Sınıf Gündemi (Sayı 23) - Ağustos- 2018

Admin2
Yayınlanma: 01.09.2018 / 00:00 / Admin2
Düzenlenme: 12.09.2018 / 15:26 / Admin2

Sınıf Gündemi - Ağustos - Sayı 23


Sermaye Devleti


12.8.2018 - Murat Ülker: Twitter'a TC kimlik no ile girilsin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, cuma günü iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısına katılan Murat Ülker, burada Twitter kullanımıyla ilgili bir öneride bulundu. Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar, Murat Ülker’in, Bakan Albayrak’a, ‘Twitter’a TC kimlik numarasıyla girilsin’ önerisinde bulunduğunu aktardı. Murat Ülker’in, bu konuda Almanya’yı örnek gösterdiği belirtilerek, “TC kimlik numarası veya telefon numarası verilmeden hesap açılması sorumsuzluk, hatta suça azmettiriciliktir.''dediği ifade edildi.http://bit.ly/SG23-110


17.8.2018 - OHAL Komisyonu’ndan 28 bin başvuruya ret OHAL Komisyonu, 131 bin 922 dosyadan sadece 30 binini incelerken bunların 28 bin 100’ü hakkında ret kararı verdi.Üstelik bu rakamlar 701 sayılı KHK ile ihraç edilen 18 bin 632 kişiyi kapsamıyor. Bu KHK ile ihraç edilenlerin başvuru süreci 5 Eylül’de sona erecek.http://bit.ly/SG23-2


19.8.2018 - IŞİD'in Antep'teki düğün katliamı dosyasında 2 yıldır ilerleme yok Antep’in Şahinbey ilçesi Beybahçe mahallesinde 20 Ağustos 2016 tarihinde Kürt bir ailenin düğününe IŞİD’in gerçekleştirdiği ve 40'ı çocuk 56 kişinin yaşamını yitirdiği, 69 kişinin yaralandığı canlı bomba saldırısının üzerinden 2 yıl geçti. Patlamada yaralananlar ve yakınlarını kaybedenler, yargı sürecinde bir aşama kaydedilmemesine tepki gösterdi.Patlamada bir çocuğunu kaybeden, eşi ve 2 çocuğu yaralanan Arap Ayhan,devlet yetkililerinin kendilerine verdikleri sözleri tutmadığını ifade etti.Ayhan, “Sadaka gibi 125 liralık bir maaş bağladılar. Olaydan sonra hiç çalışmadım. Çünkü çalışamıyorum. Geçimimi sağlamakta zorlanıyorum. Patlamadan sonra devlet yetkilileri ilk 2 ay sürekli gelip gitti. 2 aydan sonra ne aradılar, nede kapımızı çaldılar.''dedi.http://bit.ly/SG23-3


21.8.2018 - CarrefourSA ve Turkcell’in üst düzey yöneticileri Tarım Bakanı’nın genel müdürlüklerine getirildi Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre Tarım ve Orman Bakanlığı’nda görevli 10 genel müdür görevden alındı. Yerlerine ise birçok şirket yöneticisi atandı.Türkiye’nin önemli bir tohum ve damızlık işletmesi olan TİGEM’in Genel Müdürlüğü'ne CarrefourSA Gıda Kategori Direktörü Ayşe Ayşin Işıkgece atandı.Bir diğer şirket temsilcisi ise Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’na atandı. Bu başkanığa Turkcell’de Ticari Pazarlama Direktörü olarak çalışan Oruç Baba İnan atandı. Tarım ve Orman Bakanı olarak atanan Bekir Pakdemirli’de daha önce Turkcell yönetiminde görev yapıyordu.Albaraka Türk Katılım Bankası ve BİM A.Ş.’de Yönetim Kurulu üyeliklerini sürdürmekte olan Bekir Pakdemirli, 2013 yılından beri Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi. Bunların yanı sıra Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşunda yer alan bir seramik firması ve halka açık bir gıda firmasının Genel Müdürlük görevlerini üstlenmiş biri olan Pakdemirli, dünya patates devi olarak anılan McCain Foods’da üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu ve halen McCain şirketi ile danışmanlık ilişkileri devam ediyor. Oruç Baba İnan, Yıldız Holding ve Anadolu Birlik Holding’de de çeşitli bölümlerde çalışmıştı. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’na atanan Selçuk Kavasoğlu, bilişim sektöründe şirketlerde çalışan bir isim. http://bit.ly/SG23-5


22.8.2018 - Çavuşoğlu: NATO’nun güneyini koruyoruz Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, USA Today gazetesi için kaleme aldığı yazıda, ABD’nin iç politika gerekçeleriyle Türkiye’ye getirdiği ilave gümrük vergilerini eleştirdi. Çavuşoğlu “Trump vergileri yükseltmek yerine diplomasiyi denemelidir” değerlendirmesini yaptı. ABD Başkanı Trump’ın NATO ülkelerinin savunma bütçelerini artırmasını istemekte haklı olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Fakat Türkiye’yi hedef alan yaptırımlar ve daha fazla yaptırım uygulayacağı yönündeki tehditler, halihazırda diğer birçok NATO müttefikinin önünde olan bir ülkeyi yabancılaştırıyor” dedi. Çavuşoğlu, “Biz aynı zamanda en eski ve coğrafi olarak en stratejik konumdaki NATO müttefikiyiz ve en güçlü ikinci orduyla güney kanadının muhafızlığı yapıyoruz” ifadelerini kullandı.http://bit.ly/SG23-6


25.8.2018 - Cumartesi Anneleri'nin 700. eylemi yasaklandı: 47 kişi gözaltında Her hafta Galatasaray Meydanı’nda buluşan ve yakınlarının cenazelerini isteyen Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü eylemi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla yasaklandı ve  eyleme biber gazlı saldırı oldu. 47 kişi gözaltına alındı. Hak savunucuları, son dönemin en sert saldırısıyla karşılaştıklarını belirtti.Kayıp yakınlarından Maside Ocak, Besna Tosun, Ali Ocak, Hasan Karakoç, Sebla Arcan, Leman Yurtsever, 12 Eylül darbesinde kaybedilen abisinin akıbetini soran Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Faruk Eren ve Gamze Elvan da gözaltına alındı.http://bit.ly/SG23-18

 

27.8.2018 - Maside Ocak: Annemin vücudunun her yerinde morluklar var Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki 700’üncü hafta eyleminde darp edilerek gözaltında alınan Maside Ocak, polis şiddetinden dolayı 82 yaşındaki annesi Emine Ocak’ın vücudunun her yerinde morluklar olduğunu aktardı. 25 Ağustos 2018 günü Cumartesi Anneleri’nin tarihinin en şiddetli saldırısıyla karşılaştıklarını vurguladı.http://bit.ly/SG23-8


27.6.2018 - Bilinç kapalı, elleri kelepçeliydi: Kanser hastası tutuklu hastanede öldü Bianet’in haberine göre hasta mahpus Özdal’ın tedavi gördüğü hastanenin yoğun bakım servisinde hayatını kaybetti. 60 yaşın üzerinde olan Özdal, 2014 yılında Muş’ta tutuklandı ve kendisine verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının onanmasıyla 2016’da tek kişilik hücrede kalmaya başladı.Tutuklanmadan önce herhangi bir sağlık sorunu olmayan Özdal, mahpusluğunun dördüncü yılında Bafra T Tipi Cezaevi’nde yaşadığı şiddetli ağrılardan dolayı hastaneye gitti ve kendisine mesane kanseri teşhisi kondu. Aynı süreçte tansiyon rahatsızlıkları ortaya çıktığından ve böbrekleri de iflas ettiğinden düzenli olarak diyalize girerek hayatını sürdürmek durumunda kaldı. Okuma-yazması olmayan Özdal’ın arkadaşlarının mektupla aktardığına göre, Özdal iki yıldır tutulduğu hücrede yaşından ve yaşadığı ağır hastalıktan dolayı ihtiyaçlarını karşılayamıyor ve ilaçları zamanında verilmediği için tedavisi aksıyordu.Son zamanlarda hastalığı nedeniyle bilinci kapanan Özdal’ın bileğindeki kelepçeler çıkarılmamış, tedavisi için infazının ertelenmesi talepleri reddedilmişti.

http://bit.ly/SG23-9


28.8.2018 - 'AKP ile MHP, af ve idam konularında anlaştı' iddiası Sözcü'den Emin Özgönül'ün haberine göre MHP'nin 1 Ekim'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılmasıyla gündeme almayı planladığı af kanun teklifinin detayları belli oluyor. Affın, hükümlülerin cezalarından belli miktar indirim yapılarak getirilmesi, böylelikle anayasanın 87. maddesindeki nitelikli çoğunluk şartı olan 360 oya gerek kalmaması öngörülüyor. Ceza indiriminde, terör suçları ile kadına ve çocuklara yönelik cinsel ve şiddet suçları ile uyuşturucu kaçakçılığı ve imalinin kapsam dışı tutulması öngörülüyor. Erdoğan ve Bahçeli'nin Ceza İnfaz Kanunu değişikliği ile kısmi af ve bazı suçlarda idam cezasının geri getirilmesine yönelik değişiklik konusunda da çalışma yapma kararı aldığı ileri sürüldü.Erdoğan'ın 31 Temmuz'da Devlet Bahçeli ile yaptığı sürpriz görüşmenin perde arkasında da bu iki konunun bulunduğu öne sürüldü.http://bit.ly/SG23-10


29.8.2018 - AKP: Bundan sonra İstiklal Caddesi'nde Cumartesi Anneleri'nin eylemine izin verilmeyecek AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İstiklal Caddesi'nde Cumartesi Anneleri'ne eylem izni verilmeyeceğini belirterek, "İstiklal Caddesi gibi yerlerde eylemlere asla müsaade edilmeyecek.’’ dedi.http://bit.ly/SG23-19


29.8.2018 - Yeni sistem, ‘yeni Meclis’: Bakanlara gelen 440 soru önergesinin beşine yanıt verildi 7 Temmuz’da yemin ederek göreve başlayan vekillerin verdiği ve içtüzük gereği 15 gün içinde cevaplandırılması gereken 435 önerge, cevaplandırılmayı bekliyor.Yeni sisteme göre Meclis, kanun teklifi ve tasarılarını görüşmekle oylamaktan sorumlu. Bakanlar Kurulu’nu denetleme yetkisi olmayan milletvekillerinin soru önergesi verme yetkisi var ancak gensoru yetkisi ortadan kalktı.TBMM’nin sözlü soru sorma yetkisi kaldırılırken, yazılı soru da sadece cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yöneltilebiliyor. Cumhurbaşkanına ise yazılı ya da sözlü soru sorulamıyor. Meclis, cumhurbaşkanını düşürebilmek için ancak seçime gitme kararı alabiliyor. Çorlu’daki tren kazası, Çocuk gebeliği, Sözleşmeli öğretmen atamaları, Elektrik zammı bekleyen soru önergeleri arasında.http://bit.ly/SG23-11


30.8.2018 - 'Faili meçhul dosyaları yakılması için SEKA'ya gönderiliyordu' Cumartesi Anneleri'nin 700. Hafta eylemine dönük polis saldırısının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cumartesi Anneleri'ni ve gözaltında kaybedilen Hasan Ocak ile annesi Emine Ocak'ı hedef alan açıklamalar yapmıştı. Soylu, "Hasan Ocak, TKP/ML Terör Örgütü üyesi değil miydi? Örgüt tarafından infaz edilmedi mi?" demişti. Hasan Ocak’ın dosyasıyla yakından ilgilenen 50. Hükümetin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Algan Hacaloğlu, Soylu'yu yalanlıyor. "Başından sonuna kadar mahkemedeydim. Böyle bir ifadeye tanık olmadım" diyen Hacaloğlu, Ocak'ın öldürülmesiyle ilgili AİHM karşısına ailenin talebi üzerine tanık olarak çıktığını ve devletin Hasan Ocak'ın işkenceyle öldürülmesindeki sorumluluğunu anlattığını belirtti. 2013'e kadar aileyle görüşen Hacaloğlu, işkenceyle öldürülen Hasan Ocak'a ait fotoğrafı da arşivinde bulunduruyor. "Ocak'ı konuşturmak için gözaltına aldılar ve orada uyguladıkları işkence ve darptan sonra öldürülmüş halde Beykoz'a atıldı" dedi.

http://bit.ly/SG23-13


Türkiye Gündemi


1.8.2018 - ABD’den Türkiye’ye yaptırım kararı ABD Hazine Bakanlığı, ABD’li rahip Brunson’ın “haksız tutukluluğu” gerekçesiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yaptırım uygulama kararı aldığını açıkladı.ABD Hazine Bakanlığı’nın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yaptırım uygulama kararı aldığı duyuruldu.Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Gül ve Soylu’nun ABD’deki mal varlıkları dondurulurken, ABD’li kişi ve kurumların söz konusu bakanlarla herhangi bir ekonomik ilişkiye girmesi ise yasaklandı.http://bit.ly/SG23-12


2.8.2018 - ABD Senatosu’ndan Türkiye’ye F-35 için yaptırım kararı ABD yönetiminin Türkiye’den iki bakana yönelik yaptırım kararı almasından yalnızca saatler sonra ABD Kongresi’nden, F-35 yeni nesil savaş uçağı teslimatının geçici olarak durdurulmasını içeren savunma harcamaları yasa tasarısına onay geldi.http://bit.ly/SG23-14

 
3.8.2018 - Albayrak’tan ABD açıklaması: İlişkiler hiçbir zaman kopmaz Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD ile yaşanan krize ilişkin “Dünden daha iyi bir noktadayız. İlişkiler hiçbir zaman kopmaz” dedi.http://bit.ly/SG23-1


7.8.2018 - ABD'den Türkiye açıklaması: Gerginliğe rağmen sağlam dostuz Amerika'nın Ankara Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada, "Mevcut gerginliklere rağmen ABD, Türkiye’nin sağlam bir dostu ve müttefiki olmayı sürdürmektedir" denildi.

http://bit.ly/SG23-15


8.8.2018 - Sermaye partileri tek ses İyi Parti Başkanlık Divanı ülke gündemini değerlendirmek üzere toplanırken, Parti Sözcüsü Aytun Çıray, toplantıda açıklamalarda bulundu. Çıray, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar dolayısıyla siyasi taviz isteyebilecek çevrelere karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dik durulmasını istedi ve böyle bir durumun yaşanması karşısında kendilerinin de yanında olacaklarını açıkladı.

http://bit.ly/SG23-16


20.8.2018 - SPK’den Demirören’e kur muafiyeti: “264 milyon TL’lik bir ‘kıyak’ yapıldı” Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Kurumuna bağlı SPK ile ilgili yazısı sansürlenince Hürriyet’ten ayrılan ekonomi yazarı Uğur Gürses Demirören Grubu’na SPK’nin tanıdığı 264 milyon liralık kur muafiyeti hakkının, yazısının sansürlenmesinin gerekçesini ortaya çıkardığını yazdı. Gürses, Demirörenlere 264 milyon TL’lik bir ‘kıyak’ yapıldığını kaydetti. SPK, 362 sayılı kanunda yer alan “halka açık bir ortaklığın yönetiminin değişmesi veya borsada işlem gören bir şirket ile birleşmesi halinde, yeni yönetimin küçük hissedarlara çağrı yaparak pay alma zorunluluğu” düzenlemesinde Demirören Grubu’na muafiyet getirdi.

http://bit.ly/SG23-4


24.8.2018 -Ankara-Moskova hattında görüşme trafiği  Rusya’nın başkenti Moskova, bir hafta aradan sonra yine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan’a ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz Cuma günü Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile görüşen Akar ve Fidan,  bir kez daha Moskova’ya gitti. Şoygu ile bir araya gelen Akar ve Fidan’ın bugünkü görüşmesinde Suriye’deki durum ve ikili iş birliği konularının ele alındığı öğrenildi.Öte yandan Moskova’daki bir diğer görüşmede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir araya geldi. Çavuşoğlu’yla bir araya gelen Lavrov, görüşmenin basına açık kısmındaki konuşmasında “Rusya ve Türkiye’nin gündeminde her zaman istişare edilecek konular var. Ticaret, ekonomi alanındaki ilişkiler, insani işbirliği, askeri-teknik işbirliği son derece yoğun ve aktif bir şekilde gelişiyor” dedi.

http://bit.ly/SG23-17


29.8.2018 - İthal kurbanlıklarda şarbon: Bakanlığa göre ‘halk sağlığı açısından tehdit yok’ Sağlık Bakanlığı, Et ve Süt Kurumu tarafından ithal edilen hayvanlarda tespit edilen şarbon hastalığıyla ilgili “Halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit bulunmamaktadır” açıklamasını yaptı.Et ve Süt Kurumu’nun kurbanlık olarak getirip Gölbaşı’daki özel bir çiftliğe yediemin olarak bıraktığı yaklaşık dört bin büyükbaş hayvandan 50’si ölmüştü.Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Türkiye’de önde gelen et şirketleri ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Et ve Süt Kurumu, 2011-2012 yıllarında Polonya’dan yaklaşık 3 bin büyükbaş et ithal etmiş ve sonrasında Polonya, söz konusu etlerde ‘deli dana’ diye bilinen Bovine Spongiform encephalatopathie (BSE) tespit etmişti.

http://bit.ly/SG23-20


Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


1.8.2018 - 2015’teki HDP seçmenlerinin %5’e yakını bu seçimlerde oy kullan(a)madı KONDA’nın son seçimleri ele alan raporu açıklandı .“2015’te HDP’ye oy veren her on seçmenden dokuzu tekrar HDP’ye oy verdi. Bununla birlikte HDP yeni seçimlerde sandığa gitmeyen ya da gidemeyen en büyük seçmen kitlesine sahip parti de oldu: 2015’teki HDP seçmenlerinin %5’e yakını bu seçimlerde oy kullan(a)madı. Birbirine tezat gözüken bu iki sonucu HDP’nin etkili olduğu 19 ilde sandıkların güvenlik sebebiyle birleştirilmesi ve seçmenlerin yerleşim bölgelerine uzak yerlere taşınması ile kısmen açıklamak mümkün olabilir. Seçimlere katılım 2015 Kasım’a göre ülke genelinde artmışken, Güneydoğu’daki ilçelerde düşmüş. HDP ile ilgili diğer bir gözlemimiz yeni seçmenler arasında HDP’nin popülerliğinin AK Parti’den sonra ikinci sırada olması..HDP’nin, seçmen kitlesini en iyi koruyan parti olduğu belirtildi. CHP’den HDP’ye kayan oylar iddiasına da değinilen raporda, “CHP’den HDP’ye kayan stratejik oyun büyüklüğünün en azami olarak HDP oyundaki 0,9 puan artış kadar, ama muhtemelen bu oranın gerisinde bir seviye olduğu kabul edilmelidir” denildi.http://bit.ly/SG23-21


