Bu görülmemiş bir suçüstü halidir.”

https://www.artigercek.com/haberler/yenikapi-mitinginin-maliyeti-70-bin-arac-gecis-ucreti


24.3.2019 - Tansu Çiller ve Mehmet Ağar AKP-MHP mitingine katıldı Eski Başbakanlardan Tansu Çiller, ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar Cumhur İttifakı’nın Yenikapı'daki mitingine katıldı. Tansu Çiller, "Bir hafta sonra sandığa gideceğiz ve inanıyorum ki, o sandıkta Türkiye, yine birlik ve beraberlik içinde istikrarına sahip çıkacak." dedi. Çiller, gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi: "Milli bir şuurla buradayız. Önemli bir gün, Türkiye hedefte, özellikle bunun için buradayım. Yeni bir dünya kuruluyor. Burada Türkiye kendine bağımsız bir yer seçiyor. Bu zaten bir değişimin gereği. Görüyoruz ki eski dünyanın bütün kuralları sorgulanmakta. Birleşmiş Milletler, NATO, ittifaklar hep sorgulanıyor. Kimin düşman, kimin müttefik olmadığı bir ortamdayız. Türkiye yeni düzenin gelişiminin batıdan doğuya kayan bir güç olarak görüyor ve yerini alıyor. Görüyoruz ki dünyada bir değişim daha var. O da islam dünyası hedefte. Dünyanın çok uzak yerlerinde İslam’ın hedefte olduğunu görüyoruz. Yeni Zelanda buna bir örnek oldu. Nitekim, büyük bir terör olayı ile karşı karşıya kaldı Yeni Zelanda. Burada açık bir manifesto da açıklandı. Bu manifestoda hedef İslam, hedef Türkiye, hedef Türk milleti ve hedef onun seçtiği Cumhurbaşkanı. Bütün bunlar yeni dünya kuruluşundaki çok özel değişimler ve Türkiye’yi hedefe taşıyan olaylar." Karar'ın haberine göre eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar da mitinge katılarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile kısa bir görüşme yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP http://haber.sol.org.tr/turkiye/tansu-ciller-ve-mehmet-agar-akp-mhp-mitingine-katildi-259178


26.3.2019 - Mansur Yavaş: Beka sorunu olursa hükümetimizin yanında elbette yer alırız İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Mansur Yavaş, "Millet İttifakı" tarafından Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı. Mitingde ilk konuşmayı yapan Yavaş, “Fikir ayrılığı olabilir ama ortak hedeflerimiz cumhuriyet, demokrasi ve Ankara. Önce her kesimle yan yana geliriz. Hani ‘beka’ falan diyorlar. Devletin bekası söz konusu olursa Allah’ın izniyle Fethi başkan ya da Sayın Akşener hepimiz tek bir yumruk olup buradaki insanlarla beraber devletimizin hükümetimizin yanında elbette yer alırız. Çanakkale bunun en büyük örneğidir” dedi.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/mansur-yavas-beka-sorunu-olursa-hukumetimizin-yaninda-elbette-yer-aliriz-259289


27.3.2019 - Alparslan Türkeş’in eşinden Mansur Yavaş’a destek: Yavaş hayatı boyunca milliyetçilikten ödün vermedi MHP’nin kurucusu ve ilk genel başkanı Alparslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i ziyaret eden Millet İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, destek sözü aldı. Türkeş, “Mansur Yavaş, hayatı boyunca milliyetçi görüşünden ödün vermemiş bir siyasetçidir” diye konuştu.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/alparslan-turkesin-esinden-mansur-yavasa-destek-yavas-hayati-boyunca-milliyetcilikten-odun


28.3.2019 - Seçime üç gün kala Erdoğan: Yerel yöneticilerin yapacağı hiçbir şey yok, sorumlu benim Yerel seçimlere üç gün kala yaptığı açıklamada "Türkiye'nin ekonomisinin yerel başkanlar tarafından düzeltilemeyeceğini" savunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Belediyelerin çoğu şu anda batık. Türkiye'nin ekonomisinin sorumlusu benim. Yerel yöneticilerin yapacağı hiçbir şey yok" dedi.  Erdoğan, "Geçtiğimiz hafta sonu yine benzer bir girişimde bulundular. 2 gün içinde bu saldırıyı boşa çıkardık. Seçimden sonra ekonomimizi bu tür saldırılara karşı daha güçlü hale getirecek yapısal reformları süratle gerçekleştireceğiz. Yatırıma, üretime, büyümeye, istihdama destek verecek bir ekonomik yapının inşası için çok önemli adımlar atacağız. Sizlere afaki, ucu açık, belirsiz bir gelecekten söz etmiyorum. Seçimlerden sonraki birkaç ay içinde tüm bu adımları inşallah atmış olacağız." dedi. http://haber.sol.org.tr/turkiye/secime-uc-gun-kala-erdogan-yerel-yoneticilerin-yapacagi-hicbir-sey-yok-sorumlu-benim-259477


28.3.2019 - Eski Merkez Bankası Başkanı: IMF'den başka seçeneğin kalmadığını düşünüyorum T24'ten Şirin Payzın'a konuşan İyi Parti'nin ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı Durmuş Yılmaz "Türkiye'de ekonomik kriz var ve böyle giderse bu kriz sürecek, vatandaş buna hazırlıklı olmalı. IMF'den başka seçeneğin kalmadığını görüyorum. IMF konusunda hükümet 'u' dönüşü yapar çünkü daha önce pek çok konuda ‘u' dönüşü yaptılar" dedi. Yılmaz, "Merkez Bankası rezervleri eridi çünkü ortada şeffaf olmayan ve açıklanmayan harcamalar var. Hükümet yabancı yatırımcıya karşı bu hamleyi yapıyor zira doğru yönetilmeyen, şeffaf olmayan bir ekonomi var ve yabancı yatırımcı da Türkiye'de kalmak istemiyor" ifadelerini kullandı. Yılmaz seçimlerden sonra ABD dolarının 6 TL'ye kadar çıkabileceği tahmininde de bulundu.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/eski-merkez-bankasi-baskani-imfden-baska-secenegin-kalmadigini-dusunuyorum-259467


31.3.2019 - 45 otobüs asker ve polis taşındı, hepsi oy kullandı Siirt’te seçmenlerin oy kullanma işlemleri devam ediyor. Seçim öncesi askıya çıkan listelerde 6 bin 488 seçmen kaydının silindiği kentte, başka yerleşim yerlerinden seçmenler getirildi. Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre, kentte dün onlarca otobüsten oluşan araç konvoyu, zırhlı askeri araçların eskortluğunda Siirt’e giriş yaptı.  Araç konvoyuyla getirilen kişilerin yurtlara yerleştirildiği görüldü. Siirt merkez ilçede kaydırılan seçmenleri kente getiren 45 otobüs tespit edilirken, otobüslerin gece boyunca polis tarafından korunmaya alınması dikkat çekti. Kaydırılan seçmenlerin çoğunluğu polis ve askerlerden oluştuğu ve Kocaeli, Yozgat ve birçok kentten Siirt’e taşındığı iddia ediliyor. Eruh ilçesinde de 2 otobüs kaydırmalı seçmenin taşındığı görüntülendi. İlçe merkezinde konaklanacak yer kalmadığı için çok sayıda kişi Fiskin ve Bağtepe (Halenze) köylerine götürüldü. Söz konusu kişilerin camilerde yattığı ve sabah saatlerinde oy kullanmaya gittikleri iddia edildi.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/45-otobus-asker-ve-polis-tasindi-hepsi-oy-kullandi-259674


31.3.2019 - Mansur Yavaş'ın zaferi CHP Genel Merkezi'nde tekbirlerle kutlandı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını CHP adayı Mansur Yavaş'ın kazanması CHP Genel Merkezinde tekbirlerle kutlandı.

http://haber.sol.org.tr/secim-2019/video-mansur-yavasin-zaferi-chp-genel-merkezinde-tekbirlerle-kutlandi-259781

 

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


25.3.2019 - 10 il Türkiye ekonomisinin yüzde 65’ini oluşturuyor TEPAV'ın yaptığı araştırmaya göre, kişi başı geliri en düşük il olan Ağrı, İstanbul’un beşte biri kadar kişi başı gelire sahip. 2018 yılında en düşük kişi başı GSYH’ye sahip 10 il küçükten büyüğe Ağrı, Şanlıurfa, Van, Bitlis, Siirt, Batman, Muş, Hakkâri, Şırnak ve Diyarbakır olarak sıralandı. Listelenen 10 il, 2017 yılındaki sıralamalarını 2018 yılında korumakla beraber, 1992 yılından itibaren değerlendirildiğinde Diyarbakır, Şırnak, Hakkâri ve Batman’ın sıralamada gerileyerek bugünkü sıralamalarına geldikleri görülüyor. Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİAD) Başkanı Burç Baysal’a göre, bölgede üretim kanallarının tıkandığını vurgulayarak, “Tek gelir kaynağımız tarım ve sınır ticareti. Ancak son yıllardaki tarım politikaları nedeniyle bu alan gelir yaratamıyor. Bölgenin ikinci gelir kapısı sınır ticareti. Ancak şimdi sınır ülkeleri Suriye ve Irak ile yaşanan sıkıntılar bu gelir kapısını da kapattı. Durum böyle olunca bölgenin zenginleşmesi de mümkün olamıyor” dedi. Türkiye orta gelir tuzağının da altına indi. Kişi başı gelir hızla eriyor. 2018 yılında Türkiye’nin kişi başı geliri 9 bin 562 dolar olarak hesaplanırken, sadece 11 ilin kişi başı geliri Türkiye ortalamasını geçti. 81 ilin tamamında da geçen yıl kişi başı gelir 2017’ye göre düştü. 2018 yılında Türkiye’nin kişi başı geliri 9 bin 562 dolar olarak hesaplanırken, sadece 11 ilin kişi başı geliri Türkiye ortalamasını geçti. 81 ilin tamamında da geçen yıl kişi başı gelir 2017’ye göre düştü.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/kisi-basi-gelir-eriyor-228021h.htm


28.3.2019 - Şam'dan SDG'ye: İki seçeneğiniz var Suriye yönetiminden, Kürtlerle olası bir uzlaşma konusunda yeni bir açıklama geldi. Suriye Savunma Bakanı General Ali Abdullah Eyüp, Kürtlerin kontrolündeki toprakların ‘eninde sonunda Şam yönetiminin kontrolüne geçeceğini’ söyleyip, “Ya ulusal uzlaşma, ya savaş” dedi. ABD’nin Suriye’den çekilme kararını 19 Aralık’ta açıklamasının ardından Kürtler ile Şam yönetimi arasında müzakere süreci başlatılmış ancak taraflar özellikle Kürtlerin özerklik talebi üzerinde uzlaşamazken, Washington’dan çekilme konusunda gelen geri adım sinyalleri de bu görüşmeleri duraksatmıştı.

https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2019/03/18/samdan-sdgye-iki-seceneginiz-var/


Halk İçin Ekonomi


1.3.2019 -  İstanbul'da fiyatlar yüzde 19 arttı İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da şubatta geçen yılın aynı ayına kıyasla perakende fiyatlar yüzde 18,37, toptan fiyatlar yüzde 23,00 arttı.İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da şubatta geçen yılın aynı ayına kıyasla perakende fiyatlar yüzde 18,37, toptan fiyatlar yüzde 23,00 arttı.

https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2019/03/01/istanbulda-fiyatlar-yuzde-19-artti/


1.3.2019 - Kriz aileleri vurdu: Boşanma yüzde 11 arttı, evlenme yüzde 3 azaldı Evlenme ve boşanma arasındaki fark 2018’de de geçmiş kriz dönemleri ile paralellik gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, evlenen çiftlerin sayısı 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 2,9 azalarak, 569 bin 459’dan 553 bin 202’ye düştü. Aynı dönemde boşanan çift sayısı yüzde 10,9 artışla 128 bin 411’den 142 bin 448’e yükseldi.  Türkiye’nin en ağır krizini yaşadığı 2001 yılında boşanma sayısı 2000 yılına kıyasla yüzde 45 artmıştı. 2001 krizinde ve bir sonraki yıl olan 2002’de boşanma sayısı adeta patlamıştı. 2000’de Türkiye’de boşanan çift sayısı 34 bin 862’ydi. 2001’de bu sayı 50 bin 402’ye, 2002’de de müthiş bir patlamayla 90 bin 454’e çıkmıştı. 2008 dünya ekonomik krizinin Türkiye’ye yansıdığı 2009 yılında da aynı şey tekrarlanmıştı. 2009’da kaba evlenme hızı son altı yılın en düşük düzeyine gerilerken, kaba boşanma hızı ise son sekiz yılın en yüksek düzeyine çıkmıştı. Kaba evlenme ve boşanma hızlarının oranlanmasıyla bulunan denge rakamı, 2008’e göre tam yüzde 25 artış göstermişti.

https://www.evrensel.net/haber/374756/kriz-aileleri-vurdu-bosanma-yuzde-11-artti-evlenme-yuzde-3-azaldi


2.3.2019 - Türkiye’nin en zengini belli oldu: Saray’ın müteahhidi Bu yıl “En Zengin 100 Türk” listesinde ilk sırayı Rönesans Holding’in sahibi Erman Ilıcak aldı. Geçen yıl 4 milyar dolarlık servetiyle ikinci sırada yer alan Ilıcak, 3.8 milyar dolarlık servetiyle ilk sıraya yükseldi. Ilıcak, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı binasının müteahhidi olarak da biliniyor. 2018’de 4.8 milyar dolarlık servetiyle zirvede yer alan Murat Ülker ise 3.7 milyar dolarlık servetiyle ikinci sıraya geriledi. Üçüncülüğü 2.1 milyar dolarlık servetleriyle Hüsnü Özyeğin ve Osman Kibar paylaştı.

https://www.artigercek.com/haberler/turkiye-nin-en-zengini-belli-oldu-saray-in-muteahhidi


14.3.2019 - Sanayi üretiminde büyük düşüş TÜİK 2019 yılı Ocak ayı Sanayi Üretim Endeksi verisini açıkladı. Sanayinin alt sektörleri (2015=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2019 yılı Ocak ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 7,5 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,7 azaldı. En büyük daralma ‘orta düşük teknoloji’ ile imalat sanayinde gerçekleşti

 

https://yesilgazete.org/blog/2019/03/14/sanayi-uretiminde-buyuk-dusus/


18.3.2019 - İsviçre’de sosyal yardımlar giderek kısıtlanıyor Sözde “en demokratik ülke” olarak görülen İsviçre’de her geçen gün sosyal kısıtlamalar gündeme getirilerek, haklar törpüleniyor. Geçen senenin Kasım ayında, sigorta şirketlerine “sözde sigortayı suiistimal eden hastaları takibe almak için özel dedektiflere başvurma” yetkisini veren yasa, halk tarafından oylamayla kabul edilmişti. Bu yasayla beraber fiiliyata yapılan ama yasal olmayan özel takiplerin önü açıldı. Kişiye yönelik fiziki ve teknik her türlü takip olanaklı hale getirildi. Bunlara GPS, insansız hava aracı dronlar dâhil oldu. Takipler zamanı ve nedenleri bilinmeden her an gerçekleşebilecek. Bu yasayla beraber sigortadan ve yardımlardan faydalanan herkes birer potansiyel şüpheli durumuna düşüyor. İsviçre’nin Ulusal Konsey’i, geçen Perşembe günü, uygulamayı tamamlayan bir yasayla, sosyal yardımdan faydalanan kişilerin özel dedektiflerce takibe alınmasını kararlaştırdı.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/isvicrede-sosyal-yardimlar-giderek-kisitlaniyor/


