Sınıf Gündemi (Sayı 17) - Şubat 2018

Admin
Yayınlanma: 01.02.2018 / 19:13 / Admin
Düzenlenme: 03.07.2018 / 12:54 / Admin

Sermaye Devleti

1.2.2018 - Türkiye “hukukun üstünlüğünde” 113 ülke arasında 101’inci sırada Dünya Adalet Projesi, 113 ülkede hukukun üstünlüğüne ne kadar uyulduğunu ölçen yıllık raporunu açıkladı. Türkiye Ekim 2016 raporuna göre 2 sıra daha gerileyerek, 113 ülke arasında 101’inci sırada yer aldı.


5.2.2018 -  ‘Savaşa hayır’ diyen 573 kişi gözaltına alındı İçişleri Bakanlığı, Efrin saldırısına karşı 20 Ocak’tan bu yana sosyal medyada paylaşımlarda bulunan 449 kişi ile protesto eylemlerine katılan 124 kişinin gözaltına alındığını belirtti


8.2.2018 - Genç kadına tecavüz eden polise beraat Mêrdîn’de (Mardin) M.B.’yi cinsel saldırıya maruz bırakan özel harekat polisi B.K hakkında “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan 12 yıla kadar hapis istemi ile açılan davanın 3’üncü duruşması Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.Savcı sanığın tutuklanması yönünde talepleri kabul edip  sanık hakkında 4.kez tutuklama talebinde bulunurken mahkeme heyeti sanık hakkında beraat kararı verdi.


11.2.2018 - Savcıdan tutsaklara: İşkence normal Manisa Cezaevi’ne sürgun edilen ve işkence görerek hücrelere atılan 5 tutsak maruz bırakıldıkları işkence sonrası darp raporu aldıklarını ve suç duyurusu için  görüştükleri savcıya ve yönetime yaşadıklarını anlattıklarını ve savcının , ‘’Gördüğünüz işkence gayet normal, ne bekliyordunuz?” şeklinde ifadeler kullandığı vurgulandı. http://demokrasi70.com/2018/02/11/savcidan-tutsaklara-iskence-normal/

13.2.2018 - İki haftada 600 gözaltı İsveçli vekili şaşırttı İsveç Sosyal Demokrat Parti Milletvekili Emilia Töyra, katıldığı HDP 3. Büyük Kongresi sonrası izlenimlerini anlattı. Töyra, kongre günü polis yoğunluğuna dikkat çekerek, "Ankara'ya geldiğimizde ilk öğrendiğimiz şeylerin başında, kongreyi izlemek için gelen insanların gözaltı ve GBT'ler ile taciz edildiği oldu. İnsanların kongreye gelmelerinin engellendiğini gördük. İki haftadır Türkiye'de bulunuyorum. Bu süre zarfında yaklaşık olarak 600 insanın gözaltına alındığını, birçoğunun tutuklandığını, parti yetkililerinin, delegelerinin tutuklandığını öğrendim" dedi. Töyra, şunları söyledi: "Kaldığım otelin önünde sürekli olarak polis sirenleri duyuldu. Sabah uyanıp otel yetkililerine sorduğumda bana dediler ki 'HDP kongresi var. Bu yüzden buralar polis dolu.' Bir kongre nedeni ile her şeyin bu kadar yoğun baskı altına alındığına ilk defa şahit oldum. Çok garip bir durum. İkincisi kaldığım otel ile kongrenin yapıldığı alan arası yürüyerek yaklaşık 5 dakika. Ancak biz araçla 40 dakika sonra kongre alanına vardık. Çünkü polis her yeri tutmuştu. O kadar saçma yolları tutmuşlardı ki, sanki amaç güvenlik değil insanları yıldırmak ve kongreye katılımlarını engellemek gibi duruyordu." (Mezopotamya Ajansı)


14.2.2018 - Kaceroğlu’nu linç ederek öldürmekten yargılananların tutuklanması talebi yine reddedildi 2014 yılında İzmir’de 6-8 Ekim Kobanê eylemleri sırasında Bornova ilçesinde bir grup tarafından vurulduktan sonra linç edilen Ekrem Kaceroğlu’nun öldürülmesine ilişkin tutuksuz 4 sanığın yargılandığı davanın 12’nci duruşmasında avukatın sanıklar için istediği tutuklama talebi reddedildi.


14.2.2018 - Grup Yorum üyeleri 'Aranan Teröristler Listesi'ne konuldu İçişleri Bakanlığı'nın "Aranan teröristler" listesine müzik grubu Grup Yorum üyeleri de konuldu. Müzisyenler, "DHKP-C terör örgütü üyesi" oldukları iddiasıyla "gri liste"ye konuldu ve ihbar edenlere 300 bin TL ödül öngörülüyor. Grup Yorum'un üyeleri Selma ve İnan Altun ile Ali Aracı ve İbrahim Gökçek, İçişleri Bakanlığı'nın "Aranan teröristler" listesine konuldu. "Gri liste"ye isimleri yerleştirilen grup üyelerini ihbar edenler için ödül de öngörüldü. "DHKP-C terör örgütü üyeliği" ile suçlanan Grup Yorum üyelirini ihbar edenler için 300 biner TL para ödülü vadediliyor. http://www.hurriyet.com.tr/grup-yorum-uyeleri-aranan-teroristler-listesine-konuldu-40742340

16.2.2018 - Güvenlik harcamalarına 93, örtülüye 163 milyon Maliye Bakanlığı Ocak ayı bütçe gerçekleşme sonuçlarını açıkladı.Bu yılın ilk ayında bütçenin örtülü ödenek kaleminden yapılan harcama 163 milyon 901 bin liraya ulaştı. Afrin'e yapılan operasyonla birlikte bütçeden yapılan savunma ve güvenlik harcamaları Ocak ayında 3 kat artarak 93 milyon 564 bin liraya yükseldi. Böylece Ocak ayında bütçe harcamaları, bir önceki yılın aynı ayı ile kıyaslandığında 47.3 milyar liradan 56.5 milyar liraya çıktı. Ayrıca yılın ilk ayında vergi gelirlerinde yüzde 7.3, vatandaşa kesilen cezalarla toplanan pay ve faiz gelirlerinde yüzde 23'e varan artış yaşandı. Bütçe giderlerindeki 9 milyar 184 milyon liralık dev artışta ise yatırım ödeneklerinin serbest bırakılmasının sebep olduğu belirtildi. Geçen yılın Ocak ayında 361 milyon liralık yatırım ödeneğini serbest bırakan Maliye, bu yıl Ocakta 5 milyar lirayı aşan tutarda harcama yaptı. http://ilerihaber.org/icerik/para-yetismiyor-guvenlik-harcamalarina-93-ortuluye-163-milyon-82042.html

16.2.2018 - Kamu-Sen’e MHP ablukası Türkiye’nin en fazla üyeye sahip ikinci büyük memur konfederasyonu olan Türkiye Kamu-Sen’de nisanda yapılacak genel kurul sürecinde ipler gerildi. Konfederasyona bağlı sendikalarda delegelerin, şube başkanlarının, sendika genel başkanlarının dövüldüğü, adayların tehditle istifaya zorlandıkları iddiaları yargıya taşındı. Türkiye Kamu-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri, Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP genel başkan yardımcıları Mevlüt Karakaya ve Semih Yalçın hakkında “hakaret, tehdit, şantaj” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde, 23 Ocak 2017 tarihinde 80-90 kişilik gençlerden oluşan bir grubun Türkiye Kamu- Sen Genel Merkezi’ne gelerek genel başkan İsmail Koncuk ile görüşme talebinde bulundukları, Koncuk’un da 5 kişiyi kabul ettiği belirtildi. Görüşmede kendisinin de bulunduğunu belirten Yokuş, gençlerin başında bulunan Ankara Ülkü Ocakları Başkan Yardımcısı olduğunu söyleyen “Mustafa” isimli kişinin, “Biz MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatı ile geldik. Sayın Genel Başkanımız sizden Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanlığı görevinden istifa etmenizi talep ediyor” dediğini belirtti. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/928142/Kamu-Sen_e_MHP_ablukasi.html

19.2.2018 - MİT İTÜ'de stant açtı! İstanbul Teknik Üniversitesi'nde 'İTÜ Kariyer Zirvesi' adıyla düzenlenen etkinliklere katılan sponsor ve katılımcılar dikkat çekti. Şişecam, Cengiz Holding, İş Bankası,Yapı Kredi, Aselsan gibi büyük sermaye ve sömürü gruplarını barındıran zirvede Milli İstihbarat Teşkilatı'nın da stant açması dikkat çekti. Yazılım uzmanı açığı olduğu ve bu açığı mezun olmak üzere olan öğrenciler veya mezunlar arasından seçeceğini anlatan MİT görevlileri, bilgi almak isteyen öğrencilere bir noktadan sonra "bundan fazlasını anlatamam" diyerek onlardan sadece özgeçmişlerini vermelerini istiyor. Ayrıca üniversitenin en yoğun binalarından biri olan Merkezi Derslik Binası'nda stant açan MİT, "özel bölge" olduğu gerekçesiyle standın fotoğrafının çekilmesini, çevrede "kontrolü" sağlayan diğer MİT görevlilerince engelliyor.


21.2.2018 - Katliam sanığı IŞİD’ci, iade edildiği Türkiye’de salıverildi 10 Ekim Ankara Katliamı davası başta olmak üzere IŞİD davalarının firari sanığı, çetenin Antep’teki sorumlularından Nusret Yılmaz’ın geçtiğimiz yıl Gürcistan sınır kapısında yakalanıp Türkiye’ye iade edildiği, sonrasında ise salıverildiği ortaya çıktı. (Evrensel - Birkan Bulut)


23.2.2018 - MİT yöneticileri itiraf etti: İşte MİT’in gazetecileri  HPG gerillalarının özel bir operasyonla yakaladığı üst düzey iki MİT sorumlusu, MİT’in ve AKP iktidarının medyadaki suç ortaklarını itiraf etti.Sesli ve görüntülü itiraflarda özellikle Paris’te 9 Ocak 2013’te üç Kürt kadın devrimcinin katledilmeleri emrinin Erdoğan’a varan bir hiyerarşi içerisinde verildiğini itiraf etmişlerdi. Pekçetin ve Günel bu kez, MİT ve AKP’nin medyayı nasıl kontrol ettiği, hangi gazetecileri kullandığı, nasıl manipülasyon ve dezenformasyon kampanyası yürüttüğü, sosyal ağlarda nasıl bir troll ordusu kurulduğunu anlattı. İtiraflarda yer alan gazetecilerin bazıları bugün Efrîn için kurulan özel yayın birlikleri arasında yer alıyor. Bu MİT ajanları “gazetecilik” adı altında, kirli savaşın medya ayağını oluşturuyor.MİT ve AKP’nin medyayı nasıl kontrol ettiği, hangi gazetecileri kullandığı, nasıl manipülasyon ve dezenformasyon kampanyası yürüttüğü, sosyal ağlarda nasıl bir troll ordusu kurulduğu da itiraflar arasında.İtirafçı Pekçetin ,“Muhabirlerle ilişkilerde özellikle Star gazetesinde, Milliyet gazetesinde haber yaptırıyorlar. Hande F. ile direk ilişkilerinin olduğunu biliyorum. Çetiner Ç’yi, biz hedef olarak izlerdik. Fark ettik ki İKK’ya (İstihbarat Karşı Koyma Başkanlığı) bağlıymış. İçindeki Irak Daire Başkanlığına bağlıymış. Bize Irak’ta denk gelmişti. Irak’a gidip geliyor diye biliyorum. Sabah gazetesinde A.Küçükkaya mıydı, Başak mıydı, öyle bir isim ama Sabah ile Star gazetelerinde çok rahat haber yapıldığını biliyorum. Cem Küçük Amerika’dan Türkiye’ye geldiği için, Nuh Yılmaz’ın davetiyle gelmiş olabilir. Çok üst profilde konuşmaları olan, boş ama sallaması güçlü olan bir kişi. Bunlar da alttan birileri bilgileri üflüyor ki o da çıkıp silahşörlük yapıyordur.” dedi.

24.2.2018 - Ayakta sayımı kabul etmeyen tutsaklara saldırı: Tutsakların el ve ayaklarını kırdılar  Rize L Tipi Kapalı Cezaevinde aileleri ile yaptıkları haftalık görüşmede yaşanan saldırıyı anlatan tutsaklar, duyarlılık çağrısında bulundu. Tutsaklardan Hamit Dikici’nin babası Nuri Dikici, oğluyla yaptığı görüşmesine dair şunları aktardı: “Tutuklular, askeri sayımı reddettikleri için gardiyanlar koğuşları basıp saldırmaya başlamışlar. Yaşlı ve hasta demeden herkese saldırmışlar. Bazı tutsakların ayağı ve eli kırılmış.” Rize L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bu hafta içerisinde yine tutsaklar işkenceye uğramış işkence sonucu tutsaklardan Mehmet Saki Altın (57), hastaneye kaldırılmıştı.Tutsakların saldırıyı yapanların “özel ekipler” olduğu  bu kişileri daha önce cezaevinde görmedikleri de aktarılanlar arasında.

26.2.2018 - 'Brezilya'dan Türkiye’ye zulüm gemisiyle hastalık taşınıyor' AKP Hükümeti’nin “ucuz et” politikası kapsamında Brezilya’dan ithal etmeyi planladığı 100 bin canlı hayvandan 25 bin 175’ini taşıyan NADA gemisi 22 Şubat’ta Mersin Limanı’na ulaştı. Paylaşılan görüntülerde ise hayvanların yol boyunca sağlıksız ve pis bir ortamda, işkence altında, hastalık yayan bir ortamda taşındığı ve hayvanların yolculuk sırasında tuvaletlerini yapmamaları için de su ve yiyecek verilmediği ortaya çıktı. Brezilya’dan yola çıkmadan önce bağımsız bir heyetin gemide yaptığı incelemeler sonucu Brezilya Federal Mahkemesi, canlı hayvan ticaretinin ülkenin hayvan koruma yasalarına aykırı olduğuna karar vererek bu tür ticaretleri durdurma kararı aldı. Ancak Türk Konsolosluğu’nun devreye girmesiyle mahkemenin kararı siyasi bir kararla iptal edildi. Brezilya’da ki yerel mahkemenin atadığı bağımsız teknik heyetin yazdığı raporda, bir hayvanın bir metre kareden daha az bir alanda taşındığı belirtildi. https://mezopotamyaajansi.com/tum-haberler/content/view/16175


27.2.2018 - ‘Hapishanelerde  Ajanlaştırma dayatılıyor’ Hak ihlallerinin tavan yaptı cezaevlerinde son süreçte ajanlaştırma faaliyetlerinin arttığına dair gelen haberlere yenisi eklendi. Ege bölgesindeki cezaevlerini ziyaret eden İHD avukatlarından Zafer İncin, yoğun bir ajanlaştırma girişimi olduğunu söyledi. Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Sözcüsü Selma Altan ise, özellikle Efrîn saldırılarından sonra baskı ve hak ihalelerinin arttığını söyledi.

Türkiye Gündemi

1.2.2018 - Öztürk Yılmaz'dan IŞİD'in konsolosluk baskınıyla  ilgili itirafları geldi CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz katıldığı bir televizyon propramında ,baskından hemen önce konsolosluğa gönderilen özel harekat polisinin DAİŞ ile işbirliği yaptığını, kendilerini Türkiye’ye getirenin de MİT olmadığını söyledi. https://www.evrensel.net/haber/344637/ozturk-yilmaz-konsolosluk-calisani-isidle-namaza-durdu

6.2.2018 - Bahçeli: “Afrin yıkılmalı, TTB kapatılmalı” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında TTB'yi 'Türk düşmanı ve hekimliğin yüz karası' ilan ederken ,Türk milliyetçileri için hedef Kızıl Elma ülküsüdür. Zeytin Dalı Harekatı başlar başlamaz kabaran milli heyecandan ödü patlayanları gördükçe hayrete kapılmamak elde değildir. Kızıl Elma ülküdür. Ülküsü ve ülkesi olmayanların anlaması imkansızdır. Afrin ya yıkılmalı ya da teröristler ateşe verilmelidir" ifadelerini kullandı.

13.2.2018 - CHP Milletvekili Dudu: 'Türkiye'nin üçte birinde yokuz, CHP mutlu azınlığın partisi oldu' CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, kurultay sonrasında CHP’de oluşan yeni yönetime ilişkin eleştirilerini sıraladı. Odatv’ye konuşan Mevlüt Dudu, “Ben Parti Meclisi’ndeydim, giremedim. Benim eleştirilerim ne benim şahsımla ilgili, ne isimlerle ilgili” dedi. CHP’li vekil Mevlüt Dudu, partisini şöyle eleştirdi: “2019’daki seçime Cumhuriyet Halk Partisi’ni bu kadrolar götürecek ve Cumhuriyet tarihinin en kritik yılı 2019 ve 2019’da yaşanacak seçimler. Hiçbir şekilde hataya tahammülümüz yok. Dolayısıyla bizim 36’ncı Olağan Kurultayımızdan Türkiye’ye umut vaat edecek bir yapıyla çıkmamız gerekiyordu. Ama ne yazık ki kurultay bırakın bir umut ateşi yakmayı, tam tersi bir umutsuzluk yaratmıştır CHP tabanında. Zaten Türkiye çok ilgilenmedi de, Kurultay’da yaşanan skandallar dışında. Sorunumuz şu anda bu. 1991’den beri Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir eksikliği var. Biz 91’den beri Türkiye’nin partisi olmaktan çıktık ne yazık ki. Türkiye’nin belli bölgelerinde varız. 3’te birinden fazlasında hiç milletvekili çıkaramıyoruz. Bir 3’te birinde yine çok zayıfız. Bizim yeniden Türkiye’nin partisi olmamız gerekli. Ama bunu başarabilmek için mutlu azınlığın, mutlu azıklıktan kastım da şu; 30-40 tane belediye çevresinde odaklanmış bir siyaset anlayışını bir tarafa bırakmamız lazım ki Türkiye partisi olalım. Sadece onlara tutunmayı bırakmamız gerekiyor. Bunu da sağlayamadık ve kurultay da bir umut vermedi.”

