Sınıf Gündemi - Eylül - Sayı 24


Sermaye Devleti


3.9.2018 - Kapasitesi 211 bin olan cezaevlerinde 246 bin kişi var Cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 117'ye ulaştı. Adalet Bakanlığı tarafından TBMM Dilekçe Komisyonuna gönderilen bilgi notuna göre, 211 bin 274 kaapasiteli 449 cezaevinde, 246 bin 426 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. http://bit.ly/SG24-1


20.9.2018 - Ölüm orucundaki tutuklunun bilinci kapandı Vefa Kartal, tutulduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde 77 gündür ölüm orucunda. Kartal’ın ölüm orucuna başlama gerekçesi cezaevinde maruz kaldığı hak ihlalleri. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) aktardığına göre 24 yıldır cezaevinde olan Kartal, İzmir 1 nolu F Tipi Cezaevi’ndeyken hastane sevkleri keyfi olarak engellendi. O da bunun üzerine geçtiğimiz yılın Haziran ayında Adalet Bakanlığı’na, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu ve dilekçe yazdı. Ancak üç ay boyunca bir cevap alamadı. Dilekçeleri dahi işleme konulmayan Kartal ise bunun üzerine 18 Ağustos 2017’de bu durumu protesto etmek için açlık grevine başladı. Açlık grevinin 61. gününde apar topar Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Kartal’a cezaevine giriş esnasında çıplak arama dayatıldı, kabul etmediği için de darp edildi. Kartal, doktordan rapor alıp savcılığa suç duyurusunda bulunsa da bu da karşılıksız kaldı. Suç duyurusuna olumsuz yanıt geldi ve Tekirdağ 1 nolu F Tipi Hapishanesi’ne getirildikten sonra uzun süre eşyaları kendisine verilmedi. Kartal, açlık grevinin 114’üncü gününde eşyaları kendisine verildiği için o dönem açlık grevini sonlandırdı. Vefa Kartal şimdi ise tutulduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tam 77 gündür ölüm orucunda. Ailesinin verdiği bilgiye göre Kartal’ın bilinci kapanmaya başladı. Yaklaşık 2 yıl önce, beyin lobları arasındaki damarlarda şişme olduğu için beyin cerrahisine sevk edilen Kartal’da hepatit B, prostat, yüksek tansiyon, ülser, bağırsak sorunu, alerji gibi birçok sağlık sorunu mevcut. (Gazete Karınca)


25.9.2018 - Destici'den idam teklifi hazırlığı: HDP dışındaki gruplardan destek isteyeceğiz Partisinin genel merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan BBP lideri Destici, idam cezası taleplerini 1 Ekim'de TBMM'ye sunmayı hedeflediklerini belirtti. Destici, "HDP dışındaki grupları ziyaret ederek teklifimize desteklerini isteyeceğiz. Teklifimiz cinsel sapıklık ve terör faaliyetlerinde yer alma suçlarına karşı idamı geri getirmeyi kapsayacak" diye konuştu. MHP'nin Meclis'e sunduğu af tasarısına ilişkin görüşlerini de açıklayan Destici, "MHP'den gelen her teklif bizim için kıymetlidir ve değerlidir. Şu anda arkadaşlarımız bu teklif metnini inceliyorlar, yarın yapacağımız basın toplantısında bu konuyu geniş kapsamlı değerlendireceğiz" ifadesini kullandı. http://bit.ly/SG24-2


27.9.2018 - 10 işçinin öldüğü Torunlar Center davasında 6 sanığa beraat Asansör faciasına ilişkin 25 sanığın yargılandığı ana davada, yargılananların cezası paraya çevrilmişti İstanbul Mecidiyeköy'de Torunlar İnşaat’a ait rezidans inşaatında gerçekleşen ve 10 işçinin yaşamını yitirdiği asansör faciası davasında yargılanan TOKİ çalışanı 6 sanık hakkında beraat kararı verildi. Mecidiyeköy'de, 6 Eylül 2014'te eski Ali Sami Yen Stadı'nın yerine yapılan Torunlar İnşaat'a ait rezidans inşaatında gerçekleşen ve 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nda(TOKİ) görevli olan 6 kişinin "Görevi kötüye kullanma" suçundan yargılandıkları davanın karar duruşması dün görüldü. Sputnik'te yer alan habere göre, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar katılmazken, sanık TOKİ Emlak Daire Başkanı Aliseydi Karaoğlu'nun avukatı Serdar Mermut, düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkilin bir suçu olmadığının belirlendiğini söyleyerek müvekkilinin beraatini istedi. Mahkeme sanıkların, görevi kötüye kullanmaya yönelik savunmalarının aksini gösterir şekilde mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle 6 sanığın ayrı ayrı beraatine hükmetti. Ayrıca mahkeme vekâlet ücretlerinin maliye hazinesinden sanıklara ödenmesine karar verdi. Kararı değerlendiren müşteki avukatı Yıldız İmrek, "Torunlar davasında adil bir yargılama yapılmadı" dedi. http://bit.ly/SG24-3


27.9.2018 - Medeni Yıldırım davası: Ateş emrini veren üst düzey görevlinin ifadesi alınmadı Medeni Yıldırım davası: Ateş emrini veren üst düzey görevlinin ifadesi alınmadı. Yıldırım ailesinin avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir, Yıldırım’ın yaşamını yitirdiği yerde yüzlerce kovan bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Biz bunu toplumsal bir gösteriye orantısız güçle karşılık verildiği şeklinde değerlendiriyoruz. Diğer tüm yaşam hakkı ihlalleri gibi burada da deliller başından beri düzensiz toplanmıştır. Burada halen üst düzey görevlilerin şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmamıştır. Dosya, bu haliyle devam ederse eksik bir yargılama olacaktır. Çünkü yaşam hakkının korunmadığı, faillerin keyfi bir şekilde cezasız kaldığı her bir dosya, yeni ölümlere yol açmıştır. Su ve gaz sıkılmasıyla insanlar dağılabilecekken keyfi bir şekilde silah kullanılmıştır. Biksi gibi ağır silahların kullanıldığı ve silah ateş emri veren hiçbir üst düzey görevlinin şüpheli olarak ifadesi alınmamıştır. Keşfe dair bilirkişi raporları geldiğinde dosya kapsamının genişletilerek yeni suç duyurularında bulunacağız.” Mahkeme heyeti ise olay yerinde yapılan keşif tutanağı ve raporların beklenmesine karar vererek, duruşmayı 13 Kasım’a erteledi. Liceli Medeni Yıldırım 18 yaşındaydı. 28 Haziran 2013’te Diyarbakır Lice ilçesine bağlı Hêzan-Kayacık’ta kalekol yapımını protesto eden ve “Barış İstiyoruz” pankartıyla yürüyen kalabalığa askerler ateş açtı, Medeni Yıldırım öldürüldü. Olayda sekiz kişi de yaralandı.http://bit.ly/SG24-4


28.8.2018 - Cumartesi Anneleri'nden 'Neue Wache' anıtını ziyaret edecek Erdoğan'a tepki: Unutmayacağız! Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı'ndaki 700. toplanmaları yasaklanarak polise müdahale yetkisi verilirken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Berlin'deki 'Neue Wache' savaş ve diktatörlük kurbanları anıtına ziyaret düzenlemesine tepki gösterdi. Cumartesi Anneleri, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadeler yer aldı: İstanbul’da gözaltında kaybedilen evlatlarını arayan Cumartesi Anneleri polis tarafından ağır biçimde darp edilirken, Erdoğan Berlin ziyareti sırasında Unter den Linden bulvarındaki oğlunun cansız bedenine sarılmış bir anneyi tasvir eden "Neue Wache” adlı, savaş ve diktatörlük kurbanları anıtını ziyaret edip çelenk bırakacakmış. UNUTMAYACAĞIZ!

http://bit.ly/SG24-5


Türkiye Gündemi


3.9.2018 - İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ: Bayramlaşmaya giden Suriyeliler Türkiye'ye geri alınmasın Yayınlanma tarihi: 03 Eylül 2018 Pazartesi, 15:09 Ümit Özdağ, Kilis'te sınır hattını gezdi. Öncüpınar Sınır Kapısı önünde açıklama yapan Özdağ, Türkiye'de yaşayan 20 kişiden birinin sığınmacı olduğunu belirtti. Özdağ, Kurban Bayramı nedeniyle ülkelerine ziyarete giden Suriyelilerin yeniden Türkiye'ye alınmaması gerektiğini savunarak, şunları söyledi: "Ülkemizde Suriye'den sığınmış sayıları 4 milyona ilerleyen bir sığınmacı kitlesi bulunmaktadır. Halen Türkiye'de yaşayan 20 kişiden biri sığınmacıdır. Bundan 20 sene sonra Türkiye’de yaşayan eğer Suriyeliler ülkelerine dönmez iseler, her 13 kişiden birisi Suriyeli sığınmacı olacaktır. Bu 7.5 milyon Suriyeli sığınmacının 2040 yılında Türkiye'de olacağı anlamına gelmektedir. Şu ana kadar ülkemizin Suriyeli sığınmacılar için harcadığı para 38 milyar doları bulmuştur. Bayram vesilesiyle birçok Suriyeli sığınmacının ülkelerine gittiklerini ve Türkiye'ye döndüğünü görüyoruz. Avrupa'ya giden Suriyeli sığınmacılar Suriye'ye tatil için gittikleri zaman tekrar gittikleri ülkeye kabul edilmiyorlar, doğrusu da budur. Eğer bir ülkeden savaş için kaçıyor ve tatil yapmaya o ülkeye gidiyorsanız bunun anlamı o ülkede kalma şartlarınızın ortaya çıkmış olmasıdır. Biz İYİ parti olarak Suriyeli sığınmacılara Türkiye'de vatandaşlık değil, Suriye'de bir vatan verme fikrindeyiz. Suriye'ye barışın gelmesi için hızla çalışılması gerektiğine ve Suriyeli sığınmacıların da ülkelerin dönmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bunun ilk adımı bayram için Suriye’ye giden Suriyelilerin Türkiye'ye dönüşlerine izin verilmemesidir. Bayramlaşmaya giden Suriyeliler Türkiye'ye geri alınmasın." http://bit.ly/SG24-6


4.9.2018 - Berat Albayrak, Londra'da 11 fon yöneticisiyle görüştü Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İngiltere'nin başkenti Londra'daki temaslarını fon yöneticileriyle yaptığı görüşmelerle tamamladı. İngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond ve Devlet Bakanı Sir Alan Duncan ile başbaşa ve heyetlerarası görüşmeler gerçekleştiren Albayrak, daha sonra 11 büyük fon yöneticisiyle ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Albayrak'ın görüşmelerde, yeni dönemde izleyeceği politikaları detaylı bir şekilde anlattığı aktarıldı.

http://bit.ly/SG24-7


5.9.2018 - MetroPOLL Araştırma: Erdoğan’a ‘görev onayı’ verenlerin oranı düştü MetroPOLL Araştırma’nın anketine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a görev onayı verenlerin oranı düştü. Şirketin Twitter hesabından yayınladığı ‘Türkiye’nin Nabzı Ağustos 2018’ başlıklı araştırmasına göre Erdoğan’a görev onayı verenlerin oranı yüzde 44,5. AKP’lilerin yüzde 92,6’sı Erdoğan’a onay verirken, en büyük ikinci seçmen grubu yüzde 68,6’yla MHP’liler oldu. Tüm seçmenler baz alındığında, Erdoğan’a onay vermeyenlerin oranı yüzde 46,7 olarak kayda geçerken, yüzde 8,8 de ya kararsızdı ya da cevap vermedi.

http://bit.ly/SG24-8


6.9.2018 - Eski milletvekili Sağlar: Şarbonlu hayvanlar gemiden denize atıldı CHP Mersin eski Milletvekili Fikri Sağlar birçok ilde baş gösteren şarbon hastalığının Brezilya'dan Mersin'e gelen "Nada" adlı gemideki 25 bin büyükbaş hayvandan yayıldığını söyledi. Sağlar “Bu gemi 27 günde Brezilya'dan Mersin'e geldi. Birçoğu bu yolculuk sırasında hastalık kaptı ve kontrolsüz biçimde yurda dağıtıldı.Fikri Sağlar, bu hayvanların gelene kadar hangi hastalıklara yakalanıp etlerinin tüketicilere ne şekilde ulaşacağı ile ilgili tereddütlerini de açıkladıklarını ancak dikkate alınmadıklarını söyledi. Sağlar, “Hastalıklı hayvanların denize atıldığını öğrendik. Olağanüstü kötü koşullarda, haftalarca taşınan bu hayvanlar hastalandı. Hayvanlar limana geldiğinde şehri kötü bir koku sardı. Mersin'den sonra Samsun'da da bu sorun yaşandı. Karantina önlemi alınmaması nedeniyle baş gösterdi” dedi.

http://bit.ly/SG24-9


6.9.2018 - CHP’li Pekşen partiye yapılan sunumu anlattı: 2.5 milyon sahte oy kullanılmış CHP’li eski vekil ve parti meclisi üyesi Haluk Pekşen, 24 Haziran seçimlerinde 2.5 milyon oy sahte oy kullanıldığını ve bu durumun partiye yapılan sunumda kendilerine aktarıldığını söyledi. CHP’nin parti meclisi 29 Ağustos’ta toplanmış ve ODTÜ’den akademisyen bir ekibin hazırladığı raporu değerlendirmişti. Odatv yazarı M. Ayhan Kara, parti meclisinde sunulan raporun ayrıntılarını 1 Eylül’deki köşesine taşımıştı. Pekşen’in iddiası gibi 2.5 milyon sahte oy olduğunu söyleyen Kara, detayları şöyle anlatmıştı: “*Genelde 100 bin mükerrer oy saptandığı ileri sürülüyor. *Sahte oy kullanımının isim isim saptandığı iddia ediliyor. *18-19. yüzyılda yaşamış gözüken seçmenlerin oy kullanmış gözüktüğü öne sürülüyor. Bu demek oluyor ki 120-140-180 yaşında gözüken seçmenler var! *187 ilçedeki 6604 sandıkta anormal sonuçlar tespit edilmiş söz konusu rapora göre. Bu anormal değerlere göre hile yapılmamış olması akla ve mantığa aykırı. Bu tablo da yukarıda belirttiğimiz gibi 2,5 milyon oya tekabül ediyor. *Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde 38 bin fazladan kullanılmış oy söz konusu. *Şanlıurfa’da 7900 seçmen mükerrer oy kullanmış! *Doğubeyazıt’ta seçim sonuçları tam 59 farklı şekilde yazılmış!” http://bit.ly/SG24-10


12.9.2018 - Erdoğan, TÜSİAD heyetiyle görüştü TÜSİAD heyeti, Saray'da Erdoğan'a ziyarette bulundu. 1 saat 15 dakika süren görüşmede Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da hazır bulundu. Ziyarette TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan'ın yanı sıra TÜSİAD Başkan Yardımcıları Ali Koç ve Murat Özyeğin de yer aldı.

http://bit.ly/SG24-11


13.9.2018 - Katar şeyhinin ‘Erdoğan’a sevgisi’: 400 milyon dolarlık hediye uçak filoya katıldı Katar Emirliği’ne ait VIP donanımlı Boeing 747-8 tipi bir özel uçak, Katar Şeyhi Temim bin Hamed el Sani’nin ‘hediyesi’ olarak cumhurbaşkanlığı uçak filosuna katıldı. Uçak İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na indi.kokpit.aero’nun haberine göre, el Sani’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘sevgisi’ ve ‘Türkiye’ye güveni’ nedeniyle uçağı hediye ettiği öğrenildi.Normalde üç sınıflı 400 yolcu kapasiteli uçak özel donanımıyla 76 yolcu taşıyor. Ayrıca 18 kişilik uçuş ekibi de bu uçakta görev yapıyor.

http://bit.ly/SG24-12


20.9.2018 - "İbrahim Kalın'ın saraydan ayağının kayabileceğine ilişkin söylentiler var; son sözü Emine Erdoğan söyleyecek" Yeniçağ gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın "saraydan ayağının kayabileceğini" iddia etti. Birçok söylentiye köşesinde yer veren Takan, son sözün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan tarafından söyleneceğini öne sürdü. (Sınıf Gündemi’nin Yorumu: Ali Babacan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olması için sürdürülen ikna faaliyetleri... Ali Babacan liderliğinde merkez bir parti kuruluşunu önlemek için bazı işin içinde olan etkin çevrelere gönderilen çok özel elçiler…)


20.9.2018 - TÜSİAD'dan Yeni Ekonomi Programı yorumu: Hedefler gerçekçi Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Programı hakkında değerlendirmede bulundu."Yeni Ekonomik Program gerçekçi hedefler içermektedir" diyen Bilecik, "Bu programın başarısı doğrultusunda seferber olacağız" yorumunda bulundu. Bilecik'in açıklamaları şöyle: Bugün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Yeni Ekonomik Program gerçekçi hedefler içermektedir. Özellikle ciddi tasarruf tedbirleri, mali disiplinin devamı, kayıt dışı ekonomi ile mücadele, vergi politikaları, yüksek katma değerli üretimin desteklenmesi ve cari açığın azaltılması yönündeki kararlılığı memnuniyetle karşılıyoruz. Programın uygulanmasının yakından takibinin yapılmasını ve somut sonuçlara hızla ulaşılmasını temenni ediyoruz. Programda da bahsi geçtiği üzere, önümüzdeki dönemin önceliği, finansal sistemimizin istikrarının teminidir. Bankalarımızın sağlıklı yapısının korunması için yeniden yapılandırma mekanizmaları dahil olmak üzere, tüm gerekli tedbirlerin alınması önem kazanmıştır. Reel sektörün üretim, istihdam ve büyümeye katkısının devamı için güçlü bir finansal sistemin devamlılığı elzemdir. Ayrıca eşzamanlı olarak: - Mevcut sıkı para politikası ve enflasyon ile mücadelenin devamı, - Sorunlara özellikle serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde yaklaşılması, - Yatırım ortamı için de önemli olan hukuk devleti ve özgürlüklerin en ileri demokrasiler düzeyinde geliştirilmesi, - Ve Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecinde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile ilerlenmesi son derece önemlidir. İş dünyası olarak bu hedefler ve Yeni Ekonomik Program’ın başarısı doğrultusunda seferber olmaya devam edeceğiz. http://bit.ly/SG24-13


26.9.2018 CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin 9 villası, 7 benzin istasyonu olduğunu açıkladı Partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda açıklama yapan Gürsel Tekin, "Ekonomik krizin had safhada olduğu dönemde benim gömleğim ve mal varlığım sorun oldu" dedi. “Benim gömleğimin peşine düştüler" diyen Gürsel Tekin, “Gömleğim bin lira, Gürsel Tekin bin liraya gömlek nasıl alırmış? Helal paramla 10 milyonluk gömlek de alırım. O seni hiç ilgilendirmez" dedi. "9 villa, 11 şirket, 7 tane benzin istasyonu olan bir adama gömleğin fiyatı sorulur mu? Utanmıyor musunuz?" diyen Tekin, "Ama bunların hepsinin hesabını soracağım. Gömleğin fiyatı; 2 gömlek 390 lira yani gömlek 185 lira. Hiç boğazımızdan haram girmemiştir, girmez. Fıtratımızda yok" şeklinde konuştu. http://bit.ly/SG24-14


26.9.2018 - CHP’nin mantığı: “Ne  kadar paran varsa, o kadar muhalefet yapabilirsin” CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Man Adası davası nedeniyle kaybettiği 909 bin 359 TL tazminatı nasıl ödediği sorusuna, "Kemal Kılıçdaroğlu ağaç kabuğundan çıkmadı. Çevresi var, dostları, yoldaşları, ona inananlar var. Kılıçdaroğlu bunlardan korkmaz, mal varlığının tamamını da milleti için harcamaya hazırdır" yanıtını verdi. (Sınıf Gündemi’nin yorumu: “cebinizden 910 bin lirayı çıkarıp masanın üzerine koyamıyorsanız "ağaç kovuğundan çıkmış" zavallı adem baba oluyorsunuz, ona göre politikaya girin…”


27.9.2018 - Erdoğan, New York'ta Yahudi kuruluşlarının temsilcileriyle görüştü Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu görüşmeleri için ABD'nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Yahudi kuruluşların temsilcilerini kabul etti. Görüşmede Erdoğan'a Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç eşlik etti. Görüşme basına kapalı yapıldı.

http://bit.ly/SG24-15


27.9.2018 - 'MHP her an Cumhur İttifakı'ndan çekilebilir' ‘İyi Parti’ Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, MHP’nin her an ‘Cumhur İttifakı’ndan çekilebileceğini söyledi. Erozan, “Ben MHP’nin her an o gemiyi terk edeceği kanısındayım, bu sorumluluktan sıyırmak için. Bu ekonomik çöküntünün vebalini MHP üstlenmek istiyorsa hodri meydan” dedi. Beraberindeki heyetle Yalova’ya gelen ‘İyi Parti’ Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan, il binasına geçti. Göreve yeni atanan İl Başkanı Mehmet Çam ve yönetim kuruluna hayırlı olsun dileklerini ileten Erozan, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. http://bit.ly/SG24-16


Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


8.9.2018 - Panahi idam edildi Kürt aktivist Ramin Hüseyin Panahi, idam edildi Panahi’nin idamını kardeşi, Twitter hesabından duyurdu. Haber görseli "Yalvarırım bu idama engel olun" Kardeşi Amjad Panahi, Kürt aktivist Hüseyin Panahi’nin İran tarafından idam edildiğini yazdı. İdam kararını iptal etmek için Uluslararası Af Örgütü’nün başlattığı kampanya 67 bin imzayı geçmiş; Türkiye’de birçok yazar ve gazeteci, aktivist Panahi’nin ölüm cezasının durdurulması için imza kampanyası başlatmıştı.http://bit.ly/SG24-17


11.9.2018 - Cengiz Holding Mazıdağı’nda köyün boşaltılmasını istiyor Mazıdağı'ndaki Karataş köyü bölgede Cengiz Holding'in yürüttüğü maden işletmesi sebebiyle boşaltılmak isteniyor. Köy muhtarı Mehmet Hadi Araç, 'Köyümüzün dört bir tarafında kazı çalışması yapılıyor. Kaymakamlıktan, Başbakanlığa kadar dilekçeler verdik. Kimse dikkate bile almadı.' dedi.Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın haberine göre, hemen hemen her türlü tarım ürününün yetiştiği 30 hanelik köyde, Eti Bakır A.Ş.’nin meralar üzerindeki çalışmalarından kaynaklı hayvanların da yaşam alanları daralıyor. Köydeki meralarda yapılan çalışmalardan dolayı, binin üzerinde büyükbaş ve 10 binden fazla küçükbaş hayvan iş makineleri arasında otlamak zorunda kalıyor. Ayrıca inşaat çalışmalarından kaynaklı çıkan tozdan dolayı köy sık sık toz bulutu altında kalıyor. İnşaatlarda patlatılan dinamitler de köydeki evlerde ciddi zararlara sebebiyet veriyor. Bunun yanı sıra, holding için bir süre önce yapımına başlanan karakol inşası ise sürüyor.Hazine arazileri, mera ve ormanlık alanların kullanımına ilişkin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen, ‘Yürütmeyi Durdurma Kararı’na rağmen çalışmalarını sürdüren Eti Bakır A.Ş.’nin inşaat halindeki tesislerinden kaynaklı ilçeye bağlı 11 köy olumsuz etkileniyor.http://bit.ly/SG24-18


13.9.2018 - Spor salonunda işkence seansları, ‘Tecavüz girişimi’ OHAL sürecinde yalnızca Urfa’da yüzlerce kişi gözaltına alındı. Bu süre zarfında gözaltına alınan ve bir kısmı tutuklanan mağdurlar, kendilerine uygulanan işkenceyi Mezopotamya Ajansı’na anlattı.ebiha Özlek Kapalı Spor Salonu’nda ve TEM şube binasının bodrum katında yaşadıklarını anlatan yurttaşlar, Filistin askısı, testislerini sıkma, vücutta sigara söndürme, nefessiz bırakma, falaka, elektrik verme, tecavüz ve psikolojik işkence yöntemleriyle ağır işkencelerden geçirildiklerini anlattı.http://bit.ly/SG24-19


18.9.2018 - ‘Türkiye’yle anlaşmaya bağlıyız’ diyen ABD’li sözcü: Menbiç’te çok az YPG’li kaldı  ABD öncülüğündeki IŞİD’le mücadele koalisyonun sözcüsü Albay Sean J. Ryan, ABD ile Türkiye’nin üzerinde mutabakata vardığı Menbiç yol haritasına ilişkin, “Menbiç’te çok az YPG’li kaldı. Biz anlaşmaya bağlıyız, YPG Menbiç’in parçası olmayacak” dedi.AA’nın haberine göre, Menbiç’te çok az sayıda olay yaşandığını ifade eden Ryan, Türkiye ile ABD’nin koordineli devriyelerinin bölgedeki istikrara katkı sağladığını ifade etti.

http://bit.ly/SG24-20


25.9.2018 - Çevre Bakanlığı 'yeni Sur'un görsellerini paylaştı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2015 ile Mart 2016 tarihleri arasında hendek operasyonları sırasında Sur'da hasar gören tarihi yapılar için hazırladığı, 'Diyarbakır Suriçi Projesi'nin görsellerini paylaştı. Proje görsellerinde, ilçede yapılacak yeni konut ve sokaklar yer aldı. Hem operasyonların yapıldığı bölgede hem de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan mahallerde inşaatı süren konutların Sur koruma imar planına göre 2 katlı olduğu görüldü. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Sur bölgesini tamamen restore edeceklerini söylemiş ve örnek olarak da İspanya'nın Toledo kentini vermişti. Davutoğlu, "Diyarbakır Sur'u öyle inşa edeceğiz ki aynen Toledo gibi mimari dokusuyla herkesin görmek istediği bir yer haline gelecek" demişti. http://bit.ly/SG24-21


28.0.2018 - Dersim'de orman yangınları yayılıyor Mezopotamya haber ajansının aktardığına göre Dersim'de yayılarak devam eden orman yangınlarına yetkililer tarafından müdahale edilmediği gibi gönüllülerin de söndürme çalışmalarına izin verilmiyor.Dersim'in Mazgirt ilçesinde başlatılan askeri operasyon ise 3 gündür sürüyor. Operasyon sonucu Kale ile Geban bölgesi arasında çıkan orman yangını yayılarak devam ediyor. Askerler, Kale köyünde ikamet edenlerin dışında kimsenin giriş çıkışına izin vermiyor. Orman yangınları Dersim’in dört bir tarafını sarmalarken, yangınların söndürülmesi engelleniyor.

http://bit.ly/SG24-22


Halk İçin Ekonomi


1.9.2018 - 95 liraya satılan bir çuval un, 175 lira oldu: 'Dayanacak gücümüz kalmadı'  Ankara Yufkacılar ve Kadayıfçılar Esnaf Odası Başkanı Mehmet Polat, Sözcü'ye yaptığı açıklamada, "Bu kadar fahiş bir zam olur mu?'' diyerek tepki gösterdi. Polat, bir ay içinde 50 kiloluk un çuvalının önce 150 daha sonra da 175 liraya çıktığını belirterek, ‘'Bir an önce önlem alınmalı. Aksi takdirde bizim de zam yapmamız kaçınılmaz olacak'' dedi ve şunları söyledi: ‘'Bu durumda zaten zor sattığımız ürünleri vatandaş alamaz. Satış olmadığı için çok sayıda yufkacı kepenk kapatmak zorunda kalacak. Un ile çalışan bütün işletmeler bu durumdan muzdarip. Biz yufka fiyatlarına iki yıldır zam yapmadık ama artık dayanacak gücümüz kalmadı. Gün zam zamanı değil… Milli seferberlik ilan ettik diyoruz ama buna ben uyuyorsam, un fabrikalarının da uyması gerekiyor. Ortam belli. Gerek alım gücü gerek ekonomik sıkıntıdan dolayı biz zam yapmadık. Ama bundan sonra ne olur bilmiyoruz. Un fiyatlarındaki bu astronomik rakamlara yetkililerin el atması gerekiyor. Aksi taktirde ya zam yapacağız, vatandaş mağdur olacak ya da biz kepenk kapatacağız''.


2.9.2018 - Halkbank'tan ucuz dolar açıklaması: Hesaplara bloke konuldu Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, cuma akşamı banka üzerinden düşük fiyatla döviz işlemleri yapılmasına ilişkin, "Hatalı kurlar saat 22.01 ile 22.39 aralığında kısa süreli olarak işlem görmüş, bazı müşterilerimiz dijital kanallardan yaptıkları döviz alım satımlarını bu hatalı kurlar üzerinden gerçekleştirmiştir. Sorunun tespit edilmesi üzerine, döviz alım satım işlemleri geçici olarak kapatılmış, kısa sürede alınan tedbirlerle sistemde doğru kurların uygulanması sağlanmıştır." açıklamasında bulundu. Halkbank'tan yapılan açıklamada Arslan'ın katıldığı NTV canlı yayınının notları paylaşıldı. Arslan, bankanın dijital kanallarında gerek bilgilendirme amaçlı, gerekse döviz alım satım işlemlerinde kullanılmak üzere yayınlanan kurların sisteme aktarılmasında kullanılan dış veri kaynağı Bloomberg’de meydana gelen sistemsel bir hatanın zincirleme etkisi nedeniyle, 31.08.2018 akşamı piyasa kapanışı sonrasında, bankanın döviz kurlarının kısa bir süre için olması gerekenden daha düşük seviyelerden yayınlanmaya başladığını belirtti. http://bit.ly/SG24-23


3.9.2018 - Kırmızı ete 'şarbon' zammı geldi Şarbon nedeniyle başlayan ithal hayvan korkusu, yurttaşa et fiyatlarına zam olarak döndü. AKP'ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesinin haberine göre, yerli ete bir hafta içinde 5 TL zam yapıldı. Önümüzdeki haftalarda da 5 TL'ye varan fiyatlarda yeni bir artırım planı daha yapılıyor. Fırsatçıların bu hamlesi sonrası kasaplarda kıymanın fiyatı ise 45-47 TL aralığına yükseldi. http://bit.ly/SG24-24


3.9.2018 - Yeni Şafak gazetesi yazarı Ergün Yıldırım: “Dul ve yetim maaşlarına el konsun” Yeni Şafak gazetesi yazarı Ergün Yıldırım’ın sosyal medyadan yaptığı paylaşımlar tepkilere neden oldu. Hayatını kaybeden insanların emekli maaşlarının da ortadan kalkması gerektiğini ve geride kalan dul ve yetimlere maaş verilmemesi gerektiğini ifade eden Ergün Yıldırım, devletin yaşlı bakım masraflarını da o kişilerin çocuklarından alması gerektiğini ifade etti. http://bit.ly/SG24-25


4.9.2018 - Gıdada yeni zam dalgası geliyor Dün açıklanan enflasyon verilerine göre tüketici fiyat (TÜFE) artışları önceki aya göre yüzde 2,3, önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 17,9 olmuştu. Üretici fiyatlarında (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 6,6, yıllık yüzde 32,13’lük artış ve pazar/market alışverişine yansıyan fiyatlar dikkate alındığında özellikle gıda fiyatlarındaki artışın gerçek artışları yansıtmadığı belirtiliyor. Gıda enflasyonundaki etkinin fiyatlara önümüzdeki aylardan itibaren daha net şekilde yansıtılacağı belirtiliyor. DÜNYA Gazetesi‘nin haberine göre, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı ve Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu, özellikle Yİ-ÜFE’deki artışın yüksek olduğuna ve pazara henüz yansımadığına dikkat çekerek, buradaki zammın kendisini gelecek ay göstereceğini belirtti. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis ise enflasyondaki artışın yüksek belirsizlik ortamından kaynaklandığını belirterek, döviz artışından kaynaklı ithal ürünler karşısında yerlinin de zam yaptığını söyledi. Reis, “Gıda maddelerinde kendi kendimize yetebilmeyi sağlamamız gerekiyor” diye konuştu. Henüz raflara yansımamış zamların bulunduğuna değinen Reis, üretici fiyatlarının yüksek olmasından kaynaklı, raf fiyatlarının kademeli olarak artacağını ifade etti. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik de açıklanan son verilerin, gıda ve içecek sanayinin, üretici fiyatlarındaki artışları, ürün fiyatlarına birebir yansıtmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Menlik, “Türkiye gıda sektörü olarak maliyetlerimiz çok yüksek oranlarda artış gösterirken, fiyat artışlarını asgari düzeyde tuttuk” dedi.

http://bit.ly/SG24-26


4.9.2018 Mart ayından sonra enflasyon hızla tırmanışa geçti Mart ayından sonra enflasyonun her cephede roket gibi tırmanışa geçtiği görülüyor. En yukarıda mal gruplarının yıllık enflasyonu var. TÜFE yüzde 17.90’a ulaşırken, mallarda enflasyon yüzde 20’yi aşarak yüzde 20.53’e ulaşmış durumda. Bu grafik bize tarımdan sanayiye üretilen tüm tüketim mallarında ortalama enflasyonun yüzde 20’yi aştığını söylüyor. Aynı zamanda enflasyonu üretim tarafının sürüklediğini yansıtıyor. Yani tehlikeli ve yaygın bir durum sözkonusu. Diğer grafik ise tüketici enflasyonunun esas sürükleyicisi olan üretilen tarım ve sanayi mallarındaki tüketici enflasyonu ile üretici enflasyonunun seyrini yansıtıyor. Grafikte en altta seyreden çizgi TÜFE. Yani tüketici enflasyonunu diğer temel kalemlerdeki enflasyon sürüklüyor. TÜFE’nin üstünde temel mallardaki tüketici enflasyonu var. TÜFE yüzde 17.90 iken temel mallardaki enflasyon yüzde 23.18 ile yüzde 20 barajını ciddi ölçüde aşmış durumda. Temel mallar, birinci grafikteki mallara göre kapsamı daha dar bir grup. Mallar sadece hizmetler hariç tüm kalemleri kapsıyor. Oysa temel mallar sınıflamasında hizmetlerin yanı sıra enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın yer almıyor.


6.9.2018 - Verilerle zam yağmuru “Elektrik ve doğal gaz zamları freni patlamış otomobil gibi yoluna devam ediyor. Son bir yılda elektriğin konutlarda tüketiciye satış fiyatı yüzde 33 oranında artmıştır. 4 kişilik bir ailenin bir aylık elektrik gideri 126 TL olmuştur. Doğal gaz fiyatları ise son 1 yılda yüzde 24 oranında artmıştır. 4 kişilik bir ailenin bir aylık doğal gaz tüketim gideri 175 TL olmuştur. Bu duruma göre, 4 kişilik bir ailenin bir aylık elektrik ve doğal gaz gideri ortalama 301TL olmuştur. Eşi çalışmayan 2 çocuklu asgari ücretlinin eline geçen paranın yüzde 17.93’ü elektrik ve doğal gaz tüketimine gidecektir. Tabi ki, bundan sonraki zamlarla bu oran daha da artacaktır." http://bit.ly/SG24-27


6.9.2018 - Ankara'da insanlar gıda yardımı için kuyruğa giriyor Birgün'den Burcu Cansu ve Hüsyin Şimşek'in haberine göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Kızılay’ın ücretsiz ekmek ve yemek yardımından yararlanmak için yoksul yurttaşlar, savaştan kaçan Türkmenler, Iraklılar ve Suriyeliler uzun kuyruklar oluşturuyor. Kadınların çoğunlukta olduğu ekmek ve yemek kuyruklarında çok sayıda küçük çocuğun bulunması da dikkati çekiyor. Kuyruklarla ilgili ilk durak sabahın erken saatlerinde Mamak’ın Saimekadın semti oldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ekmek dağıtımını yapan aracı geldiğinde bir anda yüzlerce kadının yer aldığı bir kuyruk oluşuyor. Fotoğraflarının çekilmesinden “huzursuz” olan kadınlar, sohbet edince biraz rahatlıyor ve hep bir ağızdan sorunlarını anlatıyor. Yardım için kuyruğa giren kadınların milliyetleri farklı olsa da problemleri ortak. Yoksulluklarını anlatan kadınlar, “Muhtaç haldeyiz. Geçinemiyoruz. Paramızla ekmek bile alamadığımız için sabah saatlerinde gelip kuyruğa giriyoruz” diyor.http://bit.ly/SG24-28


6.9.2018 - Elektrik zammı görünenin çok ötesinde İki gün önce EPDK’nın yayımladığı yeni elektrik tarifelerini inceleyen Elektrik Mühendisleri Odası, yapılan zamlara ilişkin açıklama yaptı. Asgari tüketimi 230 kilovatsaat olan 4 kişilik bir ailenin elektrik faturasının 126 liraya çıktığını tespit eden EMO`nun açıklamasında, geçen yıla göre yapılan elektrik zammının konutlar için yüzde 33`e ulaştığı; sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama için ise yüzde 44’ü aştığı ortaya konuldu. EMO açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde uygulanan ekonomi politikaları ve enerji alanındaki dışa bağımlılık nedeniyle döviz kur artışları ve enflasyon artışıyla başlayan ekonomik kriz, enerji fiyatlarını tırmandırıyor. Anayasa değişikliği ve seçimlerin ardından yürürlüğe giren "Türk tipi başkanlık sistemiyle" enerji fiyatları için 3`er aylık dönemler halinde uygulanan maliyet esaslı fiyatlandırma mekanizması fiilen ortadan kaldırılarak, "her ay zam" düzenine geçildi. Daha geçen ay elektrik fiyatlarına yüksek oranlı zam yapılmışken, 1 Eylül itibarıyla yeniden zamlar geldi. Resmi Gazete`nin dünkü mükerrer sayısında EPDK`nın yayımladığı tarife tablolarına göre 1 Eylül 2018`den itibaren geçerli olan yüksek zamlar; çıplak enerji bedeli ve perakende hizmet bedelini kapsayan perakende enerji bedellerine yapılan yüksek zamlardan kaynaklandı. Perakende enerji bedelleri; 1 Ağustos 2018`den açıklanan tarifeye göre 1 Eylül 2018 itibarıyla yüzde 13.26 ile yüzde 20.67 arasında değişen oranlarda artırıldı. Kayıp ve kaçak, iletim hizmeti ve dağıtım hizmeti bedellerini içeren dağıtım kalemine ise yüzde 0.05`lik cüzi bir artış uygulandı.


6.9.2018 - Kurdaki her 1 kuruşluk artış, Hazine'nin sermaye adına üstlendiği borcu 310 milyon TL artırıyor Yap-işlet-devret modeliyle, Hazine garantisi verilerek inşa edilen köprü, tünel ve havaalanlarının döviz kuru üzerinden yapılan sözleşmeleri nedeniyle, kurdaki her 1 kuruşluk yükselme borcumuzun 310 milyon lira artmasına yol açıyor.Dövizdeki 1 kuruşluk yükselişin ülkeyi 310 milyon lira daha borçlandırdığını ifade eden CHP'li Akar, araştırma önergesinde şu ifadeleri kullandı: Osmangazi Köprüsü için garanti edilen bir yıl için araç sayısı 14 milyon 600 bin, geçen araç sayısı 2017’de 5 milyon, geçmeyen araç 9 milyon 600 bin olmuştur. Sözleşmede 35 dolar+KDV olarak belirlenen ve 37,5 dolar olan geçiş ücreti 2 Ocak 2017 itibari ile 131 TL, 2 Ocak 2018 itibari ile de 140 TL olarak belirlenmişken, idarece yapılan indirim doğrultusunda 2017 de 65,65 TL olan geçiş ücreti 2018 yılı için 71 TL olmuş ve bu farkın hazine tarafından ödenmesi de köprüyü Deli Dumrul Köprüsü'ne dönüştürmüştür. 2017 yılında hazine garantisinden dolayı sadece Osmangazi Köprüsü için devletin işletmeci firmaya ödemesi gereken tutar 1 milyar 400 milyonu bulmuştur.Yavuz Sultan Selim Köprüsü yıllık garanti edilen araç sayısı 49 milyon 275 bin, geçen araç sayısı 15 milyon, geçmeyen araç 34 milyon olmuştur. Yine Hazine garantisi nedeni ile bir yıl için hazine firmaya 400 milyonun üzerinde ödeme yapmak zorunda bırakılmıştır. Avrasya Tüneli; yıllık garanti edilen araç sayısı 25 milyon, geçen araç sayısı 15 milyon, geçmeyen araç sayısı 10 milyon olurken 2017 yılında hazineye yükü 123 milyon TL olmuştur. Sadece iki köprü ve Avrasya Tüneli'ne bakıldığında yıl sonu itibariyle hazinenin Osmangazi Köprüsü'nün maliyeti kadar bir ödemeyi işletmeci şirketlere yapacağı görülmektedir.

http://bit.ly/SG24-29


11.9.2018 - Yüksek büyüme yılında gelir dağılımında bozulma işaretleri Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yeni milli gelir hesaplarına göre 2017 yılı son 4 yılın en yüksek büyüme hızına ulaşılan yıl olarak kayıtlara geçti. 2017’de büyüme hızının yüzde 7.4 olduğu açıklandı. Temel gelir kaynağı ücret, maaş ve yevmiye olan hanelerin tüketimindeki reel artış da yüzde 0.81 ile sınırlı kaldı. Bu da ücretli kesimin yüksek büyümeden pay alamadığını gösteriyor. * Toplam hanehalkı sayısı 23.03 milyon. Bunların 12.38 milyonunun temel geçim kaynağı maaş, ücret veya yevmiye. Temel gelir kaynağı müteşebbis geliri olan hanelerin ortalama harcaması reel olarak yüzde 6.55 arttı. Bu kesimin tüketiminde en yüksek reel artışın sağlık, kültür, eğlence, otel, lokanta ve eğitimde olması dikkat çekiyor. (İsmet Özkul, Dünya Gazetesi)