22.3.2019 - Son iki yılda borcunu ödeyemeyen 20 milyon abonenin elektrik ve doğalgazı kesildi Sözcü'den Başak Kaya'nın haberine göre, Bakanlık “Elektrik faturası ödenmemesi dolayısıyla Türkiye genelinde 2017-2018 yıllarında toplam 14 milyon 314 bin 375 abonenin elektriği kesilmiştir'' bilgisini verdi. Doğalgazda ise 2014-2018 yılları arasında toplam 5 milyon 386 bin 338 abone borcunu ödeyemedi. Bu abonelerin de doğalgazı borcundan dolayı kesildi.  CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi "bizzat devletin resmi verileri yaşanan krizin boyutlarını ortaya koyuyor'' diyerek şunları söyledi: “Bir yıl içinde elektriğe yüzde 45 ve doğalgaza yüzde 37 zam geldi. Vatandaş kesilen elektriğini açtırmak için de bedel ödüyor. Elektrik için 33 lira 80 kuruş açma kapama bedeli ve yüzde 2 gecikme faizi veriyor. Doğalgazda da açma kapama bedeli 28 lira 32 kuruş ve yüzde 2 de gecikme faizi var."

https://www.t24.com.tr/haber/son-iki-yilda-14-milyon-314-bin-abonenin-elektrigi-5-4-milyon-abonenin-de-dogal-gazi-kesildi,813418


27.3.2019 - Türk-İş'in araştırmasına göre 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 14, yoksulluk sınırı 6 bin 561 lira Mart ayını kapsayan araştırmaya göre, 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden 'açlık sınırı' 2 bin 14 TL olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen 'yoksulluk sınırı' ise 6 bin 561 lira oldu.


28.3.2019 - Seçimden sonra yeni vergiler yolda Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), doğalgaz, emlak, taşıt ve cep telefonu başta olmak üzere hemen her alana yeni vergi getirilmesini istedi. Vatandaşların vergi yükünü artıracak yeni belediye vergisi talepleri arasında doğal gaz tüketim vergisi, cep telefonu ve internet vergisi, ilave motorlu taşıtlar vergisi gibi vergiler başı çekiyor.

https://ilerihaber.org/icerik/secimden-sonra-yeni-vergiler-yolda-95498.html


İşçi Yaşamından


6.3.2019 - İşçi çıkaran, zorunlu fazla mesai yaptıran Ülker karlarını artırıyor Ülker CEO’su Mehmet Tütüncü’nün Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, Ülker Bisküvi’nin 2018 yılı cirosu yüzde 23.4 artışla 5.96 milyar lira olarak gerçekleşti. Ülker Bisküvi’nin net kârı geçen yıl yüzde 76.4 artışla 700.8 milyon liraya çıktı. Ülker Bisküvi’de Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş Sendikası “örgütlü.” Öz Gıda-İş’ten 2014’te istifa ederek DİSK Gıda-İş’e geçen 13 işçi işten atılmış ve Topkapı’daki Ülker fabrikası önünde direnişe başlamıştı. İşçiler, zorunlu olarak 12 saat fazla mesaiye kaldıklarını, ylık mesai saati 270 iken, Ülker’de aylık 360 saat çalıştırıldıklarını ifade etmiş ve asgari ücret aldıklarını belirtmişlerdi.

https://web.archive.org/web/20190402181743/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/uelkerin-zenginliginin-kaynagi-soemuerue/


7.3.2019 - TZOB: Tarımda kadınların yüzde 92,7’si güvencesiz çalıştırılıyor (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yaparak, 2018 yılı Kasım ayı itibarıyla tarımda çalışan 5 milyon 23 bin kişinin 2 milyon 178 binini, bir diğer ifadeyle yüzde 43,4’ünü kadınların oluşturduğunu belirttiği açıklamasında, kadınnların günde 16-17 saat çalıştığını belirtti. Tarımdaki kadınların sadece yüzde 10,9’unun işveren ve kendi nam ve hesabına yani kadın çiftçi olarak, yüzde 8,9’unun ise ücretli ve yevmiyeli olarak çalıştığını, büyük çoğunluğu olan yüzde 80,2’sinin ise ücretsiz aile işçisi olarak hizmet verdiğini bildiren Bayraktar, kadınların yüzde 92,7’sinin sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmadığını belirtti.

https://www.evrensel.net/haber/375147/tzob-tarimda-kadinlarin-yuzde-92-7si-guvencesiz-calistiriliyor


12.3.2019 - Verilerle Türkiye’de sendikalaşma ve işçi hareketi OECD verilerine göre Türkiye’de 2017 yılı için sendikalaşma oranı yüzde 8,6. 2016 yılı toplu iş sözleşmesi kapsamı ise yüzde 7. Türkiye bu oranlarla OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor. İzlanda’da yüzde 85,5 ile sendikalaşma oranında ilk sırada yer alırken; onu yüzde 67,2 ile Danimarka; yüzde 66 ile İsveç takip ediyor. Toplu iş sözleşmesi kapsamı Avusturya’da yüzde 98, Belçika’da yüzde 96, Yunanistan’da 90, İsveç’te yüzde 90’dır. TİS kapsamının en düşük olduğu ülkeler yüzde 12,5 ile Meksika, yüzde 12 ile ABD, yüzde 11,8 ile Kore, yüzde 7,1 ile Litvanya ve yüzde 7 ile Türkiye. Türkiye'de 1980’lerin sonunda ve 90’ların başlarında yüzde 25 bandında seyreden toplusözleşme kapsama oranı 2000’li yılların başlarında yüzde 10-12 düzeyine, 2010’lu yıllarda ise yüzde 6-7 düzeyine geriliyor. Toplu iş sözleşmeleri ile ilgili dikkat çeken bir başka nokta ise Yüksek Hakem Kurulu (YHK) tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinin giderek artması. 2012’de 20 bin işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmelerini bağıtlayan Yüksek hakem Kurulu 2016’da büyük bir sıçramayla 182 bin, 2017’de ise 287 bin işçinin toplu iş sözleşmesini bağıtladı. 2015-2017 arasında YHK tarafından bağıtlanan sözleşmelerin kapsamındaki işçi sayısı yüzde 360 artış gösterdi. Bu artışın OHAL dönemine denk düşmesi ise hükümetin OHAL'i ne amaçlı kullandığının göstergesi konumunda. 1984-2002 döneminde yıllık ortalama greve çıkan işçi sayısı 40 bin 823 iken, bu sayı 2002-2017 döneminde 5 bin 693’e geriledi. Benzer bir şekilde grevde geçen işgünü sayısı da düştü. 1984-2002 döneminde yıllık ortalama grevde geçen işgünü sayısı 1 milyon 208 bin iken, 2003-2017 arasında bu sayı 227 bine geriledi. AKP döneminde 7’si OHAL döneminde olmak üzere toplam 16 grevi yasaklandı. Grev yasaklarının büyük bölümü ‘milli güvenlik’ bahanesiyle hayata geçirildi. 2003 yılından bu yana grev yasağına maruz kalan işçi sayısı ise 193 bin.

https://www.evrensel.net/haber/375432/verilerle-turkiyede-sendikalasma-ve-isci-hareketi


13.3.2019 - Kolin Termik Santrali işçileri: Tahtakurularından uyuyamıyoruz Kolin Şirketler Grubu bünyesinde yer alan Hidro-Gen AŞ tarafından Manisa’nın Soma ilçesinde yaptırılan Soma Kolin Termik Santralinin inşaatında sona geliniyor. İnşaatın bitmesi yaklaştıkça şantiyedeki işçilerin koşulları ise her geçen gün daha da kötüleşiyor. Şantiyede 1000’in üzerinde işçi çalışıyor. İşçilerin sorunlarının başında tahtakuruları geliyor. Şantiyede 6 blok ve 200 koğuş bulunuyor. İşçiler 9 aydır tahtakurularıyla birlikte yaşadıklarını dile getiriyor. Bir çok kez Kolin’in temsilcileri ile konuştuklarını belirten işçiler, değişen bir şeyin olmadığını söylüyor. Çinli işçilerin kaldığı koğuşta ise sorun daha da büyüyünce işçiler başka koğuşlara dağıtılmış. İşçiler, sorunu Sağlık Bakanlığına ve Manisa İl Sağlık Müdürlüğüne taşıdıklarını ancak bakanlık yetkililerin kontrole geleceklerini söylemelerine rağmen gelen giden bir yetkilinin olmadığını söylüyor. Dağıtılan poğaçalarda böceklere rastladıklarını söyleyen işçiler, böylece poğaça dağıtımının sona erdiğini söylüyor. Diğer bir sorun ise çamaşırların yıkanması. Kurutma makineleri olmadığı için çamaşırlar işçilere ıslak veriliyor. Ayrıca çamaşır deterjanı az olduğu için bazı çamaşırların deterjansız yıkandığı işçilerin söyledikleri arasında. Sıcak su ise düzenli akmadığı için işçiler duş almakta da sorun yaşadıklarını anlatıyor. Evrensel’e konuşan işçiler inşaatın sonuna doğru yaklaştıkça sorunlarının arttığını belirterek, “Çalışmaların sonuna geldikçe kampın koşulları daha da kötüleşti, özellikle son bir aydır. Yaptığımız bütün girişimler çözümsüz kaldı. Masraf yapmak istemedikleri için doğru düzgün bir ilaçlama yapmıyorlar. Bize bunu çok görüyorlar. Tahtakurularından dolayı geceleri yatamıyoruz. Kaşıntılar oluyor. Çamaşır yıkanırken deterjan kullanmaları için illa başlarında durmamız gerekiyor” dedi.

https://www.evrensel.net/haber/375485/kolin-termik-santrali-iscileri-tahtakurularindan-uyuyamiyoruz


23.3.2019 - Mesaiye kalmayan işçi darp edilerek istifa ettirildi Antalya’da Proses adlı taşeron firma üzerinden Fun&Sun River Resort Otel'de tesisat işçisi olarak çalışan Cemal Öcal, mesaiye kalmadığı için darp edilerek kendisine isteği dışında istifa dilekçesi imzalatıldığını iddia etti.  Patronların işçilere köle gözüyle baktığını belirten Öcal, "Benim işim olsun işçilerin parası yatmış- yatmamış, bunu önemsemiyorlar. Mesai zorunlu olmadığı halde işveren işçileri mesai yapmaya zorluyor" dedi. Firma sahibinin yeğeni Sinan Akıncı'nın kendisine zorla mesai yaptırmaya çalıştığını ancak bunu kabul etmediğini dile getiren Öcal, "Şirketin para vereceğine inanmıyorum deyip işten ayrılacağımı söyleyince, üzerime yürüyüp boğazımı sıkmaya çalıştı. Sonrasında çelme takıp yere düşürüp darp etti. Arkadaşlar ellerinden aldı. Sinan Akıncı, 'bırakın, beni bunu parçalayacağım ve öldüreceğim' dedi. Eğer arkadaşlar yetişmeseydi beni öldürecekti" ifadesinde bulundu.

https://www.artigercek.com/haberler/mesaiye-kalmayan-isci-darp-edilerek-istifa-ettirildi


26.3.2019 - '2 yıldır işsizim' diyen bir kişi kendini yakmaya çalıştı Gaziantep’te, Büyükşehir Belediyesi’ndeki işinden 2 yıl önce çıkarıldığını söyleyen Ümit A. isimli bir kişi, belediye binası önünde kendini yakmaya çalıştı. Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin’le görüşmek isteyen ancak talebi karşılanmayıp belediye binasına alınmayan Ümit A., elbiselerini çıkararak bedenini ateşe vermek istedi. MA'nın haberine göre, Ümit A. kendisini yakmaya çalışırken yüklü miktarda borcu olduğunu belirterek, “Çocuklarım aç. 2 yıldır işsizim. Tazminatım bile verilmedi. İşsizlik maaşımı alamıyorum” diye bağırdığı öğrenildi.

https://ilerihaber.org/icerik/2-yildir-issizim-diyen-bir-kisi-kendini-yakmaya-calisti-95432.html


28.3.2019 - CHP Bilim Platformu, mülteci notları yayımladı CHP Bilim Platformu, “Ensar ve Muhacir Söylemi Suriyeli Sığınmacıya Derman Olmuyor” başlıklı “Politika Notları” yayımladı. Kamplardaki sayının 142 bine düştüğünü belirten platform, salgın hastalıklar ve güvenlik kaygılarına işaret ediyor. Her 3 Suriyeliden birinin harabe yerde yaşadığı da notlar arasında. AFAD raporuna atıf yapan çalışma, kamp dışındaki Suriyelilerin yarısının haftalık yiyecek ihtiyacını karşılayamadığını belirtiliyor. Öğün sayısı azalırken porsiyonlar küçülüyor. Her 3 Suriyeliden 1’i ihtiyaç sağlayamadığı gün yemek yemiyor. Günde 2 ya da 1 öğün yemek yiyebilen çocuk oranı ise 4’te 1. Suriyeli çocuklardan yarısının 5. sınıftan, 4’te 3’ünün ise liseden itibaren okulu bıraktığını söylüyor. Notlara göre; 2 milyon 184 bin mülteci çalışma yaşında. Ama çalışma izni verilen Suriyeli sayısı sadece 27 bin 930. İstanbul’da örneğin, tekstil işçisi mültecilerin tamamı sigortasız. İSİG verilerine de yer veren platform, mülteci işçi ölümlerinde sayının 5’e katlandığı hatırlatılıyor. Raporda “Mültecilere 35 milyar dolar harcadık” beyanları da masaya yatırılıyor: “Bu rakamın Türk lirası karşılığı 190 milyar. Ve eğer gerçekten rasyonel harcansa mültecilerin sorunları çözülmüştü. Yani rakamlar inandırıcı, şeffaf değil ve izaha muhtaç.”

https://www.evrensel.net/haber/376487/chp-bilim-platformu-multeci-notlari-yayimladi


