Sınıf Gündemi Sayı 15

 

Sermaye Devleti

 

07.12.2017 - Annesiyle konuştuğu için dayak yiyen asker hayatını kaybetti Bursa Gemlik’te askerlik yapan er Gökhan Kılıç, nöbette annesiyle cep telefonuyla konuşurken Başçavuş Osman Hancı’ya yakalandı. İddiaya göre, Hancı’nın başına miğferle vurduğu Kılıç, beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetti. Bursa Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kılıç’ın beyin kanaması geçirdiği ortaya çıktı. 54 gün komada kalan Kılıç, 29 Kasım’da hayata veda etti. http://bit.ly/SG15-1l


11.12.2017 - AKP’nin silahlı milisleri dernek kurdu Türkiye'nin pek çok bölgesinde "Halk Özel Harekatı" adı altında bir yapılanmaya gidiliyor. İleri Haber’den Tuğba Özer’in haberine göre, Halk Özel Harekatı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın internet sitesinde kaydı bulunan “resmi” bir dernek olarak görülüyor. Derneğin faaliyet alanı ‘düşünce temelli dernekler’, detaylı faaliyet alanı ise ‘sosyo politik alanda faaliyet gösterenler’ olarak tanımlanıyor. Derneğin Trabzon merkezli bir dernek olduğu belirtiliyor. HÖH’ün Facebook hesabından yapılan bir duyuruda derneğin Türkiye geneli ve yurt dışında 22 İl ve birçok ilçede kurulumunu tamamladığı ifade ediliyor. Derneğin kurucusu ve başkanının Fatih Kaya isimli bir kişi olduğu görülüyor. trabzonhabercisi.com isimli haber sitesinde Kaya için “Türkmen Dağındaki Kayı (IYI) Tim Komutanı ve HÖH'ün kurucusu” olarak bahsediliyor.
http://bit.ly/SG15-2

24.12.2017 - Yeni KHK ile savunma şirketi kuruldu: Askeri Fabrika ve Tersane İşletme AŞ Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle ‘Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi’ (ASFAT AŞ) kuruldu. AA’nın haberine göre savunma sanayi alanında hizmet vermek üzere kurulan ASFAT, askeri fabrikalar ve askeri tersanelerin imkan ve kabiliyetlerini kullanarak sipariş alacak. Yeni tesisler inşa edebilecek şirkette yabancı personel de çalıştırılabilecek. ASFAT kamu idarelerinden, kamu iktisadi teşebbüslerinden, yabancılar dahil gerçek ve tüzel kişilerden sipariş almak veya bunların ihtiyaçları için teklif vermek üzere faaliyette bulunacak.

24.12.2017 - 696 Sayılı KHK: cezaevlerinde ‘tek tip giysi’ uygulaması yasalaştı Resmi Gazete’de bugün yayınlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle hükümetin darbe girişimi sonrası gündeme aldığı cezaevlerinde ‘tek tip giysi’ uygulaması yasalaştı. KHK’ya göre ‘anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar’ nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek. http://bit.ly/SG15-3

24.12.2017 - Son KHK ile altı ihraç daha: İşinden olan ‘Barış Bildirisi’ imzacısı sayısı 378’e çıktı Resmi Gazete’de bugün yayınlanan 695 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle üniversitelerdeki işlerine son verilen 105 akademisyenin altısı, ‘Barış Bildirisi’nin imzacılarından. 695 sayılı kararnameyle Prof. Dr. Erhan Ünlü ve araştırma görevlileri Aslı Aydemir, Düzgün Uğur, Eda Aslı Şeran, Hümeyra Yılmaz ve Romadi Çelik, Dicle Üniversitesi’nden ihraç edildi. 11 Ocak 2016’da yayınlanan ‘Barış Bildirisi‘nde 1128 akademisyenin imzası vardı. İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (İHOP) raporuna göre, bu akademisyenlerin 372’si KHK’larla ya da sözleşmelerinin yenilenmemesi suretiyle işten çıkarılmıştı. Son rakamla birlikte bildiride imzası bulunup ihraç edilen akademisyenlerin sayısı 378’e yükseldi. http://bit.ly/SG15-4

26.12.2017 - Posco Assan işçilerinin bakanlık yürüyüşüne polis saldırısı Posco Assan işçilerinin bugün saat 11.00'de Çalışma Bakanlığı'na başlatacağı yürüyüş öncesi polis saldırısı gerçekleşti. Posco Assan patronunun sendikalaşan işçileri işten atarak sendikayı tanımamasına ek olarak sermaye devleti de yetki başvurusunun sonucunu göndermiyor. İşçilerin Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye olmasının ardından Çalışma Bakanlığı’na yapılan yetki başvurusunun üzerinden 42 gün geçti ancak hala bakanlık yetkiyle ilgili belgeyi göndermedi. Atılan işçilerin fabrika önündeki eylemleri devam ederken aralarından seçtikleri arkadaşları bakanlığın yetkiyi göndermemesine karşı bugün Ankara’ya doğru yürüyüşe başladı. Ancak yürüyüşe saldıran polis, işçilerin yanı sıra Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ve sendika yöneticilerini de darp ederek gözaltına aldı. http://bit.ly/SG15-5

26.12.2017 - Son KHK ile 144 KESK’li daha ihraç edildi Sermaye devleti “FETÖ” gerekçesiyle ilerici kamu emekçilerini kamudan ihraç etmeye devam ediyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), son KHK ile en az 144 üyesinin ihraç edildiğini duyurdu. Ankara’daki Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, ihraç edilen üyelerinin 77’sinin Tüm Bel Sen, 39’unun Eğitim Sen, 24’ünün BES, ikisinin DİVES, birinin SES, birinin de Haber Sen üyesi olduğunu söyledi. 695 sayılı KHK ile toplam 2 bin 756 kamu çalışanı daha ihraç edilirken, sadece 114 kamu çalışanının iade edildiğini belirten Gezen, açlık grevini sürdüren ve hayati tehlikeleri her geçen gün artan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ise iade edilmemesini teşhir etti. Ayrıca Semih Özakça’yı ziyaret ettiği için açığa alınan Sinop Eğitim Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. İrfan Mukul’un da KHK ile ihraç edilenler arasında olduğunu belirtti. http://bit.ly/SG15-6

26.12.2017 - Bir yılda ‘internet suçları’na 1000 tutuklama AA’nın haberine göre Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı ‘sanal devriye’yi güçlendirmek için bu yıl 500 adli bilişim ve sosyal medya uzmanını kadrosuna kattı. Terör suçları, fuhuş, çevrimiçi çocuk istismarı, narkotik, yasa dışı bahis, sporda şiddet, güvenlik, hayvanlara şiddet, ödeme sistemleri, darknet (karanlık internet), bilişim sistemleri alanlarında uzmanlaşan 12 masa kuruldu. 1000 tutuklama Bu bağlamda bir yılda polis, 39 bin sosyal medya hesabının suç işlediğini tespit etti. Bu hesaplardan 16 bini üzerinde çalışılırken, 9 bin 600 adli işlem gerçekleştirildi. Bir yılda gözaltına alınan 3 bin şüpheliden 1000’i tutuklandı, 1600’üne adli kontrol uygulandı.

 28.12.2017 - Diyarbakır DAİŞ emirine ‘özel’ tahliye kararı DAİŞ’in ‘Diyarbakır emiri’ olduğu gerekçesiyle tutuklanıp sonra serbest bırakılan ve iki ay öne alınan dava duruşması öncesi ‘kuvvetli suç şüphesinden’ yeniden tutuklanan Nihat Turan, tutukluluk halinin ‘ölçülü ve orantılı’ olmayacağı iddiasıyla yine tahliye edildi Amed’de DAİŞ üyesi oldukları ve örgüte yardım ettikleri gerekçesiyle 2’si tutuklu 19 kişi hakkında “örgüte üye olma”, “tehlikeli madde bulundurma” ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçlarından 15’şer yıldan 37’şer yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın 7’nci duruşması görüldü. Amed’de eylem hazırlığında oldukları belirtilen DAİŞ üyelerine yönelik 26 Ekim 2015’te Kayapınar ilçesinde kaldıkları eve yapılan baskında çıkan çatışmada iki özel harekat polisi yaşamını yitirmiş, 7 DAİŞ üyesi de öldürülmüştü.MA’da yer alan habere göre, çatışmanın ardından Amed’de birçok eve yapılan baskında gözaltına alınan 18 kişiden 16’sı, “DAİŞ üyesi oldukları ve yardım ettikleri” gerekçesiyle tutuklanmıştı. Daha önce görülen 3 duruşmada 13 sanık tahliye edilmişti. 20 Haziran’da serbest bırakılan Nihat Turan, 6 ay sonra DAİŞ’in ‘Diyarbakır emiri’ olduğu ve “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle yeniden tutuklanmıştı. Bugün görülen dava da ‘kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğu”nu kabul eden mahkeme, bu aşamadan sonra tutuklu olmasının ölçülü olmayacağı savundu.

Türkiye Gündemi

19.12.2017 - ‘Enişte’ Ziya İlgen’in ‘Man Adası’ndaki şirketine ilişkin belgeler ortaya çıktı CHP, ‘vergi cenneti’ Man Adası merkezli Bumerz şirketinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen’e ait olduğuna ilişkin belgeyi açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu, 28 Kasım’daki grup konuşmasında Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarının Man Adası’ndaki Bellway adlı şirkete 15 milyon dolara yakın para gönderdiğine ilişkin dekontlar göstermişti. http://www.diken.com.tr/chp-eniste-ziya-ilgenin-man-adasindaki-sirketine-iliskin-belgeyi-acikladi/

20.12.2017 - HDP’li Paylan: “Avrupa’daki Türkiyelilere yönelik suikast listesi var” HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilere yönelik bir ‘suikast listesi’ hazırlandığına dair bir istihbarat aldığını açıkladı. Paylan şöyle devam etti: “Başta Almanya olmak üzere Avrupa’da yaşayan Türkiyeli Alevi ve Ermeni toplumları temsilcileri ve AKP iktidarında ülkeyi terk etmek zorunda kalmış gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, kanaat önderlerine yönelik eylem hazırlığı içinde olan grupların, ses getirecek bir eylem için harekete geçtiği bilgisi tarafıma ulaştı.” HDP’li vekil, saldırıları planlayan yapının ‘Türkiye kaynaklı’ olduğu yönündeki bilgi edindiğini de ekledi: “Türkiye’den karanlık ellerin organize ettiği silahlı suikastler yapacak cinayet birimlerinden bahsediyoruz. Özellikle sansasyon yaratacak isimlere yönelmiş açık bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu gösteren duyumlar aldım. Avrupa’daki emniyet birimleri, bu istihbari bilgiler sonucunda ciddi tedbirleri devreye soktular. Bu ciddi tehlike ile ilgili olarak, Avrupa’daki vatandaşlarımızın güvenliğinin sağlanması için hükümeti ve ilgili kurumları, gerekli tedbirleri almaları ve Avrupalı mevkidaşlarıyla ilişkiye geçmeleri konusunda uyardım. “ Paylan ortada bir ‘suikast listesi’ olduğunu öne sürdü: “Orada hedefte olan isimler ve kurumlar var. Onların mekanlarına dönük saldırılar olabilir. Onlarla ilgili tedbirler alınıyor Avrupa’da. Türkiye merkezli olduğu net bir şekilde belgeleriyle ortada. Türkiye’nin de bu konuda tedbirler alması ve bu dinamik neyse onunla ilgili bilgi alınması için istihbarat kurumlarına ve hükümete bilgi verdim. Harekete geçtiler diye biliyorum.” http://www.diken.com.tr/hdpli-paylan-duyum-almis-avrupadaki-turkiyelilere-yonelik-suikast-listesi-var/

24.12.2017 -  15 Temmuz ve sonrasında ‘eylemler’e müdahale eden sivillere dokunulmazlık Resmi Gazete’de bugün yayınlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de, ‘darbe girişimi ve girişimin devamı niteliğindeki eylemler’e müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacağı hükmü de yer aldı. Bugün çıkarılan KHK’ya göre: “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına, veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.” http://bit.ly/SG15-7

24.12.2017 - Zeybekci için Sarraf’a verdiği ödül ‘geçmişte kaldı’: Konuşulmaması gereken şeyler Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının kilit ismi Rıza Sarraf’a verdiği ‘İhracat Şampiyonları‘ ödülü için “Bizim için de geçmiş, konuşulmaması gereken şeylerdir” dedi. Zeybekci, 21 Haziran 2015’te TİM’in ‘İhracat Şampiyonları‘ ödüllerinden birini dönemin başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş’la birlikte Sarraf’a bizzat vermişti. Törende Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da bir konuşma yapmıştı. Zeybekci, ödülün eleştirilmesi üzerine de “Vicdanım rahat” demişti. Ekonomi bakanı, 23 Kasım 2017’deki Milliyet gazetesinin birinci sayfasında yer alan “Rıza Sarraf’ın canı cehenneme” sözünü yalanlamış, Gazete de haberi internet sitesinden kaldırmıştı. Habertürk’ten Kübra Par Zeybekci’ye “Zarrab, ihracat ödülünü sizin elinizden almıştı. Şimdi casus ilan edildi. Bu size ne hissettiriyor?” diye sordu. Bakan şöyle yanıt verdi: “Türkiye’de bu mesele sağlıklı bir ortamda tartışılmıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin, ihracat ödülleri verilecekler listesini yapan ve bunu belirleyen kendileri olmuyor. İnsanlar bir performans gösteriyor ve bu listeye giriyorlar. Biz de o ödül töreninde önümüze getirilen ödülü verdik.” Zeybekci “‘Zar­rab’ın o dönem yüceltilmesi hataydı’ diyor musunuz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Şimdi bunları tartışmaya devam etmek de aynı şey değil mi? Böyle şeylere hiçbir zaman itibar etmiyoruz. Bizim için de geçmiş, konuşulmaması gereken şeylerdir.”

24.12.2017 - AKP’nin anketinde Türkiye’nin en önemli sorunu ‘ekonomi’ Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre AKP’nin anketinde ‘ekonomi’, Türkiye’nin öncelikli sorunu olarak ilk sıraya yerleşti. ‘Terör’ ikinci, ‘dış politika’ üçüncü oldu. Ekonomiye yönelik şikâyetlerde artış gözlenirken, çoğunlukla ‘işsizlik ve hayat pahalılığı’ gibi başlıkların öne çıktığı saptandı.

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş

12.12.2017 - Siirt'te bir köyün tamamı gözaltına alındı Siirt Kurtalan'a bağlı Çeltikbaşı (Bêlekê) köyünde sabahın erken saatlerinde askerler tarafından operasyon düzenlendi. "Terörle mücadele" adı altında yapılan baskınlarda köyde yaşayanların tamamı gözaltına alındı. Gözaltına alınanların nereye götürüldüğü ve tam sayılarının ne olduğu öğrenilemedi. Öte yandan 90’lı yıllarda bu köyden Batman’a göç eden yurttaşların kaldığı evlere de baskın düzenlendi. Cudi mahallesinde gerçekleşen operasyonda Çeltikbaşı köyü doğumlu 20’den fazla yurttaş gözaltına alındı. (Mezopotamya Ajansı)

14.12.2017 - Kemal Kurkut'u öldüren polisin tutuklanma talebi reddedildi Diyarbakır'da yapılan Newrozda polis kuşunuyla öldürülen Kemal Kurkut davasının ilk duruşması görüldü. Kemal Kurkut’u vuran polis Y.Ş.’nin sadece 3 ay açığa alındığı, şu anda görevde olduğu ortaya çıktı. Savcı, halen görevde olan sanık polis için tutuklama talebinde bulundu. Savcının talebini değerlendiren Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi, talebi reddetti. Duruşma 26 Nisan 2018'e ertelendi.

16.12.2017 - TSK Efrîn sınırında ‘koridor’ açtı Efrin’in Bilbile ilçesine bağlı Baliya köyünde 2 bin zeytin ağacı bulunan alan, TSK tarafından işgal edilerek ağaçlar yerlerinden söküldü. Köyün karşısında sınırda duvar örülürken, Türk ordusunun, askerlerin ve araçların geçişini kolaylaştırmak için zeytinliğin karşısında bir koridor açtığı kaydedildi.TSK geçtiğimiz yıl Cindires ilçesine bağlı Mele Xelil köyü ve bu yıl da Şera ilçesine bağlı Şiletete köyü karşısında koridor açmıştı. Koridor açılan köylerin sınırında bulunan gözetleme kulelerinin de sayısının arttırıldığı belirtildi.

21.12.2017 - HDP’li Irmak’a verilen 10 yıl hapis cezasının tek gerekçesi konuşma HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak’a verilen 10 yıl hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Irmak’ın katıldığı eylemlerin siyasi parti faaliyeti olmadığı, konuşmalarının örgütsel eylem olduğu ileri sürülerek, tutukluluğunun devamına karar verilmesinin yasama faaliyetlerini engellemediği savunuldu. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) tutuklu Hakkari Milletvekili Selma Irmak’a siyasi parti faaliyetleri kapsamında 2015-2016 yılları arasında katıldığı yürüyüş ve basın açıklamaları nedeniyle “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası" suçlarından verdiği toplam 10 yıl hapis cezasının gerekçesini açıkladı. HDP milletvekillerine yönelik 4 Kasım 2016’da yapılan operasyonda tutuklanarak Kandıra Cezaevi’ne götürülen Irmak hakkında siyasi parti faaliyetleri kapsamında 2015 ve 2016 yılları arasında Diyarbakır, Hakkari ve Şırnak'ta katıldığı miting, basın açıklaması ve televizyon programlarında yaptığı konuşmalar nedeniyle 4 ayrı suçlama getirilerek 105 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Güvenlik gerekçesiyle Hakkari’den Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledilen davanın 6’ncı duruşmasının görüldüğü 3 Kasım’da Irmak’a son sözü verilmeden ve avukatlarına savunma hakkı verilmeden toplam 10 yıl hapis cezası verildi.

25.12.2017 - Bitlis'te Garzan Mezarlığında 267 PKK'linin cenazesi ailelerden habersiz mezardan çıkarıldı Bitlis'in Tatvan ilçesi Yukarı Ölek (Oleka Jor) köyünde bulunan Garzan Mezarlığındaki 267 PKK’linin cenazesi, ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrası gerçekleşen operasyon ile mezarlıktan çıkarılarak götürüldü. Ne amaçla neden çıkarıldığı konusunda bir açıklama yapılmazken, cenazelerin İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği iddia edildi. Savcılık ise konuyla ilgili gizlilik kararı aldı.

29.12.2017 - Zırhlı araçla kadını öldüren polise ödül gibi ceza Diyarbakır’da 76 yaşındaki Hatun Elhaman'ı öldüren Kirpi tipi zırhlı aracın sürücüsü Ö.Ö’ye 20 ay hapis cezası verildi, sanık cezaevine girmeyecek. Diyarbakır merkez Yenişehir Ofis Semti Gevran Caddesi'nde 27 Nisan 2016'da yolun karşısına geçmeye çalışan Hatun Elhaman'a (76) çarparak yaşlı kadının feci şekilde ölmesine neden olan Kirpi tipi zırhlı aracın sürücüsü özel harekat polisi Ö.Ö. hakkında "Taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle açılan davada karar çıktı. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya tutuksuz yargılanan Ö.Ö. katılmazken, sanık ve müşteki avukatları hazır bulundu. Olaya ilişkin Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin sanık polis Ö.Ö. ile kazada ölen Hatun Elhaman'ın "Eşit derece kusurlu" olduğuna dair raporu okundu. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme sanığa önce 2 yıl hapis cezası verdi. Hakim, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini gerekçe göstererek, hapis cezasını 1 yıl 8 aya indirdi. Sanığın sabıkasının olmaması, kişilik özelikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları, yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluştuğunu ve olayla ilgili dava dosyasına yansıyan maddi bir zarar bulunmadığını ileri süren mahkeme, hükmünün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verdi. Sanık, kararın verildiği günden başlamak üzere 5 yıllık sürede herhangi bir suç işlememesi durumunda hapis cezası hükmü ortadan kalkacak. Mahkeme ayrıca, sanık hakkında denetimli serbestlik uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. http://bit.ly/SG15-8

 

Halk İçin Ekonomi


3.12.2017 - İlaçlara çifte zam geliyor BirGün’den Burcu Cansu’nun haberine göre, dolar ve avrodaki artış ilaç fiyatlarına çifte zam olarak yansıyacak. İlk zam iki hafta içerisinde kanser ilacından tansiyon ilacına kadar 915 kalemde gerçekleşecek. Zammın ufukta görünmesi ile birlikte eczanelerde ilaç sıkıntısı başladı. Anadolu Eczacı ve Depocuları Derneği Başkanı Onur Tokel, “Kanser hastalarının kullandığı mamalardan tansiyon ilacına, antibiyotikten aşılara 915 kalem ilaca zam gelecek” dedi.19 Aralık’ta yapılacak zammın ara zam olduğunu, Şubat ayında bir zam daha geleceğini kaydeden Tokel şunları söyledi: “Sağlık Bakanlığı döviz kuru ile ilgili yılda bir defa artış yapar. Kur artışı Şubat ayında yapılacak. Bu zam ‘firmaların zam isteme’ talebi doğrultusunda yapılan ara zam. İlaçlara göre değişkenlik gösteren bir zam bu. Bizim fiyatlarımız yurt dışına endeksli olduğundan kaynak ülkede fiyat artıyorsa bizde de artıyor. Beş ülke içerisinde en ucuz ülkeyi referans alan bir uygulamamız var. Referans ülkede fiyat artışı olduğunda firmalar Türkiye’de de zam istiyor. Bakanlık incelemesi sonrasında zam yapılma kararı alındı. Şu anda ilaçta döviz kuru 2.32 aslında, avro 4.60’ı gördü. 1.98 olan avro kuru 2.32’ye taşınmıştı, yüzde 19 zam yapılmıştı. Yine öyle bir zam bekliyoruz. Şubat ayında tekrar genel bir artış olacak.”