7.8.2018 - Yasakta hayatını kaybedenlerle ilgili itirazlar da reddediliyor Şırnak Cizre'deki yasak sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Ata Borçin’e ilişkin açılan soruşturmaya verilen takipsizlik kararına yapılan itiraz da reddedildi. “Yasağı ilan eden yetkililere kusur izafe etmek mümkün değil” denilen karar için AYM’ye başvuru yapıldı. Borçin’in oğlu ise, ambulansın gelmediğini, doktorların geç müdahale ettiğini ifade etmişti. Şırnak’ın Cizre ilçesinde 4 Eylül 2015 tarihinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” sırasında kalp krizi geçirdikten sonra hayatını kaybeden 71 yaşındaki Ata Borçin’in ölümüne ilişkin Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının “Görevi kötüye kullanma, taksirle öldürme” iddiasıyla açtığı soruşturma geçtiğimiz yılın sonralarında takipsizlikle sonuçlandırılmıştı.http://bit.ly/SG23-22


16.8.2018 - TSK, Şengal’e hava saldırısı düzenledi TSK ve MİT tarafından düzenlenen hava saldırısında, IŞİD işgali sonrası özsavunma gücü olarak kurulan Şengal Savunma Birlikleri’nin (YBŞ) eski komutanı “Mam Zeki”nin yaşamını yitirdiği belirtildi.Şengal’e dönük operasyon, Irak Başbakanı Haydar el İbadi’nin Ankara ziyaretinin ardından geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Irak Başbakanı İbadi ile bir araya gelmiş, PKK’ye yönelik operasyonlarda Irak’tan beklentileri konusunda ‘görüş birliğine vardıklarını’ kaydetmişti. Erdoğan, “PKK terör örgütü ile mücadelede Irak tarafından beklentilerimizi aktardım. PKK’nın Irak’tan tamamen temizlenmesi istikametinde çabalarımızı artırma hususunda görüş birliğine vardık” ifadelerini kullanmıştı. İbadi ise şu sözleri kaydetmişti: “Sınırların kontrol altına alınması, özellikle Türkiye sınırının kontrol altına alınması için bir plan yaptık. Biz buna müsamaha etmeyeceğiz. Biz Türkiye ile birlikteyiz. Sınırların korunması, Türkiye’ye saldırıların önlenmesi konusunda Türkiye ile birlikteyiz.” Irak hükümeti daha öncesinde Şengal’e yapılacak saldırıya karşı olduklarını söylemişti. KCK yaptığı açıklamada ‘suikast’ ifadesini kullanırken, “Şengal’den gelen bilgilere göre KDP ya da Irak’a yakın çevrelerin bu suikastta işbirliği yaptıkları iddiası bulunmaktadır” dedi.Açıklamada ayrıca Şengal hava sahasının ihlal edildiği kaydedilerek, “Bu hava sahasının kullanılması konusunda Irak, ABD ve KDP sorumludurlar” denildi.

http://bit.ly/SG23-23


18.8.2018 - Şengal’in vurulmasına tepki TSK’nin, Irak Federe Kürdistan bölgesine bağlı Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği hava saldırısı ve Ezidi Toplumu Koordinasyonu Üyesi Zeki Şengali’nin yaşamını yitirmesi Kürt halkının yaşadığı birçok merkezde yürüyüşlerle protesto edilirken, Avrupa'da da çeşitli eylemler düzenlendi.Almanya’nın Freiburg, Mannheim, Stuttgart, Hamburg, Köln ve Saarbrücken şehirlerinde, Yunanistan’ın başkenti Atina, Fransa’nın Strasbourg ve Kanada’nın Toronto kentlerinde yapılan eylem ve açıklamalarla hava saldırısına tepki gösterildi. Yine Federe Kürdistan Bölgesi’nde de Ranya, Süleymaniye, Çemçemal ve Kelar’da yürüyüş ve basın açıklamaları gerçekleştirildi. Yapılan açıklamalarda TSK’nin gerçekleştirdiği hava saldırısının Ezidilere dönük fermanın devamı olduğu belirtildi.

http://bit.ly/SG23-24


21.8.2018 - Diyarbakır’dan Mardin’e: Kent merkezlerine kalekol, yollara zırhlı kule Karakol ve kalekolların yoğun olarak inşa edildiği bölge illerinde bu kez kent merkezinin yanı sıra karayollarına “zırhlı kuleler” konuldu. Daha önce kent merkezlerinde kimi noktalara 10 ton ağırlığındaki patlayıcı ve roketli saldırılara karşı dayanıklı zırhlı kuleler yerleştirilmişti. Yaklaşık üç hafta önce Diyarbakır-Mardin karayolunun Mardin sınırından başlayan ve Diyarbakır girişine kadar belirli aralıklarla üç katlı “seyyar güvenlik kuleleri”nin de yerleştirme işlemi tamamlandı. Kulelerin etrafına beton bariyerler yerleştirildi. Yol üzerindeki kulelerin patlayıcı ve uzun menzilli silahlara karşı etkili ve kurşun geçirmez olduğu belirtiliyor. Otoyollara konulan bu zırhlı kulelerde korucular konuşlanacak.Resmi verilere göre en az 68 kalekol tamamlandı, 12’sinin de inşası sürüyor. 143 kalekolun proje ve ihale çalışmaları da sürüyor.http://bit.ly/SG23-25


23.8.2018 - Dersim'de iki hafta süren yangına sadece gönüllüler müdahale etti Dersim’in Aliboğazı bölgesinde başlayan ve kısa sürede yayılan orman yangını, bitki örtüsüne ve doğal yaşama büyük zarar gördü. Ekoloji mücadelesi yürüten 56 örgüt tarafından kurulan Ekoloji Birliği’nden verilen bilgiye göre devlet kurumları yangın süresince herhangi bir müdahalede bulunmadı. Bu tavrın anayasal suç olduğunu vurgulayan Ekoloji Birliği, yangının etkili olduğu bölgelerde köylerin boşaltılmak zorunda kalındığını bildirdi. Açıklamalarda ayrıca yangının birincil nedeninin bölgedeki askeri operasyonlar olduğu savunuldu.angınla ilgili gelişmeleri aktaran Tunceli Barosu Başkanı Barış Yıldırım ise yangına sadece gönüllülerin müdahale ettiğini belirterek, “Yangınla birlikte 1800 bitki türü ile koruma altındaki canlıların bulunduğu milli park ve endemik türler zarar gördü. Orman Genel Müdürlüğü’nden yazılı olarak havadan müdahale talep ettik ancak yanıt alamadık

http://bit.ly/SG23-26


28.8.2018 - Yalnızca ailesi katılabildi, taziye çadırına bile izin verilmedi: Koçer Özdal’ın cenazesi Muş’ta defnedildi Cezaevinde yakalandığı hastalık nedeniyle yaşamını yitiren Koçer Özdal’ın cenazesi defnedildi. Cenaze törenine sadece ailesinin katılmasına izin verilirken, köyde taziye çadırı kurulmasına dahi izin verilmedi.Hasta tutuklu Koçer Özdal, 13 Ağustos 2018 tarihinden bu yana Ankara Numune Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde bulunuyordu. Kanser nedeniyle yaşamını yitiren Özdal’ın bilinci 24 Ağustos günü tamamen kapanmıştı. Özal, tedavisi süresince el bileğinden yatağa kelepçeli halde tutuluyordu.

http://bit.ly/SG23-27

 

28.8.2018 - Korucular 2 çocuğu istismar etti: Çocukları tehdit ettiler Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 2 kız kardeşin, kuzenleri korucu İsa E. ile Sedat E. tarafından yıllarca cinsel istismara maruz kalması olayına ilişkin açılan davanın ilk duruşması Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.D.E.’nin annesi N.E., “İsa ve Sedat E. kızımı tehdit ettikleri için kızlarım bana hiçbir şey söylememişlerdi. Ben her şeyi karakolda öğrendim. Kızım 10 yaşında istismara uğramış. Bu aile eltimin ailesidir. Onlarla kesinlikle hiçbir kan davası sorunu ya da başka bir sıkıntımız yoktur. ‘Ağabeyinizi öldürürüz’ diyerek tehdit ettikleri için kızım kimseye bir şey söylemedi.http://bit.ly/SG23-28


30.8.2018 - Kürt nüfusunun yoğun olduğu kentlerde, 1990’lardaki JİTEM benzeri yeni bir yapılanmanın faaliyet yürüttüğü, “JİT” denilen şeb “JİTEM benzeri yeni bir yapılanma var, ilk icraatı ajanlaştırma”ekenin ‘yer söyle davan düşsün’ teklifi ile insanları ajanlaştırmaya çalıştığı iddia ediliyor.Mezopotamya Haber Ajansı’na göre JİTEM benzeri bu yapılanmanın adı “Jandarma İstihbarat Teşkilatı” (JİT).Haberde; JİT elemanı olduğu öne sürülen sivil giyimli askerlerin, hakkında arama kararı bulunan ya da soruşturma açılan, yine davası olan veya yargılandığı davada hüküm giyen kişiler üzerinde ‘çalışma yürüttüğü’ öne sürülüyor. Söz konusu kişilere ulaşılmadığında ise aile ve mahalle muhtarları aracılığıyla haber gönderilerek, istihbarat elemanı olmaları istendiği belirtiliyor.http://bit.ly/SG23-29


Halk İçin Ekonomi


3.8.2018 - İstanbul Avrupa yakasında ayda 85-90 bin abonenin elektriği faturasını ödemediği için kesiliyor CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Halit Bakal’ın verdiği bilgiye göre,İstanbul Avrupa yakasında ayda 85-90 bin abonenin elektriği faturasını ödemediği için kesiliyor. Bakal, “Avrupa yakasında 4.5 milyon abonemiz var. Her ay 3.7 milyon fatura kesiyoruz. bunların 500 bini ikinci ihbara kadar faturasını ödemiyor. Ayda 90 bin civarında kişinin elektriği kesiliyor” dedi. Elektriğe gelen son zamla bir ailenin 230 kilovatsaatlik asgari tüketim için aylık ödemesi gereken elektrik faturası 94.75 liradan 115.62 liraya çıktı. Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) yaptığı hesaplamaya göre Aralık 2017’de aynı tüketim için 95 lira ödeyen bir aile artık 21 lira daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacak.http://bit.ly/SG23-30


5.8.2018 - Patronlara “istihdam” teşvikleri işçilerden kesiliyor AKP'nin açıkladığı 100 günlük eylem planı sermayeyi ihya etmeye dönük başlıklardan oluştu.Patronlara “istihdam” için 5,25 milyar lira destek verileceği açıklandı. Söz konusu desteğin kaynağı ise belirtilmedi.Bugüne kadar “istihdam teşviği” olarak patronlara sunulan destek işçi ücretlerinden kesilen işsizlik fonundan karşılandı. 125 milyar liraya ulaşan işsizlik fonu, 2002 yılından beri yalnızca 5 milyon 706 bin işsize destek için kullanıldı. 16 yılda İşsizlere yapılan ödeme 17,8 milyar lira dolaylarında kaldı.http://bit.ly/SG23-31


6.8.2018 - 815 milyon insanın açlık çekiyor, 124 milyon insan açlıktan ölmek üzere, gıdanın üçte biri ise çöpe gidiyor Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 7,7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9,8 milyara yükselmesinin beklendiğini belirtti. Halen küresel düzeyde tarımın kişi başına 4 bin 600 kalorilik üretim yaptığını vurgulayan Bayraktar, bunun dünya nüfusunu doyurmaya rahatlıkla yeteceğini ama Birleşmiş Milletler verilerine göre 815 milyon insanın açlık çektiğini, bunlardan 124 milyonunun ise açlıktan ölmek üzere olduğuna dikkati çekti. Dünyada üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin çöpe gittiğini belirten Bayraktar, “Bu rakam, 2,5 milyardan fazla insanı doyurmaya yetecek kadar çok.Dünyada üretilen sebze meyvenin yüzde 46’sı sofraya ulaşmıyor” diye konuştu. Ulusal Kaynakları Savunma Konseyi’nin (NRDC) raporuna göre, ABD’de her yıl üretilen gıdanın yüzde 40’ının, meyve ve sebzenin yüzde 52’sinin, deniz ürünlerinin yüzde 50’sinin, tahıl ürünlerinin yüzde 38’inin, et ürünlerinin ise yüzde 22’sinin atıldığını bildiren Bayraktar, “Diğer gelişmiş ülkelerin de ABD’den farkı yok. Ülkemizde de çok büyük israf var. Üretilen meyve sebzenin en az yüzde 25-30’u daha sofraya ulaşmadan çöpe gidiyor.Her yıl üretilen 4 milyar tonluk gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketilirken, 1,3 milyar tonu israf ediliyor. 2050 yılına kadar gıda tüketimi en az 1,6 milyar ton artacağı bekleniyor.http://bit.ly/SG23-32


7.8.2018 - Açlık sınırı bin 744, yoksulluk sınırı 6 bin 33 lira oldu Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Temmuz 2018 dönemi açlık ve yoksulluk sınırı verilerini hesapladı. Hesaplamaya göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için, günlük 58.14 TL, aylık 1.744 TL’lik harcama yapması gerekiyor.BİSAM’ın Haziran 2018 dönemi için açlık ve yoksulluk sınırı raporundaki verilere göre, aynı dönemde yoksulluk sınırı da, bir önceki aya göre 873 lira artarak, 6 bin 33 lira oldu.http://bit.ly/SG23-33


8.8.2018 - Banka borcundan dolayı altı ayda 711 bin kişi yasal takibe alındı Bireysel kredi ve kredi kartı borcundan dolayı yılın ilk altı ayında 711 bin kişi yasal takibe alındı. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin, Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Haziran 2018 Raporu’na göre; yılın ilk yarısında, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2018 yılı Ocak – Haziran döneminde 711 bin kişi oldu.http://bit.ly/SG23-34


9.8.2018 - Diyanet’e para yetmiyor: 7.7 milyar az geldi, yarım milyar ek istedi Birgün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılın ilk altı ayındaki gerçekleşmeler ve ikinci dilime ilişkin öngörülerin yer aldığı Mali Durum ve Beklentiler Raporu yayımlandı. Rapora göre, geçen yılı da ek ödenek alarak 7.3 milyarlık harcama ile tamamlayan Diyanet’e, bu yıl için yüzde 12’lik artışla 7.7 milyarlık bütçe ödeneği ayrıldı. Ancak altı ayın sonunda 4 milyar lira harcayan kurum, yıl sonu gerçekleşme tahminini 8.3 milyar lira olarak güncellendi.


14.8.2018 Döviz borcu 467 milyar dolar "Döviz borcu 2001 krizinde USD 117 milyar iken şimdi USD 467 milyar. Bu notada GSYH’ye oran olarak kaç olduğundan çok daha önemlisi miktar; 12 ay içinde çevrilmesi gereken borç + cari açık finansmanı USD 235 milyar. GSYH oranı olarak 2017 GSYH’siyle yüzde 16. Bu oran 2001’de yüzde 23,5 idi. Buna karşın özel sektör dış borcu GSYH’nin yüzde 37’si ki 2001’de yüzde 21 idi. Sadece bütçe açığı/kamu iç borcuyla dış açık yer değiştirmedi döviz borcunun ağırlık merkezi de kamudan özel sektöre kaydı. Daha çarpıcısı şu: 2001’de özel sektör açık pozisyonu kâğıt üzerinde de olsa USD 6,5 milyar idi: şimdi USD 22,7 milyar. " (Dünya Gazetesi, Gündüz FINDIKÇIOĞLU)


14.8.2018 Türkiye OECD içinde "dış şoklara en duyarlı ülke" "OECD’nin dış şoklara karşı en duyarlı ülkeler olarak gördüğü 9 ülke arasında Türkiye’nin yerini görüyorsunuz. 9 ülke arasında, milli gelirine oranla cari açığı ile dış borçları en yüksek olan ülke Türkiye. Buna karşın milli gelirine oranla döviz rezervleri en düşük ülkelerden birisi yine Türkiye. Yani dış açığı ve borcu en yüksek ama rezevleri en yetersiz ülkelerden birisi. Öte yandan enflasyonu, IMF’lik olan Arjantin’den sonra en yüksek olan ülke de Türkiye." (Dünya Gazetesi, İsmet ÖZKUL)


15.7.2018 Yem sanayicileri, çiftçiye dolarla yem satmaya başladı; çiftçi zor durumda "Dövizdeki artış nedeniyle yılbaşından bu yana yüzde 50’ye varan oranlarda zam yapan yem sanayicileri, çiftçiye dolarla yem satmaya başladı. Hammaddesi büyük oranda dışarıdan ithal edilen yemin maliyeti dolar arttıkça artıyor. Yem üreticileri artan maliyeti fiyatlarına yansıtıyor. Fakat, bu yemi hayvanına yediren et, süt,yumurta üreten çiftçi ürün fiyatına aynı oranda yansıtamıyor. (...) Çünkü, özellikle çiğ sütte fiyatı üretici belirlemiyor. Çiğ süt fiyatı Gıda Komitesi’nin görüşü alınarak Ulusal Süt Konseyi tarafından 6 ayda bir belirlenerek açıklanıyor. Fiyat 6 ay boyunca sabitleniyor. Bazen bu 7-8 ayı buluyor." (Dünya Gazetesi, Ali Ekber YILDIRIM)