14.2.2018 - Demirtaş: Öcalan'dan getirilen yazıyla 2010 referandumunda 'evet' dememiz istendi Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davanın ikinci duruşması, 20 kişi sınırlamasıyla başladı. Demirtaş, 2010 referandumunu anlattığı savunmasında, "Öcalan’ın el yazısıyla Bakanın kendisi İmralı’dan yazı getirdi. Bana getirdi. Niye, referandumda hem parlamentoda hem dışarıda ‘evet’ oyu vermemiz için" ifadesini kullandı. Mezopotamya Ajansının aktardığına göre Demirtaş şöyle dedi: “Boykot kararı aldık. Ne yaptılar biliyor musunuz? ‘Bunlar İmralı’dan talimat alıyor’ diyorlardı ya. Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla Bakanın kendisi İmralı’dan yazı getirdi. Bana getirdi. Niye, referandumda hem parlamentoda hem dışarıda ‘evet’ oyu vermemiz için. İnkar ederlerse tanıkları burada dinleteceğim. Kabul etmedik. Hem yazıda öyle bir şey yok. Abdullah Öcalan’ın el yazısı. Defalarca adada, 8 defa ben İmralı’ya gittim. Yazı şu: ‘Partimiz hangi kararı verirse saygı duyuyoruz. Ama Anayasa değişikliği acaba yeni bir diyaloğun, çözüm sürecinin önünü açar mı, parti olarak değerlendirmenizi rica ediyorum.’ Destekleyin ya da desteklemeyin demiyor. Bunu İmralı’nın talimatı diye hükümet getirdi. Bizim İmralı’dan talimat aldığımızı söyleyenler Öcalan’ın el yazısıyla getirdi. Kabul etmedik.” http://siyasihaber3.org/demirtas-ocalandan-getirilen-yaziyla-2010-referandumunda-evet-dememiz-istendi

24.2.2018 - Yücel'in tahliyesi öncesi Almanya ve Türkiye arasındaki 31 silah anlaşmasına onay verildi Almanya ile Türkiye arasında krize dönüşen Die Welt (DW) Muhabiri Deniz Yücel’in, bir yıl süren tutukluluğunun ardından iddianamesinin kabul edildiği gün serbest bırakılması konusundaki karanlık noktalar aydınlanmaya başladı. Alman Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen'in Meclise sunduğu soru önergesine verilen yanıtta, Alman hükümetinin Deniz Yücel'in serbest bırakılması karşılığında 18 Aralık 2017 ile 24 Ocak 2018 tarihleri arasında Türkiye'ye yönelik silah ihracatına ilişkin 31 anlaşmaya onay verdiği ortaya çıktı. http://mezopotamyaajansi.org/DUNYA/content/view/16020?page=2

25.2.2018 - Salih Müslim, Prag'da gözaltına alındı ANHA, haber ajansı da halen TEV-DEM Dış İlişkiler Sorumluluğu görevini yürüten Salih Müslim’in Türkiye’nin isteği üzerine Çekya’da gözaltına alındığını duyurdu. Ajans, davetli olduğu bir konferansa katılmak üzere Prag’da bulunan Müslim’in kaldığı otele dün gece giden Çekya polisinin Müslim’e Türkiye’nin şikayeti üzerine kendisini gözaltına alacaklarını bildirdiğini aktardı.Ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı .İçişleri Bakanlığı, 13 Şubat’ta Salih Müslim’in adını ‘kırmızı liste’ye eklemiş ve adına 4 milyon TL ödül koymuştu.

 

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


8.2.2018 - Cinsel istismarcının ‘ailesi terörist’ savunmasına, skandal beraat kararı Amed’de bir çocuğa cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 23 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan H.Ö adlı erkek, iftiraya uğradığını ileri sürerek, “Bu annesinin iftirasıdır. Amcamın 2 oğlu korucudur. Mağdurun annesi bu nedenle bana düşman oldu. Benim suçla hiçbir ilgim yok. Annesinin yeğeni teröristtir ve çatışmada ölmüştür. Ben kendisine, ‘Senin yeğenin teröristti. Asker polis şehit, o şehit değil, cennetlik değil’ dedim. Bunun üzerine iftira attı” sözleriyle suçtan aklanmaya çalışırken, savcının da beraat istediği  davada mahkemeden beraat kararı çıktı.

13.2.2018 - 2017’de bölgede 18 bin 507 ihlal yaşandı İHD Diyarbakır Şubesi hazırladığı ‘Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2017 Yılı İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu dernek binasında düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Basın toplantısında konuşan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, 18 aydır devam eden ve Ocak ayında 3 ay daha uzatılan OHAL döneminde hak ihlallerinde ciddi artış yaşandığına dikkat çekti. OHAL döneminde binlerce kamu çalışanı ve akademisyenin ihraç edildiğini, basına yönelik ağır baskıların devam ettiğini ifade eden Bilici, 145 gazeteci ve medya çalışanının halen hapishanelerde olduğunu hatırlattı. OHAL’le vücut bulan baskıcı ve otoriter yönetimin, Türkiye’de demokratik siyaset kanallarını kapattığını ifade eden Bilici, “HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu (9 HDP’li ve 1 CHP’li olmak üzere) 10 milletvekilli halen hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır. DBP’li belediyeler olmak üzere kayyım atamaları, süreç içerisinde devam etmiştir. Bugün itibariyle tespit ettiğimiz verilere göre, 102 DBP’li belediyeden 93’üne kayyım atanmıştır. 65’i aşkın belediye eş başkanı ise halen tutuklu bulunmaktadır” dedi. 2017 yılında bölgede insan hakları ihlallerinde çok ciddi artış yaşandığını ifade eden Bilici, şunları söyledi: “2017 yılında bölgede, tespit edebildiğimiz verilere göre 20’si çocuk 3 bin 878 kişi gözaltına alınmış, 2’si çocuk 788 kişi ise tutuklanmıştır. Yine en az 2 bin 900 ev ve işyerine baskın düzenlenmiştir. Özellikle sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “yasa dışı örgüt üyeliği” “yasa dışı örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” “yasa dışı örgüt propagandası yapmak” gibi ağır suçlamalarla gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklanmaların, kişi güvenliği ve özgürlüğünün açık bir ihlali olduğunu belirtmek istiyoruz.” https://www.artigercek.com/2017-de-bolgede-18-bin-507-ihlal-yasandi

15.2.2018 - Canikli: Mattis, YPG'yi PKK'ye karşı savaştırabileceklerini söyledi Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, ABD Savunma Bakanı James Mattis'in kendisine 'YPG'nin PKK'ya karşı savaştırılabileceği' teklifini sunduğunu söylerken, "Biz de bunun mümkün olmadığını ve hiçbir zaman YPG ve PYD'nin PKK yapılanmasından ayrılmasının mümkün olmadığını, hele PKK’ya karşı savaştırılmalarının mümkün olmadığını söyledik" dedi. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201802151032263022-canikli-mattis-turkiye-abd-ypg-destek/ (Sınıf Gündemi’nin Yorumu: evet YPG'nin PKK'ye karşı savaştırılması imkansız ama SDG içindeki YPG dışındaki Kürt olmayan grupların YPG'ye karşı döndürülmesi ve ona karşı savaştırılması hiç de imkansız değil. YPG'nin PKK'ye karşı savaştırılması formülü TC hükümetine kabul ettirilemezse ikinci formül gündeme gelebilir. Üç saatlik görüşmede ABD savunma bakanı böyle bir formülü herhalde laf olsun diye Türk tarafına söylemiş değildir. Her halükarda ABD'nin kendi çıkarları için Kürt halkını bölüp birbirine kırdırmaya hazır olduğunu ve  Kürt halkı için güvenilir bir müttefik olamayacağını göstermesi açısından önemlidir.)


15.2.2018 - ANF: Afrin'de MİT’in kurduğu gruplar geri cephede, Türkiye için “sorun” çıkaranlar ise ön cepheye sürülüyor Türk devletinin Efrîn'e yönelik işgal harekatında kullandığı ve Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Suriye'nin Kuvayi Milli"si olarak nitelendirdiği çete gruplarının ve bu grupların kimlerden oluştuğu gündemdeki yerini koruyor. DAİŞ, El Nusra ve Ehrar El Şam gibi El Kaide menşeili gruplardan devşirilen çetelerin sayıları, kimlerden oluştuklarına, ne kadar maaş aldıklarına ilişkin ANF önemli bilgilere ulaştı. Türk devletinin Efrîn'i işgal için başlattığı ve "3 aşamalı" olduğunu kaydettiği plan için kullanılan çetelerin çoğu daha önce ABD ve Türkiye tarafından yürütülen "eğit-donat" programı kapsamınına alınan gruplardan oluşurken, çetelerin kullandığı Grad ve Tow füzelerinin çoğunun ise ABD yapımı olması dikkat çekiyor. Türk devletinin Efrîn işgal ederek İdlib ile Ezaz-Cerablus-Bab bölgesini birleştirme ve burada özerk bir yapı oluşturma ve zaman içerisinde bağımsız bir Sünni devleti kurma vaadiyle birleştirdiği silahlı gruplar, 4 ana bileşenden oluşuyor: Eğit-donat kapsamındaki gruplar, Türkiye destekli Sultan Murad Tugayları'na bağlı gruplar, Yerel gruplar ve Türkiye'nin oluşturduğu gruplar. Efrîn'e yönelik işgal harekatında ise bu gruplardan Türk devleti için "sorun çıkaranlar" öne sürülürken, Sultan Murad Tugayları, Semerkant, Nuxbe, Fatih Sultan Mehmet ve Ceyşül Ehfed gibi grupların ise güçlerini korumaları için arka cephelerde ya da çatışmaların şiddetli olmadığı cephelerde konuşlandırıldığı öğrenildi.


16.2.2018 - Ceyş el Suwar (Devrimciler Ordusu): ÖSO diye bir şey yok, Türkiye Suriye'de toprak peşinde Ceyş El Suwar Genel Komutanı Heci Ehmed, Efrîn direnişinin birçok hesabı bozduğunu söyledi. Ehmed, "Efrîn’de sert duvara tosladılar. Savaş uzayacak, savaşın uzaması da Türkler için zor günler anlamına gelecek" dedi. Türk devleti destekli çetelerin durumuna ilişkin de Heci Ehmed, şunları ifade etti: "Türk devletinin bu çeteleri bir yerlerde harcaması gerekirdi ve bu yer de Efrîn. Çeteler bunun farkına varmaya başladıkça motivasyonları kayboluyor." Ehmed kendisiyle yapılan röportajda şu ifadeleri kullandı: “Türkler, Efrîn’deki direniş ruhunu ve saldırı karşısında nasıl bir tepki gösterileceğini iyi hesaplayamadı. O konuda yanlışa düştüler, bunun için hesapları da boşa düştü. Ondan dolayı bu savaş onlar için uzadı, çok daha da uzayacak. Bu aynı zamanda buradaki gücün ve halkın daha da atomize olmasını sağlayacak. Şimdi ise 'operasyonu sivillerden dolayı çok dikkatli bir şekilde yürütüyoruz' diyorlar. Ama baştaki hesapları girer girmez sivillerin en az yüzde 50’sinin kenti boşaltacağı yönündeydi. Böyle bir izlenimleri vardı. Kimi ajanlar, kaçakçılar ve tüccarlar tarafından böyle bir izlenim verilmişti ama Efrîn’in toprağına bağlı direnişçi halkını çözemediler. Yanlış okudular. Böyle olunca da duvara tosladılar. ...Onların meşruiyet oluşturmak istediği husus, burada halkın baskı altında olduğu, halkın bu baskıcı yönetimi istemediği ve kendilerinin de ÖSO desteğiyle buraya gireceği ve halkı kurtaracağı iddiasıydı. Ama ortada bir ÖSO yoktu. Zaten ÖSO, diye bir şey yok ortada. Çünkü ÖSO Halep’ten sonra çökmüştü. Türkler bu ismi kullanarak bir meşruiyet alanı oluşturmaya çalıştı. Fakat savaşın uzaması demek Türklerin bu meşruiyet zemininin ortadan kalktığı anlamına geliyor ve savaş sorgulanır hale gelmeye başladı. Sorgulanıyor artık. ÖSO dedikleri şeyin içine El Nusra’yı, El Kaide’yi ve Reqa ile Dêrazor’dan kaçan DAİŞ’lileri de kattılar. https://web.archive.org/web/20180216042419/https://anfturkce.net/guncel/ceys-el-suwar-komutani-ehmed-tuerkler-efrin-icin-yanildi-103280

17.2.2018 - ‘TSK Efrîn’de zehirli gaz kullandı’ Suriye resmi haber ajansı SANA, Efrin’e yönelik saldırılarda Türkiye’nin zehirli gaz kullandığını ileri sürdü. Hawar Haber Ajansı (ANHA) da tedavi altına alınan 6 kişinin kimlik bilgilerini paylaştı. AFP’ye Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Direktörü de saldırıyı doğruladı

23.2.2018 - ÖSO’nun bu kez de bir köylüyü katlettiği anın görüntüleri çıktı TSK ve ÖSO’nun Efrin’e yönelik işgal saldırıları devam ediyor. Daha önce öldürdükleri sivillerin cenazelerine yaptıkları saldırıları kameraya kaydederek yayınlayan gruplar, bu kez de bir sivil yurttaşı tarayarak öldürdüklerini gösteren videoyu yayınladıBir köyde kollarında sarı bant bulunan ve TSK’ye bağlı olan ÖSO gruplarının, traktörünü gasp etmelerine karşı çıkan sivil bir yurttaş, önce yarı çıplak soyuldu sonra da kurşuna dizildi. TSK’ye bağlı silahlı grup infaz görüntülerini de kaydederek sosyal medyada paylaştı. Söz konusu görüntüler, Suriye savaş bölgelerini yayınlayan Syrian Civil War Map sitesinde de paylaşıldı.

23.2.2018 - ‘Kürt ve Kürt dili yok; bunlar propaganda’ diyen mahkeme kararını İstinaf da onayladı 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ‘Kürt olduğu iddia edilen vatandaşlarımızın ayrı bir ırk olduğu, ayrı bir dillerinin bulunduğu, binlerce yıllık tarihe sahip oldukları gibi fikirler enjekte edilmekte ve propaganda olarak kullanılmakta’ gerekçesiyle verdiği 2 yıl 6 ay hapis cezasını İstinaf Mahkemesi onadı. Emra Asyılı isimli genç, sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 25 Eylül 2017’de tutuklanmış, bir gün sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, TMK 7/2 kapsamında cezalandırılması istenmişti. http://demokrasi70.com/2018/02/23/kurt-kurt-dili-yok-bunlar-propaganda-diyen-mahkeme-kararini-istinaf-da-onayladi/

23.2.2018 - HRW: 3 günde TSK saldırılarında 17’si çocuk 26 sivil öldü İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), 7 görgü tanığına ve uydu görüntülerine dayandırarak, Efrin’deki 21-27 ve 28 Ocak’ta TSK tarafından yapılan 3 saldırıda 17’si çocuk olmak üzere 26 sivilin yaşamını yitirdiğini duyurdu. HRW, sivil ölümlerle ilgili Savunma Bakanı’na mektup yazdıklarını fakat yanıt alamadıklarını bildirdi. http://demokrasi70.com/2018/02/23/hrw-3-gunde-tsk-saldirilarinda-17si-cocuk-26-sivil-oldu-sorumlulardan-hesap-sorulmali/


24.2.2018 - Efrîn’de işgale karşı on binler yürüdü Batı ve Güney Kürdistan’da Kürt halkı başta olmak üzere on binler Efrîn işgaline karşı sokaklara çıktı.Rojava’nın farklı kentlerinin yanı sıra Güney Kürdistan ve Şengal’den katılan binlerce kişi Efrîn kent merkezinde toplanarak yürüyüş gerçekleştirdi. “Yaşasın Efrîn direnişi!” ve “Katil Erdoğan!” sloganlarının coşku ve öfkeyle haykırıldığı eylemde on binler Kawa Meydanı’nda toplandı http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/efrinde-isgale-karsi-on-binler-yueruedue/

24.2.2018 - TSK ön cepheye sürmek için köylerden korucu topluyor  Daha önce kimi bölge kentlerindeki korucuların Efrin’e götürülmesine ilişkin bilgilerin yansımasının ardından bu kez Ağrı’dan 33 korucunun Efrin’de günlük 300 TL karşılığında savaştırılmak üzere Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı köylerden eğitim için Manisa Kırkağaç Jandarma Alayı’na götürüldüğü belirtildi.


26.2.2018 - Mizansen MİT’ten manşetler özel savaş medyasından Efrîn’e saldırıya medyanın yalan bombardımanı eşlik ediyor. Dünya kamuoyuna ve BM gündemine giren TSK ve ÖSO/El Kaide’nin sivilleri hedef alan saldırılarında şimdiye kadar 28’i çocuk, 21’i kadın 200’e yakın sivil yaşamını yitirdi. Belge ve bulguları ile isimleri açıklanan siviller konusunda oluşan duyarlılık, iktidarı yeni arayışlara itti. Edinilen bilgilere göre, sivil konvoyun vurulmasıyla artan tepkiyi maniple etmek için MİT, AA üzerinden kurgu ‘haberler’e ağırlık verdi. Medyaya da bu haberleri manşete taşıma talimatı verildi. Afrînli Kürt köylüleri TSK ve ÖSO tarafından tehdit edildi, mayınlı tuzaklarla bağlandı, ardından ‘YPG yaptı’ denildi. Kabataş ve Sûr’un Efrîn versiyonları devreye kondu. https://web.archive.org/web/20180306094946/http://kizilbayrak30.net/rss/-/taseron-iscilerinden-capada-kadro-eylemi/?tx_news_pi1%5Bcontroller%5D=News&tx_news_pi1%5Baction%5D=detail

Halk İçin Ekonomi

6.2.2018 - OHAL'de kimler olağanüstü kâr etti?  2017’nin 9 aylık bilançoları adeta göz kamaştırıcı. Öyle ki, mesela Yazıcılar Holding, dile kolay yüzde 776 oranında karını artırmış. Kim mi bu Yazıcılar. Hani yerli oto sevdalısı şirketler var ya, işte onların büyük ortaklarından. Kamil Yazıcı ve ailesi holdingin yüzde 68’ine sahip. Kalan yüzde 32’nin sahibi ise OHAL’in verdiği güvenle olsa gerek, evde bira imal edip içenleri hedef alan Tuncay Özilhan. Sahibi olduğu Efes Pilsen’den gelen 343 milyon lira, Coca Cola’dan gelen 386 milyon lira demek ki yetmiyor. Efes’ten saat başına 41 bin lira kâr demek bu. Oysa fabrikasında çalışan bir işçi saatte sadece 10.9 lira kazanabildi. Bunun da 21.3 lirasını her ay enflasyon yedi zaten. OHAL sürdükçe Özilhan hesap makinesinin soluna, işçisi ise neredeyse unutulmaya yüz tutmuş sağdaki hanelere doğru hızla yol alıyor. ...Koç ailesi dakika başına 7.341 lira kâr etti… Yani bir işçinin ortalama aylık kazancının neredeyse 3 katı. OHAL’in son yılında ailenin toplam kârı 3.8 milyar lira. Elbette köklü ve büyük bir grup. Lakin, Arçelik’in Beylikdüzü fabrikasındaki 900 işçiye son zamla ödediği aylık ortalama ücret toplamı 3 milyon lira civarındayken, fabrikanın bir günlük kârı 2 milyon lirayı buluyor. Devr-i saadetin müstesna şirketi BİM her zamanki gibi dolu dizgin. Yüzde 34 artışla saatte 75 bin lira kârı kasasına koydu bile. 40 bine yakın çalışanı da saatte 7 liradan az paraya mahkûm kaldı tabii ki. Tüm çalışanların saatlik kazancını toplasak şirketin bir günlük kârına yaklaşamaması bir trajedi mi? Değil, çünkü o ‘terazi’ rakip MİGROS’ta da emeği farklı tartmıyor. Oradaki yazar kasalardan dakika başına çıkan kâr da 1.386 lira. İnşaatçıları aslında yazmaya gerek yok. Ne de olsa zamanın ruhunu temsil ediyorlar. Yine de bir kaç örnek işte: İş kazalarının birer cinayete döndüğü sektörün büyüklerinden ENKA’nın kârı yüzde 43, TEKFEN’in yüzde 146, havalimanları denilince akla gelen TAV’ın kârı ise yüzde 82 arttı. ‘Kaderleri’ iskeleden düşmek, konteynerlarda yanmak olan işçilerin saatlik ücreti ise, bu kârların yanına yazılmaktan kendi utanırdı. Son olarak herkesin harıl harıl kredi borcu ödediği bankaların durumuna bakalım… Akbank yüzde 31, Denizbank yüzde 41, Finansbank yüzde 45, Garanti yüzde 19, Halkbank yüzde 37, İş Bankası yüzde 23, Yapı Kredi yüzde 16, Vakıf Bank yüzde 47 kâr etti. Ama asıl parlak tablo sigorta faaliyetlerinde dikkati çekiyor. Zorunlu BES, zorunlu Trafik Sigortası, zorunlu Deprem Sigortası derken bu kadar zorunluluğun yüksek kâra dönüşmemesini beklemek hayal olurdu. Fazla söze gerek yok, rakamlar konuşsun: Ak Sigorta yüzde 404, Anadolu Hayat yüzde 47, Anadolu Anonim Türk Sigorta yüzde 64, AvivaSA yüzde 42, Güneş Sigorta yüzde 121.