4.12.2017 - Yıllık enflasyon son 14 yılın en yükseğinde: 12.98 Yükseliş eğiliminin devam ettiği enflasyonda kasım rakamları son 14 yılın en yükseğine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, kasım ayında aylık bazda yüzde 1.2 artması beklenen TÜFE, yüzde 1.49 artış gösterdi. Yıllık enflasyon yüzde 12.98'e ulaştı. Çekirdek enflasyon yüzde 12.08 seviyesine yükseldi. Hükümetin hazırladığı orta vadeli programda yıl sonu enflasyonunun yüzde 9,5 olması bekleniyordu. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefi ise yüzde 5 seviyesinde bulunuyor. TÜFE’de 2017 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,49, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,16, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,98 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 10,87 artış gerçekleşti. Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Kasım ayında endekste yer alan gruplardan, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 2,11, ulaştırmada yüzde 2,01, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1,84 ve konutta yüzde 1,25 artış gerçekleşti. http://bit.ly/SG15-9

7.12.2017 - Açlık ve yoksulluk tırmanışı sürüyor Memur Sen, 2017 Kasım’ında, Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını bin 770 TL, yoksulluk sınırını ise 4 bin 977 TL olarak açıkladı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, açlık sınırının Ekim ayına kıyasla 29 TL artarak bin 857 TL’ye çıktığını, yoksulluk sınırının ise 69 liralık artışla 5 bin 298 TL’ye tırmandığını açıkladı. Türk-İş, Kasım 2016’da bin 416 TL olan açlık sınırının Kasım 2017’de ise bin 567 TL olduğunu açıklamıştı. 2016 Kasım ayında 4 bin 615 TL olan yoksulluk sınırı ise 2017 Kasım ayında ise 5 bin 105 TL olmuştu. http://bit.ly/SG15-10

8.12.2017 - Kredi kartı borçluları Ocak-Ekim döneminde yüzde 4.9 arttı Türkiye’de bireysel kredi kartı borcundan yasal takibe giren kişi sayısı Ocak-Ekim döneminde geçtiğimiz yıla göre yüzde 4.9 arttı Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin, Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Ekim 2017 Raporu’na göre; Ocak-Ekim 2017 döneminde Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısı aynı dönemde yüzde 4.9 artarak 632 bin kişi oldu. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe giren kişi sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.6 azalarak 762 bin oldu. Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe giren toplam kişi sayısı ise yılın 10 aylık döneminde 2016’nın aynı dönemine göre yüzde 0.1 artarak 1.1 milyon kişi oldu. http://bit.ly/SG15-11

13.12.2017 - Benzine yine zam Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası'ndan (PÜİS) yapılan açıklamaya göre bu gece yarısından geçerli olmak üzere benzin grubunda 7-9 kuruş artış bekleniyor. Motorin grubunda ise herhangi bir fiyat artışı beklenmiyor. (haberturk.com)

14.12.2017 - Gelir eşitsizliği dünya genelinde arttı Fransız ekonomist Thomas Piketty ve beraberindeki ekibin yaptığı bir araştırma, dünya genelindeki gelir eşitsizliğinin son 35 yılda daha da arttığını ortaya koydu. Sonuçları açıklanan Dünya Eşitsizlik Raporu 70'i aşkın ülkeden 100'ün üstünde araştırmacının katkısıyla hazırlandı. Rapora göre, 1980 yılından bu yana, dünyanın en zengin yüzde 1'lik dilimindeki insanların gelir artışı, en fakir yüzde 50'nin gelir artışını ikiye katladı. Thomas Piketty Uzmanlar, ekonomik büyümeyi herkesin yararına gösteren istatistikler olsa da, orta gelirli sınıfın ekonomik büyümeden neredeyse hiç fayda görmediğine dikkat çekti. Araştırmada sunulan verilere göre, gelir eşitsizliği bölgelere göre de farklılık gösteriyor. Rapora göre, zengin ile fakir arasındaki gelir eşitsizliğinin en az olduğu yer Avrupa. Avrupa'da 2016 yılında en zengin yüzde 10'luk kesimin gelirinin, milli gelirin yüzde 37'sini oluşturduğuna dikkat çekildi. Ortadoğu'da ise bu oranın yüzde 61'e çıktığı görüldü. Gelir vergisi beyanlarının da ölçüm verisi olarak dahil edildiği araştırmaya göre, uzmanlar 1980 yılından bu yana Kuzey Amerika, Çin ve Rusya'da zengin ile fakir arasındaki gelir eşitsizliğinin hızlı şekilde büyüdüğünü saptadı. http://bit.ly/SG15-12

17.12.2017 - 11 ayda örtülü ödenekten 1.7 milyar lira harcandı 2017’nin ilk 11 ayında devlet bütçesinden örtülü ödenek olarak 1.7 milyar lira, temizlik, özel güvenlik gibi hizmet alımları için 23.2 milyar lira harcandı. Bütçeden kira harcamaları 2.1 milyar liraya, savunma ve güvenlik harcamalarıysa 6.1 milyar liraya ulaştı. (Cumhuriyet, Mustafa Çakır)

19.12.2017 - 2017’de asgari ücretlinin reel kaybı yaklaşık 500 lira Evrensel'e konuşan Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serkan Öngel 2016 yılında yapılan yüzde 7.9’luk asgari ücret artışının enflasyonun altında kaldığını söyledi. “Bu yıl için en azından bunun bir geçerliliği yok. Verilerle sabit olan bir durum” dedi. Mevcut fiili durumda eğer enflasyon kasım ayındaki biçimiyle gerçekleşse bile yüzde 4.5’luk bir reel kayıp olduğunu ifade eden Öngel, “Asgari ücretlinin enflasyondan kaynaklı ciddi bir kaybı var. Aylık ortalama yüzde 3’e doğru giden bir reel kayıptan bahsetmek mümkün. Bu kaybı göz ardı ederek pazarlığa girmek daha en başından itibaren alım gücünde bir reel kayba onay vermektir” dedi. Bu kayıp ise, asgari ücretle geçinen bir kişinin enflasyon sebebiyle cebinden bir yılda 500 TL’nin eksilmesi demek. http://bit.ly/SG15-13

19.12.2017 - 'Ailenin cebinden hastanelere giden para 11 kat arttı' CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, hükümetin 12 yıllık sağlık alanında yaptığı yatırımları üzerine değerlendirmede bulundu. Erdoğdu, "Ailelerin cebinden hastanelere giden para miktarı ise yüzde 1136 gibi fahiş bir artış gösterdi. Ailelerin kişi başına hastane harcaması ise, 2004’e göre yüzde 954 arttı” dedi. Yazılı açıklama yapan Erdoğdu, 2016 yılı verileri ile 2004 yılı verileri karşılaştırıldığında hem sağlık harcamalarını üstlenen kesimlerin yüklerinin dağılımında, hem de sağlık sektöründen gelir elde edenlerin paylarının dağılımında büyük değişiklikler meydana geldiğini belirtti. 2004’ten 2016’ya yıllık toplam cari sağlık harcamasının yüzde 293 arttığını kaydeden Erdoğdu, “Merkezi devletin sağlık harcamalarındaki artış yüzde 243 ile genel ortalamanın 50 puan altında kaldı. Ailelerin sağlık harcamasındaki artış ise yüzde 221 ile merkezi devletin sağlık harcamasındaki artışa yakın bir düzeyde gerçekleşti” dedi. Sağlık harcamalarında genel ortalama üzerinde çıkan tek tarafın SGK olduğunu ifade eden Erdoğdu, “SGK’nin sağlık harcamaları 2004 yılına göre yüzde 383 oranında arttı” dedi. Erdoğdu, “Sağlık harcamalarından pay alanlar içinde geliri ortalamanın üzerinde artan tek taraf hastaneler oldu. Hastanelerin gelirleri yüzde 426 arttı. SGK’nin hastanelere yaptığı ödemelerin miktarı yüzde 480 gibi, toplam harcamalardaki artışın hemen hemen 200 puan üzerinde bir artış gösterdi. Ailelerin cebinden hastanelere giden para miktarı ise yüzde 1136 gibi fahiş bir artış gösterdi. Ailelerin kişi başına hastane harcaması ise, 2004’e göre yüzde 954 arttı” değerlendirmesini yaptı. CHP’li Aykut Erdoğdu, sağlık harcamasının 2004 yılında 28 milyar liradan 112 milyar liraya çıktığını işaret ederek şu görüşleri dile getirdi: "SGK’nin sağlık harcamalarındaki yükü 13 milyardan 62 milyar liraya çıktı. Hastanelerin geliri ise 11 milyardan 60 milyar liraya tırmandı. Hastanelerin yıllık gelirinde meydana gelen artışın, SGK’nin sağlık harcaması yükünde meydana gelen artışa neredeyse eşit olması, AKP’nin yaptığı dönüşümün özünün sağlıkta yükü SGK’nin sırtına yıkarken, gelirleri hastanelere kanalize etmek olduğunu gösteriyor. Şehir hastaneleri sağlıkta ticarileşmeyi artırırken hem vatandaşın cebinden çıkan paranın, hem SGK’nin yüklerinin, hem de Hazine’nin yüklerinin artmasına yol açarken, tek kazanan hastane işletmecileri olacak.” http://bit.ly/SG15-14

21.12.2017 - Kredi ve banka kartı sayısı 192 milyonu aştı Bankalararası Kart Merkezi (BKM) kartlı ödeme sektörünün, kullanıcıların daha çok harcamasıyla değil sisteme yeni giren kullanıcıların ödemeleriyle büyüdüğüne dikkat çekerken, Kasım 2017 itibariyle toplam kart adedinin 192 milyonu geçtiğini açıkladı. BKM’nin açıkladığı Kasım 2017 verilerine göre, kasım ayı sonunda Türkiye’de 62.2 milyon adet kredi kartı ve 130 milyon adet banka kartı kullanılıyor. 2016 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında kredi kartı sayısında yüzde 6 artış yaşanırken, banka kartı sayısında ise yüzde 12’lik artış görülüyor. Türkiye’de geçen yılın aynı döneminde 22 milyon olan bireysel kredi kartı kişi sayısı bu yıl yeni kullanıcılarla beraber 24 milyona ulaştı. BKM’nin konuya ilişkin açıklamasında, 24 milyon kişinin kredi kartı bulundurduğu göz önüne alındığında yaklaşık 57 milyon olan 18 yaş ve üzeri yetişkin nüfusun yüzde 42’sinin bir ya da birden fazla kredi kartı kullandığı sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, bunun da her beş yetişkinden ikisinin kredi kartı sahibi olduğu anlamına geldiğine dikkat çekildi. http://bit.ly/SG15-15

26.12.2017 - Dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı 5 bin 238 liraya yükseldi Türk-İş dört kişilik ailenin aylık gelirini baz alarak hesapladığı yoksulluk ve açlık sınırı rakamlarını aralık ayı mal ve hizmet fiyatlarına göre güncelledi. Dört kişilik ailenin bugün itibariyle açlık sınırı: 1608 lira 13 kuruş (Bu rakam ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı göz önüne alınarak hesaplanıyor). Yoksulluk sınırı: 5 bin 238 lira 32 kuruş (bu rakam, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaları göz önüne alınarak hesaplanıyor). Bekar bir bireyin aylık yaşama maliyeti: 1989 lire 20 kuruş. http://bit.ly/SG15-16

27.12.2017 - Dünyanın en zenginleri 2017’de servetlerine servet kattı Dünyanın en zengin 500 kişisi, 2017’de servetlerine 1 trilyon dolar daha ekledi. Bloomberg milyarderler endeksinde yer alan bilgilere göre, dünyanın en zengin 500 kişisinin, 27 Aralık 2016’da 4.4 trilyon dolar olan serveti 26 Aralık 2017 itibarıyla yüzde 23 artarak 5.3 trilyon dolara ulaştı. Listeye giren 49 ülkeden zenginler arasında 38 Çinli milyarder, ekledikleri 177 milyar dolarla servetlerini yüzde 65 artırdı. Listede 159 isimle temsil edilen ABD’de ise milyarderler 315 milyar dolar ekledikleri servetlerini yüzde 18 artırmış oldu. http://bit.ly/SG15-17

28.12.2017 - Elektriğe yüzde 8.8 zam geldi 1 Ocak tarihinden itibaren geçerli olmak üzere elektriğe yüzde 8.8 zam yapılacak. BOTAŞ, 1 Aralık 2017'den itibaren geçerli olmak üzere doğalgaz santrallarına sattığı doğalgazın fiyatını yüzde 8 artırmıştı. http://bit.ly/SG15-18

29.12.2017 - Yeni yılda köprü ve otoyol geçiş ücretlerine zam geliyor Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 2 Ocak’tan itibaren köprü ve otoyol geçiş ücretlerine dolara ve enflasyon artışına göre, zam yapılacağını açıkladı. Bakan Arslan, "Köprü ve otoyollarda ücret artacak mı?" sorusuna, "2 Ocak'tan 2 Ocak'a döviz kurundaki değişiklik hesaba katılarak fiyata yansıtılıyor. Osmangazi ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü gerekse yap işlet devret modeli ile işlettiğimiz otoyollardaki ücretler belirlenmiş olacak. Mevcut otoyol ve köprülerimizdeki ücret düzenlemelerinde enflasyonu da dikkate alarak bir düzenleme yapılacak henüz netleştirmedik. Bu ayın da enflasyonunu dikkate alarak inşallah yılbaşı itibari ile onu da tespit etmiş olacağız" diye yanıt verdi. http://bit.ly/SG15-19


29.12.2017 - Trafik cezalarına zam 1 Ocak 2018’den itibaren uygulanacak trafik ceza miktarları da yeniden hesaplandı. Yeni ceza miktarları şöyle: Taşıma sınırı üstünde yolcu ala sürücüler 85 lira, Geçici tescil belgesini basmak ve araç sahibine vermek üzere yetkilendirilen gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinden belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edenlere 17 bin 65 lira, Yetkisi olmadığı halde tescil plakası basan ve dağıtanlar 11 bin 885 lira, Karayoluna, trafiği tehlikeye sokacak ve trafik işaretlerinin görülmelerini engelleyecek şekilde bir şey atan, döken, bırakan, karayolunun yapısına, güvenlik tesisleri ve trafik işaretlerine zarar verenler, bunların yerlerini değiştirenler veya ortadan kaldıranlar 488 lira, Sahte plaka 5 bin 942 lira ceza, Tescil edilen araçları trafik belgesi ve tescil plakası almadan karayoluna çıkaranlar 1002 lira, Ruhsatsız araç kullananlar ve tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takanlar 108 lira… http://bit.ly/SG15-20

İşçi Yaşamından

6.12.2017 - Hükümetin sermaye sahiplerine sınırsız desteği: işten çıkarmak maliyetli Türkiye Finans Forumu’nda konuşan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Şimşek, şu açıklamalarda bulundu: “İş gücü piyasasında en büyük sorunumuz düşük istihdam. Türkiye’de çalışabilir nüfusun yüzde 51’i çalışıyor. Avrupa’da yüzde 67’si çalışıyor. İş gücüne katılım oranı kadınlar arasında oldukça düşük. Temel sorunlarımız işe almak çıkarmak çok maliyetli bu kadar basit. Ondan dolayı Türkiye haftalık çalışma saati itibariyle OECD ülkeleri arasında en yüksek ülke. Demek ki Türkiye’de işe almanın ve çıkarmanın maliyeti düşük olsa, girişimciler fazla mesai modeli yerine, daha çok eleman çalıştırmayı tercih edebilirdi ve bunun sayesinde de istihdam oranı hızla artabilirdi.” (gazeteduvar)


6.12.2017 - Kolombiya’da madenci katliamı Kolombiya’da, Boyaca yönetim bölgesine bağlı Corrales kenti kırsalında bir kömür madeninde metan gazının aşırı birikmesindan dolayı patlama oldu. Göçük altında kalan maden işçilerinden 6’sı hayatını kaybetti, 3 işçinin ise kayıp olduğu bildirildi. http://bit.ly/SG15-21

8.12.2017 - Cizre TOKİ'lerinde mülteciler düşük ücretle çalıştırılıyor Özel güvenlik tarafından korunan inşaatlarda, 40-45 TL arasında bir yevmiyeyle çalıştırılan ve birçoğu Rakka’dan geldiği belirtilen mülteciler sağlık güvencesi ve iş güvenliğinden yoksun.Şantiyelerde kurulan barakalarda kalan mülteci işçiler, dikkat çekmesin diye kent merkezine getirilmediği anlatıldı. Bazı mülteciler ise kaçak konumunda olduğu ve mülteci kamplarına gönderilmemek için inşaat alanı dışına çıkamıyor. Göçmen işçilerin çalışma ve barınma koşullarının görüntülenmesi ve görüş alınması, güvenlik görevlileri tarafından “yasak” gerekçesiyle engelleniyor.

9.12.2017 - Kolombiya: Paramiliter suikastler sürüyor Kolombiya’da devlet ve tekelci sermaye destekli paramiliter güçler tarafından yerli bir aktivist daha kurşunlanarak katledildi. Telesurtv.net’in aktardığına göre, ülkenin Choco bölgesinin kırsal kesiminde Hernan Bedoya adlı “Conpaz” (barış için çalışan yerli topluluklar örgütü) aktivisti evinin etrafında 14 kez kurşun sıkılarak öldürüldü. Bedoya, 10 gün içinde katledilen ikinci Conpaz aktivisti. Conpaz aktivistleri, bölgede faaliyette bulunan (palmiye ve muz üreticisi ve ihracatçısı) “Agroindustrial Campesinos” (Agromar) şirketine karşı toplulukların ortak arazisini ve çevreyi koruma mücadelesi verdiklerinden dolayı yıllardır tehdit ediliyorlardı. 2015 yılında Agromar, yerli topluluklara ait 20.000 hektarlık yüzde 41’ini devletin desteğiyle gasp etti. Agromar şirketinin ABD merkezli tarım tekeli Turbana Corp. ile yakın bağları var. 2016’dan bu yana yaklaşık 200 sosyal lider ya da aktivist paramiliter güçler tarafından katledildi. http://bit.ly/SG15-22yasanacakdunya

14.12.2017 - Tayvan: Altı Vietnamlı işçi katledildi Tayvan’ın Taoyuan kentinde bulunan ‘solar cam filmi’ fabrikasında yangın çıktı, altı Vietnamlı göçmen işçi yanarak can verdi Yerel zamana göre bu sabahın erken saatlerinde meydana gelen yangın sırasında içeride 12 işçi bulunuyordu. Binanın içinde ikinci kata çıkan merdivenlerde yoğunlaşan yangın 5 saatte kontrol altına alınabildi. 6 işçinin cansız bedenine 9 saat sonra ulaşılabildiği bildirildi. http://bit.ly/SG15-24yasanacakdunya

17.12.2017 - Tarım işçilerini taşıyan midibüs “kaza” yaptı: 16 yaralı İş yerlerinin yanı sıra yollarda da ihmaller sonucunda meydana gelen “trafik kaza”ları işçilerin yaşamlarını tehdit ediyor. Son olarak Adana’da tarım işçilerini taşıyan midibüsün TIR’la çarpışması sonucu 16 kişi yaralandı. Merkez Yüreğir ilçesi Karataş meydanında yaşanan çarpışma sonucu TIR ve midibüs yanarken yaralı işçiler çevredekilerin yardımıyla dışarı çıkarıldı. http://bit.ly/SG15-23

18.12.2017 - Mumbai’de işçi katliamı Hindistan’ın Maharashtra eyaletinin başkenti Mumbai’de bir yiyecek dükkanında çıkan yangında en az 12 işçinin yanarak can verdiği bildirildi. Yerel zamana göre sabaha karşı 4.15 civarında meydana gelen yangında binanın çatısı çöktü. 6 işçinin güçlükle kendini dışarıya attığı yangın kısa sürede tüm binayı sardı, en az 12 işçi içeride kaldı. İtfaiye ekipleri işçilere ulaştı fakat hastaneye götürülürken hayatlarını kaybettiler. http://bit.ly/SG15-25yasanacakdunya

18.12.2017 - Yeni yılda yeni zorunlu BES kesintileri Bireysel Emeklilik Sistemi’ne 2018 itibarıyla yeni katılımlar olacak. 2017 yılında yürürlüğe giren sisteme, yeni yılla birlikte 1,3 milyon çalışan daha zorunlu olarak dahil edilecek. 1 Ocak 2018 itibarıyla dördüncü aşama geçişlerin devreye sokulacağı yasaya göre, mahalli idareler, KİT’ler ve 50-100 arasında çalışanı olan işletmelerdeki işçi ve emekçilerden BES kesintisi yapılacak. Bu kapsamda çalışanların maaşından yüzde 3’lük bölüm BES fonlarına aktarılacak. Dileyen çalışanlar iki aylık zorunlu kesintinin ardından sistemden çıkış yapabilecek. 2018 yılı itibarıyla sonraki aşamalarda ise BES’e yeni katılımlar şu şekilde gerçekleşecek: 1 Temmuz 2018’de 10-50 arasında çalışanı bulunan işletmeler, 1 Ocak 2019’da 5-10 arasında kişinin çalıştığı işletmeler. http://bit.ly/SG15-26

21.12.2017 - Patna’da işçi katliamı Hindistan’ın Bihar eyaletinde Patna şehrinde Sasa Musa adında şeker fabrikasında kazan patladı. En az 5 işçi hayatını kaybetti, 7 işçinin durumu ağır. Ölen işçilerin arkadaşları, kazanın çok fazla ısındığını, çalıştırılmaya devam edildiği için bu durumun yaşandığını, hiç bir önlemn alınmadığını yerel basına aktardılar. Fabrikada 100 işçinin çalıştığı bildirildi. Aynı bölgede yaklaşık 1 ay önce devletin işlettiği bir termik santralinde yaşanan patlamada 43 işçi hayatını kaybetmişti. http://bit.ly/SG15-27yasanacakdunya

21.12.2017 - OECD’ye göre Türkiye fazla mesaide ilk sırada Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) raporuna göre Türkiye çalışma süresinde “dünya lideri”. Cumhuriyet’in aktardığı raporda Türkiye’de haftalık 50 saat ve ve daha fazla çalışanların oranı yüzde 43 olarak kayda geçti. Türkiye’den sonra en kötü performans gösteren ülkeler sırasıyla, yüzde 28.8’le Meksika ve yüzde 27.1 ile Güney Kore. http://www.diken.com.tr/oecdye-gore-turkiye-fazla-mesaide-ilk-sirada/

23.12.2017 - ‘Almanya’da emekliler yoksullaşıyor’ Alman medyasında son zamanlarda sık sık “emekliler yoksullaşıyor” haberleri çıkıyor. Bu yöndeki haberler bir gerçeği -Avrupa’da “sosyal devlet” kırıntılarının dahi yok ediliyor olduğu- gerçeğini ifade etmekle birlikte, Avrupalı emperyalistlerin “mezarda emeklilik” dayatmasında ve emekçilerin buna ikna edilmesinde kullanılan bir argüman işlevi gördüğünü de söyleyebiliriz. Medyada son çıkan hebere göre “Almanya’da yoksulluk nedeniyle gıda yardımı alan emeklilerin sayısı son 10 yılda 2 katına çıktı”. Almanya Aşevleri Birliği (Tafel Deutschland) Başkanı Jochen Brühl, Alman medyasına yaptığı açıklamada “ülkede gıda yardımı alan emeklilerin sayısının 2007’ye oranla iki katına çıkarak 350 bine ulaştığını” belirtti. Düzenli olarak yardım yaptıkları 1,5 milyon kişiden dörtte birinin emekli olduğuna dikkati çeken Brühl, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun nedenleri arasında yüksek kiralar ve düşük maaş olduğunu vurguladı. Alman devletinin, hükümetinin ve burjuva sosyal kurumların yansıra Alman medyası da emeklilerin gittikçe daha fazla fakirleşeceğini “öngörüyor“. Böylece, Alman egemen sınıflarının istediği ve hükümetin dayattığı ‘mezarda emeklilik’ uygulamasına uygun sosyal zemin yaratılmak isteniyor. Diğer Avrupa ‘merkez’ ülkelerinde olduğu gibi Almanya da emekli aylıklarının azaltılması ve emeklilik yaşının yükseltilmesi şeklinde saldırı politikalarını emekçilere dayatıyor. Alman devleti, emeklilerin maaşlarını aşağıya çekerek işçilere “daha fazla çalışma, geç emekli olma“ konusunda ikna etmeye çalışıyor! http://bit.ly/SG15-28yasanacakdunya

24.12.2017 - Filipinler: Yangında çoğunluğu işçi 37 kişi hayatını kaybetti Filipinler’in Mindanao adasında bulunan Davao kentinde, mağazaların ve değişik işyerlerinin bulunduğu binanı üçüncü katında dün nedeni henüz bilinmeyen yangın çıktı. Çoğunluğunun çağrı merkezinde çalışan işçilerin oluşturduğu en az 37 kişinin öldüğü bildirildi. Mobilya mağazasında başlayan yangında yaralanan 6 kişi ise hastaneye kaldırıldı. http://bit.ly/SG15-29yasanacakdunya

25.12.2017 - Zabıta yöneticisinin uyguladığı şiddete protesto İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Tayfun Karali’nin çalışanına uyguladığı şiddet Tüm Bel-Sen tarafından İBB önünde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla protesto edildi. KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen İstanbul 5 Nolu Şube üyesi kamu emekçileri bugün 12.00’de İBB önünde bir araya geldi. “Kapıkulu değil emekçiyiz, şiddete hayır” yazılı ozalitin açıldığı eylemde, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “Emekçiye kalkan eller kırılsın” sloganları atıldı. Emekçiler adına açıklamayı Zabıta Başkomiseri ve Tüm Bel-Sen 5 Nolu Şube Hukuk Sekreteri Mehmet Bilici okudu. Zabıta yöneticisinin şiddetine uğrayan çalışanın taşeron olarak işe alınıp zabıta memuru olarak çalıştırıldığına değinilen açıklamada, emekçinin belediye otoparkında uğradığı insanlık dışı muamele kınandı. http://bit.ly/SG15-30

26.12.2017 - Real Market işçilerinden Hilton önünde eylem Hileli iflas yoluyla hakları gasp edilerek işten atılan Real Market işçilerinin eylemleri sürüyor. İşçiler bugün de İstanbul Kozyatağı’ndaki Hilton Otel önünde yaptıkları eylemle haklarını istedi ve otelin Metro’dan alışveriş yapmaması çağrısında bulundu. Hilton önünde toplanan işçiler “Haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz” ve “Real Market işçilerinin yasal haklarını gasp eden Metro’dan alışveriş yapmamaya çağırıyoruz” pankartlarını açtı. İşçiler burada konuşmalar yaptı ve “Direne direne kazanacağız!”, “Metro’ya girme zulme ortak olma!” sloganlarını attı. http://bit.ly/SG15-31


