Sınıf Gündemi Sayı 19

Sermaye Devleti

6.4.2018 - İHD: Cezaevlerinde 13 şehirden fazla insan var İHD tarafından hazırlanan 2017 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu'na göre AKP iktidara geldiğinde cezaevlerinde 55 bin kişi vardı. Şimdi ise yatacak yer bile bulunmayan cezaevlerinde Türkiye'nin 13 ilinin nüfusundan daha fazla kişi bulunuyor.Buna göre, 1 Kasım 2017 tarihi itibariyle hapishanelerde, 186 bin 631’i kapalı, 44 bin 104’ü açık cezaevinde olmak üzere toplam 230 bin 735 mahkum bulunuyor.2002 yılı sonunda 2 bin 108 olan kadın mahkum sayısı, 1 Kasım 2017 tarihi itibariyle 10 bin 277’ye yükseldi.İHD verilerine göre, 2017 yılında 427'si gözaltında kaba dayak ve diğer yöntemlerle 1855 kişi gözaltı dışında olmak üzere 2 bin 682 kişi işkence ve kaba muamele ile karşı karşıya kaldı. Silahlı çatışmalar nedeniyle 656 kişi yaşamını yitirdi, 349 kişi yaralandı. İhraç edilen kamu görevlilerinden 19 kişi intihar etti. 357 toplumsal alanda öldürülen kadın olmak üzere 408 kadın yaşamını yitirirken 610 kadın yaralı kurtuldu ve 1074 kadın fuhuşa zorlandı. İş kazaları ve cinayetleri sonucunda en az 2 bin 6 işçi yaşamını yitirdi. http://bit.ly/SG19-2


7.4.2018 - 8 işçiye mezar olan maden ocağı hala işletiliyor Şırnak’ta, 17 Ekim 2017 tarihinde meydana gelen göçükte 8 işçinin yaşamını yitirdiği maden ocağının hala işletildiği öğrenildi. Hükümete yakınlığıyla bilinen ve kentte bulunan çoğu ocağın işletmesinin ihalesini alan Mehmet Emin Acar'ın sahibi olduğu Acar A.Ş.’ye bağlı taşeron bir firma tarafından işletildiği öğrenilen kömür ocağının, ne zaman açıldığı hakkında ise herhangi bir bilgi elde edinilemedi.Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, göçüğün yaşandığı tarihin hemen ardından Şırnak Valiliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından “kaçak” denilen ocağın bulunduğu alanda yeni çekilen görüntülerde, herhangi bir güvenlik önlemi göze çarpmıyor.http://bit.ly/SG19-3


14.4.2018 -  Konya’da istismarcı öğretmene tahliye Selçuklu ilçesindeki ortaokulda matematik öğretmenliği yapan O.A., 9 kız öğrenci tarafından rehber öğretmene şikayet edildi. Öğrenciler O.A.’nın kendilerini öptüğünü, ısırdığını ve taciz ettiğini söylediler. Bunun üzerine başlatılan soruşturmada “yanlış anlaşıldığını” iddia eden O.A., daha sonra savcılık tarafından başlatılan soruşturma ile 29 Mayıs 2017’de tutuklanmıştı. Her öğrenci üzerinden “çocuğun cinsel istismarı” iddiasıyla hakkında dava açılan O.A., 9. duruşmada, tahliye edildi. O.A. hakkında 8 yıl 15 ay hapis isteyen savcılık, son duruşmadaki mütalaasında, delillerin toplandığını ve O.A.’nın tutuklu kaldığı süreyi bahane ederek tahliye talebinde bulundu ve geçtiğimiz yıl tutuklanan öğretmen tahliye edildi.http://bit.ly/SG19-4


16.4.2018 - Gözaltına alınan Boğaziçili: Otopark işkencehaneye döndü Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘Zeytin Dalı Harekatı’nı protesto eylemi sonrasında Erdoğan’ın ‘terörist’ ve ‘vatan haini’ diyerek hedef gösterdiği öğrencilerden biri, “Kuzey Kampus’ün karşısındaki otopark işkencehaneye döndü, gözaltına alınmadan önce oraya götürülüyorsunuz, orada dayak yiyorsunuz” dedi.http://bit.ly/SG19-5


17.4.2018 - Savaş ve “örtülü ödenek” harcamalarında dikkat çeken artış 2018'in ilk 3 ayında nereye gittiği belli olmayan örtülü ödenekten 544.3 milyon lira harcandı. Bütçe açığı ise yine ilk 3 ayın sonunda 20 milyar 422 milyon liraya çıktı. Harcama yetkisi Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlıkta olan örtülü ödenekten sadece mart ayında harcanan para, 209 milyon 775 bin lirayı buldu. Bu paranın 209 milyon 66 bin lirası gizli mal ve hizmet alımlarına, 709 bin lirası yatırım amaçlı gizli harcamalara kullanıldı. Şubat ayında da örtülü ödenekten 170 milyon 604 bin lira harcanmıştı. Gizli hizmetler için ocak ayında 163.9 milyon lira, bu yılın ilk 3 ayında ise toplam 544 milyon 280 bin lira harcama yapıldı.http://bit.ly/SG19-6


17.4.2018 - Örtülü ödenekten 3 ayda 544 milyon lira harcandı Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre, martta bütçe gelirleri 48.2 milyar lirada kalırken bütçe giderleri 68.4 milyar liraya çıktı. Böylece sadece mart ayında bütçede oluşan açık 20.2 milyar liraya ulaştı. Ocak-mart aylarını kapsayan 3 aylık dönemde ise bütçe gelirleri 167.4 milyar lira, giderleri 187.9 milyar lira, 3 aylık bütçe açığı da 20.4 milyar lira oldu. Maliye Bakanlığı, yeniden yapılandırma kanunları kapsamında martta 1.7 milyar lira, ilk 3 ayda ise 4 milyar lira gelir elde edildiğini, böylece aftan beklenen yıllık gelir hedefine 3 ayda ulaşıldığını bildirdi.Harcama yetkisi sadece Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık'ta olan örtülü ödenekten ise sadece mart ayında harcanan para 209 milyon 775 bin lirayı buldu. Bu paranın 209 milyon 66 bin lirası gizli mal ve hizmet alımlarına, 709 bin lirası yatırım amaçlı gizli harcamalara kullanıldı.Sınır dışı operasyonun etkisiyle devletin güvenlik harcamalarındaki artış da devam etti. Ocak ayında 93.5 milyon lira olan güvenlik ve savunma harcamaları şubatta 135.8 milyon liraya, martta ise 371 milyon liraya çıktı. Güvenlik ve savunmaya bu yılın ilk 3 ayında yapılan toplam harcama 601 milyon 129 bin lirayı buldu. Bu harcamanın 210 milyon lirası askeri amaçlı mühimmat alımında kullanıldı. Mühimmatın yaklaşık 140 milyon lirası mart ayında satın alındı.


19.4.2018 - Soylu: 10 pin polis, 25 bin jandarma alacağız İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gelecek eylül ayında 10 bin yeni polis alacaklarını açıkladı. Soylu, "Jandarma asayiş için 25 bin alımımız var" dedi.http://bit.ly/SG19-7


19.4.2018 - Lise öğrencisini öldüren polise üç kez indirim: Müebbetten 15 yıla Esenyurt’ta suç işlediği şüphesiyle gözaltına aldığı lise öğrencisi Ömer Barış Topkara’yı elleri kelepçeliyken başından tabancayla vuran polis memuruna,mahkeme, sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. Olası kast nedeniyle cezayı müebbete çeviren mahkeme, "haksız tahrikin ağırlığın göz önüne alarak" cezayı 18 yıla indirdi. Polise bir de iyi hal indirimi yapıldı. Ceza 15 yıla indi.http://bit.ly/SG19-8


20.4.2018 -  Ayşe öğretmen bebeğiyle hapse atıldı “Çocuklar ölmesin” dediği için “Terör örgütü propagandası yapmak” gerekçesiyle hakkında açılan davada verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası onanan ve 6 aylık infaz erteleme süresi bugün dolan Ayşe öğretmenin 10 gün infaz erteleme talebini reddedildi. Eşyalarını ve kızını alıp adliyeye gelen, Ayşe öğretmen buradan Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne götürüldü.http://bit.ly/SG19-9


20.4.2018 - “Son 17 yılda hapishanelerde 3 bin 500 hasta tutuklu göz göre göre öldürüldü ” Cezaevinde ölüme terk edilen hasta tutukluların durumu en son Bandırma’da yaşamını yitiren İsmail Arslan ile birlikte yeniden gündeme geldi. İHD verilerine göre; son 17 yılda 3 bin 500 hasta tutuklu yaşamını yitirdi. Cezaevlerinde hala 401 ağır hasta bulunuyor.http://bit.ly/SG19-10


21.4.2018 - Sermaye medyasında nefret söylemi bilançosu: 2017’de en çok Yahudiler, Suriyeliler ve Ermeniler hedef gösterildi Hrant Dink Vakfı’nın Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi araştırmasında 41 ulusal ve 507 yerel gazete tarandı. Bu yayınlarda ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan toplam 5 bin 296 köşe yazısı ve haber bulundu. Araştırmada, 186 yayında ‘birden fazla gruba yönelik’ farklı kategorilerde nefret söylemi üretildiği için bu yazılar ele aldıkları grup/kategori sayısı kadar, yani birden fazla defa incelenmiş oldu. Toplamda 5 bin 482 yazıya ulaşıldı. İncelenen tüm yazılarda 79 farklı grup hakkında 6 bin 782 adet nefret söylemi içeriği bulundu. Yazı türlerine göre nefret söylemi içeren 2 bin 994 köşe yazısı, 2 bin 119 haber yayınlandı. Taranan ulusal yayınlarda ‘Yeni Akit’ ve ‘Milli Gazete’ sırasıyla 257 ve 231 nefret söylemiyle, bu dönem de önceki raporlarda olduğu gibi öne çıktı. Yerel gazeteler, Ankara’da yayınlanan ‘İstiklal’ ve Konya’da yayınlanan ‘Yeni Konya’ sırasıyla 94 ve 90 metinle en çok nefret söylemi kullanan yayınlar oldu. Hedef alınan gruplara göre dağılım yapıldığında, 1251 içerikle en çok Yahudiler hakkında nefret söylemine rastlandı. İkinci sırada bin 148 içerikle Suriyeliler gelirken, Ermeniler 855 içerikle üçüncü sırada yer aldı. Onların ardından 597 içerikle Yunanlar, 543 içerikle Hristiyanlar ve 499 içerikle Rumlar nefret söylemine maruz kalan gruplar arasında yer aldı.  http://bit.ly/SG19-11


24.4.2018 - Mardin’de polis uygulamalarına çocuklar alet edildi Nusaybin’de çocuklar, asker kıyafeti giydirilip kimlik ve arama dayatmalarına katıldı. http://bit.ly/SG19-12

25.4.2018 - Türkiye basın özgürlüğünde 157’nci ülke oldu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün her yıl yayınlandığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, Türkiye 2018’de bir önceki yıla göre iki basamak geriledi. Böylelikle Türkiye, 180 ülke arasında 157’nci sırada yer aldı.http://bit.ly/SG19-121


26.4.2018 - 1 Nisan 2018 itibariyle 265’ten fazla akademisyen hakkında barış talep eden bir bildiri imzaladıkları için kovuşturma başlatıldı Uluslararası Af Örgütü, ‘Fırtınaya göğüs germek, Türkiye’de korku ikliminde insan haklarını savunmak’ başlıklı bir rapor hazırladı. 15 Temmuz darbe girişimin ardından ilan edilen ve geçtiğimiz günlerde 7. kez uzatılan OHAL’e ilişkin tartışmalar sürerken, rapor OHAL döneminde Türkiye’de insan haklarına dönük saldırıların ne kadar arttığını bir kez daha ortaya koydu.Raporda döneme ait çarpıcı rakamlar da paylaşıldı: * Aralarında sendikacılar ve insan hakları savunucularının da yer aldığı kamu çalışanı, aktivizm yaptıkları ya da ifade özgürlüklerini kullandıkları için 107 binden fazla kişinin bir anda işlerinden ihraç edildi. * 100 binden fazla kişi hakkında açılan ceza soruşturmalarına ve muhtemel kovuşturmalara maruz kaldı. * 50 binden fazla kişi tutuklu yargılanıyor. * 180’den medya organı kapatıldı ve birçoğunun varlıklarına el konuldu. *  Temmuz 2016’dan bu yana, herhangi bir zaman diliminde sayıları 120’yi aşan gazeteci ve medya çalışanı gözaltına alındı ya da tutuklandı. * 265’ten fazla akademisyen hakkında 1 Nisan 2018 itibariyle barış talep eden bir bildiri imzaladıkları için kovuşturma başlatıldı.2016 yılının ocak ayında bir barış bildirgesine imza atan 1128 akademisyen, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin. 2. fıkrası uyarınca yargılanıyorlar. * 1300’den fazla dernek ve vakıf kapatıldı.” http://bit.ly/SG19-14

28,4,2018 - Eğitim emekçilerinin haklarına saldırı hazırlığı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 23 Şubat 2018 tarihli ve 2017/1 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararı, özel okullarda çalışan eğitim emekçilerinin işe iade davası açma, ihbar ve kıdem tazminatı talep etme haklarını yok ediyor. Söz konusu genel kurulun kararları, kanun niteliğinde ve bağlayıcı. Karar henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için yürürlükte değil ancak kısa bir süre sonra yürürlüğe girmesi bekleniyor.Türkiye’de 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi olan özel okul öğretmenleri, belirli süreli sözleşmelerle çalışıyor. Kanunun 9’uncu maddesi uyarınca, bu süre en az bir takvim yılı oluyor. Özel okul öğretmenlerinin “belirli süreli sözleşmeyle” çalıştıklarını vurgulayan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, İş Kanunu’nundaki “Belirli süreli sözleşmelerde işveren iş akdini feshettiği zaman çalışan işe iade davası açamaz” hükmüne atıfta bulunarak, özel okul öğretmenlerinin elinden bu hakkı alıyor.http://bit.ly/SG19-15


29,4,2018 - Hacı Lokman Birlik'in cenazesini arabayla sürükleyen TEM Şube Müdürü AKP'den aday adayı oldu Şırnak’ta TEM Şube Müdürü olan ve Hacı Lokman Birlik'in cenazesini arabayla sürükleyen Hacı Murat Dinçer, AKP’den aday adaylığını yaptığı basın toplantısıyla ilan etti.Şırnak TEM Şube Müdürü Hacı Murat Dinçer, basın açıklamasında, “Bu seçimleri ikinci kurtuluş savaşı olarak görüyorum. Cumhurbaşkanımızın yanında, en ön safta, terörle mücadelede edindiğim tecrübeyle yer alacağım” dedi.http://bit.ly/SG19-16


Türkiye Gündemi


13.4.2018 - Bölünecek üniversite sayısı 13'e yükseldi Hükümetin üniversiteleri bölme çalışması kapsamında listeye yeni üniversiteler eklenerek bölünecek üniversite sayısı 13' yükseltildi.Üniversitelerin bölünmesi ve yeni üniversitelerin kurulmasına yönelik tasarı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17 Nisan’da yaptığı konuşmada Malatya’daki İnönü Üniversitesi’nin bölünerek Turgut Özal Üniversitesi’nin kurulacağını söylemesiyle gündeme gelmişti.http://bit.ly/SG19-17


17.4.2018 - Ataması yapılmayan öğretmen intihar etti Aydın'da 25 yaşındaki öğretmen Merve Çavdar, depresyon haplarını içerek intihar etti. 2014 yılında Sosyal Bilimler Öğretmeni olarak mezun olan Çavdar'ın atanmasının gerçekleşmediği ve işsizlik nedeniyle bir süredir bunalımda olduğu belirtildi.http://bit.ly/SG19-18


17.4.2018 - Bahçeli’den erken seçim çağrısı Tek Adam rejiminin henüz tam devreye girmediğini söyleyen Bahçeli, “Türkiye’nin 3 Kasım 2019’a kadar dayanması kolay değildir. 3 Kasım 2019’u beklemek mümkün değildir. Takdir hakkımızı seçimin erkene alınmasından yana kullanacağız” dedi. Bahçeli, hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimi için tekliflerinin Malazgirt Savaşı’nın yıldönümü olan 26 Ağustos 2018 olduğunu da sözlerine ekledi.http://bit.ly/SG19-19


21.4.2018 - Erdoğan: İş dünyamızdaki pehlivanları kabinede görebiliriz Erdoğan, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu’nda konuştu.Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:Girişimcilerimiz ve yatırımcılarımız için dün ulaşılmaz olan hedefler bugün sadece zamanlama ve planlama seviyesine gelmiştir. Ama hedeflerimiz daha büyük. İnşallah durmadan çalışacak ve 2023 hedeflerimize ulaşacağız.Bu yatırımlar sayesinde istihdam artışı sağlayacağız. Yurt içinde ve dışında ekonomimiz ile ilgili değerlendirme yapan kimi çevreleri etkisiz hale getirmenin yolu teknoloji ve sermaye konusunda yeni yaklaşımları hayata geçirmekten geçiyor.Kabineden belli sayıda oluşacak hükümet parlamentodan değil çünkü parlamentodan gelirse parlamento üyeliğinden istifa edecek. Dışarıdan üyeler almamız mümkün olacak. İş dünyamızın içindeki pehlivanları göreceğiz bakalım. Sınıf Gündemi’nin notu: Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklama, Çin tipi devlet modeli isteyen Tüsiad’i memnun edecek görünüyor.http://bit.ly/SG19-21


24.4.2018 - Erdoğan "Eski OHAL’lerde grev olurdu, şimdi anında müdahale ediyoruz" Erdoğan AKP grup toplantısında “Bay Kemal, sen bir kere memurdun. Sen olağanüstü hal kararı nasıl alınır bilmezsin. Bu ülkenin olağanüstü hal ile yönetilen dönemler, bizim OHAL gibi değildi. Fabrikalar greve gider, çalışamaz hale gelirdi” diye konuştu. “Sanayicilere sesleniyorum” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Bir tane fabrikada grev söz konusu mu? Böyle bir şeyde anında müdahalemizi yapıyoruz. Ve OHAL anında bir çözüm kaynağı oluyor.''http://bit.ly/SG19-22


25.4.2018 - TÜSİAD: OHAL sürebilir, grev hakkı olmasa da olur Erdoğan’ın “Bir tane fabrikada grev söz konusu mu? Böyle bir şeyde anında müdahalemizi yapıyoruz ve OHAL anında bir çözüm kaynağı oluyor” sözleri sorulan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, grevin hakkını gaspını savundu:Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği biraz daha farklı bir şey. Toplam demokrasi boyutuna ve bütün bunun bileşenlerine bakıldığı zaman grev de tabii ki bir hak. Ama aslolan şu; iyi ekonomiyi besleyen ana noktalarına bakıldığı zaman işvereniyle işçisiyle bütünlüktür. Topyekün bakıldığında umuda koşan, iyiliğe koşan ve güçlü bir işdünyası ekosisteminin tıkır tıkır çalışmasıdır. Yani grev hakkının bu noktalardaki ifadesi olmasa da olur diye düşünüyorum.


