Sınıf Gündemi - Kasım - Sayı 26


Sermaye Devleti


8.11.2018 - Kamu istihdamı azalıyor, güvencesiz çalışma artıyor DİSK’e bağlı Genel-İş sendikasının araştırma dairesinin yayınladığı Kamu İstihdam Raporu da bu gerçeği doğrular nitelikte. Raporda 2016-2017 Aralık döneminde memur sayısının 23 bin azalmasına karşın sözleşmeli personel sayısının 66 bin arttığı belirtildi. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/kamu-istihdami-azaliyor-guevencesiz-calisma-artiyor/


9.11.2018 - Diyanet’e 8 bin 489 kadro daha Diyanet İşleri Başkanlığı’na 8 bin 489 kişi daha atandı. Başkanlığın merkez ve taşra teşkilatına kadro ihdasıyla ilgili cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Resmi Gazete’de yayınlandı. http://www.diken.com.tr/diyanete-8-bin-489-kadro-daha/

13.11.2018 - 10 bin bekçi alımı yapılacak Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 10 bin çarşı ve mahalle bekçisi kadrosu ihdas edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni açılan bekçi kadrolarının taşra teşkilatlarında olacağı belirtildi.

16.11.2018 - İHD’den rapor ajanlaştırma raporu İHD Genel Merkezi’nde yapılan basın toplantısında “Baskı ve Tehdit Yöntemleriyle İfade Alma, Mülakat Yapma, Ajanlaştırma ve Kaçırma Olaylarıyla” ilgili rapor açıklandı. Başta İstanbul, Ankara, Diyarbakır ve İzmir olmak üzere pek çok ilde üniversite öğrenciler, gazeteciler başta olmak üzere pek çok kişinin kayıt dışı ifadeye zorlandığı, baskı ve tehdit yöntemleriyle ajanlaştırılmaya çalışıldığını, kimilerinin aileleri üzerinden tehdit edildiği belirtildi. Türkdoğan, darbe girişimi sonrası artan ajanlaştırma saldırılarının 1990’lı yıllarda Kürdistan’daki JİTEM’i hatırlattığı dile getirdi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/ajanlastirma-saldirisina-karsi-ihdden-rapor/

Devlet insanları nasıl ajanlaştırır, ajan yapılacak insan malzemesi nedir?

Habertürk kanalında 19 Nisan 2016 tarihinde yayınlanan "Teke Tek" programında, Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski başkanı İsmail Hakkı Pekin (o dönemde "Vatan Partisi" genel başkan yardımcısı ve uluslararası ilişkiler bürosu başkanıydı, sonra Perinçek'le bazı tartışmalar yaşayarak partiden ayrıldı), "Bilal'e anlatır gibi" anlatıyor:

"... Şimdi biraz evvel Erhan Tuncel'den bahsedildi. Erhan Tuncel tabii polisin 'muhbiri' olabilir ya da polisin 'haber kaynağı' olabilir. Çünkü sonuçta polis istihbaratı da, MİT istihbaratı da, askeri istihbarat ya da jandarma istihbarat teşkilatı da, 'insan istihbaratı' yaparken işte bu tip adamları kullanır, diyelim ki, daha evvel bir yere bomba atmıştır, bir suç işlemiştir, onu yakalar, onun suçunu görmezden gelme karşılığında ve şantajla, parayla, bu ve buna benzer bir çok şeyle insanlar 'muhbir' yapılır ya da 'haber kaynağı' olarak kullanılır. Erhan Tuncel, hem 'haber kaynağı' olarak kullanılmış hem de Hrant Dink'in katili Ogün Samast'ı azmettirmede kullanılmış."

Bunun üzerine program konuklarından gazeteci Nedim Şener'in araya girerek "Ama İsmail Hakkı Bey, mevzuat gereği zaten suç işlemiş kişiler mevzuat gereği istihbarat elemanı yapılamıyor bildiğim kadarıyla" demesine karşılık, biraz da dalga geçercesine şu cevabı veriyor:

"Efendim şimdi mevzuat öyle olabilir de, 'insan istihbaratı' kavramını biraz incelerseniz, dünyanın her yerinde bu böyle yapılır... Yoksa, suç işlememiş, böyle tertemiz, pırıl pırıl insanlardan istihbarat, haber alınamaz. Alınır diyen varsa gelsin bakalım bu tip insanları kullanmadan istihbarat yapsın, haber alsın. Yani, kendi kendimizi kandırmayalım..."

https://youtu.be/AgUydcmlSvo?t=1h11m26s

 

20.11.2018 - Türkiye’de TOMA sayısı yüzde 77 artmış Antalya’daki Çevik Kuvvet ve Spor Güvenliği Şube Müdürlükleri Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, çevik kuvvetin kullandığı TOMA’lara dair bilgi verdi. Reklam Uzunkaya, Türkiye’deki TOMA sayısını yüzde 77, zırhlı müdahale araçlarının sayısını yüzde 60, zırhlı personel taşıyıcı araçların sayısını da yüzde 87 oranında artırdıklarını ifade etti. Emniyet müdürü, 20 bin 308 çevik kuvvet polisi bulunduğunu, bunun da teşkilatın yüzde 9’unu oluşturduğunu ifade etti.  http://www.diken.com.tr/londradakiler-hurdaya-giderken-turkiyede-toma-sayisi-yuzde-77-artmis/

25.11.2018 - Nüfusuna oranla dünyada en çok mahkum ABD’den sonra Türkiye’de Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) nüfusuna oranla dünyada en fazla mahkuma sahip olan ülkeleri açıkladı. 2018 verilerine göre her 100 bin kişiden 655'ini hapishanesinde tutan ABD listede birinci sırada. Her 100 bin kişiden 287'sini hapishanelerinde tutan Türkiye ise listede ikinci sırada bulunuyor. Sözcü'nün haberine göre 100 bin kişi üzerinden ölçeklendirilerek oluşturulan listede ABD 655 kişi ile birinci, Türkiye 287 kişi ile ikinci, İsrail ise 265 kişi ile üçüncü sırada bulunuyor. OECD listesinin sonunda ise her 100 bin kişiden 38'ini hapishanelerinde barındıran İzlanda bulunuyor. İzlanda'nın hemen üzerinde ise Japonya'nın yer aldığı görülüyor.

27.11.2018 - Gözaltındaki öğrencilerin kimliğini paylaşan gazeteci Mevlüt Yüksel’e iki yıl altı ay hapis İstanbul Üniversitesi’ndeki kavganın ardından gözaltına alınan öğrencilerin kimliklerini sosyal medyada yayınlayan gazeteci Mevlüt Yüksel iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Okulda geçen yıl ayında kavga çıkmış, bazı öğrenciler gözaltına alınmıştı. Takvim gazetesi haber müdürü Mevlüt Yüksel de Twitter hesabından öğrencilerin kimliklerini yayınlamış, ardından paylaşımını silmişti. İlerihaber’den Nazlı Eda Piyade’nin haberine göre Yüksel’e ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan iki yıl altı hapis cezası verildi. Yüksel kendini “Paylaşımların suç olduğunu bilmiyordum, onlar benim çocuğum yaşında” diyerek savundu. http://www.diken.com.tr/ogrencilerin-kimliklerini-twitterda-yayinlayan-gazeteci-mevlut-yuksele-2-5-yil-hapis/


28.11.2018 - 437 cezaevi, 260 bin tutsak Kürdistan ve Türkiye'de 384 mevcut cezaevine ek olarak 53 yeni cezaevi inşa edilirken, bin 500'ü hasta olmak üzere tutuklu ve hükümlülerin sayıları 260 bini bulmuş durumda. AKP’nin iktidara gelmesiyle 260 bini bulan tutsak sayısı, yeni açılan veya açılacak olan kampüslerle 800 bini bulacağı öngörülüyor. Bu da Kürdistan ve Türkiye nüfusu baz aldığında her 100 kişiden birinin tutuklu olacağı anlamına geliyor. AKP'nin iktidara geldiği 31 Aralık 2002 tarihi itibariyle toplam 59 bin 429 kişi cezaevinde tutukluyken, geçen 16 yılda tutuklu sayısı en az dört kat artmış durumda.15 Mayıs 2018 tarihi itibariyle hapishanelerde bulunan 246 bin 416 tutsağın 66 bin 902’si tutuklu, 28 bin 488’i hüküm özlü ve 151 bin 26’sı ise hükümlüdür.

https://web.archive.org/web/20181129155326/https://anfturkce.net/guncel/tuerk-devletinin-cezaevleri-politikasi-437-cezaevi-260-bin-tutsak-116543


Türkiye Gündemi

1.11.2018 - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP’yi “Gerekli hassasiyeti göstereceklerdir” diyerek üstü kapalı uyardı Milletin ortak ve tarihi değerleri üzerinde tahribat yapmayı marifet veya demokrasi zannedenlerin yeniden iştahlandığını’ savunan Bahçeli, cumhur ittifakı ile ilgili olarak AKP’ye yönelik üstü kapalı şu uyarıyı yaptı: “Karşımızdaki tablo son derece mahsurludur. Cumhur ittifakı bu mahsura karşı gereken hassasiyeti inanıyorum ki gösterecektir. Türkiye’nin rotasını kriz ve kaosa çevirmek için el birliği, güç birliği yapan melanet lobisi pusudadır, zayıf anımızı beklemekte, gevşek tavrımızı kollamaktadır. CHP, HDP, İP aynı hizada, aynı kümededir.”

http://www.diken.com.tr/akpden-hassasiyet-istedi-bahceliye-gore-ittifaksiz-secim-mahsurlu-tablo/

16.11.2018 - Bahçeli ‘af’ isterken: Çakıcı’nın 24 adamı gözaltına alındı Hükümlü organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’yla irtibatlı olduğu belirlenen 24 şüpheli, 11 ilde düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı. 20 yıldır hapiste olan Çakıcı, son olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisinin adını telaffuz ederek ‘genel af’ istemesiye gündeme gelmişti. Bahçeli Çakıcı’yı cezaevinde ziyaret de etmişti.

http://www.diken.com.tr/bahceli-af-isterken-cakicinin-24-adami-gozaltina-alindi/


20.11.2018 - Akşener: "Suriyelileri Geri Döndüreceğiz" Akşener, iktidara geldiklerinde Suriyeli mültecileri geri göndereceklerini belirtti. Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesine önerilerde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, şunları söyledi: "Suriyeli mültecilere Türk vatandaşlığı verilmeyeceğini açıklayın. Kaç sene kalırlarsa kalsınlar, Türk vatandaşı olamayacaklarını kesin bir dille açıklayın. Suriyeli mültecilerin Suriye'ye dönmesi konusunda Esad'la anlaşın. Her ay, en az 100 bin mültecinin geri dönüşü için Şam'dan taahhüt alın. Türkiye'nin gücünü masaya koyun. İster tatlı dille isteyin ister su kozunu kullanın ister askeri çözümleri masaya koyun. Hiçbir şey şehirlerinde nüfus çoğunluğunu yitirmiş bir Türkiye'den daha tehlikeli değildir."

https://www.gundemkibris.com/turkiye/aksener-kibris-turk-tur-turk-kalacak-h264579.html


21.11.2018 - Erdoğan-Bahçeli görüşmesini 'önemli bir patron' ayarladı Erdoğan ve Bahçeli'nin görüşme kararının arka planını yazan Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, "21 Kasım’da Erdoğan ile Bahçeli’yi bir araya getiren sadece seçim hesabı olmadı elbette ki. Arka kapı diplomasisi de yürüdü. Bu süre zarfında önemli bir işadamının devreye girip iki parti arasında mekik diplomasisi yürüttüğü söyleniyor" dedi. http://haber.sol.org.tr/turkiye/erdogan-bahceli-gorusmesini-onemli-bir-patron-ayarladi-251242


21.11.2018 - Erdoğan ile Bahçeli'den Beştepe'de ittifak zirvesi Yaklaşık 55 dakika süren görüşmede 31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlerde ittifak konusu masaya yatırıldı. MHP lideri Bahçeli, görüşmeyle ilgili "Gündemi davet sahibi belirler. Bizim şimdiden bir şey dememiz yakışık almaz" ifadesini kullanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "Seçim ittifakını masaya yatıracağız" demişti.https://tr.sputniknews.com/turkiye/201811211036259373-erdogan-bahceli-ittifak-gorusme/


22.11.2018 - AKP ve MHP ‘Asgari ücretliden vergi alınmasın’ teklifini reddetti AKP ve MHP mecliste sunulan ‘Asgari ücretliden vergi alınmasın’ teklifini reddetti. 14 Kasım’da İyi Parti tarafından meclise sunulan önergede “İş gücünün önemli bir kısmını oluşturan ancak refah seviyesi açısından beklenen noktada bulunmayan asgari ücretli çalışanların gelir seviyelerinin iyileştirilmesi için ücretleri üzerinden alınan her türlü vergiden muaf tutulmaları gerekmektedir. Bu kapsamlı çalışmanın temelini oluşturması ve asgari ücretli çalışanlarla ilgili detaylı bilgi havuzuna ulaşılması amacıyla; Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 104. ve 105 maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz” ifadeleri yer almıştı.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/iraktan-isgal-aciklamasi-her-tuerlue-saldirganligi-reddediyoruz/


23.11.2018 - 'MHP, 5 şehir için AK Parti'den destek istedi' Hürriyet'ten Umut Erdem'in haberine göre MHP'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'den aday göstermemesine karşılık AK Parti'den Adana, Mersin, Isparta, Manisa ve Osmaniye'de adaylarını desteklemelerini istediği öğrenildi.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201811231036286314-mhp-bes-sehir-ak-parti-destek/


24.11.2018 - Bahçeli: İstanbul ile birlikte Ankara ve İzmir'de de aday çıkarmayacağız MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlerde İstanbul ile birlikte Ankara ve İzmir'de de aday çıkarmayacaklarını açıkladı. Fedakarlık yaptıklarını belirten Bahçeli, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin ortak aday çıkaracakları her yerde 'mücadeleye' hazır olduklarını ifade etti.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201811241036304837-bahceli-mhp-duraklama/


25.11.2018 - Bahçeli: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin muhafazası için her fedakarlığı seve seve yaparız MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin her aşamasında MHP'nin de katkısı olduğunu belirterek, "Hükümet sisteminin muhafazası için her fedakarlığı seve seve yaparız" dedi. Ayrıca, "Bu topraktan Türklüğün izini silmeye kimsenin gücü yetmez. Ne aldandık ne de aldattık. Üstlendiğimiz sorumluluk büyüktür. 2023 yılında lider ülke Türkiye'ye ulaşacağız. Gayemiz süper güç Türkiye'ye varmaktır" ifadelerini kullandı.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201811251036311907-mhp-antalya-kampi-devlet-bahceli/


26.11.2018 - “Akil insanlar” Oslo’da toplandı Democratic Progress Institute (DPI) ya da Türkçe adıyla Demokratik Gelişim Enstitüsü Başkanı Kerim Yıldız, geçen aylarda yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümü için umutlu olduğunu vurgularken, yeniden inşaya girilebileceğini ifade etmişti. Yıldız, "Süreç başlamak zorunda birileri istediği için değil, Türkiye ve bölgenin içinde bulunduğu durumdan dolayı, bir süreç başlamak zorunda. Kim başlatır? Tabi ki çatışmada yer alanlar, özellikle hükümet kesimi. Mevcut durumda ise hala umudumu koruyorum çünkü bir temel var ve üzerinde gelişebilir. Yeter ki isteyelim" diye belirtmişti. Odatv'de yer alan habere göre, Kerim Yıldız'ın bu açıklamalarının yanında, Barzani yönetimine yakınlığıyla bilinen Rudaw'da çalışan gazeteci Ayser Çınar, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir fotoğraf paylaştı. Paylaşımında, Kürt sorununun çözümüne yönelik oluşturulan, "Akil İnsanlar" heyetinde yer alan isimlerin, Norveç'in başkenti Oslo'da "çözüm sürecinin" artılarını ve eksilerini masaya yatırdığını ifade eden Çınar, "Yeni bir süreç mümkün mü peki" diye sordu.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201811261036329244-akil-insanlardan-osluda-toplanti/


Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


1.11.2018 - Bingöl’ün Genç ilçesinde  korucular araç taradı Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Büyükçağ köyünde korucuların durdurduğu aracı taraması sonucu bir kişinin yaşamını yitirdiği, bir kişinin ise kayıp olduğu belirtildi. Alınan bilgilere göre, Büyükçağ köyünden, köy sınırları içindeki bir bölgeden kavurma yapmak için keçi almaya giden 6 çocuk babası Sedat Uzan ve amcasının oğlu 3 çocuk babası Edip Uzan’ın içinde bulunduğu araç, dün akşam saat 16.00 sıralarında köyden çıktı. Aracın çıkışından kısa bir süre sonra içinde korucuların bulunduğu bir araç, Uzan’ların aracının peşinde gitti. Aracın bir süre sonra korucular tarafından durdurulduğu, araçtan inen 2 kişinin korucular tarafından tarandığı belirtildi.

http://mezopotamyaajansi12.com/tum-haberler/content/view/38285


1.11.2018 - 1 Kasım Dünya Kobanê Günü'nde Kobanê’ye saldırı Alınan bilgilere göre Perşembe akşam saatlerinde işgalci Türk ordusu doçka silahlarla Çarxlî ve Kor Elî köylerine saldırıda bulundu. Saldırı, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü'ne denk geldi. Türk devletinin Kobanê’ye yönelik yeni saldırı dalgası, 27 Ekim’de İstanbul’daki dörtlü zirveden bir gün sonra, 28 Ekim’de başladı. O günden beridir neredeyse her gün Kobanê ve Girê Spi’ye yönelik saldırılar yapılıyor. Saldırılardan en fazla siviller etkileniyor. Bu Perşembe günü Girê Spi’de 12 yaşındaki bir kız çocuğu başından vurularak katledildi. Aynı zamanda TSK tarafından Girê Spî’ ye yönelik saldırılarda sürüyor.

https://web.archive.org/save/https://anfturkce.net/rojava-surIye/tuerk-rejimi-yeniden-kobane-ye-saldirdi-115389

1.11.2018 - Kürtçeye yönelik talepler BM gündemine kadar taşınacak  Kürtçenin eğitim dili ve resmi dil olması talebiyle 9 Kürt partisinin oluşturduğu “Kürt Dili Platformu”, başlattıkları kampanya kapsamında taleplerini Birleşmiş Milletlerin (BM) gündemine kadar taşıyacak. MA’dan Lezgin Akdeniz’in haberine göre; “Bugün anadilimiz yarın milletimiz” sloganıyla Kürtçenin eğitim dili ve resmi dil olması talebiyle başlatılan kampanya kapsamında 10-11 Kasım’da Diyarbakır’da bir çalıştay düzenleyecek olan partiler, yol haritalarını belirleyecek. Düzenlenecek çalıştayla Kürtçenin eğitim dili ve resmi dil olarak kabul edilmesi için 3 ayaklı bir strateji izlenecek. Bu stratejinin ilk ayağını, Kürt siyasi partilerinin belirlenen talepleri gündemlerine alıp, bu konuda oluşturacakları kamuoyu ile Kürtçenin resmi dil kabul edilmesi ve eğitim dili olmasını bir toplumsal talebe dönüştürmesi oluşturuyor. İkinci ayağında, hükümet ve bürokrasi nezdinde girişimlerde bulunarak bu taleplerin iletilmesi yer alıyor. Stratejinin üçüncü ayağını ise, Türkiye’nin taraf olduğu anlaşma ve sözleşmeler dikkate alınarak, konunun Birleşmiş Milletler (BM) gündemine taşınması oluşturacak.

https://www.evrensel.net/haber/364923/kurtceye-yonelik-talepler-bm-gundemine-kadar-tasinacak


6.11.2018 - SOHR: Türk çeteleri ambulansla uyuşturucu temin ediyor Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye’de Türk devleti işgali altındaki bölgelerde uyuşturucu ticaretinin arttığını bildirdi. Ayrıca uyuşturucu ticaretinde Suriye Kızılayı ambulanslarının kullanıldığına dikkat çekti. SOHR, Halep’in kuzeyinde “Fırat Kalkanı” çetelerinin işgali altındaki yerlerde görev yapan sağlık görevlilerinin, sağlık alanının uyuşturucu madde ticareti için kullanıldığını söylediğini belirtti.Açıklamada Medîq Kalesi güzergahından İdlib’e geçen Suriye Kızılayı ambulanslarının, 3 hafta önce İdlib, Efrîn ve Ezaz’dan sonra Bab’a geçirildiği; geçiş yapan 9 ambulansın sadece 7’sinin kontrol edildiği belirtildi. Bir görevlinin kontrol edilmeyen 2 ambulansta uyuşturucu olduğunu gördüğünü ve ardından hastane yönetimini bilgilendirdiğini söyleyen kaynak, ambulanslar alandan uzaklaştığı için müdahale edemediklerini söyledi. Açıklamada, El-Hemzê çetelerinin uyuşturucu madde taşıyan ambulansların geçişini rüşvet yoluyla kolaylaştırdığına da vurgu yapıldı. https://web.archive.org/save/https://anfturkce.net/rojava-surIye/sohr-tuerk-ceteleri-ambulansla-uyusturucu-temin-ediyor-115572


6.11.2018 - Temelli: 542 bin nüfuslu Ağrı'ya ayrılan bir yıllık bütçe, Erdoğan'ın bir aylık maaşı İllere yıllık bütçede ayrılan miktarlara değinen Temelli, " Ağrı’nın nüfusu 542 bin, bütçede Ağrı’ya 1 yıl için 102 bin lira ayırmışlar. Şırnak’ın nüfusu 503 bin, Şırnak’a 169 bin lira ayırmışlar. Cumhurbaşkanı’nın aylık brüt maaşı ise 102 bin! İşte bütçenin ne olduğunu bize anlatan en önemli gösterge" dedi.

http://m.t24.com.tr/haber/temelli-542-bin-nufuslu-agriya-ayrilan-bir-yillik-butce-erdoganin-bir-aylik-maasi,741375


7.11.2018 - ABD’den PKK liderleri için 12 milyon dolar “ödül” QSD (Suriye Demokratik Güçleri-SDG) ile Amerikan askerlerinin Rojava’da ortak devriye gezdiğine dair haberin yayınlanmasından bir gün sonra, Trump yönetimi PKK’nin üç üst düzey liderine “ödüllü arama” kararı çıkardığını ilan etti. ABD, yer ve konumlarını belirleyecek bilgi veren kişi veya kişilere Murat Karayılan için 5 milyon dolar, Cemil Bayık için 4 milyon dolar, Duran Kalkan için 3 milyon dolar ödül verileceğini duyurdu.


9.11.2018 - Efrîn’de talan protokolü Türk devleti, işgal ettiği Efrîn'in zeytinlerini İspanya'ya satmak için çeteler ile ’yerel meclisler’e protokol imzalattı. Protokole göre 22 milyon dolar karşılığında zeytinler Ankara patentli ’meclisler’e devrediliyor.ANF'ye bilgi veren kaynaklar, söz konusu protokolle zeytin talanına kılıf uydurulmaya çalışıldığını ifade etti. Kaynaklar, zeytin talanının esasının, Eylül ayında Efrîn'de MİT ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Bölge Karargahı Sorumlusu Heysem El Afisi ve ÖSO heyeti arasında gerçekleştirilen toplantıda kararlaştırıldığını aktardı. Buna göre toplantıda ÖSO'ya elindeki zeytinlikleri ’yerel meclis’e devretmesi dikte edildi. Bundan alacağı pay ve sınır kapısı gelirlerinin ilerde kendilerine devredilmesi karşılığında ortak bir protokol yapılması kabul ettirildi.Toplantıda ÖSO'ya Efrîn zeytinlerinin Hatay'a aktarılacağı ve burada işlendikten sonra İspanya'ya pazarlanacağı belirtildi. ÖSO'dan bu toplantının ve İspanya'ya satışın çok gizli tutulması istenerek, zeytinlerin nakli için Cindirês’te yeni açılacak sınır kapısının tüm gümrük gelirlerinin ileride kendilerine verileceği taahhüdünde bulunuldu.MİT Afrin Sorumlusu gözetiminde ÖSO çete sorumluları ile ’meclisler’in temsilcileri arasında imzalanan protokole göre; ÖSO, 22 milyon dolar karşılığında zeytin hasadının tamamını ’meclisler’e devredecek. Ayrıca yüzde 80'i topraklarını terk etmiş olan Efrînlilere ait mahsul de devrediliyor.Hazırlanan protokole göre; ’yerel meclisler’ üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılan zeytin talanının gelir ve vergileri ise PTT ve Ziraaat Bankası'na yatırılacak.


