Sınıf Gündemi (Sayı 13)

Sermaye Devleti

 5.10.2017 - Ayşe öğretmen: “Çocuklar ölmesin demeye devam edeceğim” Telefonla bağlandığı Beyaz Show’da “Çocuklar ölmesin” dediği için yargılanan ve 1 yıl 3 aylık hapis cezası onanan öğretmen Ayşe Çelik, bir ay sonra çocuğunu kucağına alacak. Ayşe öğretmenin cezası ertelenmezse, bebeği cezaevinde doğacak. Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan Ayşe öğretmen, Nâzım Hikmet’in “Kız Çocuğu” şiirinin dizelerini hatırlatarak, “Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler…” diyor. Doğacak bebeğiyle ilgili de konuşan Ayşe öğretmen, “Çocuğumu tabii ki daha iyi şartlarda ve planladığım gibi dünyaya getirmek isterdim. Adaletsiz bir dünya da yaşadığım ve böyle bir durumda bırakıldığım için, vicdandan yoksun, zalim ve kötü insanlıktan utanıyorum.”


8.10.2017 - Veli Saçılık'ın 70 yaşındaki annesine soruşturma KHK ile mesleğinden ihraç edilen ve ‘İşimi geri istiyorum’ eylemi yapan Veli Saçılık’ın annesi Kezban Saçılık hakkında ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten soruşturma açıldı. https://www.cnnturk.com/turkiye/veli-sacilikin-70-yasindaki-annesine-sorusturma


8.10.2017 - 13 yaşındaki çocuğa 'Cumhurbaşkanına hakaret'ten hapis cezası! "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla hakkında dava açılan 13 yaşındaki A.Ş’ye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şikâyetinden vazgeçmesine rağmen 1 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Evrensel'in haberine göre Facebook sayfasında yaptığı paylaşımda “Cumhurbaşkanına hakaret” ettiği iddiasıyla 1 yıl önce hakkında dava açılan 13 yaşındaki A.Ş’nin duruşmasında karar çıktı. Duruşmada karar veren mahkeme, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun sabit olduğunu ileri sürerek A.Ş’ye 3 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme cezayı “suçu alenen işlemesi” nedeniyle 3 yıl 6 aya çıkardı. Mahkeme, A.Ş’nin 15 yaşını doldurmamasını göz önünde bulundurarak verdiği cezayı yarı oranında indirerek 1 yıl 9 aya düşürdü. Mahkeme, A.Ş’nin yıl içinde aynı suçu işlememesi şartıyla cezayı erteledi.


10.10.2017 - '10 Ekim' anmasına polis müdahalesi 102 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Gar patlamasının 2. yıldönümü dolayısıyla tren istasyonu önünde açıklama yapmak isteyen kitleyi polis biber gazıyla engellemeye çalıştı. Sabah erken saatlerden itibaren Gar'a çıkan bütün yollar trafiğe kapatıldı. Alana girmek isteyen ve patlamada hayatını kaybeden Meryem Bulut’un oğlu Adnan Bulut polisin kendisine "süpürün bunları" dediğini söyledi. Duvar'da yer alan habere göre, Ankara Garı önünde gerçekleşecek olan anma nedeniyle polis çevrede yığınak yaptı. Gara çıkan bütün yollar sabah erken saatlerde trafiğe kapatıldı, anmanın yapılacağı yerde aramalar yapıldı. Gar’a bir kilometre mesafede kurulan kontrol noktalarından kimsenin geçişine izin verilmedi. Sıhhiye caddesinde toplanan kitle anma programının düzenleneceği alana gitmek istedi. Fakat polis, sadece olayda hayatını kaybeden kişilerin yakınlarına, milletvekillerine ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerine izin verdi. Fakat grup hep birlikte girmek isteyince polis ekipleri biber gazlı saldırıda bulundu. http://t24.com.tr/haber/10-ekim-anmasina-ankarada-polis-mudahalesi-gozaltilar-var,461156


12.10.2017 - Soylu: 101 belediyeye kayyum atandı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Valilerle yapılan toplantıda şimdiye kadar 101 belediyeye kayyım atandığını ve bunların sadece 8’inin FETÖ soruşturmaları ile ilgili olduğunu söyledi. Soylu, kayyım atanan DBP’li belediyeleri de “terörist” ilan etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, valilere yaptığı açıklamada OHAL süresince yaptıkları faaliyetleri sıraladı. Vilayetler Evi’nde valilere seslenen Soylu, son bir yılda “terör örgütlerine yönelik” 68 bin 464 operasyon gerçekleştirdiklerini söyledi. Soylu, “Bunların 40 bin 215’i PKK, 25 bin 818’i FETÖ’ye yönelik operasyonlardır. Kalanı DEAŞ ve aşırı sol terör örgütlerine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu operasyonlar neticesinde 30 bin 167 kişi tutuklanmış, 2 bin 242 terörist etkisiz hale getirilmiş, bin 488 sığınak ve barınak imha edilmiş, 515 terör eylemi de gerçekleşmeden engellenmiştir” dedi. http://mezopotamyaajansi.com/tum-haberler/content/view/2320


12.10.2017 - İki gazeteciye beşer ay hapis! Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Ersin Çaksu ve yazıişleri müdürü Harun Epli’ye 5’er ay hapis cezası verildi. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, iki gazeteci hakkında 31 Ağustos 2016 tarihli "Çocuk öldürme operasyonu" başlıklı haberden dolayı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama" suçlamasıyla açılan davanın karar duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme iki gazeteciye altışar ay hapis cezası verirken, cezalar iyi halden dolayı beş aya indirildi. Cezayı erteleyen mahkeme, iki gazeteciye beş yıl boyunca denetimli serbestlik uygulanmasına karar verdi.


12.10.2017 - Türkiye’de insan hakları ihlallerine 43 sayfa ancak yetti İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch: HRW) Türkiye’de ‘terörizm ve darbe girişimiyle’ bağlantılı olmakla suçlanan kişilere polis gözetimi altında işkence yapıldığına dair bir rapor yayınladı. Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre ‘Gözaltında: Türkiye’de Polis İşkencesi ve İnsan Kaçırma’ başlıklı rapor 43 sayfa. Raporda gözaltındaki insan hakları ihlalilerine ilişkin deliller, işkence tespitleri ve mahkeme kayıtlarına yer verildi. Bazı vakalarda gözaltına alınan kişilerin çırılçıplak soyulduğu, darp edildiği ve cinsel tacizlere maruz kaldığı belirtildi. HRW ayrıca Ankara ve İzmir’de mart ile haziran ayları arasındaki beş kaçırma vakasını da sıraladı.


13.10.2017 - Kütüphanelerden 139 bin 141 adet kitap toplatıldı Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında, bakanlıklarına bağlı kütüphanelerden FETÖ ile bağlantılı yayınevlerine ait olduğu tespit edilen 139 bin 141 yayının toplatıldığını açıkladı. Kurtulmuş, 2014 ve 2015 yıllarında kütüphanelere toplam 2 milyon 406 bin 89 adet kitap satın alındığını bildirdi. https://www.birgun.net/haber-detay/kutuphanelerden-139-bin-141-adet-kitap-toplatildi-184229.html


13.10.2017 - 'Gezi'nin sapanlı teyzesi' Emine Cansever tutuklandı Gezi Parkı eylemlerinde 'sapanlı teyze' olarak tanınan Emine Cansever, tutuklandı. Emekli-Sen üyesi olan Cansever’in iddianamesinde “Emekliler Meclisi isimli bir örgüte üye” iddiası yer aldı. Emine Cansever adliyeye sevk edildi. Cansever’in içinde bulunduğu 11 kişiden 10’nun ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklanmalarına karar verildi. http://t24.com.tr/haber/gezinin-sapanli-teyzesi-emine-cansever-tutuklandi,463914


14.10.2017 - 2016'da 889 basın kartı iptal edildi Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 2016 yılında 889 gazetecinin sarı basın kartının iptal edildiğini açıkladı. Bakan Gül, sarı basın kartları iptal edilen gazetecilerin gazetecilik faaliyetleri kapsamında değil, “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından tutuklu olduklarını savunarak, iptal edilen kartlarla ilgili şu açıklamayı yaptı, “2016 yılında; işten ayrılma, kurumunun kapanması, Milli Güvenlik Politikası, vefat, kart süresinin dolması, kurum belgelerinde eksiklik, gazetecilik dışında işinin bulunması, gazetecinin unvanın veya çalıştığı basın-yayın kuruluşunun yönetmeliğe uygun olmaması, basın kartının başkasına kullandırılması, 5953 sayılı Kanuna uygun çalışmama vb. nedenler ile iptal edilen basın kartı sayısı 889’dur.” http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/844843/2016_da_889_basin_karti_iptal_edildi.html


15.10.2017 - OHAL 5. kez uzatıldı OHAL’in 3 ay uzatılmasını öngören Başbakanlık tezkeresi, Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü. Zaman zaman tartışmalarında yaşandığı görüşmelerin ardından oylanan tezkere kabul edildi. OHAL, 19 Ekim’den itibaren 3 daha geçerli olacak. https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2017/10/17/ohal-3-ay-daha-uzatildi/


18.10.2017 - Soma’da katledilen madencilerin ailelerine polis saldırdı Soma Katliamı davasında dün görülen duruşmada mahkemenin bir sanığı tahliye etmesini ve davayı ertelemesini protesto eden aileler Soma’da eylem yapmak isterken polisin saldırısıyla karşılaştı.


18.10.2017 - Gazeteci Çağrı Sarı’ya 11 ay 20 gün hapis Evrensel Sorumlu Yazıİ şleri Müdürü Çağrı Sarı’ya ‘Erdoğan’a hakaret’ suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapis cezası verildi. Evrensel gazetesinde, başkanlık referandumu öncesinde 30 Ocak’ta ‘Kardeşçe, barış içinde, hürce yaşamak için ‘Hayır’ diyelim’ başlıklı bir mektup yayınlandı. Mektubun yayınlanmasının ardından Bakırköy 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, gazetenin sorumlu yazıişleri müdürü Sarı’ya ‘Erdoğan’a hakaret’ iddiasıyla dava açtı. Mektupta yer alan “Kur’an-ı Kerim eline alıp sokağa inen Cumhurbaşkanı, ailesini bile seçim malzemesi yapmaktan çekinmemiştir. 7 Haziran seçimlerinden sonra hükümeti kurdurtmadı” ve “15 Temmuz Recep Tayip Erdoğan ve sermaye darbesiyle 97 bin kişi işinden edildi” sözlerinin hakaret içerdiği savunuldu. Evrensel’den Cansu Pişkin’in haberine göre mahkeme, gazeteciye 11 ay 20 gün hapis cezası verdi. Ertelenen ceza, Çağrı’nın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması ve yargılama sürecindeki iyi hali nedeniyle bir yıl denetimli serbestliğe çevrildi.