28.12.2017 - DHL işçileri yemekten zehirlendi Esenyurt ve çevresinde bulunan DHL işletmelerinde çalışan işçiler dün gece vardiyasında verilen yemekten zehirlendiler. Bugün sabah saatlerinde Esenyurt Devlet Hastanesi’nde görüştüğümüz işçiler, gece vardiyasında yemek yediklerini, bir süre sonra bazı işçilerin rahatsızlandığını söyledi. “Sonra iş ciddileşince Esenyurt’ta bulunan Özel Esencan Hastanesi’ne kaldırıldık. Burada bize ‘besin zehirlenmesi yoktur’ teşhisi konuldu” diyen işçiler, buna karşın yemekten zehirlendiklerini bildiklerinin altını çizdi. Bugün de Esenyurt Devlet Hastanesi’ne geldiklerini söyleyen işçiler, burada “besin zehirlenmesi” teşhisi konduğunu dile getirdi. http://bit.ly/SG15-32

28.12.2017 - Beylikdüzü Carrefour’da işçilere sistematik mobbing Beylikdüzü Carrefour’da işçiler üzerindeki baskılar son zamanlarda arttı. Sürekli ve düzenli olarak mobbinge maruz kaldıklarını belirten işçiler yaşadıklarını gazetemize anlattı. “Üzerimizde baskı sürekli vardı, son dönemde bu baskı daha da artmış durumda” ifadeleriyle sömürüye işaret eden işçiler yaşadıklarını şöyle aktardı: “İşçilerin bir arada durmaları, çalışırken birbirine yardım etmeleri, tuvalete gitmeleri ve birçok basit durum sürekli sorun haline dönüştürülüyor yöneticiler tarafından.” Yöneticilerin baskılarının, tehditler ve istifa dayatmalarıyla sürdüğüne dikkat çeken işçiler “Bu tür durumlarda yöneticiler işçilere ‘İstifanızı yazın’ diyorlar. Her fırsatta tutanak tutmaya çalışıyorlar” dedi. İşçiler tüm bu yaşananlardan dolayı patlama noktasına geldiklerini dile getirerek baskıların son bulmasını istediklerini belirtti. http://bit.ly/SG15-33

 

İşçi Mücadeleleri


6.12.2017 - Mahir Kılıç açlık grevini sürdürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçilerin kadro ve ilave tediye fişi davası açmasının ardından, belediye başkanı tarafından işten çıkarılan yüzden fazla işçiden biri olan Mahir Kılıç, belediye önündeki direnişi sürdürüyor. Ekim ayında işten çıkarılan Kılıç, 13 Kasım’dan bu yana açlık grevinde. Direnişin 23. gününü geride bırakan Kılıç, şimdiye dek 6 kilo verdiğini, moralinin iyi olduğunu, daha önce işten atılan arkadaşlarının da kendisini yalnız bırakmadıklarını dile getirdi. Kılıç, işe geri alınana kadar direneceğini ve açlık grevine devam edeceğini vurguladı. http://bit.ly/SG15-34

6.12.2017 - CHP’li Çankaya Belediyesi’nde grev ilanı sonrası işten atma Ankara’da CHP'li Çankaya Belediyesi’nde taşeron firma Norm Altaş bünyesinde çalışan 600 işçinin TİS kapsamındaki grev ilanının ardından işten atma saldırısı devreye sokuldu. İşçilerin üye olduğu Nakliyat-İş’in sendikal yetkisini ve grev kararını tanımayan tutumlarını sürdüren belediye ve Norm Altaş, 18 Aralık'ta greve çıkma kararını açıklayan işçilere karşı saldırıya geçti. Dün, 3 sendika temsilcisi ve 5 Nakliyat-İş üyesi olmak üzere toplam 8 işçi işten çıkarıldı. http://bit.ly/SG15-35

7.12.2017 - HT Solar işçileri: “Bizim irademiz dışında direniş bitirildi” HT Solar işçileri “Bizim irademiz dışında direniş bitirildi” diyerek Birleşik Metal-İş bürokrasisine tepki gösterdi. HT Solar direnişi polis tehdidi ve sendika bürokrasisinin oynadığı uğursuz rol yüzünden bitirildi. İşgalin bitirilmesiyle ilgili olarak gazetemize bilgi veren işçiler şunları söyledi: “Aramızda büyük bir kenetleme vardı. Biz ortaya koyduğumuz iradeyle tehditleri boşa düşürebilirdik. Fakat bizim irademiz dışında işgal bitirildi. Şimdi 25 kişinin atıldığı hakkında bir söylenti var. Atılan işçi arkadaşlar arasında olmayabiliriz. Ama sonucun böyle olması canımızı sıkıyor. Biz işgalin başından beri işçi arkadaşlara moral ve motivasyon sağlıyorduk. Şimdi onların yüzüne bakacak durumda değiliz. Bizi yarı yolda bırakan sendika ağalarından hesap soracağımızı buradan ifade ediyoruz.” http://bit.ly/SG15-36

8.12.2017 - Okmeydanı’nda işten atma ve taşeronluk protesto edildi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yemekhanede taşerona bağlı çalışan Ayfer Dişkaya’nın hukuksuzca işten atılması, Dev Turizm-İş Marmara Bölge Şubesi, Genel-İş ve SES tarafından yapılan eylemle protesto edildi. http://bit.ly/SG15-37

12.12.2017 - Posco Assan işçileri eylemlerine tekrar başladı İzmit’teki Posco Assan fabrikasında DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçiler fabrika önünde eylem gerçekleştirdi. Gazetemize bilgi veren Posco Assan işçisi, AKP milletvekili Zeki Aygün’ün patronla görüştükten sonra sendikaya sorunun çözüleceğini söylediğini aktardı. Yaklaşık 49 kişinin “yüz kızartıcı suç” bahanesiyle 25/2 maddesinden, 29 kişinin de 17-18. maddeler gerekçe gösterilerek işten atıldığını hatırlatan işçi, patronun “davayı çekeceklerine dair yazılı kağıt getirirlerse” belki 25/2 maddesini geri çekebileceğini söylediğini anlattı. Durumun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na intikal ettiğini söyleyen işçi, bakanın “derhal bu durumu düzeltin ve bütün atılanları geri alın” dediği şeklinde duyum aldıklarını belirtti. “Artık nasıl bir iş döndüyse şu an kimse bir şey bilmiyor” diyen işçi “Herkes üç maymunu oynuyor” diyerek durumun belirsizliğini koruduğunu söyledi. Bir süre verdikleri aranın ardından bugün yine fabrika önünde eylemlerine başladıklarını belirten işçi, 1 aya yakın zamandır gelmeyen yetki belgesini beklediklerini ifade etti. İşçi, işe iade davaları açan işçilerin her gün fabrika önünde eylemler yapmaya devam edeceklerini ekledi. http://bit.ly/SG15-38

13.12.2017 - Star Rafineri’de İlk İnşaat işçileri iş durdurdu! İlk İnşaat’ın taşeronu Destioğlu firmasında çalışan işçiler 2 aydır maaşlarını alamadığı için bugün iş durdurdu. Star Rafineri inşaatında çalışan, kamp koşularının iyileştirilmesi ve ücretlerinin ödenmesini talep eden işçiler, İlk İnşaat 2 aydır paralarını yatırmadığı için Aliağa'da kaldıkları otelde 4 gündür aç kaldıklarını belirtiyor. Otel sahibinin yemek vermediğini söyleyen işçileri bekleyişlerini sürdürüyor. Star rafineri inşaatında yemek ve barınma bütün taşeronlarda çalışan işçiler için ciddi bir sorun teşkil ediyor. İşçiler, bölgedeki evlerde kaldıklarından dolayı düzenli beslenemediklerini, akşam yemeği ve sabah kahvaltısında sorunlar yaşadıklarını ifade ediyor. http://bit.ly/SG15-39

13.12.2017 - Defterdarlıkta direniş devam ediyor Ulus Defterdarlığı önünde Cemal Yıldırım ve Zeynep Yerli’nin direnişi 39. haftasına girerken emekçiler ve destekçileri bugün de eylem yaptı. 677 sayılı KHK ile işleri elinden alınan kamu emekçileri bugün işyerleri önünde saat 09.00’da eylemlerine başladılar. Gün içinde birçok ziyaretçi gelirken, defterdarlık çalışanları da desteklerini sundu. Cemal Yıldırım saat 12.00’de eylem sonlandırılırken yaptığı konuşmada hukuksuzca işten atıldıklarını bir kez daha dile getirdi. Ayrıca Ankara Adliyesi’nde çalışanlara dönük soruşturma başlatılmasını teşhir eden Yıldırım’ın ardından Mahmut Konuk söz aldı. Konuk, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın işe iade edilmelerinin aciliyeti üzerinde durdu. Konuşmaların sonrasında eylem alkışlarla bitirildi. http://bit.ly/SG15-40

14.12.2017 - Sumitomo’da işten atmaya karşı direniş Sumitomo fabrikasında patronun sendika hakkına saldırısına ve işten çıkarmaları devreye sokmasına karşı işçilerin direnişi fabrika önünde sürüyor. Jandarma fabrikadaki işçilere saldırdı Çankırı Yakınkent OSB’de bulunan ve yaklaşık 900 işçinin çalıştığı Sumitomo’da işçiler Lastik-İş Sendikası’na üye oldular. İşçilerin sendikalaşmasına saldıran patron baskıları devreye sokarken 12 Aralık sabahı da 8 işçiyi işten attı. Saldırının ardından atılan işçiler fabrika önünde bekleyişe geçerken, içerideki işçiler ise üretimi durdurarak atılan arkadaşlarının geri alınmasını talep etti. Diğer vardiyadaki işçiler de fabrika önündeki eyleme katıldı. İşten atma öncesinde, günlerdir baskılar nedeniyle eylemlerin yapıldığı fabrikada, üretimin durdurulmasına karşı patron jandarmaya başvurdu. Fabrikayı kuşatan jandarma içeri girerek işçileri zorla dışarı çıkarttı. İşten atmalar devam ederken işçilerin saldırıya karşı direnişi fabrika önünde devam ediyor. http://bit.ly/SG15-41

28.12.2017 - DHL ve Kod-A direnişleri devam ediyor TÜMTİS ve Sosyal-İş sendikalarında örgütlendikleri için işten atılan Kod-A Bilişim ve DHL işçileri, Yenibosna Güneşli’deki işyerlerinin önüne açtıkları direniş çadırlarında direnişlerini sürdürüyor. Direnişlerinin 87. günü geride kalan Kod-A işçileri, iş yerindeki çalışma koşullarına ve neden işten atıldıklarına dair müfettişlerin hazırladığı bilirkişi raporunun sonucunu beklediklerini ifade etti. Şubat ayında işe iade davalarının görüleceğini hatırlatan işçiler, “Direnişe devam” vurgusu yaptı. İşyerinde çalışmaya devam eden Kod-A işçileri de öğle arasında direniş çadırındaydı. Sınıf devrimcilerinin ziyaret ettiği direnişe bugün de çok sayıda kişi destek verdi. 165. gündür direnen DHL işçileri, direnişleriyle uluslararası dayanışmanın yükseltildiğine dikkat çekti. TÜMTİS'in bağlı olduğu Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu (ITF) ve Avrupa Taşıma İşçileri Federasyonu (ETF) tarafından uluslararası dayanışma eylemleri örgütleme kararı alındığı bildirildi. Öte yandan, geçtiğimiz haftalarda görülen işe iade davasına hakimin gelmediğini hatırlatan DHL direnişçileri, bir sonraki duruşmanın 8 Mart’ta olduğunu belirtti. 3 Ocak’ta öğle saatlerinde Türk-İş’in kendilerini ziyaret edeceğini ifade eden işçiler, direnişlerinin dayanışma ile büyüyeceğini vurguladılar. http://bit.ly/SG15-42

Dünyadan Mücadeleler

2.12.2017 - Hindistan: Öğrencilerden kitlesel politik yürüyüş Hindistan’ın Kerala eyaletindeki Koçi (Kochi) şehrinde üniversiteli gençlik kitlesel politik bir protesto gerçekleştirdi. Hindistan Öğrenci Federasyonu (SFI)’nun düzenlediği yürüyüşe binlerce öğrenci katıldı. Protesto eylemi “Yüksek Mahkeme”nin Kampüs içinde politik eylemler örgütlemeyi yasaklayan bir karar almasının ardından geldi. 13 Ekim tarihli karar, miting, oturma eylemi, açlık grevi gibi politik faaliyetlerde bulunmanın “anayasal demokraside akademik kurumlarda yeri olmadığını, bir eğitim kurumunda söz konusu faaliyetler düzenleyen kişilerin ihraç ve kınama cezalarıyla karşı karşıya kalacağını” söylüyor. Mahkemenin bu kararına öfkelenen öğrenciler dün yapılan yürüyüş ve miting boyunca “yasaklar bizi engelleyemez” “yasaklar kampüsleri yenemez” sloganlarını haykırdılar.Mitingte yapılan konuşmalarda “Örgütlü politik faaliyette bulunmak öğrencilerin demokratik bir hakkıdır. Anayasa’nın tanıdığı hakları yasaklayan Yüksek Mahkemenin duruşu antidemokratiktir. Ülke genelindeki öğrenci mücadeleleri, Hindistan’ın İngiliz sömürge egemenliğinden kurtuluşunda çok önemli bir rol oynamıştır. Bundan sonra da mücadelemiz sürecektir” vurguları öne çıktı. http://bit.ly/SG15-43yasanacakdunya

4.12.2017 - Pakistan: Üniversiteli gençlerin protestoları sürüyor Pakistan’da Peshawar Üniversitesi öğrencilerinin üniversite yönetim binasının önündeki protestoları 7. gününde sürüyor Har(a)çlara yapılan yüzde 10 zammı protesto etmek için günlerdir kampüs içinde adeta kamp kuran öğrenciler, ayrıca, okuldaki altyapı yetersizliğinin giderilmesi, öğrenci yurtlarında, başta ulaşım olmak üzere yaşanan sıkıntıların çözülmesi, doktora öğrencileri için araştırma fonu oluşturulması gibi talepleri de dile getiriyorlar. Protestocu öğrencilerin öfkesinden paniğe kapılan üniversite yönetimi, 7 Aralık’ta konuyu tartışmak için toplantı yapılacağını öğrencilere iletti. http://bit.ly/SG15-44-yasanacakdunya

6.12.2017 - Brezilya: Genel grevin askıya alınmasına rağmen binler sokağa çıktı Sao Paulo’da binlerce emekçi “emeklilik reformu” dayatmasına karşı genel grevin iptal edilmiş olmasına rağmen sokağa çıktı. Brezilya’da, ülkenin en büyük sendikası CUT başta olmak üzere UGT, CTB’nin de aralarında olduğu 8 sendika 5 Aralık’ta genel grev çağrısı yapmıştı. Grev, Michel Temer ve hükümetinin yeni hazırladığı neoliberal “emeklilik reformu”nu Ulusal Kongre’ye sunmayı planladığı tarihten bir gün öncesine denk getirilmişti. Temer ve hükümetinin tasarıyı “oylamaya sunmaktan vazgeçmesi” üzerine genel grev askıya alınmıştı. Diğer değişikliklerle birlikte reform, Brezilya’da emeklilik yaşını kadınlar için 62, erkekler için 65’e çıkarıyor ve “sosyal güvenlik”ten yararlanabilmek için 40 yıl boyunca “katkı” ödenmesini, ayrıca, emekli kişinin ölümüyle birlikte emeklilik maaşının yüzde 50 düşürülmesini öngörüyor. http://bit.ly/SG15-45yasanacakdunya

6.12.2017 - Gana: Petrol-doğal gaz sahası işçileri iş bıraktı İtalya orjinli Eni enerji tekelinin Gana’daki “Onshore Receiving Facility” petrol ve gaz tedarik projesinde çalıştırılan işçiler keyfi işten çıkarmaları protesto etmek için iş bıraktı. İşçiler, patronun, özellikle son 9 aydır -kısa süreli sözleşmeleri fırsat bilerek- kademeli şekilde işten çıkarıldıklarını, yerlerine başka işçilerin alındığını, bu uygulamanın yerel yasalara aykırı olduğunu savunuyorlar. Greve 500’ün üzerinde işçi katılıyor. OCTP adındaki “entegre petrol ve doğalgaz projesi” Gana’nın Batı Bölgesi kıyılarında yürütülüyor. Eni, yüzde 44,44’lük hisseyle OCTP projesinin operatörü konumunda. Diğer “ortakları” ise Vitol tekeli (yüzde35,56) ve Gana Ulusal Petrol Şirketi GNPC (yüzde 20). Eni, bağlı kuruluşu “Eni Ghana” ile Gana’da “OCTP Entegre Petrol ve Gaz Geliştirme Projesi”nin 2009’da başlamasıyla birlikte bu ülkenin “ana operatörlerinden biri” haline geldi. 2016 yılında Eni, OCTP Bloğu’na bitişik olarak, Cape Three Points Blok 4 adlı sahada yeni bir arama-kuyu açma ruhsatı elde etti. http://bit.ly/SG15-46yasanacakdunya

6.12.2017 - Almanya: Polisin ‘G20 baskınları’ protesto edildi Almanya’nın Stuttgart kentinde “G20 baskısına karşı! Polis devletinin foyasını ortaya çıkar ve mücadele et!” başlığı altında 5 Aralık’ta Stuttgart’ta nir miting düzenlendi. Temmuz ayında Hamburg’da düzenlenen G20 Zirvesi’ni protesto eden antifaşistlere yönelik başlatılan polis operasyonu protesto edildi. Antifaşist örgütlerin düzenlediği mitingdeki konuşmalarda 8 eyalette 24 ev ve kuruma yapılan polis baskınları kınandı. Stuttgart’ta da 2 eve baskın düzenlendi. Bu evlerden biri de her zaman polis hedefi halinde olan Sol örgütlerin merkezi olan ‘’Lilo- Herrmann- Haus’’du. Stuttgart Die Linke yönetimi, Linksjugend Solid, Ver.di Gençliği Stuttgart, ATTAC Stuttgart ve Arbeitskreis Solidarität yaptıkları konuşmalarla ‘’İnsanları sürekli yokluğa sürükleyen, savaş ve umutsuzluğu üreten Global Kapitalizme karşı mücadele etmek kaçınılmaz bir durum haline geldi. Global kapitalizme karşı verdiğimiz bu mücadeleyi bütün Federal Devlet polisi dahi bu karşıt mücadeleyi, direnmeyi durduramayacak. Onun için, bu baskılara karşı güç birliği ile direneceğiz ve biz kazanacağız’’ denildi.


8.12.2017 - Kenya: Grev 31 üniversitede ikinci ayında sürüyor Kenya’da yaklaşık 1,5 aydır devam eden öğretim üyeleri grevi bitirilemedi. Yetkililerle dün ve önceki gün olma üzere 2 gün süren görüşmelerden de sonuç çıkmadı. Konuyla ilgili açıklama yapan Kenya Üniversitesi Akademik Personel Birliği (UASU) Genel Sekreteri Constantine Wasonga, grevin talepleri yerine getirilene dek devam edeceğini, üniversitelerin normal eğitim hayatına dönebilmesi için hükümeti bir an önce toplu iş sözleşmesinde söz verilen ödemeleri yapması gerektiğini” söyledi. Ülkede öğretim üyelerinin hükümetle (Mart ayında) imzaladıkları toplu iş sözleşmesindeki 50 milyon doları bulan maaş zammı ve ödenekleri alamadıkları gerekçesiyle Ekim ayı sonlarında başlattığı grev nedeniyle 31 devlet üniversitesinde eğitim faaliyetleri sekteye uğramış durumda. 6 üniversite ise “güvenlik riskinden dolayı süresiz” kapatılmıştı. Zira üniversiteli gençlik aylardır “kriz”in çözülememiş olmasını protesto ediyorlar. Hükümet, yaklaşık 500 bin öğrenciyi etkileyen, bu nedenle üniversitelileri son derece öfkelendirmiş olan grevin bitirilmesini sağlamak için “ödeneklerin serbest bırakılacağını” açıklamış olmasına karşılık grevciler “ödeneklerin kendilerine aktarıldığını görmedikçe” grevi sonlandırmayacaklarını bildirdiler. Öğrenciler öfkeliler, çünkü 8 binden fazla öğretim üyesi Şubat ayından itibaren 54 günlük grev yapmışlar ve toplu sözleşme ancak Mart ayında imzalanmıştı. Hükümet ise imzalanan 2013-2017 Toplu İş Sözleşmesi (CBA)’ne tam olarak uymadığı için öğretim üyeleri Ekim sonunda yeniden greve çıkmışlardı. http://bit.ly/SG15-47yasanacakdunya

9.12.2017 - Londra:’Köleliğe hayır!’ İngiltere’nin başkenti Londra’da, Libya’da kurulan köle pazarlarına karşı protesto eylemi düzenlendi. Libya Büyükelçiliği önünde toplanan kalabalık, geçen ay Libya’da göçmenlerin köle olarak satıldığına yönelik görüntülere tepki gösterdi. CNN International geçen ay, Libya’da Afrikalı göçmenlerin bir köle pazarında satıldığını gösteren görüntüler yayınlamıştı. http://bit.ly/SG15-48yasanacakdunya

10.12.2017 - Kamboçya’da 100’ün üzerinde kadın işçi zehirlendi Kamboçya’nın Takeo eyaletinin batı bölgesinde bulunan, “JC Toyoma” şirketine ait hazır giyim fabrikasında 100’ün üzerinde kadın emekçi zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Yerel basının bildirdiğine göre, önceki gün yaşanan olayda, fabrika içinde yayılan toksit dumanların etkisiyle kadın işçiler baygınlık geçirdiler. 100’ün üzerinde işçinin civardaki sağlık ocaklarına götürüldüğü, diğer işçilere ise “izin” verilerek evlerine gönderildikleri bildirildi. Dünya markalarına ve dev tekellere üretim yapan tekstil sektörünün büyük bir kısmı Bangladeş, Hindistan, Kamboçya gibi Asya’nın bağımlı kapitalist ülkelerinde yoğunlaşmış durumda. Bu sektörde toplamda 70-75 milyon işçi “istihdam” edilemkte ve bunların yüzde 75-80 gibi ezici çoğunluğu kadınlardan oluşmakta. Ağır çalışma koşullarında kölece çalıştırılan kadın emekçiler aynı zamanda cinsel taciz gibi saldırılarla da sıkça karşılaşmaktalar. http://bit.ly/SG15-49yasanacakdunya

11.12.2017 - Pekin’deki ‘göçmen’ emekçiler zorla tahliyelere karşı eylem yaptı Çin’in başkenti Pekin’in emekçilerin yoğun olduğu mahallelerde 25 Kasım’dan sonra başlatılan zorla toplu tahliyelerle on binlerce insanın yerinden edilmesi protesto edildi. Pekin’deki uluslararası havalimanına yakın bir noktada gerçekleştirilen eylemde emekçiler tepkilerini dile getirdiler. Pekin kent yönetimi, kentin “düşük gelirli” (çoğunlukla göçmen emekçilerin barındığı) bölgelerinde 40 gün süreceğini ilan ettiği zorla toplu tahliye sürecini başlatmıştı.“Kentsel dönüşüm” kapsamındaki saldırı, Güney Pekin’de, 18 Kasım’da, emekçilerin kaldığı sanayi bölgesinde çıkan yangında 17’si göçmen 19 işçinin hayatını kaybetmesinden sonra başlatıldı. İşçilerin hayatını kaybettiği 18 Kasım’daki yangın bahaneden başka bir şey değil. Pekin yönetimi çok daha önceleri “kent nüfusunun yüzde 15 azaltılacağı yönünde” bir planlama yapacağının sinyallerini vermişti. (Bunun 2 milyondan fazla emekçinin yerlerinden edileceği anlamına geldiği ifade ediliyor) Kapitalizmin iç diyalektiğinin sonucu olarak uzak kırsal bölgelerden Pekin’e gelen emekçiler kentin sınırlarına doğru itilmek, “fazlalık” olarak görülenler ise tümden barınamaz hale getirilip yine göçe zorlanmak isteniyor. Neoliberalizmden aşina olduğumuz “kentsel dönüşüm” saldırısının tipik bir örneği söz konusu. Eşitsiz gelişen (ve emekçilerin sömürüsü üzerinde yükselen) kapitalizmin dengesiz kentleşmesinin faturası yine emekçilere kesiliyor! Nitekim, Pekin’de zor kullanılarak kitlesel bir şekilde evlerinden çıkarılan binlerce emekçinin, hiç bir alternatif çözüm getirilmeksizin bu kadar kısa bir sürede sokağa atılıyor olmaları büyük bir tepki de çekiyor. Çin’de yüzün üzerinde akademisyen ve yazar bir bildiri yayınlayarak bu durumu protesto ettiler. http://bit.ly/SG15-50yasanacakdunya