12.11.2018 - Kayyımlı belediyelerde yağma ve talan Sayıştay’ın, Kamu İdareleri Denetim Raporu’nda, kayyım atanan beledeyilerdeki usülsüzlükler tek tek sıralandı. ‘Nakit yetersizliği’ gerekçesiyle 27 Milyon TL’lik elektrik faturasını ödeyemeyen Ağrı Belediyesi’nin, kasasındaki parayı ‘amacı dışında’ kullandığı tespit edildi. Cumhuriyet’ten Mehmet Kızmaz’ın haberine göre, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti belediyeye ait olan ve meclis kararıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlara tahsis edilen 16 taşınmazı muhasebe kayıtlarına almadı. Kayıtsız 7 taşınmazdan iki bina, 25 yıllığına AKP’li Çüngüş Belediye Başkanlığı’na, bir bina Bağlar İlçe Müftülüğüne ve bir arsa da Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’ne verildi. Diyarbakır Kayapınar Belediyesi’nin tapu kayıtlarına göre, arazi ve arsalar hesabına kaydı gereken taşınmazların toplam tutarı 27.314.992,62 TL olarak belirtildi. Belediyenin muhasebe kayıtlarında ise bu tutar 32.223.511,02 TL olarak gösterildi. Aradaki 4 milyon 908 bin 518 TL’lik fark dikkat çekti. Belediyenin otopark tesisi dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı belirtilen otopark geliri de mevzuata aykırı olarak vadesiz hesapta tutuldu. Devreden toplam 2.545.040,70 TL’lik otopark bedelinin, Büyükşehir’e de aktarılmadığı, belediyenin borçlarından dolayı hesapta bloke olduğu tespit edildi. Siirt Belediyesi ve Tapu Müdürlüğü’ndenki kayıtların karşılaştırılması sonucu, 567 adet taşınmazın, Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar Formu’nda yer almadığı, böyle bir formun da hiç olmadığı görüldü. Raporda, bu nedenle “kayıtlı tutarların, hangi taşınmaz malların değerinden kaynaklandığı bilgisine ulaşılamadığı” ifade edildi. Mardin Büyükşehir Belediyesi, arazi, bina, yol, köprü gibi 1479 taşınmazın değerini 1 TL olarak gösterdi. Van Büyükşehir Belediyesi’nin giderinin, bütçe gelirinden 95 milyon 372 bin TL fazla olduğu, 125 milyon 139 bin TL tutarında ise kredi borcu bulunduğu ortaya çıktı. Belediyenin kira bedellerinin ilgili hesaplarda izlenmediği için 3.519.111,20 TL’nin hesaplara kaydedilmediği, ilkelere aykırı şekilde aynı kişiden mal ve hizmet alımı yapıldığı kaydedildi. Van Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ilişkin raporda, kurumun işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinleri düzenli olarak kullandırılmadığı kaydedildi. https://web.archive.org/web/20181130204705/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/kayyimli-belediyelerde-yagma-ve-talan/


14.11.2018 - AİHM'de ortaya çıktı: Cizre planı 'devlet sırrı' denilerek savcıya gösterilmedi 2015-2016 yılları arasında Şırnak'ın Cizre ilçesinde uygulanan ve yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan insan hakkı ihlallerine ilişkin duruşma Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) dün görüldü. Fransa'nın Strasburg kentinde görülen duruşmada Ömer Elçi ve Orhan Tunç'un başvuruları ele alındı. Duruşmaya başvurucu Ömer Elçi adına Neşet Girasun ve Erkan Şenses, Orhan Tunç adına ise avukat Ramazan Demir ve Nevruz Uysal katıldı. Artı Gerçek'e konuşan Elçi'nin avukatı Erkan Şenses, Sokağa çıkma yasağı sırasında ilçede bulunanların ilçeden çıkamadığını, sivillerin korunmasına ilişkin bir tedbir alınıp alınmadığının hâlâ açıklanmadığını hatırlattı. Mahkemeye o dönem yapılan operasyona ilişkin belgeler geldi. O belgelerde sivillerin nasıl korunacağına ilişkin bir analiz yok" dedi. AİHM yargıcının hükümet temsilcilerine 'savcılık takipsizlik kararı verirken operasyon planını gördü mü' diye sorduğunu anlatan Şenses, hükümet temsilcisinin "O plan var. Devlet sırrı olduğu gerekçesiyle savcılık planı görmedi" cevabını verdiğini söyledi. https://www.artigercek.com/haberler/operasyon-plani-devlet-sirri-denilerek-savciya-gosterilmemis


15.11.2018 - YPG bölgesinde ABD’ye karşı protesto yürüyüşü ABD’nin PKK’nın üç yöneticisinin yakalanması için ödül koyması, Suriye'de YPG’nin kontrolünde bulunan Resulayn kentinde bir gösteriyle protesto edildi. Suriye savaşıyla ilgili bilgiler geçen Twitter hesaplarından servis edilen fotoğraflarda, göstericiler ellerinde ABD’nin arama listesine giren Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Duran Kalkan’ın fotoğraflarının bulunduğu pankartlar, Öcalan posterleri ve PKK sembolleri taşırken görülüyor. http://www.diken.com.tr/ypg-bolgesinde-abdye-karsi-protesto-yuruyusu/

16.11.2018 - Diyarbakır valiliği ‘Leyla Güven eylemleri’ni yasakladı Diyarbakır valiliği ezaevinde açlık grevi eylemini sürdüren DTK Eş Başkanı Leyla Güven için yapılacak her türlü eylem ve etkinliği 15 gün boyunca yasakladı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, ‘PKK lideri Abdullah Öcalan’a ve cezaevlerindeki siyasi tutuklulara yönelik tecrit uygulamalarını protesto etmek’ için 7 Kasım’da süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladığını açıklamıştı. Mezopotamya Ajansı’nın geçtiği habere göre, valilliğin getirdiği yasak kapsamında, HDP Diyarbakır ögütü ve milletvekillerinin, Güven’in tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yapması engellendi. HDP il binası TOMA, zırhlı araç ve çok sayıda çevik kuvvet polisiyle çevrildi. http://www.diken.com.tr/diyarbakir-valiligi-leyla-guven-eylemlerini-yasakladi/

18.11.2018 - Efrîn'de Türk ordusu ve çeteler arasında talan anlaşmazlığı Türk ordusu ve ona bağlı çetelerin Efrîn'de kimi gruplara karşı başlattığı tasfiye hareketi devam ediyor. Tasfiye hareketinin nedeninin ise zeytin hasadı üzerinde yaşanan anlaşmazlık olduğu öğrenildi.Edinilen bilgilere göre, Türk ordusu ve Sultan Murat Tugayları isimli çeteler öncülüğünde Ehrar Şerqiye grubuna yakınlığıyla bilinen Tecemma isimli gruba karşı başlatılan tasfiye operasyonu sonrası çatışmalara Ehrar Şerqiye grubu da dahil oldu.Türk ordusunun keşif uçakları desteğiyle başlattığı harekatta doçka, panzer, tank ve hafif silahlar kullanılıyor. Ehrar El Şerqiye ile MİT kontrolündeki Sultan Murad Tugayları arasında uzun süredir gerilim yaşanıyordu. Tasfiye harekatının Türk medyasının "Efrîn'de hırsızlık ve talan yapan kimi gruplara karşı operasyon" şeklinde servis etmesinin aksine, zeytin hasadı üzerinde yaşanan anlaşmazlık olduğu belirtiliyor. Türk devleti, Efrîn zeytinlerinin yüzde 85'ine el koyup Türkiye'ye getirmeye çalışırken, kentteki birçok grup denetimlerinde tuttukları bölgelerdeki zeytinleri kendileri işleyip satmak istiyor.

https://web.archive.org/web/20181129114146/https://anfturkce.net/rojava-surIye/efrin-de-tuerk-ordusu-ve-ceteler-arasinda-talan-anlasmazligi-116114


20.11.2018 - MGK’nın ardından savaş tehdidi Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Erdoğan başkanlığında toplandı. Beş saat süren toplantının ardından basına yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

* Bazı ülkeleri PYD’yi terör örgütü olarak görmemesi terörle mücadeleye zarar veriyor.

* Suriye’deki herhangi bir emrivakiye göz yumulmayacağı ve meşru müdafaa hakkının kullanılacağı vurgulandı

* Suriye’de siyasi çözüme en büyük tehdidin, Fırat’ın doğusundaki terör yapılanmasından geldiği belirtilmiştir.

* PKK/PYD-YPG’nin bölge halkına zulmederek ve göçe zorlayarak değiştirdiği demografik yapıya karşı duyarsız kalınmayacağı güçlü şekilde ifade edildi.”

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/mgknin-ardindan-kirli-savas-tehdidi/

 21.11.2018 - Tutuklu HDP’li vekil Güven’e ‘Gereksiz olarak marş söyleme’ cezası HDP'nin tutuklu Hakkari Milletvekili Leyla Güven'e koğuşta kalan arkadaşlarıyla Kürtçe şarkı söylediği gerekçesiyle disiplin cezası verildi. Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ve 14 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan Güven, söylediği Kürtçe şarkıdan dolayı hakkında ‘Gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak' iddiasıyla disiplin soruşturması başlatıldı. Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından Güven'e 1 ay ‘Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılması' cezası verildi. https://tr.sputniknews.com/columnists/201811211036255106-tutuklu-hdp-leyla-guven-gereksiz-mars-soyleme-ceza/

22.11.2018 - Musa Anter’in katili AKP’nin aday adayı  Musa Anter’in katledilmesinde katil zanlısı olarak yakalanıp 5 yıl hapiste kalan Hamit Yıldırım yerel seçimler için Şırnak’ın Kumçatı Beldesi’nde AKP’den aday adayı oldu. JİTEM tetikçisi ve sonradan itirafçı olan Abdülkadir Aygan bir gazeteye verdiği demeçte Musa Anter’in katledilmesi ve katil Hamit Yıldırım hakkında şunları söylemişti: “Hamit Yıldırım geldiğinde heyecanlıydı. Herkeste silah vardı. Tabanca vardı üzerinde. Şırnaklı Hamit Yıldırım’a umman isimli 9 milimetrelik 14’lü bir silah verilmişti. ‘Niye yanımıza getirmedin’ diye sordum. O da, ‘Şüphelendiler o yüzden vurmak zorunda kaldım’ dedi.” Hamit Yıldırım hakkında “Cemil Işık’ın adamıydı” diyen Aygan itiraflarında şu ifadeleri kullanmıştı: “Şırnaklı Hamit olarak biliniyordu. Şırnak merkez Kumçatı’lı Şırnaklı Hamit Yıldırım olarak JİTEM ve Yeşil’in görevlendirdiği kişi buydu. Kesin olarak teşhis ediyorum. Cinayetten bir sene önce ve 9 sene sonra çekilen fotoğraflar aynıdır. İnce ve uzundur. O zaman gömlek giymiş ve tabancayı gömleğin altına koymuştu.”

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/musa-anterin-katili-akpnin-aday-adayi/

29.11.2018 - Özgür Gündem davasında 5 gazeteciye verilen hapis cezası onandı KHK’la kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılan gazeteci Ayşe Düzkan, Hüseyin Aykol, Mehmet Ali Çelebi, Hüseyin Bektaş ve Ragıp Duran’a verilen hapis cezaları onandı. Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre, kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına 16 Ocak 2018’de katılan gazeteci Ayşe Düzkan, Hüseyin Aykol, Mehmet Ali Çelebi, Hüseyin Bektaş ve Ragıp Duran’ın yargılandığı davası karara bağladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin onandığı kararda gazeteci Hüseyin Aykol’a “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 3 yıl 9 ay, Hüseyin Bektaş, Mehmet Ali Çelebi, Ayşe Düzkan ve Ragıp Duran’a ise ayrı ayrı birer yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. http://t24.com.tr/haber/ozgur-gundem-davasinda-5-gazeteciye-verilen-hapis-cezasi-onandi,759964

 Halk İçin Ekonomi

1.11.2018 - İstanbul'da enflasyon bir yılda yüzde 20,31 arttı İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da ekimde bir önceki aya kıyasla perakende fiyatlar yüzde 3,47, toptan fiyatlar yüzde 0,36 arttı. İstanbul’da Ekim’de geçen yılın aynı ayına kıyasla perakende fiyatlar yüzde 20,31, toptan fiyatlar yüzde 26,96 artış kaydetti. Perakende fiyatlar, ekimde bir önceki aya kıyasla, giyimde yüzde 13,74, ev eşyasında yüzde 10,42, gıdada yüzde 3,08, kültür, eğitim ve eğlencede yüzde 2,03, konutta yüzde 1,49, sağlık ve kişisel bakımda yüzde 0,54, diğer harcamalarda 0,16, ulaştırma ve haberleşmede yüzde 0,09 artış gösterdi.

http://gazetemanifesto.com/2018/istanbulda-enflasyon-bir-yilda-yuzde-2031-artti-216285/


1.11.2018 - İnşaat sektörü yurtiçinde düşüş yaşadı İnşaat sektöründe reel büyüme, 2018 ikinci çeyreğinde sert bir düşüşle yüzde 0.8 oldu. Piyasada nakit dönüşü azaldı, konkordato ilan eden firma sayısı kayda değer oranda arttı, yatırımlar açısından bekle-gör stratejisi hâkim hale geldi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Ekim 2018 İnşaat Sektörü Analizi’ne göre geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 6.8 büyüme kaydeden sektörde yaşanan ani yavaşlama, döviz kuru, enflasyon ve faizler başta olmak üzere makro ekonomik verilerdeki olumsuzluklar ile yatırım iştahındaki azalmadan kaynaklandı. Türk müteahhitlik firmalarınca 1972’den 2018 Eylül sonuna kadar 121 ülkede üstlenilen 9 bin 400’den fazla projenin toplam bedelinin 371 milyar doları aştığı açıklandı. Yeni üstlenilen proje tutarı 2017’de 15 milyar dolar olurken, bu yıl ise yüzünü yukarı çevirdi. Yurtdışındaki yeni iş tutarı, bu yılın dokuz ayında 12.4 milyar dolara çıktı.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1128864/Konuta_yatirim_durdu.html


2.11.2018 - Yoksullar boğazından ve sağlığından kestiğini ulaşım, kira, alkol ve sigaraya harcadı TÜİK'in yaptığı bölgesel bazlı çalışmada İstanbul'da yaşayan en fakir yüzde 20'lik dilimin gelirinin yüzde 38.5'inin kira ve diğer ev harcamalarına gittiği görüldü.Yoksulların gıda için yaptığı harcamalar yüzde 31.4'ten yüzde 21.9'a düşerken bu kesim boğazından kestiği bu parayı yol, kira, alkol ve sigaraya verdi. Yol harcamaları toplam içinde yüzde 5.6'dan yüzde 9.3'e çıktı. en fazla gelire sahip ilk yüzde 20'lik dilimin Türkiye genelinde en fazla pay sahibi olduğu harcama kalemleri yüzde 12.8 ile yiyecek ve alkolsüz içecek. Ancak bu kalem giderek azalırken 14 yılda eğlence ve kültürün payı 2,4 puan artarak bütçe içinde yüzde 2.7 paydan 4.9'a çıktı. Daha çok konut satın almaktan kaynaklı konut harcaması da toplam nüfusa oranla yüzde 9.5'ten yüzde 11.5'e tırmandı. Zenginlerin bütçesinde artan diğer kalem lüks otomobil satın almalardan kaynaklı ulaşım oldu. Zenginlerin Türkiye geneline oranla ulaşım harcaması payı 4.4'ten 4.8'e yükseldi.  

https://www.haberturk.com/zenginler-en-fazla-neye-harcadi-fakir-ne-yapti-orta-diregin-cebini-ne-deldi-2202400-ekonomi

2.11.2018 - Kamu kaynakları AKP’li belediyelere sunuluyor Sayıştay’ın Belediyeler ve Bağlı İdarelerle İlgili 2017 Denetim Raporu’nda, AKP’li Gaziantep Belediyesi’ndeki ihaleler ve kaynak kullanımıyla ilgili önemli tespitler yer aldı. Raporda, belediyenin yol, alt ve üstyapı ve park yapım işlerine yönelik ihaleleriyle ilgili birim fiyatlar arasındaki farklılıklara dikkat çekildi. Raporda “Gaziantep Sınırları İçerisinde; Muhtelif Yerlerde Yol, Altyapı ve Üstyapı Yapım İşi”nin projesiz ihale edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek bunun Kamu İhale Kanunu’na aykırı olduğu, kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkesiyle uyuşmadığı kaydedildi. Sayıştay incelemesinde, Gaziantep Belediyesi’nin 2016 ve 2017 yıllarında Gaziantep’i Geliştirme Vakfı’na yapılan protokol çerçevesinde yaptığı nakit yardımın, protokol hükümlerine aykırı olarak kullanıldığı da anlaşıldı.

https://www.birgun.net/haber-detay/akp-li-belediye-1-liraya-yapilacak-isi-50-liraya-yaptirdi-49-lira-fazla-olsun-yandas-mutlu-olsun-235459.html

2.11.2018 - Su faturalarında aynı hizmet için farklı adlarda tahsilat İstanbul’da sürekli zamlanan su faturalarına ilişkin Sayıştay raporunda, enflasyon nedeniyle kabaran su faturalarında aynı kalemler için değişik adlar altında tahsilat yapıldığını tespit edildi. Sayıştay’ın 2017 İSKİ denetim raporunda; kurumun gelirleri açısından en önemli unsur olan su ve atık su tarifelerinin mevzuata aykırı olarak belirlendiği, gerçek maliyet değerlerinin hesaplanmadığı ve 2016 yılında da aynı uyarının yapılmasına karşın hatayı düzeltmek için hiçbir işlem yapılmadığı ortaya çıktı. Aynı unsurlar için değişik adlar altında bedel tahsil edilmemesi gerektiğine dikkat çeken yapan Sayıştay denetçileri, daha önceki senelerde olduğu gibi bakım bedeli adı altında abonelerden zaten tahsil edilen tutarın mükerrer olarak tahsil edildiğini belirledi. Su tarifesinin, atık su maliyetleri de dahil edilerek saptanmasına karşın ayrıca atık su tarifesi belirlendiği belirtilerek “Su tarifesinin içine atık su maliyetleri de dahil edilerek tarifenin olması gerekenden yüksek belirlenmesine sebebiyet verilmiştir” denildi.

http://gazetemanifesto.com/2018/su-faturalarinda-soygun-boyle-yapiliyor-ayni-hizmet-icin-farkli-adlarda-tahsilat-216589/


3.11.2018 - Habertürk’ten Rahim Ak’ın TÜİK verilerinden yaptığı analize göre yoksullar yol ve kiraya zenginler eğlenceye çalıştı  TÜİK'in yaptığı bölgesel bazlı çalışmada İstanbul'da yaşayan en fakir yüzde 20'lik dilimin gelirinin yüzde 38.5'inin kira ve diğer ev harcamalarına gittiği görüldü. Diğer bölgeler de durum üç aşağı beş yukarı aynı. Yoksulların gıda için yaptığı harcamalar yüzde 31.4'ten yüzde 21.9'a düşerken bu kesim boğazından kestiği bu yarayı yol, kira, alkol ve sigaraya verdi. Yol harcamaları toplam içinde yüzde 5.6'dan yüzde 9.3'e çıktı. Zenginlerin yani en fazla gelire sahip ilk yüzde 20'lik dilimin Türkiye genelinde en fazla pay sahibi olduğu harcama kalemleri yüzde 12.8 ile yiyecek ve alkolsüz içecek. Ancak bu kalem giderek azalırken 14 yılda eğlence ve kültürün payı 2,4 puan artarak bütçe içinde yüzde 2.7 paydan 4.9'a çıktı. Daha çok konut satın almaktan kaynaklı konut harcaması da toplam nüfusa oranla yüzde 9.5'ten yüzde 11.5'e tırmandı. Zenginlerin bütçesinde artan diğer kalem lüks otomobil satın almalardan kaynaklı ulaşım oldu. Zenginlerin Türkiye geneline oranla ulaşım harcaması payı 4.4'ten 4.8'e yükseldi.

https://www.haberturk.com/zenginler-en-fazla-neye-harcadi-fakir-ne-yapti-orta-diregin-cebini-ne-deldi-2202400-ekonomi


4.11.2018 - Dokuz ayda 48 bin yeni milyoner: Bankadaki mevduatları 1,2 trilyon lira Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi sayısı eylül sonunda 190 bine dayanırken milyonerlerin toplam mevduatı da 1,2 trilyon liraya yaklaştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenen bilgilere göre, yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı eylül sonu itibariyle 187 bin 225’e çıktı. Böylece geçen yılın sonunda 138 bin 980 olan milyoner sayısı dokuz ayda 48 bin 245 kişi arttı. AA’nın haberine göre, söz konusu milyonerlerin toplam mevduatı eylül sonu itibariyle 1 trilyon liranın üzerine çıkarak 1 trilyon 194 milyar 425 milyon liraya ulaştı. Böylece milyoner başına düşen ortalama mevduat 6 milyon 380 bin lira oldu. http://www.diken.com.tr/dokuz-ayda-48-bin-yeni-milyoner-bankadaki-mevduatlari-12-trilyon-lira/


5.11.2018 - 279 bin kişi ‘öğrenim ve katkı’ kredilerini ödeyemediği için icralık oldu 279 bin 897 kişinin öğrenim ve katkı kredisini ödeyemediği için icralık olduğu ortaya çıktı. CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi’nin Gençlik ve Spor Bakanlığı’na yönelttiği soruya Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü şu yanıtı verdi: “Öğrenim/katkı kredisi alan ve muhtelif yıllarda borçlarını zamanında ödemediği için iki ve üzeri aksama yapan 6183 sayılı Kanun kapsamına giren 2018 yılında vergi dairesine bildirilen borçlu sayısı 279.897 kişi.” http://www.diken.com.tr/279-bin-kisi-ogrenim-ve-katki-kredilerini-odeyemedigi-icin-icralik-oldu/


5.11.2018 - Gayrimenkul uzmanı: Döviz borçlusu 120 AVM bankalara geçebilir Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi JLL’nin Türkiye başkanı Avi Alkaş döviz borcu bulunan yaklaşık 120 AVM’nin bankalara geçebileceğini söyledi. Hürriyet’ten Vahap Munyar’ın haberine göre, Alkaş, AVM’lerin bankalara 15 milyar dolara yakın borcu olduğunu belirtti. Gayrimenkul danışmanı Alkaş, bu durumun perakende sektörü ile AVM’ler arasındaki kira sözleşmelerine bankaların ‘üçüncü taraf’ olarak eklenmesiyle çözülebileceğini savunarak şunları söyledi: “Banka, kira sözleşmelerine bağlı kredi açabilir. Sonra da kira tahsilatını anlaşılan dönem boyunca banka yapabilir. Bu yöntem, AVM sahipleri-işletmecileri ile perakende sektörü arasındaki kira gerilimini ortadan kaldırabilir.” http://www.diken.com.tr/gayrimenkul-uzmani-doviz-borclusu-120-avm-bankalara-gecebilir/


5.11.2018 - 15 yılın en yükseği: Enflasyon aylık 2.67, yıllık 25,24 Ekim ayı enflasyonu yüzde 2.67 olurken, yıllık enflasyon ise yüzde 25.24 olarak açıklandı. Yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) geçen ay yüzde 24.52’ydi. Üretici enflasyonu ise yüzde 46.15’ti. Ağustos-eylül aylarında Türk Lirası hızla değer kaybetmişti. Enflasyon açıklanmadan önce dolar 5.45, avro 6.20 seviyelerindeydi. http://www.diken.com.tr/enflasyon-aylik-2-67-yillik-2524/


5.11.2018 - Otomotiv ‘yoğun bakımda’: 2,5 milyar dolarlık 100 bin araç gümrükte bekliyor Son iki aya elinde 150 binden fazla stokla giren 47 otomobil markasının, gümrüklerde beklettiği yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde 100 bin aracı 31 Aralık’a kadar çekmesi gerektiği bildirildi. Hürriyet’ten Emre Özpeynirci’nin haberine göre yetkililer araçlar gümrükten çekilse bile satamayacaklarını belirtti. Otomotiv sektöründe kurlardaki artışa bağlı olarak haziran ayından itibaren daralma gözleniyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) verilerine göre sektörün en çok satış yaptığı yılın son dört ayı için siparişlerin ağustos ayında yüzde 20-25 daha az verildi. Buna göre sektör 2018 yılının son dört ayına 300 binin üzerinde bir stokla girerken, kurdaki artışa bağlı olarak faizlerin de hızla yükselmesiyle pazarın eylül ayında yüzde 68, ekim ayında ise yüzde 77 daraldı. http://www.diken.com.tr/enflasyon-aylik-2-67-yillik-2524/


6.11.2018 - Emekçilerden 1,5 milyar lira 3. köprü işletmecisine 3. köprüden geçmeyen araçların yerine, emekçilerden kesilen vergilerle oluşan bütçeden 1 milyar 743 bin 637 lira işletmeci firma ICA’ya ödenecek. Yap-işlet-devret modeline göre yapılan köprünün işletmeci firması ICA’ya KDV hariç 2 milyar 473 milyon 465 bin 448 lira “gelir garantisi” verilmişti.

https://web.archive.org/web/20181129200925/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/emekcilerden-15-milyar-lira-3-koeprue-isletmecisine/


6.11.2018 - Türkiye 2018'de enerji ve gıda fiyatları 'uzak ara' en çok yükselen ülke oldu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yayınladığı enflasyon raporuna göre, bu yıl Eylül ayında geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında, Türkiye’de enerji sektöründeki fiyat artışı yüzde 30.5’e yükseldi. Geçen yıldan bu yana yüzde 27.7 fiyat artışı kaydedilen gıda sektöründe de Türkiye ilk sırada yer aldı. OECD’ye göre, gıda fiyatlarındaki artışta da yüzde 27.7 ile Türkiye ilk sırada. Gıda fiyatları, Türkiye’nin ardından, ikinci sırada yer alan Güney Kore'de 5.2, İzlanda’da yüzde 5.1, Macaristan’da ise yüzde 4.6 arttı.

https://tr.euronews.com/2018/11/06/turkiye-enerji-ve-gida-sektorundeki-fiyat-artislarinda-oecd-birinciligini-kaptirmadi


6.11.2018 - Üçüncü köprüde garanti edilen gelir 2,5 milyar lira, elde edilen gelir 730 milyon lira Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, devletin Yavuz Sultan Selim Köprüsü için işletici firmaya KDV hariç 2 milyar 473 milyon 465 bin 448 lira ‘gelir garantisi’ verdiğini açıkladı. AA’nın haberine göre, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Turhan, köprüden 2017 yılında 733 milyon 80 bin 391 lira gelir elde edildiğini kaydetti. Bakan, firmaya ödenen garanti gelirin 1 milyar 743 bin 637 lira olduğunu belirtti. Yap-işlet-devret modelli projelerde işletici firmalarla yapılan sözleşmelerde günlük veya yıllık olmak üzere çeşitli araç geçişi taahhütleri bulunuyor. Şayet geçiş taahhütleri tutturulamazsa devlet aradaki fark için işletici firmaya ödemede bulunuyor. Ödemelerse, geçiş ücretleri dövize endeksli olduğu için döviz bazında yapılıyor. http://www.diken.com.tr/ucuncu-koprude-garanti-edilen-gelir-25-milyar-lira-elde-edilen-gelir-730-milyon-lira/