19.10.2017 - 2018 bütçesi savaşa ayrıldı 2018 bütçesinde, savaş ve saldırganlığa ayrılan paydaki devasa artış dikkat çekiyor. Yüzde 30’a yakın artan savaş bütçesi, 2018'de 92 milyar 718 milyon 151 bin TL olarak belirlendi.2016’da 64 milyar 306 milyon 50 bin TL doğrudan savaş harcamalarına ayrılırken, 2018’de 92 milyar 718 milyon 151 bin TL harcanacağı açıklandı.Milli Eğitim Bakanlığı için 92 milyar 528 milyon 652 bin TL'lik bütçe belirlendi. Sağlık Bakanlığı'na ise 37 milyar 571 milyon 386 bin TL başlangıç ödeneği ayrıldı.Maliye Bakanlığı tarafından 2018 bütçe gideri 762,8 milyar lira, bütçe geliri 696,8 milyar lira, vergi geliri 599,4 milyar lira, bütçe açığı ise 65,9 milyar lira olarak öngörülmüştü.http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/guendem/haber/-/2018-buetcesi-emekcilere-yikimi-dayatan-savas-ekonomisi/

24.10.2017 - ‘Cezaevi nüfusu’nun artış oranı, Türkiye nüfusu artış oranının 12.5 katı Türkiye’de tutuklu ve hükümlü sayısı son beş yılda yüzde 69 oranında artarak 229 bin 790’a yükseldi. Aynı dönemde Türkiye nüfusu yüzde 5.5 arttı. Cezaevlerinde kapasiteden 22 bin 361 fazla tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Gazete Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberinde verilen istatistikler üzerinden hesaplama yapıldığında, cezaevlerinde son beş yılda cezaevlerindeki nüfus üzde 69 oranında arttı. Aynı dönemde Türkiye Nüfüsü 75 milyon 627 bin 884’ten (TÜİK\31-1-2012), 79 milyon 814 bin 871’e (TÜİK-31-12-2016) yükseldi. Türkiye nüfüsünün artış oranı, yüzde 5.5 oldu. Başka bir deyişle son beş yılda ‘cezaevleri nüfus’undaki artış oranı, Türkiye nüfusundaki artış oranının 12.5 katı arttı.

30.10.2017 - 70 bin öğrenci hapiste Adalet Bakanlığı verilerine göre halen hapiste 70 bine yakın öğrenci var. Hüküm giydiği için okuldan atılmış, kaydını dondurmuş, tutuksuz yargılanan, zaten cezaevinde kalmış, uzun tutukluluktan serbest bırakılan ama yine her an cezaevine konulma riski bulunan binlerce öğrenciyi de bu sayıya eklediğimizde rakam 100 bini geçiyor. Hapisteki öğrenciler, OHAL nedeniyle ders kitaplarına ulaşamıyor, sınavlara giremiyor, üniversiteyi kazananlar kayıt yaptıramıyor. Eğitim hakları ellerinden alınan bu öğrenciler, eğitim yaşamlarına devam etmek istiyor. Cezaevindeki iki öğrencinin vasisi, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Coğrafya bölümü öğrencisiyken tutuklanan ve 23 yıldır cezaevinde bulunan şair İlhan Çomak’ın görüşçüsü öğretim görevlisi İpek Özel, tüm Türkiye’yi dolaşarak, üniversite öğrencilerinin duruşmalarını izliyor, bu gençlerin, ‘adil ve tutuksuz yargılanma” hakkından yararlanmaları için uğraş veriyor. Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerinde 69 bin 301 öğrenci bulunduğuna ilişkin açıklamasına dikkat çeken Özel, “Bu eksik bir sayı. Cezaevinde olmayan, tutuksuz yargılanan her an içeriye alınabilecek çok fazla öğrenci var. 100 binin üzerinde öğrenci yargılanıyor. Yargılamanın nasıl başladığını incelediğinizde pek çok hukuksuzlukla karşılaşıyorsunuz. Bu öğrenciler, aylarca F tipi cezaevlerinde bekletilip sonra hâkim karşısına çıkartılıyor. Mahkemelerde son derece genç hâkim heyetlerince bağıra çağıra güya sorgulanıyor ve teknik olarak bile savunma hakları engelleniyor. Bu çok yüksek bir sayı. Neden bu kadar genç cezaevinde ve neden yargılanıyorlar? Bu ülkede 69 bin terörist genç mi var? Neden bu 100 bin genç, toplum için iyi insanlar olmaktan uzaklaştırılıyor. Toplum olarak o şansı ellerinden alıyoruz’’ dedi. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/856384/70_bin_ogrenci_hapiste.html

 


Türkiye Gündemi


12.10.2017 - Kılıçdaroğlu’ndan ‘PYD’ye set’ planına destek: Hiç itirazım yok CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, PYD’nin Akdeniz’e ulaşmasını engelleyecek adımlara destek verdiklerini, buna itirazlarının olmadığını söyledi. Hürriyet’ten Deniz Zeyrek’in haberine göre Kılıçdaroğlu, dün bir grup gazeteciyle Meclis’te buluştu. CHP lideri, PYD’nin engellenmesi konusunda hükümete destek verdi: “Hiç itirazım yok. Destek veriyoruz. Bir ülke kendi güvenliğini sağlamak zorundadır. Eğer birileri o bölgeden Akdeniz’e ulaşmanın yollarını arıyor ve ileride bu Türkiye için bir risk oluşturuyorsa Türkiye’nin İdlib’e girmesi lazım.” http://www.diken.com.tr/kilicdaroglundan-pydye-set-planina-destek-hic-itirazim-yok/


18.10.2017 - Almanya Türkiye’ye silah satışına devam ediyor İlişkilerdeki gerginliğe rağmen Almanya ile Türkiye arasında askeri ticaret sürüyor. DW Türkçe’nin haberine göre Sol Parti’nin verdiği soru önergesini yanıtlayan Alman hükümeti, 1 Ağustos ile 8 Ekim 2017 tarihleri arasındaki Türkiye’ye planlanan silah satışları verilerini açıkladı. Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı Matthias Maching’in verdiği yanıta göre son 10 hafta içinde Türkiye’ye daha önce izni verilen yaklaşık 4 milyon avroluk silah ve silah malzemesi sevkiyatı gerçekleştirildi. Alman hükümeti, 2016 yılında Türkiye’ye 83 milyon 900 bin avroluk hacminde silah satışına izin vermişti. Ayda yaklaşık 7 milyon avroluk 18 silah satışı iznine tekabül eden bu miktarın, 2017’nin ağustos-ekim aylarına kıyasla iki kat fazla olduğuna dikkat çekildi. Bakanlığın yanıtına göre Türkiye’ye savunma alanında ağustos-ekim ayları arasında yapılan ihracatın en büyük kısmını 2 milyon 800 bin avroyla havacılık alanındaki malzeme kapsıyor. 1 Ağustos’tan beri Türkiye’ye yapılan ihracatın 10 milyon 800 bin avro değerinde olduğu belirtildi. Almanya’nın Türkiye’ye yapılmış silah satışlarının onayının daha önce verilmiş olabileceği de kaydedildi.


20.10.2017 - CHP’li Tanal ve Milli Gazete zinada ‘buluştu’ CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın “Zina AKP döneminde suç olmaktan çıktı” demesi sosyal medyada muhalif kesimin tepkisini çekti. Bu tweet’in, Saadet Partisi’nin yayın organı Milli Gazete’nin ‘Zina da suç sayılsın’ manşetini attığı güne rastlaması da Tanal’ın ayrı bir talihsizliği oldu. http://www.diken.com.tr/chpli-tanal-ve-milli-gazete-zinada-bulustu/

22.10.2017 - CNBC: ‘Sarraf Davasında Türkleri Çok Utandıracak Kirli Çamaşırlar Ortaya Dökülecek’ ABD’nin önde gelen yayın kuruluşlarından CNBC, Rıza Sarraf davasının sonunda “birçok kirli çamaşırların ortaya döküleceğini” iddia etti. CNBC, Sarraf davasını içeriden ve yakından izleyen bir kaynağının davanın seyriyle ilgili görüşlerini yayınladı. CNBC’ye konuşan adı açıklanmayan kaynak, “Mahkeme sonunda muhtemelen çok fazla kirli çamaşır ortaya dökülecek. Bu Türkler için çok yüz kızartıcı olacak" diye konuştu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin zaten gergin olduğunu vurgulayan CNBC,Ankara'nın siyasi seçkinleriyle bağlantılı bir işadamının (Rıza Sarraf) New York'ta yapılacak duruşmalarında durumun daha da kötüye gidebileceğinin düşünüldüğünü öne sürdü. Haberde New York’ta kara para aklamakla suçlanan Sarraf’ın, kurduğu suç şebekesiyle ilgili planları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakın çevresinin bildiği yönünde bazı itiraflarda bulunabileceği ihtimalinden söz edildi. Aynı zamanda bir Türk kamu bankasının da Sarraf ile ilişkilendirdiği belirtiliyor. Ayrıca Sarraf’ın avukatlarından eski New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani’nin, Türkiye'de tutuklu olan bazı Amerikalılarla takas yapılması konusunda Erdoğan’la gizli bir görüşme gerçekleştirdiği yazıyor. https://www.amerikaninsesi.com/a/cnbc-sarraf-davasi-turkler-utandiracak-kirli-camasirlar/4081006.html


 


Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


3.10.2017 - HDP'li Besime Konca'nın vekilliği düşürüldü HDP Siirt Milletvekili Besime Konca'nın milletvekilliğinin düşürülmesi için hazırlanan Başbakanlık tezkeresi Meclis'te okundu. Konca'nın milletvekilliliği Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda düşürüldü. http://haber.sol.org.tr/toplum/hdpli-besime-koncanin-vekilligi-dusuruldu-212020

12.10.2017 - Fehim Taştekin’in "Rojava/Kürtlerin Zamanı" adlı kitabı hakkında toplatma kararı verildi Adıyaman Kahta Sulh Ceza Hâkimliği, aralarında Yazar Fehim Taştekin’in "Rojava/Kürtlerin Zamanı" adlı kitabının da yer aldığı 3 kitap hakkında toplatma kararı verdi. Kararda, kitaplar için "terör örgütü niteliği taşıdığı değerlendirilen" ifadesi kullanıldı. Gazete Duvar'da yer alan habere göre, Kahta Sulh Ceza Hakimliği, biri Fehim Taştekin’in “Rojava/Kürtlerin Zamanı” adlı İletişim Yayınlarından çıkan kitabı dahil, üç kitap hakkında toplatma kararı verirken, kararın hüküm kısmında, kitapların, “terör örgütü niteliği taşıdığı” ifade edildi. Karar, Kahta Cumhuriyet Savcılığı’nın 2 Ekim 2017 tarihli talebi üzerine alındı. Kararda, Faysal Dağlı’nın 1994’te Belge Yayınları’ndan basılan “Birakuji (Kürtlerin İç Savaşı)” kitabı, Aytekin Gezici’nin Tutku Yayınları’ndan basılan “Kürt Tarihi”isimli kitabı ile Fehim Taştekin’in 2016’da İletişim Yayınları’ndan çıkan “Rojava Kürtlerin Zamanı” isimli kitaplarına satış yasağı konulmasını ve toplatılmasını öngörüyor.