17.8.2018 - Türkiye'den sermaye kaçışı hızlandı Merkez Bankası verilerine göre yabancı yatırımcılar geçen hafta 196.5 milyon dolarlık devlet iç borçlanma senedi sattılar. Yabancılar son dört haftadır net satıcı durumundalar zaten. Dört haftadaki toplam satış 653.3 milyon dolara ulaştı. ( Alaattin AKTAŞ) 17.8.2018 - Borsa 2008'den bu yana en düşük seviyesine indi BIST 100 Endeksi ($) Şubat ayının başından bu yana aşağı yönlü trendde hareket ederken, bu süre zarfında %52 oranında değer kaybına uğradı. Böylece endeks ($) küresel finansal kriz dönemi olan 2008 yılının en düşük seviyelerine geriledi. (Dünya Gazetesi, İrem DIŞPINAR)


17.8.2018 - Mayıs ayı işsizliği geçen yılların üzerinde "Mayıs ayı işsizlik oranı yüzde 9.7 oldu. Türkiye’de işsizlik hemen her yıl tekrar eden bir döngüye sahiptir. İşsizlik oranı genellikle ocak ayında (bu oran aralık, ocak ve şubatın ortalamasıdır) zirveye çıktıktan sonra gerilemeye başlar; nisan ya da mayısta dip yapar, sonra haziranla birlikte yeniden artış gösterir. Bu yıla bakıyoruz, son beş yıl ortalamasından farklı bir eğri çıkmış ortaya, çıkış mayısta başlamış. Dikkat çeken bir başka durum da yılın ilk üç ayındaki işsizlik oranı önceki beş yıl ortalamasının altındayken, nisanda hemen hemen aynı düzeyde bir gerçekleşme oldu, mayısta ise önceki yıl ortalamalarının epeyce üstüne çıkıldı." (Dünya Gazetesi)


17.8.2018 - Kapanan şirket sayısı yüzde 33 arttı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) temmuz ayına ilişkin ‘açılan-kapanan’ şirket istatistiklerini açıkladı. Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 23.27 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 2.17 oranında artarken, kooperatif sayısı yüzde 12.94 azaldı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında ise yüzde 32.94 kapanan kooperatif sayısında yüzde 59.09 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 72.80 oranında artış oldu.http://bit.ly/SG23-36


26.8.2018 - ‘Kemer sıkma’ politikası Yunanistan’da ölümleri artırdı’ ABD’de yapılan bir araştırmaya göre Yunanistan’da sekiz yıl süren ekonomik ‘kemer sıkma’ politikası nedeniyle ölüm oranı yükseldi.DHA’nın aktardığına göre University of Washington tarafından yapılan araştırmada son 18 yılın ölüm oranları incelendi.Buna göre, 2000-2010 yıllarında ölüm oranında yüzde 5.16’lık bir artış meydana gelirken bu rakam politikaların uygulandığı 2010-2018 yıllarında yüzde 17.7’ye yükseldi. Ölüm artış hızı, diğer Avrupa ülkelerini de üçe katladı.Üniversitenin açıklamasında, 2010’da Avrupa Birliği (AB) ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) talep ettiği sert kemer sıkma politikası sonucunda Yunanların sağlık durumunun kötüleştiği, buna bağlı olarak ölümlerin arttığı belirtildi. Küçük yaşlarda ölüm oranının artmasının ülkenin toplam nüfusunun yaşlanmasını hızlandırdığı da dile getirildi. Özellikle beş yaşından küçük ve 70 yaşından büyük kişilerde ölüm sayısında yüksek oranlı artışlar gerçekleşti.http://bit.ly/SG23-37


27.8.2018 - Sermaye kasasını doldurmaya devam ederken yoksulluk sınırı 1 yılda bin lira arttı Türk-İş’in açıkladığı rakamlara göre, yoksulluk sınırı ağustos ayında 5 bin 900 lira olarak ölçüldü. Aynı rakam geçtiğimiz ağustos ayında 4 bin 900 lira olarak tespit edilmişti. Yoksulluk sınırı bir önceki aya göre ise 241 lira artış gösterdi.TÜİK’in açıkladığı rakamlar geçtiğimiz yıl ağustos ayında ‘açlık sınırı’ için bin 504, ‘yoksulluk sınırı’ için 4 bin 901 idi. 2018 Ağustos’u ile karşılaştırıldığında ‘açlık sınırı’nda 304, ‘yoksulluk sınırı’nda tam bin liralık bir fark oluşuyor.Araştırmada bir çalışanın -sadece kendisinin- yapması gereken yaşama maliyeti ise aylık 2 bin 225 TL olarak hesaplandı.Gıda enflasyonunda son 12 ay itibariyle artış oranı yüzde 20,45 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 12,05 olarak hesaplandı.Türkiye’de sermaye cephesinde ise durum oldukça farklı ;Sabancı Holding'in net kârı geçen yıla göre yüzde 50 artıp 790.2 milyon TL den 1.2 milyar  TL ye yükseldi.Koç Holding ise 2018 yılının ilk yarısında konsolide bazda toplam 57,9 milyar TL gelir elde etti.

http://bit.ly/SG23-38


28.8.2018 - Amerikalıların yüzde 40'ı ekonomik zorluk içinde Amerikalıların yüzde 23,3'ünün gıda alanında zorluk yaşadığı, yüzde 18'inin ailelerinin sağlık faturalarını ödemekte zorlandığı ifade edildi ABD'de yaşayan kişilerin farklı alanlarda yaşadıkları zorluklara ilişkin bir araştırmaya göre, ABD'de yaşayanların yüzde 39,4'ünün en az bir alanda ekonomik zorluk çektiği, yüzde 23,7'lik kesimin ise birden fazla alanda zorluk çektiği bildirildi. Buna göre, araştırmada, Amerikalıların yüzde 23,3'ünün gıda alanında zorluk yaşadığı, yüzde 18'inin ailelerinin sağlık faturalarını ödemekte zorlandığı ve yüzde 17,8'inin ise maliyet nedeniyle sağlık hizmeti alamadığı ifade edildi. Araştırmada, ABD'de yaşayanların yüzde 13'ünün su ve elektrik gibi zaruri hizmetlerin ödeme tarihlerini kaçırdığına, yüzde 4,3'ünün de borç nedeniyle bu tür hizmetlerinin kesildiğine yer verildi.

http://bit.ly/SG23-39


29.8.2018 - En zengin yüzde 1'in milli gelirdeki payı 10 yılda %30 yükseldi Vergi uzmanı Ozan Bingöl’ün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda açıkladığı rakamlara göre, en zengin yüzde 1’in milli gelirden aldığı pay 2007’de yüzde 17.4 iken, 10 yıl içinde bu oran yüzde 23.4’e yükselerek yaklaşık yüzde 30’luk bir artış gösterdi. http://bit.ly/SG23-40


31.8.2018 - Gıdaya bir de gizli zam: Gramajlar düştü Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Mustafa Altunbilek’in verdiği bilgiye göre gramaj oyunuyla tüketici aldatılıyor.Hafta başında açıklanan yeni listeyle bazı marketlerde 700 ürünün 385’inin fiyatı ortalama yüzde 30 artarken, bazı markalar ise fiyatı sabit tutup ürünlerin gramajını düşürerek gizli zam yapıyor.100, 200, 250, 300, 500 ve 1000 gram olarak bildiği pek çok ürün 111, 225, 130, 40, 172, 960, 1440, 810 gibi küsuratlı gramajlarla satılmaya başlandı. Gramaj oyunu, özellikle kuruyemiş, deterjan, çikolata ve şarküteri ürünlerinde öne çıktı.Türkiye’de “ucuza kalitesiz ürün” satmakla ünlenen market tekeli BİM’in dün itibariyle 350 kalem ürüne %25-30 arası birden zam yaptığı iddia edildi.http://bit.ly/SG23-41


31.8.2018 - İşsizlik fonu sermayenin hizmetinde İşsizlik sigortası fonu 2000 yılında hayata geçirilmişti. Fonda bugüne kadar toplanan paranın 184 milyar olduğu açıklandı. Ancak bunun sadece 64 milyar lirası harcandı. Sadece üçte biri işten atılanlara gitti, üçte ikilik bölüm doğrudan patronlara aktarıldı. Fon bütçesinden 2014-2018 Mart ayları arasında toplam 48,2 milyar lira tutarında harcama yapıldı. Bunun yalnızca 12,8 milyar lirası işsizlik ödeneği için kullanıldı. Fon hesaplarını denetleyen Sayıştay 2013, 2014 ve 2015 yıllarında İşsizlik Sigortası Fonu’nda ki 553 milyon liranın nereye gittiğinin bilinmediğini açıklamıştı. Yine GAP’a borç diye fondan verilen 11 milyar 500 milyon lira 2012 yılından bu yana hala tahsil edilmiş değil.Ayrıca her seçim döneminde geçici olarak işe alınan, İŞKUR eğitim programlarından faydalandırılanlara oy olarak geri dönsün diye fondan para verildi.Örneğin bu fondan 80 milyon 300 bin lira, Soma’da 301 madencinin ölümünden sorumlu olan firmaya verilmişti.http://bit.ly/SG23-42

 

İşçi Yaşamından


3.8.2018 - ‘Her gün 3 inşaat işçisi yaşamını yitiriyor’ Sirkeci Postanesi’nin restorasyonu sırasında iş cinayetine kurban giden Dilek Dayar’ın firmanın ihmali sonucu yaşamını yitirdiğini belirten Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, günde üç inşaat işçisinin ihmal sonucu yaşamını yitirdiğini söyledi.Türkiye’de iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı iş kolunun inşaat sektörü olduğunu söyleyen Karabulut,“(İSİG) Meclisi’nin aktardığı raporlarda 2018’in ilk 6 ayında Türkiye’de 907 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir” diye belirtti.


8.8.2018 -  50 derecede 13 saat çalışan işçiler: “Çare emek örgütleri ama yoklar” Urfa’nın Bozova, Birecik, Suruç, Halfeti ve Hilvan ilçeleri ile Antep’in Nizip, Karkamış ve diğer ilçelerinde sabahın ilk ışıklarında yola koyulan tarım işçileri, 40-50 derece sıcağın altında 12-13 saat çalıştırılıyorlar. Sosyal güvenceden yoksun çalıştırılan işçiler, günlük ortalama 50 ile 70 TL arasında yevmiye alıyor. Sabah 05.00 saatlerinde kamyon kasalarında tarlalara taşınan işçiler, aynı şekilde evlerine dönüyor.Urfa’da 50 derece sıcağın altında çalışan binlerce tarım işçisinden biri de Mehmet Melle Xelil. 5 Yıl önce Kobanê’de IŞİD saldırılarından ailesi ile birlikte Türkiye’ye sığınan Xelil Suriyeli olduğu için Türkiye’de mecburen hiçbir sosyal güvence olmadan çalışmak zorunda olduğunu belirtiyor. Xelil, yaşam şartlarının kendileri için çok zor olduğunu söylerken sözlerini şöyle sürdürdürdü: “50 derece sıcağın altında çalışmak çok zor bazen ağaçlara çıkıyorum ve her an bir iş kazası olma ihtimali var. Sağlık güvencem olmadığı için hastaneye gitme şansım yok. Benim gibi bir çok işçi güneş çarpmasından şikayetçi.Türkiye’de emeğin değeri yok hele bir de Suriyeli isen bu değer daha da düşüyor.”http://bit.ly/SG23-43


10.8.2018 - Mülteci işçiler isyan etti Tarım işçilerini taşıyan iki araç çarpıştı. Olayda 16 işçi öldü. Türkiye’deki mevsimlik işçilerini hatırlatan kaza İtalya’nın Foggia kentinde yaşandı. Popülist sağın iktidarda olduğu İtalya’da, kaza sonrası yabancı işçileri greve gitti.Reuters’a konuşan 28 yaşındaki Malili Ibrahim Sissoko, “Bize köle gibi davranıyorlar ama başka seçeneğimiz yok. Burada başka iş bulamayacağımızı biliyorlar ve bundan faydalanıyorlar” dedi. Mültetici tarım işçileri, sıcak yaz aylarında tarlalarda çalışırken, güneşten korunmak için taktıkları kırmızı şapkalarla yürüyüş yaptı.Çoğunlukla Afrika’dan gelen ve domates tarlalarında çalışan sözleşmesiz göçmen tarım işçilerinin topladıkları her 100 kg domates için 1 euro civarında ücretler aldığı belirtiliyor. Bu işçilerin “insanlık dışı” koşullarda, kimi zaman elektrik ya da suyu olmayan “getto” ve barınaklarda yaşamaya zorlandığı da biliniyor. Denetimden uzak, yasa dışı şekilde işe alınan yabancıtarım işçilerinin çalıştıklarıtarlalara da tıka basa dolu taşıtlarda götürüldüğü ortaya çıktı.http://bit.ly/SG23-44


12.8.2018 - Türkiye’nin 2017 intihar vakaları bülteni: En yaygın intihar sebepleri hastalık ve geçim sıkıntısı 2017 yılında Türkiye'de intihar vakalarının sayısı toplamda 3.069 olarak kaydedildi. İntihar eden erkeklerin sayısı 2.368'ken (%77) kadınların sayısı 701 (%23) olarak belirtildi.Yaşanan intiharların nedenlerini incelendiği zaman, bilinmeyen nedenlerle yaşanan intihar vakası 1.248 kişi ile ilk sırada yer aldı. Nedeni bilinen intiharlarda ise hastalıklar ve geçim zorlukları öne çıktı. Hastalığı sebebiyle intihar eden kişi sayısı 2017'de 653 oldu. Geçim zorluğu yüzünden intihar eden kişi sayısı ise 233.

http://bit.ly/SG23-45


13.8.2018 - 40 derece sıcakta 12 saat çalışmanın karşılığı 50 TL Çukurova’da tarım işçileri 40 dereceyi aşan kavurucu sıcağın altında her gün 12 saat boyunca tarlalarda çalışıp, günlük 50 lira yevmiye alıyorlar. Köylerinin 20 yıl önce devlet tarafından yakılması üzerine ailesi ile birlikte Ceyhan’a geldiklerini anlatan iki çocuk annesi Sabiha Koç (45) da, diğer göç mağdurları gibi kendi ülkesinde mülteciliği yaşayan tarım işçilerinden biri. Geldikleri günden beri tarlalarda çalıştığını söyleyen Koç, “İnanın aldığımız para ancak pazar masrafını ve çocuklarımın harçlığını çıkarıyor” dedi.12 saat boyunca tarlada çalıştıklarını ve ailesinin hiçbir sosyal güvencesinin olmadığını belirten Koç, “Güneşin altında gözlerimiz kör oluyor resmen. Evde de sıcaktan sabaha kadar yatamıyoruz. Astım hastasıyım, bu işi yapınca terden sırılsıklam oluyorum. Bu durum sağlığımı ciddi şekilde etkilese de yapmak zorundayım” dedi.

http://bit.ly/SG23-47


13.8.2018 - Metro hattı şantiyesinde 700’e yakın işçi işten çıkartıldı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Ataköy-İkitelli metro hattında Yenibosna ve Çobançeşme metro durakları arasındaki şantiyede çalışan yaklaşık 700 işçi, 9 Ağustos’ta hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldı. Bayburt Group firmasına bağlı olarak çalışan işçiler, mesai başladığı saatte, formenin isimlerini okumasıyla işlerine son verildiğini öğrendi. Ücretlerini henüz alamayan işçiler, Çobançeşme’deki inşaat şantiyesinde bekleyişlerini sürdürüyor.

http://bit.ly/SG23-46


15.8.2018 - Sağlık Bakanlığı birçok ilacı SGK ödeme kapsamından çıkardı Sağlık Bakanlığı talimatıyla SGK 143 ilacı ödeme kapsamından çıkardı. Prostat ve diyabet ilacı kullanan hastalar mağduriyet yaşıyor. Sağlık Bakanlığı talimatıyla SGK 31 Temmuz 2018’de 143 ilacı ödeme kapsamından çıkardı. Ödeme kapsamından çıkarılan ilaçlar arasında prostat, diyabet, antibiyotik, sinir sistemi, kalp-damar sistemi ve solunum sistemi ilaçları gibi hayati ilaçlar da bulunuyor. Ödeme kapsamı dışında bırakılan ilaçlar ile ilgili yazılı bir açıklama yayımlayan Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, “SGK kapsam dışı bırakılan ilaçların eşdeğerini de vermiyor. Dolayısıyla reçetesinde bu ilaçlar yazılmış olan hastalar tekrar doktora gitmek zorunda kalıyor. Bu yüzden de hastalar mağdur oluyor.” dedi.http://bit.ly/SG23-48


15.8.2018 - Ülkenin en kârlı çimento fabrikasında iş cinayeti Kocaeli’nin Körfez ilçesinde kurulu, Türkiye'nin en kârlı çimento fabrikası Nuh Çimento Fabrikası limanında iş cinayeti yaşandı. Forkliftin (vinç) altında kalan 19 yaşındaki Yunus Temel isimli genç işçinin ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği öğrenildi. Genç işçinin taşeron firma SFS Lojistik’e bağlı çalıştığı bildirildi. Evrensel'in haberine göre, iş cinayeti dün akşam saatlerinde, Körfez Hereke’de bulunan limanda meydana geldi. Yük nakleden forkliftin altında kalan Yunus Temel ağır yaralandı. Limana gelen itfaiye ekibi Yunus Temel’i aracın altından çıkardı. Kalbi duran Yunus Temel, 112 Acil ekibinin ilk müdahalesiye yeniden hayata döndürüldü. Körfez Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yunus Temel, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.