7.11.2018 - Köprü ve yol mütahhitleri de ‘hane halkı’ndan sayıldı: 2019’da 4.5 milyar Dev köprü, tünel ve otoyol projelerinde müteahhit firmalara yapılan ödemelerin 2019 bütçesinde, ‘hane halkına yapılan transferler’ kaleminin altında 4.5 milyar liralık ödenek olarak yer aldığı ortaya çıktı. Bu bütçe kalemi, normalde yoksul aileler ve öğrenciler gibi dar gelirli kesimlere yapılan ödemeler için kullanılıyor. Müteahhit firmalara verilen gelir-geçiş garantisiyle 80 milyonun üzerine yük bindirdiği gerekçesiyle eleştirilen köprüler, otoyollar ve tüneller gibi dev projelere yapılan ödemelerin TBMM’ye sunulan 2019 devlet bütçesinin neresine yazıldığı anlaşılamamıştı. Bu durum, muhalefet milletvekilleri tarafından ‘projelerin ağır maliyetinin halktan gizlenmesi’ olarak yorumlanmıştı. Yapılacak ödemelerin bilançosu Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde ortaya çıktı.

http://www.diken.com.tr/hane-halkindan-al-muteahhide-ver-2019da-4-5-milyar/


7.11.2018 - Gıda fiyatları bir senede dünyada yüzde 7 düşerken Türkiye’de yüzde 30 arttı Dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye’de yükselmeye devam ediyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) dünyadaki gıda fiyatlarını düzenli takip ederek her ay Küresel Gıda Fiyat Endeks raporu açıklıyor. Ekim 2017’de 176,5 olan endeks Ekim 2018’de 163,5 puan olarak ölçüldü. Bu ise yüzde 7,37’lik bir düşüşe denk geliyor. Türkiye’de ise Ekim 2017’de 352,82 olan gıda fiyat endeksi Ekim 2018’de 458,98’e yükseldi. Bu da yüzde 30,09 artış anlamına geliyor. Dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye’de yükselmeye devam ediyor. FAO dünyadaki gıda fiyatlarını düzenli takip ederek her ay Küresel Gıda Fiyat Endeks raporu açıklıyor. Ekim 2017’de 176,5 olan endeks Ekim 2018’de 163,5 puan olarak ölçüldü. Bu ise yüzde 7,37’lik bir düşüşe denk geliyor. Türkiye’de ise Ekim 2017’de 352,82 olan gıda fiyat endeksi Ekim 2018’de 458,98’e yükseldi. Bu da yüzde 30,09 artış anlamına geliyor. https://tr.euronews.com/2018/11/07/gida-fiyatlari-bir-senede-dunyada-yuzde-7-duserken-turkiye-de-yuzde-30-artti


8.11.2018 - Üç yılda dev projelere en az 37 milyar lira ‘garanti ödemesi’ yapılacak 2019-2021 döneminde kamu-özel işbirliği projeleri için işletici firmalara garanti edilen gelir kapsamında en az 37 milyar 122 milyon lira ödeneceği bildirildi. Yap-işlet-devret modelli projelerde işletici firmalarla yapılan sözleşmelerde günlük veya yıllık olmak üzere çeşitli araç geçişi ya da hasta sayısı gibi taahhütler bulunuyor. Bu taahhütler tutturulamazsa devlet aradaki fark için işletici firmaya ödemede bulunuyor. Ödemelerse, verilen garantiler dövize endeksli olduğu için döviz bazında yapılıyor. Söz konusu ödemelerin Cumhurbaşkanlığı 2019 Yılı Bütçe Teklifi’nde ‘hane halkına yapılan transferler’ veya ‘hizmet bedeli’ kalemleri altında gizlendiği ontaya çıkmıştı. http://www.diken.com.tr/uc-yilda-dev-projelere-en-az-37-milyar-lira-garanti-odemesi-yapilacak/


9.11.2018 - Almanya’da yoksulluk büyüyor ABD, Çin ve Japonya’dan sonra dünyanın en büyük dördüncü ekonomisi olan Almanya, 2017’de son altı yılın en yüksek büyüme rakamlarını yakaladı. Yurtiçi gayri safi hasılası (YGSH) 2.2 oranında arttı. Üretken bir ekonomiye bağlı ihracat rekorlar kırıyor. İhracat, 2017’nin ilk iki ayında %6.5 arttı. Ülke art arda dört yıl harcadığından fazla gelir elde etti. Federal devlet, eyaletler, belediyeler, sosyal sigorta kurumlarının bütçesi 38.4 milyar avro fazla verdi. Kamu sektörünün gelir fazlası YGSH’nın yüzde 1.2’sine ulaştı. Almanya’da her yıl Federal İstatistik Dairesi bir yoksulluk raporu yayınlanıyor. 017 yılı yoksulluk raporuna göre, Almanya’da 15.5 milyon insan yoksulluk sınırında yaşıyor. Bu, her altı kişiden birinin yoksul olması anlamına geliyor ve nüfusun %19’una tekabül ediyor. Bu oran Avrupa Birliği ülkelerinde ise ortalama %22.5. Aynı raporda, tek başına yaşayan kişiler için yoksulluk sınırı 1.096 avro, dört kişilik bir aile için ise 2.300 avro olarak tespit edilmiş. Yoksul kesimi oluşturanların başında işsizler geliyor. Çalışan bir insan işsiz duruma düşmüş ve iş bulma kurumunun sürekli tacizleri sonucu bir taşeron firmaya girmek zorunda kalmamışsa eğer, bir sene boyunca net maaşının en fazla %67’sini alabilir. Daha sonra ise Hartz-IV denilen sosyal yardım parasıyla geçinmek zorundadır. Sosyal yardım parası ise kira hariç 400 avronun altındadır. Yoksul olmak için sadece işsiz olmak gerekmiyor, çalışanlar da düşük ücretlerden dolayı yoksul olabiliyor. Bunlara “çalışan yoksullar deniyor.” Almanya’da asgari ücret iki yılda bir belirleniyor. 2016’da 8.50 avro olan asgari saat ücreti, sadece 34 cent artarak 2018’de 8.84 avro oldu. Bir diğer yoksul kesim ise emekliler ve yalnız yaşayan çocuklu annelerdir. Almanya’da emeklilerin %15,6’sı yoksul bir hayat sürmektedir. Çalışabilecek durumda olan emeklilerin çoğu ek iş yapmak zorunda kalmaktadır. Kadın emeklilerin ise, çalışırken aldıkları ücret daha düşük olduğu ve çocuk bakımı için evde kaldıkları süre boyunca emeklilik primleri ödenmediği için emeklilik maaşı da düşük olmaktadır. Tek başına yaşayan çocuklu anneler çoğu zaman çocuklarından dolayı çalışamadıkları için sınırlı sosyal yardımlarla kıt kanaat geçinmek zorundadırlar. Almanya, bedenini pazarlayarak yaşayan kadın sayısında da başı çekmektedir. Bu alanda sayısı 400 bini bulan kadın çalışmaktadır. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/pariste-emperyalist-zirveye-karsi-eylem/

9.11.2018 - Doğurganlık hızı dünya çapında düşüyor; Türkiye dahil birçok ülkede hız, nüfus yenilenme düzeyinin altında Bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma, dünyada toplam doğurganlık hızının 1950'den bu yana yarıya düştüğünü gösterdi. Toplam doğurganlık hızı, bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı anlamına geliyor. ABD merkezi tıp dergisi The Lancet'te yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, 1950 yılında 4,7 olan bu oran 2017'de 2,4'e geriledi. Rapor, bununla birlikte dünya nüfusununsa 1950'den bu yana üç kat arttığını, 2,6 milyardan 7,6 milyara çıktığını belirtti.Toplam doğurganlık hızındaki düşüş, dünya ülkelerinin yaklaşık yarısında, mevcut nüfusu sürdürebilecek oranda çocuk doğmadığı anlamına geliyor. Bu, birçok toplumda torundan çok anneanne ve dedenin olacak olması demek. Bir ülkede toplam doğurganlık hızının ortalama 2,1'in altına düşmesi durumunda nüfus, azalma eğilimine giriyor.Türkiye'de de toplam doğurganlık hızı, yenilenme düzeyinin altında bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz ayında yayımladığı verilerde, 2017'deki toplam doğurganlık hızının 2,07 olduğunu açıklamıştı. TÜİK'in verilerine göre bu oran 2016'da 2,11; 2015 yılında ise 2,15 seviyesindeydi. Kurumun verilerine göre geçen yıl en yüksek toplam doğurganlık hızı 4,29 çocukla Şanlıurfa'da görüldü. Bu ili 3,72 çocukla Şırnak, 3,6 çocukla Ağrı ve 3,39 çocukla Muş izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,31 çocukla Gümüşhane oldu. Bu ili 1,45 çocukla Bartın, 1,46 çocukla Edirne, 1,48 çocukla Zonguldak takip etti.

http://m.t24.com.tr/haber/dogurganlik-hizi-dunya-capinda-dusuyor-turkiye-dahil-bircok-ulkede-hiz-nufus-yenilenme-duzeyinin-altinda,743704


10.11.2018 - Resmi rakam: Bugüne kadar 356 şirket konkordato ilan etti Son aylarda giderek artan konkordato ilanları 356’yı buldu. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda birçok vekilin konkordato sayılarına ilişkin sorularını yanıtlayarak, son dönemde bugüne kadar 356 şirketin konkordato ilan ettiğini açıkladı. http://www.diken.com.tr/resmi-rakam-bugune-kadar-356-sirket-konkordato-ilan-etti/


12.11.2018 - Ege Üniversitesi raporu: Hayalet fakülteler, kampüste kaçak binalar, kayıp malzemeler Ege Üniversitesi’nde alınmayan teçhizatın alınmış gibi masraf gösterildiği, bazı fakültelerin de kurulduğu günden beri hiç öğrencisinin bulunmadığı Sayıştay raporunda yer aldı. Raporda Diş Hekimliği Fakültesi ve Deney Hayvanları binası klima ve havalandırma tesisatı malzemeleri alım işi kapsamında yüklenici firmadan alınan 24 kalem teçhizatın, fiili sayım sırasında yerinde olmadığı tespit edildi. Ege Üniversitesi ihale sonuçlandıktan sonra mal veya malzeme tesliminin doğrudan ilgili birime ve teknik personele yapıldığını belirtti. Bunun üzerine Sayıştay, ilgili personel hakkında soruşturma açılmasını tavsiye etti. http://www.diken.com.tr/ege-universitesi-sayistay-raporunda-ogrencisiz-fakulte-usulsuz-arastirma/


12.11.2018 - Cengiz’in yolu yine açıldı: 109 milyon lira fazla fiyatla demiryolu ihalesi! Diyarbakır ile Mardin Mazıdağı arasında yapılacak demiryolu hattının ihalesinde en düşük teklifin elendiği, ihalenin 109 milyon lira fazla fiyata iktidarın gözde müteahhiti Cengiz İnşaat’a kaldığı ortaya çıktı. Uzunluğu 53.8 km olan demiryolunun yaklaşık maliyeti 384 milyon 733 bin TL olarak duyrulmuş. Eylül sonundaki ihalede en düşük teklif, ‘380 milyon 615 bin TL’ ile Ederay‑İmaj‑ Metaleks ortaklığından gelmiş. Bu teklifi, 489 milyon 637 milyon TL ile Cengiz İnşaat izlemiş. Bir ay süren değerlendirme sonrasında, en düşük teklif geçersiz bulunarak elenmiş. TCDD, en düşük tekliften 109 milyon TL daha pahalı teklif veren Cengiz İnşaat’ı geçen hafta sözleşme imzalamaya çağırmış. Çiğdem Toker yazısında TCDD’ye “Hangi gerekçelerle en düşük tekliften 109 milyon TL daha pahalı teklifi kabul ettiniz?” diye sordu. http://www.diken.com.tr/cengizin-yolu-yine-acildi-109-milyon-lira-fazla-fiyatla-demiryolu-ihalesi/


13.11.2018 - İSO başkanı: Bu faiz oranlarıyla mevcut durum sürdürülemez İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, mevcut faiz oranlarıyla Türkiye’nin ‘yeni yatırım yapmanın ötesinde mevcut hali bile sürdürmesinin mümkün olmadığını’ söyledi. http://www.diken.com.tr/iso-baskani-bu-faiz-oranlariyla-mevcut-durum-surdurulemez/ (Yorumlanacak)


14.11.2018 - Çiftçi ezildi: Ürünlerine yüzde 16 zam var ama ÜFE 45, TÜFE 25 Türkiye istatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (tarım-ÜFE) ekimde bir önceki aya göre yüzde 0.88, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.02 arttı. Çiftçilerin sattığı ürünlerin fiyatlarındaki artışın, ekim ayında yıllık yüzde 45.01 çıkan ortalama üretici fiyatlarındaki artışın (ÜFE) üçte birinde kalması dikkat çekti. Çiftçilerin ürün satışlarındaki zam, ekimde yüzde 25.24 çıkan yıllık tüketici enflasyonunun da (TÜİK) neredeyse yarısı. TÜİK, tarım ürünlerinde tüketiciye bir yılda ne kadar zam yansıdığını anlatan bir istatistiki veriyi ise henüz açıklamış değil. TÜİK, tarım-ÜFE’nin ekimde, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9.44 ve 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 11.87 yükseldiğini ortaya koydu. Veriler, fiyatların ekimde aylık bazda tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 1.17 arttığını, ormancılık ürünlerinde yüzde 0.75 ve balıkçılıkta yüzde 7.05 azaldığını gösterdi. http://www.diken.com.tr/ciftci-ezildi-urunlerine-yuzde-16-zam-var-ama-ufe-45-tufe-25/


15.11.2018 - Küresel servet son bir yılda 14 trilyon dolar artarak 317 trilyon dolara ulaştı Euronews’ün haberine göre küresel servet son 12 ayda bir önceki yıla oranla yüzde 4,6 artış gösterdi. Bu artış bir önceki yıla göre daha az da olsa, 2008 sonrası dönemin ortalamasına göre daha yüksek. Servet artışının dünya nüfusuna etkisine bakıldığında kişi başına servet yüzde 3,2 arttı. Milyoner sayısıysa 2,3 milyon artarak dünya genelinde 42,2 milyona çıktı. Milyoner sayısının en fazla arttığı ülkeyse 878 bin ile ABD. Fransa, Almanya, Britanya ve İtalya’daysa 800 bin kişi daha milyoner sayısına eklendi. Son 12 ayda Çin’de 186 bin, Japonya’da 94 bin yeni milyoner ortaya çıktı. Bu ülkelerdeki milyoner sayısının artışında döviz kurundaki değişimlerden ziyade ülkelerin ekonomilerinde yaşanan kalkınma etkili oldu. Çin, milyoner sayısında Japonya’yı 2014’de geride bırakmıştı. http://www.diken.com.tr/milyoner-sayisinda-turkiye-cakildi-toplam-servet-kaybi-190-milyar-dolar/


15.11.2018 - ‘Cepten sağlık harcaması’ yüzde 22.7 arttı Hanehalklarının tedavi, ilaç dahil sağlık harcaması, 2017 yılında yüzde 22,7 artarak 24 milyar liraya, kişi başı sağlık harcaması ise yüzde 15.9 artarak 1,511 liradan 1,751 liraya yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ‘Sağlık Harcamaları İstatistikleri’ verilerine göre, hanehalkları tarafından cepten yapılan sağlık harcamalarının toplam sağlık harcaması içindeki payı, 2016 yılında yüzde 16.3 iken, 2017 yılında yüzde 17,1’e yükseldi. Reklam Veriler, genel devlet sağlık harcamasının toplam sağlık harcaması içindeki payının, 2016 yılında yüzde 78,5 iken, 2017 yılında yüzde 78 olarak gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Sağlık harcamaları 2017 yılında yüzde 17,4 artarak, 140 milyar 647 milyon liraya çıktı. http://www.diken.com.tr/cepten-saglik-harcamasi-yuzde-22-7-artti/


16.11.2018 - Sanayi üretiminde yüzde 3’e yakın düşüş Sanayi üretimi eylülde bir önceki aya ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,7 azaldı.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı. AA’nın aktardığına göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,7 azaldı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 2,7 düşüş kaydetti. http://www.diken.com.tr/sanayi-uretiminde-yuzde-3e-yakin-dusus/

17.11.2018 - Nakde sıkışan tasarrufunu bozdurdu: Bireysel emeklilikten ayrılan ayrılana Nakde sıkışanlar, Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) tasarruflarını çekiyor. Son dört ayda 85 bin 550 kişi BES’ten ayrılırken, son iki ayda 918.6 milyon liralık tasarruflar bozduruldu. http://www.diken.com.tr/nakde-sikisan-tasarrufunu-bozdurdu-bireysel-emeklilikten-ayrilan-ayrilana/


19.11.2018 - Tüketici az aldı, çok ödedi: Perakende satış yüzde 3.4 düşerken cirolar 22.5 yükseldi Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,4 azalırken, satıcıların ciroları yüzde 22.5 arttı. http://www.diken.com.tr/tuketici-az-aldi-cok-odedi-parakende-satis-yuzde-3-4-duserken-cirolar-22-5-yukseldi/


19.11.2018 - Kriz, kitabı da vurdu: Yüzde 80’e varan zam Döviz kurlarında yaşanan artış kitap fiyatlarını da etkiledi. Kaynak kitaplarda zam yüzde 80’i buldu. Cumhuriyet’te yer alan habere göre 2017’de tonu 750 avro olan kâğıt, bu yıl 900 avroya çıkmış, yayıncıların maliyeti ise en az yüzde 60 artmıştı. Fuardaki indirimlere rağmen satışlarının yüzde 30 düştüğünü belirten bir yayınevi satış sorumlusu, fuarda artık para kazanmak için değil sadece ‘Biz de buradayız’ demek için bulunduklarını söyledi. Yüksek maliyetlerden yakınan bir diğer satış sorumlusu ise, kitapların indirimli satılmasına rağmen geçen seneki cirolarını yakalayamadıklarını ifade etti.

19.11.2018 - Soğanın fiyatı yüzde 100 arttı: Yılbaşına kadar 10 lirayı bulur Toptancıların soğan fiyatlarındaki artış beklentisi, bu hafta pazar tezgâhlarına yansırken, soğanın fiyatı yüzde 100 artışla 2,5 liradan 5 liraya çıktı. Pazarcı esnafı, soğanın kilosunun yılbaşına kadar 10 lirayı bulacağını öne sürdü. Geçen haftaya göre, soğanın fiyatının 2 katına çıktığını belirten Muhammed Cullas, bu artışın gelecek hafta da devam edeceğini öne sürdü. Cullas, "Haftaya soğanın fiyatı 7 lirayı bulur. Ben hem üretiyorum hem satıyorum. Yağışlardaki düzensizliğe bağlı olarak üretici şebeke suyuyla tarlasını sulamak zorunda kaldı. Sular asitli olduğu için ürünlere zarar verdi. Bu yüzden soğanlar çürüdü. Ankara Polatlı'da yetiştirip burada satıyorum. Kış boyu Ankara'dan gelecek soğanlarda aynı sıkıntı yaşanır" dedi. Zam uyarılarına karşı soğanları stoklamayı düşündüğünü anlatan Muhammed Cullas, soğanların ömrünün kısıtlı olduğunu hatırlatıp, bekletilen ürünlerin çürüyeceğini dile getirdi. http://t24.com.tr/haber/soganin-fiyati-yuzde-100-artti-yilbasina-kadar-10-lirayi-bulur,751532

22.11.2018 - İnşaat maliyetleri yüzde 40 yükseldi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin inşaat maliyet endeksini açıkladı. Buna göre, inşaat maliyet endeksi eylülde bir önceki aya göre yüzde 5,88, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 yükseldi. http://t24.com.tr/haber/insaat-maliyetleri-yuzde-40-yukseldi,753972


23.11.2018 - Yurt içi havayolu ve konaklama harcamalarında taksit sayısı dokuza çıktı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kredi kartlarında hava yolu ve konaklama harcamalarında taksit sayısı üst sınırının altıdan dokuza çıkarıldığını açıkladı. Yönetmelik değişikliği ile kredi kartlarıyla yapılacak havayolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt dışına ilişkin harcamalarda altı ay taksit uygulamasına devam edilirken, havayolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt içine ilişkin harcamalarda ise altı ay olan taksit sınırı dokuz aya çıkarıldı. http://www.diken.com.tr/yurt-ici-havayolu-ve-konaklama-harcamalarinda-taksit-sayisi-dokuza-cikti/

23.11.2018 - Tuvalet kağıdına ‘kriz’ ayarı: Rulo genişledi, kağıt azaldı Döviz kurunun artmasıyla gıda firmalarının zam yapmamak adına ürünlerinin gramajlarını azaltmasının ortaya çıkmasından ardından, tuvalet kağıtlarının rulolarının genişletildiği, rulolara daha az kağıt sarıldığı belirlendi. Ağustosta yaşanan ekonomik dalgalanmanın ardından döviz yükselmiş, birçok üründe yüzde 60’a varan oranlarda zam yapılmıştı. En çok zamlanan ürünlerden biri de tuvalet kağıdıydı. 32’li tuvalet kağıdının fiyatı eylülde 30 liradan 60 liraya kadar yükseldi. Bakanlığın denetimleriyle fiyatlar bir miktar düştü ama bu kez de firmalar başka bir yönteme başvurdu. Firmaların tuvalet kağıtlarındaki ruloları genişleterek daha az kağıt sardığı anlaşıldı. ‘El girmeyen rulaya kol giriyor’ Posta’dan Hülya Çaylak’ın haberine göre tuvalet kağıtlarının bir yaprağının eni ve boyu da küçültüldü. Tuvalet kağıdının 10 santimetre olan eni, 9,5 santimetreye indirildi. Normalda 12,5 santimetre olan tuvalet kağıdının tek bir yaprağının uzunluğu da 12.3 santimetreye düşürüldü. Firmalar en ve boydan da kısıtlamaya giderek maliyeti düşürüp kazançlarını artırmayı planlıyor. ‘Gevşek sarılıyor’ Bazı tuvalet kağıtlarının gevşek sarılarak uzunluğunun azaltıldığı, bu yüzden de çabuk bittiği de belirtildi. Durumu fark ederek sosyal medya hesaplarında paylaşan vatandaşlar, şikayetlerini şöyle dile getirdi: “Rulonun genişletildiğini tesadüfen fark ettik. Önceden boş tuvalet kağıdı rulolarından anasınıfında etkinlik yapardık. Çocukların eli içine giremezdi. Şimdi kollarına kadar giriyor. Ayrıca rulonun içi genişlediği için astığımız yerden düşüyor.”

27.11.2018 - İşsizlik Fonu’nun yüzde 50’si işsizlik maaşı dışında kullanılabilecek İşsizlik Fonu’nda biriken paranın yüzde 30’unun işsizlere maaş ödemesi dışında da kullanılabilmesine ilişkin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler bakanına verilen yetkinin üst sınırı yüzde 50’ye çıkarıldı. Ana amacı işsiz kalan çalışanlara bir süre gelir desteği sağlamak olan İşsizlik Fonu istihdam artırıcı önlemler alınması için de kullanılabiliyor. Bu yetki fonun bir önceki yılki gelirinin yüzde 30’uyla sınırlıydı. http://www.diken.com.tr/bakana-yetki-issizlik-fonunun-yuzde-50si-issizlik-maasi-disinda-kullanilabilecek/


27.11.2018 - Açlık sınırı 1943, yoksulluk sınırı 6 bin 328 liraya çıktı Türk-İş Kasım 2018 açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.942,71 lira, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6.328,05 lira oldu.

https://www.evrensel.net/haber/366946/aclik-siniri-1943-yoksulluk-siniri-6-bin-328-liraya-cikti


27.11.2018 - Asgari ücretlinin sofrasından 44 ekmek eksildi 10 aylık enflasyon yüzde 22.5 artarken, 1.603 liralık asgari ücretin 360.6 lirası yüksek enflasyon karşısında eridi. Yılbaşında 370.2 ekmek alabilen asgari ücretlinin sofrasından 44.4 ekmek eksildi. Sözcü’den Recep Genel’in haberine göre, ekonomik krizde alım gücü eriyen dar gelirliler asgari ücret tartışmalarını yakından izliyor. Ekim ayında enflasyonun yüzde 25.2'ye yükselmesiyle birlikte geçim sıkıntısı Türkiye'nin en önemli gündemi oldu. Yüksek enflasyon özellikle dar gelirlerinin mutfağını vurdu. Yılın ilk 10 ayında enflasyon vatandaşın gelirlerinin 4'te birini silerken, gıda fiyatlarındaki artış ise yüzde 29'u aştı. http://t24.com.tr/haber/asgari-ucretlinin-sofrasindan-44-ekmek-eksildi,757741


28.11.2018 - Nakitten çok kredi kartı kullanılıyor “2014'te kartlı ve temassız ödemelerin nakit ödemeleri tahtından ettiğini vurgulayan yazar (Soner Yalçın), 2018 Şubat ayı verilerine göre Türkiye'de 62 milyon 900 bin kredi kartı olduğunu, AKP'nin iktidar olduğu 2002'de kredi kartı sayısının 15 milyon 705'e çıktığını aktardı. Kredi kartı kullananların artışıyla, halkın bankalara olan borcunun aynı hızla yükseldiğini işaret eden yazar, "Bugün 32 milyon 39 bin kredi kartı borçlusu var ülkemizde. Türkiye'de 20 milyon 'hane' olduğunu anımsatırım! Ya mahkemelik olanlar? – Bireysel kredi borcu yüzünden ihtilaflı, 2 milyon 124 bin… – Bireysel kredi kartı yüzünden ihtilaflı, 2 milyon 335 bin… – Bireysel Kredi veya Bireysel Kredi Kartı yüzünden ihtilaflı, 3 milyon 248 bin kişi var ülkemizde! Vatandaşın bankalara olan kredi kartı vs. borcu 2002'de 6 milyar 605 milyon lira iken, 2018 başında 541 milyar 7 milyon liraya yükseldi" diye yazdı.