27.3.2019 - Silikozis hastası işçiler: 'Ciğer filmin kötü' diye işten çıkarıldık Aydın Çine’de kuvars-felspat madenlerinde çalışırken silikozis hastalığına yakalandıkları için işten çıkarılan işçiler, iddialarını kabul etmeyen şirket müdürüne yanıt verdi. Yaklaşık 2 yıl çalıştığı Eysim Madencilik’te silikozis hastalığına yakalandıktan sonra işten çıkarıldığını anlatan 42 yaşındaki Şenol Girgin, Şirket Mali İşler Müdürü Mesut Dağdeviren’in kendisi ile ilgili “Şenol Girgin işyerinde kavga ettiği için işten çıkarıldı” sözlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Girgin, “Ben işyerinde kavga etsem nasıl işsizlik maaşı alabilirim?” diye sordu. Girgin işten çıkarılması ile ilgili süreci şöyle anlattı: “Çalışıyordum, öğle yemeğine yakındı. Haber geldi, seni doktor çağırıyor diye. Doktorun elinde evrak vardı. Doktor ‘Şenol senin filmlerini inceledim, kötü gördüm. Seni bu şekilde, bu ortamda, tozun içinde çalıştıramam’ dedi. Ben de doktora ‘O zaman beni tozsuz bir alana al. Kredilerim var ödemem gereken, çalışmak zorundayım’ dedim. Doktorun yanına müdür Erkan Öztürk’le de gittik, sonradan doktor aynısını söyledi” diye konuştu.Girgin, kendisi gibi Eysim’de çalışırken silikozise yakalandıktan sonra işten çıkarılan İlyas Tekin’in “Toz dışarı çıkmasın diye havalandırmayı kapatıyorlardı” iddialarını da doğrulayarak, “Söylediklerinin hepsine şahidim. Zaten onun çektiği görüntülerde her şey ortada” dedi. Girgin, Sedat Kara adlı iş arkadaşlarının halen silikozis hastalığı nedeniyle yoğun bakımda tutulduğunu ileri sürdü. Girgin’in Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesinden 6 Şubat 2019 tarihli raporda “Silikozis düşünüldü. Fonksiyonel ve radyolojik takip planlandı” denilmekte. Silikozis hastası olduğu için işten çıkarılan işçilerden İlyas Tekin de Eysim Müdürünün iddialarını yalanlayarak, “Güya maskenin ucunu delip sigara içmişim. Biz o tozu, ortamı, göz gözü görmez çalışma koşullarını fotoğraflarla, videolarla kanıtladık. Kendisinin benim sigara içtiğime dair kanıtı var mı?” diye sordu. Tekin, “Ciğerlerin kötü, daha fazla ilerlemesin” denilerek işten çıkarıldığını ancak çıkış belgesinde ekonomik kriz nedeniyle dendiğini ifade etti.

https://www.evrensel.net/haber/376474/silikozis-hastasi-isciler-ciger-filmin-kotu-diye-isten-cikarildik


27.3.2019  - Binlerce tarım işçisine belediye hizmeti uğramıyor Adana’nın Karataş ilçesine bağlı Tuzla-Tabaklar Mahallesi’nde tarım işçileri tarlalara yakın yerlerde kendi imkanlarıyla kurdukları suyu, elektriği bulunmayan çadırlarda yaşamaya çalışıyor. 10 yıldır memleketi Urfa’dan uzakta Tabaklar’da yaşamını sürdüren İbrahim Çokan, toplanmayan çöplerin, çamurun ve sivrisineğin yaşamlarını çekilmez hale getirdiğini belirterek “İkametgah olup olmaması önemli değil. İnsanın olduğu her yere hizmet yapılması lazım. İlla burayı taş yığını mı yapmak lazım” diye soruyor. Çokan, “Çocuklar eğitimlerine köyde devam ediyor. O konuda sorun yok. Onun dışında yerel yönetimler bizimle hiç ilgilenmiyor. Adres yok diyebilirler ama insanın olduğu her yerde hizmet olmalı. Yıllık 30 bin hektarı ekip, biçip, toplayıp bakımını yapıyoruz. Ama hiçbir kaydımız, hiçbir hakkımız yok. Yaşadığımız yerler temizlenmiyor, ilaçlanmıyor. Bu da başta çocuklar olmak üzere insanların sağlığını bozuyor” dedi.    Tabaklar’daki çadır alanının, 2 bin kişilik nüfusuyla ayrı bir mahalle olduğunu belirten elçilik yapan Ali Güp, ancak bu mahallenin ne çöplerinin toplandığını ne de suyu, alt yapısı ve yollarının yapıldığını söyledi. Tabaklar’a giren çöp araçlarının mahallenin hemen yanındaki çadır alana girmediğine dikkat çeken Çokan “ Su ve elektrik sorununa kışın yağmur, yazın ise sivrisinek ekleniyor. Hayat yaşanmaz hale geliyor” dedi. Çadırlardan kurtulmak istediklerini bu nedenle kendilerine konteyner ev verilmesini isteyen Güp, “Çadırlar üst üste. Daha düzenli numaralandırılmış evler istiyoruz. Park istiyoruz. Çocuklar toprakta oynamaktansa daha sağlıklı alanda oynar” diyerek taleplerini sıraladı.

https://www.evrensel.net/haber/376483/binlerce-tarim-iscisine-belediye-hizmeti-ugramiyor  


27.3.2019 - Ankara İSİG Meclisi’nden mülteci/göçmen işçiler raporu Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Ankara'da yaşayan göçmen ve mülteci işçilere ilişkin yaptığı saha çalışmasına ilişkin ön raporunu yayımladı.  Ön raporu yayımlayan Ankara İSİG Meclisi, çalışmalarının devam edeceğini belirterek raporda şu bilgilere yer verdi: Ankara’da mülteci ve göçmen işgücünün en yoğun biçimde istihdam edildiği ilk alan Siteler, bundan sonrakiyse OSTİM Organize Sanayi bölgesidir. Suriyeli işçilerin en yaygın biçimde yaptıkları işler; mobilya imalatı, makine imalathanelerindeki vasıfsız işler, mülteci/göçmen mahallelerinde esnaflık ve sokak satıcılığı. Özellikle çocuk emeği bakımından atık kağıt vb. toplayıcılığı da en yaygın işler arasında. Afganistanlı ve Iraklı işçilerin en yoğun olarak çalıştıkları alanlar ise inşaatlar. Görüştüğümüz mülteci/göçmen işçilerin çoğunluğu ülkelerinde çiftçi ve zanaatkar.
Mülteci/göçmen işçiler genel olarak haftalık usulü ve sigortasız çalışıyor. Mülteci/göçmen işçilerin aldıkları ücretler yaşları, tecrübeleri ve ustalıklarına göre haftalık 200 TL’den başlıyor, küçük bir azınlığın ücretleri 600 TL’ye kadar uzanabiliyor. Çocuk işçilerdeyse ücretler, atık toplama gibi işlerde günlük 20 TL, mobilya atölyelerinde ise haftalık 200-250 TL arası değişiyor.
Çalıştıkları işlerde Türkiyeli işçilerden daha düşük ücretler alıyor, genellikle daha tehlikeli işleri yapıyorlar ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya mecbur bırakılıyorlar. Mülteci/göçmen işçilerin yaşadıkları en büyük problem, bu güvencesizlikleri sebebiyle ücretlerini alamamak. Çalışma izinleri olmadığı için yaşadıklarını şikayet etseler bile sonuç alamadıklarını aktarıyorlar.
Siteler’de mülteci/göçmen işçilerin çalıştığı işletmelerin büyük çoğunluğu 1-10 kişinin çalıştığı mikro işletmeler. İşçilerin günlük çalışma saati en az 10 saatken bu çalışma saati, yapılan işin güvencesizliğine göre artıyor. Ankara’da, Suriyeli mülteci çocuklar işgücüne yoğun bir biçimde dahil olurken, Siteler gibi geçmişte çocuk emeğinin çok yoğun olduğu bölgelerde, bugün yerli çocuk emeği, yerini büyük oranda mülteci/göçmen çocuk emeğine bırakmış durumda. Hemen her işletmede en az 1 mülteci/göçmen işçinin çalıştığı Siteler’de hiçbir binada yangın merdiveni yok. İşyerleri, havalandırma ve işçilerin güvenliği için diğer bina yapı ve ekipmanlarına da sahip değil. İşçiler, Çalışma Bakanlığı’nın ara ara denetime geldiğini ancak denetimde genel olarak işyerinin içindeki unsurlara (ecza dolabı vs.) baktığını söylemekte. Bu gösteriyor ki, denetimlerde izinsiz işçi çalıştırma ya da kayıt dışı çalıştırma görmezden geliyorlar.
Yapılan denetimlerde görülen eksiklikleri karşılığında işverene verilen cezalar da işçiye olumsuz biçimde (işsiz kalma, ücretin ödenmemesi vs. ) yansıtıldığı için pek çok işçi, denetimlerin yapılmasını istemiyor. Mülteci/göçmen ailelerin çoğunluğu gecekondu veya gecekondudan bozma apartman diyebileceğimiz konutlarda kalıyor. Suriyeliler aylık 120 TL gibi bir miktar maddi yardımı Kızılay’dan kart ile alıyorlar. Tüm Suriyelilerin bu yardımdan yararlanıp yararlanamadığı belirsiz. Bunun haricinde doğrudan ailelere dağıtılan maddi bir yardımdan söz edemeyiz. Ankara’da vatandaşlık alan Suriyeli sayısının 1000’den az olduğu belirtiliyor                                                               
http://web.archive.org/web/20190405182933/http://sendika63.org/2019/03/her-acidan-guvencesizlik-ve-geleceksizlik-ankara-isig-meclisinden-multeci-gocmen-isciler-raporu-539874/

30.3.2019 - İSİG, 5 Afgan mültecinin öldüğü yangın yerinde gözlem yaptı Ankara’nın Altındağ ilçesindeki İskitler Ata Sanayi Sitesinde 3 katlı metruk bir binada çıkan ve 5 Afgan atık kağıt toplayıcısının hayatını kaybettiği, 11 işçinin de yaralandığı olayda henüz yangının çıkış nedeni ve yaşamını yitiren Afgan mültecilerin kimlikleri tespit edilemedi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Ankara Meclisinden Pınar Abdal, Afgan mültecilerin kaçak statüsünde olduğunu, 3 aylık vize ile geldiklerini, ailelerinin yanında olmadığını ve 10-15 kişilik gruplar halinde bölgede barındıklarını söyledi. Abdal, “Atık toplama işi onlar için daha geçici bir iş. Geçici yapılan işler olduğu için de birbirlerini tanımıyorlar." diye konuştu. Yangının yaşandığı yerin işçiler tarafından hem çalışma alanı hem de yaşam alanı olduğunu söyleyen Abdal şöyle devam etti: “Ancak sadece uyumalarına yetecek bir yaşam alanı. Binalar bütünlüklü bile değil. Su, elektrik yok, sağlıklı tuvaletler ya da beslenmelerini sağlayacak yerler yok. Sadece geceyi geçiriyorlar. Dört duvar arasında, dışarıdan korundukları bir yer.” Barınmasını bu tip metruk binalardan sağlayan 500 civarında Afgan mülteci olduğunu belirten Abdal, “Atık toplayıcılığı yapan Afgan, Irak, Suriyeli mültecilerin dışında Urfa, Hakkarililerin yoğunlukta olduğu Türkiyeli emekçiler de var. Ama Türkiyeliler için daha sürekli bir iş. Mülteciler için ise çocuk emeği açısından sürekli olan bir iş. Genç iş gücü ve çocuk emeği çok yoğun. Ama diğer yandan kadınların da yaptığı herkesin içinde bulunduğu bir iş. Haftanın 7 günü, günlük 16-17 saatlik bir çalışma. Kimisi gece başlıyor, kimisi sabahtan başlayıp geceye kadar çalışıyor” şeklinde konuştu.https://www.evrensel.net/haber/376669/isig-5-afgan-multecinin-oldugu-yangin-yerinde-gozlem-yapti


İşçi Mücadeleleri


3.3.2019 - CHP'li Kani Beko: "Grevin kazananı olmaz" DİSK eski başkanı olan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko'nun grev ile ilgili paylaştığı mesaj tepki çekti. Beko, grevdeki işçileri ziyaret etti. CHP’li Beko ziyaretle ilgili yaptığı paylaşımında “Grev bir anlamda işsizliktir. Grevin kazananı olmaz. Grev her iki tarafın da aslında istemeyeceği bir seçenektir, dolayısıyla da uzlaşmanın bir yolu bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.

https://t24.com.tr/haber/chp-li-kani-beko-grevin-kazanani-olmaz,810601


12.3.2019 - Antep'te Zümrüt Gıda işçilerinin fabrika önündeki direnişi sürüyor Kriz bahanesiyle üretimin durdurulduğu Antep Başpınar OSB'deki Zümrüt Gıda fabrikasında hakları verilmeden işten atılan işçiler direnişe geçti. İşçiler, işten çıkışlarını, tazminatlarını ve maaşlarını vermeden üretimi durdurarak kendilerini kapının önüne koyan Zümrüt Gıda patronunun resmi olarak iflas etmediğini ve süreci uzatarak kendilerini oyaladığını belirtiyor. İşçiler yaklaşık iki buçuk aydır maaş alamadıklarını belirtiyor.

https://www.evrensel.net/haber/375393/antepte-zumrut-gida-iscilerinin-fabrika-onundeki-direnisi-suruyor


12.3.2019 - Altın İplik fabrikasında ücretleri düzensiz ödenen işçiler iş bıraktı Tekirdağ Çerkezköy OSB Altın İplik fabrikasında ücretlerin düzensiz ödenmesi üzerine işçiler, iş bırakarak eyleme geçti.  Aylardır işçilerin ücretlerini düzensiz ödeyen Altın İplik patronu, işçilere ücretlerin yüzde 80’ini ödeyeceğini söylediği halde sözünde durmayarak ücretlerin yüzde 25’ini ödeyeceğini söyledi. Bunu kabul etmeyen sabah vardiyasındaki işçiler, fabrikayı terk etmeme kararı aldı. Vardiya çıkışında üretim bölümünden idari bölüme kadar yürüyen işçiler, muhatap bulamayınca fabrikanın yemekhanesine gelerek fabrikayı terk etmeyeceklerini söyledi.

https://www.evrensel.net/haber/375480/altin-iplik-fabrikasinda-ucretleri-duzensiz-odenen-isciler-is-birakti


14.3.2019 - İzmir'de Karabağlar Belediyesi işçilerinin grevi sürüyor CHP’li Karabağlar Belediyesine ait Spor AŞ ile bu işyerinde örgütlü DİSK/Dev Turizm-İş Sendikası arasındaki ikinci dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine başlayan grev üçüncü haftayı doldurmak üzere. 20 günlük grev sürecinde yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadı. Uğur Mumcu Kültür Merkezi, Uzundere Rekreasyon Alanı ve Kara Fatma Parkı sosyal tesislerinde garson, aşçı, temizlikçi ve kasiyer olarak çalışan 22 işçi, 2 bin lira olan ücretlerinin DİSK’in açıkladığı asgari ücret tutarı olan 2 bin 800 TL’ye çıkarılmasını ayrıca 200 TL’lik yol, yemek ve aile yardımı, geçen yıldan kalan 4 bin 500 lira fazla mesai ücretinin yatırılmasını talep etmişti. Karabağlar Belediyesi Spor AŞ ise işçilere yüzde 20 zam teklif etmiş ayrıca geçen yıldan fazla mesai ücretinin ise ancak 2 bin 500 TL’sinin ödenmesini önermişti.

https://www.evrensel.net/haber/375575/izmirde-karabaglar-belediyesi-iscilerinin-grevi-suruyor


15.3.2019 - ZF Lemförder işçileri grev kararını astı İzmir Çiğli’de Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren otomotiv yedek parça üreticisi ZF Lemförder fabrikasında geçen yıl Aralık ayında başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Bugün grev kararını fabrikadaki ilan panosuna asan işçiler, 3 Mayıs’a kadar anlaşma sağlanamazsa greve çıkacak. Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu, 450 çalışanı bulunan fabrikada 12,37 TL saat ücretiyle çalışan işçiler, saat ücretlerine 6 TL zam istiyor. Piyasada aynı iş kolunda saat ücretlerinin 17-18 TL olduğunu vurgulayan işçiler, ayrıca yüzde 15’lik vergi diliminin artması halinde bu artışı da işverenin karşılamasını talep ediyor.

http://web.archive.org/save/http://sendika63.org/2019/03/zf-lemforder-iscileri-grev-kararini-asti-537946/


18.3.2019 - Real işçilerinin eylemine polis saldırısı Real Market işçileri, Çukurambar'da bulunan Beğendik Mağazası'nda eylem yaptı. Beğendik patronundan görüşme taahhüdü alan işçiler mağazayı terk ederken polis saldırısına uğradı.