11.12.2017 - Nijerya: Ücret grevi Nijerya’da yiyecek, içecek ve tütün sektöründe 2 yılda bir yenilenen toplu sözleşme görüşmelerinde ücretler konusunda anlaşmazlık yaşandı. FOBTOB sendikasında örgütlü olan işçiler ülke çapında greve çıktılar. FOBTOB Başkanı ve Genel Sekreteri Solomon Iji bugün yaptığı açıklamada “çokuluslu şirketlerde çalışan tüm işçileri greve katılmaya” çağırdı. “Yiyecek, İçecek ve Tütün İşverenleri Birliği (AFBTE)” sendikaya ücretlere yüzde 14 zam yapmayı teklif ediyor. Sendika ise yüzde 20 artış talep ediyor. Anlaşmazlık baş gösterdiğinde, işçiler 7 Aralık’ta çeşitli kentlerde protesto gösterisi yapmışlardı. http://bit.ly/SG15-51yasanacakdunya

12.12.2017 - Hollanda’da öğretmenler grev yaptı İlköğretim Hareketi (PO) tarafından bu yıl ikinci kez yapılan ulusal grev nedeniyle çok sayıda ilkokulda eğitime bir gün ara verildi. PO tarafından yapılan açıklamada, maaşların ve iş koşullarının iyileştirilmesi için hükümetten daha önce talep ettikleri 1,4 milyar euro bütçeyi alana kadar mücadelenin devam edeceği belirtildi. Açıklamada ayrıca isteklerin yerine getirilmemesi halinde yeni yılda da grevlerin devam edeceği vurgulandı. Greve, Genel Eğitim Sendika Birliği (AOB) ve Hollanda İşçi Sendikaları Konfederasyonu (FNV) gibi farklı sendikalar da destek verdi. Lahey’de, iki ay önce yapılan greve ülkenin değişik bölgelerindeki 50 binden fazla ilkokul öğretmeni katılmış ve çok sayıda ilkokulda eğitime bir gün ara verilmişti. http://bit.ly/SG15-52yasanacakdunya

13.12.2017 - Kolombiya: Kadınlar polis şiddetini protesto etti Kolombiya’da son aylarda polis şiddetine sıkça tanık olmuş Choco kentinde kadınlar protesto yürüyüşü düzenlediler. Önceki gün yapılan yürüyüşe 25 şehirden yerli ve Afrika kökenli halklardan 2 bin kadın katıldı. Polis şiddetini kınayan protestocular hükümetten “bölgeye barış gelmesini, politik, sosyal ve yerli aktivistlerin öldürülmesinin önüne geçilmesini” talep ettiler. Yağmura rağmen gerçekleştirilen yürüyüşte yapılan konuşmalarda “Kolombiya ve özellikle Choco’lu kadınlar olarak bizler, savaş, şiddet, açlık ve yoksulluğun yanı sıra topraklarımızın ve evlerimizin yok edilmesinden dolayı acı çektik. Bunlar artık son bulsun!” denildi. http://bit.ly/SG15-53yasanacakdunya

14.12.2017 - Kamboçya: Tekstil işçileri yolu bloke etti Kamboçya’nın Kandal eyaletinde Takhmao kasabasında bulunan “Gawon Apparel Co” şirketine ait hazır giyim fabrikasında çalışan 500’den fazla işçi, yerel zamana göre bu sabah fabrikanın önündeki yolu trafiğe kapattı. Sendikadan bir yetkili yerel basına verdiği demeçte “Kasım ayı ücretlerinin ödenmemesinden dolayı bu işçilerin yaptığı ikinci eylem. Pervasızlaşan patron ücretlerde kesintiler de yapıyor” şeklinde konuştu. Kasım ayında işçiler ücretlerin ödenmemesini protesto etmiş, Çalışma Bakanlığı yetkilileri şirketin bir çözüm bulmasını önermişti! http://bit.ly/SG15-54yasanacakdunya

14.12.2017 - Yunanistan’da genel grev: Emekçiler alanlarda Yunanistan’da kamu ve özel sektör emekçilerinin, hükümeti emperyalist kreditörlerle “kemer sıkma” konusunda yaptığı anlaşmayı protesto etmek üzere genel greve gitmesi kapitalist hayatı felç etti. Emekçiler alanlara çıktı. Yunanistan Kamu Çalışanları Federasyonu (ADEDY), İşçi Sendikaları Genel Konfederasyonu (GSEE) ve Mücadeleci İşçi Kolları Birliği’nin (PAME), ücretler ve maaşlardaki kesintilerin durdurulması, işsizliğin önüne geçilmesi, sağlık, sosyal sigortalar ve eğitim alanlarında bütçenin artırılması gibi taleplerle genel grev çağrısı yapmışlardı. Greve bakanlıklardaki memurlar, sağlık emekçileri, öğretmenler, gazeteciler, noterler, avukatlar, ulaşım emekçileri ve daha bir çok sektörden işçiler katılıyor. Bugün ülkede, doktorların işbaşı yapmaması sebebiyle, hastanelerin sadece acil servisleri hizmet verirken, ilk ve orta seviyede okullar kapalı olacak. Sivil Havacılık Kurumu’nun (YPA) greve katılması sebebiyle birçok uçuşta iptal ve gecikmeler yaşanırken, greve giden Yunanistan Denizciler Federasyonu (PNO) gemi seferlerinin 24 saat boyunca durdurulmasına sebep oldu. Ayrıca, Yunanistan Devlet Demiryolları (OSE) çalışanlarının işbaşı yapmaması nedeniyle banliyö tren seferleri durduruldu. Öte yandan, gazetecilerin de greve katılmasıyla, televizyonlarda haber yayınları iptal edilirken, yarın gazeteler basılmayacak. http://bit.ly/SG15-55yasanacakdunya

15.12.2017 - Hindistan: Grevci sağlık emekçileri kazandılar Hindistan’da yüzbinlerce “sözleşmeli” sağlık emekçisi, kadroya geçmek, eşit işe eşit ücret almak, toplu sözleşme hakkını elde etmek gibi en temel hakları için mücadelelerini sürdürüyorlar. Kimi eyaletlerde, acil sorunlarının çözümü anlamında kazanımlar da elde ediyorlar. Haryana eyaletinde Ulusal Sağlık Misyonu (NHM) emekçileri, çalışma koşullarının düzeltilmesi, ücretlere zam ve ücretler arasındaki farkların giderilmesi gibi taleplerle 5 Aralık’ta greve çıktılar. “Sözleşmeli” statüsünde kent merkezlerinde birincil sağlık kurumlarında çalışan yaklaşık 13 bin emekçi bu duruma son verilmesini, toplu sözleşme uygulamasına geçiş yapılmasını, “kalıcı istihdam” sağlanmasını, tekil sözleşmelerdeki keyfi belirlemelerin kurala bağlanmasını, örneğin aynı kurumda çalışan sağlıkçılara ödenen ücretler arasında bile rastlanan farklılıkların giderilmesini talep ettiler. Bu talepler doğrultusunda eyalet hükümetiyle 2015’ten beri görüşmeler yapan sağlıkçılar Ekim ayında greve çıkma kararı almışlardı ancak hükümetin “sorunları çözeceğiz” sözü üzerine eylemi askıya almışlardı. Sağlık emekçilerinin direnişi üzerine yerel hükümet saldırıya geçmiş ve “sözleşmelerine son verildiğini, yenilenmeyeceğini” açıklamıştı. Grevciler kararlı direnişlerini sürdürdüler. Hükümet binaları önünde oturma eylemleri yaptılar. Yerel basının aktardığına göre, yapılan bir dizi görüşmelerden sonra bugün “çözüme ulaşıldığı” açıklanarak grevin bitirileceği duyuruldu. Buna göre yerel hükümet 1 Ocak 2018’den itibaren geçerli olmak üzere yeni “hizmet tüzüğü”nü uygulamaya sokacak. Böylece kuralsız çalışma koşulları belirli kurallara bağlanacak. Hükümetin “işinize son verdik” saldırısı da püskürtülmüş oluyor. Sözleşme fesihleri iptal edilecek. Hiçbir sağlık emekçisi grevlerden dolayı soruşturöaya tabi tutulmayacak. İşçiler “Hükümet, bize hizmet tüzüğünün 1 Ocak tarihinden itibaren uygulanacağını yazılı olarak bildirdi. Çalışmanın kralları yürürlüğe konduktan sonra yıllık ücret artışı gibi diğer sorunlar otomatik olarak çözülecek” diyorlar. http://bit.ly/SG15-56yasanacakdunya

15.12.2017 - Kazakistan: Madenci grevi kısmi kazanımla bitirildi Kazakistan’ın Shakhtinsk şehrinde ArcelorMittal tekeline ait 8 kömür madeninde yaklaşık bin işçinin grevi kısmi kazanımla sonuçlandırıldı. Grevci işçiler, ücretlerinin iki katına çıkarılmasını, 50 yaşında emekli olabilme hakkını, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesini, çalışma koşullarının düzeltilip güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyorlardı. Patronların grevi “yasa dışı” ilan etmesine, öahkemeden bu yönde karar çıkartılmasına rağmen işçiler ocakları terk etmediler. Yerin altınca üç gece geçirdiler. Varılan anlaşmaya göre, yerin altına inen işçilerin ücretlerine yüzde 30 oranında zam yapılacak. Yer üstünde çalışan işçilerin ücretleri ise hala müzakere ediliyor. Hindistan merkezli çokuluslu tekel ArcelorMittal Kazakistan’da sekiz kömür madeni ve dört demir cevheri madeni işletiyor ve Temirtau’da bir çelik fabrikası var. http://www.yasanacakdunya.org/kazakistan-madenci-grevi-kismi-kazanimla-bitirildi/

16.12.2017 - Ryanair patronları sendikayı tanımak zorunda kaldı Ryanair’de kötü çalışma koşullarına karşı pilotların örgütlü olduğu sendikaların bir kaç gün önce grev çağrısı yapmış olması patronları ürküttü. Avrupa’nın ucuz havayolu şirketlerinden biri olan Ryanair’in patronları daha düne kadar “sendikaları tanımıyoruz” havasındaydılar. Sendikaların iyi bir zamanlamayla, yılbaşının hemen öncesinde grev yapma hamlesi patronlara geri adım attırdı. Dublin’den yapılan açıklamaya göre, Ryanair İrlanda, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya ve Portekiz’deki pilotlar sendikalarını görüşmeye çağırdı. Alman Pilotlar Sendikası Cockpit (VC), ilk tepki olarak Ryanair’in müzakere teklifini değerlendireceklerini duyurdu. Ryanair pilotlarından Toplu Sözleşme Komisyonu kuran Cockpit, 10 Alman havaalanında tarihi açıklanmayan grevler yapılacağını ilan etti. Grevin hedefi toplu sözleşme hakkını elde ederek çalışma koşullarını iyileştirmek. http://bit.ly/SG15-57

16.12.2017 - Nijerya: İşten atmalara karşı grev hazırlığı Nijerya petrol ve doğal gaz işçileri sendikası PENGASSAN dün bir açıklama yaparak “toplu işten atmalar durdurulup işçiler 72 saat içinde işe geri döndürülmezse” 18 Aralık Pazartesi gecesinden itibaren süresiz grevi başlatacaklarını duyurdu. PENGASSAN, yaptığı açıklamada “bu konuda şirketlere baskı yapıp yönlendirmesi için Federal Hükümete ültimatom verildiğini, adım atılmazsa ülkenin dört bir yanındaki yakıt arzını ve dağıtımını durdurulacağına” dikkat çekti. Açıklamada “petrol şirketleri sendikaya üye olma isteğini beyan eden işçiler üzerinde baskı kurmakta, sendikalı işçilere işten atmalar da dahil saldırmaktadır. Bunun son örneğini Naconde patronlarının toplu işten atma saldırısında yaşadık.” ifadelerine yer verildi. http://bit.ly/SG15-58yasanacakdunya

16.12.2017 - İtalya’da ırkçılık karşıtı gösteriler İtalya’da göçmenler ve onlara destek veren örgütler ve aktivistler göçmen hakları için yürüyüş düzenledi. Başkent Roma’da toplanan yaklaşık 25 bin kişi, Repubblica Meydanı’ndan Popolo Meydanı’na yürüyerek miting gerçekleştirdi. Libya’da açığa çıkan köle pazarlarını protesto eden yürüyüşçüler “Özgürlük”, “Irkçılığa son”, “Baskıya hayır” şeklinde sloganlar attılar. Protestocular hükümetten “göçmenler için yasal oturum izinlerinin verilmesini ve barınma haklarının sağlanmasını” talep ettiler. Yürüyüş, Popolo Meydanı’ndaki mitingle sona erdi. Modena kentinde ise dün akşam antifaşistler ırkçılığı ve göçmen karşıtlığını protesto ettiler. Polisle çatıştılar. http://bit.ly/SG15-59yasanacakdunya

17.12.2017 - Barselona: Havaalanı ‘yer personeli’ greve çıkacak Barcelona’nın El Prat Havaalanı’nda yer, check-in ve kabinlerde çalışan işçiler 21 Aralık Perşembe gününden 24 Aralık Pazar gününe kadar grev yapacaklar. İçinde Vueling, Iberia ve British Airways’in de bulunduğu Uluslararası Hava Yolları Grubu (IAG) için çalışan 2 bin kadar “yer” işçisi grev günlerinde 4 saatten başlamak üzere iş bırakacak. Grevin duyurusunu yapan sendika “IAG personel eksikliği sorununa çözüm bulmuyor. İşçiler doğru dürüst mola vermeksizin tempolu bir çalışmaya zorlanıyor.” diyerek grevi tetikleyen soruna işaret etti. http://bit.ly/SG15-60yasanacakdunya

17.12.2017 - Avustralya: Atılan sendikalı işçi direnişle geri alındı Son zamanlarda sendikalara yönelik saldırıların yoğunlaştığı Avustralya’da, sırf sendikalı olduğu için işten atılan arkadaşlarına sahip çıkıp yaklaşık 15 gündür Liman girişini bloke eden işçiler patronu dize getirdi. Liman işçileri sendikası MUA, Melbourne’daki Webb Dock’ta faaliyet yürüten Victoria Uluslararası Konteyner (kargo) şirketi (VICT)’ne karşı blokaj eylemi başlatmıştı. VICT patronları “güvenlik kurallarına uymadığı” sudan gerekçesiyle, aslında sendikalı olduğu ve işçiler arasında sendikal faaliyet yürüttüğü için bir işçiyi işten çıkarmıştı. Sendikanın öncülüğünde Liman girişinde blokaj eylemi başlatılmış, şirkete ait 1000 civarında konteynere giriş çıkışlar engellenmişti. Kitlesel yürüyüşler de yapan işçilerin bu eylemi yılın sonu yaklaşırken patronlara zor anlar yaşattı. Patronlar eylemci işçilerin üzerine polisi saldırtmak için çok uğraştı. İşçilerin kararlılığı bunu engelledi ve patronlar geçtiğimiz Cuma günü sendika yetkilileriyle yaptığı görüşmede atılan işçinin işe geri alınacağını bildirmek zorunda kaldı. Elde edilen zafere dair açıklama yapan sendika “MUA, bir işçiyi ihtiyacı olan zamanlarda destek oldukları, saldırı karşısında direndikleri için tüm erkekler ve kadın işçilere, Melbourne işçi topluluğuna teşekkürlerini sunar” dedi. http://bit.ly/SG15-61yasanacakdunya

17.12.2017 - G. Kore: Hyundai işçileri ‘grev-zamanı’ genişletiyor Hyundai’nin dünyadaki en büyük entegre tesislerinden biri olan Güney Kore’nin liman kenti Ulsan’daki fabrikasında iki haftadır yapılan kısmi grev, önümüzdeki hafta 8 saate çıkarılacak. Sonraki aşama patronların tutumuna beaşlı olmakla birlikte işçiler Pazartesi ve Salı günleri 8’er saat greve çıkacak. Otomotiv devinin ülkede bulunan 7 üretim tesisinden 5’nin bulunduğu Ulsan entegre fabrikasında 7 Aralık’tan beri yapılan iş bırakma eylemi yaklaşık 50 bin aracın üretilememesiyle sonuçlandı. Hyundai işçileri, patronlarla yapılan görüşmelerde ücretler ve ikramiyeler konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle kısmi grev eylemine başvuruyorlar. İşiçiler önceki hafta 4’er saat, geçen hafta ise 6’şar saat iş bırakmışlardı. 51.000 Hyundai işçisinin üyesi olduğu sendika, Seul’ün 414 kilometre güneyindeki Ulsan’daki beş tesiste yapılacağını söylediği kısmi grevin, toplu iş görüşmelerinde yaşanan anlaşmazlıktan dolayı gündeme alındığını açıklamıştı. Sendika aylık temel ücretlere 154,883 won (142 dolar) zam yapılmasını ve şirketin 5,72 trilyon won olan net yıllık karının yüzde 30’unun ikramiye olarak işçilere dağıtılmasını talep ediyor. Patronlar ise, aylık ücretlere 42,879 won zam yapmayı ve toplam iki aylık ücret ile 1 milyon won tutarında ikramiye ödemeyi teklif ediyor. Sendikanın kabul etmemesi üzerine patronlar ikramiye tutarını biraz üste çektiyse de bu ikinci teklif de sendika tarafından reddedildi. Hyundai patronları “önümüzdeki hafta yapacağımız görüşmelerde sorunu çözmek istiyoruz” şeklinde açıklama yapmış olmalarına karşılık sendika geçtiğimiz Cuma günü “şirketin samimiyetsiz ve kibirli tavrı karşısında uzun süren bir mücadeleye” hazır olduklarını duyurdu. Bu yıl içinde Hyundai işçilerinin yaptığı grevler patronlara 38 bin araçlık 800 milyar won değerinde üretim kaybı yaşattı. Hyundai Motor Ulsan entegre üretim tesisi, 5.050.000 metrekare alanı kaplıyor. Fabrika, 5 ayrı üretim tesisine sahiptir ve her 12 saniyede bir araba üretebilmektedir. Bu, yılda 1.530.000 adet arabanın üretilmesi anlamına geliyor. http://bit.ly/SG15-62yasanacakdunya

19.12.2017 - Kamboçya ve Myanmar’da tekstil işçileri eylemi Kamboçya’nın Kandal eyaletindeki Takhmao kasabasında Gawon Giyim Fabrikası'nda yüzlerce işçi fabrikanın giriş çıkışlarını ve yolu bloke etti. Ücretleri düzenli ödemeyen patronun içerde bulunan yaklaşık 800 makineyi götürmek istediği anlaşılınca işçiler yolu kapattı. Patronun kendilerine olan borçlarını ödemeden kaçıp gideceği ve fabrikayı başka bir yere taşıyacağı şüphesiyle direnişe geçen işçiler, hükümetten soruna bir çözüm bulmasını istediler. Fabrika yönetimi ise “Bu makineleri satmak için çıkarmıyoruz. Makineleri yenilemek ve yeni makineler kurmak istiyoruz, ancak işçiler fabrikanın kapısını tıkadılar. Şirketin iş akışını etkiliyor” şeklinde ikna edici olmayan bir açıklama yaptı. Myanmar’ın Mandalay kentinde ise Panda Tekstil’e ait bir fabrikada işçiler, patronun geçtiğimiz yıl imzalanan anlaşmaya uymayan tavırlarına son ermesi ve yapılan grevlerden dolayı işten atılan iki arkadaşlarının geri alınması için fabrika önünde protesto eylemi yaptılar. Sendika yetkilisi Zar Zee Wain “Geçtiğimiz yıl 8 ay süren grev ve protestolardan sonra imzalana 28 maddelik anlaşamaya uyulmadığı gibi arkadaşlarımız işten atılıyor. Buna son verilmesi için” eylem yapıldığını söyledi. Patron ise dalga geçer gibi “atılan iki işçi çalışmaya gönüllü değiller” dedi! Daha önce devlete ait olan fabrikanın özelleştirilerek 2012’de Panda şirketine satıldığı bildirildi. http://bit.ly/SG15-63

19.12.2017 - Nijerya: Grev atılan işçilerin geri alınacağı sözüyle askıya alındı Nijerya petrol ve doğal gaz işçileri sendikası PENGASSAN, son olarak Naconde enerji şirketinin sendikalı işçileri işten çıkarmasını protesto etmek ve atılan işçilerin geri alınması için ülke çapında bu sabah grev başlatmıştı. Grev, patronların “atılan işçieri geri alacağı” sözü üzerine askıya alındı. Sendika daha önce yaptığı açıklamayla “toplu işten atmalar durdurulup işçiler 72 saat içinde işe geri döndürülmezse” 18 Aralık Pazartesi gecesinden itibaren süresiz grevi başlatacaklarını duyurmuştu. Açıklamada “petrol şirketleri sendikaya üye olma isteğini beyan eden işçiler üzerinde baskı kurmakta, sendikalı işçilere işten atmalar da dahil saldırmaktadır. Bunun son örneğini Naconde patronlarının toplu işten atma saldırısında yaşadık.” ifadelerine yer verilmişti. http://bit.ly/SG15-64yasanacakdunya

19.12.2017 - Kamboçya ve Myanmar’da tekstil işçileri eylem yaptı Kamboçya’nın Kandal eyaletindeki Takhmao kasabasında Gawon Giyim fabrikasında yüzlerce işçi fabrikanın giriş çıkışlarını ve yolu bloke etti. Ücretleri düzenli ödemeyen patronun içerde bulunan yaklaşık 800 makineyi götürmek istediği anlaşılınca işçiler yolu kapattı. Patronun kendilerine olan borçlarını ödemeden kaçıp gideceğini ve fabrikayı başka bir yere taşıyacağı şüphesiyle direnişe geçen işçiler, hükümetten soruna bir çözüm bulmasını istediler. Fabrika yönetimi ise “Bu makineleri satmak için çıkarmıyoruz. Makineleri yenilemek ve yeni makineler kurmak istiyoruz, ancak işçiler fabrikanın kapısını tıkadılar. Şirketin iş akışını etkiliyor” şeklinde ikna edici olmayan bir açıklama yaptı. Myanmar’ın Mandalay kentinde ise Panda Tekstil’e ait bir fabrikada işçiler, patronun geçtiğimiz yıl imzalanan anlaşmaya uymayan tavırlarına son ermesi ve yapılan grevlerden dolayı işten atılan iki arkadaşlarının geri alınması için fabrika önünde protesto eylemi yaptılar. Sendika yetkilisi Zar Zee Wain “Geçtiğimiz yıl sekiz ay süren grev ve protestolardan sonra imzalana 28 maddelik anlaşamaya uyulmadığı gibi arkadaşlarımız işten atılıyor. Buna son verilmesi için” eylem yapıldığını söyledi. Patron ise dalga geçer gibi “atılan iki işçi çalışmaya gönüllü değiller” dedi! Daha önce devlete ait olan fabrikanın özelleştirilerek 2012’de Panda şirketine satıldığı bildirildi. http://bit.ly/SG15-65yasanacakdunya