19.10.2017 - Rusya’dan IKBY ile 400 milyon dolarlık petrol anlaşması Rusya’nın petrol devi Rosneft, bağımsızlık referandumu sonrası bölgede gerginlik sürerken Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle (KBY) petrol üretmek için anlaşma imzaladı. DW Türkçe’de yer alan habere göre, Rosneft anlaşma kapsamında Erbil’e 400 milyon dolarlık ödeme yapacak. Beş bloktan keşif aşamasında çıkarılacak petrolden 200 milyon dolarlık gelir elde edilebilir. Rosneft’e göre söz konusu petrol rezervi 670 milyon varili aşabilir. Keşif çalışmaları gelecek yıl başlayacak. Pilot üretime 2018 yılında geçilmesi hedefleniyor. Ticari üretim için hedef 2021. Haberde Rosneft’in Bağdat yönetimiyle gerginliğe neden olan bağımsızlık referandumundan günler önce de bölgede doğalgaz ve petrol hattı inşa edilmesi için KBY ile 1,2 milyar dolarlık finansman anlaşması imzaladığı hatırlatıldı. Diğer yandan, Irak Petrol Bakanlığı’ndan bugün yapılan açıklamada, petrol şirketlerine Kürt yönetimiyle anlaşma yapmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Irak ordusunun hafta başında düzenlediği harekat sonucunda sonrasında, üç yıldır KBY kontrolünde bulunan zengin petrol yataklarına sahip Kerkük’ün kontrolü Bağdat’ın eline geçmişti. Son olarak, Kuzey Irak’tan boru hattıyla Ceyhan’a taşınan ham petrol miktarının yarıdan fazla azalıp günlük 225 bin varil olduğu belirtilmişti. Irak hükümeti ise Kerkük’teki petrol üretimini artırmak için çeşitli şirketlerle temasa geçtiğini duyurmuş, İngiliz petrol şirketi BP’ye, Kerkük petrol yataklarıyla ilgili gerekli planlamaları ivedilikle düzenleme çağrısı yapmıştı. http://www.diken.com.tr/rusyadan-kby-ile-400-milyon-dolarlik-petrol-anlasmasi/


20.10.2017 - ABD'li petrol şirketi, IKBY'den çekiliyor ABD petrol şirketi Chevron’un Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) faaliyetine ara verdiği belirtildi. The Wall Street Journal’ın haberine göre, Chevron temsilcisi, “Irak Kürt bölgesindeki durumu takip etmeye devam ediyoruz. Koşullar tekrar uygun olunca operasyonlarımızı tekrar başlatacağız” dedi. Şirketin önümüzdeki günlerde bazı çalışanlarını tahliye edeceği kaydedildi. Chevron, Irak merkez hükümetinden izin almadan IKBY ile anlaşma yaparak bölgedeki çalışmalarına 2012’de başlamıştı. Ancak şirketin henüz petrol üretimine başlamadığı ifade edildi.

 

24.10.2011 - Erbil valisi: Hafta başından bu yana 100 bin Kürt Kerkük'ü terk etti Hafta başından bu yana yaklaşık 100 bin Kürt’ün Kerkük’ü terk ettiği bildirildi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden (KBY) yetkililerin Reuters’a yaptığı açıklamaya göre, Irak hükümet birliklerinin kenti ele geçirmesinden sonra çıkabilecek olası kargaşadan kaçan yaklaşık 100 bin Kürt, KBY’ye kontrolündeki diğer kentlere yöneldi. Erbil Valisi Nawzad Hadi’nin açıkladığı verilere göre sadece 18 bin aile Erbil ve Süleymaniye kentlerine sığındı. Irak ordusu, KBY bağımsızlık referandumu sonrası Kerkük’e geçen günlerde operasyon düzenlemiş, kritik noktaları kontrolüne almıştı. Yine kent çevresinde ve Irak’ın farklı bölgelerinde birçok alan, peşmergeler tarafından boşaltılmıştı. http://www.diken.com.tr/erbil-valisi-hafta-basindan-bu-yana-100-bin-kurt-kerkuku-terk-etti/


Halk İçin Ekonomi

 

3.10.2017 - Firmaların döviz açığı 211.4 milyar dolar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz 2017 dönemine ilişkin finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülük verilerini açıkladı. Bu yılın temmuz döneminde varlıklar haziran ayına kıyasla 1 milyar 87 milyon dolar azalırken, yükümlülükler 4 milyar 771 milyon dolar arttı. Net döviz pozisyonu açığı ise 211 milyar 350 milyon dolar olarak gerçekleşti ve haziran sonuna göre 5 milyar 858 milyon dolar daha fazla açık verdi. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710031030411592-doviz-acigi-211-milyar-dolar/


3.10.2017 - Enflasyon Eylül'de yükseldi, çekirdek enflasyon 13.5 yılın zirvesinde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) eylülde aylık bazda yüzde 0,65, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0,24 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 11,2, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 16,28 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, eylül ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 9,98, yurt içi üretici fiyatları yüzde 13,26 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 0,65, Yİ-ÜFE 0,24 artış gösterdi. http://www.bloomberght.com/haberler/haber/2054163-enflasyon-eylul-de-yillik-1120-ye-yukseldi


4.10.2017 - İstanbul'da minibüs fiyatlarına zam geldi Taksi ücretlerine yapılan zamın ardından, minibüslere de zam geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla Ulaşım Koordinasyon Merkezi Kurulu (UKOME) kararı ile İstanbul’da minibüslerde zamlı tarife uygulanmaya başladı. İstanbul’da kısa mesafe yani indi-bindi olarak adlandırılan minibüs ücreti 1.8 liradan 2 liraya çıktı. Öğrencilerin ödeyeceği ücret de 1.15 liradan 1.25 liraya yükseltildi. İstanbul Minibüsçüler Esnaf Odası yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre minibüs ve dolmuşlara yapılan zam oranı yüzde 9 ile 11 arasında yapıldı. http://www.yenisafak.com/ekonomi/istanbulda-minibus-fiyatlarina-zam-geldi-2799899


5.10.2017 - Sekiz ayda, 2 milyar 121 milyon lira ‘örtülü’ harcandı: Artış yüzde 63 2017’nin ilk sekiz ayında örtülü ödenek harcaması geçen yıla göre yüzde 63,1’lik artışla 2 milyar 121 milyon liraya yükseldi. Başbakanın yanısıra cumhurbaşkanına 2015’te ‘örtülü ödenek’ kullanma hakkı verilmesi bu bütçe kalemindeki harcamalar tartışılmaya başlanmıştı. Gelen son bütçe rakamları rakamlar tartışmanın süreceğini gösteriyor. http://www.diken.com.tr/sekiz-ayda-2-milyar-121-milyon-lira-ortulu-harcandi-artis-yuzde-63/


6.10.2017 - Milyoner sayısı 125.000'i aştı Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan yurt içi yerleşik mudi sayısı, bu yılın ocak-ağustos döneminde 16.517 kişi artarak 125.381'e yükseldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenen bilgilere göre, Aralık 2016 itibarıyla Türkiye'de hesabında 1 milyon lira ve üzeri parası olan mudi sayısı 108.864 olurken, bu mudilerin bankalardaki toplam mevduatı 715 milyar 313 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Milyoner mudilerin mevduat dağılımına bakıldığında, 373 milyar 723 milyon lirası yerel para cinsi, 338 milyar 527 milyon lirası döviz tevdiat hesabı, 3 milyar 63 milyon lirası da kıymetli maden depo hesaplarından oluştu. Aralık 2016 itibarıyla milyoner başına düşen ortalama mevduat da yaklaşık 6 milyon 571.000 lira olarak gerçekleşti.


6.10.2017 - Erdoğan için yazlık saray inşa ediliyor... 3 milyon liralık klima sözleşmesi imzalandı Beştepe’de bedeli 1 milyar 370 milyon lirayı bulan Saray’ın ardından şimdi de Okluk Koyu’nda Yazlık Saray inşa ediliyor. Yüksekliği 4 metreyi bulan duvarlarla çevrilen Yazlık Saray için, 3 milyon liralık klima sözleşmesi imzalandığı öğrenildi. Birgün'den Sebahat Karakoyun'un haberine göre sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde Gökova Körfezi Okluk Koyu’nda 230 metrekarelik dört oda bir salon olarak inşa edilen ve sonraki dönemlerde cumhurbaşkanlarınca kullanılmayan konukevi için ‘onarım’ adı altında başlatılan çalışma, bir süre sonra görkemli yeni bir bina yapımına dönüştü.


7.10.2017 - Borçluluk oranı yedi yılda milli gelirin yüzde 36’sı kadar arttı “BIS verilerine göre; Türkiye’deki finans dışı özel şirketler 2007’den 2016 sonuna kadar milli gelirin yüzde 36’sı kadar ilave borç yaptı. Hane halkı da yüzde 7’lik bir borç artışı sağladı. Cari durumda şirketlerin döviz yükümlülükleri ile döviz varlıkları arasındaki açık 211 miyar dolara ulaşmış durumda. Her kur artışı bu borcun TL hanesini büyütüyor.” (Uğur Gürses, Hürriyet)

 

8.10.2017 - Eski Almanya Ekonomi Bakanı: “Dünya ekonomisi patlamaya hazır bir bomba”  Bu ay görevinden ayrılan Almanya Ekonomi Bakanı Wolfgang Schäuble veda konuşmasında tüm dünyada artan borçluluk oranlarının büyük bir risk teşkil ettiğini belirtti. Schäuble, Merkez Bankaları’nın son sekiz yılda piyasalara sürdüğü trilyonlarca doların her an patlamaya hazır bir balonu şişirdiğini söyledi. (Financial Times)


10.10.2017 - Geçici ithalat, et üretimindeki bağımlılığı artırıyor “2010 yılında 22 milyon dolardan 518 milyon dolara fırlayan et ithalatı, 2011’de ikiye katlanarak 1 milyar 249 milyon dolara tırmanıyor. 2012’de azalmakla birlikte hala 785 milyon dolar gibi yüksek bir ithalat söz konusu. Sonraki üç yılda nispeten daha az ama 2010 öncesine göre çok yüksek miktarda ithalat sürüyor. 2016’da tekrar atağa kalkan et ve canlı hayvan ithalatı 477 milyon dolara çıkıyor. Bu düzey, 2017’de 8 ayda aşılıyor. Bu yıl 8 ayda yapılan ithalat 568 milyar doları bulmuş durumda. İthalat geçici bir çözüm olmuyor. Geçici diye başlanıyor ama kalıcı oluyor. Geçici olarak ithalata dayanan sistem, kalıcı olarak ithalata bağımlı hale geliyor.” (İsmet Özkul, Dünya Gazete)


10.10.2017 - Torba yasa ile GSM şirketlerinin 5 milyar liralık borcu fiilen siliniyor CHP'li Erdoğdu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasanın kabul edilmesi halinde GSM şirketlerinin yaklaşık 5 milyar liralık borcunun silineceğini söyledi. CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasayla ilgili, Twitter hesabından açıklama yaptı. Erdoğdu, yasanın kabul edilmesi halinde Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone’nun yaklaşık 5 milyar liralık borcunun silineceğini belirtti. Abonelerin her ay yüzde 15 oranında 'Hazine payı' ödediğini hatırlatan Erdoğdu, “Şirketler bizden topladıkları bu paraları Hazine'ye aktarmak zorunda… Eğer aktarmazlarsa 3 katı ceza ödemek zorundalar” ifadelerini kullandı. Erdoğdu, torba yasadaki düzenleme ile ceza oranının, aktarılması gereken paranın 3 katından 1 katına düşürüldüğünü ifade etti. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710101030526274-erdogdu-torba-yasa-gsm-borc/