17.9.2018 - Esnaf dayanamıyor: Son iki ayda iflaslar ‘patladı’, bankalar batık kredi peşinde KOBİ’lerin aldığı kredi miktarının yüzde 28 arttığı ve ilk yedi ayda ödenemeyen 32,4 milyar liralık kredi için yasal süreç başlatıldığı bildirildi.Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu verilerine göre son 4,5 yılda kepenk indiren esnaf sayısı 481 bin 791’i buldu. Özellikle dövizin yükseldiği temmuz ve ağustos aylarında iflas eden esnaf sayısı da katlandı.Geçen yılın sekiz ayında 64 bin 305 esnaf kepenkleri indirirken, bu yılın ilk sekiz ayında ise kepenk indiren esnaf sayısı yüzde 12 artışla 72 bin sınırına dayandı. Geçen yıl temmuz ağustos aylarında 12 bin 530 esnaf kapanırken bu yıl aynı dönemde kepenk indiren esnaf sayısı yüzde 50 artışla 19 bine dayandı. Geçen yıl 513,2 milyar lira kredi kullanan KOBİ’ler bu yılın ilk yedi ayında da daha fazla krediye sarıldı. KOBİ’lerin kullandığı kredi miktarı bu yıl geçen yılın sonuna göre yüzde yüzde 28 artışla 656.6 milyar liraya fırladı. Kredi kullanan KOBİ sayısı da yükseldi. 2017 sonunda 3 milyon 318 bin 266 KOBi kredi kullanırken, bu yıl temmuz ayına gelindiğinde kredi kullanan KOBİ sayısı 4 milyon 143 bin 690’a çıktı. Bunların 3 milyon 415 bin 231’i ise mikro işletme niteliğindeki müşterilerden oluştu. http://bit.ly/SG24-30


19.9.2018 - Yem pahalı, süt ucuz olunca inekler kesime gidiyor Kurban Bayramı'nda 4 günde 2 milyon 800 bin küçükbaş, 850 bin büyükbaş olmak üzere toplamda 3 milyon 650 bin baş hayvanın kesildiği tahmin ediliyor. … Son iki ayda dövizdeki artışa bağlı olarak hammadde fiyatlarındaki artış ve buna paralel olarak çiğ süt fiyatının artmaması hatta bir miktar düşmesi nedeniyle üretici zarar ediyor. Zararına üretimi sürdürmek istemeyen çiftçi inekleri kesimhaneye, kasapa götürüp kestiriyor. Bundan 10 yıl önce 1 milyon süt ineğinin kesildiği 2007-2008'de yaşanan sürecin daha ağır olanı şimdilerde yaşanıyor. O dönemde 1 milyon süt ineği kesildiği için Türkiye 10 yıldır artarak devam eden ithalata mahkum edildi. Türkiye'nin kaynakları başka ülke çiftçilerine aktarıldı. Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) pazartesi günü yayınlanan haftalık bültenine göre, son 1 yılda besi yeminin fiyatı yüzde 49.5 artarken, aynı dönemde süt yeminin fiyatı yüzde 53.5 oranında arttı.Temmuz ayından bu yana dövizdeki artışa bağlı olarak yem sanayicileri sürekli olarak ithal hammaddeyi daha pahallıya alıyor. Bunu da yem fiyatlarına yansıtıyor. Hayvancılık yapanlar her geçen gün daha pahallıya yem almak zorunda kalıyor. Çiğ sütte üretim maliyetinin yüzde 65'ini yem oluşturuyor. Dolayısıyla yem fiyatı arttıkça çiftçinin maliyeti de artıyor. Son dönemde yem alamayan çiftçi hayvanlarını besleyemez hale geldi. Bu nedenle süt verimi düşüyor. Yemdeki fiyat artışını ürettiği çiğ süte yansıtamayan çiftçi zarar ediyor. Çiğ sütün fiyatı Ulusal Süt Konseyi tarafından en az 6 aylık dönem için belirleniyor ve sabitleniyor. Yani maliyetlerdeki artış serbest, fakat çiftçinin ürettiği çiğ sütün fiyatı sabit. Böyle bir uygulama başka hiç bir üründe,sektörde yok. http://bit.ly/SG24-31


19.9.2018 - Nüfusun yüzde 70'i borçlu, yüzde 29'u yoksul Türkiye nüfusunun yüzde 14’ü sürekli yoksulluk çekiyor. Nüfusun, yüzde 69,2’sinin borcu var. ‘Ciddi maddi yoksunluk’ yaşayanlar ise nüfusun yüzde 28,7’sini oluşturuyor. http://bit.ly/SG24-32


17.9.2018 - Türkiye yabancı sermayeye en fazla nominal faiz veren ilk beş ülke arasında “Merkez Bankası güçlü bir parasal sıkılaştırma yaptı. Politika faizini 6.25 puan artırarak yüzde 24’e çıkardı ve dünyanın nominal en yüksek faiz veren ilk 5 ülkesi arasına girdik.” (Habertürk, Abdurrahman Yıldırım)


17.9.2018 - 2023'e kadar kur kaynaklı iflas yok 1 Ocak 2023 tarihine kadar kur farkından dolayı şirketlerin borca batık sayılmamasının önü açıldı. Yeni düzenlemede, "1 Ocak 2023 tarihine kadar sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları dikkate alınmayabilecek" denildi.http://bit.ly/SG24-33


20.9.2018 - Yeni Ekonomi Programı açıklandı: Emekçilere saldırı paketi geliyor Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 2019-2021 yıllarına kapsayan Orta Vadeli Programı, “Yeni Ekonomi Programı” (YEP) adıyla açıkladı. “Dengelenme-Disiplin-Değişim” alt başlığını taşıyan programda 2019 yılında büyüme, işsizlik, enflasyon gibi göstergelere ilişkin beklentilerle “politika ve tedbirler” krizin faturasının emekçilere kesileceğine işaret ediyor. Kamu istihdamını “esnekleştirme”ye yönelik düzenlemeler, “kıdem tazminatı reformu”, “yarım çalışma ödeneğinin etkin şekilde kullanılması” gibi “tedbirler” kapsamlı bir saldırı dalgasını açıkça ortaya koyuyor. Kamuda hem istihdam azalması hem de “esnek çalışma” ile kapsamlı bir saldırı hazırlığı şu ifadelerle ortaya konuyor: “Kamu kurumlarının ve çalışanların ihtiyaç ve tercihleri uyumlaştırılacaktır. Hizmetin özelliğine göre uygulanacak esnek çalışma modelleri ile çalışanların iş yaşam dengesini kurarak aile ve sosyal yaşamlarına, kurs ve eğitim programlarına daha fazla vakit ayırabilmeleri sağlanacaktır. Kamu kurumlarının esnek çalışma ile iş tatmini ve verimi yüksek işgücüne sahip olmaları sağlanacaktır.” Aynı bölümde emekçilerin kıdem tazminatına el koyma çabasının nihayete erdirilmesi hedefi de yer alıyor: “Sosyal tarafların mutabakatıyla kıdem tazminatı reformu gerçekleştirilecektir.” İşsizlik oranındaki artış öngörüsünün yanısıra “çalışma ödeneği” uygulamasına yer verilmesi de özel sektörde kitlesel işten çıkarmalara hazırlık yapıldığını gösteriyor: “Yarım çalışma ödeneğinin etkin şekilde uygulanması sağlanacaktır.”Bankacılık sektörüyle ilgili riskler “Finansal Borçların Yeniden Yapılandırılması” düzenlemesine havale edilirken Türkiye Kalkınma Bankası’nın yeniden yapılandırılması ve faaliyet alanının genişlemesi, Eximbank fonlarının genişletilmesi hedefleri, dış kaynak temini ve kredilendirmede kamunun etkin olacağını, ticari bankalar ve özel sektör borçlarının da belli ölçülerde kamu tarafından üstlenileceğini gösteriyor. Özel sektörün büyük borç stokunun nasıl “temizleneceği” bir kez daha ortaya konmuş oluyor.http://bit.ly/SG24-34


20.9.2018 - Sosyal yardımlar kısılıyor, devlet harcamaları artıyor Birgün'den Hüseyin Şimşek'in haberine göre; Hazine ve Maliye Bakanlığı’ nın verilerine göre “hane halkına yapılan karşılıksız yardımlar”ı ifade eden harcama kalemi, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre 1 buçuk milyar TL’den fazla azaldı. Yiyecek ve sağlık yardımı ağustosta toplam 10 milyon TL olurken devletin sadece bu aydaki giyim kuşam harcaması ise 92 milyon TL. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı kamuda harcama rakamlarına göre geçen yıl Ağustos ayında hane halkına toplam 3 milyar 555 milyon TL yardım yapan Hükümet, bu yılın aynı ayında bu yardımda 1 milyar 636 milyon TL’lik “kesinti”ye gitti. Ağustos ayında hane halkına yapılan yardım miktarı 1 milyar 919 milyon TL oldu.Kesintiye gidilen bir diğer alan “sağlık yardımları” oldu. Haziran ayında sağlık yardımlarına 38 milyon 844 TL harcayan hükümetin ağustos harcaması ise sadece 9 milyon TL oldu.Hükümetin yurttaşlara dönük yardımlarında en büyük kesintiyi yüzde 98’lik azalma ile “yiyecek amaçlı yardımlar”da yaptı. Haziran ayında bu harcama kalemi için devletin kasasından 124 milyon 776 bin TL çıkarken, Ağustos ayında yalnızca bir milyon 589 milyon TL harcandı.Hükümet, 16 yıldır eleştirilen “lüks” harcama alışkanlığını ise hız kesmeden sürdürüyor. Hükümet, uçak kiralama için 43 milyon TL, araç kiralama için ise 35 milyon TL harcadı. AKP Hükümeti’nin dikkat çeken bir diğer harcaması ise “ağırlama giderleri” kaleminde oluştu. Özellikle Saray'da verilen yemekte, 30 Ağustos’taki kutlamada ikram edilen “ejder meyveli smoothie” ikramının yapıldığı “ağırlama” kaleminden ise ağustos ayında 11 milyon TL harcandı.

http://bit.ly/SG24-35


19.9.2018 - İstanbul’da konut fiyatları ilk kez yüzde 10 geriledi “Açıklanan temmuz ayı verilerine göre Türkiye’de konut fiyatları yıllık bazda yüzde 9.4 arttı. Aynı dönemdeki yüzde 15.8’lik tüketici enflasyonundan arındırıldığında geriye yüzde 5.5 reel kayıp kalıyor. Konut fiyatlarında 2009 sonrası ilk kez bu ölçüde kayıp yaşanıyor. Düşüşte başı çeken il ise İstanbul. 2015 yılının ortasından itibaren fiyatlar durgunlaşmaya ve ardından gerileme eğilimine girmişti. …bu dönemde temmuz ayı itibariyle yüzde 4.05 nominal artışa kadar inildi.Bu nominal artıştan geriye reel olarak yüzde 10.2 fiyat gerilemesi kalıyor. Hedonik yani kalite değişimini dışlayan fiyat endeksine göre İstanbul’daki kayıp yüzde 10.2 ile Türkiye’nin bir katı daha üstünde. Aynı dönemde Türkiye konut fiyatlarındaki reel düşüş yüzde 5.5 düzeyinde kaldı.” (Habertürk, Abdurrahman Yıldırım)


25.9.2018 - Gübreye önce yüzde 117 zam sonra yüzde 15 indirim Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2017 yılında DAP gübresinin ortalama fiyatı ton başına 1493 liraydı. Bakan Pakdemirli'nin açıklamasından da anlaşılacağı üzere şu anda piyasadaki fiyatı 3 bin 250 lira. Yani 9 aylık dönemde fiyat yüzde 117 arttı. Bu artışın çok önemli bölümü son dönemdeki döviz artışıyla geldi. Yani gübreye önce yüzde 117 zam geldi, şimdi yüzde 15'e varan oranda indirim yapılacak. Bu indirim "önce eşeği kaybettirip sonra buldurdular" deyimine bile uymuyor. Çünkü kaybettirilen eşekle bulunan eşek arasında dağlar kadar fark var. Bakan Pakdemirli'nin "müjde" verir gibi yüzde 15'e varan oranda indirim yaptıklarını açıklaması, çiftçiyi tatmin edecek, üretime geri döndürecek bir oran değil. Yani çiftçi yapılacak yüzde 15'e varan orandaki indirime rağmen DAP gübresini Tarım Kredi Kooperatifleri’nden geçen yıla göre yüzde 100 zamlı alacak. Bu nedenle kimse çiftçinin koşa koşa gübre almasını beklemesin. Merak etmeyin, gübre bayileri önünde kuyruklar oluşmayacak. (Dünya Gazetesi, Ali Ekber Yıldırım)


26.9.2018 - ‘Çerez parası’ anılarda kaldı: Kuru yemişe yüzde 30 zam Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜKSİAD) Başkanı Hüsamettin Karaman, kuru yemişin yüzde 30 zamlandığını açıklarken, olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle çiftçinin ürününün tarlada kaldığına dikkat çekti. AA’nın haberine göre, Karaman, düzenlediği basın toplantısında, son dönemdeki ekonomik gelişmelerin kuru yemiş sektörünü de etkilediğini söyledi. Söz konusu gelişmelerin hasat sezonuna denk geldiğini belirten TÜKSİAD başkanı, “Hasat zamanı aynı zamanda bizim de alımları gerçekleştirdiğimiz bir dönem. Finans limitlerimizin tam kullanılmaması nedeniyle birçok sanayi kuruluşumuz ürünleri almada zorlanıyor. Bu çiftçiye de yansıyor, alım düştüğü için ürün tarlada kalıyor” diye konuştu. Karaman, en büyük sıkıntının ay çekirdeğinde oluştuğunu belirterek, Çin’den ithal edilen ay çekirdeğinin yerli üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. http://bit.ly/SG24-36


27.9.2018 - Halk plajları ihaleye çıkartılıyor Kültur ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, özellikle Bodrum, Çeşme ve Antalya'daki halk plajlarının ihaleyle kiralanacağını duyurdu."İhalesi ne zaman olacak?" sorusuna ise Ersoy, "Yılbaşından sonra yaparız. Çok da gecikmeyiz, sezona yetişsin" yanıtını verdi.http://bit.ly/SG24-37


27.9.2018 - Yoksulluk sınırı 6.166 liraya çıktı AKP iktidarında ekonomi verileriyle ilgili göstergeler her geçen gün kötüye gitmeye devam ediyor. Eylül ayında gıda harcamalarının aylık yüzde 4.5, yıllık yüzde 24.3 arttığını belirten Türk-İş, açlık sınırının 1.893 TL, yoksulluk sınırı ise 6.166 TL olduğunu açıkladı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu tarafından yapılan ‘açlık ve yoksulluk sınırı’ araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.893.21 TL, yoksulluk sınırı ise 6.166.81 TL oldu. http://bit.ly/SG24-38


27.9.2018 - Türk Telekom'a Çinli şirket talip Çinli Tatwah Smartech şirketinin, Türk Telekom'un yüzde 55 SPV hissesini almak için görüşme içerisinde olduğu açıklandı. Bloomberg'in görüşmelerden haberdar dört kaynağa dayandırdığı haberine göre görüşmeler henüz sonuçlanmadı. Tatwah konuyla ilgili resmi açıklama yapmadı. Türk Telekom'un çoğunluk hissesine sahip olan SPV ("Özel Amaçlı Kurum"), alacaklı bankalar tarafından kurulmuştu.Türk Telekom'u satın alan Suudi Ojer Telekomünikasyon AŞ, bankalara olan 4,75 milyar dolar borcunu ödememişti. Borcunu alamayan bankalar, Türk Telekom'u yönetmeye başladı. Tatwah'a yapılacak satış, gerçekleşmesi durumunda bankalar tarafından yapılacak. Tatwah'ın Türk Telekom'u satın alacağı iddiaları sonrası Türk Telekom hisseleri 3 ayın en yüksek seviyesine çıktı. http://bit.ly/SG24-39

 

İşçi Yaşamından


2.9.2018 - Türk Tabipleri Birliği'nden 'şarbon' açıklaması Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Et ve Süt Kurumu tarafından ithal edilen canlı hayvanlarda şarbon hastalığı tespit edilmesi ve hayvanların getirildiği bölgede karantina ilan edilmesinin ardından konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. TTB açıklamasında şarbon hastalığının çoğu türlerinin tedavisinin zor ve sıklıkla ölümle sonuçlanabilir bir hastalık olduğu vurgulanırken, kurban bayramı ilen artan iddialara dair “Bu hayvanlar yasa ve yönetmelik hükümleri hiçe sayılarak şarbon basili taşımasına rağmen nasıl ithal edilmiştir; hangi gümrük kapısından geçmiştir; sorumluları kimlerdir ve haklarında yasal işlem yapılmış mıdır?” ve “Kamuoyuna yansıyan Ankara’daki grup dışında başka hayvan gruplarında da şarbona rastlanmış mıdır? Rastlandıysa ne gibi işlemler yapılmıştır; kamuoyuna niçin bilgi verilmemiştir?” gibi soruları Tarım ve Orman Bakanlığı’na yöneltti.  http://bit.ly/SG24-40


4.9.2018 - İşsiz baba cinnet geçirdi eşini ve üç çocuğunu öldürdü: 5 ölü Mersin'in merkez Akdeniz ilçesinde işsiz olan  Mehmet Kaya, iki katlı evin damında uyuyan eşi, ve 3 çocuğunu öldürdü, sonrasında intihar etti.http://bit.ly/SG24-41


6.9.2018 - 'Her 10 çalışandan 3'ünün sosyal güvencesi yok' DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi tarafından hazırlanan Türkiye’de sosyal güvenlik sistemini inceleyen rapora göre her on çalışandan üçü sosyal güvenceden yoksun. Kadınların yüzde 44'ünün ve gençlerin ise yüzde 45’inin sosyal güvenceye sahip olmadığı tespit edildi.Çalışanların sırtına yüklenen sosyal güvenlik sisteminin finansmanında da durum daha da kötüleşiyor. 2002-2015 yılları arasında sosyal güvenliğe devlet katkısı 4,3 puan azalarak yüzde 41,9’a, işverenlerin katkısı da 3,8 puan azalarak yüzde 26,4’e düştü. Ancak Çalışanların katkısı ise 5 puan artarak yüzde 13,4’den yüzde 18,3’e çıktı.Emeklilik hakkını da çalışanların sırtına yükleyen zorunlu bireysel emeklilik sisteminden (BES) çıkışların da arttığı görülüyor. Rapora göre zorunlu olarak bireysel emekliliğe dahil edilen her 10 kişiden 6’sı sistemden çıktı. Emeklilik için yapılan toplam harcamalar da OECD ortalamasının altında kaldı. İşsizlik sigortasına artan başvurular ise karşılık bulamamaya devam ediyor. Verilere göre işsizlik sigortasından faydalanmak için başvuran her 10 işsizden yalnızca 3’ü işsizlik sigortasından faydalanabiliyor.http://bit.ly/SG24-42


6.9.2018 - Temele düşerek ölen işçinin cenazesi saatler sonra tesadüfen bulundu Aydın'ın merkez Efeler ilçesinde çalıştığı inşaatın temeline düşen işçinin cenazesi, saatler sonra tesadüfen başka bir işçi tarafından fark edildi. Olay önceki gün akşam saatlerinde Efeler ilçesine bağlı Güzelhisar mahallesinde yeni başlayan bir inşatta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre inşatta kalıp ustası olarak çalışan 54 yaşındaki Çetin Uzun, akşam iş çıkışından sonra temel çukuruna düştü.http://bit.ly/SG24-43


13.9.2018 - Borçlarını ödeyemedi: Çankırı’da 1000 işçinin çalıştığı fabrika üretimi durdurdu Çankırı’da Türkiye’nin en büyük seramik fabrikalarından biri olarak gösterilen fabrika kapısına kilit vurdu.Yıldızlar Holding’e ait 1 milyon metrekarelik fabrika, Kurşunlu ilçesinde 2011’de faaliyete geçmişti. Fabrikada 1000 işçi istihdam ediliyordu.Ancak fabrika, ekonomik nedenlerle üretimini durdururken işçilerini de ücretsiz izne çıkardı. Fabrikanın borç nedeniyle elektrik ve doğalgazı, geçen pazartesi günü kesildi.http://bit.ly/SG24-44