19.3.2019 - Kale Kayış’ta direnişin 14. günü  İstanbul Silivri’de bulunan Kale Kayış fabrikasında sendikalaşan işçilerin baskılara karşı başlattığı fiili grev ikinci iki haftayı geride bıraktı. İşçiler her sabah toplu bir biçimde fabrika önüne gelerek burada toplanıyor.  Yaklaşık 300 işçinin çalıştığı, Petrol-İş Trakya şubesinin örgütlendiği ve bakanlığa yetki başvurusunda bulunduğu fabrikada patron sendikal örgütlenmeye karşı daha önce de saldırıda bulunmuştu. İki öncü işten atılmış ve yine fabrika önünde bir basın açıklaması yapılmıştı. Bu süreç sonrasında fabrikada patron ve müdürler işçileri sendikalaşmadan vazgeçirmeye çalışmış ve sendikadan istifaya zorlamıştı. İşçilerin ifadelerine göre, patron sendikal örgütlenmeden dolayı içeride işçi sağlığı ve güvenliği adına birtakım göstermelik iyileştirmeler yapmış, bunun yanı sıra da işçileri yine baskı altına alarak istifaya zorlamış. İşçiler içerideki sağlıksız çalışma koşullarından ve ücretlerin düşüklüğünden şikayetçi.

http://web.archive.org/save/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/kale-kayista-direnisin-14-guenue/


20.3.2019 - Kars Belediyesinde ücretlerini alamayan işçiler iş bıraktı Kars Belediyesinde 4 aydır ücret alamayan taşeron işçiler ve 1 aydır ücret alamayan kadrolu işçiler iş bıraktı.

https://www.evrensel.net/haber/376000/kars-belediyesinde-ucretlerini-alamayan-isciler-is-birakti


21.3.2019 - Sibaş işçilerinin direniş alanına çöp döktüler Sibaş işçilerinin direniş alanına ve direniş çadırının önüne çöp döküldü. Sibaş işçileri, “Geçen hafta Sibaş patronu sesimizden rahatsız olmuş, jandarmayı aramış. Jandarma geldi ‘gürültü’ yapmışsınız diyerek 153 TL ceza kesti gitti. Sonraki 3 gün boyunca da her gün gelerek ‘hakkınızda şikayet var. Bir daha şikayet olursa ses cihazınıza el koyarım’ dedi. Patron aradığında tepemizde bitenler, biz aradığımızda geçiştiriyorlar” diyerek duruma tepki gösterdi.  Aydın’da kurulu bulunan Sibaş Gıda fabrikası işçilerinin çalışma koşullarının düzeltilmesi ve ücretlerinin iyileştirilmesi için başlattığı direniş sürüyor.

https://www.evrensel.net/haber/376036/sibas-iscilerinin-direnis-alanina-cop-doktuler


25.3.2019 - TÜPRAŞ'ta uyarı eylemleri başladı İzmir Aliağa'da, Petrol-İş Sendikası ve TÜPRAŞ işvereni temsilcisi KİPLAS arasında sürdürülen toplu iş sözleşmesi sürecinde beşinci oturum sona erdi. İşçiler sözleşme maddelerinden hiçbirinin geçmediği görüşmeler sonrası Petrol-İş Sendikası TÜPRAŞ Aliağa Rafinerisi önünde uyarı eylemine başladı.

https://www.evrensel.net/haber/376260/tuprasta-uyari-eylemleri-basladi


30.3.2019 - Zonguldak’ta madencilerden ocağı terk etmeme eylemi Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) bağlı Karadon Müessese Müdürlüğü’nde çalışan maden işçileri işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki uygulamaları protesto etmek için dün ocağı terk etmeme eylemi yaptı. 16.00-00.00 vardiyasında çalışan işçiler vardiya sonunda ocaktan çıkmama eylemi başlattılar. TTK Karadon Müessese Müdürü Fazlı Uncu ve GMİS yöneticileri işçilerle görüşmek için ocağa inmek zorunda kaldı. Yapılan görüşmede sorunun giderileceğine ilişkin söz verilmesi üzerine iki buçuk saat sonra işçiler eylemlerini sonlandırarak ocaktan çıktılar.

https://web.archive.org/web/20190402181452/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/zonguldakta-madencilerden-ocagi-terk-etmeme-eylemi/


27.3.2019 - Makro Market işçileri gasbedilen hakları için Ankara’ya gitti Pek çok mağazasını kapatan ve konkordato ilan eden Makro Market işçileri kıdem ve ihbar tazminatları için Ankara'ya gitti. Makro Market’in kriz gerekçesiyle birçok mağazasını kapatması ve konkordato ilan etmesinin ardından kıdem ve ihbar tazminatları alamayan işçiler, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde görülen dava için sabahın erken saatlerinden Ankara’ya geldi. Bilirkişi raporunun tamamlanmaması nedeniyle 14 Mayıs 2019 tarihine ertelenen dava sonrasında Kahramankazan’da bulunan Makro Market Genel Merkezi önünde toplanan işçiler, yetkililerle görüşebilmek ve basın açıklaması yapmak için burada beklediler. Samsun Makro Market çalışanlarının ağırlıklı olduğu işçiler, bekleyişleri esnasında sık sık halay ve horon çekti. “Samsun sizinle gurur duyuyor”, “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Direne direne kazanacağız” diye slogan attı.

https://www.evrensel.net/haber/376450/makro-market-iscileri-gasbedilen-haklari-icin-ankaraya-gitti


Dünyadan Mücadeleler


4.3.2019 - Meksika’da grev dalgası yayılıyor Meksika’nın kuzeyindeki Matamoros sanayi kentinde, çoğunluğu metal işçisi olan işçilerin 12 Ocak’ta başlattığı “Yüzde 20 maaş zammı, 32 bin peso ikramiye” talepli tarihi grevler sürüyor. Onlarca fabrikada talepler kabul edilirken, başka fabrikalarda işçiler aynı taleplerle iş bırakıyor. 15 otomotiv yan sanayi fabrikasında grevler devam ediyor. Ancak kimi patronların işçileri işten atmaya başladıkları haberleri de geliyor. Wsws.org haber sitesine konuşan Kearfott İşçisi Rosalinda, geçtiğimiz hafta 30 ileri işçiyle birlikte işten atıldığını söylüyor: “Hâlâ grevdekileri yardım için örgütleniyoruz ve şirketleri destekleyen sendikacılara karşı mücadeleyi sürdürüyoruz.” Inteva fabrikasından bir işçi, “20-32” talebini kabul eden patronun üretim başladıktan sonra bir dizi işçiyi işten attığını belirtiyor. Bazı işverenlerin ise ücretleri yeniden düşürmek için şirketlerin isimlerini değiştirdiğini söylüyor: “Tabii ki bunu sendikaların yardımıyla yapıyorlar.” Meksika’daki en büyük patron örgütü olan CCE ise Matamoros’daki grevler başka sanayi bölgelerine de yayılırsa 50 bin işçiyi işten atmakla tehdit ediyorlar.

https://www.evrensel.net/haber/374954/meksikada-grev-dalgasi-yayiliyor


9.3.2019 - Cezayir'de Buteflika'ya karşı kitlesel eylemler sürüyor Cezayir'de Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın 5. dönem adaylığına karşı başkent Cezayir başta olmak üzere ülkenin farklı kentlerinde eylemler düzenlendi. Buteflika'nın 5. dönem adaylığına karşı çıkan on binlerce kişi başkent Cezayir'deki Merkez Postane Meydanı'nda toplandı. Buteflika'nın 5. dönem adaylığına tepki gösteren kitle "Cezayir, demokratik ve özgürdür", "Cezayir cumhuriyettir, krallık değildir" ve "Ey Buteflika 5. döneme hayır" yazılı pankartlar taşıdı.  Cezayir'de 1999'da yönetime gelen ve 4 dönemdir görev yapan Abdulaziz Buteflika'nın adaylığını açıklandığı 22 Şubat’tan bu yana ülkede protestolar devam ediyor. Protestoların temel talebi felçli Cumhurbaşkanı Buteflika’nın beşinci dönem adaylığının iptal edilmesi.

https://www.evrensel.net/haber/375271/cezayirde-buteflikaya-karsi-kitlesel-eylemler-suruyor


19.3.2019 - Finlandiya’da kağıt işçileri işten atmaları protesto için grevde Finlandiya’nın Uleoborg ilinde Stora Enso’ya ait kağıt fabrikasında çalışan işçiler bu sabah işi bırakarak greve başladı. Grevin nedeni işverenin fabrikada yapmayı planladığı değişiklikler için sendikayı toplantıya çağırması. Finlandiya medyasında yer alan haberlere göre 400 işçi işini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Stora Enso’nun yaptığı yazılı basın açıklamasında Uleoborg’deki fabrikadaki kağıt üretimine dönüştürülmesi ve 6 numaralı makinanın kapatılması için sendikayı toplantıya çağırıldığı belirtildi. Sendikayla anlaşma sağlandıktan sonra fabrikanın dönüşümüne geçilmesi planlanıyor.

https://www.evrensel.net/haber/375931/finlandiyada-kagit-iscileri-isten-atmalari-protesto-icin-grevde


21.3.2019 - Brezilya'da Bolsonaro'nun emeklilik reformuna karşı eylem Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, emeklilik sisteminde reforma giderek çalışanların katkı paylarının artırılmasını istiyor. Yeni sistemle birlikte patronların ödediği payda değişikliğe gidilerek, çalışanların "bireysel hesaplara aktarılacak paralarla kendi emekliliklerini finanse etmesi" amaçlanıyor. Reformla birlikte emeklilik için çalışma süresi yükümlülüğünün yanı sıra, minimum yaş sınırı getirilecek. Kamu çalışanlarını ve orduyu da kapsayacak reform ülkede tepkiyle karşılandı. teleSUR'un aktardığına göre reforma karşı kitlesel eylemler gerçekleştirildi. Bolsonaro, göreve geldiğinde "sosyalizmi bitirmeye" yemin etmiş, sosyal devlet uygulamalarına karşı savaş açmıştı.

http://haber.sol.org.tr/dunya/brezilyada-bolsonaronun-emeklilik-reformuna-karsi-eylem-259004


22.3.2019 - Fransız memur, işçi ve öğrenciler Macron'a karşı greve gitti, Paris'te çatışma çıktı Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un reformlarına karşı devlet memurları, öğretmenler, sağlık çalışanları, hava trafiği kontrol memurları, demiryolları işçileri greve gitti,.Demiryolu işçilerinin statüsünü değiştiren, memur sayısını azaltan, emekli ücretlerini düşüren reforma karşı grev kararı alan 7 büyük sendika konfederasyonu, ülkenin dört bir yanında hayatı felç etti. Lise öğrencileri sokaklara döküldü. Paris ve Nantes kentlerinde polisle protestocular arasında çok şiddetli çatışmalar çıktı. Hızlı trenlerin yüzde 60'ı, şehir içi trenlerin yüzde 75'i çalışmadı. Paris'teki havaalanlarından iniş-kalkış dahil tüm uçuşlar iptal edildi. Pek çok okulda eğitim verilmedi, hastaneler, kreşler ve bakımevlerinde hizmetler aksadı.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201803221032745579-fransiz-memur-isci-macron-karsi-grev-paris-catisma/


23.3.2019 - Hollanda'da yürüyüş: Mültecilere kapı açık, kapitalizme değil Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da, 21 Mart Komitesi tarafından ırkçılık ve ayrımcılık karşıtı yürüyüş düzenlendi. Siyasi partiler ve çok sayıda kurum tarafından desteklenen gösteri için Dam Meydanı'nda bir araya gelen binlerce kişi, Dokwerker Meydanı'na kadar yürüdü. Hollandalılar, “Mültecileri ve göçmenleri değil, kapitalizmi ve ırkçılığı suçla”, “Mültecilere kapı açık, kapitalizme değil” yazılı pankartlar ve “Irkçılığı durdur”, “İslamofobiyi durdur”, “Mültecilere kapımız açık, ırkçılara değil”, “Herkes eşittir”, “Hollanda doldu, bütün ırkçılar sınır dışı”, “Irkçılık bir fikir değildir”, “İnsan ol, saygılı ol” yazılı dövizler taşıdı. Çok sayıda Hollandalının yanı sıra mültecilerle farklı etnik kökenlerden ve topluluklardan kişilerin katıldığı yürüyüşte, “Şiddete, savaşa, ırkçılığa, ayrımcılığa hayır” mesajı verildi.

https://www.evrensel.net/haber/376190/hollandada-yuruyus-multecilere-kapi-acik-kapitalizme-degil


27.3.2019 - Asya Avustralya İşçi Sağlığı haberleri İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Asya Avustralya İşçi Sağlığı (AAWL) tarafından yayınlanan haberleri çevirdi. Nilgün Güngör tarafından çevirisi yapılan haberler 2019 başından 16 Mart 2019 tarihine kadar yaşanan olayları kapsıyor.

 Ocak 2019 haberleri

Kim Yong-Gyun anıldı

Elektrik santralında taşeron statüsünde çalışırken ölen Kim Yong-gyun için ölümünün 49. gününde bir yürüyüş düzenlendi. KPTU genel başkanı Choi Junsik ve sivil toplum temsilcilerinin Kim’in ölümüne ilişkin soruşturma yapılması talebiyle başlattığı açlık grevinin altıncı gününde devletten henüz yanıt yok.

Yeni Delhi’de bir kanalizasyon işçisi daha öldü

Hindistan’da elle lağım temizleyen bir işçi daha öldü. 37 yaşındaki lağım temizleyicisinin cesedi kuzey Delhi’nin Timarpur bölgesinde yedi saatlik bir aramanın ardından bulundu. Kanalizasyon işçilerine maske, solunum cihazı gibi iş güvenliği malzemeleri verilmiyor. Hindistan’da her 5 günde bir kanalizasyon işçisi can veriyor.