11.10.2017 - Erdoğan: 5 bin ton et ithal edilmesi için anlaşma imzaladık Resmi ziyaretleri için Sırbistan'da bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Novi Pazar önünde halka hitap etti. Konuşmasında Sırbistan ile ekonomik ilişkilere değinen Erdoğan, "Dün 12 anlaşmaya imza attık, bugün burada 4 anlaşma daha imzalayacağız. 2 günde 16 anlaşma imzalanmış olacak" dedi. Erdoğan, sektörün tepkili olduğu et ithalatıyla ilgili olarak "Halkbank'ın ülke genelinde ve burada açtığı şubeler bu anlamda çok önemli bir adım olmuştur. Dün 5 bin ton et ithalatıyla ilgili imzalar atıldı. Sırbistan'da aştığımız kotanın bir bölümün Peşter yaylasındaki hayvanlar için kullanılması arzumuzdur" dedi. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201710111030543113-erdogan-et-ithal/


12.10.2017 - Bankalarda toplam kredi hacmi arttı: Vatandaşın borcu 386 milyar lira Bankacılık sektörünün kredi hacmi, geçen hafta 4 milyar 703 milyon lira artarak 2 trilyon 31 milyar 823 milyon liraya yükseldi. Tüketici kredileri ise 557 milyon lira artarak 385 milyar 543 milyon liraya yükseldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) haftalık bültenine göre, sektörün kredi hacmi 6 Ekim ile biten haftada 4 milyar 703 milyon lira arttı. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 2 trilyon 27 milyar 120 milyon liradan 2 trilyon 31 milyar 823 milyon liraya çıktı. Bu dönemde mali kesime verilen kredilerin toplamı 53 milyar 655 milyon lira, mali kesim hariç toplam kredi hacmi 1 trilyon 871 milyar 528 milyon lira oldu. Bankacılık sektöründeki toplam mevduatta (bankalararası dahil) 6 Ekim ile biten haftada 13 milyar 39 milyon liralık artış yaşandı. Söz konusu haftada yüzde 0,8 yükselen bankacılık sektörü toplam mevduatı, 1 trilyon 733 milyar 441 milyon liraya çıktı. Verilere göre, tüketici kredileri tutarı 6 Ekim ile biten haftada 557 milyon lira artarak 385 milyar 543 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 187 milyar 278 milyon lirası konut, 6 milyar 663 milyon lirası taşıt ve 191 milyar 602 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 1 milyar 94 milyon lira artarak 343 milyar 550 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları yüzde 0,5 azalışla 87 milyar 885 milyon liraya geriledi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 41 milyar 658 milyon lirası taksitli, 46 milyar 227 milyon lirası taksitsiz oldu. Bankacılık sektöründe net takipteki alacaklar 6 Ekim itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 1.1 artarak 12 milyar 910 milyon liraya yükseldi. Aynı dönemde bankacılık sisteminin öz kaynakları ise yüzde 0.05 artışla 397 milyar 69 milyon liradan 397 milyar 275 milyon liraya ulaştı. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710121030565174-bankalarda-toplam-kredi-hacmi-artti/


12.10.2017 - İnşaat ruhsatları tek imzayla verilecek Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası'nın konuğu olan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, inşaat sektörüne ilişkin kritik altı düzenlemenin yapılacağını söyledi. Elvan'ın verdiği bilgiye göre inşaat izin süreçleri kısalırken, ruhsatlar tek imzayla verilecek. İnşaat malzeme standartları güncellenecek. Yenilikçi uygulama ve malzemeler teşvik edilecek. Sabah'ta yer alan habere göre sözleşmeler yoluyla yerli girdi kullanımı artırılacak. Kentsel dönüşüm yerli imalat sanayi için yenilikçi ürün üretilmesi yönünde değerlendirilecek.


13.10.2017 - Cari açık geçen yıla göre arttı Geçen yılın ilk 8 ayında 22.89 milyar dolar olan cari açık yüzde 18.95 ve 4.34 milyar dolar artarak 27.23 milyar dolara yükseldi. * 8 aylık cari açığın geçen yıla göre artmasında dış ticaret açığının 6.36 milyar dolar ve yüzde 22.97 artarak 34.04 milyar dolara tırmanması etkili oldu.


13.10.2017 - Özel sektörün borç yükü ağırlaştı Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre özel sektörün kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise 3.2 milyar dolar artarak 17.5 milyar dolar oldu. Bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 111 milyon dolar azalırken, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmaları ise 6.1 milyar dolar artışla 30.5 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 496 milyon dolar azalırken, tahvil stoku ise 129 milyon dolar azalışla 4.4 milyar dolara geriledi. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 7.1 milyar dolar arttığı, tahvil stokunun ise 5.7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi. Sektör dağılımı incelendiğinde, ağustos sonu itibarıyla, 216 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 51.3'ünü finansal kuruluşların, yüzde 48.7'sini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu. Aynı dönemde, 17.5 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 76.5'ini finansal kuruluşların, yüzde 23.5'ini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710131030576909-ozel-sektorun-borc-yuku-agirlasti/


15.10.2017 - İşsizlik Fonu “zorda” olan bir avuç patron için kullanıldı Geçen ay itibarıyla 112 milyar 847 milyon 374 bin 557 liralık büyüklüğe ulaşan İşsizlik Sigortası Fonu, “ücret garanti fonu” adı altında iflasla yüz yüze kalan sermayeye destek için de kullanılıyor. Bu kapsamda, 2017 Eylül ayında, 2 milyon 39 bin 477 lira sermaye adına çalışanlara aktarılırken 9 ayda ise toplam harcama 17 milyon 716 bin 315 lira oldu. Eylül ayında yalnızca 628 çalışana ödeme yapıldığı kaydedilirken, bu ise ortalama 3 bin 250 liraya yakın aylık ücretin karşılandığını gösteriyor. “İflas” gerekçesiyle her ay binlerce işçinin işten atma saldırısıyla karşılaştığı göz önünde bulundurulduğunda, ortalama ücretin miktarı ve ödeme yapılan çalışan sayısının sınırlılığı dikkat çekiyor. Bu sınırlılık, “ücret garanti fonu” denen uygulamanın da yalnızca bir avuç patronun çıkarına hizmet ettiğini gösteriyor. http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/issizlik-fonu-iflasla-yuezlesen-bir-avuc-patrona-peskes/


15.10.2017 - Vergi zamlarında “geri adım” yanılsaması Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, hükümet, çalışanların gelirlerinden elde edilen vergilerde üçüncü dilime yapacağı zamdan vazgeçti. Fakat bu haliyle de bu kesimlerin ücretlerinde yüzde 27’lik vergi kesintisi yapılıyor. Böylece, net 3 bin lira ücret alan bu kesimlerin maaşında 323 lira kayıp yaşanıyor. Ayrıca hükümet, vergi dilimindeki değişiklik nedeniyle asgari ücretli çalışanların maaşındaki kayıplara engel olduğunu söylese de bu yalnızca bekâr olan işçileri kapsıyor. Asgari ücretli, evli ve 2 çocuklu işçilerin ücretlerinde kayıplar yaşanacak. http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/vergi-zamlarinda-geri-adim-yanilsamasi/


16.10.2017 - DİSK-AR: Artan istihdam değil çırak, stajyer, kursiyer sayısı TÜİK verilerindeki “istihdam artışı” söylemlerini gerçeği yansıtmadığını belirten DİSK-AR, işçi statüsünde gösterilen çırak, stajyer ve kursiyer sayısında patlama yaşandığına dikkat çekti.Geniş tanımlı işsiz sayısı 6,1 milyona ulaştığı belirtilen raporda özetle şu maddelere dikkat çekildi: *TÜİK’e göre istihdamda son bir yılda 1 milyon 122 bin kişilik bir artış yaşandı ancak bu artışın büyük bölümü stajyer, çırak ve kursiyerlerden oluşmaktadır. TÜİK istatistikleri istihdamda yaşanan artışın gerçek nedenlerini ortaya koymamaktadır. *SGK verilerine göre çırak, stajyer ve kursiyer sayısında son bir yılda (Haziran 2016-Haziran 2017) 1 milyon 304 bin artarken, zorunlu sigortalı sayısında (4/a) ise 265 bin kişilik azalma yaşandı. *Geniş tanımlı işsiz sayısı 6,1 milyon, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 17,7 olarak gerçekleşti. *Kadın işsizliği 0,6 puan artarak 14,6’ya yükseldi.Genç kadın işsizlik oranı bir önceki yılın temmuz ayına göre 2,9 puan artarak yüzde 27,5’e yükseldi.En hızlı artan işsizlik türü ise tarım dışı genç kadın işsizliği oldu. Tarım dışı genç kadın işsizliği 4,7 puan artarak 36,3’3 yükseldi. *Ne istihdam ne de eğitimde olan gençlerin oranı (NEET) 26,7’ye yükseldi. http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/disk-ar-artan-istihdam-degil-cirak-stajyer-kursiyer-sayisi/


16.10.2017 - İşsizlik oranı, temmuzda yüzde 10.7 oldu TÜİK verilerine göre, temmuz ayı itibarıyla işsiz sayısı 3 milyon 443.000'e çıktı. İşsizlik oranı geçen yıla göre değişmezken, haziran ayına göre 0.5 puan arttı. Genç işsizlik yüzde 21.1 ile son 4 dönemin zirvesine çıktı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Temmuz 2017'de geçen yılın aynı dönemine göre 119.000 kişi artarak 3 milyon 443.000 kişi oldu. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1.3 puanlık artış ile yüzde 21.1 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 0.1 puanlık azalış ile yüzde 10.9 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı Temmuz 2017'de, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 122.000 kişi artarak 28 milyon 758.000 kişi, istihdam oranı ise 1 puanlık artış ile yüzde 48 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 294.000, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 827.000kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 20.9'u tarım, yüzde 18.6'sı sanayi, yüzde 7.6'sı inşaat, yüzde 52.8'i ise hizmetler sektöründe yer aldı. İşgücü Temmuz 2017'de bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 239.000 kişi artarak 32 milyon 200.000 kişi, işgücüne katılma oranı ise 1 puan artarak yüzde 53.7 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0.7 puanlık artışla yüzde 73.5, kadınlarda ise 1.3 puanlık artışla yüzde 34.3 olarak gerçekleşti. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710161030607132-issizlik-temmuz-artis/


16.10.2017 - Maliye Bakanı: “Bütçe, Eylül’de 6.4 milyar lira açık verdi” Maliye Bakanı Naci Ağbal, 'Ocak-Eylül 2017 Dönemi Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Sonuçları, 2017 Yılsonu Bütçe Gerçekleşme Tahmini ve 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı' konulu basın toplantısı düzenledi. Ağbal, eylül ayı bütçe rakamlarını açıkladı. Buna göre, eylülde bütçe gelirleri yüzde 32.9 artış kaydederken bütçe açığı 6.4 milyar lira oldu. Ağbal'ın açıklamaları şu şekilde: Detaylara geçmeden önce temel büyüklükleri sizlerle paylaşmak istiyorum. 2018 yılında bütçe 762.8 milyar lira olacak. Faiz hariç giderlerimiz 691 milyar lira, bütçe gelirlerimiz 696.8 milyar lira, vergi gelirlerimiz 599 milyar lira, bütçe açığımız ise 65.9 milyar lira olacak. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710161030608683-agbal-butce-hedef/


17.10.2017 - Bir yılda beşe katlandı: Devletin müteahhitlik gideri 22 milyar lira Devlet bütçesinden yılın ilk dokuz ayında 21.9 milyar lira müteahhitlik harcaması yapıldı. Geçen yılın aynı döneminde müteahhitlik harcaması 4 milyar 751 milyon liraydı. Başka bir deyişle harcama yaklaşık beş katına çıktı. Cumhuriyet yazarı Çigdem Toker’in verdiği rakamlara göre durum şu: “Eylül ayı bütçe rakamları açıklandı. Geçen ay, ‘müteahhitlik giderleri’ başlığı altında yaklaşık 2 milyar TL harcama yapılmış (1 milyar 975 milyon TL). Bu tutarla birlikte ocak-eylül dönemini içeren dokuz aylık müteahhitlik harcaması 22 milyar TL’ye yaklaşıyor: 21.9 milyar TL. Dokuz ayda 22 milyar TL müteahhitlik harcaması, dehşet verici yükseklikte bir tutar. Geçen yılın aynı dönemine bakmak fikir verecektir. 2016 yılının ocak-eylül döneminde müteahhitlik gideri kalemi 4 milyar 751 milyon TL. Bu yılın aynı dönemindeki artış tutarı 17 milyar 151 milyon TL.”