14.9.2018 - "Sendikalaşma yüzde 12'ye geriledi, iktidara yakın sendikaların üye sayısı 15 yılda 10 kat arttı" CHP Milletvekili Tekin Bingöl, sendikalaşma oranlarında yaşanan düşüş ve sendikal alanın maruz bırakıldığı daralmaya ilişkin bir rapor hazırladı. “Son 10 yıldır Türkiye’de sendikalaşma değil sendikasızlaştırma süreci işlediğini” ifade eden Bingöl, “AKP’nin Türkiye’yi devraldığı zamanki sendikalaşma oranı yüzde 57,98 iken, son 16 yılda işçi sayısı 3 kat arttı ve sendikalaşma oranı yüzde 57,98’den yüzde 12,76’ya düştü. Sendikalı işçilerimizin yarısı toplu iş sözleşmesinden mahrum. 12 Eylül sonrası dönemden bile daha kötü bir durumla karşı karşıyayız. Sendikal mücadelenin başlangıcının bile daha gerisindeyiz ve OECD ülkeleri arasında sonuncu sıradayız” dedi. Bingöl’ün raporunda, “iktidara yakın sendikaların üye sayılarını son 15 yılda yaklaşık 10 kat arttırdığına” dikkat çekildi. Sendikalaşmadaki oranın bu denli düşmesinin yanı sıra, sendikalaşma oranlarının hesaplanma yönteminin de oldukça tartışmalı olduğunun vurgulandığı raporda, bakanlığın verileri ile SGK ve TÜİK verileri arasındaki uyuşmazlığa dikkat çekildi. SGK’ye göre 2018 itibariyle zorunlu sigortalı çalışan sayısı 19 milyon, TÜİK verilerine göre ise bu sayı 19 milyon 739 bin kişi. Bu sayılar esas alındığında sendikalaşma oranı yüzde 5’lere kadar düşüyor. Bakanlığın sendikalaşma istatistikleriyle OECD’nin verileri birbirine uymuyor. Bakanlığın yüzde 12,76 olarak hesapladığı oran OECD’ye göre yüzde 4,5’lere kadar düşüyor. OECD’nin sendikalaşma oranları Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde ortalama yüzde 23’lerde, OECD üyesi ülkelerde ise bu ortalama yüzde 17’lerde iken Türkiye’de bu oran yüzde 4,5’lere kadar düşmekte.2015 yılında 1.429.056 olan işçi sayısı 2018 yılında 1.714.397 oldu. Üç yılda 285 bin 341 kişi artan işçi sayısının 230 bin 236’sı yandaş sendikalara geçti. Yandaş sendikaların üye sayıları son 15 yılda yaklaşık 10 kat arttı.http://bit.ly/SG24-45


17.9.2018 - TÜİK: İşsizlik çift haneli rakamlara yükseldi, çalışanların da yüzde 34’ü kayıt dışı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 Haziran dönemi ‘İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Mayıs döneminde yüzde 9,7 olan işsizlik oranı haziranda yüzde 10,2 seviyesine çıkarak çift haneye yükseldi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise yüzde 10,9 olarak gerçekleşti.İstihdam edilenlerin yüzde 19,2’si tarım, 19,6’sı sanayi, 7,2’si inşaat, 54’ü ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,9 puan, inşaat sektörünün payı 0,4 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,8 puan, hizmet sektörünün payı ise 0,4 puan arttı.Haziran 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı yüzde 34 olarak gerçekleşti.http://bit.ly/SG24-46


20.9.2018 - 'İşsizim ve açım' dedi, belediye başkanı ve vekillerin bulunduğu yerde kendini yaktı Şanlıurfa’da işsiz bir genç üzerine benzin döküp kendini ateşe verdi. İddiaya göre, adı öğrenilmeyen işsiz genç, iş başvurusu için defalarca belediyeye gidip başkan ile görüşmek istedi. Gencin bu isteği sürekli geri çevrildi. Daha sonra meydanda aşure dağıtımı için toplanan belediye başkanları ve milletvekillerinin bulunduğu alana gelen genç “İşsizim ve açım” diyerek yanında getirdiği benzini üstüne döküp kendini yaktı. Yangın çevredeki esnaf tarafından söndürülürken, genç işsizin vücudunda yanıklar oluştu.http://bit.ly/SG24-47


24.9.2018 - Patronların gözü işçilerin parasında: “Maaşlar 6 ay süreyle İşsizlik Fonu’ndan ödensin” Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre ASO Başkanı Nurettin Özdebir, bir grup gazeteciyle yaptığı sohbette, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yanı sıra sanayi, ticaret ve ulaştırma ile ilgili bakanlara kriz karşısında taleplerini içeren bir talep sunduklarını söyledi.Ankara Sanayi Odası (ASO), birçok işverenin maaşları ödeyemediği için işçi çıkarma aşamasına geldiğini savunarak işçi maaşlarının 6 ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödenmesini talep etti. İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 2002’den bu yana işsiz kalan işçiler için yalnızca 20 milyar TL harcama yapıldı ancak biriken para 125 milyar TL’yi aştı. Özdebir, “Zora giren firmaların ödeyemediği işçi maaşının yarısını işveren, kalan yarısını da 6 ay süreyle İşsizlik Fonu ödesin istiyoruz.''dedi.http://bit.ly/SG24-48


21.9.2018 - 24 Saatte dokuz iş cinayeti! Son 24 saat içerisinde Kocaeli, Adıyaman, Ordu, Malatya, Zonguldak, Aysın, Kütahya ve İstanbul’da 9 işçi yaşamını yitirdi.


22.9.2018 - İsmail Devrim çocuğuna pantolon alamadığı için intihar etti Kocaeli’nde bir baba, liseye giden çocuğunun okulun istediği pantolonu olmadığı için eve gönderilmesini gururuna yediremedi. Bunalıma giren çaresiz baba, eşine “Çocuklarıma bakamıyorsam, çocuğuma bir pantolon alamıyorsam niye yaşıyorum ki” dedi ve evinin banyosunda kendini asarak intihar etti. http://bit.ly/SG24-49


22.9.2018 - Kocaeli’nde intihar eden İsmail Devrim için valilik açıklaması: ”Psikolojisi bozuktu” Valilik intihar olayının psikolojik nedenlere dayandığını bildirerek şu açıklamayı yaptı: “21.09.2018 tarihinde Körfez ilçemizde yaşanan intihar olayı basında yer almıştır. Söz konusu haberler; intihar sebebi çocuklarına kıyafet alamadığı ve bu sebeple okula alınmadıkları şeklinde yayınlanmıştır. Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, bu haberlerin gerçeği yansıtmadığı olay sebebinin psikolojik nedenlere dayandığı anlaşılmıştır. Haberlerin kamuoyunu yanlış bilgilendirerek, olumsuz algı oluşturmaya sebep olduğu anlaşılmaktadır.” http://bit.ly/SG24-50


23.9.2018 - Vatan Partisi’nde işçilerin parasını yağma kavgası Vatan Partisi eski genel sekreteri Hasan Basri Özbey parti parasını zimmetine geçirdiği iddiasıyla partiden ihraç edildi. Parti bu konuda bir açıklama yaparak 900 bin lira parti parasının iç edildiği iddiasını duyurdu. Ne var ki, açıklamada paranın ne parası olduğu yer almıyordu.Söz konusu para, Zonguldaklı işçilerin davalarından kazanılan avukatlık parasıydı. Aynı zamanda avukat olan Hasan Basri Özbey’den istenen, bu paraların partiye aktarılmasıydı. Açıklamada bu ayrıntının yer almaması ise, muhtemelen işçi davalarından 1 milyon liraya yakın paranın nasıl kazanıldığının açıklanamamasından kaynaklanıyordu.http://bit.ly/SG24-51


24.9.2018 - BES zorunlu hale geliyor: 3 yıl boyunca sistemden çıkış yok Hürriyet yazarı Noyan Doğan, Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) dair ayrıntıların da yer aldığını söyledi. Buna göre BES zorunlu hale getirilecek ve çalışanlar üç yıl boyunca sistemden çıkamayacak.45 yaş altı tüm çalışanların işverenleri tarafından BES'e dahil edilmesini sağlayan otomatik katılım uygulamasının 2017 yılı başında başladığını hatırlatan Doğanşladı. Çıkışların bu kadar fazla oluşu ise ekonomi yönetimini memnun etmedi" diye , "İki sene içinde 12 milyona yakın çalışan sisteme giriş yaptı, bunların yüzde 60'a yakını sistemden çıktı; 5 milyon çalışan ise kalarak, tasarruf etmeye bayazdı.

http://bit.ly/SG24-52


25.9.2018 - Kanserojen ve güvensiz ürün sayısı 7 kat artışla 45 bine ulaştı "2011 yılındaki düzenlemeyle ağır metaller, azo renklendiriciler, fitalatlar ve alev geciktiriciler denetlenirken 2017 yılında AB'nin tehlikeli kimyasallara düzenleme getiren tüzüğü Reach ile tam uyumlu hale geldik. Bugün ürünlerde 4 yerine tam 66 tehlikeli kimyasalı inceliyoruz. 2017 yılında toplam 54 firmanın 6 bin 620 ürününde güvensizlik tespit ettik. 2018'in 8 ayında 27 firmada 45 bin 824 üründe problem olduğunu belirledik. Daha az firma sayısına karşılık güvensiz ürün sayısı 8 ayda 7 kat arttı. Bunun altında özellikle yeni kurulan ancak büyük miktarlarda ürün ithal eden firmaları takibe almamız yatıyor. Gelen ürünleri incelediğimizde insan sağlığı ve kullanım açısından güvensizlikler belirledik. İncelenen tehlikeli kimyasalların sayısının artması da bu rakamın zirveye çıkmasında bir diğer önemli etken oldu. Ayrıca 2017'nin tamamında 1 milyon 920 bin ürün incelenirken, 2018'in 8 ayında bu miktarın 3.5 milyona çıkması da güvensiz ürün sayısının 7 kata yükselmesinde etkili oldu. Güvensiz ürünlerde imitasyon takı ilk sırayı aldı. Burada bir konunun altını çizmekte yarar görüyorum. Özellikle yerli üretim olan tekstil ve hazır giyim ürünleri ile ayakkabılarda sorun yaşanmadığını gözlemledik."   ("... Bütün ortaçağ boyunca tarım ürünleri, sınai mamullere göre daha ucuzdular, yeni zamanlarda ise bunlar arasındaki ilişki ters orantılıdır. Bu, tarım ürünlerinin faydalılığı ortaçağdan bu yana azalmış demek midir? Ürünlerin kullanılmasını, tüketicilerin kendilerini içine yerleştirilmiş buldukları toplum şartları tayin eder ve bizzat bu şartlar da sınıf çatışmaları üzerine kurulmuştur. Pamuk, patates ve alkol en çok kullanılan şeylerdir. Patates, sıraca hastalığını meydana getirmiştir. Pamuk, keteni ve yünü büyük ölçüde kenara itmiştir; oysa yün ve keten birçok hallerde, sadece sağlık bakımından bile daha yararlıdır; nihayet alkol, her yerde gıda maddesi olarak kullanıldığı zaman genel olarak zehir diye bilindiği halde bira ve şaraba üstün gelmiştir. Bütün bir yüzyıl, hükümetler, Avrupa afyonuna karşı boş yere mücadele etmişlerdir; iktisat kuralları egemen olmuş ve emirlerini tüketime kabul ettirmiştir. Pamuk, patates ve alkol niçin burjuva toplumunun mihveridir? Çünkü bunları üretmek için en az emek miktarına ihtiyaç vardır ve bunun sonucu olarak bunlar en düşük fiyatlara sahiptirler. En fazla tüketimi, niçin en düşük fiyat tayin eder? Bu; bu şeylerin mutlak faydalılığından, içlerinde; kendiliğinden varolan faydalılıktan, bir işçi olarak bir insanın değil de bir insan olarak bir işçinin ihtiyaçlarına en yararlı tarzda uygun düştükleri kadar faydalılıklarından mıdır? Hayır. Bu, sefalet üzerine kurulmuş olan bir toplumda en ucuz ürünlerin, en büyük sayıda insanlar tarafından kullanılmak gibi önüne geçilmez bir imtiyazı olduğu içindir." (Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 67)

25.9.2018 - Suriyeli işçiler böyle sömürülüyor: Türkler 7'ye biz 12'ye kadar çalışıyoruz Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) “Suriyeli çalışanlar ve işgücü piyasasında ayrımcılık” adındaki araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 18-29 yaş grubundaki 1000 Suriyeliyle görüşüldü. Görüşülen gençlerin yüzde 92’si işyerlerinde ayrımcılığa maruz kaldığını, Türkiye'de 4 milyon sığınmacı bulunmasına rağmen yalnız 20 bininin çalışma izni olduğunu, patronların "maliyetli olması" sebebiyle kayıtlı işçi çalıştırmak istemedikleri belirtildi. Araştırma sonunda yayınlanan rapora göre her dört Suriyeliden biri ise ayrımcılıktan dolayı işe alınmadığını düşündüğünü söyledi.Benzer şekilde genç Suriyelilerin yüzde 24’ü patronunun ya da yöneticisinin, yüzde 18’i çalışma arkadaşlarının kendisine kötü muamelede bulunduğunu belirtiyor. Bu bağlamda Suriyeli gençler işyerinde gayriresmi hiyerarşi, “pis işlerin” kendilerine verilmesi, mola sürelerinin bile daha kısa olması gibi şikayetlerini dile getiriyorlar. Raporda görüşlerine yer verilen 18 yaşındaki Suriyeli bir genç de şunları söyledi: “Türklerin maaşı 2000 TL’ye yakın. Öğle yemeği yiyorlar. Her şeyleri var. Onlar 1 saat dinlenirken, biz yarım saat dinlenebiliyoruz… Bizim mesai uzundu. Gece 12’ye kadar çalışıyorduk. Türkler ise 7’ye kadar.”26 yaşındaki bir başka Suriyeli genç ise şu ifadeleri kullanıyor: “O gün patrona gittim. Onunla konuştum ve ustanın her zaman bana nasıl davrandığını söyledim. Bana hep kötü davrandığını söyledim. ‘Sen çalışmak istiyor musun, istemiyor musun? 10-15 dakika düşün, gel’ dedi. Ama ben ağlıyordum. Bir buçuk senedir sabrediyordum. Mecburum. Başka bir yerde iş yok. İş zor. Davranışlar sıkıntı… Sonra teşekkür ettim ve hadi güle güle, gittim.”http://bit.ly/SG24-53


25.8.2018 - Ekmeğin gramajı düşürülerek zamlar gizlenmeye çalışılıyor Kocaeli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne bağlı Fırıncılar Odası ekonomik kriz nedeniyle artan giderler dolayısıyla fiyatlarına zam yaptı. Oda yetkilileri un, yağ, susam, maya, nakliye gibi bütün giderlerin artması nedeniyle uygulamaya koyduğu zammı gizledi. Tepki çekmemek için ekmek fiyatını artırmayan, bunun yerine ekmeğin gramajını düşüren oda yetkileri yaptıkları uygulama ile somun ekmeğin yüzde 20 zamlanmasını sağladı. http://bit.ly/SG24-54


26.8.2018 - Çanakkale’deki intiharın ardından ‘500 bin lira borç’ iddiası Çanakkale'de 2 çocuk babası 41 yaşındaki Ramazan Kavalcı, evinde kendini asarak intihar etti. Kavalcı'nın intihar etmesinin arkasındaki sebebin ise tefecilerden yüksek faizle aldığı 500 bin lira borç olduğu iddia edildi. http://bit.ly/SG24-55


28.9.2018 - Dünyaca ünlü şirket yöneticilerine video yolladı: İşçilerin örgütlendiğini nasıl anlarsınız? Amazon'un işçileri çalıştırdığı koşullar tartışılmaya devam ederken, şirketin yöneticilere yolladığı işçilerin örgütlenmesini engellemeyi amaçlayan 45 dakikalık videoda, "olası örgütlenmenin tehlike işaretleri" anlatılıyor. Rehbere göre "işçilerin birden bire birlikte vakit geçirmeye başlaması", "geçinmeye yetecek ücret" gibi "sendika kelimeleri" kullanması "örgütlenme işareti".Videoda, Amazon yöneticilerinin "işçileri doğrudan tehdit etmemeleri" ancak onlarla görüşerek "sendikalaşma konusundaki fikirlerini söylemeleri" isteniyor. Amazon rehberinde işçilere iletilecek fikirlerin, "Çalışanlarımızla doğrudan görüşmeyi tercih ederiz" gibi "ılımlı" görüşler ya da "Sendikalar yalancı, aldatıcı farelerdir" gibi "sert" görüşler olabileceği söyleniyor. Videoda işçileri bu şekilde yönlendirmenin yasal olduğu da vurgulanıyor. İşçileri çok düşük ücretlerle kötü koşullarda çalıştırdığı bilinen Amazon, koşullarında düzelme isteyen işçileri işten atmaktan çekinmiyor. Amazon CEO'su Jeff Bezos, 162,7 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanı konumunda. Bezos'un serveti her gün yüz milyon doların üzerinde artıyor. Amazon çalışanları, geçinebilmek için devletten yardım almak durumunda kalıyor.http://bit.ly/SG24-56


28.9.2018 - Bir çağrı merkezi çalışanı anlatıyor: Başımız ellerimizin arasında, ağlıyoruz… Türk Telekom, D-Smart, Superonline gibi kurumların çağrı merkezi olarak faaliyet gösteren Vera Telekom'da çalışan bir çağrı merkezi emekçisi, yaşadıkları yoğun baskıya ve hakaretlere bir de alamadığı hakları eklenince işten ayrılırken, kurumda yaşananları anlattı."Göreve başladığında müşteri temsilcisi olduğunu, daha sonra aktivasyon departmanına, yani evrak bölümüne geçtiğini belirten S., "Bir yıldan uzun süre bu bölümde görev yaptıktan sonra tekrar müşteri temsilciliği görevine alındım. Şunu söyleyebilirim ki, iki departman arasında da fark yok, ikisinde de çok büyük bir baskı var. Ses yükseltmeye, hakarete varan bir baskı bu" dedi. Tüm çağrı merkezlerinde benzer şeylerin yaşandığını vurgulayan S., çalışma koşullarını şu sözlerle anlatıyor: Mesai başlangıç saatimiz 10.00, 9.30'da işyerinde olmamız isteniyor. İşe 10 dakika geç geldiğinizde bu sizin alacağınızdan kesiliyor. Sizin işten kaçta çıktığınızın hiçbir önemi yok. İsterseniz mesai 19.00'da bitmesine rağmen 21.00'e kadar çalışın, 10 dakika geç geldiyseniz alacağınızdan mutlaka kesiliyor. Sabah 7.00'de daha kapılar açılmadan işe gittiğimiz, işler yetişsin diye defalarda geç çıktığımız oldu ama bunların hiçbiri için fazla mesai ücreti alamadık. Molalarımızı bile kullandırmakları bir çalışma temposu içindeydik."Çok yorucu, yıpratıcı bir iş gerçekten" diyen S., "Tüm çalışanlar ağlıyoruz stresten, mide rahatsızlığı geçiriyoruz, sözle nasıl anlatılır bilmiyorum ama başımızı ellerimizin arasına alıp oturuyorduk artık..." ifadelerini kullandı.

http://bit.ly/SG24-57


İşçi Mücadeleleri


14.9.2018 - TÜPRAŞ'ta eylemler yayılıyor: Aliağa, Kırıkkale ve Batman rafinerilerinde işçiler iş bıraktı Petrol İş Sendikası’nda örgütlü TÜPRAŞ Aliağa Rafinerisi işçileri, geçtiğimiz iki günde değiştirilmeye çalışılan vardiya sistemine karşı mesaiye iki saat geç başlayarak eylem yapmıştı. İşçiler bugün de tam gün iş bırakarak direnişlerini sürdürüyor. İşçiler, patronun vardiya sisteminde yaptığı değişikliği kabul etmeyeceklerini dile getirerek tüm gün boyunca çalışmayacak.Eylemlerine destek olmak için TÜPRAŞ Kırıkkale ve Batman rafinerisindeki işçileri de iki saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.http://bit.ly/SG24-58


20.9.2018  - Konkordato başvurusunda bulunan Yeşil Kundura'nın önünde eylem Yeşil İnşaat'ta çalışan işçiler aylardır maaş alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı Geçtiğimiz günlerde borçlarını ödeyemediği için konkordato başvurusunda bulunan Yeşil Kundura'nın İstanbul Cevizlibağ’da bulunan genel merkezin önünde, Yeşil İnşaat’ın İnnovia şantiyesinde çalışan işçiler, aylardır maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı. İşçiler “Yeşil Yapı mağdurları burada, devlet nerede” yazılı pankart açarken polis, TOMA ve gözaltı araçlarıyla yoğun güvenlik önlemi aldı. Mağdur olduklarını dile getiren işçiler, "Maaşlarımızı alamadığımız için hacizlik olduk, avukatlar kapımızdan ayrılmıyor. Mağduruz, parasızlıktan çocuklarımızı okula gönderemiyoruz. Emeğimizi bize versinler biz de gidelim" dedi.

