Sınıf Gündemi Sayı 14


Sermaye Devleti


2.11.2017 - Real Market işçilerine polis saldırısı  Hileli iflas yoluyla hakları gasp edilerek işten atılan Real Market işçilerine, eylemlerini taşıdıkları Media Markt önünde polis saldırısı gerçekleşti. İstanbul Levent’teki Media Markt Genel Merkezi önüne giden işçiler, demir bariyerlerle engellendi. Devamında Media Markt’a girmek isteyen işçilere polis biber gazıyla saldırdı. http://bit.ly/SG14-1

3.11.2017 - Kayyımdan sendika düşmanlığı Malatya’daki bir tekstil fabrikasında, “FETÖ” soruşturması kapsamında kayyım atanmasının ardından Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası’na (TEKSİF) üye olan 8 işçi işten atıldı. TEKSİF Genel Başkan Yardımcısı Ersin Çelik, daha önce de aynı fabrikada 5 işçinin sendika üyesi olduğu gerekçesiyle işten atıldığını hatırlatarak şunları söyledi:“6-7 aydır tekstil fabrikasında örgütleme çalışmalarımız devam ediyor.Kayyum atanmasına rağmen 2 ay önce 5 arkadaşımız ‘neden TEKSİF üyesiniz’ diye işte atıldı. Bunlarla ilgili mahkeme süreci devam ediyor. Dün akşam da işveren, baskı yaparak 8 arkadaşımızı daha tehditle ve baskıyla TEKSİF sendikasına üye oldukları gerekçesiyle tazminatsız işten çıkardı.'' http://bit.ly/SG14-2


5.11.2017 - Hapishanelerde 16 yılda 3 bin 432 kişi öldü CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın hasta tutuklu ve hükümlüler için meclis araştırması isterken sunduğu veriler hapishaneler gerçeğini ortaya koydu. Ağbaba, hapishanelerde 357’si ağır 1025 hasta tutuklu ve hükümlü olduğunu belirtirken şu bilgileri verdi: “Cezaevlerinde toplam 357’si ağır 1025 hasta mahpus bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı son 2 yılda ağır hastalığı nedeniyle ceza ertelemesi için başvuruda bulunan mahpus sayısını 171 olarak, ceza ertelemesi uygun görülen ancak henüz tahliye edilmeyen hasta mahpus sayısının 31’i kadın, 810’u erkek olmak üzere 841 olduğunu açıklamıştır. Henüz Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alamayanlar da dikkate alındığında hasta tutuklu ve hükümlü sayısının çok ciddi seviyelere ulaştığı ortaya çıkmaktadır.”

 


11.11.2017 - "Milli Savunma" Bakanlığı bütçesi %41, Jandarma Genel Komutanlığı bütçesi %42, İçişleri Bakanlığı bütçesi %25,13 oranında arttırıldı 2018 yılı için 763 milyar TL olarak belirlenen bütçe giderlerine karşılık 697 milyar TL gelir elde edilmesi öngörülmektedir. Beklenen 697 milyar TL’lik bütçe gelirinin 599 Milyar TL’lik kısmı, yani %86’sının vergilerden karşılanacağı hesaplanmaktadır. Yani işçi ve emekçiler bütçenin %86’sını daha maaşını almadan doğrudan kesintiler yoluyla ve sürekli arttırılan KDV, ÖTV, MTV gibi dolaylı vergilerle ödeyecek.2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı sunuş konuşmasında Maliye Bakanı Naci Ağbal “Son iki yıl içinde önemli ölçüde arttırdığımız reel sektör desteklerine 2018 yılında da devam ederek özel sektör aracılığıyla büyüme stratejimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda reel kesim destekleri için bütçemizden 37 milyar lira kaynak ayırıyoruz'' ifadeleriyle bu gelirin sermaye sınıfına hizmet edeceğini açıkça ifade etmişti. Ağbal, 2018’de savunma ve güvenlik harcamalarına bütçeden ayrılan kaynakları önemli ölçüde arttırdıklarını belirterek, “Özellikle savunma ve güvenlik birimlerimizin ihtiyacı olan modernizasyon için ilave 18.7 milyar lira kaynak ayırıyoruz” ifadelerini de kullandı.2017 yılı bütçesinde 69 milyar 445 milyon TL olan savunma ve güvenlik harcamaları 2018 yılı bütçe yasa tasarısında, %31,24 arttırılarak 91 milyar 143 milyon TL’ye çıkarılmaktadır. 2018’de Milli Savunma Bakanlığı bütçesi 2017’ye göre %41, Jandarma Genel Komutanlığı bütçesi %42, İçişleri Bakanlığı bütçesi %25,13 oranında arttırılacaktır. Cumhurbaşkanlığı makamı  için, 2018 yılı bütçesinden 845 milyon 365 bin TL düzeyinde kaynak ayırılacak. Cumhurbaşkanlığı’na bağlanan Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) 2018 yılı bütçesi ise 2017 yılına kıyasla yüzde 17 oranında arttırılarak, 2 milyar 335 milyon 535 bin TL olarak kabul edildi.Bütçeden Diyanet’e ayrılan paylarda da abartılı bir artışla yüzde 13.20 oldu.2017 bütçesinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrılan bütçe 11 bakanlığın her birine ayrılan bütçeden fazla olmuştu.

14.11.2017 - IŞİD’in örgütlendiği kimi dernekler hala faaliyetlerini sürdürüyor İçişleri Bakanlığı’na bağlı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın güncel verilerine göre adı IŞİD örgütlenmesiyle açığa çıkan ve katliam dosyalarına yansıyan derneklerin halen resmi olarak faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı.Bunlardan biri, Ankara Gar Katliamı ve Antep’deki IŞİD yapılanmasıyla ilgi olarak dosyalara giren bilgi ve belgelere de yansıyan, Antep’te 2013 yılında kurulan Genç Muhavvidler Derneği. Hala faaliyette olan diğer dernekler ise yine IŞİD’lilerin örgütlendiği derneklerden olan Ahsen Derneği ile Suriyeli Gençleri Geliştirme ve Eğitim Derneği. Suriyeli Gençleri Geliştirme ve Eğitim Derneği’nin Başkanı Bahaa Alden Najeep, Antep’te çoğu çocuk 54 kişinin yaşamını yitirdiği düğün katliamından sonra gözaltına alınarak, hakkında “IŞİD üyeliği” gerekçesiyle dava açılmıştı. Darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) ile birlikte çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) çoğunluğu hak ihlalleri alanında faaliyet yürütenler başta olmak üzere yüzlerce dernek kapatıldı.İnsan Hakları Ortak Platformu’nun sadece OHAL’in ilk 5 ayına ilişkin raporuna göre bin 425 dernek kapatıldı. http://bit.ly/SG14-4

14.11.2017 - Elazığ T Tipi Cezaevi’nde kadın tutukluların koğuşlarına yangın bahanesiyle tazyikli suyla baskın yapıldığı öne sürüldü Elazığ T Tipi Cezaevi idaresinin uygulamalarına karşı açlık grevine başlayan kadın tutuklular gardiyanların saldırısına uğradı. Cezaevinde açlık grevine giren kadınlar, olay günü yaşadıklarını kendilerini ziyaret eden avukatlarına anlattı. Tutuklular, cezaevinde görevli kadın ve erkek gardiyanlar, 7 Kasım akşamı saat 20.00-21.00 sıralarında yangın bahanesiyle kadınların kaldığı C-4, C-6 ve B-6 koğuşlarına tazyikli suyla saldırdığını belirtti. Tutuklular, buna karşı çıkan kadınların da sandalyelerle darp edildiğini söyledi. Mezapotamya Ajansı'nın aktardığına göre, tazyikli suyla yapılan müdahaleden dolayı koğuşlar kullanılamaz hale geldi.

16.11.2017 - Halktan toplanan bağışlarla cezaevi kuruluyor  Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı Altınova beldesinde hastane olarak inşa edilen, daha sonra okul olması için belediye meclis kararı alınan bina, cezaevi oluyor.
Ayvalık’a bağlı beldeye hastane kazandırılması amacıyla halktan toplanan bağışlarla inşaatı tamamlanan ve daha sonra eğitim hizmet alanı olarak protokolü imzalanan Altınova Alaaddin Süberoğlu Devlet Hastanesi binasının, Ayvalıklıların okul ısrarına rağmen cezaevi olarak değerlendirilecek olması tepkilere yol açtı. Odatv'den Oya Uğral'ın haberine göre, 1995 yılında dönemin Belediye Başkanı Alaaddin Süberoğlu’nun öncülüğünde açılan kampanyayla Altınova’ya hastane kurulması için halkın katkılarıyla inşaatı tamamlanan 6400 metrekarelik kapalı alandaki binanın cezaevine dönüştürüleceği iddiası Ayvalık’ı karıştırdı. 14 Eylül İlköğretim Okulu’nun karşısında ve mahalle içindeki yapıda cezaevi oluşturulmasının güvenlik açısından da rahatsızlık yaratacağı ifade edildi. http://bit.ly/SG14-5

18.11.2017 - Patnos Cezaevi’nde gece geç saatlere kadar hoparlörden tutuklulara yüksek sesli müzik dinletildiği, karşı çıkanların ise darbedildiği iddia edildi Patnos Cezaevi’nde gece geç saatlere kadar hoparlörden tutuklulara yüksek sesli müzik dinletildiği, karşı çıkan tutukluların ise darbedildiği iddia edildi. Cezaevlerinde hak ihlalleri, kötü muamele ve işkence bitmek bilmiyor. Özellikle bölgede Elazığ ve Antep cezaevleri başta olmak üzere birçok cezaevinde hak ihlalleri yaşanmaya devam ediyor. Son olarak Ağrı’nın Patnos ilçesindeki M Tipi Cezaevi’nde günlerdir tutuklulara yüksek sesli müzik dinletildiği öğrenildi. Gece geç saatlere kadar hoparlörden yüksek sesli müzik dinletilmesine karşı çıkan tutuklular ise darbedildi. http://bit.ly/SG14-6

23.11.2017 - 2018 yılında 38 cezaevi açılacak Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 17 Kasım 2017 tarihi itibariyle 384 cezaevinde 232 bin 132 kişinin bulunduğunu, 2018 yılında 38 cezaevinin daha faaliyete geçeceğini açıkladı. (gazeteduvar.com.tr)

24.11.2017 - Yargı ve polis, katliamcı IŞİD’cilere göz yumdu IŞİD’in Türkiye sorumlusu olduğu belirtilen Ebubekir kod adlı İlhami Balı ve adamlarının, 2014’te Antep’te elini kolunu sallayarak faaliyet yürüttükleri ortaya çıktı. 10 Ekim katliamı dava dosyasına giren fotoğraflara göre, Türkiye’de birçok kanlı eylemin talimatını veren İlhami Balı, 2014’te Suriye’den Antep’e getirilen yaralı IŞİD’lileri hastanelerde ziyaret etmiş, yaralıları Mersin’e sevk etmiş. Üstelik bu durum, polis tarafından bizzat kayıt altına alınmasına karşın Balı suçüstü yapılarak yakalanmamış. Gar katliamını organize etmekle suçlanan Edremit Türe’nin ise 2012 yılında El Kaide örgütü kapsamında takip edilirken rahatlıkla Suriye’ye gittiği, yaralandıktan sonra tedavisini Kırşehir’de üniversite hastanesinde yaptığı, memleketi Kırıkkale’de örgütlenme içine girdiği anlaşıldı. http://bit.ly/SG14-7

Türkiye Gündemi

3.11.2017 - İYİ Parti Abdullah Çatlı’yı saygı ve rahmetle andı İYİ Parti Kurucular Kurulu ve Genel İdare Kurulu Üyesi Umutcan Günerkaya, Twitter adresinden yaptığı paylaşımla Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı'yı saygı ve rahmetle andı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi 7 kişinin öldürüldüğü Bahçelievler Katliamı, Abdi İpekçi suikasti Bedrettin Çömert suikasti başta olmak üzere devrimcilere yönelik silahlı ve bombalı saldırılar ile suikastlerin sorumlusu olarak anılan ve Mehmet Ali Ağca ile ilişkisi bilinen Çatlı için Günerkaya, “Özellikle ASALA terörü ile mücadelede devlete önemli hizmetler eden merhum Abdullah Çatlı'yı ölüm yıldönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum” ifadelerini paylaştı. http://bit.ly/SG14-8

6.11.2017- Paradise Papers'tan Binali Yıldırım ve oğulları çıktı Kendi ülkelerindeki vergilerden kaçınmak isteyenlere kapılarını açan Malta’da, kimi faaliyetleri tartışmalı olan off-shore şirketlerin kayıtları arasından Başbakan’ın ailesinin şirketleri de çıktı. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının, off-shore hizmet sağlayıcıları Appleby ve Asiaciti ile gizlilik politikası uygulayan 19 farklı yargı yetkisi alanındaki hesaplarını ifşa eden Paradise Papers’a göre, Malta’da Başbakan Binali Yıldırım’ın oğulları, dayısı ve yeğeniyle bağlantılı olan toplam sekiz şirket bulunuyor. Paradise Papers’a göre Binali Yıldırım’ın oğulları Erkam Yıldırım ve Bülent Yıldırım beş şirketle Malta kayıtlarında yer alıyor. Süddeutsche Zeitung’un, Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) ile paylaştığı belgeler, Black Eagle Marine Co Ltd ve Hawke Bay Marine Co Ltd adlı şirketlerin varlığını ilk kez ortaya koydu. Erkam Yıldırım’ın söz konusu şirketlerde yönetici olması ana hissedar olduğuna dair işaretler barındırıyor. Diğer yandan belgelerde daha önce European Investigative Collaborations’ın (EIC) Binali Yıldırım’ın oğullarıyla bağlantılı olduğunu ortaya çıkardığı üç şirket de yer alıyor. Bu şirketlerin isimleri ise South Seas Shipping N.V. ile South Seas Shipping üzerinden Nova Warrior Limited ve Dertel Shipping Limited. Erkam Yıldırım’ın hissedarı olduğu Nova Warrior Limited adlı şirketin adresi International Maritime Organization (IMO) kayıtlarında, İstanbul merkezli Oras Denizcilik ve Ticaret Ltd Şti olarak görünüyor. Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre Oras Denizcilik’in hissedarları Temmuz 2006’ya kadar Binali Yıldırım’ın yakın arkadaşı Salih Zeki Çakır ve Ahmet Said Atasoy iken şu anda Çağrı Cihan Çakır ve Nihan Nur Çakır olarak görünüyor. Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanı olmadan önceki iş ortağı Salih Zeki Çakır’dı. Salih Zeki Çakır, Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı ihalelerle daha önce gündeme gelmişti. (Cumhuriyet / Pelin Ünker) http://bit.ly/SG14-9

17.11.2017 - NBCNews: ‘Sarraf Federal Savcılarla İşbirliği Yaptı’ NBC Televizyonu'nun haber sitesi NBCnews.com, ”İşbirlikçi tanık, Michael Flynn'in Türkiye bağlantılarıyla ilgili neler biliyor?” başlıklı haberinde, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yakın altın tüccarı Rıza Sarraf’ın para aklama davasında federal savcılarla işbirliği yaptığını” yazıyor. Haberi konuyu yakından bilen iki kaynağa dayandıran NBCnews.com, hukukçulara göre federal savcıların Türk hükümetiyle Başkan Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn arasındaki olası bağlarla ilgili bilgi arayışı içinde de olduğunu bildiriyor. NBCNews.com'a göre “Sarraf’ın cezaevinden çıkarılması ve federal savcılarla işbirliği yapması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın umutsuzca engellemeye çalıştığı” bir durumdu. Habere göre Erdoğan 2016'da zamanın Başkan Yardımcısı Joe Biden'dan Sarraf davasının düşürülmesini ve davaya bakan savcı Preet Bharara'nın görevden alınmasını talep etmiş, ancak dava hakkında bilgi sahibi olan üçüncü bir kaynağa göre Biden, bu talebi reddetmişti. Yetkililer, Savcı Bharara'nın Mart ayında Başkan Trump tarafından görevden alınmasının ise Sarraf davasıyla ilişkili olduğuna dair herhangi bir gösterge olmadığını kaydediyor. Haber şöyle devam ediyor: “Öte yandan Rusya soruşturmasını yürüten özel savcı Robert Mueller, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Michael Flynn'e, Trump'ın başkanlık geçiş sürecinin sürdüğü Aralık ayında Fethullah Gülen'in Türkiye'ye götürülmesi ve Sarraf davasının düşürülmesi için 15 milyon dolar teklif edip-etmediğini soruşturuyor.” MSNBC ve NBC News'ün hukuk uzmanlarından Danny Cevallos'a göre ise “Sarraf-Erdoğan ilişkisi ve Flynn’le Türk hükümeti arasındaki uygunsuz ilişkilere ilişkin suçlamalar göz önünde bulundurulduğunda Sarraf’ın federal savcılarla işbirliği yapma kararı, önemli bir gelişme.” Uzmana göre Sarraf'ın federal cezaevinden alınıp federal gözetim altına girmesi, birebir olarak savcılarla işbirliği yapan bir sanık görüntüsü veriyor. Amerikan haber sitesi Daily Beast de “Federal savcılar Türk işadamı Rıza Sarraf'ı konuşturdu mu? Sarraf, Michael Flynn'in sonunu getirebilir mi?” başlıklı haberinde, Sarraf’ın federal cezaevinden gizlice çıkarıldığını iddia ediyor. Katie Zadavski imzalı habere göre Türkiye ve İran arasında altın ve petrol anlaşmaları yaparak Amerikan ambargosunu delmekle suçlanan Sarraf, itirafçı olarak federal savcılarla işbirliği yapabilir. Haber şöyle devam ediyor: “Cezaevleri Dairesi'nin internet sitesine göre Sarraf, 8 Kasım'da cezaevinden çıkarıldı. O tarihten önce New York Güney Bölgesi adliye sarayı yakınlarında bulunan Metropolitan Islah Merkezi'nde tutulan işadamı, geçen ay hiçbir mahkeme belgesi ibraz etmedi. Avukatı Benjamin Brafman, Perşembe günkü duruşma öncesi konferansta yoktu. Avukat Brafman, müvekkilinin nerede tutulduğu konusunda açıklama yapmayı reddetti. Daily Beast'a konuşan Illinois eyalet başsavcısı adayı Renato Mariotti, duruşma öncesi gözaltında tutulan zanlıların federal hükümetle işbirliği yapacakları zaman bazen yer değiştirdiklerini kaydediyor.” Öte yandan Daily Beast, İran asıllı Türk işadamının Amerikalı yetkililerle işbirliği yapması durumunda vereceği ifadenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil bazı üst düzey yetkililere uzanacağını ve bunun Türk hükümetini bir “utanç sağanağı” altında bırakacak nitelikte olabileceğini öne sürüyor.

17.11.2017 - CHP, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nde düzenleyeceği kadın buluşmasına eski Başbakan Tansu Çiller’i davet edecek Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kadınların seçme seçilme hakkını kazandığı ve Dünya Kadın Hakları Günü olarak kutlanan 5 Aralık’ta Ankara Arena’da büyük bir kadın buluşması için harekete geçti. “Hakkım var” sloganıyla gerçekleştirilecek buluşmaya Türkiye’nin ilk kadın Başbakanı Tansu Çiller de davet edilecek. http://bit.ly/SG14-10

 

24.11.2017 - Ümit Özdağ ve Kemal Kılıçdaroğlu ırkçılıkta  tek ağızlar  Türkiye’deki Suriyeli mültecilere ilişkin paylaşımlarda bulunan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Türkiye’deki açlık ve yoksulluğa ilişkin rakamlar vererek şunları söyledi: ’50 bine yakın Türk vatandaşı resmen aç, 1 milyon 250 bini de açlık sınırının altında yaşarken, Türkiye’deki Suriyelilerin %32,6’sı fazla kilolu, %27,7’si obez.’ Daha önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Suriyelilere 30 milyar dolar harcadılar. Onlar oldu birinci sınıf vatandaş Karadenizli fındık üreticisi oldu ikinci sınıf vatandaş” diyerek ırkçı bir dille Suriyeli mültecileri hedef göstermişti.

29.11.2017 - Reza Zarrab’tan rüşvet itirafları İran’a yönelik uluslararası ambargoyu delmek gerekçesiyle ABD’de tutuklanan Reza Zarrab, bugünkü duruşmada “tanık” sıfatıyla ifade vermeye başladı. New York’taki duruşmada Zarrab 17-25 Aralık 2013'te düzenlenen yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda adı geçen Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan ile kirli ilişkilerini anlattı. Zarrab, Halkbank ile bağlantının kurulması için Zafer Çağlayan'a toplamda 45 ila 50 milyon avronun yanı sıra 7 milyon dolar ve 2 bin 465 milyon Türk Lirası rüşvet verdiğini söyledi. Zarrab ayrıca, Çağlayan’ın İran’a para transferi karşılığında elde edilecek karın yüzde 50’sini istediğini de anlattı.

29.11.2017 - Erdoğan ailesinin milyon dolarlık offshore kazancı Erdoğan ailesinin, Man Adası ve Malta’da kurduğu şirketler aracılığıyla milyonlarca dolar kazandığı ‘Malta Belgeleri’yle ortaya çıkmıştı.Erdoğan ailesinin milyonlarca dolarlık kazanç elde ettiğine ilişkin ‘Malta Belgeleri’ ile su yüzüne çıkanlar, The Black Sea adlı online derginin makalesinde yer aldı. Makaleye göre belgelerde, Azeri iş adamı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu ile Erdoğan ailesi arasındaki ilişkiler öne çıkıyor. Erdoğan ailesinin Agdash adlı petrol tankerini İstanbul'da kurulu Palmali Group'un sahibi Mansimov aracılığıyla aldıkları görülüyor. Erdoğan’ın yakın dostu SOM Petrol’ün sahibi Sıtkı Ayan’ın 2008’de Erdoğan ailesine yedi milyon, Mansimov’un ise 2008’den beri gemi için 23 milyon dolar ödediği öğrenildi. http://bit.ly/SG14-12

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


1.11.2017 - Kürdistan’da 9 ayda 15 bin 647 hak ihlali yaşandı İHD Diyarbakır Şubesi, hazırladığı raporla Kürdistan’da 9 ayda 15 bin 647 hak ihlali yaşandığını açıkladı.

9.11.2017 - Kemal Kurkut’un katili polisin tutuklanması talebine ret Kemal Kurkut 2017 Newroz'unda üzeri çıplak olduğu halde  “canlı bomba” iddiasıyla katledilmişti. Kurkut’un katili Y.Ş. adlı polisin tutuklanması için, Kurkut ailesinin yaptığı başvuruyu ilgili mahkeme reddetti. Kurkut ailesinin avukatı Rehyan Yalçındağ Baydemir, katil polis Y.Ş.’nin tutuklanması talebiyle dava dosyasının bulunduğu Diyarbakır'daki 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu. Bugün başvuruyu karara bağlayan mahkeme tutuklama talebini , “Polisin kaçma şüphesi yok, tutuklamaya da gerek yok” bahanesiyle reddetti.

