Sınıf Gündemi Sayı 20


Sermaye Devleti


9.5.2018 - Cezaevlerinde 20 binden fazla mahkûm nöbetleşe uyuyor CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair bir rapor hazırladı. Rapora göre, AKP iktidarı boyunca cezaevlerindeki nüfusun yüzde 285 arttığı bilgisi yer aldı. OHAL ile cezaevlerinde yaşanan mağduriyetlerin arttığının vurgulandığı raporda, cezaevlerinde 20 binden fazla mahkûmun yatakları dahi nöbetleşe kullandığının altı çizildi. İHD Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı 2017 hak ihlalleri raporuna göre, sadece Bölge’de 1 yıl içerisinde cezaevlerinde 433 mahpus işkence ve kötü muameleye maruz kalmış durumdadır. Yine aynı rapora göre cezaevlerinde 3 çocuk yanarak, 8 mahpus intihar iddiasıyla, 6 mahpus hastalık nedeniyle, 2 mahpus ise diğer mahpuslar tarafından öldürülmüştür. http://bit.ly/SG20-1


23.5.2018 - Saray'da özel harekat kuruluyor Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı bünyesinde Özel Harekat Şube Müdürlüğü kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Bugünkü sayıda yayımlanan karara göre, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün merkez teşkilatında Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı bünyesinde Özel Harekat Şube Müdürlüğü kurulması kararlaştırıldı.


29.5.2018 - HDP'nin yüksek oy aldığı sandıklar AKP'li köylere taşındı  YSK'nın 144 bin seçmeni etkileyecek sandık taşıma kararına ilişkin HDP'den açıklama geldi. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, “HDP’nin yüzde 70-80 oy aldığı köylerle ilgili taşıma kararı alındı, sandıkların taşındığı köylerde de AKP’nin yüzde 70- 80 oy aldığı görülüyor. YSK’nin 144 bin seçmeni etkileyen sandık taşıma kararı, seçimin sonucunu belirleyecek ciddi bir sayısal niteliği etkiliyor. Birkaç bin seçmenle hangi milletvekilinin seçileceğinin belli olduğu bölgelerde, 144 bin seçmenin hak gaspına maruz kalacağı çok açıktır''diye konuştu.http://bit.ly/SG20-5

 

Türkiye Gündemi


13.5.2018 - KONDA'nın anketinden: En fakirler Demirtaş ve Erdoğan'a en zenginler Akşener'e oy veriyor KONDA tarafından hazırlanan "Gündem ve Seçmen Eğilimleri Araştırmaları"nın sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Toplam 2 bin 646 kişiyle yürütülen araştırmada, "AKP/Erdoğan, HDP/Demirtaş tercihlerinde bulunanların ekonomik bakımdan ülkenin en alt gelir dilimlerindekiler olduğu" belirlendi; "Meral Akşener", "CHP/Kılıçdaroğlu" diyenlerin ekonomik olarak ülkenin en yüksek gelir diliminde olduğu ifade edildi.28 il merkezi dâhil 101 ilçede, 9-10 Eylül 2017'de yapılan ankette hane geliri üzerinden yapılan kişi başı gelir hesaplamalarına da yer verildi. Ankette, "Tercihlere göre ortalama aylık kişi başı gelir" başlığı altında şu rakamlara yer verildi: Selahattin Demirtaş: 694, Tayyip Erdoğan: 797, Kemal Kılıçdaroğlu: 979, Meral Akşener: 1166  http://bit.ly/SG20-8


20.5.2018 - İnce'den iş dünyasına: Size yardımcı olacağız Osmaniye Mitingi'nde konuşan İnce ''İş dünyasına sesleniyorum. Bürokrasi size engel olmayacak. Bir işe başlayacaksınız mevzuat değişmeyecek. Size yardımcı olacağız.''dedi. http://bit.ly/SG20-10


20.5.2018 - Yenikapı mitinginden bir gün sonra, Ceyhan'dan İsrail'e petrol sevkıyatı Kudüs'te yapılan katliamın ardından, muhalefetin İsrail'le yapılan anlaşmaların iptali hakkındaki teklifini Meclis'te reddeden ancak Yenikapı'da "Zulme Lanet Kudüs'e Destek" mitingi düzenleyen iktidarın, bir gün sonra yine İsrail'e petrol sevk ettiği ortaya çıktı. Dünyadaki tüm tanker hareketlerini takip eden TankerTrackers sitesindeki istatistiklere göre, sadece geçen ay Ceyhan’dan İsrail’e 1,5 milyon varil petrol sevk edildiği ortaya çıkmıştı.http://bit.ly/SG20-4


24.5.2018 - Bahçeli'den organize suç liderleri için af çıkışı geldi Bahçeli aralarında Alaattin Çakıcı'nın da olduğu bazı suç örgütü liderleri için 'af' istedi ve Çakıcı'yı ziyarette bulundu.Bahçeli , Çakıcı için ''Uzun yıllardır cezaevinde bulunan bir arkadaşımız hastalandığı için Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’ne alınmış. Duyar duymaz ziyaretine gittim. Değişik cezaevlerinde ağır şartlarda mahkûmiyet hayatı olan bir şahsiyet. Hastalığını ciddiye almak ve gerekli tedbirleri geliştirmek lazım. Orada doktor arkadaşlardan aldığım bilgiye göre elden gelen gayret gösteriliyor ama hastalığın ciddi olduğu ifade ediliyor. Dikkate almak lazım. Selahattin Demirtaş kadar suçlu değil. Beş tane siyasi parti kuyruk oldu, dışarı çıkarmak için gayret gösteriyorlar. Yani onlar tartışılmıyor da Alaaddin Bey niye tartışılıyor? Biz Alaaddin Bey ile beraber kader kurbanlarını da gündeme getiriyoruz. Alaaddin Beyin bir yönüyle vatan millet için verdiği mücadeleler var. Bilen bilir. Devleti yönetenler de bilir başkaları da bilir. Şimdi devlete ihanet edenleri adaylık için cezaevinden alacaksın, rahatsızlığı nedeniyle önemli sıkıntılar çekmeye başlamış bir şahsı cezaevinde mahkum tutacaksın. Bunu hiç dikkate almadan mafya diyeceksin. Nerede diğer mafyalar? Bu konular üzerinde samimi ve dürüst olmak lazım.'' ifadelerini kullandı.http://bit.ly/SG20-11


26.5.2018 - Perinçek: OHAL'i kaldırmam, Kürt sorunu silahla çözülür Perinçek Kürt sorunu çözümü ile ilgili, "Kürt sorunu silahla çözülür” dedi. OHAL'i kaldırmayacağını söyleyen Perinçek, "Kaldırmayacağım. Mümkün değil. Çünkü Türkiye savaş halinde. Amerika, İsrail ile Doğu Akdeniz ile cephe cepheye geldi. Amerikan 6. filosunu namluları Türkiye’ye çevrilmiş durumda. Aynı zamanda terörle mücadelenin sonunu gelmiş değiliz. Bu nedenle OHAL gerekiyor." ifadesini kullandı. http://bit.ly/SG20-12


27.5.2018 - Muharrem İnce işçi cehennemi, tekel cenneti Güney Kore’ye özeniyor CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Ödemiş'te konuştu. Türkiye’nin sonunun ya Güney Kore ya da Venezuela gibi olacağını ileri süren Muharrem İnce, "Yıl 1980; Türkiye’nin milli geliri 2 bin dolar, Güney Kore’nin de 2 bin dolar. Asya krizi oluyor, Kore iflas ediyor. Devlet 5 büyük şirketi çağırıyor. ’Rekabet etmeyeceksiniz, dünyayla rekabet edeceksiniz’ diyor. 5 şirketin şimdiki ihracatı 250 milyar dolar. Şimdi milli gelir 30 bin dolar. Türkiye’de ise 7 bin dolara düştü.’’ dedi. Peki,G.Kore'deki gerçek tablo ne durumda ?Güney Kore’de ekonomi “chaebol” olarak adlandırılan 63 sermaye grubunun bünyesindeki birkaç yüz şirkete dayanıyor. Kapitalist ekonomiler içinde merkezinde devletin durduğu en tekelci yapılardan biri söz konusu. 63 grubun en büyük 30’u ülkedeki tüm şirket varlıklarının yüzde 40’ını, cirolarının da yüzde 36’sını oluşturuyor. Hyundai, Samsung, LG Elektronik bu gruplar içinde yer alıyor. Söz konusu tekelci yapının oluşumunda “planlama”, kamu yönlendirmesi özel rol oynuyor. Özellikle 1970’li ve 80’li yıllar kaynak tahsisi başta olmak üzere devlet müdahalesinin yoğun olduğu yıllar. «Chaebol»ler 1990’lardan itibaren finansal bağımsız hale gelseler de kamu desteklerinden yararlanmaya devam ediyorlar. 2000’li yıllardan itibaren büyük şirketler yurtdışında daha hızlı büyüyor ve cirolarının %50’den fazlasını yurtdışı operasyonlarından elde etmeye başlıyor. 2014 yılında Fortune 500’de 14 Koreli şirket yer aldı.2000’li yıllarda Güney Kore, sermaye perspektifinden iyi eğitimli emekgücü, yüksek teknolojili imalat sanayi yapısı ve bilgi temelli ekonomiye geçişte aldığı yolla örnek gösterilmeye devam ediyor. Ama madalyonun öbür yüzünde, emekçiler cephesinde, eğitimli emek gücünün düşük ücretler, yüksek borçluluk düzeyi, ağır çalışma koşulları, işsizlik ve örgütsüzlüğe mahkum edilmesi gerçeği duruyor. Bu ağır sorunların karşısında örgütsüz emekçilerin "ağır depresyon", ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı bir ülke Güney Kore.


28.5.2018 - Meral Akşener: İkinci tura İnce kalırsa Erdoğan farkla kazanır, ben kalırsam kaybeder Akşener, Erdoğan’ı sadece kendisinin yenebileceğini söyleyerek, "Kamuoyu araştırma şirketlerinin neredeyse tamamı, ikinci tura Sayın İnce kalırsa Erdoğan’ın farkla kazanacağını, ben kaldığımda ise Erdoğan’ın kaybedeceğini görüyor" dedi. http://bit.ly/SG20-14


30.5.2018 - Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı Türkiye ve ABD'nin Menbiç üzerinde üç aşamalı planda teknik mutabakata vardığı bilgisi verildi. Plan uygulanırsa YPG bir ay içerisinde Menbiç'i terkecek. AA muhabirinin görüşmelere katılan kaynaklardan aldığı bilgilere göre, ABD ve Türkiye, YPG’nin Suriye'nin kuzeyinde Fırat Nehri'nin batısında bulunduğu Menbiç'ten çekilmesi için teknik mutabakatı sağladı. Ancak, mutabakat, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ABD'li mevkidaşı Mike Pompeo'yla 4 Haziran'da Washington'da yapacağı nihai görüşmeyle ilan edilecek.http://bit.ly/SG20-15


31.5.2018 - MHP'den tehditvari af çıkışı :’dönüşü yok çıkacak' Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, 'Hükümetin gündeminde af yok' açıklamasına rağmen MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, “Bunun geri dönüşü yok artık af çıkacak” dedi. http://bit.ly/SG20-16

 

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


5.5.2018 - Kayyım Siirt Belediyesi'ne ait kütüphanedeki Kürtçe kitapları kaldırdı Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre, olay, kütüphaneye giden üniversite öğrencilerinin Kürtçe kitapları bulamamsıyla ortaya çıktı. Kürtçe kitapların neden yerlerinde olmadığını soran öğrencilere, kütüphane görevlileri “Bilmiyoruz” yanıtı verdi. Öte yandan kütüphanenin girişindeki duvarlara kırmızı sprey boya ile Rabia işareti ve "Tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet" ile "Vatan sevgisi imandandır" gibi yazılamalarının yapıldığı görüldü. http://bit.ly/SG20-18


16.5.2018 - Erdoğan, İngiltere’den Kobani’ye baktı, ‘Arabın gözünü’ gördü: Kürt bölgesi değil Kurdistan 24’ün haberine göre Chatham House’da konuşan Erdoğan, Kobani’nin Kürt kenti olmadığını öne sürerek “Bu nedenle PYD/YPG teröristlerinin kontrolünde olmaması gerekir” dedi.Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bölgenin asıl adı Ayn El Arab. Yani Arabın Gözü anlamına geliyor. Dolayısıyla Kürt bölgesi olamaz. Yerleşim bölgesinin gerçek sahip sahipleri Araplardır.”


27.5.2018 - “Efrîn’de en az 119 kadın kaçırıldı” Suriye Kadın Meclisi, Efrîn’deki yıkıma ve devam eden talana dikkat çekerek en az 119 kadının kaçırıldığını açıkladı.Efrîn’de 56’sı kadın, 46’sı çocuk olmak üzere 259 sivilin katledildiği bilgisini paylaşan Suriye Kadın Meclisi Genel Koordinatörü Lîna Berekat ,104'ü kadın, 155'i çocuk olmak üzere 707 sivilin yaralandığını, yüz binlerce kişinin ise göçe zorlandığını belirtti.http://bit.ly/SG20-19


25.5.2018 - AİHM Roboski katliamı başvurusundan sonra Roj TV başvurusunu da reddetti Kısa bir süre önce “bazı evrakların 2 gün geç kalması” bahanesiyle Roboski Katliamı’nın başvurusunu reddeden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), dün de Roj TV’nin başvurusunu reddetti. Roj TV kapatıldıktan sonra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan ‘ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini’ öne sürerek 2014 yılında Danimarka’ya karşı AİHM’e dava başvurusunda bulunmuştu AİHM dün Danimarka’da yayın lisansı iptal edilen Roj TV’nin dava başvurusunu “PKK’nin propagandasını yaptığı” ve “şiddete teşvik edip terör faaliyetlerini desteklediği” ve bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 17’nci maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle reddetti.http://bit.ly/SG20-20


27.5.2018 - Afrin’de sivillere işkence yapıldığı görüntülendi Afrin’de bir grup ÖSO üyesinin sivil halka işkence yaparken çekilen görüntüleri yayınlandı. Rudaw televizyonunda yayınlanan görüntülerde, 3 silahlı ÖSO üyesi yerdeki iki sivile süründürün talimatı veriyor.Afrin’de sivil halka işkence yapıldığı, kadınların kaçırılarak taciz ve tecavüze maruz kaldığı, aralarında tanınmış akademisyen ve kanaat önderlerinin bulunduğu bazı insanların gözaltına alınarak bilinmeyen yerlerde tutuldukları ve bunlardan bir kısmının ise ailelerinden fidye alınarak serbest bırakıldığı bir çok kez basına yansıdı.18 Mart 2018 tarihinden beri TSK ile ÖSO’nun denetimine geçen Afrin’in yönetimi resmi olarak Hatay Valiliği’ne bağlanmıştı.http://bit.ly/SG20-21


Halk İçin Ekonomi

 

6.5.2018 - Milyoner sayısı 2017'ye göre 7 bin arttı Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi (bankaya para yatıran kişi) sayısı, mart sonu itibariyle 2017'ye göre 7 bin 9 kişi artarak 145 bin 989'a yükseldi. AA muhabirinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlediği bilgilere göre, yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı mart sonu itibariyle 145 bin 989'a ulaştı. Geçen yılın sonuna göre 7 bin 9 kişi artan milyonerlerin toplam mevduatı 954 milyar 294 milyon liraya çıktı. 2017 sonunda milyonerlerin toplam mevduatı 909 milyar 979 milyon lira seviyesinde bulunuyordu. Milyoner başına düşen ortalama mevduat da 6 milyon 537 bin lira olarak hesaplandı.