16.8.2018 - Evleri olmadığı için işyerinde uyuyan iki işçi yangında yaşamını yitirdi Gaziantep'teki terlik ve ayakkabı imalathanesinde gece çıkan yangında, evleri olmadığı için işyerinde kalan Suriyeli iki işçi Hamza Nasır (18) ve Mahmut Maruf (16) uyurken soludukları dumandan zehirlenerek yaşamlarını yitirdi.http://bit.ly/SG23-49


17.8.2018 - Şantiyede mafya düzeni yürüyor Ataköy-İkitelli metro hattı şantiyesinden atılan 700’e yakın işçi maaşlarının bir bölümü ödenince eyleme son verdi. Ancak işçilerin işten atıldıktan sonra şantiyede yaşadıkları, inşaat sektöründe işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor. Cumhuriyeti’in haberine göre, işçilerden İslam Güneş, firmanın kârından zarar etmemek için işçilerin işine son verdiğini belirterek, tehdit edildiklerini de söyledi. Firma çalışanlarının şantiye içinde göz dağı vermek için silahlarla ateş ettiklerini de belirten Güneş şunları söyledi: “Yani ben mafyayım haklarınız umurumda değil, imzalayın gidin buradan dediler. Bir sürü polis geldi. Şirketin adamları belinde silah geziyor, önünde çekip beline koyuyor. Polis hiçbir şey demiyor.”http://bit.ly/SG23-50


17.8.2018 - Norveç’te hükümet, haftalık çalışma saatini artırmakla tehdit ediyor Patronların vergilerini düşüren Norveç Başbakanı Erna Solberg, işçileri haftalık çalışma süresini artırmakla tehdit etti. Solberg yaptığı açıklamada, “Daha fazla insan iş bulmak zorunda. Eğer durum böyle giderse, refahtan kesintiler yapmamak için haftalık çalışma süresi 43 saate çıkabilir” dedi. Sağ koalisyon hükümetinin Sağ Parti’den (H) başbakanı olan Erna Solberg, açıklamasında, yaşlı ve emeklilerin sayısında keskin bir artış olduğunu, petrol ve gaz endüstrisinin sağladığı katkıların düşük olduğunu söyledi. “İş hayatında ekonomiye katkıyı yükseltmezsek bu durum refahta ve kamu hizmetlerinde kesti neden olur” dedi.

http://bit.ly/SG23-51


18.8.2018 - Antep'de 10 günde bin işçi atıldı Türkiye ekonomisinde yaşanan son gelişmeler sonrasında Gaziantep’de işsizlik oranlarında artış gözlemlendi. Gaziantep’in en büyük fabrikalarından olan Şireci, Gürteks, Sanko, Merinos, Meltem Tekstil gibi işletmelerde son on günde binin üzerinde işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor. İşten çıkarmaların ‘gönüllü çıkış’ adı altında yapıldığı ve işçilerin tazminatlarının yarısı ödenerek işten çıkarıldığı belirtiliyor.Gaziantep’te fabrikalarda yaygınlaşan ‘kursiyer işçi uygulaması’ ile işçiler kursiyer statüsüne sahip oluyor ve 6 ay boyunca ücretini İŞKUR’un İşsizlik Fonu’ndan alıyor. ‘Kursiyer’ olarak çalışan işçilerin sigorta primleri de yatırılmıyor. Sadece işle ilgili sağlık sorunları yaşandığında sağlık hizmetinden yararlanabiliyor.http://bit.ly/SG23-52


19.8.2018 - Çekmeköy'de rant yıkımının ardından aileler çadırda yaşıyor Çekmeköy Merkez Mahallesi'ne bağlı Farabi sokaktaki evler hakkında 2 Ağustos tarihinde su havzası alanı gerekçesiyle yıkım kararı uygulandı. Mahallede 30 yılı aşkın süredir yaşayan ancak belediye tarafından evleri yıkılan aileler, şu anda çadırda yaşamlarını sürdürüyor. Şimdiye kadar 6 ev yıkıldı, geriye kalan evler hakkında da yıkım kararı alınması bekleniyor.

http://bit.ly/SG23-53


20.8.2018 - 2017’de en az 89 işçi intihar etti İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin iş cinayetleri raporuna göre 2017 yılında en az 89 işçinin işyeri içinde (işyeri dışında ise işe bağlı olarak) intihar ettiğini kaydedildi. İşçi intiharlarının en önemli nedenleri olarak borç, mobbing ve işsizlik gösterildi.Bununla birlikte TÜİK verilerine göre geçim zorluğu Türkiye’de intihar nedenleri arasında 3. sırada bulunmaktadır.’’İşçi intiharları, Türkiye’deki işsizlik rakamları ile paralel bir artış göstermektedir.’’ dendi.

 

http://bit.ly/SG23-54


22.8.2018 - Mevsimlik işçilere suyu bile çok görüyorlar Manisa'nın Salihli ilçesinde günün 12 saatini üzüm ve domates tarlalarında çalışarak geçiren tarım işçilerinin büyük çoğunluğunu Mardin’in Nusaybin ilçesinden gelenler oluşturuyor. Tarım arazilerine yakın yerlerde kendi imkanlarıyla kurdukları çadırlarda yaşayan tarım işçileri, elektrik ve su bulmakta zorlanıyor. Mezopotamya Ajansı’ndan Ayşe Sürme’nin haberine göre, Nusaybin’den sokağa çıkma yasağından sonra gelen ailelerin sayısının arttığını söyleyen tarım işçileri, çalışma koşullarının düzeltilmesini istiyor.Nusaybin’den ailesiyle birlikte çalışmak için Salihli ilçesine gelen Newroz Demir (21), okul tatile girer girmez tarlada çalışmaya başladığını söyledi. Yasaktan sonra tanıdığı tüm akrabalarının evlerinin yıkıldığını dile getiren Demir, “O dönem etrafımızdaki tüm komşularımızın, yakınlarımızın evleri yıkıldı. Buradaki çoğu kişiyle komşuyuz. Çoğu çocuklarıyla burada çalışıyor. İlçede iş bulmak çok zor, birçok insan buranın zorluklarına rağmen gelip çalışıyor. Sabahtan akşama kadar güneşin altında çalışıyoruz. Kimisi su getirmiyor, kimisi paranı geç veriyor. Yani zorluklarını saysam bitmez. İnsan muamelesi görmüyoruz. Kötü şartlarda taşındıkları için çoğu işçi trafik kazasında ölüyor. Kaldığımız yerle şu an çalıştığımız tarla arasında 45 kilometrelik yol var ve bizleri genellikle o bozuk minibüslerle taşıyorlar, böyle olunca kazalar da sık oluyor” dedi.

http://bit.ly/SG23-55


24.8.2018 - Afgan ve Kürt deri işçileri: Bize bayram yok Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bulunan Tabakhane bölgesinde deri tabakalayan Afgan ve Kürt işçiler kötü koşullarda ve sigortasız çalıştırıyor. Tabakhanede zorunlu çalışan Kürt işçiler günde 100 TL alırken, Afgan uyruklu işçiler ise daha düşük ücretlerle çalıştırılıyor. İşçiler, günde 14, kimi zaman 16 saat boyunca eldiven ve bot olmadan yerde hayvan atıkları içerisinde çalışmak zorunda kalıyor. Ellerinde ve ayaklarında yaralar oluşan işçiler, öğlen arası yemeklerini de yine bu hijyensiz ortamda yemek zorunda kalıyor. Kötü koşullardan dolayı sık sık hasta olduklarını belirten işçiler, haftalık izinleri olmadan adeta köle gibi çalıştırıldıklarını belirtti..Afgan uyruklu 20 işçi kalacak yerleri olmadığı için tabakhanede hayvan atıkları ve kötü kokular içerisinde bulunan konteynerde kalıyor. 4 kişilik olan konteynerlerde 13 kişi kalırken, aralarında 18 yaşından küçük çocuklar da bulunuyor. Onlarca Kürt ve Afgan çocuk işçileri daha düşük ücrete çalıştırılıyor. Ailesine bakmak için 6 ay önce Türkiye’ye gelerek, kötü koşullarda çalışmak zorunda kaldığını belirten 20 yaşındaki Afgan işçi Taci Muhammed, işverenlerin kendilerini sürekli ötekileştirip hakaretlerde bulunduğunu söyledi.

http://bit.ly/SG23-56


24.8.2018 - GÜRTEKS’te şiddete uğrayan işçi tazminatsız işten atıldı Antep’te bulunan GÜRTEKS’te bir işçi şiddete maruz kaldı. Darp edilen işçi bir de firma tarafından tazminatsız işten çıkarıldı.işçi, yaşadıklarını şöyle anlattı:“GÜRTEKS’te darp edildim, işten tazminatsız çıkış verdiler.Volufilde bir adet bozuk bobin çıkınca sevkiyatçı benimle tartıştı ve küfür etti. Ardından bu küfür nedeniyle aramızda tartışma çıktı. Gözümde gözlük olmasına rağmen yumruk atınca yaralandım. Bu olayın ardından beni tazminatsız işten çıkardılar. 6 yıl 2,5 aylık hakkımı vermediler. Artı 14+20 toplam 34 günlük yıllık izin hakkımı kullandırmadılar. Muhasebeci bir kâğıt okutturup imza atmamı istedi. Tazminatsız çıkış diye yazdığı için ben de imzalamadım. Karakola gittik, şikâyetçi oldum. Kasten yaralama tutanağı tutulup savcılığa gönderildi.”Firmada yaşanan diğer haksızlıkları da dile getiren işçi, şöyle devam etti: “Resmi tatillerde mecburi çalıştırıyorlardı. 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs çalıştırdılar ama mesai ücreti vermediler. Ramazan bayramından iki gün önce tatil ettiler. Mesaisiz çalıştırdıkları resmi tatil günlerine karşılık izin kullandırdılar.”http://bit.ly/SG23-57


27.8.2018 - Alzheimer ve demans hastaları için geliştirilen çipler, ‘emek verimliliği’ni artırmak için şirket çalışanlarına takıldı Donanımhaber sitesinde yer alan habere göre otomat ve kiosk gibi cihazlar geliştiren ve bu cihazlar için yazılım desteği sunan Three Square Market isimli ABD’li şirket geliştirdiği çipi ilk olarak çalışanlarının üzerinde -iddia odur ki “gönüllülük temelinde”- denedi. Şirket çalışanlarına ciltaltına yerleştirilen çip sayesinde sadece basit el hareketleriyle kapıları, bilgisayar oturumlarını kolayca açabilecekleri, fotokopi makinalarını ve otomatları çok daha kolayca kullanabilecekleri söylenmişti. Görünüşte sağlığın korunması ve geliştirilmesi hedefiyle üretilen bir cihazın “zamandan kazanma” bahanesiyle aslında düpedüz emek verimliliğini artırmak için kullanıldığı anlaşılıyor.

http://bit.ly/SG23-58


27.8.2018 - İşçi düşmanı Amazon, rüşvetle kendini övdürüyor İşçi düşmanı çalışma koşulları ve politikalarıyla tanınan Amazon'un imajını düzeltmek için attığı adımlardan biri ortaya çıktı. Medyascope'un qz.com'dan aktardığı habere göre, Amazon’un, şirketi Twitter üzerinden öven işçilere 50 dolarlık hediye çeki verdiği ortaya çıktı. Amazon işçileri, şirketi övmek için bir sisteme dahil ediliyor ve bir Twitter hesabı açıyorlar. Şirkete ve çalışma şartlarına gelen eleştirilere, şirket çalışanı olduklarını belirtip çalışma şartlarının gayet makul olduğunu belirtip, eleştiri getiren kullanıcıya iletiyorlar.Amazon'un İngiltere’deki deposunda çalışan işçilerin tuvaletlerin metrelerce uzak olmasından dolayı ihtiyaçlarını şişelere gideriyordu. Az gelirli İngiliz işçilerine dair kitabı için şirkette gizli bir araştırma yapan James Bloodworth, şirkette ürün sevkıyatçısı olarak çalışıyor. Bloodworth, işçilerin zaman kaybetmemesi için müdürler tarafından sürekli denetlendiğini, bu nedenle işçilerin "tuvalet şişesi" sistemi geliştirdiğini söylemişti.http://bit.ly/SG23-59


28.8.2018 - Kardemir'in kârıyla 'yolunu bulan' şirketten işçi ve sendika düşmanlığı Karabük'teki Yolbulan Demir Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Birleşik Metal-İş sendikasına üye işçilerin istifaya zorlanmasının ve işten atılmakla tehdit edilmesinin yankıları sürüyor. İşçi ve sendika düşmanı Yolbulan grubunun, Kardemir'in özelleştirilmesiyle büyük rantlar elde ettiği ve böylece grup şirketlerinin İSO 500 listesine girdiği ortaya çıktı.http://bit.ly/SG23-60


İşçi Mücadeleleri


1.8.2018 - Paksan’da işten atma saldırısı ve direniş İstanbul Bağcılar’da Paksan Makina fabrikasında 8 işçi işten atıldı. Taşeron olarak faaliyet gösteren paketleme bölümünde çalışan 8 işçinin sözleşmesi yenilenmedi. İşe geri dönmek isteyen işçiler fabrika önünde direnişe geçti. Fabrikada yaşadıkları haksızlıklara ve sürece dair mesaj yayınlayan işçiler, işten atmanın saldırısının hukuksuz olduğunu belirtti. Bunun öncesinde, üretime bağlı olmalarına rağmen sendikasız olarak çalıştırıldıklarını ifade eden işçiler, bu haksızlığa karşı başlatılan hukuki sürecin çok yavaş ilerlediğini ve sonunda işten atılma saldırısıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.http://bit.ly/SG23-61


2.8.2018 - Büyük Postane’de iş cinayeti protestosu Sirkeci’de tarihi PTT binasında çalıştığı iskeleden düşerek yaşamını yitiren 23 yaşındaki restoratör Dilek Dayar için basın açıklaması düzenlendi. Türkiye’de 2018 yılının ilk altı ayında en az 907 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmişti.http://bit.ly/SG23-62


6.8.2018 - Polisten Flormar direnişine baskı Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan ve buna karşı fabrika önünde başladıkları direnişin 84. günündeki Flormar işçilerine dönük polis baskısı devreye sokuldu. Fabrika önüne gelen kalabalık polis ekipleri “eylem siyasallaştı” gerekçesiyle pankartları indirdi. Fabrika önüne çevik kuvvet yığıldığı ve işçilere “beklemeyin, ses cihazının sesini çok açmayın, pankart asmayın” gibi dayatmalarda bulunduğu öğrenildi.http://bit.ly/SG23-63


7.8.2018 - Gebze Devlet Hastanesi inşaatında işçiler iş bıraktı Gebze’de yapımı devam eden devlet hastanesi inşaatın çalışan işçiler, ücretlerini alamadı. 3 aydır maaşlarını almayan işçiler, patronların kendilerine söz vermesine rağmen ödeme yapmadıklarını belirterek iş bıraktı. İşçiler inşaat girişini kapattılar. Daha önce de benzer sorunlar yaşadıklarını, bayrama bile parasız girdiklerini belirten işçiler, bir daha aynı durumu yaşamamak için eylem yaptıklarını belirttiler.http://bit.ly/SG23-64


15.8.2018 - Aygün Alüminyum’da işçiler işten atmaya karşı direniyor Aygün Alüminyum’da işten atma saldırısına ve sendikal yetkiye itiraz edilmesine karşı işçilerin direnişi bir aydır devam ederken, fazla mesailere kalınmıyor.İşten atma saldırısına karşı fabrika önünde basın açıklaması yapan işçilerin başlattıkları direniş bir ayı aşkın bir süredir devam ediyor. Direnişe rağmen patron yine saldırılarına devam ederken, 6 işçiyi daha işten attı. Ayrıca sendikal yetkiye de itiraz ederek işçilerin örgütlülüğüne engel olmak istedi.

http://bit.ly/SG23-65


20.8.2018 - ABD’li mahkumların ‘kölelik’ isyanı ABD’nin 17 eyaletinde binlerce mahkum, hayat ve çalışma şartlarında iyileştirme talebiyle ‘greve gitmeye’ hazırlanıyor. Yerel basında çıkan haberlere göre, mahkumlar yayınladıkları 10 maddelik listedeki tüm talepleri yerine getirilmezse, 9 Eylül’e kadar açlık grevi ve iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.Organizatörler, grevin Nisa ayında Güney Carolina’daki Lee Islah Merkezi’nde yaşanan ve 7 mahkumun öldürülmesiyle sonuçlanan isyana karşılık olarak da düzenleneceğini belirtti.ABD genelinde halihazırda yüzbinlerce mahkum, tutuldukları cezaevlerinde kendilerine verilen işlerde çalışıyor. Mahkumların aldığı saatlik ücret ortalama 20 cent civarında. Mahkumlar, cezaevi şartlarının yanı sıra, aldıkları ücretlerin de iyileştirilmesini talep ediyor.Son olarak California eyaletini saran orman yangınlarına müdahale eden ekiplere destek için binlerce mahkum bölgeye sevk edilmişti. Söndürme faaliyetlerine katılan mahkumlara günlük 2 dolar veriliyordu.http://bit.ly/SG23-66


22.8.2018 - Süperpak işçileri 2 aydır grevde İzmir, Karaman ve Antep’te Selülöz-İş Sendikası üyesi olan Süperpak işçilerinin grevi 2 ayı geride bıraktı. Sayıları 250 civarında olan işçiler, hakları için mücadele ettiklerini belirterek “Taleplerimiz karşılanana kadar greve devam” diyor.Şirket temsilcileri ile Türk-İş’e bağlı Selülöz-İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine 250 civarında işçi grev kararı almıştı. 26 Ocak’ta başlayan 2 yıllık toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde, sendikanın maaşlardaki net 380 TL (ortalama yüzde 23) zam ve sosyal haklardaki iyileştirme talebine karşı Süperpak yönetimi siparişlerdeki düşüklüğü gerekçe göstererek yüzde sıfır zam dayatmasında bulunmuştu. Grevin ardından lokavt ilan eden Süperpak yönetimi, sendikanın yaptığı çağrılara rağmen sözleşme masasına oturmaya yanaşmıyor.http://bit.ly/SG23-67


27.8.2018 - RMK Tersanesi’nde iş bırakma İstanbul Tuzla’da bulunan RMK Tersanesi bünyesindeki Umut Gemi taşeronuna bağlı olarak çalışan işçiler iki aydır ücretlerini alamıyorlar. Taşeron işçileri ücretlerini alabilmek içinİstanbul Tuzla’da bulunan RMK Tersanesi bünyesindeki Umut Gemi taşeronuna bağlı olarak çalışan işçiler iki aydır ücretlerini alamıyorlar. Taşeron işçileri ücretlerini alabilmek için çalıştıkları gemide iş bırakma eylemi yaptılar.