29.11.2018 - Banka patronlarının dönem kârı 45 milyar liraya ulaştı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) raporuna göre ekim ayında bankaların dönem kârı 45 milyar liraya ulaştı. Bankaların kârının geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla 4,7 milyar lira arttığı görüldü.

http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/banka-patronlarinin-donem-kari-45-milyar-liraya-ulasti-251790


31.10.2018 - Et fiyatları uçunca kasaplarda kulak ve memeye talep arttı Adana’da Kasaplar Çarşısı esnafı, alım gücü düşük vatandaşların artan et fiyatları nedeniyle, kilosu 5 liradan koyun kulağı ve kilosu 2,5 liradan inek memesine yoğun talep gösterdiğini söyledi. Çarşı esnaflarından Rıdvan Ökmen, et ve tavuk fiyatlarının pahalı olması nedeniyle vatandaşların alternatif olarak sakatatlara yöneldiğini anlattı: “İnek memesi sütlük olduğu için kalsiyum ve mineral kaynağıdır. Kavurması, kebabı olur. Vatandaşlar artık hesaplı olan dalak, beyaz ciğer ve benzeri sakatatlara yöneliyor. Et yerine bunları yiyorlar. Şu an kemikli kuzu but, kilosu 37 TL. Kuzu kaburga, gerdan 35 TL. Kemiksiz kuşbaşının da kilosunu 42 TL’ye veriyoruz. Tavuk bile pahalı.”

http://www.diken.com.tr/et-fiyatlari-ucunca-kasaplarda-kulak-ve-memeye-talep-artti/


31.10.2018 - Para yandaşa aktı Sayıştay, belediyelerin 2017 denetim raporlarını yayınladı. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri denetim raporlarında çok sayıda mevzuata aykırı uygulama tespit edildi. Raporlara göre, belediyelere ait yerler ihalesiz olarak üçüncü kişilere verilmiş. İstanbul’da 2 bin 738 taşınmazın ecrimisil karşılığı idare edildiği, yasaya aykırı olarak ecrimisilin “kira niteliğine büründürülerek geleceğe ilişkin olarak taşınmazın işgaline süreklilik kazandırıldığı” vurgulandı.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1127815/Para_yandasa_akti.html


31.10.2018 - Vergi yükü yine yoksulların sırtında Sadece zenginlerin alabildiği ürünlerde KDV ve ÖTV indirimine gidildi. Temel ihtiyaç maddelerinde ise vergi yükü aynen duruyor. Gıdada ve temel ihtiyaç maddelerinde vergi indirimi yok. Ayrıca, en çok vergi toplanan akaryakıt, alkollü içecek ve sigara vergileri aynen devam ediyor.

http://gazete.red/vergi-yuku-yoksullarin-sirtina-biniyor/

 

İşçi Yaşamından


1.11.2018 - 2,5 milyar dolar kâr eden GM 18 bin kişiyi çıkaracak General Motors (GM) tekeli kârlarındaki artışın sürdüğü bir dönemde üretim maliyetlerini düşürerek daha fazla kar etmek için Kuzey Amerika ülkelerinde 18 bin beyaz yakalı çalışanına işten çıkmaları için anlaşma teklif etti. Anlaşmanın sunulduğu kişiler 12 yıl ve daha uzun süredir bu tekelin çalışanları oldu. GM, 2018'in 3. çeyreğinde 2,5 milyar dolar kâr elde ettiğini açıklamasının ardından çıkarma kararını açıkladı. Ancak tazminat koşullarına ilişkin bilgi vermedi. GM'nin ABD, Kanada ve Meksika'daki işyerlerinde toplam 50 bin kişi çalışıyor.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/25-milyar-dolar-kar-eden-gm-18-bin-kisiyi-cikaracak/

13.11.2018 - “Göçmen yardımları sadece göçmenlere mi gidiyor?” AB’nin mültecilere yardım kapsamında Türkiye’ye verdiği 1,1 milyar avronun kullanımını inceleyen heyet, bununla ilgili verilerin kendileriyle paylaşılmadığını belirterek paranın tamamen göçmenler için kullanılıp kullanılmadığını bilmediklerini söyledi.Bu parayla hayata geçirilen projelerin iyi koordine edilemediği ve yarısının amacına ulaşamadığı belirtilen raporda, Türkiye’deki yetkililerin ‘veri koruma kanunu’ gerekçesiyle yardımlardan faydalanan kişileri ve aldıkları yardımı paylaşmadığı aktarıldı.

15.11.2018 - İki ayda 500 bin yeni işsiz TÜİK’in iş gücü istatistiklerini yayınlamasının ardından DİSK-AR tarafından İŞKUR verilerine göre kayıtlı işsiz sayısının son 2 ayda 500 bin kişi, son bir yılda ise 604 bin kişiarttığına dikkat çekildi. İŞKUR verilerine göre, kayıtlı kadın işsiz sayısının erkeklere göre daha fazla arttığına, kayıtlı kadın işsiz sayısının erkeklerden 111 bin fazla olduğuna yer verildi.

17.11.2018 - Manisa’da 21 asker gıda zehirlenmesi sebebiyle hastaneye kaldırıldı Manisa 1'inci Komando Eğitim ve Tugay Komutanlığı Albay Mehmet Arif Seyhun Kışlası'nda görevli askerler, dün akşam yedikleri yemek sonrasında rahatsızlandı. Mide ve baş ağrısı şikayeti olan 21 asker, Merkezefendi Devlet Hastanesine götürüldü. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201811171036195830-manisa-asker-gida-zehirlenmesi-hastane/


18.11.2018 - İstanbul Sanayi Odası Başkanı: Kıdem tazminatının bugünkü hali son derece demode İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, bugünkü haliyle kıdem tazminatının son derece demode bir uygulama olduğunu söylerken, “Kıdem tazminatının bugünkü halinden çıkartılıp bir zorunlu tasarrufsal modele dönüştürülmesi noktasındaki bir çaba dahi Türkiye’nin hayrına yapılacak en büyük hizmetlerden bir tanesidir” dedi. “Bugünkü haliyle kıdem tazminatı son derece demode, çağın dahi gerisinde kalmış bir uygulama” diyen Bahçıvan, Türkiye’de en büyük sorunlardan birisinin tasarruf eksikliği olduğuna dikkati çekti. Kıdem tazminatının bugünkü halinden çıkartılıp bir zorunlu tasarrufsal modele dönüştürülmesi noktasındaki bir çabanın dahi Türkiye’nin hayrına yapılacak en büyük hizmetlerden bir tanesi olduğunu belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün birçok iyi niyetli üretici, sanayici, müteşebbis, girişimci hayatını kaybediyor ve onun hayatını kaybetmesiyle yanında çalışan 15-20 yıllık insanların birikimleri de heba olup gidiyor. Bu nedenle sizin çalışan olarak hayatınızın 20 senesini bir işverene teslim etmek mi yoksa her ay bir kumbaraya gider gibi o birikimlerin orada bir tasarrufa dönüşmesi, ülke tasarrufuna katkı sağlaması mı? İster 5 sene ister 15 sene ister 25 sene… Sonra da sizin varlığınızın en azından kendi kontrolünüzde aynen bireysel emeklilik sistemine benzer bir modelde değerlendirilmesi mi? Cumhurbaşkanımız, bu çalışmayı bizzat kendi kontrolüne almış olmasıyla, umut ediyoruz ki artık bu anlamsız tartışmanın önüne bir set çekecek ve Türkiye, her yönüyle çok daha çağdaş ve çok daha fazla katkı sağlayacak bir kıdem tazminatı modelini hayata geçirecek.” http://t24.com.tr/haber/istanbul-sanayi-odasi-baskani-kidem-tazminatinin-bugunku-hali-son-derece-demode,751056


20.11.2018 - Küresel ücret artışı dipte, kadınlar yüzde 20 az ücret alıyor Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO), 130 ülkeden verilerle hazırladığı 2018-2019 Küresel Ücret Raporu ile çalışanların ücretlerindeki büyümenin son 10 yılın en düşük seviyesinde olduğunu belirtirken 70 ülke içindeki cinsiyete dayalı ücret farkına ilişkin araştırmasında ise kadın çalışanların erkeklerden yüzde 20 daha düşük ücret aldığını da ortaya koydu. Çocuğu olan kadın çalışan ile çocuğu olmayan kadınlar arasında da yüzde 30 fark olduğu, anne olan kadınların daha düşük ücret aldığı belirtildi.Türkiye’de çalışan kadınlar ile erkekler arasındaki ortalama ücret farkı oranı ise %9,3 olarak belirlendi.Cinsiyete dayalı ücret farkının eğitim seviyesiyle bağlantılı olmadığı, hatta birçok ülkede eğitimli kadınların aynı iş grubundaki erkeklerden daha az ücret aldığı vurgulandı. Gelişmekte olan ülkelerdeki ücretlerin hâlâ “insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda” olmadığı söylenen raporda Türkiye’de de ortalama ücret artışının 2017 yılında %1’e kadar gerilediği belirtildi. Küresel ücret artışı oranı 2016'da yüzde 2,4 iken 2017'de yüzde 1,8'e düştüğü de raporda yer aldı. Ülkelerde yaşanan ekonomik büyümenin çalışanların ücret artışlarına yansımadığı belirtilen raporda Türkiye’de de 2015-17 arasında ücretlerin ekonomik büyümeyle orantılı yükselmediği yer aldı.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/kueresel-uecret-artisi-dipte-kadinlar-yuezde-20-az-uecret-aliyor/


21.11.2018 - Zonguldak’ta ruhsatsız ocakta dinamit patlatıldı: Üç madenci hayatını kaybetti Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen patlama sonucunda üç madenci hayatını kaybetti. Patlama saat 03.00 sıralarında özel bir maden ocağında meydana geldi. http://www.diken.com.tr/zonguldakta-ruhsatsiz-ocakta-dinamit-patlatildi-uc-madenci-hayatini-kaybetti/

26.11.2018 - Kriz, üretim üssünü vurdu: 50 bin kişi işsiz kaldı Ekonomik kriz Türkiye’nin en büyük sanayi üslerinden Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ni vurdu. 270 bin kişinin çalıştığı bölgede son dört ayda işsiz kalanların ya da ücretsiz izne gönderilenlerin sayısı 50 bini buldu. Ekonomik krizin etkileri birçok şehirde kendini göstermeye başladı. Gaziantep de bunlardan biri oldu. Görüştüğümüz sanayiciler, ayakta kalan firmalarda üretimin üçte bir oranında düşürüldüğünü ve en iyi olasılıkla işçilerin ücretli ve ücretsiz izne gönderildiği söyledi. Sanayicilerin kendi aralarındaki sohbetlerde de, çevre ülkelerdeki fabrika kiralarını ve şartlarını konuşmaya başladığı, ekonomik olarak içinde bulunulan durumun derecesini anlatmak için dile getiriliyor. Aydınlık gazetesinden Ekrem Demir'in haberine göre, Türkiye'nin altıncı büyük ekonomisine sahip olan, 270 bin kişinin çalıştığı Organize Sanayi Bölgesi'nde 50 bin işçinin çıkarıldığı iddia ediliyor. Bir sanayici yaşanan durumun vehametini şöyle ifade ediyor; "Yarınları düşününce bugünlerimiz, iyi günlerimiz." https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201811251036315301-kriz-uretim-ussunu-vurdu-50bin-kisi-issiz/

27.11.2018 - 180 inşaat işçisi Moldova’da mahsur kaldı Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre, para kazanmak umuduyla yurtdışına giden işçilere aracılık ettiği bilinen Selami K. isimli müteahhit, Moldovalı bir inşaat şirketinin işçi talebine de aracılık etti. Kendisi için çalışanlar aracılığıyla Bursa’dan yüzlerce işçi toplayan müteahhit, işçilerin Libya ve Moldova ülkelerine gitmesi için gerekli işlemleri tamamladı. İşçileri, “Turistik gezi” adı altında yurtdışına çıkarttığı ileri sürülen müteahhit, işçilerden işlemler için 50 Dolar topladı. Selami K.’nin Moldova’da yönlendirdiği şirkete giden işçiler bir aylık çalışmaları sonunda anlaştıkları parayı alamadı. Firmadan yalnızca 450 lira alabilen işçiler, ülkelerine geri dönmek istese de firmanın engellemesiyle karşılaştı. İşe başlamadan önce pasaportları alınan işçilerden pasaportları karşılığında 450 lira talep edildi. Kişinev’de mahsur kalan işçilerin Konsolosluğa ve Kişinev Büyükelçiliği’ne ulaşma çabaları da sonuçsuz kaldı. Telefonla ulaştıkları Büyükelçiliğe mağduriyetlerini anlatan işçilere, “Polisi arayın” yanıtının verildiği iddia edildi.

https://www.evrensel.net/haber/366943/180-insaat-iscisi-moldovada-mahsur-kaldi


27.11.2018 - Tesla CEO’su Elon Musk: “İşçiler haftada 80 saat çalışmalı” Elon Musk, işçilerinin haftada 80 saat çalışması gerektiğini söyledi. Bu durumu da “Kimse dünyayı haftada 40 saat çalışarak değiştirmedi” diyerek meşrulaştırmaya çalışan Musk haftada 80 saat çalışmanın “sürdürülebilir” olduğunu iddia edecek kadar ileri gitti. Tesla’daki çalışmanın kölelik koşullarındaki gerçekleştiği daha önce birçok vesileyle ortaya çıkmıştı. Fabrikada yaralanan işçiler çalışma alanına geri gönderilirken şirketin iş sırasında yaralanmalara ilişkin oluşturduğu politikaya göre de ambulansın aranması neredeyse yasak. Tesla, Access Omnicure isimli şirketle fabrikadaki sağlık merkezinin işletilmesinde işe bağlı yaralanmaların üstünün kapatılması üzerinden anlaştığı biliniyor. Tesla’daki işe bağlı yaralanmaların sayısının giderek düşüş göstermesinin gerisinde de böylesi gerçeklerin yattığı ifade ediliyor. Gece vardiyası sırasında ise fabrikada hiçbir sağlık personeli bulunmuyor. https://web.archive.org/web/20181129204309/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/bir-kapitalistin-arzusu-isciler-haftada-80-saat-calismali/

28.11.2018 - Vestel işçisi: Baskı ve mobbing ile tazminatsız atmaya çalışıyorlar Vestel işçisi fabrika yönetiminin baskı ve mobbing ile işçileri tazminatsız işten çıkarmaya çalıştığını anlattı. Vestel’den bir işçi fabrikada yaşananlara ilişkin Kızıl Bayrak’a şunları anlattı: “Vestel`de bütün işçilere sıkı yönetim uygulanıyor. En ufak bir hatada tutanak tutulmaya çalışılıyor. ‘Kart takmadın, ayakkabıyı nizami giymedin, çaydan 1 dakika geciktin’ vb. baskılarla tutanak tutulup tazminatsız işten atmanın yollarını arıyorlar. Boşlukta otururken fotoğraf çekmeye çalışmalar, bu durum hastanelere de yansımış; doktorlar eğer istirahate ihtiyacın varsa, rapor verecekse nerde çalıştığını soruyor. Elektronik bölümünde sıra ile izne çıkarıyorlar. İç piyasada sipariş yok, bir tek çamaşır bölümü ayakta. O da dışarıya ihracatı çok ama yılbaşında çok kişi gidecek. Bunun yanında geçen ay üretim rekoru kırıldı diye 2’şer dilim baklava dağıtıyorlar. Aklımızla alay ediyorlar, kendileri bu üretim rekorundan baklava fırını açarken bizlere baklava tepsisini bile reva görmüyorlar. Ödül olarak 2 dilim baklava vererek bizimle alay ediyorlar. Müdürlerin primleri iki katına çıkarken, bindikleri son model arabalar daha lüksleşirken bize iki dilim baklava verip sonra da ‘gözünün üstünde kaş var’ diye tutanak tutuyorlar.”

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/vestel-iscisi-baski-ve-mobbing-ile-tazminatsiz-atmaya-calisiyorlar/


30.11.2018 - Boydak Holding’de işçiler istifaya zorlanıyor 1500 işçinin işten çıkarılacağı ilan edilen Boydak Holding'de işçiler istifa etmeye zorlanıyor.15 Temmuz sonrasında el konulan Boydak holdingi TMSF yönetmeye başlamıştı. Başlangıçta Boydak Holding’in devlete geçmesi nedeniyle umutlanan işçiler, Boydak Genel Koordinatörü’nün holding bünyesinde çalışan 15 bin işçiden 1500’nü işten çıkaracağını ilan etmesinden ardından büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar.İşçilerin gönüllü olarak işten çıkarılmayı kabul etmesi için mesai yapan yöneticiler, ihbar tazminatını ödememek kaydıyla kıdem tazminatını ödeyeceklerini vaaz ediyorlar. İşçilerin kıdem tazminatını ne zaman ödeyeceksiniz sorularına ise “birkaç ay içinde öderiz” diyerek yanıt veriyorlar. Böylece kıdem tazminatının nasıl ve ne zaman ödeneceği konusunda diledikleri gibi hareket etmek istiyorlar. Dahası Boydak Holding’in tüm fabrikalarında örgütlü olan Hak-İş de işçilere “holdingin teklifini kabul etmelerinin yararlarına olacağı” propagandasını yapıyorlar. İşçiler tarafından ulaştırılan ses kayıtları nasıl bir oyun oynandığını ortaya koyuyor. Bir işçiyi yanına çağıran Boydak yöneticisi, “İşçi çıkaracağız. Biz istiyoruz ki işçiler üzülmesin. Kıdeminizi vereceğiz. İhbarı vermeyeceğiz. Bizimle uyumlu hareket edersen başka bir işyerinde işe başvuru yaptığın zaman, ki bize sorarlar. Biz de iyi bir arkadaş deriz. Zorluk çıkarır da sıkıntılı ayrılırsan, yarın bir gün bir başka fabrikaya baş vurduğunda, onlar bize sorarlar zaten. Biz ne deriz? Uyumsuz bu arkadaş deriz. O zaman sen o işi de kaybedersin” diyor. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/boydak-holdingde-isciler-istifaya-zorlaniyor/


İşçi Mücadeleleri


6.11.2018 - TARİŞ'te 7 işçi işten çıkarıldı, eyleme katılan 100’e yakın işçi gözaltına alındı  İzmir'de TARİŞ fabrikasında 7 işçi Gıda-İş Sendikası'na üye oldukları için işten çıkarıldı. Sendika üyesi tüm işçiler kendilerini fabrikaya kapatarak eylem başlattı. Polis eylemdeki 100'e yakın işçi ve sendika yöneticisini gözaltına aldı. İşten çıkarmaların devam edeceği öğrenilen fabrikada sendikalı işçiler servisleriyle dönmeyerek fabrikada eylem başlattı.

http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/tariste-7-isci-isten-cikarildi-eylem-basladi-250327


8.11.2018 - TARİŞ’te atılan işçiler direnişe başladı İzmir Çiğli’de bulunan TARİŞ fabrikasında sendikalaştıkları için işten atılan işçiler fabrika önünde direnişe başladı. Yaklaşık 6 aydır süren Gıda-İş’te örgütlenme çalışmasına karşı TARİŞ yönetimi 7 işçiyi işten atmış, işten atma saldırısına karşı eylem yapan onlarca işçi polis saldırısı sonrası gözaltına alınmıştı.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/tariste-atilan-isciler-direnise-basladi/


11.11.2018 - Doktorlardan yasa teklifine protesto: Emeğimizi ‘torbayla’ çöpe atamazsınız Ankara’da toplanan doktorlar sağlık alanındaki değişiklileri içeren kanun teklifini protesto etti, sloganlar eşliğinde teklifin geri çekilmesini talep etti. Sağlık alanındaki değişikliklere ilişkin AKP milletvekilleri tarafından Meclis’e sunulan kanun teklifi Meclis Sağlık Komisyonu’ndan geçti. Gazeteduvar’ın haberine göre, teklifin beşinci maddesinde yer alan KHK’yla ihraç edilmiş sağlık çalışanlarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile sözleşmesi olan sağlık kuruluşlarında çalışmasına yasak getirilmesine ve diğer maddelere karşı doktorlar, Ankara’daki Kuğulu Park’ta bir araya geldi. ‘Yaşamak Yaşatmak İstiyoruz’, ‘Hükümet al torbanı başına çal’ sloganları eşliğinde önlükleriyle Kuğulu Park’ta toplanan doktorlar, ‘6 Yıllık Emeğimizi ‘Torbayla’ Çöpe Atamazsınız’, ‘Kovir Misen Ağam’, ‘Beyaz Direniş Var Dediler Geldik’, ‘Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane KHK’lar Bahane’, ‘Çalışırken Ölmek, Öldürülmek İstemiyoruz’, ‘Sağlıksızlıklaştıran Yasayı Kabul Etmiyoruz’ yazılı dövizler taşıdı. http://www.diken.com.tr/doktorlardan-yasa-teklifine-protesto-emegimizi-torbayla-cope-atamazsiniz/


27.11.2018 - Flormar direnişinde 197. gün: Kaymakamlıktan yeni yasaklar Flormar direnişi 7. ayında devam ederken dün akşam saatlerinde Gebze Kaymakamlığı bir tebligat göndererek direnişi kırmaya çalıştı. Ses aracı yasaklandı, soba yasaklandı, kapıya yazı yazmak yasaklandı ve çadırın kaldırılması istendi. Aynı zamanda kaldırımın işgali edildiği dile getirilerek işçilere açıkça “direnişi bitirin” denildi.


28.11.2018 - Gripin ilaç fabrikasında grev başladı İstanbul Avcılar’da bulunan Gripin ilaç fabrikasında Petrol-İş sendikası ile şirket yönetimi arasında süren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev başladı. Enflasyon zamları nedeniyle işçiler yüzde 25 zam talep ederken Gripin patronu ise yüzde 17 zam dayatmasında bulundu. Patronun bu dayatması nedeniyle görüşmelerde anlaşma sağlanamaması üzerin alınan grev kararı bu sabah itibariyle hayata geçirildi. Gripin ilaç fabrikasında grev ikinci gününe girerken İstanbul Valiliği, Avcılar'daki fabrika önünde işçilerin grev çadırı kurmasını yasakladı.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/gripin-ilac-fabrikasinda-grev-basladi/


29.11.2018 - Mamak TOKİ’de direniş 8. Gününde Bir hafta önce ücretlerini alamadıkları için şantiye önünde direnişe başlayan TOKİ işçileri yeni gelişmelerle direnişlerine devam ediyorlar. Direnişle dayanışma için TOKİ İşçileriyle Dayanışma Komitesi kuruldu ve komite aracılığı ile işçilerle her türlü dayanışma gerçekleştiriliyor. TOKİ tarafından, iki yıldır ücret alamayan ve sigorta primleri yatırılmadığı için direnişe başlayan işçilere 28 Kasım Çarşamba günü ödemelerin yapılacağı sözü verilmişti. Fakat ödeme yapmak yerine aynı gün işçi temsilcileri Mamak ilçe karakoluna götürülerek tekrar vaatler verildi. İşçi temsilcileri ile yüklenici firma sahibi Gökhan Sarar’ın avukatı, TOKİ’den bir uzman, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan iki müfettiş, Mamak İlçe Emniyet Müdürü ve Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı görüşme yaptı. Görüşmede işçilere gözaltına alma ve tutuklama gibi tehditler savruldu

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/mamak-tokide-direnis-8-guenuende/


30.11.2018 - TÜVTÜRK işçilerinin eylemi 12. Gününde Sendikalaştıkları için işten atılan 11 TÜVTÜRK işçisinin işletme önünde başlattıkları oturma eylemi 12. gününde kararlılıkla sürüyor. Urfa’da DİSK bağlı Nakliyat-İş Sendikası’na üye oldukları gerekçesiyle TÜVTÜRK Polçak Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.’de çalışan 11 işçinin 13 Kasım tarihinde işlerine son verilmişti. İşçiler, işe dönmek için girişimlerinden sonuç alamayınca işletme önünde oturma eylemine başlamıştı.https://www.evrensel.net/haber/367253/tuvturk-iscilerinin-eylemi-12-gununde

 

Dünyadan Mücadeleler


2.11.2018 - Google’da cinsel tacize karşı iş bırakma Google çalışanları, hakkında cinsel taciz soruşturması olan üst düzey yönetici Andy Rubin’in 90 milyon dolar tazminat alması üzerine Google’ın kadın politikasını protesto etmek için dünya genelinde iş bıraktı. ndy Rubin ile “X” araştırma laboratuvarı yöneticisi Richard DeVaul’un başını çektiği onlarca kişi hakkında şirket içi soruşturma başlatılmıştı. Sözleşmesi feshedilen Rubin’e Google şirketi soruşturma devam ederken 90 milyon dolar tazminat verdi. Cinsel tacizcinin ödüllendirilmesi üzerine Google çalışanları dün dünya genelinde iş bırakma eylemi yaparak bu ödüllendirmeyi ve Google şirketinin kadın politikasını protesto etti. İş bırakma eylemine Google’ın on binlerce çalışanı boş bıraktıkları masalarına “Masamda değilim, çünkü diğer Google ve yüklenici firma çalışanlarıyla cinsel taciz, suistimal, şeffaflık eksikliği ve herkese uygun olmayan bir işyeri kültürünü protesto için iş bırakma eylemi yapıyor olacağım” yazılı not bıraktı. İş bırakma eyleminin talepleri ise şöyle: “Taciz ve ayrımcılık karşısında, hukuki çözüm yerine şirket içi çözümü öngören ‘zorunlu hakemlik’ uygulamasına son verilmesi. Cinsel tacizlerle ilgili bir şeffaflık raporunun yayımlanması ve raporlamanın düzenli olmasını sağlayacak bir sistemin kurulması. Kadınlarla erkekler arasındaki ücret ve fırsat eşitsizliğinin sonlandırılması. Yönetim kurulunda çalışanların bir temsilcisinin bulunması.”

https://web.archive.org/web/20181130124826/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/googleda-cinsel-tacize-karsi-is-birakma/


4.11.2018 - Hollanda'da AB'nin göç politikaları protesto edildi Anti-Faşişt Eylem (AFA) adlı sivil toplum hareketi tarafından organize edilen protestoya, ülkede kamplarda kalan mültecilerle birlikte çok sayıda kişi katıldı. Protesto gösterisinde yapılan konuşmada, ülkelerinden savaş nedeniyle kaçan mülteciler ve çocukların, güvenli olmayan ülkelere geri gönderilmesinin insanlık dışı olduğu mesajı verilirken, özellikle çocuklar için bu konuda farklı bir yasanın getirilmesi çağrısında bulunuldu. Avrupa'da mültecilere kapanan sınırların açılması gerektiğini savunan göstericiler, bu yüzden mültecilerin gemilerle AB'ye gelmeye çalıştığı ve Akdeniz'in, ölümler yüzünden savaş alanına döndüğüne dikkat çekildi.

https://www.ntv.com.tr/dunya/hollandada-abnin-goc-politikalari-protesto-edildi,RvhZun5HmUGWXpckf1lHxQ4


12.11.2018 - Paris’te emperyalist zirveye karşı eylem 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı'nın sona ermesinin yıldönümünde “Barış” konferansı için 72 devlet başkanı Paris’te buluşurken anti-emperyalist güçler de zirveye karşı alandaydı. Emperyalistlerin gerçek amaçlarını teşhir etmek için devrimci ve sosyalist güçler de saat 14.00’ten itibaren Republique Meydanı’nda toplandı. Fransız sosyalist örgütleri ve anarşistlerinin başını çektiği kitlede göçmenlerin katılımı yoğun oldu. Sendikalardan sadece Sud’un sınırlı bir katılımı olurken alandaki konuşmalarda ağırlık Trump karşıtlığına sıkıştı. Trump ve füze anlaşmasından çekilme kararı temel teşhiri oluşturdu. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/pariste-emperyalist-zirveye-karsi-eylem/


17.11.2018 - Fransa’da 2 bin 500 noktada eylem Günlerdir sosyal medya üzerinden “17 Kasım her şeyi engelliyoruz!-Gilets Jaunes-Sarı Yelekliler” adı altında sosyal medya üzerinden gerçekleşen eylem çağrıları Fransa genelinde 2 bin 500'e yakın noktadan yanıt buldu. Zamların geri çekilmesini, alım gücünün yükseltilmesini talep eden Sarı Yelekliler adında gerçekleşen halk hareketi eylemlerini ulusal ve uluslararası otoyollarda, Mont Blanc tünelinde, Paris çevre yolunda ve birçok kentin önemli giriş çıkış noktalarında “Operation Escargot-Salyangoz Operasyonu” adı ile trafiği yavaşlatma ve blokaj eylemleri bugün sabah erken saatlerden itibaren başladı.