7.5.2018 - 14,4 milyon vatandaş yoksul durumda SGK'nın verilerine göre, herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden ( 2017 yılı için 592,50 TL) az olan 8 milyon kişi tespit edildi.6,4 milyon yurttaşın ise aylık gelirinin asgari ücretin 1/3’ünden fazla olması nedeniyle Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödemesi gerektiği halde prim borcunu ödeyemedi.http://bit.ly/SG20-30


7.5.2018 - Türk bankalarının değeri Kasım 2010’da 142.5 milyar dolarken bugün 45.5. milyar dolar “Kasım 2010’da 142.5 milyar dolarla tarihi rekor piyasa değerine ulaşan Türk bankacılık sektörü... giderek irtifa kaybetti. Türkiye’nin kredi notunun 18 yıl aradan sonra yatırım yapılabilir düzeye çıktığı Mayıs 2013’te bile ancak 124.5 milyar dolara çıkabildi. Cuma günü itibarıyla ise 45.5 milyar dolara düştü. Bu düzeyiyle bankalar şubat başından beri üçte bir düzeyinde piyasa değerlerini kaybetti. Geçen yılın ağustos sonuna göre kayıp yüzde 36.5’e ulaşıyor. 2013’e göre 5 yıllık kayıp yüzde 68.5, 2010 sonuna göre ise yüzde 71.3 düzeyinde. 142.5 milyar dolardan 44.5’e düşmek aynı zamanda 98 milyar dolarlık bir azalmayı ifade ediyor.” (Abdurrahman Yıldırım)


8.5.2018 - Açlık sınırı 15 yılda dört kat arttı Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Nisan 2018 dönemi için açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı. Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için, günlük 56,59 TL, aylık 1.698 TL’lik harcama yapması gerekiyor. Nisan 2003'te 435 TL olan açlık sınırı Nisan 2018'de 1.698 TL’ye ulaştı. Yıllık olarak açlık sınırı 162 TL, yoksulluk sınırı 559 TL arttı. Süt ve süt ürünlerinin payı yükseldi.http://bit.ly/SG20-23


14.5.2018 - Avrupa Türkiye’nin birinci ekonomik ortağı Gazeteci Piero Castellano'nun hazırladığı yazı dizisinde, Avrupa'nın Erdoğan yönetimiyle sürdürdüğü ticari ilişkisini her geçen gün derinleştirirken, OHAL ve KHK rejimi altında mağduriyet çeken toplumun en az yarısı için 'timsah gözyaşları' döküldüğü belirtiliyor. 'Stratejik NATO bağlantısı' ve 'taktik mülteci anlaşması' ile birlikte ilişkiyi belirleyen ana faktörün ekonomik çıkarlar olduğuna yer verilen yazı dizisinde Avrupa kıtasının, Türkiye’nin her bakımdan birinci ekonomik ortağı olduğu ve başta silah olmak üzere ticaretin arttığına da dikkat çekiliyor. Türkiye'de sadece Alman sermayeli veya ortaklı 6 bin şirketin faal olarak çalıştığını ve Türkiye’deki iş ortamının özellikle Avrupalı şirketler için bir lütuf olduğunu belirten Piero Castellano'ya göre, Türkiye hala yatırımcılar için bölgedeki en güvenli pazar. Cenova Üniversitesi Araştırma Görevlisi Federico Donelli 'İtalyan şirketleri, 2018 yılındaki büyümesinin hala yüzde 4 ile 5 arasında olması beklenen ve istikrarlı bir şekilde genişleyen pazarı ve otoriter döneme rağmen değişmeyen siyasi istikrarı nedeniyle Türkiye'de yatırım yapmaya devam ediyor' diye açıklıyor ve ekliyor: "Türkiye hala yatırımcılar için bölgedeki en güvenli pazar.'" Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımların, 2017 yılında yüzde 18,8 oranında azalırken, İtalya'dan gelen doğrudan yatırımların yüzde 42,5 oranında arttığına dikkat çeken araştırmada, bu oranın, Avrupa Birliği genelindeki yüzde 28,1'lik artışın hayli üzerinde olduğu belirtilmiş. http://bit.ly/SG20-2


14.5.2018 - Patronlara “kasa affı”, “ortaklar cari hesabı affı”, “stok affı” çıktı Meclisten çıkan son af paketinde gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olan şirketlerin patronları için kasa affı, ortaklar cari hesabı affı ve de stok affı adı altında çeşitli aflar yer aldı.Af paketi ile şirketinde çalıştırdığı işçileri aldıkları ücretin altında gösteren ya da bir bölümünü tamamıyla kaçak olarak çalıştırmakta olan patronlar da avantajlı duruma gelecek. Normalde işçiye ödediği rakamları belgelendiremediği için hala kasasında görünen firmalar aftan yararlanarak yüzde 3’lük ödemelerini yapacak ve kayıtlarını mevcut durum ile aynı hale getirmiş olacak. http://bit.ly/SG20-3


15.5.2018 - Cari açık büyümeye devam ediyor “Mart ayı cari açığı 4.8 milyar dolar gibi yüksek bir açık. Cari açığın arkasında dış ticaret açığı var. İthalat, ihracattan daha fazla artıyor. Petrol fiyatlarının artışının yükü yetmiyor gibi altın ithalatı devam ediyor. Martta 1.1 milyar dolarlık altın ithal edildi. Mart ayında portföy yatırımları ile kredilerden önemli çıkış oldu. Çıkış 2.9 milyar doları buldu. Cari açık 4.8 milyar dolar, buna 2.9 milyar dolar döviz çıkışı eklenince Mart ayı döviz açığı 8 milyar dolara yaklaştı. Mart ayında portföy yatırımları ile kredilerden önemli çıkış oldu. Çıkış 2.9 milyar doları buldu. Cari açık 4.8 milyar dolar, buna 2.9 milyar dolar döviz çıkışı eklenince Mart ayı döviz açığı 8 milyar dolara yaklaştı. Nereden geldiği belli olmayan 2.9 milyar dolar imdada yetişti. Döviz rezervlerinden de 4.8 milyar dolar kullanılarak Mart ayı cari açığını (döviz açığını ) finanse etmek mümkün olabildi.” (Tevfik Güngör)


15.5.2018 - İşsizlik resmi rakamlara göre 10,6; DİSK-AR'a göre ise 18,6 TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılı Şubat döneminde 3 milyon 354 bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti.DİSK Araştırma Dairesi (DİSK-AR) ise, TÜİK’in açıkladığı yüzde 10,6 işsizliğin gerçeği yansıtmadığını, gerçek işsizliğin 6,3 milyon kişiyle yüzde 18,6 düzeyinde bulunduğunu açıkladı. TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) genel işsizlik oranının iş gücü piyasalarındaki durumu bütün boyutlarıyla ortaya koymadığı belirtilen açıklamada, “TÜİK tarafından kullanılan standart işsizlik tanımı referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz kabul edilmektedir. Bu hesaplama yöntemi işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır” denildi. http://bit.ly/SG20-24


21.5.2018 - Artan dolarla birlikte, 80 dolara çıkan petrol en çok Türkiye’yi vurdu “Dolar zaten değerlenme eğilimindeydi. Brent petrol fiyatlarının geçen hafta 80.50 dolarla son 4 yılın zirvesine çıkması ABD’de enflasyonun yükselişini destekliyor. Bu da 10 yıllık faiz oranlarını yüzde 3’ün üzerine atarak yüzde 3.1280’e kadar çıkmasına yol açtı. Son 7 yılın en yükseğine çıkan faiz oranları aynı zamanda doları değerlendirdi. - Bağlı olarak Türkiye Hazine faizleri de tırmanışını sürdürerek son 7 yılın en yüksek düzeyine çıktı. … petrol fiyatları rekora çıkarken doların da TL karşısında rekor kırmasının enflasyon üzerindeki azdırıcı etkisini dikkate alan hükümet önlem alma gereğini duydu ve akaryakıtta otomatik fiyatlandırmayı askıya alarak, fiyatlara üst sınır getirdi. Buna göre artan fiyat ve kur kadar tutar ÖTV’den indirilecek. Hafta sonu Habertürk’ten Olcay Aydilek tutulmuş zammın benzinde 32 kuruş, motorinde 27 kuruşu bulduğunu haberleştirdi.” (Abdurrahman Yıldırım)


23.5.2018 - Halk yoksullaştıkça bankaların kasaları doluyor Borsa İstanbul’da işlem gören 10 mevduat bankasının net karı, 2018’in ilk çeyreğinde 2017’ye kıyasla yüzde 7,8 artarak 9 milyar 786 milyon lira oldu. Ortalama öz kaynak karlılığı ise yüzde 14,1 seviyesinde gerçekleşti.Yayınlanan verilere göre yılın ilk çeyreğinde yüzde 30,9’luk artış ile en fazla net karı elde eden Garanti Bankası oldu. Garanti Bankası’nın 1 milyar 996 milyon TL kar elde ettiği görülüyor. Garanti Bankası’nı ise yüzde 24,25’lik artış ile 1 milyar 807 milyon lira ile İş Bankası ve 1 milyar 709 milyon lira ile Akbank izliyor.http://bit.ly/SG20-25


23.5.2018 - TL 5 ayda yüzde 30 değer kaybetti Dolar, euro ve sterlin, 2018 yılının ilk gününden bu yana lira karşısında yüzde 30 yükseldi. 1 Ocak 2018 tarihinden bu yana; Dolar 3.7401 liradan yüzde 31.7 artışla 4.9271 lira,  Euro 4.4951 liradan yüzde 28.3 artışla 5.7694 lira, Sterlin 5.0650 liradan yüzde 30.2 artışla 6.5955 lira zirveleriyle tarihi rekorlarını kırdı. Borsa İstanbul Endeksi de yılın ilk işlem gününde 117 bin 524 puandan işlem görürken, 23 Mayıs’ta yılbaşından bu yana yüzde 13 düşüşle 102 bin 244 puandan işlem görüyor. http://bit.ly/SG20-26


24.5.2018 - 5 TL’ye dayanan dolar için faize büyük ayar yapıldı Türkiye faizleri yüzde 13.31’den yüzde 17.03’e kadar çıktı. Dışarıda artan 1 ise Türkiye’de 3 arttı. Türkiye’nin enflasyonu çift haneli, cari açığı yüksek, dış kaynak ihtiyacı da fazla. Bu nedenlerle dış sermaye akımlarına en duyarlı ekonomi Türkiye. Ancak ocak ayı sonrasında sermaye akımlarında kesilme oldu. Portföy yatırımlarında net bazda Türkiye’ye gelen sermaye yok. Mart ayındaki cari açığın 4.8 milyar dolarını rezervlerden finanse ettik. Nisan ve mayısta ne olduğunu veriler açıklandığında göreceğiz. Ancak kur hareketleri sermaye girişi değil, çıkışı olduğuna işaret ediyor. - Özel sektör aşırı döviz borçlusu ve aşırı döviz açık pozisyonuna sahip. Açık pozisyon tutarı 223 milyar dolarla rekor düzeye çıktı. Döviz kurunda meydana gelecek yüzde 10’luk kalıcı artışın özel sektör üzerinde yaratacağı yük yıllık 22 milyar dolar kadar. Bu da özel sektörün yıllık bütün kârını alıp götürecek büyüklükte bir rakam. Kaldı ki bu yılki sepet kur artışı yüzde 20’yi geçti ve bu 2 yılık kârın erimesi demek. (Abdurrahman Yıldırım)


30.5.2018 - 500 büyük sanayi kuruluşu rekor karlar elde ettiler  İstanbul Sanayi Odası (ISO) 500 listesinde yer alan sanayi kuruluşlarının üretimden satışları son 13 yılın en yüksek artış oranına ulaşırken yüzde 33,2 artışla 653 milyar TL seviyesine çıktı. Listede yer alan 500 şirketin ihracatı ise yüzde 17 artarak 64,5 milyar dolara yükseldi. İhracatta ilk sırayı Ford alırken 2 milyar dolar civarında ihracat yapan Hyundai Assan 31. sıradan 6. sıraya yükseldi.“Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2017” listesinde ilk sırada yer alan TÜPRAŞ-Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. 2016 yılında 32.594.414.128 TL olan üretimden net satış gelirlerini 51.143.020.471 TL’ye çıkardı. TÜPRAŞ böylece gelirlerini bir yılda 18,548,606,343 TL arttırmış oldu. Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. 2016’da 16.314.127.976 TL olan satış gelirlerini 22.669.355.014 TL’ye çıkardı. Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. 6. sıradan 3. sıraya yükselirken 2016’da 10.570.043.142 TL olan gelirlerini 7 milyar TL arttırarak 17.830.449.851 TL’ye çıkardı. TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. bu yıl 4. sırada yer alırken 2016’da 12.856.413.539 TL olan gelirlerini 15.911.044.439 TL’ye yükseltti.http://bit.ly/SG20-27


29.5.2018 - Kredi Garanti Fonu, Sermayeye kıyak bilançosunu açıkladı Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü İsmet Gergerli, "Geçen yıldan bu yana 467 bin 776 firma, 227,3 milyar liralık kefalet desteği ile 255 milyar liralık kredi kullandı." dedi. http://bit.ly/SG20-7


İşçi Mücadeleleri

 

1.5.2018 - Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki işçi ücretleri büyük farklılık gösteriyor  Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB üyesi 28 ülkede 2017 yılı saatlik işçi maliyetlerini açıkladı. Avrupa Birliği (AB) üyesi 28 ülkede iş gücü maliyetleri büyük farklılık gösteriyor. AB’de ortalama 26,8 euro olan saatlik iş gücü maliyeti bazı ülkelerde 4,9 euroya kadar düşerken kimi ülkelerde 42,5 euroya kadar çıkıyor .Danimarka, saatlik 42,5 euro seviyesinde olan iş gücü maliyeti ile AB üyesi ülkelerin arasında ilk sırada yer aldı.Geçen yıl AB’de en düşük saatlik iş gücü maliyeti Bulgaristan’da belirlendi. Bulgaristan’da 2017 yılında ortalama saatlik iş gücü maliyeti 4,9 euro oldu. Bu ülkeyi saatlik 6,3 euroluk iş gücü maliyeti ile Romanya ve 8 euro ile de Litvanya izledi.Ülke- Bölge 2017 yılı saatlik işçi maliyetleri (Euro) : Danimarka 42,5 Belçika 39,6 Lüksemburg 37,6 İsveç 36,6 Fransa 36 Hollanda 34,8 Almanya 34,1 Avusturya 34,1 Finlandiya 32,7 İrlanda 31 Avro Bölgesi 30,3 İtalya 28,2 AB 26,8 İngiltere 25,7 İspanya 21,2 Slovenya 17 GKRY 16 Yunanistan 14,5 Portekiz 14,1 Malta 13,8 Estonya 11,7 Çekya 11,3 Slovakya 11,1 Hırvatistan 10,6 Polonya 9,4 Macaristan 9,1 Letonya 8,1 Litvanya 8 Romanya 6,3 Bulgaristan 4,9  http://bit.ly/SG20-28

3.5.2018 - Erdoğan'ın Güney Kore ziyaretiyle ilgili iki ülkenin işçilerinden açıklama Birleşik Metal ve Kore Metal İşçileri Sendikası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Kore ziyaretiyle ilgili ortak açıklama yaptı. Erdoğan'ın Hyundai, SK, POSCO gibi şirketlerin yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde hak ihlalleri ve işçilerin zor çalışma koşullarının gündeme gelmeyeceği belirtilen açıklamada, aksine Erdoğan'ın işçilerin sendikalaşmasının önünde engeller oluşturacağına dair garantiler vermiş olabileceği belirtildi. http://haber.sol.org.tr/dunya/erdoganin-guney-kore-ziyaretiyle-ilgili-iki-ulkenin-iscilerinden-aciklama-236618

5.5.2018 - ZF Sachs işçileri zam talebiyle eylemlerini sürdürüyor Gebze GOSB'da bulunan ZF Sachs fabrikasında ücret zammı için iş durdurma eylemleri başladı. Ücretlerinin üyesi oldukları Birleşik Metal-İş Sendikası’nın diğer fabrikalarında olan seviyeye yükseltilmesi ve bunun için de 75 kuruş zam talebi olan ZF işçileri 9 aydır mesaiye kalmama eylemi yapıyordu. 1 Mayıs'ın ardından ise işçiler çay ve yemek paydoslarının ardından 15 dakikalık iş durdurma eylemi gerçekleştiriyorlar.http://bit.ly/SG20-29

7.5.2018 - Chinatool Automotive’de eylemler başladı Chinatool patronu, işçilerin üye olduğu Petrol-İş Sendikası’nın yetki almasını engellemek için işkolunun metal olduğunu öne sürerek yetkiye itiraz etmişti. Ancak bilirkişi raporuyla da işkolunun petrokimya olduğu tescillenmişti. Chinatool patronu şimdi de bilirkişi raporuna itiraz ederek sendika düşmanı tutumunu sürdürerek süreci uzatmaya devam ediyor. Patronun bu saldırıları karşısında Chinatool işçileri ise eylemlere başladılar. Bugün işe giriş sırasında eylem yapan işçiler yaptıkları açıklamalarda patronun rapora itiraz etmesine karşın alkışlarla işe giriş çıkış yapacaklarını belirten işçiler, hiçbir şekilde mesaiye kalmayacaklarını vurguladılar.Ayrıca yemek saatlerinde de çatal-kaşıkla ses çıkarma eylemi yapan işçiler “Sendika hakkımız engellenemez!” sloganıyla örgütlülüklerine sahip çıkacaklarını gösterdiler.