19.12.2017 - Hindistan’da 17 Ocak’ta genel grev var Hindistan’da işçi sendikalarının 10 çatı örgütü, merkezi hükümetin işçi ve halk karşıtı politikalarını protesto etmek için 17 Ocak’ta ülke çapında grev çağrısı yaptı. Sosyal güvenlik haklarının budanması, özelleştirmeler, kötü çalışma koşulları, kitlesel işten atmalar gibi sınıfa dönük saldırıların son bulması talebiyle gerçekleştirilecek grevin bir diğer temel talebi, “sözleşmeli” ya da “geçici” statüde çalıştırılan işçilere kadro verilerek asgari ücretin 18 bin Rs (281 dolar) olarak belirlenmesi (bu talep özellikle kent ve kırsal bölgelerde sözleşmeli çalıştırılan, kadroya alınmayan yüzbinlerce kadın sağlık emekçisini ilgilendiriyor). Aynı taleplerle sendikalar 9-11 Kasım’da 3 gün boyunca Parlamento önünde yığınsal oturma eylemleri gerçekleştirmişti. Prtotestolara yüzbinlerce emekçi katılmıştı. Eylemler için 10 merkez sendikanın ortak yaptığı açıklamada “merkezi hükümet özellikle son 8 yıldır sistematik biçimde işçi ve halk karşıtı politikaları uyguluyor. Tüm uyarılarımıza ve yapılan görüşmelere rağmen bu tutumundan vazgeçmiş değil. ‘İş yaşamını canlandıracağız’ gerekçesiyle işçilere, emekçilere, yoksul köylülere kölelik koşulları dayatılıyor. Aylar öncesinden duyurduğumuz gibi aşama aşama mücadelemizi büyüteceğiz. Hükümet bizi dikkate almazsa ülke çapında süresiz genel grevin hazırlığına girişeceğiz” ifadelerine yer verilmişti. http://bit.ly/SG15-66yasanacakdunya

19.12.2017 - Arjantin: Polis şiddeti eşliğinde ’emeklilik reformu’ onaylandı Macri ve hükümeti, emperyalistlerin ısrarla istedikleri neoliberal saldırılardan birini daha gerçekleştirdi. Hükümet halkın tepkisine rağmen polis şiddeti eşliğinde emekçi düşmanlığına devam etti. Yoğun protestolara ve grevlere neden olan “emeklilik reformu” tasarısı Ulusal Kongre’deki meclis oturumunda 128 lehte, 116 aleyhte oyla yasalaştırıldı. Görüşmeler 16 saat sürdü. Neoliberal saldırıya karşı dün yapılan genel grevde ülkenin değişik şehirlerinde protesto gösterileri yapılmış, Buenos Aires’te yüzbinlerce emekçi sokağa çıktı. Genel grev eylemi halk direnişine dönüştü, emekçiler polisle kıran kırana bir çatışma yürüttü. Hükümetin işçi düşmanı tutumlarına karşı protestolar devam ediyor. Hükümet tarafından önerilen yasa değişikliklerinde, kurumlar vergisinin kesilmesi (yani şirketlerin yükünün hafifletilmesi), kıdem tazminatlarının azaltılması, fazla mesai ücretlerinin gasp edilmesi, emeklilik haklarının budanması gibi düzenlemeler var. Yasal değişiklikler esnek çalışmayı yaygınlaştırıyor, emekli maaşlarına yapılacak zamların hesaplanma biçimi değiştirilerek düşük zam verilmesi sağlanıyor. http://bit.ly/SG15-67

19.12.2017 - İşçiler örgütlenme hakkına saldırıya karşı açlık grevine başladı Hindistan’ın Karnataka eyaletinin başkenti Bangalore’de Avery Dennison şirketine ait bir tekstil fabrikasında işçiler, sendikal örgütlülüğe yönelik saldırıya ve işçi kıyımına karşı açlık grevine başladılar. Patronun işçi düşmanı uygulamalarına ve kötü çalışma koşullarına karşı çıkan işçiler örgütlenme faaliyeti yürüttükleri için işten çıkarılan 41 işçinin geri alınmasını istiyorlar. Konfeksiyon-tekstil işçileri sendikası GATWU ile birlikte hareket eden işçiler, fabrika yönetiminin yıllarca kendilerine yaptığı haksızlıklara son vermek için harekete geçtiler. Örgütlendiler, sendikalaşmaya çalıştılar. Bunu gören patronun ilk yaptığı iş örgütlenen işçilerden 41’ini işten atmak oldu. Arkadaşlarının geri alınması ve örgütlenme üzerindeki baskıların son bulması için bugün açlık grevine başlayan işçilerin çalıştığı fabrikada, H & M, Adidas, Levi’s, Timberland gibi dünya markalarının etiketleri ilgili ürünlerin üzerine basma işlemleri yapılıyor. Patron, 10 yıldır orada çalışan işçilerle dahi 6’şar aylık kısa süreli sözleşmeler dayatıyor. Aynı pozisyonda yıllarca çalışan işçilere bile bu şekilde en düşük seviyede ücretler ödeniyor. Kısa vadeli sözleşmeler patronun elinde hak kazanımlarını engelleyen bir silah olarak kullanılıyor. http://bit.ly/SG15-68yasanacakdunya

20.12.2017 - Belçika: Onbinler ’emeklilik reformu’na karşı yürüdü Belçika’nın başkenti Brüksel’de yaklaşık 25 bin kişi hükümetin dayattığı “emeklilik reformu”na karşı protesto düzenledi. Çeşitli işçi sendikalarının çağrısı üzerine Brüksel merkezinde bulunan Kuzey Tren Garı önünde dün sabah saatlerinde 25 bin civarında kişi buluştu. Protestocular, buradan birkaç kilometre mesafedeki Midi Tren İstasyonuna kadar yürüdü. Yaklaşık 3 saat devam eden protesto yürüyüşünde, Belçika’daki hükümete “emeklilik şartlarının düzeltilmesi” çağrısında bulunuldu. Ülkenin büyük işçi sendikaları yapılan protestoyla ilgili ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride, hükümetin “kemer sıkma tedbirleri doğrultusunda emeklilik siteminde uygulamaya koyduğu kesintiler ve değişiklikler” eleştirildi. Hastalık izin günleri ve işsiz kalınan dönemlerin emekli ikramiyelerinin ve maaşlarının hesaplanma sistemine dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekilen bildiride, Belçika’da emekli maaşlarının asgari bin 500 avro seviyesinde olması istendi. Belçika’da emeklilik yaşının kademeli olarak 2030 yılına kadar 67’ye yükseltilmesi uygulamasının 65 yaşa geri çekilmesi talep edilen bildiride, ülkede ağır iş kollarının yeniden belirlenmesi ve bu alanlarda çalışanların daha erken emekli olabilmeleri gerektiği belirtildi. http://bit.ly/SG15-69yasanacakdunya

20.12.2017 - Tayland: Göçmen emekçiler baskıları protesto etti Tayland’da çalışan Myanmarlı göçmen emekçiler Myanmar Büyükelçiliği önünde toplanarak eylem yaptılar. Büyükelçi ile görüşen protestocular “bize sahip çıkın” talebinde bulundular. Yaklaşık bin göçmen işçi, 19 Aralık (dün) sabah saat 11: 30’da elçilik önünde protesto eylemi yaptıktan sonra Myanmar Tayland Büyükelçisi Myo Myint ile görüştüler. Görüşmenin ardından açıklama yapan işçiler “Bugünkü protestomuzun amacı, karşılaştığımız ayrımcı uygulamalara karşı kanunlar içinde korunmayı sağlamaktır. Myanmar büyükelçisi Myo Myint Than ile bir araya geldik ve yasalar çerçevesinde bize koruma sözü verdi” dediler. Tayland’da milyonlarca Myanmar göçmen işçi var. İşçiler, ayrımcılıkla, cinsel tacizle, ücretlerinin ödenmemesi gibi uygulamalarla karşılaşıyorlar. Çoğu kez de keyfi bir şekilde işlerine son veriliyor. http://bit.ly/SG15-70yasanacakdunya

21.12.2017 - G. Afrika: 30 bin ‘Shoprite’ işçisi yarın grev yapacak Güney Afrika’nın en büyük perakende zincirlerinden biri olan Shoprite’de 24 saatli uyarı grevine çıkılacak. İşçiler, çalışma saatlerinde ve vardiyalarda yapılan keyfi değişiklikleri ve bunu protesto eden işçilerin işten atılmalarını protesto edecekler. Patronun, işçilere ya da sendikaya danışmadan ‘part-time’ çalışan emekçilerin çalıştığı saatlerin azaltılması yönünde bir vardiya sistemine geçiş yapmasını şirketin Sandton’daki mağazası işçileri protesto etmiş ve işten atılmışlardı. Sınıf kardeşlerine sahip çıkan işçiler, örgütlü oldukları sendika SACCAWU’nun aldığı kararla yarın uyarı grevi yapacaklar. İşçiler, atılan arkadaşlarının geri alınması ve ‘part-time’ çalışanların minimum çalışma saatlerinin korunmasının yanı sıra, akşam vardiyasında çalışan işçilerin güvenli bir ortamda çalışması ve güvenli bir şekilde evlerine taşınması taleplerini de dile getiriyorlar. Greve 30 bin emekçinin katılacağını açıklaya sendika “patron attığı tek taraflı adımdan geri dönmezse ve arkadaşlarımız işe geri alınmazsa daha uzun süreli grevi gündeme alacaklarını” duyurdu. http://bit.ly/SG15-71yasanacakdunya

21.12.2017 - Şili: Renault işçileri grevle kazandı Şili’nin Los Andes şehrindeki Cormecanica Renault üretim tesisinde işçilerin 4 Aralık’ta başlattığı grev kazanımla sonuçlandırıldı. Sendikanın yaptığı açıklamada “İşçilerin grevle uyguladığı baskı sonuç getirdi. Şirket, ücretlerde yüzde 4’lük artışı ve sene sonu primi olarak 2 bin ABD doları ödemeyi kabul etti” denildi. 6 aydır yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşmazlık çıkmış, işçiler diğer sendikalardan da destek alarak fabrika önünde defalarca protesto gösterisi yapmışlardı. http://bit.ly/SG15-72yasanacakdunya

22.12.2017 - G. Afrika: Bin 800 maden işçisi greve çıktı İngiltere kökenli Sibanye-Stillwater ve Vedanta maden tekellerinin Güney Afrika’daki ortaklığı olan Pan African Resource şirketine ait Barberton altın madeninde bin 800 işçi greve gitti. İşçiler “yaşanabilir bir ücret” talebini dile getirmenin yanı sıra iki sendikalı öncü işçinin işten çıkarılmasını protesto ediyorlar. Barberton madeni, Johannesburg’un batısında olan Mpumalanga şehrinde bulunuyor. İşçilerin greve çıkarken öne sürdüğü temel iki talebe dair patronlar cephesinden henüz bir tutum ortaya konmuş değil. http://bit.ly/SG15-73

22.12.2017 - Çin: Kapatılacak fabrikanın işçileri grevde Çin’in “özel ekonomik bölge”lerinden birinin bulunduğu Shenzhen kentinde Amerikan tekeli Sanmina’ya ait optik-elektronik üretim tesisinde 2 bin işçi 16 Aralık’tan beri grevde. Fabrikanın gelecek yıl Tayland’a taşınması planlarını farkeden işçiler süreç hakkında bilgilendirilmek, sözleşmeler feshedilecekse bunun tarihinin belirlenmesini ve hak ettikleri tazminatların ödenmesini istiyorlar. Çin ‘İş Kanunu’na göre patronlar fabrikanın yerinin değiştirilmesi ya da kapatılması durumlarında işçileri önceden bilgilendirmeye ve ödenecek tazminatlara dair sendika ya da işçilerle anlaşmakla yükümlüdürler. İşçilerin taleplerine ve eylemine yanıt olarak Sanmina patronları ise “toplu eylem sırasında meydana gelen herhangi bir maddi kayıp için ciddi disiplin işlemleri konusunda” tehditler savurdu. Shenzhen’de fabrika kapatmalarla ilgili 1 Kasım’dan bu yana yaklaşık 15 grev ve protesto eylemi gerçekleştirildi (Çin genelinde ise 30 grev). Güney Çin’in Guangdong eyaletinde ve Hong Kong’un tam kuzeyinde yer alan Shenzhen şehri, neoliberal politikaların sonucu olarak uygulanmaya başlanan “Özel Ekonomik Bölge”lerin ilk örneği ve yabancı yatırımlarla hızla büyüyen bir yer. Günümüzde dünyanın en kalabalık 15. şehri haline gelmiş. Son bir kaç onyıldır yığınsal olarak emekçileri üretim alanlarına çeken aynı bölge şimdi, üretimin ve fabrikaların yeniden -başka ülkelere- kaydırılmasıyla işçilere yıkım getiren süreçleri yaşıyor. Ve işçilerin buna karşı mücadelelerine tanık oluyor. http://bit.ly/SG15-74

23.12.2017 - Romanya: Ford işçileri fiili grev yaptı Romanya’nın Craiova kentinde Amerikan tekeli Ford’a ait fabrikada işçiler, bir gün önce (Çarşamba) sendika ile patronlar arasında imzalanan toplu sözleşmeye itiraz ederek (Perşembe günü) fiili grev yaptılar. Öfkeli işçiler arasında kendiliğinden 200 işçiyle başlayan greve bir sonraki vardiyanın katılımıyla birlikte sayı bine çıktı. İşçiler sendikanın imzaladığı sözleşmeye öfke duyuyorlar. Çünkü bu sözleşmede öngörülen ücret artışı yalandan ibaret. Zira, Romanya hükümetinin çıkardığı (1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girecek) yeni vergi yasası Romanyalı emekçilere ek yükler bindiriyor. Devlete ödenecek vergilerin patronlara “düşen” kısmını azaltıp emekçilere “düşen” kısmını çoğaltıyor. Bu da ücretlerde fiili olarak yüzde 22’lik bir azalmayı beraberinde getiriyor. Gerginliğin sürdüğü fabrikada değişik vardiyalardan toplam 4 bin işçi çalışıyor.http://bit.ly/SG15-75yasanacakdunya

23.12.2017 - Tayvan: Binlerce emekçi ‘esnek çalışma’ya karşı meclise yürüdü Tayvan’ın başkenti Tapei’de 10 bin emekçi gündemdeki “esnek çalışma yasa tasarısı”nı protesto etmek için meclise yürüdü. Eylemde yapılan konuşmada “Hükümet, işverenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kanunu değiştirmek yerine, aylık asgari ücreti 22.000 NT’den 30,000 NT (yaklaşık 1000 dolar ediyor)’ye yükseltsin!” denildi. Polis barikatını aşamaya çalışan emekçilerle polis arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı. Tayvan’da işçiler hükümetin “iş kanunu”nda “çalışmayı esnekleştiren” değişiklikler yapma önerisine karşı, tasarının Bakanlar Kurulu tarafından 13 Kasım’da onaylanmasından bu yana mücadeleyi yükseltiyorlar. “Esnek çalışma” yasasına karşı 13 Kasım’da başlayan protestolar 20 Kasım’da çeşitli işçi sendikalarından temsilcilerin katıldığı açlık grevi eylemiyle devam etti. Tasarının mecliste görüşülmeye başlandığı 23 Kasım’da meclis binasının önünde kitlesel protesto eylemi gerçekleştirildi, polis barikatı aşılmak istendi. Çatışma yaşandı. Protestolara rağmen tasarı meclis komisyonundan geçirildi. “İş kanunu”nu esnekleştiren yasa tasarısı işçilerin aralıksız 12 gün boyunca çalışmaya zorlanması, yıllık tatillerden 7 günün gasp edilmesi gibi düzenlemeleri içeriyor. http://bit.ly/SG15-76yasanacakdunya

24.12.2017 - G. Kore: Hyundai’de ‘toplu sözleşme’ anlaşmazlığı sürüyor Güney Kore’de geçtiğimiz haftalarda toplu sözleşme görüşmelerinde yaşanan anlaşmazlıklardan dolayı kısmi grevler yapan işçiler patronun sunduğu yeni teklifi reddetti. Sendikanın dün yaptığı açıklamaya göre, sendikalı 50 binin üzerinde işçinin yüzde 88,44’ünün katıldığı oylamada işçilerin çoğunluğu patronun yaptığı “geçici anlaşma teklifi”ni kabul etmedi. Sunulan yeni teklif, aylık ücretlerde 58 bin won (53 ABD doları) artış, temel ücretlerin 3 katı oranında prim ödemelerini ve 3 milyon won tutarında ikramiyelerin dağıtılmasını içeriyor. Geçen yıl yapılan sözleşmede, temel ücretlerde 72,000 wonluk artış, ücretlerin 3,5 katı oranında prim ödemelerini ve 3,3 milyon won tutarında ikramiyelerin dağıtılması yer alıyordu. Sendika ise, başlangıçta aylık temel ücretlerde 154.883 wonluk artış ve şirketin 2016 yılında devşirdiği 5,72 trilyon won’luk net dönem karının yüzde 30’unun işçilere dağıtılmasını talep etmişti. Anlaşılan o ki, sendika işçileri patronun sunduğu teklif konusunda ikna etmeye çalışıyor. Zira sendika, oylamadan çıkan sonucu Salı günü patronlarla görüşmeden önce iç toplantı alınarak durum değerlendirmesi yapılacağını açıkladı. http://bit.ly/SG15-77yasanacakdunya

29.12.2017 - İki gencin madende ölümü Fas’ı ayağa kalkdırdı Kuzey Afrika ülkesi Fas’ta iki genç madencinin ölümü halkı sokağa döktü. Olayın meydana geldiği kentte yıllar önce kapatılan madende kaçak çalışılmasına göz yumulduğu hatta kamu kurumlarının yasa dışı çıkartılan kömürleri düşük fiyatlara satın alarak kâr sağladığı belirtiliyor. İşsizlik ve yoksulluğun yüksek olduğu bölgede, gençlere maden dışında alternatif de sunulmuyor. Middle East Eye (MEE) sitesinin haberine göre, geçtiğimiz cuma günü Fas’ın yoksul kuzey kentlerinden biri olan Jerada’da iki madenci kardeş, kapatılmış bir maden ocağına indikleri sırada yerin 85 metre altındaki tünelin çökmesi nedeniyle yaşamını yitirdi. The Moroccan Hespress’in haberine göre 23 ve 30 yaşlarındaki iki kardeşin kurtarılması için 36 saat boyunca çalışma yapıldı ancak kardeşler canlı kurtarılamadı. Kardeşlerin cenazesiyle başlayan eylemler halkı hafta boyunca sürdü. Halk, madencilerin ölümünde devletin sorumluluğu bulunduğunu ve bölgenin geri bırakıldığını belirterek, “iş ve kalkınma” sloganıyla kitlesel eylemler yapıyor. http://bit.ly/SG15-78

29.12.2017 - Finlandiya’da çalışanlar grevde, bankalar kapalı Ulusal Aracı Minna Helle’nin sendika örgütleri ve banka işverenleri yaptığı görüşmeler sonuç vermeyince Finlandiya’da 28 ve 29 Aralık günleri banka çalışanları işi bırakarak greve gitti. Anlaşmazlık, banka işverenlerinin çalışanların şemalarını değiştirmek istemesi ve hafta tatillerinde çalışmalarını dayatması üzerine patlak verdi. Sendika, çalışanların hafta sonu çalıştırılmalarının önemine binaen iş kolu çapında yapılacak merkezi görüşmelerde değil yerel düzeyde ele alınmasını ve tartışılmasını istiyor. http://bit.ly/SG15-79

30.12.2017 - İran 2017 yılını kitle gösterileri ile geride bırakıyor 2017 yılı geride kalırken İran çeşitli kitle gösterilerine sahne oluyor. Perşembe günü İran'ın Meşhed kentinde başlayan, hızla Sari, Rasht, Kazvin, Kum, Hamadan, Tahran ve Kirmanşah gibi önemli kentlere doğru yayılan eylemlerin ana gündemlerini ise işsizlik, maaşların ödenmemesi ve yoksulluğu arttıran zamlar gibi ekonomik-sosyal sorunlar oluşturuyor. Tüm bunların yanı sıra İran'da yaşanan yolsuzluk ve bankaların gerçekleştirdiği hortumculuk da sokağa çıkan kitlelerin tepkisine konu oluyor.Gazete Duvar'a röportaj veren İranlı gazeteci Savash Porgham, eylemleri ekonomik krize eşlik eden bir banker krizinin tetiklediğini belirtiyor ve geçmişteki eylemlerden farkını “İlk defa rejimi hedefleyen sloganlar bu kadar yaygın görünüyor” diyerek açıklıyor. İran'da 2009 yılında yaşanan kitle gösterileri ile bugünkü eylemleri karşılaştıran Porgham tabloyu şu sözlerle tarifliyor: “Bakın önemli bir ayrım var. Hem dini liderlik yani Ayetullah Hamaney üzerinden radikallere, hem de ılımlıların ittifakıyla seçilen Ruhani’ye tepki görüyoruz. Yani İran hükümetinin her iki kanadına da halk tarafından bir tepki var. Bu önemli bir durum, geçmişte genel olarak radikallere yönelik bir eylem biçimi vardı. Burada psikolojik bir korku eşiğinin aşıldığını görüyoruz. Direkt İran rejimine ya da dini liderlere yönelik sloganları görüyoruz.”


Emperyalist Rekabet


1.12.2017 - Çinli ve Japon elektrikli araç üreticileri lityum için alarmda Çinli ve Japon elektrikli araç üreticileri, hızla gelişmekte olan sektör için temel bir hammadde olan lityum’un tedariğini güvenceye alabilmek için Şili ve Avustralya’da çalışmalarını hızlandırdı. Çin’in elektrikli araç üreticisi Beijing Automotive Group, Çinli lityum tedarik firması Tianqi Group ve Great Wall Motor Şili’de ve Avustralya’da lityum işbirliği çalışmalarını yoğunlaştırırken, Japon Kowa Group ve Toyota Tsusho da Şili ve Arjantin’de yoğunlaşıyor. 2016’da 500 bin adet olan elektrikli araç satışlarının 2025 yılında 7 milyona yükseltilmesini öngören bir planı Nisan ayında açıklayan Çin’in elektrikli araç üreticisi firmaları lityum madeninin tedarikini güvenceye almak için çeşitli ülkelerde faaliyetlerine hız verdi. Bu kapsamda, Beijing Automotive Group firması, Şili’nin ekonomik kalkınma ajansı Corfo ile müzakere ederek Şili’de lityum geliştirme, akü üretme ve araç montaj yatırımları yapılması için işbirliği önerisinde bulundu. Ayrıca, Çinli lityum tedarik firması Tianqi Group da söz konusu madenin dünyadaki en büyük üreticilerinden biri olan Şilili SQM firmasının %2’lik hissesini satın aldı. Çinli firmalar Avustralya’da da faaliyetlerine hız verdiler. Bu çerçevede, Tianqi, Avustralyalı Talison Lithium firmasının tamamını, Great Wall Motor da Pilbara Minerals firmasının %3,5’lik hissesini satın almıştır. Çin’e benzer bir strateji izleyen Japonya’da da Kowa Group, SQM’nin %2’lik hissesini satın alırken Toyota Tsusho, Arjantin’de lityum imtiyazına sahip. Dünya lityum rezervlerinin %20’sine sahip olan Çin, dünya tüketiminin %40’nı gerçekleştirmektedir. Dünya rezervinin yarısı sadece Şili’de bulunurken Güney Amerika rezervlerin üçte ikisine sahiptir. Bununla birlikte, dünya rezervlerinin sadece %10’una sahip olan Avustralya, özellikle zaman tasarrufu başta olmak üzere etkinlik sayesinde hâlihazırda küresel üretimin %40’nı gerçekleştiriyor. http://bit.ly/SG15-80

1.12.2017 - Çin’den ASEAN ile işbirliğini sıkılaştırma çağrısı Çin Başbakan Yardımcısı Liu Yandong, Çin ile Güney Asya Uluslar Birliği (ASEAN) arasındaki stratejik entegrasyonun ilerletilmesi ve daha yakın ilişkileri olan bir ortak kader topluluğunun inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. ASEAN Topluluğu’nun kurulmasını ve Birliğin, bölgesel işbirliğinin merkezinde yer almasını istediklerini aktaran Liu, ASEAN’ın uluslararası ve bölgesel meselelerde daha büyük rol oynamasını desteklediklerinin altını çizdi. ASEAN Genel Sekreteri Le Luong Minh ise, yaptığı konuşmada, son yıllarda ASEAN’ın Çin ile ortaklığını genişletip derinleştirdiğini ve kendi kalkınmalarını ilerleterek bölgesel barış ve istikrara önemli katkılarda bulunduklarını ifade etti. Minh, ASEAN Topluluğu’nun inşasında Çin’in uzun vadeli desteğini takdir ettiklerini ve tüm alanlarda ortak faydayı hedefleyen işbirliğini güçlendirmeyi arzuladıklarını sözlerine ekledi. http://bit.ly/SG15-81

1.12.2017 - Amerika'nın mevcut borç miktarı, 20 trilyon doları aşıyor  Washington Post, bugün Senato'da oylanması planlanan, Cumhuriyetçi Parti'nin hazırladığı vergi yasa tasarısının önüne dün akşam aniden yeni bir engel çıktığını yazıyor. Şimdi ise Tennessee Senatörü Bob Corker ve Arizona Senatörü Jeff Flake, vergi kesintilerinin ulusal borcu daha da arttırmayacak şekilde tasarlanması konusunda ısrar ediyor. Amerika'nın mevcut borç miktarı, 20 trilyon doları aşıyor. Bütçe uzmanları, borç miktarının daha da artması durumunda Amerika'nın olası bir mali krize ya da ekonomik çalkantıya karşı koymasının giderek zorlaşacağı uyarısında bulunuyor. Bu nedenle Corker ve Flake, yüzde 35 oranında azaltılması planlanan kurumlar vergisinin belirli bir süre sonra kademeli olarak arttırılması önerisi getiriyor.