27.8.2018 - Flormar direnişinde 105. gün: Müzik yayını yasaklandı Sendikalaştıkları için işten atılan Flormar işçilerinin direnişi 105. gününde devam ederken direnişçi işçiler yeni bir yasak dayatmasıyla karşılaştı. Daha önce Flormar patronunun isteği üzerine işçiler üzerinde baskı kurarak direnişi sonlandırmaya çalışan sermaye devleti şimdi de müzik yayınını yasakladı. Bugün fabrika önünde direnişlerine devam eden işçilere valilik kararıyla ses aracından müzik yayını yapılmasının yasaklandığı söylendi. İşçiler müzik yayını yaptığı durumda ise araçlarına el konulacağı ve trafikten men edileceği tehditleri savruldu.

http://bit.ly/SG23-68


27.8.2018 - 4 yıl aradan sonra Greif işgaline dava 10 Şubat 2014 tarihinde, yaklaşık 600 işçi toplu sözleşme talepleri için İstanbul Hadımköy’deki Greif çuval fabrikasını işgal etmiş, 60 gün sonra gerçekleşen polis saldırısıyla işgal kırılmıştı. Patron ile yapılan protokol gereği şikayetler çekilmesine karşın, aradan 4 yıl geçtikten sonra sermaye devleti tarafından Greif işgaline dönük dava açıldı. 191 kişinin yargılandığı dava Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 12 Kasım günü görülecek. İddianamedeki suçlamalar fabrika işgali, işyerinin faaliyetine engel olmak, “yasa dışı direniş”, “kolluk görevlilerine mukavemet” olarak yer alıyor.http://bit.ly/SG23-69


Dünyadan Mücadeleler


3.8.2018 - İran’da protestolar sürüyor ABD’nin yeni yaptırım kararları aldığı ve doların 10 bin Tümen’i geçtiği İran’da krizin yarattığı yıkıma karşı eylemler devam ediyor. Hayat pahalılığı, işsizlik ve su ile elektrik kesintileri gibi sorunlar karşısında dün de İran’da İsfahan, Şiraz ve Meşhed gibi birçok kente eylemler sürdü. İsfahan'da gerçekleştirilen eyleme polis biber gazıyla saldırırken eylemciler ise barikat kurarak taşlarla kendisini savundu. Eylemde yöneticilere istifa çağrısı yapıldı.http://bit.ly/SG23-71


3.8.2018 - Türkiye ve Kürdistan'da Êzidî soykırımı protesto edildi Soykırımın yıl dönümü vesilesiyle Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da protestolar ve anmalar düzenlendi. Amed, Adana, Mersin, İzmir, Şırnak ve Mardin'deki eylemlerde, "Çete yapılanmasının elinde tek bir kadın kalana kadar hiçbirimiz özgür değiliz" mesajı verildi.http://bit.ly/SG23-72


10.8.2018 - Havayolu şirketi Ryanair’de grev İrlanda merkezli Ryanair’de pilotlar Almanya, İsveç, İrlanda, Belçika ve Hollanda'yı kapsayan 1 günlük greve gitti. Ryanair bünyesinde gerçekleşen en büyük eylem olarak ifade edilen grev nedeniyle 400 uçuş iptal edildi.

http://bit.ly/SG23-73


10.8.2018 - İran’da demiryolu işçilerinin grevi sürüyor İran’da demiryolu işçileri, ödenmeyen iki aylık ücretlerini almak için 20 Temmuz’da başlattıkları grevlerini sürdürüyor. İşçilerin grevi Arak, Azerbaycan, İsfahan, Horasan, Loristan ve Zencan kentlerinde devam ediyor. Grevci işçilerin yaptığı yazılı açıklamada, İran’ın demiryollarında çalışan işçilerin rötarlı olarak ücret aldıkları belirtildi. İşçiler, daimi iş kontratları yapılması, işten çıkarmalara son verilmesi, sağlık güvenceleri verilmesi, sendika kurma hakkı ve grev hakkı tanınması taleplerini tekrarladılar. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani birçok kez ücretlerin ödeneceği sözünü vermesine karşın bu sözler yaşam bulmadı.http://bit.ly/SG23-74


12.8.2018 - Romanya’da kitleler yolsuzluğa karşı sokakta Romanya’da başkent Bükreş başta olmak üzere pek çok kentte kitleler sokaklara döküldü.PSD hükümetinin yolsuzluğa “yasal kılıf” uydurmaya dönük düzenlemelerinin geçen yıl yoğun protestolara sahne olduğu ülkede, Bükreş, Kaloşvar, Sibin, Braşov ve Temeşvar kentlerinde kitlesel eylemler yapılırken, sözde “sosyal-demokrat” PSD hükümeti protestoların hedefindeydi. “Hırsızlar partisi” sloganlarıyla hükümetin protesto edildi.http://bit.ly/SG23-75


15.8.2018 - Yeni Zelanda’da 30 bin öğretmen grevde Yeni Zelanda’da 30 bin ilkokul öğretmeni ücret artışı talebiyle greve çıktı. 20 yıl sonra gerçekleşen ilk öğretmen grevinden, 5-13 yaş arasında 400 bin öğrencinin etkilendiği belirtildi. Öğretmenleri temsilen Yeni Zelanda Eğitim Enstitüsü’nün (NZEI) yüzde 16 zam talebine karşılık sosyal demokrat İşçi Partisi hükümetinin “deneyim”e göre yüzde 6,1 ile yüzde 14,7 arasında zam teklif ettiği öğrenildi.http://bit.ly/SG23-76


18.8.2018 - Almanya’da sağlık çalışanları direnişlerini büyütüyor Hizmet sektörü çalışanları sendikası olan Ver.di tarafından yedinci ayın ortalarında, Almanya’nın yedi eyaletinde (Bavyera, Baden-Württemberg, Nordrhein-Westfalen, Niedersachsen, Brandenburg, Hessen, Mecklenburg-Vorpommern), sendika tarafından tespit edilen belirli hastanelerde, çalışma şartlarının düzeltilmesi ve istihdam açığının giderilmesi için grev kararı alındı.Şu anda hastanelerde açık olan iş yeri sayısı 162 binin üzerindedir ve bunun 70 bin hastabakıcılardan oluşmakta ve gece vardiyasında tek başına çalışan bir sağlık emekçisinin bakmakla sorumlu olduğu hasta sayısı 26’dan daha fazla.

http://bit.ly/SG23-77


20.8.2018 - ABD hapishanelerinde eylem ABD’nin Güney Carolina eyaletinde bulunan Yüksek Güvenlikli Lee Hapishanesinde tutsaklar baskılardan kaynaklı olarak isyan başlatmıştı. İsyana karşılık olarak gerçekleşen saldırıda 7 tutsak katledildi. Bu katliam üzerine Tutsak Dayanışma Ağı bütün ABD hapishanelerinde yaşama geçirmeyi hedeflediği eylem kararı aldı. Eylemlerin hangi biçimde ve hangi düzeyde gerçekleşeceği bilgisine ulaşılamadı. Bununla birlikte, açıklanan eylemin bazı talepleri şöyle:


* İnfaz sisteminin hapishanede bulunan kadın ve erkeklerin insan haklarına saygılı hale getirilmesi ve hapishanelerin koşullarının düzeltilmesi.

* Hapishanede köleliğin son bulması. Mahpuslara çalışmaları karşılığı ödenen ücretin asgari ücret düzeyine çıkarılması.

* Çıkarılacak kanun ile mahpusların yaşadıkları insan hakları ihlalleri ile ilgili başvurabilecekleri yasal kanalların etkinleştirilmesi.

* Irklara göre çete üyeliği sınıflandırmasınının kaldırılması

* Sosyal haklardan yararlanmayı engelleyen “saldırgan mahpus” sınıflandırmasının kaldırılması

* Devlet hapishanelerine sosyal programlar için bütçe sağlanması. (ABD’de özel sermayenin “işlettiği” hapishanelerde var.) * Eğitimine devam etmek isteyenler için bütçe sağlanmasıhttp://bit.ly/SG23-78


22.8.2018 - Hırvatistan’da tersane işçileri grevde Hırvatistan’ın Rijeka ve Pula şehirlerinde Uljanik Group firmasına ait tersanelerde çalışan 4 bin 500 işçi, ücretlerinin ödenmemesi üzerine greve başladı. Sendika temsilcileri, 4 bin 500 tersane işçisinin, temmuz ayı ücretleri ödenene kadar greve devam edeceklerini bildirdi.http://bit.ly/SG23-79


27.6.2018 - Irak Basra’da sular durulmuyor Basra kentinde kirli içme suyundan zehirlenen vatandaşların hastanedeki görüntülerinin sosyal medya üzerinde hızla yayılması üzerine aktivistler ve blog yazarları harekete geçti. #BasrayıKurtarın hashtag’iyle başlatılan kampanya kısa sürede çok sayıda kişinin katılımıyla ülke gündeminde ilk sıraya yerleşti. Basra’daki gelişmeler için “tehlike çanları çalıyor” uyarısında bulunan aktivistler, kent halkı için sağlıklı içme suyunun sağlanmasını talep ediyor.http://bit.ly/SG23-80

Emperyalist Rekabet


3.8.2018 - Alman sağı, nükleer “kitle imha silahları” talep ediyor Almanya’daki sağcı koalisyon hükümetinin askeri harcamaları geniş çapta arttırma planını duyurmasından sadece haftalar sonra, büyük bir ulusal gazete, bir nükleer silah cephaneliği oluşturma çağrısı yaptı. Welt am Sonntag, bu hafta sonu yayınlanan en son sayısının ön sayfasında, Almanya bayrağının renklerine boyanmış bir nükleer bomba resmini ön plana çıkarıyor. Başlıkta şu yazıyor: “Bombaya ihtiyacımız var mı?” [Brauchen wir die Bombe?]. Cevap:“Evet!” [Ja!]Makalenin yazarı, hükümet, ordu ve dış politika kurumu içindeki belli başlı kişilerle sıkı bağları bulunan önde gelen bir akademisyen olan Christian Hacke. Onun siyasi kariyeri, sağcı Hristiyan Demokrat Öğrenciler Birliği’nin (RCDS) önderi olarak kendine bir isim yaptığı 1960’lara kadar uzanıyor. O, Hamburg’daki askeri üniversitede eğitim veriyor ve Almanya Dış İlişkiler Konseyi’nin, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün, Atlantik Araştırmaları Komitesi’nin ve Dünya Güvenlik Ağı’nın üyesi. Açıkça görülüyor ki, Hacke, sadece kendi kişisel görüşünü ifade etmiyor.Almanya’nın, stratejik çıkarlarının savunusunu Amerika Birleşik Devletleri’ne ve diğer NATO üyelerine bırakamayacağını savunan Hacke’nin makalesi, “Alman savunma politikasının anlaşmaya dayanan köşe taşlarının gözden geçirilmesi” çağrısında bulunuyor. O, Almanya’nın “kitle imha silahları” [Massenvernichtungswaffen] olmadan yapamayacağını ilan ediyor.Hacke’nin makalesi, Almanya tarihindeki en karanlık dönemi hatırlatmaktadır. Vernichtung, imha sözcüğünün Almancasıdır. Naziler, Vernichtungskrieg [imha savaşı] ifadesini, Üçüncü İmparatorluk’un Sovyetler Birliği’ne karşı 1941-1945 yılları arasındaki savaşını tanımlamak için kullanmışlardı. Gerçek şu ki, Hacke’nin, herhangi bir siyasi kaygı belirtmeksizin, Massenvernichtungswaffen [kitle imha silahları] oluşturulmasını talep etmesi, Alman devletinin en üst düzeylerinde hakim olan siyasi bakış açısına ilişkin dondurucu bir kavrayış sağlamaktadır. Alman siyasi önderlerinin II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından 70 yılı aşkın bir süre kullanmaya cüret edemediği bir dil, artık olağan hale geliyor.Hacke, Almanya’nın, 1945’teki yenilgisi nedeniyle ona dayatılmış olan sınırlamalardan kurtulmasının zamanının geldiği konusunda ısrar ediyor. Ahlaki titizlik ve geçmişteki suçlar için özür dileme dönemi sona erdi. Hacke, şöyle yazıyor: “Siyasi doğruluk, medeni cesaret yokluğu ve yetersiz askeri stratejik değerlendirmeler” artık “güvenliğimizin nükleer bileşenini bastırmaya” izin vermemelidir.http://bit.ly/SG23-81


11.8.2018 - 11.8.2018 - Erdoğan NYT’ye yazdı: ABD’ye zaman verdik, yeni müttefikler aramaya başlarız Erdoğan, ABD merkezli New York Times’a makale yazarak, “Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse bir kez daha kendi göbeğini kendi kesecek” dedi.

http://bit.ly/SG23-82


12.8.2018 - Suriye’de yedi yıldır süren savaşın bilançosu: 388 milyar dolar Birleşmiş Milletler (BM) Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Suriye’de yedi yıldır aralıksız süren savaşın 388 milyar dolarlık ekonomik zarara yol açtığını açıkladı. Yol, altyapı, bina ve diğer objelerin tahribatı 120 milyar dolarlık zarar yarattı. Komisyonun verilerine göre, savaş süresince verimlilik düşüşü nedeniyle Suriye’nin Gayrı Safi Yurtiçi Hasılası’ndaki kayıp ise 268 milyar dolar olarak hesap edildiği belirtildi. BM tahminlerine göre Suriye’deki savaşta şimdiye kadar 400 bin kişi yaşamını yitirdi, 22 milyonluk ülke nüfusunun yarısı evlerini terk etmek zorunda kaldı ve en az 5 milyon Suriyeli başka ülkelere göç etmek zorunda bırakıldı.

http://bit.ly/SG23-83


13.8.2018 - İlter Turan: Dünya yeni bir sistemin eşiğinde, 2. Dünya Savaşı sonrası düzen değişiyor İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Siyaset Bilimi Profesörü İlter Turan, ABD’li papaz Andrew Brunson’ın yaklaşık 2 yıllık tutukluluğunun ardından serbest bırakılmamasıyla birlikte ivmelenen ABD-Türkiye gerilimine ilişkin olarak, "İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin yerini alacak yeni bir düzene geçiş dönemini yaşıyoruz. Bu geçiş sırasında sadece Türkiye’nin değil; birçok ülkenin Amerika’yla ilişkilerinde sorunlar yaşaması önlenemez gözüküyor.İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan ve Amerika’nın önderliğinde şekillenen dünya sistemi sarsıntılar geçirmektedir. Hiçbir zaman güçlükle karşılaşmayacağı beklenen Amerika – Avrupa ittifakı bile çeşitli yerlerinden çatırdamaktadır.Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle çözülmeye başlayan İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin yerini alacak yeni bir düzene geçiş dönemini yaşıyoruz.http://bit.ly/SG23-136


17.8.2018 - Pentagon: Çin muhtemelen ABD hedeflerini vurmaya yönelik tatbikatlar yapıyor Amerikan Savunma Bakanlığı (Pentagon), Çin'in Pasifik Okyanusu'nda muhtemelen 'ABD ve müttefiklerine ait hedefleri vurmaya yönelik' tatbikatlar yaptığı uyarısında bulundu. Çin'den henüz raporla ilgili bir açıklama yapılmadı. Pentagon, Amerikan Kongresi'ne sunduğu yıllık raporda, Çin'in askeri kapasitesini artırdığına dikkat çekti. Bakanlığa göre, Çin'in bombardıman uçakları artık daha geniş alanlarda faaliyet gösterebiliyor. Çin'in, halen ABD'nin üçte biri büyüklüğündeki 190 milyar dolarlık savunma bütçesi de 10 yıl içinde 240 milyar dolara çıkabilir.Pentagon'un raporu, Çin'in muhtemel askeri ve ekonomik hedeflerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmeyi içeriyor. Raporda şu tespitler de var: Son 3 yıl içinde Çin Halk Kurtuluş Ordusu kritik denizcilik bölgelerinde tecrübe kazandı Çin, kara kuvvetlerini de "savaşıp kazanmaya" odaklı olarak yeniden yapılandırıyor. Çin'in ordudaki refomlarının amacı; ortak harekatların çekirdeği olma yetisine sahip, bağımsız birimler halinde hareket edebilen, vurucu bir kara gücü yaratmak. Görünürde "uzayın askerileşmesine" itiraz eden Çin, uzay programı da geliştiriyor.

http://bit.ly/SG23-84


19.8.2018 - SPD: Erdoğan'dan bağımsız, Türkiye'ye yardım etmemiz gerekebilir Almanya hükümetinin ortaklarından Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Andrea Nahles, Türkiye'ye yardım önerisinde bulundu.ABD ve Türkiye arasında yaşanan siyasi kriz sonrası TL'nin dolar karşısında değer kaybetmesiyle başlayan gerilimi değerlendiren Nahles, "Erdoğan’la yaşanan siyasi anlaşmazlıklardan bağımsız olarak Türkiye’ye yardım edilmesini gerektiren bir durum oluşabilir” dedi. Türkiye'nin öylece boşverilebilecek bir NATO üyesi olmadığını söyleyen Nahles, "Türkiye’nin ekonomik olarak istikrarlı olması ve kur türbülanslarının durdurulmasının herkesin çıkarına." diye konuştu.http://bit.ly/SG23-85


19.8.2018 - ABD: Güçlerimiz gerektiği sürece Irak'ta kalacak ABD'li sözcü Sean Ryan, Abu Dabi'de basın toplantısı gerçekleştirdi. Ryan, Irak'taki ABD güçlerinin durumuyla ilgili açıklamada bulundu. Irak'taki güçlerin "bölgenin istikrarına yardımcı olduğunu" ve IŞİD'den geri alınan bölgelerde bulunduğunu söyleyen Ryan, Irak'taki askeri varlığın devamını savundu. Sean Ryan, "Irak'taki ABD güçleri gerektiği sürece orada kalacak" diye konuştu. ABD'nin Irak'tan ve Suriye'den çekilmeye ilişkin bir takvimi bulunmuyor.http://bit.ly/SG23-86