10.5.2018 - Neşe Plastik İşyerinde Greve Çıkıldı İstanbul 2 Nolu bağlı Gebze Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Neşe Plastik Tic Ve San. Ltd. Şti işyerinde toplu iş sözleşmesinde yaşanan anlaşmazlıktan dolayı 10 Mayıs Perşembe günü greve çıkıldı.Uzun süredir süren toplu sözleşme sürecinde patron ile anlaşma sağlanamayınca, 230 işçi üretimi durdurdu.http://bit.ly/SG20-31

11.5.2018 - Avcılar Belediyesi’nde maaş kuyruğu eylemleri sürüyor İstanbul Avcılar Belediyesi’nde çalışan Belediye-İş Sendikası üyesi taşeron işçileri, ödenmeyen ücretlerinin verilmesi için belediye önünde her gün maaş kuyruğu eylemi yapıyor. İşçiler dün de eylemlerini sürdürdü. “Açlık ve sefalet Avcılar işçisinin kaderi olamaz” pankartını açtı.CHP’li Avcılar Belediyesi’nde çalışan taşeron işçileri, son 2 yıldır maaşlarını düzensiz alıyor, hatta çoğu zaman alamıyor. Belediye-İş İstanbul 2 No’lu Şube’den yapılan açıklamaya göre Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı çalışan işçilere 3 aydır, Park ve Bahçeler Müdürlüğü işçilerine 4 aydır, özel güvenlik personeline 7 aydır, Sosyal Destek Birimi işçilerine 8 aydır, sosyal tesislerde ve kültür kafelerde çalışan işçilere ise 3 aydır maaş ödenmiyor.http://bit.ly/SG20-32

11.5.2018 - İzmir’de belediye işçilerinden TİS eylemi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU, ESHOT, İZBETON, İZULAŞ, İZBELCOM bünyesinde çalışan 5 bin 500 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine Belediye-İş Sendikası’na üye işçiler eyleme çıktı. Konak Pier önünde toplanan işçiler “Ekmek adalet ve insanca yaşamak için alanlardayız” pankartını açarak “Sözleşme hakkımız grev silahımız!” slogaıyla belediye binası önüne yürüdü.http://bit.ly/SG20-33

11.5.2018 - Batı Mahal Projesi’nde işten atma protestosu Dev Yapı-İş Sendikası, İstanbul Büyükçekmece’de Yalçınlar Fotoğraf ve Elektronik Ürünler AŞ tarafından yapımı devam eden Batı Mahal Projesi inşaatında çalışan üyesinin tazminatsız işten atılmasını protesto etti.Büyükçekmece’de bulunan Yalçınlar Fotoğraf ve Elektronik Ürünler Ticaret AŞ’nin Batı Mahal Projesi’nde çalışan işçiler, zam talepleri karşılanmayınca daha iyi bir ücret almak, insanca çalışma ve barınma koşulları için sendikaya üye olmuş ve asılsız gerekçeler sonucu işten atılmaya başlanmıştı.http://bit.ly/SG20-34

13.5.2018 - Real Market işçileri Ankara’da eylemlerini sürdürdü Hileli iflas yoluyla ücretleri gasp edilen Real Market işçileri Ankara’da eylemlerini sürdürdü.Real işçileri kıdem ve ihbar tazminatları için bir kez daha eylemdeydi.Hileli iflas yoluyla kıdem ve ihbar tazminatlarının gasp edilmesine karşı haftalardır çabaladıklarını belirten işçiler haklarını almadan eylemlerini sonlandırmayacaklarını belirttiler.http://bit.ly/SG20-35

23.5.2018 - Grevleri yasaklanan Soda Sanayi işçileri iş yerini terk etmedi Bakanlar kurulunun “milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğü” gerekçesiyle grevleri yasakladığı Mersin’deki Soda Sanayi AŞ işçileri, bugün fabrikaya girmelerine karşın iş başı yapmadılar.http://bit.ly/SG20-36

26.5.2018 - Kanatçı Haydar protesto edildi 4 Mayıs günü Kanatçı Haydar’dan darp edilerek işten atılan Günay Kılıç, restoran önünde geçen hafta duyurduğu cumartesi eylemlerine bu hafta başladı.Günay Kılıç, desteğe gelenlerle birlikte Kanatçı Haydar önünde işten atmayı protesto etti.http://bit.ly/SG20-37

26.5.2018 - Cidde’de MAPA İnşaat işçileri grev ilan etti MNG bünyesinde faaliyet gösteren Mapa İnşaat’ın Suudi Arabistan Cidde Konut Projesinde çalışan inşaat işçileri maaşlarının ödenmemesi nedeniyle bu sabah grev ilan etti. Ağırlıklı olarak Türkiye, Pakistan ve Bangladeş’ten işçilerin çalıştığı Cidde Konut Projesi, başladığı günden itibaren birçok ulustan inşaat işçisinin kötü koşullarda çalıştırıldığı bir köle kampı olarak biliniyor. İşçiler iki ay önce de maaşlarının ödenmemesi nedeniyle greve gitmiş ve 6 günlük grevin ardından geriye dönük ödemelerini almıştı. Ancak firmanın iki aydır ücretleri ödememesi nedeniyle bugün işçiler yeniden grev ilan ettiler.http://bit.ly/SG20-38

28.5.2018 - Sosyal hakları gasp edilen Bakırköy Belediyesi işçileri eylemde Uzun bir süredir sosyal hakları ödenmeyen Bakırköy Belediyesi işçileri bugün belediye önünde eylem yaptı.İşçilerin yanına inen Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu “Maaşlarınızı alamıyor musunuz?” diyerek işçileri bastırmaya çalıştı. Belediye-İş ve Tüm Bel-Sen imzasıyla dağıtılan bildirilerde soruna ilişkin şunlar belirtildi: “Belediye işçilerinin Toplu İş Sözleşmesi (TİS) uygulanmazken 2017 Kasım ayından bu yana da hiçbir sosyal hakkı ödenmiyor. Her işçinin yaklaşık 5500 ile 13 bin lira arasında alacağı var. Öte yandan emekliliğe müracaat eden ve işten ayrılan işçilerin kıdem tazminatı 1 buçuk aydır ödenmiyor. Belediye çalışanı memurların ise imzalan TİS kapsamındaki yılbaşı, 8 Mart ve 1 Mayıs’ta ödenmesi gereken ikramiyeleri ödenmezken, Zabıta personelinin maktu mesaisinden kesinti yapılıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde izin hakkını kullanan kadınlar disiplin cezasıyla cezalandırılarak Nüfus müdürlüğüne sürülmüştür. Emekli olan kamu emekçilerine ödenecek teşvik ikramiyesi ödenmemiştir. Yemek, servis ve kreş sorunu çözülmemiş pek çok kamu emekçisi (çoğunluğu Ar-Ge biriminde olmak üzere) hiçbir iş görülmeden atıl durumda bekletilmektedir.” http://bit.ly/SG20-39

28.5.2018 - KESK'li emekçilerin direnişi 67. haftasında KHK saldırılarıyla İstanbul’da ihraç ettiği KESK üyesi kamu emekçilerinin İstanbul Bakırköy ve Kadıköy’deki direnişleri 67. haftasına girdi.http://bit.ly/SG20-40

28.5.2018 - Şireci Tekstil işçilerinden  eylem Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesinde faaliyette olan Şireci Tekstil Fabrikası işçileri bugün vardiya değişiminde iş bıraktı. 07.00-15.00 vardiyası işçilerinin dışarı çıkmasının ardından 15.00-23.00 vardiyasına gelen işçiler de içeri girmeyerek iki vardiya fabrika önünde eyleme geçti. Söz verilmesine rağmen AGİ ücretlerinin zamanında yatırılmaması nedeniyle eylem yaptıklarını belirten işçiler, yaklaşık 45 dakika kadar patronun gelmesini beklediler fakat patron yerine genel müdürleri gelerek “3 Haziran’da ücretlerin yatırılacağı” sözünü verdi. Genel müdürün konuşması üzerine eylem sonlandırıldı, vardiyadaki işçiler iş başı yaptı.http://bit.ly/SG20-41

30.5.2018 - ‘En lüks’ otelin işçilerinden gasp edilen ücretler için eylem Antalya’da 1.4 milyar dolara inşa edilen ve World Travel Awards 2010’da ’Dünyanın En Lüks Oteli’ seçilen Mardan Palace Hotel’in çalışanları 6 aydır maaşlarını alamıyor. Otel işletmecisinin iflas açıklamasının ardından hacizlik olan otel Halk Bankası’na satılmıştı. Otel’de çalışan bine yakın kişi 19 Aralık 2017 tarihinde işten çıkarılırken çalışanların toplam alacağı 16 milyon TL ise gasp edilmişti.http://bit.ly/SG20-42

30.5.2018 - Cargill’de direniş 43. gününde Bursa’nın Orhangazi ilçesinde bulunan Cargill fabrikasında işten atılan işçilerin direnişi sürüyor. Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olan 14 işçinin fabrika önündeki direnişleri bugün 43. günündeydi.“Kota düştü o yüzden daralmaya gitmek zorundayız” bahanesiyle işçi kıyımını hayata geçiren Cargill’de işçilerin 12 saat çalıştırıldığı belirtildi.http://bit.ly/SG20-43

30.5.2018 - Flormar’da direnişin 16. günü Flormar’da işten atılan işçisi sayısı 120'ye ulaşırken direniş büyüyerek devam ediyor. Direniş alanında coşku hiç eksik olmazken, marşlarla, türkülerle, sloganlarla, halaylarla, içerideki işçilere seslenmelerle direniş alanında canlılık sürüyor.Gebze'de bulunan Flormar fabrikasında işçilerin sendikalaşmasına, patron Nisan sonundan beri işten atma ile karşılık veriyor.http://bit.ly/SG20-44

İşçi Yaşamından

1.5.2018 - Üçüncü Havalimanı'nda işçilere '1 Mayıs' tehdidi Üçüncü Havalimanı inşaatında şimdi de işçiler 1 Mayıs'la tehdit ediliyor. soL'un işçilerden edindiği bilgiye göre, havalimanı şantiyesinde birçok firma işçilere 1 Mayıs'ta işe gelmemeleri durumunda işten çıkarma tehdidinde bulundu. İşçilerin patronların baskısına büyük tepki gösterdiği belirtiliyor. İşçiler Şubat ayında şantiyede yaşanan baskılara karşı büyük bir eylem gerçekleştirmişti. http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/ucuncu-havalimaninda-iscilere-1-mayis-tehdidi-236448

4.5.2018 -  “İş kazası” geçiren işçi işten atıldı Yıldız Kalıp fabrikasında iş kazası geçiren işçi 4 ay sonra başladığı işinden “performans düşüklüğü” gerekçesiyle atıldı.Kasım 2017’de İstanbul Arnavutköy’de bulunan Yıldız Kalıp fabrikasında işe başladığını belirten metal işçisi, kendine verilen koruyucu ekipmanların içinde bilek koruyucu olmadığı için 7 Aralık 2017’de iş “kazası” geçirdiğini ifade ediyor.Toplam 4 ay rapor alan metal işçisi raporu bittikten sonra iş başı yaptı. Ne var ki üç hafta çalıştıktan sonra “performans düşüklüğü” bahanesiyle işten çıkarıldı.http://bit.ly/SG20-45


6.5.2018 - Başbakan iş cinayetlerinde işçiyi suçladı İstanbul’da düzenlenen '9. Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği Kongresi’ne katılan Başbakan Binali Yıldırım ise iş cinayetlerinde suçun büyük ölçüde işçide olduğunu savundu: “Esasında iş hayatının tarihsel gelişimine baktığımızda iş kazalarının yüzde 80-85 insan hatasından, insan unsurundan kaynaklandığını görürüz. Hayatının büyük bir bölümünü ağır sanayide, gemi inşa sektöründe geçirmiş biri olarak, yaşayarak tecrübe ettiğim iş kazası ve iş sağlığıyla ilgili önemli anılarım var. Biz tersanede gemi yaparken çalışanlara baret giydirmek için alnımızın derisi çatlardı. ‘Bana bir şey olmaz’. Kardeşim sana bir şey olmaz deme canın bu kadar ucuz değil, çoluğun çocuğun var. Geleceğin var. Eldiven takmaz, baret giymez, güvertede çalışır kemer takmaz. Sürekli peşlerinden koşacaksın. Her an başında duracaksın."http://bit.ly/SG20-46


7.5.2018 - 2003-2017 arasında 30 bin 681 kişi iş gücünü kaybetti CHP Başkan Vekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin hazırladığı rapora göre, 2003’ten 2017’ye kadar Türkiye’de yaklaşık 1,7 milyon işçi “iş kazası” geçirdi. Yaklaşık 17 bin işçi aynı dönemde hayatını kaybetti. İlgezdi’nin raporu “işyeri kazaları” nedeniyle tekrar çalışamayacak duruma düşen işçilerin sayısını da belirtiyor. 2003 ve 2017 yılları arasında “iş göremezlik raporu” alan işçilerin sayısı 30 bin 681 olarak kaydedildi.2003-2017 arasında 1,7 milyon işçi ‘iş kazası’ geçirdi, 17 bin işçi de hayatını kaybetti.Türkiye, “iş kazaları”nda Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada geliyor.

16.5.2018 - TOBB başkanı : Davalarda haksız çıkıyorduk, arabuluculuğu getirdik 2001 yılından bu yana görevini sürdüren Hisarcıklıoğlu, TOBB 74’üncü Genel Kurul konuşmasında istihdam maliyetlerinin düşürülmesini ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının işveren lehine değiştirilmesini sağladıklarından bahsederek, “Büyük sıkıntı yaşadığımız bir başka alan, yargı sistemiydi. Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık.Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık. Aylar, hatta yıllar süren davalar, artık günler-haftalar içinde çözülüyor.Sanayicinin üzerindeki emlak vergisi yükünün azaltılmasını sağladık.En çok şikâyet ettiğimiz konu olan, istihdam maliyetlerinin düşürülmesini sağladık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, KOBİ’lerimize büyük yükler getiriyordu, bunları kaldırttık.” dedi.http://bit.ly/SG20-47

17.5.2018 - Yoksulluk yardım kömürünü sattırdı Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaşayanlar, çocuklarına bez ya da gıda almak için, seçim öncesi dağıtılan kömürleri satmak zorunda olduklarını söylediler.AKP tarafından belediyelere atanan kayyımın talimatıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığı ile mahallenin çoğunluğuna yardım kömürü verilmiş. Kadınlar yaşadıkları sorunların kömür yardımıyla çözülemeyeceğini söylüyor.33 yaşındaki Hatice, ekonomik olarak zor zamanlar yaşadıklarını belirterek kendine verilen kömürleri satmak zorunda kaldığını anlatıyor: “Çocuğuma bez almak için kömürlerin torbasını 2 TL’den sattım. 30 TL ile çocuğuma bez aldım. 6 aylık da hamileyim, nasıl olacak bilmiyorum.Mahallede herkes birbirinden daha kötü durumda. Eşime iş istiyorum sadece.”Sabide Çiftçi'nin ise 7 nüfuslu bir ailesi var, hiç çalışanı yok. Kapısına bırakılan kömürü satarak evine bir şeyler almayı düşünüyor.Seçime dair ne düşündüğü sorulan Çiftçi ,ağlamayarak konuşmaya başlıyor,“Evde 4 tane çocuğum var, hepsi de işsiz. Biri okulu bitirdi geldi o da evde şimdi iş yok çalışamıyor. Bu kömürü seçim yaklaştı diye verdiler. Kömürü yakmayacağım, torbasını 2 TL’ye satıp eve bir iki şey alacağım. Halimiz hal değil, rezalet içinde yaşıyoruz. Çocuklarıma iş istiyorum. Şimdi gelip oy isteyecekler. Bize ne verdiler ki? Artık huzurlu bir hayatımız olsun istiyorum” dedi.http://bit.ly/SG20-48

17.5.2018 - İşsiz olduğunu söyleyen bir kişi Meclis önünde kendini yakmaya çalıştı Ankara’da 35 yaşındaki Oktay Alkaya, kendini Meclis önünde yakacağını söyledi.15 yıl cezaevinde kaldığını söyleyen Alkaya, “Çıktığımdan beri iş bulamıyorum , işsiz ce açım'' dedi.Alkaya'ya iş sözü verilmesi üzerine eylemine son verdi.http://bit.ly/SG20-49

18.5.2018 - Türkiye'de doğurganlık hızı düştü ve nüfusun yenilenmesi için gereken doğum oranının altına düştü TÜİK 2017'nin doğum istatistiklerini açıkladı. Açıklanan rapora göre Türkiye'de doğurganlık hızı düştü ve nüfusun yenilenmesi için gereken doğum oranının altına düştü. Ayrıca canlı doğan bebek sayısı, 2017'de bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 1 milyon 291 bin 55 oldu.http://bit.ly/SG20-51

19.5.2018 - İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetimine seçim molası: Haziran sonuna dek denetim yok Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı müfettişler tarafından yapılan işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerine seçimler nedeniyle Haziran sonuna kadar ara verildi. Politeknik’te yer alan habere göre İş Teftiş Kurulu, denetim görevindeki iş müfettişlerini geri çağırdı.2016 yılı SGK istatistiklerine göre Türkiye’de 1 milyon 749 bin iş yeri bulunurken İş Teftiş Kurulu Başkanlığı bu iş yerlerinin yalnızca 24 bin 284’ünü denetledi. Bu denetimlerin 14 bin 287’si işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden gerçekleştirildi. 2017 yılında ise denetim sayısı 6 bin azalarak 18 bin 812’ye geriledi, denetimlerin sadece 10 bin 804’ü işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden yapılmıştı.