29.4.2018 - 'Hulusi Akar, Gül’ü helikopterle bahçesine inerek ziyaret etti' Erdoğan'ın, Erbakan Ödülleri Töreni öncesinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın aracılığı ile eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e “adaylıktan vazgeç” mesajı verdiği iddia edildi. Erdoğan'ın isteği gerçekleştiği iddia edilen görüşmeye ilişkin henüz bir yalanlama gelmedi.Gül,daha sonra  beklenen açıklamayı yaptı, aday olmayacağını açıkladı.http://bit.ly/SG19-24


Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


8.4.2018 - Zırhlı polis aracının çarptığı çocuğun ayağı kesildi Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Yenişehir Mahallesi'nde bulunan Hastane Caddesi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen Nesrin Kılıç ve 4 yaşındaki Suavi isimli çocuğu dün zırhlı aracın çarpması sonucu yaralanmıştı.İlçe Devlet Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapılan 4 yaşındaki Suavi ardından Şırnak Devlet Hastenesi'ne sevk edildi. Hastanede bekleyen aile yakınları, küçük Suavi’nin sol ayağı kesildiğini aktardı.http://bit.ly/SG19-25


9.4.2018 -  HRW: Türkiye destekli çeteler Efrîn’i yağmalıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından yayınlanan rapora göre, Suriye devleti kontrolündeki bölgelere girişine izin verilmeyen Efrînlilerin malları yağmalanıyor ve ağır bir mağduriyet yaşatılıyor. HRW’nin yerel kaynaklara dayanarak hazırladığı raporda, “Türkiye’nin kontrolündeki bazı köylerde ve rejim bölgesinde bulunan Efrînliler açık havada yatıyor ve ciddi bir şekilde gıda ve içme suyu sıkıntısı çekiliyor” dendi.HRW raporunda Efrînlilerin Suriye devletinin kontrolündeki alana girme karşılığında kendilerinden 1000 dolara varan miktarlarda rüşvet istendiği de belirtildi. HRW’nin konuştuğu, Nubul kasabasına gitmek isteyen bir Efrînli kendilerinden kişi başına 150 bin Suriye lirası istendiğini ifade etti.http://bit.ly/SG19-26


16.4.2018 - ATK, 5 kişiyi ezerek öldüren zırhlı aracın sürücüsünü ‘kusursuz’ buldu Adli tıp kurumu (ATK), 2017 yılında Diyarbakır Lice’de çarptığı otomobilde bulunan 5 sivilin ölümüne neden olan Zırhlı Araç Sürücüsü Polis N.İ’nin “kusursuz”, olayda ölen Otomobilin Sürücüsü Fikri Demirbaş’ın ise “asli kusurlu” olduğu yönünde rapor hazırladı.http://bit.ly/SG19-27


27.4.2018 - İki çocuğu katleden polisler beraat etti Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Enes Ata ve Mahsum Mızrak’ın ölümüne neden olan gaz fişeklerinin polislerce kaybedildiği ortaya çıkmıştı. Davanın dün görülen karar duruşmasında da savcı, 3 polisin gaz fişeğini attığını ispatlayacak “yeterli delil olmadığını” öne sürerek polislerin beraat istedi. Bu doğrultuda beraat kararı veren mahkeme ayrıca, tutuksuz yargılanan polislere 4 bin 360’ar lira avukatlık ücretinin de hazineden ödenmesine karar verdi.Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 28 Mart 2006’da şehit düşen gerillaların cenaze töreni sırasında, polisin saldırısı sonucu başlarına gaz fişeği isabet eden 8 yaşındaki Enes Ata ve 14 yaşındaki Mahsum Mızrak hayatını kaybetmişti. Enes ve Mahsum’un katilleri 2009’da yargılanmaya başlamıştı. 3 polisin yargılandığı dava devam ederken, Enes Ata’nın kıyafetleri mahkeme kararı olmadan polislerce imha edilmişti. Mahsum Mızrak’ın kafasından çıkan ve adli emanet deposunda tutulan gaz fişeğinin de av tüfeği fişeğiyle değiştirildiği ortaya çıkmıştı. Gaz fişeğinin de “kaybolduğu” delil karartmayla ilgili de sözde soruşturma başlatılırken, “8 yıllık zaman aşımı” gerekçesiyle sorumlu kamu görevlisine takipsizlik verilmişti.http://bit.ly/SG19-28


Halk İçin Ekonomi


1.4.2018 - 'Yaşamdan memnuniyet'te Türkiye sondan dördüncü Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) Daha İyi Yaşam Endeksi'ndeki “yaşamdan memnuniyet” anketinde Türkiye 35 ülke arasında sondan 4. oldu.Türkiye halkının hayatından memnun olmamasının başlıca nedenleri arasında hanehalkı gelirinin düşük olması geliyor. Türkiye'de yıllık hane halkı harcanabilir kişisel gelir miktarı 19.139 TL iken (4.833 dolar) OECD ortalaması 30.563 dolar. http://bit.ly/SG19-29

3.4.2018 - Gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke Güney Afrika Dünya Bankası, 149 ülkeyi gelir eşitsizliğine göre sıraladı. Her ülkenin 100 üzerinden derecelendirildiği listede Güney Afrika 63 puanla eşitsizliğin en yüksek olduğu ülke olarak ilk sırada yer alırken, Türkiye 41 puanla 49'uncu sırada yer aldı.Dünya Bankası'nın Güney Afrika'dan sorumlu olan ekonomisti Victor Sulla,dar gelirli kesimin Bangladeş'le eşdeğer ücret aldığını, çok fakir olduklarını, yüksek gelirli yüzde 10'luk kesiminse Avusturya'yla eşdeğer, yani Avrupa standartlarının çok üstünde olduğunu sözlerine ekledi. http://bit.ly/SG19-30

5.4.2018 - Açlık ve yoksulluk sınırı Nisan’da da yükseldi  Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama 1703 lira oldu. Harcamada süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 41 ile en yüksek paya sahip.4 kişilik ailenin sağlıklı yeterli beslenebilmek  için yapması gereken asgari harcama tutarı ise aylık 5 bin 890 TL oldu. Geçtiğimiz aya göre yoksulluk sınırı 152 TL artarken ,aylık gıda harcaması olarak tanımlanan ‘açlık sınırı’ geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla 160 liralık artışla bin 680 liraya çıktı. http://bit.ly/SG19-31

 5.4.2018 - Dış borçta rekor üzerine rekor Dış borç stoku 2017 sonu itibarıyla 453 milyar dolarla şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktı. 2017 sonunda hem kamunun, hem özel sektörün borcu rekor düzeyde bulunuyor. ● Geçen yıl kamu sektörünün borcu yüzde 10 oranında yaklaşık 13 milyar, özel sektörün borcu yüzde 11 oranında 32 milyar, toplam borç ise yine yüzde 11 oranında 45 milyar dolar arttı. ● Kamu kesiminin dış borcu başlangıç yılı olarak aldığımız 1993’e göre, yani son 24 yılda yüzde 191 oranında 90 milyar dolar artış gösterdi. Bu dönemde özel sektörün borcunda yüzde 1242 oranında 293 milyar dolarlık artış oldu. Toplam borç artışı yüzde 543 oranında 383 milyar dolar. ● AKP’nin hükümet olduğu 2003-2017 döneminde kamunun borcu yüzde 58 oranında 50 milyar, özel sektörün borcu yüzde 634 oranında 273 milyar, toplam borç da yüzde 250 oranında 324 milyar artış gösterdi. ● Dış borç stokunun GSYH’ye oranı geçen yıl sonu itibarıyla yüzde 53.3 düzeyinde oluştu. Bu oran, 2002 yılından sonraki dönemin en yüksek oranı. ● Zaten dış borcun GSYH’nin yarısını aştığı yalnızca üç yıl var. Borcun GSYH’ye oranı, kriz yılları olan 2001 ve 2002’de yüzde 56.5 ve yüzde 54.8 olmuş, bir daha da yüzde 50’nin üstüne çıkılmamıştı. Geçen yıla kadar... ● Dış borcun GSYH’ye oranı çeyrek yüzyıl önce yüzde 30’lar düzeyindeydi. 2001 ve 2002’de zirve yapan oran 2005’te yeniden yüzde 34’e kadar indirilmiş, 2012’ye kadar da genel olarak yüzde 40’ın altında kalmıştı. Bunda, söz konusu dönemde TL’nin değerli seyretmesi sayesinde GSYH’nin büyük görünmesi de rol oynamıştı. ● 1994, son çeyrek yüzyıl içinde dış borçta kamunun payının en yüksek gerçekleştiği yıl durumunda. Söz konusu yılda dış borcun dörtte üçü kamuya, yalnızca dörtte biri özel sektöre aitti. ● Kamunun dış borcunun özel sektörün borcundan yüksek olması durumu 2005’e kadar devam etti. 2005’de borçlar eşitlendi. Artık borcu kamu ve özel yüzde 50-yüzde 50 taşıyorlardı. ● Bu da ancak o yılla sınırlı kaldı. Sonrasında özel sektör dış borçlanmaya ağırlık verdi, kamunun borçlanması çok daha az arttı. ● Ve 2015’e geldik... Artık toplam dış borcun yalnızca yüzde 30’u kamuya, yüzde 70’i özel sektöre aitti. Bu oranlar 2016 ve 2017’de de değişmedi. http://bit.ly/SG19-32


6.4.2018 - Kar ve rantın geliri ücretlerin 2 katı bir hızla arttı  2017’de işgücü ödemeleri cari fiyatlarla yüzde 12.86 artarken, sermaye kazancı ve rant gelirlerindeki artış brüt olarak yüzde 23.60, net olarak yüzde 26.25 arttı. Yani kar ve rantın geliri işgücü ödemelerinin 2 katı bir hızla arttı. * Bunun sonucunda emeğin milli gelirden aldığı pay 1.67 puan azalarak yüzde 30.54’e geriledi. * Ücret, maaş ve yevmiye ile çalışanların sayısını dikkate alarak çalışan başına işgücü ödemelerindeki gelişmelere bakarsak, durum emek açısından daha da kötüye gidiyor. * Ücret, maaş ve yevmiye ile çalışan başına işgücü ödemesi miktarındaki yıllık artış yüzde 9.39’a düşüyor. Bu hem TÜFE’ye göre 12 aylık ortalama enflasyonun, hem de sektörlerin büyüme hızı hesabına esas olan deflatörün altında bir artış. * Bu durum, ekonomi yüzde 7.42 gibi yüksek bir hızla büyürken bile çalışan başına işgücü ödemelerinin reel olarak küçüldüğünü gösteriyor. Çalışan başına işgücü ödemesi TÜFE’ye göre hesaplandığında yüzde 1.58 azaldı. Aynı hesabı, yüzde 10.95 olan sektörlerin ortalama deflatörü ile yaparsak de çalışan başına işgücü ödemelerinin reel olarak yüzde 1.41 küçüldüğü görülüyor. http://bit.ly/SG19-33


12.4.2018 - İthalat ihracatın önünde koştukça cari açık büyüyor Dün Merkez Bankası şubat ayı cari açığını 4.1 milyar dolar olarak açıkladı. Geçen yılın ilk 2 ayında 5.2 milyar dolar olan cari açık, bu yılın ilk 2 ayında 11.1 milyar dolar oldu. Şubattan geriye yıllık açık 53.3 milyar dolara ulaştı. http://bit.ly/SG19-34


17.4.2018 - Büyüme hızlanırken iflaslar uçuşa geçmiş TÜİK verilerine göre 2016’da yüzde 3.18’e düşen büyüme hızı, 2017’de yüzde 7.42’ye fırladı. Bu durumda şirketler dünyasında iflasların azalması beklenirken, tam tersine iflaslar adeta roket hızıyla artmış. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarından derlediği istatistiklere göre 2017’de kapanan şirket sayısı yüzde 33.18 arttı. Kapanan şirket sayısındaki yüzde 33.18’lik artış, TOBB verilerinin yayınlandığı 2011 yılından bu yana gerçekleşen açık ara en hızlı artış. 2016’da kapanan şirket sayısı yüzde 19.44 azalırken, büyüme hızının sıçrama yaptığı 2017’de hızlı bir artış gösterdi. Kapanan şirketlerin yeni kurulanlara oranı açısından da kötüye gidiş var. Düşük büyümeli 2016’da yeni kurulan her 100 şirkete karşı 17.33 şirket kapanırken, 2017’de bu oran 2.60 puan artarak 19.92’ye yükseldi. 2016’da sanayi yüzde 4.25 büyürken, kapanan şirket sayısı yüzde 7.52 azalmıştı. 2017’de sanayi büyümesi yüzde 9.20’ye fırlamasına rağmen kapanan şirket sayısı yüzde 28.32 ile TOBB istatistiklerinin yayınlandığı son 7 yılın en yüksek artışını kaydetti. Kapanan şirket sayısındaki artışta, büyümede önemli payı bulunan inşaat sektörünün başı çekmesi de dikkat çekiyor. İnşaatta büyüme hızı yüzde 8.7’ye yükselmesine rağmen, kapanan şirket sayısı yüzde 111.81 gibi bir roket hızıyla arttı. (Dünya Gazetesi, İsmet Özkul)


23.4.2018 - Konut satışlarında ciddi düşüş var Mart ayında toplam 111 bin konut satıldı. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14 azalma var. İlk el konut satışındaki azalma yüzde 10, ikinci el satıştaki azalma yüzde 17 düzeyinde. İpotekli konut satışında çok büyük oranda gerileme yaşandığı dikkati çekiyor. İpotekli satışlar martta geçen yıla göre tam yüzde 35 azaldı. Toplam satışta ilk çeyrek itibarıyla geçen yıla göre yüzde 7’ye yakın düşüş söz konusu. İpotekli satıştaki düşüş yüzde 28’i aştı. Mart ayı itibarıyla son bir yılda 1 milyon 387 bin konut satışı gerçekleşti. 2017’nin aynı ayındaki yıllık satış 1 milyon 364 bin düzeyindeydi. Yani yıllıktan yıllığa kıyaslamada yalnızca 24 bin daha fazla konut satılabildiğini görüyoruz.


25.4.2018 - Yılbaşından buyana benzine % 13.4, mazota % 20.3 oranında zam geldi Benzin, mazot fiyatları, dolardan, altından, borsadan daha fazla artmaya başladı. TV’lerde, radyolarda, gazetelerde dolar, altın, hisse senedi fiyatlarındaki değişim anlatılırken, şimdilerde dünya petrol fiyatındaki değişimden de söz edilir oldu. Yıllık ham petrol ve petrol ürünü ithalatımız yaklaşık 40 milyon ton. Bunun 25 milyon tonu ham olarak ithal ettiğimiz ve TÜPRAŞ’ın rafinerilerinde işlenen petrol. 13 milyon ton dolayındaki kısmı petrol ürünü. Önce dünyada ham petrol fiyatı artıyor, sonra içeride doların fiyatı artıyor. Biz ham petrolü dünya fiyatı ile ve dolar ile satın almaya mecburuz. -Ham petrolün varili geçen yıl bugünlerde 52 dolardı, 73 dolar oldu. (Ham petrol fiyatı % 40 arttı) -Dolar geçen yıl bugünlerde 3.59 TL idi, 4.09 TL.oldu. (Dolar fiyatı % 14 arttı) http://bit.ly/SG19-35


25.4.2018 - Tarım ve mera alanları daralırken, çiftçi sayısı azalıyor Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü'nün açıkladığı "Türkiye'de Tarım Alanları" tablosuna göre, 1990 yılında 27 milyon 856 bin hektar olan tarım alanları 2002'de 26 milyon 579 bin hektara geriledi. Bakanlığın verilerine göre en dramatik gelişme mera alanlarında yaşandı.1970-2017 döneminde 21 milyon 698 bin hektar olan mera alanları yaklaşık olarak yarı yarıya azalarak 10 milyon 984 bin hektara geriledi. Türkiye bu dönemde 10 milyon 713 bin hektar mera alanını kaybetti. Bakanlık verilerine göre, çiftçi sayısında da ciddi bir düşüş var. Çiftçi Kayıt Sistemi'nin uygulanmaya başlandığı 2002 yılından 2017 yılına kadar kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 588 bin 666 kişiden 456 bin 175 kişi azalarak 2 milyon 132 bin kişiye düştü. Bu çiftçilerin işlediği tarım alanı ise aynı dönemde 164 milyon 960 bin dekardan 148 milyon 792 bin dekara geriledi. Çiftçinin kullandığı mazotun litre fiyatı 2002 yılında ortalama 1 lira 9 kuruş iken 2017 yılı ortalaması 4 lira 70 kuruş oldu. http://bit.ly/SG19-36