http://bit.ly/SG24-59


23.9.2018 - Migros'ta eylem yapan Uyum Makro işçileri gözaltına alındı Migros yönetiminin tazminat hakkı sözünü yerine getirmemesi üzerine işyerini terk etmeme eylemi yapan Uyum Makro işçileri, polis tarafından yerlerde sürüklenip darbedilerek gözaltına alındı. Mağazalarını Migros’a devreden Makro Market (Uyum Marketleri) patronu, 1500 civarında çalışanı işten çıkarmış, üstelik tazminatlarını ve yıllık izin ücretlerini ödememişti. Beylikdüzü 5M Migros mağazına giren Uyum Makro işçileri, Migros yönetiminin tazminat hakkını ödemek için verdiği sözünü yerine getirmemesi üzerine işyerini terk etmeme eylemi yaptı. Akşam saatlerinde başlayan eyleme Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve sendika yöneticileri de katıldı. "Tazminat hakları verilene kadar mağazadan çıkmayacağız" diyen işçiler özel güvenlik ve polis kordonuna alındı. Haklarını almadan işyerini terk etmeyeceklerini söyleyen işçilere saldıran polis, 14 kişiyi darbederek gözaltına aldı.

http://bit.ly/SG24-60


Dünyadan Mücadeleler


3.9.2018 - Rusya’da emeklilik reformu protesto edildi Rusya’da, 90 yıldır ilk kez emeklilik yaşının yükseltilmesi planına karşı emekçiler protesto gösterileri yapıyor. Putin yönetiminin yapılan protesto eylemlerinin basıncıyla “Kadınlar için emeklilik yaşının 63’e değil 60’a yükseltileceğini” söyleyerek manevra yapması protestoları dindirmedi. Gösteriler artarak sürüyor. Moskova’da bir araya gelen yaklaşık 10 bin kişi bir kez daha alana çıktı. Benzer protesto gösterileri Petersburg ve Samara kentlerinde de yapıldı. Gelecek yıldan itibaren emeklilik yaşının kademeli şekilde erkekler için 60’tan 65’e, kadınlar için 55’ten 63’e yükseltilmesini içeren tasarı 14 Haziran’da Duma’ya sunulmuştu. http://bit.ly/SG24-61


3.9.2018 - Yunanistan’da denizciler grevi 24 saat daha uzatıldı Yunanistan’da denizcilik sektöründe çalışanların, grevlerini bir gün daha uzatma kararı almasıyla, adalar ve anakara arasındaki feribot seferlerinin durmasıyla, aralarında binlerce turistin de bulunduğu 300 binden fazla kişinin bu durumdan etkileneceği bildirildi. Yunanistan Denizciler Federasyonu (PNO), toplu sözleşme kapsamında gemi çalışanlarının ücretlerinde daha yüksek zam talep ederek gittikleri grevi, pazarlıkların sonuç vermemesi üzerine bir gün daha uzatma kararı aldı. Sendika ayrıca vergi indirimi yapılmasını talep ediyor. http://bit.ly/SG24-62


4.9.2018 - Almanya’da 50 bin kişi ırkçılığa 'hayır' konserine katıldı Almanya’da aşırı sağcıların göçmen karşıtı gösteriler düzenlediği Chemnitz kentinde bu kez 50 binden fazla kişi ırkçılık karşıtı konserde bir araya geldi. Ülkenin doğusundaki Chemnitz kentinde hafta sonunda aşırı sağcıların yaptığı eyleme geniş katılımlı bir konserle yanıt verildi. Irkçılığa karşı düzenlenen konser “Çoğunluk Biziz” sloganıyla yapıldı. http://bit.ly/SG24-63


5.9.2018 - Hindistan’da kadınlardan kitlesel yürüyüş Hindistan’da kadınlar, kadına yönelik saldırıları protesto etmek için sokağa çıktı. Ülkenin dört yanından gelip Yeni Delhi’de buluşan ve kadına yönelik şiddet ve cinsel taciz saldırılarını protesto eden kadınlar, ayrıca “İş, yaşanabilecek asgari ücret ve eşit haklar” talebini de haykırdı. Kadına yönelik taciz, öldürme, kaçırma, tecavüz gibi suçlarda hükümetin izlediği “Cezasızlık” politikasını eleştirdi. Parlamentoya doğru gerçekleştirilen dünkü yürüyüşe, yağmurlu havaya rağmen katılımın yüksek olduğu bildirildi. http://bit.ly/SG24-64


5.9.2018 - Avustralya: Kreşlerde yine grev var Avustralya’da kreşlerde çalışan kadın eğitimciler “eşit ücret” talebi ekseninde ücretlere en az yüzde 30 oranında artış yapılması için bir kez daha greve çıktı. 350 kreşin tümden kapatıldığı greve 7 binin üzerinde eğitim emekçisi katılıyor. http://bit.ly/SG24-65


5.9.2018 - Yeni Delhi’de 150 bin tarım çalışanı Parlamento Caddesine sel gibi aktı Hindistan’ın değişik eyaletlerinden Yeni Delhi’ye gelen onbinlerce tarım çalışanı, hükümetin „Halk karşıtı“ politikalarını protesto etmek için Parlamento Caddesine doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Daha iyi ücret, daha fazla istihdam, İş Kanunu’nda emek lehine değişiklikler yapılması ve ürettikleri tarımsal ürünler için daha yüksek fiyat gibi taleplerle Hindistan Parlamentosu’na doğru yürüyüşe geçen 150 bin kişi, devlet tarafından işletilen şirketlerin özelleştirilmesine son verilmesini istedi. „RT.com“da yer alan habere göre, Hindistan Komünist Partisi (Marksist)’nin kolaylaştırıcılığında sendikalar tarafından düzenlenen yürüyüşte emekçi köylüler, yıllarca tarım sektöründe çalışanları yoksullaştıran politikalardan dolayı hükümete tepki gösterdi. „Tüm Hindistan Tarım Çalışanları“ sendikasının sekreteri Vijoo Krishnan „Başbakan Narendra Modi hükümetinin birçok söz vererek iktidara geldiğini ancak halkına ihanet ettiğini“ belirtti. http://bit.ly/SG24-66


6.9.2018 - Irak'ta gerilim çok yükseldi... Şii parti binaları ve devlet televizyonu ateşe verildi Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, kentte kamu hizmeti yoksunluğu, işsizlik ve yolsuzluklara karşı süren gösteriler sırasında bir grup, devlet televizyonu ve Bedir Örgütü binasına girdi. Göstericiler, söz konusu binaları ateşe verirken olaylar sırasında devlet televizyonuna ait bir canlı yayın aracının da yandığı ifade edildi. Başka bir grup göstericinin de İran yanlısı Şii milis gücüne sahip Asaib Ehlilhak, Yüksek İslami Konseyi ve Ammar el-Hekim'in lideri olduğu Ulusal Hikmet Akımı binalarını ateşe verdiği aktarıldı. Başbakan Haydar el-İbadi'nin üyesi olduğu Irak İslami Dava Partisi binasının da ateşe verildiği öğrenildi. Söz konusu binaların yanışına ilişkin görüntüler sosyal medyada da paylaşıldı.Irak petrolünün yaklaşık yüzde 80'inin üretildiği Basra vilayetinde yeterli kamu hizmeti sunulmadığı, elektrik ve su sıkıntısı, işsizlik ve yolsuzluk gibi gerekçelerle 8 Temmuz'dan bu yana gösteriler düzenleniyor.http://bit.ly/SG24-67


6.9.2018 - Swaziland 10 bin tekstil işçisi sefalet ücretine isyan etti ABD ve Güney Afrika ile yapılan ticari anlaşmalar yoluyla buralara giyim ürünlerinin tedarik edildiği Afrika’nın güneyindeki küçük ülke “Swaziland Krallığı”nda tekstil-konfeksiyon işçileri “Yaşanabilir Asgari Ücret” talebini yükseltiyor. Patronların karşısına örgütlü bir güç olarak çıkabilmek için sendikalaşıyorlar. Temel asgari ücreti yükseltmeyi kabul etmeyen patronlar ise, devletin desteğini alarak işçiler üzerindeki baskıyı artırmaya çalışıyorlar. Bir yandan da işçileri oyalamak için ve ama sendikaları dışlayarak “Ücret müzakereleri” yapıyorlar. Geçtiğimiz günlerde ülkenin “Nhlangano” şehrindeki 5 tekstil-konfeksiyon fabrikasından 10 bin işçi bu durum karşısında isyan etti, sokağa çıktı. İşçilerin üzerine polis yollandı. “Zheng Yong” şehrinde ise bir fabrikada işçiler isyan edince patron çareyi kaçmakta buldu. Geçtiğimiz ay yine aynı bölgede bulunan ülke Lesotho’da tekstil işçileri mücadeleler sonucunda asgari ücrette elde ettikleri artışı ödemek istemeyen patronlara isyan ederek sokağa çıkmıştı. http://bit.ly/SG24-68

 

9.9.2018 - Rusya'da emeklilik reformu protestolarında 300 kişi gözaltına alındı Rusya’da emeklilik yaşının yükseltilmesini öngören yasal düzenlemeye karşı eylemlerde bugüne kadar yaklaşık 300 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Moskova başta olmak üzere Rusya’nın pek çok yerinde gerçekleştirilen eylemler sonucunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tasarının "hafifletileceği" sözünü vermişti.Polisin yerlerde sürüklediği göstericilere karşı sert müdahalesinin tasarıya yönelik öfkeyi daha da arttırdığı düşünülüyor. Yeni emeklilik tasarısı ile ortalama yaşam beklentisinin pek çok bölgede 60 yaşı geçmediği Rusya’da emeklilik yaşının erkeklerde 60'tan 65'e, kadınlardaysa 55'ten 63'e çıkarılması öngörülüyor. Uzun zamandır ülke gündeminde olan tasarının protestoların yasaklandığı Dünya Kupası sırasında sunulması tartışma yaratmış, Putin’e verilen destek son yedi yılın en düşük seviyesine gerilemişti.http://bit.ly/SG24-69


11.9.2018 - Kosta Rika genel grevle sarsılıyor Kosta Rika’da hükümetin, bütçe kesintilerini içeren “Mali Plan”ı proteto ediliyor. Ülkede işçiler ve emekçiler bir kez daha genel greve çıktılar. Dün başlayan genel grevin bugün de sürdüğü bildiriliyor. The Costa Rica Star’da yer alan habere göre, öğretmenler sendikası APSE’nin “Mali plana karşı ülke çapında süresiz grev” çağrısına 23 sendikanın yanı sıra öğrenci gençlik yanıt vererek harekete katıldılar. Hemen her alandan emekçilerin dahil olduğu grev hastanelerde de sürüyor. Dün (Pazartesi) ülkenin dört yanında emekçiler sokağa çıktı. Hükümet ise “Mali planı uygulamak zorunluluk. Grevler durdurulsun, tartışalım” açıklaması yaptı. Diğer yandan mahkemeleri devreye sokarak “Grevlerin yasa dışı” olduğunu iddia ediyor. Hazine Bakanlığı tarafından önceki Haziran ayında meclise sunulan “Kosta Rika’nın refahı için mali sürdürülebilirlik” planı, dolaylı vergilerin yükseltilmesi; eğitim ve sağlık gibi alanlarda kamu bütçesinin kısılması; ücretlerin en azından 2 yıllığına dondurulması ve fazla mesai ücretlerinde indirime gidilmesi; yeni parsonel alımının ve alt yapı yatırımlarının durdurulması gibi saldırıları içeriyor. http://bit.ly/SG24-70


11.9.2018 - Almanya: Ryanair pilotları greve çıkıyor İrlanda’lı havayolu şirketi Ryanair’ın Almanya’daki pilot ve personeli 12 Eylül Çarşamba günü greve gideceklerini açıkladı. Ryanair patronları ise grev yapmayı planlayan çalışanlarını „İşlerini kaybedebileceklerini“ söyleyerek tehdit etti. Geçtiğimiz yaz, 33 yıllık tarihindeki en büyük pilot greviyle karşı karşıya kalan Ryanair sendikaları ilk kez işçilerin için resmi temsilcileri olarak tanımıştı. Şimdiye kadar havayolu şirketi çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda İtalyan pilotlarla bir anlaşma imzaladı. Benzer şekilde geçtiğimiz ay, İrlandalı pilotlarla anlaşmaya varıldı. http://bit.ly/SG24-71


12.9.2018 - Yüzbinler Katalonya’nın bağımsızlığı için yürüdü İspanya‘ya bağlı Katalonya Özerk Bölgesi’nin başkenti Barcelona‘da yaklaşık bir milyon kişi bağımsızlık için sokağa çıktı. Katalonya Ulusal Günü’nde düzenlenen gösteride yüz binlerce kişi İspanya’dan ayrılma çağrısı yaptı. Katalonya Özerk Yönetimi’nin başkanı Quim Torra, gösteriyi “kitlesel hareketin başlangıcı” olarak tanımladı. Katalonya bağımsızlık referandumunun birinci yıldönümü olan 1 Ekim‘de de birçok gösteri düzenlenmesi bekleniyor.  http://bit.ly/SG24-72


13.9.2018 - ABD: Coca Cola’nın merkezi önünde enternasyonal işçi eylemi İşçi düşmanlığıyla nam salmış Coca Cola’nın ABD’nin Georgia Eyaleti’ndeki Atlanta kentinde bulunan merkezi önünde bugün bir çok ülkeden Coca Cola işçilerinin katıldığı bir eylem düzenlendi. İşçiler, kendilerine kölece çalışma koşullarını dayatan şirketin, bu niteliğiyle tezat oluşturacak şekilde isim verdiği „İnsan Hakları Forumu“ etkinliğini protsto etmek için biraraya geldiler. Eylem, ABD’nin her yanında örgütlü “Teamsters” sendikasının da üyesi olduğu küresel bir sendika federasyonu olan IUF tarafından düzenlendi. Yapılan protesto, şirketin hak ihlallerine karşı sürdürülen, 32 ülkeden Coca-Cola işçilerinin örgütlendiği 100’den fazla sendikanın dahil olduğu uluslararası kampanyanın parçası. http://bit.ly/SG24-73


16.9.2018 - Münih’te yüksek kiralara karşı on bin kişi yürüdü Almanya’nın Bavyera eyaletinin başkenti Münih’te binler yükselen kiraları protesto etti. CDU’nun “kalesi” olarak bilinen eyaletteki eylemde CDU hükümetinin kentsel ranta ve spekülasyona prim veren politikaları eleştirildi. Neues Deutschland’ın haberine göre, protesto gösterisini 90’dan fazla kurum ve grup organize etti. Davul, müzik ve sarı balonlarla, Mariahilfplatz’a gelen binlerce insan “Spekülasyona hayır” dedi. http://bit.ly/SG24-74


23.9.2018 - Polonya’da kamu emekçileri sokağa çıktı Polonya’nın başkenti Varşova’da dün (Cumartesi) başta öğretmenler olmak üzere sağlık emekçileri ve diğer kamu çalışanları hükümeti protesto etti. Son yıllarda bastırılmış ücretlere karşı çıkan yaklaşık 25 bin kamu emekçisi „zam“ talebinde bulundu. Yerel basının aktardığına göre, protesto gösterisine katılan gruplardan en kalabalık olduğu gözlenen öğretmenler „Eğitim alanına kaosu getiren ve eğitim bütçesini kısıtlayan bakanın görevden alınmasını“ istediler. http://bit.ly/SG24-75


23.9.2018 - İsviçre’de 20 bin kadın ‘eşit ücret’ talebini haykırdı İsviçre’nin başkenti Bern’de „Eşit ücret“ talebiyle yürüyen kadınlar cinsel ayrımcılığı ve saldırıları protesto etti. ATS ahber ajansında yer alan habere göre, aralarında ülkenin en büyük sendikalarından Unia’nın da olduğu 40’ın üzerinde örgütün çağrısıyla dün (Cumartesi) düzenlenen yürüyüşe 20 bin kadın katıldı. Schützenmatte’de biraraya gelen başta emekçi kadınlar olmak üzere, sendikalar, siyasi partiler, göçmen örgütleri, yaptıkları konuşmalarda, anayasada güvence altına alınan hakların pratikte de uygulanmasını dile getirdi. İsviçre’nin her yerinden katılımın olduğu eylemde, Schützenmatte’da yapılan konuşmaların ardından İsviçre Parlamentosu’na doğru yürüyüşe geçildi. Anayasa ile garanti altına alınan “eşit ise eşit ücret” maddesinin hayata geçirilmesini talep eden kadınlara „Aynı işi farklı ücret“ uygulamasına son verilmesini istedi. Unia sendikası, bu sorunun çözülmesi konusunda parlamentonun ve hükümetin adım atmaması durumunda “2019 yılının kadın grevi yılı olacağının” altını çizdi. İsviçre’de 1982 yılından beri yasalar sözümona „Cinsel eşitlik“i öngörüyor. Fakat, ülkede kadın emekçiler erkeklere nazaran ortalama yüzde 20 daha az ücret alıyorlar. http://bit.ly/SG24-76


23.9.2018 - Hyundai işçileri grevci Yamaha Motor işçilerinin yanında Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde ‘Chennai’ şehrinde bulunan „Yamaha Motor“ fabrikası işçileri 21 Eylül Cuma gününden beri grevdeler. İşçiler, sendikalı oldukları için çıkarılan 2 öncü işçinin geri alınması talebiyle fabrika sahasında protestolarını sürdürüyorlar. http://bit.ly/SG24-77


25.9.2018 - Arjantin’de 36 saatlik genel grev Arjantin’de, IMF ile anlaşma yapan ve bu çerçevede “Kemer sıkma” politikalarını yoğunlaştıran Macri ve hükümetine karşı bu ayın ikinci büyük grevi (dün) başladı. Ülkenin en büyük sendikası Genel İşçi Konfederasyonu CGT’nin çağrısıyla yapılan ülke çapındaki grev 36 saat sürecek. http://bit.ly/SG24-78


Emperyalist Rekabet


3.9.2018 - Çin Afrika'da 60 milyar dolarlık yatırım paketi açıkladı Çin Halk Cumhuriyeti, Afrika ülkeleri ile ekonomik ve ticari işbirliği kapsamında Afrika kıtasında 60 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı. Çin böylece Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Fransa ve Hindistan'ı geride bırakarak Afrika kıtasının en büyük ticari partneri haline gelmiş oldu. Konuyla ilgili açıklamayı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'de düzenlenen Çin-Afrika İş Birliği Forumu'nda (FOCAC) Çin devlet televizyonunda canlı yayınlanan konuşmasında yaptı. Cinping, söz konusu yatırım tutarına, Çinli finans kurumları ve şirketlerin Afrika ülkelerindeki yatırım, ticaret ve proje finansmanları ile doğrudan hükümet yardımlarının da dahil olduğunu söyledi. http://bit.ly/SG24-79


3.9.2018 - Hindistan, S-400'den vazgeçmeyeceğini ABD'ye iletecek Yeni Delhi'de savunma ve dışişleri bakanları düzeyinde (2+2 formatı) 6 Eylül'de yapılacak ilk toplantıda Hindistan'ın ABD tarafına yaptırım tehditleri ve itirazlarına rağmen Rusya'dan S-400 Triumf füze savunma sistemi satın alma kararından vazgeçmeyeceğini aktaracağı belirtildi. Sputnik'in aktardığına göre, Yeni Delhi merkezli NDTV sitesinin hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde 6 Eylül'de ABD-Hindistan bakanları arasında yapılacak görüşmede Hindistan tarafının ABD tarafına S-400 satın almaktan vazgeçmeyeceğini ileteceği kaydedildi. Üst düzey bir Hindistan kaynağı "Rusya ile S-400 anlaşmasını neredeyse tamamladık, daha da ilerlemek istiyoruz. ABD tarafına bu konudaki tavrımızı iletmeyi planlıyoruz" dedi.