22.5.2018 - Yeni yasayla işçi sağlığı önlemleri patronun insafına bırakıldı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik”te yaptığı değişiklikle İSİG önlemlerinin uygulanması, 50 çalışanın olduğu işletmelerde patronlara bırakılacak.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik”te yaptığı değişiklikle İSİG önlemlerinin uygulanması, 50 çalışanın olduğu işletmelerde patronlara bırakılacak.Buna göre patron veya vekili, girdikleri sınavdan 50 puan alması durumunda iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin görevlerini “yürütecek.”Eski yönetmeliğe göre 10’dan az çalışanın olduğu ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerin patronuna bu hak tanınabiliyordu.http://bit.ly/SG20-52

22.5.2018 - İşçilerin onaylamadığı sözleşmeye imza atan Çelik-İş'e tepki: Güvenimizi tamamen yok etti Çelik-İş Sendikası Kayseri'de işçilerin onaylamadığı bir sözleşmeye imza attı. Isısan’da imzalanan 3 yıllık sözleşmeye tepki gösteren işçiler, sendikacılardan “İşinize geliyorsa” yanıtını aldı. İşçiler, “Bu sendikaya zaten güvenmiyorduk bu sözleşme güvenimiz tamamen yok oldu” dedi. Basınçlı kap ve kazan üreten Isısan, onlarca ülkeye ihracat yapıyor ve ülkedeki üretimin yüzde 60’ını elinde tutuyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz taşıma tankları da imal edilen fabrikada çalışan işçiler, ücret ve diğer hakların kötülüğünden yakınıyor. 10 yıllık bir çalışanın ikramiye ve aile geçim indirimi (AGİ) dahil yaklaşık 2 bin 400 lira aldığını anlatan işçiler, sözleşme dönemi Genel Müdür Mehmet Özbıyık’ın işçileri toplayarak fedakarlık istediğini aktardı.http://bit.ly/SG20-53

24.5.2018 - İSİG Meclisi’nden Gebze raporu: 5 yılda yüzlerce işçi katledildi İSİG Meclisi, 2013’ten bugüne, Gebze havzasında en az 94 işçinin iş cinayetlerinde, 600’e yakın işçinin de meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.8 mülteci/göçmen işçi yaşamını yitirdi. Mülteci/göçmen işçilerin beşi Gürcü, ikisi Suriyeli ve biri Azeri.Bu dönemde 4 çocuk işçi can verdi.http://bit.ly/SG20-54

28.5.2018 - Türkiye’deki çalışanlar haftalık 47.9 saat mesaiyle "dünya lideri" Cumhuriyet’ten Pelin Ünker’in OECD verilerini kullanarak yaptığı karşılaştırmaya göre; Avrupalı bir çalışanın ortalama haftalık çalışma saati 40 saati bulmazken, Türkiye’deki çalışanlar Avrupalıdan sekiz saat ile 19 saat arasında fazla çalışıyor.Ancak Türkiye’de, bir haftada 47.9 saat çalışmayla 113 avro kazanılırken, Hollanda’da haftada 29 saat çalışan işçi 380 avro alıyor.

28.5.2018 - Turkcell nerede sömürü orada Turkcell, AKP'li yıllarda hızla büyüyen ve karşılığında AKP'yle açıktan bağı olan Ensar Vakfı gibi çocuk istismarıyla damgalanan kurumlara destek veren bir sermaye grubu. Türkiye'nin dört bir yanında istasyonları olan şirketin, 1700'den fazla da perakende mağazası bulunuyor ve yurtiçi gelirlerinin yüzde 80'ini oluşturan perakende mağazalarında, yaklaşık 8 bin emekçi çalışıyor. Şirketin anlaşmalı olduğu bir başka sermaye grubu ise, Şengüller A.Ş. İstanbul, İzmir ve kurulduğu yer Van'da onlarca mağazası bulunan Şengüller, Turkcell ile anlaşmalı ve hangi cep telefonu markasının satışını gerçekleştirirse gerçekleştirsin, taahhütlü satışlarda anlaşmalı operatör olarak Turkcell'i zorunlu kılıyor. 3 yıla dek uzayabilen taahhüt süreleri, telefonların piyasa fiyatının çok üstünde satışı anlamına da geliyor. http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/turkcell-nerede-somuru-orada-bir-magaza-calisani-anlatiyor-238663

29.5.2018 - İşsizlik resmi rakamlara göre bile 2016 Haziran ayından bu yana yüzde 12’nin altına inmedi Türkiye’de işsizlik, 2016 yılı Haziran ayından bu yana çift hanelerde bulunuyor. Tarımdışı işsizlik de o tarihten bu yana yüzde 12 düzeyinin altına inmedi. Yüzde 50-52 bandında gezinen işgücüne katılım oranı, çalışabilir yaştaki nüfusun önemli bir kesiminin işgücünün dışında kaldığını gösteriyor. Kadınlarda işgücüne katılım oranı yüzde 30 seviyesinin üzerine ancak çıkabildi. Ev kadını nüfusu 11 milyon 198 bin düzeyinde ve kadın işsizliği resmi rakamlara göre yüzde 13,4 ile son açıklanan yüzde 10,6’lık Şubat ayı işsizliğinin hayli üzerinde. Genç işsizliği ise yüzde 19’u buluyor. 2017 yılında ne işte ne eğitimde olan genç nüfus 2 milyon 872 bin olarak açıklandı. Türkiye kapitalizmi özellikle kadın ve gençlere istihdam olanağı yaratamazken, bu nüfus kesimine hiçbir gelecek vaat edemiyor. İstihdam yapısındaki bozulmaya da işaret eden bu rakamlar, üstelik TÜİK tarafından birkaç yıl önce makyajlandı. TÜİK, Şubat 2014'e ait verilerden başlayarak istihdam ve işsizlik göstergelerini, artık yeni bir veri serisi ile yayınlanmaya başladı. Verilere bu müdahale ile işsizlik kağıt üzerinde düşürüldü, istihdam verilerindeki bozulma gizlendi. Örneğin eski seriye göre 2013 yılında işsizlik oranı yüzde 9,7 açıklanmışken, yeni seriye göre bu oran yüzde 9'a kadar düşürüldü. Hükümetin ve TÜİK’in tüm çabalarına rağmen istihdam rakamlarındaki bozulma ve işsizlik oranındaki yükselme eğilimi durmadı. Son olarak sermayeye büyük teşviklerle başlatılan “İstihdam Seferberliği”, soruna kısmi bir rötuş yaptı. Her seçim öncesi, İŞKUR’un sayısını arttırdığı Toplum Yararına Programlar (TYP) ile güvencesiz ve geçici istihdam yaratılarak seçim rüşveti dağıtıldı. İşbaşı eğitim adı altında hayata geçirilen uygulamalarla, İşsizlik Sigortası’ndan karşılanan kaynaklarla sermayeye ucuz değil bedava işçi sağlandı ve mesleki eğitim alan bu kesim istihdamdan sayılarak işsizlik düşük gösterilmeye çalışıldı. Ancak sorun olduğu yerde duruyor. Özellikle krizin “teğet geçtiği” belirtilen 2009’dan bu yana işsizlik sorunu ağırlaşarak varlığını koruyor. İşsizlikte madalyonun bir de diğer yüzü var. Türkiye’de işgücü piyasasının özellikleri ve istihdama dahil edilmeyen nüfus kesimleri göz önüne alınarak yapılan geniş tanımlı işsizlik hesaplaması, gerçek işsizlik düzeyini veriyor. Buna göre gerçek işsizlik oranı, 2017 yılında resmi işsizlik oranı olan yüzde 10,9’un hayli üzerinde yüzde 18,2’ye ulaşıyor. Geniş tanımlı işsiz nüfus ise 6 milyon 200 bine çıkıyor. Aynı hesaplama kadınlar için yapıldığında, kadın işsizliğinin gerçek boyutunun 2017 yılında yüzde 26’ya yaklaştığı ve çalışmak isteyen her dört kadından birisinin işsiz olduğu görülüyor. Özellikle kriz dönemlerinde, daha önce çalışmayan kadınların iş aramaya başladığı biliniyor. AKP’li bakanların arsız bir biçimde, işsizlik oranlarındaki yükselmeyi çaresizce iş arayan kadınlara bağlaması yine bu durumla ilgili. Gençlerde gerçek işsizlik oranı ise yüzde 30’lara yaklaşıyor. Düzen partilerinin seçim bildirgelerinin istihdam ile ilgili bölümlerinde kadın ve gençlere ayrı bir parantez açılması, bu kesimlerin yaşadığı işsizlik sorununun had safhaya varmasından kaynaklanıyor. Türkiye kapitalizminde, kadınlar eve hapsedilme ile işgücüne katıldıklarında işsiz kalma cenderesinde eziliyorlar. Gençlerin geleceği, eğitimde çalışmaya mecbur edilip mezun olduklarında işsiz bırakıldıklarında çoktan kararmış oluyor. http://haber.sol.org.tr/bu-duzen-degismeli/bu-duzende-issizlik-ortadan-kalkar-mi-238670

29.5.2018 - Müteahhitler “bunalımda”, işçiye çıkarılan fatura kabarıyor TÜİK’in açıkladığı Mart ayı inşaat maliyet endeksi rakamları,şından beri her ay artan inşaat maliyet endeksi Mart ayında da önceki aya kıyasla yüzde 1,69 yükseldi. 2017 Mart ayına göre ise artış yüzde 18’e dayandı. Geçtiğimiz yıla kıyasla yaşanan büyük artışta, malzeme maliyet endeksindeki yüzde 19,44’lük artış etkili oldu. İşçilik maliyet endeksinde ise yüzde 14,72 artış kaydedildi.Malzeme fiyatlarındaki artışlar ise büyük oranda sektör girdilerinin ithalata ve uluslararası piyasalara bağımlı olmasından kaynaklanıyor. Gerek dövizin TL karşısındaki yükselişi, gerekse çelik vb. hammaddelerin uluslararası fiyatlarındaki artış, inşaat malzeme maliyetlerini de etkiliyor.Sektör ,iş cinayetlerinde de başı çekiyor. Toplam iş cinayetlerinin yaklaşık yüzde 25’lik bölümü inşaatlarda yaşanıyor. İSİG Meclisi’nin verilerine göre, tümü OHAL’de geçen 2017 yılında iş cinayetlerinde başı çeken inşaatlarda en az 453 işçi yaşamını yitirdi.http://bit.ly/SG20-55

29.5.2018 - AB’de en çok gençler geçici ya da sözleşmesiz olarak çalışıyor Bugün Avrupa'da işçilerin durumu şu şekilde özetlenebilir: Avrupa'da her 10 işçiden 4'ü ya serbest meslekte ya da geçici işçi olarak çalışıyor Geçici ya da sözleşmesiz olarak çalışan yirmili yaşlardaki gençlerin sayısı diğer yaş gruplarının iki katı. Kadınlar belirli süreli sözleşme ya da yarı zamanlı işlere eğilim gösteriyor. Erkekler daha fazla serbest meslek sahibi iken bunların yüzde 45'i 55 yaşın üzerinde11 AB ülkesinde serbest meslek sahipleri için işsizlik sigortası bulunmamakta. 10 AB ülkesinde serbest meslek sahipleri iş kazalarına karşı sigortalı değil ve 3 AB ülkesinde sağlık sigortaları dahi yok. Sözleşmeli çalışanlar standart işçilere benzer haklara sahip olabilirler, fakat zorlu uygunluk kriterleri nedeniyle sosyal güvencelere erişimleri güç olmakta. Geçici, mevsimlik, taşeron ya da acente sözleşmeleri altında çalışanlar, sosyal güvencelere yasal erişim hakkına sahip olmayabilir. Avrupa genelinde, tam zamanlı işlere sahip olmayan işçiler bir mayın tarlasında olduklarının farkında olmalılar. İşsizlik maaşına, sağlık hizmetlerine, annelik, yaşlılık ya da sağlık haklarına nasıl erişebileceği araştırılmalı. 'Haklarımı nasıl elde edebilirim, nasıl erişebilirim, bulunan ülkede mevcut haklar neler?' şeklinde. İşgücü piyasasında serbest meslek sahiplerinin Avrupa oranlarına göre 5. sırada yer aldığı Hollanda gibi ülkelerde dahi serbest meslekte olanlar ile tam zamanlı olanlar arasındaki sosyal güvence muamması devam etmekte. http://tr.euronews.com/2018/05/29/ab-de-gecici-veya-taseron-isci-c-kmaz-

31.5.2018 - İşçilere mezar olan havalimanına Erdoğan seçim şovu için inecek Resmi açılış tarihi olarak 29 Ekim tarihini ilan edildiği İstanbul yeni havalimanında inşaat çalışmalarında son aşamaya gelinirken, havalimana ilk kez inecek olan Erdoğan olacak. Erdoğan, seçime iki gün kala, 22 Haziran'da yeni havalimanına iniş yapacak. http://bit.ly/SG20-17

 Emperyalist Rekabet

2.5.2018 - Dünya çapında savaş harcamaları arttı Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan yıllık rapora göre dünya çapında silahlanmaya harcanan para 2017 yılında yüzde 1,1 oranında artarak 1 trilyon 739 milyar dolara yükseldi. Rapora göre 2017 yılında silahlanmaya en çok para harcayan 15 ülke şöyle: ABD 610 milyar dolar, Çin 228 milyar dolar, Suudi Arabistan 69,4 milyar dolar, Rusya 66,3 milyar dolar, Hindistan 63,9 milyar dolar, Fransa 57,8 milyar dolar, Birleşik Krallık 47,2 milyar dolar, Japonya 45,4 milyar dolar, Almanya 44,3 milyar dolar, Güney Kore 39,2 milyar dolar, Brezilya 29,3 milyar dolar, İtalya 29,2 milyar dolar, Avustralya 27,5 milyar dolar, Kanada 20,6 milyar dolar, Türkiye 18,2 milyar dolar. Silahlanmaya en çok para harcayan ABD, kendisinden sonra en çok askeri harcama yapan 7 ülkenin toplamını da geçerek 610 milyar dolar harcadı. ABD’nin 2018 yılında da yaklaşık 700 milyar dolarını savunmaya ayıracağını tahmin ediliyor. Rusya’nın askeri harcamalarının ise bir yılda yüzde 20 azaldığı ifade edildi. Savunmaya yapılan harcamalar dünya genelinde gayrı safi hasılanın yüzde 2,2’sine yükselerek kişi başına savunmaya harcanan miktar 230 dolara çıktı.http://bit.ly/SG20-56

3.5.2018 - Hindistan silah harcamalarında ilk beşe girdi Hindistan, askeri harcamalarda dünyanın ilk beş ülkesi arasına girdi. Bu durum jeopolitik gerginliğin tırmanmasının yanı sıra, ülkenin silahlanmada dışa bağımlılığını ve askeri personele yapılan harcamalardaki artışı yansıtıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü'nün sunduğu verilere göre Yeni Delhi yönetiminin savunma harcamaları 2017 yılında yüzde 5,5 artışla 63,9 milyar dolara ulaşarak Fransa'yı geçti. Enstitü, dünya askeri harcamalarının geçen yıl 1,73 trilyon dolar artış gösterdiğini, gayrisafi küresel hasılanın yaklaşık yüzde 2,2'sini oluşturduğunu belirtiyor. Küresel silah harcamalarını inceleyen SIPRI'ye göre son yıllarda dünyanın en çok askeri harcamalarını yapan ülke sıralaması sabit kalırken, sırasıyla 610 milyar dolar ve 228 milyar dolar harcayan ABD ve Çin listenin başını çekiyor. Öte yandan, askeri harcama dengesinin Asya'ya, Okyanusya'ya ve Ortadoğu'ya doğru kaydığı, yüksek harcamalarda Çin, Hindistan ve Suudi Arabistan'ın başı çeken ülkeler olduğu belirtiliyor. http://haber.sol.org.tr/dunya/hindistan-silah-harcamalarinda-ilk-bese-girdi-236633

 