9.11.2017 - Hakkari'de 31 yerleşim alanı "özel güvenlik bölgesi" ilan edildi Hakkari Valiliği, kent merkezi ve ilçelerindeki 31 yerleşim alanının 15 gün süreyle 'özel güvenlik bölgesi' ilan edildiği duyurdu. Valilik'ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Günlük hayatları olumsuz etkilenen vatandaşlarımız büyük mağduriyet yaşamaktadır. Valilik makamımız, öncelikle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ve güven ortamının sürdürülmesi, devlet ve milletimizin her türlü terör tehdidi ve saldırısından korunması maksadıyla bölgesinde emniyet ve asayiş temin etmek için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaktadır. Tedbirler kapsamında Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince kent merkezi ile Çukurca, Şemdinli ve Yüksekova ilçeleri sınırlarındaki 31 bölgenin, 10 Kasım saat saat 00.01'den 24 Kasım 2017 günü saat 23.59'a kadar 'Özel güvenlik bölgesi' ilan edilmiştir." (haber.sol.org.tr)

 12.11.2017 - Şemdinli'de çıkan çatışmada yaşamını yitiren Nazlı Akdoğan'ın cenazesi için belediye araç vermedi, özel harekat camiye sokmadı Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 2 Kasım’da çıkan çatışmada yaşamanı yitiren Nazlı Akdoğan'ın cenazesi binbir zorlukla aile tarafından gömüldü. Malatya Adli Tıp Kurumu’nda çocuklarının cenazelerini 10 Kasım’da alan aile, Yüksekova'ya varana kadar hakarete maruz kaldığını anlattı. Belediye araç tahsis etmezken, cenazenin camide yıkanmasına engel olundu. Hastane, belediye, camii ve mezarlıkta tüm yollar özel harekat timlerine çıktı. Cenaze töreni için aileye 5 dakika süren veren özel harekat timleri "Zaten Ermenisizin" diyerek dini vecibelerin yerine getirilmesine dahi izin vermedi. Cenaze törenine izin vermeyen özel harekat timleri, cenazeyi defin eden 4 kişiyi zorla mezarlıktan çıkardı. (Mezopotamya Ajansı)


17.11.2017 - Diyarbakır, Kulp’ta Sokağa Çıkma Yasağı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinin bir köyüne bağlı üç mezrada bu sabah saat 05.00’ten itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Diyarbakır Valiliği’nin resmi internet sitesinden açıkladığı yasağın ne zaman biteceği belirsiz. Sokağa çıkma yasağı, ilçenin Alaca Köyüne bağlı Meydan Mezrası, Billurderesi Mezrası ve Şenyayla Mezrası’nı kapsıyor. (bianet.org)


18.11.2017 - Kirli Savaşın Kirli Yüzü Mezopotamya haberin aktardığına göre , 2008 yılından bu yana basına yansıyan verilere göre Kürdistan’da en az 16 çocuk zırhlı araçların altında kalarak can verdi. 12 çocuk da ağır yaralandı. Zırhlı araç sürücüsü polis ve askerler ise ya ilk duruşmalarda tahliye edildi, ya haklarında açılan soruşturmalar takipsizlikle sonuçlandı ya da hiç soruşturma açılmadı.

21.11.2017 - Kirli savaşta mezarlara saldırılmaya devam ediliyor Diyarbakır’da gerilla mezarlarındaki taşlar “şehit” ifadesi bahane edilerek değiştirildi.Diyarbakır-Yeniköy mezarlığında bulunan gerilla mezarlarının üzerlerindeki mezar taşlarında şehit ifadesinin yazılı olması ile PKK'yi ifade ettiği söylenen, onların da bildiği gibi gerçekte ise Kürt halkının renk ve sembollerinin bulunmasına bile tahammül edemediler. Cumhuriyet Başsavcılığın talimatı ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce Büyükşehir Belediyesi Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı Mezarlıklar Müdürlüğü'ne gönderilen yazılı emirle 25 gerilla mezarındaki mezar taşları değiştirildi. Kayyım belediye tarafından yaptırılan yeni taşlarda ölen kişinin adıyla sadece “ruhuna el fatiha” yazıyor.

23.11.2017 - Sokağa çıkma yasağı sırasında katledilen "suçlu ilan edildi Sokağa çıkma yasağı sırasında katledilen Taybet İnan ve eşinin kardeşi Yusuf İnan'ın ölümü üzerine yapılan soruşturma süreci yargının da kirli savaşla tam bir uyumluluk içinde olduğunu gösteriyor. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sürdürdüğü soruşturmanın dosyasında, otopsi, olay yeri inceleme ve balistik inceleme raporları ile telsiz konuşmaları yer aldı. Adalet Bakanlığı'na savcılığın gönderdiği dosyada, sokağa çıkma yasağına uymadıkları için Taybet ve Yusuf İnan “suçlu” ilan edildi. Taybet Ana'nın eşi Halit İnan’ın ifadeleriyse polis ve savcılığın iddialarının yalan olduğu ortaya seriyor. Halit İnan Taybet Ana katledildikten sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: “Yetkililere, eşim ve kardeşimin vurulduğunu söyledim. Ambulans istedik. Ancak göndermediler. Biz ambulansla olay yerine geçmek istediğimizi söyledik; ancak buna da olumsuz cevap verdiler. Emniyet vurulanların örgüt üyesi olduğunu ileri sürüyordu. Ancak biz ısrarla sivil olduğumuzu söyledik. En son emniyet yetkilileri bize elinize beyaz bayrak alın ve orayı terk edin diyordu. Geceden defalarca aramamıza rağmen olumsuz cevap aldık. Sabah tekrar aradık. Yerde iki ölümüzün olduğunu ifade ettik. Ancak onlar beyaz bayrakla çıkmamızı söylüyordu. Beyaz bayrakla söyledikleri noktadan dışarı çıkmak istediğimizde de üzerimize ateş açıldı. Son anda kurtulduk. Biz en son ölülerimizi bırakmak zorunda kaldık. Çünkü olduğumuz yer yoğun ateşe maruz kalıyordu’’. http://bit.ly/SG14-13

22.11.2017 - Cizre’de 8 yaşındaki bir çocuğa zırhlı araç çarptı Şırnak’ın Cizre ilçesi Sur Mahallesi Pira Deştê yakınlarında oyun oynayan çocuğa süratli olan zırhlı polis aracı çarptı. Çarpma sonucu 8 yaşındaki Ruken Cansırı ağır yaralandı. Polis ambulans çağırmak yerine yaralı Cansırı zırhlı araçla Cizre Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. (birgun.net)


28.11.2017 - MGK toplantısından ‘Afrin’e saldırı’ sinyali Milli Güvenlik Kurulu (MGK), bugün Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Kaçak Saray’da yapılan ve yaklaşık 3,5 saat süren toplantının ardından yayınlanan bildiride, Afrin’e yönelik saldırı sinyali dikkat çekerken, Kürt halkının bölgedeki kazanımlarına düşmanlık da kendini gösterdi. Bildiride şu maddeler yer aldı: “* Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının İdlib gerginliği azaltma bölgesi'nde 'gözlem misyonu'nu başarıyla sürdürdüğü, bu görevin Batı Halep'le Afrin yakınlarında da yerine getirilmesiyle huzur ve güven ortamını gerçek manada sağlanabileceği mütalaa edilmiştir. İdlib'deki misyon Afrin yakınlarında da yerine getirilmeli.PKK/PYD-YPG terör örgütünün Suriye'nin demografik yapısını örtülü etnik temizlik yapmak suretiyle bozmasının ve toprak edinme çabalarının, uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğu bu cihetle de kabul edilemez bulunduğu, Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlamak maksadıyla özellikle hudut bölgesinde gereken her türlü tedbiri almaya devam edeceği bir kez daha vurgulanmıştır.”


Halk İçin Ekonomi


3.11.2017 - Türk milyarderlerin serveti yüzde 10 arttı UBS ve PwC 2017 Milyarderler Raporu'nu yayımladı. Rapora göre, milyarderlerin serveti dünya genelinde yeniden büyümeye geçerken Türkiye'deki milyarderlerin ortalama serveti yüzde 10 arttı. UBS Group AG ve PwC tarafından yayımlanan yıllık Milyarderler Raporu, dünya genelinde milyarderlerin toplam servetinin 2016'ya göre yüzde 17 artarak 6 trilyon dolar'a ulaştığını ortaya koydu. Türkiye'de milyarderlerin ortalama serveti 2016'da yüzde 10 artarken, milyarder sayısı bir kişi azalarak 29 oldu. Rapora göre, milyarderlerin iş yerlerinde İngiltere'nin toplam iş gücüne eşit sayıda çalışan istihdam ediliyor. Milyarderler, sanat ve sporda da giderek daha fazla önem kazanan bir rol oynuyorlar. http://bit.ly/SG14-14

6.11.2017 - Türkiye, 'Yeni Kırılgan Beş'ten biri sayıldı Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, 'Yeni Kırılgan Beş' raporunu yayımladı. Kuruluş en kırılgan beş ülke olarak, Türkiye, Arjantin, Pakistan, Mısır ve Katar'ı işaret etti. S&P'nin bugün yayımladığı rapora göre Türkiye, yeni kırılgan 5'li içerisindeki en kırılgan ülke olarak yer aldı. Raporda, "Bu 5 ülkede büyük cari işlemler açıkları, ulusal yatırımları karşılamak için yetersiz tasarruf oranı ortaya koyuyorlar" denildi. "Bizim görüşümüze göre bu ülkeler, global finansal şartlar er ya da geç sıkılaştığında en fazla risk altında olabilecek ülkeler" ifadelerini kullanan S&P, Tayland, Çin, Rusya, Suudi Arabistan ve Malezya'nın en dirençli ve esnek ekonomiler olarak ortaya çıktıklarını kaydetti. S&P'nin, eski Fed Başkanı Ben Bernanke'nin Fed'in parasal gevşeme programını sona erdirebileceği sinyalini verdiği 2013'te açıkladığı ilk 'Kırılgan Beş' raporunda, Türkiye, Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Güney Afrika yer almıştı. Geride kalan 4 yılda parasal şartların hala olağanüstü şekilde genişlemeci olduğunu ve bazı gelişmekte olan ekonomiler için fonlama ortamının tarihin en iyi döneminde bulunduğunu ifade eden S&P, Türkiye'nin orijinal 'Kırılgan Beş' listesinde kalan tek ülke olduğunu belirtti. S&P, listeyi oluştururken 20 ülke arasında değerlendirme yapıldığını kaydetti. http://bit.ly/SG14-15

9.11.2017- 20-24 yaş arası gençlerin yüzde 33.7’si, 25-29 yaş arası gençlerin ise yüzde 34.5’i ne eğitim alıyor ne de bir işleri var Hürriyet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği habere göre ‘ne eğitimde ne de istihdamda olan’ 15-24 yaş arasındaki gençlerin oranı temmuz 2016’da yüzde 26.3’ten, temmuz 2017’de yüzde 26.7’ye yükseldi. Genç erkeklerde bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 16.9 iken 2017 temmuz ayı itibariyle yüzde 16.5’e düştü. Oran genç kadınlarda geçen yıl temmuz ayında yüzde 35.9 iken bu yılın aynı dönemi itibariyle yüzde 37.1’e kadar çıktı. http://bit.ly/SG14-16

9.11.2017 - Yılın ilk 9 ayında elverişli bir faaliyet ortamı olduğunu belirten Koç Topluluğu’na OHAL yaramış görünüyor Koç Holding’in 2017 yılı 3. çeyrek finansal sonuçları açıklandı. Koç Holding’den bu sabah KAP’a gönderilen finansal sonuçlara göre, üçüncü çeyrekte net kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31.5 artışla 1.3 milyar TL oldu.Toplam hasılat ise aynı dönemde yüzde 39 artarak 25.9 milyar liraya yükseldi. Holding, 2017 yılının ilk 9 ayında konsolide bazda toplam 71,3 milyar TL gelir elde ederken; 3,8 milyar TL konsolide ana ortaklık payı net dönem kârı gerçekleştirdi. http://bit.ly/SG14-17 

13.11.2017 - Eksi faiz veren senetlerin toplam miktarının 11 trilyon dolara çıkması sermayenin yatırım alanı bulmakta zorlandığını gösteriyor “Toplam 11 trilyon dolar değerinde devlet tahvili ve hisse senedi eksi faiz veriyor, başka deyişle bu tahvil ve senetleri elinde tutanların parası azalıyor. 2008 krizinden sonra Merkez Bankaları’nın piyasaya aşırı miktarda para sürmesinin ve faizleri neredeyse sıfıra çekmesindenin sonucunda pek çok yatırımcı özellikle devlet tahvili gibi sabit getirili yatırımlara yönelmişti.” (Financial Times) (Sınıf Gündemi’nin Notu: Sermaye sahiplerinin bir miktar sermaye kaybedeceklerini bilmelerine rağmen toplamda 11 trilyon dolarlık sermayeyi bu tahvil ve hisse senetlerine yatırması sanayi, tarım ve hizmet sektöründe  kar oranlarının düşüklüğünü yansıtıyor. Bu yatırımcılar daha büyük para kaybetme riskine girmektense daha az para kaybettikleri daha güvenli limanlar arıyorlar.)

13.11.2017 - Suriyeliler için İŞKUR’a yatırılan para “kayboldu” Sermaye devleti, bir yandan da “En çok mülteciye biz bakıyoruz” söylemleriyle demagoji yaparken İŞKUR’a Suriyeli göçmenler için yatırılan paranın usulsüz kullanıldığı ortaya çıktı. Hatay Valiliği tarafından, ‘2016 yılı Geçici Koruma Statüsündeki Suriyeli Nüfusun Toplumsal Uyumu için Sosyal Destek Programı’ kapsamında Hatay Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün banka hesabına gönderilen paranın ve bu paradan gerçekleşen harcamaların kayıt altına alınmadığını tespit eden Sayıştay, İŞKUR’un ‘Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na aykırı davrandığını belirtti. Sayıştay raporlarında kurumun kullanımına tahsis edilen taşınmaz malların tablolara yansıtılmadığı, 2016 yılı içinde binaların bakım ve onarımına harcanan 5 milyon 369 bin liranın da gider olarak gösterildiği yer aldı.

14.11.2017 - 'En zengin yüzde 1'lik dilim dünyadaki varlıkların yarısına sahip' Credit Suisse Yatırım Bankası raporunda, dünyanın en zengin yüzde 1'lik diliminin, yeryüzündeki toplam varlıkların yüzde 50'sine sahip olduğu belirtildi. Raporda, dünyanın en zengin yüzde 1'inin, sahip olduğu yüzde 42'lik mal varlığını 2008'deki mali krizden sonra bu yıl yüzde 50'ye çıkardığının altı çizildi. Dünya genelindeki aşırı zenginler ile kalan nüfus arasındaki ekonomik uçurumun giderek büyüdüğüne dikkat çekildi. Salı günü yayınlanan raporda, "Yüzde 1'lik dilimin hisseleri, mali krizden beri yükselerek 2013 yılında 2000 yılındaki değerlerini geçti ve o zamandan beri her yıl artış gösteriyor. Kriz sonrası dönemde dünya genelindeki varlık eşitsizliği günden güne artıyor" denildi. Aşırı zenginlerin varlıklarındaki artış, son yılda yeni 2.3 milyon milyonerin oluşmasına ve böylece toplam sayının 36 milyona ulaşmasına yol açtı. Konuyla ilgili, "2008 yılında sayısı düşen milyonerler mali krizden sonra hızla toparlandı ve şu an 2000 yılındaki rakamın neredeyse 3 katına ulaştı" dendi. Şu anki milyonerler, dünya nüfusunun yalnızca yüzde 0.5'ini oluştursalar da, 280 trilyon dolar olan dünya ekonomisinin yüzde 46'sını yürütüyor. Rapora göre dünyanın en yoksul 3.5 milyar yetişkininden her birinin 10.000 dolardan az mal varlığı bulunuyor ve bu kişiler toplamda küresel varlıkların sadece yüzde 2.7'sine sahipler. Raporda, düşük gelirli insanların genellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını ve Hindistan ve Afrika'daki yetişkinlerin yüzde 90'ının 10.000 dolardan az varlığa sahip olduğu söylenirken, "Afrika'daki düşük gelirli birkaç ülkede, bu varlık grubundaki insanların sayısı neredeyse yüzde 100" denildi.

 


15.11.2017 - Kamuya ait madenler yine de özelleştirilecek TTK madenlerinin özelleştirilmesine karşı madencilerin eyleminin ardından, söz konusu madde ‘sınırlı’ değişiklikle meclis genel kurulunda kabul edildi.

16.11.2017 - Vergiler savaş ve silahlanmaya akıtılıyor İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerine konuşan Süleyman Soylu, 2017’de 6 silahlı insansız hava aracı (SİHA) alındığını, 2018’de 39 SİHA alımı planlandığını, 2017 Ekim itibarıyla bin 161 mini İHA drone bulunduğunu söyledi. Soylu, 33 bin 677 personel alacaklarını belirterek, bunların 10 bin 221’inin jandarma, bin 256’sının sahil güvenlik personeli, 7 bininin bekçi, kalanının ise polis olacağını söyledi. Koruculara da subay-astsubay olma yolunu açacaklarını belirten Soylu, 226 korucunun uzman çavuş olması için eğitildiklerini ifade etti. Soylu, bakanlığının 2018 yılı bütçesinin 2017’ye oranla yüzde 24.57 arttırılarak 49 milyar 536 milyon 180 bin liraya çıkarılacağını söyledi. Buna göre de jandarmanın bütçesi yüzde 41.99 artıyor. Nereye harcandığı bilinmeyen “örtülü ödenek” harcaması da bu yılın rekorunu kırdı. Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığın kullanımındaki “örtülü ödenek”ten Ekim ayında 297.2 milyon lira harcama yapıldı. Yıl başından bu yana yapılan harcama ise 1.7 milyar lira.

17.11.2017 - 7 milyon kişi icralık  Bankalarda icraya düşmüş kredileri satın alan en büyük şirket Hayat Varlık, icrada dosyası bulunan insan sayısının 7 milyonu bulduğunu bildirdi. Bu rakam yetişkin nüfus içinde (55 milyon) her sekiz kişiden birinin icralık olduğunu gösteriyor. Milliyet’in haberine göre borçlu profilini 25 ila 35 yaşlarında erkek olarak tarif eden Hayat Varlık Genel Müdürü Hilmi Güvenal, Türkiye’de şu anda mahkemelerde bekleyen 25 milyon icra dosyası bulunduğunu kaydetti. (gazetemanifesto.com)

17.11.2017 - Bankalar alacak karşılığı el konulan 10 bin gayrimenkule müşteri arıyor Bankalar 10 bin gayrimenkule müşteri arıyor. Ödenemeyen kredilerin teminatı olarak bankalara geçen gayrimenkul sayısı 10 bini aştı. Bankaların elinde bulunan gayrimenkullerin adet olarak bakıldığında çoğu konut olsa da fabrika, arsa, arazi gibi diğer gayrimenkuller daha fazla. http://bit.ly/SG14-18

20.11.2017 - Şehir hastaneleri sağlık değil, sermayeye kâr sunuyor Sermayenin sağlık alanına da tamamen nüfuz etmesi amacıyla inşa edilen şehir hastanelerinde çalışanlar köleliğe mahkum edilecek. “Kamu-özel ortaklığı” adı altında sermayeye peşkeş çekilen hastanelerin kamuya maliyeti de dikkat çekiyor.Cumhuriyet’ten Şeyma Paşayiğit’in haberine göre, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, “31 tane şehir hastanesi yapılacağını biliyoruz. Tüm şehir hastaneleri yapıldığında yıllık toplam kira bedelinin 5 milyar civarında olacağını tahmin ediyoruz. Yıllık kira bedellerine ayrıca hizmet bedelleri de eklenecek” dedi. 6428 sayılı kanuna göre şehir hastanelerinin kiraları döner sermayeden ödeniyor. Kanuna göre döner sermayeden yapılacak ödemelerde öncelik bu kiranın karşılanmasında. Hastanenin döner sermayesi yetmezse, ki yetmesi mümkün değil, kira ve hizmet bedelleri Sağlık Bakanlığı bütçesinden ya da Hazine’den karşılanıyor.

21.11.2017 - Enerji ve madenlere teşvikler büyüyor Son çıkarılan Maden Yasası’nda madenlerin alt yapılarının valiliklerce yapılma kararıyla birlikte, madenlerden alınan yüzde 2 devlet hakkı payı, yüzde 1’e düşürülmüştü.Enerji ve madencilik sektörlerinde ocak-eylül döneminde düzenlenen teşvik belgesi sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artarak 2 bin 61’e yükselirken yine aynı dönemde yani Ocak-eylül arasında tarım, imalat, hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlere üç bin 548 yatırım teşvik belgesi verildi. İki bin 61 olan Enerji ve maden teşvik adedinin bin 922’si enerji, 139’u ise, madencilik şirketlerine verildi. Enerji ve madencilik sektörlerinde gerçekleşecek yatırımlar için geçen yıl ocak-eylül döneminde bin 420 teşvik belgesi düzenlenmişti. http://bit.ly/SG14-19

22.11.2017 - ILO verilerine göre, dünyada 71 milyon 900 bin genç işsiz Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) verilerine göre dünya genelinde 70 milyon 900 bin genç işsiz var. Gençler arasında işsizlikte başı Arap ülkeleri çekiyor. DW Türkçe’nin haberine göre, Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Cenevre'de açıkladığı raporda, dünya genelinde işsizlik oranları hakkında bilgi verildi. ILO'ya göre dünya genelinde 15-24 yaş arasında 70 milyon 900 bin insanın işi yok. Bu oran dünya nüfusunun yüzde 13,1'ine tekabül ediyor. 2018 yılında 200 bin genç kadın ve erkeğin de işsizler ordusuna katılacağına dikkat çeken ILO, 2030 yılına kadar ise 26 milyon genç işsizin daha olacağını kaydetti. Çalışma Örgütü dünya genelinde en fazla genç işsizin yüzde 30'luk payla Arap ülkelerinde bulunduğunu vurguladı. http://bit.ly/SG14-20

18.11.2017 - Ekonomi Bakanı: Asgari ücret 2 bin mi olsun, 5 bin mi olsun; olabildiğince yüksek olsun, tek tasamız ölüm olsun! Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, asgari ücretle ilgili, "Hiç kimse bana şunu söylemesin, bu ülkede asgari ücretle ilgili bin 200 mü olsun, 2 bin 500 mü olsun, 5 bin mi olsun?" diye sordu. "Olabildiğince yüksek olsun" diyen Zeybekci, "Ülkemin kaynakları öyle bir noktada olsun ki, Türkiye'de üstadın dediği gibi, öyle bir hayat olsun ki tek tasamız ölüm olsun. Herkes mutlu olsun. Refah yüksek olsun. Ama hayatın gerçekleri var. Ülkemizin gerçekleri ve gelirleri var. Sıralamalar var" ifadesini kullandı. http://bit.ly/SG14-21

22.11.2017 - TİSK’ten asgari ücret uyarısı Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen, 2018 yılı asgari ücret tespit çalışmalarında enflasyonun tek belirleyici olmaması gerektiği vurgulayarak, " İşsizlik oranları, verimlilik artışı, küresel, ekonomik ve siyasi gelişmeler, ekonomik riskler, rekabet gücü gibi belirleyici diğer değişkenler de dikkate alınmalıdır." dedi. Önen, asgari ücret tespit çalışmalarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, seçim dönemlerinde asgari ücretin siyasi polemikler üzerinden gündeme gelmesinin doğru olmadığını belirtti. Geçen yıl yüzde 30'luk asgari ücret artışının etkilerinin işletme dengeleri üzerindeki etkisinin halen devam ettiğini ve asgari ücretin son iki yılda toplamda yüzde 48 arttığını hatırlatan Önen, asgari ücret seviyesinin ülkenin rekabet gücü açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti. Konuşmasında ayrıca "Hükümetimizce bugüne kadar verilen kapsamlı istihdam teşvikleri bu hedefimize güçlü bir temel oluşturmuş ve mevcut istihdamın korunmasının can suyu olmuştur.” dedi. http://bit.ly/SG14-22

25.11.2017 - Emeklilerin yüzde 52,6’sı çalışmak zorunda Türkiye'de yıllarca alınteri dökerek çalıştıktan sonra emekli olan 65 yaş üzerindeki en az 835 bin kişi çalışmak zorunda kalıyor. 2017 Ağustos ayı itibariyle 65 yaş üzerindeki 18 bin kişinin de iş aradığını, yaşlı nüfusun yüzde 52.6'sının da ikinci bir işte çalıştığı bilgisi verildi. TÜİK’in 2015 hanehalkı raporunda 7 milyon 6 bin emekli olduğunu ve bunların 2 milyonunun çalıştığını belirtildi.