9.2.2018 - Kredi borcu nedeniyle tarlasına ipotek konan çiftçi bankaya ateş açtı  Tarsus’ta kredi borcunu ödeyemediği gerekçesiyle tarlasına ipotek konan çiftçi R.A. Ziraat Bankası’nın Tarsus merkez şubesine silahla ateş açtı. Adana Caddesi üzerinde banka kredisini ödeyemediği gerekçesi ile bunalıma girdiğini ve bu nedenle bankaya ateş açtığını belirten R.A. daha sonra silahı ile birlikte İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. http://devrimciproletarya.net/gecinemiyoruz-kredi-borcu-nedeniyle-tarlasina-ipotek-konan-ciftci-bankaya-ates-acti/

9.2.2018 - Fakirlerin vücudu karaborsaya düştü: Kafa 500 dolar… Amerikalıların bedenlerini bilime bağışladığında aslında ticari bir meta haline geldikleri ortaya çıktı. Reuters’ın haberine göre, özellikle yoksulların kadavraları ve vücut parçaları, denetimsiz bir piyasada satılıyor. Üstelik bazı firmalar, ailelere cenaze masraflarını karşılama karşılığında vücut parçalarını deneylerde kullanma hakkı alıyor. Firmalar cenazelerde ve hastanelerde broşür dağıtıyor. ABD’de her yıl binlerce kişi bedenlerini bilim için bağışlıyor ancak vücut parçaları bir hammadde muamelesi görüyor. 34 vücut brokeri olan ABD’de dokuz firma kâr amacı gütmezken, geriye kalan 35 şirketin kârı 12.5 milyon dolar. Bedenini bilimin hizmetine verdiğini zanneden insanların vücut parçaları aslında çok da denetlenmeyen bir borsada işlem görüyor. ABD’de kalp, böbrek, tendonlar gibi birçok organın satışı sıkı şekilde denetlenip engellense de vücudun büyük bir bölümünün satışı için herhangi bir yasal düzenleme yok. Uzmanlardan bunu eskilerden mezar hırsızlığına benzetenler de var. Bir borsası ve ticareti oluşunca insan vücudu da piyasa koşullarına göre altın, petrol gibi fiyat değişiklikleri yaşıyor. Normal şartlarda 3-5 bin dolar arasında satılan bir beden 10 bin dolara kadar çıkabiliyor. Müşteri ihtiyaçlarına göre de çeşitli parçalar için çeşitli fiyatlar oluşmuş. Bacaklı bir gövde için 3 bin 575 dolarlık fatura kesildiği belirlendi. Bir kafa için 500 dolar, bir ayak için 350 dolar ve omurga için 300 dolarlık ücret talep ediliyor. Cenaze evleri de sistemin parçası haline gelmiş. 62 cenaze evi cesetlere erişim altyapısını sağlarken, 300-1.430 dolar arasında bir komisyon alıyor. New York, Virginia, Oklahoma ve Florida’da açık kaynaklardan alınan bilgilerden yapılan hesaplamaya göre bu dört bölgede 2011- 2015 arasında 50 bin vücut ve 182 bin vücut parçasının ticareti yapılmış. http://devrimciproletarya.net/fakirlerin-vucudu-karaborsaya-dustu-kafa-500-dolar/

10.2.2018 - Ürün İhtisas Borsası’yla üretici köylü daha da çok sömürülecek Lisanslı depoculuk ile üreticiler ürettikleri ürünleri depolara verecek, alacakları senetler de ürünün tamamını kapsamayacak. Ürünü veren üreticinin alacağı senet vadesi geldiğinde teslim ettiği ürünün piyasa değerinin üzerinden nakde dönecek olması, üreticilerin bu süreçlerde ciddi anlamda soyulacağına işaret ediyor. Üreticinin eline teslim edilen senetler tefeci bankaların elinde kuşa dönerken, teslimde alması gereken kalan ürün parası hem fiyat farklılıkları hem de banka faizleri ile elinden alınacak. http://demokrasi69.com/2018/02/10/143987/

11.2.2018 - Kamu emekçilerine ‘yemek yardımı’na sınırlama  Bütçe açıklarını “kamuda kesinti”lerle kapatacağını pek çok kez dile getiren Akp Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nde değişikliğe giderek emekçilere yapılan beslenme yardımını sınırlandırdı. Buna göre, yiyecek yardımı kapsamında memurlara yemek dışında, kupon, kart, fiş verilemeyecek. Bu, memurların yiyecek yardımı kapsamında kendilerine verilecek kartla, fişle dışarıda yemek yiyemeyecekleri anlamına geliyor. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/kamu-emekcilerine-yemek-yardimina-sinirlama/

13.2.2018 -  Patronlara prim indirimi kıyağında süre uzatıldı AKP "istihdam seferberliği" adı altında patronlara çok sayıda avantaj sağlayan uygulama getirmişti. Bu uygulamalardan biri olan 10'dan fazla işçi çalıştıran patronlara sigorta primi indirimiydi. SGK, patronlara sağlanan ilave altı puanlık indirimde süreyi bir yıl daha uzattı. Söz konusu Bakanlar Kurulu kararının Afyonkarahisar, Amasya, Artvin, Bartın, Çorum, Düzce, Elazığ, Erzincan, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Malatya, Nevşehir, Rize, Sivas, Trabzon ve Uşak, Ekli  Adıyaman, Aksaray, Bayburt, Çankırı, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kilis, Niğde, Ordu, Osmaniye, Sinop, Tokat, Tunceli ve Yozgat illerinde faaliyet gösteren patronlar için uygulanacağı belirtildi .

13.2.2018 - SGK’nın açığı hastaya ödetiliyor Sağlık alanında yurttaşlardan elde edilen gelirin, sağlık giderlerini karşılamasına ve hatta 16 milyar lira civarında bir fazla vermesine karşın, yurttaşların ödemeye zorlandığı 14 farklı kalemdeki fark ya da benzer ücretlerin, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) diğer açıklarını kapatmak için kullanıldığı ortaya çıktı. Sayıştay’ın ilgili raporuna göre, önceki yıl 16 milyar lira gibi bir fazla verilmesine karşın yurttaşın neden 14 ayrı kalemde fark ödemeye zorlandığı sorgulandı.Kanunda “Genel Sağlık Sigortası prim gelirleri; yönetim giderleri, Genel Sağlık Sigortası’ndan sağlanan sağlık hizmetleri ve diğer haklar dışında başka bir amaçla kullanılamaz ve Sosyal Sigorta Fonu, Genel Sağlık Sigortası Fonu ile hiçbir şekilde birleştirilemez ve fonlar arasında kaynak aktarılamaz” hükümleri yer almasına rağmen, Genel Sağlık Sigortası Fonu’nda kalması gereken 16.473.636.644 lira tutardaki miktar, Sosyal Sigorta Fonu giderleri için kullanıldı. http://ilerihaber.org/icerik/sgknin-acigi-hastaya-odetiliyor-81941.html

16.2.2018 - Türkiye sefalet sıralamasında beşinci Dünyanın önde gelen iş dünyası yayınlarından biri olan Bloomberg’in Les Miserables (Sefiller) adını verdiği endeksi açıklandı. 2015’te dokuzuncu olan Türkiye, hızlı tırmanışını sürdürdü ve bu yıl 5’inci sıraya yükseldi. Bloomberg’in endeksine göre dünyanın en sefil ülkesi geçen yıl gibi yine Venezuela oldu. Venezuela'nın endeks puanı 1872. İkinci sıradaki Güney Afrika ise 33.1 puana sahip. Arjantin 27.1 puan ile üçüncü olurken, dördüncü Mısır’ın puanı 26.4. Dünya gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye, komşu Yunanistan ile beşinciliği paylaşıyor. İki ülkenin puanı 20.6. Yedinci sırada Ukrayna’nın yer aldığı listede ilk 10 sıradaki diğer ülkeler İspanya, Brezilya, Suudi Arabistan. Türkiye geçen yıl yedinci sıradaydı. Bir anlamda Türkiye iki yılda iki sıra birden yükselmiş oldu.

26.2.2018 - Şubat ayı açlık ve yoksulluk sınırı Türk-İş, her ay açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırının 2018 Şubat ayı rakamlarını açıkladı. Dört kişilik bir ailenin beslenme ihtiyacı ile diğer temel ihtiyaçları üzerinden sırasıyla hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırı Şubat ayında, bin 637 lira ve 5 bin 331 lira oldu. Açlık sınırı geçtiğimiz yılın Şubat ayına kıyasla 140 lira artarken, yoksulluk sınırı ise 440 lira arttı. Ayrıca, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 2 bin 22 lira oldu.


20.2.2018 - Hükümet, 14 şeker fabrikasını satışa çıkarıyor Hükümet, şeker fabrikalarını özelleştirmek için harekete geçti. Bu hafta çıkılacak ilanlarla 14 fabrika için satış süreci başlayacak. Türkiye’de bulunan 25 şeker fabrikasından 14’ü hükümetin “zarar ediyorlar” gerekçesi ile almış olduğu özelleştirme kararı sonrasında, ihale tarihleri verilecek özelleştirme işlemi başlatılacak. Şeker pancarı ve kamıştan şeker üretiminde dünyada 12’nci sırada olan Türkiye, şeker pancarı üretiminde ise dünyada 5’inci sırada yer alıyor. Türkiye’de yıllık katma değeri 3 milyar dolara ulaşan şeker sanayisinin özelleştirilmesinden; fabrikada çalışan işçilerin yanı sıra şeker pancarı ve şeker kamışı ile yan ürünlerinin üretimini yapan 250 bine yakın çiftçi ile birlikte en az bir milyon kişiyi dolaylı yoldan etkileyecek.


23.2.2018 - 'En yüksek cari açık Türkiye'de' Uluslararası kredi derecelendirme şirketi Moody’s, gelişmekte olan ekonomilere ilişkin yayınladığı bir notta, Asya ekonomilerinin daha dirençli göründüğünü, en yüksek cari açığın Türkiye’de olduğunu vurguladı.Gelişmekte olan 22 ülkenin ekonomik verilerinin karşılaştırıldığı Moody's notunda, GSYH’nin yüzde 4.5’ine karşılık gelen cari açığıyla Türkiye’nin gelişmekte olan ekonomiler arasında en yüsek cari açığa sahip ülke olduğu belirtildi. Arjantin ve Kolombiya ise Türkiye’den sonra en yüksek cari açığa sahip ülkeler.Asya ülkelerinde daha güçlü bir ekonomik temel olduğu vurgulanan raporda, Tayvan’ın en yüksek cari fazlaya sahip gelişen ekonomi olduğu belirtilirken, GSYH’nin yüzde 5’ini aşan cari fazlalarla Tayvan, Tayland ve Güney Kore en az kırılgan ekonomiler olarak değerlendirildi.


28.2.2018 - Termikçilere her ay 120 milyon kaynak aktarımı Ocak ayında Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Elektrik Piyasasında Kapasite Mekanizması’ ile termik santrallere açıktan ödeme yapılmaya başlandı. EPDK, şirketlere her ay ödeyeceği ortalama 120 milyon tl ödeme bşamış oldu. 2018 yılı için yapılan başvurular kapsamında onaylanan santrallerin arasında ‘’Cengiz Holding Samsun’’ , 17 Ağustos depremi sırasında Yalova-Topçular mevkiinde sahibi olduğu bir tanktan yayılan vinil siyanür nedeniyle çevredeki 5 bin kişinin zehirlenmesine yol açan ‘’AKSA Enerji 1 ve 2 Antalya’’ ve 70 MW gücünde ‘’Bolu Göynük Termik Santrali”” da bulunmakta. (Özgürlükçü Demokrasi)


28.2.2018 - The Economist: DAİŞ’in paraları Türkiye’de T24’te yer alan habere göre İngiltere’de yayımlanan haftalık The Economist dergisi, Irak ve Suriye’de işgal ettiği toprakların neredeyse tamamını kaybeden DAİŞ’in, parasını sözde halifelikten nasıl kaçırdığını yazdı. “Tarihteki en zengin terör örgütlerinden biri” olan DAİŞ’in, milyonlarca doları bölge geneline zulaladığını kaydeden The Economist, ‘hawala’ yöntemiyle Irak ve Suriye dışına çıkarılan paranın büyük bir kısmının Türkiye’de bulunduğunun düşünüldüğünü kaydetti. 2015 yılında, DAİŞ’in tahmini ‘gayrisafi yurtiçi hasılası’ 6 milyar dolardı. Türkiye’nin Suriye sınırında yer alan kentlerdeki döviz büroları, DAİŞ’in geçen yılın başlarından bu yana büyük miktarlarda parayı ‘halifeliğinden’ dışarı çıkardığını söyledi. Para, resmi olmayan ve ucuz, hızlı, neredeyse takip edilemez bir şekilde transfer sağlayan ‘hawala*’ yöntemiyle dışarı çıkarılıyor. Nakit paranın büyük bir kısmının Türkiye’de bulunduğu düşünülüyor. İstihbarat yetkilileri, bu paranın gelecekteki operasyonlar için farklı kişiler tarafından tutulduğuna, altına yatırım yapıldığına ve DAİŞ’in ‘uyuyan hücreleri’ni aktif tutmak için kullanıldığına inanıyor.

İşçi Yaşamından

5.2.2018 - Almanya’da 2,7 milyon işçiye yasal asgari ücretin altında ödeme yapıldı Hans Böckler Vakfı’nın Ekonomik-Sosyal Bilim Enstitüsü’nün (WSI) SOEP araştırmasına göre 2016 yılında 2,7 milyon işçiye hakları olmasına rağmen yasal asgari ücret ödenmediği belirlendi. Bu hakka sahip olan işçilerin yüzde 9,8’i o dönemde geçerli olan 8,50 avronun altında saat ücreti aldı.

5.2.2018 - İSİG: Ocak ayında 141 işçi yaşamını yitirdi (İSİG), Ocak ayı raporunda en az 141 emekçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini açıkladı. Son dönemde kendilerini yakan işçilere de değinilen raporda, sadece Ocak ayında 6 işçinin intihar ettiği belirtildi.Hayatını kaybeden işçilerden 11’i (yüzde 8) sendikalı işçi, 130 işçi ise (yüzde 92) sendikasız.10 mülteci/göçmen işçi de yaşamını yitirdi. Bunlardan 5’i Suriyeli, 2’si Afgan, 2’si Pakistanlı ve 1’i Tacik .