Sri Lanka’da işçi protestosu

Sri Lanka’da sanayi eldiveni üreten İngiliz firması ATG Ceylon’da çalışan işçiler işten atılan sendikacıların işe geri alınması ve sendika üzerindeki baskılara son verilmesi için direnişe geçti. İşten atılmaların sebebi arabuluculuk sürecinde olan ve Eylül 2015’te meydana gelen bir olay. İşyerine sendikanın girişinin ikinci yılında sendika sağlık bakanlığı ile birlikte bir kan bağışı kampanyası açmış ve kampanyanın duyurusunu işletmeden izin almadan yapmıştı. Bunun üzerine işyeri tutanak tutmuş ve işçiler disipline verilmişti.

Tarihin en büyük genel grevi

Hindistan 8-9 Ocak 2019’da dünya tarihinin en büyük genel grevine sahne oldu. Genel grev, PJP hükümetinin (Hindistan Halk Partisi) işçi ve halk düşmanı neo-liberal politikalarına karşı dalga dalga yükselen öfkesini dile getirdi. Katılım, yine başbakan Modi döneminde Eylül 2015 ve 2016’da yapılan genel grevleri aştı.

Genel greve bütün sektörlerden işçiler katıldı. Genel grevin halkın bütün kesimlerinden aldığı destek halkın hükümete karşı büyüyen hoşnutsuzluğunun ifadesi oldu. Köylü örgütlenmeleri, tarım işçileri, dalitler*, adivasiler** “grameen bandh” (genel grev) çağrısı yaptılar. Emekli işçi örgütleri de eyleme katıldı. Bütün eyaletlerdeki sanayi ve kent merkezlerinde grev hakim oldu. Sanayi işçileri, örgütsüz işçiler, orta düzey çalışanlar ve diğerleri çok büyük sayılarda katıldı. Assam, Tamil Nadu ve Batı Bengal’de binlerce işçi tutuklandı.

Afganistan’da altın madeninde göçük

Afganistan’ın kuzeydoğusundaki bir altın madeninde meydana gelen göçükte en az 30 kişi öldü. Ölenlerden bazıları çocuk.

Köylülerin maden aramak için bir dere yatağına 60 metre derinliğinde geçici bir kuyu kazdığı fakat göçüğe yakalandığı öğrenildi. Afganistan’ın geniş maden kaynaklarının eski ve bakımsız olması ciddi güvenlik sorunları yaratıyor. Ölenlerin ailelerine ise devlet 50.000 afghani (660 dolar) ödeyecek.

Hindistan fare deliği madeni

Hindistan’ın Magurmari köyünde bulunan “fare deliği madeni”nde en az yedi işçi mahsur kaldı. Yoksul köyün geçim kaynağı olan “fare deliği madenleri” ölüm tuzağına dönüşmüş durumda.

Bu ismin verilme sebebi, insanların yaklaşık 113 metre derinlikten kömür çıkarmak için incecik yarıklar açmaları. “Fare deliği” madenciliği 2014 yılında kömür madenlerinden gelen asitli akıntıların Kopili nehrini kirletmesi sebebiyle verilen bir dilekçe üzerine mahkeme tarafından yasaklanmıştı. Ancak 576 milyon metrik ton kömür bulunduğu tahmin edilen Meghalaya’daki maden sahipleri karara itiraz edip yüksek mahkemeye götürdüler. Meghalaya eyalet yönetimi de büyük bir zarara uğradığı gerekçesiyle yasağı aşmanın bir yolunu buldu.


Şubat 2019 haberleri


İsmail Bakhshi’ye özgürlük

İran’da bulunan Haft Tapeh Şeker Kamışı İşçileri sendikası temsilcisi İsmail Bakhshi ağır fiziki ve psikolojik işkence altında ve yaşamı tehlikede. İran makamları ve istihbaratı onu kendisi ve diğer öncü işçilerle ilgili itiraflarda bulunmaya zorluyor.

İsmaeil Bakhshi ağır bir kefaletle Aralık 2018’de tahliye edildikten sonra gözaltında bulunduğu süreçte ağır işkence gördüğünü açıklamıştı. İran makamları ise işkenceyi inkar edip onu yeni suçlamalarla yeniden gözaltına aldılar. Serbest bırakılması için barışçıl bir eylem yapan aile bireylerini de gözaltına aldılar. İsmail şimdi de işkenceyi duyurarak halkın huzurunu bozmakla suçlanıyor ve televizyona çıkıp işkence ve kötü muamele gördüğünü inkar etmeye zorlanıyor.

İşçilere uygulanan baskılar ve İsmail Bakhshi’ye yapılan işkencelere sendikalar tarafından kınandı. İran’daki öncü işçilerin ve İsmail Bakhshi’nin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.


Güney Kore’de işçi talepleri


Seul’de bir araya gelen metal sektöründen 2000 sendikacı Moon hükümetini Chaebol şirketlerine para saçılmasına ve iş yasasına kısıtlamalar getirmeye son verme çağrısı yaptı. Sendikacılar Gwangju “iş” projesinin geri çekilmesini, Daewoo Denizcilik ve Gemi Mühendisliği şirketinin satılmasına son verilmesini istediler ve iş yasasında reform yapılmasını talep ettiler.

KCTU ve FKTU konfederasyonlarına bağlı metal ve kimya işçileri sendikalarına üye işçiler Ekonomik, Sosyal ve Emek Konseyinin (üçlü komisyon) vardığı anlaşma ile çalışma standartlarının bozulmasını reddediyor. Bu anlaşma çalışma saatlerinin esnekleştirilmesini getiriyor.


Hindistan zorbalık ve direniş


Hindistan’da Pricol işletmesi başka bir işyerine sürgün edilmelerine itiraz eden 294 işçiyi işten çıkardı. İşçilerle ilgili kararın sebebi geçen yıl 100 günü aşkın bir süre greve gitmiş olmaları. İşletme daha önce de Çalışma Bakanlığının aksi yöndeki tavsiyesine rağmen 301 işçiyi Maharashtra, Uttarakand ve Andra Pradeş eyaletlerine sürmüştü.

Oragadam ve Vallam’daki Royal Enfield tesislerinde çalışan işçiler, 13 Şubat’ta aynı zamanda sendikacı olan 3 işçinin sürgün edilme kararı üzerine greve gitti. Grevin yedinci gününde işçiler yönetimin fabrikaya yeni kameralar yerleştirmesi ve kamera sayısının 150’ye çıkartılmasını öfkeyle karşıladı. İşçiler yönetimin işçilerin zamanını çok yakından takip edip kısacık bir dinlenme anının bile sorgulanacağından emin. Hosur fabrikasında işçiler tuvalet önündeki kamera üzerinden takip edilip fazla vakit geçirdiği şeklinde uyarılıyor.

Grevin sekizinci gününde sendika saymanı Gopinath ile sekreter Rajendran açlık grevine başladı.


Bangladeş’te asgari ücret grevi sonrası baskılar


Bangladeş’te konfeksiyon işçileri geçtiğimiz Aralık ve Ocak aylarında greve gitmişlerdi.

Asgari ücretin arttırılması talebiyle yapılan grev sonrası tutuklama ve işten çıkarmalar var.

IndustriALL Bangladeş’e göre 11.600’den fazla işçi işten çıkarıldı.

Özellikle de kıdemli işçiler sendikadan istifa etmeye zorlandı. Böylece şirketler yüksek ücret ve sigorta primlerini ödemekten kurtulmuş olacak. 3.000’den fazla işçiye dava açıldı ve 70 işçi tutuklandı. İşçiler hala tutuklanma ve zam istedikleri takdirde dövülme korkusu yaşıyor.

İşten çıkarılan işçilerin yeni iş bulması ise zor çünkü sendikal faaliyet ve eylemlere katıldıklarına ilişkin kayıtlar biyometrik verilerine işleniyor.


Papua madenleri ölüm saçıyor


ABD’ye ait Freeport-McMoRan şirketine bağlı Grasberg madeni Batı Papua’da katliam ve işgali finanse ediyor. Bu maden her yıl yerel nehir sistemine 200.000 ton toksik atık pompalıyor ve her yıl Endonezya ordusuna Batı Papua halkını baskı altında tutması için 3 milyon dolardan fazla para ödüyor.

Madende çalışma hem çok tehlikeli hem de ücretler çok düşük. Sadece 2013 yılında iki madende 29’dan fazla işçi öldü.

Endonezya’nın en büyük vergi mükellefi olan Freeport’u kollama operasyonları daha işin başında 500.000’den fazla masum Batı Papualının canına mal oldu.


Önlemler Kim Yong-Gyun’un ölümünden sonra alındı


Güney Kore hükümeti Taean Elektrik Santralında 24 yaşındaki Kim Yong-gyun’un taşeron işçi olarak çalışırken güvenlik önlemlerinin alınmaması sonucu iki ay önce feci biçimde ölümünün ardından güvenlik önlemleri alınacağını açıkladı. Taşeron şirket ölüme sebep olan koşullar hakkında derinlemesine araştırma yürütülmesi için işbirliği yapmayı ve Kim’in iş arkadaşları için güvenlik önlemleri almayı kabul etti.

Buna göre tesislerde acil durumlara yanıt verecek şekilde ekipler kurulacak. İşçilerin kadrolu ya da taşeron olduğuna bakılmaksızın işyeri kazalarından kamu kurumları sorumlu tutulacak. Kim Yong-gyun gibi yakıt ve ekipman operasyon işçileri kadrolu olacak. Ücretler ve çalışma koşulları sendika, patron ve uzmanlardan oluşan bir komite tarafından belirlenecek. Yine bir üçlü komite bakım işçilerinin güvenlik önlemlerini de belirleyecek.

Bu önlemler Kim’in ailesinin ve sendikanın taleplerinin gerisinde ancak tehlikenin işletmenin parçalanması ve özelleştirilmesini frenleyici nitelikte. Tesiste çalışanlar ve tüm güvencesiz işçiler için güvenli çalışma koşulları sağlamak için de bir adım.

***

1-16 Mart 2019 haberleri


Endonezya’da göçükte işçiler can verdi


Endonezya’danın Kuzey Sulawesi eyaletinde bulunan bir ruhsatsız altın madeninde 26 Şubat’ta meydana gelen göçükte pek çok madenci mahsur kaldı. Çıplak elle ve el aletleri ile çalışan kurtarma ekipleri 7 işçinin yaşamını yitirdiğini ve çoğu ağır yaralı 19 işçinin kurtarıldığını açıkladılar. 50 işçi ise hala mahsur vaziyette. Endonezya’da ruhsatsız küçük madenlerin sayısı artıyor. Madenciler buralarda toprak kaymaları, göçükler, su baskını ve tehlikeli kimyasallar riski ile boğuşuyor.

Çin’de öncü işçiler tutuklandı

Çin makamları ülkenin güneyindeki Şenzen kentinde üç tanınmış öncü işçiyi tutukladı ve kamu düzenini bozmaktan hapis cezası verdi. Wu Guijun, Zhang Zhiru ve He Yuancheng, halen tutuklu. Jian Hui ve Song Jiahui ise tutuklu fakat henüz ceza almadılar. Cezanın neye ilişkin verildiği ise belirsiz. Ancak ekonominin durgunlaşmasıyla işçi hareketinin yükselmesinden korkan Çin yönetiminin önleyici tedbir olarak bu tutuklamalara başvurduğu biliniyor.


Bangladeş’te işçiler toplusözleşme hakkını kazandı


Bangladeş’te Hollanda merkezli Perfetti Van Melle şekerleme fabrikası işçileri sonunda toplusözleşme hakkını kazandılar. Perfetti Mentos ve Chupa Chups gibi şekerlemeleri üretiyor. İşçiler geçen Kasım ayında sendikada örgütlenip yetki başvurusu yaptılar. Şirket ise işçilere başvuruyu geri çekmeleri için baskı yaptı, sendikacıların işçilere ulaşmasını engelledi. İşçilerin evlerine gidip sendikaya zorla üye yapıldıklarına dair evrak imzalatmaya çalıştı. İşçiler birlik halinde hareket ettiler ve IUF’in başlattığı uluslararası kampanyanın da desteği ile şirketi masaya oturtmayı başardılar.


Samsung meslek hastalığı kurbanlarına tazminat ödemiyor


Samsung ve taşeronları, çalışma koşullarının sebep olduğu 200’den fazla meslek hastalığı için tazminat ödemiyor. Yarı İletken Endüstrisinde İnsan Hakları ve Sağlığı Savunucuları örgütü (SHARPS), 2018 Kasım’ından beri Samsung ve taşeron şirketlerinde çalışan 206 meslek hastalığı kurbanının profilini çıkardı. 2007-2018 yılları arasında 450 işçinin meslek hastalığı kurbanı olduğu belirlenmişti. Mart 2019 itibariyle SHARPS’ın tespit ettiği 616 kurbandan yalnızca 137’si tazminat alabildi. 185’i ise yaşamını yitirdi.


https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/asya-avustralya-isci-sagligi-haberleri/


29.3.2019 - Almanya’da yüksek kiralara karşı mücadele büyüyor Almanya’da fahiş kira zamlarına karşı verilen mücadele büyüyor. 6 Nisan günü birçok kentte gösteriler düzenlenecek. Değişik araştırmalara göre ülke genelinde çalışanlar aylık maaşlarının yüzde 34’ünü kiraya veriyor. “F+B Mietenbarometer” adlı kurumun araştırmasına göre, 2005 yılından bu yana kiralara ortalama olarak Hamburg’da yüzde 25.5, Berlin’de yüzde 23.2, Münih’te ise yüzde 15.8 zam yapıldı.


Federal Parlamento Konut Politikası Sözcüsü Caren Lay, Almanya genelinde 5 milyon sosyal konuta ihtiyaç olduğunu ifade ediyor. Değişik uluslararası spekülatör firmanın kiralardan yüksek kâr elde etmesine karşı bugüne kadar hükümet cephesinde ciddi bir adım atılabilmiş değil.


Birçok kent ve eyalette kamu konutlarının özelleştirilmesine hız verildi. 1987’de ülke genelinde 5.5 milyon sosyal konut bulunurken bu miktar günümüzde 1.5 milyona düşmüş durumda. Ve her yıl 100 bin konut, sosyal konut olmaktan çıkarılıyor. Federal İstatistik Dairesinin verilerine göre ülkede yoksulluk oranı yüzde 19.7 (2017) üzerinde.