26.11.2017 - AKP döneminde özelleştirmeler katlandı Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre,AKP öncesinde 1986 ile 2002 yılları arasında 8 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı. 2002 yılında AKP iktidara geldi. Ardından da hızla özelleştirmelere başladı. AKP’nin iktidarda olduğu 2002 ile 2017 yılları arasında tam 60.8 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı.AKP önümüzdeki dönemde de özelleştirmelere hız kesmeden devam edecek. Kasım ayı itibarıyla 460 özelleştirme ihalesi gerçekleştirildi. 119 Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile 256 adet Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kararı alındı. Son dönemdeki özelleştirmelerin büyük bir bölümünü enerji özelleştirmeleri oluşturdu.

27.11.2017 - Yoksulluk sınırı 5 bin TL’yi aştı Türk – İş Konfederasyonu Eylül ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 544, yoksulluk sınırını ise, 5 bin 30 lira olarak hesaplandı

28.11.2017 - En büyük yüz firma emek üretkenliğinde ortalama büyüklükte firmaları geride bırakıyor Financial Times gazetesinde yayınlanan aşağıdaki grafik emek üretkenliği artışında dünyanın en büyük yüz firmasının ortalama firmaları nasıl geride bıraktığını ortaya koyuyor. 2001 yılını 100 birim olarak milat alan grafikte üst taraftaki ilk yüz firmanın emek üretkenliğini 140’a çıkardıklarını, buna karşılık ortalama büyüklükteki firmaların ancak 105 rakamına ulaşabildiklerini görüyoruz. Dev tekeller, böylece görece artı-değer sömürüsünü diğer firmalara göre “daha başarılı” bir biçimde gerçekleştirmiş oluyorlar.

 29.11.2017 - Bankaların karı artıyor  Bankacılık sektörünün 2017 Ekim ayı bilançosu açıklanırken, net kârlardaki büyüme dikkat çekti. Bugün açıklanan BDDK verilerine göre, 10 ayda bankaların net kârı 41 milyar 159 milyon TL oldu. Bu meblağ, geçtiğimiz yılın Ekim ayındaki 32 milyar 70 milyon TL’lik net kâra kıyasla yüzde 30’a yakın artışa tekabül etti. 10 aylık süreçte bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü ise yüzde 16 artışla 3 trilyon 168 milyar 427 milyon liraya ulaştı. http://bit.ly/SG14-23

İşçi Yaşamından

1.11.2017 - Tüpraş'ta bilirkişi raporu: Denetim ve gaz ölçümü yapılmadı Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (Tüpraş) İzmir Rafinerisi'nde, 11 Ekim'de 10 bin metreküplük nafta tankında meydana gelen patlamayla Kemal Şaşmazer, Yusuf Kepenek, Mehmet Dere ve Mehmet Karademir isimli işçiler hayatını kaybetmişti. Savcılık, iş cinayeti sonrası 5 kişilik bilirkişi heyetinden patlamayı inceleyip rapor hazırlamalarını istedi. Savcının bilirkişiden istediği rapor hazırlandı. Cumhuriyet'in haberine göre; raporda nafta bulunan tankında biriken gazın, burada işçilerin kıvılcım çıkaran tel uçlu spiralle çalışması nedeniyle patlamanın olduğu ve yakıttan da yangın çıktığı bilgisi yer aldı. Raporda ayrıca; en ağır kusurlunun, tankların bakım işini üstlenen 'BEKA Proje' isimli firma olduğu kaydedildi. Firma ile Tüpraş arasındaki koordinasyonu sağlamakla görevli Tüpraş’ın saha denetçisi ve teknik işlerden sorumlu başmühendisinin de yine ağır kusurlu olduğu raporda yer aldı. Bakım izin belgesi düzenlenen tankta çalışma başlatılmadan önce işçilerin bulunacağı alanda gerekli denetleme ve gaz ölçümünün yapılmadığı raporda yazıldı.

3.11.2017 - Kayyımdan sendika düşmanlığı Malatya’daki bir tekstil fabrikasında, “FETÖ” soruşturması kapsamında kayyım atanmasının ardından Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası’na (TEKSİF) üye olan 8 işçi işten atıldı. TEKSİF Genel Başkan Yardımcısı Ersin Çelik, daha önce de aynı fabrikada 5 işçinin sendika üyesi olduğu gerekçesiyle işten atıldığını hatırlatarak şunları söyledi:“6-7 aydır tekstil fabrikasında örgütleme çalışmalarımız devam ediyor. Kayyum atanmasına rağmen 2 ay önce 5 arkadaşımız ‘neden TEKSİF üyesiniz’ diye işte atıldı. Bunlarla ilgili mahkeme süreci devam ediyor. Dün akşam da işveren, baskı yaparak 8 arkadaşımızı daha tehditle ve baskıyla TEKSİF sendikasına üye oldukları gerekçesiyle tazminatsız işten çıkardı.'' http://bit.ly/SG14-2

3.11.2017 - Malatya’da “FETÖ” soruşturması kapsamında kayyım atanın tekstil fabrikasında, TEKSİF’e üye olan 8 işçi işten atıldı TEKSİF Genel Başkan Yardımcısı Ersin Çelik, daha önce de aynı fabrikada 5 işçinin sendika üyesi olduğu gerekçesiyle işten atıldığını hatırlatarak şunları söyledi: “6-7 aydır tekstil fabrikasında örgütleme çalışmalarımız devam ediyor. Burada çalışan arkadaşlarımız yasal hakkını kullanarak sendikalı olmak istediklerinden dolayı biz burada teşkilatlanma çalışması başlatmış durumdayız. Kayyum atanmasına rağmen 2 ay önce 5 arkadaşımız ‘neden TEKSİF üyesiniz’ diye işte atıldı. Bunlarla ilgili mahkeme süreci devam ediyor. Dün akşam da işveren, baskı yaparak 8 arkadaşımızı daha tehditle ve baskıyla TEKSİF sendikasına üye oldukları gerekçesiyle tazminatsız işten çıkardı. Türkiye’de sendika Anayasal bir hak ise arkadaşlarımızın burada hukuksuzca işte atılmalarını kabul etmiyoruz.”

6.11.2017 - Bir sömürü cenneti: Mercedes-Benz Mercedes-Benz Hoşdere fabrikasında 2 bin civarında işçi çalışıyor. Bunun 860’ı ise stajyer öğrenci. Her geçen yıl daha fazla üretim gerçekleştirerek portföylerinin genişlediğini dile getiren Mercedes-Benz yönetimi, bunu stajyer öğrencilerin yoğun sömürüsü ile gerçekleştiriyor.Bugün Mercedes-Benz Hoşdere fabrikasında aldığımız bilgilere göre stajyer olarak çalışan 12. sınıf öğrencisi 360 liseli, PEP adı altında 500 stajyer öğrenci çalıştırılıyor. Üstelik PEP kapsamında çalıştırılan stajyerlerin üniversite öğrencisi olması gerekirken ,çoğu  liseyi daha yeni bitirmiş gençlerden oluşuyor. Stajyerlerin staj süreleri ise yazıldığı gibi 11 ay değil 18 ay. Bu süre zarfında 12. sınıf stajyerlere 400 lira civarında bir ücret, PEP (Stajyer Geliştirme Programı)  stajyerleri için ise 1300, yani asgari ücretin altında bir rakam verildiği söyleniyor.Dünyaca ünlü Alman otomotiv tekeli Mercedes-Benz'in Türk Direktörler Kurulu Başkanı Britta Seeger, 2015 yılında 6,7 milyar TL’lik bir portföy ile tarihinin en yüksek iş hacmine ulaştıklarını açıklamıştı.2016 senesi için yaptığı açıklamada ise, bir dev olduklarını ve yıl içerisinde 132 bin araç üzerinde üretim gerçekleştirerek üretim ve ekonomik rekor kırdıklarını Mercedes-Benz direktörü Şükrü Bekdikhan dile getirmişti. http://bit.ly/SG14-24

6.11.2017 - 2017’nin ilk on ayında ise en az 1683 işçinin iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi OHAL işçiye zararlıdır: İSİG Meclisi, Ekim ayında en az 182, 2017’nin ilk on ayında ise en az 1683 işçinin iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdiğini açıkladı. İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı da şöyle ifade edildi: “15-17 yaş grubunda 2 işçi, 18-27 yaş grubunda 30 işçi, 28-50 yaş grubunda 89 işçi, 51-64 yaş grubunda 36 işçi, 65 yaş ve üstü yaş grubunda 8 işçi, ve yaşını bilmediğimiz/öğrenemediğimiz 17 işçi.” http://bit.ly/SG14-25

7.11.2017 - Şeker fabrikalarındaki 18 bin işçinin 13 bini taşeron Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri (Şeker-İş) Sendikası Genel Başkanı İsa Gök’ün yaptığı açıklamaya göre , Türkiye genelindeki şeker fabrikalarında kadrolu işçi sayısı 5 bin 178, geçici işçi sayısı 2 bin 754, taşeron işçi sayısı ise 10 binin üzerinde. Türkiye'de 25'i kamuya, 8'i özel sektöre ait olmak üzere 33 şeker fabrikası faaliyette.” Taşeron işçi çalıştırma rekorunun ise Eskişehir Şeker ve Makina fabrikasında olup,  geçici işçi sayısının 106 olduğu fabrikada, 774 taşeron işçi çalıştırılmakta.

8.11.2017 - Bursa’da tekstil fabrikasında patlama: 5 işçi öldü, 16 işçi yaralandı Bursa’nın merkez Gürsu İlçesi Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tekstil fabrikasının boyahane bölümünde buhar kazanında gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada, aralarında fabrika sahibi Şükrü Demir'in oğlu Yavuz Demir'in de bulunduğu 5 kişi öldü, 16 kişi ise yaralandı. Fabrika binasının enkaz yığınına dönüştüğü patlama nedeniyle çevredeki çok sayıdaki işyeri ve araçta da hasar oluştu. http://bit.ly/SG14-26

08.11.2017 - Özelleştirmeye karşı çıkarak 6 Kasım’da kendilerini ocağa kilitleyen madencilere para cezası Sermaye devletinin işçi düşmanlığı TTK’nın özelleştirilmesine karşı çıkan madencilere kesilen para cezası ile bir kez daha ortaya serildi. Bugüne kadar kanunsuz grev yasaklarıyla işçi sınıfına saldıran sermaye devleti, madencilerin fiili meşru eylemini “kanun dışı” ilan ederek para cezası kararı aldı. TTK Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen bildiri, Zonguldak’ta Kozlu, Üzülmez, Karadon, Armutçuk ve Bartın’da Amasra müesseselerinde panolara asıldı. Bildiride, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu’nun, “Kanun dışı grev ve lokavt konusu” ile ilgili 70’inci maddesi gerekçe gösterilerek, madencilere 944'er TL idari para cezası uygulanacağı ileri sürüldü. Genel Maden İşçileri Sendikası ise, ceza kararının “prosedür gereği” olduğunu, madencilere ceza verilmeyeceği yönünde “anlaşma yapıldığını” iddia etti. http://bit.ly/SG14-3

10.11.2017 - MEFA’da işçi kıyımı: Sendikal üyelik başladı, 100'den fazla işçi atıldı Ankara Sincan OSB’de kurulu MEFA Endüstri’de iki gündür işçi kıyımı yaşanıyor. Türk Metal’in fabrikada üyelik çalışması yapmaya başlaması üzerine, 100’ün üzerinde işçi “üretim düştü” bahanesi ile işten atıldı. Oysa daha bir ay öncesinde Sincan’da kapı kapı işçi alımı yapılacağına dair el ilanları dağıtılıyordu MEFA’da yaşanan hak gaspları daha önce de birçok kez gündeme gelmiş, örgütlenme girişimleri ve işten atma saldırıları yaşanmıştı.


10.11.2017 - AKP’den madencilere ret Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) madenlerin özelleştirilmesi, taşeron sistemi, güvencesiz çalışma gibi maden işçilerinin sorunlarını çözülmesi amacıyla meclise sunduğu araştırma önergesi, AKP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

12.11.2017 - 100 çalışandan 35’i sigortasız DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi, Kayıt Dışı İstihdam Raporu hazırladı. Artı Gerçek’te yer alan haberde, rapora göre, istihdam edilen her 100 kişiden 35’i ve kadınların ise, yarıya yakını kayıt dışı çalıştırılıyor. Kayıt dışı çalıştırılan gençlerin sayısı 1 milyon 800 bin, 65 yaş üstü çalışanların ise, yüzde 84’ü buluyor. 2014 yılında 9 milyon 69 bin olan kayıt dışı istihdam, 2016’da 9 milyon 111 bine çıktı. 2017 temmuz verilerine göre kayıt dışı çalışan sayısı 10 milyonu geçmiş durumda. http://bit.ly/SG14-27

15.11.2017 - Kayıtdışı istihdam ve genç işsizlik arttı TÜİK Ağustos ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Kayıtdışı çalışanların oranı, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla 0,5 puanlık artışla yüzde 35,1 olarak gerçekleşti. 15-24 yaşta işsizlik oranı ise 0,7 puan artışla yüzde 20,6’ya çıktı.Önceki dönem ile kıyasla istihdam edilenler içerisinde tarım ve sanayinin payları sırasıyla 0,3 ve 0,2 puan azalırken inşaat sektörünün payı 0,5 puan arttı.

21.11.2017 - Meksikalı işçiler asgari ücrete %10’luk zamma rağmen açlık sınırının altında yaşıyor Financial Times gazetesinin verdiği habere göre, Meksika’da günlük asgari ücret 80.04 pesodan 88.36 pesoya (15.96 TL’den 17.76 TL’ye) yükseltildi. Buna rağmen bu ücret Meksika’daki açlık sınırının altında kalıyor. Meksika’da 120 milyon kişinin 8 milyonu asgari ücret alırken, on Meksikalı’dan altısı kayıt dışı çalışıyor ve sosyal güvenceden yoksun durumdalar.

22.11.2017 - iPhone X üretiminde zorunlu “stajyerler” kullanılıyor “Son teknoloji ürünü” denilerek reklamlarla parlatılan ve fahiş fiyatlarla satılan iPhone X telefonların üretimi için, sermayeye ucuz emek cenneti olan Çin’de öğrencilerin uzun saatler boyunca yasa dışı olarak çalıştırıldığı ortaya çıktı.Financial Times’a konuşan öğrenciler, siparişlerdeki gecikmeler gerekçesiyle günde 11 saat boyunca Zhengzhou’daki fabrikada çalıştırıldıklarını anlattılar. Öğrenciler Hon Hai Precision Industry ya da diğer adıyla Foxconn olarak bilinen Apple’a üretim yapan fabrikada çalışıyorlar ve Zhengzhou’daki meslek okullarındaki 3 bin öğrencinin çalışmak için bu fabrikaya gönderildiklerini aktarıyorlar. 17-19 yaşlarındaki öğrenciler “iş tecrübesi” kazanmaları ve mezun olabilmeleri gerekçesiyle okulları tarafından bu fabrikada çalışmaya zorlandıklarını belirterek, buradaki işlerinin eğitimleriyle bir ilgisi olmadığını ifade ediyorlar. Öğrencilerin okulunun konuyla ilgili bilgi vermeyi reddettiği yer alan haberde, Apple ve Foxconn’un ise öğrencilerin gönüllü olarak çalıştıklarını öne sürdüğü belirtildi. Foxconn’un her yıl Ağustos ve Aralık ayları arasındaki yoğun üretim zamanlarda öğrencileri işe aldığı belirtilirken, böylesi esnek çalışma yöntemlerinin firma tarafından sürekli uygulandığı öğrenildi. Öte yandan Çin devlet kurumları tarafından da öğrencilerin Foxconn’a “staj” için yönlendirildiği ifade ediliyor. http://bit.ly/SG14-28

23.11.2017 - Mersin Serbest Bölge’de yüzlerce işçi yine ücretsiz izne çıkarıldı  MT, İMETEKS, YD Tekstil, RBK, LIFE, NDF, ASTEKS, LALE Tekstil gibi firmalarda çalışan işçiler, sipariş olmadığı gerekçesiyle zorla ücretsiz izne gönderildi. Dev Tekstil Sendikası Çukurova Temsilciliği’nden önceki gün yapılan açıklamaya göre, Mersin Serbest Bölge’de işçileri ücretsiz izne gönderme uygulaması, yasalara aykırı olmasına rağmen her yıl tekrarlanıyor. http://bit.ly/SG14-29

23.11.2017 - Araştırma - geliştirme faaliyetlerinin finansmanında devletler başı çekiyor Güney Kore’den Çin’e, Finlandiya’dan ABD’ye devletler hem innovasyon araştırılmalarının finanse edilmesinde hem de üretimde bir role sahip. Financial Times’da yayınlanan haberde, bu duruma bir örnek olarak Almanya’daki Fraunhofer Society verilmiş. 69’dan fazla kuruma sahip olan bu topluluğun finansmanının yüzde 30’u Alman devleti tarafından karşılanıyor. Devletler bir taraftan taraftan birbirlerini firmalara aşırı destek verip haksız rekabete yol açmakla suçlarken diğer taraftan kendi ülkelerindeki firmalara sürekli destek veriyor, tüm halktan aldıkları vergileri bu firmaların yararına kullanıyor.

27.11.2017 - Bir ilçede 16 kişi silikozisten öldü 110 kişi ise hasta Karlıova ilçe merkezi ve Taşlıçay köyünde otururken, 1994- 2004 yıllarında, İstanbul'da 'merdiven altı' diye tabir edilen kaçak atölyelerde, kum ve hava ile kot taşlama işinde çalışırken, silikozis hastalığına yakalananların durumu, her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Kaçak kot taşlama atölyelerinde, 2004 yılında 800 TL maaşla çalışan işçiler, hastalığı ilk olarak o yıl Karlıova ilçe merkezinde silikozis nedeniyle Kenan Temiz'in hayatını kaybetmesiyle öğrendi. Yaptıkları işin silikozise yol açtığını gören işçiler, 2004'ten itibaren çalışmayı bırakıp, eve döndü; ama hastalık, onların peşini bırakmadı. Son 13 yılda, Karlıova ilçe merkeziyle Taşlıçay köyünde 16 kişi, silikozis nedeniyle yaşamını yitirirken, 80'i Taşlıçay köyünde ve 30'u Karlıova ilçe merkezinde olmak üzere toplam 110 hastanın da hala bu hastalıkla mücadele ettiği belirtildi. http://bit.ly/SG14-30

28.11.2017 - İş cinayetlerinde katledilen işçilerin yüzde 98’i sendikasız! İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, iş cinayetlerine ilişkin bugün yayınladığı veriler üzerinden sendikal örgütsüzlüğün etkisine dikkat çekti. Açıklamada, taşeronluğun ve güvencesiz istihdamın yanı sıra, OHAL’in de iş cinayetlerini arttırdığının altı çizildi.2017 yılında şu ana kadar 1800’ü aşkın işçinin hayatını kaybettiğine değinilen açıklamada “İşçi ölümlerinde dikkat çeken önemli bir husus ise işçilerin neredeyse tamamına yakınının sendikasız oluşu” ifadeleri kullanıldı. Salt internet üzerinden yapılan üyeliğin kriter olarak kabul edilmediği ifade edilen açıklamada, bu çerçevede sadece 38 işçinin sendikalı olduğunun teyit edilebildiği ifade edildi.Sendikalaşmanın en düşük  olduğu işkolunun ise yüzde 2.9 ile inşaat sektörü olduğu belirtildi.


İşçi Mücadeleleri


1.11.2017 - Akkim direnişi 3. ayını geride bıraktı İstanbul Hadımköy’de kurulu bulunan Akkim Yapı Kimyasalları fabrikasında Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi 3. ayını geride bıraktı. Fabrika önünde süren direnişin ilk gününden bugüne kadar geçen sürede işten atma ve birçok baskıyla karşılaşan işçilerin mücadelesi kararlılıkla sürerken, yetki belgesinin gelmesinin ardından patron yetkiye itiraz etti. Şu an patronun yetkiye yaptığı itiraz ile ilgili hukuki süreç bekleniyor. İşçiler, çoğunluğu sağladıkları için patronun bu itirazdan bir şey elde edemeyeceğini ifade ediyorlar. Direniş kazanımla sonuçlanana kadar mücadelede kararlı olduklarını belirten işçiler, tüm işçi ve emekçileri direnişle dayanışmaya çağırıyor.

1.11.2017 - Çerkezköy ADKOTÜRK’te işten atma ve eylem Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ndeki ADKOTÜRK fabrikasında işçilerin Tekgıda-İş Sendikası’na üye olması işten atma saldırısıyla karşılandı. Yetki tespitinin ardından 14 işçinin işten atıldığı fabrikanın önünde bugün (1 Kasım) sabah düzenlenen basın açıklamasında Tekgıda-İş Sendikası Genel Teşkilat Sekreteri İbrahim Ören ,''sendikalaşma çalışmasının öğrenen patronun hemen saldırıya geçerek sendikal örgütlenmeyi engellemek için her türlü girişimi sergilediğini ifade ederek “kölelik düzeninde çalışma sistemi, despotça yönetim tarzı, hukuk dışı uygulamaları tavan yaptırdılar” dedi.

2.11.2017 - Zonguldak’ta madencilerden eylem: Torba yasa ölüm getirir Yeni torba yasanın 58. maddesiyle Türkiye Taş Kömürü (TTK) ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) madenlerinin özelleştirilmesinin önünün açılmak istenmesine karşı Zonguldak’ta madenciler sokağa indi. Madenciler, Madenci Anıtı önünde toplandı.

3.11.2017 - Ücretlerini almayan işçiler çatıya çıktı Yenibosna’da maaşlarını alamayan Aşçıoğlu İnşaat işçileri, 30 katlı binanın tepesine çıktı.