21.8.2018 - ABD’den Rusya’ya milyon dolarlık yaptırım ABD Hazine Bakanlığı, Rusya’ya milyon dolarlık yaptırım uygulama kararı aldı. Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlarla bağlantılı olarak 2 Rusyalı şahıs, 3 Rus şirketini ve 6 Rusya bayraklı gemiyi yaptırım listesine dahil etti. Rusya’nın ABD'de bulunan yüz milyonlarca dolarlık aktif varlığı da bloke edildi.

http://bit.ly/SG23-100


24.8.2018 - Ankara-Moskova hattında ardı ardına görüşmeler: Putin’den Türkiye’yle ‘işbirliği’ mesajı İki ülke arasındaki ilişkilerin kapsamlı bir özellik kazandığını söyleyen Rusya lideri Putin, Moskova ve Ankara’nın ‘Suriye krizi’ni çözmek için derin ekonomik işbirliği yapabileceği mesajını verdi.Ankara ile Moskova hattındaki görüşmelerin sonuncusu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan arasında gerçekleşti. Görüşmenin basına açık bölümünde açıklamalarda bulunan Putin, “Türkiye ile ilişkilerimiz giderek daha derin ve kapsamlı bir özellik kazanıyor” dedi.Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ayrıca, “Rusya bizim için stratejik bir ortaktır” dedi. Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la düzenli olarak görüştüklerini de kaydetti.http://bit.ly/SG23-87


25.8.2018 - Bloomberg: ABD Suriye’yi vurmaya hazır olduğu konusunda Rusya’yı uyardı Bloomberg’in 4 farklı kaynağına dayandırdığı haberine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patruşev’le geçen perşembe Cenevre’de yaptığı görüşmede Washington’un Suriye hükmet güçlerine yeni ve daha güçlü bir darbe indirmeye hazır olduğu konusunda uyardı. Kaynakların aktardığı bilgiye göre ABD yönetimi, ellerinde Suriye ordusunun, militanların kontrolündeki bölgeleri kurtarırken kimyasal silah kullanma olasılığı bulunduğuna dair bilgiler olduğunu ileri sürüyor ve ABD’nin böyle bir saldırıya öncekine göre ‘daha güçlü askeri eylemlerle yanıt vermeye’ hazır olduğunu belirtiyor.http://bit.ly/SG23-88


26.8.2018 - Die Welt: Rusya doların diktasından kurtuluyor Alman gazetesi Die Welt, Rusya yönetiminin aktif bir şekilde altın satın alarak ve ABD tahvillerini elden çıkararak doların diktasından kurtulmaya çalıştığını yazdı.Gazetenin yayınladığı makalede, Rus yetkililerin Batı ile ilişkilerin kısa sürede normale dönmesini beklemediği belirtildi. Amerikalı uzman James Rickards’ın yorumuna yer verilen yazıda, Rus yönetiminin ‘stratejik planı’ olduğu, altınınsa ABD’nin yaptırımlarından korunmak için ‘kusursuz bir yatırım’ olduğu ifade edildi. Son 10 yıl içerisinde Moskova’nın sistematik bir şekilde altın stoklarını arttırdığına dikkat çeken gazete, Rusya’nın 2008’de 457 ton altına sahipken bu yılın temmuz ayı itibarıyla ülkenin altın stoklarının bin 944 tona ulaştığını, böylelikle Rusya’nın bu yönden Çin’i dahi sollayarak altın rezervleri bakımından dünyanın 5. ülkesi olduğunu vurguladı.

http://bit.ly/SG23-89


26.8.2018 - Kuzey Kore'den ABD'ye ağır suçlama: İkiyüzlü… Kuzey Kore yönetiminin resmi gazetesi Rodong Sinmun'da yer alan editöryal yazıda, Japonya'nın Okinawa şehrinde konuşlu ABD birimlerinin 'Pyongyang'a sızma' amacıyla tatbikat belirtildi. İddia, Güney Kore medyasına dayandırıldı. Yazıda ABD'nin 'bir yandan özel infaz birimlerinin de yer aldığı gizli tatbikatlar yaparken, bir yandan da yüzünde bir gülümsemeyle diyalogu sürdürdüğü' ifade edilerek, Pyonyang yönetiminin 'Washington'ın ikiyüzlü davranışını' not ettiği vurgulandı. Yazıda şu ifadeler kullanıldı: "Bu gibi tavırlar, ABD'nin Kuzey Kore'ye yönelik bir savaş başlatmak için suç komplosu peşinde olduğunun ve acımasızca cezalandırılmayı hak eden bir suç işlediğinin kanıtlamaktadır."Trump iki gün önce resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'dan şu anda Kuzey Kore 'ye gitmemesini istedim çünkü Kore Yarımadasının nükleer silahlarından arındırılmasına ilişkin yeterince yol almadığımızı hissediyorum" demişti. Çin ile ABD arasındaki ticari gerginliğe işaret eden Trump, "Bundan dolayı (Çin'in) daha önce olduğu kadar (BM yaptırımlarına rağmen) nükleer silahlardan arındırma sürecine yardımcı olduğuna inanmıyorum" görüşünü paylaşmıştı.

http://bit.ly/SG23-90


26.8.2018 - ABD'nin kritik ismi açıkladı: NATO, Türkiye'ye yeni merkez kuruyor Amerika'nın eski Ankara Büyükelçisi Robert Pearson'a birkaç yıla Türkiye'de yeni bir NATO komuta merkezi oluşturulacağını, bu nedenle de Türkiye'nin NATO'dan ayrılması gibi bir olasılığı mümkün görmediğini söyledi.http://bit.ly/SG23-91


27.8.2018 - Almanya Dışişleri Bakanı Maas'tan ABD'ye 'Türkiye' tepkisi Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye ziyareti öncesi ABD'nin yaptırımlarına tepki gösterdi. Maas, "Washington, Avrupa ve Almanya'yı ilgilendiren yaptırım politikasına yanıt verilmesi konusunda Avrupa ülkelerini kışkırtıyor. Rusya, Türkiye, Çin'e uygulanan ve belki de gelecekte bir başka önemli ticari partnerimize uygulanabilecek son derece plansız ve spesifik olmayan yaptırımlar nedeniyle ABD'ye tepki göstermeliyiz" dedi. Maas, Almanya-ABD ilişkilerine ilişkin, "Transatlantik ortaklığını bilinçli, eleştirel ve hatta özeleştiriye dayalı bir şekilde gözden geçirmenin zamanı geldi" ifadelerini kullandı.http://bit.ly/SG23-92


28.8.2018 - İran ve Suriye’den askeri işbirliği anlaşması Deutsche Welle Türkçe’de yer alan habere göre, iki günlük resmi bir ziyaret kapsamında Suriye'de bulunan İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, Suriyeli mevkidaşı Ali Abdullah Eyüb ile bir araya geldiği görüşmeler sonrası Tahran merkezli yarı resmi Tasnim haber ajansına bir açıklama yaparak, anlaşma ile ülkesinin Suriye'deki “varlığının ve katılımının” devam edeceğini kaydetti. İran Savunma Bakanı, “Suriye kriz aşamasından artık yeniden yapılanma aşamasına geçiyor” ifadesini kullanırken, “Bu anlaşma ile Suriye askeri sanayinin yeniden inşasının önünü açtık” şeklinde konuştu.Anlaşmanın en önemli unsurunun “Suriye ordusunun ve savunma endüstrisinin yeniden inşası” olduğu belirtildi.http://bit.ly/SG23-93


28.8.2018 - BM zor da olsa gördü: ‘Suudi Arabistan Yemen'de savaş suçu işliyor’ BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin’in, geçen aralık ayında Yemen’deki insan hakları ihlallerinin izlenmesi için kurduğu 3 kişilik heyetin raporu açıklandı. AA’nın haberine göre “Tanınmış uluslararası ve bölgesel uzmanlardan” oluşan heyetin raporunda, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin hava saldırılarının doğrudan sivil kayıplara yol açtığı vurgulanarak “Hava saldırılarında yerleşim alanları, pazar yerleri, cenazeler, düğünler, gözaltı merkezleri, sivillere ait tekneler ve hatta sağlık kuruluşları vuruldu” ifadesine yer verildi.http://bit.ly/SG23-94


28.8.2018 - 'Almanya, Avrupa'nın ABD diktasından kurtulması için bir dizi hamle öneriyor' Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ın "Rusya, Türkiye, Çin'e uygulanan ve belki de gelecekte bir başka önemli ticari partnerimize uygulanabilecek son derece plansız ve spesifik olmayan yaptırımlar nedeniyle ABD'ye tepki göstermeliyiz" sözlerine ilişkin Rusya'dan açıklama geldi. Sputnik'e konuşan Rusya Çağdaş Devlet Kalkınma Enstitüsü'nden Dmitriy Solonnikov, "Almanya, son dönemde Avrupa'yı ABD diktasından çıkaracak bir dizi ekonomik hamleden söz ediyor. Almanya'nın İran'a yaptırımlara oldukça sert tepki göstermesinin ve AB'nin engelleyici paketler kabul etmesinin yanı sıra Almanya'dan ABD'nin SWIFT sistemine, Dünya Bankası ve IMF'ye alternatif getirilmesine, yani küresel finans işlemlerinde doların ve ABD'nin diktasından çıkılmasına dair öneriler geliyor" ifadelerini kullandı. Bu bağlamda Almanya'nın Avrupalı şirketleri Rusya ile ticarette ABD'nin yaptırımlarından koruma tutumunu mantıklı ve tutarlı bulduğunu belirten Solonnikov, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD, kabul ettiği yaptırımların tüm ülkeler tarafından zorunlu olarak uygulanmasını istiyor. Avrupa, bu tutumu reddediyor. Almanya'nın Avrupa kıtasını Rusya'ya yönelik Amerikan yaptırımlarıyla mücadeleye çağırması, son derece mantıklı bir eylem."


28.8.2018 - Hindistan 6,5 milyar dolarlık yeni askeri ekipman alımını onayladı Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin geçmişte 250 milyar dolarlık bir askeri modernizasyon bütçesi ayıracağı vaadinin ilk adımı olarak, ülkede 6 buçuk milyar dolarlık silahlanma bütçesi onaylandı.Asya'da yıllık savunma harcamaları 21. yüzyılın başından beri iki katına yani 450 milyar dolara çıktı. Bu artışta en büyük paysa Çin'e ait. Çin bu yılın başından beri askeri harcamalara 200 milyar dolar ayırdı.http://bit.ly/SG23-95


29.8.2018 - Amerika Suriye'den çekilmenin şartı olarak Suriye petrollerini istedi ABD’den bir heyetin Haziran ayında Şam’a gerçekleştirdiği ziyaretin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. ABD heyeti, Tenef ve Doğu Fırat da dahil olmak üzere tüm birliklerini Suriye topraklarının tamamından, Suriye ordusu ve Rusya’nın nezaretindeki belirli bir güvenlik süreci içerisinde çekmeye hazır olduğunu bildirdi ve karşılığında şu talepleri sıraladı: İran, Suriye’nin güney bölgelerinden tamamen çekilsin. Amerikan şirketlerine Suriye’nin doğusundaki petrol bölgelerinden pay verileceği yazılı olarak garanti edilsin. Suriye tarafı Amerika’ya terörist gruplar ve üyeleri hakkında, öldürülen ve hâlâ hayatta olan yabancı militanların sayılarını içeren istihbarat versin.


30.8.2018 - Pentagon: ABD'nin vatan toprakları artık Rusya karşısında korunak değil The Military Times gazetesine göre 140. Ulusal Muhafız Birliği Konferansı'nda konuşan Kuzey Amerika Hava Sahası Savunma Komutanlığı'nın (NORAD) başında bulunan General Terrence J. O'Shaughnessy, büyük güçler arası rekabet çağında bulunduklarını ve bu yüzden ABD anakarasının eskisi gibi tartışmasız şekilde dokunulmaz kalamayacağını söyledi.Eşdüzeyde hasımların Amerikan savunmasını pek çok sahada denediklerinden ve ABD anakarasını da gözlerine kestirip menzillerine aldıklarından söz edengeneral, şöyle konuştu: ''Değişen bir güvenlik ortamının içinden geçiyoruz. Daha önce etrafımızdaki okyanusların, kuzey ve güneydeki dost devletlerin ülkemizi erişilmez hale getirdiklerini düşünüyorduk, fakat hasımlarımızın gerçekten bize erişebilir ve dokunabilir hale gelmesiyle bu durum değişiyor.''http://bit.ly/SG23-96


Emperyalizm ve Halklar


5.8.2018 - Türkiye’den göç yüzde 42 arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 31 Aralık tarihi referans alınarak üretilen istatistiklere göre; Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 22,4 artarak 466 bin 333 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 52,3’ünü erkek, yüzde 47,7’sini ise kadın nüfus oluşturdu. Türkiye’den göç eden kişi sayısı 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 42,5 artarak 253 bin 640 oldu. Bu nüfusun yüzde 54’ünü erkek, yüzde 46’sını da kadın nüfus oluşturdu.Türkiye’ye 2017 yılında göç edenlerin yüzde 12,3’ünün 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu sırasıyla yüzde 11,6 ile 20-24 ve yüzde 10,8 ile 30-34 yaş grubu izledi. Diğer yandan, Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında; en fazla göç edenlerin yüzde 15,5 ile yine 25-29 yaş grubu olduğu görüldü. Bu yaş grubunu sırasıyla yüzde 14,4 ile 20-24 ve yüzde 12,3 ile 30-34 yaş grubu izledi.http://bit.ly/SG23-97


6.8.2018 - Yılın ilk yedi ayında 1500 mülteci Akdeniz'de yaşamını yitirdi 2018 yılının ilk yedi ayında 1.500'den fazla mülteci ve göçmenin Avrupa ülkelerine ulaşmak için Akdeniz'de hayatını kaybettiği açıklandı. Sadece 850 mülteci veya göçmenin geçtiğimiz, Haziran ve Temmuz aylarında Akdeniz’de yaşamını yitirdiği kaydedildi.2017 yılında Avrupa kıyılarına ulaşma hayaliyle Akdeniz’e açılan göçmen ve mültecilerden her 49 kişiden birinin yaşamını yitirdiği, 2018 yılının ilk yedi ayında ise her 31 kişiden birinin öldüğü ifade edildi.

http://bit.ly/SG23-98


9.8.2018 - ABD’de ırkçılık Trump’la arttı Politico ve araştırma şirketi Morning Consult, ABD'nin Charlottesville kentinde düzenlenen ırkçı gösterilerin ve ırkçılık karşıtlarına saldırıda bulunulmasının birinci yıl dönümünde bir anket yaptı. Ankete katılanların yüzde 55’i, “ülkedeki ırklar arasındaki ilişkilerin daha kötüye gittiğini” belirtti. Böyle düşünenlerin oranı George Bush döneminde yüzde 16, Obama döneminde ise yüzde 37 idi. Katılımcıların etnik kökenlerine göre soruya verdikleri cevap da değişirken beyazlarda bu oran yüzde 51, Afrika kökenli Amerikalılarda yüzde 79, Latin kökenli Amerikalılarda ise yüzde 60 oldu.

http://bit.ly/SG23-99


24.8.2018 - Macaristan’dan açlıkla terbiye İnsan hakları örgütleri Macaristan’da sığınma başvurusu reddedilen ve transit merkezlerde tutulan bazı sığınmacıların aç bırakılarak ülkeyi terk etmeye zorlandığını iddia ediyor. Göçmen karşıtı politikaları ile öne çıkan Macaristan’ın, sığınma talebini reddettiği bazı kişilere yönelik aç bırakma taktikleri uyguladığı iddia ediliyor. DW’nin haberine göre, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Çarşamba günü açıklanan raporunda Macar yetkililerin uluslararası göçmen hukuku standartlarını ve insan onurunu ihlal ettiği öne sürüldü. Rapora göre aç bırakma taktiği, Sırbistan üzerinden Macaristan’a geçen ve sığınma başvurusu reddedildiği için transit geçiş merkezlerinde tutulan kişilerin bu karara itiraz etmeksizin ülkeden gönüllü olarak ayrılıp Sırbıstan’a dönmesini sağlamak için kullanılıyor. Macar Helsinki Komitesi geçen hafta, Afgan sığınmacıyı yiyecekten yoksun bıraktığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Macaristan aleyhinde başvuruda bulundu.Macaristan’da 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni yasaya göre, güvenli olarak kabul edilen üçüncü bir ülkeden gelen sığınmacıların başvuruları direkt olarak reddediliyor. Sırbistan güvenli üçüncü ülke olarak kabul ediliyor.http://bit.ly/SG23-101


24.7.2018 - Suudi öncülüğündeki koalisyondan Yemen’de yine katliam Hudeyde’nin El-Dureyhimi bölgesine yönelik hava saldırısında, sivilleri taşıyan bir minibüs hedef alındı. Saldırıda 22 çocuk ve 4 kadının yaşamını yitirdiği bildirildi. Bölgedeki kaynaklar, saldırı sonrasında da koalisyon uçaklarının bölgeyi taciz etmeyi sürdürdüğünü ve yaralılara tıbbi müdahaleyi engellediğini duyurdu. Emperyalist koalisyon 9 Ağustos’ta da çocukları taşıyan bir otobüsü hedef almış, saldırıda çoğunluğu çocuk 50’ye yakın kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıda kullanılan lazer güdümlü MK-82 tipi bombanın Amerikan tekeli Lockheed Martin yapımı olduğu ortaya çıkmıştı.http://bit.ly/SG23-102


24.8.2018 - Bir haftadır gemide tutulan mülteciler açlık grevinde İspanya’nın 116 mülteciyi 24 saat içinde Fas’a geri göndermesinin ardından şimdi de İtalya’nın 150 mülteciyi bir haftadır limandaki gemide beklettiği öğrenildi. Akdeniz’de çoğu Eritre asıllı yaklaşık 190 mülteciyi taşıyan gemi İtalya’nın Sicilya Adası’nın Katanya Limanı’na getirildi. 16 Ağustos’tan beri limanda bekletilen gemideki çocuklar ve hastalar gemiden indirilirken 150 mülteci ise verilecek karar için gemide alıkoyuluyor. Bu duruma tepki gösteren ve karaya çıkmak isteyen mültecilerin kendilerine verilen yemekleri yemeyerek açlık grevi yaptıkları aktarıldı.