6.9.2018 - Pekin: İngiltere Güney Çin Denizi'nde provokasyon yapıyor İngiltere'nin Kraliyet Deniz Kuvvetleri birliğini taşıyan 22 bin tonluk amfibi bir savaş gemisi olan HMS Albion, geçen ayın sonlarında Güney Çin Denizi'ndeki Paracel Adaları'nın yakınından geçmişti. İngiltere bunun "navigasyon özgürlüğü" olduğunu söylerken Çin'den bu adımın bir provokasyon olduğuna yönelik bir açıklama geldi. Reuters'ın haberine göre, Pekin İngiliz gemisine karşı bir fırkateyn ve iki helikopter gönderdi ancak her iki taraf da karşılaşma sırasında sakin kaldı. Paracel Adaları'nın konumu uluslararası düzlemde tartışma konusu. Adalar Çin kontrolünde bulunuyor ama Vietnam ve Tayvan da adalarda hak iddia ediyor. Adaların Çin'in kıta sahanlığında bulunmaması nedeniyle İngiltere, Çin'in adada iddia ettiği hakkı tanımıyor. http://bit.ly/SG24-80


6.9.2018 - F-35'in rakibi J-20 seri üretime başlıyor ABD’de üretilen F-35’lere rakip olması beklenen Çin’in savaş uçağı J-20 motorunun bu yıl sonunda üretime başlayacağı bildirildi. 2017 yılında ilk uçuşunu gerçekleştiren ancak yedek parça tedariği, yüksek ve vasıflı personel yetersizliği nedeniyle seri üretime geçilememişti. Rus savaş uçağı 5’inci nesil MİG 1.44 üzerinde çalışılarak projelendirilen uçağın en önemli özelliği F-35’lerde olduğu gibi radara yakalanmamak. Çin, Asya Pasifik’te F-35 savaş uçakları projesinde yer alan Avustralya, Japonya ve Güney Kore’nin üstünlüğünü yok edip bölgede hava gücü açısından dengeyi korumayı planlıyor.Rus basını Çin askeri kaynaklarına dayandırarak yaptığı haberde, Çin’in bölgede hava gücü bakımından dengeyi sağlamak için en az 200 J-20 uçağına ihtiyacı olduğunu yazdı.Daha önce üretilen j-20 uçaklarında Rusya’dan direk satın alınan AL-31F motorları kullanılmıştı ama Çin kendi uçak motorlarını üretmek için çalışma yapmış, proje yarım kalmıştı. http://bit.ly/SG24-81


6.9.2018 - Fransa'dan Suriye'ye saldırı tehdidi Suriye ordusu İdlib harekatına hazırlanırken, Fransa'dan saldırı tehdidi geldi. Fransa Genelkurmay Başkanı François Lecointre, "kimyasal silah kullanılması" durumunda Suriye hükümetini vurmaya hazır olduklarını belirtti. Fransa yetkilisinin tehdidi öncesinde, Rusya ve Suriye cihatçıların kimyasal saldırı provokasyonunda bulunacağını açıklamıştı. İdlib, El Kaide'nin de aralarında bulunduğu cihatçı grupların kontrolünde. Suriye ve Rusya, İdlib harekatına hazırlanırken, ABD ve Türkiye harekata karşı çıkıyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye yönetimini, Suriye'nin İdlib kentini "ele geçirmeye" çalışmakla "suçlamıştı".http://bit.ly/SG24-82


6.9.2018 - Merkel: Türk ekonomisinin gelişmesi bizim çıkarımıza Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ekonomisinin iyi bir şekilde gelişmesinin kendilerinin çıkarına olduğunu dile getirdi.Merkel, "Türkiye ekonomisinin iyi bir şekilde gelişmesi Almanya'nın çıkarına. Türkiye'nin güç kaybetmesine yol açacak şekilde davranmak Almanya'nın çıkarına değil" dedi. http://bit.ly/SG24-83


6.9.2018 - Batı'yla Çin arasında kim daha emperyalist tartışması alevleniyor Çin Halk Cumhuriyeti’nin Afrika ülkelerine yönelik yatırım hamleleri, ‘Bir Kuşak bir Yol’ projesiyle birlikte artan bir seyir içerisinde. Eğitim, sağlık, spor veya ulaşım gibi çeşitli başlıklarda yer alan bu yatırımlar ise bir süredir batı medyasının gündeminde. Son olarak, Çin devlet başkanı ŞiCinping, başkent Pekin'de düzenlenen 2018 Çin-Afrika İş Birliği Forumu çerçevesinde gerçekleştirilen Çin ve Afrikalı iş dünyasının diyalog toplantısında yaptığı konuşmada Çin’in Afrika’ya 60 milyar dolarlık mali destek sağlayacağını söyleyerek "Çin, Afrika yatırımları için herhangi bir şart koşmuyor ve içişlerine müdahale etmiyor" ifadelerini kullandı. Çin’in, özellikle Kuşak ve Yol projesi kapsamında dünya ekonomisinde her zamankinden daha belirleyici bir konuma ulaşıyor olması ve beraberinde artan siyasi etkisi, Çin’in ABD ile girdiği ticaret savaşıyla da birlikte düşünüldüğünde batı medyasının eleştiri oklarını üzerine çekmek için yeterli bir sebep. Özellikle son birkaç ayda, batı medya kuruluşlarının Çin’in Afrika’daki faaliyetlerine ilişkin yaptığı haberlerde gözle görülür bir artış var. Yer verilen eleştirilerin temelini ise “Çin’in Afrika’yı sömügeleştireceği” iddiası oluşturuyor. Çin Komünist Partisi’nin yayın organlarından Global Times ise, batı medyası tarafından dile getirilen ‘sömürgecilik’ iddialarına yayımladıkları bir video ile cevap verdi. ‘Batı medyasının maskesi düştü: Çin’in Afrika yardımları yeni sömürgecilik mi?’ başlığıyla yayınlanan videoda, batı ülkelerinin Afrika üzerinde yüzyıllar boyunca uyguladığı sömürge politikası hatırlatılıyor. “Afrika’daki ülkelerin sınırları neden düz çizgi şeklindedir?” sorusu sorularak başlayan videoda, bu sınırların batı ülkeleri tarafından çizildiği hatırlatılarak Afrika’nın Avrupa tarafından sömürülmesinin hikayesi anlatılıyor. http://bit.ly/SG24-84

9.9.2018 - ‘İsrail, Suriye’de 12 muhalif gruba silah yardımı yaptı’ Foreign Policy, İsrail’in Suriye’deki 12 muhalif gruba silah yardımı yaptığını bildirdi. Suriye’nin güneyinde, İsrail’in işgal ettiği toprakların sınırına yakın bölgelerde, muhalif grupların desteklenmesindeki temel amacın, İran destekli grupların sınır bölgesine yaklaştırılmak istenmemesi olduğu ifade edildi. Elizabeth Tsurkov imzalı makalede ağır silahlar, araçlar ve havan topu düzeneklerinin İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’ni Suriye’ye bağlayan 3 noktadan muhalif gruplara teslim edildiği ifade edildi. İsrail’in desteklediği 12 muhalif grup içindeki muhalif savaşçılara ayda 75 dolar maaş ödediği ve örgütlerin karaborsadan daha fazla silah alabilmesi için ek ödenekler tahsis ettiği ifade edildi.


9.9.2018 - New York Times: ABD, Venezuela ordusuyla darbe için görüştü New York Times (NYT) gazetesi ABD hükümetinin yapılacak bir darbe için Venezuela askeri yetkilileriyle gizlice görüştüğünü iddia etti. DW’nin aktardığına göre Venezuelalı askeri yetkilileri ile Nicolas Maduro hükümetine yönelik darbe planlarını ele almak üzere gizli görüşmeler yapan ABD’liler, planlarını gerçekleştiremedi. Görüşmelere katılan Venezuelalı bir askere dayandırılan haberde, 2017’de yapılan görüşmelerden sonuç alınmadığı belirtildi. İddiaya göre ABD yönetimi, “darbenin başarısız olma” ihtimalini göz önünde bulundurarak görüşmelere son verildi. Beyaz Saray’dan habere ilişkin ayrıntılı açıklama yapılmazken, “demokrasi talep eden bütün Venezualılarla” diyaloğun gerekli olduğu vurgulandı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Garrett Marquis ise haber üzerine yaptığı açıklamada, “ABD’nin, Venezuela’da demokrasiye barışçıl ve muntazam bir biçimde dönülmesi yönündeki tercihinde bir değişiklik olmadı” şeklinde konuştu. Marquis, ülkedeki krizin kalıcı bir şekilde çözülmesinin ancak ‘demokratik uygulamalar, hukuk devleti ilkeleri ve temel insan hakları ile özgürlüklere saygı gösterilmesi‘ sayesinde mümkün olabileceğini söyledi.

http://bit.ly/SG24-85


14.9.2018 - AB İran'la ticarette takas sistemi planlıyor Almanya'da çıkan ekonomi gazetesi Handelsblatt'ın haberine göre Avrupa Birliği (AB), ABD'nin İran'a uygulayacağı yeni yaptırımlardan etkilenmeden bu ülkeyle ekonomik ilişkilerini sürdürmenin yollarını arıyor.Alman hükümetinin katkısıyla AB Komisyonu tarafından hazırlanan planda "İran ile yapılan ticaretin küresel finans sisteminden ayrılması" öngörülüyor.Gazetenin haberinde "takas borsası" sistemine geçilmesinin düşünüldüğü belirtiliyor. AB Komisyonu'nun taslak planında "sadece bu amaçla İran'a ve İran tarafından yapılan ödemelerin denkleştirileceği bir şirket kurulması" öneriliyor. Planda, amacın "bu şirket kanalıyla ticari bankaların ödeme sistemine ihtiyaç duymadan ya da ticari bankaların asgari katkısıyla İran ile AB şirketleri arasındaki para transferinin ABD yaptırımlarından etkilenmemesini sağlamak olduğu" belirtiliyor.Örneğin İran İspanya'ya petrol sattığında ve bir Alman şirketi İran'a makine teslim ettiğinde, İspanya'nın İran'a ödemesi gereken para Alman makine imalatçısının alacağını kapatmakta kullanılabilecek. Takas merkezinin Lüksemburg'un yasal mevzuatına göre kurulması ve bu ülkede faaliyet göstermesi düşünülüyor.http://bit.ly/SG24-86

17.9.2018 - Lazkiye'ye füze saldırısı Suriye'nin Lazkiye kentine füze saldırısı düzenlendiği belirtildi. Suriyeli bir güvenlik yetkilisi, füzelerin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini söyledi.Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın haberinde ise denizden atılan füzelerin engellendiği belirtildi. DHA’nın haberine göre İsrail’in, Suriye hükümetine ait 12 askeri noktayı vurduğu iddia edildi. Yerel kaynaklara dayandırılan bilgiye göre, Humus’ta 2, Lazkiye’de 4, Banyas’ta 4 ve Hama’daki 47’nci Alay’da 2 olmak üzere toplam 12 patlama meydana geldi. http://bit.ly/SG24-88


18.9.2018 - Ticaret savaşları: ABD ve Çin karşılıklı gümrük vergilerini artırdı ABD, Çin'den satın aldığı ve toplam değeri 200 milyar doları bulan yaklaşık 6 bin ürün üzerindeki gümrük verilerini artıracağını açıkladı. Bu açıklamanın ardından Çin de 60 milyar dolarlık Amerikan ürününe ek vergi koydu. ABD'nin ek gümrük vergisi getirdiği ürünler arasında çanta, pirinç ve tekstil yer alıyor. Böylece, Çin'in ABD'ye sattığı malların yarısına ek gümrük vergisi getirilmiş oluyor. Yeni gümrük vergileri 24 Eylül'de yürürlüğe girecek. İlk etapta yüzde 10 oranında vergi uygulanacak ve 2019 yılı başından itibaren bu oran yüzde 25'e çıkacak. ABD Başkanı Donald Trump, yeni gümrük vergisi uygulamasının Çin'in "sübvansiyonlar ve bazı sektörlerde faaliyet göstermek isteyen yabancı şirketlere yerli ortak alma zorunluluğu gibi haksız ticari uygulamaları" nedeniyle getirildiğini söyledi. http://bit.ly/SG24-89


21.9.2018 - Çin’den yaptırım kararına tepki: Kaldırın ya da sonuçlarına katlanırsınız Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang olağan basın brifinginde ABD’ye Pekin’e yönelik yeni yaptırımını ‘bir an önce kaldırması’ uyarısında bulundu. Dün üst düzey bir ABD’li yetkili Çin Savunma Bakanlığı’na bağlı Ekipman Geliştirme Departmanı Direktörü Li Shangfu’ya Rusya’dan hava savunma sistemi (S-400) ve savaş uçağı ((Sukhoi Su-35) satın aldıkları gerekçesiyle yaptırım uyguladıklarını duyurmuş, Çin’in bu adımının kısaca CAATSA olarak bilinen ‘Yaptırımlar Aracılığıyla ABD’nin Düşmanlarına Karşılık Vermek” isimli yasanın ihlali olduğu savunulmuştu. “Çin, ABD’nin mantıksız eylemleri nedeniyle güçlü bir öfke duyuyor” diyen Çin Dışişleri Sözcüsü Shuang, “ABD’yi hatalarını bir an önce düzeltmesi, yaptırımları kaldırması için uyarıyoruz. Aksi takdirde ABD bunun sonuçlarına katlanacak” dedi. Konu hakkında ABD’ye protesto notası yolladıklarını da duyuran sözcü, “ABD’nin eylemleri uluslararası ilişkilerin temel ilkelerini ağır şekilde ihlal etti. ABD’nin eylemleri Çin ordusu ile ABD arasındaki ilişkileri önemli ölçüde zayıflattı” ifadelerini kullandı. http://bit.ly/SG24-90

24.9.2018 - Putin düşürülen Rus uçağı için yine İsrail'i işaret etti Kremlin'den yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştüğü ifade edildi. AA'nın haberine göre, Netanyahu'nun düşürülen Rus İl-20 uçağında hayatını kaybeden askerler için tekrar başsağlığı dilediği görüşmede olayın tartışıldığı bildirildi. Açıklamada, Putin'in "Rus tarafı, trajedinin ana sebebinin İsrail Hava Kuvvetlerine ait eylemler olduğu gerçeğinden hareket ediyor." dediği kaydedildi. Putin'in ayrıca, uluslararası terörle mücadele eden Rus askerlerinin yaşamlarına yönelik potansiyel tehditleri önlemek amacıyla Rusya'nın Suriye hava savunmasının muharebe yeteneklerini geliştirme kararı aldığını vurguladığı aktarıldı. Rus İl-20 askeri uçağı 17 Eylül'de Suriye rejimine ait S-200 hava savunma sistemi tarafından düşürülmüş, Rusya, İsrail'e ait F-16'ların bu uçağı kalkan olarak kullanması nedeniyle İl-20 uçağının füzelere maruz kaldığını öne sürmüştü. İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Amikom Norkin ve beraberindeki heyet, Rus yönetimini ikna etmek için hafta içi Moskova'da görüşmeler gerçekleştirmişti. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, İl-20 uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak, iki hafta içinde Suriye'ye S-300 hava savunma füze sistemi verileceğini açıklamıştı. http://bit.ly/SG24-91

 

26.9.2018 - ABD, Çin ve Rusya’ya odaklanmak için Patriot füzelerini Orta Doğu’dan çekiyor Wall Street Journal gazetesinin Amerikan askeri yetkililerine dayandırdığı habere göre, ABD savunma bakanlığı füze sistemlerini gelecek ay bölgeden çekecek. ABD’nin Kuveyt’ten iki, Ürdün ve Bahreyn’den birer Patriot füze sistemini çekeceğini belirten gazeteye göre bu adım, ABD’nin artık Ortadoğu ve Afganistan’daki uzun süren çatışmalara odaklanmaktan uzaklaştığını gösteriyor. Gazete üst düzey askeri yetkililerin, Amerikan silahlı kuvvetlerinin artık Çin ve Rusya’ya odaklandığını söylediklerini yazdı.


Emperyalizm ve Halklar


3.9.2018 - Tuvaletlerdeki gizli kameralar "yeter artık" dedirtti Güney Kore'nin başkenti Seul'de, umumi tuvaletlerde ve soyunma kabinlerinde bulunan gizli kameralara yansıyan görüntülerin internette paylaşılması halkta tepki oluşturdu. Birçok "gizli kamera pornoları"nın internette yer aldığı ve 2012-2016 yıllarında 26 binden fazla gizli kamera vakalasının gerçekleştiği belirtildi. Geçtiğimiz ay Seul'de 70 bin kişi gizli kameralara karşı, "my life is not your porn" (benim hayatım senin pornon değil) sloganı ile gösteri düzenlemiş ve bu duruma çözüm bulunması istenmişti. http://bit.ly/SG24-92


6.9.2018 - Elazığ’da Suriyelilere saldırı Elazığ merkez Sanayi Mahallesi’nde ikamet eden Suriyeli sığınmacılar ile aynı mahalleli arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. DHA'nın haberine göre, tartışmanın büyümesi üzerine, mahalleden bir grup ile Suriyeliler arasında kavga yaşandı. Mahalleliler yolu trafiğe kapatarak, mahallede Suriyeli istemediklerini söyledi. Kavganın büyümesinin ardından Suriyelerin işlettiği işyerlerine saldırıda bulundu. Suriyelilere ait birçok işyerini tahrip eden grup, birçok Suriyeli sığınmacıyı da darp etti.Gittikçe kalabalıklaşan saldırgan grup, caddeyi trafiğe kapatarak Suriyelilerin kentten ayrılmasını istedi. http://bit.ly/SG24-93


6.9.2018 - Ukrayna Parlamentosu başkanından Hitler’e övgü Ukrayna Parlamentosu Başkanı Andrey Parubiy, ICTV adlı televizyon kanalına verdiği mülakatta, Hitler için “demokrasiyi uygulayan büyük insan” ifadelerini kullandı. Faşist milletvekili Parubiy “Ben şahsen doğrudan demokrasinin çok büyük taraftarıyım... Bu arada size şunu söyleyeyim, doğrudan demokrasiyi uygulayan en büyük insan, 1930’lu yıllarda Adolf Hitler’di” diye konuştu. http://bit.ly/SG24-94


12.9.2018 - Yemen Sağlık Bakanlığı: 2 yılda tedavi olamayan 27 bin Yemenli yaşamını yitirdi Yemen Sağlık Bakanı Yusuf el-Haderi, Sana Uluslararası Havalimanı'nın iki yıl önce kapanmasından beri 27 bin Yemenlinin ülke dışına tedavi olmaya gidemeyerek yaşamını yitirdiğini söyledi. Haderi, Yemen'de 200 bin kadar kişinin tedaviye ihtiyaç duyduğunu, ancak Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun saldırıları sebebiyle tedavi yapılamadığını belirtti. Suudi koalisyonu, Yemen'in sivil altyapısını imha ederek, ülkede milyonlarca kişiyi etkileyen bir insani kriz başlattı. Suudi güçleri, ülkeye karadan, havadan ve denizden tüm ulaşımı kesmeye çalışıyor. Ancak Husiler müdahalenin başladığı 2015'ten beri direnmeyi sürdürüyor.

http://bit.ly/SG24-95


13.9.2018 - Almanya'da Hitler selamı veren bronz kurtlar Almanya'nın doğusundaki Chemnitz kentinde 26 Ağustos'ta göçmenlerle tartışan bir Almanın bıçaklanarak öldürülmesi, cinayet zanlısı olarak bir Suriyeli ile bir Iraklının tutuklanmasıyla 'şişeden çıkan aşırı sağcılar sokaklara ve hatta meclise fırladı.Chemnitz'te Karl Marx heykeli önünde protesto için toplanan aşırı sağcıların bazılarının Hitler selamı verdiği, içlerinden 100 kadar yüzü maskelinin 'yabancı avına çıktığı, Yahudilere ait bir restoranı da bastı.Almanya'da başta Hitler selamı olmak üzere Nazi sembollerinin yasak olması ve hapisle cezalandırılmasına karşın, yontucu Rainer Opolka'nın yapıtı olan 10 bronz kurt heykeli ikonik Marx heykeli önüne yerleştirildi. http://bit.ly/SG24-96


13.9.2018 - Güney Sudan'da yıllardır süren iç savaş sona erdi Güney Sudanlı taraflar, aylardır süren yeni barış müzakereleri kapsamında nihai barış anlaşmasını imzaladı. Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da düzenlenen 33. Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı'nda bir araya gelen muhalif lider Riek Machar ve Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit barış anlaşmasına imza attı.Birleşmiş Milletler Güney Sudan Misyonu Başkanı David Shearer de imzalanan anlaşmanın barış yolunda sadece bir adım olduğunu ifade ederek bunu uygulamaya sokmanın en zorlu taraf olduğunu kaydetti.Sudan'dan 2011'de ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Güney Sudan, Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit'in 16 Aralık 2013'te yardımcısı Riek Machar'ı "darbe teşebbüsü" iddiasıyla görevden almasının ardından iç savaşa sürüklenmişti.