6.11.2017 - Kluh Destek işçilerinin direnişi devam ediyor Türk-İş’e bağlı Çimse-İş’in örgütlü olduğu, Tuzla E-5 üzerinde kurulu ve Şişecam'ın taşeronu olan Kluh Destek fabrikasında imzalanan satış sözleşmesine karşı işçilerin tepkileri devam ediyor. Sendikanın işçilerin tepkilerine rağmen imzaladığı sözleşmede, İşçilerin tepkisini en çok çeken nokta yüzde 3’lük zam oranı ve sözleşmenin 3 yıllık olması.İşçiler, bu zam oranıyla üçüncü yılda ücretlerinin asgari ücretin altında kalacağını söylüyor.Son olarak 36 işçinin işine son verilen fabrikada işten çıkarılan işçilerin fabrika önündeki bekleyişi devam ediyor. Polisin yığınak yaptığı fabrikada, işçiler bunun psikolojik baskının bir türü olduğunu ifade ediyor. İçeride de yoğun baskı ve mobbing devam ederken polisler de üretim alanına girerek çalışmaya devam eden işçiler üzerinde baskı oluşturuyor. Hatta bu yoğun baskıdan kaynaklı cuma ve cumartesi günleri 4 işçinin sinir krizi geçirerek Tuzla Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı biliniyor. Dışarıda bekleyişini sürdüren işçiler ile içerideki işçilerin iletişim kurmasını engellemek amacıyla polisler ve özel güvenlikler araya bariyer örüyor. http://bit.ly/SG14-31

6.11.2017 - 2 bin madenci ocaktan çıkmama eylemi başlattı  Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda (TTK) çalışan maden işçileri, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısını protesto için 'Maden ocağından çıkmama' eylemi başlattı. Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), geçen cuma günü yaklaşık 4 bin madenci ile birlikte, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan tasarıya basın açıklaması yaparak tepki göstermişti. Madenciler, bugün de tasarıya tepki için maden ocağından çıkmama eylemi başlattı. Kuruma bağlı müessese müdürlüklerine ait maden ocaklarında gece 24.00-08.00 vardiyasında çalışan işçiler, sabah mesaileri bitmesine rağmen yer üstüne çıkmadı. Gündüz 08.00.16.00 vardiyası için iş yerlerine giden madenciler, arkadaşlarının yukarıya çıkmaması üzerine ocak önünde beklemeye başladı. Bartın'ın Amasra ilçesinde de taşkömürü işletmesinde çalışan 80 maden işçisi, torba yasaya tepki göstererek kendilerini maden ocağına kilitledi. Edinilen bilgilere göre Amasra'da Genel Maden İşçileri Sendikasına kayıtlı 80 madenci torba yasanın 58. Maddesinin kaldırılmamasına tepki olarak kendilerini çalıştıkları maden ocağına kilitledi. Gece vardiyasında çalışan işçiler, torba yasadaki 58. maddenin madenlerdeki özelleştirmenin önünü açtığı iddiası ile kendilerini maden ocağına kapattı. Madenciler madde kalkıncaya kadar eylemelerini sürdüreceklerini belirtiler. Öte yandan sabah vardiyasına gelen işçiler de maden ocağına girmeden baca ağzında bekleyerek eylem yapan madencilere destek veriyor. http://bit.ly/SG14-32

7.11.2017 - Maden işçilerinin eylemi sonuç verdi, TTK özelleştirilmeyecek Zonguldak’ta Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) çalışan yaklaşık 2 bin maden işçisinin, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısını protesto için başlattığı ‘Maden ocağından çıkmama’ eylemi sona erdirildi. Özelleştirme kararının geri çekilmesi talebiyle dün 24.00-08.00 vardiyasında çalışan işçiler, sabah ocaktan çıkmama eylemi başlattı. Gündüz vardiyasında çalışan maden işçilerinin de destek verdiği eylem yaklaşık 2 bin maden işçisinin katılımıyla 21 saat sürdü. Maden işçileri, saat 05.00 sıralarında sendika temsilcileriyle yaptıkları görüşme ardından ocaklardan çıktı. Öte yandan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda yaptıkları görüşmelerin ardından Zonguldak’a geldi. GMİS önünde bekleyen maden işçilerine seslenen Türk-İş Genel Başkanı Atalay, iki bakanlığa torba yasa tasarısındaki 58’nci maddeyle ilgili maden işçisinin taleplerini ilettiklerini söyledi. 58’nci maddenin değiştirileceğini ifade eden Atalay şöyle dedi: “Zor şartlarda 24 saat geçirdiniz. Bulunduğunuz yerlerin çok soğuk olduğunu biliyorum. Dün gece 02.00’ye kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı açıktı. İki bakanlığın bu 58’nci madde ile ilgili bir sıkıntı olmamasını söylemesinde rağmen sizin ve bizim bir talebimiz vardı. Dedik ki; 58’nci maddenin Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun devlet eliyle işletilen sahaları hariç tutulacak. Sabaha karşı 03.30’da bunda anlaştık. Perşembe günü Meclis gündemine getirecekler. Bu iki kelimeyi ilave ettikten sonra bizim hiç problemiz kalmayacak. Burada bu bölgede emeği olan siyasilere. basın mensuplarına ve iki bakanlığın bürokratlarına teşekkür ediyorum.” (Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay hükümete teşekkür etse de hükümete geri adım attıran,  maden işçilerin eylemidir; maden işçileri, OHAL koşullarında ve yaptıkları her açıklamada ısrarla hükümetle uzlaşı istediklerini belirten sendika başkanlarına rağmen kendi özgüçleri ile kazanmışlardır.  S.G.) http://bit.ly/SG14-33

8.11.2017 - “Sendikal faaliyete yönelik baskılar teşhir edildi'' Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yönetimi tarafından Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve İstanbul Tabip Odası (İTO) üyelerine yönelik estirilen soruşturma terörü teşhir edildi.SES Bakırköy Şube ve İTO, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği önünde saat 12.30'da basın açıklaması gerçekleştirerek “Sendikal faaliyet engellenmez!” dedi.SES ve İTO üyeleri “Sendikal faaliyet engellenmez” şiarlı ozalit açarak sloganlarla eylemlerine başladılar. Eylem, geçen hafta 3 sağlık emekçisinin ağır çalışma koşulları nedeniyle intihar ettikleri hatırlatılarak, yaşamını yitiren üç sağlık çalışanı anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

8.11.2017 - TTK’nın özelleştirilmesine karşı çıkan madencilere “para cezası” TTK Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı, özelleştirmeye karşı çıkarak 6 Kasım’da kendilerini ocağa kilitleyen madencilere para cezası uygulanacağı Zonguldak ve Bartın’da 6 Kasım’da eylem yapılan TTK müesseselerinde panolara asılan bildiriyle duyuruldu.Bildiride, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu’nun, “Kanun dışı grev ve lokavt konusu” ile ilgili 70’inci maddesi gerekçe gösterilerek, madencilere 944'er TL idari para cezası uygulanacağı ileri sürüldü.

22.11.2017 - Kamu emekçilerinin direnişi 40. Haftasında OHAL’in ardından hayata geçirilen KHK saldırılarıyla İstanbul’da ihraç edilen KESK üyesi kamu emekçilerinin direnişi 40. haftasında devam ediyor. Direnişçi emekçileri bugün de Kadıköy Altıyol ve Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda oturma eylemlerini sürdürdüler.

24.11.2017 - Posco Assan işçileri Kibar Holding önündeydi Sendikalaştıkları için işten atılan Posco Assan işçileri, Kibar Holding'i protesto etmek için Zorlu Center önünde eylem yaptı.DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş'e üye oldukları için işten atılan Kibar Holding'e bağlı Posco Assan işçileri, eylemlerini Kibar Holding'in de içinde bulunduğu Gayrettepe'deki Zorlu Center önüne taşıdı. Saat 12.00'ye doğru Zorlu Center girişinde toplanan işçilerin eylemine polis engel olmaya çalıştı. İşçilerin içeri girmesine engel olan polis “vatandaşa engel oluyor” bahanesiyle eylemin başka yerde yapılmasını dayattı.http://bit.ly/SG14-34

28.11.2017 - Na-De Elektronik’te sendikalaşan 100’den fazla işçi atıldı Tuzla Organize Deri Sanayide DMY grup ortaklı Na-De Elektronik A.Ş’de, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş’e üye olan 100’den fazla işçi işten atıldı.İşçiler ,’’Tüm işten atmaların hesabını sormak, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarımız için işçi düşmanı Na-de ve DMY Grup patronlarından hesap soracağız’’ ifadelerini kullanarak , 28 Kasım’da fabrika önünde olacaklarını ifade ettiler.

29.11.2017 - Eren Enerji önünde atılan işçilere destek eylemi Zonguldak'ta sendikalaştıkları için işten çıkarılan Eren Enerji işçileri için İstanbul'da Eren Enerji Genel Merkezi önünde işe geri alınma talebiyle eylem yapıldı. Eren Enerji önünde saat 13.00'te “Atılan işçiler geri alınsın/Enerji Sen - Limter İş” yazılı ozalit açılarak eylem başlatıldı.

29.11.2017 - Açlık grevinin 266., Yüksel direnişinin 386. Günü KHK ile ihraç saldırınsa karşı Ankara Yüksel Caddesi’nde başlatılan direniş 386., Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi ise 266. gününde devam ediyor. Bugün direniş için Yüksel Caddesi’ne çıkmak isteyen emekçiler ve destekçileri yine polis saldırısıyla gözaltına alındılar.

Dünyadan Mücadeleler

2.11.2017 -  Afrika’daki ada ülkesi Mauritius’da temizlik işçileri 10 günlük açlık grevinden sonra kazandı Taşeron firmalara bağlı çalışan, toplu sözleşme haklarından yoksun, düzensiz ve geçici statüde istihdam edildikleri için ayda ortalama 40 dolar ücret alabilen 333 kadın emekçi sendikanın desteğiyle kazandı. İki sendikacının ve 5 kadın işçinin yaptığı 10 günlük açlık grevinden sonra hükümet “kadın işçilerin haklarının ihlal edildiğini ve sorunların çözümü için ortak bir komitenin kurulmasını” kabul etti. İşçilerle anlaşmak zorunda kalan hükümet “yüklenici” firma patronlarının her an işten atmakla tehdit ettiği işçilere “iş garantisi” sözü verdi. İşçi temsilcilerinin de yer aldığı komite ise çalışmalarını 17 Kasım’a kadar sonuçlandırıp sunacak. http://bit.ly/SG14-35yasanacakdunya

5.11.2017 - Düsseldorf’ta ‘Faşizme geçit yok’ yürüyüşü Almanya’nın NRW eyaletine bağlı Düsseldorf kentinde dün, “Faşizme geçit yok, Abdullah Öcalan ve tüm politik tutsaklara özgürlük” şiarı ile on binlerin katıldığı, Avrupa çapında bir yürüyüş gerçekleştirildi.Polisin saldırılarına karşı kararlı duruş gösterilirken, miting polis ablukası altında yapıldı. http://bit.ly/SG14-36

7.11.2017 - Nijerya: Öğretmenler hükümete iki hafta süre verdi  Niyerya’nın Kaduna eyaletinde yerel hükümetin “yeterlilik sınavında başarısız oldukları” gerekçesiyle binlerce öğretmeni işten atması karşısında öğretmenler sendikası NUT süresiz grev yapmaya hazırlanıyor.Sendika, işten atılan 21.780 öğretmenin işine geri dönmemesi durumunda 23 Kasım’dan itibaren süresiz grev yapacaklarını açıkladı.Sendika devlet başkanı Bay Audu Amba “eyalet hükümetine, ‘yetkinlik testini geçemediği için’ 21.780 öğretmenin kovulması kararını değiştirmesi için iki haftalık bir ültimatom yayınlandığını” söyledi. Öte yandan, toplam 103 öğretmenin bulunduğu bir ilkokulda öğrenciler, öğretmenlerden 77’sinin kovulmasını protesto etmek için sokağa çıktı. Öğrenciler “karar iptal edilene kadar okula geri dönmeyeceklerini” duyurdular. http://bit.ly/SG14-37

8.11.2017 - Katalonya’da işçiler genel grevde Katalonya’da, bağımsızlık ilanına karşı İspanya hükümetinin uyguladığı baskı politikaları,  genel grevle protesto ediliyor. İspanya hükümetinin, bağımsızlık ilanını hedef alan baskılarına ve özel olarak da Katalan siyasetçilerin tutuklanmasına karşı genel grev ilan edilmişti. Intersindical-CSC adlı sendikanın çağrısıyla yapılan genel grevde, bağımsızlık talebiyle sokaklara çıkan Katalan emekçiler ana arterleri, merkezi noktaları ve tren yollarını kapatarak eylemler yaptı.

8.11.2017 - Katalonya: Genel grev günü  Katalonya özerk yönetiminde İspanya hükümetin baskısını ve Katalan hükümeti üyelerinin tutuklanmasını protesto etmek için genel greve gidildi. Sabahın erken saatlerinde otoyollar bloke edildi. Intersindical-CSC adlı sendikanın çağrısıyla yapılan genel greve, bağımsızlık yanlısı örgütler destek verdi. Daha çok ulaştırma sektörünü hedef alan genel grev nedeniyle 60’tan fazla noktada kara ve demiryolu ulaşımı kesildi. Özellikle Barselona kenti çıkışındaki 6 otoyolda trafiği kesen grev gözcüleri, benzer eylemleri şehir içinde kilit konumdaki trafik noktalarında da yaptı.Katalonya yerel yönetimi, yüzde 25 ila 50 arasındaki asgari ulaşım hizmetlerinin garanti edildiğini açıkladı. Eğitimde ise okullarda her 6 sınıfa bir öğretmen verilebildiği kaydedildi. Bu arada grev kapsamında, Katalonya’daki büyük kentlerin belediye binalarının olduğu meydanlarda gün içerisinde kitlesel gösteriler yapılacağı duyuruldu. http://bit.ly/SG14-38

9.11.2017 - Hindistan: Sendikalar Parlamento önünde dev protestolar düzenliyor Hindistan’da işçi sendikalarının 10 çatı örgütü, merkezi hükümetin işçi ve halk karşıtı politikalarını protesto etmek için yarın başlayacak 3 günlük dev protestolar düzenliyor. 10 merkez sendikanın ortak yaptığı açıklamada “merkezi hükümet özellikle son 8 yıldır sistematik biçimde işçi ve halk karşıtı politikaları uyguluyor. Tüm uyarılarımıza ve yapılan görüşmelere rağmen bu tutumundan vazgeçmiş değil. ‘İş yaşamını canlandıracağız’ gerekçesiyle işçilere, emekçilere, yoksul köylülere kölelik koşulları dayatılıyor. Aylar öncesinden duyurduğumuz gibi aşama aşama mücadelemizi büyüteceğiz. Hükümet bizi dikkate almazsa ülke çapında süresiz genel grevin hazırlığına girişeceğiz” ifadelerine yer verildi. 3 günlük dev gösterilere her gün farklı eyaletlerden sınıfın değişik değişik bölüklerinin katılım göstereceği belirtildi. Kömür, çelik, ulaşım, hizmet, inşaat, demiryolları ve daha pek çok sektörden işçiler greve çıkıp gösterilere katılacaklar. 9-10-11 Kasım protestolarının kararı, Yeni Delhi’deki Talkatora Stadında yapılan Ulusal İşçi Konvansiyonu toplantısından sonra ilan edilmişti. Merkezi işçi sendikalarının (CITU, AITUC, INTUC, HMS, AIUTUC, TUCC, SEWA, AICCTU, UTUC ve LPF) açıkladıkları ortak bildirge, kamu çalışanlarının ulusal federasyonları ile telekomünikasyon, kömür, çelik, ulaşım ve inşaat gibi bir çok sektörü kapsıyor. Ortak bildirgede yer verilen talepler, düşük ücretler, sosyal güvenlik haklarının budanması, kötü çalışma koşulları, özelleştirme ve kitlesel ölçekte işten atmalar konularında yoğunlaşıyor.http://bit.ly/SG14-39yasanacakdunya

12.11.2017 - Katalonya’da yüz binler sokağa çıktı İspanya hükümetinin, Katalonya’nın bağımsızlık ilanının ardından tutukladığı siyasetçiler için yüz binlerce Katalan dün sokağa çıktı. Katalonya’nın dört bir yanından katılımın olduğu Barselona’daki kitlesel eylemde, tutuklu Katalan siyasetçilerin serbest bırakılması istendi. “Siyasi tutuklular için özgürlük” ve “Biz cumhuriyetiz” yazılı pankartlar açılan eylemde, “Puigdemont bizim başkanımızdır”, “Hiç olmadığı kadar birlik içindeyiz. Meşru hükümetimizi savunacağız” ve “Demokrasi yardım istiyor, Avrupa nerede?” sloganları atıldı.İspanya hükümeti, bağımsızlık ilanının ardından “devlete başkaldırma, ayaklanma ve kamu malını kötüye kullanma” iddialarıyla soruşturma başlatmış ve feshettiği Katalonya özerk hükümetinin 8 üyesini tutuklamıştı.

15.11.2017 - İspanyalı işçi kadınların patronlara karşı zaferi İspanya'da kadın işçiler son bir ayda iki büyük zafer elde etti. Bakım işçisi kadınlar maaş zammı, çalışma saatlerinin düşürülmesi gibi çeşitli haklar elde ederken, Bershka Giyim Mağazası çalışanı kadınlar da şirket tarihinin ülkedeki "ilk grevi"ne imza atarak taleplerini kabul ettirdi. Ekmek ve Gül sitesinde yayımlanan habere göre İspanya'nın kuzeyindeki Bask Özerk Bölgesinde bulunan Bizcaia kentindeki yaşlı bakım merkezleri çalışanı 5 bin kadın, sektörün üç büyük patronuna (Gesca, Elbe ve Lares şirketleri) karşı 370 gün boyunca sendikaları ELA ile birlikte örgütledikleri grevler ve protestolarla verdikleri uzun mücadeleyi kazandı. Bakım işçilerinin maaşlarına her yıl farklı miktarda olmak üzere üç yıl boyunca aylık toplam 140 avro zam yapıldı ve asgari ücret seviyesi 1200 avroya yükseltildi. Çalışma saatleri ise 35 saat olarak belirlendi. İş kazası ya da hastalık gibi nedenlerle çalışmaya ara verenlerin maaşlarında kesinti yapılamayacağı maddesi de sözleşmeye girdi. Sözleşme 2020 yılına kadar geçerli olacak. (Etkin Haber Ajansı)

15.11.2017 - Bershka çalışanları tarihlerinin ilk grevinde Pahalı ürünleriyle dikkat çeken ünlü giyim markası Bershka'nın Galiçya Özerk Bölgesi'ndeki Pontevedra kentinde bulunan 5 mağazasının kadın çalışanları şirketin ülkedeki ilk grevini gerçekleştirdi. "Dünyanın en zengin patronu" Amancio Ortega'nın sahibi olduğu tekstil devi Inditex'e bağlı mağazanın çalışanı 63 kadın (ve 1 erkek) önce "işçi meclisi" topladı ve ardından 9 gün boyunca iş bıraktı, 5 mağazanın kapıları kapandı. Galiçya İntersendikal Konfederasyonu (CIG) üyesi kadınlar, grevlerinin ardından sözleşme sürelerine göre çalışanların maaşlarına aylık 120 avro zam yapılacak. Ayrıca yıllık izin, emzirme izni, dinlenme süresi gibi meselelerde de anlaşmaya varıldığı duyuruldu. (Etkin Haber Ajansı)

17.11.2017 - Fransa’da emekçiler yine sokaktaydı: “Macron yasaları, patron yasaları!” Fransa’da “reform” adı altında gündem gelen yasa tasarısıyla, kamuda 2016, 2017 ve 2018 yılları süresince uygulanacak kıyım ile başta sağlık ve eğitim olmak üzere birçok alanda toplamda 800 bin emekçinin işinden edileceği belirtiliyor. Macron'un eliyle uygulanmaya devam eden yasalara karşı yeniden Fransa genelinde 170 noktada işçi emekçi ve gençler sokaklara çıkarak eylemler düzenledi.Paris'teki eyleme 40 bin kişinin katıldığı açıklandı. Ayrıca Nantes, Lyon, Strasbourg, Bordeaux, Toulouse, Marsilya, Rouen, Rennes gibi birçok kentte de kitlesel eylemler düzenlendi.

20.11.2017 - İsrail’de askere gitmek istemeyen dindarlar gösteri yaptı Geçtiğimiz pazar, askerden kaçan din okulu öğrencilerinin hapse atılacağını öğrenen bir grup Ortodoks Yahudi gösterici ile polis arasında çıkan arbedede 40 kişi tutuklandı. Jerusalem Grubu adlı bir fraksiyona mensup ultra Ortodokslar,  Kudüs ve Bnei Barak’ta birçok yolu trafiğe kapamaya çalışınca polis müdahale etti ve göstericileri dağıttı. Bnei Barak’ta 28 kişi,  Kudüs’te 10 kişi  tutuklandı. Gösterinin amacı asker kaçağı din okulu öğrencilerinin askeri polis tarafından göz altına alınmasını protesto etmekti. Dindar grup her gösteride yaptığı gibi polise karşı, “Naziler”, “İsrail ordusu Yahudiliğin en büyük düşmanı” şeklinde sloganlar attı. (salom.com.tr)

28.11.2017 - Romanya’da yolsuzluk ve sosyal yıkıma karşı protestolar Pazar günü Romanya’nın başkenti Bükreş başta olmak üzere 6 farklı kentte on binlerce kişi sokaklara çıkarak yeni vergi yasalarını ve yargıda yapılmak istenen gerici düzenlemeleri protesto etti. İktidardaki Sosyal Demokrat (PSD) hükümeti, gelir vergisinde yapmak istediği değişiklikle çalışanların sağlık sigortası ve emeklilik primleri kesintilerinin arttırılmasını amaçlıyor. Bu değişiklikle belediyelerin gelirlerinde de önemli bir azalma olacak. Yargıda yapılmak istenen reformla, son yıllarda, barajların yapılmasında ayyuka çıkan iktidar partisinin yolsuzluklarını yargıdan kaçırmayı amaçlıyorlar. SDP, yolsuzlukla mücadelede karar verme yetkisini elinde toplayarak tek otorite olmak istiyor.


Emperyalist Rekabet


2.11.2017 - İsrail'den Suriye'ye hava saldırısı Uluslararası haber ajansları İsrail ordusunun Suriye sınırını savaş uçakları ile bombalandığını bildirdi. Suriye sınırında alçak uçuş yapan İsrail savaş uçaklarının Ras Baalbek ve el Fakiha kasabalarına bombalı saldırı gerçekleştirdiği, bölgede patlama seslerinin duyulduğu belirtilirken, Suriye ordusunun ise saldırıya uçaksavar bataryalarıyla karşılık verdiği kaydedildi. Lübnan basınında yer alan haberlerde ise hava saldırısının Humus'taki bir fabrikayı hedef aldığı iddia edildi


3.11.2017 - Endonezya ve Norveç arasında füze savunma sistemi anlaşması Endonezya Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Hadiyan Sumintaatmadja, Endonezya’nın, Norveç ile satın alınmasında anlaşmaya vardığı orta menzilli füze savunma sistemine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu. Endonezya’nın, Norveç’ten füze savunma sistemi satın almasını öngören anlaşmayı doğrulayan Sumintaatmadja, savunma sisteminin, başkent Cakarta’ya kurulacağını ifade etti. Savunma sisteminin, başkentin hava sahasının güvenliğini artıracağını vurgulayan Sumintaatmadja, en yeni teknoloji ve özelliklere sahip olması dolayısıyla Norveç’in Gelişmiş Hava Savunma Sistemi’ni (NASAMS) aldıklarını anlattı. http://bit.ly/SG14-40

4.11.2017 - ABD ve Almanya’dan Yunanistan’da askeri tatbikat ABD ve batılı emperyalistlerin savaş ve saldırganlık hazırlıkları devam ediyor.Devasa bütçe ayrılan savaş hazırlıkları''savunma tatbikatı'' adı altında sürdürülürken ,31 Ekim-9 Kasım tarihleri arasında Yunanistan’da yapılan “hava savunma tatbikatı” ,ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre , 200'den fazla ABD ,370 civarında Almanya askerinin katılımıyla gerçekleşti. http://bit.ly/SG14-41

8.11.2017 - Filipinler Güney Çin Denizi'ndeki inşaatı durdurdu Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin Çin'in karşı çıkması üzerine tartışmalı Güney Çin Denizi'nde yer alan Thitu Adası yakınındaki sahil kordonu üzerindeki inşaatı durdurduğu bildirildi. Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, başkent Manila'da düzenlenen bir toplantıda yaptığı açıklamada, Thitu Adası'nın yakınındaki kordonda Filipinler'in başladığı inşaata Çin'in tepki gösterdiğini belirtti. Lorenzana, Dışişleri Bakanı Alan Peter Cayetano'nun da tavsiyesiyle Duterte'nin inşaatın durdurulmasına karar verdiğini kaydetti. Dünyanın en önemli deniz güzergahlarından olan ve zengin hidrokarbon rezervleri bulunduğu belirtilen Güney Çin Denizi üzerinde Çin başta olmak üzere Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan hak iddia ediyor. http://bit.ly/SG14-42

11.11.2017 - Lübnan'a müdahale hazırlığı yoğunlaştı Hariri’nin istifasından sonra Lübnan Hizbullahı’na müdahalenin taşları döşeniyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn ve BAE, Lübnan’daki vatandaşlarına ‘terk et’ çağrısı yaparken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Riyad’a sürpriz ziyarette bulundu

12.11.2017 - İsrail bölgede gerilimi tırmandırmaya devam ediyor İsrail rejimi Lübnan sınırında provokatif hamlelerinin sürdürürken Suriye’yi hedef alan saldırılarına da devam ediyor. Son olarak da Lübnan-İsrail sınırında, İsrail askerlerinin Lübnan tarafına sis bombası attığı ve provokasyon girişiminde bulunduğu bildirildi. Dün öğle saatlerinde yaşanan olayla ilgili Lübnan ordusu yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, İsrail askerlerinin Lübnan askerlerine silahlarını doğrulttukları, hakaretler ettikleri ve üç adet sis bombası attıkları ifade edildi.Öte yandan siyonist rejim, Golan Tepeleri’nde de saldırganlığını sürdürüyor. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, bölgede Rusya yapımı, Suriye’ye ait olduğunu iddia ettikleri bir İHA’yı düşürdükleri duyuruldu.