2005’ten bu yana elektrik ve kalorifer giderlerine yüzde 44 zam geldi. Bu oran özellikle elektrikte, dağıtım şirketine bağlı olarak yüzde 31-62 arasında değişen oranlarda zam olarak gerçekleşti. Ayrıca, 2014’ten bu yana Almanya’daki evsizlerin sayısı iki kat artarak 860 bin oldu.

https://www.evrensel.net/haber/376632/almanyada-yuksek-kiralara-karsi-mucadele-buyuyor


Emperyalist Rekabet


3.1.2019 - Hindistan-Pakistan gerilimi sürüyor: 6'sı sivil 2'si asker 8 kişi öldü Hindistan ve Pakistan'ın Keşmir'deki kontrol hattında karşılıklı ateş açması sonucu 6 sivil ve 2 Pakistanlı asker hayatını kaybetti. Pakistan ordu sözcülüğü, Hint askerlerinin ağır silahlarla Nakiyal, Tattapani ve Jandrot bölgelerinde sivilleri hedef aldığını belirtti. Açıklamada Pakistanlı 2 askerin ve 2 sivilin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Hindistan polisi ise Punç bölgesine dönük Pakistan saldırısında bir anne ve 2 çocuğunun öldüğünü, babanın da ağır yaralandığını duyurdu.

https://www.evrensel.net/haber/374854/hindistan-pakistan-gerilimi-suruyor-6si-sivil-2si-asker-8-kisi-oldu

Ne Olmuştu?

İki nükleer güç Pakistan ile Hindistan arasında 1947’den bu yana 3 kez sıcak savaşa neden olan Keşmir sorunu bir kriz daha yarattı. Toplam nüfusları 1.5 milyara yaklaşan Asya’nın iki nükleer gücü arasındaki son gerginlik, 14 Şubat’ta Hindistan topraklarında en az 40 askerin hayatını kaybettiği saldırıyla başladı. Hindistan, Pakistan’ı saldırıyı düzenleyen cihatçı teröristlere destek vermekle suçlarken Pakistan ise olayı kınadı ve iddiaları reddetti.

https://www.evrensel.net/haber/374568/hindistan-pakistan-gerilimi-6-maddede-bilinmesi-gerekenler


5.3.2019 - ABD THAAD füzelerini İsrail’de konuşlandırdı ABD, Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemi (THAAD) adlı füze bataryalarını ortak tatbikat kapsamında İsrail’e konuşlandırdı. THAAD füze bataryalarının tamamının İsrail’e ilk kez konuşlandırıldığı ifade edilirken, ortak tatbikatın bugün başlatılacağı bildirildi. Tatbikat ve füzelerin kurulumu, ABD’nin “Suriye’den çekilme” iddialarında bulunduğu, buna karşın İran’ı hedef alan yeni saldırgan adımlar attığı bir dönemde gerçekleşiyor. Füzelerin yerleştirilmesinden sonra Amerika Avrupa Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada Amerikan güçlerinin Avrupa’da değişik yerlerde çalışacakları, Amerika ve İsrail’in sistemin işlemesinde yakın işbirliği içinde olacakları ifade edildi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/abd-thaad-fuezelerini-israilde-konuslandirdi/


7.3.2019 - Gazprom'dan Avrupa'ya rubleyle ilk doğal gaz satışı Rus enerji şirketi Gazprom'un ihracat kolu Gazprom Export, Avrupa'ya rubleyle ilk defa doğal gaz sattı. Gazprom Export Genel Müdürü Elena Burmistrova, “Bugün ruble üzerinden gerçekleştirdiğimiz satış sadece ticari değil, aynı zamanda da sembolik bir anlam taşıyor” değerlendirmesinde bulundu. ABD ve Batılı çok sayıda ülkenin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Rus yetkililer, ülke ekonomisinde doların kullanımını azaltmaya çalışıyor. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Oreşkin, Rusya Maliye Bakanlığı ve Rusya Merkez Bankası ile ülke ekonomisinin “dolarsızlaştırılması” için çeşitli adımlar atılacağını duyurmuştu. Rusya Merkez Bankası’nca yayımlanan raporda, 2018’in ikinci çeyreğinde bankanın 100 milyar dolarlık rezervini yuan ve Euro’ya çevirdiği belirtilmişti.

https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2019/03/07/gazpromdan-avrupaya-rubleyle-ilk-dogal-gaz-satisi/


11.3.2019 - SIPRI en büyük silah ihracatçılarını açıkladı Stockholm Uluslararası Barış Araştırması Enstitüsü (SIPRI), dünyanın en büyük silah ihracatçısı ülkelerin yer aldığı listeyi açıkladı. ABD, listenin zirvesinde yer alırken Rusya ikinci sıranın sahibi oldu. Bu iki ülkenin silah ihracat pazarının yüzde 57'sini elinde bulundurduğuna dikkat çekildi. İlk 5 sırada yer alan ülkeler sırasıyla Çin, Fransa ve Almanya oldu. İlk 5 ülkenin ihracat pazarındaki payının yüzde 75 olduğunun altı çizildi.

 https://tr.sputniknews.com/analiz/201903111038130591-sipri-en-buyuk-silah-ihracatcilarini-acikladi/


20.3.2019 - Lavrov'dan uyarı: Nükleer savaş tehdidi gerçeğe dönüşebilir Lavrov, uluslararası durumu istikrarsızlaştırma, devletler arasındaki ihtilafları körükleme, silah kontrol alanındaki çok taraflı anlaşmalar sistemini çökertme politikasına karşı tüm ülkelerin aklıselim bir alternatif bulamaması halinde nükleer savaş tehdidinin gerçeğe dönüşebileceği uyarısında bulundu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 20 Aralık'ta düzenlediği yıl sonu basın toplantısında nükleer savaş tehdidi hakkındaki bir soruya şu yanıtı vermişti: "Nükleer savaş tehdidi şu anda gerçekten de Soğuk Savaş döneminde olduğundan daha az ciddiye alınıyor. Fakat bu tehdit gerçekte daha az şiddetli hale gelmedi. Dünyada silah kontrolü için kurulan sistemin çökmekte olduğu gözleniyor."

https://tr.sputniknews.com/rusya/201903201038314449-lavrov-nukleer-savas-silah-kontrolu/


21.3.2019 - AB: İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki egemenliğini tanımıyoruz Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi/Komisyon Başkan Yardımcısı Federica Mogherini, “AB’nin Golan Tepelerine ilişkin pozisyonunda herhangi bir değişiklik yoktur” dedi. Mogherini, AB adına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “AB’nin Golan Tepeleri’ne ilişkin pozisyonunda herhangi bir değişiklik yoktur. Uluslararası hukuk ve 242 ve 497 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde AB, İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki egemenliğini tanımamaktadır.”

https://www.birgun.net/haber-detay/ab-israilin-golan-tepelerindeki-egemenligini-tanimiyoruz.html


23.3.2019 -  İtalya ile Çin, 'Yeni İpek Yolu' için mutabakat imzaladı Çin ile İtalya arasında, "Yeni İpek Yolu" projesi olarak anılan Kuşak ve Yol Girişimi için bir mutabakat zaptı imzalandı. İtalya, ABD ve AB'nin çekincelerine rağmen girişime katılan ilk G7 ülkesi oldu. İmza töreninde, iki ülke arasında bir dizi siyasi protokol ve ekonomik anlaşma da imzalandı. İtalyan basınına göre altyapı, turizm, sağlık, e-ticaret ve enerji sektörüne kadar birçok alanı kapsayan anlaşmaların toplam değeri en az 7 milyar Euro olarak hesaplanıyor. Finans gazetesi Il Sole 24 Ore ise anlaşmaların dolaylı etkileri de hesaba katıldığında toplam potansiyelinin 20 milyar Euro'ya varabileceğini yazdı. ABD ve Avrupa Birliği içinde, Kuşak ve Yol Girişimi ile Çin'in ticari ve siyasi etki alanını genişleterek küresel liderlik mücadelesinde öne geçmeyi amaçladığı yönünde kaygılar bulunuyor. Çin'in bu dev ticaret ve altyapı projesiyle, hassas teknoloji ve kritik altyapı unsurlarının kontrolünü ele geçirebileceği endişesi de dile getiriliyor.

https://www.bbc.com/turkce/47680155


26.3.2019 - Rusya: ABD’nin Golan Tepeleri kararı savaşa yol açar Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Başkanı Vyaçeslav Volodin, ABD’nin ilhak edilen Golan Tepeleri üzerinde İsrail egemenliğini tanımaya ilişkin kararının tehlikeli sonuçları konusunda uyardı. Duma’da Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Aun ile bir araya gelen Volodin, “Bu karar aslında Birleşmiş Milletler (BM) ve BM Güvenlik Konseyi yok sayılarak alındı. Bu nedenle tüm devletler bu kararla ilgili konuşmalı. Eğer ileride de dünya, alınan bu tür kararlar doğrultusunda ilerlemeye devam edecek olursa, herkesin birbiriyle savaşıyor olacak bir duruma gelinebilir” açıklamasında bulundu.

https://www.birgun.net/haber-detay/rusya-abdnin-golan-tepeleri-karari-savasa-yol-acar.html


27.3.2019 - Trump'tan tehdit: Rusya'nın Venezuela'dan çekilmesi gerek, her türlü seçeneği masaya yatırabiliriz ABD Başkanı Donald Trump ve Yardımcısı Mike Pence, Rusya'ya Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya olan desteğini kesme çağrısı yaparken Pence, Rusya'nın Venezuela'ya asker göndermesini “gereksiz provokasyon” diye niteledi. Beyaz Saray'da konuşan Trump, "Rusya'nın Venezuela'dan çekilmesi gerek. Aksi takdirde her türlü seçeneği masaya yatırırız" derken, Pence, “Bugün Rusya'yı Maduro rejimine olan desteğini kesmeye ve özgürlüğün yeniden sağlanmasına kadar Juan Guiado'nun, Güney Amerika ülkelerinin ve tüm dünyanın yanında olmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

http://haber.sol.org.tr/dunya/trumptan-tehdit-rusyanin-venezueladan-cekilmesi-gerek-her-turlu-secenegi-masaya-yatirabiliriz


28.3.2019 - ABD yönetiminden Suudi Arabistan'a nükleer teknolojisi satışı ve desteğine onay Reuters'in elindeki belgelere göre, ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'la nükleer enerji teknolojisi paylaşımı için kapsamlı bir anlaşmaya hazırlanıyor. Habere göre Suudi Arabistan nükleer enerjiye yönelmek isterken, ABD yapılacak anlaşma için Güney Kore ve Rusya'yla rekabet halinde. Perry tarafından verilen onayın, nükleer enerji için yapılacak ön çalışmaları içerdiği aktarılıyor. Şirketlerin konunun gizli kalması için Trump yönetiminden talepte bulunduğu belirtiliyor. Suudi Arabistan'ın petrolden uzaklaşmak istediği ve bu sebeple diğer teknolojilere yöneldiği biliniyor.

http://haber.sol.org.tr/dunya/abd-yonetiminden-suudi-arabistana-nukleer-teknolojisi-satisi-ve-destegine-onay-259445


28.3.2019 - ABD ile Umman arasında anlaşma: ABD limanları kullanabilecek ABD yönetimi, Umman'la ülkenin limanlarının ve havaalanlarının ABD savaş gemileri ve savaş uçakları tarafından kullanılabilmesi için anlaşmaya vardı. Umman'ın devlet ajansı, "çerçeve anlaşmanın Umman-ABD askeri ilişkilerini geliştirmeye yönelik olduğunu" duyurdu. Anlaşmanın özellikle Duqm limanını kapsadığı belirtilirken, bölgenin küresel enerji ticareti için önem taşıdığı belirtiliyor. ABD'nin bölgedeki en büyük üssü Katar'da bulunuyor. İran'la nükleer anlaşmasını sonlandıran ABD, bölgedeki askeri varlığını artırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

http://haber.sol.org.tr/dunya/abd-ile-umman-arasinda-anlasma-abd-limanlari-kullanabilecek-259457


28.3.2019 - Pakistan'da petrol keşfi iddiası: 'Asya'da oyun değişebilir' Pakistan Başbakanı İmran Han, Pakistan yayını Dawn'a yaptığı açıklamada "sularımızda çok büyük miktarda petrol rezervi bulma olasılığımız çok güçlü" diye konuştu. Çin Komünist Partisi'nin yayın organlarından Global Times da konuyla ilgili haber yaparak, Pakistan'ın yakında büyük miktarda petrol bulabileceğini açıkladı. Dawn tarafından yapılan habere göre ABD'li petrol devi Exxon Mobil ve İtalyan petrol şirketi ENI, Ocak ayından beri bölgede petrol kuyusu kazıyor. Bölgede beklenen petrolün bulunması durumunda başka uluslararası şirketlerin de keşif, lojistik ve petrol rafinasyonu dahil olmak üzere çeşitli konular için bölgeye gelebileceği söyleniyor. Çin basınında yer alan haberde, Çin'in Pakistan'la önemli enerji işbirliği olduğu, petrol bulunması halinde Çinli şirketlerin de bölgeye yatırım yapacağı söyleniyor. Habere göre Çin, Pakistan'ın "kalkınma fırsatını değerlendirmesine" yardımcı olmak istiyor. Haberde bulunan petrolün Pakistan ekonomisinin gelişiminde önemli rol oynayabileceği savunuluyor.  

http://haber.sol.org.tr/dunya/pakistanda-petrol-kesfi-iddiasi-asyada-oyun-degisebilir-259452

 

Emperyalizm ve Halklar


5.3.2019 - WWF, işkence ve cinayet zanlısı güçleri fonlamakla suçlanıyor WWF, Afrika ve Asya'daki ulusal parklarda çok sayıda kişiye işkence ve cinsel saldırıyla suçlanan paramiliter güçlerle iş birliği yaptığı iddia ediliyor. BuzzFeed'in haberine göre, WWF, kaçak avcılığa karşı görevlendirilen ve köylülere karşı cinayet, fiziki saldırı, cinsel saldırıyla suçlanan güçleri destekliyor. Haberde ayrıca, WWF'nin bu güçlere maddi desteğin yanı sıra bıçak, gece görüş gözlüğü ve cop sağladığı öne sürülüyor. 2017 yılında Survival International, WWF'nin Kamerun'a bağlı Baka'da korumalı bölgeler oluştururken yerli halkın onayını almadığını öne sürmüştü.


WWF, suçlamayı reddederken Survival International daha sonra süreçten çekilmişti.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201903051038020624-dogal-hayai-koruma-vakfi-iskence-cinayet-gucleri-fonlamakla-suclaniyor/

WWF nedir?