1.12.2017 - Rusya ABD’yi ekarte edip Mısır’a uçak satmayı bıraktı New York Times bugün Mısır'ın Amerika'yı saf dışı bırakarak Rus jetlerine kapılarını açacak üsler kurulmasına ve hava sahasını açmaya onay verdiğini bildiriyor. Habere göre Rusya ve Mısır arasındaki anlaşma sonuca vardığı takdirde Rusya, 1973 yılından bu yana ilk kez Mısır'daki varlığını pekiştirmiş olacak. Amerika, Mısır'ın Sovyetler Birliği ordusunu topraklarından çıkardığı ve Amerika'yla ittifak kurmaya karar verdiği 1973'ten bu yana bu ülkeye 70 milyar dolardan fazla yardım yaptı. Bunun nedeni, Amerikan ordusunun Mısır hava sahasını ve üslerini kullanma imkanı elde etmesiydi. Uzmanlar, Mısır'ın şimdi Rusya'ya yaklaşmasının, Başkan Trump'ın Amerika'nın Ortadoğu'daki askeri ve diplomatik ağırlığını yok etmeye başladığının bir işareti olduğu görüşünde. Gazete, Mısır'daki Rus jetlerinin varlığının Amerikan askeri personal ve ekipmanlarının operasyonlar sırasındaki güvenliğinin tehlikeye atılması anlamına geleceği yorumunda bulunuyor. Buna göre aynı hava sahasını paylaşmak zorunda kalacak olan Amerika ve Rusya'nın birbirleriyle daha yakın koordinasyon kurması gerekecek.

4.7.2017 - Trump ve FBI savaşı kızışıyor New York Times Mısır'ın Amerika'yı saf dışı bırakarak Rus jetlerine kapılarını açacak üsler kurulmasına ve hava sahasını açmaya onay verdiğini bildiriyor. Habere göre Rusya ve Mısır arasındaki anlaşma sonuca vardığı takdirde Rusya, 1973 yılından bu yana ilk kez Mısır'daki varlığını pekiştirmiş olacak. Amerika, Mısır'ın Sovyetler Birliği ordusunu topraklarından çıkardığı ve Amerika'yla ittifak kurmaya karar verdiği 1973'ten bu yana bu ülkeye 70 milyar dolardan fazla yardım yaptı. Bunun nedeni, Amerikan ordusunun Mısır hava sahasını ve üslerini kullanma imkanı elde etmesiydi. Uzmanlar, Mısır'ın şimdi Rusya'ya yaklaşmasının, Başkan Trump'ın Amerika'nın Ortadoğu'daki askeri ve diplomatik ağırlığını yok etmeye başladığının bir işareti olduğu görüşünde. Gazete, Mısır'daki Rus jetlerinin varlığının Amerikan askeri personal ve ekipmanlarının operasyonlar sırasındaki güvenliğinin tehlikeye atılması anlamına geleceği yorumunda bulunuyor. Buna göre aynı hava sahasını paylaşmak zorunda kalacak olan Amerika ve Rusya'nın birbirleriyle daha yakın koordinasyon kurması gerekecek.

4.7.2017 - Avrupa’da orduların şehirlerde devriye gezmesi Avrupa ordularını zayıflatıyor Washington Post gazetesi Avrupa kentlerinde devriye görevi yapan asker sayısının İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez artış gösterdiğini ve bu artışın tam da birçok küresel sorunun aynı anda baş gösterdiği zamanda kaydedildiğini bildiriyor. “Rusya'nın saldırgan tavırları”, Ortadoğu'daki çatışmalar, Akdeniz'den gelen göçmen akını gibi meseleler, güvenliği sağlama gerekçesiyle büyük kentlere kapsamlı kaynak ayıran Avrupa ordularını zorluyor. Belçika ve Fransa ordularında barış zamanı kentlerde görev yapan askerlerin savaşta gereken becerileri adeta pas tutmak üzere olduğu şeklinde kaygılar baş gösteriyor. Geçen ay Brüksel'de yapılan NATO zirvesine katılan savunma bakanlarının NATO'nun Afganistan'da yapacağı eğitim tatbikatına yeterli sayıda asker gönderme taahhüdünde bulunamaması, bunun bir sonucu olarak algılanıyor. http://bit.ly/SG15-82

7.12.2017 - Çin yapımı dünyanın ilk akıllı gemisi sahibine teslim edildi Çin tarafından ARGE ile geliştirilen dünyanın ilk akıllı gemisi, dün Shanghai’de sahibine teslim edildi. “Engin zeka” anlamına gelen “Dazhi” isimli gemi, dünya çapında Lloyd’s Register of Shipping ve China Classification Society (CCS) tarafından tasdik edilen ilk akıllı gemi olma özelliği taşıyor. Xinhua Çin resmi haber ajansı tarafından yayınlanan habere göre, Çin’de ARGE ile üretilmiş bir akıllı navigasyon sistemi içeren dünyanın ilk akıllı gemisi, dün Şangay’da sahibine teslim edildi. “Engin zeka” anlamına gelen “Dazhi” isimli gemi, dünya çapında Lloyd’s Register of Shipping ve China Classification Society (CCS) tarafından tasdik edilen ilk akıllı gemi olma özelliği taşıyor. http://bit.ly/SG15-83

8.12.2017 - Çin'den Avustralya Başbakanı Turnbull'e tepki Çin, ülkesinin siyasi sürecini etkilemeye çalışan yabancı güçler bulunduğu yorumundan ötürü Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull'e tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Şuang, gazetecilere yaptığı açıklamada, Turnbull'ın "Çin'e karşı tamamıyla ön yargılı" bu yorumlarının, Çin-Avustralya ilişkilerinin atmosferini zehirlediğini belirtti. Turnbull, güncellenen vatana ihanet ve casusluk yasaları çerçevesinde Avustralya siyasetine yabancı müdahalesinin yasa dışı ilan edileceğini açıklamıştı. Açıklamanın, Avustralya siyasetinde Çin parası ve etkisi olabileceğine ilişkin endişelerin gündeme gelmesinin ardından yapılması dikkati çekmişti. Çin'in Avustralya'nın en büyük ticaret ortağı ve yabancı siyasi fonlarda en büyük kaynağı olduğu ifade ediliyor. http://bit.ly/SG15-84

9.12.2017 - Çin’in gücü büyüdükçe, Çin kökenli Avustralyalılar daha fazla baskıya maruz kalıyor “Avustralya’daki en faal yabancı istihbarat aktörü Çin devletidir. Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı’nın casusluk faaliyetleri, temel olarak ticari, teknolojik ve askeri bilgiler toplayarak ve gün aşırı düzenlenen siber saldırılar için zayıf noktaları belirleyerek, Çin ulusal güvenliğini koruma ve geliştirme yönünde yürütülür. Çin’in (sanal ortamda) saldırdığı Avustralya savunma programları, F-35 saldırı uçağı, P-8 Poseidon elektronik takip uçağı ve doğrudan taarruz mühimmatları (bombaların yönlendirilmesine izin veren elektronik sistemler) üzerinde yoğunlaşıyor. Bildiğimiz kadarıyla, Çinli bilgisayar korsanları bilgi toplamak ve işletim sistemimizi daha detaylı anlayabilmek için federal hükümet kurumlarına ve şubelerine sızıyorlar. Avustralya, yabancı hacker’lara (sanal ortam korsanları) ilişkin bilgileri kamuoyu ile paylaşmamakta ve kimliklerini açıklamamakta; ancak Birleşik Devletler (ABD) daha sert bir yaklaşım gösteriyor. 27 Kasım’da Çin’deki üç kişiye karşı bilgisayar kontrolünü ele geçirme, ticari sırların çalınması, komplo ve ABD finansal, mühendislik ve teknoloji endüstrisinden bilgi hırsızlığı yapılmasına ilişkin bir soruşturma başlatıldı. İnternet güvenlik firması “Guangzhou Bo Yu Bilgi Teknolojileri Limited Şirketi ” (Boyusec) dahil üç Çinli şirket (Boyusec, APT3 ve Gothic Panda) Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı’na bağlı tüm hack’leme faaliyetlerinden sorumlu tutuldu. Bakanlık ayrıca, Tibetli ve Çinli muhaliflerin Avustralya’daki faaliyetlerini takip ediyor; yanı sıra, bazı Çinli öğrencileri de diğer Çinli öğrencilere ilişkin rapor vermeye zorluyor. Hatta, 1.3 milyon Çin kökenli Avustralyalı topluluğu izliyor olabilir de. En azından 1989’da yaşanan Tiananmen Katliamı’nda (tahmini rakamlara göre) yaklaşık 2 bin öğrencinin ölümünün ardından, o dönemki Avustralya Başbakanı Bob Hawke 42 bin Çinli öğrencinin Avustralya’da kalmasına onay vermişti. Çin’in ekonomik alandaki sanal casusluk çalışmaları, araştırma sürecini kısaltmasına ve araştırmayı yürüten kuruluşlardan daha ucuz ve hızlı bir şekilde bilgi sağlamasına imkân tanıdı. Ticaret alanında, Çinli şirketler daha iletişime geçmeden önce bile Avustralyalı ticaret ortaklarının pazarlık parametrelerine sahip durumdalar. Bu istihbaratsa, kendileri için avantajlar içeren ticaret anlaşmaları güvence altına almalarını sağlıyor.” (Charles Wallace’ın yazısından çeviren: http://bit.ly/SG15-85)

11.12.2017 - Katar 24 savaş uçağı daha aldı Katar'ın, İngiltere ile 24 adet Eurofighter Typhoon model savaş uçağı satın alım anlaşması imzaladığı bildirildi. Sputnik'in haberine göre, Katar Savunma Bakanlığı'ndan konu ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, İngiltere Savunma Bakanı Gavin Williamson, Katarlı mevkidaşı Halid bin Muhammed el-Atıyye ile başkent Doha'da bir araya geldi. Buna göre görüşmede, savaş uçağı satın alımının yanı sıra iki ülke arasında 'ortak operasyon filosu' kurulmasını öngören bir anlaşma imzalandı. İngiltere kaynaklı bir raporda anlaşmanın yaklaşık 8 milyar dolar değerinde olduğu bilgisi paylaşıldı.Katar, perşembe günü Fransa'dan toplam 6.6 milyar euro değerinde 12 adet Rafale modeli savaş uçağı ile 50 adet Airbus tipi uçak alımını içeren bir anlaşma imzalamıştı.

12.12.2017 - Çin ordusundan Hindistan’a İHA tepkisi Çin ordusu, Hindistan’a ait bir insansız hava aracının (İHA) Çin sınırları içine düşmesine sert tepki gösterdi. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Genelkurmay yetkilisi Zhang Shuili, Hindistan ordusuna ait bir İHA’nın geçtiğimiz günlerde Çin sınırları içinde düştüğünü belirtti. Zhang, Hindistan’ın bu eyleminin Çin’in egemenliğine zarar verdiğini, büyük hoşnutsuzluğa yol açan bu duruma şiddetle karşı çıktıklarını söyledi. Zhang, Çin sınır birliklerinin söz konusu İHA’yı dikkatle incelediklerini ve tanımladıklarını ifade ederek, “Vazifemizi kararlılıkla yerine getireceğiz ve ulusal egemenliğimizi koruyacağız” diye konuştu. Çin ile Hindistan arasındaki ilişkiler, haziran ayında yaşanan sınır anlaşmazlığıyla gerilmişti. Hindistan askerleri, Çin tarafından Doklam bölgesinde yürütülen yol inşası projesine müdahale için sınırı geçmiş, bunun üzerine iki ülke askerleri karşı karşıya gelmişti. Çin ile Hindistan arasında 3 bin 500 kilometrelik sınır hattı bulunuyor. http://bit.ly/SG15-86

12.12.2017 - Avustralyalı Senatör Çin ile İlişkisi Yüzünden İstifa Etti Avustralya'da ana muhalefetteki İşçi Partisi Senatörü Sam Dastyari, Çin kaynaklı siyasi bağışlar ve bu ülke ile ilişkileri yüzünden oluşan baskılara dayanamayarak istifa ettiğini açıkladı. Çinli iş adamı Huang Xiangmao'dan bağış kabul ettiği iddiaları ve Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki politikalarına destek veren konuşma kayıtlarının yayınlanmasının ardından geçen hafta İşçi Partisinin Senato'daki başkan yardımcılığı görevinden ayrılan Dastyari, artan baskıların partisine zarar vermemesi için senatörlükten istifa ettiğini bildirdi. http://bit.ly/SG15-87

12.12.2017 - Silah tüccarlarının satışları arttı Dünyada silah satışları 5 yıllık gerilemeden sonra tekrar tırmanışa geçerken en büyük satıcılar listesinin ilk dördünde ABD ve İngiltere’nin dev şirketleri var. Rusya’nın bazı silah şirketleri de ABD’nin yaptırımları ve ekonomik sıkıntılara rağmen yükselişte. Stokholm Uluslararası Barış Araştırması Enstitüsü (SIPRI), dünyanın en büyük 100 silah satıcısı listesindeki şirketlerin 2015’te 370.7 milyar dolarlık satışlarının 2016’da 374.8 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Böylece dünya çapında silah satışlarının 5 yıl sonra ilk kez artışa geçtiğini duyurdu. En büyük 100 satıcı listesinin başında ABD’den F-35 üreticisi Lockheed Martin, ikinci ve üçüncü sırada Boeing ve Raytheon, dördüncü sırada İngiliz BAE Sistemleri var. Silah satışlarının yüzde 10.7’sini Lockheed Martin yapıyor. Toplamın üçte ikisi, yani 217 milyar doları ABD şirketlerinden kaynaklanıyor. http://bit.ly/SG15-88

12.12.2017 - AB Rusya'ya yaptırımların süresini uzattı Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Brüksel'de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesi sırasında Twitter hesabından yaptığı paylaşımla, AB'nin Ukrayna ihtilafı nedeniyle Rusya'ya uyguladığı ekonomik yaptırımların süresini uzatma kararı aldığını açıkladı. Tusk, liderlerin yaptırımların uzatılması konusunda uzlaştığını duyurdu. Karara, Ukrayna'daki barış süreci konusunda 'yetersiz adımlar atılması' gerekçe gösterildi. http://bit.ly/SG15-89

15.12.2017 - Eğlence sektöründe tekelci rekabet kızışıyor Los Angeles Times ”Disney'nin Güç Oyunu” başlıklı haberinde eğlence devi Disney'nin, Rupert Murdock'un kurduğu medya imparatorluğu 21th Century Fox'u 52,4 milyar dolara satın almasıyla ilgili ayrıntıları aktarıyor. Habere göre Disney, bu anlaşmayla, kendi tarihinin en büyük alımını gerçekleştiriyor. Gazeteye göre Disney-Fox evliliği, sadece film ve televizyon yapımlarını birkaç güçlü stüdyonun eline teslim ederek Hollywood'u değiştirmekle kalmayacak, aynı zamanda Netflix, Amazon ve Google gibi teknoloji devlerine de açık ve net bir uyarı mesajı gönderecek. Bu mesaj şu: tüketicinin hiçbir katkısı olmadan, pasif bir şekilde kendine sunulan içeriği satın aldığı eski medya ve bu medyanın kralı olan Disney, teknolojideki baş döndürücü değişime kolay kolay boyun eğmeyecek. Böylelikle Fantastic Four ve X-Men gibi Fox'a ait Marvel yapımları, Iron Man ve Captain America'yla, James Cameron'un Avatar'ıyla Lucasfilm'in Star Wars'uyla aynı çatı altında birleşecek. Bu da sadece gişe hasılatının değil, video oyunlarından oyuncaklara, temalı eğlence parklarına kadar elde edilecek gelirin tek bir elde toplanması anlamına gelecek.


18.12.2017 - NATO: ABD tarafından Gürcistan’a silah tedariki ikili ilişkiler meselesidir Bu veya şu ülkeye silah satma konusuna yönelik NATO üyesi ülkeler kendileri karar vermekteler. Beyan bugün 18 Aralık’ta Erivan Devlet Üniversitesinde (EDÜ) öğrencilere hitap eden NATO Gn. Sekreter Yard. Rose Gottemueller’den geldi. Gürcistan’a silah tedarikine ilişkin ABD kararı vesilesiyle NATO’nun tutumuna ilişkin soroya yanıtında Gottemueller, bunun NATO açısından Washington ve Tiflis arasında ikili ilişkilerin meselesi olduğu yanıtını vererek: ʺBu NATO’nun sorunu değil, biz seminerler düzenliyoruz ve ülkelere daha verimli olmaları yönünde tavsiyede bulunmaya ve yardım etmeye çalışıyoruz. Ayrıca Gürcistan’la mükemmel ilişkilere sahibizʺ dedi. Kasım ayında ABD Dışişleri Bakanlığı Gürcistan’a 75 milyon Dolar tutarında 410 ad. füze ve 72 füze fırlatma rampası satışı yönünde bir karar kabul etti. http://bit.ly/SG15-90

19.12.2017 - Çin ile Pakistan ticarette dolardan vazgeçti Pakistan ile Çin hükümetleri arasında ticaret anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre para birimi olarak Amerikan Doları yerine Çin Yuanı kullanılacak Dawn gazetesinde yayınlanan habere göre, Pakistan hükümeti ile Çin aralarındaki ticarette Çin Yuanı kullanmak için anlaşmaya vardı. Pakistan İçişleri Bakanı Ahsan İkbal, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) için Uzun Vadeli Plan'ın (LTE) resmi lansmanı sonrasında basına verdiği demeçte , "İki ülke arasındaki ticaret için ABD doları yerine yuan kullanımını inceliyoruz" dedi. Pakistan ile Çin arasındaki ikili ticaret, ülkeler serbest ticaret anlaşması imzalandıktan on yıl sonra 2015 yılından 2016 yılına kadar 13,8 milyar dolar değerinde oldu. LTP; enerji, bilgi ağı altyapısı, kara ve demiryolu bağlantıları, ticaret ve sanayi parkları, turizm, tarım ve yoksulluğun hafifletilmesi konularındaki ülkeler arasında işbirliği içeriyor. Plan, üç aşamalı olarak uygulanacak ve ilk plan 2020'de bitiyor, ardından 2025'te başlayıp 2030'da tamamlanacak. Plan çerçevesinde ülkeler, çok seviyeli işbirliğinin geliştirilmesi ve politika koordinasyonunun güçlendirilmesinin yanı sıra sınır ötesi kredi sistemi ve finansal hizmetlerin kurulması ve geliştirilmesi niyetindeler. Karaçi ve Pekin, döviz takas düzenlemelerini geliştirmeyi ve ikili bir ödeme ve ödeme sistemi oluşturmayı planlıyorlar. http://bit.ly/SG15-91

18.12.2017 - ABD Ulusal Güvenlik Raporu yayınlandı Wall Street Journal gazetesi Başkan Trump’ın hafta sonunda açıkladığı ulusal güvenlik stratejisiyle ilgili habere yer veriyor. Gazete, Çin ve Rusya odaklı stratejinin ekonomi ve ticareti ulusal güvenlikle ilişkilendirdiğini kaydediyor. Habere göre Trump’ın güvenlik stratejisi, Çin’in teknoloji hırsızlığı yapmasına, Amerika’ya karşı güttüğü ticaret politikasının haksız rekabete yol açmasına ve Amerika’nın güvenlik ve refah seviyesini tehdit etmesine odaklanıyor. Öte yandan 67 sayfalık plan, tehlikeli bir rakip olarak tanımlanan Rusya’nın süper güç konumunu pekiştirmeye, Amerika’yı müttefiklerinden ayırarak yeni etki alanları yaratmaya çalıştığını ve Batı demokrasilerini zayıflatmak için siber güç ve devlet medyasını devreye soktuğunu bildiriyor.

20.12.2017 - Çin’den ABD’nin Ulusal Güvenlik Raporu’na tepki Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesi kapsamında Çin’i hedef alan açıklamalara tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’yi soğuk savaştan kalma fikirlerini bırakarak, farklılıkları yapıcı şekilde çözmeye çağırdı. Bakanlık Sözcüsü Hua Çunying başkent Pekin’de düzenlediği olağan basın toplantısında ilgili belgelere ilişkin ABD tarafına, “Soğuk Savaş’tan kalma düşünceleri bırakması” çağrısında bulundu.