 

17.10.2017 - Devlet, 2018'de 23.7 milyar lira harç toplayacak 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı verilerine göre devlet, 2018 yılında yaklaşık 23.7 milyar harç tahsil edilecek. Bu harcın yüzde 56.5'ini gayrimenkul alıp satanlar ödeyecek. Bu çerçevede de yeni yılda 13 milyar 379 milyon 270 bin liralık tapu harcı yatırılacak. Habertürk'ün aktardığına göre devlet, ticaret sicil harçlarından 314 milyon 659 bin lira, esnaf sicil harçlarından 46 milyon 205 bin lira, diğer yargı harçlarından da 4 milyar 108 milyon 18 bin olmak üzere, yargı harçlarından toplam 4 milyar 468 milyon 882 bin lira tahsilat yapacak. 2018 yılında pasaport ve konsolosluk harçları için 1 milyar 290 milyon 318 bin lira harç ödenecek, trafik harçlarından da bütçeye 631 milyon 130 bin lira aktarılacak. Gelecek yıl 964 milyon 679 bin lira noter harcı, 27 milyon 6 bin lira gemi ve liman harcı, 53 milyon 284 bin lira özel güvenlik harcı, 16 milyon 349 bin lira da Türk uluslararası gemi sicil kayıt harcı ve yıllık tonaj harcı tahsilatı planlandı. 2018'de yurt dışına çıkanlardan da 120 milyon 369 bin lira, avcılık belgesi alanlar da 43 milyon 775 bin lira harç ödeyecek. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710171030638239-devlet-2018-harc-butce-kanunu/


17.10.2017 - Devlet, 2018’de Özel Tüketim Vergisi'nden (ÖTV) 147.5 milyar lira elde edecek AA muhabirinin TBMM Başkanlığına sunulan, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'ndan derlediği bilgilere göre, toplam bütçe gelirinin gelecek yıl 753. 720. 328.000 lira olması bekleniyor. Ret ve iadelerle net bütçe gelirinin 684.402.835.000 lira olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Gelecek yıl bütçesinde ÖTV'den 147.546. 372.000 liralık tahsilat öngörülüyor. ÖTV'nin dağılımına bakıldığında, 2018'de Petrol ve doğalgaz ürünlerinden 68.456.021.000 lira, motorlu taşıtlardan 23.483.246.000 lira, alkollü içkilerden 10.550. 565.000 lira, tütün mamullerinden 37.786.905.000 lira, kolalı gazozlardan 986. 824.000 lira, dayanıklı tüketim ve diğer mallardan 6.282.811.000 lira gelir hedefleniyor. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710171030638719-devletin-kasasina-otvden-yaklasik-150-milyar-lira-girecek/


19.10.2017 - Vatandaştan 2018’de toplanacak 'para cezası' 12 milyar lirayı aşacak A.A muhabirinin 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı verilerinden derlediği bilgilere göre, yeni yılda tahsil edilmesi beklenen 12 milyar 81 milyon 621 bin liralık cezanın yüzde 36.6'sını idari para cezaları oluşturacak. Bu çerçevede yeni yılda 4 milyar 427 milyon 95 bin liralık idari para cezası toplanması bekleniyor. Karayolu Taşıma Kanunu’na göre verilen cezalardan beklenen tahsilat ise şöyle: İdari para cezalarından 283 milyon 186 bin lira, Çevre idari para cezalarından 56 milyon 829 bin lira, Trafik para cezalarından 40 milyon 34 bin lira Diğer idari para cezalarından 4 milyar 47 milyon 46 bin lira idari para cezası Devlet, vergi ve diğer amme alacakları gecikme zamlarından 878 milyon 315 bin lira, diğer vergi cezalarından ise 2 milyar 77 milyon 888 bin lira tahsil edecek. Diğer para cezalarında ise tanımlanmayan diğer para cezalarından 564 milyon 341 bin lira tahsil edilecek. Öte yandan yargı para cezalarından 966 milyon 329 bin lira ve pay ayrılan idari para cezalarından 3 milyar 167 milyon 653 bin lira tahsil edilmesi hedefleniyor.


20.10.2017 - 'Bugünün gençleri emekliliğinde daha fakir olacak' Dünya'dan Mehmet Kaya'nın haberine göre, OECD tarafından yapılan bir çalışmada gelir ve yaşam koşulları bakımından gelecekte emekliler ve çalışanlar arasındaki eşitsizliğin artacağını öngören bir çalışma yayınladı. OECD çalışmasında, 1980'de 65 yaş ve üzeri kişilerin üye ülkeler içinde yüzde 20 ağırlığında olduğunu, 2015'te bu oranın yüzde 28'e yükseldiğini, 2050'de ise 65 yaş ve üzeri kişilerin toplam içinde yüzde 53'e çıkacağı öngörüsü hatırlatıldı. Daha uzun yaşamın, yaşlılığın bir noktasında emeklilik ya da gençlerin baskısı altında işini kaybetmek anlamına geldiği belirtilen çalışmada, bunun keskin bir gelir düşüşüne yol açacağı ve toplum içinde gelir eşitsizliğini derinleştireceği belirtildi. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710201030679191-bugunun-gencleri-emekliliginde-daha-fakir-olacak/


20.10.2017 - Alkolsüz biraya da ÖTV geliyor TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, kamuoyunda 'torba tasarı' olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve KHK'larda Değişiklik Tasarısı'na eklenen bir madde ile alkolsüz biradan da yüzde 20 oranında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) alınmasına karar verildi. Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre, tasarının yasalaşması halinde alkolsüz biralardan Katma Değer Vergisi'nin (KDV) yanı sıra ayrıca yüzde 20 oranında ÖTV alınmaya başlanacak.


21.10.2017 - Varlık Fonu, Çin bankasıyla 5 milyar dolarlık kredi için görüşüyor Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF), Çin bankası ICBC’den 5 milyar dolarlık kredi istediği bildirildi. Geçen yıl ağustos ayında kurulan TVF, bu yıl eylül ayında başkan Mehmet Bostan’ın görevden alınmasıyla stratejik planını revize etmişti. Bloomberg’in haberine göre TVF, Çin bankası ICBC dahil uluslararası bankalarla kredi kullanımı için görüşmeler yaptı. TVF’nin ICBC’den 10 yıl vadeli 5 milyar dolar kredi talep etti. Görüşme TVF Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ ve yönetim kurulu üyesi Yiğit Bulut ile ICBC Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Şu Keen arasında 4 Ekim’de gerçekleşti. TVF, Katar dahil olmak üzere Körfez bölgesindeki devlet fonlarının da peşinde. Haberde TVF’nin Ortadoğu ve Çin kaynaklarına yönelmesinin Batı’yla ilişkilerdeki zorlukların bir göstergesi olabileceği belirtildi. http://www.diken.com.tr/varlik-fonu-cin-bankasiyla-5-milyar-dolarlik-kredi-icin-gorusuyor/


23.10.2017 Türkiye, yurt dışından 150 bin ton buğday alımı için ihale açtı Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) yaklaşık 150 bin ton ekmeklik buğday alımı için uluslararası ihale açtı. Avrupalı ticaret kaynaklarının Reuters'a verdiği bilgiye göre, TMO her biri 10 bin ton tutarında kırmızı ekmeklik buğday alımı için 15 ayrı ihale açtı. Kurum alımların belirtilen miktarın yüzde 20 altında veya üzerinde olabileceğini belirtti. Bir ticaret kaynağı Türkiye'nin yaz hasadının makul miktarlarda olduğunu, ancak yüksek kalite ekmeklik buğdayın az olduğunu belirtti.


24.10.2017 - Ali Koç: “Hükümet hiç görmediğimiz teşvikler verdi” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, İskenderun’da Ford Trucks satış ve servis tesisinin açılışında açıklamalar yaptı. Ali Koç, hükümetin verdiği teşvikler konusuna değinerek, “Hükümetimiz, devletimizde bu yönde, ciddi atılımlar attı, hiç görmediğimiz teşvikleri de verdi” dedi. https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2017/10/24/ali-koc-hukumet-hic-gormedigimiz-tesvikler-verdi-ama-sadece-tesvikle-olmuyor/


İşçi Yaşamından

 

4.10.2017 - Gökçek’in son hedefi atık kağıt işçileri oldu Ankara Büyükşehir Belediyesi önceki sabah, atık kağıt işçilerinin ev ve depo olarak kullandığı binaların yıkımına başladı. Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, sabah saatlerinde İskitler Zübeyde Hanım Mahallesi’nde işçilerin hem ev hem de depo olarak kullandıkları binalar, dozerler tarafından yıkılmaya başlandı. Yaklaşık 3 ay önce “proje var” denilerek binaları boşaltmaları istenen işçiler, 10 gün önce de belediyenin sözlü uyarısı ile karşılaştı. Hafta sonu fabrikalar kapalı olduğu için depolardaki kâğıtları gönderemeyen işçilerin günlerdir biriktirdikleri emekleri de molozlar altında kaldı.