Vakıf, Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) başta olmak üzere; Lafarge, Microsoft, Canon, Unilever, HSBC, ABB gibi çokuluslu tekellerle  iş birliği yapan Dünya Doğayı Koruma Vakfı (World Wide Fund for Nature ya da kısaca WWF), doğanın zarar görmesini durdurmayı ve verilen zararları onarmayı amaçlayan uluslararası bir sivil toplum kuruluşudur. WWF, dünya çapında desteklediği 2000 koruma projesi ve 4000'e yakın çalışanıyla dünyanın en büyük çevre kuruluşu konumundadır.

https://www.wikiwand.com/tr/D%C3%BCnya_Do%C4%9Fay%C4%B1_Koruma_Vakf%C4%B1


7.3.2019 - ABD emperyalizminin savaş suçlarına yasal koruma ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’na (CIA), her yıl savaş bölgeleri dışında insansız hava araçları (İHA) ile düzenlediği saldırıları ve bunlar sonucunda ölen sivillerin sayısını açıklama zorunluluğu getiren kararnameyi iptal etti. Bu uygulama, hükümetin daha “şeffaf” olması yönündeki baskılar üzerine 2016’da eski ABD Başkanı Barack Obama’nın çıkardığı başkanlık emri ile başlatılmıştı. Trump tarafından “lüzumsuz ve dikkat dağıtıcı” bulunarak kararname iptal edildi. 11 Eylül saldırılarından bu yana, başta Afganistan olmak üzere, Somali, Pakistan, Irak, Suriye ve dünyanın daha birçok ülkesinde İHA’larla birçok operasyon yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. ABD’den bir vakfın verdiği bilgilere göre Amerikan ordusunun elinde 200’ü silahlı olmak üzere 7 bin adet İHA bulunmaktadır. Obama’nın sekiz yıllık başkanlığı döneminde 1.878 kez yapıldığı belirtilen bu operasyonlar, Trump yönetiminin iki yılında 2.234’de yükselmiştir. ABD’li bir istihbarat yetkilisi olan James Clapper tarafından verilen bilgilere göre, Trump döneminde insansız hava araçlarıyla savaş alanları dışında yapılan operasyonlarda 116 sivilin öldürüldüğü ortaya çıkmıştır. Obama’nın başkanlık yaptığı 2009-2015 yılları arasında ise bu araçlarla yapılan 473 saldırıda 2600 sivilin öldürüldüğü bilgisi paylaşılmaktadır. İnsan hakları örgütleri ise ABD’li yetkililerin verdiği bu rakamların hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını iddia etmekte.

https://web.archive.org/web/20190401190318/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/abd-emperyalizminin-savas-suclarina-yasal-koruma/


8.3.2019 - ABD'de göçmen haberleri yapan gazeteciler gizli takibe alındı ABD'de sınırdaki Orta Amerikalı göçmenleri takip eden 50'den fazla gazeteci ve göçmen hakları savunucusunun İç Güvenlik Bakanlığı tarafından takibe alındığı ortaya çıktı. ABD basınında yer alan habere göre, Orta Amerika'dan ABD'ye gitmek üzere yola çıkan göçmenler üzerine haberler yapan gazeteci ve göçmen haklarını savunucuları hakkında yetkililerce istihbarat toplandı. Oluşturulan gizli veritabanı ile 50'den fazla gazeteci ve hak savunucusunun takibe alındığı belirtilen haberde, göçmen karavanını takip eden gazeteci ve göçmenlere yardım eden hak savunucularının sınır yetkilililerinin sıkı denetimine maruz kaldığı ifade edildi.

https://www.evrensel.net/haber/375207/abdde-gocmen-haberleri-yapan-gazeteciler-gizli-takibe-alindi


19.3.2019 - İngiltere'nin Sovyetlere karşı kullanılmak üzere ürettiği sahte belgeler ortaya çıktı İngiltere'nin Sovyetlere karşı propaganda amaçlı "yalan haberler" yapılmasını sağlamak amacıyla sahte belgeler hazırladığı ve bunları 30 yıl boyunca gazeteciler ve diğer kamu kurumlarıyla paylaştığı ortaya çıktı. BBC Türkçe'nin haberine göre, aktarılan belgeler, IRD'nin 400 ile 600 arasında çalışana sahip olduğu, en faal dönemi olarak bilinen 1960'lı yılları kapsıyor. IRD'nin sahte belgeler üretmesiyle ilgili olaylardan birisi 1963 yılında yaşandı. Bulgaristan'da bulunan Afrikalı öğrencilerin ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirterek, bu ülkeden ayrılmaya başladıkları ileri sürüldü. IRD o dönemde bu olayı Sovyetlere karşı kullanmak amacıyla harekete geçti. Budapeşte merkezli Komünist bir gençlik örgütü olan Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu (WFYD) logosunu taşıyan sahte bir antetli kağıtla, sahte bir basın açıklaması yapıldı. Afrikalıları aşağılayan bu açıklamada, Afrikalıların "karanlık ormanlardan çıktıkları ve gıda, yakıt ve kıyafete ücretsiz ulaşılamadığını anlayacak kapasitede olmadıkları" ifade edildi. Bu sahte basın açıklaması, WFYD tarafından yalanlansa da o dönem Afrika'daki birçok basın kuruluşu tarafından yayımlandı. Afrikalı öğrenci dernekleri, "beyazların üstünlüğünü" savunduğunu söyleyerek, hem federasyona hem de açıklamaya tepki gösterdi. Belgeler, IRD'nin sahte propaganda posterleri yaptığını da gösteriyor. IRD'nin sahte belge ve poster üretimiyle ilgili belgeler ilk kez gün yüzüne çıkmış oldu.

 

19.3.2019 - ABD’de yoksulluk ‘Orta Çağ hastalıkları’nı hortlattı The Atlantic adlı dergi, Kaliforniya eyaletinin Hollywood otobanında yer alan evsizler kampında Orta Çağ hastalıklarının yayıldığını duyurdu. İğneler, çöpler ve farelerle dolu kampta tifüs, verem ve Hepatit A gibi hastalıklar yayılıyor. Washington ve Seattle’daki evsizlerde ise dizanteri görüldüğü ayrıca New Mexico, Ohio ve Kentucky’de öncelikle evsizler ve uyuşturucu kullananlar arasında Hepatit A’nın yaygınlaştığı belirtiliyor.

https://www.evrensel.net/haber/375905/abdde-yoksulluk-orta-cag-hastaliklarini-hortlatti

ABD'de servet eşitsizliği verilerine baktığımızda büyük bir uçurum görürüz. ABD’nin en zengin 400’ünün serveti ülkenin yüzde 64’ünden fazla. 2013 rakamlarına göre, ABD'deki en zengin yüzde 5'i oluşturan hane halkı, toplam servetin yüzde 62,5'ini kontrol ediyor. 30 yıl önce bu oran yüzde 54,1'di. Geri kalan yüzde 95'in servet payı ise yüzde 45,9'dan 37,5'e düşmüş oldu.

https://www.bbc.com/turkce/vert-cap-43200057


20.3.2019 - Fransız şeker devine IŞİD'in silah üretimine bile bile yardımdan dava Fransız şeker devi Tereos'un, IŞİD'in daha önce Irak'ta potasyum nitratla karıştırdığı sorbitolle roket itici yakıt ürettiğini bile bile bu yapay tatlandırıcıyı Suriye'ye göndermeye devam ettiği ortaya çıktı. Avrupa Birliği'ne bağlı çalışan, çatışma alanlarındaki silahlanmayı inceleme kuruluşu Conflict Armament Research (CAR), 2016 sonunda Musul kurtarılırken Irak kentindeki IŞİD'in silah deposunda Tereos'a ait sorbitol dolu onlarca torba bulmuştu. Bu bulgular karşısında Tereos 45 ton Fransız üretimi sorbitolün 2015 yılında Türkiye'de ortadan kaybolduğu, bir yıl sonra Suriye'deki IŞİD mahzenlerinde yeniden ortaya çıktığına dair bir açıklama yapmıştı. Fransız inşaat şirketi Lafarge Fransız şirketin sağladığı finansman sayesinde ayakta kaldı CAR Aralık 2017'de raporunu yayımladığında, Tereos'tan Musul'da bulunanlardan sonra yüksek riskli denilen bölgelere sorbitol tedariğini durdurduğu açıklaması gelmişti. Ama Fransız şirketine dava açan iş ortakları, şirket içi soruşturma sonucunda, Musul'daki bulgulardan sonra da, Ocak ve Temmuz 2017'de olmak üzere iki kez Suriye'ye sorbitol sevkiyatı yapıldığının saptandığını duyurdu. Belgelerde davacıların "Tereos, sorbitolun savaş silahı olarak kullanıldığının bilincinde olmasına rağmen, bu hammaddeyi bir terörist gruba bile bile tedarik etmeyi sürdürdü" ifadesine yer verildi. Şirket ise AFP'ye yaptığı açıklamada "Suriye'ye satışlarımız yasaldır. Malın kötüye kullanıldığını anladığımızda tedarik etmeyi durdurduk" savunmasında bulundu.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201903201038307481-fransiz-seker-devine-isid-in-silah-uretimine-bile-bile-yardim-suclamasindan-dava/


23.3.2019 - Duterte, Maoistlerle yapılan barış görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu Filipinler devlet başkanı Rodrigo R. Duterte, 1969 yılından itibaren gerilla savaşı veren ve ülkenin belli noktalarını kontrol eden CPP'yle (Filipinler Komünist Partisi) yapılan barış görüşmelerine ilişkin olarak açıklama yaptı. Duarte, Filipin Ordusu’nun Manila’daki Fort Andres Bonifacio’daki Kuruluş Yıldönümü’nde “Hükümet paneli ve Filipinler Komünist Partisi arasındaki görüşmelerimizin kalıcı olarak sona erdiğini resmen açıklıyorum” dedi. Sison, Mindanao’daki sıkıyönetim yasasını genişletmek için silahlı çatışmayı komünistlere karşı kullandığını söyledi. Ancak, Ulusal Demokratik Cephe (NDF) – barış görüşmelerinde komünist isyancıları temsil eden şemsiye örgüt – aynı zamanda kapılarını kapatmıyor. “Müzakereler gelecekte yeni bir yönetim tarafından yeniden yönlendirilebilir. Bu bağlamda, Duterte haklıdır. Barış görüşmeleri ilgilendiği kadarıyla ölmüştür” dedi.

https://www.artigercek.com/haberler/duterte-maoistlerle-yapilan-baris-gorusmelerinin-sona-erdigini-duyurdu


29.3.2019 - İsrail’den Halep’e hava saldırısı: En az 7 ölü İsrail Suriye’nin Halep kentine dün yine bir hava saldırısında bulundu. Halep’in kuzeyinde yer alan bir sanayi bölgesini hedef aldığı kaydedilen füze saldırısının püskürtüldüğü belirtildi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden yapılan açıklamada, İsrail’in hava saldırısında “İran güçleri ile İran’a bağlı gruplara ait bir mühimmat deposunun” hedef alındığı öne sürüldü. Bombardımanın şiddetli patlamaya yol açtığı belirtilen açıklamada en az 7 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Saldırı sonrası elektrik kesintisi olduğu açıklandı.

https://web.archive.org/web/20190402180024/http://kizilbayrak42.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/israilden-halepe-hava-saldirisi-en-az-7-oelue/


Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları


3.3.2019 - Hulusi Akar'dan Menbic operasyonu açıklaması: Talimat bekliyoruz Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Menbic ve Fıratı'n doğusuna askeri operasyonla ilgili açıklama yaptı. Akar, şunları kaydetti: "Hazırlıklarımızı yaptık. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yeri, zamanı gelince gereği yapılacak. Kimsenin şüphesi olmasın. Ülkemizin güvenliğini hiçbir şekilde tehlikeye atmayacağız."

https://www.evrensel.net/haber/374841/hulusi-akardan-menbic-operasyonu-aciklamasi-talimat-bekliyoruz

 

11.3.2019 - SIPRI: Türkiye’nin silah ihracatı yüzde 170 arttı Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün bugün yayımladığı rapora göre Türkiye’nin silah ihracatı, 2009 yılından bu yana yüzde 170 arttı. SIRPI tarafından 5 yıllık periyotlarla derlenen küresel silah ticareti verilerine göre; ABD'nin silah ihracatı 2014-18 arası dönemde yüzde 29 artarken küresel silah ticaretindeki payı yüzde 30’dan yüzde 36’ya yükseldi. Rusya'nın silah ihracatı ise 2014-18 arası dönemde yüzde 17 azaldı. 2014-18 arası dönemde Fransa silah ihracatını yüzde 43, Almanya ise yüzde 13 artırdı. Avrupa Birliği üye ülkelerinin toplam silah ihracatı, 2014-18 döneminde küresel silah ihracatının yüzde 27'sini oluşturdu. Rapora göre Çin, 2014-18 arası dönemde en büyük beşinci silah ihracatçısı oldu. Çin silah ihracatı 2004-2008 ve 2009-13 arasında yüzde 195 oranında artarken, 2009-13 ve 2014-18 arasında yüzde 2,7 oranında arttı.

http://www.gunes.com/gundem/sipri-turkiye-nin-silah-ihracati-yuzde-170-artti-962290


22.3.2019 - Suriye sınırına askeri sevkiyat Türkiye'nin çeşitli birliklerden gönderilen zırhlı araçlardan oluşan konvoy, Hatay'ın Kırıkhan ilçesinden geçerek Reyhanlı ilçesi sınır hattına gitti. Geniş güvenlik önlemleri altında sevk edilen askeri araçların, Suriye sınırındaki birliklere takviye amaçlı gönderildiği öğrenildi. Hatırlanacağı üzere son olarak 5 Mart'ta, Suriye sınırında bulunan birliklere takviye amaçlı gönderilen komando birlikleri ve zırhlı askeri araç konvoyu Hatay'dan geçerek sınıra ulaşmıştı.

https://www.cnnturk.com/turkiye/suriye-sinirina-askeri-sevkiyat-89


23.3.2019 - Afrin Zeytinyağı 'Türk malı' oldu Türkiye'nin Afrin'den son 4 aydır almaya başladığı zeytinyağı miktarı 13 bin tonu geçti. Bir başka ülkeden gelmesine rağmen 'ithalat' işlemine sokulmayan Afrin zeytinyağları, işlenip dünyaya satılıyor. DW Türkçe'ye konuşan uzmanlar, bugüne kadar Türkiye'ye sokulan zeytinyağı miktarının 13 bin tonu geçtiğini, yaz sonuna kadar Afrin'den gelen zeytinyağlarının 20 bin tona ulaşacağını belirtiyorlar. Uzmanlara göre, bir başka ülkeden getirilmesine rağmen 'ithal mal' sayılmayan Afrin zeytinyağları artık 'Türk malı' haline gelmiş durumda.

https://www.artigercek.com/haberler/afrin-zeytinyagi-turk-mali-oldu


22.3.2019 - Erdoğan El Bab, Cerablus, Afrin işgalini unuttu: “İşgalin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz, veremeyiz” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın "52 yılın ardından ABD için İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi" ifadesine tepki gösterdi. Erdoğan, "Bölgeyi yeni bir krizin eşiğine getirdi. İşgalin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz, veremeyiz" dedi.

https://tr.sputniknews.com/haberler/201903221038353015-erdogan-golan-tepe-aciklama/


28.3.2019 - Çavuşoğlu’ndan “Golan Tepeleri Suriyeli kardeşlerimizin ve Suriye topraklarıdır” riyakarlığı Bakan Çavuşoğlu, "Neymiş efendim, Golan Tepeleri işgalci İsrail’in toprakları olacakmış. Bizden başka buna tepki gösteren ülke var mı? Nerede Arap Birliği, nerede dayanışma? Oradaki rejimi seversin sevmezsin ayrı bir şey. Ama oralar Suriyeli kardeşlerimizin ve Suriye topraklarıdır. Bizden başka kimse buna ses çıkaramıyor” diye konuştu. Bilindiği gibii Türk devletinin El Bab, Cerablus, Afrin üzerindeki işgali devam ederken, Türkiye, Suriye’nin Arap ve Kürt bölgelerine yönelik işgal tehdidini sürdürüyor.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201903281038459452-cavusoglu-golan-tepeleri-suriyeli-kardeslerimizin-ve-suriye-topraklaridir/