17.11.2018 - Protestoların sürdüğü Bulgaristan'da, Başbakan Yardımcısı Simeonov, istifa etti Bulgaristan'da son günlerde hayat pahalılığı, yoksulluk ve yapılan zamlar nedeniyle Başbakan Boyko Borisov başkanlığında hükümet aleyhine ülkenin çeşitli kentlerinde gösteriler düzenlenerek, hükümetin istifası isteniyor. Hükümetin ortağı olan aşırı milliyetçi ittifakın eş başkanı Başbakan Yardımcısı Valeri Simeonov ise parlamento önünde, engelli çocuklarına daha iyi yaşam, sosyal erişim ve hizmet isteyen annelere yönelik, "Çocuklarını spekülasyon amacı ile kullanan, bağırgan kadınlar" açıklaması yapmıştı. Engelli aileler ile vatandaşların hükümet aleyhine protestolarını artırması üzerine Simeonov, "Bağırıp, çağıran kadınlar, toplayın sözde hasta çocuklarınızı ve onları maymun gibi sokaklarda dolaştırmayın" demesi ise büyük tepki çekti. Tepkiler üzerine Bulgaristan Başbakan Yardımcısı Valeri Simeonov, bu akşam, "Hükümette daha fazla gerginliğe yol açmak istemiyorum. Toplumda gerilime sebep olmak da istemiyorum" diyerek istifasını sundu. İstifa kararının şahsi olduğunu söyleyen Simeonov, hükümetin otoritesini zedeleyen bi medya kampanyasının söz konusu olduğunu öne sürdü. Simeonov'un istifası Başbakan Borisov tarafından kabul edildi. https://tr.sputniknews.com/avrupa/201811171036194540-bulgaristan-protestolar-basbakan-yardimcisi-simeonov-istifa-etti/


21.11.2018 - Güney Kore’de 90 bin işçi greve çıktı Kore Sendikalar Konfederasyonuna (KCTU) bağlı 90 bini aşkın işçi bugün (21 Kasım) yarım gün iş bırakarak alanlara çıktı. Ülke çapında 14 noktada eylemler gerçekleştirilirken Başkent Seul'deki meclis binası önünde yapılan eyleme 10 bin işçinin katıldığı belirtildi. Haftalık 52 saatlik çalışmanın olduğu Güney Kore’de siyasi partiler patronların talepleri doğrultusunda değişikliğe giderek daha esnek bir çalışma biçimini hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu saldırıya karşı greve çıkan işçiler aynı zamanda cumhurbaşkanı Moon Jae-in hükümetinin, asgari ücretin 7.530 won'den 2020'ye kadar 10,000 won'e çıkarılması yönündeki seçim vaatlerini hayata geçirmesi talebini de dile getiriyorlar.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/gueney-korede-90-bin-isci-greve-cikti/


19.11.2018 - Bulgaristan’da yoksulluk ve yolsuzluğa karşı eylemler Bulgaristan’da hayat pahalılığı ve yolsuzluk gibi nedenlerle sokağa çıkan emekçiler hükümetin istifasını istiyor. Engelli çocuklarına sosyal hizmetler sunulmasını isteyenler için “Bağırıp, çağıran kadınlar, toplayın sözde hasta çocuklarınızı ve onları maymun gibi sokaklarda dolaştırmayın” diyen başbakan yardımcısı Valeri Simeonov’un geçen haftaki istifasına karşın eylemler sürüyor. Sofya’nın yanı sıra Ruse, Şumen, Turgovişte, Silistra, Sliven, Loveç, Troyan, Teteven, Montana, Berkovitsa, Vurşets, Yambol, Plovdiv, Blagoevgrad, Kardjali, Haskovo, Dimitrovgrad ve Svilengrad’da da eylemler gerçekleşti. Eylemlerde Yunanistan’a giden karayolu da trafiğe kapatılırken Romanya ve Sırbistan sınırındaki sınır kapıları da emekçilerce kuşatıldı. Başbakan Boyko Borisov’un istifası için eylemlerin süreceği ifade edildi. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/bulgaristanda-yoksulluk-ve-yolsuzluga-karsi-eylemler/


23.11.2018 - Tunus’ta IMF programına karşı kitlesel grev Tunus’ta hükümetin IMF programı kapsamında maaşlara zam yapmama kararı alması kitlesel kamu greviyle karşılandı. 2016 yılının sonlarında IMF’den 2,8 milyar dolar borç alan Tunus hükümeti, IMF’nin önerisi doğrultusunda maaşlara zam yapmama ve gayrisafi yurtiçi hasılanın %15,5’ine denk gelen ücretlerin %12,5’e kadar kademeli çekilmesi kararı aldı. Bununla birlikte toplu sözleşme görüşmeleri de durduruldu. Hükümetin kararı üzerine ülkede son 40 yılın en büyük kamu grevi gerçekleştirildi. Tunus Genel İşçi Sendikası’nın (UGTT) çağrısıyla, 700 bine yakın kamu emekçisi dün (22 Kasım) greve çıktı. Başkentteki Bardo Meydanı’nda yapılan eyleme katılan on binlerce emekçi “Tunus satılık değildir!”, “Ücret artışı lütuf değildir!” ve “İş, özgürlük, ulusal onur!” sloganlarını attı. Emekçiler hükümeti istifaya çağırdı. Grev kapsamında bakanlıkların çalışmalarının ve belediye hizmetlerinin durdurulduğu ülkede, resmi internet hizmetinde aksamalar yaşandı. Hastanelerde sadece acil servislerde çalışma sürdü. Eğitim kurumlarında ders yapılmadı. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/tunusta-imf-programina-karsi-kitlesel-grev/


28.11.2018 - İngiltere-Ellesmere Limanı’nda Vauxhall-Opel işçileri grev yaptı 23 Kasım günü, sendikalı bin 100 işçi, İngiltere’nin Ellesmere Limanı’ndaki Vauxhall otomobil fabrikasında, önümüzdeki yıl 241 istihdam alanının yok edileceğini öğrenmeleri üzerine greve çıktı. Ellesmere Limanı’nda Opel Astra üretiliyor. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/duenyada-grev-ve-eylemler-11/


28.11.2018 - Yunanistan’da genel grev Yunanistan’da işçi ve emekçiler hükümetin kemer sıkma politikalarına karşı “Grevdeyiz, mücadeledeyiz, hakkımızı arıyoruz!” sloganıyla28 Kasım'da genel greve gidiyor. Aralarında Yunanistan’da Mücadeleci İşçiler Cephesi’nin (PAME) de bulunduğu sendikalar, 28 Kasım’da 24 saatlik greve gidecek. Sendikaların hükümetten talepleri şöyle: Hükümetin vergi politikasını durdurması, asgari ücretin 751 euro olması, toplu sözleşmelere uyulması, herkese iş hakkı tanıması, sosyal güvenlik sistemini geliştirmesi ve emekli maaşlarına dokunmaması. https://web.archive.org/save/http://www.kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/yunanistanda-genel-grev-1/


28.11.2018 - Güney Afrika’da grev, Sibanye altın madenlerini felce uğrattı Güney Afrika’daki Sibanye altın madenlerinde çalışan işçiler daha yüksek ücret talebi için 21 Kasım’da greve gittiler. Şirketin her üç madeninde de üretim durduruldu. Sibanye, Güney Afrika’daki en büyük altın üreticisi. Driefontein madeninde, işgücünün üçte ikisi AMCU sendikasında örgütlü. Kloof ve Beatrix altın madenlerinde ise işçilerin üçte biri yine AMCU sendikasında örgütlü.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/duenyada-grev-ve-eylemler-11/


28.11.2018 - Çin-Huizhou’da kitlesel işten atmalara karşı protesto 9 Kasım günü Çin’in güney eyaleti Guangdong’da binlerce işçi 5 bin taşeron işçisinin işten atılacağını öğrenmeleri üzerine fabrika önünde protesto gösterisi düzenledi. Polis gösteriyi kameraya çekenleri gözaltına almaya çalıştı. Bu fabrikada Apple ve Samsung’a dokunmatik ekran üretiliyor.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/duenyada-grev-ve-eylemler-11/


28.11.2018 - Quebec eyaletinde 50 bin öğrenci greve gitti Kanada’nın Quebec eyaletinde 50 bin öğrenci greve gitti. Öğrenciler, stajlarının ödenmesini talep ediyorlar. Staj çalışma olarak kabul edilmediğinden, geçerli iş kanunu kapsamında da görülmüyor. Öğrenciler, özellikle bakım tesislerinde, eğitim ve sosyal çalışmalarda ucuz işgücü olarak kullanılıyorlar. Öğrenciler yüksek öğrenim ücretlerini de protesto ediyorlar.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/duenyada-grev-ve-eylemler-11/


28.11.2018 - İran’da Ahvaz çelik işçilerinden protesto İran’da çelik işçileri 24 Kasım’da, Ahvaz’da eyalet hükümet binasının önünde gösteri düzenlediler. İşçiler gösteride “Hükümet mafya işbirliğiniz kutlu olsun!” sloganını haykırdılar. Çelik işçileri bir kez daha polisin saldırısına maruz kaldılar.İran’da Chuzestan eyaletinde devlete ait çelik şirketi İNSİG’de çalışan 4 bin işçi, aylardır ödenmeyen ücretlerinin ödenmesini talep ederek 10 Kasım’dan bu yana grev yapıyor. Çelik işçileri 2018 yılında Şubat, Mart, Haziran ve Ağustos aylarında defalarca sokağa çıkarak protesto gösterileri gerçekleştirmişlerdi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/duenyada-grev-ve-eylemler-11/

 

Emperyalist Rekabet


8.11.2018 - Toshiba işçi çıkararak kârını katlıyor Toshiba “yeniden yapılandırma” kapsamında 7 bin kişiyi işten çıkaracağını duyurdu. Yüzde 5 “küçülme” anlamına gelen bu açıklamanın ardından Toshiba hisseleri yüzde 13’e varan değer artışı yaşadı.

https://web.archive.org/web/20181130124105/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/iraktan-isgal-aciklamasi-her-tuerlue-saldirganligi-reddediyoruz/


16.11.2018 - ABD’li enerji tekeli ExxonMobil Doğu Akdeniz’de sondaja başladı ABD’nin Enerjiden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Francis Fannon ile Lefkoşa’da bir araya gelen Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, petrol ve doğalgaz tekeli ExxonMobil ile Katar devletine bağlı Qatar Petroleum ortaklığının Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama çalışması kapsamında sondaja başladığını duyurdu. Kıbrıs’ın adanın güneyinde ilan ettiği 13 parselden 10’uncusunda başlayan sondaj çalışmasının, İngiliz bayraklı "Stena Icemax” gemisiyle gerçekleştirildiği, ABD’ye ait savaş gemilerinin de bölgede olduğu bildirildi. ABD’li bakan yardımcısının ziyaretinden memnuniyet duyduklarını belirten Lakkotripis, ABD’nin enerji konusunda yaptıkları çalışmaları desteklediğini söyledi. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Fannon da ABD'nin "Kıbrıs'ın kaynak zenginliğini geliştirme hakkını tanıyan pozisyonunu uzun zamandır sürdürdüğünü" belirtti. ABD’li bakan yardımcısı Kıbrıs’ın ardından Mısır ve İsrail’i ziyaret edecek.  Türkiye Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama ve sondaj çalışmalarına karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Doğu Akdeniz'deki doğal kaynakların ülkemiz ve KKTC dışlanarak adeta gasp edilmesine yönelik girişimleri kesinlikle kabul etmeyeceğiz" demişti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de dün yaptığı açıklamada “Türkiye'nin onay vermediği hiçbir projenin oldu bittiye getirilmesine izin vermeyeceğiz” diye konuşmuştu.

http://haber.sol.org.tr/dunya/abdli-enerji-tekeli-exxonmobil-dogu-akdenizde-sondaja-basladi-250996


17.11.2018 - Bağımsız bir Avrupa ordusu fikri “Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, tam da Birinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 100. yıldönümünde yıllardan beri şişirilen bir tartışmayı kızıştırdı. SPD Başkanı Andrea Nahles, hemen ABD ve Donald Trump’a karşı dünyada dengeyi sağlayacak bir güç olunması talebinde bulundu. Nahles, AB içinde 28 ordu olduğunu ve bunlara çılgınca para harcandığını belirterek kurulacak bir Avrupa Ordusu’nun AB çapında tasarrufa yol açacağını ileri sürdü ve silahlanmayı bu iddia ile cazip hale getirmeye kalkıştı. 2015 başında SPD’ye yakın Friedrich Ebert Vakfı tarafından Avrupa Politik Araştırmalar Merkezi’ne (CEPS) yaptırılan bir araştırmada da tek tek ordular yerine Avrupa Ordusu kurulması sayesinde 130 milyar avro kar edilebileceğinden söz edilmekteydi.Geçen temmuz ayında Die Welt gazetesinde, Avrupa Ordusu inşasının Trump’ın NATO’nun askeri harcamaları için her üye devletin gayri safi milli gelirinin yüzde 2’sini ayırması teklifine alternatif olduğu belirtilmişti. Buna benzer planlar çok eskiden de gündeme getirilmişti. Daha 1992 yılında Batı Avrupa Birliği içinde Soğuk Savaş’ın bitmesinden kar etmek isteyen bazı çevreler belirledikleri Petersberg görevleri arasına krizin bertaraf edilmesi ve savaş müdahaleleri konusunda ortak çalışmanın da katılmasını istemişlerdi. Ta o zamandan beri Batı Avrupa Birliği’nden Avrupa Birliği’ne kadar tüm sözleşmelerde Avrupa’nın militaristleştirilmesi yer almıştı. Geçen yılın sonunda AB üyesi 28 ülkeden 25 ülke ortak ordunun ilk aşaması olarak Sürekli Yapısal Ortak Çalışma (Pesco) konusunda anlaşmışlardı. Macron’la Trump arasındaki çatışma, akıllı ve barıştan yana Avrupalı ile savaşçı ve paranoyak ABDli arasında bir çatışma değil. Çatışma dünyada başı çeken askeri güç olmak isteyen Avrupalılar ile Amerikalılar arasında sürmekte olan bir çatışma. Önemli olan dünyanın etki alanları ve pazarlarındaki payın arttırılmak istenmesi. Paris, Berlin ve Brüksel’dekiler ABD, Çin ve Rusya’nın dünya pazarları ve etki alanlarında belirleyici güce sahip olmasını istemiyorlar.” André Scheer - Junge Welt,  Çeviren: Semra Çelik

https://www.evrensel.net/haber/366158/bagimsiz-bir-avrupa-ordusu-fikri


18.11.2018 - ABD-Çin rekabeti APEC zirvesini vurdu ABD ile Çin arasında yaşanan “ticaret savaşı” Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesine de yansıdı. Papua Yeni Gine’de gerçekleşen ve 21 ülkenin katıldığı zirvede ABD ve Çin arasındaki anlaşmazlık nedeniyle sonuç bildirgesi yayımlanamadı. ABD Çin’i “haksız ticaret yapmak”la suçlarken, bildiride bunun ifade edilmesini istedi. Çin ise ABD’nin “tek yanlı” tutumunun bildiride yer almasını talep etti. Anlaşma sağlanamayınca bildiri yayımlanamadı. Zirvede dün ABD ve Çin temsilcilerinin yaptıkları konuşmalarda da karşılıklı gerilim su yüzüne çıktı. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Çin’in “Kuşak ve Yol Projesi”ni hedef alan açıklamalarda bulundu. Çin’in söz konusu proje kapsamında hazırlanan altyapı projelerinin “bitirilemez ve kalitesiz” olduğunu ileri süren Pence, “Bu projeler ülkeleri kredi borçlarına sürüklüyor. Borçlanarak, ülkenizi ve bağımsızlığınızı tehlikeye atmayın. Ülkenizi koruyun” diye konuştu. Pence ayrıca ABD’nin Çin politikasının değişmeyeceğini söyleyerek, Çin mallarına yönelik yeni getirdikleri gümrük vergilerini iki katından fazla arttırma tehdidinde bulundu.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/abd-cin-rekabeti-apeci-vurdu/


21.11.2018 - Trump'ın baş ekonomi danışmanı Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'nden çıkarılabileceğini söyledi ABD ile Çin arasındaki ticaret gerginliği devam ederken, Avustralya’nın, Çin’in Avusturalyalı şirketlere siber saldırılar düzenlediği iddiası üzerine, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ekonomi Danışmanları Konseyi’nden Kevin Hasset, Çin’in bu sebeple Dünya Ticaret Örgütü’nden (DTÖ) çıkarılabileceğini söyledi. DTÖ Genel Direktörü Roberto Azevedo, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının küresel ekonomi için büyük bir tehdit olduğunu ve milyonlarca kişiyi işinden edebileceğini söylemiş ve eklemişti, “Yaşanan gerginlikleri azaltmaz ve ticarette işbirliğini yeniden oluşturmazsak çok taraflı ticaret sistemi ciddi bir şekilde zarar görür.” http://t24.com.tr/haber/trumpin-bas-ekonomi-danismani-cinin-dunya-ticaret-orgutunden-cikarilabilecegini-soyledi,753675


22.11.2018 - Fransa ve Almanya’dan AB Ordusu’na bir adım Avrupa Birliği’nde (AB) ortak ordu oluşturmak yönünde tartışmalar devam ederken Fransa ve Almanya AB ordusunun temelini atıyor. Brüksel’de yapılan AB Savunma Bakanları Zirvesi’nde Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Florence Parly ile Alman Savunma Bakanı Ursula Von der Leyen, ikili bir görüşme yapmıştı. Görüşme sonrası yapılan basın açıklamasında ortak hava muharebe sistemi (SCAF) ilan edildi. Açıklamada Fransa’nın komuta edeceği sistemde, Fransız ve Alman savunma sanayilerinin ortaklaşa çalıştıkları kaydedildi. Geriye sadece prosedür olarak bu askeri ortaklığın ülke yönetimleri tarafından onanması kaldı. SCAF ile AB’nin ortak savunma çalışmalarına, yani AB Ordusu’na katkı yapılacağı savunuluyor. Bu projeyle var olan uçak ve dronelara ek olarak yeni nesil bir savaş uçağı tasarlanacağı belirtildi. Askeri ortaklığın tank projesini ise Almanya yönetecek. Alman Rheinmetall ve Krauss-Maffei Wegman ile Fransız devletine ait Nexter şirketlerinin yürütmesinde uzlaşıldığı açıklandı. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/fransa-ve-almanyadan-ab-ordusuna-bir-adim/


23.11.2018 - Dünyada milyonlarca insan evsiz BirGün’ün haberine göre Shelter Derneği, İngiltere’de evsiz sayısının geçen yıla göre yüzde 4 artarak 320 binin üzerine çıktığını açıkladı. İngiltere’de yaşayan her 200 kişiden biri evsiz. Evsizlerin 128 bininin de çocuk olduğu belirtiliyor. Araştırmacı Gazetecilik Bürosu’nun (BIJ) verilerine göre, İngiltere’de 2017 yılında 449 evsiz öldü. Kanada’da bir yıl içinde 235 binden fazla insanın evsiz kaldığı, bir gecede ortalama 35 binden fazla Kanadalının sokaklarda kaldığı tahmin ediliyor. 2017 verilerine göre Avustralya’da 116 bin 427 evsiz sokakta yaşıyor. Fransa’da Fondation Abbé Pierre verilerine göre, 3,8 milyon insan yetersiz konutta yaşıyor. Fransa’da evsizlerin yüzde 14’ünü üniversite mezunları oluşturuyor.


23.11.2018 - Trump’tan göçmen kafilesine tehdit Trump, ABD-Meksika sınırına ulaşan Orta Amerikalı göçmen kafilesini durdurmak için sınırdaki kolluk güçlerine gerekirse 'öldürücü güç' kullanmaları emri verdiğini duyurdu. Florida'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump “Ben onayı verdim. Umarım kullanmak zorunda kalmazlar” dedi. Dokuz bin sınır polisiyle ve yeni gönderilen 6 bin askerle birlikte yaklaşık 15 bin silahlı güç oluşturan ABD, Meksika sınırı Tijuana ile San Diego arasındaki San Ysidro kapısında barikat kurmuş durumda. Trump şimdi de tüm sınıra barikat kurma tehdidini savurdu. https://docs.google.com/document/d/1HFqsJLjcqBG2WjMnLL_0aEKLSXebfe7-DEcygDONLNA/edit?ts=5beea20a


24.11.2018 - Almanya’nın Suudi rejimine ‘göstermelik’ yasağı Almanya’nın en çok silah ihraç ettiği ikinci ülke olan Suudi Arabistan’a silah satışını durdurma kararının 2 ay geçerli olacağı ileri sürüldü. Yılın ilk 9 ayında Almanya’nın silah sattığı ülkeler arasında 2. sırada yer alan Suudi Arabistan’a yapılacak yeni sevkiyatların Kaşıkçı cinayeti sonrasında durdurulduğu açıklanmıştı. Alman haber dergisi Der Spiegel’in haberine göre, Alman hükümeti Kasım başında sevkiyatların durdurulmasını istemişti. Haberde, sevkiyatların yıl sonuna kadar durduğu belirtilirken, şu ana kadar 2,5 milyar avroya yakın sevkiyatın yapılmadığı iddia edildi. Yeni yılda sevkiyatların akıbeti tekrar değerlendirilecek. https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/almanyanin-suudi-rejimine-goestermelik-yasagi/


25.11.2018 - Alman ordusunda personel sayısı artırılabilir Bild am Sonntag gazetesi, Alman ordusunun, 180 bin olan personel sayısını 2025' kadar kademeli olarak 203 bine çıkartabileceğini yazdı. Savunma Bakanlığından bir sözcünün de asker sayısının artırılacağını doğruladığı ancak tam bir sayı vermediği belirtildi. Bu sayısının artırılmasına gerekçe olarak NATO'da acil müdahale birliklerine katkı sunmak, siber güvenlik ve Avrupa projeleri için yeni kurulacak komuta merkezi gösterildi. Haberde orduda görev yapan General Markus Laubenthal'in Hannover'de yaptığı bir konuşmada geçen eylül ayı itibarıyla halihazırda orduda 22 bin 602 personel açığı olduğunu söylediği bilgisi de paylaşıldı. https://tr.sputniknews.com/avrupa/201811251036315775-alman-ordusunda-personel-sayisi-artirilabilir/


25.11.2018 - Netanyahu: Afrika'nın kalbine ulaşmaya çalışıyoruz İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, son dönemde ülkesi ile Afrika ülkeleri arasında gelişen ilişkilere işaret ederek, "Afrika'nın kalbine ulaşmaya çalışıyoruz" dedi. İsrail Başbakanı Netanyahu ile Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi, Batı Kudüs'teki başbakanlık ofisinde ortak basın toplantısı düzenledi. Netanyahu, Çad Cumhurbaşkanı Debi'nin İsrail'e düzenlediği ziyareti "tarihi" olarak değerlendirerek, "Bu tarihi bir toplantıdır ve gerçekleştirdiğimiz bir başka diplomatik başarıdır. Bu, ortaya koyduğumuz çabaların sonucu olan önemli bir ziyarettir." ifadelerini kullandı. Çad'ın Afrika'nın önemli ülkelerinden biri olduğunun ve İsrail için de ayrı bir önem arz ettiğinin altını çizen Netanyahu, 2 ülke arasındaki dostluğu tazelemekten büyük mutluluk duyduğunu vurguladı. Netanyahu, İsrail'in Çad ile olan ilişkilerini derinleştireceğine dikkati çekerek, "Biz Afrika'nın kalbine ulaşmaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu. https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201811251036316241-afrikanin-kalbine-ulasmaya-calisiyoruz/


25.11.2018 - Ukrayna ordusu Donetsk’i yoğun ateş altına aldı Ukraynalı askerler, tek taraflı bağımsızlık ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti’ndeki (DHC) sivil yerleşimleri yoğun ateş altına aldı. Sputnik muhabirinin bölgeden aktardığına göre, saldırı yaklaşık 1 saat önce başladı ve ağır toplar dahil çeşitli silahlardan yapılıyor. DNR Harekat Komutanlığı İkinci Başkanı Eduard Basurin, cuma günü yaptığı açıklamada Ukrayna'nın Donbass bölgesine yönelik saldırılarının Ukrayna'ya gönderilen yeni Polonya silahları nedeniyle artabileceğini söylemişti. Basurin'e göre Kasım ayında bir Polonyalı şirket Kiev'e Donbass'taki Ukrayna güçleri için 60 milimetrelik havanlar için 23 bin havan mermisi temin etti. https://tr.sputniknews.com/dunya/201811251036316525-ukrayna-ordusu-donetsk-yogun-ates-altina-aldi/