http://bit.ly/SG23-103


24.8.2018 - Katledilen Filistinlilerin sayısı 180’e ulaştı İsrail’in işgaline karşı 30 Mart’ta başlatılan Büyük Dönüş Yürüyüşü’nde siyonist rejimin saldırıları büyük bir katliama yol açmış durumda. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı resmi rakamlara göre 171 kişi hayatını kaybederken, hastane kayıtlarına geçmeyen ve İsrail’in elinde bulunan 9 kişiyle birlikte ölenlerin sayısı 180’e ulaşmış durumda.http://bit.ly/SG23-104


26.8.2018 - Almanya’da ‘ilticacılar devlete bir yıl hizmet etsin’ önerisi Almanya’da Başbakan Merkel’in partisinin Hıristiyan Demokrat Birlik’ten (CDU)genel sekreteri, ülkeye sığınma başvurusu yapanların kamuya ait yerlerde bir yıl hizmet etmesini önerdi.Devlete hizmetin sadece Alman vatandaşlarını değil, ülkede yaşayan herkesi kapsadığını savunan CDU yöneticisi Kramp-Karrenbauer, “Vatana hizmetin toplum içindeki değişik kesimleri daha fazla birbirine bağlayacağını düşünüyorum” dedi.Devlete hizmetin sadece Alman vatandaşlarını değil, ülkede yaşayan herkesi kapsadığını savunan CDU yöneticisi Kramp-Karrenbauer, “Vatana hizmetin toplum içindeki değişik kesimleri daha fazla birbirine bağlayacağını düşünüyorum” dedi.http://bit.ly/SG23-105


27.8.2018 - İsveç büyümesinin motor gücü göçmen emeği sömürüsü Nüfusu 10 milyon olan İsveç'in son beş yılda 600 bin göçmen aldığı hatırlatılırken, ülkenin bu dönemde Avrupa'nın en yüksek ekonomik büyüme hızına ulaştığına dikkat çekiliyor. Ülkede gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) bu yıl içinde yüzde 3'ten fazla bir oranda artış gösterdiği, avro bölgesinin ise buna karşılık yaklaşık yüzde 2'lik artış gösterdiğine dikkat çekiliyor. İsveç'in son yıllarda binlerce yazılımcı, meyve toplayıcı ve aşçıya çalışma izni verdiği aktarılıyor. İsveç'teki göçmenlerin işgücüne katılımı yüzde 82 iken, bu oranın Avrupa Birliği ortalamasının 4 puan üzerinde olduğu ifade ediliyor. Yerel medyada ise göçmen karşıtı dil kullanan haberlerin arttığına dikkat çekiliyor.Irkçı söylemleriyle öne çıkan milliyetçi parti Nordik Direniş Hareketi lideri Simon Lindberg ise RT ile röportajında göçmen karşıtı söylemlerini sürdürürken, Adolf Hitler'i överek Yahudi düşmanlığı içeren ifadeler kullandı.

http://bit.ly/SG23-106


28.8.2018 - Myanmar’da soykırım yapıldı Bileşmiş Milletler (BM) tarafından kurulan Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu, Myanmar ordusunun (Tatmadaw) Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing’in de aralarında bulunduğu üst düzey ordu generallerinin Rojhingalı (Arakanlı) Müslümanlara yaptığı soykırım nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) yargılanmasını istedi. BM İnsan Hakları Konseyi’nin 23 Mart 2017’de kurduğu Misyon, hazırladığı raporu, Myanmar’daki Arakanlı Müslümanların maruz kaldığı katliamın 1. yılında açıkladı. Myanmar ordusu ve fanatik Budistlerin, Arakanlı Müslümanlara yönelik cinayet, tecavüz, işkence ve keyfi tutuklamalar dahil insan hakkı ihlallerinin ortaya çıkarılması amacıyla kurulan Misyon’un raporunda çarpıcı ifadelere yer verildi.BM’ye göre, 25 Ağustos 2017’den sonra Arakan’dan kaçarak Bangladeş’e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı. Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

http://bit.ly/SG23-107


29.8.2018 - 100 bin kayıp aranıyor Kızılhaç örgütü bütün dünyada savaş, kaçış ya da sürgün yüzünden kaybolan en az 100 bin kişiyi arıyor. Funke Medya Grubu gazetelerinin Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne dayanarak yayımladığı habere göre, kayıp olan insan sayısı son on yılın en yükseğinde yer alıyor. Haberde gerçek kayıp rakamlarının tahminlerin çok üzerinde olabileceği de yer alıyor.Teşkilat Başkanı Gerda Hasselfeldt gazetelere verdiği demeçte, 2017 yılında 2 bin 744 uluslararası arama çağrısının kendilerine ulaştırıldığını, 2018 yılının ilk yarısında gelen bin 200 başvurusunun ise bir önceki yılın aynı döneminden farklı olmadığını söyledi. Alman Kızılhaç’ının başkanı Hasselfeldt kayıp yakınlarını arayanlar arasında en büyük grupları Afganistan, Suriye, Somali ve Eritre vatandaşlarının oluşturduğunu açıkladı.


29.8.2018 - Almanya'daki gösterilerde ırkçı grupların polisle bağı ortaya çıktı Almanya’nın Chemnitz kentinde Cumartesi günü sebebi bilinmeyen tartışmada bir Alman vatandaşının göçmen olduğu öne sürülen iki kişi tarafından bıçaklanması üzerine sokaklarda dehşet saçan ırkçı grupların polisle bağlantısı gündeme geldi.Göçmen karşıtı neo-nazi grup Pegida’nın kurucularından Lutz Bachmann’ın, Cumartesi günkü cinayetin şüphelilerinin 23 yaşındaki bir Suriyeli ile 22 yaşındaki bir Iraklı olduğunu gösteren bir belgeyi yayımlaması üzerine, sağcı grupların polis bağlantısı olduğu iddiaları güçlendi. Polis sözcüsü belgenin doğruluğunu teyit ederken resmi bilgilerin sızdırılması üzerine soruşturma başlattıklarını duyurdu.http://bit.ly/SG23-108


30.8.2018 - Suudi Veliahtı'nın 'Yemenli çocukları vurun ki kuşaklar boyu bizden korksunlar' dediği iddia edildi Yemen'e saldırı düzenleyip işgal eden Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun üyesi olan Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Al-Khaleej gazetesi, bilgi sahibi bir kaynağa dayanarak Muhammed bin Selman'ın (MbS) koalisyonun askeri komutanlarıyla yaptığı toplantıyı aktardı. Buna göre, toplantıda bu ayki hava saldırılarında onlarca çocuğun ölmesine uluslararası tepkiler gündeme geldi.Suudi Arabistan'da pek çok bakanlık ve kurumun dizginlerini elinde tutan MbS'nin komutanlara ''Uluslararası eleştirilere aldırmayın'' diye çıkışarak kadın-çocuk katliamlarına devam edilmesi için yeşil ışık yaktığı öne sürüldü.İddiaya göre Suudi Veliaht Prensi ''Yemen halkının bilincinde kuşaklar boyunca çok derin iz bırakmak istiyoruz. Suudi Arabistan'ın adı anıldığında çocuklarının, kadınlarının ve hatta erkeklerinin tir tir titremesini istiyoruz'' dedi. Şii Husilerin kontrolündeki Sada'ya 9 Ağustos'ta düzenlenen Suudi hava saldırısında ABD yapımı füzeyle bir okul otobüsünün vurulması sonucu en az 40'ı çocuk 50'den fazla sivil ölmüştü.http://bit.ly/SG23-109


Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

 

12.8.2018 - Suriye'de yeni ordu: 'Sadece Türkiye destekliyor, maaş yardımı yapıyor' Reuters haber ajansı, Suriye’de Türkiye desteğiyle kurulan muhalif ‘Ulusal Ordu’nun başındaki isim Albay Haitham Afisi ile konuştu. Azez’de bulunan Afisi, “Daha yolun başındayız. Çok sayıda zorlukla karşı karşıyayız ama üstesinden gelmek için çalışıyoruz” dedi. Afisi, “Ulusal Ordu’ya tüm destek yalnızca Türkiye’den geliyor. Başka ortak devlet yok” diye konuştu. Afisi, Türkiye’nin savaşçıların maaşlarının ödenmesi, lojistik destek ve ‘gerekli görülmesi durumunda silah yardımında’ bulunduğunu ve düşmanlarının ‘Esad, PKK ve IŞİD’ olduğunu söyledi.Haberde, Türkiye’nin rolünün yalnızca müttefik gördükleri Suriyeli muhalifleri desteklemekle kalmadığı, bölgede okullar, hastaneler inşa edildiği ve PTT’ye ait beş şube açıldığı belirtildi.Reuters’ın haberine göre Ulusal Ordu 35 bin savaşçıdan oluşuyor.http://bit.ly/SG23-111


21.8.2018 - Gölge CIA: Türkiye ile BAE arasındaki çekişme artacak Türkiye hükümetinin Somali'nin başkenti Mogadişu yakınlarında inşa ettiği askeri üssün Eylül 2017'de açılması bekleniyor. Bu üs, Türkiye'nin denizaşırı ikinci yerleşkesi olacak. ‘Gölge CIA' olarak bilinen düşünce kuruluşu Stratfor, Ankara'nın askeri araçlar kullanarak bölgede erişimini genişletmekte olduğunu, bu durumun çıkar çatışmalarını derinleştireceğini belirtti. Yaklaşık iki yıldır yapım aşamasında olan üssün Eylül 2017'de faaliyete geçmesi bekleniyor."Askeri yetenekleri göstermekten daha çok Somali'ye odaklanacak" denilen üs, özellikle Türkiye sermayesinin bölgede güçlenmesinin önü açacak.Stratfor, Ankara'nın yardım faaliyetlerinin Türkiye sermayesinin çıkarlarıyla da bağlantılı olduğuna değinirken, askeri araçların da kilit unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti: "Ankara ile Mogadişu arasında uzun zamandır devam eden ilişki, yalnızca Türkiye'nin yardım faaliyetlerine dayanmıyor. Türkiye-Somali ilişkisi Somali'de altyapı geliştirmeye ve yönetmeye çalışan Türk şirketlerinin ekonomik çıkarlarıyla yakından bağlantılı. Örneğin, Albayrak, Mogadişu limanını yönetiyor ve Türk şirketleri, güney liman kenti Kismayo'da da benzer bir teklifte bulundular.Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Afrika'daki jeopolitik ve ekonomik varlığını genişletirken, gücün askeri araçlarla gösterilmesi bu büyüme sürecinin kilit unsurlarından biri olacak."Türk şirketlerinin Somali'de özellikle ulaşım altyapısı projelerine ilgi gösterdiğine değinen Stratfor, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) sermayesinin de benzer eğilimleri gösterdiği anımsattı: "Somali'de bunu yapmak isteyen tek ülke Türkiye değil, BAE de benzer sözleşmelerin peşinde. Hem Türkiye hem BAE, Somali'nin, dünyanın belli başlı nakliye güzergahlarının bir kısmında yer aldığının farkındalar ve limanlar ile diğer ulaşım altyapılarını oluşturma fırsatları görüyorlar. Bu faktörler ile Somali hükümetinin dış yardıma ihtiyacı BAE için de ülkeyi mantıklı bir hedef haline getiriyor.Ankara ile Abu Dabi arasındaki çekişmenin Somali ile sınırlı olmadığına ve Körfez krizinde Türkiye'nin Katar'ın yanında saf tutarak bu ülkeye asker konuşlandırdığına dikkat çeken Stratfor, "Katar'daki konuşlanma hala erken döneminde fakat bazı Türk yetkililer asker sayısın 3 bine erişebileceğini ve savaş uçakları ile savaş gemilerinin de dahil edilebileceğini öngörüyor. Eğer öyle olursa Türkiye, Basra Körfezi'nde dikkate değer bir savaş kabiliyetine sahip olacaktır" ifadelerine yer verdi. BAE yönetimi de son dönemde askeri araçlar ile erişimini artırma stratejisine hız vermiş durumda. Bab'ül Mendep boğazı yakınlarında BAE geçen yıl birkaç kalıcı askeri üs inşa etmeye başladı.Stratfor, iki ülkenin de askeri araçlarla erişimini genişlettiğini ve sermayelerinin benzer projelere göz diktiğini belirtti.

http://bit.ly/SG23-112


28.8.2018 - 'Deniz Kuvvetleri, Kuzey Kıbrıs'a kapsamlı bir üs kurulmasını önerdi' iddiası Yeni Şafak'ta yayımlanan haberde Deniz Kuvvetleri'nin Dışişleri Bakanlığı'na, Kuzey Kıbrıs'ta kapsamlı bir deniz üssü kurulması yönünde öneride bulunduğu iddia edildi. ’Ada'ya acil deniz üssü' başlıklı haberde, "Önümüzdeki süreçte yoğun enerji kavgalarına sahne olacak Akdeniz’de Suriye savaşını bahane ederek tüm ülkeler askeri varlıklarını artırırken ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tek taraflı olarak Akdeniz enerji yataklarını paylaşırken Türkiye de egemenlik haklarını kısıtlayacak girişimlere karşı planlamalarını yapıyor" dendi.

http://bit.ly/SG23-113


Kapitalizm ve Kadın


9.8.2018 - Temmuz’da 37 kadın katledildi, 433 çocuk istismara uğradı Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Temmuz ayı kadın cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre en az 37 kadın katledilirken, 41 kadın şiddete uğradı. En az 433 çocuk da istismara maruz kaldı.Kadınların 29’u tanımadığı kişiler tarafından saldırıya uğradı.Temmuz ayında 433 çocuğun istismara uğradığı belirtilerek İstanbul’da Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yüzlerce hamile çocuğun ortaya çıktığı hatırlatıldı.http://bit.ly/SG23-114


10.8.2018 - Mülteci kadınlar bir paket süt için fuhuşa zorlanıyor Urfa'da bulunan Telhamut Çadır Kenti’nde kalan mülteci kadınların, erkek kamp çalışanları tarafından kimi zaman bir paket süt karşılığında fuhuşa zorlandıkları bilgisine ulaşıldı. Bu yönlü ulaşılan bir görüntü de skandalı doğrular nitelikte.Ulaşılan bilgilere göre, Ceylanpınar Kaymakamlığı’na bağlı bu çadır kentte kalan mülteci kadınlar yoksun kaldıkları zaruri ihtiyaçları karşılığında fuhuşa mecbur bırakılıyor. Mülteci kadınları fuhuşa zorlayanlar ise, kamp çalışanları. Kimi kamp çalışanlarının bir kaç parça eşya, çocukları için bir paket süt veya mama karşılığında mülteci kadınları kendileriyle cinsel birlikteliğe zorladıkları öğrenildi.http://bit.ly/SG23-115


20.8.2018 - Rohingya kadınları için yardım çağrısı İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, Rohingya kadın mültecilerin ciddi sağlık sorunları ve cinsel istismar tehdidi altında bulunduklarını açıkladı. Kurum, Bangladeş’teki kamplarda bulunan mülteci kadınlar ve kız çocuklarına daha fazla yardım malzemesi ulaştırılması gerektiğini söyledi.Oxfam, 482 hanenin kadın üyeleriyle bir anket düzenledi. Kurumun elde ettiği veriler, kadınların üçte birinin su almak ya da tuvalet ve duşları kullanma noktasında kendilerini güvensiz ya da huzursuz hissettiklerini ortaya koydu. Ankete katılan kadınlar, kamplardaki birçok tuvaletin çatısı ya da kapatılabilir kapısı olmadığını belirterek bunun cinsel istismar riskini artırdığını dile getirdi.Bangladeş’teki kamplarda, her hafta cinsiyet gerekçeli yüzlerce şiddet vakasıyla ilgili şikayette bulunulduğu belirtildi. Mülteci kamplarındaki her altı aileden birinin, eşleri kaybolduğu ya da öldüğü için yalnız anneler tarafından idare edildiği kaydedildi.Yaklaşık bir yıl önce 700 bini aşkın Rohingya Müslümanı, Myanmar ordusu tarafından kendilerine uygulanan şiddet nedeniyle komşu Bangladeş’e kaçmıştı. Yüzyıllardır halkının çoğunluğu Budist olan Myanmar’da yaşayan Rohingya Müslümanları, devlet tarafından resmi bir azınlık olarak tanınmıyor.http://bit.ly/SG23-116


Kapitalizm ve Çocuk


4.8.2018 - 10 yılda 116 bin çocuk kayboldu Birgün’den Hüseyin Şimşek’in derlemesine göre, 2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk için kayıp başvurusu yapılırken geçen yıl da 11 bin 563 çocuk kayboldu.2017’de kaybolan 11 bin 563 çocuğun 5 bin 756’sı kız, 5 bin 807’si ise erkekti.