5.10.2017 - İşçi katliamı sürüyor: 9 ayda 1485 iş cinayeti! Türkiye’de iş cinayetleri katliam boyutuna varmış durumda. Her gün en az 5 işçi, iş cinayetlerinde can veriyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin raporuna göre, eylül ayında en az 147, bu yılın ilk dokuz ayında ise en az 1485 işçi yaşamını yitirdi. Eylül ayında yaşamını yitiren 147 emekçinin 112’si işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 35’i ise kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluştu. En çok iş cinayeti tarım işkolunda yaşandı. Eylül ayında 40 tarım işçisi hayatını kaybederken, inşaat işkolunda 27, taşımacılıkta 14, ticaret/büroda 12, konaklama ve eğlence işkolunda ise 10 işçi yaşamını yitirdi. Eylül ayında işçiler en çok ezilme/göçük (31 ölüm) ve trafik/servis kazası sonucu (31 ölüm) can verdi. Şiddet nedeniyle 22, yüksekten düşme nedeniyle 18, elektrik çarpması nedeniyle 13 işçi hayatını kaybederken, kalp krizi ve beyin kanaması nedeniyle 13 işçi öldü. Eylül ayında yaşamını yitiren işçilerin 8’i çocuk, 10’u kadın, 9’u göçmen işçiydi. İş cinayetlerinde ölen çocukların 6’sı henüz 15 yaşında bile değildi. En çok iş cinayetinin yaşandığı il Konya (9 ölüm) olurken, Konya’yı Ankara (8 ölüm), İzmir (8 ölüm) ve Manisa (7 ölüm) izledi. https://www.birgun.net/haber-detay/isci-katliami-suruyor-9-ayda-1485-is-cinayeti-183017.html


6.10.2017 - Ukrayna’da beş tarım işçisi katledildi Ukrayna’nın Zaporizya kentinin çeperinde sebze halinin yakınlarında (halde ve civar çiftliklerde çalışan işçilerin kaldığı) bir binada çıkan yangında 5 işçi hayatını kaybetti. Sekiz yaşında bir çocuk da dahil olmak üzere dört kişinin ise hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Binada kaç kişinin kaldığı hakkında bilgi verilmedi. Eskiden fırın kompleksi olduğu ve 2011’de işletmenin kapatılmasının ardından 2016 yılına kadar kullanılmadığı söylenen bina, işçilerin kaldığı “kayıtdışı bir pansiyon”a dönüştürülmüş. http://www.yasanacakdunya.org/ukraynada-bes-tarim-iscisi-katledildi/

 

9.10.2017 - Işıkkent’teki Suriyeli sayacılara işten çıkarma ve tehdit Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’ndeki sayacıların eylimini kırabilmek için Suriyeli sayacılar işten çıkarıldı ve sınır dışı edilmekle tehdit edildi.Edinilen bilgilere göre, sınır dışı edilme tehdidi ise büyük ayakkabı firmalar ile Suriyeli sayacılar arasında bağ oluşturan mafya tarzı bir yapılanma aracılığıyla yapılıyor. Bu grup, eylemleri görüntü altına aldığını iddia ediyor. Şu anda birçok Suriyeli mülteci bundan dolayı iş bırakma eylemine katılamıyor.

https://www.evrensel.net/haber/334735/isikkentteki-suriyeli-sayacilara-isten-cikarma-ve-tehdit

9.10.2017 - Japonya'da bir karoşi (aşırı çalışmaktan ölüm) vakası daha The Guardian gazetesinde yer alan habere göre, Japonya’nın kamu yayıncısı NHK’de çalışan 31 yaşındaki gazeteci Miwa Sado yaşamını yitirdi. Sado’nun hayatını kaybetmesinin nedeni olarak aşırı çalışma gösteriliyor. 2013 yılındada kalp krizinden ölen Sado’nun ayda 159 saat fazla mesai yaptığı ve 30 günde yalnızca 2 gün izin kullandığı tespit edildi. Geçen yıl Japon hükümeti tarafından hazırlanan bir karoşi raporunda, her 5 Japon işçisinden linin karoşi riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulanmıştı. Japonya, dünya genelinde çalışma saatlerinin en uzun olduğu ülkelerden biri. Bir araştırmaya göre ülkede çalışanların yüzde 12’si, ayda 100 saati aşıyor. (Cumhuriyet)


10.10.2017 - Dünyadaki işsiz sayısı 200 milyonu geçti Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2017'de küresel seviyede işsiz sayısının geçen yıla göre 3.4 milyon artarak 201 milyona ulaştığını duyurdu. ILO'nun yayımladığı '2017 Dünyada İstihdam ve Sosyal Görünüm' raporunda, özellikle Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) dünya genelindeki istihdamda 'hayati rol' oynadığı vurgulandı. Buna göre, 2003-2016'da KOBİ'lerde tam zamanlı çalışan sayısı neredeyse ikiye katlandı ve KOBİ'lerin toplam istihdamdaki payı yüzde 31'den yüzde 35'e yükseldi. Gelişmekte olan ekonomilerde KOBİ'ler toplam istihdamın yüzde 52'sini oluştururken, gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 41 ve yükselen ekonomilerde ise yüzde 34 olarak gerçekleşti.

https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710101030510104-dunya-issiz-sayisi-milyon/


11.10.2017- İHD: Yılın ilk 9 ayında 1485 işçi yaşamını yitirdi 2017 Eylül ayı hak ihlali raporunda en az 147, bu yılın ilk 9 ayında ise en az bin 485 işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiği belirtildi


16.10.2017 - 3 emekçiden biri kayıt dışı çalışıyor TÜİK verilerin göre Kayıt dışı çalışanların oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0,9 puan artışla yüzde 35,2 olurken, tarım dışı iş kollarında da yüzde 0,4 artarak yüzde 22,2 oldu.


16.10.2017  DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 6,1 milyon TÜİK’in istihdam raporunu değerlendiren DİSK-AR; 1 milyon 698 bine tırmanan çırak, stajyer ve kursiyer sayısıyla istihdamın yüksek gösterildiğini ancak geniş tanımlı işsiz sayısı 6,1 milyon olduğunu açıkladı. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in bugün açıkladığı Temmuz 2017 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması ile İŞKUR’un Ekim 2017 işe yerleştirme istatistiklerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Haziran 2017 sigortalı verilerini birlikte değerlendirdi. TÜİK verilerindeki “istihdam artışı” söylemlerini gerçeği yansıtmadığını belirten DİSK-AR, işçi statüsünde gösterilen çırak, stajyer ve kursiyer sayısında patlama yaşandığına dikkat çekti. DİSK-AR raporunda; çırak, stajyer ve kursiyerlerle ilgili şunlar belirtildi: “SGK verilerine göre son bir yılda (Haziran 2016-2017) sigortalı çalışan sayısında (5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamında, işçi ve işçi benzeri bağımlı çalışanlar) 1 milyon 57 bin artış yaşanmıştır. Ancak bu artışın sigortalık türleri açısından dağılımına baktığımızda, zorunlu sigortalı sayısı azalırken, çırak, stajyer ve kursiyer sayısında astronomik bir artış yaşandığı görülmektedir. Haziran 2016’da 386 bin olan çırak, stajyer ve kursiyer sayısı, Haziran 2017’de yüzde 437 artarak 1 milyon 689 bine yükseldi. Zorunlu sigortalı işçi sayısı son bir yılda 265 bin azalırken, çırak, stajyer ve kursiyer sayısında 1 milyon 303 bin civarında artmıştır.”

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/disk-ar-artan-istihdam-degil-cirak-stajyer-kursiyer-sayisi/

 10.10.2017 - 10 Çalışandan Biri Mobbinge Maruz Kalıyor Dünya Ruh Sağlığı gününün bu yılki başlığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından, 'İş Yerlerinde Ruh Sağlığı' olarak belirlendi. Bununla birlikte Türkiye Psikiyatri Derneği de çalışanların ruh sağlığına yönelik bir rapor yayımladı. Yayımlanan rapora göre; iş yerinde yaşanan olumsuzluklar, kişide moral bozukluğu, özgüven zedelenmesi ve değer zedelenmesine sebep oluyor. Vasıfsız ve liyakate sahip olmayan yöneticilerin diğer yöneticilere göre daha fazla mobbing uyguladığı ve bunun yıldırma, aşırı iş yükleme olarak yapıldığı tespit edildi. Türkiye'de iş yerinde mobbinge uğrama oranı yüzde 10 olarak tespit edildi. En sık görülen mobbing türleri, yıldırma ve yıpratma, ikinci sırada kapasite üzerinde iş yükleme, üçüncü sırada ise alay etme, küçük düşürme, hakaret olarak belirlendi. https://www.kamupersoneli.net/kamu-personelleri/rapor-yayimlandi-10-calisandan-biri-mobbinge-maruz-kaliyor-h37056.html


11.10.2017 - Direnişteki KOD-A işçileri İTÜ önünde eylem yaptı Sosyal-İş'te örgütlenmeye başlayınca işten atılan KOD-A işçilerinin direnişinin 11. gününde İTÜ Ayazağa Kampüsü önünde eylem yapıldı.https://www.evrensel.net/haber/335058/direnisteki-kod-a-iscileri-itu-onunde-eylem-yapti


12.10.2017 - Japonya’da olimpiyat stadı inşasında fazla mesai intiharı 2020 Tokyo Olimpiyatları için inşa edilen stadyumda 190 saat fazla mesai yaptırılan işçi 'Sınırlarım zorlandı' diyerek yaşamına son verdi. Tokyo’da yeni olimpiyat stadının inşasında çalışan işçinin intiharının 190 saatlik fazla mesaiden kaynaklandığı belirlendi. Japon yetkililer, geçtiğimiz Mart ayında intihar eden işçinin ayda toplam 190 saat fazla mesai yaptığını bu yüzden ailenin tazminat talebinde bulunabileceğini açıkladı. Japonya’da yaygın görülen ve “karoşi” olarak adlandırılan fazla çalışma sonucu ölümün sınırı ayda 80 saat olarak kabul ediliyor. İnşaat alanında kalite kontrolden sorumlu olan işçinin Ocak ayında 160, intihar ettiği Mart ayında ise 190 saat fazla mesai yaptığı ortaya çıktı. https://www.evrensel.net/haber/335023/japonyada-olimpiyat-stadi-insasinda-fazla-mesai-intihari


13.10.2017 - Meksika: Madenci katliamı Meksika’nın kuzeyinde Teksas sınırına yakın bir gümüş madeninde önceki gün 4 işçi karbonmonoksit zehirlenmesinden ötürü hayatını kaybetti. La Encantada maden şirketi, Kanada orijinli First “Majestic Silver Corp”a ait. Şirketten konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı! http://www.yasanacakdunya.org/meksika-madenci-katliami/


15.10.2017 - A101 çalışanı günde 15 saat çalışmaya itiraz ettiği için mobinge maruz kaldı Ankara Dikmen’de bulunan şubede çalışan bir kadın, günde 15 saate varan çalışma koşullarına itiraz ettiği için mobbing sonucu istifa ettirildi. Konuyla ilgili iletişime geçtiğimiz A101 İç Anadolu Elmadağ Bölge Sorumlusu Hakan Durukan ise durumu inkar ederek, “Bizim firmamızda öyle şeyler olmaz” diye kendilerini savundu. 4 gün boyunca sabah 8.30 akşam 22.00 saatleri arasında çalışmak zorunda kaldığını belirten kadın işçi duruma itiraz edince, mağaza müdür yardımcısı tarafından azarlandığını, “Mağaza Müdür Yardımcısı K.E. istemiyorsan çalışma istifanı ver, çalışacaksan da başka şubeye git” denilerek istifaya zorlandığını ifade etti.

https://www.evrensel.net/haber/335259/a101-insanin-omrunu-harcaya-harcaya-bitiriyor


16.10.2017 - Hükümeti ve gericiliği eleştiren işçi işten atıldı Kırklareli Valiliği İl Özel İdaresinde, temizlik işçisi olarak çalışan Sezgin Başhan, sosyal medyada hükümeti ve gericiliği eleştirdiği paylaşımlar gerekçe gösterilerek işten atıldı. İl Özel İdaresinde, Odak AŞ şirketi bünyesinde taşeron işçi olarak çalıştığını ifade eden Sezgin Başhan, “6 Ekim’de işten çıkarılmışım, 7 Ekim’de SGK’den ‘ilişiğiniz kesilmiştir’ diye mesaj geldi. İşten çıkarıldığımı SGK’den gelen mesaj yoluyla öğrendim” dedi. İşten çıkış nedenini öğrenmek için şirket yönetimiyle görüştüğünü ifade eden Başhan şunları söyledi: “Şirket müdürü Facebook’ta yaptığım paylaşımları gösterdi. 6 yaşında çocukların evlendirilmesini eleştiren paylaşımlar, Hükümeti eleştiren paylaşımlar hepsi. Üstelik tazminat vermemek için 25. maddeden, yani yüz kızartıcı suçtan çıkardılar. İyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle. Nasıl bu maddeye giriyor.” Başhan, haklarını yasal yolla arayacağını söyledi. https://www.evrensel.net/haber/335391/hukumeti-ve-gericiligi-elestiren-isci-isten-atildi


16.10.2017 - KESK'liler 35 haftadır direniyor: İşimizi geri istiyoruz KESK İstanbul Şubeler Platformu üyelerinin, OHAL kapsamında ihraç edilen ve açığa alınan üyeleri için Bakırköy Özgürlük Meydan’ında oturma eylemi 35 haftadır devam ediyor.