14.11.2017 - 23 ülkeden AB ordusu için anlaşma Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, uzun süredir gündeme  getirdikleri AB ordusu için anlaşmaya vardı. AB üyesi 23 ülkenin anlaştığı AB ordusu Anlaşması’nın AB liderlerinin Aralık ayında anlaşmayı imzalaması ile hukuki bir zemine kavuşacağı belirtildi. Anlaşmaya imza atan 23 ülkenin toplamda 5 milyar avroluk (5.8 milyar dolar) bir Avrupa Savunma Fonu oluşturacağı da belirtildi. Fon ile yeni savaş ve yıkımlara hazırlanan AB “silah alımları ve operasyonların finansmanı” sağlayacak. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in “Avrupa’nın kalkınmasında bir mihenk taşı” olarak değerlendirdiği bu anlaşmayı imzalayan AB ülkeleri ise şöyle: Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Kıbrıs, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollada, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve İsveç. http://bit.ly/SG14-43

15.11.2017 - Almanya’dan Suudi Arabistan ve Mısır’a silah ESCO anlaşmasıyla pekiştiren Avrupalı emperyalistlerin sıcak savaşlara yaptığı silah ihracatları dikkat çekiyor.2017’nin üçüncü çeyreğinde Almanya, Suudi Arabistan ve Mısır’a 450 milyon avro silah satışı yaptı. Bu dönemde, Almanya’nın dünya geneline yaptığı silah ihracatı 1,3 milyar avro oldu.Bu miktar, geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 400 artışa tekabül etti. http://bit.ly/SG14-44

15.11.2017 - Kartel oluşturmakla suçlanan 7 bankaya ceza istemi Aralarında anlaşarak yüksek faizli kredi vermekle suçlanan 7 banka hakkında kartel oluşturdukları gerekçesiyle para cezası kesilmesi istendi. Hürriyet gazetesinden Aysel Alp'in haberine göre, soruşturma, Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ Türkiye’nin pişmanlık hükmünden yararlanarak Rekabet Kuruluna yaptığı başvuru üzerine başlatıldı. Soruşturma heyetinin 25 ay süren incelemesinin ardından, Bank Of Tokyo Mitsubishi ile Citibank, Deutsche Bank, ING Bank, JP Morgan Türkiye şubesi, Sumitomo Mitsui Banking ve Royal Bank İstanbul Şubesi’nin kendi aralarında 8 ayrı ikili anlaşma yaptıkları ve uyumlu eylemde bulundukları sonucuna varıldı. Mitsubishi Bank hariç olmak üzere 7 bankaya Rekabet Kanunu'nun 4. maddesini ihlalden cirolarının yüzde 2 ila 4’ü oranında ceza kesilmesini isteyen heyet, HSBC, Societe Generale, Standard Chartered, Türkiye Ekonomi Bankası ve UBS bankalarının ise Rekabet Kanununu ihlal ettiğine dair bulguya ulaşamadığını rapor etti. Ömer Torlak başkanlığında toplanan Rekabet Kurulu, dün 13 bankanın sözlü savunmasını aldı. Citibank, JP Morgan, Sumitomo Mitsui adına savunma yapan Gönenç Gürkaynak, kartel oluşturulduğuna dair delil bulunamadığını ifade etti. Ortada bir itirafçı olmasının söylediği şeylerin doğru olduğu anlamına gelmediğini savunan Gürkaynak, Net Holding’in 2.7 milyar dolarlık Milli Piyango özelleştirmesi için kredi aradığını anımsatarak, “Bu soruşturma nedeniyle sendikasyon kredileri için iletişime izin olmayacak mı endişesi taşıyoruz sektör olarak. 2.7 milyar tek başına verilecek bir kredi değil. O nedenle diğer bankalarla temas yürütmek zorunda” dedi. ING Bank Avukatı Şahin Ardıyok da delil olmaksızın, 'kartel' cezası verilmesi halinde Türkiye’ye açılan büyük uluslar arası sendikasyon kredilerinin riske girebileceğini öne sürdü. Rekabet Kurulunun, bankalara ceza verip vermeyeceği 29 Kasım’da belli olacak. http://bit.ly/SG14-45

16.11.2017 - Rusya’nın bu yılki silah ihracatı tutarının 15.3 milyar dolara ulaşması bekleniyor Rus devlet silah ihracat şirketi Rosoboroneksport Başkanı Aleksandr Miheyev, Rus menşeili silahların yurtdışına satışıyla ilgili ayrıntılar vererek, bu yılki ihracatın 15.3 milyar dolar civarında gerçekleşmesi, sipariş portföyününse 45 milyar dolara ulaşması beklendiğini belirtti. Rossiya 24 televizyonuna konuşan Rosoboroneksport Başkanı Aleksandr Miheyev, bu yıl için onaylanan Rus menşeli silah ihracat programında belirlenen sürelere uyulduğunu açıkladı. Rusya’nın askeri-teknik işbirliği yaptığı ortaklarının karşısında üstlendiği taahhütlerin yerine getirilmemesi için herhangi bir nedenin olmadığına dikkat çeken Miheyev, ihracat programının revizyon gerektirmediğini, savunma sanayii sektörü çalışanlarınınsa Rosoboroneksport’un sipariş portföyünün daha da genişlemesi amacıyla çalışmaya devam etmeye hazır olduklarını kaydetti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in değerlendirmesine göre ülkenin bu yılki silah ihracatı 15,3 milyar dolara ulaşması, sipariş portföyü ise 45 milyar doları geçmesi bekleniyor. http://bit.ly/SG14-46

17.11.2017 - Financial Times: “ABD’nin boşalttığı yeri Çin dolduracak” Donald Trump’ın Asya turu pek de başarılı olmadı. Başkan Trump’ın Vietnam’da yaptığı konuşma Asya turunun en dip noktasıydı. Trump Vietnam’da Dünya Ticaret Örgütü’ne saldırdı, bu örgütü yapılan “ticari haksızlıklara” sessiz kalmakla suçladı. Bu ekonomik milliyetçilik liberal ticaret düzeninden en çok çıkar sağlayan Asya ülkelerinin liderleri önünde yapıldı. Trump, bundan daha saldırgan ve itici bir mesaj veremezdi. Trump bir taraftan bölge ülkelerinin kendi çıkarları uğruna birleşmesi çağrısı yaparken, diğer taraftan ABD’nin kendi ekonomik çıkarları için fazladan tavizler istediğini belirtiyor. Gerçekten de, satması zor bir politika bu. Çin bu durumdan faydalanacaktır. Çin Başkanı Şi Jinpin, Vietnam’da yaptığı konuşmada küreselleşmenin faydalarından söz etti. ABD’den kalan boşluğu Çin dolduracaktır.”

18.11.2017 - ABD Polonya’yı silahlandırıyor ABD, Rusya’yı kuşatmaya dönük hamleleri kapsamında Doğu Avrupa ülkelerini silahlandırmaya devam ediyor. Pentagon’a bağlı Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı’ndan yapılan yazılı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Polonya’ya 10,5 milyar dolarlık Patriot 3 füzesi satışını onayladığı belirtildi. Açıklamada satış kapsamına 4 AN/MQP-65 radar seti, 4 kilitlenme kontrol sistemi, 16 M903 fırlatma istasyonu ve 208 İleri Kabiliyet Patriot-3 (PAC-3) füzesi dahil olduğu ifade edildi. http://bit.ly/SG14-47

19.11.2017 - Financial Times: “ABD ticaretindeki sorunlar dışarıdan değil, içeriden kaynaklanıyor “Trump sorunları dışarıda arasa da, ABD’de asıl sorunlar içeride. Özel sektörün yatırım düzeyi 30 yılın en düşük seviyesine indi. Ortalama fabrika yaşı 25, makine parçası yaşı ise 9’u buldu. Bu sorunu düzeltmek için önümüzdeki 10 yılda 115 milyar dolarlık yatırım yapmak gerekiyor. Bazen, yatırımları ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirmek gerekir. Çin, 1 trilyon dolarlık altyapı yatırım planıyla tam olarak da bunu yapıyor. Artık üretim bölgesel olarak yapılır. Üretilen ürünün %70-80’i farklı yerlerde üretiliyor. Bu konuyu gündeme alan Çin, 2025 itibariyle tüm tükettiği ürünleri içeride üretmeyi, dışa bağımlılığı sıfıra indirmeyi planlıyor. ABD’nin dijital teknolojiyle fiziksel üretimi birbirine bağlaması gerekiyor. ABD’deki firmalarının yarısı dijital bir stratejiye sahip değil. Çin’deki teknokratlar ise her konuşmalarında dijital ve fiziksel dünyayı entegre etmekten söz ediyor.”

19.11.2017 - ABD’li firmalar AB’nin veri koruma yasalarına uyum sağlamak için büyük miktarda masraf yapmak zorunda kalacak Önümüzdeki Mayıs ayında yürürlüğe girecek olan AB vatandaşları hakkında veri toplayan firmaları ilgilendiren AB veri koruma yasası nedeniyle dünyanın en büyük firmaları on milyonlarca dolar harcamak zorunda kalacak. Bu firmaların yapmaları gereken toplam masraf 7.8 milyar doları bulacak. (Financial Times)

19.11.2017 - Çip üretimi sektöründe rekabet ve tekelleşme artıyor Yarı-iletken sektöründeki birleşmeler artıyor. 2015 yılından bu yana firma birleşmelerine 150 milyar dolarlık bir harcama yapıldı. Bu rakam Broadcom firmasının Qualcomm firmasını satın almak için verdiği 37 milyarlık teklifi içermiyor. Bu birleşme gerçekleşirse Samsung ve Intel’den sonraki en büyük çip firması doğmuş olacak. Otuz yıl önce 200 bilgisayar müşterisi vardı, şu anda bu rakam üç. Son otuz yıldır, bu sektörde büyük miktarda yoğunlaşma var.

20.11.2017 - İsrail’in Ortadoğu’daki “gizli” işbirliği Ortadoğu halklarını savaş ve saldırganlığa sürükleyen siyonist İsrail’in bölge devletleriyle kirli işbirliği ve “gizli” ittifakını itiraf eden bir açıklama geldi.İsrail Enerji Bakanı, “birçok Müslüman ve Arap ülke ile kısmen gizli olan bağları” bulunduğunu söyleyerek bunu gizli tutmak isteyenin karşı taraf olduğunu belirtti. http://bit.ly/SG14-48

20.11.2017 - Çin’den Hindistan’a sınır sorunu tepkisi Çin Uluslararası Radyosu – Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang, Hindistan liderinin iki ülke arasındaki tartışmalı sınır bölgesine gitmesine karşı çıktıklarını belirtti. Lu Kang bugün düzenlenen basın toplantısında, Çin’in Hindistan’la yaşanan sınır sorunundaki tutumunun her zaman net olduğuna dikkat çekti. Lu, Çin hükümetinin “sözde Arunachal Pradesh”i hiçbir zaman kabul etmediğini söyledi. Çin-Hindistan ilişkilerinin önemli bir gelişme döneminden geçtiğini dile getiren Lu Kang, Hindistan’ın, Çin ile beraber aynı hedefe doğru ilerleyerek, ikili ilişkileri savunması ve sınır sorununu daha da karmaşıklaştıran eylemlerden kaçınması gerektiğini ifade etti. Sözcü Lu ayrıca, Hindistan’ın sınır sorununa ilişkin görüşmelere ve ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı gelişimine uygun koşullar yaratmasını beklediklerine işaret etti. Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind kısa süre önce, Çin ile Hindistan arasındaki tartışmalı bölge “sözde Arunachal Pradesh”e gitmişti. http://bit.ly/SG14-50

21.11.2017 - İran ve Suudi Arabistan Lübnan konusunda savaşın eşiğinde “Lübnan’da hiç kimsenin Suudi Arabistan’ın, devlet başkanları Hariri’yi bir süreliğine zorla Suudi Arabistan’da alıkoyduğuna dair en ufak bir şüphesi yok. Bu durum Lübnan’da çatışan taraflarığine aralarındaki görüş ayrılıklarını unutup bu konuda birleşmelerine yok açtı. Lübnan, Şiiler ve Sünniler arasında (ya da İran ve Suudi Arabistan arasında) bölünmüş, milli gelirinin yüzde 145’i oranında borçlu, 4.3 milyon nüfusuna karşılık Suriye’den bir buçuk milyonluk göç alan bir ülke. Arap Birliği, Kahire’de yaptığı toplantıda Suudi Arabistan’ın yanında yer alarak Hizbullah’ın İran’ın desteklediği terörist bir örgüt olduğu açıklamasını yaptı. Yapılan açıklamada İran ve Hizbullah’ın Suriye’de bulunan birliklerinin kalıcı olması durumunda savaşın kaçınılmaz olduğu belirtildi. Bununla birlikte Suudilere verilen destek de sınırsız değil. Suudi Arabistan, Yemen’de savaşmaları için Mısır ve Pakistan’dan asker istemişti ama bu isteğine olumlu yanıt alamadı. Katar’a karşı yapılan ambargo da çok iyi gitmiyor. Şu anda verdiği tek sonuç Katar’ı İran’a yaklaştırmak, Körfez ülkelerini bölmek ve Avrupa’yı rahatsız etmek oldu.” (Financial Times)

22.11.2017 - ABD ve Çin arasındaki teknoloji farkı kapanıyor “Çin’in yapay zeka alanında kaydettiği ilerlemeler ve önüne koyduğu hedefler ABD için Kuzey Kore’nin nükleer füzelerinden daha büyük tehdit. Çin devleti 2020 yılında ABD’yle aynı seviyeye gelmeyi, 2025’te ise yapay zeka sektörünü tamamen egemenliği altına almayı hedefliyor. Nasıl ABD Başkanı Eisenhower Silikon Vadisi’nin kuruluşunu önayak olduysa Çin devleti de yüksek teknoloji sektörünü destekliyor. İki ülke arasındaki fark kapanıyor. Çin’in ABD’ye göre bazı avantajları da var. ABD’ye göre Çin’in ekonomisinin daha büyük kısmı dijitalleşmiş durumda. Küresel e-ticaretin yüzde 40’ı Çin’de gerçekleşiyor. Alibaba, Tencent ve Baidu gibi şirketler büyük veri yığınlarından faydalanıyorlar ve önlerinde pek bir yasal engel de yok. Geçen hafta Çinli Tencent firmasının piyasa değeri 500 milyar doların üzerine çıktı ve Facebook’u geride bıraktı. On-line ödeme, yüz ve ses tanıma teknolojilerinde Çinli firmalar ABD’li firmaları geride bıraktı. Sürücüsüz araç teknolojisinde de hızla arayı kapatıyor. Tüm bunların askeri sektörde uygulamaları olan teknolojiler. Çin, dijital sektörde neredeyse tamamen dışarıya bağımlılıktan kurtulmuş durumda. Liderliğini ABD’nin elinde bulunduğu mikro işlemci sektörü dışında Çin’in bu alandaki tüm ürünleri üretme kapasitesi var. Aynı durum Çin’in uzay teknolojisi için de geçerli. Trump, tüm bu konularda liderliği Çin’e kaptırmaya niyetli olmadığını söylese de, “akıllı sistemlere” verilen devlet desteğinde yüzde 11, genel olarak araştırma ve geliştirme faaliyetlerine verilen desteği ise yüzde 20 oranında azaltmaya gidiyor.” (Financial Times)  

23.11.2017 - Emperyalistler savaş hazırlıklarına yoğunlaşıyor Dünkü konuşmasında, askeri teknoloji alanında “Batı’yı yakalayıp geçmemiz gerek” diyen Putin, bugün de büyük şirketlere “Askeri üretime her an hazır olun” çağrısı yaptı.Dünkü açıklamasındaki “Kazanmak istiyorsak onlardan daha iyi olmalıyız” ifadeleriyle batılı emperyalistlerle aralarında keskinleşen rekabeti gözler önüne seren Putin, bugün de şunları söyledi: “Ekonomimizin, askeri üretimi ve hizmetleri gerektiği anda artırma becerisi, askeri güvenliğin en önemli unsurlarından birisidir. Bu amaçla, sahibi kim olursa olsun bütün stratejik ve büyük şirketler hazır olmalı.”

23.11.2017 - Avustralya Çin’e karşı ABD’yle yakınlaşıyor “Avustralya hükümeti son yayınladığı raporda Hint-Pasifik bölgesinde artan Çin etkisine karşı ABD’yle ittifakını güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Avustralya hükümeti on yıldır böyle bir rapor yayınlamıyor. Raporda Çin’in bölgedeki emellerine karşı daha sert bir tavır takınılması gerektiği, ABD’nin bölgede daha etkin bir rol üstlenmediği takdirde güç dengesinin Çin lehine değişeceği belirtiliyor. Yayınlanan rapor Avustralya hükümetinin Çin’e karşı sertleşen tutumunu yansıtıyor. Birkaç ay önce Avustralya Başbakanı Çin’e ‘diğer ulusların egemenliğine’ saygı göstermesi çağrısında bulunmuştu. Bu ayın başındaysa ABD, Hindistan, Japonya Çin’in bölgede artan etkisine karşı ‘dörtlü’ ismini verdikleri diplomatik inisiyatifi tekrar hayata geçirmişlerdi.” (Financial Times)

24.11.2017 - Avustralya donanmasına 4 milyar dolarlık gemi Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, 4 milyar dolar tutarındaki 12 devriye gemisi ihalesini Alman gemi yapımcısı Lurssen’in kazandığını açıkladı. Başbakanlığın resmi internet sayfasından yazılı açıklamada bulunan Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, Avustralya adına açık denizlerde devriye görevlerinde kullanılacak, 12 gemiden oluşan 4 milyar dolar tutarındaki yeni deniz filosunun ihalesini Alman firması Lurssen’in kazandığını duyurdu. Hollanda firması Damen ve bir başka Alman şirketi Fassmer’inde teklif verdiği ihalede Lurssen’in başarılı olduğunu aktaran Turnbull, ‘‘Açık Deniz Devriye Gemileri’’ olarak tanımlanan yeni gemilerin inşasına önümüzdeki yılın sonlarına doğru başlanacağını açıkladı. http://bit.ly/SG14-51

26.11.2017 - Fransa ve Almanya Avrupa Birliği’nin Latin Amerika’yla yapacağı serbest ticaret anlaşmasıyla ilgili anlaşma sağlayamıyor “Fransa ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin itirazına rağmen Avrupa Birliği Güney Amerika ülkeleriyle ticaret anlaşması imzalamaya kararlı. Fransa, İrlanda ve Polonya canlı hayvan ve diğer tarım ürünleri konusunda daha fazla koruma istiyor. Buna karşılık Almanya’nın başını çektiği Avrupa ülkeleri Donald Trump’ın korumacı politikalarına alternatif olarak serbest ticaretin önünü açan bir politika uygulamak istiyor. Almanya, Fransa gibi ülkelerin Latin Amerika’yla yapılacak ticaret anlaşmasına bazı sınırlamalar getirme talebine bu talebin kabul edilmesi durumunda karşı tarafa da bazı sınayi ürünler konusunda benzer istisnalar talep etme hakkı doğacağı gerekçesiyle itiraz ediyor.” (Financial Times)


26.11.2017 - Çin’den uluslararası ilişkileri yenileme çağrısı Asya Parlamenter Asamblesi 10. Genel Kurulu, 20-25 Kasım 2017 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. Çin Ulusal Halk Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhao Shaohua toplantıda bir konuşma yaptı. Zhao toplantı süresince Türkiye, Rusya, Pakistan, Kamboçya, Tacikistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli ülkelerin heyetleriyle, ikili ilişkiler ve yasama organları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi konularında fikir alışverişinde bulundu. Kasım 2006’da İran’ın başkenti Tahran’da kurulan Asya Parlamenter Asamblesi, Asya-Pasifik bölgesindeki bağımsız ülkelerin parlamentolarından oluşuyor. Asamble, bu ülkeler arasında bir iletişim platformu sağlayarak, bölge ve hatta dünya barışının gelişimini hızlandırmayı amaçlıyor. http://bit.ly/SG14-81

27.11.2017 - Financial Times: Rusya’nın Suriye müdahalesinin arkasında “Arap Baharı” var “Rusya Suriye’ye müdahalesinin ikinci yılında ABD’ye karşı üstünlüğünü ilan etti ve jeopolitik sahnede en öne çıkmayı başardı. Rusya’nın Suriye’ye müdahalesi ya da Esat’a desteği “Arap baharı”ndan hemen sonraya denk geliyor. Rusya, Arap ülkelerindeki hareketleri Ukrayna tarzı “turuncu devrim”lere benzetti ve güneyindeki ülkelere bu hareketlerin yayılmasından korktu. Bu endişeyle Suriye’ye müdahale etti ve artık İran ve Türkiye’yi de yanına almış gibi görünüyor.” (Financial Times)

28.11.2017 - Trump ticaret savaşında Çin’e karşı yeni bir cephe açıyor “Trump yönetimi Çin’e karşı yeni bir ticaret saldırısı başlattı ve Çin’e yönelik bir anti-damping soruşturması açılmasını sağladı. ABD’nin hedefinde Çin’den ithal edilen alüminyum saç ürünleri var. ABD, 1985 yılından beri ilk kez böyle bir uygulamaya gitti. ABD Çin’in alüminyum saçı üreten şirketleri sübvanse edip haksız rekabete yol açtığını iddia ediyor. ABD’nin Çin’den ithal ettiği alüminyum saç miktarı 2016 yılında 600 milyon doları buldu. Soruşturma açılmasında ABD’li  alüminyum saç üreticilerinin ve ABD Sanayiciler Birliği’nin baskısı etkili oldu. Bu soruşturma, ‘balayı havasında’ geçtiği söylenen Trump-Şi Cingping görüşmelerinden kısa süre sonra gerçekleşti. Bazı çevreler bunu ABD ve Çin arasında ticaret savaşı başlatacak provokatif bir hamle olarak değerlendiriyor. Hatırlanacağı gibi ABD Çin’e daha önce de fikri mülkiyet haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle başka bir soruşturma daha başlatmıştı. Bu soruşturmaya gerekçe olarak da ABD Çin’in ülkede yatırım yapan yabancı şirketlere teknoloji transferi yapma zorunluluğu getirmesiydi. Ayrıca ABD Kongresi Çin’in özellikle yarı iletken gibi stratejik sektörlere olan ilgisi nedeniyle ABD’de yabancı yatırımın önüne bazı engeller koyacak olan bir yasayı da değerlendiriyor. (Financial Times)