8.2.2018 - Polisten Betra işçilerine: Asker Afrin'de fedakarlık yapın Sermaye devletinin savaş ve saldırganlığının işçi sınıfının mücadelesini şoven ve milliyetçi duygularla bertaraf etme çabasının bir örneği Betra Prefabrike A.Ş.’de yaşandı. İşçiler 3 işçinin işten atılması üzerine mesai arkadaşları dayanışma eylemi başlattı. Polis, "OHAL var, askerimiz Afrin’de siz fedakarlık yapacaksınız” diyerek eylemin doğru olmadığını söyledi. https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2018/02/08/polisten-betra-iscilerine-asker-afrinde-fedakarlik-yapin/

13.2.2018 - '400 işçinin ölümü gizlendi, sus payı 400 bin lira' Doğa tahribatı nedeniyle çevrecilerin ve bilim insanlarının tepkisini çeken 3. havalimanı inşaatında iş güvenliği açısından da ihmaller yaşandığı aktarıldı. Kayıtlı 31 bin kişinin çalıştığı inşaatta şimdiye kadar400 işçinin yaşamını yitirdiği iddia ediliyor. Çalışanlar, şantiyeyi “mezarlık” olarak tanımlıyor. İşçiler kendilerine “acele edin” baskısı yapıldığını, iş güvenliği için hiçbir önlem alınmadığını anlatıyor. “Zincirlikuyu’da ölüler tabutla uğurlanıyor, burada ceset torbalarıyla” diyen işçilere göre ölüm olayları ailelere 400 bin lira 'sus payı' verilerek gizleniyor. Mehmet Kızmaz'ın Cumhuriyet'te yer alan haberi şöyle: C., hafriyat kamyonu şoförü. 59 yasında ve 6 çocuk babası. İnşaatı başladığından beri 3. havalimanı şantiyesinde çalışıyor. Her gün aynı saatte şantiyeye gidiyor ve kamyonunu yüklüyor. Bu işi çocuklarının geleceği için yaptığını söylüyor: “Bir yandan çocuklarımın geleceği için para kazanıyorum bir yandan da onların geleceğini yok ediyorum” diyor. Havalimanı inşaatını ‘işçi mezarlığı’ olarak nitelendiriyor. Bugüne kadar 400 işçinin öldüğünü, Anadolu’dan gelen işçilerin ailelerinin ise para verilerek susturulduğunu dile getiriyor. C’nin kamyonuna binip şantiyeye giriyoruz. O günkü işleri birlikte yaparken, doğa tahribatına da bütün çıplaklığıyla tanık oluyoruz… C’nin söylediklerine göre Zincirlikuyu’dan sonra İstanbul’un en büyük mezarlığı burası diye düşünüyorum. Tek bir fark var: Zincirlikuyu’da insanlar tabutla uğurlanıyor, buradan cenaze torbalarıyla. Ölen işçileri kimse bilmiyor, duymuyor. C’ye göre ölen işçinin ailesine sus payı 400 bin TL gibi bir para veriliyor. C., trajik durumu şöyle tarif ediyor: “O işçi 400 yıl yaşasa ve çalışsa o parayı yanyana göremez. Ve insanlarımızın inancı, ‘Kader. Ölenle ölünmez.’ Aile bir yerde o parayı almaya mecbur oluyor. Birileri kazanıyorken birilerinin hayatı da işte böyle zindan oluyor.” https://www.artigercek.com/400-iscinin-olumu-gizlendi-sus-payi-400-bin-lira

13.2.2018 - Lokavt ilan eden Koç'un Ford Otosan'ı kârını yüzde 56 artırdı Koç Holding'in Ford Motor Company ile birlikte yarı yarıya ortak olduğu Ford Otosan, 2017'de bir önceki yıla göre yüzde 39 yükselişle 25 milyar 341 milyon TL toplam satış geliri elde etti. Şirketin net kârı da yüzde 56 artışla 1 milyar 490 milyon TL oldu. Ford Otosan işçileri geçen ay, metal sektöründeki patronlarla toplu iş sözleşmesi konusunda anlaşamayınca grev kararını asmışlardı. İşçilerin grev kararını duyan Ford Otosan yönetimi, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bilgi vererek lokavt kararını açıklamıştı. http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/lokavt-ilan-eden-kocun-ford-otosani-karini-yuzde-56-artirdi-228356

13.2.2018 - Bakanlık 3. havalimanı inşaatında yaşamını yitiren işçi sayısını “açıkladı” ama şantiye ve sendikadan alınan bilgiler Bakanlığı yalanlıyor Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş cinayeti tartışmalarıyla gündeme gelen 3. havalimanı inşaatıyla ilgili açıklama yaptı ve havalimanı inşaatında bugüne kadar 27 işçinin hayatını kaybettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada şöyle denildi: “İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi’nin yürüttüğü 3. havalimanı İnşaatında, çalışmaların başladığı Mayıs 2015 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre sağlık sorunları ve trafik kazası vakalarının da yer aldığı olaylarda 27 emekçimiz hayatını kaybetmiştir. İlgili projenin başladığı tarihten itibaren görevlendirilen Bakanlığımız İş Müfettişleri, 3,5 milyon metrekare büyüklüğünde ve 30 bini aşkın çalışan bulunan inşaat sahasında denetim faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir.” Ancak şantiyeden, sendikalardan, meslek örgütlerinden gelen bilgiler, bakanlığın resmi açıklamasını yalanlıyor. Önceki gün bir hafriyat kamyonu şoförü inşaatın başlangıcından beri yüzlerce işçinin yaşamını yitirdiğini, işçi ailelerinin ise para verilerek susturulmaya çalışıldığını öne sürmüştü. İnşaat İşçileri Sendikası (İNŞAATİŞ) Örgütlenme Sekreteri Yunus Özgür de 3. havalimanında çalışan üyelerden gelen bilgilere göre haftada en az üç-dört işçinin iş cinayetine kurban gittiğini söylüyor. Özgür, “İşçi ölümleri normalde zaten gizleniyor. 3. havalimanı gibi dışarıya tamamen kapalı bir yerde kesin bilgiye ulaşmak çok zor” diyor. http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/bakanlik-3-havalimani-insaatinda-yasamini-yitiren-isci-sayisini-acikladi-228406

15.2.2018  - DİSK-AR: Geniş tanımlı işsizlik oranı 6 milyona yaklaştı TÜİK'in açıkladığı Kasım 2017 işsizlik verilerinde işsiz sayısı 3 milyon 275 bin kişi olarak gösterilirken, DİSK-AR, geniş tanımlı işsizlik oranının 5 milyon 981’e ulaştığını belirtti.Geniş tanımlı işsizlik oranını yüzde 17,6 olduğu belirtilirken, geniş tanımlı işsiz sayısının 5 milyon 981 bin olduğu söylendi. Genç işsizlik yüzde 19,3, tarım dışı işsizlik yüzde 12,2, çırak ve stajyerlerin oranı yüzde 2,1’den yüzde 6,8’e yükseldiği ifade edilen DİSK-AR raporunda, “Yükseköğrenim kadın işsizliği yüzde 16,6, tarım dışı genç işsizliği yüzde 29,8, kadın işsizliği yüzde 13,4, genç kadın işsizliği yüzde 25” olarak hesaplandı.

15.2.2018 - İşsizlik rakamları açıklandı: Yüzde 10,3 TÜİK'in açıkladığı Kasım 2017 verilerine göre sigortasız çalıştırılanların oranı  0,3 puan artarak yüzde 33'e tırmandı.

16.2.2018 - İŞKUR Diyarbakır'da işten attırdı Diyarbakır merkez Sur ve Ergani ilçelerindeki 100’e yakın okulda, İŞKUR’un ilçe milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın soruşturma raporu doğrultusunda işten çıkarmalar oldu. Toplum Yararına Program (TYP) projeleri kapsamında temizlik ve güvenlik görevlisi olarak çalışan 265 kişi işten çıkarıldı. Soruşturma raporuyla söz konusu 2 ilçedeki eğitim kurumlarına 2 yıl projeden yararlanma yasağı getirildi. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/iskur-diyarbakirda-isten-attirdi/

17.2.2018 - ABD'de İşsizlik nedeniyle yarım milyon kişi evsiz Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de hava sıcaklığı rekor seviyelere düşürken, ülkedeki yaklaşık 550 bin evsiz kış aylarının zor şartlarına karşı ayakta durmaya çalışıyor. ABD'de geçen sene evsiz olan kişilerin 374 bini (yüzde 68) barınaklarda veya günübirlik kentsel konutlarda kalırken, 176 bini (yüzde 32) kamusal alanlarda yaşadı. Ülkedeki 550 bin evsizin 355 bini (yüzde 64,5) yalnız başına hayatla mücadele eden bireylerden, 195 bini (yüzde 35,5) çocuklu ailelerden oluşuyor. https://www.dunya.com/dunya/abdde-issizlik-nedeniyle-yarim-milyon-kisi-evsiz-haberi-403701

16.2.2018 - Köleliğin dibi: Foseptik çukurunda gelen ölüm Hindistan’ın Andhra Pradesh eyaletindeki Chittor şehrinin Palamaner kasabasında özel bir şirketin işlettiği balık üretme çiftliğinde 7 işçi foseptik çukurunda can verdi. Yerel basında çıkan haberlere göre, 8 işçi elle temizlik yapmak için foseptik tankına girdikten birkaç dakika sonra baygınlık geçirerek orada yığıldılar. Diğer işçiler tarafından hemen Palamaner’deki bir devlet hastanesine kaldırıldılar. Ancak hayatlarını kaybettiler. http://www.yasanacakdunya.org/koleligin-dibi-foseptik-cukurunda-gelen-olum/

17.2.2018 - 3. havalimanında iş yetiştirme baskısıyla gelen ölümler  3. havalimanı şantiyesindeki iş cinayetleriyle ilgili konuşan işçiler, iş yetiştirme baskılarının ölümlere yol açtığının altını çizerek, özellikle gece vardiyalarında iş güvenliği önlemlerinin ihmal edildiğine dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde açıklama yaparak havalimanında 27 işçi olduğunu iddia eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sunduğu listede bulunmayan iş cinayetlerini de aktaran işçiler, iş cinayetlerinin örtbas edilmesiyle ilgili yaşadıklarını anlattı. Cumhuriyet’ten Mehmet Kızmaz’a konuşan, inşaatta çalışan iş güvenliği uzmanları, birçok işçi ölümünün, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) kayıtlarında yer almadığını belirterek bir taşeron işçisinin de “24 Ocak 2016’da bizim usta kazada öldü. Listede yok” dediğini aktardı.

18.2.2018 - Türkiye en uzun çalıştırılan işçiler sıralamasında birinci Medya takibinin isimlerinden Ajans Press, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üye ülkelerinin haftalık çalışma saatlerini ve medya yansımalarını inceledi. Ajans Press’in Statista’dan ve Mckinsey Global Institüt’ten elde ettiği verilere göre, haftalık 60 saatin üzerinde çalışma performansında Türkiyeli işçiler yüzde 23,3 daha fazla çalışma oranı ile birinci sıraya oturdu. Türk işçileri, yine aynı şekilde haftalık 60 saatin üzerinde çalışan Güney Koreli işçiler izledi. Yine 60 saatin üzerinde çalışarak yüzde 14,3’lük oranıyla Endonezyalı işçiler üçüncü sırada yer alırken, Hint işçiler yüzde 13,6 daha fazla çalışarak dördüncü sırada yer aldı.

https://www.evrensel.net/haber/345919/turkiye-en-uzun-calistirilan-isciler-siralamasinda-birinci

21.2.2018 - Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği' saha araştırması raporu yanınlandı  DİSK ,  Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği' saha araştırması raporunu yanınlandı. Açıklamayı yapan DİSK başkanı Beko , “2017 yılı asgari ücretin bin 404 TL olduğu düşünülecek olursa işçilerin ortalama net kazançları asgari ücrete yakındır. İşçilerin yüzde 66'sı 2 bin TL'den az gelir elde etmektedir” dedi. İşçilerin yüzde 18'i çalıştığı işyerinde sigortası olmadığını , sigortasızlık eğitim, cinsiyet ve kayıt dışılığa göre değişiklik gösterdiğini ve 15-24 arası genç işçiler içinde sigortasızların oranının yüzde 34 ile 43 arasında değiştiğini vurguladı. İşçilerin yüzde 54'ünün ay sonunu zorlukla getirdiğini dile getiren Beko, “Lise altı eğitime sahip işçilerin yüzde 59'u ve sigortasız işçilerin yüzde 71'i ay sonunu zorlukla getirdiklerini'' belirtti. Araştırmaya göre işçilerin yüzde 87'sinin sendikasız olduğu ifade edilen açıklamada , Sendikalı işçiler sendikasızlara göre yüzde 21 daha fazla gelir elde etmekteolduğu ifadeler arasında yer aldı. http://mezopotamyaajansi.org/EKONOMI/content/view/15737?page=2

22.2.2018 - 3. havalimanında iş cinayeti üzerine 10 bin lira 22 Ocak’ta inşaatta yaşamını yitiren işçi Orhan Bingöl’ün ağabeyi Recep Bingöl, taziye ziyaretine gelen şirket yetkililerinin 10 bin liraya yakın para vermeye çalıştığını söyledi. Parayı reddettiklerini söyleyen Bingöl dava açacaklarını ifade etti.42 yaşında, beş çocuk babası, Erzurumlu işçi Orhan Bingöl, 22 Ocak 2018’de havalimanı inşaatında asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitirmişti. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/3-havalimaninda-is-cinayeti-uezerine-10-bin-lira/

27.2.2018 - Üretim artışı işçi kıyımını getirdi Solonn Enerji’nin işçilerinin üretim artışına imza atması, işten çıkarılma saldırısına maruz kalmalarını engellemedi. Üretimin ana kaynağının altına imza atan 110 işçiden 70’inin payına işsizlik düştü.Hem de bu kıyım görkemli törenle resmi açılışın yapıldığı günlerde gerçekleştirildi. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/goerkemli-acilisin-goelgeleyemedigi-isci-kiyimi/

26.2.2018 - Otokar’da işçi kıyımı başladı! Sakarya’da bulunan Otokar fabrikasında, MESS ile imzalanan sözleşmenin ardından işçi kıyımı başladı. Geçtiğimiz haftanın başından beri 30’u aşkın işçi işten atıldı. MESS, sözleşmenin ardından fabrikalarda beklenen işçi kıyımına başladı. Otokar fabrikasında 5 ila 18 yıllık kıdemli işçileri işten çıkartıldı. İşten çıkarmaların bahanesi “performans düşüklüğü” oldu. MESS ile imzalanan sözleşmede özellikle patronlara ek bir yük getirecek olan kıdem zammı uygulamasına bir çözüm olarak sermayedarlar kıdemli işçilerin kıyımına gidiyor. İşçi kıyımına giden sermayedarlar ise istihdam seferberliği yalanı adı altında sunulan bedava ve sözleşmeli işçileri kullanıyor. Geçtiğimiz yıldan beri imalat sanayi, istihdamda küçülürken patronlar imalat rekorları kırdı. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/otokarda-isci-kiyimi-basladi/

28.2.2018 - “150 bin taşeron işçisi işsiz kalacak” “Kamu işçilerine kadro” aldatmacasıyla taşeron düzenlemesini hayata geçiren AKP iktidarı, taşeron işçilerine işsizliğe sürüklüyor. Taşeronluk düzenlemesiyle birlikte İzmir’de kadro hakları gasp edilen işçilerin işsizliğe mahkum edilmeye çalışılmasına dair bugün İzmir’de basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, kadro bekleyen işçilerin işsizlikle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. İzmir’de 6 bin taşeron işçisinin işsiz kalacağını söyleyen Sarı ülke genelinde bu sayının 150 bine ulaşacağını belirtti.

28.2.2018 - Katar: Dünya Kupası inşaatlarında 1200’den fazla işçi öldü Katar’da 2022 Dünya Kupası için hazırlanan stadyum inşaatlarında yaşanan işçi ölmleri, ‘Khalifia Uluslararası Stadyumu’nda bir inşaat işçisi 40 metreden düşüp hayatını kaybetmesiyel tekrar gündeme geldi. BBC’nin aktardığına göre, Cox, bir Alman inşaat firmasına bağlı Güney Afrikalı bir taşeron firma tarafından çalıştırılıyordu. 2022 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında yapılan inşaat çalışmalarında şu ana kadar 1200’den fazla işçinin öldüğü kaydediliyor.


İşçi Mücadeleleri


6.2.2018 - Beton travers fabrikası işçileri iş durdurdu Sakarya'nın Pamukova ilçesinde, demir yolları için beton travers üreten fabrikada çalışan 45 işçi iş durdurdu. İşçiler ücret adaletsizliğinin giderilmesi için imza toplamış, yönetim ise bunun üzerine 2 işçiyi işten çıkarmıştı. Yenice Mahallesi'nde bulunan beton travers fabrikasında çalışan işçiler, arkadaşlarının işten çıkarılması üzerine, işi durdurup fabrikanın bahçesinde toplandı. İşçiler, fabrika yönetiminden, arkadaşlarının işe tekrar alınmasını ve ücretlerde iyileştirme  istedi. https://www.evrensel.net/haber/344950/beton-travers-fabrikasi-iscileri-is-durdurdu

13.2.2018 - Üçüncü havalimanında işçiler isyan edince talepler kabul edildi Yaklaşık 30 bin işçinin çalıştığı şantiyede işçilerin barındığı tek kişilik odaların 2'ye, 2 kişilik odaların 4'e, 4 kişilik odaların ise 6 kişiye çıkarılması, işçileri isyan ettirdi."İnsanca yaşamak istiyoruz" sloganı atan işçiler, kamp amirliğine doğru yürürken ,İstanbul Grand AirPort (İGA) kamp amiri, işçileri tehdit ederek "Odalarınıza dönün, böyle yaparsanız hepiniz o odalarda tıkış tıkış yaşarsınız" şeklinde konuşmuştu.Eylemde, 3 kişilik bir komite kuruldu. Jandarma telsizinden gelen anonsta "Amirlik ile görüşme sürüyor. Aman siyasete bulaştırmasınlar da" sözleri duyulmuştu.İşçilerin oluşturduğu komitenin kamp amirliği ile yaptığı görüşme, taleplerinin kabul edilmesiyle sonuçlandı. İşçilerden oluşan komitenin ilettiği talepler; "yemek sorunu çözülecek, odalardaki tahta kurusu sorunu çözülecek, tuvaletlerdeki koku var kirlilik sorunu çözülecek, boş odalar tespit edilecek 6 kişi kalan işçiler boş odalara sevk edilecek" başlıklarını içeriyordu. http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/video-ucuncu-havalimaninda-isciler-ayaklandi-228410

 

14.2.2018 - HES inşaatı işçileri 3 aylık alacaklarını istiyor Rize’nin Küçükçayır köyündeki Hidroelektrik Santrali (HES) inşaatı şirket tarafından durduruldu. 3 aydır paralarını alamayan ve 10 gündür şantiyede bekleyen 120 işçi, şirket yetkililerine ulaşmaya çalışıyor. Ücretlerinin ödenmesini isteyen işçiler şantiyeden ayrılmıyor. https://www.evrensel.net/haber/345540/hes-insaati-iscileri-3-aylik-alacaklarini-istiyor

15.2.2018 - Yazaki’de OHAL: İşçiler atıldı, polislerce alıkonuldu Gemlik Yazaki’de haklarını arayan işçilere yönelik işten atma saldırısı devam ederken, yeni gelen yönetim fabrikayı hapishaneye çevirdi. Fabrikaya sivil polis yığıldı, atılan işçiler polislerce fiilen alıkonuldu, işçiler baskı ve OHAL tehdidiyle korkutulmaya çalışıldı.Yazaki işçileri, yıllardır süren baskı, tehdit ve tacizlere karşı geçtiğimiz ay birliğini sağlama noktasında adımlar attı. Üretimden gelen gücünü kullanarak harekete geçen Yazaki işçileri, 14 Şubat Çarşamba günü taleplerinin ele alınacağı, yönetimle yapılacak görüşmeye hazırlanırken , yönetim işçi temsilcileri ve yönetim toplantısı öncesinde aralarında çok sayıda temsilcinin de olduğu yaklaşık 60 işçiyi işten çıkarmıştı. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/yazakide-ohal-isciler-atildi-polislerce-alikonuldu/

16.2.2018 - Akkim işçileri 200 gündür direniyor İstanbul Hadımköy’de bulunan Akkim yapı kimyasalları fabrikasında Petrol-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan işçiler, fabrika önünde kurdukları çadırda 200 gündür direniyor. https://www.evrensel.net/haber/345655/akkim-iscileri-200-gundur-direniyor

20.2.2018 - Uyar Çelik işçileri çatıya çıktı Birleşik Metal-İş’e üye oldukları için işten atılan Uyar Çelik işçileri fabrikanın çatısına çıkarak eyleme geçti.