3.5.2018 - ABD ile Çin arasında 'lazer' krizi ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Dana White, ABD’nin Cibuti’deki askeri üssünden kalkan uçakların, yakındaki Çin üssünden lazer tacizine uğradığını ve bu konuda Çin’e diplomatik protesto verdiklerini açıkladı. White, haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sözcü White, ABD’nin Cibuti’de bulunan askeri üssünden havalanan uçakların, üssün yakınında bulunan Çin üssünden kimliği belirsiz kişilerce lazer tacizine maruz bırakıldığını söyledi. Bu tacizleri “gerçek bir tehdit” olarak tanımlayan White, “Bunlar çok ciddi olaylar. İki küçük yaralanma söz konusu oldu. Bu faaliyetler havacılarımıza gerçek bir tehdittir.” şeklinde konuştu. Cibuti’deki lazer tacizlerinin Çin üssünden yapıldığı konusunda son derece emin olduklarını kaydeden White, “Resmi olarak Çin hükümetine diplomatik protesto verdik ve Çinlilerin bu olayları soruşturmasını talep ettik.” ifadelerini kullandı. White, ayrıca, ABD uçaklarının uzun zamandır lazer tacizine maruz bırakıldığını ancak son birkaç hafta içerisinde bu sayının arttığını dile getirdi. Çin’in ülke dışındaki ilk askeri üssü olan Cibuti’deki üssü geçen yıl ağustos ayında açılmıştı. ABD'li yetkililer ise Çin’in, Cibuti’deki ABD üssü yakınında üs açmasının kendileri için bir sorun teşkil etmediğini ve bunun Cibuti hükümetinin bağımsız kararı olduğunu ifade etmişti. Cibuti, Çin ve ABD’nin yanı sıra Japonya ve Fransa üslerine de ev sahipliği yapıyor. http://bit.ly/SG20-57

9.5.2018 - ABD, İran’la yapılan nükleer anlaşmasından çekildi ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, İran ile varılan nükleer anlaşmadan ABD'nin çekileceğini açıkladı. Trump, kendisinden önceki ABD Başkanı Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan; İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin'in de imzaladığı anlaşmadan tek taraflı olarak çekileceğini duyurdu. İran'ın nükleer programına ilişkin ortak geniş çaplı girişim planı BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi olan; ABD, İngiltere, Çin, Rusya, Fransa ile AB ülkeleri (P5+1) arasında imzalanmıştı. Anlaşma, Tahran'ın nükleer programını sona erdirmesine karşılık olarak bu ülkeye uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu.http://bit.ly/SG20-58

15.5.2018 - Dünyaya nükleerden arınma çağrısı yapan ABD, nükleer üretim kapasitesini artırıyor ABD Başkanı Donald Trump, 10 Mayıs’ta Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) lideri Kim Jong-un ile 12 Haziran’da Singapur’da görüşeceğini açıkladı. Buluşmayı “İkimiz de bunun Dünya Barışı için çok önemli bir an olması için çalışacağız!" ifadeleri ile duyuran Trump’ın çağrısıyla aynı gün, Pentagon ve ABD Enerji Bakanlığı Güney Karolina’da yeni nesil nükleer silahların yapımına başlandığını duyurdu. Geçen Mart ayında tüm nükleer ve füze denemelerini durdurduğunu ilan eden KDHC, nükleer silahsızlanma taahhüdünde bulunmuştu.http://bit.ly/SG20-59

16.5.2018 - Avrupa Birliği İran'la petrol ticaretinde doları bırakacak Avrupa Birliği'nin İran'la petrol ticaretinde dolar kullanmayı bırakarak avro kullanmaya başlayacağı iddia edildi. İran Avrupa'ya günde 450 bin varil ham petrol satıyor. İran'ın petrol üretimi 2016 Ocak ayında yaptırımların kalkmasından beri günde bir milyon varil artış göstermişti. ABD'nin İran'la ticaret yapan ülkelere yaptırımlara hazırlandığı belirtilirken, AB'nin buna önlem olarak ticarette doları bırakmayı planladığı kaydediliyor. AB ile İran arasında anlaşmanın devamının sağlanmasına ilişkin görüşmeler sürüyor.ABD Başkanı Donald Trump, İran'la nükleer anlaşmasından çekilme kararı almış, Avrupa ülkeleri bu karara tepki göstererek anlaşmanın devamından yana olduklarını duyurmuştu.http://bit.ly/SG20-60

17.3.2018 - Suriye ordusu 60 Fransız askerini tutukladı Rus haber sitesi, Suriye ordusunun Haseke’de 60 Fransız askerini tutukladığını bildirdi. YDH- Mil.ru sitesinin haberine göre 1 Mayıs’ta yaşanan olayda bir grup Fransız askeri Irak tarafından Kürtlerin kontrolündeki bölgelerden geçerek Haseke’deki Suriye ordusuna ait bir kontrol noktasına geldi ve Suriye ordusu tarafından tutuklandı. Fransız askerlerin 20 adet beyaz renkli Toyota Land Cruiser marka araçtan oluşan bir konvoy halinde hareket ettiğinin belirtildiği haberde Fransız askerlerinin oluşturduğu konvoyun, Suriye ordusuna ait kontrol noktasının olduğu bölgeye yanlışlıkla gittiği ifade edildi.

18.5.2018 - Trump'tan Kim Jong Un'a tehdit: Anlaşma yapmazsan sonun Kaddafi gibi olur ABD Başkanı Donald Trump, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti lideri Kim Jong Un'u tehdit etti. Trump, Kim'in "anlaşma yapmaması durumunda" sonunun Libya lideri Muammer Kaddafi gibi olacağını söyledi. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, KDHC'ye yönelik olarak "Libya modeli" önerisinde bulunmuştu. Bolton, Libya'nın 2011'de NATO müdahalesine uğramasını ve Kaddafi'nin öldürülmesini kast etmişti. Fikre destek veren Trump, "O model, eğer Kaddafi'ye uygulanan modele bakarsanız tamamen kırım uygulamaktı. Oraya onu yenmek için girmiştik. Eğer bir anlaşma olmazsa o modelin burada da uygulanması çok olası. Ancak eğer anlaşma yaparsak bence Kim Jong Un çok, çok mutlu olacak" diyerek tehditte bulundu.http://bit.ly/SG20-61

18.5.2018 - Almanya'yla ABD arasında 'Rus doğalgazı' gerilimi The Wall Street Journal'ın ABD'li, Alman ve Avrupalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump'ın geçen ay Almanya Başbakanı Angela Merkel'den Kuzey Akım-2 projesine desteğini kesmesini istediği ve bu konuda kendisine baskı uyguladığı ileri sürüldü. Haberde, Trump'ın, bu talep karşılığında ABD ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ticaret müzakerelerinin yeniden başlayacağını söylediği aktarıldı.Trump, Mart ayında, ABD'nin yabancı ülkelerden ithal ettiği çeliğe yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 gümrük vergisi getirmiş, ancak AB ülkelerine geçici muafiyet tanımıştı. Uzmanlar, 1 Haziran'da süresi dolacak muafiyetin devam edebilmesi, ABD ile AB arasında yeni ticaret koşullarının yaratılması ve AB ülkelerine ABD'den sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının arttırılması için Trump'ın Merkel'e Kuzey Akım-2 boru hattı konusunda baskı uyguladığını ifade ediyor.11 milyar dolar maliyeti olan ve Baltık Denizi'nin altından bin 230 kilometre boyunca Rusya'dan Almanya'nın kuzeyine doğalgaz götürecek projenin 2020'nin başında faaliyete başlaması ve yılda ortalama 55 milyar metreküp gaz taşıması öngörülüyor. Projeye karşı çıkan ABD, Polonya, Estonya, Letonya, Litvanya, Ukrayna ile Danimarka, Avrupa'nın Rusya'ya enerji bağımlılığının artacağını ve bunun yerine Avrupa'nın gaz kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini vurguluyor.http://bit.ly/SG20-62

18.5.2018 - AB Trump'a meydan okudu: İran için 22 yıllık yasa diriltildi Avrupa Komisyonu, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrası İran ile ticaret yapan Avrupalı firmaları Washington’ın yaptırımlarından korumak için 1996 yılında kabul edilen Blocking Statute (Engelleme Mevzuatı) adlı yasayı bugün tekrar etkin hale getirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker Sofya’daki AB zirvesinde yaptığı açıklamada “AB Komisyonu olarak Avrupalı firmaları korumak görevimiz. Tekrar engelleme statüsü düzenlemesine dönüş sürecini başlattık” diye konuştu.http://bit.ly/SG20-63

21.5.2018 - Çin: ‘Ticaret Savaşının Sona Ereceği Garanti Değil’ Çin hükümeti, Washington’la yaşanan ticaret geriliminin önlenebileceği yönünde bir garanti olmadığını söyledi. Çin’in Amerika’dan çeşitli sektörlerde ürün alımını arttıracağını açıklamasının ardından Maliye Bakanı Steven Mnuchin, Pazar günü Çin’le ticaret savaşını askıya aldıklarını söylemişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang, Mnuchin’in açıklamalarının ticaret savaşının önlenmesi için umut olduğunu kaydetti. Ancak iki ülke arasındaki ilişkilere bakıldığında gelecekte başka tartışma yaşanmayacağının garantisi olmadığını sözlerine ekledi. http://bit.ly/SG20-64

22.5.2018 - ABD ve İsrail’den İran’a karşı çağrı ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun İran’a dönük “eşi benzeri görülmemiş finansal baskı” ve “tarihteki en güçlü yaptırımların uygulanacağını” söylemesinin ardından İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu da yazılı bir açıklama yayınlayarak “İran saldırganlığı”na karşı tüm ülkeleri ABD politikası doğrultusunda çalışmaya çağırdı. İran’ın Ortadoğu’da “saldırganlığın ve yayılmanın zirvesinde” olduğunu iddia eden Netanyahu “ şunları söyledi: “İran bizim ortaya çıkardığımız gibi çeşitli yollarla nükleer silah elde etmeye çalışıyor. İran'ın; uranyum üretimini sonlandırması, İran'a sert yaptırımlar uygulamak ve Suriye’den çıkmasını talep etmek... Bunların bölgede barışı sağlayabilecek tek doğru politika olduğuna inanıyoruz.”

22.5.2018 - Rusya ve Japonya'dan 1 milyar dolarlık misilleme uyarısı Rusya ve Japonya'dan, ABD vergilerine karşı toplamda 1 milyar dolarlık misilleme uyarısı geldi. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, iki ülke ABD'nin çelik ve alüminyuma ek vergi getirme kararına karşı harekete geçti. İki ülke vergiyle ilgili planları konusunda ABD'yi bilgilendirdi. Rusya ABD vergilerinin yıllık ithalatta 528 milyon dolar yük getireceğini bildirirken, Japonya bu miktarın 440 milyon dolar olduğunu açıkladı. İki ülke ABD'ye aynı şekilde yanıt verme hakları bulunduğunu vurguladı. İki ülkenin hangi ABD ürünlerini hedef alabileceği konusunda ise bir açıklama yapılmadı. AB ve Çin de daha önce benzer bir adım atmış ve vergi misillemesi uyarısı yapmışlardı. http://bit.ly/SG20-65

23.5.2018 - ABD: Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almaması için çalışmalar yürütüyoruz Sputnik'te yer alan habere göre, ABD Dışişleri Bakanı, Türkiye’ye F-35 bombardıman uçaklarının teslimiyle ilgili nihai kararın verilmediğini söyleyerek ,''Türkiye’nin S-400 almaması için çalışmaları sürdürüyoruz. Onlar henüz bunu yapmadı ve hiçbir zaman da almayacaklarını umuyorum'' diye konuşan Pompeo, Türkiye’nin NATO içinde kalması gerektiğini düşündüğünü, ancak Ankara'nın ittifakın politikasına uygun hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Pompeo, ''Bosna'daki riskleri anlıyoruz. Bu bölgenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Rusya'nın bu bölgeyi istikrarsızlaştırmak için çok çalıştığını biliyoruz'' değerlendirmesini de yaptı. Komisyon üyesi vekillerden birinin ''Türkler gibi mi?'' sorusu üzerine Pompeo, ''Evet'' yanıtını vererek ekledi:''Bizi daha iyi konuma getirecek bir strateji üzerinde çalışıyoruz.'' Daha önce Bulgaristan Savunma Bakanı Krasimir Krakaçanov, Balkan ülkelerinin Rusya ve Türkiye’nin etkisi altına girmemesi için Avrupa Birliği ve NATO'yu harekete geçmeye çağırmıştı.http://bit.ly/SG20-66

24.5.2018 - Pakistan döviz krizini çözmek için IMF yerine Çin'e başvurdu  Çinli bankaların Pakistan'a Nisan ayında 1 milyar dolar kredi verdiği, Pakistan yönetiminin döviz krizini aşmak için IMF yerine Çin'i tercih ettiği aktarılıyor. Nisan 2016'da elinde 18.1 milyar dolar döviz bulunan Pakistan'ın elindeki döviz miktarının 11 Mayıs itibariyle 10.8 milyar dolara gerilediği belirtiliyor. Pakistan altyapısına Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ile Kuşak ve Yol Girişimi'nin parçası olarak 60 milyar dolar yatırmak isteyen Çin'in, Pakistan'ın döviz krizini aşması için kredi vermeye gönüllü olduğu kaydediliyor. Pakistan, Çin'den 500 milyon dolar daha kredi almayı planlıyor. IMF yerine Çin'in tercih edilmesinin sebebiyse IMF'nin mali bilgileri açıklama yükümlülükleri olarak aktarılıyor.

25.5.2018 - Rusya, S-500 füze savunma sistemini başarıyla test etti ABD kaynaklı televizyon CNBC'nin haberine göre, dünyanın en uzun menzilli füze savunma sistemi olan S-500, yaklaşık 480 kilometre uzaklıktaki hedefi vurdu. S-500 önceki testlerde 400 kilometre mesafedeki hedefleri vurmuştu. Haberde, "Rusya, 'karadan havaya' füze sisteminin hipersonik füzeler, hava araçları ve insansız hava araçları ile ABD'li F-22 ve F-35 gibi savaş uçaklarını önleyebileceğini doğruladı. S-500, Kremlin'in birkaç hedefe nokta atışı yapma imkanlarını arttıracak" dendi. http://bit.ly/SG20-67

28.5.2018 - Hindistan: ABD'nin İran yaptırımlarına uymayacağız Hindistan Dışişleri Bakanı Sushma Swaraj, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile görüştü. Swaraj, Pekin'deki görüşmede yaptığı açıklamada ABD'nin İran yaptırımlarına uymayacaklarını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşmadan tek taraflı olarak çekilerek yaptırımları geri getirmişti. Hintli bakan, yalnızca Birleşmiş Milletler yaptırımlarına uyduklarını, kendi konumlarını diğer ülkelerden bağımsız olduğunu belirtti. Hindistan ve İran'ın ekonomik ilişkilerinin iyi olduğu, Hindistan'ın ana petrol sağlayıcılarının başında İran'ın geldiği kaydediliyor. http://bit.ly/SG20-68

28.5.2018 - 'İsrail F-35'lerin geliştirilme kapasitesinin Türkiye'den gizlenmesini istiyor' Haaretz'in İsrail savunma yetkililerine dayandırdığı haberine göre İsrail bölgede F-35 savaş uçağına sahip tek ülke olmak istiyor. İsrail'in ayrıca jetlerin performansını artıran yazılımlar konusunda Türkiye'ye bilgi verilmemesini istediği de kaydediliyor. İsrail Hava Kuvvetleri'nin söz konusu yazılımı Temmuz ayında alacağı belirtiliyor. İsrail, bölgede başka bir ülkenin daha F-35 savaş uçağına ve ilgili yazılımlara sahip olmasına karşı çıkıyor. ABD yönetimi Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasını sebep göstererek, Türkiye'ye F-35 satmak istemiyor. Türkiye'den gelen yanıtlardaysa ABD yerine Rus savaş uçaklarının satın alınabileceği belirtiliyor.http://bit.ly/SG20-69