25.4.2018 - Financial Times: Türkiye ucuz kredinin bedelinin ne olduğunu anlamaya başladı İngiliz Financial Times gazetesi bugün yarım sayfasını Türkiye ekonomisinin gidişatına ayırdı. Gazete, Türk Lirası'ndaki düşüşün ve şirketlerin borç yönetimi kabiliyetlerinin azalmasının ekonomiye yönelik kaygıları artırdığını yazdı. Gazetenin Türkiye Muhabiri Laura Pitel, İstanbul'dan gönderdiği haberine, Türkiye'nin önde gelen gruplarından Doğuş Holding'in borcu için yapılandırma istediğine yönelik haberler hakkında yorum yapmadığını hatırlatarak başlıyor. "Ekonomistler ve uzmanlar, Doğuş Holding'in durumunun, Türkiye'nin şirket borçları sorunu açısından bir felaket habercisi olmasından korkuyor" denmiş haberde. Financial Times'taki haber şu satırlarla sürüyor: "Yıllarca ekonomik büyümenin yakıtı ucuz dış krediydi. Şirketler, dolar ya da euro cinsinden yüklü krediler aldı. Ancak Türk Lirası değer kaybettikçe, borç ödeme maliyeti hızla artıyor. Türk Lirası'nın oynaklığı, ülke ekonomisinin durumuna yönelik endişeleri daha da artırıyor. Uzmanlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen hafta Haziran ayında erken seçime gitme kararı almasının nedeninin de bu olduğunu söylüyor." Financial Times'a konuşan Washington merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü'nden Uğraş Ülkü, yaptıkları hesaba göre Türkiye'de şirketlerin borçlarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) oranı yaklaşık yüzde 70 ve bunun çoğu döviz cinsinden olduğunu söylüyor. Uğraş Ülkü, "Bu nedenle lira zayıfladıkça, şu ana kasar kapsamlı bir temerrüt gözlemlenmese de, döviz kurundaki artış kârları sıfırlıyor ya da bilançoları bozuyor" diyor. Ülkü'ye göre bu yıl Amerikan Doları karşısında yaklaşık yüzde 7 değer kaybeden Türk Lirası aynı seyri izlerse, durum daha da kötüleşebilir. Türkiye geçen yıl yüzde 7,4 ile ekonomisi en hızlı büyüyen G20 ülkesiydi. Ancak cari açığın milli gelire oranı 2017'de yüzde 5,6'ydı. Oysa aynı oran bir yıl önce yüzde 3,8 düzeyindeydi. Bu verileri hatırlatan Financial Times'a göre Türkiye'nin dış finansmana ihtiyacı var ve ülkedeki mevcut siyasi iklim uzun vadeli doğrudan yatırımları caydırıcı nitelikte. Kısa vadeli "sıcak paraya" bel bağlayan Türkiye bu nedenle küresel mali piyasalardaki ani değişimlerden bu kaynakların kesilmesi suretiyle olumsuz etkilenebiliyor. Merkez Bankası'nın mevcut döviz rezervlerinin 90 milyar doları altına düştüğünü vurgulayan gazete, bunun finanse edilmesi gereken borcun sadece yarısı olduğunu belirtiyor. Tüm bu sorunların Türk Lirası'nı olumsuz etkilediğini, son 5 yılda Dolar/TL kurunun yüzde 100'den fazla arttığını kaydediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's tarafından yapılan uyarıları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faizlerin artırılmasına karşı olduğunu da hatırlatıyor Financial Times, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun bugün faiz koridorunun üst bandını 50 baz puan artırmasının dahi yeterli olmayabileceğine dair endişeleri ekleyerek.


İşçi Mücadeleleri

 

4.4.2018 - İşten çıkarılan 120 taşeron işçiden belediye önünde eylem İstanbul’da Ataşehir Belediyesi’nde çalışan 120 taşeron işçi, son çıkan KHK’ler gerekçe gösterilerek ‘güvenlik soruşturması kapsamında’ işten çıkarıldı. İşten atılan işçiler belediye önünde oturma eylemine başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) kadro için başvuru yapan 31 bin 131 işçiden 8 bin 386’sı kadroya alınmamıştı.http://bit.ly/SG19-37

4.4.2018 - Direnen Reysaş işçileri kazandı Reysaş Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.’ye bağlı Eskişehir, Karabük, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Ereğli, Tosya istasyonlarında DİSK’e bağlı Nakliyat-İş’in örgütlenmesi ve yetki belgesi alması üzerine 10 Reysaş işçisi değişik ve bahane gerekçelerle işlerinden edildi. Bunun üzerine direniş başladı. 40 gündür direnen Reysaş işçileri, işlerine geri döndüklerini ve direnişin sonuç verdiğini duyurdu.http://bit.ly/SG19-38

9.4.2018 - Prettl Endüstri’de kazanım: Atılan işçiler geri alınacak Tekirdağ’da kurulu Prettl Endüstri fabrikasında toplu iş sözleşmesi (TİS) süreci işçilerin kazanımıyla sonuçlandı. Çoğunluğu kadın 250 işçinin çalıştığı fabrikadaki TİS sürecinde 20 işçinin işten atılması üzerine işçiler arkadaşlarına sahip çıkarak üretimi durdurmuştu. Varılan anlaşmaya göre atılan işçilerin işe geri alınacağı bildirildi. İleri’den Tuğba Özer’in haberine göre, Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikada 2 yıllık TİS imzalanırken, işçilerin zam taleplerinin kabul edildiği ifade edildi. İlk 6 ayda yüzde 40 zam, promosyon parası, tamamlayıcı sağlık sigortası, 4 ikramiye, bayram, izin parası, yakacak yardımı maddelerinin yer aldığı anlaşmayı, fabrikada çalışan işçi Tülay Aydoğdu “Sözleşmemiz istediğimiz şekilde sonuçlandı” diye değerlendirdi.http://bit.ly/SG19-39

10.4.2018 - Bağlar Belediyesinde işten çıkarılan işçiler eylem yapıyor Diyarbakır’da Bağlar Belediyesine bağlı olarak çalışan 255 taşeron işçi, taşerondan kadroya geçişte işsiz kalmaları üzerine işlerine dönmek için belediye önünde eylem yapıyor.http://bit.ly/SG19-40

11.4.2018 - Mahir Kılıç 150 gündür açlık grevinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzenerji firmasında çalıştığı sırada birçok arkadaşı ile birlikte kadro ve ilave tediye davası açtığı için 258 işçi ile birlikte işten atılan Mahir Kılıç açlık grevinin beraberindeki 6 işçi ise işlerine iade talebiyle başlattıkları eylemin 150 gününü geride bırakıyor.Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın haberine göre, işten atılmadan önce çalıştığı iş yerinde bağlı olduğu Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel İş İşyeri Temsilcisi olan Kılıç, eyleminin ilk gününden bu yana sendikasının tavrını da eleştiriyor. Kılıç, sendikanın işçilerin arkasında durmadığı eleştirilerini yapıyor.http://bit.ly/SG19-41

14.4.2018 - Beşiktaş Belediyesi önünde direniş sürüyor Beşiktaş Belediyesi’nde de işten atılmalara karşı belediye önünde işçiler direnişe başlamıştı. İşçilere verilen “12 Nisan’da işe geri alınacakları” sözü tutulmazken, işçilerin direnişi bugün 13. gününe girdi.http://bit.ly/SG19-42

16.4.2018 - Zeytinburnu Belediyesi önünde direniş başladı Zeytinburnu Belediyesi'nde “güvenlik soruşturması” gerekçesiyle işten atılan taşeron işçileri direnişe başladı.İşten atılan taşeron işçisi Kenan Güngördü tarafından okunan açıklama, yıllardır kölece çalışma koşullarına maruz bırakılan taşeron işçilerinin “müjde” adı altında işsiz bırakıldığına dikkat çekilerek başladı. Savcılıktan aldıkları ‘temiz kağıtları’nı belediyeye verdiklerini belirten Güngördü, “Hiçbir güvenlik sorunumuz yoktur, hakkımızda bir soruşturma varsa hukuki işlem yapın dedik. Yoksa işimizi geri verin. Hiçbir açıklama yapılmıyor, açıklama yapılması gerekiyor, bu hukuksuzluğa ve kanunsuzluğa bir son verin” dedi.Belediye önündeki polis ablukası da dikkat çekti.http://bit.ly/SG19-43

25.4.2018 - Ücretlerini alamayan işçiler Boğaziçi Köprüsü'nü trafiğe kapadı Daha önce de kendisine bağlı şantiyelerde işçilere Kürtçe konuşma yasağı uygulamakla gündeme gelen Yapı&Yapı İnşaat bu kez de işçilerin ücretlerini ödememekle gündemde.Libadiye'de hergün eylem yapan işçiler sürekli gözaltına alındılar. Gözaltı sonrası eylemlerine devam eden işçiler seslerini duyurmak için bugün de Boğaziçi Köprüsü üzerinde pankart açıp yürüdüler.http://bit.ly/SG19-44

25.4.2018 - Kamu emekçilerinin direnişi 62. haftasında OHAL/KHK saldırısıyla İstanbul’da ihraç edilen KESK üyesi kamu emekçilerinin Bakırköy ve Kadıköy’deki direnişleri 62. haftasına girdi.http://bit.ly/SG19-45

27.4.2018 - TGS, ARD’de ‘grev’ kararı aldı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Alman kamu yayıncısı ARD (Bayerischer Rundfunk München Türkiye İrtibat Bürosu) ile yürüttüğü toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine grev kararı aldı.ARD binası önünde yapılan basın açıklamasında konuşan TGS Genel Sekreteri İlkay Kaya 19 Aralık 2017’de başlayan TİS görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığını belirterek “Bizim isteğimiz Alman ve Türk çalışanlar arasındaki çifte standardı kaldırmak, sağlık ve sosyal güvence konusunda eşit haklara sahip olmalarını sağlamaktı. Tüm bunlara yanaşmayan işveren tarafı yüzde bir zamda ısrar ederek görüşmeleri tıkadı” ifadelerini kullandı.http://bit.ly/SG19-46

28.4.2018 - Rafi Tekstil’de mobbing ve işten atma protesto edildi Rafi Tekstil’de mobbinge uğrayan ve baskılara karşı sesini yükselttiği için işten atma saldırısı ile karşılaşan kadın işçi bugün firma önünde basın açıklaması yaptı. Tekstil İşçileri Koordinasyonu’nun örgütlediği, saat 12.30’da iş yeri önünde başlayan eylemde “Rafi Tekstil’de tacize, mobbinge ve işten atılmaya sessiz kalmayacağız” şiarlı ozalit açıldı. Eylemde sıklıkla “İşçi düşmanı Rafi Tekstil!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!” sloganları atıldı.

30,4,2018 - Real işçileri  Kurtköy’de eylemdeydi Real’in mağazalarında çalışan yüzlerce işçinin hileli iflas yoluyla işsizliğe sürüklendikleri gibi yasal haklarının, kıdem ve ihbar tazminatlarının da gasbedilmesine karşı İstanbul, Ankara, Adana ve Konya’da sürdürdükleri eylemler devam ediyor.İşçiler , Kurtköy’de bulunan Viaport AVM’ye girerek Media Markt önünde basın açıklaması ve eylem gerçekleştirdi.13 Real mağazasından 9’u hileli iflas yoluyla kapatılmış, bu iş yerlerinde çalışanlar tazminatsız olarak işten çıkarılmıştı.http://bit.ly/SG19-47yasanacakdunya

İşçi Yaşamından

1.4.2018 - 90 bin kişilik iş ilanına 28 milyon başvuru Hindistan demiryollarına 90 bin kişilik işçi alımı için 28 milyon kişi başvurdu.Olayın "dünyanın en kalabalık iş ilanı" olduğu ifade ediliyor. Hindistan devleti tarafından yapılan ilana göre 26 bin 502 makinist ve tekniker, 62 bin 907 tane de bekçi, ray operatörü, kaynakçı ve işçi alınacağı duyurulmuştu.http://bit.ly/SG19-48

3.4.2018 - Geçim sıkıntısından kendini yakmaya çalıştı Bolu’da bir kişi, yaşadığı geçim sıkıntısı nedeniyle kendisini yakmak istedi. Üzerine ve arabasına benzin dökerek kendisini yakmak isteyen Tarık D. polis tarafından gözaltına alındı. http://bit.ly/SG19-49

4.4.2018 - Batman’da tavan ücret bin 200 TL 2017 nüfus verilerine göre, 585 bin 252 kişinin yaşadığı Batman’da 15-34 arası yaş grubunda 214 bin 96 kişi bulunuyor. Genç bir nüfusa sahip Batman’da işsizlikten en çok 20-29 yaş grubu etkileniyor. İşsizliğin yanı sıra kayıt dışılığın yoğun yaşandığı kentte gençler asgari ücretin altında çalıştırılıyor.Petrol Mahallesi’nde yaşayan Ferhat Ertaş (24), sigortasız ve asgari ücretin altında çalıştırıldığını vurgulayan Ertaş, “Hayatımda ilk kez bir fabrikada çalıştım o da ayda bin 200 TL’ye. Sigortasız ve haftalık izin olmadan çalıştırıldım. İnsan ne kadar dayanabilir? Günde 10-12 saat çalışıyoruz üstelik. Batman’ın her yeri bu şekilde. Biz de bunun için batıya inşaatlara çalışmaya gidiyoruz o da sadece 6 ay sürüyor” diyerek çalışma koşullarını anlattı. TÜİK verilerine göre, işsiz sayısı 2017 yılında bir önceki yıla göre 124 bin kişi artarak 3 milyon 454 bin kişi olurken, işsizlik oranının en yüksek olduğu bölge ise yüzde 26,9 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt illeri olmuştu. http://bit.ly/SG19-50

5.4.2018 - Mart ayında en az 122 işçi yaşamını yitirdi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre Mart ayında en az 122 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ocak ayında en az 144, Şubat ayında en az 128 ve Mart ayında en az 122 işçi olmak üzere Türkiye’de yılın ilk üç ayında en az 394 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.http://bit.ly/SG19-51

6.4.2018 - ‘Türkiye’de Emeklilerin Durumu’ raporu Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan “Türkiye’de Emeklilerin Durumu” başlıklı rapor,kamuoyuyla paylaşıldı.Raporda,özetle şu bilgiler açıklandı:Emeklilerin yüzde 71’i 56 ve daha yukarı yaştadır.Çalışan ve iş arayan emekli sayısı hızla tırmanmaktadır. 2003 yılında 1,5 milyon olan çalışan ve iş arayan emekli sayısı 2017 itibariyle 4 milyonu aşmıştır.Emekli aylıklarının bir diğer önemli unsuru olan aylık bağlama oranları da değiştirildi. Emekli aylıklarının alt sınırı ortalama aylık kazancın yüzde 35 ile 40’ı olarak saptandı. Bu durum ortalama emekli aylıklarının asgari ücretin yüzde 35-40’ına kadar gerileyeceği anlamına geliyor.http://bit.ly/SG19-52

8.4.2018 - ‘LCW ve Starbucks’ta çalışma izni olmayan göçmenler bizim T.C. numaralarımızla çalıştırıldı’ Dünyaca ünlü giyim markası LC Waikiki ve kahve zinciri Starbucks’ta temizlik hizmeti veren taşeron firma MFA işçilerin ücretlerini ödemediği için emekçiler haklarını aramaya başladı. Kötü çalışma koşulları, güvencesizlik ve uzun çalışma saatlerinden şikayetçi olan işçiler, LCW ve taşeron firma MFA’nın el ele haklarını yediklerini ve tanık oldukları birçok skandalı anlattı :“ LCW ve Starbucks’ta çalışma izni olmayan göçmenleri çalıştırıyorlardı. Bizden aldıkları T.C. kimlik numaraları ile onları çalıştırıyorlardı. Göçmenlere mesaj atıp ‘Adınız bu, yaşınız bu, biri sorarsa bunu söylersiniz’ diyorlardı. Bizim adımız da bazen gözükmüyordu. Başkalarının T.C. kimlik numarasını göstererek bizi çalıştırıyorlardı. Bunu yapan MFA ama LCW ve Starbucks da bunu biliyordu, seslerini çıkarmıyorlardı.”http://bit.ly/SG19-53

12.4.2018 - THY örgütlenmeye saldırıyor: 7 kişi işten atıldı THY yönetimi, Hava Sen sendikasında örgütlenmeye çalışan personeli “sendikal faaliyet” başlıklı bir e-posta göndererek tehdit etmişti. “Verimsizlik” gerekçesiyle savunmaları istenen 13 kokpit ve kabin personelinden 7’sinin işine son verildi. THY'nin isteği ve polis zoruyla Hava Sen'in sendika odası kapatılmıştı.http://bit.ly/SG19-54

13.4.2018 - Termik santral inşaatında çalışan 2 bin işçi işten atıldı Manisa’nın Soma ilçesinde yapımı devam eden Soma Kolin Termik Santral inşaatında çalışan 2 bin taşeron işçisi işten atıldı.Efor Endüstriyel isimli taşeron şirketle Kolin arasında yaşanan anlaşmazlıktan kaynaklandığı belirtildi. Evrensel’in haberine göre, işten çıkarıldıkları ifade edilen işçilere, işten atma nedenine ilişkin bilgi verilmedi. Kıdem tazminatı, ücret alacakları ve fazla mesaileri de ödenmeyen işçilere 2-3 gün içerisinde açıklama yapılacağı söylendi.Yapımına 2016’da başlanan termik santral inşaatı geçtiğimiz dönemde iş cinayetleriyle gündeme gelmişti. 26 Ocak 2018 tarihinde şantiyede 2 işçinin üzerine, forkliftle taşınan iskele ve kurmakta kullanılan demir profiller devrilmişti. Olayda 1 işçi yaşamını yitirirken, 1 işçi de yaralanmıştı. Aynı inşaat 06 Kasım 2017’de de bir başka iş cinayeti haberiyle gündem olmuştu. 18 yaşındaki Mehmet Doğru, yaklaşık 15 metre yükseklikten düşerek olay yerinde yaşamını yitirmişti. 1 Ağustos 2017’de ise Yasin Adsiz isimli bir işçi, tribüne iskele kurmak istediği sırada yüksekten düşerek yaşamını yitirmişti.