17.9.2018 - Berlin'deki Erdoğan karşıtı protestoya yasak kararı Almanya Kürt Toplumu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'ya yapacağı devlet ziyaretini protesto için 29 Eylül'de Berlin'deki Brandenburg Kapısı'nda bir protesto gösterisi düzenlemeyi planlıyordu. Açıklamada, gösteri için önceden izin alınmış olduğu hatırlatıldı. Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak, Berlin polis yetkilileri tarafından alınan bu yasaklama kararının "toplantı ve gösteri yapma özgürlüğünün açıkça kısıtlanması” olduğunu belirtti. Toprak, "Sevilmeyen Türk Cumhurbaşkanını, despotu karşılamak ve önüne rahatça kırmızı halı serebilmek için, kentin bazı kesimleri sıkı bir şekilde kapatılıyor” dedi.Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in davetlisi olarak 27-29 Eylül tarihlerinde Almanya'ya bir devlet ziyareti gerçekleştirecek. Askeri törenle Berlin'de karşılanacak Erdoğan'ın Başbakan Angela Merkel ile görüşmesi planlanıyor. Erdoğan'ın Almanya ziyaretinin son gününde Köln'e giderek, burada Almanya'da yaşayan Türklere hitaben bir konuşma yapması öngörülüyor.http://bit.ly/SG24-97


20.9.2018 - Trump, İspanya’ya Sahra Çölü’ne duvar örmeyi önerdi ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’ya Afrika’dan göçmen akışını kesmek için Sahra Çölü’ne duvar örülmesini önerdiği ortaya çıktı. İspanyol gazetelerinden El Pais ve Europa Press’te yayımlanan haberlere göre, İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell önceki gün Madrid’de basınla buluştuğu bir öğle yemeğinde Trump’ın bu önerisini hatırlattı. Borrell Trump’ın kendisine göçmen sorununu çözmek için “Sahra’ya bir duvar örün” dediğini söyledi. İspanya Dışişleri Bakanı, Trump’ın Kuzey Afrika ve Akdeniz’deki göçmen sorununu Meksika-ABD sınırındakiyle karşılaştırdığını belirtti. Trump’ın 2016’daki seçim vaatlerinden biri de göçmenlerin ABD’ye girişine engel olmak için Meksika sınırına bir duvar örerek parasını Meksika hükümetinden almaktı. http://bit.ly/SG24-98


21.9.2018 - Çin’in, Müslüman Uygur Türklerinin çocuklarını ailelerinden koparıp yetimhanelere gönderdiği iddia edildi Sistematik insan hakları ihlalleri suçlamalarıyla gündeme gelen Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Müslüman Uygur Türklerinin çocuklarının yetimhanelere gönderildiği iddia ediliyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yayımladığı son rapora göre, Çin’de 1 milyondan fazla Uygur Türkü ve diğer Müslüman azınlık toplama kamplarında tutuluyor. Hükümetin, kamplarda tutulanların çocuklarını evlerinden alarak ülke genelinde çok sayıdaki yetimhaneye gönderdiği ileri sürülüyor. http://bit.ly/SG24-99


24.9.2018 - Filistin’de yeni bir direniş dinamiği: Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü Eylül ayı diğer aylar gibi Filistin halkının tarihinde önemli bir yer tuttu. Geçtiğimiz günlerde Sabra ve Şatila katliamının 36. yıldönümü, Oslo anlaşması imzalanmasının 25. yıl dönümü ve Siyonist İşgal ordusunun ilk Filistin toprak parçasından yani Gazze’den çekilmesinin 13. yıl dönümü anıldı. Önümüzdeki perşembe günü yani 28 Eylül’de de Filistin halkının özgürlük mücadelesinde önemli tarihsel günlerden biri olan ikinci İntifada’nın başlamasının 18. yıl dönümü anılıyor olacak. Filistin halkının geleneksel hak mücadelesi, bugün de direnişin farklı biçimleriyle sürüyor. Altı aydır devam Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü eylemleri, Filistin halkının yeni mücadele süreci olmuştur. Bölgemizin zorlaşan mücadele güncesine rağmen, parçalanmış haritaların uçlarından birinde kitleler sınırlara doğru yürüyor. 70 yıldır Filistinli mültecilerin kendi toprağına geri dönüş hakkını engelleyen işgal devletinin sınırlarına kitlesel yürüyüşler gerçekleşiyor. http://bit.ly/SG24-100


26.9.2018 - Çinli firmalardan Kanal İstanbul'a 65 Milyar dolarlık teklif Ekonomideki çalkantıları fırsata dönüştürmek isteyen Çinli firmaların, Kanal İstanbul projesine karşılık Türkiye’ye 30 milyar dolarlık döviz getirme teklifinde bulunduğu öne sürüldü. Toplamda 65 milyar dolarlık yatırım sözü verilen teklifin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildiği belirtilirken, Yeni Ekonomi Programı’na da (YEP) bu tür tekliflerin önünü açacak bir madde yazıldı. Yıllardır “çılgın proje” olarak tanıtılan Kanal İstanbul projesine uzun süredir ilgi gösteren Çinli firmalar, Türkiye’nin içinde bulunduğu döviz ihtiyacını değerlendirip yeni bir teklif hazırladı. Dünyanın en büyük finans ve bankacılık devlerinden Bank Of China’nın da yer aldığı ifade edilen Çinli grupların tekliflerinin kabul edilmesi halinde, 30 milyar dolarlık sıcak parayı Türkiye’ye hemen transfer edip bankacılık sistemine mevduat olarak sokma taahhüdünde bulundukları kaydediliyor. Sözcü‘de yer alan habere göre, Çinli firmaların, 30 milyar dolarlık taze dövizin Türkiye’ye girmesi halinde kur ve faizlerin hızla düşeceği, dış borç ödemelerinin rahatlayacağı ve kriz havasının dağılacağı gibi avantajları barındıran tekliflerinin kabul edilmesi durumunda toplamda 65 milyar dolarlık inşaat yatırımı gerçekleştireceklerini, bunun da ülke ekonomisine canlılık getireceğini anlattıkları belirtildi. Teklifin teknik incelemesi yapılır yapılmaz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildiği, Erdoğan’ın da önceki hafta Çinli yatırımcıları davet edip projeyi bizzat dinlediği ifade ediliyor. http://bit.ly/SG24-101


28.9.2018 - Çipras'ın son icraatı: ABD Yunanistan’a yerleşmeye hazırlanıyor Rusya’nın Suriye’deki güçlü konumu ve Akdeniz’deki varlığına karşı ABD, Akdeniz ve Ege’deki varlığını arttırmanın yollarını arıyor. Bu çerçevede Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden üs talep eden ABD'ye Yunanistan da Ege’de de üs vermek istiyor. Yunanistan’ın üstler için Kerpe ve Girit Adasını teklif edeceği iddia edildi. ABD, Ege ve Doğu Akdeniz’de halen 3 muharip gemi ve bir nükleer denizaltı bulunduruyor. Yunanistan’da artan ABD etkinliğinin işaretleri çoğalıyor. Eylül başında ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’un ziyaretinin ardından ABD’nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt’ın başkanlık ettiği bir ABD heyeti de Yunanistandaydı. Bu ziyaretlerinin ardında ABD ordusunun Yunanistan'daki askeri varlığını arttırma ve ülkede daha fazla askeri tatbikat yapma planları olduğu belirtiliyor. Eylülün ilk haftasında Yunanistan’ı ziyaret eden ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Atina'ya yaptığı ziyarette Yunan yetkililerden ülkede daha fazla askeri üsse erişim ve ABD askerlerinin eğitimi için fırsatlar talep etti. Dunford, teklifin değerlendirildiğini ve olumlu karşılanacağı konusunda umutlu olduğunu söyledi. ABD ordusunun hali hazırda Girit Adası'nın kuzey batısındaki Suda Körfezi'nde bir deniz üssü ve Larissa Hava Üssü'nü kullanma yetkisi bulunuyor. Dunford’un ziyaretinin ardından Atina Büyükelçisi Pyatt’ın başkanlık ettiği bir ABD heyetinin Dedeağaç’ı ziyareti dikkat çekti. Yunanistan basını ziyaretleri, “Atina-Washington arasındaki ilişkiler, 50 yıldan beri ulaşmadığı bir noktada” diye yorumladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya Bakan Yardımcısı Wess Mitchell’in, ABD’nin “frontier state-sınır devletleri”ne Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı eklemeyi planladığı da kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında. Tüm bu gelişmelerin, BM Genel Kurulu sırasında gerçekleşen Erdoğan-Çipras görüşmesinde de gündeme geldiği belirtiliyor. O görüşmeye, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da katılmıştı. ABD ile Yunanistan arasında askeri temasların yanı sıra enerji konulu temaslar da artmış durumda. ABD Enerji Bakan Yardımcısı Mark Menezes’in Yunanistan’ı ziyareti, son dönemde gerçekleşen önemli temaslar arasında sayılıyor. Menezes, Yunanistan’ın Avrupa kıtasıyla enerji, ekonomi ve güvenlikte çok daha güçlü bağlarının olmasını desteklediklerini vurguladı. Bu ziyaretin EXXON mobil ve diğer Avrupa enerji şirketlerinin sondaj için Doğu Akdeniz’e gelmeleri öncesinde gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan ABD'li yetkililer hem jeopolitik hem de coğrafi faktörlerin Yunanistan'ı ABD ordusu için cazip kıldığını söylemişti. Gazeteye konuşan yetkililer siyasi olarak Yunan-ABD ilişkilerinin en üst noktada olduğunu ve iki ülkenin de NATO müttefikleri Türkiye hakkında endişeleri olduğunu belirterek "Yunanistan'daki tesisleri daha fazla kullanma ve geçici olarak daha fazla ABD askeri konuşlandırma konularında fırsat gördüklerini" aktarmışlardı. http://bit.ly/SG24-102


Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları


10.9.2018 - Suriye sınırına tank ve fırtına obüsü sevkiyatı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından birliklere takviye amacıyla gönderilen fırtına obüsü ve tank yüklü TIR'lar ile zırhlı personel taşıyıcılar Hatay'a ulaştı. Obüs ve tank yüklü tırlar ile personel taşıyıcılardan oluşan askeri konvoy, Hatay'ın Hassa ilçesinden geçtikten sonra güvenlik önlemleri altında Reyhanlı ilçesine ulaştı. Obüs, tank ve zırhlı personel taşıyıcıları taşıyan askeri araçlar Reyhanlı ilçesinde sınır hattına sevk edildi.http://bit.ly/SG24-103


11.9.2018 - İdlib'de bulunan ÖSO 'komutanı': Türkiye uzun süreli savaş için destek sözü verdi İdlib harekatı yaklaşırken, Reuters'e konuşan ÖSO "komutanları" Türkiye'nin verdiği desteğe dair açıklamalarda bulundu. ÖSO'ya bağlı cihatçılar, Türkiye'nin Tahran zirvesinden beri askeri desteğini artırdığını belirtiyor. İdlib'de bulunan bir ÖSO yetkilisi uzun süreli savaş için "tam askeri destek" sözü aldıklarını aktarırken, üst düzey Türk yetkililerle görüşme halinde olduğunu, ancak konuşmaya yetkisi olmaması sebebiyle ismini veremeyeceğini söylüyor. ÖSO'ya gönderilen silahlar arasında GRAD füzeleri ve mühimmat bulunduğu bildiriliyor. Reuters'e konuşan ÖSO komutanı, "Bu silahlar ve mühimmat, savaşın uzamasını ve kaynaklarımızın tükenmemesini sağlamaya yardımcı olacak" diye konuşuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Tahran'da yapılan Rusya-İran-Türkiye üçlü zirvesinde ateşkes talep etmiş, ancak bu talep kabul görmemişti. http://bit.ly/SG24-104


15.9.2018 - Türk müteahitler 120 ülkede 46 yılda 9 bin 375 proje üstlendi Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türk müteahhitlerinin 1972'den bu yılın haziran ayı sonuna kadar yurt dışında üstlendiği projelerin toplam bedeli haziran ayı itibarıyla 366,5 milyar dolara ulaşırken, bu yılın ilk yarısında alınan işlerin tutarı 9,2 milyar dolar oldu.  AA'nın haberine göre, Türk müteahhitlerinin bu yılın altı ayında üstlendikleri proje sayısı 84 olurken, bunların toplam proje bedeli 9,2 milyar dolar olarak hesaplandı. Müteahhitlerin yurt dışında 1972'den bu yana en çok proje üstlendiği alan, yüzde 13'lük payla konut sektörü oldu. Türk müteahhitleri bu alanda 47,5 milyar dolarlık proje gerçekleştirdi. Konut projelerini 47,4 milyar dolarla karayolu, tünel ve köprü, 30,1 milyar dolarla ticaret merkezi, 26,8 milyar dolarla enerji santrali ve 25,9 milyar dolarla havalimanı yapımı izledi.Türk müteahhitlerinin yurt dışında 1972'den haziranın ilk yarısına kadar üstlendiği işlerin bölgesel dağılımında, Bağımsız Devletler Topluluğu, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri öne çıktı.Müteahhitlik hizmetleri sektörünün önde gelen yayınlarından Engineering News Record (ENR) dergisinin, bir yıl içinde üstlenilen uluslararası projelerin toplam bedeli üzerinden her yıl belirlediği dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firmasını gösteren listede Türkiye 2003'te sadece 8 firmayla yer alırken, bu sayı geçen yıl 46'ya yükseldi. Bu firmalardan 10'u söz konusu listede ilk 100 firma arasında yer alırken, 2 Türk firması birden 3'er milyar dolar gelirleriyle ilk 50 firma arasında yer buldu. Türkiye listede son 5 yılda firma sayısı itibarıyla Çin'den sonra ikinci oldu.

http://bit.ly/SG24-105


17.9.2018 - Erdoğan ve Putin İdlib’de silahsız bölge için uzlaştı Rusya Devlet Başkanı Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları görüşmede Suriye’nin İdlib vilayetinde, "15 Ekim’de bir silahsızlanma bölgesi kurmaya karar verdiklerini” açıkladı. Putin, bu bölgenin "15 ila 20 kilometrelik” bir alanı kapsayacağını da sözlerine ekledi. "Erdoğan'ın teklifi ile ağır silahların da çekilmesi kararını aldıklarını” belirten Putin, bütün silahlı muhaliflerin bölgeden çekileceğini ifade etti. Putin, bölgede kontrolün Rus ve Türk askerler tarafından ortaklaşa yapılacağını söyledi.Erdoğan ise, "Muhaliflerin bulundukları alanda kalmaya devam edeceklerini” belirtti. http://bit.ly/SG24-106


19.9.2018 - Economist'te dikkati çeken 'Hatay' çıkışı "... 1930'da Hatay'ın Türkiye tarafından Suriye'den ayrıldığı yazılan dergide, özellikle İdlib için yine aynı sonun beklendiği yazıldı. Yazıda şu ifadelere yer verildi: "Esed rejimi, Türkiye'nin 1930'larda Hatay'ı Suriye’den ayırması gibi, şimdi de İdlib tarafında askeri varlığını artırmasından korkuyor." http://bit.ly/SG24-107


24.8.2018 - Erdoğan'dan Suriye'de operasyon sinyali Tayyip Erdoğan ABD'de Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından organize edilen New York'taki programda konuştu. Erdoğan, "İnşallah önümüzdeki dönemde Fırat'ın doğusunu da kapsayacak şekilde, Suriye'nin içindeki güvenli bölgeleri artırmaya devam edeceğiz" dedi. http://bit.ly/SG24-108


Kapitalizm ve Kadın


5.9.2018 - Ağustos’ta 41 kadın öldürüldü Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2018 Ağustos ayı raporunu açıkladı. Rapora göre Ağustos’ta 41 öldürüldü.Platform geçtiğimiz aya oranla bu ay kadın cinayetlerinde artış yaşandığını vurguladı. Öldürülen 41 kadının 15’i şüpheli ölüm, 13’ünün neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 5’i hayatına dair karar almak isterken öldürüldü, 6’sı ise ekonomik bahanelerle öldürüldüğü kayıtlara geçti.Yine basından derlenen verilere göre Ağustos’ta 22 kadın cinsel saldırıya maruz bırakıldı. Saldırıya uğrayan kadınların 19’u saldırganı tanımıyor.Ayrıca bu ay iki trans kadın da öldürüldü.http://bit.ly/SG24-109


Kapitalizm ve Çocuk


19.9.2018 - 2017'de her 5 saniyede bir çocuk önlenebilir hastalıktan hayatını kaybetti Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Dünya Bankası, açıkladığı rapora göre geçen yıl dünyada 15 yaşın altındaki 6,3 milyon çocuk, bir başka ifadeyle de her beş saniyede bir çocuk önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. Önlenebilir çocuk ölümlerine neden olan hastalıklar arasında zatürre, sıtma ve ishal ön sıralarda yer alıyor. Ancak bazı çocukların doğduğu çevre, içinde bulundukları toplumdaki çatışma ve şiddet olayları da onların ölmesine diğer faktörler. Rapora göre 2017’de ölen çocukların 5,4 milyonunu beş yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Özellikle Sahra Çölü’nün altındaki Afrika ülkelerinde ve Güney Asya’da yeni doğan bebeklerin yaşama ihtimalleri diğer zengin ülkelerdekilere nazaran 9 kat az. http://bit.ly/SG24-110


20.9.2018 - Savaş bir kuşağı yok ediyor: 5 milyon çocuk açlıkla yüz yüze İngiltere merkezli yardım kuruluşu Save the Children'ın son raporu, Yemen’de 5 milyonun üzerinde çocuğun açlıkla yüz yüze olduğunu ortaya koydu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerinin Yemen’in gıda ve yakıt tedarikini sağladığı Kızıldeniz’deki ana limanı Hudeyde’yi kuşatma altında tutması nedeniyle ülkede bir kuşak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Save the Children tarafından yayımlanan son raporda, Hudeyde Limanı’ndaki kuşatmanın “beklenmedik ölçekte bir açlığa neden olabileceği” belirtildi. Gıda ve nakliyat fiyatlarındaki artışla beraber 1 milyon çocuğun daha açlık riskiyle yüz yüze kalacağı açıklanan raporda, böylece ülkede açlıkla boğuşan çocuk sayısının 5,2 milyona çıkacağı belirtildi. http://bit.ly/SG24-111

 

Kapitalizm ve Doğa


23.9.2018 - Türkiye temiz havaya hasret: 34 bin erken ölüm Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, Paris’te düzenlenen Avrupa Solunum Derneği’nin uluslararası yıllık kongresinde yaptığı sunumda, Türkiye’deki hava kirliği rakamlarının Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) belirlediği standartların çok üstünde seyrettiğini, bunun çok önemli bir sorun oluşturduğunu ve hava kirliliğine bağlı olarak yılda yaklaşık 34 bin kişinin erkenden yaşamını yitirdiğini vurguladı.http://bit.ly/SG24-112


Kapitalizm ve Eğitim


2.9.2018 - Seçimden 6 gün önce Bakan: "Yazın Yurt ücreti alınmayacak;kışın da arttırım yapmayacağız. Her şey öğrenci lehine olacak" diyeli 2.5 ay, yüzde 15.8 zam yapılalı bir gün oldu http://bit.ly/SG24-113


5.9.2018 - Okul ihtiyaçları yüzde 30 zamlandı: İlkokula başlamanın maliyeti 1624 lira! 17 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesi yapılacak okul giderleri de velileri kara kara düşündürecek gibi. Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın (Eğitim-İş) yaptığı araştırmaya göre, bu yıl okula başlayacak öğrencilerin ihtiyaç maliyetleri geçtiğimiz yıla oranla yüzde 22 ila yüzde 35 oranında zamlandı. Sendika’nın okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselere başlayacak öğrencilerin okula başlangıç maliyetlerini hesapladığı araştırma açıklamasında, şöyle denildi: “Eğitim-İş olarak piyasadaki ürünlerin reel verileri üzerinden yaptığımız araştırma, okula başlayan bir öğrencinin veliye getirdiği yükü tüm gerçekliği ile ortaya çıkarmıştır. (Servis, öğle yemeği, kıyafet, kırtasiye, çanta, ayakkabı giderleri dahil edilmiştir.) 2018-2019 eğitim öğretim yılında; Okul öncesi eğitime başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1052,66 TL’dir. Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %35,20 İlkokul 1’inci sınıfa başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1624,50 TL’dir. Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %27,16 Ortaokula başlayan öğrencinin başlangıç gideri 1700,78 TL’dir. Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %34,23 Liseye başlayan öğrencinin ise 1829,98 TL’dir. Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %22,03. http://bit.ly/SG24-114


6.9.2018 - ÖSYM'ye faşist başkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 üniversiteye yaptığı rektör atamaları Resmi Gazete'de yayımlandı. ÖSYM Halis Aygün'ün ÖSYM'nin başına gelmesi twitterda trend topic listesine girdi. Ülkücü kesim bayram ederken Halis Aygün'ün daha önce twitter hesabından yaptığı çeşitli paylaşımlar yeniden gündeme geldi. Bu paylaşımları arasında Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili olanlar yeniden en çok paylaşılarlar arasına girdi. http://bit.ly/SG24-115


8.9.2018 - ‘Özel okullardaki çocukların IQ’su 5 puan yüksek’ İstanbul'da TÜM Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER) 672 çocuk ile yüz yüze görüşürek yaptığı "Zeka Seviyesine Etki Eden Faktörler" araştırmasının sonuçları açıklandı.Çalışma kapsamında özel okullara giden çocuklarla devlet okulunda eğitim gören çocukların karşılaştırıldığı çalışmada,Özel okula giden çocukların IQ puanlarının diğer çocuklara oranla yaklaşık 5 puan daha yüksek olduğunu görüldü. http://bit.ly/SG24-116