20.2.2018 - Kadro talepleri reddedilen 500 İZSU işçisi eylem yaptı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Su ve Kanalizasyon İşleri (İZSU) Genel Müdürlüğü’nde şoför olarak çalışan yaklaşık 500 işçi, 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile taşeron işçiye getirileceği belirtilen kadro düzenlemesinden yararlanmak istedi. Ancak işçilerin yapmış oldukları başvuruları inceleyen Başvuru Tespit Komisyonu, işçilerin başvurularını “İhale personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında değildir” gerekçesi ile reddetti.İşçiler bunun üzerine Konak’ta bulunan İZSU binasının önünde toplandı.Sloganlar atan işçiler , yanlarında getirdikleri dilekçeleri Çalışma Bakanlığı’na göndererek, başvuruların reddedilmesi yönündeki karara itiraz etti.

20.2.2018 -İşten atılan MAPP işçilerinden Ankara’da eylem Coca Cola, Doğadan, Samsung, Shell gibi dünya çapındaki markaların projelerine hizmet veren MAPP Merchandising Group Şirketi’nde çalışan 38 işçi, Tez Koop-İş Sendikası’na üye oldukları gerekçesiyle işten atıldı. İşten atmaları protesto etmek için MAPP’ın Ankara Ofisi önüne gelen Tez Koop-İş üyeleri ve işten çıkarılan MAPP işçileri bir basın açıklaması yaptılar.


21.2.2018 - Kamu emekçilerinin direnişi 53. haftasında OHAL ilanının ardından devreye konulan KHK saldırılarıyla İstanbul'da ihraç edilen KESK üyesi kamu emekçilerinin Bakırköy ve Kadıköy'deki direnişleri 53. haftasında devam ediyor.


22.2.2018 - Doğu Pres işçileri üretimi durdurdu Bursa'da kurulu otomotiv yan sanayi işletmesi Doğu Pres fabrikasında çalışan işçiler patronun verdiği sadaka zammına karşı ayağa kalktılar. Bu sabah vardiya değişim saatinde işçiler üretimi durdurdu. Patron işçilere yüzde 10.25 civarında bir zam dayatmasında bulunurken işçiler MESS sözleşmesi düzeyinde zam ve sosyal haklar istiyor. Üretimin durduğu fabrikada, işçiler yemekhanede yönetimle toplantı yaptı. Toplantıda taleplerini ileten işçiler, yönetimin yanıtına göre mücadelelerine devam etme kararıyla iş başı yaptı. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/dogu-pres-iscileri-ueretimi-durdurdu/

22.2.2018 - Real Market işçileri Dudullu Metro önündeydi Real Marketler zincirinin iflas açıklamasının ardından işten atılan ve hakları gasp edilen işçiler eylemlerini sürdürüyor. Real market işçileri bugün eylemlerini Dudullu-İMES A Kapısında bulunan Metro Market önünde yaptılar. İşçiler market önünde kitleye seslenerek yıllardır Real Market’te çalıştıklarını, hileli iflasla marketin devredildiğini ve tazminatlarının verilmediğini vurguladılar.

23.2.2018 - Taşeron işçilerinden Çapa’da kadro eylemi İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kadro talepleri reddedilen taşeron işçileri hastane önünde eylem gerçekleştirdi. Eylemde konuşma yapan Cemal Bilgin, KHK ile çıkarılan taşeron düzenlemesini teşhir etti. Bilgin, Taşeron işçilerine gerçekten kadro hakkı verilmediği gibi birçok işçinin işsiz kaldığına dikkat çekti.“Verilen sözler tutulsun işe iade mahkeme kararları uygulansın sınavsız koşulsuz feragatsız gerçek kadro istiyoruz” pankartının açıldığı eylemde "Ayrımsız koşulsuz kadro!", "Zafer direnen emekçinin olacak!" ve "Yaşasın sınıf dayanışması!" sloganları atıldı. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/taseron-iscilerinden-capada-kadro-eylemi/

24.2.2018 - REYSAŞ işçileri işten atmaya karşı iş yavaşlattı DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikası, toplam 141 işçinin çalıştığı Reysaş Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.’nin Eskişehir Merkez, Eskişehir Sivrihisar, Zonguldak Merkez, Zonguldak Ereğli, Kastamonu Merkez, Kastamonu Tosya, Karabük Merkez ve Bartın Merkez istasyonlarında birkaç gün içerisinde işçilerin büyük bir çoğunluğunu üye yaparak bakanlığa çoğunluk tespiti için başvuruda bulundu. Sendikal örgütlenmeden haberdar olan REYSAŞ patronu ise sendikaya üye olan işçileri tek tek odasına çağırarak e-devlet şifrelerini istedi ve sendikadan istifa etmeleri için baskı yapmaya başladı. Şifrelerini vermeyen ve sendikadan istifa etmeyen 8 işçi işten atıldı. Atılan işçilerden üçünün Eskişehir, üçünün Karabük ve ikisinin Kastamonu’daki istasyonlardan olduğu öğrenildi.İşten atma saldırısı karşısında, şirkete bağlı tüm istasyonlarda işçiler iş yavaşlatma eylemine başladı. Sendika da tehdit ve baskılarla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/reysas-iscileri-isten-atmaya-karsi-is-yavaslatti/

27.2.2018 - Babacanlar Kargo’da direnişçi işçilere saldırı Sendikalı olan işçilerin işten atılmalarının ardından kapı önünde başlayan direnişin sürdüğü Babacanlar Kargo’da, patron ve adamları direnişçi işçilere saldırdı.Babacanlar Kargo işçileri, güvencesiz, düşük ücretler ve günde 13-14 saati bulan ağır çalışma koşulları nedeniyle TÜMTİS’e üye oldular. Patron ise işçileri tehdit ederek, baskı ve zor yoluyla sendikadan istifa ettirmeye çalıştı. İşçilerin istifa etmeyi kabul etmemesi üzerine de 26 Ağustos 2017 tarihinde yakın akrabaları ve diğer adamları ile birlikte saldırıp darp ederek TÜMTİS üyesi 9 işçiyi işten çıkardı. Bunun üzerine şirketin merkezi önünde direniş başlatıldı ve direnş 178 günden bu yana devam ediyor.


Dünyadan Mücadeleler

1.2.2018 - Hindistan: Özelleştirmelere karşı kitlesel gösteri Hindistan’ın güneydoğusunda bulunan liman kenti Visakhapatnam’da işçiler, özelleştirmeleri ve hükümetin emek karşıtı politikalarını protesto etmek için kitlesel bir gösteri düzenledi. Liman ve rıhtım işçilerini temsil eden 6 federasyonun çağrısıyla, Hindistan merkezi hükümetinin ve yerel yönetimlerin, iş güvenliği gibi ekonomik-sosyal haklara yönelik saldırılarına karşı yapılan gösteriye polis saldırdı. Aralarında sendika yöneticilerinin de olduğu çok sayıda protestocu gözaltına alındı. Merkezi hükümet “daha fazla özel yatırım çekmek ve liman verimliliğini artırmak için” büyük limanları özelleştirmek istiyor. Özelleştirmeyle birlikte yaklaşık 50.000 işçinin işten atılması ya da kazanılmış hakların gasp edilmesi gündemde. Özeleştirme planlarına karşı çıkan işçiler aynı zamanda, sözleşmeli işçiler açısından önemli bir sorun olan ücret eşitsizliğinin giderilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, ekonomik ve sosyal güvenlik haklarının tanınması gibi temel talepleri de dile getiriyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/hindistan-ozellestirmelere-karsi-kitlesel-gosteri/

2.2.2018 - Finlandiya: 200 bin işçi greve çıktı Finlandiya’da hükümetin meclisten geçirdiği ve 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe giren yeni düzenlemeye karşı ülke çapında 200 bin şiçi 24 saatlik grev yaptı. Başkent Helsinki’de hükümet sarayı önünde 10 bin emekçinin katıldığı bir gösteri düzenlendi. “Sosyal güvenlik” alanında getirilen yeni düzenleme, 3 ay boyunca 18 saat çalışmamış ve aktif olarak iş aramayanların işsizlik parasının yüzde 4.6 oranında kesilmesini içeriyor. ‘Aktifleştirme Modeli’ denilen yasaya tepki gösteren emekçiler ayrıca “Vatandaş İnisiyatifi” olarak adlandırılan hakkı kullanarak yasanın iptali için imza kampanyası yürüttü. İmza kampanyasına ilk 5 gün içinde 50 bin kişi imza attı. Böylelikle hükümet, yasayı yeniden parlamento gündemine getirip gözden geçirmek zorunda. http://www.yasanacakdunya.org/finlandiya-200-bin-isci-greve-cikti/

6.2.2018 - Almanya: IG Metall anlaştı Almanya’da yaklaşık 4 milyon metal ve elektronik işçisini kapsayan TİS görüşmesinde anlaşma sağlandı. Pilot bölge olarak seçilen Baden-Württember eyaletinde IG Metall sendikasıyla patronlar örgütü Gesamtmetall arasında yapılan görüşmelerde varılan anlaşmaya göre ücretlere Nisan 2018’den itibaren yüzde 4.3 oranında zam yapılacak. Beş tur boyunca tartışma konusu olan “haftalık çalışma sürelerinin esnek şekilde 28 saate düşürülmesi” talebini kabul eden patronlar “ihtiyaca göre” haftalık çalışma süresini (şu anki uygulamada azami süre olan) 40 saatin de üzerine çıkarma olanağını elde etti. Sendika, bireysel işçinin isteğine göre haftalık çalışmanın -2 yıla kadar- 28 saate düşürülmesi talebinin patronlar tarafından kabul edilmesini “önemli bir kazanım” olarak yutturmaya çalışıyor. IG Metall Başkanı Jörg Hofmann yaptığı açıklamada sonuçtan memnun olduğunu ifade ederek, “Modern ve çalışanların kendilerinin karar vereceği bir çalışma yaşamı için önemli adım atıldı. Bugüne kadar çalışma süreleri çoğunlukla işverenlerin lehine esnekleştirildi, bu anlaşmayla esnekleştirmenin aynı zamanda çalışanların yararına da düzenlenebildiği görüldü” şeklinde konuştu. Oysa çalışma haftasının 28 saate düşürülmesi aynı zamanda ücretlerin de düşürülmesi anlamına geliyor. Üstelik bu talep kolektif bir hak olarak değil işçinin bireysel isteğine göre biçimlendiriliyor. Çalışma saatlerinin, ücretlerin düzeyi aynı kalmak koşuluyla ve sınıfın kolektif bir hakkı olarak düşürülmesi söz konusu olsaydı bu gerçekten de önemli bir kazanım olurdu. Durum bu değildir. Burada “ben şu kadar süre 28 saat çalışmak istiyorum” diyen işçiye dayatılan şey “ücretlerden feragat etmesi”dir! Dolayısıyla “esnekleşme” tam da patronların kendi lehlerine kullanabileceği şekilde gündeme getiriliyor. “Gerektiğinde” çalışma haftasının 40 saatin de üzerine çıkarılmasının kabul edilmiş olması ise esnekleşmenin diğer ayağını oluşturuyor. Nitekim, Gesamtmetall Başkanı Rainer Dulger yaptığı açıklamada sonuçtan memnun olduğunu belirterek “Bugün 21. yüzyılın esnek çalışma sistemi için temel attık” deyiverdi! http://www.yasanacakdunya.org/almanya-ig-metall-anlasti/

7.2.2018 - Fransa’da öğrenciler ve eğitim emekçileri reformlara karşı sokaklarda Aralık ayında Ulusal Meclis tarafından kabul edilen yasa tasarısıyla eğitime ayrılan düşük kaynaklara ve üniversitelerde seçmelere yönelik uygulanmak istenen reformlara karşı sokaklara çıkan öğrenciler ve eğitim emekçileri, örgütlü oldukları SNES-FSU, FSU, FNEC FP-FO, FERC CGT, SUD Education, SGL, Solidaires étudiant-e-s, UNEF, UNL, UNL-SD, ASES ve SLU sendikalarının çağrısı ile 6 Şubat günü, başta başkent Paris olmak üzere, birçok yerdeki lise ve üniversitede grev ve blokaj eylemleri gerçekleştirdi. Ayrıca birçok kentte sokaklara çıkılarak yürüyüşler düzenlendi. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/fransada-oegrenciler-ve-egitim-emekcileri-reformlara-karsi-sokaklarda/

8.2.2018 - İşçi kıyımına hazırlanan Carrefour protesto ediliyor Fransa’da perakende tekeli Carrefour’taki işçiler, seri işten çıkarmalar yüzünden Fransa çapında Carrefour mağazalaırnda protesto gösterileri düzenliyorlar.Sendikalar Perşembe günü Fransa’nın güneyindeki Aix-en-Provence kentinde protesto gösterileri düzenlediler.Avrupa’nın en büyük perakendecisi Carrefour geçen ay çevrimiçi alışverişte önümüzdeki beş yıl içinde 2,8 milyar euro (3,4 milyar dolar) yatırım yapacağını ve 2,400 çalışanıın şiten atacağını duyurmuştu. açıkladı. Şirket “Amazon’la rekabet edebilmek için” işçi maliyetlerini azaltmaya çalışıyor.Diğer büyük Fransız şirketleri de, özellikle Emmanuel Macron ve hükümetinin, işçileri kiralamayı ve işten atmayı kolaylaştıran yeni “çalışma reformu”nu fırsat bilip işçi çıkarma yöntemine daha sık başvuruyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/isci-kiyimina-hazirlanan-carrefour-protesto-ediliyor/

14.2.2018 - ABD: İşçiler sendikanın tanınması için greve çıktı ABD’nin Ohio eyaletinin Toledo şehrinde Jeep montajı yapan fabrikada düşük ücretlerden ve uzun iş günlerinden bezmiş olan işçiler daha iyi çalışma koşulları için patronun karşısına Otomotiv İşçileri Sendikası UAW ile çıkmak istediler. Yeni sözleşme görüşmeleri sürerken UAW’ye üye olan işçiler, patronun UAW’yi tanımak istememesi üzerine greve başladılar.Bir Dana işçisi, haftanın 7 günü 12 saatlik bir vardiyayla çalışmaya zorlandıklarını aktardı. Greve çıkan yüzlerce işçi sabahın erken saatlerinden itibaren fabrikanın önünde bekliyor. Toledo kentindeki diğer işçiler destek için Dana işçilerini ziyaret ediyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/abd-isciler-sendikanin-taninmasi-icin-greve-cikti/

14.2.2018 - Güney Kore’de GM işçilerinden kıyım protestosu ABD’nin en büyük araç tekeli General Motors (GM), Güney Kore’deki 4 fabrikasından birini kapatmaya hazırlanıyor. GM’nin Güney Kore operasyonunun 2014-2016 döneminde 1,8 milyar dolar zarar ettiği gerekçesiyle hayata geçirilmek istenen kıyım saldırısına işçiler eylemlerle yanıt veriyor.Kore Metal İşçileri Sendikası’na üye işçiler bugün Gunsan kentindeki fabrikada yaptıkları eylemle saldırıya tepkilerini gösterdiler. Kararın sendikaya danışılmadan alınmasının kendileri için ölüm anlamına geldiğini belirten işçiler yaptıkları eylemde “birlik, dayanışma” yazılı kafa bantları takarken, dağıttıkları bildirilerle de kapatma kararının geri çekilmesini istediler. 2 bin işçinin çalıştığı fabrikada 1200 işçinin eyleme katıldığı belirtildi. Güney Kore’deki GM fabrikalarında toplamda 16 bin kişi çalışıyor. Öte yandan GM’nin işçilerin gönüllü olarak işten ayrılması için teşvik planı hazırladığı belirtiliyor. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/gueney-korede-gm-iscilerinden-kiyim-protestosu/

14.2.2018 - Slovenya’da 40 bin öğretmen grev yaptı Slovenya’da kamu emeçkileri “ekonomi büyüme”ye rağmen düşük kalan ücretlere isyan ediyorlar. Dün 2 saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştiren hemşirelerden sonra yaklaşık 40 bin öğretmen  24 saatlik greve çıktılar.Yüzde 10 zam isteyen öğretmenlerin grevi nedeniyle okulların çoğu kapalı kaldı. 20 bin öğretmen ise başkent Ljubljana’nın merkezinde yürüyüş yaptı. Geçtiğimiz ay da on binlerce kamu emekçisi sokaklara çıkmıştı. http://www.yasanacakdunya.org/slovenyada-40-bin-ogretmen-grev-yapti/

15.2.2018 - İngiliz demiryollarında bir grev daha İngiltere’de demir yollarında uzun bir süreden beri devam eden bir türlü çözülemeyen sorunlar karşısında yine 24 saatlik grev yapılacak. Başta, yolcu güvenliğini ilgilendiren istasyonlardaki güvenlik işçilerinin işten çıkartılmak istenmesi olmak üzere, birçok sorunla ilgili yetkililerle görüşmeler yapan Demiryolu İşçileri Sendikası (RMT), hükümet ve özel şirketlerin dayatmalarını kabul etmeyerek, Ocak ayındaki grevlerden sonra yine greve çıkılacağını açıkladı.“Thestar” gazetesinin aktardığına göre, RMT Genel Sekreteri Mick Cash yaptığı açıklamada, “Eğer İskoçya ve Galler’de, kardan önce, yolcuların ve çalışanların güvenliğinin birinci sıraya alınması mümkünse, neden İngiltere’de bu mümkün değil? Hükümet demiryollarını peşkeş çektiği şirketlerin çıkarlarını kolluyor” şeklinde konuştu.http://www.yasanacakdunya.org/ingiliz-demiryollarinda-bir-grev-daha/

15.2.2018 - Cezayir: Kamu emekçileri genel greve çıktı Cezayir’de hükümetin „kriz“ bahanesiyle ücretleri baskılamış olması emekçilerde tepki biriktirmiş durumda. Sendikaların çağrısıyla kamu emekçileri „acil ücret artışı“ talebiyle dün ülke çapında greve çıktı. Greve, eğitim, sağlık, mesleki eğitim ve telekomünikasyon alanlarından emekçiler katıldı.Başkent Cezayir’deki okulların çoğu grev sırasında kapatıldı, hastanelerde uzun kuyruklar vardı.