14.4.2018 - Emeklilerin yüzde 90.2’si maaşıyla geçinemiyor Emekli-Sen tarafından yapılan anket çalışmasına göre emeklilerin yüzde 77.5’i hayatından memnun değil.Emeklilerin en büyük sorununun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Emekli-Sen Genel Başkan Veli Beysülen ,emeklilerin yüzde 89.9’unun sağlık hizmetlerini yetersiz bulduğunu, yüzde 77.5’inin ise hayatından memnun olmadığını gösterdiğini söyledi.Beysülen şu verileri paylaştı: “Emeklilerin, yüzde 33.1’i orta, yüzde 46.8’i dar gelirli, yüzde 17.6’sı yoksul olduğunu belirtmektedir. Yüzde 90.2’si maaşıyla geçinemiyor. Yüzde 46.8’i sık sık, yüzde 43.8’i ara sıra borçlandığını belirtmekte, borçlanan emeklilerin yüzde 87.6’ı banklara borçlanmaktadır. Emeklilerin, %77’sinin tek geçim kaynağı emekli maaşıdır”.Beysülen, 2003 yılında 1.5 milyon olan çalışan ve iş arayan emekli sayısının 2017 itibariyle 4 milyonu aştığını belirtti.5510 sayılı yasa ile emekli aylık hesaplaması yönteminin değiştirildiğini ve emekli aylıklarının her geçen gün düştüğüne dikkat çeken Beysülen, “Daha önce milli gelir artışının yüzde 100’ü hesaba katılırken artık yüzde 30’u dikkate alınmaya başlandı. Bu nedenle emekli aylıkları milli gelire göre yüzde 34 geriledi” dedi.2002 yılında ortalama emekli aylıkları asgari ücretin yüzde 32 üstünde iken 2017’de asgari ücretin yüzde 6 altına geriledi. http://bit.ly/SG19-55

17.4.2018 - Amazon çalışanları korkudan tuvalete gitmiyor Habertürk’ün The Sun Gazetesi’nden aktardığı habere göre, Bloodworth, “Üst katta çalışanlar tuvalete gitmek için dört kat merdiven inmek zorunda kalıyor. ‘Boş geçirdikleri’ zaman yüzünden cezalandırılmaktan ve işlerini kaybetmekten korkan insanlar tuvaletlerini şişelere yapıyordu” dedi.İngiltere’deki 241 Amazon depo çalışanıyla gerçekleştirilen ve sonuçları hafta başında yayınlanan bir başka anket çalışması ise çalışanların dörtte üçünün zaman kısıtlamaları nedeniyle tuvalete gitmeye çekindiklerini ortaya çıkardı. Çalışmada ismi açıklanmayan bir Amazon çalışanının şu sözlerine dikkat çekildi: “Hedeflerimiz inanılmaz şekilde artırıldı. Tuvalete gitmeye zamanım olmadığı için su içmiyorum.” Bir diğer çalışan ise “Hedefler her yıl artıyor. Dört tane ayağım olmadığı için performansımı yüzde 100 artıramıyorum. Molalarımızda tuvalete koşarak gidiyoruz. Saatte 120 ürün paketlemek korkunç şekilde ağır bir iş.”

18.4.2018 - DİSK Nisan 2018 İşsizlik ve İstihdam Raporu: İşsizlik 2011’den bu yana düzenli olarak yükseliyor 2011’de yüzde 11,3 olan tarım dışı işsizlik 2017’de yüzde 13’e yükseldi. 2014 yılında 5,9 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısı 271 bin artarak 2017’de 6,2 milyona yükseldi. 2017’de genç kadın işsizliği yüzde 26,1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı. Genç işsizliği yüzde 21’e, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı ise yüzde 24,2’ye yükseldi. 2014 yılında yüzde 20,4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26,1’e yükseldi. Kayıtdışı istihdam patladı. 2017 yılında sağlanan istihdam artışının 520 bini kayıtlı, 464 bini ise kayıtsız istihdamdan oluşmaktadır. 2016 yılında 473 bin kayıtlı ücretli istihdam, 2017 yılında 466 bine geriledi. Kayıtdışılık oranı yüzde 32,5 iken kadın kayıt dışılığı yüzde 41,3’tür.http://bit.ly/SG19-56

18.4.2018 - Süper teşviği alan Zorlu işçilere siyaseti yasakladı Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen toplantıda 23 projeye süper teşvik sağlandığı açıklanmıştı. Bu projelerden biri de Vestel'in elektrikli araç pili yatırımıydı. Bu kapsamda Vestel, 28,4 milyar liralık yatırım teşvik belgesi aldı.Zorlu Holding, tüm çalışanlarına "Etik İlkeler" adı altında bir belge imzalatmaya başladı. Zorlu Holding CEO'su Ömer Yüngül'ün önsözünü yazdığı 31 sayfalık belgede, işçilere siyaset resmen yasaklandı. Belgenin 12'nci maddesinde, "Zorlu Grubu’na ait işyerlerinde politik konularda propaganda yapmak gibi siyasi düşüncelerini yayma amaçlı faaliyetlere izin vermeyiz. Şirket kaynaklarını (araç, bilgisayar, e-posta vb.) siyasi amaçlı faaliyetlere tahsis etmeyiz" denildi.Aynı belgede, işçilere "muhbirlik" çağrısında da bulunuldu. "Etik Davranış İlkeleri Uygulama Prensipleri" başlıklı bölümde e-posta adresi ve telefon numarası verilerek şöyle denildi: "Etik İlkeler’in içeriğine aykırı bir davranış ya da uygulamaya tanık olunduğunda söz konusu durumu iletmek isteyen tüm çalışanlar, Etik İlkeler Bildirim Hattı’na e-posta ile ya da günün her saatinde telefonla ulaşabilirler."İşçilere imzalatılan beyanın en altında da, bu kuralları ihlal eden, örneğin siyasi çalışmada bulunan işçilerin disipline sevk edileceği belirtildi. http://bit.ly/SG19-57

19.4.2018 - Tesla fabrikasında işçi sağlığı ve güvenliğini hiçe sayan uygulamalar The Reveal tarafından yayımlanan rapora göre, Tesla'nın eski güvenlik müdürü şirketin fabrikasında yerde bulunması gereken sarı güvenlik işaretlerinin bulunmadığını çünkü Elon Musk'ın "sarı rengini sevmediğini" aktarıyor. Raporda işçilerin zehirli yapıştırıcılar soludukları için sürekli baş ağrısı çektikleri, fiziksel zorlamalar sebebiyle tekrarlanan yaralanmalar yaşandığı, bunların şirketin tutması zorunlu olan yaralanma kayıtlarına dahil edilmediği belirtiliyor. Resmi Tesla kayıtları bile yalnızca geçtiğimiz yıl 722 yaralanma yaşandığını gösteriyor, bunun sektör ortalamasının yüzde 30 üzerinde olduğu kaydediliyor.

20.4.2018 - İntihar eden inşaat işçisinin cebinden borç ihtarnamesi çıktı Denizli'nin Pamukkale ilçesinde, inşaatlarda sıvacılık yapan Süleyman K. (43), iğde ağacına asılı halde bulundu. İntihar ettiği belirlenen Süleyman K.'nin cebinden, borç ihtarnamesi çıktığı öğrenildi.http://bit.ly/SG19-58

22.4.2018 - 3. Havalimanı'nda 4 işçi daha hayatını kaybetti İstanbul'da yapımı devam eden 3. Havalşmanı'nda 4 işçi daha hayatını kaybetti.Bu durumlardan şikayetçi olup bir kanala konuşan Cemal Özder ise işinden oldu.Cumhuriyet'ten Mehmet Kızmaz'ın haberine göre işçi Cemal Özder, Alman televizyonu NDR’ye işçi ölümlerini ve ağır çalışma koşullarını anlattığı röportajın ardından işten çıkarıldı.

24.4.2018 - 4+4+4'le çırak sayısı 330 binden 1.1 milyona çıktı Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Vakfı, dün Mülkiyeliler Birliği’nde “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılında Türkiye’de Çocuk Emeği” konulu bir panel düzenledi.Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, oturumun ilk bölümünde Akdeniz Üniversitesi’nde görevli akademisyen Taner Akpınar “Osmanlı’dan günümüze çıraklık eğitimi”ni anlattı. Günümüzde çırakların durumuna ilişkin Antalya’da yaptığı “Madalyonun İki Yüzü” adlı araştırmanın bulgularından söz eden Akpınar “alanda çalışan çocukların hiçbirinin memur çocuğu olmadığını, işçi ve köylü sınıfının üyelerinin çocukları olduğunu” söyledi. Çalışma hayatına katılmaları kararını yalnızca babalarının verdiğini belirten Akpınar bu çocukların aldığı ücretin ise haftalık 130 ile 150 lira arasında değiştiğini söyledi.Akpınar Türkiye’deki çırak sayısını da paylaştı. Buna göre 2015 verilerine göre Türkiye’de toplam 300 bin çırak bulunuyordu. 4+4+4 eğitim sisteminin ilk sonuçlarının alınmaya başlandığı 2016 yılından itibaren ise çırakların sayısı hızla arttı. Akpınar’a göre 4+4+4 sistemiyle çocuklar eğitimden koparak başta sanayi siteleri olmak üzere birçok farklı alanda çalışmaya başladı ve çırakların sayıları toplam 1 milyon 170 bine ulaştı.Panelin ikinci konuşmacısı ise Kocaeli Üniversitesi’nden OHAL KHK’sı ile ihraç edilen barış bildirisi imzacısı Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu’ydu. Suriyeli göçmen çocuklara ilişkin İstanbul, Mardin ve Urfa’da saha araştırması yapan Lordoğlu Türkiye’de bulunan 18 yaşının altındaki 1 milyon 600 bin Suriyeli çocuğun 700-800 bininin çocuk işçi olarak çalıştırıldığını söyledi. Ailelerin sakatlık ya da hastalık nedeniyle çocuklarını çalışma hayatına ittiğini belirten Lordoğlu şöyle devam etti: “Urfa’da fırında çalışan çocuğun haftada aldığı ücret 50 lira. Sabah 07 00, akşam 21 00-22 00’ye kadar çalışıyor. Görece daha iyi ücret alanlar sanayi gibi küçük işletmelerde çalıştırılıyor. Onların haftalık aldıkları ücret de 75-100 lira arasında. Bu çocuklar işveren tarafından çalıştırılırken şiddete, hakarete ve küfre maruz kalıyorlar.”http://bit.ly/SG19-59

26.4.2018 - SumiRiko Hose’de meslek hastalığına yakalanan işçiler işten atılıyor Fabrikada köle gibi kullanılıp sağlıkları bozulan işçiler, “meslek hastalıklarına gittikleri” bahanesiyle işten çıkarılmaya başlandı. Daha önce bir işçiyi “sağlık durumu iyiye gitmiyor” diye işten atan SumiRiko yönetimi, dün 2 işçinin daha işine son verdi. Patronlar, kârları zarar görmesin diye işçi sağlığı için gerekli önlemleri almıyor, kolay yoldan meslek hastalığına yakalanan işçileri bir bir kapı önüne koyuyor.http://bit.ly/SG19-60

28.4.2018 - İçişleri Bakanlığına göre kayıt dışı mülteci işçi sayısı 52 İçişleri Bakanlığı Göç İdaresinin yayımladığı 2017 faaliyet raporu Türkiye’de mülteci işçilerin nasıl kayıt dışı sömürüldüklerinin de itirafı gibi.Raporda, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, 2017 yılı için toplam 52 iş gücü istismarı tespit etmiş. Çeşitli gazetelerde bu durum, “iş gücü istismarında tırmanış” ya da “iş gücü istismarı 7’ye katlandı” şeklinde yorumlandı. Çünkü Göç İdaresi bu oranı 2013’te “sıfır” olarak kaydetmiş ve yıllar içinde artarak gelen rakam 2017’de 52’ye ulaşmış.Rapor bunu da şöyle izah ediyor: “... Yabancılara yönelik oluşturulan ‘Ön Kayıt Sistemi’ uygulaması kaldırılmıştır. 29/11/2017 tarihinden itibaren, geçici koruma talep eden yabancılara öncelikli olarak 30 gün süreli “Kayıt Belgesi” akabinde de ‘Geçici Koruma Kimlik Belgesi’ düzenlenmesine yönelik uygulamaya gidilmiştir...” Anlayacağınız; Suriye iç savaşının üzerinden 7 yıl geçtiği halde Türkiye’ye sığınmış mültecilere yine “mülteci statüsü” yok, bu statü yine tanınmıyor. http://bit.ly/SG19-61

28.4.2018 - 'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi' CHP'li Veli Ağbaba, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 1990'lı yıllardan örnekler vererek gerçekleri gizleyeme çalıştığını söyledi. Ağbaba, "15 yıllık iktidarlarında Türkiye’yi iş cinayetlerinde dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi yapanlar, 25 yıl önceye laf edenler, 15 yılda en az 20 bin işçinin katledilmesini izlediler” dedi. http://bit.ly/SG19-62

30.4.2018 - 15 yılda 20.447 işçi iş cinayetlerinde can verdi CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2017 yılına kadar yaşanan iş cinayetlerini raporlaştırdı. ‘AKP İktidarı Döneminde Yaşanan İş Cinayetler Enkazı’ raporuna göre 2002-2017 yılları arasında en az 20 bin 447 işçi, ‘önlenebilir sebeplere rağmen’ yaşamını kaybetmiştir” denildi. http://bit.ly/SG19-63

Emperyalist Rekabet

2.4.2018 - Çin'den ticaret savaşında ABD'ye misilleme Çin’in, Washington yönetiminin çelik ve alüminyum tarifelerine karşılık, ABD’den ithal edilen 128 ürüne yüzde 15 ila 25 vergi uygulayacağı bildirildi. Çin Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada, Washington yönetimimin ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 gümrük tarifesinin Dünya Ticaret Örgütü kurallarını ihlal etiği ve ülke çıkarlarına zarar verdiği belirtildi. Bu bağlamda ülke çıkarlarının korunması için çelik ve alüminyum ürünlerine getirilen vergilere cevaben Çin'in 23 Mart’ta yayınladığı ve ABD’den ithal edilen yaklaşık 3 milyar dolar tutarındaki 128 ürüne yüzde 15 ila yüzde 25 vergi planın bugünden itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi. "ABD’nin bir an önce Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarını ihlal etmekten vazgeçmesini ve ikili ticari ilişkileri normal seyrine döndürmesini umuyoruz.” ifadeleri kullanılan açıklamada, iki taraf için iş birliğinin tek doğru yol olduğu vurgulanarak, iki ülkenin endişelerini diyalog ve müzakere ile çözmesi gerektiği kaydedildi. Ayrıca, Çin’in DTÖ’nün bir üyesi olarak, ABD’ye karşı bazı vergi zorunluluklarını askıya almasının yasal hakkı olduğuna işaret edildi. Çin’in 23 Mart tarihli vergi misillemesi planı, ABD'den ithal edilen 977 milyon dolar değerinde kuru ve taze meyve, çelik, şarap dahil 120 ürüne yüzde 15, değeri 1,99 milyar doları bulan domuz eti ve ürünleri ile alüminyum dahil 8 ürüne yüzde 25 ek vergi konulmasını kapsıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 9 Mart'ta ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 gümrük tarifesi uygulanacağını açıklamıştı. http://bit.ly/SG19-64

10.4.2018 - 'Soğuk Savaş zihniyeti çağdışı' diyen Çin, ABD'yi Dünya Ticaret Örgütü'ne şikayet etti Çin, çelik ve alüminyum ithalatındaki gümrük vergilerini artıran ABD'yi, Dünya Ticaret Örgütü'ne şikayet etti. Pekin yönetimi kararına gerekçe olarak, ABD'nin attığı adımın örgüt kurallarına aykırı olmasını gösterdi. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping de "Asya'nın Davosu" olarak bilinen Asya İçin Boao Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Günümüz dünyasında barış ve işbirliği eğilimi öne çıkarken, Soğuk Savaş zihniyeti ve kazananı olmayan oyunlar çağdışı kalıyor" dedi. Şi Jinping konuşmasında, Çin ekonomisinin bir kısmını daha dışa açma sözü verdi. Çin lideri, otomobillere yönelik gümrük vergilerini azaltmayı ve yabancı yatırımcıların Çin'e yatırım yapması için gereken şartları kolaylaştırmayı vadetti. Ancak Şi bu vaatleri için herhangi bir tarih vermedi. http://bit.ly/SG19-65

11.4.2018 - ÖSO: ABD'nin olası Suriye saldırısının ardından taarruza geçeceğiz Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) bir komutanından ''ABD'nin olası Suriye saldırısının ardından, kaybettiğimiz bölgeleri gerei kazanmak ve yenilerini fethetmek için taarruza geçeceğiz'' açıklaması geldi. Dün akşam ÖSO yanlısı 'medya aktivistlerinden' Mamun el-Hatib, ''Esad güçleri ve müttefiklerinin üslerine ve havaalanlarına karşı ABD saldırıları gerçekleşirse ÖSO, etkili bir askeri eylem için altın bir fırsata sahip olacak'' demişti.http://bit.ly/SG19-66

11.4.2018 - Trump ve Macron'un "İran ve Rusya" konusunda anlaşamadı Suriye'de kimyasal silah kullanımının "kırmızı çizgileri" olduğunu ve buna yanıtlarının çok sert olacağını açıklayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Huma kentinde hafta sonu yapıldığı iddia edilen saldırının kimyasal saldırı olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Fransa, ABD ve İngiltere ile birlikte, Arap ülkelerinin de olabildiğince desteğini alarak, Suriye rejiminin kimyasal üslerini vurmak istiyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ve İran'ı da vurma isteğine karşı çıkan Macron, "Suriye rejiminin müttefiklerini vurmak söz konusu olamaz" diyerek bu konuda da Trump ile farklı görüş belirtti. http://bit.ly/SG19-67

13.4.2018 - Rusya, ABD'nin yeni yaptırımlarına misillemeye hazırlanıyor Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'da milletvekilleri, Washington'ın geçen hafta duyurduğu yeni yaptırımlara misilleme olarak, ABD'den çeşitli mal ve hizmetlerin ithalatını yasaklayan kapsamlı bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, gıdadan alkol ve tütüne, yazılımdan ilaç ve danışmanlık hizmetlerine birçok sektörü kapsıyor. Rusya hükümeti, teklifi henüz sadece incelediğini ancak vekillerin ABD'ye bu şekilde yaptırımlarla yanıt verme isteğini de anlayışla karşıladığını açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı, geçen hafta "Rus oligarklar ve onların kontrolünde bulunan şirketler", bazı Rus hükümet yetkilileri, bir Rus silah şirketi ve bir banka dahil toplam yirmiyi aşkın kişi ve kuruluşu yaptırım listesine aldıklarını açıklamıştı. Rusya ise ABD'nin bu adımını "skandal" ve "yasa dışı" olarak nitelemişti. http://bit.ly/SG19-68