26.11.2018 - İsrail, Doğu Akdeniz'de doğalgaz anlaşması imzalandığını açıkladı: Arap gücüne karşı bir ağırlık olacak İsrail'in Globes gazetesinin haberine göre, İsrail, Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya, Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya Akdeniz altından yapılacak boru hattıyla gönderilmesi için iş birliği anlaşması imzaladı. East-Med adlı boru hattı projesinin finansmanı için 1 yıla ihtiyaç duyulduğu kaydedilen haberde, boru döşeme işleminin ise 5 yıl süreceği ifade edildi. Avrupa Birliği (AB) tarafından da desteklenen projeler arasında yer alan boru hattının inşaatında teknik ve finansal güçlüklerle karşılaşılacağı belirtiliyor. Gelecek hafta AB'nin onayına sunulması beklenen anlaşmanın, Şubat 2019'da onaylanabileceği değerlendiriliyor. Yıllık 20 milyar metreküplük kapasiteye sahip olacak hattın inşası için gerekli yatırım miktarı yaklaşık 7 milyar dolar olarak hesaplanıyor. https://tr.sputniknews.com/dogu_akdeniz/201811261036324258-dogu-akdenizde-dogal-gaz-anlasmasi/


27.11.2018 - Karadeniz’de gerilim sürüyor: Rusya, Ukraynalı denizciyi tutukladı Rusya, sınır ihlali gerekçesiyle el koyduğu Ukrayna gemisinde bulunan mürettebattan birini tutukladı. Rusya donanmasındaki gemiler, Ukrayna’nın Odessa limanından Mariupol limanına gitmek üzere Kerç Boğazı’ndan geçen üç Ukrayna savaş gemisine 25 Kasım’da sınır ihlali gerekçesiyle ateş açmıştı. Rusya, Ukrayna’nın 24 denizcisiyle birlikte üç savaş gemisini de alıkoymuştu. Ukrayna, denizcilerinin ve gemilerinin iade edilmesini istemişti. Rus TASS haber ajansının haberine göre Kırım’ın başkenti Akmescit’teki (Simferopol) mahkeme, Odessa doğumlu 26 yaşındaki Ukrayna askeri Vladimir Varimez’i tutukladı. Suçsuz olduğunu söyleyen asker, 25 Ocak 2019’a kadar cezaevinde kalacak. Askere, Rus Ceza Yasası’nda yer alan ‘planlayarak bireysel veya grup halinde ya da şiddet kullanarak veya şiddet tehdidiyle sınır ihlali’ suçlaması yöneltildi. http://www.diken.com.tr/karadenizde-gerilim-suruyor-rusya-ukraynali-denizciyi-tutukladi/


29.11.2018 - Pentagon: S-400 alımı F-35 dışındaki uçak ve helikopter anlaşmalarını da etkileyebilir ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini satın almasının yalnızca F-35 teslimatını değil, diğer ABD’li şirketler tarafından üretilen CH-47F Chinook helikopteri, F-16 uçakları ve UH-60 Black Hawk helikopterlerinin alımını da etkileyebileceğini belirtti. Türkiye’nin NATO üyesi olmayan Rusya’dan S-400 hava sistemlerini almasına ABD ve NATO komutanlığı tepki göstermiş ve bu durumun Türkiye’ye yapılacak silah satışlarını etkileyebileceği ifade edilmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada S-400 alımına ilişkin “Anlaşma yapıldı. Bunu iptal edemem. Fakat daha fazlasına ihtiyacımız var. Bunları da müttefiklerimizden satın almayı tercih ederim” ifadelerini kullanmıştı. http://www.diken.com.tr/pentagon-s-400-alimi-f-35-disindaki-ucak-ve-helikopter-anlasmalarini-da-etkileyebilir/


Emperyalizm ve Halklar

8.11.2018 - Fransa Cumhurbaşkanı, Nazi işbirlikçisi Mareşal Petain'i övdü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün yaptığı açıklamada Nazi işgali sırasında kurulan kukla hükümetin başına geçen Mareşal Philippe Petain'in Birinci Dünya Savaşı'ndaki hizmetlerini övmüştü. Gelen tepkilerin ardından Cumhurbaşkanlığı yetkilileri Paris'teki resmi devlet töreninde sadece Les Invalides anıtında gömülü olan beş mareşalin anılacağını açıkladı.http://haber.sol.org.tr/dunya/fransa-cumhurbaskani-nazi-isbirlikcisi-maresal-petaini-ovdu-250477

9.11.2018 - BM: 2018’de Akdeniz’de 2 binden fazla sığınmacı öldü Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından Cenevre'de açıklanan verilere göre, bu yılın başından bu yana Akdeniz'de 2 binden fazla sığınmacı Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybetti.https://www.dw.com/tr/bm-2018de-akdenizde-2-binden-fazla-s%C4%B1%C4%9F%C4%B1nmac%C4%B1-%C3%B6ld%C3%BC/a-46232001


13.10.2018 - Five US tech giants spend combined $115bn on buying back stock The five US tech companies with the largest cash piles took advantage of President Trump’s tax reforms to spend more than $115bn in the first three quarters on buying back their own stock. The share buybacks so far this year by Apple, Alphabet, Cisco, Microsoft and Oracle, after the tax change came into force at the end of 2017, are nearly double what the companies spent in the whole of last year, making investors some of the biggest beneficiaries of a plan that was billed as a boost to US jobs. (Geberen kapitalizm)

14.11.2018 - 'Çin'de Marksist öğrenciler kaybediliyor' Çin’in önde gelen üniversitelerinde ağustos ayından beri işçi hakları için protestolara katılan çok sayıda öğrencinin alıkonulduğu belirtildi. Guardian gazetesinin haberine göre bir işçi hakları grubu, en az beş şehirde öğrencilerin kimliği bilinmeyen kişiler tarafından kaçırıldığını öne sürdü. Ülkenin önde gelen üniversitelerinden Pekin Üniversitesi’nde Zhang Shengye adında bir öğrencinin kaçırıldığı aktarıldı. Diğer öğrencilerin akıbetinin ise ne olduğu bilinmiyor. Bir görgü tanığı Zhang’ın kontrol altına alınmadan önce dayak yediğini söyledi. CNN, kendilerini Marksist olarak tanımlayan ve işçiler için daha geniş haklar talep eden öğrenci hareketinin Çin hükümeti için son yıllarda büyük bir sorun haline dönüştüğünü belirtiyor.Haziran ayında Çin’in güneyindeki Shenzhen’deki bir fabrikada işçilerin bir sendika kurulması için mobilize olması olayların kıvılcımını yakmıştı. Hükümet tarafından talepleri reddedilen işçilerden bazılarının Temmuz ayında gözaltına alındığı, bazılarının da dayak yediği öne sürüldü. Bunun üzerine Temmuz ayı itibariyle bazı öğrenci grupları işçilere sahip çıkmak için açık mektuplar yazdı ve gösteriler düzenledi. Bu öğrencilere de baskı uygulandı. Ağustos ayında 50 aktivist öğrenci, polisin evlerine baskın düzenlemesinin ardından kayboldu. Başka üniversitelerden de öğrencilerin kaybolduğuna dair haberler gelmişti. Pekin Üniversitesi’nden kaçırılan Zhang’ın, daha önce kaybolan öğrencilerle ilgili araştırma yapmakta olduğu biliniyor. Üniversitelerin öğrencilerin ortadan kaybolmasına sessiz kalması ise eleştiriliyor. https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2018/11/14/cinde-marksist-ogrenciler-kaybediliyor/


14.11.2018 - Bangladesh fights for future of its garment industry “We spend a lot of money in automation . . . because Bangladesh is not going to be a low-cost country any more,” said Mr Jayakody. (...) as it faces intensifying competition from Cambodia, Vietnam, Myanmar and African countries such as Ethiopia as global brands search for cheap labour. The competitive pressure has sparked consolidation of what was once a mom-and-pop industry, reducing the number of factories by 22 per cent in the past five years to 4,560, according to the Bangladesh Garment Manufacturers & Exporters Association. Those who have survived gain market share, expand overseas and aim to go public. Labour in Bangladesh is still cheap. The average monthly wage is just $101, compared with $135 in Myanmar, $170 in Cambodia, $234 in Vietnam and $518 in China, according to surveys of select cities conducted by the Japan External Trade Organization between December 2017 and March 2018. But there are countries with even lower wages, such as Ethiopia with a monthly average wage of $50. Price pressure is intense, says Sharif Zahir, managing director of Ananta, a leading apparel maker and the joint venture owner of Universal Menswear. “It’s a very tough business,” he said. “If you don’t work efficiently, you cannot make money. (FT)

15.11.2018 - Global food prices face triple threat, warns Rabobank Extreme weather, the US-China trade war, and livestock disease are threats to global food prices next year, according to a leading lender to agribusinesses. (...) With an 80 per cent chance of El Niño being formally declared by US meteorologists at the end of the winter in the northern hemisphere… (FT)

21.11.2018 - Suudi saldırıları altında 85 bin Yemenli çocuk hayatını kaybetti İngiltere merkezli yardım kuruluşu Çocukları Kurtarın’ın hazırladığı rapora göre ise 5 milyondan fazla çocuğun açlık çektiği Yemen’de yaklaşık 85 bin çocuk savaşın başlamasından bu yana ortaya çıkan açlık nedeniyle hayatını kaybetti. http://haber.sol.org.tr/dunya/suudi-saldirilari-altinda-85-bin-yemenli-cocuk-hayatini-kaybetti-251295


23.11.2018 - Erdoğan bir kez daha 'Kadın-erkek eşitliği fıtrata ters' mesajı verdi Erdoğan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesi KADEM’in düzenlediği Kadın ve Adalet Zirvesinde konuştu. Eşitlik ve adalet kavramını karşı karşıya getiren Erdoğan, “Güçlü ile zayıfı aynı yarışa sokamazsınız. 100 metreyi bayan erkek aynı şekilde mi koşturacağız. Adalet herkese aynı şekilde davranmak anlamına gelmiyor. Büyük ile küçüğü aynı terazide tartamazsınız. Bazıları eşitlik eşitlik diyor da, 100 metreyi erkekle bayan koşsunlar, bu adalet olur mu?” diye konuştu. https://www.evrensel.net/haber/366674/hukumetin-hedefi-ailenin-lokomotifi-kadin


24.10.2018 - Suriyeli işçilere çalışma izni Akla gelenin aksine; ÇSGB’nin böyle bir broşür hazırlamasında işçi sendikaları değil patron sendikaları etkili oldu! Çünkü Türkiye’deki işçi sendikaları Suriyeli işçilere hâlâ çok mesafeli. Oysa Suriye’den gelen göçü sermaye lehine bir fırsat olarak değerlendiren TİSK (Türkiye İşverenler Sendikası) üniversitelerle birlikte bir kanun taslağı hazırlamış ve bunu çoktan Hükümetin gündemine getirmişti. Suriyeli işçilere çalışma izni çıkarılmasına dair kanun resmiyet kazandıktan sonra da İŞKUR önündeki kuyruklara Suriyeli işçiler de eklendi. http://www.guvenlicalisma.org/19715-suriyeli-iscilere-calisma-izni-sendikalar-uyuyor-patronlar-istahli

25.11.2018 - Hapishane nüfusunda dünyanın zirvesi: 1. ABD, 2. Türkiye, 3. İsrail Sözcü’nün aktardığına göre, 2018 itibarıyla her 100 bin nüfus başına düşen 655 tutuklu ve hükümlüyle ABD listenin zirvesinde. Türkiye 100 binde 287 ile listede ikinci sırada.İsrail ise 265 kişi ile üçüncü sırada bulunuyor.

http://aktifhaber.com/genel/hapishane-nufusunda-dunyanin-zirvesine-dogru-1-abd-2-turkiye-3-israil-h125508.html

26.11.2018 - ABD'nin 17 yıllık Afganistan savaşı: Afganlar ABD'nin savaşı kasten bitirmediğini düşünüyor Amerika Birleşik Devletleri'nin 7 Ekim 2001'de Afganistan'da El Kaide ve Taliban'a yönelik 'terörle mücadele' adı altında başlattığı askeri operasyonun üzerinden 17 yıl geçti. Ancak ABD tarihinin en uzun süreli savaşında Afganlara göre herhangi ilerleme sağlanamadı. Oysa ABD güçleri ve 'Kuzey İttifakı' olarak adlandırılan Afgan müttefikleri 2001'de Kabil'e girdiğinde halk tarafından kurtarıcı olarak algılanmışlardı. Fakat 17 yılı geride bırakan savaşta, Taliban başta olmak üzere hükümet karşıtı silahlı gruplar ülkenin neredeyse yarısında kontrolü ele geçirmiş durumda. Analistlere göre güvenlik hiç olmadığı kadar kötü ve birçok Afgan, meselenin birinci sorumlusu olarak Amerikalıları görüyor.Kimileri Washington'ın savaşı kasten uzattığını öne sürüyor. Afganistan'ın Yüksek Barış Konseyi üyesi Muhammed İsmail Kasımyar, "150 bin civarında ABD ve NATO askeri ile yüz binlerce Afgan askeri ve polisi, sayıları binlerle ifade edilebilecek Taliban militanlarına karşı savaşı kazanamadı. Peki neden? diye soruyor. Kasımyar, kendi sorusunu yine kendisi yanıtlıyor: “Ya istemediler ya da yapamadılar." Yüksek Barış Konseyi üyesinin bu konuya verilecek bir cevabı daha var. Ona göre, ABD, bu ülkedeki varlığını kalıcı hale getirmek için Pakistan'la birlikte Afganistan'ı kasten bir kaosun içine sürüklüyor. Amacı da Çin, Rusya ve İran'a karşı bu bölgeyi dinleme üssü olarak kullanabilmek. Bir zamanlar fotoğraf stüdyosu olan ancak iş yeri 'haram' olduğu gerekçesiyle Taliban tarafından kapatıldıktan sonra Kabil Nehri'nin kenarında pazarcılık yaparak kumaş satmaya başlayan Hamidullah Nasrat da Taliban'ın görevden uzaklaştırılmasına tüm halkın sevindiğini dile getiriyor. Ancak Nasrat halkın düşüncelerini şu sözlerle özetledi; "Taliban'ın düşmesinin ardından iyi bir şeyler olacağını bekliyorduk, bunun tam aksine durum her geçen gün daha da kötüleşiyor. ABD gibi bir süper güç nasıl olur da Taliban'ı durduramaz ki? Şimdi bu soruyu tüm Afganlar soruyor." https://tr.euronews.com/2018/11/26/abd-nin-17-yillik-afganistan-savas-afganlar-abd-nin-savas-kasten-bitirmedigini-dusunuyor


28.11.2018 - Suriyeli göçmen emeği azgınca sömürülüyor ILO’nun “Küresel İstihdam Eğilimleri ve Sosyal Görünümü 2015” raporuna göre, Suriyeli sığınmacıların yüzde 56’sı gittikleri ülkelerde günlük, haftalık ve mevsimlik olarak düzensiz işlerde kayıtdışı olarak çalışıyorlar. Türkiye’deki Suriyeliler de genellikle inşaat, tekstil ve imalat sektörlerinde, kadınlar ise ev işlerinde güvencesiz bir şekilde çalışıyorlar. Kayıt dışı ve geçici karakterinden dolayı “düzensiz emek” olarak nitelenen Suriyeli göçmen emeği, en düşük ücretli ve en genç göçmen emeğini oluşturuyor. Suriyeli işçiler, aynı işi yaptıkları Türkiyeli işçiden daha düşük ücret alırken, kadın işçilerde bu fark daha da açılıyor. Suriyeli kadın işçilerin ücreti, Türkiyeli erkek işçilerin aldığı ücretin ancak yarısı kadar. Yapılan ankete göre, devletten yardım alan Suriyelilerin oranı yalnızca yüzde 3. Yine araştırmaya katılan Suriyeli işçilerin yüzde 79’u sağlık hizmetinden yararlanamıyor. Yüzde 75’inin çocukları eğitimine devam edemiyor. Bugün kamplarda kalan Suriyeli oranı yüzde 6’lara kadar düşmüş durumda. Yani Türkiye’de bulunan 3.4 milyon Suriyelinin yalnızca 265 bin kadarı kamplarda, devlet desteğiyle yaşıyor. Kalan 3 milyondan fazlası kentlerde kendi imkanlarıyla yaşamaya çalışıyor. Suriyeli çalışanların yalnızca 20 bin 970’i kayıtlı. Bir milyondan fazlası kayıt dışı çalışıyor. Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranı yüzde 34’e varmış durumda ve kayıt dışı göçmen işçiler bu oranda belirgin bir yer tutuyor. Kayıt dışı çalıştırılan bir milyon Suriyelinin yüzde 20’si çocuk. Kayıtlı işçilerin aldığı en yüksek ücret asgari ücret seviyesinde. Kayıt dışı çalıştırılanların çoğunluğu günlük 20-25 lira yevmiye alıyor.


29.11.2018 - Suudi Arabistan'ın lobi faaliyetleri Yemen'de ateşkesin önüne geçti Birleşmiş Milletler (BM) diplomatlarının verdiği bilgilere göre İngiltere tarafından BM’ye sunulan Yemen’de ateşkesin sağlanması ve insani yardımların yeniden başlamasına ilişkin öneri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin lobi faaliyetlerinin etkisiyle askıya alındı. ABD ve diğer Güvenlik Konseyi üyeleri tarafından reddedilen karar Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun saldırısı altındaki Yemen’in liman şehri Hudeyde’de çatışmaların kontrol altına alınasını kapsıyordu. Hudeyde’de sağlanması amaçlanan kısmi ateşkes ile kıtlık tehiditi altında ölümle boğuşan 14 milyon Yemenliye gıda ve ilaç yardımı sağlanmasının önü açılacaktı. http://haber.sol.org.tr/dunya/suudi-arabistanin-lobi-faaliyetleri-yemende-ateskesin-onune-gecti-251792


1.11.2018 - Rusya, Küba'da askeri üs kurmayı planlıyor Rusya Parlamentosu’ndaki Savunma Komitesi’nden General Vladimir Shamanov, ABD Başkanı Donald Trump’ın soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği ile imzalanan orta menzilli nükleer kuvvetler anlaşmasından (INF) çekileceklerini açıklamasının ardından Rusya’nın Küba’da askeri üs kurmayı düşündüğünü açıkladı. Newsweek dergisinin aktardığına göre Rus senatör Alexe Pushkov Tass Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, ABD’nin dünyayı bir diğer Küba füze krizine sürüklediğini söyledi. Diğer yandan Rusya Devlet Başkanı Putin, 2 Kasım’da Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel ile Moskova’da bir araya gelecek.

http://gazetemanifesto.com/2018/rusya-kubada-askeri-us-kurmayi-planliyor-216388/

2.11.2018 - Küba Devlet Başkanı Moskova’da, askeri işbirliği genişliyor Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü. ABD’nin Küba’ya yeni yaptırımlarını açıkladığı günün ertesine denk gelen ziyarette iki ülke arasında askeri işbirliği de görüşüldü. Rusya Maliye Bakan Yardımcısı, Küba'ya askeri işbirliği kapsamında 38 milyon avro kredi verilmesinin öngörüldüğünü bildirdi. Kremlin’den yapılan açıklamada Rus petrol şirketi Rosneft’in Küba sahillerinde deniz sondajı çalışmalarına başladığı belirtilmiş, askeri işbirliğinin de gündemde olduğu ifade edilmişti. AFP’nin haberine göre Peskov, Kommersant gazetesinde yer alan Moskova’nın Havana’ya Rusya’dan silah alması için 50 milyon doların üzerinde kredi vereceği haberiyle ilgili ise bir yorumda bulunmamıştı.

http://haber.sol.org.tr/dunya/kuba-devlet-baskani-moskovada-askeri-isbirligi-genisliyor-250103

2.11.2018 - Katalan bağımsızlıkçılar için 25 yıl hapis istemi İspanya'nın Katalonya özerk bölgesinde tek taraflı şekilde referandum düzenlenip bağımsızlık ilan edilmesinde rol oynayan liderlerden bazıları için savcılık "devlete isyan" suçlamasıyla 25 yıla varan ağır hapis cezaları istedi.

http://haber.sol.org.tr/dunya/katalan-bagimsizlikcilar-icin-25-yil-hapis-istemi-250108


2.11.2018 - Deutsche Bank'tan faşizme destek Almanya’nın önde gelen bankası Deutsche Bank, geçen hafta Brezilya'da gerçekleşen seçim öncesinde sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda faşist adaya açık destek verdi. Almanya'nın önde gelen bankası Deutsche Bank'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Brezilya'nın devlet başkanı seçilen faşist Jair Bolsonaro'ya seçim öncesinde açık destek verdiği ortaya çıktı.

http://haber.sol.org.tr/dunya/deutsche-banktan-fasizme-destek-250102

2.11.2018 - Trump'tan göçmelere: Taş atana silahla karşılık veririz ABD Başkanı Trump ülkesine doğru gelen göçmen karavanına uyarıda bulundu. Trump, "Askerimize taş atmak isterlerse, askerimiz buna karşılık verir" dedi. Bir grup göçmen kendilerini engellemek isteyen Meksikalı polislere taşla karşılık vermişti. ABD Başkanı Donald Trump, Latin Amerika ülkelerinden ABD'ye doğru ilerleyen göçmenlerin askerlere taş atması halinde ABD güvenlik güçlerinin ateşle karşılık verebileceğini söyledi.

https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/trumptan-gocmelere-tas-atana-silahla-karsilik-veririz,iaipqzXsuECGEPupBrRLlQ/lkU0E2s-r0O7ZvzCqTk20Q

3.11.2018 - Afgan hükümeti ile Taliban, Moskova'da görüşecek Rusya Dışişleri Bakanlığı, Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani’nin, Moskova’da düzenlenecek ve Taliban’ı temsil edecek bir heyetin de katılacağı barış görüşmelerine kendi temsilcilerini göndermeyi kabul ettiğini açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani'nin Moskova'da düzenlenecek ve Taliban temsilcilerinin de yer alacağı barış görüşmelerine heyet göndermeyi kabul ettiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, 9 Kasım'da Moskova'da düzenleneceği kesinleşen barış görüşmeleri için, "Bu, Taliban'ın Doha'daki siyasi bürosundan bir heyetin katılacağı ilk üst düzey uluslararası toplantı olacak" denildi.

http://haber.sol.org.tr/dunya/afgan-hukumeti-ile-taliban-moskovada-gorusecek-250149

3.11.2018 - Hamas, Gazze’deki protestolarda tansiyonu düşürmeyi kabul etti Hamas, Gazze’de Mart ayından beri yapılan Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü kapsamındaki eylemlerde İsrail sınırına yaklaşmamayı ve tansiyonu düşürmeyi kabul etti. Kararın Katar’ın Gazze’deki memurların maaşlarını ödemesi karşılığında verildiği bildirildi. Hamas ve İslami Cihat örgütünün içinde bulunduğu fraksiyonlar tarafından önceki gün yapılan toplantıda, İsrail ile görüşmelerde arabuluculuk eden Mısır, Katar ve BM’nin çabalarının takdir edildiği, gösterilerde İsrail sınırına yaklaşmama ve lastik yakmaktan vazgeçme kararı alındığı bildirildi. Mısır arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde Gazze’deki memurların maaşlarının ödenmesi için Katar'ın fon sağlamasında anlaşıldığı bildiriliyor. Anlaşmaya göre Mısır’dan bir heyet her cuma sınırda düzenlenen gösterilerde devriye gezerek alınan kararlara uyulup uyulmadığını denetleyecek. Toplantıda alınan kararlar İsrail’in Gazze’deki Filistinli balıkçıların avlanmalarına izin verilen alanı genişletmesinin ardından geldi.
İsrail’in Katar’ın mali yardımlarının Gazze’ye ulaştırılmasına sıcak baktığı biliniyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Gazze'ye Katar’dan mali desteğin ABD ve İsrail’in Filistin Devleti'ni barış görüşmelerinde devre dışı bırakma planının bir parçası olduğunu belirtiyor.
http://haber.sol.org.tr/dunya/hamas-gazzedeki-protestolarda-tansiyonu-dusurmeyi-kabul-etti-250128


4.11.2018 - ABD-Meksika sınırında askeri hareketlilik arttı ABD hükümeti, Orta Avrupa ülkelerinden ABD’ye geçmek amacıyla Meksika sınırına gelen göçmenleri durdurmak için sınırda aldığı güvenlik önlemlerini arttırdı. Hükümet sınırdaki asker sayısını arttırmanın yanı sıra bölgedeki bazı yerlere dikenli tel çekti.

https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/abd-meksika-sinirinda-askeri-hareketlilik-artti,ydDhb6hQgEygOUZDHS_WjA/D0SdO8b9i0i4kT_dhATebg

5.11.2018 - İran’a daha fazla yaptırım geliyor Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesi nedeniyle kademeli olarak geri getirilen İran yaptırımlarına ilişkin Amerikan Fox News kanalına açıklamalar yaptı. Bolton, "İran’a şu anda uyguladığımız yaptırımlardan daha fazlasını uygulayacağız. Eski Başkan Barack Obama döneminde getirilen yaptırım seviyesiyle sınırlı kalmayacağız.” ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında, İran'a uygulanacak ikinci yaptırım paketinde petrol ithalatına ilişkin Türkiye'nin de dahil olduğu 8 ülkeye geçici muafiyet tanınacağını açıklamıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı geçen hafta konuya dair yaptığı açıklamada, yaptırımların İran'ın ekonomisini hedef aldığına dikkat çekmiş ve özellikle enerji, bankacılık, lojistik, sigorta şirketleri gibi alanları kapsayacağını belirtmişti.

https://www.ntv.com.tr/dunya/boltondan-irana-daha-fazla-yaptirim-tehdidi,ZuHYarowHEGJoNt--K1VXQ