28.5.2018 - Çin ve ABD krizinde yeni gelişme! Savaş gemileri yola çıktı Çin Dışişleri ve Savunma bakanlıkları, ABD savaş gemilerinin Güney Çin Denizi'ndeki Şişa adalarının bulunduğu sulara girmesine tepki göstererek, Washington yönetimine, provokatif eylemlere son verilmesi yönünde çağrıda bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang, yaptığı yazılı açıklamada, ABD donanmasının Higgins ve Antietam destroyerlerinin söz konusu bölgeye izinsiz girdiğini belirterek, Çin'in ABD'nin bu eylemlerinden güçlü şekilde hoşnutsuz olduğunu ve kararlılıkla karşı çıktığını bildirdi. Lu, Washington yönetimine yönelik, "Çin'in güvenliğini tehdit edecek bu tür provokatif eylemlere son verin." ifadesini kullandı. Sözcü Lu, Pekin yönetiminin ulusal egemenlik ve güvenliği korumak için gerekli adımları atmayı sürdüreceğini kaydetti. Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da Çin savaş gemilerinin, ABD savaş gemilerini bölgeyi terketmeleri yönünde uyarmak için ilgili sulara sevk edildiği belirtildi. Şişa adalarının Çin'in egemenliği altında olduğu savunulan açıklamada, ABD'nin, Çin ve uluslararası hukuku ihlal etmesine kararlılıkla karşı çıkıldığı kaydedildi. Çin donanmasının deniz ve havada yaşanacak çatışmalara karşı hazırlığını güçlendirmek, savunma düzeyini artırmak, ulusal egemenlik ve güvenliği, bölgesel barış ve istikrarı korumakta kararlı olduğu vurgulandı. ABD ve Çin'e ait savaş gemilerinin sıklıkla karşı karşıya geldiği, dünyanın en önemli deniz güzergahlarından olan ve zengin hidrokarbon rezervleri bulunduğu belirtilen Güney Çin Denizi üzerinde Çin başta olmak üzere Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan hak iddia ediyor. Çin, 1947'de yayımladığı 9 kesik çizgili haritayla egemenlik ihtilaflarının yaşandığı bölgenin yaklaşık yüzde 80'i üzerinde hak iddiasında bulunuyor. Pekin yönetiminin, tartışmalı sularda inşa ettiği yapay adalar üzerinde kurduğu üsleri silahlandırdığına yönelik iddialar bölge ülkeleriyle gerginliğe sebep oluyor. http://bit.ly/SG20-70

29.5.2018 - Rusya, ABD Yapımı Tomahawk Füzelerini İnceleyip Yeni Savaş Sistemleri Geliştirecek Rus Radyoelektronik Teknolojiler şirketinin (KRET) Genel Müdür Yardımcısı Vladimir Miheyev, Suriye'den Rusya'ya getirilen ABD yapımı Tomahawk füzeleri üzerinde yapılan çalışmalarda edinilen veriler doğrultusunda, 3 yıl içinde yeni Rus elektronik savaş sistemlerinin geliştirileceğini açıkladı. Suriye ordusu, ABD, İngiltere ve Fransa'nın 14 Nisan'da yaptığı saldırının ardından 2 adet patlamamış Tomahawk füzesi bulmuş ve bu füzeleri Rusya'ya teslim etmişti. Füzeler üzerinde yapılan incelemeler doğrultusunda yeni elektronik savaş sistemleri üretileceğini ifade eden Miheyev "Yapılan füze saldırısı çerçevesinde, yeni çalışmalara yönelik teknik görevler için hazırlanılıyor. Çalışmalarda yeni elektronik savaş sistemleri protoripleri üretmemizde kullanılabilecek tüm veriler göz önünde bulundurulacak" dedi. Miheyev, incelemelerde füzelerle ilgili seyir mesafesi gibi birçok bilginin edinilebileceğini belirterek, "Bu parametreleri bilerek, füzelere her aşamada etkin bir şekilde müdahale edebileceğiz" ifadesini kullandı. Miheyev, sistemlerin geliştirilmesinin 2-3 yıl alacağını ifade etti. http://bit.ly/SG20-71

30.5.2018 - Hindistan, Rusya'dan alacağı S-400'ler için 6 milyar dolar ödeyecek Hindistan'da yayın yapan The Economic Times gazetesi, Rusya ve Hindistan arasındaki S-400 görüşmelerinin sona erdiğini, bu anlaşma kapsamında Hindistan'ın Rusya'ya 4 milyar Hindistan rupisi (5,93 miltar dolar) ödeyeceğini yazdı. Habere göre iki ülke, Amerikan yaptırımlarının atlatmanın yolunu arıyor, çünkü bu satış gerçekleşirse ABD, Hindistan'daki Rus savunma ve istihbarat ajansları ile işbirliği yapan şirketlere karşı yaptırım uygulayabilir. Ekonomik Times'ın kaynağına göre, anlaşmanın resmi sonucu, Ekim ayında Vladimir Putin'in Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinden önce açıklanabilir. Rusya, Hindista'ın askeri-teknik işbirliği alanında en büyük ortaklarından biri olarak biliniyor. Hindistan Silahlı Kuvvetleri'ndeki ekipmanların yüzde 70'inden fazlası Rusya veya Sovyet üretimi. Rusya, Hindistan'a her yıl milyarlarca dolar değerinde silah ve ekipman tedarik ediyor. http://bit.ly/SG20-72

30.5.2018 - Polonya’dan ABD askerlerine yığınak teklifi Polonya “Rusya tehdidi” gerekçesiyle ülkeye ABD tank tümeninin konuşlanmasını resmi olarak teklif etti.Polonya Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan “ABD’nin Polonya’daki daimi varlığı için teklif” başlıklı belgede, ABD’nin Polonya’ya tank tümeni yerleştirilmesi teklif edildi.Rusya’nın "Açık bir şekilde Avrupa güvenlik yapılarını ihlal etmeye ve değiştirmeye, ABD'nin kıtadaki liderlik seviyesini azaltmaya" çalıştığı iddia edilen belgede ABD’li askerlere Savunma Bakanlığı, devlet ve yerel idarelerin altyapılarını kullanma izni verilmesi istendiği de kaydedildi.http://bit.ly/SG20-73

31.5.2018 - ABD'nin gümrük vergisi kararına tepki yağdı ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma yönelik gümrük vergilerini 1 Haziran'dan itibaren Avrupa Birliği (AB), Kanada ve Meksika'ya da uygulayacağını açıklaması, Atlantik'in her iki yakasında büyük tepki yarattı. ABD yönetiminin, AB, Kanada ve Meksika'nın geçici muafiyet süresinin 1 Haziran'da bitmesinin ardından çelik ve alüminyum tarifelerine tabi tutulacağını açıklamasına tepkiler gecikmedi. ABD'nin tek taraflı olarak aldığı ilave gümrük vergileri kararının adil olmadığını ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla çatıştığını belirten AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, "Bu dünya ticareti için kötü bir gündür. ABD bize DTÖ uzlaşmazlıkları giderme mahkemesi ve ABD ürünlerine ilave gümrük vergileri uygulamaktan başka seçenek bırakmıyor" değerlendirmesinde bulundu. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström ise ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma yönelik uygulamaya koyacağı ilave gümrük vergilerine ilişkin, "ABD'nin tedbirleri, uzlaşılmış uluslararası kurallara aykırı olduğu için Dünya Ticaret Örgütünde (DTÖ) anlaşmazlıkların çözümü davası süreci başlatacağız" ifadesini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma ek vergi uygulaması kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, bunun büyük bir hata olduğunu söyledi. ABD yönetiminin ek vergi kararından esef duyduğunu dile getiren Macron, "Karar, ABD, AB ve Fransa'nın kabul ettiği uluslararası ticaret kurallarına aykırıdır. Bu nedenle hukuka aykırı olduğu için karara itiraz edeceğiz ve cevap vereceğiz." dedi. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma yönelik uygulamaya koyacağı ilave gümrük vergilerinin hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, AB karşı tedbirlerle en uygun şekilde cevap vermeye hazır olduğunu ifade etti. İsveç Avrupa Birliği (AB) ve Ticaret Bakanı Ann Lind ise ''İsveç ABD'ye yılda 4 milyar dolar çelik ihracat ediyor. ABD'nin aldığı en kötü karar" değerlendirmesini yaptı. ABD'nin aldığı kararın Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) kurallarına aykırı olduğunu hatırlatan Lind, ''Duruma göre AB ülkeleri de ABD'den ithal edilen çelik ve alüminyuma aynı oranda ek vergi koyabilir.'' diye konuştu. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Oreşkin de ABD'nin yürüttüğü ticari politikaları eleştirerek, "Şu anda ABD'nin kendi ayağına sıkmasını izliyoruz. Bu politikalar nedeniyle tüm dünya ekonomisi de zarar görüyor" ifadelerini kullandı. İngiltere'de çelik sektörünün çatı kuruluşu olan UK Steel'in Başkanı Gareth Stace, ABD'nin çelik sektörüne yönelik gümrük vergisi adımlarına ilişkin, "Avrupa Birliği (AB) liderlerinin kafasına silah doğrultulmuş durumda." yorumu yaptı. Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, ABD'nin gümrük vergilerine karşılık olarak Amerikan çelik ve alüminyum ürünlerine 1 Temmuz'dan itibaren sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 tarife uygulanacağını açıkladı. Meksika Hükümeti'nden yapılan yazılı açıklamada da ABD'den ithal edilen elma, üzüm, yabanmersini, domuz eti gibi çeşitli gıda ürünlerine ve bazı çelik ürünlerine ek gümrük vergileri getirileceği bildirildi. Açıklamada, Washington'un uygulayacağı tarifelerle eş değerde olacak gümrük vergilerinin, çelik ve alüminyuma yönelik vergiler iptal edilmediği müddetçe yürürlükte kalacağı da vurgulandı. http://bit.ly/SG20-74

31.5.2018 - ABD'den Çin'e Pasifik Tehdidi: Küçük Adaları Yok Etme Konusunda Deneyimliyiz ABD Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Korgeneral Kenneth F. McKenzie, Çin'in, Güney Çin Denizi'ndeki adaları silahlandırmasına ilişkin, "ABD ordusu Batı Pasifik'te küçük adaları yok etmek konusunda oldukça deneyimlidir" dedi. Korgeneral McKenzie, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Dana White ile haftalık basın toplantısında soruları yanıtladı. http://bit.ly/SG20-75

Dünyadan Mücadeleler

1.5.2018 - Rusya'da 1 Mayıs: 500 ayrı mitinge 3 milyon kişi katıldı Rusya'nın başkenti Moskova'da, belediye tarafından organize edilen 1 Mayıs kutlama etkinlikleri gerçekleştirildi. Sputnik'in haberine göre Kızıl Meydan'daki kutlamalarda 130.000 kişi yer aldı. Rusya'da Yakutsk, Krasnodar, Surgut, Kamara, Perm, İjevsk, Magnitogorsk, Voronejj, Vladivostok, Kursk kentleri de dahil olmak üzere ülke genelinde bugün yaklaşık 3 milyon kişinin katılımıyla 500 miting gerçekleştirildi.

4.5.2018 - Panama: 90 bin inşaat işçisinin katıldığı grev 3. haftasında Panama’da, ülkedeki büyük inşaat projelerinin yüzde 95’ni etkileyen grev 3. haftasına girdi. “Her grev günü 30 milyon dolar zarara uyğruyoruz” diye şikayetlenen patronlar, işçilerin istedikleri zam oranını karşılamakta ise ayak diretiyorlar.Sendika, patronların ücretlerde önümüzdeki 4 yıl için (yıllık yüzde 1) toplamda yüzde 4’lik artış dayatması karşısında her yıl için yüzde 15, 4 yıl için toplamda yüzde 60 artış talep ediyor. 90 bin inşaat işçisinin katıldığı grev „2019 Ocak ayında Dünya Gençlik Günü öncesinde tamamlanması gereken Metro Hattı 3” ve “Tocumen Uluslararası Havalimanı Terminal 2” de dahil olmak üzere 261 mega projede çalışma felç olmuş durumda.http://bit.ly/SG20-76

8.5.2018 - Romanya: Sağlık emekçilerinin grev tehdidi ‘kesintiler’i önledi Romanya’da sağlık emekçileri hükümetin ekonomik-sosyal haklarda kesintiler yapmaktan geri adım atması üzerine önümüzdeki Cuma günü başlatmayı planladıkları grevi iptal etti. Washingtontimes.com’un aktardığına göre, dün (Pazartesi) hükümet yetkilileriyle “kesintilerin ödeneceği” konusunda anlaşmaya varıldı.Başkent Bükreş’te 26 Nisan’da bir araya gelen 10 bin kadar protestocu hükümet binasının önünde “kesintilere hayır” demişti.

9.5.2018 - Avustralya: 100 bin emekçi Melbourne caddelerini doldurdu Avustralya’nın Melbourne kentinde 100 bin işçi sendikaların “Change The Rules” kampanyasının parçası olarak yürüyüş ve miting gerçekleştirdi. Kentin sokaklarını dolduran emekçiler ana caddelerde trafiği felç etti, tramvay hatlarını tıkadı. Theage.com’un aktardığına göre, bugün yerel saatle 10’da bir araya gelen on binler 3 saat boyunca yürüdüler. “İşçilere yönelik savaş açıktır. Onların belirlemek istediği kuralları değiştirmeye geldik!” diyen emekçiler “güvenceli çalışma” ve “yaşanabilir ücret” taleplerini haykırdılar. Hükümet özel sektör patronlarıyla işbirliği içinde asgari ücrete haftada 27 dolarlık artışı dayatıyor. Sendikalar ise en az 50 dolarlık artış istiyor.

13.5.2018 - ABD: İşçilerle dayanışmak için kafeterya işgali sürüyor New York Citiy’de üniversite öğrencileri “The New School” yönetiminin kafeteryada çalışan sendikalı işçileri işten çıkarmasını protesto etmek ve atılan işçilerin taleplerini sahiplenmek için 1 Mayıs’tan bu yana eylemdeler. Atılan işçilerin yerine sendikasız işçileri geçirmeyi planlayan okul yönetimine öfkeli olan öğrenciler, işgal ettiklari mekanda komünal bir yaşam sürüyorlar. İşgalci öğrencilerin talepleri şöyle: Atılan işçiler geri alınsın; ücretler yükseltilsin; emeklilik hakları korunsun; okul yönetimine yeni giren Steve Stabile istifa etsin; kafeterya işçilerin ve öğrencilerin ortak kontrolüne verilsin.Kendilerini “komünist” ve “demokratik sosyalist” olarak tanımlayan öğrenciler “Okul yönetimi kafeteryaya gelene ve işçilerin taleplerini karşılayana kadar, işçilerle dayanışma içinde militan eylemimizi sürdüreceğiz. Herkesin bu mücadeleye katılmasını istiyoruz.” diyorlar.http://bit.ly/SG2-77

13.5.2018 - Onbinlerce emekçi Londra’da yürüdü İngiltere’de kamu, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi alanlardan onbinlerce emekçi Ulusal Sendikalar Konfederasyonu’nun (TUC) Londra’da dün düzenlediği yürüyüşe katılarak hükümetin „kemer sıkma“ politikalarına karşı çıktı. Parlamento binası yakınlarındaki Victoria Embankment istasyonu önünde bir araya gelen emekçiler Hyde Park’a yürüdüler. Emekçiler için yeni bir düzenleme (New Deal) talebi ile gerçekleştirilen yürüyüşte, kemer sıkma politikalarına son verilerek Ulusal Sağlık Servisi NHS ve kamu hizmetlerine daha fazla kaynak ayrılması, sıfır sözleşme“nin yasaklanması, asgari ücretin saatinin 10 sterline çıkartılması gibi talepler öne çıktı.http://bit.ly/SG20-78

17.5.2018 - Belçika: Onbinlerce emekçiler sokaktaydı  Sendikaların çağrısıyla yapılan yürüyüşte hükümete “emeklilik şartlarının düzeltilmesi” çağrısında bulunuldu.Hastalık izin günleri ve işsiz kalınan dönemlerin emekli ikramiyelerinin ve maaşlarının hesaplanma sistemine dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekilen bildiride, Belçika’da emekli maaşlarının asgari bin 500 avro seviyesinde olması istendi. Sendikalar, emeklilik yaşının kademeli olarak 2030 yılına kadar 67’ye yükseltilmesi uygulamasının 65 yaşa geri çekilmesini, ülkede ağır iş kollarının yeniden belirlenmesi ve bu alanlarda çalışanların daha erken emekli olabilmelerini istiyor.http://bit.ly/SG20-79

18.5.2018 - Fransa: Grevci işçiler demiryolu şirketinin merkezini işgal etti Grevci demiryolu işçileri ulusal demiryolu şirketi SNCF’nin Paris’teki merkezini işgal ettiler. İşçiler, Macron ve hükümetinin demiryollarının özelleştirilmesi konusunda hazırladığı tasarının „Ulusal Meclis“te onaylanmasına rağmen grevlerini aralıklarla devam ettiriyorlar. 3 Nisan’da başlayan, her 5 iş gününden 2’sinde yapılan grevin Haziran sonuna kadar sürdürülmesi planlanıyor.http://bit.ly/SG20-80