14.4.2018 - Fransa'dan itiraf: İstihbarat raporumuz sosyal medya paylaşımlarına dayanıyor Fransa Savunma Bakanlığı, Suriye'nin kimyasal silah programı yürüttüğüne dair iddiaların yer aldığı bir istihbarat raporu yayınladı. Bakanlık, raporda basında ve sosyal medyada yer alan materyallerin kullanıldığını itiraf etti."Fransa ve müttefikleri tarafından toplanan materyaller, Suriye rejimini 7 Nisan'daki saldırıyla ilgili suçlamak için yeterli miktarda kanıt sunuyor" denen raporda, "Fransız uzmanlar, görgü tanıklarının kanıtlarını, saldırıdan sonraki saatlerde ve günlerde özel internet sitelerinde, basında ve sosyal medyada çıkan fotoğraf ve videoları, ayrıca istihbarat servislerinin kanıtlarını analiz etti" ifadeleri kullanıldı.http://bit.ly/SG19-69

15.4.2018 - ABD: Suriye'den henüz çekilmiyoruz ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Suriye’deki hedeflerine ulaşana dek askerlerini çekilmeyeceklerini söyledi. Fox News’a konuşan Haley, ABD’nin Suriye’deki hedeflerini şöyle sıraladı: Kimyasal silahların Amerikan çıkarlarına tehlike oluşturacak şekilde kullanılmaması; IŞİD’in yenilgiye uğratılması; İran’a karşı avantaj sağlanması. Haley, “Amerikan askerlerinin eve döndüğünü görmek bizim amacımız ama bu hedeflere ulaşana dek çekilmeyeceğiz” dedi.http://bit.ly/SG19-70

15.4.2018 - ABD, Fransa ve İngiltere Suriye’ye füze saldırısı yaptı, Rusya füzelerin çoğunu havada imha etti Washington Post, Louisa Loveluck ve Liz Sly imzalı haberde, saldırının Suriye'deki yankılarına yer veriyor. Habere göre Amerika'nın füze saldırıları korkulandan daha sınırlı kalırken Şam'ın, cüretkar ve meydan okuyucu tutumundan ödün vermediği gözleniyor. Suriye, Rusya ve İran, Amerika ve müttefiklerinin müdahalesini sert sözlerle kınamalarına rağmen bu üç ülkenin karşılık vereceklerine dair herhangi bir işaret yok. Gazeteye göre dünya liderleri, Amerika'nın müdahalesinden sonra gerginliğin tırmanmasını engelleyici nitelikte açıklamalar yapıyor. İngiltere Başbakanı Theresa May'in ”Bu müdahale iç savaşa karışmak ya da rejim değişikliği getirmek amacı taşımıyor. Gerginliği tırmanmaktan hassasiyetle kaçınmaya ve sivil ölümleri engellemeye çalıştık” şeklindeki açıklaması, buna bir örnek. Haberde ayrıca Şam'daki durumla ilgili ayrıntılara da yer veriliyor. Şam yerel saatiyle sabaha karşı 4 sularında füze saldırısıyla uykularından uyanan başkent halkı, kısa süre içinde saldırıların kapsamının kısıtlı olduğunu anladı. Habere göre Suriye'ye yönelik saldırı olacağının haberlerinin uzun süredir etrafta dolaşıyor olması, Suriye ve müttefiklerinin hedef alınabilecek kritik noktaları önceden boşaltmasına imkan tanımış olabilir. Bu da gazeteye göre saldırının ne kadar etkili olacağı meselesini tartışmaya açıyor. Suriye devlet televizyonu, ellerinde Suriye, Rusya ve İran bayraklarıyla sokağa çıkan ve Esat'a destek veren sloganlar atan Suriyeliler'in görüntülerini ekrana getirdi. Gazetede ayrıca Rusya'nın tepkilerinin ayrıntılarına yer yerilen Anton Troyanovski imzalı bir başka haber yer alıyor. Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şam yakınlarındaki bir bilimsel araştırma merkezini, Humus'un batısındaki bir kimyasal silah deposunu ve yine Humus yakınlarında kimyasal silah ekipmanlarının depolandığı bir komuta merkezi ve tesisi hedef alan füze saldırılarının az hasara yol açtığı bildirildi. Rusya'nın açıklamasına göre Amerika'nın attığı 103 cruise füzesinin 71'i, Suriye'deki Sovyet yapımı hava savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildi. Rusya ayrıca kendi hava savunma sistemlerinin devreye girmek zorunda kalmadığını, çünkü atılan füzelerin kendi etki alanına girmediğini kaydetti.

16.4.2018 - ABD’den Rusya’ya yeni yaptırımlar New York Times Amerika'nın haftasonunda kimyasal silah kullandığı gerekçesiyle Suriye rejimine yönelik olarak düzenlediği operasyonun sonrasında yaşanan gelişmeleri aktarıyor. Peter Baker imzalı haber, Trump Yönetimi'nin Suriye'ye yardım ettiği gerekçesiyle Rusya'ya karşı yeni yaptırımlar uygulamaya koyma kararı aldığını bildiriyor. Gazete, yeni yaptırımların Rusya ve Batı arasındaki ilişkilerin daha da bozulacağının habercisi olduğunu yazıyor. Habere göre Başkan Trump, kimyasal gaz kullanan Suriye Hükümeti ve yardım aldığı Rusya ve İran'a, ”büyük bir bedel” ödetme sözü vermişti. Ancak Trump'ın Amerika'nın müdahalesinden sonra Suriye'ye yönelik politikalarını nasıl şekillendireceği konusunda fazla ayrıntı yoktu. Dün Amerika'nın yaptırım kararını açıklayan BM Temsilcisi Nikki Haley, yaptırımların Esat'la ilişkisi olan ve kimyasal silah kullanımıyla bağı bulunan şirketleri doğrudan hedef alacağını bildirdi.

17.4.2018 - ABD Suriye’de yeni bir askeri güç oluşturmaya çalışıyor Wall Street Journal gazetesi Trump Yönetimi’nin IŞİD’in mağlup edilmesinden sonra Suriye’nin kuzeydoğusuna istikrar kazandırılması ve Suriye’deki Amerikan askeri birliklerinin yerini alması için bir Arap gücü oluşturmanın yollarını aradığını bildiriyor. Gazete, Başkan Trump’ın yeni Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un Mısır İstihbarat Örgütü Başkan Vekili Abbas Kamil’i arayarak Mısır’ın böyle bir çabanın içinde yer almak isteyip istemediğini sorduğunu yazıyor. Mısır siyasetinin en güçlü isimlerinden biri olarak kabul edilen Abbas Kamil’in makamındansa konuya ilişkin bir açıklama gelmedi. Beyaz Saray kısa süre önce de Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden Suriye’nin kuzeyinin yeniden yapılandırılması için milyarlarca dolar katkıda bulunmalarını istemişti. Trump Yönetimi şimdi de Arap dünyasından mali desteğin yanı sıra askeri destek de talep etti. Suriye’yi istikrara kavuşturma çabalarının süresi ve maliyeti konusunda giderek daha sabırsız tavırlar sergilemeye başlayan Trump, Arap dünyasının katılımı konusuna, cuma gecesi Suriye’ye saldırı talimatını açıkladığı konuşması sırasında da değindi. Uzmanlara göre Suriye’de yeni bir güç oluşturmak, birkaç açıdan zor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen’de de askeri varlıkları olduğu, Mısır ise Esat rejiminin kontrolu altında olmayan bölgeleri savunmak istemeyeceği için böyle bir güce katılmayabilir. Öte yandan gazeteye göre Arap ülkelerinin Amerika’nın varlık göstermeyeceği bir güce katılma konusunda ne kadar istekli olacağı da tartışılır.

18.4.2018 - Suriye'yi 'yeniden inşa etmek' için yarışa girdiler Suriye'de 7'nci yılını dolduran savaş ,ülkenin ilk etapta 500 milyar doları bulması beklenen yeniden inşasını gerektiriyor.Rusya, Çin ve İran bu inşa sürecinden pay kapmanın yarışına girmiş durumdalar.Dünya gazetesinde yer alan habere göre, İngiltere'nin 'IHS Jane’s' askeri danışmanlık ve araştırma şirketinin verilerine göre, Eylül 2015’ten sonra Suriye’ye açıktan askeri müdahale eden Rusya, Beşar Esad rejimine yıllarca destek verdikten sonra askeri operasyonlarda yılda yaklaşık 1 milyar dolar harcadı. Şimdi bu harcamaları kompanse etmek ve ülkenin ilk etapta 200 ila 500 milyar dolara mal olması beklenen yeniden imarında aslan payını almak istiyor.Özellikle Rus enerji şirketleri Suriye'de yatırım konusunda istekli. Suriye petrol ve doğalgaz altyapısının yeniden inşası ve işletilmesinde aktif rol oynamak istiyorlar. Böylelikle Suriye'nin Avrupa'ya yönelik potansiyel enerji üssü konumunu kontrol eder hale gelebileceklerini umuyorlar. Buna paralel olarak Rusya, silah satışı, askeri üsler, gaz, yem, elektrik ve buğday sektörleriyle ilgili olarak da rejim ile anlaşma imzaladı.Son bir yıl içinde Çin ile Suriye ticaret ve yatırım delegasyonları arasında yapılan görüşmeler neticesinde Çin 2 milyar dolarlık inşaat kontratına imza attı. Hatta Suriye'nin ihracatının yüzde 80'ini  alarak en büyük ticaret ortağı haline geldi.Pekin'de temmuzda düzenlenecek olan ve Suriye'de sanayi bölgelerinde ortaklık yapmak üzere 150 şirketin arandığı 'Suriye'nin Yeniden İmarı Projesi Sempozyumu'na şimdiden 1000 Çinli yatırımcının başvurduğu belirtiliyor.İran da bugüne kadar Suriye rejimini ayakta tutmak adına harcadığı paraların karşılığını almak isteyenlerden.Bazı kaynaklara göre İran, Esad rejimine yılda en az 5 milyar dolar akıtıyor. Suriye’ye 7 yıl aynı miktarda harcama yapıldığı farz edilirse, bu 35 milyar dolar anlamına geliyor ki, bu İran’ın yıllık savunma bütçesinin üç katı demek.Geçtiğimiz yıl İran ülkenin telekom altyapısıyla ilgili bir ihale kazanmıştı.http://bit.ly/SG19-71

23.4.2018 - Modi-Şi görüşmesinde korumacılığa karşı çıkılacak Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında görüşme gerçekleşecek. Hindistan Dışişleri Bakanı Sushma Swaraj ve Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, görüşmenin Çin'in Vuhan kentinde 27-28 Nisan'da yapılacağını açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lu Kang, görüşmeye dair bilgilendirme yaparak iki liderin "uzun dönemli stratejik meseleler konusunda görüş alışverişinde bulunacağını ve dünyadaki son gelişmeleri değerlendireceğini" söyledi. Lu, "küreselleşme sürecinde korumacılığın artmasıyla karşı karşıya olunduğunu" söyleyerek tarafların buna karşı çıkacağını bildirdi. Çinli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın getirdiği gümrük vergilerine ve korumacı önlemlere karşı çok sayıda açıklamada bulunmuştu. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "İki ülkenin küreselleşmeyi savunmayı sürdüreceğini düşünüyoruz. Pek çok ortak çıkarımız, kaygımız ve önerimiz var" sözlerini kullandı. http://bit.ly/SG19-72

23.4.2018 - Rusya ve Çin İran konusunda ortak hareket edecek Pekin'de bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Çinli mevkidaşı ile İran nükleer anlaşması konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Lavrov, iki ülkenin nükleer anlaşmayı sabote etme girişimlerini engelleyeceğini söyledi. İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Almanya) arasında imzalanan anlaşmayla İran'ın nükleer programı kısıtlanmış ve karşılığında ülkeye uygulanan yaptırımlar hafifletilmişti. Nükleer anlaşmasının İran'ın güçlenmesine neden olduğunu belirten ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın iptal edilmesini seçim vaadi olarak kullanmış, göreve geldikten sonra da anlaşmanın iptal edilebileceği yönünde sinyaller vermişti. http://bit.ly/SG19-73

Dünyadan Mücadeleler

1.4.2018 - Fransa’da Carrefour’un 20 bin çalışanından grev Fransa’da toplamda 22 depo ve 450 mağazada 20 bin Carrefour çalışanı greve çıktı.“Yeniden yapılanma planı” adı altında 2 bin 400 çalışanın çıkarılmasının planlandığı kıyım projesine karşı Cuma günü 24 depodan 22’sinde blokaj eylemleri ile başlayan grevler Cumartesi günü Fransa genelinde tüm mağazalara yayıldı. 300 mağazanın ise komple çalışanlar tarafından işgal edildi, araç park girişleri de trafiğe kapatıldı. Sendikanın yaptığı açıklamaya göre, geçen yıl 773 milyon net kâr elde eden grup işçilere düşük ücretle uzun çalışma saatleri dayatıyor. 50 avroluk bir prim almak için de “hiç rapor almadan haftalık en az 35 saat olmak üzere sene boyunca eksiksiz çalışmış olmak” şartı işçilere dayatılıyor.http://bit.ly/SG19-74

1.4.2018 - Arnavutluk’ta otoyol ücretine tepki: Gişeler yakıldı Arnavutluk’ta Türk-Amerikan konsorsiyumu Bechtel-Enka tarafından yapılan otoyolda ücret uygulamasının başlatılması halkın büyük tepkisiyle karşılaştı. Arnavutluk’un Dures kentiyle Kosova’nın Morina sınırı arasındaki yedi saatlik yolu üç saate indiren otoyolda 10 avroluk gidiş ve geliş ücreti devreye sokuldu. Kosova’da da ve Arnavutluk’ta da otoyolda kesilen haraca tepkiler olurken, Arnavutluk’ta halk gişeleri ateşe verdi. Kukes’teki gişelere polis yığınak yaptı.http://bit.ly/SG19-75

3.4.2018 - ABD’de öğretmenler eylemde Washington Post, önce West Virginia eyaletinde başlayan, ardından Oklahoma, Arizona ve Kentucky eyaletlerine sıçrayan öğretmen protestolarına yer ayırıyor. Habere göre eyaletlerin eğitim fonlarını arttırmasını isteyen öğretmenler, aksi takdirde derslere dönmeyeceklerini söylüyor. Vergi kesintileri nedeniyle eyaletlerin okullara ayırdığı fonların giderek azalması, zaten düşük maaş alan, iki yakasını bir araya getirmekte zorlanan ve geçinebilmek için bazen öğretmenlik dışında başka işlerde de çalışmak zorunda kalan öğretmenlerin ayaklanmasına yol açtı. Gazete, ders bırakan öğretmenlerin protestolarının günler sürebileceğini yazıyor. Arizona eyaletindeki öğretmenlerse yüzde 20 maaş zammı ve okullara daha fazla ödenek ayrılmasını istiyor ve bu yapılmazsa greve gitme tehdidinde bulunuyor. http://bit.ly/SG19-76

4.4.2018 - Fransa’da grev ve eylemler sürüyor Fransa’da işçiler ve öğrenciler grevde, sokakta Fransa’da demiryolu işçileri dün ve bugün iş bırakırken, Paris, Lyon, Marseille gibi önemli şehirlerde üniversite öğrencileri kampüslerden çıkarak protesto eylemleri gerçekleştirdiler. Dün, demiryolu işçilerinin yanı sıra Air France personeli, bazı enerji emekçileri, çöp toplayıcı işçiler sokaklarda yürüyüşler yaptılar.Öte yandan, öğrenci gençlik, kendi mücadele hattında işçilerin grev ve eylemlerine katkıda bulunuyorlar. Dün Paris, Lyon gibi kentlerde derslere girmeyerek yürüyüşler gerçekleştiren öürenciler, bugün yine Paris ve Marseille başta olmak üzere çeşitli üniversitelerde kampüsleri boşalttılar.Paris’ten Toulouse’a, Bordeaux ve Nantes’teki üniversitelerin öğrencileri, haftalardır, Macron ve hükümetinin “eğitim reformu” adı altındaki saldırılarına karşı kampüsleri kapatıyor veya ciddi biçimde kesintiye uğratıyorlar.http://bit.ly/SG19-77

5.4.2018 - Hindistan’da çelik işçileri özelleştirmeye karşı 26 km yürüdü Hindistan’ın Andhra Pradesh eyaletinde Visakhapatnam şehrinde kurulu çelik fabrikasındaki kendi payını satışa çıkarmak isteyen hükümetin bu tutumuna karşı işçiler öfkeli. Fabrikada çalışan 3 bin işçi satış işlemlerinin iptal edilmesi talebiyle 26 kilometrelik bir protesto yürüyüşü düzenledi.http://bit.ly/SG19-78

10,4,2018 - Almanya'da grev ulaşımı felce uğrattı Almanya'da kamu çalışanlarının başlattığı grev yüzünden ülke genelinde ulaşım adeta felce uğradı. Grevin en çok hissedildiği yerlerin başında havalimanları geldi. Frankfurt, Münih, Köln ve Bremen havalimanlarında binlerce uçuş iptal edilirken, bu iptallerden on binlerce yolcu etkilendi.Söz konusu grev, şehir içi ulaşımıyla birlikte ana okullarını, çöp toplama hizmetlerini ve yüzme havuzlarını da etkiledi Ver.di sendikası 2,3 milyon kamu çalışanı için ayda en az 200 euro olmak üzere yüzde 6 ücret artışı talep ediyor. İşverenler ise yüksek olduğu gerekçesiyle bu talebi kabul etmiyor.http://bit.ly/SG19-79