31.3.2019 - Erdoğan’ın seçim sonrası seçim gecesi gündeminde  Menbiç ve Fırat’ın Doğusu vardı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde gelenekselleşmiş olan balkon konuşmasında vatandaşlara hitap ederek seçim sonuçlarını değerlendirdi. "Güçlü ekonomi programını dikkatle hayata geçireceğiz. Bizim için ekonomide reformların hayata geçirileceği büyük ve güçlü Türkiye hedefine tavizsiz bir şekilde odaklanacağız. Bölgemizde oluşan tehditleri diplomasi kanalları ve askeri gücümüzü kullanarak ortadan kaldırmayı sürdüreceğiz." diyen Erdoğan'ın konuşmasında bir diğer dikkat çeken nokta da Menbiç'i ve Fırat'ın Doğusunu hedef göstermesydi. "Milli güvenliğimizle ilgili çalışmalarımızı da inşallah başarıya ulaştıracağımız döneme giriyoruz. Suriye sınırı boyunca ülkemize kurulan tuzağı kısmen bozmuştuk. Şimdi hedefimiz Münbiç ve Fırat'ın doğusundaki tehlikeyi ortadan kaldırarak ülkemizdeki sığınmacıların yurtlarına dönebilmelerini sağlamaktır. Yeni yönetim sistemimiz 9 aydır yürürlükte. Bu uygulama döneminden elde ettiğimiz neticelerin ışığında eksikleri tamamlayacak, yeni reformlarla sistemi tahkim etmeyi özellikle sürdüreceğiz." dedi.

https://www.bloomberght.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-aciklamalar-2208550

 

Kapitalizm ve Kadın

 

7.3.2019 - Genel Sağlık-İş’in Dev Anketinde Türkiye’nin Çalışan Kadın Gerçeği Sağlık-İş tarafından yaptırılan araştırmada kadın çalışanlar için öncelikli problem ücret düzeyinin düşüklüğü (yüzde 82.2) iken, ikinci sırayı yüzde 81.2 ile emeklilik durumunda yaşanacak hak kayıpları almıştır. Temel problem olarak 3’üncü sırayı yüzde 80.5 zaman baskısı ve aşırı iş yükü almıştır. Kadınlar, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu temel sorunun yüzde 97.7’lik oranla ekonomi ve geçim sıkıntısı belirtmişlerdir. Kadın çalışanların en çok dikkat çektikleri diğer iki sorun ise kadına şiddet ve işsizliktir. Kadın gözüyle Türkiye’nin karşı karşıya olduğu temel sorun olarak yüzde % 85.0 kadına şiddet 2’inci sırayı alırken, işsizlik yüzde 82.4 ile üçüncü sırada yer almıştır. Araştırma sonuçlarına göre sağlık ve sosyal hizmetlerde çalışan kadınların yüzde 33.1’i işyerinde ayrımcılığa uğramıştır. İşyerinde ayrımcılığa uğrayan kadınların en çok karşılaştıkları ayrımcılık türü yüzde 63 ile mobbing iken bunun ardında sözlü taciz (yüzde 48) ile iş paylaşımında eşitsizlik (yüzde 47) gelmektedir.

https://www.genelsaglikis.org.tr/genel-saglik-isin-dev-anketinde-turkiyenin-calisan-kadin-gercegi/


7.3.2019 - ‘Kadın cinayetleri son 7 yılda yüzde 1400 arttı' CHP tarafından yayımlanan rapora göre kadın cinayetleri, son yedi yılda yüzde 1400 arttı. Raporda şu veriler paylaşıldı: Şiddet: Kadın cinayetleri son 7 yılda yüzde 1400, kadına şiddet davaları yüzde 366, cinsel taciz yüzde 449, kadın cinayetleri yüzde 566 arttı. Cinsel istismar: İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2014-2017 yılları arasında cinsel şiddet mağduru olduğu gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirilen kız çocuğu sayısında yüzde 67 artış yaşandı. Veriler, şiddetin en çok 11 yaşından küçük kız çocuklarını hedef aldığını gösteriyor. 2014'te cinsel şiddet nedeniyle mağdur sıfatıyla güvenlik birimlerine 1 bin 304 kız çocuğu varken, bu sayı 2017 yılında yüzde 96 artışla 2 bin 536'ya yükseldi.

http://www.rudaw.net/turkish/lifestyle/08032019

7.3.2019 - DİSK Kadın Emeği Raporu: İşsiz kadın sayısı yüzde 57 arttı ’Kadın Emeği Raporu’na göre kadınlar, daha fazla işsiz kaldı. Raporda yer alan bilgiler özetle şöyle; 2017’de her 10 kadından sadece 3’ü istihdam içerisinde yer aldı. Kadınların istihdama katılım oranı yüzde 28.9’da kalırken, erkeklerin istihdama katılım oranı yüzde 65.1 oldu. 2018 yılının Kasım ayında ise kadınların istihdama katılım oranı yüzde 29.1 oldu. Haftalık 45 saatten fazla çalışan kadın işçi sayısı 2014 yılında 2 milyon 774 bin kadın iken 2017 yılında 200 bin kişi artarak 2 milyon 974 bin oldu. Bununla birlikte haftalık 45 saatten fazla çalışan kadınların kayıt dışılığı da oldukça yüksek. Ekonomik krizin patlak verdiği 2018 yılında ise kadınların işsizlik düzeyinin arttığı görülmekte. Krizin etkilerini aylara göre incelediğimizde; kadın işsizliği nisan ayına kadar düşme eğilimindeyken, haziran ayından itibaren artmaya başladı, kasım ayı itibarıyla da bu oran yüzde 15’lere ulaştı. Kadınlarda 2018 yılında işsizlik ödeneği için yapılan başvuru sayısı bir önceki yıla göre yüzde 57.7 artış gösterdi. Bir önceki yılın aralık ayında işsizlik ödeneğine yapılan başvuru sayısı 29 bin 631 iken 2018 yılı aralık ayında işsizlik ödeneğine yapılan başvuru sayısı 17 bin 106 kişi artarak 46 bin 737’ye ulaştı.

https://ilerihaber.org/icerik/disk-kadin-emegi-raporu-issiz-kadin-sayisi-yuzde-57-artti-94559.html


8.3.2019 - Kadınlara eşit ekonomik haklarda Türkiye 85'inci Dünya Bankası’nın “Kadınlar, İş Dünyası ve Hukuk” başlıklı rapora göre dünya genelinde erkek ve kadınlara yasal olarak eşit ekonomik haklar veren ülke sayısı sadece 6. Türkiye ise 187 ülke arasında 85’inci sırada. Raporda, 10 yıllık mali ve yasal eşitsizlik verileriyle, seyahat özgürlüğü, annelik, aile içi şiddet ve varlık yönetimi hakları gibi faktörlere bakıldı. Dünya Bankası’na göre bu alanlarda iki cinsiyet arasında, yüzde 100 eşitliği sağlayan ülkeler sadece Belçika, Danimarka, Fransa, Letonya, Lüksemburg ve İsveç. 85’inci sırada yer alan Türkiye’de ise bu oran yüzde 79,38. Küresel düzeyde ise kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olma oranı ortalama % 75.

https://www.gazeteemek.com/kadin/kadinlara-esit-ekonomik-haklarda-turkiye-85-inci-h8715.html

 9.3.2019 - Finlandiya’da her yıl en az 50 bin kadın cinsel şiddete maruz kalıyor Uluslararası Af Örgütü, yayımladığı raporda Finlandiya'da her yıl 50 bin civarında kadının cinsel şiddete uğradığını açıkladı. Kadına yönelik cinsel şiddeti mercek altına alan Uluslararası Af Örgütü, cinsel şiddete uğrayan kadınların anlatımlarının kuşkuyla karşılandığına ve bazı durumlarda suçun kadınlara yüklendiğine dikkat çekti. Resmi kayıtlara göre 2017 yılında polise 1245 tecavüz suçu polise bildirildi. Ama bunlardan sadece üçte biri hakkında soruşturma başlatıldı. Sadece 209 dava mahkumiyetle sonuçlandı. Uluslararası Af Örgütü, 300’den fazla tecavüz vakasının polis ve mahkeme tutanaklarını inceledi. Polis ve savcılık belgeleri ve mahkeme tutanakları kadınların büyük bir çoğunluğunun cinsel ilişkiye rıza göstermediklerini ortaya koymasına rağmen sanıklara ceza verilmedi.

https://www.evrensel.net/haber/375278/finlandiyada-her-yil-50-bin-kadin-cinsel-siddete-maruz-kaliyor


Kapitalizm ve Çocuk


12.3.2019 - Suriye'de 2018 çocuklar için "en ölümcül" yıl oldu UNICEF, Suriye'de çatışmalar nedeniyle geçen yıl 1106 çocuğun hayatını kaybettiğini bildirdi. Ölümlerin başlıca nedeni patlamamış mühimmat. Suriye iç savaşında BM verilerine göre yarım milyon insan hayatını kaybetti, 5,6 milyon insan ülkeyi terk etti, 6,6 milyon da ülke içerisinde yer değiştirdi. Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünde geçen eylülde ateşkesin sağlandığı İdlib'de son haftalarda ölen çocuk sayısı ise 59. BM'nin verilerine göre, ocak ayından beri IŞİD'in direniş gösterdiği son yerleşim yeri olan Bağuz'dan kaçarak El Hol mülteci kampına ulaşmaya çalışanlar arasından 60 çocuk yolda hayatını kaybetti. UNICEF Genel Direktörü Fore, kampta yanlarında kimsesi bulunmayan veya ailesinden ayrı düşmüş 240 civarında çocuk olduğunu ifade etti.

https://www.dw.com/tr/suriyede-2018-%C3%A7ocuklar-i%C3%A7in-en-%C3%B6l%C3%BCmc%C3%BCl-y%C4%B1l-oldu/a-47860910


26.3.2019 - Suriyeli öğrencilerin psiko-sosyal desteğe ihtiyacı var Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 252 öğretmen ile yüz yüze konuştu ve Suriyeli Çocukların Eğitimi Araştırma Raporu’nu hazırladı. Raporda öğretmenlerin yüzde 95,6’sı Suriyeli öğrencilerin psiko-sosyal desteğe ihtiyaçları olduğunu vurguladı. Proje Koordinatörü Gülcan Kılıç proje hakkında ‘’Özellikle ortaokullarda sorunlar nelerdir öğretmenlerin gözünden dinlemeye yönelik bir araştırma gerçekleştirdik‘’ dedi. Kılıç, savaş ve göçün yarattığı travmanın üzerinde etkisi olduğunu düşünülen öğretmen oranının yüzde 83,7 olduğunu açıkladı. Erkek öğrencilerin yüzde 86,5’i, kız öğrencilerin de yüzde 84,5’i üzerinde savaş ve göçün travma yarattığı tespit edildi. Kılıç’ın verdiği bazı oranlar şöyle:

https://www.birgun.net/haber-detay/suriyeli-ogrencilerin-psiko-sosyal-destege-ihtiyaci-var.html


Kapitalizm ve Doğa


12.3.2019 - Hava kirliliği yılda milyonlarca can alıyor European Heart Journal adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, hava kirliliği dünya genelinde 8,8 milyon kişinin erken ölümüne neden oluyor. Araştırmacılardan Prof. Dr. Thomas Münzel, "Araştırma, hava kirliliğinden kaynaklanan ölüm sayısının sigara içmekten kaynaklanan ölüm sayısından yüksek olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütüne göre 2015'te 7,2 milyon kişi sigara yüzünden hayatını kaybetti." açıklamasında bulundu. Avrupa genelinde hava kirliliğinin yaklaşık 800 bin kişinin erken ölümüne neden olduğunu tespit eden araştırmacılar, bu durumun ortalama yaşam süresini 2 yıl azalttığını kaydetti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/hava-kirliligi-yilda-milyonlarca-can-aliyor-41146581


28.3.2019 - Dünya Meteoroloji Örgütü: İklim değişikliği 2018'de 62 milyon kişiyi etkiledi Dünya Meteoroloji Örgütü, iklim değişikliği nedeniyle aşırı hava koşullarının sebep olduğu doğal afetlerin 2018'de 62 milyon kişiyi etkilediğini açıkladı. Örgütün 1994'te ilk raporu yayımlandığında atmosferdeki milyon parçacık (ppm) içindeki karbondioksit yoğunluğunun 357.0 ppm olduğu ancak geçen yılki ortalamanın 405.6 ppm'ye ulaştığına dikkatin çekildiği raporda, sera gazı salınımlarının daha fazla artmasının beklendiği belirtildi. Paris İklim Anlaşması'nda küresel sıcaklık ortalamasının 1,5 dereceden fazla artmasını önleme hedefine ulaşılabilmesi için sera gazı salınımının 2030 yılında 2010 yılına göre net olarak yüzde 45 azaltılması, 2050 yılı itibariyle net olarak sıfırlanması gerektiği ifade ediliyor.

https://t24.com.tr/haber/dunya-meteoroloji-orgutu-iklim-degisikligi-2018-de-62-milyon-kisiyi-etkiledi,814462


Kapitalizm ve Eğitim


15.3.2019 - Felsefeden 20 bin mezun, 111 atama Her yıl 20 bine yakın felsefe grubu öğretmeninin mezun olduğu Türkiye’de, 2018 yılında yalnızca 111 felsefe öğretmeni atandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in felsefe alanında yapılan atamalara ilişkin sorusunu yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu alanda görev yapan kadrolu öğretmen sayısının 3 bin 749 olduğunu açıkladı.

https://www.birgun.net/haber-detay/felsefeden-20-bin-mezun-111-atama.html


20.3.2019 - Üniversitelilerin 5’te biri çalışıyor Akdeniz Üniversitesi’nde yapılan bir ankete göre öğrencilerin yüzde 21,2’si çalışarak geçinebildiğini söylüyor. Öğrenciler geçinebilmek için makarna yediklerini ifade ediyor. Ankete katılanların yüzde 93,8’i hiçbir kurumdan burs ya da yardım almadığını söylüyor, yalnızca yüzde 4’ü 1000 TL üzerinde gelire sahip.

https://www.birgun.net/haber-detay/universitelilerin-5te-biri-calisiyor.html


26.3.2019 - Devletin kâr sınavı: ÖSYM sınavlarından 113 milyon TL kâr ÖSYM’nin 2018 yılı faaliyet raporu, kurumun yıl içinde yapılan altı sınavdan toplam 113 milyon 788 bin TL kar elde ettiğini ortaya koydu. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ise yüksek sınav ücretlerine yönelik artan tepkiler üzerine yaptığı açıklamada, sınavların özelliğine göre maliyetlerin de arttığını söylerken “Sınavlardan kesinlikle kar elde edilmiyor” ifadesini kullandı.

https://www.birgun.net/haber-detay/devletin-kar-sinavi-osym-sinavlarindan-113-milyon-tl-kar.html