18.10.2017 - Memura fazla mesai zammı: 14 kuruş! Devlet memurlarının saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda 14 kuruş artışla 1 lira 97 kuruşa yükselecek. Özel kalem personeliyle makam şoförleri ise saat başına 2,08 lira fazla mesai alacak. Dünya gazetesinin haberine göre memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 7,6 artacak. 1 lira 83 kuruşluk saat başı fazla mesai ücreti, 1 Ocak 2018’den itibaren 1 lira 97 kuruş olarak uygulanacak.


19.10.2017 - Şırnak’ta 7 işçinin yaşamını yitirdiği maden ocağının bulunduğu havzada, resmi olmayan rakamlara göre son 20 yılda 220 işçi hayatını kaybetti Katliamın yaşandığı maden havzasındaki kölelik koşulları ve madenlerin devlet kurumlarıyla kurduğu işbirliği dikkat çekerken, resmi olmayan rakamlara göre bölgede son 20 yılda meydana gelen iş cinayetlerinde 220’ye yakın işçi hayatını kaybetti. Mezapotamya Ajansı’ndan Cihan Ölmez ve Mehmet Şah Oruç’un haberine göre, Ocak üretim sahalarında 2 Ağustos 2013 tarihinde 3 kişinin ölümü üzerine TKİ Genel Müdürlüğü incelemede bulundu ve gerekli güvenlik önlemleri ile eksiklikler tamamlanıncaya kadar üretimin durdurulmasına karar verdi. Karardan kısa bir süre sonra işletmeler yetkililerle sağlanan mutabakat sonucu tekrar faaliyete başladı. Devlet yetkililerinin ruhsatsız dediği bölgedeki tüm ocaklara DEDAŞ tarafından elektrik veriliyor. Ocaklara 1 kilometre mesafede Maden Askeri Karakolu bulunurken bölge Cudi Dağı’na yakın olduğu için askeri operasyonların güzergâhı olarak da kullanılıyor. Yine alandan çıkarılan kömürler Acar A.Ş. tarafından verilen irsaliyelerle onlarca arama noktasından sorunsuz bir şekilde geçiriliyor. Bölgeden çıkarılan kömür 20'nin üzerinde ile gönderildiği belirtiliyor. Özelikle Sosyal Yardımlaşma Kurumunun dağıttığı, otel ile okulların kömür ihtiyacı bölgeden karşılanıyor. Ocaklarda kömür çıkarılmak için de yüzyıllar önce var olan ilkel yöntemler kullanılmaya devam ediliyor. Kentteki ocaklarda, farklı şehirlerdeki ocakların aksine derinlik yatay değil dikey olarak kazılıyor. Dikey kazılar sonucu oluşturulan kuyularda işçiler yerin metrelerce altında halat ile sarkıtılarak kömür çıkarılıyor. İşçilerin çoğu baretsiz, maskesiz çalışıyor. İş güvenliği ve iş sağlığı konusunda hiçbir şart işletmeler tarafından yerine getirilmiyor. Her an göçük tehlikesi ile karşı karşıya kalan işçiler oksijensiz kalıyor. Cudi’nin Gundikê Remo bölgesinden başlayıp kentin eteklerine kadar olan alanda 60 civarında kuyu ve 20'ye yakın açık kömür işletmesi bulunuyor. Bu ocaklarda 3 bine yakın işçi çalışıyor. İşçiler kendi aralarında delici, yağcı ve benzeri iş bölümleri oluşturduklarını ifade ediyor. 12 saat çalışan işçilerin maaşları da çalıştığı alana göre asgari ücret ile 3 bin TL arasında değişiyor. Ancak Acar A.Ş. yetkilileri maaşı 3 bin olan işçilerin de sigortasını asgari ücrete göre yatırıyor.


http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/sirnaktaki-maden-havzasinda-20-yilda-yuezlerce-isci-katledildi/


20.10.2017 - Şırnak’taki katliama ilişkin gözaltına alınanlar serbest Sermaye devletinin iş cinayetlerindeki sorumluluğunun bir kez daha ortaya serildiği Şırnak’taki maden katliamında, gözaltına alınan şirket sahibi ile iki kişi de serbest bırakıldı. Önceki gün gözaltına alınan, şirket sahibi Mehmet Emin Mağrur ile çalışanlar Faysal Acar ve Bahri Alış dün akşam Şırnak’ta Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/sirnaktaki-katliama-iliskin-goezaltina-alinanlar-serbest/


20.10.2017 - “Arabuluculuk” zorunlu oldu, ücreti de işçiye fatura edildi Meclisten geçen “zorunlu arabuluculuk” yasasıyla sermaye devleti, işçilere yeni bir masraf daha çıkardı.İşçi ve patron “arabulucu” vasıtasıyla anlaştığı oranda arabuluculuk ücreti işçi ve patron tarafından “eşit” olarak ödenecek. Anlaşma sağlanamadığı durumlarda ise arabuluculuk görüşmelerinin ilk iki saatlik ücreti hazineden, kalan kısım ise yine patron ve işçi tarafından “eşit” olarak ödenecek.“Eşit olarak ödeme” adı altında, işçilere zorunlu masraf çıkaran yasa ayrıca, arabulucu görüşmelerinin ilk toplantısına mazeret bildirmeksizin katılmayan ve bu sebeple arabulucu faaliyetini sonlandıran tarafa arabulucu ücretinin tamamını ödettiriyor. http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/arabuluculuk-zorunlu-oldu-uecreti-de-isciye-fatura-edildi/

 20.10.2017 - Sayacılıkta yaşanan hak ihlallerine dair rapor yayımlandı İstanbul HAK İnisiyatifi adına Fuat Kına, Nur Şirin Büyükcoşkun ve Serhat Akbal tarafından hazırlanan ‘Sayacılık Sektöründe Yaşanan Hak İhlallerine Dair Gözlem Raporu’ yayınlandı.Kayıt dışılığın son derece yaygın olması sebebiyle saya atölyelerinin ve saya işçilerinin sayısını net olarak belirlemenin mümkün olmadığının altı çizilirken, raporda, sayacıların temel sorunları ise uzun çalışma, zayıf iş güvencesi, çoğunlukla havasız ve kapalı olan çalışma ortamı, çok miktarda kanserojen madde, sosyal güvence eksikliği, çocuk işçilik, sendikal mücadele eksikliği olarak sıralandı:“Geçimini sayacılık sektörü aracılığıyla sağlayan işçiler, haftanın 6 günü günlük 13-15 saat arasında çalışmaktadırlar . Sektördeki işlerin yavaşladığı yılın bir ila iki ayını çoğunlukla işsiz geçirmektedirler.“Sigortalı çalışma pratiğinin ve kültürünün yetersiz olduğu sektörde işçiler büyük oranda, sosyal güvenceden yoksun olarak çalışmaktadırlar. Eski sistemdeki ismiyle SSK ve Bağ-Kur, yeni sistemdeki ismiyle 4-A ve 4-B güvencesi dışında kalan esnaflar ve işçiler, emeklilik hakkı elde edememektedirler.”“Parça başı ücret karşılığı üretim yapan işçiler, ayakkabı çifti başına 3-8 TL arasında değişen ücretler almaktadırlar. İşçiler, bir yandan yol ve yemek ücreti gibi yan haklardan mahrum kalırken öte yandan üretim sürecinde kullanılan birçok malzemeyi de (iplik, yapıştırıcı vs.) kendileri karşılamaktadırlar.”“Sayacılık sektörünün kol emeği gerektiren bir sektör olması nedeniyle, bu zanaatın öğrenilmesi için küçük yaşta çocuklar işçi olarak atölyelere alınmaktadırlar. Türkiyeli ve Suriyeli çocukların zanaat öğrenmek maksadıyla sektörde yoğun olarak yer aldığı gözlemlenmiştir. Bu çocuklar haftalık olarak 150-200 TL arasında değişen ücretler karşılığında çalıştırılmaktadırlar. İzmir lşıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde 5 bin çocuğun bu sektörde işçi olarak yer aldığı düşünülmektedir.” https://www.evrensel.net/haber/335671/sayacilikta-yasanan-hak-ihlallerine-dair-rapor-yayimlandi


22.10.2017 - ‘Yedi işçinin öldüğü maden kaçak’ diyen bakanlığa Resmi Gazete’den yalanlama Şırnak’ta göçük nedeniyle yedi işçinin hayatını kaybettiği maden ocağının ruhsatının iptal edildiğini ve kaçak çalıştığını açıklayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın doğru bilgi vermediği ortaya çıktı. Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk bugünkü yazısında, maden için 2017 yılı içinde ihaleye çıkıldığını gösteren Resmi Gazete ilanına yer verdi. Bakanlık 17 Ekim’de yedi işçiye mezar olan madenin ruhsatının 2013’te iş güvenliği gerekçesiyle iptal edildiğini açıklamıştı. Öztürk yazısına şöyle başladı: “Hemen açıklamalar yapıldı. ‘Bu kömür ocağı kaçak işletiliyordu’ diye. Peki, kaçak işletiliyorsa siz buna niçin seyirci kalıyorsunuz? Göreviniz kaçak işletmeyi de önlemek olduğuna göre görevini yerine getirmeyenler var, görevini ihmal edenler var. Öztürk şöyle devam etti: “Yedi işçimizin ölümünden sonra da gerçek dışı bilgiler verilmeye başlandığını belgelere ulaştığımızda daha iyi anlıyoruz. Siz değil misiniz, bu kömür ocağını ihaleye çıkaran? Yoksa, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) Genel Müdürlüğü’nün haberi yokken mi 11 Mart 2017 tarihinde Resmi Gazete’de kömür ocağının ihale ilanı yayımlandı?”  Sözcü yazarı, ‘kaçak bir maden ihaleye çıkarılamayacağına’ dikkat çekti: “Hükümet gizlemeye çalışsa da resmi belgeler madenin kaçak olmadığını, 2505 ( S:16399) ruhsat numarası verilerek üç firmadan oluşan bir iş ortaklığına rödövans sözleşmesi ihale edildiğini gösteriyor. Gerek Resmi Gazete’de yayınlanan ihale ilanı, gerek TMMOB Maden Mühendisleri Odası’ndan aldığımız bilgiler madenin kaçak olmadığını gösteriyor.”