16.2.2018 -  Hindistan: Çay işçileri kölelik koşullarını protesto etti ay plantasyonlarında 100 binlerce işçinin çalıştığı Asssam eyaletinde büyük bir protesto yürüyüşü yapıldı. Kölece çalışma koşullarına ve son derece düşük olan ücretlere karşı çıkan işçiler, Dibrugarh kentinde eski tren istasyonundan „Çalışma Komiserliği“ ofisine kadar iki saat boyunca yürüdüler. Eyaletteki toplam 800 ‘çay bahçesi’nde çalışan işçiler, ücretlerin yükseltilmesi ve uzun iş günlerinin kısaltılması gibi temel talepleri dile getirdiler. Bölgedeki çay işçilerinin günlük ücreti 137 Rs (2,1 dolar) düzeyinde. http://www.yasanacakdunya.org/hindistan-cay-iscileri-kolelik-kosullarini-protesto-etti/

21.2.2018 - G. Afrika: Madenciler ‘iş güvencesi’ için greve çıktı Güney Afrika’nın Mpumalanga eyaletinde „Optimum Kömür“ madeninde çalışan binlerce işçi greve çıktılar. Yolsuzluklarla çalkalanan ülkede bir kısmı tutuklanan bir kısmı firarda olan Gupta ailesine ait kömür madenindeki işçiler işlerini kaybetme tehlikesine karşı ayaktalar.Özellikle Zuma iktidarı döneminde palazlanmış -ülkenin en „zengin“ burjuva ailelerinden biri olan- Gupta ailesi, Zuma’nın istifasıyla birlikte kayıplara karışmış, bir kısmı ise tutukanmıştı. Ülkede, 2009’da devlet başkanı seçilen Zuma, birçok yolsuzluk soruşturmasına karışmış ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı suçlamalarından dolayı partisinden gelen yoğun baskılar üzerine geçen hafta görevinden istifa etmişti. Zuma’nın istifasıyla yolsuzluk soruşturmaları da hızlandırıldı.

20.2.2018 - Myanmar: Kölelik koşullarına direndiler, taleplerini kabul ettirdiler Myanmar’ın Yangon bölgesinde Çin’li kapiatliste ait hazır giyim fabrikasında yaklaşık 400 işçi, kölece çalışma koşullarına karşı 1 Şubat’ta iş bıraktılar. Aynı zamanda fabrikanın giriş çıkışlarının da bloke edildiği ki haftalık grevin ardından patronun „taleplerinizi kabul ediyoruz“ adımından sonra işlerine döndüler. Yerel basının aktardığına göre, fabrika yönetimi, fiilen düşürdükleri ücretlerin ödenmeyen kısmının ödeneceğini, Çin’li olanın yerine ‘yerli’ bir „denetçi“nin atanacağını, çoğunluğu kadın olan işyerindeki tuvaletlerden kameraların söküleceğini, tacizci ve saldıgan davranışlarda bulunan şeflerin çıkarılacağını işçilere bildirmesinin ardından greve son verildi.

 21.2.2018 - Arjantin: Yüz binlerce emekçi sokakta Arjantin’de Macri ve hükümetinin “tasarruf” kılıfı altında işçi ve emekçilere yönelik neoliberal saldırıları sürüyor. İşçi ve emekçiler ise saldırılara karşı grevler ve eylemler örgütlüyorlar. Bugün Buenos Aires’te yüz binlerce emekçi sokaklarda.Genel İşçi Konfederasyonu (3 milyon üye) ve Arjantin Merkez İşçi Sendikası (1.5 milyon üye) ve Kamu Emekçileri Sendikası (yaklaşık 250.000 üye) de dahil olmak üzere çeşitli gruplar öğle saatlerinden itibaren toplanmaya başladılar. Yaklaşık 200 bin üyesi bulunan taşımacılık sektöründe çalışan işçilerin sendikası da eylemlerde yer alıyor. Bankacılık sektöründeki işçiler de mücadeleye katılmış durumda. Pazartesi günü başlayan 48 saat süren grev gerçekleştirdiler. Emekçiler, patronların, hükümetin desteğiyle ücretlerde yüzde 9’luk artışı dayatmasına karşı çıkıyorlar. Ve yüzde 20 civarında olan enflasyon oranı karşısında en az bu oranda ücret artışı yapılmasını talep ediyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/buenos-aires-yuz-binlerce-emekci-sokakta/

24.2.2018 - Peru’da gençler ‘kölelik yasası’na karşı sokağa çıktı Peru’da eski diktatör Fujimorı’nin partisi “Popular Will”in önerisi üzerine Kongrenin gündemine gelen “genç kölelik yasası” öğrenciler tarafından başkent Lima’da protesto edildi. ‘Plaza San Martin’ alanında toplanan ve Kongre binasına yürümek isteyen binlerce öğrenciye polis saldırdı. Çok sayıda protestocu yaralandı. “Peru Daily News”in aktardığına göre, yasa, “Çeşitli alanlarda 300 bin teknik eğitim alan öğrencinin ücretsiz olarak günde 4 saatliğine ve 3 yıla kadar şirketlere kiralanması”nın önünü açıyor. Öte yandan, öğrenciler başta olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerinden gelen tepkiler üzerine yasanın askıya alındığı bildirildi. http://www.yasanacakdunya.org/peruda-gencler-kolelik-yasasina-karsi-sokaga-cikti/

26.2.2-18 - Ukrayna’da madenciler ödenmemiş ücretler için açlık grevinde Ukrayna’da hükümetin 2015 yılına dayanan milyonlarca dolara varan ücret borcunun tamamının ödenmesi için 9 işçinin ve sendikacının 21 Şubat’ta başlattığı açlık grevi sürüyor. Devlet kuruluşu „Selidovuhillya“ kömür havzasından 4 maden işçisi ve 5 sendikacı, 21 Şubat’ta Bakanlık ile yapılan görüşmenin sonuçsuz kalması üzerine açlık grevine başladılar. Eylem, 7 bin „Selidovuhillya“ madencisinin 14-16 Şubat tarihlerinde ücret borçlarının ödenmesini talep eden 3 günlük grev yapmasının ardından geldi. İşçilerin grev eylemi hükümetin borcun 13,5 milyon ABD dolarlık kısmını aktarmasına yol açtı. Bununla birlikte, madencilerin hükümetten hala 4,5 milyon ABD doları alacağı var. İşçiler, ücret borçlarının tam olarak geri ödenmesinin yanında ücretlerde en az aenflasyon oranında artış yapılmasını; sağlık ve iş güvenliği konularında gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyorlar. Geçtiğimiz yıl Ukrayna’daki kömür madenlerinde 18 madencinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Öte yandan, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde bulunan diğer „Selidovuhillya“ madencileri Selidovo ve Novogrodivka şehirlerinde protesto eylemleri yapmaya hazırlanıyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/ukraynada-madenciler-odenmemis-ucretler-icin-aclik-grevinde/

27.2.2018 - ABD: Öğretmenler grevi bir eyalette okulları kapattı Amerika’nın Batı Virjinya (West Virginia) eyaletinde öğretmenler ve diğer okul çalışanlarının, yükselen sağlık harcamalarına karşın baskı altında tutulan ücretlerin artırılması için yapılan grev devam ediyor .Sağlık harcamalarının yüzde 3 oranında artırıldığı koşullarda ücretlerde yüzde 1’lik artışın dayatılmasını kabul etmiyorlar. 20 bin öğretmenin ve 13 bin okul çalışanının sürdürdüğü grev yaklaşık 700 devlet okulunun fiilen kapatmış durumda. http://www.yasanacakdunya.org/abd-ogretmenler-grevi-bir-eyalette-okullari-kapatti/

 

Emperyalist Rekabet

8.2.2018 - ABD, petrol üretiminde Suudileri geçti ABD'nin ham petrol üretimi günlük ortalama 10,25 milyon varile tırmanarak, ülke tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu artışla ABD Suudileri geride bıraktı ve dünyanın en büyük ikinci ham petrol üreticisi oldu.Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) en güncel verilerinin yer aldığı ocak ayı Petrol Piyasası Raporu'na göre, Suudi Arabistan'ın ham petrol üretimi aralık ayında günlük ortalama 9.92 milyon varil olmuştu. ABD küresel petrol tüketiminde zirvede yer alırken, Suudi Arabistan ise dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumunda bulunuyor. Rusya ise ham petrol üretiminde dünyada en üst sırada yer alıyor.

12.2.2018 - İsrail Suriyedeki saldırganlığını arttırıyor İsrailli yetkililer, savaş uçaklarının düşürülmesinin ardından Suriye’ye dönük saldırılarında Suriye hava savunma sisteminin yarısını imha ettiklerini ileri sürdü.ABD’den İsrail’in Suriye’ye ait hedefleri vurmasını destekler nitelikte açıklamalar gelirken, Rusya ise saldırılardan endişe duyduklarını ve kabul edilemez olduğunu belirtmişti.

12.2.2018 - Suriye’nin yeniden inşası iştah kabartırken Çin de Suriye denklemine dahil oluyor Şam’da görevli Büyükelçisi Şi Tsanzin, Çin’in Suriye sürecine aktif katılım zamanı geldiğini ilan ederek, “Suriye’deki yıkıcı ihtilaflar ardından Çin’in bu ülkenin geleceğinde daha aktif rol oynamasının zamanı geldiğini düşünüyoruz. Suriye’nin yeniden inşa edilmesinde bu ülkenin yasal yönetimiyle işbirliği yaparak her geçen günle daha ciddi katkıda bulunacağımızı düşünüyorum” dedi. Suriye ihtilafında uluslararası alanda Rusya ile birlikte hareket eden Çin, diğer taraftan ABD'nin tepkisini çekmemeye çalışıyor. BM Güvenlik Konseyinde Suriye ile ilgili 7 kritik oylamada Çin Halk Cumhuriyeti genelde çekimser oy kullanarak Rusya-ABD hesaplaşması dışında kalmayı tercih etmişti. Üç süper güç arasında Suriye’ye herhangi görünüm altında asker göndermeyen tek ülke Çin olmuştu. Savaşın başladığı 2011 yılından beri yapılamayan Orta ve Yakın Doğu’nun en önemli fuarlarından Şam Uluslararası Fuarının bu yıl yeniden açılmış , resmi bilgilere göre, 10 gün süren fuara 43 ülkeden sermaye temsilcileri katılmıştı. Yıllarca sürecek olan yeniden inşanın milyarlara mal olacağı, katılan şirketlere de milyarlar kazandıracağı biliniyor. Dünya Bankası savaş tahribatının 220 milyar dolarlık değeri olduğunu tahmin ediyor. http://www.hurriyet.com.tr/dunya/isler-iyice-karisiyor-bir-super-guc-daha-devreye-giriyor-40739117

 15.2.2018 - ‘Suudi Arabistan’ın Rus projelerine yaptığı yatırım 2 milyar doları geçti’ Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu (RFPİ), Suudi Arabistan’ın Rusya’daki projelere yaptığı yatırım hacminin 2 milyar doları aştığını açıkladı. Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan'a yatırım yapan Rus şirketlerin sayısı giderek artıyor. Suudi Arabistan da Rusya'ya yatırım yapıyor. Suudi Arabistan'ın Rusya'daki projelere yaptığı yatırım hacmi 2 milyar doları geçti" ifadelerini kullandı. Dmitriyev, RPFİ'nin Suudi Public Investment Fund (PIF) (Kamu Yatırım Fonu) ve Saudi Armaco şirketiyle kurduğu ortak fonun enerji alanında 1 milyar doların üzerinde yatırım yaptıklarını, anlaşmaların en kısa zamanda tamamlanacağını belirtti. Dmitriyev, "RPFİ'nin PIF ve Saudi Armaco şirketiyle birlikte kurduğu ortak fon, Eurasia, Novomet, ve Sibur şirketleriyle yatırımlar planlıyor. Anlaşmaların 3 ay içerisinde tamamlanmasını bekliyoruz" diye konuştu. Yatırımların toplam hacminin 1 milyar doları aştığına dikkat çeken Dmitriyev, sözlerine şöyle devam etti: "Suudilerle Rusya'da altyapı projelerine, lojistik, tarım alanlarında ve başka birçok projeye yatırımların dışında Rus şirketlerin de Saudi Aramco ile çalışmaları konusunda da büyük ilerleme sağladık." RPFİ'nin verdiği bilgiye göre şu anda RPFİ ve PIF, petrokimya, enerji alanında, lojistik ve ulaştırma altyapı projelerine, perakendecilik, sanayi üretim ve gayrimenkul sektörlerinde 1,5 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdi. Taraflar ayrıca enerji, üretim, petrokimya, lojistik, ulaştırma, tarım ve teknoloji alanlarında 23 yeni projenin üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Diğer yandan RFPİ basın dairesinden yapılan açıklamada, Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev'in Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud ile iki ülke arasındaki yatırım işbirliğinin perspektiflerini görüştüğünü bildirdi. Konuyla ilgili yayınlanan açıklamada, "Kral, Suudi Arabistan ile Rusya arasındaki yatırım işbirliğinde sağlanan büyük ilerlemeyi takdirle karşıladı. Görüşmede ayrıca Rusya ile Suudi Arabistan arasındaki yatırım işbirliğinde elde edilen önemli başarılar, ayrıca RFPİ, PIF ve Saudi Aramco devlet petrol şirketinin arasında somut projelerin uygulamaya geçirilmesi ele alındı" ifadelerine yer verildi.  https://tr.sputniknews.com/rusya/201802151032256611-suudi-arabistan-rus-projelerine-yatirim-2-milyar-dolari-gecti/

 12.2.2018 - Çin'den Suriye açıklaması: Daha büyük rol oynayacağız Çin'in Şam Büyükelçisi Qi Qianjin, ülkesinin artan yardımlarıyla Suriye'nin yeniden yapılandırılması ve kalkınması sürecinde daha büyük bir rol oynayacağını söyledi. Çin'in destekleriyle Acil Servis ünitesi yenilenen El Muvasat Üniversitesi Hastanesi'ni ziyaret eden Büyükelçi Qi, Xinhua'ya açıklamalarda bulundu. Qi, "Şimdi, Suriye'nin kalkınması ve yeniden yapılandırılması için harcanacak çabalara odaklanma zamanı ve Çin, Suriye halkına ve hükümetine daha çok destek sağlayarak bu süreçte daha büyük bir rol oynayacak" dedi. Qi, "Hastane ve diğer organizasyonlar için yapılan bu bağışların Suriye halkı, özellikle de sağlık sorunlarına sahip kişiler için en iyi hizmetin sağlanmasına yardımcı olmasını temenni ediyoruz. Bu bağışlar, hem Çin ve Suriye hükümetleri hem de Çin ve Suriye halkları arasındaki derin dostluğun açık bir kanıtıdır" ifadesini kullandı. Hastane başhekimi Esam Amin de destekleri nedeniyle Pekin'e teşekkürlerini sundu. Esam Amin, "Çin'in destek verici duruşu, sadece siyasi arenada değil; aynı zamanda uygulama düzeyinde de mevcudiyetini koruyor. Çin, bu hastanenin yenilenmesi dâhil olmak üzere birçok yardımda bulundu ve bu Suriye halkı için hayati öneme sahip" dedi. http://haber.sol.org.tr/dunya/cinden-suriye-aciklamasi-daha-buyuk-rol-oynayacagiz-228237

17.2.2018 - Genel Sekreteri Jens Stoltenberg: ''Avrupalı NATO ülkeleri ve Kanada’nın askeri bütçesi yaklaşık yüzde 5 arttı'' NATO savunma bakanlarının çarşamba günü Brüksel’de başlayan buluşmasında, ordu bütçelerinin önemli artışını ve Avrupa Birliği ile Kuzey Amerika’nın militaristleşmesinde yeni yollar ele alındı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in açıklamasına göre Avrupalı NATO ülkeleri ve Kanada’nın askeri bütçesi yaklaşık yüzde 5 oranında arttı. Bu yıl, gayrisafi milli hasılasının yüzde 2’sini ya da daha fazlasını ordusuna ayıran NATO üyelerinin sayısı 8’e çıkacak. Buna rağmen Stoltenberg ve Washington askeri bütçenin daha da arttırılması için baskı yapıyor. https://www.evrensel.net/haber/345737/daha-fazla-militaristlesme-ve-rekabet

17.2.2018 -  Almanya’da ve ABD’de yeni bir NATO karargahı kurulmasının hazırlıkları yapılıyor Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’in de onayladığı lojistik karargah sayesinde askeri tugaylar koordineli şekilde ve jet hızıyla Avrupa dışındaki müdahale bölgelerine gönderilebilecek. Rusya sınırında en hızlı şekilde askeri manevralar yapılması olanaklı hale gelecek. Bu hedefle Avrupa ve NATO ordularının işlerini kolaylaştıracak şekilde askeri transportların kontrol mekanizmaları, sokaklar, köprüler, demir yolları ve diğer gerekli altyapı inşa edilecek.Paralel olarak ABD de Kuzey Amerika’dan gönderilecek askerlerin ve savaş malzemelerinin Atlantik’ten veya Arktis’ten geçirilmesini güvence altına alacak yeni bir karargah daha inşa ediyor. NATO’da bu sularda Rus denizaltı gemileri tehlike yarattığından önlemlerin alınmasının zorunlu olduğu konuşuluyor

 17.2.2018 -  Avrupa Birliği’nin Berlin ve Paris önderliğinde bağımsız silahlanma ve militarist güç olma çabaları gerilime yol açıyor Ordu bütçelerinin önemli artışını ve Avrupa Birliği ile Kuzey Amerika’nın militaristleşmesinde yeni yolların ele alındığı Nato savunma bakanları zirvesi Münih'te başlarken Avrupa Birliği’nin Berlin ve Paris önderliğinde bağımsız silahlanma ve militarist güç olma çabaları gerilime yol açtı. Pentagon’un yüksek mevkideki bir görevlisi, AB’nin silahlanmasının ancak NATO’nun güçlendirilmesine hizmet etmesi halinde kabul edilebileceğini bildirdi. AB’nin kendini güçlendirmek için askeri güçlerini NATO’dan çekmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Gerilimi arttıran başka bir konu da Almanya’nın lojistik karargahı tamamen kendi kontrolünde tutmak, kendi askeri güçleri ile yönetmek ve çalıştırmak, istemesi. Haber ajansları, Alman yetkililerin karargahın olanaklarından sadece NATO’nun değil Avrupa askeri birliğinin de yararlanmasından yana olduklarını belirtiyorlar. https://www.evrensel.net/haber/345737/daha-fazla-militaristlesme-ve-rekabet

17.2.2018 - Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü: Batı'nın hedefinde hem Rusya hem de Çin var  NATO’nun silahlanma çabalarının hızlandırılmasının sadece Rusya’yı askeri açıdan baskı altına almak için yapılmadığı Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsünün (IISS) bir raporuyla ortaya konuldu.Londra merkezli enstitünün‚ “2018’de askeri denge” başlıklı raporunda Batı’nın askeri teknik açısından liderliğinin kaybolduğu endişesi dile getiriliyor. Bu konuda öne geçen, parasal sorunları nedeniyle silah teknolojisini ihmal eden Rusya değil, hızla ilerleyen Çin. Raporda Çin Halk Cumhuriyeti’nin hava savunma ve saldırı silahlarını yenileme hızı ‘olağanüstü’ olarak değerlendiriliyor. Chengdu J-20 savaş uçaklarının 2020’den önce yapılmış olacağı ve gizlenme özelliklerinin ABD’nin F-35 savaş uçaklarından çok daha başarılı olduğuna dikkat çekiliyor ve “Son otuz yılda F35’ler ABD ve müttefiklerinin askeri açıdan lider askeri güç olmasını sağlamıştı ama Çin tehdit edici şekilde ilerliyor” deniyor.