19.5.2018 - Basel’de tarım tekellerine karşı yürüyüş ve miting Basel’de tarım tekellerinin Dünya çapındaki ve özellikle de az gelişmiş ülkelerde yol açtıkları yağma ve talana karşı bir yürüyüş gerçekleştirildi. Avrupa’daki çeşitli ülkelerin yanı sıra Latin Amerika ve Afrika ülkelerinden de temsilcilerin de yer aldığı yürüyüşe 3 bine yakın kişi katıldı. İsviçre kökenli ve dünya çapında faaliyet gösteren iki büyük tekel olan Syngenta ve Monsanto öne çıkarılarak, “Monsanto ve Syngentaya karşı yürüyüş” (March Againts Monsanto & Syngenta) şiarıyla gerçekleşen eylem saat 13.00’te Barfüser Platz’ta katılımcıların bir araya gelmesiyle başladı. Burada yapılan konuşmalar ilgiyle izlenirken, Brezilya’da 200 milyon topraksız köylüyü temsilen gelen AST özellikle büyük bir çoşku ile karşılandı. Konuşmalarda; tarım tekellerinin hiçbir kural tanımayan uygulamları teşhir edildi. Bu tekellerin zehir ihraç ederek para kazandıkları, İsviçre’de kazanç vergisi ödedikleri; İsviçre devletinin ise bu vergileri almakla suça ortak olduğuna dikkat çekildi.http://bit.ly/SG20-81

23.5.2018 - Fransa’da on binler sokaktaydı Fransa’da kamu emekçileri ve öğrenciler, reformlarla uygulanmak istenen hak gasplarına karşı yeniden sokaklara çıktı.Fransa genelinde 130 noktada eylemler düzenlendi. Eylemlere on binlerce işçi, emekçi ve gencin katıldığı açıklandı.Yer yer polis ve gençler arasında çatışmaların yaşandığı, onlarca eylemcinin gözaltına alındığı yürüyüşe yaklaşık 50 bin emekçi ve öğrencinin katıldığı açıklandı.http://bit.ly/SG20-82

25.5.2018 - İran’da kamyon şoförlerinin grevi 4. gününde İran’da kamyon şoförlerinin grevi 4. gününde devam ediyor Kamyon şoförleri, kullandıkları malzeme fiyatlarının yüksek, ücretlerininse düşük olmasından kaynaklı 22 Mayıs’ta greve başladı. Îsfehan, Qezwîn, Reşt, Şirîz ve Benderebas illerinde başlayan grev, İran’ın diğer illerine de yayıldı. Bazı ilerde petrol tankeri şoförleri de greve katıldı.http://bit.ly/SG20-83

30.5.2018 - Yunanistan’da 24 saatlik genel grev Yunanistan’da 2019 ve 2020 yılları için emekli maaşlarında yeni kesinti ve vergi artışı saldırısına karşı 24 saatlik genel greve çıkıldı. Bu sabah 06.00 itibarıyla başlayan genel grevle birlikte Kamu Çalışanları Federasyonu, İşçi Sendikaları Genel Konfederasyonu ve öğrenci birliklerinin çağrısıyla Klauthmonos Meydanı’nda eylem gerçekleştirildi.Hava kontrolörlerinin öğle saatlerinde 3 saatlik iş bırakma eylemi sonucunda Atina Eleftherios Venizelos Uluslararası Havalimanı’nda onlarca uçuşta iptal ve ertelemeler gerçekleşti. Ülkedeki ilk ve orta öğretim kurumları kapalı kaldı. Hastanelerde sadece acil servisler hizmet verdi. Demir yolu ve liman işçileri de tren ve gemi seferlerini tamamen durdurdu. Gazetecilerin greve katılımı nedeniyle televizyonlarda haber bültenleri yayınlanmazken, yarın gazeteler çıkmayacak.http://bit.ly/SG20-84

31.5.2018 - Brezilya: Kamyonculardan sonra petrol işçileri de ‘grev’ dedi Brezilya’da petrol işçileri, dizele yapılan yüksek zamlara karşı çıkan kamyonculardan sonra 72 saatlik grev başlattı. Petrol şirketi Petrobas’ın Sao Paulo’daki merkezi önünde Çarşamba (30 Mayıs) akşamı protesto gösterisi düzenlendi. Geçtiğimiz günlerde hükümetin dizele yaptığı yüzde 50 civarında zamma karşı çıkan petrol işçileri aynı zamanda kamu şirketi Petrobas’ın özelleştirilmesi planını da protesto ediyorlar. Kamyoncular grevinin 7. gününde (Salı günü) Temer ve hükümetinin “Dizel fiyatlarında 60 günlüğüne yüzde 12 indirim yapılacağını” açıklaması işçileri ikna etmedi. Sendika “Bunun bir anlaşmayı temsil etmediğini” duyurdu.“Yüksek Mahkeme”nin, yapılacak grevin “yasa dışı” olduğu yönünde kararına karşın sendika “Bize bildirilmiş bir şey yok” diyerek bugün 3 günlük grevin startını verdi. En az 8 rafineride işçilerin greve tam katılım gösterdiği belirtiliyor. Petrobas’ın özelleştirilmesi girişimlerine karşı çıkan işçiler yönetimin istifa etmesini, şirketin işçilerin denetiminde “Yüzde 100 kamu kurumu” olması gerektiğini savunuyorlar.http://bit.ly/SG20-85

Emperyalizm ve Halklar

1.5.2018 - ABD'li yetkililer: İsrail İran'la açık savaşa hazırlanıyor İsrail'in Suriye'nin Hama bölgesinde İran tarafından kullanılan bir askeri üssü vurmasının ardından, ABD'li yetkililerden açıklama geldi. NBC News'e konuşan üç ABD yetkilisi, İsrail'in İran'a karşı açık savaşa hazırlanmakta olduğunu duyurdu. Yetkililer İsrail'in ABD'nin desteğini istediğini de aktardı.

1.5.2018 - 31 milyon kişi kendi ülkesinde sığınmacı Uluslararası Afet Yönetimi Kongresi (IDMC) direktörü Alexandra Bilak 2017 yılında 31 milyon kişinin şiddet ve afetler yüzünden kendi ülkesinde mülteci durumuna düştüğünü açıkladı. http://bit.ly/SG20-86

15.5.2018 - IŞİD'e kaynak aktaran Fransız Lafarge'a 'savaş suçuna ortaklık' suçlaması Sherpa ve Avrupa Anayasa Hakları ve İnsan Hakları Merkezi örgütleri, Fransız çimento devi Lafarge’ın Suriye’de terör örgütlerine finansman sağlayarak, bölgede işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara ortak olduğu gerekçesiyle dava açtı. Lafarge davası, ekonomik suçlara karşı mücadele eden Sherpa sivil toplum örgütünün mahkemeye başvurmasıyla 2016'da başlamıştı. Örgütün verdiği bilgiye göre, şirket kendini dürüst olmayan yollarla korumaya çalıştı. Sherpa ayrıca savcılıktan, Lafarge'a karşı tanıklara rüşvet verme suçundan da dava açılmasını talep etti. Sherpa, Lafarge’ın terör örgütlerine para ödeyerek, işlenen suçlara 'aktif bir şekilde' ortak olduğunu iddia ediyor. Lafarge şirketinin 2011 ve 2015 yılları arasında, çimento faaliyetlerini engellememeleri için başta IŞİD olmak üzere bölgedeki terör örgütlerine 12 milyon euro ödediği de iddia ediliyor.http://bit.ly/SG20-87

26.3.2018 - Gazze'de Büyük Dönüş Yürüyüşü'nde yaşamını yitirenlerin sayısı 122'ye yükseldi Gazze’nin İsrail sınırında Filistinlilere ülkelerine geri dönüş hakkı verilmesi için 30 Mart'ta başlayan Büyük Dönüş Yürüyüşü'nün dokuzuncu haftasında 122 kişi İsrail askerlerinin saldırısında yasamını yitirdi.http://bit.ly/SG20-88

29.5.2018 - Almanya'da G20 Hamburg Zirvesi'nin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, zirveye ilişkin polis operasyonları hala sürüyor G20 Hamburg Zirvesi'nden yaklaşık bir yıl sonra Alman polisi dört ülkede ev baskınları düzenletti. 7/8 Temmuz 2017'de Hamburg'da düzenlenen G20 Zirvesi'nde protesto eylemlerine katılıp, şiddet eylemlerine destek verdiği iddia edilen kişiler hakkında soruşturma yürüten özel komisyon, bu sabah itibari ile dört ülkede eş zamanlı ev baskınları düzenletti. Neues Deutschland gazetesinin haberine göre İtalya, İspanya, Fransa ve İsviçre'de bu sabah eş zamanlı olarak başlatılan ev baskınları yapıldı. Sözü geçen ev baskınlarının ''sol çevreden'' insanlara dönük olduğu belirtilen haberde, şu an tibari ile en az dört kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.

 

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

7.5.2018 - El Bab’da TSK karşıtı eylemlere saldırı: 6 kişinin yaşamını yitirdi Mezopotamya Ajansı’ndan Erdoğan Altan’ın haberine göre Bab halkı TSK ve himayesindeki grupların kenti terk etmesi için 3 gündür eylem yapıyor. Zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu en az 6 sivilin yaşamını yitirdiği çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi. Türkiye’nin bağlı ÖSO grupları ile kontrol ettiği Kuzey Suriye'nin Bab kentinde isyan eden halkın makineli silahlarla tarandığı iddia edildi. Saldırı sonucu yaşamanı yitirenlerin ve yaralananların olduğu bildirildi. TSK himayesindeki grupların 5 Mayıs'ta Bab Hastanesi'ni bastığı ve doktorları darp ettiği ileri sürülürken, Bablıların bu olaya isyan ederek sokağa çıktığı ve “Bab vatanımızdır, Türk askerleri Suriye'den çıksın” sloganı attıkları kaydedildi. Askerlerin yaralıların tedavi için kent dışına çıkarılmasına izin vermediği belirtiliyor.

25.5.2018 - 30 Atak helikopteri için Pakistan ile imzalar atıldı Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) taarruz helikopteri ihtiyacının giderilmesi amacıyla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) tarafından milli imkanlarla geliştirilen ve üretilen Atak helikopteri, sahadaki başarısına ihracatı da ekledi. Bu kapsamda Pakistan ile 30 adet Atak helikopteri satış sözleşmesi imzalandığı belirtildi. Pakistan'da bir dizi teste tabi tutulan ve bunlardan başarıyla çıkan Atak helikopteri, 23 Mart'ta Pakistan Milli Günü kutlamalarına katılmıştı. Programda Atak helikopterleri de gösteri uçuşu yapmıştı. (Dünya Gazetesi)

Kapitalizm ve Kadın

7.5.2018 - Hindistan: Tecavüze uğrayan genç kız diri diri yakıldı Hindistan'da bir genç kız tecavüze uğradıktan sonra diri diri yakıldı. Yerel polis, 16 yaşındaki kızın ailesi bir düğündeyken evinden kaçırılarak, ormanlık alanda tecavüze uğradığını açıkladı. Ailesi, tecavüzcülerin 50 bin Rupi (625 Euro) ve 100'er mekikle cezalandırmasını emreden ihtiyar heyetinden şikayetçi oldu. Tecavüzcüler ise verilen cezaya sinirlenerek kızın ailesine saldırdı ve yanlarında bulunan diğer kişilerin de yardımı ile tecavüze uğrayan kızı diri diri yaktı. Olayla bağlantılı 14 kişi yakalanarak tutuklandı, kalan 4 kişi ise hala polis tarafından aranıyor. Yine yakın zamanda güney Hindistan'da dokuz yaşındaki bir kız çocuğunun toplu tecavüze uğrayarak öldürülmesi ülkede protestolara yol açmıştı. Geçtiğimiz ay Keşmir'de, bir Hindu tapınağında, 8 yaşındaki bir kız çocuğunun toplu tecavüze uğrayarak katledilmesi sonrası hükümet, 12 yaşından küçük kızların tecavüzüne ilişkin idam cezası getirmişti. Hindistan'da 2016 yılında, yaklaşık 40 bin tecavüz vakası rapor edildi, ancak damgalanma korkusu sebebiyle polise gitmeye çekinen çok sayıda kurban olduğu tahmin ediliyor. http://bit.ly/SG20-89

31.5.2018 - Mayıs ayında 37 kadın öldürüldü Kadın cinayetlerinde sayı yeniden artıyor. Nisan ayında 30 kadın cinayete kurban giderken mayıs ayında ise sayı 37'ye ulaştı. Faili tespit edilemeyen cinayetler veya şüpheli ölümler mayıs ayında da fazla. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre Kadın cinayetlerinde bu ay 13 kadının ölümü şüpheli ölüm iken, 12 kadının ölümü tespit edilemedi. Kadınların 6’sı ekonomik nedenlerle, 3’ü kendi hayatına dair karar almak isterken, 2’si boşanmak ve 1’i barışma teklifini reddettiği için öldürüldü. https://www.ntv.com.tr/kadina-siddet/mayis-ayinda-37-kadin-olduruldu,XWtlhcKIfkyJkvPHCfR0CQ

 

Kapitalizm ve Eğitim


2.5.2018 - MEB'den skandal Aladağ savunması: Yurtta hiçbir eksiklik yok Aladağ’daki yurtta çocuklarını yitirenlerin açtığı tazminat davasında MEB, yurtta ‘hiçbir eksiklik olmadığına dair’ üç raporu dayanak göstererek savunma yaptı. Oysa ‘gerçek dışı’ olduğu belirtilen son iki rapora imza atan iki görevli halen ‘taksirle ölüme sebebiyet’ suçundan yargılanıyor.Adana’nın Aladağ ilçesinde iki yıl önce Süleymancılar tarikatına ait kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 11’i çocuk 12 kişi can vermişti.http://bit.ly/SG20-90

3.5.2018 - Fransa’da eğitim reformu ne getiriyor  Macron'un hayata geçirmeyi düşündüğü yeni planda üniversitelere kabul sisteminde değişikliğe gidilmesi düşünülüyor. Öğrenciler bu düzenlemede özellikle hukuk ve tıp alanında üniversiteye girişlerinin sınırlandırılacağı görüşünde. Liberaller ise sistemin değişmesine taraflar. Üstelik haklılıklarına kanıt olarak da vergi mükelleflerinin paralarının boşa üniversite okuyan gençlere savrulduğu iddiasını sunuyorlar. Üniversitedeki konfor yetmezliği ve düşük eğitim kalitesi nedeniyle çok az öğrencinin 3 yılda bitirmesi gerektiği bölümleri bitirebildiği iddia ediliyor. Fransa'da üniversite öğrencilerinin yüzde 18'i özel üniversiteye gidiyor ve bunların bir bölümü yurt dışında. Seçkin üniversiteler listesinde yer alan okullara ise, öğrencilerin yüzde 8'i devam ediyor. Fransa’da eğitim sisteminde yapılması beklenen reformlar üniversite bölümlerine girişi daha sıkı elemelerle yapmayı ve yükseköğrenim fiyatlarını yükseltmeyi öngörüyor. Bütünlemelerin lisansüstü eğitiminde kaldırılması ve sınıfta kalmanın mümkün hale getirilmesi de tartışmalar arasında yer alıyor. Hükümetin şubat ayında meclisten geçirdiği üniversiteye giriş ve eğitim reformu, dünyanın prestijli okullarından Sorbonne Üniversitesinin öğrenciler tarafından işgaline neden olmuştu. http://haber.sol.org.tr/dunya/fransada-egitim-reformu-yanlilari-neyin-pesinde-236669

14.5.2018 - MEB: Her sınıfa bir öğretmen masraflı ve zahmetli MEB’in, 2019’da tam gün eğitime geçileceği propagandası devam ederken 150 bine yakın öğrencinin farklı sınıf düzeyindeki öğrencilerle birlikte okumak zorunda kaldığı ortaya çıktı. Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre bakanlık, çoğunluğu köy okullarında olmak üzere 6 binin üzerinde öğretmenin birden fazla sınıf düzeyine aynı anda eğitim vermeye çalıştığını açıkladı. MEB’in verilerinde, 2016-2017 öğretim döneminde Türkiye genelinde iki sınıf bir arada okuyan öğrenci sayısı 98 bin 732 olarak yer aldı. Üç sınıf bir arada okuyan öğrenci sayısı 4 bin 423, dört sınıf bir arada okumak zorunda kalan öğrenci sayısı ise 31 bin 165’le ifade edildi.http://bit.ly/SG20-91


22.5.2018 - Bakiyesi yetmeyen öğrenci telden atladı, tren çarptı soL Haber’in aktardığına göre, Lokman Hekim Sağlık Meslek Lisesi’nde okuyan, babası ESBAŞ Serbest Bölge’de işçi olarak çalışan 18 yaşındaki Berkay Çiftçi bu sabah İZBAN’ın Gaziemir durağından trene binmek istedi. Yeni uygulamaya göre kartında en uzak mesafeyi karşılayabilecek bakiyenin bulunması gerekiyordu. Öğrenci kartını makineye okuttu, yeterli bakiye olmadığını görünce, okula yetişebilmek için tel örgülerden atladı. Bu sırada öğrenciye TCDD treni çarptı. Olayı görenlerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekipleri, Çiftçi’nin yaşamını yitirdiğini belirledi.