30.11.2017 - Televizyon kanalları teknoloji devlerinin tehdidi altında “Avrupa’da “BBC, ITV gibi özellikle kamuya ait televizyon kanalları Amazon, Netflix, Google, Apple, Facebook gibi dev teknoloji şirketlerinin büyümesi karşısında bir ölüm kalım savaşı veriyor. Önümüzdeki beş ya da on yıl içinde televizyon kanalları kapanma riskiyle karşı karşıya. Netflix ve Amazon İngiltere’de on milyon aboneye ulaşmış durumdalar.” (Financial Times)     

30.11.2017 - ABD Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’nde piyasa ekonomisi statüsünü kazanmasını engellemeye çalışıyor “Trump yönetimi Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’nde piyasa ekonomisi statüsü elde etmeye yönelik çabalarını baltalamaya çalışıyor. Çin’in bu statüyü kazanması demek, ABD’nin  Dünya Ticaret Örgütü nezdinde Çin’e karşı aldırdığı anti-damping kararlarını aldırmasını zorlaştıracak.  Dünya Ticaret Örgütü üyelerinin tabi olduğu anti-damping kuralları bir ülkenin devlet sübvansiyonlarıyla maliyetleri indirip diğer bir ülkenin şirketlerine karşı avantaj sağlamasını engelliyor veya zorlaştırıyor. ABD, Çin devlet Başkanı Şi Cingping’in ‘stratejik sektörlerde dünya liderliği’ hedeflemesini  Dünya Ticaret Örgütü’nde anti-damping yasalarını Çin’e karşı bu kuralları uygulatmak için kullanmaya çalışıyor.” (Financial Times)     

30.11.2017 - Rusya ve Mısır havada işbirliğine gidiyor Rusya ve Mısır hava sahalarını ve hava üslerini karşılıklı kullanmaya hazırlanıyor. Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev'in Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığına verdiği talimata göre Moskova konuyu Mısır'la müzakere edecek ve mutabakata varılması halinde anlaşma imzalanacak. Hazırlanan taslak anlaşmasındaki ilgili madde, Rusya ve Mısır savaş uçaklarının uluslararası hukuka ve iki ülkenin yasalarına uygun olarak iki ülkenin karşılıklı olarak hava sahalarını ve hava üslerini kullanmaya imkan tanıyor. Anlaşmanın sağladığı imkanlardan yararlanmak isteyen taraf diğer ülkeyi beş gün öncesinden bilgilendirmesi gerekiyor. Anlaşmanın süresi beş yıl olacak, iki tarafın isteği doğrultusunda uzatılabilecek. http://bit.ly/SG14-52

Emperyalizm ve Halklar


3.11.2017 - Trump Yönetimi'nin vergi reformu en çok zenginlere yarayacak Washington Post, vergi reformunun artı ve eksilerini mercek altına aldığı haberinde, Trump Yönetimi'nin önerdiği vergi kesintilerinin en çok zenginlerin işine yarayacağını, orta ve düşük gelirlilerinse doğrudan fayda sağlayamayacağını yazıyor. Gazete, Cumhuriyetçi Parti'nin geçmişte getirdiği vergi reformu önerilerinin ülkenin borçlarına daha ağır bir yük eklememeye özen gösterdiğini hatırlatıyor. Trump Yönetimi'nin vergi planı, önümüzdeki on yılda borç miktarının bir buçuk trilyon dolar artmasına neden olacak ve vergi kesintilerinden şirketlerin ve zenginlerin yararlanmasını sağlayacak. Zaten rekor düzeye erişen milli borcun vergi kesintileriyle daha da artması olasılığı yüksek. Yüzde 35 olan kurumlar vergisi oranının yüzde 20'ye düşürülmesi ve sadece beş buçuk milyon dolardan fazla serveti olanların ödediği veraset vergisinin kaldırılması, Cumhuriyetçi Parti'nin önerileri arasında en çok göze çarpan ve tartışma yaratan iki madde olarak öne çıkıyor.

3.11.2017 - Suriye'de özellikle çocuklar arasında baş gösteren beslenme yetersizliği krizi şiddetleniyor Washington Post gazetesi Şam'ın banliyölerinden 385 bin nüfuslu Doğu Guta'nın hala Suriye Ordusu tarafından kuşatma altında olduğunu hatırlatıyor ve burada yaşayan binden fazla çocuğun açlık nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu bildiriyor. Habere göre stratejik öneme sahip Doğu Guta'daki gıda krizi, bir anda ortaya çıkmadı. Aileler, bölgedeki gıda fiyatlarının astronomik düzeye çıkmasına rağmen şimdiye kadar yine de bir çözüm yolu bulmayı başarıyordu. Ancak yıllar içinde hükümetin ablukası, savaştan kar sağlayanların baskıları ve yabancı ülkelerin bölgeye acilen insani yardım ulaştırmayı başaramaması, bir zamanlar Şam'ın tahıl ambarı ve gıda kaynağı olan Doğu Guta'yı kırılma noktasına sürükledi. Banliyönün 2013 ortasında ablukaya alınmasıyla siyasi bölünmenin her iki tarafında yer alan iş adamları, açılan tünel ağıyla buraya gıda, yakıt ve giyim yardımında bulunmayı sürdürüyordu. Ancak Suriye hükümetinin geçen yılın sonunda civar bölgeleri ele geçirmesiyle birlikte bu rotalar bir daha açılmamak üzere kapatıldı. Hükümet, 3 Ekim'deyse insani yardım konvoylarının tek giriş noktasını da erişime kapattı. Gazete, ilaç sıkıntısının gıda krizini daha da derinleştirdiğini bildiriyor. Birleşmiş Milletler'e göre şimdiye kadar Suriye'deki çocukların yüzde 80'i, iç savaş nedeniyle gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki mülteci kamplarında şiddete maruz kaldı.

6.11.2017 - 483 Filistinli çocuk hapiste Tutsaklar ve Eski Tutuklular Komitesi’nin dün yaptığı açıklamaya göre İsrail işgal güçleri 2017 yılı başından bu yana 483 Filistinli çocuğu tutukladı. Quds Press’in haberine göre Filistinli resmi hak savunucuları, tutuklu çocuklardan bir kısmının İsrail işgal güçleri tarafından Ofer Askeri Hapishanesine gönderildiklerini söyledi. Hak savunucularının avukatı Louai Al-Mansi “Ekim ayında 40 Filistinli çocuğun tutuklandığını”; sekizinin işkence gördüğünü belirtti. Al-Mansi, çocuklardan birinin İsrail işgal güçleri tarafından vurulduktan sonra ve yaralı halde iken tutuklandığını ifade etti. (Middle East Monitor’dan çeviren S.G.) http://bit.ly/SG14-53

7.11.2017 - Siyonist rejim Batı Şeria’da terör estiriyor Son üç günde en az 23 Filistinli gözaltına alındı. İsrail askerlerinin tutuklamalar sırasında iki gence işkence edip ardından yaralı gençlerle selfie çektirdiği ortaya çıktı. http://bit.ly/SG14-54

8.11.2017 -  Türkiye ve İran PKK'ye karşı ortak operasyon için anlaştı Habertürk’ün verdiği habere göre “Türkiye ile İran, Kandil’e yönelik ortak operasyon için her konuda anlaşmış durumda. Sadece operasyon için uygun zaman ve koşullar bekleniyor. Terörle mücadele operasyonları için istihbari işbirliği de zirve noktasında. Operasyon için bir zaman verilmiyor ancak en uygun zamanda bu operasyonun yapılacağını yetkililer kararlılıkla ifade ediyorlar.” http://bit.ly/SG14-55

8.11.2017- 2017’de Akdeniz’de yaklaşık 5 bin göçmen yaşamını yitirdi BM Uluslararası Göç Örgütü'nün verilerine göre, 2017 yılının Kasım ayına kadar Akdeniz'i geçmeye çalışan yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti.göçmenlerin boğularak, açlık ve susuzluk çekerek ya da şiddete maruz kalarak hayatını kaybettiğinin ifade edildiği haberde , sadece Akdeniz'de Avrupa’ya ulaşmaya çalışan toplam 2 bin 925 göçmen öldü.Göçmenlerin çoğunluğu Batı Afrika ülkelerinden yola çıkıyor. Uluslararası Göç Örgütü'nün güncel araştırmalara dayandırdığı verilerine göre Nijerya'dan gelen kadın ve kızların yüzde 80'i insan tacirlerinin ve cinsel sömürünün kurbanı oluyor. Sığınmacıların geldiği diğer ülkeler arasında Bengladeş, Eritre, Mısır, Sudan, Fas, Suriye ve Libya da bulunuyor. Uluslararası Göç Örgütü'nün verilerine göre 2016 yılında dünya çapında toplam 7 bin 930 göçmen ve sığınmacı hayatını kaybetti. Ancak IOM'a göre kayıtlara geçmeyen rakamlar çok daha yüksek düzeyde. http://bit.ly/SG14-56

9.11.2017 - BM raporları Suudi ambargosu altında ezilen Yemen'deki açlığın boyutlarını gözler önüne serdi: Yaklaşık 7 milyon kişi aç Kızılhaç, şu ana dek 900 binden fazla kişiyi etkileyen kolera salgınıyla mücadele için hayati önemdeki klor tabletleri sevkiyatının engellendiğini duyurmuştu. BM'ye göre, Yemen'de hava saldırılarında yüzde 60'ı sivil 8 bin 670 kişi öldü, 49, 960 kişi de yaralandı. http://bit.ly/SG14-57

9.11.2017 - Mısır, IMF’den alacağı kredi karşılığında halkın “kemerlerini sıkıyor” Mısır’ın son dönemde yaptığı ekonomik reformları olumlu bulan IMF 2 milyar dolarlık kredinin bu ülkeye verilmesini onayladı. Mısır geçen yıl, IMF’ye verdiği taahhüt sonucu devalüasyon yapmış ve enerji alanında verdiği sübvansiyonu kaldırmıştı. Bunun sonucunda enflasyon yüzde 30 oranında artmıştı.” (Financial Times)

13.11.2017 - Güney Sudan’da çocuklar yeniden savaş yolunda  Washington Post ”Çocukların Savaşı” başlıklı özel haberinde 2015'te Güney Sudan'daki iç savaştan kurtarılan çocuk askerlerin bugünkü durumuna mercek tutuyor. Habere göre iki yıl önce savaştan çıkarılıp yardım örgütlerinin önderliğinde okullara gönderilen çocuklar, kalkınma programlarının işe yaramaması nedeniyle bugün savaş alanlarına geri dönüyor. Çocukların asker olarak kullanılmalarına bu on yıl içinde son verilmesi şekildeki Birleşmiş Milletler hedefi, bu şekilde başarısızlığa uğramış oldu. Güney Sudan'da çok sayıda çocuk asker, orduya, isyancı örgütlere ya da etnik milislere katılıyor. 20 yıldan uzun süren iç savaştan sonra 2011'de Sudan'dan ayrılan Güney Sudan'da UNICEF verilerine göre 2013'te 15 bin çocuk asker bulunuyordu.

13.11.2017 - Çin Brezilya’daki küçülmeyi bu ülkeyi kendine bağımlı kılmak için kullanıyor “Çin, özellikle iki yılda çok önemli Brezilyalı firmaları satın alıyor. Bu yıl Çin’in Brezilya’dan aldığı şirketlerin toplam değeri 10.8 milyar doları buldu. Geçen yıl ise Çin Brezilya’dan 11.9 milyar dolar değerinde şirket satın almıştı. 2015 yılında bu sayının 5 milyar dolar olduğunu göz önüne alırsak ne kadar büyük bir artış olduğunu daha iyi anlarız. Başlangıçta Brezilya’ya ait enerji, madencilik ve tarım firmalarını satın alan Çin, 2014 yılından sonra sanayi ve diğer sektörlere de girdi. Çin, içerideki fazla üretimini dışarıya yöneltmek istiyor. Ayrıca Çin, oluşturduğu 20 milyar dolarlık Çin-Brezilya fonunu bu ülkedeki altyapı projelerini finanse etmek için de kullanıyor.  Son iki yıldır tarihinin en büyük küçülmesini yaşayan Brezilya, Çin sermayesinin ülkeye bu denli girmesini engellemiyor. Ama Brezilya’da bu sermaye akışına karşı çıkan milliyetçi bir kesim de var. Buna ek olarak “arka bahçesine” sızıldığını düşünen ABD de rahatsız. Buna karşılık Brezilya, daha önce yatırım yaptığı Venezüella gibi müttefik ülkelerdeki riskli durum nedeniyle Brezilya gibi piyasa kurallarının işlediği bir ülkeye girmekten memnun görünüyor. Brezilya’daki bir danışmanlık şirketinin yöneticisi, ‘Çin, Brezilya’nın en önemli sektörlerine büyük miktarda sermaye aktardıktan sonra kaçınılmaz olarak ülkenin iç politik durumuyla da daha yakından ilgilenmek zorunda kalacaktır’ diyor.” (Financial Times)

14.11.2017 - Hindistan'da Ivanka Trump görmesin diye evsizler toplatıldı! Ülkenin güneyinde bulunan Haydarabad kentinde yüzlerce evsiz ve muhtaç güvenlik görevlileri tarafından zorla rehabilitasyon merkezlerine kapatıldı. The Washington Post'un Indian Express'ten aktardığı habere göre, yaklaşık 400 evsiz ve muhtaç toplanarak Chanchalguda Hapishanesi'nde bulunan merkeze gönderildi. Polisin, "konuklarını etkilemek için" yaklaşık 6 bin evsizi sokaklardan toplama planı yaptığı belirtildi. Ayrıca şehirde Ocak ayının ilk haftasına kadar dilenmek yasaklandı. http://bit.ly/SG14-58

14.11.2017 - Trump, Afganistan’ın madenlerini de istiyor ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimi ay başında madenlerden dev gelirler elde eden Taliban ve diğer cihatçı gruplarla çatışmada ülke topraklarının yarısına yakınını kaybeden mevcut hükümete destek amacıyla bölgeye binlerce yeni asker gönderme kararı aldı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in hafta başındaki açıklamasıyla da en az 1500 ABD askerinin yola çıkmak üzere olduğu ortaya çıktı. Brüksel’de konuşan Stoltenberg, 1500 kadar askerin de diğer NATO ülkelerinden gönderileceğini bildirdi. Taliban güçlerinin yoğun saldırılar düzenlediği güneydoğudaki Logar eyaleti toprakları dünyadaki en büyük bakır madenlerinden birini altında bulunduruyor. Avrupa Birliği’nin yıllık raporlarında Taliban’ın uyuşturucu satışından sonraki en büyük gelirinin maden satışı olduğu açıklanıyor. http://bit.ly/SG14-59

15.11.2017 - Libya’da ‘köle pazarları’ kuruluyor CNN tarafından yayınlanan bir “açık artırma” görüntüsüne göre Nijeryalı mülteciler, “Tarla işi için büyük güçlü çocuklar” denilerek “alıcı”lara tanıtılıyor ve 800 dolara satılıyor. Her hafta buna benzer 1 ya da 2 açık artırmanın yapıldığı bir Libya kasabasına gizli kamerayla giden CNN, bu görüntüleri kaydetti ve yayınladı. CNN’in tanık olduğu gece saatlerinde yapılan açık artırmada 12 erkek satıldı. Bu insanlar açık artırmacı tarafından “mal” olarak nitelendi. http://bit.ly/SG14-60

16.11.2017 - Ücret artışları emek üretkenliğinin çok gerisinde Financial Times gazetesinde yayınlanan verilere göre, tüm dünyada ortalama ücretler 1973-2015 arasında sadece yüzde 12 artarken emek üretkenliği %73’lük bir artış gösterdi. Bu durum, dünyadaki nispi artı-değer sömürüsüyle ilgili bize önemli bir fikir veriyor.

17.11.2017 - Venezuela hazinesi iflas etti Venezuela hazinesi ve kamuya ait petrol şirketi PDVSA, milyarlarca dolarlık borç yükümlülüğünü yerine getiremeyerek temerrüde düştü. erkezi New York'ta bulunan Uluslararası Takas ve Türevler Birliği, Venezuela'nın borçlarını zamanında ödeyip ödemediğine dair oylama yaptı. Birlik, ekonomik krizdeki ülkenin milyarlarca dolarlık borç yükümlülüğünü yerine getiremediğine karar verdi. Oylamanın, "kredi olayı" olarak bilinen, ülkenin kredi notunu düşürecek durumu tetiklemesi bekleniyor. Venezuela'nın borcu, petrol fiyatları yüksek iken sosyal programlara çok fazla harcama yapıldığı Hugo Chavez döneminde 120 milyar doları aşmıştı. Güney Amerika ülkesinin borcunun yarısı, dolar cinsinden bonolar şeklinde. http://bit.ly/SG14-82

18.11.2017 - İnsan Hakları İzleme Örgütü, Almanya’da artan antisemitizm konusunda uyarıda bulundu Örgüt’ün Almanya Şubesi Başkanı Michalski, ülkede Yahudi olduğunu belli edecek şekilde dolaşmanın tehlikeli olduğunu söyledi. Deutsche Welle’ye konuşan Michalski, ailesinin de saldırılara maruz kaldığını belirterek, “Saldırganlık düzeyi çok yüksek ve anlaşılan öğretmenler bu durum karşısında ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlar” dedi. Kimseye kipa ile sokaklarda dolaşmayı tavsiye etmediğini vurgulayan Michalski, “Yahudi olduğunu belli edecek şekilde sokaklarda dolaşmak giderek daha tehlikeli bir hâle geldi” şeklinde konuştu.

18.11.2017 - Barcelona’da 16 kişinin katledildiği saldırıyı planlayan İspanyol istihbaratının elemanı çıktı İspanya’nın turistik Katalan şehri Barcelona’da ağustosta gerçekleşen ve 16 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı düzenleyen kişinin, 2014 yılında İspanyol istihbaratına muhbirlik yaptığı ortaya çıktı. İspanyol Gizli Servisi tarafında yapılan açıklamada, uyuşturucu suçlamalarıyla hapiste yatan Abdelbaki Essati ile 2014 yılında irtibata geçildiği ve kendisinden gayriresmi yollardan Ulusal İstihbarat Merkezi’ne radikal gruplar hakkında bilgi sağlaması istendiği belirtildi.Essati 16 Ağustos’ta Barcelona’nın ünlü caddesindeki araçlı saldırıdan bir gün önce kentin güneyindeki hücre evinde kazayla gerçekleşen patlamada ölmüş, hayatta kalan ve Essati’nin yönetiminde olan diğer saldırganlar ise Las Ramblas caddesindeki saldırıyı gerçekleştirmişti. Turistik Las Ramblas caddesinde araçla yapılan saldırıda ölenlerin büyük çoğunluğu turistti. http://bit.ly/SG14-61

18.11.2017 - Filistinli tutuklularla görüşmek için İsrail’e giden yedi kişilik Fransa heyetinin ülkeye girişi yasaklandı Filistinli tutuklularla görüşmek isteyen Fransız belediye başkanları ve parlamenterlerinden oluşan yedi kişilik delegasyon İsrail ve Filistin'e girişi yasaklandı. Fransız heyeti, İsrail hapishanelerinde tutuklu Filistin'in Fetih Hareketi liderlerinden Mervan Barguti ve daha önce Fransa'da yaşamış Filistinli Salah Hamouri ile görüşmek için İsrail ve Filistin'e gitmek istiyordu. Heyet tarafından yapılan yazılı açıklamada, delegasyonun Fransa Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile dün akşam gerçekleştirdiği görüşmede İsrail hükümeti tarafından İsrail ve Filistin'e girişlerinin yasaklandığını öğrendikleri belirtildi. Planlanan ziyaretini erteleyen Fransız heyeti, mevcut durumda İsrail hükümetinin uyguladığı baskı nedeniyle ziyaretin güvenli bir şekilde gerçekleşemeyeceğini duyurdu. http://bit.ly/SG14-62

20.11.2017 - Financial Times: Şili’de sağcu adayınilk turu kazanması Latin Amerika’daki “pembe sola” yeni bir darbe niteliğinde “Şili’deki Başkanlık seçiminin ilk turunu sağcı milyoner aday Sebastian Piñera kazandı. (...) Bu zafer, hammmadde fiyatlarındaki artış döneminde iktidara gelen ‘pembe sol’a vurulan yeni bir darbe niteliği taşıyor. Piñera iktidara gelirse Arjantin Başkanı Mauricio Macri’nin Arjantin’de yaptığına benzer reformaları hayata geçirmesi bekleniyor.”

21.11.2017 - Zimbabve darbesi Çin’in Afrika’daki politikalarının değiştiğini gösteriyor “Zimbabve’de Bay Mugabe’nin görevinden alınmasından sonra Çin’in Afrika’daki rolü bir kere daha tartışma konusu oldu. Darbenin planlayıcısı General Chiwenga darbenin birkaç gün öncesinde Çin’in başkenti Pekin’deydi. Analistler bu darbede Çin’in rolünü çok da abartmamak gerektiğini belirtiyor. Ama Çin’in darbeye engel olmak için çaba sarf etmediği de ortada. Çin, darbeyi kınamadı. 93 yaşındaki Bay Mugabe’nin ne yapacağı önceden kestirilemeyen politikaları muhtemelen Çin’i rahatsız ediyordu. Daha önce Bay Mugabe, Çin Başkan’ı Şi Jinpin’den yardım istemiş, buna karşılık Çin Başkanı yardım etmeyi reddederek ona yerini bırakacağı kişiyi hazırlaması ve Dünya Bankası, IMF gibi kurumlarla ilişki başlatmasını talep etti. Çin’in Zimbabve’de başka bir ata oynamasının nedeni Çin’in Afrika’da yaşadığı deneyimlerden ders çıkardığını gösteriyor. 2011 yılında Çin’in son ana kadar Kaddafi’ye destek vermesi bu bu ülkeye milyarlarca dolara malolmuştu. Çin’in 1950’lerden beri uyguladığı ‘başka ülkelerin iç işlerine karışmama politikası’ Çin’in büyüyen ekonomisinin ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Bu politikalardan uzaklaşan Çin için Afrika yeni bir deneme tahtası niteliğinde. Çin bugün, Zimbabve’nin en büyük ticaret ortağı ve ülkenin politik liderleriyle Çin arasında sıkı bir bağ var. Çin’in Sudan ve Güney Sudan’da çıkarları var çünkü bu ülkelerde petrol yatırımları yaptı. Çin bu ülkelerin politikasında da daha etkin bir rol oynuyor, bu ülkelerdeki siyasi partiler arasında iletişimi kolaylaştırıyor, bu ülkelerdeki sivil toplumla bağlarını güçlendiriyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar Çin’in bu tür müdahaleler yapacağı kimsenin aklına gelmezdi.” (Financial Times)

23.11.2017 - Apple’ın tedarikçisi Foxconn’un Çin’de stajyer öğrencilere fazla mesai yaptırdığı ortaya çıktı “Dünya tarihindeki en zengin firmalardan biri olan Apple’a üretim yapan Çinli fabrika Foxconn’da ucuza çalıştırılan stajyer öğrencilere yasa dışı bir biçimde fazla mesai yaptırıldığı ortaya çıktı. Çin’de bu durumun çok yaygın olduğunu, özellikle de Çin’deki ücretlerin yükselmesiyle daha ucuz işgücü arayan şirketlerin komşu ülkelere gitmesini durdurmak için altta alta teşvik edildiği belirtiliyor.” (Financial Times)  

23.11.2017 - İspanya’da göçmenler hapishaneye konuldu İspanya’ya ulaşan göçmenlerden yaklaşık 500 tanesi , “yer yok” denilerek hapishaneye konuldu. İspanya İçişleri Bakanlığı 17-19 Kasım arası ülkenin güneyine ulaşan Cezayirli göçmenlerin bir kısmının Murcia’ya yerleştirildiğini, 497’sinin ise Archidona kentinde yeni inşa edilen hapishaneye konulduğunu açıkladı. Açıklamada bu durumun göçmen merkezlerindeki doluluk nedeniyle alınmış “istisnai ve geçici bir uygulama” olduğu iddia edilerek, göçmenler orada olduğu sürece hapishaneye tutuklu konulmayacağı öne sürüldü. İspanya’daki insan hakları örgütleri, insan kaçakçılığını tespit edecek personelin hapishanede görevli olup olmadığının bilinmediğine dikkat çekiyor. http://bit.ly/SG14-63

23.11.2017 - ABD’nin sermaye ihracı büyük ölçüde vergi kaçırmak amacıyla gerçekleştiriliyor “Amerikan şirketleri, dışarıda yaptıkları yatırımlardan elde ettikleri karlar için, tekrar o ülkelerde yatırıma dönüştürmeleri şartıyla herhangi bir vergi ödeme yükümlülüğüne sahip değil. Bu durum ABD firmalarını sabit dolar geliri getiren alanlara “yeniden yatırım yapmaya” sevkediyor. Bu yatırımları yapmalarının ana nedeni, getirdikleri kar değil, onları vergiden kurtarmaları. 1982 yılından bu yana ABD’li firmalar yurt dışında toplam 5.1 trilyon dolar kar elde etmişler. Bunun yaklaşık 2 trilyonu elde edilen karların Bermuda, Birleşik Krallık Karayip Adaları, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Singapur ve İsviçre gibi vergi cennetlerinde tekrar “yatırıma” dönüşmesi sonucu elde edildi. 1.7 trilyonluk kısım ise Kanada ve İngiltere gibi yerlerde elde edildikten sonra tekrar yatırıma dönüşen karlar. Sadece 1.5 trilyonluk kısım ABD’li yatırımcıların kendi parasıyla yaptığı doğrudan dış yatırımdan elde edilen karlar. Bu durumun sonucu olarak ABD’nin doğrudan yabancı yatırımının yarısından fazlası vergi cennetlerinde. 1990’ların ortalarında doğrudan yabancı yatırımının beşte biri vergi cennetlerindeydi. Vergi cennetlerine yapılan yatırımlar dünyanın diğer bölgelerinde yapılan yatırımlara göre ortalama %3 daha karlı oluyor. 2008 yılından beri elde edilen karların %75’i vergi cennetlerinde “yeniden yatırıma” gitti.” (Financial Times)     

24.11.2017 - Mısır'da camiye bombalı saldırı: En az 309 ölü Mısır’ın Sina yarımadasının kuzeyindeki El Ariş kentinde bir camiye bombalı saldırı düzenlendi. Kentin batısındaki Bir el-Abid kasabasında bulunan El Rawda camiine düzenlenen saldırıda en az 309kişi yaşamını yitirdi.Öte yandan, saldırıyı henüz sahiplenen olmazken, yetkililer IŞİD ya da El Kaide bağlantılı cihatçıların bölgede daha önce de çok sayıda saldırı düzenledikleri bilinmekte.