21.12.2017 - Yemen’de korkunç bilanço Kızılhaç’a göre 27 milyonluk Yemen’de insanların yüzde 77’si hayatta kalmak için yardıma muhtaç; yüzde 66’sı yeterli gıda bulamıyor; yüzde 60’ı temiz suya erişemiyor; yüzde 52’si sağlık hizmeti alamıyor; yüzde 12’si ileri derecede kötü besleniyor. Hastanelerin yüzde 55’i çalışmıyor. Kolera virüsüne taşıdığından şüphelenilenlerin sayısı en az 960 bin. Bunlara ilaveten difteri patlak vermiş durumda. Uluslararası yardım kuruluşları bir aydır Hudeyde, Salife ve Sanaa limanlarına yardım ulaştıramıyor.Gıda, su ve ilaç yokluğu yüzünden önlenemeyen kolera salgını nisandan bu yana 2 bin 211 can aldı. http://bit.ly/SG15-92

21.12.2017 - Çin ve Özbekistan arasında askeri işbirliği Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi üyesi, Savunma Bakanı Korgeneral Chang Wanquan, resmi ziyareti kapsamında Özbekistan'a geldi. Savunma Bakanı Wanquan, resmi ziyareti kapsamında Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev tarafından kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, görüşmede Mirziyoyev, çeşitli alanlarda karşılıklı ilişkilerin ve etkileşimin genişlemesi ve hızlanması, Özbekistan ve Çin arasında stratejik ortaklığın gelişimine büyük ölçüde destek sağladığından memnuniyetini dile getirdi. Görüşmede askeri ve savunma alanındaki ikili işbirliğinin durumu değerlendirildi, bölgesel güvenlik ve istikrarla ilgili güncel konular ele alındı. Özbekistan Cumhurbaşkanına kabul için teşekkürlerini sunan Chang Wanquan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in selamı ve dileklerini iletti. Özbekistan Silahlı Kuvvetlerinin gücünü ve savunma potansiyelini artırmaya yönelik ülkedeki reformları ve gelişmeleri yüksek değerlendiren Çin Savunma Bakanı, ülkesinin askeri ve savunma alanında ikili çıkarlara dayanan işbirliğini artırmaya hazır olduğunu belirtti. http://bit.ly/SG15-93

22.12.2017 - Li Keqiang'dan Çin-Tayland demiryolu projesine kutlama mektubu Çin Başbakanı Li Keqiang Çin-Tayland demiryolu işbirliği projesi inşasının ilk etabının başlatılması vesilesiyle Tayland Başbakanı Prayut Chan-och'un katıldığı açılış törenine bir kutlama mektubu gönderdi. Li Keqiang'ın dün gönderdiği kutlama mektubunda, Çin-Tayland demiryolu işbirliği projesinin iki tarafın ortaklaşa Kuşak ve Yol girişimini inşa etmesi ve endüstriyel kapasite işbirliğini gerçekleştirmesinin örnek projesi olduğu belirtildi. http://bit.ly/SG15-94

22.12.2017 - Pakistan: Çin'le ilişkilerimizi derinleştireceğiz Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin dün yaptığı konuşmada, Çin'e uzun zamandan beri Pakistan'ın gelişmesine sağladığı yardımlar için teşekkür ederek Pakistan-Çin dostluğundan gurur duyduğunu belirtti. Hüseyin, Pakistan toplumundaki çeşitli çevrelerin iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesini fikirbirliğiyle destekleyerek Kuşak ve Yol işbirliğine aktif bir şekilde katılacağını ifade etti. http://bit.ly/SG15-95

22.12.2017 - Doğu Akdeniz’de sondaj savaşı Fileleftheros Rum yönetimi ve Türkiye tarafından yapılan karşılıklı Navtex ilanlarını “ENI Yüzünden Soğuk Savaş” başlığıyla manşete çekti. Haberde Türkiye’nin, Navtex’i ile Doğu Akdeniz’de 27 bin kilometrekarelik alanı bağladığı, 25-28 Aralık dönemi için kapatılan konu alanın, Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği “Münhasır Ekonomik Bölge” de ayırdığı 10 parseli (6, 7, 8 ve 9’uncu parsellerin tamamı, kısmen de 1, 2, 5, 10, 11 ve 12’nci parseller) kapsadığına dikkat çekildi. Rum yönetiminin ise Saipem 12000 isimli sondaj gemisinin TOTAL ve ENI adına yapacağı sondaj için 26 Aralık 2017’den 1 Mart 2018’e kadar, Saipem 12000’in sondaj yapacağı 6’ncı parseldeki “Kalypso” hedefi ile sondaj alanının 5 deniz mili çevresini kapsayan güvenlik alanını bağladığı kaydedildi. Saipem 12000’in sondaj yapacağı noktanın 10’uncu parsel sınırına 750 metre, 7’nci parsel sınırına da 5 kilometre mesafede bulunduğu, bu noktada deniz derinliğinin 2 bin 100 metreye yakın olduğu belirtildi. Türkiye’nin Saipem 12000 gemisinin bölgeye geleceği tarihler addettiği 25-28 Aralık’ta, bağladığı deniz bölgesinde Türk Deniz Kuvvetleri’nin gerçek mermilerle tatbikat icra edeceğine işaret edilen haberde bölge ülkelerinin ve sondajı yapacak şirketlerin geldiği Fransa ve İtalya’nın, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki “beklenen faaliyetleri” konusunda Rum Yönetimi ile istişare ettiği de haber verildi. Aynı gazetenin “Atina Yunan MEB’ini İlana Hazırlanıyor” başlıklı haberine göre, Yunanistan Milli Savunma Bakanı Vekili Dimitris Vitsas “Yunan Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni ilan etmeyi umuyor ve buna hazırlanıyoruz” dedi. Vitsas ERT Radyosuna yaptığı açıklamada, Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias’ın gündeme getirdiği karasuları egemenlik bölgesini kademeli genişletme meselesinin “Daha fazla sürtüşme yaratmaksızın Deniz Hukuku’na atıfla, Yunan egemenlik haklarının ifade edilmesi ile alakalı açık bir dış politika konusu olduğunu” söyledi. Yunanistan’ın, Dışişleri Bakanı Kocias’ın projesi temelinde, Yunan karasularını kademeli olarak genişletme ilanında bulunmaya hazır olduğunu belirten gazete, ilk kademenin İyon Denizi olacağını ve Deniz Hukuku’ndan kaynaklanan haklarını ilk kez kullanarak karasularını 12 mile çıkardığını ilan edeceğini yazdı. Habere göre ERT’ye bu açıklamayı Kocias karasularını 12 mile çıkarma ilanının tarihini vermedi ancak ilanın önümüzdeki dönemde ve Arnavutluk ile münhasır ekonomik bölge sınırlarını belirleme anlaşmasının genişletilmesine dair görüşmelere başlamadan önce yapılması bekleniyor. Gazete edindiği bilgilere dayanarak Kocias’ın elinde; Türkiye’nin itirazda bulunamayacağı İyon denizinden başlayarak karasularını genişletmesi, ikinci aşamada da aynı kriterlere sahip Girit’te karasularını genişletebileceğine dair teknokrat öneri ve tavsiyeleri bulunduğunu haberine ekledi. Haravgi Vitsas’ın açıklamasını “Yunan MEB’inin İlanı… D. Vitsas: Belirli Takvimler İçerisinde Olmasına Çalışılıyor” başlığıyla aktardı. http://bit.ly/SG15-96

22.12.2017 - Kudüs oylaması ABD’nin yenilgisiyle sona erdi New York Times, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan Kudüs oylamasıyla ilgili habere yer veriyor. Gazete, Trump Yönetimi’nin Amerikan yardımını kesme tehditlerine rağmen çok sayıda ülkenin bu tehdide kulak asmadığını yazıyor. Habere göre bağlayıcı olmayan karar, sembolik anlam ve önem taşıyor. Ancak oylama, Trump Yönetimi’nin Amerika’nın 50 yıllık Kudüs politikasından sapmasının küresel siyaseti nasıl sarstığının ve Amerika’nın nasıl bir diplomatik tecride maruz kaldığının göstergesi. Öte yandan Trump’ın Kudüs kararına karşı çıkan ülkelere yapılan Amerikan yardımının kesileceği şeklindeki tehdidini ne ölçüde hayata geçirebileceği de ayrı bir tartışma konusu. Uzmanlar, Başkan’ın yardımı geri çekmesi için yeterli yasal dayanağa sahip olduğunu, ancak özellikle Ürdün ve Mısır gibi Amerika’nın Ortadoğu’daki en stratejik ortaklarına yaptığı yardımı iptal etmesinin çok zor olacağını söylüyor.

23.12.2017 - Malezya Başbakanı: “ABD Süper Güç Olabilir, Malezya'yı Küçümsemeyin" Malezya Başbakanı Necip Rezak, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması kararı hakkında, "ABD süper güç olabilir, ancak Malezya'yı küçümsemeyin" paylaşımında bulundu. Rezak Twitter hesabından, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararını eleştirdi. Malezya'nın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda konuya ilişkin karar tasarısında "evet" oyu kullandığını hatırlatan Rezak "ABD'nin Kudüs kararı kesinlikle imkansız bir adımdır. ABD süper güç olabilir, ancak Malezya'yı küçümsemeyin!" ifadelerini kullandı. http://bit.ly/SG15-97

27.12.2017 - CAR: Sevkiyat Türkiye üstünden Conflict Armament Research (CAR) tarafından yayınlanan bir raporda, DAİŞ’in son 3 yılda kullandığı 40 bin adet silah veya cephanenin menşei incelendi.Silah sevkiyatları konusunda uzman İngiliz sivil toplum kuruluşu Conflict Armament Research (CAR) uzmanlarından oluşan ekipler, Kasım ayında İŞİD’e karşı Musul’da yürütülen operasyonda Irak birliklerine eşlik etti. DAİŞ’in silahlarıyla ilgili bugüne değinki en kapsamlı raporda, Avrupa’da üretilip ABD’ye satılan gelişmiş tanksavar silahları dikkat çekti. Bunun CIA’in Esad’ı devirmek için radikal İslamcıları silahlandırma programının parçası olduğu belirtildi.CAR Başkanı James Beavan, DW’nin sorularını yanıtlarken, “IŞİD’in en çok farklı kalibrelerde, özellikle de 120 milimetrelik havan mermileri ürettiğini görüyoruz. En az iki farklı model roket de üretmişler. Fabrikalarda ve cephede ele geçirdiklerimizden yola çıkarak, on binlerce silah ürettiklerini söyleyebiliriz. Kalite açısından standartlaştırılmış kontrol önlemleri aldıkları sonucuna varıyoruz. Bulduğumuz belgelerde silahların tüm özellikleri listelenmiş. Yaptığımız kontrol ölçümleri, bulunan silahların bu listelenmiş özelliklere tamı tamına uyduğunu gösterdi. Yüksek hassasiyette, kaliteli işlenmiş silahlardı” dedi.

27.12.2017 - Rus emperyalizmi Latin Amerika’ya sızıyor ABD’de yayınlanan Miami Herald gazetesi, yıl sonuna doğru Latin Amerika'yla ilgili bir değerlendirmeye yer veriyor. Gazete, ”Güle Güle Venezuela, Hoşgeldin Rusya-Putin Küba'yı Kurtarabilir mi?” Başlıklı değerlendirmesinde Venezuela'daki siyasi ve ekonomik krizin, Küba'nınsa yabancı yatırımlara olan ihtiyacının Rusya'ya Latin Amerika kapısını açtığını yazıyor. Habere göre Rus devlet petrol firması Rosneft'in başkanı İgor Seçin'in 16 Aralık'ta Küba lideri Raul Castro'yla yaptığı görüşmeden, Küba-Venezuela ortak girişimi olan bir petrol rafinerisinin Venezuela'ya ait hisselerinin Rosneft'e devredilmesi sonucu çıkacak. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülkesindeki iki doğalgaz arama ihalesini Rosneft'e vermesi de Rusya'nın Latin Amerika'daki nüfuz alanını genişletmesi yönünde yaşanan bir başka gelişme. Gazete, Rusya'nın Latin Amerika'daki hamlelerinin Soğuk Savaş dönemini hatırlatan siyasi manevralar olduğu görüşünde. Trump Yönetimi'nin Castro hükümetine ekonomik baskı uygulamasıyla Amerikan firmalarının Küba'da faaliyet göstermesi zorlaşmış durumda. Bu da başta Rusya olmak üzere başka ülkelerin doğan boşluğu kapatmasına yol açıyor. Öte yandan kimi uzmanlar, Rusya'nın iflasın eşiğindeki Küba ve Venezuela ekonomilerini ayağa kaldırma çabalarının Amerika için ”kötü bir haber” olmayacağını söylüyor.

27.12.2017 - Rusya, Suriye’ye kalıcı askeri güç yerleştiriyor Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Suriye’nin Tartus ve Hmeymim kentlerinde kalacak daimi Rus birliklerini oluşturmaya başladıklarını söyledi. Sputnik’in aktardığına göre; Şoygu, “Geçen hafta Başkomutan (Vladimir Putin) Tartus ve Hmeymim’deki konuşlandırma noktalarının yapısı ve personel kadrosunu onayladı. Birlikleri oluşturmaya başladık” dedi. Rusya, aynı zamanda bölgedeki üslerini genişletiyor.

29.12.2017 - Türkiye ile Rusya arasında S-400 anlaşması imzalandı 400'lere dair nihai anlaşmanın imzalandığı açıklandı. Türkiye böylece Rusya'dan S-400 satın alan ilk NATO ülkesi oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, imzaların bugün Ankara'da atılacağını duyurmuş ve "Biz krediyi dolar üzerinden borçlanmayacağız, ruble üzerinden borçlanacağız. Hazine’nin borçlanmasından daha ucuza bir borçlanma olacak" demişti. Sputnik'in haberine göre Rus devlet şirketi Rosteh Başkanı Sergey Çemezov ilk teslimatın Mart 2020'de gerçekleşeceğini söylemişti. Çemezov, Türkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400 savunma füzelerinin değerinin 2.5 milyar dolar olduğu ifade etmişti. http://bit.ly/SG15-98

Emperyalizm ve Halklar

1.12.2017 - Afrikalı göçmenler Libya'da köle olarak satılıyor Merkezi Norveç'te bulunan Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Uluslararası Diplomasi Ağı Türkiye Temsilcisi Zehra Came, Libya'da Akdeniz'den Avrupa'ya geçmeyi başaramamış Afrikalı göçmenlerin bulunduğu yerlerin köle pazarına dönüştüğünü iddia etti. Hukuk ve İnsan Hakları Uluslararası Diplomasi Ağı Türkiye Temsilcisi Came, "Son dönemde Libya'da özellikle de ülkenin batısında köle ticareti oldukça yaygınlaştı." dedi. Afrika'nın farklı ülkelerinden Libya'ya gelen 4 bin kişinin kaçırıldığını ileri süren Came, "Bize ulaşan raporlar ve videolar var. Bunlara göre Faslı göçmenlerin durumu ve yaşadığı şartlar oldukça kötü ve gayri insani." bilgisini paylaştı. http://bit.ly/SG15-99

5.12.2017 - ABD seyahat yasağını genişletiyor Washington Post gazetesi Amerikan Anayasa Mahkemesi'nin Başkan Trump'ın son seyahat yasağının tam olarak uygulanmasına yeşil ışık yaktığını yazıyor. Gazete, Beyaz Saray için zafer olarak nitelendirilebilecek bu gelişmenin, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Suriye, Libya, İran, Yemen, Çad ve Somali’yle Kuzey Kore ve Venezuela vatandaşlarını etkileyeceğini hatırlatıyor. Habere göre Hawaii ve Maryland eyaletlerinde iki yargıcın Trump'ın seyahat yasağına getirdiği kısıtlamalar, Amerika'da akrabaları olanların yasaktan muaf tutulmasını öngörüyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu muafiyeti kaldırdı ve böylelikle yasağın tam olarak uygulanmasının önünü açtı.

9.12.2017 - Irak ile İran ‘Kerkük petrolü’ konusunda anlaştı Irak Kerkük petrollerinin İran’a taşınması konusunda anlaşma imzalandığı ve petrol ihracatının yakında başlayacağı bildirildi. Irak Petrol Bakanı Cebbar Luaybi, yaptığı yazılı açıklamada, “Kerkük petrollerinden, günlük 30 ila 60 bin varil petrolün İran’a ihraç edilmesi için iki ülke arasında anlaşma imzalandı”ifadelerine yer verdi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) 25 Eylül’de yaptığı bağımsızlık referandumuna karşılık olarak Irak ordusu Kerkük’e harekat başlatmış, 16 Ekim’de bölgeyi tamamen ele geçirmişti. Irak ordusunun düzenlediği harekat sonrasında, üç yıldır KBY kontrolünde bulunan zengin petrol yatakları da Bağdat’ın eline geçmişti. http://bit.ly/SG15-100


12.12.2017 - Fas otomotiv endüstrisinde 26 anlaşmaya imza attı Fas, otomotiv endüstrisi için geliştirilen ve 1 milyar euro değeri aşan 26 farklı projeyle 11'i ilk olmak üzere birçok yabancı yatırımcı kazandı. Renault, Peugeot, Citroen yatırımcılar arasında başı çekerken İtalyan, İspanyol, Güney Koreli, Japon ve Amerikalı şirketlerle de anlaşma yapıldı. 26 anlaşma arasında Fransız üretici Renault ile "endüstri ekosistemi" geliştirmek için yapılan ve firmanın araç bileşenlerindeki yerel tedarik oranını yüzde 55'e yükseltecek 6 anlaşma da bulunuyor. Renault, 2012 yılında ülkenin kuzeyindeki Tanca şehrinde dev bir fabrika ve Kazablanka'da da montaj fabrikası kurmuştu. Fas ve otomotiv arasındaki diğer 13 proje ise Kenitra bölgesindeki başkent Rabat'ta PSA Peugeot Citroen ile bağlantılı üretim noktasının parçası olarak planlanıyor. Söz konusu fabrika 2019 yılında açılacak ve yılda 90 bin araç üretecek. Hükümetin açıklamasına göre Fransızların yanı sıra İtalyan, İspanyol, Güney Koreli, Japon ve Amerikalı şirketlerle de projeler geliştirildi ve böylelikle 11 bin 500 yeni istihdam yaratılacak. http://bit.ly/SG15-102

13.12.2017 - Suudi uçakları, Yemen’de üç hava saldırısında 51 sivili öldürdü Yemen’de Husi’lerle savaşan Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyona bağlı savaş uçaklarının bugün düzenlediği saldırılarda 51 kişinin öldüğü bildirildi. Yemen merkezli yayın kuruluşu El Masirah’da çıkan habere göre bugün Yemen’in başkent San’a dahil olmak üzere, ülkenin üç kentine hava saldırısı düzenendi. Başkent San’a’daki polis merkezini vuran yedi bomba 39 mahkumun ölümüne neden oldu. (diken.com)

20.12.2017 - ABD’de zenginler lehine muazzam bir vergi reformu yapıldı New York Times gazetesi, Kongre’de hiçbir Demokrat Partili üyenin desteğini almadan, sadece Cumhuriyetçi Partililer’in “evet” oylarıyla geçen ve bir buçuk trilyon dolarlık vergi kesintisi öngören tasarının en çok Trump gibi yılda yüzmilyonlarca dolarlık kazanç elde eden zenginlerin işine yarayacağını yazıyor. Gazete, “Vergi Yasası Trump ve Cumhuriyetçiler’in Ceplerini Dolduracak” başlıklı başyazısında, tasarıya eklenen bir maddenin özellikle emlak işi yapanların avantajına olduğunu kaydediyor. Times, kanser tedavisi gören Arizona Senatörü John McCain’in Senato’daki oylamaya katılamaması nedeniyle tasarıya ilişkin çekinceleri olan Tennessee Senatörü Bob Corker’ın oyunun ayrı bir önem kazandığını vurguluyor ve tıpkı Trump gibi Corker’ın da emlak sektörüyle bağlantıları olduğunun altını çiziyor. Başyazı şöyle devam ediyor: “Yeni vergi yasasında emlak sektöründe bazı durumlarda uygulanacak yüzde 20’lik vergi indirimi, on yıl içinde hükümete 414 buçuk milyar dolara mal olacak. Bu miktar, hükümetin her yıl düşük gelirli ailelere mensup toplam 9 milyon çocuğun yararlandığı sağlık hizmetleri programının maliyetinin 29 katı. Oysa Kongre, çocuk sağlığı programının fonlarının Eylül ayında tükenmesinden sonra bir adım atacak gibi görünmüyor. Vergi yasası, emlak devlerine cömert davranırken düşük ve orta gelirli kesime karşı çok cimri. Şu birkaç yıl içinde bir miktar vergi indirimi alacak sıradan vatandaş, 2025 yılı geldiğinde yasanın kendileri için hiçbir anlam ifade etmediğini görecek.”

22.12.2017 - Meksika'da orduya polis yetkisi Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, askerlere polis olarak da görev yapma yetkisi tanıyan yasayı onayladı. Nieto, geçen hafta Kongre'den geçen ve orduya kentlerde baskın düzenleme, izinsiz gösterilere müdahale etme, yollarda kontrol noktası kurma ve benzeri birçok yetki veren yasayı imzaladı. Alınan tedbirlerin "ülkedeki kamu yaşamı için özellikle hassas" bir konu olduğunu bildiğini belirten Nieto, Yüksek Mahkeme Anayasası'na uygun olduğuna hükmedene kadar, yasa uyarınca askeri konuşlandırmalar konusunda herhangi bir karar almayacağını söyledi. Nieto, Anayasa'ya göre Yüksek Mahkeme'nin nihai kararı vermekte söz sahibi olduğunu anımsattı. Pena Nieto, "Ancak bu, ihtiyacı olan eyaletlere yardımcı olmak için federal hükümetin müdahale etmeyeceği anlamına gelmez." diye konuştu. Yasa, devlet başkanının "ulusal güvenliğe yönelik tehditler" söz konusu olduğunda ve polisin şiddet olaylarıyla baş edemediği durumlarda bir yıla kadar asker konuşlandırılmasına izin veren kararname çıkarmasına olanak sağlıyor. Tasarının yeterince tartışılmadığını ve ülkeyi askerileştireceğini öne süren muhalefet partileri, yasal düzenlemenin devlet başkanına, istediği zaman sıkıyönetim ilan etme yetkisi vereceğini öne sürüyor. Tasarının yasalaşmasıyla asker konuşlandırılmasının sürekli yenileceğini ve yerel yönetimlerin yetenekli, dürüst kolluk kuvvetleri yetiştirmeye ve istihdam etmeye ihtiyacı kalmayacağını savunan insan hakları örgütleri, bu yasanın, askerlerin, şüphelilerin, gözaltındakilerin ve kamunun insan haklarına saygılı olacağına dair yeterli teminat sağlamadığını iddia ediyor.

28.12.2017 - BM: Suriye'de 4.7 milyon insan hâlâ gıda dışı yardıma muhtaç Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) verilerine göre, Suriye'de 4.7 milyon insan hâlâ gıda dışı yardıma ihtiyaç duyuyor ve bunun 3.3 milyonu akut bir durumda. Raporda, Suriye’de yaklaşık 5.8 milyon insanın, temel ev eşyalarının olmaması, güvensiz ve belirsiz bir çevrede yaşama devam ettiklerinden çok yönlü yardıma muhtaç oldukları vurgulandı. Birleşmiş Milletler liderliğindeki Küresel Barınma Örgütü'nün Kasım ayı raporunda ise, Suriye’de yaklaşık 4.3 milyon insanın yeterli barınaktan yoksun olduğu belirtildi ve "Bu rakam Suriye’nin merkezinde insani yardıma muhtaç toplam 13.5 milyon insanın yüzde 30'unu oluşturuyor" denildi. http://bit.ly/SG15-103

29.12.2017 - Filistin'de protesto edenlere ateş açıldı: 7 yaralı Ramallah’ın Beytil bölgesinde Cuma namazı sonrasında çatışmalar şiddetlendi. Çıkan çatışmalarda 7 kişi yaralandı. Gazeteciler ve sağlık ekiplerine de ateş açan İsrail askeri bir taraftan da gaz bombaları ile göstericilere müdahale ediyor. Olay yerinde hazır bulunan sağlık ekipleri yaralıları almak için ambulanslarla ateş altında görev yapmaya çalışıyorlar. Birkaç Filistinli göstericinin Filistin bayrağı açtığı görülüyor. İsrail askerinin çok sayıda gaz bombası attığı, zırhlı araçlarla göstericilere müdahale ettiği görülüyor.

29.12.2017 - Suriye'deki savaşta 2017’de 39 bin kişi öldü DWTürkçe’nin haberine göre, İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin verilerine göre, 2017'de Suriye savaşında yaklaşık 39 bin kişi hayatını kaybetti. Gözlemevi ölenlerin dörtte birinden fazlasını sivillerin oluşturduğu bildirildi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, savaşta iki bin yüzden fazla çocuğun da öldürüldüğüne dikkat çekti. Söz konusu veriler uyarınca, Suriye savaşında ölenlerin sayısında geçen iki yıla oranla düşüş kaydedildi. Suriye'de devam eden savaşta 2016 yılında yaklaşık 49 bin, 2015'te ise yaklaşık 55 bin kişi ölmüştü.

 Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları


1.12.2017 Türk yapımı 4 adet savaş gemisi Pakistan'a satılıyor Pakistan basınına göre yetkililer MİLGEM üzerinden alınacak 4 savaş gemisi için son dokunuşları yapıyor. Kaynaklara göre süreç tamamlanmak üzere ve yakın gelecekte de savaş gemilerinin inşasına başlanacak. Anlaşma kapsamında iki gemi Türkiye'de üretilecekken diğer iki gemi Karaçi Tersanesi ve Mühendislik İşleri (KSEW)'de yapılacak. Kaynaklar, teknik ve finansal müzakerelerin şimdiden başladığını belirtiyor. Tekliflerin Savunma Üretim Bakanı Rana Tanveer Hussain'in Türkiye ziyaretinde Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile olan temaslarında görüşüldüğü de gelen haberler arasında. Pakistan, geçtiğimiz mayıs ayında gemilerin tedariği için niyet mektubunu da imzalamıştı. http://bit.ly/SG15-104

5.12.2017 - Tosyalı’nın Cezayir’deki “mega yatırımda” 4. etaba başlanıyor Türkiye’nin bugüne kadar yurtdışında gerçekleştirdiği en büyük atılımlardan Tosyalı Holding’in Cezayir'deki yatırımında birinci ve ikinci fazın ardından şimdi de 3'üncü faz tamamlanıyor. Tosyalı Algerie için bugüne kadar 2 milyar 250 milyon doları aşan bir yatırım yaptıklarını belirten Tosyalı, “2010'da başlayan Cezayir hikayemizde sıra 4’üncü faza geldi. Dördüncü faz, ikişer milyar dolarlık iki modülden oluşacak. Böylece Cezayir’deki yatırımlarımızın toplamı 6 milyar doları geçecek” dedi. http://bit.ly/SG15-105

6.12.2017 - Erdoğan’dan Kudüs için diplomatik girişim: Malezya, Tunus ve İran liderleriyle görüştü Cumhurbaşkanlığı kaynaklarının verdiği bilgiye göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili olarak Malezya Başbakanı Necip Rezak, Tunus Cumhurbaşkanı Baci Kaid Sibsi ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bu sabah telefonda görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı görüşmelerde, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma girişiminin, Ortadoğu'da barış sürecini sekteye uğratacağına dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüştüğü liderlere, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak 13 Aralık 2017 tarihinde İstanbul'da Olağanüstü İslam Zirvesi düzenleyeceğini de belirtti. http://bit.ly/SG15-106

12.12.2017 - Tekfen, Kazakistan'da 438 milyon dolarlık iş aldı Tekfen Holding, bağlı şirketi Tekfen İnşaat'ın yüzde 50 hissedarı olduğu Gate İnşaat'ın, Tengizchevroil ile Kazakistan'da 438 milyon dolar tutarında sözleşme imzaladığını duyurdu. Tekfen Holding'den KAP'a yapılan açıklamaya göre, sözleşme Kazakistan'ın Tengiz Petrol ve Gaz Sahasında "Gelecek Gelişim Projesi - Kuyubaşı Basınç Yönetim Projesi, İnşaat, Mekanik, Elektrik ve Enstrüman Montajı işlerine yönelik imzalanırken, söz konusu işlerin 55 ayda tamamlanması planlanıyor. http://bit.ly/SG15-107

14.12.20117 - Sanayi Bakanı: Türkiye'deki OSB'ler Belarus'ta sanayi bölgesi kurabilir Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'deki organize sanayi bölgelerinin (OSB) Belarus'ta sanayi bölgesi kurabileceğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye-Belarus İnovasyon Forumu için Minsk'e giden Özlü, burada yatırım yapan Türk iş adamlarıyla bir araya geldi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Özlü, Türkiye'nin, yılın üçüncü çeyreğinde dünya çapında büyüme rekoru kırdığına işaret ederek, ülkenin, hain darbe girişimi nedeniyle geçen yılın üçüncü çeyreğinde yaşanan küçülme dışında sürekli büyüdüğünü vurguladı. Özlü, "Bunda, geçen sene aldığımız tedbirlerin etkisi var. İhracat ve yurt dışında iş yapan iş adamlarımızın çalışmalarının çok büyük etkisi var. Türkiye büyüyor, büyümeye devam edecek. Sanayi sektörü, diğer sektörlerden daha yüksek oranda büyüme kaydediyor. Türkiye'nin ortalama büyümesi yüzde 5,6 ise sanayi sektörü yüzde 6,5 yani bir puan daha fazla büyüyor." değerlendirmesinde bulundu. http://bit.ly/SG15-108

21.12.2017 - TSK Güney Kürdistan'da 23 yılda 18 üs kurdu TSK'nın 14 Aralık'ta Hakkari'nin Şemdinli ilçesinden Irak Kürdistan'ına girdiği ve son günlerde en az dört noktada askerlerini konuşlandırdığı iddia ediliyor. Artı Tv'nin Rojnews'ten aktardığı habere göre Türk devleti, bölge yönetiminin 1994 yılında tanınmasından sonra Güney Kürdistan’ın 18 farklı bölgesinde askeri üs ve MİT merkezini kurdu. Türk ordusunun son zamanlarda yaptığı saldırılarıyla, yeni bölgelerde de yer edinmek istemekte. Kürdistan Bölgesi parlamentosu, 2005 yılında aldığı bir karar ile Türk ordusunun Başur topraklarından çekilmesi gerektiğine karar verilmişti. Ancak bu kararın tam aksine işgal girişimlerinde artış gözlemlenirken bölge iktidarının sessiz tavrı ilgi çekmekte.  https://youtu.be/64C0konhN70?t=40m57s  http://bit.ly/SG15-109

22.12.2017 - Sudan'daki Türk yatırımı 2 milyar dolara ulaştı Sudan'daki Türk yatırım hacmi, 2000-2017'de 2 milyar dolara ulaştı Sudan Haber Ajansı'nın (SUNA) haberine göre, Sudan Yatırım Bakanlığı verilerinde, Türk yatırımlarının 288 projeye ulaştığı belirtildi. Bakanlık raporunda, Sudan'daki Türk yatırım projelerinin; mobilya, alüminyum ürünler, demir-çelik ürünleri, gıda maddeleri, elektrik hizmetleri, elektrikli araçlar, arama ve madencilik alanları ve sanayi sektörünü içerdiğine dikkat çekildi. Hizmet sektöründe yapılan yatırımların arasında ise kara yolu taşımacılığı, yollar, köprüler, kazılar, inşaat, müteahhitlik ve sağlık hizmetlerinin yer aldığı bildirildi. http://bit.ly/SG15-110

Kapitalizm ve Kadın


5.12.2017 - Kasım ayında 27 kadın erkekler tarafından öldürüldü Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2017 Kasım ayı “Kadın Cinayetleri” raporunu açıkladı. Rapora göre, Kasım ayında 27 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Öte yandan 39 kadına cinsel şiddet uygulandı, 29 çocuk ise istismara maruz bırakıldı. 2016 yılında toplam 328 kadın öldürülmüşken, 2017 yılının daha Kasım ayında öldürülen kadın sayısı 366’ya yükseldi. Platformun açıkladığı raporda İstanbul’da 4, Sakarya’da 3, Mersin’de 3, Şırnak ve Antalya’da 2 kadının öldürüldüğü belirtildi. Kasım ayındaki kadın cinayetlerinde çoğunluğu 25-35 yaş aralığındaki kadınların öldürüldüğü kaydedildi.


6.12.2017 - AKP’li Meclis Başkanı kadına şiddeti meşrulaştırdı: Kadınlar öldürülüyorsa ne yapalım Çorum’da İl Genel Meclisi Başkanı AKP’li Halil İbrahim Kaya, Türkiye’de kadınların baskı görmediğini iddia ederek kadın bir meclis üyesinin kadına yönelik şiddete ilişkin sözlerine ithafen ‘Bırakın bu popülist söylemleri’ dedi. Kadına şiddeti meşrulaştıran Kaya, “Kadınlar öldürülüyor diyorsunuz. Kim öldürüyor. Ne yapalım öldürüyorsa” ifadelerini kullandı.


10.12.2017 - Boşanmış her 10 kadından yedisi şiddete maruz kalıyor İzmir Katip Çele­bi Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merke­zi (İKCÜKAM) Müdü­rü Doç. Dr. Leyla Baysan Arabacı, Türkiye’de her iki kadından birinin şiddete maruz kaldığını belirterek kadınlara yönelik şiddete karşı sessiz kalınmasını eleştirdi.  Kadına yönelik şiddet denildi­ğinde ilk akla gelenin fiziksel şiddet olduğunu ancak cinsel, duygusal, ekonomik olmak üzere başka şiddet türle­rinin de konuşulması gerektiğini belirten Arabacı  şiddet olaylarında ses­siz kalınmaması gerektiğini, her bire­yin insani olarak çevresinde şahit olduğu şiddet olgusunu bildirme sorumluluğu olduğunu vurguladı: “Tür­kiye’de boşanmış ve ayrı yaşa­yan her 10 kadından yedisi ayrıl­dığı eşi ya da ailesi tarafından şiddete maruz kalıyor, İşte bu durumda toplum sessiz ya da tepkisiz kalmayı ter­cih ediyor. Oysa müdahale edilmeyen her olgu, nesil­den nesile aktarılıyor. Bu da şidde­tin son bulmasını engelli­yor.” http://bit.ly/SG15-111

18.12.2017 - Pakistan'da tecavüz mağdurlarına kan donduran uygulama Pakistan adalet sisteminde tecavüz kurbanlarına hala uygulanmakta olan iki parmak testi, doktorların tecavüze uğrayan kurbanın cinsel ilişkiye alışık olduğuna karar vermesi halinde sanıklara cezai indirim uygulanması hatta bazı durumlarda beraat ettirilmesi uluslararası toplumun ve kadın örgütlerinin tepkisini çekmeye devam ediyor. Daily Pakistan'da yer alan habere göre, bu testin sonuçlarıyla tecavüz sanıklarına cezai indirim uygulanmasına karşı çıkan hukukçular, Gecede 20 adamla birlikte olan bir hayat kadınına bile tecavüz etmek suçtur. Ama iki parmak testi kurbanın cinsel ilişki sıklığını kanıtlayarak tecavüz davasındaki durumunu zayıflatmaktadır uyarısı yapıyor. Ulusal Güvenlik Güçlerinin kayıtlarına göre her yıl üç binden fazla tecavüz gerçekleşen Pakistanda tecavüz davalarının yüzde 4ünden azında bir mahkumiyet verildiği görülüyor. Uzmanlar cinsiyet özelinde hukuki politik reformlar yapılması gerektiği çağrısı yapıyor. http://bit.ly/SG15-112

19.12.2017 - Bu kez de Maraş'ta 'kadınlara özel ulaşım aracı' uygulaması Bursa ve Malatya'da kadınların tepkilerine rağmen hayata geçirilen 'kadınlara özel ulaşım aracı' uygulamalarına Maraş'ta bir yenisi daha eklendi.Toplu taşıma araçlarının ise yalnızca saat 19.00’a kadar seferlerine devam edeceği açıklandı.

29.12.2017 - Kadın gazetecilerden 2017 basın raporu  Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu, 2017 yılında kadın gazetecilere ve basına yönelik yaşanan hak ihlalleri raporunu açıkladı.Baskı politikalarının yaşamın her alanına sirayet ettiği 2017 Türkiye’sinde toplam 52 kadın gazeteci haber takibi sırasında ya da evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. 9 kadın gazeteci tutuklandı. 26 kadın hakkında gazeteci oldukları veya gazetecilerle dayanıştıkları için dava açıldı. 6 kadın gazeteciye yargılandıkları davalarda 1 yıl 3 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezası verildi. Yine OHAL gerekçe gösterilerek 2 kadın gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi. 10 kadın gazeteci gözaltına alındıkları sırada ya da emniyette polisin darp ve tehdidine maruz bırakıldı. Yine kadın gazeteciler kadın haberlerinin takibi sırasında erkekler tarafından tehdit ve saldırıya maruz kaldı. Türkiye’nin tek kadın internet gazetesi Gazete Şûjin’in da aralarında yer aldığı 35 basın kuruluşu 2017 yılı içinde farklı tarihlerde çıkarılan KHK’lerle kapatıldı. Toplam 25 gazetecinin işine son verilirken, birçok kadın gazeteci de çalıştıkları basın kurumunda mobbinge maruz bırakıldı.

Kapitalizm ve Eğitim

21.12.2017 - İmam Hatip hocası çocuğu istismar etti; Savcı ‘duygusal yakınlaşma’, kendi ‘şeriat’ dedi, hala öğretmenlik yapıyor Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde 2016 yılında İmam Hatip Lisesi öğrencisi bir çocuk öğretmeni Ahmet B. tarafından cinsel istismara maruz bırakıldı. Okulda sistematik şekilde süren istismar, öğretmenin çocuğa gönderdiği cep telefonu mesajlarıyla devam etti. Jın News’te yer alan habere göre çocuğun ablasının telefona gelen mesajları görmesi üzerine aile 22 Temmuz 2016 tarihinde Çınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şikayette bulundu. Şikayet üzerine çocuğun ifadesine başvuruldu ve sistematik olarak cinsel istismara maruz bırakıldığı ortaya çıktı. Ahmet B. ise ifadesinde suçlamaları reddetti ve serbest bırakıldı. Ahmet B. hala bir okulda öğretmenlik yapmaya devam ediyor. http://bit.ly/SG15-113

27.12.2017 - İlkokul kitabına göre kız çocuklarını okutmamak ‘düşünce özgürlüğü’ İzmir’de okullarda dağıtılan 3. sınıf Hayat Bilgisi kitabında kız çocuklarının okula gönderilmemesi ‘düşünce özgürlüğü’ olarak değerlendirildi. Evrensel’den Metehan Ud’un haberine göre Sevgi Yayınları tarafından basılan kitapta kız çocuklarının okula gönderilmemesi konusu, ‘Farklı Düşünebiliriz’ başlığı ile ele alınıyor. Kitabın 66 ve 67. sayfalarında yer alan hikayede babası tarafından okula gönderilmeyen Elif’in sınıf arkadaşı Aylin’in annesi ile olan konuşmaları yer alıyor. http://bit.ly/SG15-114

Kapitalizm ve Çocuk

1.12.2017 - Güney Afrika'da çocuklar tehlike altında Güney Afrika'daki çocukların yüzde 40’ının babasız büyüdüğü, yüzde 20’sinin aile ortamından yoksun yaşadığı ve yüzde 33’ünün cinsel istismara maruz kaldığı bildirildi. Cape Town Üniversitesi Çocuk Enstitüsü, Güney Afrika'daki çocuk istatistiklerini içeren raporunu yayımladı. Rapora göre, ülkedeki çocukların yüzde 40'ı babasız büyüyor, yüzde 20'si aile ortamından yoksun yaşıyor ve yüzde 33'ü cinsel istismara maruz kalıyor. Ülkede en az 5 milyon çocuğun açlık sınırının altında yaşadığı belirtilen raporda, çocukların yüzde 12'sinin ileri yoksulluk sınırının altında olduğu ifade edildi. Raporda, ülkedeki çocukların yüzde 33'ünün ebeveynlerinin işsiz olduğu bilgisi yer aldı. http://bit.ly/SG15-115

8.12.2017 - 13 yaşındaki çocuğu cinsel istismara maruz bırakan erkeğe ‘olumlu tavır’ indirimi Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde 13 yaşındaki engelli kız çocuğunu cinsel istismara maruz bıraktığı için 66 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan İ.T.’ye verilen 11 yıllık hapis cezası, duruşmalardaki ‘olumlu tavır ve davranışı’ gerekçe gösterilerek 9 yıla indirildi. http://bit.ly/SG15-116

27.12.2017 - Midilli'deki sığınmacıların yüzde 40'ı çocuk Yunanistan'ın Midilli adasındaki Moria kampında kalan sığınmacıların yaklaşık yüzde 40'ını çocukların oluşturduğu bildirildi. Yunan radyo kanalı Athina984'e konuşan Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü temsilcisi Dr. Apostolos Veizis, kampta iki binden fazla çocuk bulunduğunu, bunların 432'sinin ise yanında ebeveyni olmadığını kaydetti. Dr. Apostolos Veizis, "Kamptaki poliklinikteki hastaların yüzde 52'si beş yaşın altında" açıklamasını yaptı. Veizis, kampta ayrıca birçok hamile kadının da bulunduğunu kaydetti. Yunan doktor, ağır psikolojik rahatsızlığı olan yaklaşık 500 kadar hastanın ise tedavi için bekleme listesinde bulunduğu belirtti. http://bit.ly/SG15-117

Kapitalizm ve Doğa

6.12.2017 - Özelleştirilen santrallerin paraları ödenmiyor Özelleştirilmiş olan enerji santrallerin bedellerinin ödenmediği ortaya çıktı. Bereket Enerji, 4.1 milyon abonenin elektrik dağıtımını yapan Gediz Elektrik ve Aydem Elektrik’in 650 milyon TL’yi bulan borcunu ödemiyor. Şirket ödemeleri yapmamasının gerekçesi olarak, borcun dolar üzerinden yapılmasını gösteriyor. Bereket Enerji Deniz Feneri EV davası süreciyle ilişkilendirilmiş bir şirket. Aydın, Denizli ve Muğla’nın elektrik dağıtımını yapan Aydem Elektrik Dağıtım’ı özelleştirmeyle almış ve Ege bölgesinde elektrik dağıtımında tekel haline gelmişti. Bereket Enerji daha önce tüm kamu ihalelerinden 6 ay süreyle yasaklanmış ancak yasak süresi dolmadan Gediz Elektrik ihalesine girmiş ve ihaleyi almıştı. Merkezi Denizli’de bulunan şirket özellikle HES’lere yönelik yatırımları ile dikkat çekiyor. ABD’li dev yatırım bankası Goldman Sachs’ın enerji şirketi Cogentrix Energy’nin sahip olduğu 2’si faaliyette 5 HES projesini satın alan Bereket Enerji, 1995 yılında kurulmuştu.

7.11.2017 - Mahkeme iptal etti, proje devam ediyor İzmir’in Konak ilçesinin Basmane semtinde bulunan ve “Basmane Çukuru” adıyla anılan bölgeye, AKP’ye yakınlığı ile bilinen Ethem Sancak’a ait Saya Grup bünyesinde bulunan Folkart Yapı tarafından yapılmak istenen gökdelenlerin imar projesi, İzmir 5. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.Mahkeme kararına rağmen gökdelenler yükselmeye devam ediyor.

9.12.2017 - LNG ithalatı kimin için? BOTAŞ, geçtiğimiz günlerde elektrik üretimi amaçlı gaz fiyatını yüzde 8 arttırırken, santrallere tüketecekleri gazın ancak yüzde 40’ını verebileceğini, kalan yüzde 60’lık kısmı özel sektör ithalatçılarından tedarik etmeleri gerektiğini bildirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ise, santrallerin gazsız kalmamaları için 30 Kasım 2017 itibariyle, tamamlamaları gereken tedarik sözleşmelerini yapabilmeleri gerekçesiyle, 11 Aralık tarihine kadar ek süre tanıdı. Doğalgaz santralleri, bunun üzerine ithalatçılarla masaya oturmaya başladı. Ancak ithalatçılar, BOTAŞ fiyatının çok üzerinde, normalden 20-25 dolar daha yüksek fiyatlar istedi. Bu durum, özellikle Katar’dan LNG ithal eden şirketlerin çıkarları için uygulamaya sokulduğu ifade ediliyor. BOTAŞ’ın uygulamasının başka bir gerekçesi ise, doğalgaz kullanımının henüz başlamadığı ve boru hatları ile alınan gazda bir sorun olmamasına karşın, böyle bir uygulamaya geçişin, LNG piyasasını oluşturmaya çalışan AKP’nin bir oyunu olduğunu gösteriyor. http://bit.ly/SG15-118

11.12.2017 - Trump çevreyi kirleten işadamlarına destek veriyor New York Times Başkan Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasıyla beraber Çevre Koruma Dairesi EPA’nın çevre kirliliğiyle mücadelede çok daha gevşek bir politika yürüttüğünü bildiriyor. Gazete, her gün yeni gelişmelerle ülke gündemini işgal etmesini fırsat bilen Trump Yönetimi’nin, çevreyi kirletenlere yönelik federal yasaların uygulanmasına öncelik vermekten kaçındığını yazıyor. Habere göre EPA Başkanlığı’na Başkan Trump’ın atadığı Scott Pruitt’in getirilmesinden bu yana federal hükümetin çevreyi kirletenlere verdiği toplam ceza, 50,4 milyon dolar. Bu miktar, enflasyon ayarı yapıldığında, eski Başkan Obama döneminde kesilen cezaların yüzde 39’una eşit. Öte yandan EPA’nın çevreyi korumak için devreye soktuğu en etkili yaptırımlardan biri olan ve şirketleri, fabrikalarında çevreyi daha az kirletecek şekilde değişiklikler yapmaya zorlayan uygulamanın da Trump’ın başkan olmasından itibaren eskisi kadar çok kullanılmadığı gözleniyor. Gazete, Trump döneminde dairenin şirketlerden talep ettiği değişikliklerin toplam maliyetinin 1,2 milyar dolar olduğunu, bu miktarın, enflasyon ayarı yapıldığında, Obama döneminde talep edilenin sadece yüzde 12’si kadar olduğunu bildiriyor. Öte yandan Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte EPA’nın kapsamının daraltılması için başlatılan girişim sonucu 700’den fazla elemanın erken emekliliğe ayrılması da dairenin eskisi kadar etkili bir biçimde çalışmıyor olmasında rol oynayan bir faktör oldu.

14.12.2017 - Rant amaçlı yeni bir ‘külliye’ doğuyor İstanbul’un yeşil kalmış birkaç alanından biri olan Maltepe’deki askeri kışla boşaltılırken, bu alana Marmara Üniversitesi’nin taşınması ve bu amaçla yeni binaların inşa edileceği, adınında ‘Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’ olacağı açıklandı

15.12.2017 - Kentleri ve doğayı parsel parsel satıyorlar Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun (ÖYK) Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarına göre Muğla-Datça, Antalya-Aksu, İzmir-Çiğli ve Urfa- Karaköprü, Kurul, Bodrum Gökçebel ile Yahşi, Türkbükü, Konacık, İstanbul Küçükçekmece ve Ümraniye, Antalya Manavgat, Kemer ve Alanya’nın da içinde bulunduğu alanlarda rantsal imar planı değişiklikleriyle imar dışı olan alanlar imara açılırken, özelleştirme yoluyla satışa çıkarılıyor.

22.12.2017 - İnsanların daha önce ayak basılmamış bölgelere girmesi yıkıcı etkiler yaratıyor Washington Post gazetesinde yer alan bir habere göre Kanadalı uzmanlar, iklim değişikliğine bağlı olarak buz tabakasının incelmesiyle birlikte Kanada’nın Kuzey Kutup halkası içinde kalan bölgelerinde daha yoğun bilimsel araştırmalar yürütme fırsatı yakalıyor. Ancak daha önce keşfedilmemiş bölgelere ayak basmak, bu bölgelerde gemi trafiğinin ve hatta turizmin de artması anlamına geliyor. Kimi uzmanlara göre Büyük Okyanus ve Atlas Okyanusu’nu birbirine bağlayan Kanada Kutup Bölgesi’nin ulaşıma açılması, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın olumlu yönlerinden biri olarak algılanabilir. Ancak bazı uzmanlar insanların daha önce ayak basılmamış bölgelere girmesinin her zaman yıkıcı etkileri de beraberinde getirdiğini savunuyor. Geçmişte çiçek gibi hastalıkların ve belirli bir bölgeye ait olmayan istilacı bitki ve hayvan türlerinin yeni coğrafyalara yayılması, bu yıkıcı etkiler arasında yer alıyor.


25.12.2017 - Dicle Nehri göz göre göre yok oluyor Üzerinde daha önce HES, gölet ve çok sayıda kum ocağı bulundurulan Dicle Nehri, yanlış tarım politikaları sonucu kuruma noktasına geldi. Su debisinin son 30 yılın en gerisine çekildiği nehirde yaşayan canlıların da yaşam alanı yok ediliyor. Nehir üzerinde yapılması planlanan enerji santrali ile UNCESCO tarafından Dünya Kültür Mirası kapsamında koruma altına alınan Hevsel Bahçeleri olmak üzere, birçok yer su altında kalacak. Aynı zamanda dolgu yapılarak sazlıkların da yok edildiği nehir suyunun azalması sonucu, resmi kayıtlara göre de yaklaşık 60 kilometrelik alanda “isimsiz”, “tanımsız su” ya da “Sade Deresi” olarak geçtiği öğrenildi. http://bit.ly/SG15-119

28.12.2017 - Kurşun Fabrikası’nın eski yerleşkesi ölüm saçıyor Nükleer atık tespitinden sonra Torbalı’ya taşınan Aslan Avcı Kurşun Fabrikası’nın Gaziemir’deki eski yerleşkesi tehlike saçıyor.Nükleer atıkların yıllarca gizlice fabrika sahasına gömüldüğünü belirten HDK Ekoloji Meclisi üyesi Hüseyin Kandemir, “Zehirli atıkların toprağa gömülmesinin dünya ekolojisi açısından büyük bir risk taşıyor. Kurşun fabrikasının taşındığı yeni saha Devlet Hastanesi’ne 400 metre mesafededir. Yani şimdi insanlar o hastaneye iyileşmek için gidiyorsa tam tersi yine hastalanacak. Zehirli atıkları duman yolu ile çekerek tekrar belirli hastalıklar ortaya çıkacak. Bu fabrika zehirli atıkları yıllarca kendi hafızasında Gaziemir ilçesinde biriktirirken, şu an maalesef Torbalı’da hala faaliyeti devam etmekte” diye konuştu. http://bit.ly/SG15-120