25.5.2018 - BETAM: 15-19 yaş arası 709 bin genç ne çalışıyor ne de okuyor Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi 15-19 yaş arasındaki 709 bin gencin çalışmadığını ve okumadığını açıkladı. Gökçe Uysal ve Yazgı Genç tarafından hazırlanan araştırma notuna göre bu yaş grubundaki 1 milyon 990 bin genç eğitime devam etmiyor. Toplam nüfusun yüzde 8,3'ünün bu yaş grubunda olduğunu belirten araştırmaya göre, 15-19 yaş grubundaki kadınların yüzde 33'ü, erkeklerinse yüzde 30'u eğitim görmüyor. Araştırma notuna göre eğitim görmeyen gençler arasında genel lise ve meslek lisesi mezunlarının oranı giderek artıyor.Eğitime devam etmede büyük bölgesel farklar göze çarpıyor, 2016 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde eğitime devam etme oranı yüzde 53,2'de iken Batı Anadolu'da bu oran yüzde 75,9 olarak kaydediliyor.http://bit.ly/SG20-92


28.5.2018 - ABD'de öğretmenlerin silahlanmasına barikat: Sigorta şirketleri Her yıl pek çok eyaletinde, olay mahallinin okul olduğu onlarca saldırı yaşanan ABD'de, Devlet Başkanı Donald Trump'ın öğretmenlere silah taşıma ruhsatı verilmesine dair önerisi tepki çekmişti. Halihazırda bir eyalette, Kansas'ta ise, öğretmenlerin silah taşımasına hak tanıyan bir yasa bulunuyor. Buna karşın sigorta şirketleri, yasayla hemfikir değil. Şirketlerin tutumu, barışçıl olmaları yahut silahlanmaya karşı ilkesel karşıtlıklarından ileri gelmiyor. Kapitalizmin dev ayağı sigorta şirketlerinin esas derdi, olası bir çatışmadan kaynaklanacak yıkımın maliyeti. Öte yandan öğretmenler de silahlanma fikrine sıcak bakmıyor. Okul yönetimlerindense, öğretmenlerin tutumu daha belirgin bir "silahlanmama" kararı yönünde. http://haber.sol.org.tr/dunya/abdde-ogretmenlerin-silahlanmasina-barikat-sigorta-sirketleri-238665

 

Kapitalizm ve Çocuk

 

1.5.2018 - Türkiye'deki her 10 Suriyeli çocuktan 6'sında psikiyatrik hastalık mevcut AA’nın haberine göre İstanbul’daki bir sempozyumda Marmara Üniversitesi’nce 2014’ten bu yana yapılan dört çalışmanın sonuçları üzerine konuşan doktor Veysi Çeri, “Dört çalışmanın toplamına baktığımızda, çocukların yüzde 60’ında, yani her 10 çocuktan altısında en az bir psikiyatrik hastalık var. En mütevazı çalışma iki mülteci çocuktan birinde bir psikiyatrik hastalık olduğunu ortaya koydu” dedi. Sığınmacı çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu ya da depresyona sıklıkla rastladıklarını aktaran Çeri, bunun da çocuklarda sosyal, akademik ve ailevi işlevsellikte ciddi bozulmalara neden olduğunu belirtti. Şu anda Türkiye’de 4 milyonun üzerinde sığınmacı bulunduğuna dikkat çeken doktor Çeri, “Yarısında psikiyatrik bozukluk var. Bir buçuk milyonu çocuk. Çocuklar özelinde bakarsak en az 700 bin mülteci çocuğun, en az bir psikiyatrik hastalığı var” diye konuştu.

 

1.5.2018 - İngiltere’de çocuk yoksulluğu artıyor 2014 yılında, büyük bir ortaokulun müdürü olan Gemma Morton,  ailesinin arabasını sattıktan sonra bile masrafları karşılayamadığı bir öğrencinin cenazesi için, okul olarak ödeme yaptıklarını söyledi. 3 sene içinde, Morton iki ayrı öğrenci cenazesi için yine maddi yardımda bulundu. "Bir çocuk öldüğünde elinizdekini saklamazsınız" diyen Morton, zaten yoksulluk içinde olan ailelerin çevrelerinde destek alabilecekleri kimsenin olmadığını anlatıyordu. Guardian'dan Louise Tickle'ın haberine göre, İngiltere'de son birkaç yılda, ülkedeki kemer sıkma politikaları sertleştikçe daha fazla sayıda okul ve öğretmen, yoksul ailelere bireysel yardımda bulunmaya başladı. Yoksulluk öyle keskin ve açıktı ki, "hayır" demeleri imkansızlaşıyordu. Son rakamlar, 12 ay içinde 100 binden fazla çocuğun yoksulluğa sürüklendiğini gösteriyor. Ülkedeki tüm çocuk nüfusunun üçte biri, tam 4.1 milyon çocuk, ortalama gelirin yüzde 60 daha azına denk düşen bir gelir aralığında yaşamaya çalışıyor. Williams, yoksulluğun derinleşmediğini ancak yaygınlığının arttığını düşünüyor: "Herkes böyle. Ortalama aile modeli bu ve okulumda destek ihtiyacı olan çocukların sayısı 10 yıl öncekinin 3 katı." Morton, çocukların aç olduğunu anlamamanın imkansızlığından söz ediyor: “Çocukların yiyecek almak için arkadaşlarından borç aldığını, açlıktan uykuya daldığını, karınlarının ağrıdığını görüyoruz. Kahvaltı yapmadıklarını çünkü annelerinin evde olmadığını söylüyorlar."


3.5.2018 - Yemen’de 400 bin çocuk açlıktan ölme sınırında 2015 yılından beri Suudi Arabistan tarafından bombalanan Yemen’de altyapı ve gıda kaynaklarının tahrip edilmesi milyonlarca sivilin sağlık ve beslenme imkanlarını neredeyse tükenme noktasına getirdi. Geçtiğimiz yıl ABD ile 350 milyar dolarlık devasa bir silah satış anlaşmasına varan Suudi Arabistan’ın ülkede gerçekleştirdiği saldırılarda, bugüne kadar 10 binin üzerinde sivilin öldüğü tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler’in 2017 yılında yayınladığı raporda temiz suya erişimin zorlaştığı Yemen’de kıtlık tehdidinin arttığı, buna paralel salgın hastalık riskinin yükseldiği vurgulanmıştı. Bugün yaklaşık 2 milyon 900 bin kadın ve çocuğun yetersiz beslendiği Yemen’de 400 bin çocuk hayatta kalmak için adeta savaş veriyor. Nüfusunun yaklaşık üçte birinin tamamen gıda yardımı ile hayatta kalabildiği saldırı altındaki Yemen’de bu oran geçtiğimiz yıla göre yüzde 25 arttı. Yardım kuruluşlarının aktardığı bilgiye göre kimi bölgelerde açlıktan kaynaklanan ölümler giderek yaygınlaşmakta. http://haber.sol.org.tr/dunya/yemende-400-bin-cocuk-acliktan-olme-sinirinda-236671

 9.5.2018 -  Hapishaneler çocuklarla dolu Birgün'den Uğur Şahin'in haberine göre Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de çocuklar hâlâ yetişkinlerin kapatıldığı kurumlardaki koğuşlarda tutulmakta ve uzun tutukluluk süreleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. 12-18 yaş aralığında bin 715’i oğlan, 63’ü kız olmak üzere bin 778 tutuklu, 994’ü oğlan, 28’i kız olmak üzere bin 22 hükümlü, toplam 2 bin 800 çocuk mahpus bulunmaktadır.

9.5.2018 - "Sadece İstanbul'da 50 bin çocuk pornosu dosyası var" Emniyet’in avukatlara verdiği bilgiye göre, sadece İstanbul’da işlem yapmak için bekletilen 50 bin adet çocuklara ait müstehcen görüntüleri elde etmek, paylaşmak ve yaymak şüphesiyle soruşturma dosyası bulunuyor. İşleme alınan dosyalardan biri ise AKP Şişli teşkilatında görev yapmış bir şahsa ait.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından A.Y. D. hakkında jet hızıyla hazırlanan iddianamede, savcı, Türk Ceza Kanununu’nun müstehcenliği düzenleyen 226. maddesinin 1. bendindeki “Müstehcen görüntü yazı ve sesleri bedelsiz olarak dağıtmak” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Hazırlanan iddianameye göre A.Y.D. hakkında 2 ila 5 yıl arasında ceza isteniyor. Oysa şahıs, yine 226. Maddenin, 3. bendindeki; “Müstehcen görüntü yazı ve sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi 5-10 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmü ile yargılanması gerekiyordu. Avukatlardan edinilen bilgiye göre A.Y.D., büyük ihtimalle ilk celsede serbest bırakılacak. İyi hal indiriminden de yararlanması mümkün.http://bit.ly/SG20-93

11.5.2018 - “Kongo'da 400 bin çocuk açlıktan ölebilir” BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF),Kongo’da 770 binden fazla çocuğun yetersiz beslendiğine, 400 bin çocuğun ise açlıktan ölme riski ile karşı karşıya olduğunu açıkladı.Ayrıca 5 yaş altındaki çocuklarının yarısının yetersiz beslenmeyle karşı karşıya olduğu belirtildi.2016 yılından bu yana Kasai bölgesinde 400'den fazla okul saldırıya uğradı ya da askeri amaçlar için kullanıldı. Bölgede 100 okul ve 200 sağlık merkezi yıkıldı ya da yağmalandı. Binlerce çocuk silahlı gruplarca zorla asker yapıldı. Kasai'deki milislerin yüzde 60‘ı 18 yaşın altındaki çocuk ve gençlerden oluşuyor. UNICEF'e göre Kasai'de 3 milyon 800 bin insan yardıma muhtaç. Bunların 2 milyon 300 bini çocuk.http://bit.ly/SG20-94


26.3.2018 -  Suriyeli çocukların yalnızca yüzde 60’ı eğitime erişebiliyor Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz , Suriyeli öğrencilerin durumuna ilişkin soru önergesini yanıtladı.Yılmaz’ın Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine de atıf yaptığı yanıta göre 2012’de Türkiye’de 14 bin 237 Suriyeli mülteci vardı. Bu yıl 25 Ocak itibariyle de Türkiye’de 3 milyon 485 bin 644 Suriyeli var. Bu nüfusun Eylül 2017 itibariyle 976 bin 200’ü zorunlu eğitim çağında. Ancak açık öğretim okulları ve bakanlığın Türkçe dersi verdiği merkezler dahil 5 Şubat 2018 itibariyle 603 bin 756’sı eğitim alabiliyor.Bu da her 10 Suriyeli çocuktan dördünün okula gitmediğini ortaya koyuyor. Bu rakam, Türkiyeli çocuklar için onda bir.http://bit.ly/SG20-95


27.5.2018 - Rapor: Cinsel suç mağduru çocuk sayısı Suriye’den göçle birlikte yüzde 33 arttı Milliyet’ten Mert İnan’ın haberine göre Acıbadem Suç ve Şiddeti Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Oğuz Polat’ın hazırladığı ‘Türkiye’de Çocuk İstismarı Raporu-2’ başlıklı raporda Çocuk İzlem Merkezleri’ne (ÇİM) Ocak 2011 ile Mayıs 2016 arası Türkiye genelinde 21 bin 68 istismara ilişkin başvuru yapıldı.Vakaların yüzde 85’i kız, yüzde 15’i erkek çocuklardan oluştu.Araştırmaya göre 2016-2017 yıllarında Türkiye’de 0-11 yaş arası 2 bin 487 kız çocuğu ve aynı yaş grubundaki bin 124 erkek çocuğu cinsel saldırı veya mağduriyet yaşadı. 12-14 yaş dilimindeki 3 bin 688 kız çocuğu ve 563 erkek çocuk cinsel istismar veya saldırı mağduru oldu. 15-17 yaş dilimindeki 8 bin 460 kız çocuk ve 518 erkek çocuk da cinsel istismara uğradı.

 

Kapitalizm ve Doğa

 2.5.2018 - Zengin ile fakir ülkeler arasında hava temizliği farkı da var Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel verilerden derlediği en son raporda, zengin ve fakir ülkeler arasındaki hava kirliliği oranlarında büyük oranlarda eşitsizlik göze çarpıyor. Raporda aynı zamanda çoğunluğu fakir ülkelerde bulunan 7 milyon kişinin her yıl hava kirliliğinden dolayı hayatını kaybettiğini belirtiyor..Rapor her 10 kişiden dokuzunun kötü, hatta tehlikeli, hava soluduğunu belirtiyor.İlk defa tarihsel verilerin de ele alındığı raporda, Amerika kıtasında bulunan şehirlerin %57’sinde ve Avrupa kıtasında bulunan şehirlerin %61’inde PM10 ve PM2.5 oranlarında 2010’dan 2016 yılına doğru bir düşüş görülüyor. Havada dolaşan ve solunma zorluklarına yol açan maddeleri ölçen Partikül Madde ölçütleri, çoğunlukla inşaat, erezyon ve trafik yoğunluğundan kaynaklanıyor.Hava kirliliğinin en kötü etkilendiği ülkeler ise güney de güneydoğu Asya ülkelerinde görülüyor. Bu bölgede şehirlerin %70’inde hava kirliliği 2010’a göre daha kötü durumda. Hindistan’ın Delhi ve Mısır’ın Kahire şehirleri ise Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği PM10 seviyesinin 10 kat üzerindeki hava kirliği ile en kirli mega şehirler olarak seçilmiş. Sadece Amerika kıtasındaki nüfüsun çoğunluğu (%80) Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırlara uygun bir hava kalitesine sahip. Delhi ve Kahire’ye ek olarak, Dhaka, Mumbai ve Pekin gibi şehirlerdeki hava kirliliği nedeni ile Asya ve Orta Doğu’daki bu oran neredeyse sıfıra yakın.http://bit.ly/SG20-96


4.5.2018 - Atmosferdeki karbondioksit  insanlık tarihindeki en yüksek aşamada İklim değişikliğinin endişe verici sonuçlarına bir yenisi eklendi. Nisan ayında atmosferdeki karbondioksit miktarı kayıtlara 410 ppm (her milyondaki partikül miktarı) olarak geçti. Bu oran insanların yeryüzündeki varlığı boyunca ölçülmüş en yüksek rakam. http://bit.ly/SG20-97

5.5.2018 - Dünya Sağlık Örgütü: Türkiye'de havası temiz tek şehir Giresun Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2010-2016 yılları arasında gerçekleştirdiği ölçümlerin sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de 81 il arasında sadece Giresun’da hava kirliliği sınırın altında verilere sahip. Cumhuriyet'ten yer alan haberde, yapılan ölçüm sonuçlarına göre havası en kirli 3 şehir ise; Batman, Hakkâri ve Gaziantep olduğu görüldü. WHO'nun verilere göre Avrupa’da havası en kirli 10 şehirden 5’i Türkiye’de yer alıyor. Avrupa’nın havası en kirli şehirleri arasında birinci sırada Sırbistan’dan Novi Sad bulunurken 4, 5 ve 6. sırada Batman, Hakkâri ve Gaziantep; 9 ve 10. sırada ise Siirt ve Afyon var.


22.5.2018 - Türkiye’de kansere yol açan gıdaları açıklayan Bülent Şık hakkında soruşturma başlatıldı 2011-2016 yılları arasında kanserden ölümlerin dünya ortalamasının üstünde olduğu Antalya, Ergene ve Dilovası’nda çevre kirliliğinin kanser vakalarının üzerindeki etkisine ışık tutan ve sonuçları kamuoyuna açıklanmayan araştırmayı Cumhuriyet gazetesinde yazan Bülent Şık hakkında Sağlık Bakanlığı’nın şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı. Soruşturmaya gerekçe olarak “Göreve ilişkin sırrın açıklanması, Yasaklanan bilgileri temin, Yasaklanan bilgileri açıklama ve Takdir olunacak diğer suçlar” gösterildi. http://bit.ly/SG20-98


22.5.2018 - Kapitalizm Biyoçeşitliliği yok ediyor: Son 50 yılda tüm hayvanların yarısı yok oldu Araştırma canlı türlerini toplam ağırlığına göre karşılaştırmakta. Bakteriler her şeyin %13’ünü oluştursa da, bitkiler tüm yaşayan türlerin %82’sine karşılık gelmekte. Geriye kalan %5’lik kesimi ise diğer tüm canlı türleri oluşturmakta; böcekler, mantarlar, memeliler, balıklar.http://bit.ly/SG20-99