26.11.2017 - Japonya’da firmalar işçi bulmakta güçlük çekiyor “Japon firmaları son 40 yılın en ağır işgücü kıtlığını yaşıyorlar. Şirketler çalıştıracak işçi bulamıyorlar. Başkan Şinzo Abe döneminde ekonomiye yapılan teşviklerin getirdiği hızlanma, Japonya’nın düşen nüfusu nedeniyle bu tür işçi eksikliklerine yol açıyor. Firmalar bu durumda, daha iyi ücretler, iş güvencesi, iyi koşullarda emeklilik güvencesi vermek durumunda kalıyorlar.” (Financial Times)  

27.11.2017 - Syriza hükümeti Suudi Arabistan’a silah satıyor  Yunanistan’da Syriza hükümeti Suudi Arabistan’a 66 milyon dolar değerinde cephane gönderecek. Dışişleri Bakanı Panos Kammennos ve Başbakan Çipras’ın da onayladığı bu satışla birlikte Yunanistan Suudi Arabistan’a 300 bin tank mermisi satacak. Syriza hükümeti daha önce de, Birleşik Arap Emirlikleri’ne 78 milyon dolarlık satış yapmıştı. (Financial Times)

29.11.2017 - Yemen’de yedi milyon kişi kıtlığın eşiğinde “Nijerya, Güney Sudan, Somali ve Yemen’de açlık savaşta bir araç olarak kullanılıyor. Bu ülkeler arasında en felaket durumda olan ülke Yemen. Suudi Arabistan 2015 yılının Mart ayından beri bu ülkeyi bombalıyor. Yollar, köprüler, pazarlar yok edildi, el Hudaida’daki konteyner limanları kullanılamaz hale geldi. ABD ve İngiltere’nin desteğiyle BM Genel Konseyi Yemen’e ambargo uyguluyor. 28 milyon nüfuslu Yemen’in üçte ikisi açlık ve temiz su bulamama tehlikesiyle karşı karşıya. Yedi milyon kişi kıtlığın eşiğinde. On yıllarda yaşanan en büyük kıtlığa şahit olabiliriz. Kolera salgını yayılıyor. Savaşta şimdiye dek 10 bin kişi hayatını kaybetti. İngiltere Savunma Bakanlığı, Suudi Arabistan’a dört milyar dolarlık savaş uçağı satışı tehlikeye girer diye herhangi bir kınama yapılmasına karşı çıkıyor.” (Financial Times)

29.11.2017 - Zimbabve’deki yeni iktidar sömürüyü artıracak reformları yapabilir  “Zimbabve’de eski Başkan Robert Mugabe’yi deviren yeni Başkan Emmanuel Mnangagwa’nın geçmişte uygulanan politikalardan köklü bir biçimde kopabilme ihtimali bulunuyor.  Zimbabve’nin içinde bulunduğu ekonomik durum gerçekten kötü: para birimi yerlerde sürünüyor, iş yok, fazla miktarda doğal kaynak yok ve uluslararası piyasalardan borç alamıyor. Bay Mnangagwa yeni reformlar yaparak bu durumu değiştirebilir, Zimbabve’nin Deng Xiaoping’i olabilir mi? Olabileceğine dair bazı işaretleri ilk konuşmasında verdi. Örneğin ‘özel şirketlerin korunduğu, onlara adil davranılan bir piyasa ekonomisinden’ söz etti. Ya da: ‘Uluslararası yatırımcıların ülkemize gelmesi değer verilmesi gereken bir durumdur ve bu yatırımcılar korunmalıdır’ dedi. Bu iki söz de önceki Başkan Mugabe’nin ağzından çıkacak sözler değildi. Yabancı yatırımcılar uzun yıllardır paralarını Zimbabve’ye akıtmak istiyorlar. Mükemmel topraklar, iyi düzeyde bir altyapı ve olağanüstü eğitimli işgücü onlar için çok çekici kaynaklar. Bay Mnangagwa millileştirme politikasını bir kenara bırakarak, dolarla barışarak, kapılarını uluslararası kuruluşlara açarak yatırımın önünü açabilir.” (Financial Times)

30.11.2017 - “Gelişmekte olan ülkeler” bu 1.54 trilyon dolar borç tahvili çıkardılar “Gelişmekte olan ülke” bankaları, devletleri ve şirketleri rekor düzeyde borç tahvili, bonosu ve hisse senedi çıkardılar. Gelişmiş ülkelerdeki düşük faiz oranları nedeniyle büyük yatırım kuruluşları, hedge fonları ve bankalar daha yüksek faiz veren gelişmekte olan ülkelere yöneldiler. Bu yıl, gelişmekte olan ülkelerin çıkardıkları borç tahvili, bonosu ve hisse senetleri toplamı 500 milyar dolara çıktı. Toplam miktar ise 1.54 trilyon doları buldu. Yüksek faiz yatırımcılar için risk anlamına gelse de, faizlerin yüksekliği yapılan ilk yatırımın görece kısa sürelerde yatırımcı tarafından geri alınmasını sağlıyor. Örneğin, Arjantin’in çıkardığı devlet tahvilleri %7.9 gibi yüksek bir faiz verirken, bu faizler 12 yılda yatırımcının ilk yaptığı yatırımı karşılamaya yetiyor. (Financial Times) Sınıf Gündemi’nin yorumu: Başka bir deyişle, büyük yatırım kuruluşları, hedge fonları ve bankalar “gelişmekte olan ülke” burjuvazisini borçlandırıyor ve bu ülkelerde elde edilen artı-değerin önemli bir kısmına faiz olarak el koyuyorlar.

30.11.2017 - ABD: Kuzey Kore'yi tamamıyla yok ederiz Dünyaya Pyongyang'la tüm diplomatik ve ticari ilişkileri kesme çağrısında bulunan ABD, savaş çıkması durumunda Kuzey Kore rejimini "tamamıyla yok etmekle" tehdit etti. Kuzey Kore'nin Salı günü gerçekleştirdiği yeni balistik füze denemesi üzerine Çarşamba günü BM Güvenlik Konseyi'nde bir acil durum toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, "Dün Kuzey Kore'nin diktatörü dünyayı savaştan uzaklaştırmayan, aksine savaşa daha da yaklaştıran bir seçim yaptı" dedi. Haley, "Savaş çıktığı takdirde, emin olun, Kuzey Kore rejimi tamamıyla yok edilecek" şeklinde konuştu. http://bit.ly/SG14-64

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

8.11.2017 - Türkiye en çok silah satın alan 5’inci ülke  Ortadoğu ülkelerinin silah ithalatı son beş yılda neredeyse ikiye katlanırken, Türkiye en çok silah satın alan 5’inci ülke oldu. Suriye’de iç savaşın patlak verdiği 2011 yılında ilk kez artan küresel silahlanma bütçesi ise ihracatçı ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya’ya gidiyor. Küresel çapta silahlanmaya harcanan para, Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılında ilk kez artış göstermişti. Dünya, geçen yıl ise silah ithalatına 1 trilyon 680 milyar dolar harcadı. Bu harcamadaki yüzde 29’luk payın sahibi de son beş yılda silah ithalatındaki yüzde 86’lık artışı ile neredeyse bütçesini ikiye katlayan Ortadoğu ülkeleri oldu. Bu bütçeler küresel silah satışında başı çeken, toplam ihracatın yüzde 74’ünü gerçekleştiren Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya’ya gitti. Suudi Arabistan ve Katar, yüzde 212 ve yüzde 245’lik artış ile Ortadoğu’da oran olarak “silahlanmaya en çok yönelen ülkeler” oldu. Suudi Arabistan geçen yıl silahlanmaya 50 milyar dolar para harcarken, onu 18 milyar dolarla Birleşik Arap Emirlikleri izledi. İran ve İsrail’in savunma bütçesi yaklaşık 14’er milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye silah ithalatında Ortadoğu’da 5. sırada Türkiye, yaklaşık 11 milyar dolarla bölge ülkeleri arasında beşinci sırada yer aldı. Umman ve Irak 9’ar milyar, Kuveyt 7 milyar, Katar 5 milyar dolarla Ortadoğu silahlanma listesinde ilk 10’a girdi. (Gazete Karınca)


12.11.2017 - Pakistan 30 adet Atak helikopteri satın alıyor Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Temel Kotil, Atak helikopterinin Pakistan'a satışına ilişkin açıklamada bulundu. Kendisi de pilot olan Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi'nin geçen ay İstanbul'da bu helikopterle uçuş yaptığını anımsatan Kotil, "Çok memnun oldular. Basına verdikleri demeçte de Atak helikopteri için 'en iyi' diye bahsettiler. Görüşmeler devam ediyor. Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum" dedi. Yakın zamanda katıldıkları Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı'na ilişkin de değerlendirmede bulunan Kotil, "TAI açısından baktığımızda Anka çok ilgi çekti. Yine Atak helikopterine, Hürkuş'un silahlı versiyonuna ilgi vardı. Kuvvet komutanları, bakanlar düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdik" dedi. Kotil, fuar kapsamında aralarında Endonezya, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Filipinler, Güney Kore'nin yer aldığı bazı ülkelerden temsilcilerle temaslarda bulunduklarını bildirdi. http://bit.ly/SG14-66 

13.11.2017 - Konya Belediyesi'nin iş aracı Rakka'dan çıktı IŞİD'in Rakka'dan çekilmesinin ardından Suriye'de 'AKP-IŞİD işbirliği'ne dair yeni kanıtların ortaya çıktığı iddia edildi. ETHA, Demokratik Suriye Güçleri'nin öncülüğünde IŞİD'den temizlenen Rakka'da mayın temizleme operasyonları sırasında üzerinde Konya Büyükşehir Belediyesi'nin amblemi olan ve 'Resmi hizmete mahsus' yazısı bulunan bir iş aracı bulunduğu bilgisini aboneleriyle paylaştı.

14.11.2017 - TSK Erbil'e bombardıman düzenledi: TSK'ye ait savaş uçakları Erbil'in Sidekan nahiyesine bağlı Bradost bölgesine hava saldırısı düzenledi. Uçakların hedef aldığı 1 sivil hayatını kaybetti. Depremden etkilenen Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi sınırları içindeki Erbil'in Sidekan nahiyesi, Bradost bölgesine Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait savaş uçakları tarafından hava saldırısı düzenlendi. Rudaw, bombardımanda aracı hedef alnınan bir gencin hayatını kaybettiğini duyurdu. Rudaw'a konuşan Sidekan Nahiye Müdürü İhsan Abdülkadir, TSK'ye bağlı savaş uçaklarının akşam saatlerinde Bradost bölgesini bombaladığını belirtti. İhsan Abdülkadir, Bombardımanda Mergesor'a bağlı Bermiz köyü sakinlerinden bir çocuk babası 26 yaşındaki Himdad Osman adlı kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Sidekan Nahiye Müdürü İhsan Abdülkadir, “Savaş uçakları, söz konusu gencin arabasını hedef almış.” dedi.

14.11.2017 - Tayland 100 kişilik pilot heyetiyle Atak helikopterini inceledi TUSAŞ'ın ürettiği ATAK helikopterleri Azerbaycan ve Pakistan'ın ardından Tayland'ın da radarına girdi. Tayland'da karar verici makam konumunda bulunan Kara Havacılık Komutanı Tümgeneral Chaoroj Sorso, Bangkok'ta düzenlenen savunma sanayii fuarında, 100 pilotun yer aldığı heyetiyle ATAK helikopterini inceledi. Tayland heyetinin TUSAŞ yetkilileriyle 1 saatlik görüşmesinde ATAK helikopterlerinin satışı konusunda önemli mesafe kat edildiği belirtildi. http://bit.ly/SG14-65

19.11.2017 - İdlib’e askeri sevkiyat, Antalya’da görüşme Sermaye devleti, Astana görüşmeleri kapsamında olduğunu öne sürerek Suriye’nin İdlib kentine yönelik işgalini sürdürüyor. Bu çerçevede İdlib’e yeni sevkiyatlar yapılırken, Astana sürecine garantör olarak katılan Rusya, İran ve Türkiye arasında üçlü görüşmeler başladı. Gece saatlerinde Reyhanlı ilçesinin karşısındaki Kah köyüne giren askeri araçlar, buradan Halep’in batı kırsalındaki bölgeye ulaştı. TSK'ya ait araçlardan oluşan konvoyun İdlib-Efrîn hattındaki bölgede konuşlandırıldığı bildirildi.

23.11.2017 - Filipinler Donanması Aselsan Muhafız UKST kullanacak Kuzey Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti etkisiyle ısınan Asya ve Pasifik suları savunma harcamalarının da artmasına ve savunma firmalarının ilgisini çekmeye başladı. Bölgedeki ısınmanın etkisiyle Türk savunma sanayii de son dönemde Asya ve Pasifik bölgesine daha çok ilgi göstermeye başladı. Aselsan’ın stabilize silah sistemlerinde ki başarısı da yeni bir ihracat kapısı araladı. Güney Koreli gemi inşa firması Hyundai Heavy Industries (HHI) 2016 yılında Filipinler Donanmasıyla 2600 tonluk Incheon (FFX-I) Sınıfı fırkateyn üretimi için sözleşme imzaladı. Platformun ön bölümünde ki 76mm baş topu ve 8 hücreli dikey fırlatma sistemine (VLS) ek olarak Aselsan Muhafız sistemi geminin kıç bölümünde uçuş güvertesine doğru konumlandırılacak. Aselsan Muhafız sistemi platformun Muharip Yönetim Sistemi (CMS) ile tamamen entegre bir şekilde çalışacak. http://bit.ly/SG14-67

24.11.2017 - Tekfen, Kazakistan'da 438 milyon dolarlık iş aldı Tekfen İnşaat'in iştiraki, Kazakistan'da Tengiz Petrol Sahası kapsamında 438 milyon dolar tutarında sözleşme imzaladı. Tekfen Holding'den KAP'a yapılan açıklamaya göre, sözleşme Kazakistan'ın Tengiz Petrol ve Gaz Sahasında "Gelecek Gelişim Projesi - Kuyubaşı Basınç Yönetim Projesi, İnşaat, Mekanik, Elektrik ve Enstrüman Montajı işlerine yönelik imzalanırken, söz konusu işlerin 55 ayda tamamlanması planlanıyor. http://bit.ly/SG14-68

25.11.2017 - Mısır'da 29 kişi Mısır basınında Türkiye adına casusluk yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındı Türkiye’ye darbe suçlaması Mısır’da, “Türkiye adına casusluk yaptıkları” iddiasıyla gözaltına alınan 29 kişiyle ilgili haberler ülke medyasında geniş yer buldu. Mısır’ın resmi haber ajansı MENA, ülke istihbaratına dayandırdığı dünkü haberinde 29 kişinin “Katar tarafından finanse edildiği, talimatları da Türk istihbaratından aldığını” iddia etmişti. Bu kişilere yönelik suçlamalar arasında, “ülkenin ulusal çıkarlarına zarar verme, “terör örgütüne üyelik”, “lisanssız uluslararası telefon görüşmeleri yapma” ve “para aklama” da var. BBC’nin Mısır basını derlemesine göre, El Wafd gazetesi, “Erdoğan Mısır’ı gizlice gözetliyor” başlığı atarken, resmi yayın organlarından Rose el-Youssef, “Mısır istihbaratı, Müslüman Kardeşlerin Türkiye için çalışan en büyük casusluk şebekesini gözaltına aldı” dedi. Mısır’ın resmi yayın organlarından el Ahram ise “Ankara, Mısır devletine zarar verip iktidarı ele geçirmek için Müslüman Kardeşler ile ortak plan yaptı” iddiasına yer verdi. https://www.evrensel.net/haber/338875/misir-basininda-turkiyeye-darbe-suclamasi

29.11.2017 - Türk yapımı 4 adet savaş gemisi Pakistan'a satılıyor Pakistan basını, MİLGEM'in ürettiği 4 adet ADA korvetinin satışında sona gelindiğini yazdı. 4 gemiden ikisi Türkiye'de, diğer ikisi ise Karaçi Tersanesi'nde üretilecek. Pakistan basınına göre yetkililer MİLGEM üzerinden alınacak 4 savaş gemisi için son dokunuşları yapıyor. Kaynaklara göre süreç tamamlanmak üzere ve yakın gelecekte de savaş gemilerinin inşasına başlanacak. Anlaşma kapsamında iki gemi Türkiye'de üretilecekken diğer iki gemi Karaçi Tersanesi ve Mühendislik İşleri (KSEW)'de yapılacak. Kaynaklar, teknik ve finansal müzakerelerin şimdiden başladığını belirtiyor. http://bit.ly/SG14-69

Kapitalizm ve Kadın

7.11.2017 - Göç yollarında tecavüz ve katliam İtalya açıklarında göçmen teknelerine yönelik İspanyol savaş gemilerinin gerçekleştirdiği operasyonda , basına yansıyan haberlere göre, İtalya üzerinden Avrupa'ya geçmek isteyen 375 kişi gerçekleştirilen operasyonla kurtarıldığı belirtildi. Çoğu çocuk yaşta olan 26 genç kadının ise cesedine ulaşıldığı vurgulandı. Nijeryalı olduğu tahmin edilen kadınların cinsel saldırıya maruz kalmış olabileceği yönünde şüphelerin bulunduğu belirtiliyor. Nijerya'dan son yıllarda binlerce genç kadının insan tacirleri tarafından fuhuşa zorlanmak amacıyla İtalya'ya getirildiği biliniyor.

11.11.2017 - Eşitlik için 217 sene gerekliymiş! Dünya Ekonomik Forumu’nun (World Economic Forum/WEF) dünya çapında yaptığı bir araştırma Kapitalizm’in kadının ezilmişliğini çözmek bir yana , nasıl da derinleştirdiğini gözler önüne seriyor.  Yapılan araştırmada kadınların, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar maaş aldığı ve bu durumun cinsiyetler arasında yüzde 58 oranında bir ekonomik uçurum oluşturduğu belirtiliyor. Kadınların erkeklerle eşit maaş alabilmeleri ve iş yerlerinde eşit bir şekilde temsil edilmeleri için 217 senenin geçmesi gerektiği belirtiliyor.

12.11.2017 - Cinsiyetçi söylemlerine nefret söylemi de ekledi Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen ‘İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi Genç Kadınlar Liderlik ve Girişimcilik Programı Sertifika Töreni’nde yaptığı kouşmada ‘en az 3 çocuk doğurun’ dediği kadınlara seslenerek, bu kez sayıyı arttırdı. Erdoğan kadınlara, “Nikahlanın, evlenin, çoğalın” dedi ve ekledi: “Bu konudaki müslüman kadınların hassasiyetine güveniyorum. Türkiye’deki terör örgütü bu konuda çok hassas. En az 10, 15 çocukları var. Türkiye’deki terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var.”

8.11.2017 - DAİŞ’ten sonra Êzidîleri Irak polisi satıyor DAİŞ’in esir aldığı ve daha önce Musul’da sattığı 13 yaşındaki kız çocuğu, bu kez 20 bin dolar karşılığında Irak polisi tarafından ailesine satıldı.Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Nazım Daştan ve Selami Aslan’ın ulaştığı bir fotoğraf, Musul’da Irak polisinin de işin içinde olduğunu gösteriyor.Musul’un DAİŞ’ten temizlenmesi ile Irak güçlerinin eline düşen çocuk, ailesine 20 bin dolar karşılığında satılmış. 3 Ağustos 2014 tarihinde DAİŞ Şengal’e saldırmış, saldırı sonrasında binlerce insanı öldürmüş, bir o kadar kadın ve çocuğu da esir almıştı. Sayısı net olmamakla birlikte 5 bine yakın Êzidî kadın Ortaçağ’dan kalma köle pazarlarında satışa sunulmuştu.

17.11.2017 - Kadın istihdamı kazanımları rafa kaldırılıyor 22 Mart 2017 tarihinde yapılan 8. Kadın İstihdamı Ulusal İzleme ve Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda Kadın İstihdamının Artırılması Genelgesi'nin “ülke koşulları ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncellenmesi” kararı alındı. Geçtiğimiz hafta Plan Bütçe Komisyonu’nda güncellenmek üzere yeniden gündeme gelen Genelgeden, “eşit işe eşit ücret” ifadesi kaldırıldı ve cinsiyet eşitliğine ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmadığını denetleme zorunluluğu çıkarıldı. TÜRKONFED’in araştırmasına göre, Türkiye’de kadınların yüzde 45,6’sı 1.000 TL’nin altında aylık alırken, erkeklerde bu oradan yüzde 31 olarak belirtiliyor. “Eşit işe eşit ücret” hükmü bulunan genelge, ücrette cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçilmesi için bir adım olarak yorumlanmıştı. Genelgenin önceki halinde, kamu ve özel işyerlerinde kreş ve gündüz bakımevi kurulup kurulmadığının denetlenmesi hükmü de yer alıyordu. Kadınların istihdama aktif katılımı için hayati önem taşıyan bu hüküm de yeni genelgede devre dışı bırakıldı. 2010-2015 yılları arasında TÜRKONFED tarafından yapılan araştırmaya göre, 1 milyon kadın çocuk bakımı ve 112 bin kadın da yaşlı bakımı sebebiyle iş gücü piyasasından uzaklaştı. Genelgeden bu hükmün çıkarılması, çocuk bakımını yalnızca kadının görevi olarak gören anlayışı pekiştirdiği gerekçesiyle tepki topluyor. (Aynur Tekin/Artı Gerçek)

20.11.2017 - Kayyum, şiddet gören kadınların 7/24 başvurduğu telefonu kapattı Kayyum atanan DBP’li Akdeniz Belediyesi bünyesindeki İŞTAR Kadın Merkezi işlevsiz bırakıldığı gibi, şiddet gören kadınların 7/24 arayabildiği ve yardım alabildiği Merkez’in telefonu da kapatıldı. Merkezde çalışan kadınlar ise mobbinglerle istifaya zorlanıyor.