18.2.2018 - Polonya: Avrupa'nın daha az analiz merkezi, daha çok tanka ihtiyacı var Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, Avrupa’nın Rusya ve IŞİD ile mücadele edebilmek için daha çok tanka ihtiyaç duyduğunu söyledi. Münih'te düzenlenen Uluslararası Güvenlik Konferansı kapsamında konuşan Morawiecki, "Daha çok tanka ve daha az analiz merkezine ihtiyaç duyuyoruz, analiz merkezlerinin sayısı yeterli" dedi ve bu silahların ‘IŞİD ya da Rusya gibi konvansiyonel bir rakiple mücadelede önemli' olduğunu kaydetti. Sputnik’te yer alan habere göre, Rusya'nın ‘enformasyon savaşı' konusunu Avrupa ve dünyadaki siyaset gündemine taşıdığını söyleyen Morawiecki, "Avrupa'da güvenlikten bahsettiğimiz zaman, Rusya konusunun uzun süredir Avrupa Birliği'nin (AB) yetki alanından çıkarak tüm Avrupa'nın ve NATO'nun önünde durduğunun farkında olmamız gerekir" diye konuştu ve tüm NATO ülkelerini, gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 2'sini savunma giderlerine ayırma taahhütlerini yerine getirmeye çağırdı.

27.2.2018 - Çin'in Daimler hamlesi Alman emperyalizmini tedirgin etti Çinli Geely'nin kurucusu Li Shufu'nun Mercedes'in de üreticisi olan Alman Daimler'in yüzde 10 hissesini 9 milyar dolara satın alarak şirketin en büyük hissedarı olması, otomotiv dünyasında taşları yerinden oynattı. Reuters'ın analizine göre, Almanya otomotiv ve sanayi alanındaki teknolojisinin ve know-how'ının Çin'in eline geçmesinden büyük endişe duyuyor ve Geely'nin son hamlesi de Almanya'nın korkularını tetikledi.Yazıda, geçen yıl Çinli ev aletleri üreticisi Midea Group'un Alman Kuka şirketini, Hong Konlu milyarder Li Ka-shing'in de Alman Ista firmasını satın almasının Almanya'da endişeye yol açtığına dikkat çekildi. Daha önce de İsveçli Volvo'yu satın alan Geely’nin Daimler'e ortak olarak yeni teknolojilere erişim sağlamayı ve elektrikli araç alanında atılım yapmayı amaçladığı belirtiliyor. https://www.artigercek.com/cin-in-daimler-hamlesi-taslari-yerinden-oynatti

Emperyalizm ve Halklar

2.2.2018 - Libya açıklarında mülteci teknesi battı BM Uluslararası Göç Örgütü, Libya açıklarında mültecileri taşıyan bir teknenin batması sonucu en az 90 kişinin boğularak hayatını kaybetmiş olabileceğini belirtti.IOM, 10 kişiye ait cenazenin Libya kıyılarına vurduğu, 3 kişinin kurtulduğuna ilişkin haberler geldiğini ifade etti. Kurtarılan 3 kişinin yardım ve kurtarma görevlilerine anlattıklarına göre, teknedeki mültecilerin çoğunun İtalya'ya gitmek üzere Libya'dan yola çıkan Pakistanlı. Ancak, bilgilerin yetkililerce teyit edilmediği öğrenildi.

5.2.2018 - İnsan Hakları İzleme Örgütü HRW: TSK 10 mülteciyi öldürdü İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye’ye dair bir rapor yayınladı. HRW açıkladığı roporunda, Suriye sınırındaki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), Türkiye’ye geçmek isteyen Suriyelilere ateş açtığını, biri çocuk olmak üzere 10 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.HRW ayrıca askerlerin mültecilerden bazılarına işkence uyguladığını, gözaltına aldığını ve tıbbi yardımdan yoksun bıraktığı bilgilerini paylaştı.

13.2.2018 - Times: IŞİD Suriye ve Irak’ta yeniden örgütleniyor İngiliz Times gazetesi, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD), Suriye ve Irak'taki kaos ortamını kullanarak buralarda yeniden örgütlendiğini yazdı. Gazetenin Hannah Lucinda Smith ve Richard Spencer imzalı haberinde, IŞİD’in Ekim ayından beri yeniden saldırılar düzenlemeye başladığı ve iki yıl önce çıkarıldığı Suriye’nin kuzeybatısında Beşar Esad güçleriyle yeniden savaşa giriştiği belirtiliyor. Örgütün, Suriye’nin Hama eyaletinde geçen yılın sonlarına doğru ortaya çıktığı ve kısa bir sürede Halep, Hama ve İdlib eyaletleri sınırındaki 400 metrekarelik bir alanı ele geçirdiği belirtiliyor. Irak’ta ise ülkedeki gelişmeleri takip eden grupların verilerine göre, IŞİD militanları ya da örgütün etkili olduğu yerlerde kimliği belirlenemeyen saldırganlar tarafından yaklaşık son 3,5 ayda en az 440 bombalı saldırı, çatışma, suikast ve kaçırma olaylarının meydana geldiği kaydediliyor. Örgütün özellikle Diyala eyaleti, Musul eyaleti ve lideri Ebu Bekr el-Bağdadi’nin saklandığı düşünülen Anbar eyaletinde güçlü olduğu sanılıyor. Militanların, daha önce ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından ele geçirildiği belirlenen yerlerde göründüğü kaydediliyor. Haberde, Irak ordusunun Kasım 2016’da yeniden ele geçirdiği Hammam el Alil kentinde IŞİD militanlarının 29 Ocak’ta Irak bayrağını indirdikleri ve kent sakinlerini bayrağı yeniden asmamaları için tehdit ettikleri yazıyor. Bölge sakinlerine göre militanlar 6 Ocak’ta, bir zamanlar örgütün Irak’taki kalesi olan Musul’un batısında gövde gösterisi yapmak için bir geçit töreni düzenlediler. Haberde, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) referandum kararının ardından Bağdat hükümetiyle ilişkilerinin bozulması ve neticede Kerkük’te silahlarını birbirlerine doğrultmalarından beri IŞİD’in Irak ve Suriye’de gücünü artırdığı kaydediliyor. Habere göre, Ekim ayının sonlarından beri 390 Iraklı sivil ve 142 güvenlik görevlisi örgüt militanları tarafından öldürüldü. Irak’ta tahminlere göre 7 bin Amerikan askerinin bulunduğu ancak IŞİD’in kontrolünü azalttıkça bu güçlerin ülkeden çekilmeye başlandıkları biliniyor. Rejimin geçen hafta 19 köyü yeniden ele geçirdiği kaydediliyor. Habere göre silahlı muhalif gruplar rejimi,bu gruplara saldırılar düzenlemesi için kontrolü altındaki bölgelerde IŞİD’e izin vermekle suçluyor. Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Ceyş’ün Nasr’ın üyesi Muhammed Reşid, “IŞİD Rus savaş uçaklarının yardımıyla daha fazla bölge ele geçiriyor” diyor. “Suriye’nin doğusundan rejimin elindeki bölgelerden geçmeden İdlib’e nasıl gelebilirler? IŞİD ve Esad arasındaki bütün çatışmalar uydurma” diyor. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun sözcüsü Albay Ryan Dillon da IŞİD militanlarının rejimin elindeki bölgeler yoluyla ülkenin farklı kesimlerine geçtiklerine dair bazı kanıtlar olduğunu söylüyor. Haberde, kimi IŞİD militanlarının Türkiye’ye geçtiklerine ve Suriye Demokratik Güçleri’nin Rakka’da sağ kalan yüzlerce militanlara geçiş izni vermekle suçlandıklarına dair haberler hatırlatılıyor. ‘Afrin operasyonunun etkisi var’ Haberde Albay Ryan Dillon’ın Türkiye’nin Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekâtı’nın IŞİD ile mücadeleye zarar vermesinden endişe duyulduğuna ilişkin sözleri de yer alıyor. Gazeteye konuşan Halk Savunma Birlikleri (YPG) sözcüsü Mustafa Bali, “Afrin operasyonunun, örgütün canlanmasında ve yeni saldırılar düzenlemek için fırsat bulmasında kesinlikle etkisi var” diyor.  http://grihat.com/times-isid-suriye-ve-irakta-yeniden-orgutleniyor/

15.2.2018 - Almanya’da Efrîn’le dayanışma eylemlerine yasak Efrîn işgal saldırısına karşı kitlesel eylemlere sahne olan Almanya’da mitinglere yönelik “yasak” dayatmaları devreye sokuldu.Son olarak da NAV-DEM’in Köln ve Leverkusen’de bugün gerçekleştirmek istediği eylemler yasaklandı. Köln polisinin salt söz konusu iki eylemi değil, NAV-DEM’in bundan sonra yapacağı eylemleri yasakladığı kaydedilirken, polisin yaptığı açıklamada “eylemlerde PKK’ye destek” bahanesiyle eylemleri yasakladığı ifade edildi.NAV-DEM Eşbaşkanı Ayten Kaplan, bu kararın Binali Yıldırım’ın Almanya ziyareti öncesine denk geldiğine dikkat çekti. Ayrıca Kaplan, Köln polisinin, İçişleri Bakanlığı tarafından gelen yeni talimat doğrultusunda yasak kararının alındığını söylediğini aktardı. Kaplan, polisin “bundan sonra eylem başvuruları reddedilecek” dediğini belirtti. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/almanyada-efrinle-dayanisma-eylemlerine-yasak/

15.2.2018 - Maydan olaylarında kalabalığa ateş açan Gürcü keskin nişancılar: Görevimiz göstericileri kışkırtmaktı Sputnik, Şubat 2014'te Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki Maydan olaylarında kalabalığa ateş açan keskin nişancılarla konuştu. Keskin nişancıların mahkemedeki ifadelerine de ulaşan Sputnik, süreçte eski Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili, ABD'li askeri uzman Christopher Brian'ın ve Ukraynalı vekillerin yer aldığını ortaya çıkardı. Ukrayna'nın başkenti Kiev'in Bağımsızlık Meydanı'nda, 20 Şubat 2014'te, keskin nişancı ateşi sonucu 49 protestocu ve 4 güvenlik görevlisi 53 kişi hayatını kaybetti. Muhalefet liderleri, ABD ve AB temsilcileri derhal ‘Viktor Yanukoviç rejimini' suçladı. Resmi soruşturma çıkmaza girdi, suçlular halen bulunamadı. Sputnik muhabiri Andrey Veselov, Kiev'deki ölümlerle ilgisi olduğu tahmin edilen kişilerle buluştu. Hepsi Gürcü asıllı olan bu kişiler, insanları vurma emrini Maydan liderlerinden aldıklarını belirtiyor. Hatta sadece polisleri değil, kalabalığı daha da kızıştırmak ve siyasi krizi kışkırtmak için göstericilere de ateş açılması yönünde doğrudan talimat verilmiş. Kiev'deki saldırılara Gürcü keskin nişancıların karıştığı iddiasını ilk ortaya atan, Gürcistan ordusunun elit birliği Avaz'ın eski komutanı General Tristan Tsitelaşvili oldu. Abhazya'da savaşan Tsitelaşvili, Ağustos 2008'deki ‘beş günlük savaşa' da katılmış ancak daha sonra, yenilgisinden askerleri sorumlu tutan eski Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'nin kişisel düşmanı haline gelmişti. Tsitelaşvili'nin evini polis basmış, general çok kaba biçimde gözaltına alınmıştı. Baskında generalin küçük oğlu ciddi biçimde yaralanmıştı. Tsitelaşvili'den ‘generallerin komplo kurduğu' ve bu yüzden de ülkenin 2008 operasyonundan yenilgiyle ayrıldığını söylemesi talep edilmişti. General ifade vermemişti. O günden bu yana Tsitelaşvili, Saakaşvili'nin başlıca düşmanlarından biri. Tsitelaşvili, Sputnik'e açıklamasında, "Maydan'da (Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı) Gürcülerin olduğu ve özellikle saldırıya yönlendirildiklerini 2014'te biliyordum. Bir kısmı, Gürcistan ordusundan benim astlarım. Bazıları halen Ukrayna'daki çatışmalarda yer alıyor. Diğerleri geri döndü. Uzun süredir konuşmaktan korkuyorlardı. Şimdi de korkuyorlar. Zira istenmeyen tanıklar olarak onları ortadan kaldırabilirler" dedi.  https://tr.sputniknews.com/dunya/201802141032238142-maydanda-kalabaliga-ates-acan-keskin-nisancilar-konustu/

17.2.2018 - Eski CIA Direktörü: ABD de komünistlere karşı başka ülkelerin seçimlerine müdahale etmiş olabilir ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) eski direktörlerinden James Woolsey, Rusya'nın, ülkesindeki seçimlere müdahale ettiği iddialarıyla ilgili, ABD'nin de başka ülkelerdeki seçimlere karışmış olabileceğini söyledi. Woolsey, Amerikan Fox televizyonuna, Rusya'nın, ülkesindeki seçimlere ABD Başkanı Donald Trump lehine müdahale ettiği iddialarına ilişkin soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Savcı Robert Mueller'in 13 Rus vatandaşı ve 3 Rus kuruluş hakkındaki suç duyurusuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. ABD'nin de başka ülkelerdeki seçimlere karışıp karışmadığına ilişkin soru üzerine Woolsey, "Muhtemelen evet ancak komünistlerin iktidara gelmesini engellemek için, sistemin iyiliği içindi yani demokrasinin menfaatine, sadece iyi bir amaç için." dedi. http://t24.com.tr/haber/eski-cia-direktoru-abd-de-baska-ulkelerin-secimlerine-mudahale-etmis-olabilir,562389

21.2.2018 - “Dünyada her gün 7 bin bebek ölüyor” UNICEF tarafından çocuk ölümlerine ilişkin hazırlanan raporda her gün 7 bin yeni doğan bebeğin öldüğü, bunun yüzde 80’den fazlasının ise önlenebilir nedenlerden kaynaklandığı, her yıl 2,6 milyon bebeğin de ölü doğduğu yer aldı. Ölü doğan bebeklerin birçok durumda doğum veya ölüm kaydının bile tutulmadığına dikkat çekilen raporda ölümlerin temel nedeninin sağlık hizmetlerine erişimin olmaması olduğu vurgulanıyor. Yeni doğan bebeklerin yaşama şansının en düşük olduğu ülkeler ise Pakistan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Afganistan olarak sıralandı. Pakistan’da bebek ölüm oranı 22’de birken, Japonya’da bu oran bin 111’de bir.

27.2.2018 - Suriye'de 'gıdaya karşılık cinsel ilişki' skandalı Suriye'de Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlar adına yardım taşıyan kişilerin, insani yardım karşılığında Suriyeli kadınlarla cinsel ilişkiye girdiği iddia edildi. BBC'nin konuştuğu kaynaklar, yardım kuruluşu çalışanları, yardımları taşıyan kişilerin 'gıda yardımı karşılığında cinsel ilişki talep ettiğini' anlatıyor. Üç yıl önce benzer endişeler nedeniyle uyarılar yapılmasına rağmen, özellikle Suriye'nin güney bölgelerinde bu tür olayların yaşanmaya devam ettiğini ortaya koyan bir rapor da yayınlandı.BBC'ye bilgi veren yardım kuruluşu çalışanları, "Yardım karşılığı cinsel ilişki talepleri o kadar sık ki, bazı Suriyeli kadınlar yardım dağıtım noktalarına gitmeyi reddediyor. Giderlerse insanların yardım için ilişkiye girdiklerini düşünmelerinden korkuyorlar" diyor.

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

12.2.2018 - Erdoğan’dan yayılmacı itiraflar: ''Bizim için Afrin neyse, Ege ve Kıbrıs’taki haklarımız da odur" Erdoğan, Yunanistan'ın Kıbrıs açıklarında petrol arama faaliyeti yapmasına tepki göstererek, "Kıbrıs ve Ege'de haddini aşanları ikaz ediyoruz. Bizim için Afrin neyse, Ege ve Kıbrıs’taki haklarımız da odur ,savaş gemilerimiz, hava kuvvetlerimiz ve diğer güvenlik birimlerimiz şu anda bölgedeki gelişmelere her türlü müdahaleyi yapma yetkisiyle yakından takip ediyorlar. Kıbrıs açıklarında faaliyet yürüten yabancı şirketlere Rum tarafına güvenerek haddi olmayan işlere alet olmamalarını tavsiye ediyoruz.’’dedi. https://mezopotamyaajansi.com/POLITIKA/content/view/14838?page=7

16.2.2018 - İlk 100 Silah şirketi içinde 3 Türk şirket yer alıyor  Özgürlükçü Demokrasi'den Yusuf Gürsucu ,Aselsan’ın dünyada 1 milyar 195.28 milyon dolarlık cirosuyla dünyada 57’nci sırada, (TAI) Turkish Aerospace Industries ise 1 milyar 83.75 milyon dolarla 61’inci ve Roketsan’ın ise, 363.69 milyon dolar ciro ile 98’inci sırasıyla ilk 100’ün içinde yer belirtip , silah üreten ve satan şirketlerin bazılarını direk Erdoğan’ın aile ve yakın dostlarına ait olduğunu işaret eden Gürsucu, Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ürettiğini, AKP yöneticisi Ethem Sancak’ın sahibi olduğu BMC’nin zırhlı araç ve İzmir eski milletvekili AKP’li İsmail Katmerci'nin sahibi olduğu Katmerciler Grubu’nun TOMA ve zırhlı araç ürettiğini dile getirdi.Savunma sanayisine verilen büyük teşviklere de dikkat çeken Gürsucu, “Ne vergi ödüyorlar, ne SSK. Arazi, alan lazımsa bedavaya alıyorlar. Bu alanda yatırım yapanlara inanılmaz teşvikler var. Bu bağlamda bunların tamamı halkın cebinden çıkıyor” vurgusu yaptı.Gürsucu, “Ortadoğu ve Afrika’da hem savunma sanayisi üzerinden yeni bir yağma ve birikim alanı yaratmak hem de bölgenin özellikle enerji rezervlerini kontrol etmek hedefi içinde hareket ettikleri izlenmektedir.Efrîn işgal girişimiyle düşman üzerinden savaşları ortaya çıkarmak ve bu yolla savunma sanayisini de geliştirmek, ürettikleri savaş araçlarını bu savaşta deneylemek ve bu silahları pazarlamak için reklamasyon yapmak en temel hedefleridir’’ dedi. http://mezopotamyaajansi.org/EKONOMI/content/view/15134?page=3

20.2.2018 - Türkiye'nin 'yurt dışına yatırım eğilimi' artıyor Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın konuyla ilgili hazırladığı çalışma Türk iş insanlarının yurt dışına yönelik ilgisinin arttığına işaret ediyor. Rapora göre, Türkiye'den giden doğrudan yatırımlar 2002 yılından itibaren hızla yükseldi ve Aralık 2017 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesine ulaştı. Doğrudan yatırımların (FDI) yurt içi hâsılaya (GSYİH) oranına 2006-2016 dönemi itibarıyla bakıldığında, yüzde 3,7’den yüzde 1,6’ya düştüğü, yurt dışına yatırım (ODI)/GSYİH oranının ise yüzde 0,2’den yüzde 0,4’e yükseldiği görülüyor. https://www.artigercek.com/turkiye-nin-yurt-disina-yatirim-egilimi-artiyor

21.2.2018 - Erdoğan, Afrin’de kullanılan ‘yerli ve milli’ silahları övdü Afrin’de devam eden operasyon üzerinden yerli üretim silahları öven  Erdoğan,Düşürürseniz düşürün, ikincisi de var, üçüncüsü de var, gelin. Geçen bir helikopterimiz düştü, üzüldük, iki pilotumuz gitti. Oradaki bu sistemlerin sorumlusu olan arkadaşımızın dediği şu: ‘İHA’da insan yok ki, düşerse düşer’. Biz niye bazı şartlarda da onları uçurmuyoruz. Vursunlar o düşsün, benim pilotum şehit olmaz. Bunu daha ileriye taşıyacağız. Tank yakabilirler. İçinde 5 şehidim. Bizim insansız tankları da üretir hale gelmemiz lazım, bunu da yapacağız. O tür şeyleri düşünmeyeceğiz. Birçok silahlarımızı üretir haldeyiz. “Savunma sanayiinin birçok alanında milli teknolojilere sahibiz. Afrin’de eğer biz birilerine muhtaç durumda olsaydık şu anda geldiğimiz konum bu olmayacaktı. Ama kimseye muhtaç olmadan kendi göbeğimizi kestik. Kendi silahı, kendi zırhlı taşıyıcısı olunca askerin de yüreği cesareti o denli artıyor.”