6.11.2018 - 'Türkiye'de Suriyeliler' raporu: Savaş bitse bile gitmeleri zor Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (Ombudsmanlık) kurumu, Türkiye’deki Suriyelilerin durumu ve geleceğine ilişkin çarpıcı bir rapor hazırladı. “Türkiye’de Suriyeliler” başlıklı özel raporda, savaş bitse bile Suriyelilerin ülkelerine dönmelerinin zor olacağı belirtildi.

https://www.ntv.com.tr/turkiye/turkiyede-suriyeliler-raporu-savas-bitse-bile-gitmeleri-zor,OaHuYkPd80WAG8uL7qG9Qw

13.11.2018 - Servet-sefalet uçurumu derinleşiyor Institute for Policiy Studies (IPS) ve inequality.org Forbes dergisinin sıraladığı ABD’deki en zengin 400 kişi listesini değerlendirdi. Listenin başındaki Walton, Koch ve Mars ailesinin servetinin 1982’den bu yana yaklaşık yüzde 6 bin artış gösterdiği belirtilerek bu üç ailenin toplam servetinin 348,7 milyar dolar olduğu ifade edildi. Waltonların servetinin 1982’ye göre yaklaşık yüzde 9 bin 257 kat artarak 169,7 milyar dolara ulaştığı, bu rakamın ABD’deki ailelerin ortalama servetinden 4 milyon kez daha fazla olduğu kaydedilerek Jeff Bezos, Bill Gates ve Warren Buffett’in servetinin ülkenin yarısının sahip olduğundan daha fazla olduğuna dikkat çekildi. 400 kişilik listedekilerin toplam servetinin 2,89 trilyon dolar olduğu, bu rakamınsa ABD’nin serveti en az olan yüzde 64’lük kesimin servetinden ve dünyanın en büyük 5. ekonomisi olan Britanya’nın gayri safi yurtiçi hasılasından daha fazla olduğu kaydedildi. Jeff Bezos’un sahibi olduğu Amazon şirketinde çalışan bir işçinin, Bezos’un 160 milyar dolarlık servetine ulaşmak için 2,5 milyon yıl boyunca çalışması gerektiği aktarıldı.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/servet-sefalet-ucurumu-derinlesiyor-2/


8.11.2018 - Fransa’da yaklaşan kış ve evsizler Fransa'da sadece 2017 yılında mahkeme kararı ile 15 bin 547 evin polis gücü kullanılarak boşaltıldığı açıklanıyor. 2016 yılında ise bu rakamın 15 bin 222 olduğu belirtiliyor. Son 15 yılda mahkeme kararı ile tahliyelerde yüzde 146 oranında artış yaşanmış. 1 Kasım’la girilen resmi kış döneminde yoksullar evlerinden atılamaz, suyu, elektriği, gazı kesilemez denilerek, barınma hakkı yasal olarak güvence altına alınmış gibi görünse de, barınma sorununun güvence altında olmadığı rakamlarla ortaya çıkmakta.   Evsizlerle ilgili bazı veriler şöyle: Paris belediyesi 15-16 Şubat 2018 gecesi 1700 gönüllü ile evsizlere ulaşarak onlara geçici barınma alternatifleri sunmuş. Tespit edilen evsiz sayısı 3 bin civarında. Ulusal İstatistik Enstitüsü İNSEE’nin 2016 yılında yayınladığı rakamlara göre ise 143 bin insan evsiz. Geçici konaklama ve yemek dağıtım merkezleri verileri de, evsizlerden 30 bin 100 kişinin çocuk olduğunu ortaya koyuyor. Şehir ve Konut Bakanlığı ise 31 Ekim’de, yaklaşan soğuk kış günleri için 136 bin acil kış konaklama yerine 14 bin ilave yapılacağı açıklamıştı. Gerçek rakamlar bunun çok çok üstünde. Abbé Pierre Vakfı, 31 Ekim tarihli raporunda, 4 milyon insanın evsiz ya da sağlıksız koşullarda barındığını, 12 milyon insanın ise kritik konut krizi ile karşı karşıya olduğunu açıkladı. Evsiz ölümlerine ilişkin açıklanan resmi rakamlar da gerçeği yansıtmıyor. Fransa genelinde her sene yaklaşık 500 olarak açıklanan evsiz ölümlerinin gerçekte 3 binden fazla olduğu, son iki yılda 7 bin evsizin öldüğü belirtiliyor.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/fransada-yaklasan-kis-ve-evsizler/


15.11.2018 - Göçmenlere her yerde baskı ve işkence Yunanistan polisi, işkence yaptığı göçmenleri, eşyalarını ve kıyafetlerini gasp ederek Türkiye’ye geri gönderdi. İstanbul’da ise göçmen ailelerin aşı hizmetlerinden yararlanamadığı ortaya çıktı.Yunanistan polisi, işkence yaptığı göçmenleri, eşyalarını ve kıyafetlerini gasp ederek Türkiye’ye geri gönderdi. İstanbul’da ise göçmen ailelerin aşı hizmetlerinden yararlanamadığı ortaya çıktı. Yemen, Filistin, Cezayir ve Faslıların bulunduğu 14 göçmen Yunanistan’da polis tarafından alıkonuldu. Göçmenler Yunanistan polisi tarafından fiziki işkence gördüklerini açıkladı. İşkence sonrasında polisin, göçmenlerin üzerlerindeki kıyafetleri çıkarıp, eşyalarını da aldıktan sonra Meriç Nehri üzerinden Türkiye'ye gönderdiği belirtildi.Öte yandan Türkiye’de aşı karşıtlığıyla sözde mücadele ettiğini iddia eden Sağlık Bakanlığı aşı olmak isteyen göçmenlere engel oldu. Sağlık Müdürlüğü tarafından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderilen belgede, hastanelerde göçmen ailelerin şikayetlerine yer verildi. Ailelerin aşılama hizmetlerinden yararlanamadıklarının tespit edildiği belirtildi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/goecmenlere-her-yerde-baski-ve-iskence/


16.11.2018 AİHM’den Afrin başvurularına ret DW Türkçe'den Kayhan Karaca'nın haberine göre Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) bu yıl başlarında Suriye'nin Afrin bölgesine düzenlediği askeri harekât, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gündemine taşındı. Ancak AİHM, "iç hukuk yolları tüketilmediği" gerekçesiyle dava başvurularını geri çevirdiği ortaya çıktı. TSK ve Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından "Zeytin Dalı Harekâtı" adı altında 20 Ocak 2018 tarihinde başlatılan ve Suriye'nin Halep iline bağlı Afrin ilçesi ile Azez bölgesine bağlı Tel Rıfat kentine düzenlenen askeri operasyonda "evlerinin yıkıldığını" belirten çok sayıda kişi AİHM önünde Ankara'ya karşı dava açmak için yaz aylarından itibaren başvuruda bulundu. Harekât sırasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında güvence altına alınmış haklarının ihlal edildiğini savunan davacıların kimlikleri açıklanmadı.


17.11.2018 - Yemen'de 18 milyon kişi açlık tehdidi ile karşı karşıya Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Direktörü David Beasley, Yemen'de 18 milyon kişinin açlık tehdidi ile karşı karşıya olduğunu aktardı. Beasley, iç savaşın devam ettiği ve dünyanın en kötü insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'e ziyaretinin ardından BM Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, ülkedeki duruma dair açıklamalarda bulundu. Yemen'in kıtlığın eşiğinde olduğu uyarısını yapan Beasley, ''Yemen'de yaklaşık 18 milyon kişi açlık tehdidi ile karşı karşıya'' dedi. Ülkede 8 ila 14 milyon kişinin de ileri derecede açlığın eşiğinde olduğunu belirten Beasley, hastanelerdeki durumun 'içler acısı' olduğunu söyledi. https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201811161036193471-bm-beasly-yemen-18-milyon-kisi-aclik/

17.11.2018 - Orta Afrika Cumhuriyeti'nde silahlı çatışma: 37 kişi öldü, 20 bin kişi yerlerinden oldu Orta Afrika Cumhuriyeti'nde (OAC) yaşanan şiddet olaylarında en az 37 kişinin yaşamını yitirdiği, 20 bin kişinin ise yerinden olduğu belirtildi. Yerel basındaki haberlere göre, ülkenin merkezindeki Alindao kentinde perşembe gününden bu yana silahlı Hristiyan Anti-Balaka militanları ile çoğunluğu Müslümanlardan oluşan Barış İçin Birlik (UPC) örgütü mensupları arasında çatışmalar yaşanıyor. Çatışmalarda aralarında kent sorumlusunun da olduğu en az 37 kişi hayatını kaybetti. Çatışma nedeniyle 20 bin kişi yerlerini terk ederek ormana kaçtı. Öte yandan birçok evin ateşe verildiği kentte yağma olaylarının yaşanmaya başladığı belirtiliyor. OAC, 2012'de Seleka silahlı grubunun yönetime karşı ayaklanması üzerine patlak veren siyasi ve güvenlik kriziyle mücadele ediyor. Anti-balaka silahlı grubuyla Seleka arasında çıkan çatışmalarda bugüne kadar binlerce kişi yaşamını yitirdi. Yaklaşık yüzde 80'i hala silahlı gruplar tarafından kontrol edilen ülkede 2016'da yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ardından siyasi krizi kısmen sona erse de şiddet olayları yaşanmaya devam ediyor. https://tr.sputniknews.com/afrika/201811171036195237-orta-afrika-cumhuriyeti-silahli-catisma/


21.11.2018 - “Yemen’de 5 yaş altı 85 bin çocuk öldü” Save the Children (Çocukları Koruyun) örgütü, Yemen'de 3 yıldır süren savaşta yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden 5 yaş altı çocukların sayısının yaklaşık 85 bin olabileceğini açıkladı. BM de geçen ay açıkladığı raporunda Yemen’de yaklaşık 14 milyon kişinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtmişti. Suudi Arabistan öncülüğündeki emperyalist güç odaklarının Yemen’e uyguladığı ambargo nedeniyle 22 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu belirtiliyor. Sözde ateşkes anlaşmalarına karşın çatışmalar sürüyor. BM verilerine göre savaşta en az 6 bin 800 sivil ölürken 10 bin 700'den fazla kişi de yaralandı. İlaç sıkıntısının da ciddi boyutlara ulaştığı Yemen’de 1.2 milyon kişinin de koleradan etkilendiği tahmin ediliyor.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/yemende-5-yas-alti-85-bin-cocuk-oeldue/


21.11.2018 - Yemen'de yaklaşık 85 bin çocuk yetersiz beslenmeden ölmüş olabilir İngiliz yardım kuruluşu Çocukları Kurtarın Vakfı'nın (Save the Children) Birleşmiş Milletlerin (BM) 5 yaşından küçük ve tedavi edilmeyen "aşırı akut yetersiz beslenme" mağduru çocukların ölüm oranlarına dayanarak hazırladığı raporda, Yemen'de Nisan 2015 ile Ekim 2018 arasında 84 bin 700 çocuğun akut yetersiz beslenmeden hayatını kaybetmiş olabileceği hesap edildi. Raporda, rakamın, İngiltere'nin ikinci en büyük kenti Birmingham'da yaşayan 5 yaşından küçük çocukların nüfusuna denk geldiğine işaret edilerek, ablukanın daha fazla insanı kıtlık riskiyle karşı karşıya bıraktığı kaydedildi. Vakıf, Yemen'e ithal edilen gıdanın yüzde 90'ının vardığı liman kenti Hudeyde çevresinde süren ağır çatışmaların durumu daha da kötüleştirdiğini, limanda aylık ithalatta 55 bin tonun üzerinde düşüş yaşandığını, bu miktarın 2.2 milyonu çocuk 4.4 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini vurguladı. https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201811211036250803-yemen-cocuk-yetersiz-beslenme/


24.11.2018 - ABD öncülüğündeki koalisyondan hava saldırısı: 9'u çocuk 20 ölü Suriye devlet televizyonu El-İhbariye'nin haberinde, koalisyon güçlerinin Deyr ez Zor'un doğusunda yer alan Hacin kentine yönelik düzenlediği hava saldırısında aralarında 9 çocuk ve 8 kadının bulunduğu 20 sivilin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

https://www.birgun.net/haber-detay/abd-onculugundeki-koalisyondan-hava-saldirisi-9-u-cocuk-20-olu-237889.html


24.11.2018 - ABD’ye ulaşmak isteyen göçmenler Meksika’da kötü koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor Orta Amerika’daki yoksulluk ve çete şiddetinden kaçarak konvoylar halinde ABD’ye ulaşmaya çalışan göçmenler ABD sınırının Meksika tarafından birçok sorunla karşılaşıyor. ABD’nin California eyaletinin karşısında bulunan bir beysbol sahasında hayatta kalmaya çalışan yaklaşık 6 bin göçmen için Meksikalı yetkililer “kaynak yetersizliği” iddiasıyla insani yardım talebinde bulundu. Tijuana belediye başkanı beklediklerinden daha fazla göçmenin gelmesi nedeniyle durumu “uluslararası insani kriz” olarak tanımlarken, Birleşmiş Milletler’den yardım istedi. Yağmur nedeniyle de göçmenlerin kaldığı sahanın çamura döndüğü öğrenildi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/abd-ve-meksikadan-goecmenlere-saldirilar/


23.11.2018 - İsrail Ezidi Soykırımı’nın resmen tanınmasını reddetti İsrail Parlamentosu Knesset’te yapılan oylamada Ezidi Soykırımı’nın tanınması için hazırlanan yasa tasarısı, 38 ‘evet’e karşı 58 ‘hayır’ oyuyla reddedildi. İsrail İşçi Partisi, Hatnuah ve İsrail Yeşil Hareketi’nin bir araya gelmesiyle kurulan Siyonist Birlik ittifakından Ksenia Svetlova tarafından hazırlanan tasarı şu içerikteydi: İsrail’in Ezidi katliamlarını resmen soykırım olarak tanımasını, her yıl 3 Ağustos’ta anma törenleri düzenlenmesini ve yaşananların okul müfredatında anlatılmasını öngörüyordu. BM de henüz Ezidi soykırımını tanımadı. Tasarıyı reddedenler BM’nin Ezidi Soykırımı’nı henüz tanımaması nedeniyle hükümetin tasarıya destek vermeyeceğini söyledi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/israil-ezidi-soykiriminin-resmen-taninmasini-reddetti/


24.11.2018 - 'Uygur Türklerinin evine bir milyondan fazla Çinli casus yerleştirildi' Çin hükümetinin, Uygur Türklerinin evlerine yolladığı bir milyondan fazla Han Çinlisini istihbarat toplamak için görevlendirdiği öne sürüldü. İddialara göre kendilerini Uygur Türklerine akraba gibi tanıtan sözde casuslar Xinjiang bölgesinde ziyaret ettikleri ailelerin ne kadar dindar oldukları yönünde gözlem yaparak hükümeti bilgilendirdi. Amerikalı antropolog Darren Byler'ın hazırladığı rapora göre, casuslar Uygur Türklerinin namaz kılıp kılmadığını, Ramazan ayında oruç tutup tutmadığın, evde Kur'an olup olmadığını, kadınların giyim kuşamlarını ve İslami kelimeler kullanıp kullanmadığını gözlemliyor. Asya Toplumları Merkezi'nin yayınladığı rapora göre, toplanan istihbarat, toplama kamplarına gönderilecek Uygur Türklerini tespit etmek için kullanılıyor. Byler'ın hazırladığı rapor, Çin Komunist Partisi'nin resmi gazetesi tarafından da onaylandı. Araştırmada, 2014'te 200 bin, 2016'da 110 bin ve 2017'de ise bir milyonun üzerinde Han Çinlisinin Uygur köylerine gönderildiğini belirtildi. https://tr.sputniknews.com/asya/201811241036305641-uygur-turkleri-evine-cinli-casus-yerlestirildi/


26.11.2018 - Trump, Amerikalı çiftçilere mahsulü yok ettirdi ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e karşı açtığı ticaret savaşı bir kez daha Amerikalı çiftçileri vurdu. Çin’in karşı tedbirleri yüzünden soya ihracatının durması binlerce çiftçiyi iflasın eşiğine getirdi. Çin'de soya fasulyesine talepteki artış, çoktandır bu ürünü ihraç etmeye alışık Amerikan tarım üreticilerinin de ilgisini çekmişti. Bu yıl ABD'de bir önceki dönemin iki katına eşit 89.1 milyon dönüm arazi soya için ayrılmıştı. Çiftçiler, soya fasulyesinin Amerikan ihracatında onsuzda büyük olan (ABD'den Çin'e tarım ürünleri ihracatının yüzde 60'ı soyaya tekabül ediyor) payını daha da artırma niyetindeydi. Ancak Trump'ın, ülkenin en büyük ticari partneriyle çatışması, Pekin'in Amerikan soyasına yüzde 25'lik ek vergi getirmesine yol açtı. Bunun sonucunda soya ihracatının karlılığı neredeyse sıfıra düştü ve Çin'e ihracat yüzde 98 azaldı. Soya fasulyesi Çin için stratejik ürün olsa da Pekin, dünyada başka soya üreticilerinin de olduğunu ve bu üreticilerin seve seve Amerikalıların yerini alacağını düşünerek akıllıca bir hamle yaptı. ABD Tarım Bakanlığı, 2017-2018 döneminde dünya soya piyasasının yüzde 35'ini kontrol ettiklerini açıklamıştı. Brezilya yüzde 33, Arjantin ve dünyanın geriye kalanı ise yüzde 14'üşer paya sahipti. Çin'in göstergesi ise yüzde 4'tü. Bununla birlikte Brezilya, Çin piyasasında yüzde 47, Arjantin ise sadece yüzde 5 paya sahipti. Şimdi bu iki ülke ihracatı artırmayı planlıyor. https://tr.sputniknews.com/abd/201811261036335861-ticaret-savasi-yansimasi-trump-abd-ciftciler-mahsul-yakti/


26.11.2018 - Trump'ın damadı, ABD'nin Suudi Arabistan'a silah satışı rakamlarının şişirilmesini istemiş Amerikan ABC News'in 2 ABD'li yetkili ve 3 eski Beyaz Saray yetkilisine dayandırdığı haberine göre, ABD'nin Suudi Arabistan'a silah satış rakamları Kushner'in talimatıyla yüksek gösterildi. Kushner'ın rakamların şişirilmesi için Dışişleri ve Savunma Bakanlığına (Pentagon) baskı yaptığına işaret eden yetkililer, Savunma Bakanı Jim Mattis'in de Kushner'ın bu konudaki çabalarını desteklediğini belirtti. Kaynaklar, Trump'ın Suudi Arabistan ziyaretinden kısa süre önce, Mayıs 2017'de ulusal güvenlik konseyi toplantısında Kushner'ın "Suudi Arabistan'a olabildiğince çok silah satmalıyız" dediğini aktardı.  https://tr.sputniknews.com/abd/201811261036335358-trump-kushner-abd-suudi-arabistan-silah-satisi/  


26.11.2018 - Trump'tan Meksika sınırını kalıcı şekilde kapama tehdidi ABD Başkanı Donald Trump, Orta Amerika'dan hareket edip Meksika'yı geçerek ABD sınırına dayanan göçmen kervanıyla ilgili tehditlerine bir yenisini ekledi. Göçmen kervanındakilerden 'şoven' diye söz eden ve çoğunun azılı suçlu olduğu iddiasını tekrarlayan Trump, Meksika'dan hepsini ülkelerine geri göndermesini talep etti. Meksika'ya "İster uçakla ister otobüsle nasıl istiyorsan öyle geri gönder, ama onlar ABD'ye GİRMEYECEKLER" diye seslenen Trump, "Gerekirse sınırı kalıcı şekilde kapatırız" resti çekti. Yine seçim kampanyasından beri dilinden düşürmediği Meksika sınırına baştan sona duvar çekme vaadini gündeme getiren Trump, "Kongre, DUVARI finanse et" çağrısında bulundu. https://tr.sputniknews.com/abd/201811261036327646-trump-meksika-siniri-kalici-kapama-tehdidi/


26.11.2018 - Meksika: ABD sınırını aşmaya çalışan göçmenler sınırdışı edilecek Meksika İçişleri Bakanlığı, ABD sınırını geçmeye çalışan 500 göçmenin sınırdışı edileceğini duyurdu. Bakanlığın açıklamasında, 'şiddet kullanarak' ve 'yasadışı bir şekilde' sınırı geçmeye çalışan bir grubun gözaltına alındığı bildirildi. Video kaydında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca kişi, Tijuana kenti yakınlarında iki ülkeyi ayıran dikenli telleri geçmeye çalışırken görülüyor. Sınırı aşmaya çalışan gruba, ABD'li sınır muhafızları tarafından gözyaşartıcı gazla müdahale edildi. https://tr.sputniknews.com/yasam/201811261036323543-abd-sinirini-asmaya-calisan-gocmenler-sinirdisi-edilecek/


26.11.2018 - Yunanistan’daki Türklere Türkçe dersi kısıtlaması Batı Trakya'da, Gümülcine Medrese-i Hayriye okulu öğrencileri, Türkçe ders saatlerinin azaltıldığı gerekçesiyle protesto gösterisi düzenledi. Okul Encümen Heyeti’nin kararıyla gerçekleştirilen eylemde, okula çantasız gelen öğrenciler, okul kapılarına kilit vurarak öğretmenlerin okula girmesine izin vermedi. Öğrenciler, Gümülcine’de diğer azınlık okullarında uygulanan ders programının Medrese-i Hayriye’de de uygulanmasını talep etti. Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti üyeleriyle velilerin de destek verdiği eylemde, “Tüm Azınlık okullarında olduğu gibi, Türkçe ile Yunanca müfredatın arasındaki dengenin korunmasını istiyoruz”, “Medrese-i Hayriye’de ana dildeki eğitimi ve din eğitimini kısıtlayan kararın iptal edilmesini istiyoruz” yazılı döviz ve pankartlar açıldı. https://tr.sputniknews.com/avrupa/201811261036316945-yunanistan-turklere-turkce-dersi-kisitlamasi/

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

22.11.2018 - Gerekirse Ayşe yeniden tatile çıkacak, ve Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacak" Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "15 Kasım da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümüydü. Bir kez daha kutlu olsun. Kıbrıs davamızın kahramanlarına; Hala Sultan’a, Türk Mukavemet Teşkilatı’na, Şehit İlhanlar’a ve Bozkurt Rauf Denktaş’a selam olsun. Onları unutmadık ve unutmayacağız.‘BOPun eşbaşkanıyım’ diye övünenlerin, Denktaş Bey’e yaptıklarını da unutmayacağız. Kofi Annan’la saf tutup, Rauf Denktaş’ı Türkiye’den kovduklarını unutmayacağız..Bugünlerde, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol rezervleri üzerinden, Kıbrıs’ta yeni tezgâhlara niyetlenen emperyalistler ve içerdeki işbirlikçilerine sesleniyorum.. Siz de şunu unutmayın;Gerekirse Ayşe yeniden tatile çıkacak, ve Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacak!"

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/guardian-gazetesi-aksenerin-o-sozlerini-hedef-aldi-213916h.htm


Kapitalizm ve Kadın


1.11.2018 - Google çalışanlarından iş bırakma eylemi Google çalışanları, şirketin kadın meslektaşlarına muamelesini protesto için bugün dünya genelinde iş bırakma eylemine gidiyor. Çalışanlar, şirketin cinsel taciz iddialarını ele alış biçimini değiştirmesini, dava açma haklarını engelleyebilecek “zorunlu hakemlik” uygulamasına son verilmesini talep ediyor. Bugün yapılacak iş bırakma eyleminde çalışanlar masalarına “Masamda değilim, çünkü diğer Google ve yüklenici firma çalışanlarıyla cinsel taciz, suistimal, şeffaflık eksikliği ve herkese uygun olmayan bir işyeri kültürünü protesto için iş bırakma eylemi yapıyor olacağım” yazılı bir not bırakacak.

https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2018/11/01/googleda-dunya-capinda-is-birakma-eylemi/


4.11.2018 - AB’de kadın-erkek arasında ücret eşitsizliği Avrupa Birliği’nde kadın ve erkeklerin ücret eşitsizliği kimi ülkelerde yüzde 25 düzeyinde, ortalamada ise erkek çalışanlar kadınlardan yüzde 16 daha fazla ücret alıyor. Kadın-erkek arasındaki ücret eşitsizliği Estonya’da yüzde 25 iken, Almanya’da yüzde 21, Fransa’da yüzde 15, Romanya’da ise yüzde 5.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/kadin/haber/-/abde-kadin-erkek-arasinda-uecret-esitsizligi/


7.11.2018 - Ekim ayında 34 kadın katledildi Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Ekim ayı kadın cinayetleri raporunu açıkladı. Raporda, “Bu ayki kadın cinayetlerinin 14’ü şüpheli ölüm, 6’sının nedeni tespit edilemedi; 9 kadın hayatına dair karar almak istediği için öldürüldü, 1’i ekonomik sebepler bahane edilerek, 1’i barışma isteğini kabul etmediği için, 1’i ayrılmak istediği, 2’si boşanmak istediği için öldürüldü” denildi.