23.11.2017 - Adana’da kadın kırımı 11 ayda 19 kadın katledildi, 7 kadın intihara sürüklendi, 2177 kadın şiddet gördü, 31 kadın cinsel saldırıya uğradı…

23.11.2017 - 2017'nin ilk 10 ayında 240 kadın öldürüldü bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, 2017'nin ilk 10 ayında erkekler en az 240 kadın ve kız çocuğunu öldürdü, 77 kadına tecavüz etti, 207 kadını taciz etti, 286 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 338 kadına şiddet uyguladı. 240 kadından en az 11'i çıkarttıkları koruma tedbir kararlarına rağmen öldürüldü. (yüzde 4,5) Kadınların yüzde 23'ü (56 kadın) boşanmak/ayrılmak istedikleri ya da evlilik teklifini reddettikleri erkekler tarafından öldürüldü. Yüzde 6'sı ise (9 kadın) kızının/kız kardeşinin ya da annesinin boşanmak istediği erkekler tarafından öldürüldü. Cinayetlerin yüzde 18’i sokak ortası, alışveriş merkezi, otel lobisi, okul, işyeri, adliye önü, otobüs durağı, pazar gibi kamusal alanlarda, herkesin gözü önünde gerçekleşti.

24.11.2017 - KADUM: 5 yılda bin 285 kadın katledildi Amed Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi (KADUM), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla baro binasında basın toplantısı düzenledi. KADUM, son 5 yılda bin 285 kadının katledildiğini belirterek, kadına yönelik şiddet ve kıyım dosyalarında katılma taleplerinin mahkemelerce ‘Suçtan doğrudan zarar görme ihtimali bulunmadığı’ gerekçesiyle reddedildiğini söyledi

26.11.2017 - Cinsel şiddet ciddi boyutlarda artarken BM bütçeyi kıstı Birleşmiş Milletler’in toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan birimi UN Women (BM Kadın) günümüzde savaş bölgelerinde yaşanan tecavüz, taciz gibi cinsel şiddet suçlarının her zamankinden daha ciddi boyutlarda olmasına rağmen bütçelerinin %5 azaltıldığını kaydetti.


Kapitalizm ve Eğitim


3.11.2017 - MEB’den sermayeye rant alanı Şişli Endüstri Meslek Lisesi (EML) yıkılarak arazisine AVM ve Rezidanslar yapılmak isteniyor. Rant ve talan düzeni olan kapitalist sistem bu kez de Türkiye’nin en nitelikli meslek liselerinden biri olan Şişli EML’nin arazisine göz dikti. Şişli EML 6000 öğrencisi ve 300’e yakın eğitim emekçisi olan, robot kulübü ile Amerika’da ödül alan, tiyatro ekibi ile yıllardır en önemli tiyatro ödüllerini toplamış, 4 blok, 20 atölye, 90 dersliğe sahip ve sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin en önemli ve en geniş imkânlarına sahip okullarından biri. http://bit.ly/SG14-71

8.11.2017 - Eğitim bütçesinde aslan payı yine gericiliğin Milli Eğitim Bakanlığı’nın din öğretimine ayırdığı bütçe yüzde 68 artırılarak 6 milyar 634 milyona çıkarıldı. İmam hatip liselerine harcanacak bu bütçe, MEB’in toplam yatırım bütçesine denk.

22.11.2017 - Türkiye’de eğitim ‘ortak problem çözme’de de sonuncu Türkiye’deki eğitimin niteliksizliği farklı araştırmalarla gözler önüne serilmeye devam ediyor. Son olarak da Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) ‘ortaklaşa problem çözme’ becerisinin ölçüldüğü araştırmasında Türkiye, OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldı. OECD’nin PISA sınavı üzerinden yaptığı araştırmada, Türkiyeli öğrenciler ‘ortaklaşa problem çözme’ becerisinde 52 ülke arasında 48’inci oldu. Türkiye, OECD ülkeleri arasında ise son sırada yer aldı. Haziran ayında Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) çocukların refah koşullarına yönelik hazırladığı raporda Türkiye, ‘eğitim kalitesi’ kategorisinde son sırada yer almıştı.


Kapitalizm ve Çocuk


12.11.2017 - Çocuk tecavüzcüsüne 5 ayda tahliye Antalya'da, 10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz ve saldırıda bulunduğu belirtilen ve 90 yıl hapis istemiyle yargılanan apartman görevlisi 44 yaşındaki A.Ö., 5 ay tutuklu kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. http://bit.ly/SG14-72

17.11.2017 - İmam hatipte çocuk istismarı: Cezası ‘bir günlük maaş kesintisi’ Gerger’deki okulda 18 çocuğun bir hizmetlinin tecavüzüne uğradığı davadan yansıyanlara göre, hizmetliyle çocukların aynı yerde yatmasına izin veren okul yönetimi, öğrencilerin hizmetliyle yan yana yatarken çekilen fotoğraflarını da görmezden gelmiş. Müdür ve yardımcılarına verilen ceza ise bir günlük maaş kesintisi…(Hürriyet-İsmail Saymaz)

18.11.2017 - Afrika’da 58 buçuk milyon çocuk kronik beslenme yetersizliği içinde Afrika’da yetersiz beslenme çok yaygın ve kısa boylu (bodur) çocuk sayısı artmaya devam ediyor.Kıtada bodur çocuk sayısı 2000’de 50.4 milyon iken 2016’da 58.5 milyona yükseldi. Bodurluğun nedeni kötü beslenme, sık hastalanma ve yetersiz psikolojik uyarıdır. Çocuk 2 yaşına ulaşmadan ortaya çıkar ve uzun dönemde okul başarısının düşmesine, düşük üretkenliğe, sık hastalanmaya ve bununla da ilişkili olarak ileri yaşlarda kronik hastalıklara neden olur. Bodurluğun dünya çapında yol açtığı ulusal gelir kaybının yüzde 3-16 arasında olduğu tahmin ediliyor. (sol.org.tr)

19.11.2017 - Diyarbakır Barosu'ndan çocuk hakları raporu Diyarbakır Barosu, çocuk hakları ihlallerine ilişkin açıkladığı 2016 raporunda; evlenen her 100 kişiden 18’inin çocuk olduğunu, 1 milyon 170 bin çocuğun ‘çırak’ adı altında çalıştırıldığını belirtti.2016 yılında evlenen her 100 kişiden 18’inin çocuk olduğu, son 10 yılda evlendirilen kız çocuğu sayısının 482 bin 90’a ulaştığı ve son 10 yılda 15-17 yaş arası 17 bin 789, 15 yaş altı 244 kız çocuğunun doğum yaptığı belirtildi.


20.11.2017 - Dünya Çocuk Günü: Türkiye çocuklara göre değil Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde 200 milyondan fazla çocuk işçi bulunuyor.Yüzde 78’i kayıt dışı çalışıyor.Çocuk işçiliğinin cazip hale getirildiği Türkiye’de ise sayı 2 milyona yaklaştı. SGK verilerine göre, 1 milyon 170 bin çocuk işçi, çırak adı altında devlet eliyle çalıştırılmakta. Meslek edinimi amacıyla çıkarılan yasalar çocuk işçi kavramı daha da genişletti. 2016 yılında Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, çocuk işçi sayısı 708.000’e ulaştı. Çocuk iş cinayetlerinde ise sadece 2016 yılında 56 çocuk iş cinayetinde hayatını kaybetti.Son yıllarda ise, Kürdistan’daki savaş ve çatışmalı ortamda açılan ateş, patlayıcı cisimlerin yanı sıra zırhlı araçların da çarpması sonucu onlarca çocuk yaşamını yitirdi. 2016’da hafriyat alanlarında bulunan cisimlerin ve mayınların patlaması sonucu son 20 ayda 18 çocuk yaşamını yitirdi, 33 çocuk ise, yaralandı. 2008’den 2017’ye kadar zırhlı araçların çarpması sonucu en az 16 çocuk yaşamını yitirdi. 12 çocuk ise, ağır yaralandı.Kürdistan’da ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde ise, İnsan Hakları Derneği 2016 İnsan Hakları İhlalleri Raporu’na göre, 45 çocuk yaşamını yitirdi, 40 çocuk yaralandı. Sınır bölgelerinde 8 çocuk yaşamını yitirdi, 21 çocuk yaralandı.İhmal sonucu 29 çocuk yaşamını yitirdi. Mayın patlaması sonucu 14 çocuk yaşamını yitirdi. 37 çocuk yaralandı. 21 çocuk şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Gözaltı ve işkence de 14 çocuk, kaçırılarak işkenceye maruz bırakılan çocuk sayısı ise, 17 olarak açıklandı. 219 çocuk da toplumsal gösterilerde güvenlik güçleri tarafından yaralandı.

22.11.2017 - 218 milyon ‘çocuk işçi’ var Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 5-17 yaş arası 218 milyon çocuğun, çocuk işçi olarak çalıştırıldığını açıkladı. Deutsche Welle’de yer alan habere göre, ILO’nun raporunda kötü koşullar altında yaygın olarak çocuk emeğini kullanan en büyük sektör kahve endüstrisi. ABD Çalışma Kurumu’na göre 15 ülke inşaat projeleri için tuğla üretiminde çocuk işçileri kullanıyor. ILO’nun yapmış olduğu araştırmalara göre Filipinler’de kimisi 7 yaşında olan çocuklar şeker kamışı üretiminde kullanılıyor. Çocuk işçiler, tütün sektöründe günde ortalama 10 saat boyunca çalıştırılıyor. Rapora göre Afrika’nın bazı bölgeleri, Asya ve Güney Afrika’da çocuk işçiliği özellikle altın madenlerinde yaygın. Bu ortamda çalışan çocuklar yaşamlarını tehlikeye atıyor. Pis sular sebebiyle altın sektöründe çalışan çocuklar yüksek oranda dizanteri, sıtma, menenjit ve verem riski ile karşı karşıya.

22.11.2017 - Düzen yargısı çocuk istismarını teşvik ediyor Erzurum ve İstanbul’daki çocuk istismarı davalarında alınan “indirim” ve “tahliye” kararlar, istismarcı düzen yargısını bir kez daha ortaya serdi.Diyarbakır’da 2014 yılının Temmuz ayında, zihinsel engelli H.İ., İstanbul’dan gelen 12 yaşındaki yeğeninin istismar edilmesine aracılık etti. Yeğeniyle birlikte iki gün ortalıktan kaybolan H.İ., para karşılığı erkeklerle birlikte olurken yeğeninin de istismarına ortak oldu. Sonrasında açılan davada, 12 yaşındaki çocuğun ifadeleri ve adli tıp raporu, istismarı ortaya koydu. Buna karşın mahkeme, erkeklerden birine 25, ikisine 20, birine de 10 yıl hapis cezası verdi. H.İ.’ye yardımcı olmaktan yargılanan iki kadın beraat ederken H.İ. de cinsel istismara yardım ettiği gerekçesiyle altı yıl sekiz ay hapis cezası aldı. Mahkeme kararında, H.İ. için 36 yıl ceza istenmesine karşın, TCK’nın 61. maddesindeki “Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, 30 yıldan fazla olamaz” hükmü bahanesiyle ceza 30 yıla düşürüldü. Yöneltilen suçun birden çok kez işlenmesi nedeniyle ceza artırımı yapılması gerektiğini kaydeden mahkeme, TCK’ya göre verilecek cezanın 30 yılı aşamayacak olması nedeniyle artırım yapılamadığına hükmetti. Mahkeme, cinsel istismar suçunun işlenmesini kolaylaştıracak şekilde yardımda bulunduğu için H.İ.’nin cezasında yarı oranda da indirim yaparak cezayı 15 yıla düşürdü. TCK’nın 39. maddesindeki “suça yardım eden kişiye verilecek cezanın sekiz yıldan fazla olamayacağı” bahanesiyle de H.İ.’ye sekiz yıl hapis cezası verildi. Erzurum’da çobanlık yapan 16 yaşındaki R.A., 8 yaşındaki D.Y.’yi telefon gösterme bahanesiyle istismar etti. Ölümle de tehdit edilen D.Y’nin abisinin istismarı görmesiyle birlikte R.A’ya çocuk istismarından dava açıldı. R.A’ya önce 8 yıl hapis cezası veren mahkeme, sonrasında R.A.’nın “suça sürüklenen çocuk” olduğunu öne sürerek cezada üçte bir oranında indirime karar verdi. Mahkeme “iyi hal indirimi” de uygulayarak 5 yıl altı ay 20 gün hapis cezasına hükmetti. Mahkeme “tehdit” nedeniyle de R.A.’ya üç ay 10 gün hapis cezası verse de R.A. tahliye edildi. http://bit.ly/SG14-73

30.11.2017 Dünya Sağlık Örgütü: Sahte ilaçtan 116 bin çocuk öldü Dünya Sağlık Örgütü, yoksul ülkelerde satılan ilaçların yüzde 10’unun sahte olduğunu ve her yıl onbinlerce çocuğun sıtma ile zatürre gibi hastalıklarda yaşanan ölümün buna bağlı geliştiğini duyurdu. WHO dünya genelinde 48 binden fazla ilaç içeren yüz çalışmayı inceledi. Buna göre sıtma ve bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan ilaçların, tüm sahte ilaçların yaklaşık yüzde 65’ini oluşturduğu belirlendi. Dünya Sağlık Örgütü, bu sorunun en çok yoksul ülkeleri etkilediğini açıklarken, kötü ilaçlar alındıktan sonra her yıl 72 bin ile 169 bin çocuğun zatürreden yaşamını yitirdiğini belirtti.İngiltere’de yapılan araştırmada ise, sahte ilaçların Afrika’da sıtmadan 116 bin çocuğun yaşamını yitirmesine neden olmuş olabileceği yönünde sonuçlar verdi. Sahte ilaçlar, düzenleyici kuruluşlar tarafından onaylanmayan, kalite standartlarını karşılamayan ya da kasıtlı olarak bir maddeyi yanlış beyan eden ürünleri kapsıyor.

Kapitalizm ve Doğa

6.11.2017 - Saros sermayeye kurban ediliyor Edirne’nin Keşan ilçesinde peş peşe açılan kalker ve taş ocakları nedeniyle, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Saros Körfezi kıyısındaki, “özel koruma bölgesi” ilan edilen ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “ÇED raporu gereksizdir” kararı verdiği ormanlık alanlarla ilgili açılan davada, bilirkişi raporu çıktı. Raporda körfezde yaşanan ve yaşanacak yıkımlara dikkat çekildi.Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü bünyesinde Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen 15 bölgeden birinin Saros Körfezi olduğu belirtilen raporda, bölgedeki patlatmalar, kullanılacak araç ve gereçlerden ortaya çıkacak gazlar, gürültü ve diğer atıkların yaratacağı kirliliğin de ekosisteme olumsuz etkileri olacağı vurgulandı. http://bit.ly/SG14-74

7.11.2017 - AKP SİT alanlarını yağmalıyor İzmir’de SİT derecesi düşürülen Doğal Koruma Bölgeleri’ne bir bir inşaatlar dikiliyor. Daha önce Çeşme ilçesinde Birinci Derece SİT Bölgesi olmasına rağmen SİT derecesi düşürülerek, turizm bölgesi ilan edilen bölgeye, Adalı Holding tarafından 5 yıldızlı otel yapımı için izin verilmişti. Şimdi de Bornova ilçesinde SİT derecesi düşürülen, daha sonra imar planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından değiştirilen bölgede, mahkemece iptal kararı verilmesine rağmen, inşaat çalışması başlatıldı. Bahçeşehir Koleji tarafından başlatılan inşaat çalışmasına dair herhangi bir ön izin alınmadığı gibi bölge ile ilgili İzmir 5. İdare Mahkemesi tarafından alınan kararla, inşaattan öte çivi çakmak bile yasak. http://bit.ly/SG14-75

10.12.2017 - Petrol sızıntıları bebekleri öldürüyor Nijerya’da yapılan bir araştırmaya göre, her bin doğumdan yetmiş altısı ölümle sonuçlanıyor. Bunun sebebi ise, Nijer Deltası’nda meydana gelen petrol sızıntısı. Araştırmaya göre; Nijer Deltası yakınlarında meydana gelen petrol sızıntıları, hem bebek ölüm oranlarını iki katına çıkarıyor hem de hayatta kalan çocukların sağlıklarının bozulmasına neden oluyor. Sızıntılar eğer bir kadın hamilleyken meydana gelmişse, bebek veya kadın üzerinde herhangi bir etki göstermiyor. Fakat kadınlar hamilelik sürecinden 5 yıl önce etkilendikleri petrol sızıntıları yüzünden, bebeklerini henüz doğmadan kaybedebiliyor. Nijer Deltası’nda her yıl tahmini 240 bin varil ham petrol sızıyor ve bunlar suyollarına , bitkilere ve havaya karışıyor. http://bit.ly/SG14-76

12.11.2017 - Doğayı sınırsızca yağmalama yasası Meclis’te Meclis komisyonlarına yıllar önce getirilen ve yoğun tepkiler sonucu geri çekilen Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı, OHAL koşullarının sağladığı avantajlı ortamda, yeniden Meclis gündemine taşınıyor.Bu yasa tasarısı ile birlikte koruma altında bulunan tüm alanların statüleri ortadan kaldırılıyor. Milli parklar tabiat parkları ve tabiat anıtları üzerindeki koruyucu yasalar iptal edilerek, yeniden belirleneceği bir süreç başlatılırken, hedefin sermayenin yağma alanı olarak talep ettiği alanların koruma zırhlarını ortadan kaldırmak olduğu biliniyor. Sermaye ihtiyaçlarına göre yağmalanacak bölgelerde ya korumalar tamamen ortadan kaldırılacak ya da statüleri, yani koruma dereceleri düşürülecek. http://bit.ly/SG14-77

12.11.2017 - Gıda ithalata bağlanıyor, halklar ise açlığa Türkiye’nin en temel gıda ürünlerini ithalata bağlaması, ithalata akan yüksek miktardaki paranın, yani rantın neden olduğunu göstermesi bakımından önemli bir rapor FAO tarafından açıklandı. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıklamada Gıda Görünümü raporuna göre, gıda emtia fiyatları genel olarak istikrarlı seyrederken, gıdayı ithal etmenin maliyetinin 2017 yılında, yüzde 6.0’lık bir artışla bir katrilyon 413 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor. İthalata dayalı gıda politikaları büyük tekellerin işbirlikçisi hükümetler eliyle gerçekleşirken, dünya halklarının açlıkla terbiye edileceği bir döneme doğru hızla yol alındığı açığa çıkıyor. http://bit.ly/SG14-78

13.11.2017 - 3. havalimanı için 107 bin ağaç daha kesilecek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Cengiz-Mapa-Limak- Kolin-Kalyon ortaklığı ile kurulan İGA Havalimanı A.Ş.’nin 3. havalimanına malzeme üretmek amacıyla kurulması planlanan maden ocağını 3 katına çıkarma talebine ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu’ kararı verdi. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre, talep kapsamında toplam 99.26 hektarlık ruhsatlı alanın tamamında malzeme üretimi yapılması planlanıyor. Proje alanında bulunan toplam 107.822 ağaç kesilecek, 1 adet olarak planlanan ve henüz kurulmayan tesis sayısı da 4 adede çıkarılacak. Alanda patlatma ve açık işletme yöntemi kullanılacak. İGA Havalimanı AŞ, 3. havalimanı projesine malzeme üretmek için bakanlığa Işıklar köyündeki ormanlık alanda 24 hektarlık arazi için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı almıştı.

20.11.2017 - Dünya’daki balıkların yüzde 80’i yok olabilir Nippon Kurumu Nereus Programı’nın yaptığı araştırmaya göre, başta Pasifik’te bulunan denizler olmak üzere, küresel olarak sıcaklığın artması, dünya genelindeki deniz canlıları için tehlike yaratıyor. Araştırma sonunda bilim insanları, içinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde eğer Pasifik bölgelerindeki deniz sıcaklıklarının şu anki haliyle üç veya dört derece artması halinde, bölgedeki deniz canlılarının yüzde 80’inin yok olacağını söyledi. Pasifik’te yaşayan insanların ekonomilerinin ve en büyük beslenme kaynaklarının deniz canlıları olduğu ve bölgedeki insanların protein ihtiyaçlarının yüzde 20’sini balıklardan aldığı da araştırmada yer alan ifadelerden.

20.11.2017 - Adıyaman’da gözaltı işlemi Adıyaman’ın Kahta Çayı üzerinde yapılması planlanan HES’i durdurmak isteyen köylüler, HES firmasının çalışanlarıyla kavga etti. 1 kişinin yaralandığı olay sonrasında 4 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Kahta Çayı üzerinde hayata geçirilmesi planlanan HES projesinde çalışan işçiler kazı çalışmalarını yapmak için iş makineleriyle bölgeye geldi. HES firmasına ait iş makinelerinin arazide kazı çalışmalarını gören civardaki köylüler, çalışma alanına geldi. Yaklaşık 70 kişi durumu protesto ederek iş makinelerinin geri çekilmesini istedi. HES çalışanları ile durumu protesto eden köylüler arasında tartışma yaşandı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, ismi öğrenilemeyen ve HES’i protesto eden 1 kişi darp sonucu yaralandı, 4 kişi jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. (manifesto.com)

22.11.2017 - ABD’de 55 bin varil petrol sızıntısı yaşandı Kanada’dan ABD’ye ham petrol taşıyan Keystone boru hattında 55 bin varillik sızıntı meydana geldi. Bir bölümü kapatılan hattın sızıntısının Güney Dakota eyaletine bağlı Amherst’te yaşandığı bildiriliyor. Kanadalı enerji altyapı şirketi TransCanada’nın kapattığı kısma ev sahipliği yapan Güney Dakota eyaleti, sızıntının yeraltında yaşandığını ve kontrol altına alındığını açıkladı.Boru hattının genişletilmesi projesi Keystone XL’e karşı mücadele eden Kuzey Dakotalı yerlilerin ve çevrecilerin seslerini yeniden yükseltmesi bekleniyor. Proje, Obama yönetimin döneminde çok fazla çevresel risk taşıdığı gerekçesiyle rafa kaldırılmıştı. Ancak Başkan Donald Trump imzaladığı bir başkanlık kararnamesiyle, Keystone XL’i yeniden canlandırmıştı. http://bit.ly/SG14-79

15.11.2017 - Tutuklu sayısında büyük artış 1950’lerden itibaren, 2005 yılına kadar tutuklu sayısı 50 bin civarında seyretmiştir. (Bunun tek istisnası 1980 darbe yıllarıdır.) 2005 yılında 55 bin 870 olan tutuklu sayısı düzenli bir artış ile 2016 yılına gelindiğinde 180 bine çıkmıştır. 3 katı aşan bir artış söz konusudur. Türkiye, Avrupa Konseyi’nin açıkladığı 2013 yılı verilerine göre, tutuklu sayısındaki artış oranında Avrupa Konseyi’ne üye 48 ülke içinde 1’inci sıradadır. http://bit.ly/SG14-80