16.4.2018 - Dortmund’da binlerce kişi neo-Nazilere karşı sokaktaydı Almanya'nın Dortmund kentinde binlerce kişi, faşist çetelerin yürüyüşüne karşı eylemler gerçekleştirdi. Bu hafta sonu yaklaşık 4 bin kişi, neo-Nazilerin Avrupa genelinden katılımla Dortmund’da düzenledikleri “Avrupa uyan!” yürüyüşüne karşı gün boyu eylemler gerçekleştirdi. Neo-Nazilerin gösterisi için öncesinde Avrupa çapında yoğun bir propaganda yürütüldü. Rusya, Bulgaristan, Norveç ve Macaristan gibi ülkelerdeki faşistler propaganda için sosyal medyadan sürekli video paylaştılar. Tüm çabalarına rağmen sadece yaklaşık 600 kişi toplanabilmişti. Kendi yayın organlarının açıklamalarına göre “Avrupa uyan!” eylemi son 10 yılın en güçlü eylemlerinden biri sayılıyor.http://bit.ly/SG19-80

11.4.2018 - Hindistan’da grev kazanımla sonuçlandı Hindistan-Delhi’de belediyenin çöp hizmetlerinde çalışan çoğunluğu kadınlardan oluşan 50 bin işçinin 10 gün süren grevi kazanımlarla sona erdi. İşçiler, ödenmeyen maaşlarının derhal ödenmesini, kadrolu işçi statüsüne kavuşturulmalarını ve kendilerine kamu hastalık sigorta kartı verilmesini talep ediyorlardı.http://bit.ly/SG19-81

19.4.2018 - Fransa: Onbinlerce emekçi sokağa çıktı Fransa’da özelleştirme saldırısına karşı demiryolu işçilerinin grevleri sürerken, ülkenin dört yanında onbinlerce emekçi grevci işçilerle yan yana bugün de sokağa çıktı. 2008’den beri ücretleri dondurulan sağlık ve eğitim emekçilerinin yanı sıra öğrenciler de, Paris, Lyon ve Marsilya gibi kentlerde, grevci demiryolu işçileriyle birlikte yürüdü. Yürüyüşlere polis saldırdı, çatışma çıktı. Paris’teki gösteriye, CGT sendikasına göre, 50 bine yakın kişi katıldı. Demiryolu işçileri, SNCF (demiryolu şirketi)’nin özelleştirilmesine karşı 3 Nisan’dan başlayarak her 5 günden 3’ünde greve çıkıyorlar. Ve bu grevler dizisinin Haziran sonlarına kadar sürdürülmesi planlanıyor.http://bit.ly/SG19-82

20.4.2018 - Arjantin’de halk zamları protesto ediyor Enflasyonun yüzde 25’lere dayandığı ülkede sandikalar, toplumsal hareketler yeni zam yağmuruna karşı protesto gösterileri düzenliyorlar. Dün gece Buenos Aires’te halk ellerinde mumlarla sokağa çıktılar. Zamlı elektrik fiyatlarını ödemeyeceğini belirten protestocular “her eve mum lazım olacak” mesajı verdiler. 2015’ten beri su, elektrik ve gaz hizmetleri vergileri yaklaşık yüzde 500 oranında artırıldı. Doğal gaza Aralık ayında yapılan yüze 45’lik zamdan sonra yüzde 40 oranında yeni zam yapılacağı bekleniyor.http://bit.ly/SG19-83

22.4.2018 - İran’ın birçok kentinde işçi eylemleri Ülkenin güneybatısında bulunan Dezful kentinde aylardır ücretlerin ödenmesinde yaşanan gecikmelere işçiler tepki gösterdi. Ücretlerin düzenli ödenmesini isteyen işçilerin eylemi dün beşinci günün geride bıraktı. Abadan kentinde de birkaç aydır ücret alamadıklarını belirten belediye işçileri eylem yaptı. Sarvbad’da önceki maaşlarını alamayan işçiler eylem yaparken, ülkenin güneyindeki Kazerun kentinde Cuma günü binlerce işçi sokaklara çıktı. İşçiler devletin kenti ikiye bölme  planına tepki gösterirken, “Onurlu İran halkı, bizi destekleyin”, “Onurlu Kazerun, onurunuza sahip çıkın”, “Devlet televizyonumuz bir utanç kaynağı”, “Silah kuşanacağımız günden korkun. Eğer ihanete uğrarsak, rejim için cehennem olacak” ve “Kezerun’u savunmaya hazırız” sloganlarını attı. Devlet televizyonu, kenti ikiye bölen plan sonuçlanana kadar eylemlerin yasak olduğu yönünde duyuruda bulunmuştu. Ayrıca, Doğu Kürdistan’ın Sine kentinde sınır ticareti yapanların ve yük taşıyıcılarının grevi sürürken, Industrial Town No3’te de bir arkadaşlarının işten çıkarılması üzerine işçiler greve gitti.http://bit.ly/SG19-84

23.4.2018 - Paris: Grevci işçiler SNCF binasını işgal etti Fransa’da Macron ve hükümetinin demiryolu şirketi SNCF’ni özelleştirme kararına karşı grevde olan demiryolu işçileri, şirketin Paris’teki binasını işgal etiler. Townhall.com’un aktardığına göre, en az 150 sendikalı işçi, bugün (Pazartesi) protesto eyleminde Paris’in Clichy banliyösündeki demiryolu şirketi SNCF’nin kargo ofislerine girerek binadan pankart sallandırdı. Sloganlar atan işçiler protesto şarkıları söylediler.http://bit.ly/SG19-85

24.4.2018 - Almanya: Eylemdeki Opel işçileri faşistleri kovdu Almanya’nın Thüringen eyaletinin Eisenach kentinde Opel işçileri, patronların “tasarruf” kılıfı altında planladıkları saldırıyı fabrika önünde protesto ederken içlerine girmeye çalışan faşistleri kovdular.Faşist parti AFD’nin eyalet başkanı Björn Höcke’nin de aralarınde olduğu bir grup faşist sözümona “işçilere destek” için eylem alanına geldiklerinde işçilerin büyük tepkisiyle karşılaştılar. “AFD’yi istemiyoruz. Irkçılar defolsun” haykırışları eşliğinde işçiler faşistleri eylem alanından kovdular. Eisenach’daki Opel fabrikasında çalışan işçiler Fransız PSA Grubu patronlarının “Üretimi kademe kademe Alamanya’dan çıkarırız” tehditleri eşliğinde “Ücretleri yeniden ayarlama” planlarına karşı çıkıyorlar. Şirket, metal sektöründe bir süre önce yapılan TİS anlaşması gereğince ücretlere yüzde 4,3’lük zammı ödemek istemiyor. Bin kadar Opel işçisinin yaptığı protesto gösterisi, Fransız devletinin de ortağı olduğu PSA Grubunun büyük hissedarlarının Paris’te gerçekleştirdikleri toplantı gününe denk getirildi. PSA Grubu, geçtiğimiz yıl Vauxhall ve Opel markalarını General Motors’tan satın almıştı. PSA, Peugeot ve Citroen arabalarının da üreticisi. Opel’in Almanya’da 19 bin işçisi bulunuyor.http://bit.ly/SG19-86

24.4.2018 - Panama: Grevci inşaat işçileri yolları felç etti Panama’da, ülkedeki büyük inşaat projelerinin yüzde 95’ni etkileyen grevin 7. gününde, bugün, inşaat işçileri başkentin önemli caddelerini adeta bloke ettiler. Sokaklarda yürüyüşler ve propaganda çalışmaları yaparak kent trafiğini felç ettiler.“Her grev günü 30 milyon dolar zarara uyğruyoruz” diye şikayetlenen patronlar, işçilerin istedikleri zam oranını karşılamakta ise ayak diriyorlar! Çalışma Bakanlığı yetkililerinin arabuluculuğunda inşaat işçileri sendikası SUNTRACS ile görüşmeler devam ettirilirken henüz bir anlaşma sağlanamadığı bildiriliyor.Ülkedeki güçlü sendikalardan inşaat işçileri sendikası Suntracs’ın örgütlediği grev toplu sözleşme görüşmelerindeki anlaşmazlıktan kaynaklanıyor. Sendika, patronların ücretlerde önümüzdeki 4 yıl için toplamda yüzde 4’lik artış dayatması karşısında her yıl için yüzde 15, 4 yıl için toplamda yüzde 60 artış talep ediyor. Greve 90 bin inşaat işçisinin katıldığı bildiriliyor. Hükümet grevden 1,500 projenin etkilendiğini duyurmuştu.http://bit.ly/SG19-87

26.4.2018 - Şili’de 120 bin öğrencinin protesto gösterisi Şili’de 19 Nisan’da 120 bin öğrenci ve eğitim emekçisi başkent Santiago’da alanları doldurdu. Parasız eğitim talep eden öğrenciler, anayasa mahkemesinin şirketlerin üniversite üzerinden kâr etmesini yasaklayan kararını bozmasını protesto etti. Bu, Sebastian Pinera hükümetine karşı yapılan ilk kitlesel gösteri oldu.http://bit.ly/SG19-88

26.4.2018 - Nikaragua’da protestolar yasayı geri aldırdı Nikaragua’da Ortega hükümeti 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe koymayı planladığı sosyal güvenlik yasasını, günlerdir süren protestolar nedeniyle Çarşamba günü geri çekmek zorunda kaldı. Hükümet, IMF’nin kararları doğrultusunda, şimdiye kadar yüzde 6,25 olan emeklilik fonunu yüzde 7’ye çıkarırken, buna karşın emeklilere ödenen maaşlar ve hizmetlerin azaltılmasını planlıyordu. İşçiler, öğrenciler ve emekliler bu yasayı protesto etmek için sokaklara çıkmıştı. Protesto gösterilerinde polisin saldırısı ile 24 göstericinin yaşamını yitirdiği, yüze yakın kişinin de yaralandığı açıklandı.http://bit.ly/SG19-88

28.4.2018 - G. Afrika: Tarım işçileri de genel grevde yer aldı Thedawn.org’un aktardığına göre, tarımsal plantasyonların yoğun olduğu “Western Cape” eyaletinde binlerce tarım işçisi yürüyüş gerçekleştirdi. Hükümetin dayattığı saat başı 20 R (yaklaşık 1,62 dolar) olan asgari ücret, tarım işçileri için 16 R olarak belirlendi. Buna tepki gösteren tarım işçileri “Şu anda saat ücreti olarak 16 R alıyoruz. Beyaz ‘yöneticiler’ ise 8,600 R alıyor. Biz ömür boyu çalışsak bunu kazanamayız. Irkçı ve ayrımcı uygulamaları reddediyoruz” diyorlar. Kölece çalışmaya isyan eden işçiler berbat barınma koşullarından bıkmış durumdalar. Diğer taraftan temel sosyal haklardan yoksun olan işçilerin örgütlenmelerinin önüne engeller çıkarılıyor. Ülke genelinde yüzde 30 civarında olan sendikalaşma oranı tarım işçileri açısından yüzde 3-5 aralığında.Çarşamba günü sınıfın çeşitli bölüklerinin katıldığı greve yüzbinlerce işçi katılmıştı. 800 bin üyeli SAFTU, metal ve otomotiv sektöründe 340 bin üyesi bulunan NUMSA gibi büyük sendikalar grevde yer aldılar. Aylık asgari ücretin 12 bin R (yaklaşık 972 dolar) olması gerektiğini savunan ve “Bundan asla geri adım atmayacağız” diyen sendikalar “Düşük ücretlerin ırkçı ayrımcı uygulamalardan bağımsız olmadığını” belirtiyorlar.http://bit.ly/SG19-89

29.4.2018 - Belçika’da grev:Ülkedeki 302 Lidl mağazanın 147’si dün grev nedeniyle kapalıydı Alman perakende tekeli Lidl’in “Mağazalarda yenilenme” adı altında işçileri yoğun çalışmaya koşması ve iş günlerini uzatmaya çalışması karşısında işçiler greve gitti.İşçilerin yoğun tepkisi üzerine harekete geçen sendikaların 24 Nisan  günü 87 mağazada başlattığı gev yayılarak devam ediyor. Grev nedeniyle kapalı kalan mağaza sayısı 147’ye çıktı. Patronlar, haftalık 40 saatlik çalışma süresini uzatmaya ve yeni işçi alımına gitmeden iş yükünü çoğaltma yoluna gitmek istiyor. Grev nedeniyle patronlar her ne kadar “Her mağazaya 6 ayda bir 1 işçi alacaklarını” bildirdiyse de bu sorunu çözmüyor. Brusselstimes.com’un aktardığına göre, işçilerin örgütlü olduğu 3 sendikadan 2’si grevi sonlandırma eğiliminde olsa da işçiler ve sol tandanslı diğer sendika greve devam diyor. Grevin bitirilmesini sağlamak için görüşmeler sürüyor.http://bit.ly/SG19-90yasanacakdunya

Emperyalizm ve Halklar

2.4.2018 - Çin'den ABD'ye misilleme: 128 ürüne yüzde 25'e varan ek gümrük vergisi getirildi ABD’nin ithal çelik ve alüminyuma getirdiği gümrük vergisinin ardından Çin’den de karşı hamle geldi. Çin Maliye Bakanlığı, ABD’den ithal edilen 128 ürüne yüzde 15 ve yüzde 25 arasında vergi getirilmesini öngören düzenlemenin yürürlüğe gireceğini açıkladı.http://bit.ly/SG19-91

2.4.2018 - ABD’de polisin bir siyahı vurmasından sonra gösteriler yapıldı Washington Post gazetesi, California eyaletinin başkenti Sacramento’da polisin silahsız bir siyahı vurarak öldürmesinin ardından yayılan protesto eylemlerine ana sayfadan yer vermiş. Haberde polisin geçen ay iki çocuk babası Stephon Clark’ı 20 kez ateş ederek öldürmesinin ardından protesto gösterilerinde gerginliğin hüküm sürdüğü, otoyolların kapatıldığı, NBA maçlarına girişin engellendiği belirtiliyor. Habere göre gösterilerdeki gerilim Cumartesi günü şerifin aracının bir protestocuya çarpmasının ardından tavan yaptı. Ancak haberde gerilime rağmen ilerleme de kaydedildiği belirtiliyor. Clark’ın öldüğü günden bu yana kentte protesto gösterileri düzenlenirken şu ana dek yalnızca iki kişi gözaltına alındı. Sacramento Kings basketbol takımı oyuncuları Clark’ın çocukları için eğitim fonu başlattı ve Belediye Başkanı Darrell Steinberg geçen hafta yapılan cenaze töreninin ardından Clark’ın ailesiyle birlikte yürüdü.

13.4.2018 - UNICEF: Boko Haram binden fazla çocuk kaçırdı Nijerya'da Boko Haram örgütünün Chibok kasabasından 276 kız çocuğunun kaçırılması olayının üzerinden dört yıl geçti. Ancak örgütün kaçırdığı çocukların sayısı bununla sınırlı değil. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) verilerine göre Boko Haram 2013 yılından bu yana Nijerya'da binin üzerinde çocuk kaçırdı.Boko Haram, UNICEF verilerine göre çocuk kaçırmanın yanı sıra 2009 yılından bu yana 2 bin 295 öğretmeni öldürdü ve bin 400'ün üzerinde okulu yıktı.http://bit.ly/SG19-92

18.4.2018 - Küba’da Raul Castro dönemi sona ererken ABD’de Küba’nın kapitalizme geçiş hızı tartışılıyor  Washington Post gazetesi, 86 yaşındaki Raul Castro'nun bu hafta devlet başkanlığı görevinden ayrılmasıyla birlikte 20'inci yüzyıl siyasetinde zaman zaman şok dalgaları yaratan Fidel ve Raul Castro kardeşlerin Küba'daki iktidarının sona ereceğini yazıyor. Habere göre Raul Castro'nun devlet başkanlığını bırakmasıyla birlikte şimdi kafaları en çok ”Küba bundan sonra ne kadar hızlı değişecek, ya da hiç değişecek mi?” sorusu kurcalıyor. Küba Ulusal Meclisi'nin iktidara 57 yaşındaki Miguel Diaz-Canel'i getirmesi bekleniyor. Siyasi çevrelerde uzlaşma yanlısı olarak bilinen Diaz-Canel'in Küba'yı hızlı ve radikal bir değişim içine sokmasıysa beklenmiyor. Komünist Parti yönetim kadroları içinde uzun süredir görev yapan elektronik mühendisi Miguel Diaz-Canel, uzmanlara göre Castro adını taşımasa da Raul Castro'ndan devlet başkanlığı için en büyük destek ve onayı alan siyasetçi. Bazı Kübalılar, iktidarı nispeten genç yaşta devralacak olan Diaz-Canel'i Castroların hiçbir zaman gerçekleştirmediği ekonomik değişime yeşil ışık yakmasını umuyor. Ancak Diaz-Canel, ifade özgürlüğüyle ilgili görüşleri son yıllarda değişen, eski Başkan Obama döneminde yumuşamaya başlayan Amerika-Küba ilişkilerine şüpheyle bakan, parti ideolojisine bağlı bir siyasetçi olarak da tanınıyor.

21.4.2018 - İsrail’in katlettiği Filistinlilerin sayısı 39’a çıktı Filistin’de on binler dün de sokaklara çıkarken, siyonist İsrail rejiminin saldırılarında 4 kişi katledildi, 645 kişi yaralandı.“Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü” eylemleri boyunca katledilen Filistinlilerin sayısı 39 çıkmış oldu.http://bit.ly/SG19-93

23,4,2018 - Akdeniz’de 11 göçmen daha yasamını yitirdi Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, sahil güvenliğe bağlı devriye birimleri, ülkenin kuzeybatısındaki Sabrata ilinin 5 mil açıklarında dün sabah saatlerinde 11 göçmenin cenazesine ulaştı.http://bit.ly/SG19-94

24.4.2018 - Filistin’deki ekonomik durum kötüleştikçe protestolar artıyor Washington Post Gazze'de yükselen şiddet dalgasının ekonomik nedenlerine dikkat çekiyor. Gazzelilerin geçim sıkıntısı çektiğini ve gündelik masrafları karşılamakta zorlandığını yazan gazete, bölgedeki intihar oranınınsa giderek yükseldiğini bildiriyor. Ekonomik darboğazın bir başka etkisiyse eğitimde görülüyor. Habere göre Gazze İslam Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerin üçte biri, eğitim harcını ödeyemedikleri için son dönem okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Bölgedeki işsizlik oranıysa son derece yüksek. Filistin Ticaret Merkezi, Gazze'deki işsizlik oranının yüzde 50 olduğunu, 20-24 yaş arası gençlerin yüzde 68'ininse iş bulamadığını bildiriyor. Habere göre tüm bu olumsuzlukların başlıca nedeni, İsrail ablukası. İsrail, güvenlik gerekçesiyle bölgedeki giriş ve çıkışları ve ticareti sıkı denetim altında tutuyor. Ancak Gazzeliler, yaşadıkları geçim sıkıntısından sadece İsrail'i değil, temel kamu hizmetlerini sunmayı başaramayan Hamas'ı ve Gazze'de çalışanların maaşlarını kestiği için Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'ni da sorumlu tutuyor. Gazete, Birleşmiş Milletler'in ve hatta İsrailli güvenlik yetkililerinin son aylarda uyarılarda bulunmaya başladığını, ekonomik çöküşün eşiğinde olan Gazze'de her an patlak verebilecek bir insani krizin şiddet eylemlerini körükleyeceğini bildiriyor.