14.11.2018 - Rukban kampında seks işçiliği ve cinsel istismar vakaları görülüyor Rusya Savunma Bakanlığı’nın Cenevre’deki ateşkes ve insani yardım grupları temsilcisi Yuri Tarasov, Suriye’de ABD’nin kontrolündeki Rukban sığınmacı kampının yönetiminin sığınmacıların güvenliğini sağlayamadığını, kampta seks işçiliği, hırsızlık, insan kaçakçılığı ve çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının görüldüğünü söyledi. Rusya ile Suriye arasında göçmenlerin geri dönmesine yönelik yapılan bir toplantıda konuşan Tarasov, Rukban kampının yöneticilerinin sığınmacıların güvenliğini sağlayamadığını ifade etti. Tarasov "Kampta hırsızlık, seks işçiliği ve büyük yaş farklarının bulunduğu evlilikler yapılıyor. Küçük yaşta çocuklara cinsel istismar, cinsiyet eşitsizlikleri durumları görülüyor. İnsan kaçakçılığı vakaları da mevcut. Nikahlar resmiyete dökülmüyor, doğum ve ölüm akitleri yapılmıyor. Kampa geçici olarak yerleştirilen kişilerin birçoğunun kimlik belgeleri yok. Kampın tamamında temel eğitim düzeyinde gönüllü olarak çalışan sığınmacı öğretmenlerin bulunduğu sadece 4 okul var" ifadelerini kullandı. https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201811171036197012-rusya-rukban-kampi-cinsel-istismar-vakalari/


16.9.2018 - Kadın intiharlarının yüzde 40’ı Hindistan’da Geçtiğimiz hafta yayınlanan İngiliz tıp dergisi Lancet’in araştırmasına göre; dünyada intihar eden yaklaşık her 5 kadından 2’sinin Hint kadınları olduğu ifade edildi. Çalışmaya göre, intihar eden Hint kadınların yüzde 71,2’si 15 ila 39 yaş grubunda yer alıyor ve bu kadınların büyük bir kısmı evli kadınlar. Yapılan çalışmada, evliliğin, şu nedenler yüzünden “kadınları intihar eğiliminden uzaklaştırma konusunda daha az koruma sağladığı” belirtiliyor: görücü usulü evlilik ve erken yaşta evlilik, genç yaşta anne olmak, aile içi şiddet, ekonomik bağımlılık. Raki Dandona, BBC’ye yaptığı açıklamada “Bu yaş grubundaki kadınların bizim kültürümüzde bir dizi sorunla karşılaştığı doğru. Aynı zamanda depresyona girme ihtimalleri de daha yüksek ve psikolojik sağlık hizmetlerine yeterli erişimleri yok” dedi.http://yeniyasamgazetesi.com/kadin-intiharlarinin-yuzde-40i-hindistanda/


21.11.2018 - Almanya’da “ev içi şiddet”: 2017’de 147 kadın katledildi Almanya Federal Aile Bakanı Franziska Giffey’in açıkladığı “ev içi şiddet” raporuna göre, 2017 yılında 147 kadın sevgilisi veya eski partneri tarafından öldürüldü. Raporda, her 3 günden daha az bir sürede bir kadının sevgilisi veya eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğüne yer verilirken 138 bin 893 kişinin ev içi şiddete maruz kaldığı belirtildi. Giffey, şiddete uğrayanların yalnızca yüzde 20'sinin yardım talebinde bulunduğunu tahmin ettiklerini belirterek şiddet mağduru kadınların verilere yansıyandan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti. Öte yandan Giffey, ev içi şiddetin hemen her etnisite ve sosyal sınıfta görüldüğü üzerinde durdu. Ev içi şiddet sanıklarının yüzde 68’inin Almanya vatandaşı olduğu, Türkiyeliler ve Polonyalılar içinde de şiddetin nispeten yaygın olduğu ileri sürüldü. 147 kadının yaşamını yitirdiği “ev içi şiddet”te 32 erkeğin de bu şiddet sonucu hayatını kaybettiği, ev içi şiddet mağdurlarının yüzde 82’sinin kadın olduğu ifade edildi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/almanyada-ev-ici-siddet-2017de-147-kadin-katledildi/


23.11.2018 - İşyerlerinde kadınlar Yapılan araştırmalara göre, kadınların %63’ü çalışma yaşamından memnun değil. Her on kişiden 3’ü sosyal güvenceden yoksun ve kadınların %44’ünün hiçbir güvencesi yok. Kadınların %23,2’si işe alım sürecinde ayrımcılık ile karşı karşıya kalıyor. Kadınlar erkeklerden %17,8 daha düşük ücret alıyor. Kadınların %92’si sendikasız çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hanehalkı İşgücü Anketi 2016 yılı verileri kullanılarak hazırlanan araştırmaya göre, bir işte çalışıp daha sonra ayrılan kadınların çalışmayı sürdürenlere göre daha yaşlı, daha az eğitimli, daha çok çocuk sahibi olduğunun görüldüğü ifade edildi. Kadınların daha çok vasıfsız işlerde çalıştığı belirtilerek, işten ayrılan her 10 kadından 3’ünün ailedeki bakım işleri nedeniyle işten ayrıldığı söylendi. 2017 yılı itibariyle 15 yaş üstü kadınların yalnızca yüzde 33,6’sının çalıştığı ve bunların yarıdan fazlasının daha önce bir yerde çalışıp ayrıldığı belirtilen araştırmada “Bu durum kadınların işgücü piyasasına girişten ziyade işgücü piyasasında kalma ile ilgili sorunlar yaşadıklarına işaret etmektedir” denildi. Öğrencilik, emeklilik veya engellilik gibi nedenler dışında çalışmayan 15-44 yaş arasındaki kadınların yüzde 61,8’inin “ev kadını” olduğu için, yüzde 20’sinin ailevi veya kişisel nedenlerle işgücüne dahil olmadığı belirtilen araştırmada 2016 yılında kadınların işgücüne katılımının yüzde 40,5 olduğu, üniversite mezunu kadınlarda ise bu oranın yüzde 75,6 olduğu aktarıldı. Daha önce çalışıp şu an çalışmayan kadınların yüzde 86,4’ünün evli olduğu belirtilerek “Bu durum evlilikle birlikte gelen hane içi üretimin kadının sorumluluğu olarak görülmesinin işgücündeki kalmayı zorlaştırdığına işaret etmektedir” denildi. İşten ayrılan kadınların yüzde 34,6’sının en son yaptığı işin, “nitelik gerektirmeyen iş” sınıfında olduğu ifade edilen araştırmada “geçici işlerinin bitmesi nedeni ile işten ayrılanlar”ın payının yüzde 36,9 olduğu dikkat çekti. Eşinin isteği üzerine/evlilik nedeniyle işten ayrılanların oranının yüzde 14,9, ailedeki çocuklara veya bakıma muhtaç yetişkinlere bakmak için ayrılanların oranının yüzde 13 olduğu kaydedildi.

https://web.archive.org/save/http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/kadin/haber/-/25-kasim-giderken-isyerlerinde-kadina-yoenelik-siddet/


http://kizilbayrak41.net/ana-sayfa/kadin/haber/-/kadinlara-reva-goeruelen-gecici-calisma-aile-ve-ev-isleri/


24.11.2018 - İHD: Doğu ve Güneydoğu’da, 6 yılda 374 kadın öldürüldü İHD Diyarbakır Şubesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla hazırladığı “İHD Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Kadına Yönelik Şiddet Raporu”nda son 6 yılda 374 kadının öldürüldüğünü açıkladı. https://tr.sputniknews.com/columnists/201811231036294754-dogu-guneydogukadin-oldurmek/

26.11..2018 - Fransa’da bir yılda 109 kadın öldürüldü Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner ile Kadın-Erkek Eşitliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Marlene Schiappa, kadına yönelik şiddete ilişkin 2017 verilerini açıkladı. Açıklamaya göre, geçen yıl 109 kadın eşleri veya eski eşleri tarafından öldürüldü. 109 kadının yanısıra aynı yıl içerisinde 16 erkek eşleri veya eski eşleri tarafından öldürülürken, evlilik içi şiddet çerçevesinde 25 çocuğun da öldürüldüğü bilgisi verildi. Bu veriler, polis ve jandarma kayıtlarına geçen verilerden oluşuyor. https://web.archive.org/save/https://anfturkce.net/kadin/fransa-da-bir-yilda-109-kadin-oelduerueldue-116470


26.11.2018 - Maaş artışı dokuz yılın dibinde; kadınlar yüzde 20 daha az kazanıyor Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2017’de küresel ücret artışının, son dokuz yılın en düşük seviyesine gerilediğini, kadınların da erkeklere göre hala yüzde 20 az daha kazandığını bildirdi. ILO’nun 130 ülkeden verilere dayanarak hazırladığı 2018/2019 Küresel Ücretler Raporu’na göre en büyük 20 ekonomiyi oluşturan G20’deki gelişmiş ülkelerde 2016’da 0,9 olan küresel ücret artışı 2017’de de 0,4’e geriledi. Buna karşılık, G20’deki yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde ise ücret artışı 2016’da 4,9 iken 2017’de yüzde 4,3 oranında seyretti. Reklam Son 20 yıl bakıldığında Türkiye dahil yükselen ve gelişmekte olan G20 ülkelerinde ortalama reel ücret neredeyse üç katına çıktı. Bu oran gelişmiş G20 ülkelerinde ise yüzde 9’da kaldı. http://www.diken.com.tr/maas-artisi-dokuz-yilin-dibinde-kadinlar-yuzde-20-daha-az-kazaniyor/


Kapitalizm ve Çocuk


16.11.2018 - Yemen'de hastanelere getirilen 50 çocuktan 30'u ölüme gönderiliyor Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktörü David Beasley, "Yemen'de ziyaret ettiğim hastanelerden birinde doktor her gün hastaneye gelen 50 çocuktan 30'unu evlerine geri gönderip ölüme terk etmek zorunda kaldıklarını çünkü kapasitelerinin sadece 20 kişi olduğunu söyledi" dedi. Beasley, iç savaşın devam ettiği ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'e ziyaretinin ardından BM Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, ülkedeki duruma dikkati çekti. Yemen'de gıda güvenliğinin ve ekonomik durumun kötüye gittiğini, gıda fiyatlarının arttığını ve para birimi riyalin "çöktüğünü" söyleyen Beasley, 'Ülkede tam bir felaket yaşanıyor'' diye konuştu. Yemen halkına sağlayacak iki aylık gıdaları kaldığını belirten Beasley, ''Yemen'de kıtlık sadece 6 ay uzakta.'' ifadesini kullandı. Beasley, 8 milyon kişinin geçim kaynaklarını kaybettiğini, ülkede 1,2 milyon memura iki yıldır doğru düzgün maaş ödenemediğini, ekonomik çöküşün önüne geçilebilmesi için 200 milyon doların ülke ekonomisine ''enjekte edilmesi'' gerektiğini söyledi. Direktör Beasley, ''Yemen'de ziyaret ettiğim hastanelerden birinde doktor 'her gün hastaneye gelen 50 çocuktan 30'unu geri eve gönderip ölüme terk etmek zorunda kaldıklarını çünkü kapasitelerinin sadece 20 kişi olduğunu' söyledi'' dedi. https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201811161036193795-yemen-hastanelere-getirilen-50cocuk-30u-olume-gonderiliyor/


19.11.2018 - 18 ayda 22 bin çocuk hamile olarak kayda geçti CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, 18 ayda 21 bin 957 çocuk gebenin hastanelerde kayıt altına alındığını açıkladı. Araştırma önergesi reddedilen, soru önergesine cevap verilmeyen Dr. Ali Şeker, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yaptığı bilgi edinme başvurusu sonucu elde ettiği verileri şöyle aktardı: “Yani her gün 40’dan fazla çocuğumuz, daha kendileri çocukken anne olmaya zorlanmış. Ne yazık ki CİMER vasıtası ile edindiğimiz bilgilerde de gerçekler gizlenmeye çalışılmış. Gebeliklerin yaşlara göre dağılımı ve kayıtlara geçen en küçük gebe çocuğun yaşı gibi sorularım yanıtsız bırakıldı.” http://www.diken.com.tr/18-ayda-22-bin-cocuk-hamile-olarak-kayda-gecti/


20.11.2018 - Yılın ilk on ayında 62 çocuk işçi, iş cinayetinde hayatını kaybetti İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 2018 yılı çocuk işçilik raporunu açıkladı. Rapora göre 2018 yılının ilk on ayında en az 62 çocuk işçi yaşamını yitirdi.İSİG, yaptığı yazılı açıklamada “Ulusal ve yerel basın, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalardan öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla bu yılın ilk on ayında en az 62 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerden biri 8 yaşında " denildi. Çocuk işçilik raporuna göre,- Yaşamını yitiren 62 çocuk işçinin 10’u mülteci/göçmen çocuklar. Mülteci çocukların ölüm oranı, tüm göçmen işçilerin ölümünün 3-4 katı. Çocuk iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı üç il sırasıyla Antep, Urfa ve Mardin. Tarım işçiliğinin en fazla yapıldığı bu iller aynı zamanda mülteci nüfusun da yoğun olduğu iller. 2013 yılında 59 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. İş cinayetinde yaşamını yitiren 62 çocuğun 22’si 14 yaş ve altında. 14 ve altı yasal olarak çalışması tamamen yasak olan bir yaş. Çalışması “yasal” olan 15 yaşın üstündeki çocuklar ise kimya, metal gibi ağır ve tehlikeli olup çalışması kanunen yasak işlerde de çalıştırılıyor. Çocuk iş cinayetlerinde ölen kız çocuklarının oranı ise yüzde 11 ile genel iş cinayeti verilerindeki kadın işçi oranının neredeyse iki katı.- Çocuk işçiler en çok ücretsiz aile işçiliğinin ve küçük yaşta çalışmanın yaygın olduğu tarım sektöründe hayatını kaybediyor.

https://www.evrensel.net/haber/366400/yilin-ilk-on-ayinda-62-cocuk-isci-is-cinayetinde-hayatini-kaybetti

 

Kapitalizm ve Doğa


1.11.2018 - Okyanuslar tahmin edilenden yüzde 60 fazla ısınıyor Bilim insanları okyanusların daha önce yapılan araştırmalara kıyasla yüzde 60 daha fazla ısındığını açıkladı. Yapılan son araştırmalar son 25 yılda okyanusların tahminlerden çok daha fazla ısındığını açığa çıkardı. Okyanus ve denizlerin önceki tahminlerden yüzde 60 daha fazla ısındığını belirtildi. Daha önce sera gazlarının yaydığı ısının yüzde 90’ının okyanus ve denizler tarafından emildiğini açıklanmıştı.

https://www.trthaber.com/ramazan/haber/bilim-teknoloji/okyanuslar-tahmin-edilenden-yuzde-60-daha-fazla-isiniyor-392089.html

10.11.2018 - İşçi düşmanı Sumirico’nun hayvanseverlik maskesi de düştü İşten atmalar, sendika hakkına saygı duymama, temsilci olmak isteyen işçilerin önünü kesmesi ile gündem olan Sumirico’da (Dytech) birkaç gündür yaşananlar fabrika yönetiminin hayvanlara karşı tutumlarını da ortaya koydu. “Sosyal sorumluluk” projesi adı altında hayvan barınaklarına giden, katılanlara teşekkür belgesi veren Sumirico yönetimi fabrikanın bahçesine gelen kedileri zehirledi. Sumirico bahçesinde doğan büyüyen kedilerle işçiler içe içeydi. Sumirico yönetimi, kedilere düşman tavırları ile önce kedilerin birçoğunu uzak bir yere götürdüler. Yavru kedilerle anneleri ayrı düşmüş oldu. Sonra kalan kedilerin zehirlendiği, işçiler tarafından fark edildi.


Kapitalizm ve Eğitim


1.11.2018 - Eğitime ayrılan pay yıldan yıla azalıyor CHP Grup Başkanvekili Engin Altay tarafından hazırlanan “Eğitim Bütçesi Raporu”nda önemli tespitler yer aldı: Eğitime ayrılan bütçenin artırıldığı söylense de; eğitim bütçesinin merkezi toplam içindeki payı son dört yılda git gide düşüş gösterdi. 2016’da 19.24 olan pay, 2017’de 18.98, 2018’de 17.66, 2019’da 16.41’e geriledi. MEB bütçesinin yüzde 72’si personel giderleri, yüzde 11’i sosyal güvenlik devlet primi giderleri olmak üzere toplamda yüzde 83’ü doğrudan doğruya personel harcamaları için kullanıldı. Geçen yıl yüzde 80 pay ayrılan personel giderlerine, 2019 yılında yüzde 83 pay ayrılması öngörüldü. AKP iktidarı döneminde, yatırıma ayrılan pay, sürekli azalma eğilimi gösterdi. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay yüzde 17.18 iken, 2019 yılında bu oran yüzde 4.88’lere kadar geriledi. Son 16 yılda özel okullara sürekli destek verilirken devlet okulları kendi sorunları ile baş başa bırakıldı. 2002’de Merkezi Yönetim Bütçesi Yatırım Ödeneği’nden MEB yatırımlarına yüzde 22.34 pay ayrılırken, 2018’de öngörülen bu oran yüzde 10.21’lere geriledi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/1128827/Egitimin_payi_yildan_yila_eriyor__Gel_de_500_e_gir.html

5.11.2018 - Japonya'da ilk ve orta dereceli okullarda intihar oranı son 32 yılın zirvesinde Japonya Eğitim Bakanlığı, 1 Nisan 2016-31 Mart 2017 tarihleri arası 250 ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisinin intihar ettiğini duyurdu.
Bu sayının, 268 çocuğun intihar ettiği 1986'dan beri ülkede gözlenen en yüksek sayı olduğu belirtiliyor. Japonya'da bir önceki yıl intihar eden çocukların sayısı 245'ti. 1 Nisan 2016-31 Mart 2017 tarihleri arası intihar edenlerden 33'ünde çocukların gelecek kaygısı yaşadıkları belirtiliyor. Bu çocuklardan 31'inin ailevi sorunları olduğu, 10'unun ise akranlarının zorbaca davranışlarına maruz kaldıkları bldiriliyor. 140 çocuğun intihar nedeni ise bilinmiyor.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-46096472


5.11.2018 - Yükseköğretim Raporu: 7 bin kişi ihraç edildi, 70 bin öğrenci cezaevinde 'Raporda şu değerlendirmelere yer verildi: - YÖK 2017-2018 öğretim yılı resmi istatistiklerine göre, toplam 206 üniversite, bin 785 fakülte, 464 yüksekokul, 996 meslek yüksekokulu ve 708 enstitünün olduğu yükseköğretim sistemi her geçen yıl daha da büyüyor.

- Her yıl öğrenci kontenjan sayıları artarken, barınma sorunu da buna koşut olarak büyümeye devam ediyor. 7 buçuk milyondan fazla yükseköğretim öğrencisi için devlet yurtlarının 629 bin 762 kişilik kapasitesi bulunuyor, yani her 12 öğrenciye sadece 1 yatak düşüyor.

- TÜİK'in Haziran 2018 dönemi İşgücü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunu işsizlerin oranı yüzde 12,7 olarak hesaplanmıştır, OECD ortalamasının iki katı olan bu oran Türkiye'de 1 milyona yakın üniversite mezununun işsiz olduğunu gösteriyor. Tüm işsizlerin yüzde 28'ini üniversite mezunları oluşturuyor.

- TÜİK Haziran 2018 verilerine göre eğitim ve öğrenim sistemi dışında kalan ve çalışmayanları ifade eden 15-24 yaş arası, ne eğitimde ne istihdamda gençlerin (NEET) oranı 21,8'e yükselmiştir. Bu sayı 2 milyon 584 bin civarındadır. Bu sayı erkeklerde 777 bin iken, kadınlarda 1 milyon 807 bine ulaşmaktadır. 18-24 yaş aralığı için bu oran yüzde 31,1 ile yine OECD ortalamasının iki katıdır. Oranlar kadınlar için yüzde 43,5, erkekler için ise yüzde 19,1'dir.


- TÜİK'in 6 Eylül 2018 tarihinde açıkladığı göç istatistiklerine göre 'ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel' nedenlerle Türkiye'den göç edenlerin sayısı 2017'de bir önceki yıla göre yüzde 42,5 artarak 253 bin 640 olmuştur. Göç eden nüfusun yüzde 42,2'si 25-34 yaş grubundan oluşmaktadır.

- 2018 YÖK verilerine göre bütün öğretim üyeleri arasında kadınların oranı yüzde 38, yani her 100 öğretim üyesinden 62'si erkektir. Üniversitelerin üst yönetimlerinde kadınların oranı dramatik oranda düşüyor. Yüzün üzerindeki üniversitelerin sadece 3'ünde kadın rektör olması gibi.

- 15 Temmuz sonrası en büyük tasfiyenin yaşandığı alan eğitim alanı olmuştur. OHAL KHK'lerinin özel olarak hedef aldığı kesimlerin başında üniversiteler ve akademisyenler gelmiştir. Bu süreçte 15 Vakıf Üniversitesi kapatılmış, bin 176'sı devlet, 401'i vakıf üniversitesinde olmak üzere bin 577 dekanın istifası istenmiştir. OHAL KHK'leri ile 5 bin 904 akademisyen, bin 408 idari personel olmak üzere toplam 7 bin 312 kişi üniversitelerden ihraç edilmiştir.

- 674 sayılı OHAL KHK'sı ile 13 bin 179 Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) bünyesindeki araştırma görevlisinin kadrosu değiştirilmiş ve kadroları yıllık sözleşmeli istihdam biçimi olan 50/d'ye dönüştürülmüştür.

https://www.artigercek.com/haberler/universitelerden-7-bin-kisi-ihrac-edildi-70-bin-ogrenci-cezaevinde

 

10.11.2018 - 'Düşünce özgürlüğüne en çok önem veren gençler Türkiye'de' Varkey Vakfı’nın 20 ülkeden 20 bini aşkın gençle yaptığı “Z Kuşağı: Küresel Vatandaşlık” anketine göre 1995-2001 yılları arasında doğan nesil arasında düşünce özgürlüğüne en çok önem veren ülkenin Türkiye olduğunu ortaya çıkardı. Ankete katılanların sadece yüzde 50’si bir başka din veya azınlık söz konusu olduğunda ifade özgürlüğünü destekliyor. Ankette Türkiye’deki Z kuşağı ise din konusunda yüzde 78, azınlıklar hakkında ise yüzde 76 oranında ifade özgürlüğünden yana tavır aldığını belirtiyor. euronews’de yer alan habere göre, ankete katılanlar arasında dünyanın geleceği hakkında en kötümser fikirlere sahip gençler Türkiye, Fransa ve İtalya’da yaşıyor. Bu ülkelerdeki Z kuşağının yüzde 53’ü dünyanın ileride daha kötü bir yer haline geleceği fikrine sahip. Genç nesli dünya çapında en çok endişelendiren konu ise aşırıcılık. Çatışma, küresel ısınma ve salgın hastalıklar da bu kuşağı en çok düşündüren başlıklar olarak sıralanıyor. Araştırmanın yapıldığı 20 ülkenin 15’inde gençlerin çoğunluğu ülkelerinde göçmenlere kolaylık sağlaması gerektiği kanısında. Türkiye’de yaşayan Z kuşağı üyeleri ise yasal göçmenlere en kuşkucu yaklaşanlar gençler arasında yer alıyor. Her yüz Türk gencinden 54’ü ülkelerinde yaşayan yabancılara kolaylık sağlanmamasını isterken yüzde 49’u göçmenler için yapılanları ‘çok fazla’ buluyor. Türkiye aynı zamanda, 20 ülke arasında hükümetlerinin küresel mülteci krizine yeterince katkı sağladığını düşünen gençlerin bulunduğu tek ülke. Yüzde 66, ülkenin bu konuda yeterince iyi işler yaptığı kanısında. Yabancılar konusunda en katı ülke ise açık arayla Güney Kore olarak göze çarpıyor. Asya ülkesinini İsrail takip ediyor. Araştırmada 20 bini aşkın gence hayatta en değer verdiği şeyler soruldu. Z kuşağının yüzde 43’ü din ve ibadeti hayatında önemli parçası olarak görüyor.Ancak bu nesil farklı dinlerden insanlara da hoşgörülü: Yüzde 64’ü başka dinlere mensup yakın arkadaşlara sahip.

https://www.artigercek.com/haberler/z-kusagi-arastirmasi-dusunce-ozgurlugune-en-cok-onem-veren-gencler-turkiye-de


26.11.2018 - MEB ders kitaplarıyla ilgili paylaşımları MİT’e ihbar etti Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ders kitaplarıyla ilgili sosyal medyada yapılan bazı yorumları ‘kara propaganda’ diye MİT’e ihbar etti.  DHA Hürriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre, Talim Terbiye Kurulu Başkanı (TTKB) Alpaslan Durmuş, paylaşımların dünyanın dört bir yanından ‘FETÖ’cüler tarafından yönetilen sahte hesaplar aracılığıyla organize edildiğinin tespit ettiklerini söyledi. Durmuş, “Kitapla ilgili sosyal medyada hem solcuları hem sağcıları kışkırtacak kapsamlı bir kara propaganda başladı” dedi.

28.11.2018 - Okullar şirketleşiyor: Müdürler 'CEO' olacak, hedefe ulaşamazsa görevden alınacak Sabah Gazetesi’nden Safure Cantürk’ün haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sözde okullar arasındaki nitelik farkını ortadan kaldırmak için okul yöneticilerinin seçimini masaya yatırdı. Yapılan yeni çalışmaya göre, okullar “CEO” modeliyle yönetilecek. Okul müdürü, 2 yıllık hedefleri gerçekleştiremezse görevden alınacak. https://gazetemanifesto.com/2018/okullar-sirketlesiyor-mudurler-ceo-olacak-hedefe-ulasamazsa-gorevden-alinacak-222563/

 8.11.2018 - Kadri Gürsel: Erdoğan Demirören, bana "Hayatımda hiç kitap okumadım" dedi Gazeteci Kadri Gürsel Haziran ayında hayatını kaybeden Demirören Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören ile 2015 yılında, Milliyet gazetesi köşe yazarı iken yaptıkları görüşmeyi aktardı. 2015 yılına kadar Milliyet gazetesinde çalışan gazeteci, Demirören’in kendisine “Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük üç devlet adamı kimdir” sorusunu da kendisine yönelttiğini belirterek, ‘sahibine iade ettiği’ soruya ünlü iş insanının “Turgut Özal, Celal Bayar ve Recep Tayyip Erdoğan” cevabını verdiğini Gürsel, “Beni benzer biçimde yaralayan ifade” notuyla görüşmeden başka bir ilginç bölümü de şöyle paylaşıyor: “Görüşmemizin bir anında, öylesine, durup dururken, gözlerimin içine bakarak, ‘Ben hayatımda hiç kitap okumadım’ dedi. Bu sırada yüzündeki bulanık tebessüm değişmedi. Neden hiç kitap okumamış, okumamışsa niçin okumamış, anlatmadı ve bu okumamışlık halinin hayatına bir faydası olmuş mu, onu da söylemedi.”

http://m.t24.com.tr/haber/kadri-gursel-erdogan-demiroren-bana-hayatimda-hic-kitap-okumadim-dedi,743004