7.8.2018 - Tüik Açıkladı, 11 Yaş Altı Çocukların Suça Sürüklenme Oranı Şaşırttı TÜİK 2017 yılında suça sürüklenen çocuklarla ilgili istatistiki verileri açıkladı. Buna göre geçtiğimiz yıl içerisinde 17 yaş altında 107 bin 984 çocuk 25 farklı suç olayına karıştı. Öldürme, yaralama, cinsel taciz olaylarının da bulunduğu veride en yüksek oran 15-17 yaş grubunda oluştu. 15-17 yaş grubu arasında 75 bin 828, 12-14 yaş grubu arasında 23 bin 842, 11 yaş altı gurubunda ise 6 bin 954 çocuğun suça karıştığı belirlendi. TÜİK verilerinde dikkat çeken en çarpıcı durumun ise, 11 yaş altındaki 3'ü kız 16 çocuğun öldürme, 13'ü kız 325 çocuğun ise cinsel suçlara karışması oldu.http://bit.ly/SG23-117


11.8.2018 - Çocuk istismarı 10 yılda yüzde 700 arttı Çocuklara dönük cinsel istismar 10 yılda yüzde 700 artış gösterdi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2014’te 74 bin 64 çocuk cinsel istismara uğrarken bu sayı 2016’da 83 bin 552’ye yükseldi. Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği'nin 2016 Çocuk İstismarı Raporu’na göre ise çocuğun cinsel istismarında son 10 yıl içerisinde yüzde 700 artış görüldü.http://bit.ly/SG23-118


13.8.2018 - 3 yılda 2 bin 500 Yemenli çocuk katledildi aşını Suudi Arabistan’ın çektiği koalisyonun Yemen’e dönük saldırılarında 2015’ten bu yana 2 bin 500’e yakın çocuk katledildi.UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore’un yaptığı açıklamada 2015’ten bu yana 3 bin 600’den fazla çocuğun böylesi saldırılarda yaralandığı, yaklaşık 2 bin 400 çocuğun da öldürüldüğünü ve Yemen’de yardıma muhtaç durumda olan 11 milyon çocuk olduğunu söyledi.http://bit.ly/SG23-119


15.8.2018 - Pensilvanya’daki Katolik rahipler binlerce çocuğu taciz etti ABD’nin Pensilvanya Eyaleti’nde Yüksek Mahkeme’nin yayımladığı bir Büyük Jüri Raporu’nda Katolik Kilisesi’nde son 70 yılda binden fazla çocuğun taciz edildiği belirtildi ve 300’den fazla din adamı suçlandı. Yetkililer, soruşturma sonucu altı psikoposluk bölgesindeki çocuk tacizlerinin üzerinin kilise tarafından sistematik bir şekilde örtüldüğünün saptandığı açıkladı. BBC Türkçe’de yer alan habere göre, 18 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan raporda “kilisenin kendi kayıtlarından binin üzerinde çocuk kurbanın kimliği tespit edildi. Gerçek sayının, kayıtları kaybolan çocuklar ve ihbarda bile bulunmaktan korkanlarla binlerce olduğuna inanıyoruz” denildi.http://bit.ly/SG23-120


20.8.2018 - Günde 12 saat çalıştırılıp ayda 300 TL kazanıyorlar Türk Tabipleri Birliği (TTB) yayını Toplum ve Hekim Dergisi’nin “Göç” başlıklı son sayısında Suriyeli göçmen çocukların yaşam koşulları ve çalışma hayatı içerisindeki yeri ele alındı.Çocukların 10-11 yaşlarından itibaren çalışmaya başladığı, çalıştırıldığı alanların başında ise tarım sektörünün geldiğinin belirtildiği dosya çalışmasında, çocukların aileleriyle birlikte ürün ekiminde ya da hasatta çalıştığı belirtildi.Suriyeli çocuklar için ikinci temel istihdam alanının tekstil sanayi olduğuna yer verilen şu bilgiler yer alıyor; "On binlerce Suriyeli çocuk başta tekstil atölyeleri olmak üzere imalat sanayinde çalışıyor. Çocukların çoğu tekstilde ortacı. Çalışma saatleri günde 12 saati bulabiliyor. Cumartesileri yarım gün mesai devam ediyor. Elbette ki kayıtsız bir biçimde, asgari ücretin altında ücretlerde çalıştırılıyorlar. Küçükler ve yeni başlayanlar ayda 300-400 TL kazanıyor. Tekstilde birkaç yıllık deneyimi olan ve ortacılıktan makineye geçenlerin aldığı ücret ise 750-800 TL arasında değişiyor. Suriyeli mülteci kadınlar ve çocuklar da hayatta kalma stratejisi olarak istihdama katılmakta, sermaye için muazzam bir yedek sanayi ordusu oluşturmaktadır. Bu kitle, sermayenin bizatihi kendi eğilimlerinin ortaya çıkardığı yedek işçi kitlesine ek bir yedek nüfus yaratmış, sermaye birikiminin bir bakıma güvencesi haline gelmiştir.”http://bit.ly/SG23-121


25.8.2018 - Almanya’da 4 milyon 400 bin çocuk yoksul Alman Çocukları Koruma Birliği tarafından yapılan açıklamada, Almanya'da yoksul çocukların sayısı 4 milyon 400 bin çıktı. Almanya'da geçen yıl 61 bin çocuk ise gençlik dairelerince koruma altına alındı.Wiesbaden'daki Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre, geçen yıl ailelerinden alınan çocukların üçte biri, yani 20 bin 300'ü 14 yaşın altındaydı. Küçük çocukların yanı sıra 14 ila 18 yaşındaki 41 bin genç de koruma altına alındı. Bu gençlerin yarısından fazlasını (yüzde 51) aileleri olmaksızın Almanya'ya gelen mülteci çocuklar oluşturuyor.

http://bit.ly/SG23-122


Kapitalizm ve Doğa


2.8.2018 - Sera gazı emisyonları rekor düzeye ulaştı Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ve Amerikalı meteoroloji uzmanları şirketinin yayınladığı yıllık rapora göre, farklı göstergeler 2017 yılında gezegendeki ısınmanın, atmosferde sera gazı yoğunlaşmasını arttıran fosil enerji yakmanın etkisiyle hızlandı. 60 ülkeden 450’yi aşkın bilim insanının katkısıyla hazırlanan 300 sayfalık raporda, fırtınalar, kuraklık, yüksek derecede sıcaklıklar veya Arktika’da buzulların rekor düzeyde erimesi anlatılırken en az 12 kez “anormal” ifadesi dikkat çekiyor. Rapora göre geçen yıl karbon dioksit, metan ve nitrous oxid gibi atmosfere salınan en tehlikeli üç sera gazı yoğunlaşması rekor düzeylere ulaştı. Raporda, “Genel olarak CO2 artış değeri 1060’lı yılların başından bu yana dörde katlandı” denildi.

http://bit.ly/SG23-123


7.8.2018 - Bir ‘alev’ çağı başlayabilir Dünya Sisteminin Antroposen’deki Yörüngesi’ başlıklı bir araştırmanın sonuçlarına göre yeryüzünü ‘sera çağı’ ismi verilen ve sıcaklığın yoğun hissedileceği bir dönem bekliyor olabilir. Çünkü bu araştırmada, küresel ısınmayla yeryüzü genelinde sıcaklık seviyesi sadece 2 derece artsa dahi, Dünya’da önlenemez bir ‘sıcaklık döngüsü’ oluşabileceği belirlendi. Bu sıcaklıkta buzullar da neredeyse tamamen eriyeceğinden, deniz seviyesinde de 60 metreye kadar yükselmeler yaşanacak. Birçok bilim insanı Dünya’nın, insan eylemlerinin gezegeni doğrudan etkilediği döneme verilen isim olan ‘Antroposen’ içerisinde bulunduğunu kabul ediyor.Araştırmaya katılan önemli simlerden Kopenhag Üniversitesi bilim insanı Katherine Richardson da, ‘sera çağı’nın başlaması durumunda geri dönüş olmayacağını belirtti.http://bit.ly/SG23-124


24.8.2018 - “İklim değişikliğine en uzun direnecek” buzullar parçalanıyor Temmuz başlarında yüzölçümü 6 bin kilometrekare olan bir buzdağının Antarktika’dan kopmasının ardından şimdi de iklim değişikliğine en uzun direnecek yer olarak ifade edilen Kuzey Kutbu’nda en güçlü buz kütlelerinin parçalandığı açıklandı. Bilim insanları, tarihte ilk kez Kuzey Kutbu'nun en soğuk bölgesinde bulunan en kalın ve sert buz kütlelerinin bile kırılmaya başladığını söyledi. 1.799 milyon kilometrekare buzla kaplı olan Grönland'ın kuzeyinde bulunan ve normalde yaz sıcaklarına bile dayanan bu buzulların incelerek kıyıdan uzaklaştığı belirtildi.Grönland buz tabakası toplamda 2,99 milyon kilometreküp hacme ve 1.673 metre kalınlığa sahip. En kalın buz tabakası ise 3 bin 488 metre. Uzmanlar Grönland'in kuzeyindeki buzulların “neredeyse tamamının” parçalanma ve kırılma belirtileri gösterdiğine dikkat çekiyor. İklim değişikliğine bağlı olarak dünya genelinde sıcaklıkların ortalama 1°C arttığı belirtilirken, ABD’de yapılan araştırmalara göre ise deniz suyu ölçümlerinde 26.5 santigratlık sonuç elde edildi.http://bit.ly/SG23-125


27.8.2018 - Karbondioksit salımı 16 kat arttı Avrupa Komisyonu ve Hollanda Çevre Değerlendirme Ajansı’nın son verilerine göre dünyayı en çok, yıllık 10.5 milyar ton karbondioksit salımıyla Çin kirletiyor. Dünyamız 1900’lerin başında 2 milyar ton karbondioksit gazı açığa çıkarırken 2018 yılına geldiğimizde bu miktar 16 kat artarak 36.2 milyar tona ulaşmış durumda. Euronews’deki habere göre listenin zirvesinde sanayi üretiminin yüksek olduğu gelişmiş ülkeler göze çarpıyor. Çin’i 5 milyar tonu aşkın emisyon oranıyla Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 3.5 milyar ile Avrupa Birliği (AB) ülkeleri takip ediyor. Listenin ilk 10 sırasını oluşturan ülkeler sırasıyla Hindistan, Rusya, Japonya, Almanya, İran, Güney Kore ve Kanada, Suudi Arabistan. Türkiye ise İngiltere’nin hemen ardından 18’inci sırada yer alıyor. Karbon salımı küresel ısınmaya neden olan sera etkisi yaratıyor.


28.8.2018 - Hava kirliliği zekayı azaltıyor Çin'de yapılan yeni bir araştırma, hava kirliliğinin zekayı ciddi oranda azalttığına işaret ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 91'i hava kirliliğinin tehlikeli seviyede olduğu bölgelerde yaşıyor. Çin'de farklı yaş gruplarından 20 bin kişiyle yapılan ve dört yıla yayılan araştırmaya göre havadaki zehirli partiküller sadece insan sağlığını etkilemekle kalmıyor, zeka geriliğine de yol açıyor. Hava kirliliği nedeniyle bir yıllık eğitim boşa gidiyor. Araştırma kapsamında 2010-2014 yılları arasında 10 yaş ve üstü kişiler sınava sokuldu. Bu kişilere 24 matematik ve 34 dil sorusu soruldu. Sonra bu sonuçlar, bu dönemdeki hava kirliliği seviyeleriyle karşılaştırıldı.Sonuçlar, hava kirliliğine daha uzun süre maruz kalanların zekalarının daha fazla zarar gördüğüne işaret ediyor. Hava kirliliğinin erkekleri kadınlardan daha fazla etkilediği görüldü. Uzun süre kirli havaya maruz kalmak, kişilerin kavrama yeteneğini zayıflatıyor. Bu durum özellikle eğitimsiz kişilerde yaşla birlikte ilerliyor. Hava kirliliği Alzheimer ve demansın farklı türleri gibi dejeneratif hastalıklara yakalanma riskini de artırıyor.http://bit.ly/SG23-126


29.8.2018 -İklim Anlaşması da kurtarmıyor, felaket göz göre göre geliyor 2015’te kabul edilen BM Paris İklim Anlaşması’nın tüm şartları yerine getirilse dahi küresel ısınmanın önünün alınamayacağı uyarıları yapılıyor.Birleşmiş Milletler (BM) İklim Anlaşması’nda küresel ısınmanın 2100 yılına kadar en fazla 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması hedeflenmişti. Sanayileşme öncesindeki seviyenin baz alındığı bu hedeflere rağmen, halen 1,1 derece civarındaki artışın 2040’larda 1,5 dereceye ulaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Özellikle son yıllarda yayınlanan araştırmalar, iklimsel değişikliklere yol açacak küresel ısınmanın durdurulabilmesi için çok radikal önlemler gerektiğini gösteriyor. Son olarak 6 Ağustos’ta Proceedings of the National Academy of Sciences adlı Amerikan bilimsel dergisinde yayınlanan bir araştırmada, önümüzdeki 10 ila 20 yılda alınacak önlemlerin dünyanın 10 bin yıllık geleceği için geri dönülmez olacağı vurgulanmıştı.Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir başka araştırmada ise 1993-2017 yılları arasında okyanus seviyelerinin 7,7 santimetre yükseldiği uyarısı yapılmıştı.Birçok ülke, sanayi üretimine zarar vereceği gerekçesiyle gaz salınımlarının azaltılmasına ilgi duymuyor. Bilindiği üzere Trump başkanlığında ABD BM İklim Anlaşması’ndan çekilmişti.http://bit.ly/SG23-127


Kapitalizm ve Eğitim


7.8.2018 - Üniversite sınavındaki ‘kara tablo’: Temel matematikte 160 bin 235 aday sıfır çekti ÖSYM’nin 31 Temmuz’da sonuçları açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’yla (YKS) ilgili ayrıntılı değerlendirme raporu ortaya kondu.Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT)temel matematikte 160 bin 235 aday tek bir soruyu bile doğru yanıtlayamadı.Bu sayı fen bilimleri testinde 114 bin 408, sosyal bilimler testinde 22 bin 39, Türkçe testinde ise 986. Tablo YKS’nin ikinci oturumu AYT’de daha da kötü durumda. Bu oturumun da matematik testinde hiçbir soruyu doğru yanıtlayamayan aday sayısı 185 bin 647. Fen bilimleri testinde bu sayı 107 bin 238.http://bit.ly/SG23-128


12.8.2018 - “Özel okullara teşvik” adı altında sermayenin kasası dolacak MEB bütçesinden özel okullara 75 bin öğrenci için 243 milyon 330 bin TL peşkeş çekilmesi ve özel meslek liselerinin de bu peşkeşten yararlanması için hazırlanan tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı.http://bit.ly/SG23-129


14.8.2018 - Cumhuriyet Üniversitesi’nde kadrolar, ‘eş ve çocuklara’ dağıtıldı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde kadro sınavını mevcut öğretim üyelerinin eş ve çocukları kazandı. Üniversitede sınav sürecinde, 8 öğretim üyesinin eş ve çocukları kadro olarak atandı.http://bit.ly/SG23-130


17.8.2018 - İmamlar öğrenci evi sorumlusu yapılacak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilk kez 2016 yılında 43 ilde öğrenci yurtlarında pilot proje olarak başlattığı, “manevi rehberlik” uygulaması tüm illere yayılarak kalıcı hale getirildi.Manevi rehberlerden ve gençlik koordinatörlerinden mümkün olduğunca fazla gence ulaşılmasını isteyen Diyanet, KYK yurdu olmayan yerlerde öğrencilerin Diyanet Vakfı’nın öğrenci evlerinde kalmaya teşvik edilmesi talimatını verdi. Öğrencilere yönelik barınma, burs ve eğitim desteği çalışmalarının il müftülüklerince yürütüleceği bildirildi. Diyanet Vakfı’nın öğrenci evlerinde uygulanacak modelin cemaatlerin öğrenci evlerinde uygulanan modelle benzerliği dikkati çekti. Buna göre, öğrencilerin kaldığı vakıf evleri için belirlenecek ev sorumluları ve yardımcılarının vaiz, imam, müezzin ve Kuran kursu öğreticileri arasından seçilmesi kararlaştırıldı. Diyanet barınma, gıda ve eğitim desteği vereceği öğrencilerin “kurumsal aidiyetlerinin” de geliştirilmesini istedi. Personele, “Öğrencilerin imkânları ölçüsünde Diyanet gençlik çalışmalarını katılımını sağlayın” talimatı verildi.http://bit.ly/SG23-131


20.8.2018 - Rusya'da eğitimde ve işte olmayan gençlerin sayısı artıyor Rusya’da Ekonomi Yüksek Okulu tarafından yürütülen araştırmanın sonuçlarına göre 15-24 yaş arasında eğitim görmeyen ve çalışmayan gençlerin sayısı 2 milyon. Rusya gençliğinin yüzde 17’sine tekabül eden bu rakamın küçük yerleşimlerde daha yüksek olduğu görülüyor.Avrupa ortalamasının yüzde 13 olduğu "ne işte ne okulda" gençlik kategorisi Polonya’da yüzde 20, Estonya’da yüzde 16.Türkiye ise “ne işte ne okulda” gençler kategorisinde OECD ülkeleri içerisinde en yüksek orana sahip ülke. 2016 verilerine göre iş aramayanlar alanında yüzde 23 olan bu oran iş arayanlar alanında yüzde 29,8’e çıkıyor.

http://bit.ly/SG23-132


21.8.2018 - 3,5 milyon genç ne işte ne eğitimde Türkiye’de 25-29 yaş arasında ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin oranı yüzde 32,9. 20-24 yaşları arasında ise bu veri yüzde 29,8. Bu iki rakam üç buçuk milyondan fazla gencin ne eğitimde ne de çalışma yaşamında yer almadığı anlamına geliyor. Hem eğitimde hem de istihdamda yer alan 15-29 yaş arasındaki gençlerin oranı ise yüzde 13. Bu da 2 milyon gençten fazlasının hem okuyup hem çalıştığını gösteriyor.http://bit.ly/SG23-133


24.8.2018 - Rektör yardımcıları, çocuklarını üniversiteye öğretim üyesi olarak atadı BirGün’den Uğur Şahin’in haberine göre;İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dişçilik Hizmetleri bölümündeki iki öğretim görevlisi kadrosuna, rektör yardımcılarının kızları atandı.Üniversitenin sitesinde atanan kişilere ait akademik çalışmalar da bulunmamakta.http://bit.ly/SG23-134


26.8.2018 - Fatura  Eğitime Kesildi Bakanlık tarafından yürürlüğe konacak eğitimdeki tasarruf tedbirlerinin ayrıntıları ortaya çıktı.Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, eğitim için hazırladığı tasarruf paketinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) elinde maaşlar hariç kalan 10 milyar 633 milyon 716 bin 878 liranın 2 milyar lirası “tasarruf tedbirleri” kapsamında kesildi. Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre; MEB’in kemeri yüzde 18 ‘sıkılırken’, okulların onarımlarından, yeni okul yapımı için kamulaştırma giderlerine kadar pek çok kalemde kesinti yapıldı.Okul öncesinden liseye kadar öğrencilerin ailelerine verilen burslardan 20 milyon lira, devlet parasız yatılı öğrencileri için yine ailelerine verilen pansiyon yardımından 103 milyon lira kesilmesi ise dikkat çekti.http://bit.ly/SG23-135

Admin2
Yayınlanma: 01.09.2018 / 00:00 / Admin2