 

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

6.4.2018 - TSK Hama'nın kuzeyine gözlem noktası kuruyor TSK , 12 araçtan oluşan bir konvoyla Türkiye-Suriye sınırında bulunan Kefr Lusin köyünden Suriye'ye girerek keşif görevine başladı. Heyetin Astana anlaşması uyarınca yeni gözlem noktaları kurmak için Hama'ya bağlı Han Şeyhun, Murak, Lahaya, Kefr Zita, es-Sayyat bölgelerine gideceği bildirildi.Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılan görüşmelerde Rusya, Türkiye ve İran; Suriye’de “gerginliği azaltma bölgeleri” oluşturulması konusunda anlaşmıştı. Anlaşma kapsamında Türkiye’nin İdlib’te ateşkes gözlem noktaları kurmasına karar verilmişti.Türkiye, İdlib'te yeni gözlem noktası kurdu. İdlib'te gözlem noktalarının sayısı 8'e ulaşmıştı.http://bit.ly/SG19-95


11.4.2018 - Topbaş ve TUSAŞ uzayda ortak oldu Türk havacılık ve savunma sanayisinde önemli bir işbirliği kararı alındı. Sektörün iki önemli oyuncusu Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) ve MMT Holding AŞ (MMT), C Tech çatısı altında ortak girişim şirketi kurdu. Ocak ayında resmi kurumlara başvuran ortaklığa dün Rekabet Kurumu vize verdi, karar metni açıklandı. Yeni ortaklık TUSAŞ'ın, ulusal ve uluslararası pazarlara sunmak üzere havacılık, uzay sanayisi, savunma ve telekomünikasyon alanlarında müşterek çözümler geliştirmek, üretim, modernizasyon, sistem entegrasyonu ve benzeri alanlarda faaliyet göstermek için MMT'ye ait bir kısım C Tech Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret AŞ hisselerini satın almasıyla C Tech çatısı altında ortak girişim şirketi oluşturacak. Türksat 6A Projesi’nde de yer alan C Tech’in sahibi MMT Holding, Türk ekonomisinin önemli ailelerinden Topbaş’a ait. http://bit.ly/SG19-96


14.4.2018 - Türkiye Suriye'ye yönelik saldırıyı memnuniyetle karşıladı fakat yetersiz buldu Suriye’ye sabaha karşı düzenlenen operasyonla ilgili Türkiye’nin ilk açıklaması’ operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz’ şeklinde olurken ,Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Suriye’ye yönelik füze saldırısıyla ilgili yaptığı açıklamada , “Yalnızca kimyasal silahların imhasına yönelik çabaların, bölgedeki istikrarsızlığı sonlandırmakta yetersiz kalacağını ve , Batılı emperyalistlerin “kapsamlı bir strateji” hayata geçirmesini istedi.http://bit.ly/SG19-97


17.4.2018 - Sanayi Destekleme Fonu  3 kat arttı Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı Mart ayı verilerine göre devletin Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na yaptığı aktarımlar da geçtiğimiz yıla göre üçe katlandı. Geçtiğimiz yıl ilk üç ayda 1 milyar 322 milyon lira ödenek ayrılan fona bu yıl 3 milyar 606 milyon lira aktarıldı. Öte yandan, emekçilerden alınanlarla oluşturulan “vergi gelirleri” de artış kaydetti. Mart ayında yüzde 23,4 oranında artarak 48,2 milyar TL olan bütçe gelirlerinde, vergi gelirleri esas payı oluşturdu. 41,2 milyar TL olan vergi gelirleri geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 24,2 artış gösterdi.http://bit.ly/SG19-98


18.4.2018 - "İki Türk savaş uçağı Başbakan Çipras'ı taşıyan helikopteri taciz etti" iddiası Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın 17Nisan’daki Meis adası ziyaretinden sonra Kara Ada'ya uğradı. Yunan basını Çipras'ın konferans için geçeceği Rodos adasına doğru götüren helikopteri iki Türk savaş uçağının taciz ettiğini yazdı.Atina merkezli haber sitelerinde aktarılan bilgilere göre, Başbakan Aleksis Çipras’ı taşıyan helikopter Kara Ada'dan Rodos'a uçuşu sırasında, 10.000 metrede uçan iki Türk savaş uçağı, o sırada 1500 metrede bulunan Yunan helikopterinden telsizle uçuş bilgisi talep etti. Azınlıkça'dan Evren Dede'nin aktardığına göre, olay karşısında helikopter pilotunun derhal Başbakan Çipras ve Genel Kurmay Başkanlığını haberdar ettiği ve derhal Yunan savaş uçaklarının olay mahalline hareket ettikleri aktarıldı. Türk savaş uçaklarının ise doğu istikametinde uzaklaştıkları belirtildi.


24.4.2018 - ASELSAN ile SSM arasında sözleşme imzalandı ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasında, ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) arasında ATAK Programı Altyüklenicilik Sözleşmesi Sözleşme Değişikliği-11 ile ilgili olarak, toplam bedeli 132 milyon 815 bin 349 TL ve 35 milyon 784 bin 770 dolar tutarında, ilave helikopter aviyonik ekipman kitleri tedariki için sözleşme değişikliği imzalandığı belirtildi. Açıklamada, söz konusu sözleşme kapsamında teslimatların 2020-2021 yıllarında gerçekleştirileceği bildirildi. http://bit.ly/SG19-99


25.4.2018 - Türk sermayesinin Pakistan’daki yatırımları artıyor Dünya gazetesinden Kerim Ülker’in Türkiye’nin Pakistan Büyükelçisi Mustafa Yurdakul’la yaptığı söyleşide son 5 yılda yatırım konusunda Anadolu Holding dışında Zorlu, Hayat Kimya, Albayrak Grubu, Koç Holding önemli adımlar attığı belirtiliyor. Yurdakul’un konuya ilişkin diğer ifadeleri şöyle: “Pakistan’da hızlı tüketim ve dayanıklı tüketim ürünlerinin yanı sıra enerji ve sağlık sektörleri de ön plana çıkıyor. Çaykur, bugün Pakistan’da yeni bir tesis açtı.”


Kapitalizm ve Kadın


1.4.2018 - Polisin cinsel saldırısı, istismar ve kaçırılan kadınlar: Mardin’de ne oluyor? Mardin’de yasak, operasyon ve yıkımın ardından kentin birçok ilçesinde kadına yönelik şiddet, taciz ve istismar vakaları artmış durumda. Son olarak Derik’te Berfin G., gündüz saatlerinde mahalle bekçisi olduğu belirtilen bir erkek tarafından kaçırıldı. Mardin’deki Şahmeran Kadın Platformu yaşananların sadece birer vakadan ibaret olmadığını, politik saldırılar olduğunu belirtiyor. Platform üyesi kadınlara göre “Berfin’in devletin verdiği silahlar ile kaçırılması AKP iktidarının bu olaydaki suç payını gösteriyor.”


1.4.2018 - Hollanda: Mülteci kadın işçilere yönelik cinsel taciz ciddi boyutta Hollanda’da Polonyalı mülteci kadın işçilerin endişe verici boyutlarda cinsel tacize maruz kaldıkları açıklandı.Mülteci işçilerin haklarını savunan FairWork adlı örgütün araştırmasına göre, kadınların çoğu korktukları ve haklarını bilmedikleri için tacize sessiz kalıyor.FairWork sözcüsü Francien Winsemius kadınların susmasındaki bir etkenin de işlerini kaybetme korkuları olduğunu söylüyor.Bu dönem gıda endüstrisindeki cinsel taciz şikayetleri üzerine çalıştıklarını belirten Winsemius, bunun buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu ifade ediyor.FairWork’in araştırmalarına göre mülteci işçiler genellikle kendilerini Hollanda’ya getiren kurum veya kuruluşa tamamen bağımlı.Konaklama ve ulaşımları iş bulma büroları tarafından sağlanan işçiler, Hollandaca bilmiyor ve pansiyon benzeri evlerde toplu halde kalıyorlar. http://bit.ly/SG19-100


4.4.2018 - Mart'ta 25 kadın öldürüldü 2018 yılının mart ayında 25 kadın öldürüldü, çocuk istismarı ve cinsel şiddet devam etti.Geçtiğimiz aylara göre mart ayında kadın cinayeti sayısında düşüş yaşanırken şüpheli ölümler ve faili meçhul cinayetler arttı.Ocak ayında 28 kadın cinayeti işlenirken bu rakam şubat ayında 47'ye ulaşmıştı.Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2018 verilerine göre, mart ayında öldürülen kadınların %92’sinin koruma kararının olup olmadığı tespit edilemezken; %4’ünün uzaklaştırma kararı var, %4’ünün boşandığı biliniyor. Bu ay kadınların %40’ı erkekler tarafından ateşli silah kullanılarak öldürüldü. http://bit.ly/SG19-101


14.4.2018 - İstismara karşı çıkmak genel güvenliği bozuyormuş Eskişehir Kadınları Platformu ve ÖVDER Eskişehir Şubesi, mecliste tartışılan çocuk istismarı yasa tasarısı ile ilgili 13- 14 Nisan’da Hamamyolu Caddesi’nde stant açarak imza kampanyası başlatmak istedi.http://bit.ly/SG19-102


17.4.2018 - İsveç’te her 10 kadın işçiden 1’i cinsel tacize uğruyor İsveç İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (LO) bir seminer düzenleyerek kamuoyuna açıkladığı rapor, her on kadın işçiden birinin işyerinde cinsel tacize uğradığını gösterdi.Değişik işkollarında çalışan binlerce kadının  tacizin sosyal medyadan teşhir edildiği “#MeToo/Ben de” kampanyası kapsamında farklı etiketlerle cinsel tacize karşı yaptıkları çağrılardan sonra LO yönetimi, iş yaşamındaki cinsel tacizin boyutlarını belirlemek için kapsamlı bir araştırma yapmayı kararlaştırdı.LO,  İş Çevresi Kurumunun her iki yılda bir yayımladığı istatistikleri inceledi. Bu yılın Ocak ve Şubat aylarında Novus adlı kamuoyu araştırma şirketine tüm işkollarındanda çalışan bin 200 işçiyi kapsayan bir araştırma yaptırdı.LO’nun hazırladığı 31 sayfalık raporda kadın işçilerin yüzde 13’ünün cinsel tacize uğradığı belirtiliyor. Tacizi gerçekleşen çoğunlukla işyerinde çalışmayan müşteri, hasta veya hasta yakınları. http://bit.ly/SG19-103


19.4.2018 - ILO : Kadın işçilerin yüzde 13’ü cinsel tacize uğruyor ILO İş Çevresi Kurumunun her iki yılda bir yayımladığı istatistikleri inceledi. Bu yılın Ocak ve Şubat aylarında Novus adlı kamuoyu araştırma şirketine tüm işkollarında çalışan bin 200 işçiyi kapsayan bir araştırma yaptırdı. Evrensel’in haberine göre araştırma sonucu hazırladığı raporu açıklayan ILO, kadın işçilerin yüzde 13’ünün cinsel tacize uğradığını belirtti.Kadınların çoğu bu tacizlerin birden fazla kez tekrarlandığını ifade etti.http://bit.ly/SG19-104

 


Kapitalizm ve Eğitim


10.4.2018 - Türkiye’de tam 70 bin öğrenci cezaevlerinde Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü 70 bin öğrenci var. Bu rakama, tutuksuz yargılanan ya da uzun tutukluluktan serbest bırakılan ve yargılaması devam eden yani birkaç ay içinde içeri alınacak yüzlerce öğrenci de eklenince sayı 100 binin üstüne çıkıyor.http://bit.ly/SG19-105


15.4.2018 - MEB açıkladı; kaynakların çoğu imam hatip ve meslek liselerine gitmiş Birgün'den Mustafa Mert Bildricin'in haberinde, rapora göre, 2017 yılında fen liseleri için 68 milyon 828 bin lira harcayan Bakanlık, imam hatip liseleri için ise 536 milyon 117 bin lira harcadı. İmam hatip inşaatlarına 2018 yılı bütçesinden 550 milyon lira ayıran MEB, 2019 ödeneğinin 1 milyar 441 milyon 425 bin lira olacağını duyurdu. Yatırım programında, 10 fen lisesine karşılık 182 imam hatip, 284 meslek lisesi inşa edileceği belirtildi. Böylelikle, öğrencilerin yüzde 90’ının yerleşeceği sınavsız öğrenci alacak okullara yapılan yatırım diğer okullara yapılan yatırımın çok üzerine çıktı.Öğrencilerin tercihlerinin yoğunlaştığı Anadolu liseleri için 2018 yılı için öngörülen ödenek sadece 380 milyon lira oldu.Yapımına devam edilen imam hatip lisesi sayısı 182, meslek lisesi sayısı 284 olurken, 140 Anadolu lisesi, 18 spor lisesi 9 güzel sanatlar lisesi ve 8 sosyal bilimler lisesinin inşa edildiği ifade edildi.http://bit.ly/SG19-106

 

Kapitalizm ve Çocuk


3.4.2018 - Birleşik Krallık’ta çocukların yoksulluğu artış gösteriyor BBC’nin İngiltere ve Galler’deki okul öğretmenleriyle yaptığı görüşmeler üzerinden hazırladığı haberde ,Ulusal Eğitim Sendikası’nın (NEU) Çocuk Yoksulluğu Eylem Grubu ile birlikte yaptığı araştırma sonuçlarına yer verildi.Buna göre araştırmaya katılan 900 kişiden neredeyse yarısı okullarında yoksullukla mücadele kapsamında yiyecek, giyecek ve hatta aileler için borç verildiğini söyledi. Beşte dördü ise öğrencilerin aç ve sağlıksız durumlarına tanık olduklarını ifade etti. Çocuk Yoksulluğu Eylem Grubu sözcüsü de ortalama olarak sınıftaki 30 çocuktan 9’unun resmi yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürdüğüne ve bazı çocukların ailelerinin 2 veya 3 işte çalıştığına dikkat çekti.Portsmouth’ta öğretmen olan Howard Payne de yardım alan çocuk sayısında 4 kat artış olduğunu ifade etti. Kar yağışı nedeniyle okulların tatil edildiği bir dönemde okullarını kapatmadıklarını belirten Payne, bunun nedeninin öğrencilerinin sıcak yemek yemelerini sağlamak istemeleri olduğunu söyledi. Bu dönemde öğrencilerin yaklaşık yüzde 45’inin yemek yiyebilmek için okula geldiğini aktardı.Öte yandan bir başka araştırmaya göre , hanelerin yüzde 33'ü ortalama yaşam standartlarının altına katlanmak zorunda kalıyor. Yani üç temel gereksinimde yetersizlik yaşıyor. Yeterince beslenemiyor, kendine ve çocuklarına yeterince kıyafet alamıyor, evini sigortalayamıyor ya da ısıtamıyor. 1980'lerin başında bu oran yüzde 14 civarındaydı.http://bit.ly/SG19-107


5.4.2018 - '1 milyon çocuk tarikatların elinde eğitim görüyor' Cumhuriyet’ten Yusuf Özkan’ın haberine göre hazine kaynaklarından milyarlarca liranın dernek, vakıf ve sivil toplum örgütü şemsiyesi altında çalışan tarikatlara aktarıldığı belirtilen raporda şu saptamalara yer verildi: ♦ 1 milyon çocuk tarikatların elinde eğitim görüyor. ♦ 2.6 milyon vatandaşın bir tarikatla organik bağı bulunuyor. Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine sürekli katılan kişi sayısı ise 1.1 milyon. Sempatizan/destekçi/üye olmasa da toplantılarına en az bir kez katılmış ve yeniden katılabileceğini ifade eden kişi sayısı 1.5 milyon. Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu var. Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor. Türkiye genelinde 800’ün üzerinde faal medrese bulunuyor. MEB verilerine göre, Türkiye’deki özel öğretim kurumu sayısı 10 bin 53’tür. Bu kurumların 3’te 1’i mutlaka bir tarikata bağlı. Tarikat üyesi olduğunu ifade edenlerin yüzde 9’u "Ilımlı İslam" tabirini reddediyor. Bunlar, İslam’ın özünün cihat olduğuna inanıyor. 234 bin tarikat üyesi potansiyel şiddet eğilimli ve teröre yatkın kişiler.http://bit.ly/SG19-108


20.4.2018 - Türkiye, 'Avrupa’da çocuk yoksunluğunun en yoğun olduğu ülke Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin (Betam)'dan Doç. Dr. Gökçe Uysal ve Araştırma Görevlisi Yazgı Genç tarafından hazırlanan, “Şiddetli maddi yoksunluk içinde yaşayan çocukların oranı artıyor” başlıklı araştırma notunda, “Avrupa Birliği’nin yoksunluk tanımına göre 2016 yılında Türkiye’de yaklaşık her üç çocuktan biri, başka bir deyişle 7 milyon 510 bin çocuk şiddetli maddi yoksunluk çeken hanelerde yaşıyor” denildi.Çocukların yüzde 40.8’inin iki günde bir et, tavuk, balık gibi protein içeren gıdalarla beslenemediği kaydedilmiştir.Bunun yanı sıra, çocukların yüzde 43.4’ü son 12 ay içerisinde ev kirasını, elektrik, su, gaz ve kredi kartı faturalarını planladığı gibi ödeyemeyen hanelerde yaşamaktadır. 2015 yılından 2016 yılına Batı Anadolu, İstanbul, Orta Anadolu, Doğu Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki çocukların yoksunluk oranlarında büyük artışlar göze çarpıyor. Bu artışların büyük oranda ısınamama, kısmen de beslenme ihtiyaçlarını giderememe ve beklenmeyen harcamaları karşılayamamaktan kaynaklandığı anlaşılıyor. Güneydoğu Anadolu’da çocukların yüzde 47’si, Ortadoğu Anadolu’da yüzde 37.3’ü, Akdeniz’de ise yüzde 36’sının yaşadıkları haneler yeterince ısınmamaktadır.http://bit.ly/SG19-109