27.9.2018 - Hakkari'de bir okulda öğretmen ataması yapılmadığı için eğitime başlanamadı! Yüksekova'da, 1 köy ile 11 mezrada yaşayan yaklaşık 200 öğrencinin heyecanla beklediği ortaokulda, öğretmen ataması yapılmadığı için geçen yıl eğitime başlanamadı. Ekonomik durumu iyi olan aileler, çocuklarını il veya ilçe merkezlerine gönderirken, iyi olmayanlar ise bu seneye umut bağlamıştı. Köy muhtarı Pervizhan Beşer, bu yıl da beklentilerin boşa çıktığını, idareci ve öğretmen atanmadığı için okulun yine kapalı kaldığını söyledi. Çocukların okuması için 4 bin metrekarelik arsayı kendisinin hibe ettiğini anlatan Beşer, "Köyümüze her ayrıntısı ve ihtiyacı düşünülmüş, şehir merkezlerinde, ilçelerde bile olmayan modern okul yapıldı; ancak çürümeye terk edildi. Geçen yıl öğretmen ataması yapılmadı. Bu yıl da aynı sorunu yaşıyoruz. Maddi durumu iyi olan aileler, bir çaresini bulup, çocuklarını ilçeye gönderiyor; ancak maddi durumu iyi olmayan aileler ise büyük mağduriyet yaşıyor. Onbaşılar köyü ile 11 mezrada yaşayanlar olarak valimizden, kaymakamımızdan ve yetkililerden okulumuzun eğitim- öğretime açmalarını istiyoruz" diye konuştu. http://bit.ly/SG24-117


27.9.2018 - Dünyanın en iyi 500 üniversitesi listesine sadece iki Türk üniversitesi girebildi İngiliz eğitim değerlendirme kuruluşu THE (Times Higher Education) tarafından oluşturulan ‘2019 dünyanın en iyi üniversiteleri’ sıralamasında ilk 500’e Türkiye’den iki üniversite girebildi. 1258 okuldan oluşan listede toplamda 23 Türk üniversitesi yer aldı. Sıralama öğretim-öğrenme ortamı (ağırlığı yüzde 30); araştırma hacim, gelir ve itibar (ağırlığı yüzde 30), atıflar: araştırmadaki etkinlik (ağırlığı yüzde 30 ağırlık) sanayi geliri: yenilikçilik (ağırlığı yüzde 2,5); uluslararası görünüm: personel, öğrenci ve araştırma (ağırlığı yüzde 7,5) başlıkları altında 13 kriter dikkate alınarak yapıldı. 14 milyondan fazla yayın dikkate alındı.

http://bit.ly/SG24-118


3.Havalimanından Haberler


14.9.2018 - 3. havalimanı işçileri iş bıraktı: Jandarma işçilere saldırdı İstanbul’da yapımı süren 3. havalimanı inşaatında işçiler kötü çalışma koşullarına karşı 14 Eylül'de eyleme başladı. Şantiyede çalışan işçiler yemek ve barınma imkanlarının kötü olduğunu, sürekli servis kazaları yaşandığını belirterek tepkilerini dile getirdi. Servis bekleme alanında direnişe geçen işçiler, bunların yanı sıra çalışma koşullarıyla ilgili taleplerini ortaya koydu. Öğlen saatlerine doğru işçiler, jandarmanın TOMA ve biber gazlarıyla saldırısına uğradı..

http://bit.ly/SG24-119


15.9.2018 - 3. havalimanı inşaatında bugüne kadar kaç işçi hayatını kaybetti? Eylem yapan işçilerin "İş cinayetleri çözülsün" talebi, "3. havalimanında şimdiye kaç işçi öldü" sorusunu akıllara getirdi. 3. havalimanındaki işçi ölümlerine dair ilk çarpıcı haber, Cumhuriyet'ten Mehmet Kızmaz tarafından şubat ayında kaleme alındı. Haberde, 3. havalimanı inşaatında 400 işçinin öldüğü ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen ailelere de 400 bin lira 'sus payı' verildiği iddiaları yer aldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da 3. havalimanı inşaatında 400 işçinin hayatını kaybettiği iddiasını Meclis'e taşıdı. Ağbaba, 3. havalimanı inşaatındaki kazaların araştırılması için komisyon kurulmasını da istedi. İddialara yanıt, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan geldi. Bakanlık 31 bin kişinin çalıştığı 3. havalimanı inşaatında, 27 işçinin hayatını kaybettiğini söyledi. T24'e konuşan ve 2 yıla yakın 3. havalimanı inşaatında çalışan bir saha mühendisi ise 1000 kişinin öldüğü iddiasını ortaya attı ve rakamın "iyimser" olduğunu söyledi. 3. havalimanında çalışan bir işçi ise, her gün iki kişinin öldüğünü iddia ederek Duvar'daki haberde şöyle dedi: “Her gün iki ölü çıkıyor. Her gün yaralı arkadaşlarımız var. Şişli Etfal’de yatıyor bir tane arkadaşımız. Bize yoğun bakımda olduğu söylendi fakat bilgi alamıyoruz.” http://bit.ly/SG24-120


15.9.2018 - 3. Havalimanı’nda işçi koğuşlarına gece yarısı baskını: 543 gözaltı 3. Havalimanı’nda işçilerin direnişe devam kararı sonrası akşam saatlerinde işçilerin yaşadığı kamp alanına polis-jandarma yığınağı yapıldı. Gece yarısı işçilerin bulunduğu kamplara baskın düzenlendiKoğuşlardan dışarı çıkan ve görüntü almaya çalışanların jandarma tarafından gözaltına alınmakla tehdit edildiği bildirdi. Önceki gün İşçilerle yapılan görüşmenin sonrasında İstanbul Yeni Havalimanı işletmecisi İGA tarafından yapılan açıklamada"işçilerle bir araya gelinerek gündelik hayatlarına ilişkin bazı talep ve sorunları dinlenmiştir” denilerek; "Görüşme sonucunda yaşanan sorunların çözümü konusunda çalışmaların başlatılmış olduğunu ve gerekli tedbirlerin en kısa zamanda alınacağını belirtmiştir" denmişti.

http://bit.ly/SG24-121


15.9.2018 - Bursa’daki işçilerden inşaat işçilerine destek “Köle değiliz” diyerek isyan eden 3. havalimanı işçilerine, Bursa’da kurulu fabrikalardaki işçilerden destek geldi. Çeşitli fabrikalardan işçiler, deklarasyon yayınlarak inşaat işçilerinin taleplerinin kabul edilmesini istedi. Bursa’dan işçilerin deklarasyonu şöyle:Biz sömürünün ve direnişin ne demek olduğunu iyi bilen Bursa’da kurulu fabrikalardan işçiler olarak, 3. havalimanı inşaatında çalışan işçilerin haklı mücadelesini destekliyoruz. İşçi kardeşlerimizin üzerlerindeki baskılara son verilmeli, sonuna kadar haklı ve meşru olan talepleri derhal kabul edilmelidir. Renault Tofaş Bosch Valeo MAKO Coşkunuz Delphi-APTİV Beyçelik Gemlik Gübre SCM Orhan Otomotiv Nobel Otomotiv Plastmet Pres Metal Plus Tooling Yenişehir Anadolu Cam Çimtaş Belka AKA Otomotiv MGİ Coutier Tecasa Cargill Yazaki Aroma. http://bit.ly/SG24-122


15.9.2018 - Ankara’da destek eylemine saldırı Direnen inşaat işçilerine bir destek de Ankara’dan geldi. İnşaat-İş’in örgütlediği eylem saat 19.00’da Kızılay Sakarya Caddesi’nde gerçekleşti. Sermayenin kolluk güçleri basın açıklamasına izin vermeyeceklerini dile getirerek eyleme katılanlara saldırdı. Saldırıya rağmen eylem iradesi ortaya konulunca 5 kişi gözaltına alındı. http://bit.ly/SG24-123


16.9.2018 - Sıkıyönetim altındaki 3. Havalimanı'nda Teknofest düzenlenecek 29 Ekim’de ilk etabının açılması beklenen havalimanında 20-23 Eylül tarihlerinde Teknofest adlı bir festival düzenlenecek. Festivalin başındaysa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın eşi Selçuk Bayraktar bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Beyaz Masası bugün yurttaşlara bir SMS mesajı göndererek “havacılık şovları”nın da yapılacağı festivale ücretsiz servis kaldırılacağını duyurdu.İBB’nin mesajında şu ifadelere yer verildi: Teknoloji üreten Türkiye’nin festivali TEKNOFEST, 20-23 Eylül’de İstanbul Yeni Havalimanında düzenleniyor. Havacılık şovları, teknoloji yarışmaları, drone yarışları, eğitim atölyeleri ve çok daha fazlası… Servisler ilçe merkezlerinden kaldırılacaktır. Ulaşım ve katılım ücretsizdir. http://bit.ly/SG24-124


16.9.2018 - 3. havalimanı işçilerine gözaltında işkence şantiyede dayak 3. havalimanından gözaltına alınan işçiler 6 kişilik odalarda 20 kişi tutulurken, şantiyedeki işçiler de eyleme katılanları ele vermeleri için İGA yetkilileri tarafından dövülüyorİnşaat-İş sendikası ise yaptığı bilgilendirmede, şantiyedeki arkadaşlarının İGA şirket yetkilileri tarafından eyleme katılanları öğrenmek amacıyla dövüldüklerini aktardı. Grev kırıcılığı için Suriyeli işçilerin şantiyeye getirildiği de bilgiler arasında. http://bit.ly/SG24-125


18.9.2018 - “Ölseniz de 29 Ekim’de havalimanı açılacak” 3. havalimanı işçilerinin valilik talimatıyla gözaltına alındığı ve işçilere “Ölseniz de 29 Ekim’e kadar inşaat bitecek” dendiği ortaya çıktı.İşçileri ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkan Yardımcısı Saniye Yurdakul işçilere, “Ölseniz de burası 29 Ekim’e kadar bitecek” dendiğini aktardı. Yatakların hâlâ tahta kurusu ile dolu olduğunu, yemekler bittiğinde çorbaya su ekleyip dağıtıldığını. birkaç gün üst üste makarna verildiğini, bir saatlik yemek arasının da yemek sırasında geçtiğini aktaran Yurdakul işçilerin sıra beklemekten dinlenemediklerini, bazen yemek dahi yiyemediklerini söyledi. İş “kazası” sonucu yaralananlara rapor verilmediği, çalışmadıkları günlerin de ücretlerinden kesildiğini belirtti. Öte yandan Maslak İl Jandarma Karakolu ve Arnavutköy İlçe Jandarma Karakolu'nda tutulan işçilerin bazıları ile avukatları görüşebildi. İşçilerin İGA’nın güvenlik biriminde askerler tarafından dövüldükleri, sorgularında ise “HDP ve CHP'li milletvekilleri ile neden görüştünüz?”, “PKK'li misiniz?”, “Jandarmaya neden taş attınız?” gibi sorular sorulduğu öğrenildi.


18.9.2018 - İHD: Gözaltındaki işçilere yiyecek ve su verilmedi İHD İstanbul Şubesi 3. havalimanı işçilerinin gözaltına alınması ve sonraki sürece dair raporunu yayınladı. Üç ayrı karakolda tutulan işçilerle, yakınları, avukatlar ve milletvekillerinin görüşmesinin “Emir var”, “Yetkili yok” gibi gerekçelerle engellendiği belirtilen raporda, görüşülen işçilerin aktardığı bilgiler şu şekilde belirtildi: “Havalimanı inşaatında 40 bine yakın işçi çalışıyor. Çalışma koşulları insanlık dışı. Çalışma alanları ve özellikle barınma alanları, işçilerin kullandıkları tuvalet ve banyolar aşırı pis, temizlenmiyor. Yemekler kalitesiz, pis ve yetersiz. Yataklar, çarşaflar pis, yıkanmıyor. Çalışanların iş dışında zaman geçirdiği ve uyuduğu konteynırlarda aşırı miktarda tahtakurusu ve çeşitli haşereler var. Tahtakurusu ısırıkları (görüşmeler sırasında işçiler vücutlarındaki ısırıkları göstermiştir) işçilerin her gece uykusuz kalmasına ve bulaşıcı hastalık yayılmasına neden oluyor. Bu nedenle de acil önlem alınması gerekiyor. Ama bu talep görmezden geliniyor. Ayrıca; keyfi nedenlerle işten atmalar, maaşların geç ya da eksik ödenmesi, servis araçlarının aşırı pis ve eski olması gibi pek çok sorun var. En önemlisi inşaatta iş güvenliği hep ihmal ediliyor. Çalışanlar sadece kendi bölümünde yaşananları bilebiliyor ama her gün ortalama iki ciddi “kaza” yaşandığını, bu olaylarda çoğunlukla can kaybı gerçekleştiğini duyuyoruz. Yaşanan iş cinayetleri kamuoyundan gizleniyor. Duyumlara göre 4 bini Nepal’li olmak üzere, Azerbaycan, Türkmenistan gibi pek çok yerden 6-8 bin civarında yabancı işçi çalışıyor ve onların yaşadıkları sorunlar diğer çalışanlardan saklanıyor ve kamuoyuna yansımasına izin verilmiyor. İnşaatta yoğun bir işçi ve çalışan sirkülâsyonu söz konusu, elektrik işleri gibi eğitim gerektiren alanlarda dahi eğitimsiz kişiler çalıştırılıyor, iş güvenliği önlemleri alınmadığı gibi bu konuda şirket yetkililerine yapılan uyarılar da dikkate alınmıyor. Bu güne kadar 400 işçinin iş cinayetine kurban gittiği konuşuluyor. Yaşanan sorunların gizli kalmasında bir diğer etken; taşeron şirket sahiplerinin kendi köylülerini, akrabalarını çalıştırmalarından ve yaşananların duyulmasına izin vermemelerinden kaynaklanıyor. İşveren ve taşeron şirket yetkilileri genellikle, iş kazalarının işçinin hatasından kaynaklandığını iddia ediyor ve onları ve dava açarsa şirketin zarar göreceği, diğer akrabaların da işsiz kalacağı baskısı ile susturuyorlar. Örneğin; Perşembe günü, N. Aras 8 metre yüksekten düşerek ağır yaralandı, omurilik zedelenmesi dışında vücudunda kırıklar olduğu söyleniyor ve halen yoğun bakımda tutuluyor.”

http://bit.ly/SG24-126


19.9.2018 - 24 havalimanı işçisi tutuklandı 3. havalimanındaki kötü koşullara ve iş cinayetlerine karşı eylem yapmaları nedeniyle gözaltına alınan inşaat işçilerinden 24’ü tutuklandı. JandarmaSavcı Ali Özgillik’in işçileri mahkemeye sevk etmesine gerekçe olarak “İşçilerin gözaltına alınırken slogan atması” ve “Grup direniş isimli WhatsApp grubu oluşturmaları”nı gösterirken, işçilerin çalışma koşullarının kötü olmasını ise “bahane” olarak değerlendirdi. http://bit.ly/SG24-127


20.9.2018 - 3. Havalimanı eylemleri: İşçiler ne talep ediyor, ana firma İGA taleplere ne diyor? İş güvenliği uzmanları: İşçiler taleplerinde tamamen haklı Türkiye'de işçilerin çalışma koşullarındaki her türlü usulsüzlük, iş güvenliği uzmanları tarafından noter imzalı defterlere yazılarak işverene rapor ediliyor. Maaşları işveren tarafından ödenen iş güvenliği uzmanlarının bu raporlarda ne kadar tarafsız olabileceği tartışma konusu olsa da, iş güvenliği uzmanı tarafından not edilmiş her türlü ihmal ve usulsüzlük, olası bir kazada işçinin lehine olan bir delil olarak kayıtlara geçmiş oluyor. Üçüncü havalimanında görev yapan, İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası (İSG-SEN) üyesi 270 iş güvenliği uzmanı bulunuyor. Sendika Genel Başkanı İrfan Sayar, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, iş güvenliği uzmanlarının raporlarındaki detayları aktardı. İrfan Sayar, "Uzmanlarımız geçen gün işçileri şantiyeye taşıyan servislerin bozulduğunu ve işçilerin üç kilometre boyunca yağmur ve çamur altında şantiyeye yürümek zorunda kaldığını söylüyor. Bu olay, işçilerin eylemini tetikleyen son nokta oldu. Çünkü servislerle ilgili benzer sorun devamlı yaşanıyor" dedi. Sayar, kendilerine ulaşan bilgilere göre, İGA yönetiminin ilk önce talepleri kabul ettiğini ancak daha sonra bunlarla ilgili protokol imzalamayı reddettiğini ve bunun da işçileri eyleme ittiğini söyledi. http://bit.ly/SG24-128


21.9.2018 - 3. havalimanı işçilerinin avukatları konuştu Üçüncü Havalimanı inşaatındaki çalışma koşullarını protesto ettikleri için tutuklanan 24 işçinin avukatları bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında sürece ilişkin bilgi verilirken, tutuklama gerekçelerinin ve delillerinin gerçek dışılığına dikkat çekildi. Jandarmanın koç başı ile kırdığı kapının işçilere suçlama olarak yöneltildiğinin belirtildiği açıklamada, işçileri hedef alan Hıncal Uluç ve Fatih Altaylı gibi isimler hakkında da suç duyurusunda bulunulacağı duyuruldu. Avukatlar tarafından yapılan ortak açıklamada, gerek jandarma tutanaklarında, gerek işçilerin anlatımlarında 14 Eylül sabahı saat 7.30'da işçilerin yağmur altında ve çamur içinde servislerin gelmesini beklediği, protestoda bulunduğu ve çözüm istediği belirtilirken, taleplerin ve çözüm önerilerinin bir protokole bağlanması isteğinin reddedildiği aktarıldı. Bu talebin reddedilmesi üzerine 10 bin işçinin eylem yaptığı, bu eyleme de jandarmanın saldırdığı hatırlatılırken, gece geç saatlerde işçilerin jandarma saldırısıyla gözaltına alındığı, yapılan aramada jandarma tutanaklarına göre "suç unsuruna rastlanılmadığının" belirtildiği ifade edildi. "İşçiler uykularından uyandırılarak gözaltına alınmış, konternerlerde işveren temsilcileriyle birlikte dövülmüş, hakaret ve tehditlerle, yakınlarına haber vermeden, neyle suçlandıkları konusunda bilgi verilmeden, avukatla ifade alma hakkı hatırlatılmadan ifade alınmaya zorlanmıştır. Bu uygulama AİHM kuralları uyarınca işkencedir" denilen açıklamada, normalde işçilerin taleplerinin aynı zamanda işveren hakkında bir suç duyurusu olması gerektiği, sigorta pirimlerini eksik ödeyen, güvenli bir çalışma ortamı sağlamayan, düşük SGK pirimi ödemek için vergi kaçırmak suretiyle kamu zararına neden olan işverene cezai işlem uygulanması gerektiği dile getirildi. İşçilere tutuklama gerekçesi olarak yöneltilen suçlamaların gerçeği yansıtmadığı ve üstelik bu suçlamaların tutuklanma nedeni de olmadığına vurgu yapılırken, "Dosyadaki deliller, işçilerin toplu halde durdukları, yürüdükleri, cep telefonuyla fotoğraf ya da video çektikleri görüntü kayıtları; çamurlu ayak izlerinin bulunduğu arabalar ve jandarma tarafından koçbaşı ile kırılan koğuş kapısının resimleri, eylemden sonra işçilerin haberleşmek için kurdukları ve hiçbir suç unsuru bulunmayan WhatsApp kayıtlarıdır. Bu delillerin hiçbirinde tutuklamalarını gerektirecek bir bilgi yoktur. Dosyada hiçbir işçi ile ilgili somut bir tespit bulunmamaktadır. Sorgu hakimi tutuklama gerekçesinde hiçbir somut veri, delil bulunmadan soyut gerekçelerle tutuklama kararı vermiştir" denildi. http://bit.ly/SG24-129


24.9.2018 - Havalimanı ihalesinde 32 milyar liralık yolsuzluk: Suç duyurusu yapıldı CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, 3. havalimanı inşaatında yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla, müteahhit firmalar ve ilgili kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu. CHP’li Erdoğdu, havalimanının ‘yap-işlet-devret’ modeliyle yapılan ihalesini alan 5 şirkete inşaat süresini takiben 25 yıllığına ihale edildiğini belirtirken 3 Mayıs 2013’te ihalesi yapılan havalimanının yer tesliminin 2 yıl sonra gerçekleştiğini söyledi. Yer teslimi yapılmadığı için hem inşaat hem işletme süresinin 2 yıl haksız olarak kamunun aleyhine, işletmecilerin lehine uzatıldığını anlatan Erdoğdu, bununla 2 milyar 90 milyon euro’nun halkın cebinden alınarak, bu müteahhitlerin cebine konulduğunu belirtti. İhale yapılırken öngörülen yatırım bedelinin 7 milyar 354 milyon euro olduğunu kaydeden Erdoğdu, ihalenin en büyük bedelini hafriyat ve dolgu malzemelerinin oluşturduğunu, havalimanı yerleşkesinin 90 metre yükseltilmesi için ihale yapılmasına rağmen, sonradan bunun 60 metreye düşürüldüğünü ileri sürdü. http://bit.ly/SG24-130