23.2.2018 - İnsansız kara araçları Efrîn saldırısında denenecek Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir yakın zamanda insansız kara araçlarını Efrîn saldırısında kullanacaklarını açıkladı.


Kapitalizm ve Kadın


4.2.2018 - Ocak ayında 28 kadın katledildi; yüzlerce cinsel şiddet uyguladı Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre, 2018 yılının ilk ayında 28 kadının öldürüldüğü, 147 çocuğun istismara maruz bırakıldığı, 25 kadına ise cinsel şiddet uygulandığı belirtildi. Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden derlediği verilere göre ,2017’de  290 kadın ve 22 çocuk öldürüldü , 101 kadına tecavüz edildi, 247 kadın taciz edildi, 376 kız çocuğu cinsel istismara maruz kaldı, 417 kadın yaralandı.


6.2.2018 - Türkiye'de fuhuşa sürüklenen Suriyeliler hakkında rapor hazırlandı Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, fuhuşa sürüklenen Suriyelilerin sağlık durumları ve sağlık imkanlarına erişimleriyle ilgili bir rapor yayınladı. Raporda, fuhuşa sürüklenmelerinin başlıca sebeplerinin hayatta kalmak ve ihtiyaçlarını karşılamak olduğu görülüyor.Rapor, ilk olarak Suriye'deki iç savaşın başlamasıyla beraber Türkiye'de giderek artan Suriyeli varlığına işaret ediyor. 2011 yılında koruma altında olan Suriyeli sayısı sıfır iken 2017 yılında bu sayı 3.028.226'e ulaşmış durumda. Suriyelilerin önemli bir kesimini ise gençler ve çocuklar oluşturuyor. Raporda ayrıca, 1.7 milyona yakın Suriyelinin İstanbul, Urfa, Hatay ve Antep'te toplandığı belirtiliyor. Raporda, iç savaş ve benzeri çatışmalardan kaçanlar arasında kadınların, genç kadınların ve LGBTİ bireylerin fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik şiddete daha fazla maruz kaldıkları aktarılıyor.İnsan kaçakçılarının zorlaması ve çocuklarının bakımları da diğer nedenler olarak ortaya çıkıyor. Görüşme yapılanlardan bir çoğu bakım masrafları hariç kalan parayı çocukları için kullandığını söylüyor. İstanbul'da görüşme yapılanlardan bazıları ise, aldıkları paranın yarısını kafe sahiplerine verdiklerini belirtiyor. Görüşme yapılanların çoğu çocuk sahibi ve çocuklarına bakmak için bunu yaptıklarını aktarıyor.Bunun dışında sağlık hizmetlerine ulaşmada, Suriyeli oluşlarından ötürü karşıtlık ve dışlama yaşadıkları da ifade ediliyor.


12.2.2018 - Göçmen kadını taciz eden Konya Göç İdaresi Müdürü serbest bırakıldı Konya Göç İdaresi Müdürlüğü'ne ikametgah izni için başvuruda bulunan Mısırlı göçmen bir kadın cinsel tacize maruz kaldı. AKP'li bir milletvekilinin kardeşi olduğu öğrenilen Göç İdaresi Müdürü Ahmet B. ile görüşen kadın, adres ve iletişim bilgilerini bırakarak kurumdan ayrıldı. Kadını evine giderek cinsel tacizde bulunan Ahmet B., şikayet üzerine gözaltına alındı. Kadın, tercüman eşliğinde polise verdiği ifadesinde, yaşadıklarından korktuğunu ve bu yüzden çocuğunu da alarak Konya'yı terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Polis merkezinde ifadesi alınan Ahmet B. savcılık talimatıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.


23.2.2018 -   TBMM’de yine taciz, tacizciye yalnızca “para cezası” TBMM’de staj yapan lise öğrencisinin cinsel tacize uğramasının ardından, bir taciz daha ortaya çıktı. Tacizciyle ilgili yapılan soruşturma sonucunda ise yalnızca para cezasına karar verildi. Mecliste 55 yaşındaki bir kişi, 25 yaşındaki bir personele asansörde tacizde bulundu. Tacizle ilgili yapılan disiplin soruşturmasının sonucunda tacizci hakkında sadece para cezasına karar verildi. Cezanın maaştan kesileceği ifade edilirken, tacizcinin mecliste görevini sürdürdüğü kaydedildi. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/kadin/haber/-/tbmmde-yine-taciz-tacizciye-para-cezasi/

24.2.2018 - “Fransa’da her 8 kadından biri tecavüze uğradı” Fransa’da Jean Jaurès Vakfı tarafından 2167 kadınla yapılan anket üzerinden elde edilen sonuçlara göre, Fransa’da kadınların yüzde 12’si en az bir kere tecavüze uğradı.Ayrıca kadınların yarısı tacize uğradıklarında 18 yaşının altında olduklarını söyledi.


24.2.2018 - 23 bin cinsel istismar suçu cezasız kaldı Adalet Bakanlığı'nın resmi verilerine göre 2016 yılında 29 bin 504 kadın, cinsel istismara uğradığı gerekçesiyle şikayetçi oldu. Bunlardan 15 bin 6'sı hakkında dava açıldı. Ancak sadece 5 bin 846 şikayet hakkında sanıklara hapis cezası verildi. Cinsel istismara uğrayan kadınların 23 bin 658 başvurusundan, hiçbir sonuç çıkmadı ve şüpheliler bir gün bile ceza almadı. (Sözcü - Deniz Ayhan)

Kapitalizm ve Eğitim


4.2.2018 - MEB'den muhbir nesil spotu: Görmezden gelme komşunu gözetle Milli Eğitim Bakanlığı, “dindar nesil” yetiştirmek için yürüttüğü uygulamalarına “muhbirlik” özelliğini de eklemek için harekete geçti. Bakanlık, İçişleri Bakanlığı’nın isteğiyle “terörle mücadele” adı altında halkın komşularını gözetlemesini ve ihbar hattına şikâyet etmesini öneren “kamu spotu”nu çocuklara izlettirme, web sitelerinde yayımlama ve dijital led panolarında yayımlama talimatı verdi. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/mebden-muhbir-nesil-spotu-goermezden-gelme-komsunu-goezetle/


4.2.2018 - Stajyer öğrencilerin ücretleri gasp edildi Meslek liselilere dayatılan staj köleliği son olarak da Körfez Devlet Hastanesi’nde gözler önüne serildi.Meslek liseli öğrencilerini sözleşme imzalayarak stajyer olarak çalıştıran hastane, öğrencilerin ücretlerini gasp etti. Öğrenciler staj ücretlerinin 6 aydır yatırılmadığını belirtti.


6.2.2-10 - Okullara Efrîn saldırısı için mektup yazdırma talimatı Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, resmi/özel ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine, Efrîn saldırısına katılan askerlere mektup yazdırılması için talimat gönderdi. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/okullara-efrin-saldirisi-icin-mektup-yazdirma-talimati/

9.2.2018 - MEB çocuk oyununu 'savaş karşıtı' diye yasakladı MEB, Akhisar’da çocuklar tarafından oynanacak “Çevreci Afacanlar” isimli tiyatro oyununu savaş ve şiddet karşıtlığı içerdiği için “sakıncalı” buldu. http://kizilbayrak29.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/meb-cocuk-oyununu-savas-karsiti-diye-yasaklandi/


19.2.2018 - Sinop’ta imam hatip lisesinde işgale destek mizanseni Sinop’ta Gerze Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlere ve öğrencilere asker kıyafetleri giydirilip sela okutularak dersler işlendi, işgale destek mizanseni sergilendi. Okul müdürü Zeki Sağır hatimler okuyarak, dualar ederek, vaazlar vererek bir dizi etkinlik gerçekleştirdiklerini söylerken, ilçe milli eğitim müdürü Özgür Tokgöz de “Öğrencilerimiz kamuflajlı olarak gün boyu derslere girdiler. Öğretmenlerimiz ve idarecilerimiz de askeri üniforma giyerek öğrencilerimizle birlikte etkinlikte yer aldılar” diye konuştu.Manisa’da Akhisar ilçe milli eğitim müdürlüğünün ilköğretim okulu öğrencilerinin hazırladığı tiyatro oyununu “savaş ve şiddet karşıtı” diye yasaklanmıştı.

19.2.2018 -  İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde cihatçı etkinlik İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde  “Şubat ayı şehadet ayı: Cihat ve şehadet” başlıklı etkinlik gerçekleştirildi.Okul içerisinde asılan afişlerle duyurulan etkinliği Bilal Erdoğan’ın TÜGVA adlı vakfı desteklerken, etkinlikte AKP’nin basındaki tetikçisi Abdullah Yıldız’ın konuşmacı olduğu dikkat çekti. Cihatçılığın ve “şehit”liğin propagandasının yapılacağı etkinliğin afişinde, Kuran’dan “Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız” alıntısı da yer aldı. Etkinlik afişinde logosu bulunan gerici öğrenci toplulukları ise “Genç Öncüler Kulübü” ve “Müspet Topluluğu” oldu.

23.2.2018 - Dinci tarikatlar  paravan derneklerle okullarda Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, bakanlığa yapılan başvuruda dernek ismi paravan olarak kullanılırken, Nurcu vakıfların ismi ise “proje ortağı” olarak etkinlik şartnamesinde kısaca geçirildi. Antep ve Kilis bölgesinde Nurcuların temsilcisi olarak görülen Anadolu Tevhid Vakfı ve Nazım Gökçek Külliyesi’nin bölgede cemaatin ana eğitim unsuru olarak yer aldı. Nurcu külliyenin reklamını Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Antep Valisi Ali Yerlikaya ziyaretleri oluşturdu. “Külliye” adında yatılı kamplar düzenleyen ve dini eğitimler veren Nazım Gökçek Külliyesi’nde ortaokul ve lise çağındaki çocuklara yasadışı TEOG ve üniversite hazırlık kursları, deneme sınavları ile dini etkinlikler düzenlendiği ortaya çıktı. Paravan dernekle başvuruları 2 günde kabul edilen Nurcu vakıflar etkinliklerine bütçeyi de İçişleri Bakanlığı tarafından sağladı. Vakıf, MEB’e başvurusunda İçişleri Bakanlığı Dernekler Müdürlüğü’nden alınan yazıyı da ekledi. Yazıda geçen yıl “Kitaptan hayata atılan adımlar” adındaki proje kapsamında bütçe verilen Nurcu derneğe en az 72 bin TL kaynak aktarıldığı belirlendi.


Kapitalizm ve Çocuk


5.2.2018 - ISİG Ocak ayı raporu:  İkisi 14 yaş ve altında olmak üzere 5 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

9.2.2018 - Günde 20 TL için 12 saat çalıştırılan çocuklar Van'ın her noktasında lokantalara ekmek taşıyan çocuklar, yaklaşık 12 saat çalışmanın karşılığında günlük 20 TL ve 10 ekmek alıyor.http://mezopotamyaajansi.org/EKONOMI/content/view/14422?page=4


15.2.2018 - Dünyada her 6 çocuktan biri savaş ve çatışma bölgelerinde yaşıyor Save the Children adlı kuruluş tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, dünya üzerindeki her 6 çocuktan biri savaş veya çatışmaların olduğu ülkelerde yaşıyor. Dünyada savaş ve çatışmaların olduğu ülkelerde 375 milyon çocuğun yaşadığına dikkat çekilen araştırmada, bunun ise tüm dünyadaki çocukların altıda birine denk geldiği vurgulandı. Araştırmada, bu oranın 20 yıl öncesine oranla yüzde 75 arttığı kaydedildi. Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde çocukların beşte ikisinin çatışma bölgelerinde yaşadığı belirtilen araştırmada, çocukların özellikle bu ülkelerde tehlike altında olduğu dile getirildi. Araştırmaya göre, öldürülen, yaralanan veya çatışmalardan zarar gören çocukların sayısı son 10 yılda yüzde 300 oranında arttı. Savaşlar ve çatışmaların çocukların yaşamını en fazla tehdit ettiği diğer ülkeler ise şöyle sıralandı:Suriye , Afganistan , Somali  Yemen, Nijerya, Güney Sudan, Irak, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti. Araştırmaya göre, son 10 yılda ‘asker’ olarak silah altına alınan çoçukların sayısı 50 binin üzerinde idi. Yine savaş ve çatışmaların en az üçte birinde çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları yaşanıyor. Afrinka ülkelerinde bu oran yüzde 45’in üzerinde tespit edildi.

https://web.archive.org/web/20180215032902/https://anfnews4.com/toplum-ekolojI/her-6-cocuktan-biri-savas-ve-catisma-boelgelerinde-yasiyor-103293

19.2.2018 - Toplumsal çürüme tablosu: Çocuk istismarı 10 yılda 700 kat arttı Kapitalist çürümüşlüğün geldiği vahameti gösteren  bir rapor daha yayınlandı. Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin 2016 raporundaki çocuk istismarıyla ilgili paylaşılan istatistiklere göre ,çocuk istismarı vakalarında son 10 yılda 700 kat artış yaşandı.Sunulan raporda ,istismar vakalarının tahminen yüzde 5’inin ortaya çıktığı yüzde 95’inin ise gizli kaldığı belirtiliyor. Verilere göre, dünyadaki ensest ilişkilerin binde birinin ortaya çıktığı, adliyelerdeki 4 tecavüz davasından birinin çocuklarla ilgili olduğu hatırlatıldı.Adalet Bakanlığı 2014 verilerine göre, her ay Adli Tıp Kurumu’na 650 çocuk cinsel istismarı vakasının gönderildiği, gerçekleşmiş vakalardan yüzde 50’sinde, zihinsel engelli çocuğa istismarda bulunan kişiye mahkemenin indirim uyguladığı, iyi hal ve saygın tutum indirimlerinin devam ettiği, açılan toplam dava sayısının 40 bin 266, karar çıkan dava sayısının 24 bin 825 ve mahkûmiyet kararının 13 bin 968 olduğu da ifade edilenler arasında. https://www.gazeteduvar.com.tr/politika/2018/02/19/tanrikulu-cocuk-istismari-10-yilda-700-kat-artti/

23.2.2018 - 8 yaşında çocuğa istismarda bulunana “iyi hal” indirimi İzmir Limontepe Sehine Hasan Saray İlkokulu’nda 58 yaşındaki S.S.S. isimli erkek öğretmen, 8 yaşındaki öğrenciye cinsel istismarda bulundu. 8 yaşında kız çocuğuna istismarda bulunan S.S.S hakkında 39 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmasına rağmen, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanığa cinsel istismar suçunu “bakım ve gözetim yükümlülüğü altındaki mağdura karşı işlemekten” 22 yıl hapis verildi. Ne var ki mahkeme cezayı, sabıkasızlık ve “iyi hal” gerekçesiyle 18 yıla düşürdü.


Kapitalizm ve Doğa

5.2.2018 - Türkiye’de  hava kirliliği her yıl 32 bin 500 insanın yaşamına mal oluyor Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2017 yılında hava kirliliğine bağlı hastalıklardan ölen sayısı yaklaşık 32 bin 500 kişi olurken bunun başlıca sebepleri , sanayileşmede alınmayan tedbirler , kalitesiz kömür kullanımı , trafik ve kentlerde yükselen gökdelenlerin hava sirkülasyonuna engel olması gelmekte. http://mezopotamyaajansi.org/EKOLOJI/content/view/13942?page=2

11.2.2018 - 17 yılda 2 milyon hektar orman yok oldu Ormanları korumak için çalışmalar yürüten And Amazonları Gözetleme Projesi (MAAP), Amazon Ormanları’nın Peru’daki bölümünde 143 bin hektar ormanlık alanının tahrip edildiğini açıkladı. Yaklaşık 240 bin futbol sahasına karşılık gelen bu alanın, son 5 yılda Peru’daki Amazon Ormanları’nda yıllık olarak yok edilen en düşük miktar olduğu belirtildi. Peru Çevre Bakanlığı’na göre, Peru’daki Amazonlarda ormanlık alanların yok edilmesine, nehirleri de kirleten yasa dışı altın madenciliği, hayvancılık ve tarım neden oluyor. Özellikle geniş alanlarda palmiye yağı elde etmek için yapılan tarım faaliyetlerinin ormanlık alanları yok ettiği ifade ediliyor. 130 milyon hektarlık alanı kapsayan Amazon Ormanları’nda, 2001’den bu yana yaklaşık 2 milyon hektarlık orman yok edildi.

 

Admin2
Yayınlanma: 01.03.2018 / 00:00 / Admin2