21.4.2018 - 10 yaşında günde 13 saat çalıştırılıyorlar Çocuk işçiliğinin yüksek olduğu kentlerin başında gelen İzmir’de, sadece ayakkabı sektöründe binlerce çocuk işçi mevcut. Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde bir grup işçinin 2017 yılında yapmış olduğu araştırma, burada 5 bin çocuk işçinin çalıştırıldığı gerçeğini ortaya koymuştu. Yine saya işlerinin yapıldığı İki Çeşmelik ile Karabağlar’da bulunan atölyelerde de 2 bin çocuk işçinin çalıştırıldığı tahmin edilirken, bunların büyük bir kısmını ise Suriyeli mülteci çocuklar oluşturuyor.Bir saya atölyesinde kimyasal maddeler arasında çıplak elle çalışan çocuklardan biri olan 10 yaşındaki Ali A., 5 yıl önce Suriye’nin Halep kentinden ailesi ile birlikte Türkiye’ye gelmek zorunda kalmış. Bir yılı aşkın bir süredir burada çalıştığını söyleyen Ali, babası ve dedesinin Suriye’de yaşamını yitirdiğini, annesi ve 13 yaşındaki kız kardeşinin ise yakınlarının yanında kaldığını belirtti. Sabah 08.00’dan akşam saat 21.00’a kadar çalıp, haftalık 100 lira kazandığını belirten Ali, bu para ile ailesinin geçimine destek olduğunu ifade etti.Dünyada “çocuk bayramına sahip olan ilk ve tek ülke” olmakla övünen Türkiye’de, DİSK-AR 2017 yılında yayınladığı "Türkiye’de Çocuk İşçi Olmak" adlı rapora göre, 2 milyon çocuk işçi var. Çocukların yüzde 78’inin kayıt dışı çalıştırıldığı kaydedilen raporuna göre, 2016 yılında 56 çocuk iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdi.Yine DİSK-AR raporuna göre, başta tarım, sanayi, ticaret ve hizmet sektöründe çalıştırılan 15-17 yaş arasındaki çocukların sayısı 2012 yılında 601 bin iken, bu rakam 2016 yılında 709 bine yükseldi. Bununla beraber Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinde Türkiye’de “çırak işçi” statüsünde gösterilen 17 yaş altı 1 milyon 170 bin çocuk işçi bulunuyor.http://bit.ly/SG19-110


21.4.2018 - Sevgi Evleri’nde, 28 çocuğa cinsel istismar ve işkence BirGün’den Salih Kılınç’ın haberine göre; Uşak Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdu’nda 2014 yılı ve öncesinde yurt görevlileri tarafından çocuklara yönelik olarak sistematik taciz, istismar ve eziyet iddialarına ilişkin 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması 10 Nisan’da görüldü. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, 28 çocuğun maruz kaldığı demir askılarla dayak ve işkence, hakaret ile cinsel taciz Bakanlık müfettişlerinin raporları kaynak gösterilerek yer alıyor.Öte yandan, Uşak Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu davaya çocuklar yönünden müdahillik talebinde bulundu. Komisyon adına söz alan avukatlar, “olayda işkence ve nitelikli cinsel istismar suçunun oluştuğunu, bu sebeple görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu ve sanıkların bir kısmının halen kamu görevlisi olması sebebiyle mağdurlara, tanıklara ve toplanacak delillere etki edebilme ihtimali olması sebebiyle tutuklanmaları” yönünde talepte bulundu. Çocukların temsilcisi olan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ise duruşmaya katılmadı. Uşak Barosu’nun tutuklama talebi reddedilirken, görevsizlik itirazının da bir sonraki celsede değerlendirileceği belirtildi. Duruşma 26 Eylül’e ertelendi. Hukukçular ise, “Uşak Sevgi Evleri Davası’nı Türkiye’de bugüne kadar yaşanan en kapsamlı ve sistematik taciz, istismar ve şiddet eylemlerini içeren bir dava” olarak tanımladı.http://bit.ly/SG19-111

 

22.4.2018 - Üç çocuktan biri şiddetli maddi yoksunluk içinde Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından yapılan araştırmaya göre ,Türkiye Avrupa'da çocuk yoksunluğunun en fazla olduğu ülke oldu.Rapora göre yoksunluk oranlarında artış "büyük oranda ısınamama, kısmen de beslenme ihtiyaçlarını giderememe ve beklenmeyen harcamaları karşılayamamaktan" kaynaklanıyor. Bölgelere göre de inceleme yapılan rapora göre "Güneydoğu Anadolu’da çocukların yüzde 47’si, Ortadoğu Anadolu’da yüzde 37,3’ü, Akdeniz’de ise yüzde 36’sının yaşadıkları haneler yeterince ısınmıyor".DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'nın geçtiğimiz yıl yayımladığı raporda da çocuk işçi sayısının 2 milyona yaklaştığı söyleniyordu.http://bit.ly/SG19-112


23.4.2018 - 2 milyon çocuk ücretli köle olarak çalışıyor  Eğitim Sen "23 Nisan 2018’de Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Çocuklarımız ve Gerçekler" isimli bir rapor yayınladı.TÜİK, Adalet ve Milli Eğitim Bakanlık verilerine de dayandırılan rapordan öne çıkanlar şöyle: #Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre çocuk yaşta evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97,4’ü kız öğrenciler. #Türkiye’de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı, son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttı. #Son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikâh ile evlendirildi. #Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3’üncü sırada. Her 6 erkek çocuktan 1’i cinsel istismara uğruyor. Bu çocukların yüzde 70’i 18 yaş altı. 11 yaşından küçüklerin oranı, yüzde 70. #2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti. #Tarikat okul ve yurtlarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayında.(üniversiteler hariç). 4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesi 380 bin. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 224 bini buluyor. #Çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı olarak çalışıyor. http://bit.ly/SG19-113


23.4.2018 - Yedi yılda 3936 çocuğun yaşam hakkı ihlal edildi Sezgin Tanrıkulu, 2011-17 arasında meydana gelen çocuk yaşam hakkı ihlallerini raporlaştırdı. Bianet’in haberine göre, raporda, yedi yılda en az 3936 çocuğun yaşam hakkının ihlal edildiği belirtiliyor.Rapora göre 2012-17 yılları arasında iş cinayetleri sonucu 369 çocuk yaşamını yitirdi.Başta Diyarbakır, Hakkari, Mardin ve Şırnak olmak üzere birçok ilde aylarca sokağa çıkma yasağının uygulandığı ve abluka altına alınan şehirlerde çatışmaların yaşandığı 2015-16 yıllarında yargısız infaz sonucu yaşamını yitiren çocukların sayısı 106. Rapora göre yedi yılda genel olarak şiddet sonucu 351 çocuk yaşamını yitirdi. Bu nedenden kaynaklanan ölümlerin sayısı bakımından en karanlık tablonun 68 ölüm ile 2017 yılında oluştuğu görülüyor.http://bit.ly/SG19-115


23.4.2018 - 23 Nisan’da iş cinayeti: Çocuk işçi hayatını kaybetti Van'da inşaatı devam eden bir binanın üçüncü katında çalışırken elektrik akımına kapılan 15 yaşındaki Kadir Kara ile onu kurtarmaya çalışan babası Hasan Kara yaşamını yitirdi, bir işçi yaralandı.http://bit.ly/SG19-114


24.4.2018 - 4+4+4 eğitimi 870 bin çocuk işçi yarattı Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Vakfı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Türkiye'de çocuk işçiliği sorunu ele aldı.Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Taner Akpınar, Türkiye'deki bugünkü çıraklık sisteminin tarihsel köklerinin 1971 yılında yürürlüğe giren iş yasası kanununa dayandığını söyleyerek, “77'de yürürlüğe giren yasanın adı 'Çıraklık Eğitimi' yasasıdır ama içeriğine bakarsan eğitim adı altında bir iş yasasıdır”dedi.8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesiyle beraber 14 yaşını dolduranların çırak olduğunu belirten Akpınar, Türkiye'nin bütün sanayi bölgelerindeki çocuk işçilerde ciddi bir azalmanın yaşandığını aktardı. Akpınar 2014'te yaptıkları araştırmayı örnek vererek işverenlerin, çıraklarda azalma olduğunu şikayet ederek “14 yaşından sonra buraya gelen çocuklar, bizim işimize yaramıyor. 14 yaşından sonra gelen çocuğu biz burada ezemiyoruz” dediklerini bildirdi.2016 yılına kadar Türkiye genelindeki toplam çıraklık sayısının 300 bin küsür olduğunu ancak 2016 ile beraber 1 milyon 170 kişinin çırak olduğunu söyleyen Akpınar, “2016 yılı, 4+4+4 eğitim sisteminin sonuçlarının ilk defa görüldüğü yıldır”dedi.


Kapitalizm ve Doğa


1.4.2018 - Hileli ürün satan firmalar: Cezayı ödeyip devam eden de var, isim değiştirip yoluna bakan da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ürünlerinde ‘sahtecilik’ yaptığı açıklanan yüzlerce gıda firması ve restoranın büyük bir bölümünün yasal boşluklardan yararlanarak faaliyetlerine devam ettiği ortaya çıktı. Bakanlığın internet sitesinde açıklanan belgede 173 firmaya ait 282 ürün yer alıyor. Ancak ceza da kesilmesine rağmen bu firmaların büyük bir bölümü yasal boşluklardan yararlanarak faaliyetlerine devam ediyor.http://bit.ly/SG19-116


13.4.2018 - Meclis’te kabul edildi: Ormanlar beş yıllığına satışa çıkarılıyor Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, TBMM Genel Kurulu’nda oylanıp kabul edilen teklifin 13’üncü maddesine göre, Orman Genel Müdürlüğü artık ormanları gençleştirmek ya da seyreltmek amacıyla orman ağaçlarını kendisi kesip, işleyip satmayacak. Bunun yerine, seyreltme veya gençleştirme yapmak istediği ormanları ihaleyle en çok parayı veren şirket ve holdinglere 5 yıllığına tahsis edecek. Yeni düzenlemeye göre, tahsis süresi bittikten sonra ise aynı firma aynı yeri eğer isterse tekrar alabileceği gibi, daha verimli gördüğü başka bir ormanlık alanı da yine ihaleyle 5 yıllığına alabilecek. Alan ya da bölge sınırlamasının olmadığı düzenlemeye göre, ormanı ihale yöntemi ile alan şirketler, önceden işaretlenmiş canlı ağaçları diledikleri zaman kesip diledikleri gibi işleyecek ya da satabilecek. Ayrıca, tahsisi bir holdinge verilmiş ormana başka hiç kimse giremeyecek.


16.4.2018 - Türkiye’de kansere yol açan ürünleri devlet gizledi: İşte kanserojen listesi Sağlık Bakanlığı, 2011-2016 yılları arasında kanserden ölümlerin dünya ortalamasının üstünde olduğu Antalya, Ergene ve Dilovası’nda geniş çaplı bir araştırma yaptı. Kanser vakalarında çevre kirliliğinin rolüne ışık tutan çalışmanın sonuçları kamuoyuna açıklanmış değil. Bakanlığın halktan gizlediği çalışmada insan sağlığını tehdit eden pestisitin taze fasulye, biber, hıyar, marul, maydanoz, çilek, erik ve elmada maksimum kalıntı limitlerini çok aştığı ortaya çıktı. Sularda ise yine kanserojen etkisi bilinen hidrokarbon kalıntıları tespit edildi.Araştırmada 1380 gıda ve 1440 su örneği çalışıldı. Gıdalarda 332 farklı pestisitin kalıntısı araştırıldı. Hormonal sistem bozucu olarak nitelenen 106 pestisitin tamamı analiz kapsamındaydı. Kocaeli’nden alınan toplam 283 örneğin yüzde 38’inde, Antalya’dan alınan 572 örneğin yüzde 60’ında ve Ergene bölgesinden alınan 463 örneğin yüzde 14’ünde pestisit kalıntısı tespit edildi. Gıdalarda en çok pestisit kalıntısı çıkan il Antalya oldu. Pestisit kalıntı analizi yapılan 1318 gıda örneğinin yaklaşık yüzde 60’ında pestisit kalıntısı çıkmadı; yüzde 40’ında ise en az bir pestisit olmak üzere 73 çeşit pestisit kalıntısı tespit edildi.Türkiye’de ise her sekiz ölümden birinin nedeni (yüzde 13) kanser.Sağlık Bakanlığının verilerine göre, Türkiye'de 2008-2014 yılları arasında toplam 1 milyon 166 bin 571 kişiye yeni kanser teşhisi konulduğu ortaya çıktı. Ancak bölgeden bölgeye büyük farklar var. Örneğin Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’de yaklaşık her dört ölümden biri, Kocaeli Dilovası bölgesinde (yüzde 37) her üç ölümden ve Antalya ilinde ise her 10 ölümden birinin nedeni kanser. 2011’de Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu Dilovası’ndaki kimyasal kirliliğin anne ve bebeklerin vücutlarına sağlığa zararlı ağır metallerin geçmesine neden olduğunu açıklamış , bu açıklama nedeniyle yerel idarecilerin suçlamasına maruz kalan ve hakkında dava açılan Hamzaoğlu, 2016’da üniversitedeki görevinden KHK ile çıkarılmıştı.http://bit.ly/SG19-117


16.4.2018 - Hava kirliliği çocuklarda beyin gelişim bozukluğuna yol açıyor Hava kirliliğinin beyin sağlığını olumsuz etkilediğini söyleyen ve her 100 inme vakasından 30'unun hava kirliliğinden kaynaklandığına dikkati çeken Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, şöyle konuştu: "Nörolojik hastalıklar sağlık yükünün yüzde 11'ini oluşturuyor. Beyindeki damar tıkanıklıklarının yüzde 30'una hava kirliliği sebep oluyor. Yani kirli hava faktörünü ortadan kaldırdığımızda 100 kişiden 30'u hastalıktan korunmuş olacak. Çünkü hava kirliliği yalnızca beyin sağlığı değil demans, beyin damar hastalıkları ve Parkinson hastalığına da yol açıyor. Çok düşük hava kirliliğinde bile bunun etkilerini görmek mümkün." Öztürk, hava kirliliğinin temel nedenlerine de değinerek, "Endüstriyel atıkların minimum olacak ve tarım alanlarının hava kirliliğine yol açmayacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.Hava kirliliğinin özellikle çocukları etkilediğini vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti: "Yapılan bilimsel çalışmalara göre, hava kirliliği çocuklarda beyin gelişim bozukluğuna yol açıyor. Havanın içerisinde bulunan gaz ve partiküller beyin dokusuna yerleşerek, beyin gelişimine zarar veriyor. Bu yüzden havayı kirleten faktörlerin azaltılması gerekiyor. Bebek daha doğmadan anne karnında bile gelişim bozukluğuna yol açabiliyor.http://bit.ly/SG19-118


18.4.2018 - Kimyasal araştırması sonuçları ortada yok Milletvekili Behçet Yıldırım, Kocaeli (Dilovası) ile Ergene Nehri Havzasında yer alan illerde çevresel ortamlarda bulunan kanserojen (kanser yapıcı) kimyasalları tespit etmek amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı araştırmanın sonuçlarının neden açıklanmadığını sordu.Yıldırım Sağlık Bakanı Ahmet Demircan tarafından cevaplandırılmasını talep ettiği soru önergesinde kanser vakalarının en fazla görüldüğü bölgeler olan Kocaeli’nin Dilovası ilçesi ile Ergene Nehri Havzasında yer alan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde çevresel ortamlarda bulunan kanserojen (kanser yapıcı) kimyasalları tespit etmek amacıyla Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından 2011-2016 yılları arasında kapsamlı bir araştırma çalışması gerçekleştirildiğini belirtti.Çalışma sonucu Ergene Havzası ve Kocaeli Dilovası bölgesindeki binlerce yerleşim bölgesinden alınan toprak, su, gıda ve hava, akarsu ve deniz suyu gibi örneklerin analizi sonucu ciddi bir kimyasal kirlenme olduğunun tespit edildiğini belirten Yıldırım “Araştırma endüstriyel üretimin yoğun olduğu Ergene havzası ve Kocaeli Dilovası bölgesinde kanser hastalığı görülme sıklığı ile çevresel ortamlardaki kanserojen madde kirliliği arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan proje çalışmasında bu illerde yer alan sanayi tesisleri açığa çıkardıkları atık suları herhangi bir kimyasal arıtma yapmadan nehre boşaltıldığı, nehir aşırı yağışlar sonucu taştığında bütün Ergene Ovası zehirli kimyasal maddelerle kirletildiği belirtilmiştir. Bu zehirli maddelerin yeraltı sularına ve yetiştirilen gıda ürünlerine de bulaştığı da ifade edilmiştir” dedi.http://bit.ly/SG19-119


18.4.2018 - Dünya nüfusunun yüzde 95'i tehlikeli derecede kirli hava soluyor Health Effects Institute tarafından yayımlanan uydu verileri ve hava kirliliğine dair gözlemlerin kullanıldığı rapora göre, dünya nüfusunun yüzde 95'inden fazlası tehlikeli derecede kirli hava soluyor. 2016 yılında hava kirliliği sebebiyle 6.1 milyon ölüm yaşandığı aktarılırken, sorunun kentleşmeyle birlikte daha da büyüdüğü kaydediliyor. Yayımlanan raporda gelişmekte olan ülkelerde hava kirliliğinin daha yüksek olduğu görülürken, 1990'a göre hava kirliliği kaynaklı ölümlerin yüzde 19.5 arttığı söyleniyor. Hava kirliliğinin yüksek tansiyon, beslenme ve sigaranın ardından dördüncü en büyük sağlık tehdidi haline geldiği belirtiliyor.http://bit.ly/SG19-120