21.10.2017 - Şırnak'ta yedi işçinin öldüğü madende çocuk çalıştırıldığı ortaya çıktı! "Şırnak’ın ölüm kuyuları" diye adlandırılan maden ocaklarında 17 Ekim Salı günü yaşanan göçükte yedi işçi hayatını kaybederken, ağır yaralanan Sıddık Kabak’ın işe başladığı Haziran ayında 17 yaşında olduğu öğrenildi. Buna rağmen aralarında maden sahibinin de olduğu üç kişi gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Evrensel'den Beyar Özalp'in haberine göre, 17 Ekim Salı günü Şırnak’ta madende meydana gelen göçükte yedi işçi hayatını kaybederken, 18 yaşındaki genç işçi Sıddık Kabak ağır yaralandı. Şırnak Devlet Hastanesi'nde tedavisi süren Kabak’ın durumu ciddiyetini koruyor. Kabak’ın tedavisinin daha iyi sürdürülmesi için Antep’te bir hastaneye sevk edileceği bildirildi.


25.10.2017 - Zorunlu arabuluculuk uygulaması yasalaştı AKP Hükümeti tarafından 25 Mayıs 2017 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na gönderilen “İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı”nin 25 Ekim 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandı.7036 Sayılı yeni İş Mahkemeleri Kanun uyarınca 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle işçiler kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık ücretli izin alacağı, sendikal tazminat davaları ve işe iade davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorundalar. Aksi takdirde davaları reddedilecektir. Arabulucunun bir karar vermesi halinde işçiler aynı konuda bir daha dava açma hakkına sahip olamayacaklar. https://www.evrensel.net/haber/336248/patrondan-yana-hukukun-onu-acildi


26.10.2017 - Endonezya'daki havai fişek fabrikasındaki patlamada 47 işçi hayatını kaybetti Endonezya'nın başkenti Cakarta'nın batısındaki havai fişek fabrikasında önce patlama oldu, ardından yangın çıktı. İlk bilgiler ölü sayısının 27 olduğu yönündeydi ancak ardından peş peşe yeni haberler geldi. Reuters haber ajansı, polis kaynaklarına dayandırdığı son dakika haberinde en az 47 insanın öldüğünü duyurdu. Onlarca yaralı da hastanelere taşınmış durumda. Polis yetkilileri, patlama sırasında 103 işçinin fabrikada olduğunu açıkladı. http://www.milliyet.com.tr/endonezya-da-patlama-27-olu-dunya-2544046/


27.10.2017 - Türk-İş’in “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının Ekim ayı sonuçları açıklandı Çift haneli rakamlarla artarak seyreden enflasyon, açlık ve yoksulluk sınırını da yükseltti. Asgari ücretin dahi üzerinde olan açlık sınırı, Ekim ayında bin 544 lira oldu. Yoksulluk sınırı ise 5 bin 30 lira olarak belirlendi.Dört kişilik ailenin harcamaları üzerinden hesaplanan bu rakamların yanı sıra, yalnızca gıda harcamalarının da Eylül ayına göre yüzde 1,43 artış gösterdiği açıklandı. (kizilbayrak12.net)


28.10.2017 - Şırnak'ın 'ölüm kuyuları' görüntülendi 8 madencinin hayatını kaybettiği Şırnak’ta gözler ‘ölüm kuyuları’na çevrildi. Mezopotamya Ajansı madenlerdeki çalışma koşullarını görüntüledi.Ölümü göze alarak kuyulara inen işçiler, yüzlerce metre yükseklikteki kaya parçalarının altında bulunan eksvatörler aracılığıyla kömürü kamyonlara yüklüyor. Çıkan kömür taşeron firmalar tarafından Şırnak-Cizre karayolu üzerinde bulunan sahalara taşınıyor ve buradan piyasaya sürülüyor. Bireysel imkanlarla yerin 100 ile 120 metre derinliklerinden çıkartılan kömür ise, tamamen ilkel yöntemlerle çıkartılıyor. Şirketlerde çalışan işçilerin büyük çoğunluğu sigortalı iken, kuyu tarzı küçük ocaklarda çalışan işçilerin neredeyse tamamı sigortasız. Şirketlerde çalışan işçilerin çalışma saati yaklaşık 12-13 iken, kuyu tarzı ocaklarda bu süre 8 saatte düşüyor.


30.10.2017 - Şırnak'ta ölen madencilerden 4’ü sigortasızmış Şırnak’taki 1 No’lu Kömür Ocağı’nda 17 Ekim'de meydana gelen göçükte yaşamını yitiren 8 işçiden 4’ünün sigortasız olarak çalıştığı ortaya çıktı. Sigortalı çalışan 2 işçinin ise primlerinin farklı şirketler üzerinden yatırıldığı bilgisine ulaşıldı. https://www.evrensel.net/haber/336576/sirnakta-olen-madencilerden-4u-sigortasizmis


İşçi Mücadeleleri


04.10.2017 - Pakplast’ta işten atmaya karşı direniş başladı Konya’da kurulu Pakplast fabrikasında, 34 işçinin işten atılmasına karşı işçiler direnişe başladı. Pakpen Grubu bünyesindeki Pakplast’ın Konya’daki fabrikasında işten atılan 34 işçinin işe geri alınması için işçiler bugün direnişe geçti. Yaklaşık yüz Unilever işçisi de Pakplast işçilerinin direnişini desteklemek için fabrika önüne geldiler. Pakplast işçileri desteğe gelenleri alkışlarla karşıladı. Öte yandan polis de direnişe başlayan işçileri OHAL ile korkutmaya çalıştı. Polis şefi perşembe günü de eylemin devam etmesi durumunda tüm işçileri gözaltına alacağı tehdidinde bulundu. İşçiler, sabahtan itibaren iş yavaşlatma eylemiyle mücadelelerini sürdürme kararı aldı.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/pakplastta-isten-atmaya-karsi-direnis-basladi/


08.10.2017 - Konya’da Pakplast işçileri, patronun saldırısına karşı mücadelelerini kent meydanına taşıdı Konya’da kurulu Pakplast’ta kölelik uygulamalarına ve işten atma saldırısına karşı işçiler bugün yaptıkları eylemle mücadelelerini sürdürdü. Kent meydanında gerçekleştirilen eylemde konuşan Petrol-İş Ankara Şube Başkanı Şuayip Gül, “Mesele sadece 34 arkadaşımızın işten atılmasıyla sınırlı değildir” diyerek Pakplast patronunun asıl amacının fabrikadan sendikayı çıkarmak olduğunu dile getirdi. Patronun taşeron çalışmayı fabrikada hakim kılmak ve ucuz işçiliğin tadını çıkarmak istediğini de söyleyen Gül, “Buna lzln vermeyecek, 34 arkadaşımızın işten atılması ve sendikal örgütlülüğümüzün dağıtılması girişimlerine son verilene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. (kizilbayrak12.net)

09.10.2017 - Türkiyeli ve Suriyeli saya işçileri birlikte mücadelede İzmir’de saya işçilerinin eylemi devam ediyor Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde Türkiyeli ve Suriyeli işçiler, bugün de iş bırakma eylemi gerçekleştirdiler. Suriyeli işçiler eyleme katılımları durumunda sınırdışı edilmekle tehdit edildiklerini belirtirken, Türkiyeli işçiler de Suriyeli-Türkiyeli ayrımı yapmadan tüm işçileri birlikte mücadeleye çağırdı. Saya işçileri bugün saat 11.00'de başladıkları eylemi Cuma gününe kadar sürdüreceklerini belirttiler. Her gün 10.00-11.00 saatleri arası iş bırakacaklarını belirten işçiler, talepleri kabul edilene kadar eylemlerine devam edeceklerini söylediler. İşçiler ücretlerine %50 zam, sağlıklı çalışma ortamı ve örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırılması taleplerini yinelediler. (kizilbayrak12.net)


18.10.2017 - İşten atılan Eren Enerji işçileri: Direnişimizi sürdüreceğiz Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı’nda bulunan Eren Enerji’ye ait santralde çalışan işçiler, sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarılmış ve “İşimizi geri istiyoruz” diyerek Madenci Heykeli’nde ortak bir basın açıklaması düzenledi. Yaklaşık iki yüz kişinin katıldığı eylemde Eren Enerji’ye bağlı çalışan işçilerin işe geri alınması talebi yinelenirken, DİSK Enerji-Sen’de örgütlü işçiler yılmadan direnişi sürdüreceklerini vurguladılar.

https://www.evrensel.net/haber/335574/isten-atilan-eren-enerji-iscileri-direnisimizi-surdurecegiz


21.10.2017 - Ankara Büyükşehir Belediyesi çalışanları kadro talebiyle belediye önünde eylem yaptı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan yaklaşık 150 işçi akşam saatlerinde kadro talebiyle belediye önünde toplandı. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Aile Yaşam Merkezlerinde ek ders ücreti ile çalışanların içerisinde bulunduğu kitle, başka çalışanlara kadro verildiğini, kendilerinin de kadrolu çalışmak istediklerini vurguladı. Eylem sırasında belediye önüne polis de yığınak yaparken, kitleye konuşan Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Asım Balcı “Hepinize kadro verilecek. İşe giriş tarihinden itibaren 175 kişiye kadro vereceğiz. Ondan sonra Kasım’ın başında belediye meclisimiz var. Öbür arkadaşlara da kadro açılması konusunda karar alacağız” diyerek belediye çalışanlarını oyalamaya çalıştı. Sonrasında ise “Arkadaşlar, olmayan kadroyu nasıl vereceğiz” diyerek gerçek yüzünü gösteren Balcı’ya kitle tepki gösterdi.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/ankarada-belediyede-kadro-eylemi/

22.10.2017 - Diyarbakır’da şehirlerarası otobüslerde çalışan muavinler, sigorta talebiyle iş bıraktı Diyarbakır Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde dün iş bırakan onlarca muavin, son dönemde yaşamını yitiren muavinlere dikkat çekerek güvencesiz ve sigortasız çalıştırılmalarını protesto etti. Kazalarla her an karşı karşıya olduklarını ifade eden muavinler, sigortalarının yatırılmasını talep etti. Basına demeç veren muavinlerden Özgür Akgüler, geçtiğimiz haftalarda yaşanan kazalarda ölen muavinleri hatırlatarak “Can güvenliğimiz yok. Bugün bu arkadaşlar bu işi yapmazsa uyuşturucuya bulaşır, hırsızlığa bulaşır, daha farklı şeylere bulaşır. Sesimizi duyan yetkililer yardımcı olsun. Dün burada 40 kişi işi bıraktık. Otobüsler peronda kaldı, kimse yola gitmedi. Araba sahipleri geldi çocukları tehdit etti. Buna rağmen yine yola gitmediler. Her bir araba ayda 30-40 bin TL para kazanıyor. Yetkililerin de Diyarbakır Otogarı üzerinde durmasını istiyoruz” dedi.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/diyarbakirda-muavinler-is-birakti/

 24.10.2017 - Kırklareli fabrikasında işten atılan ve haklarını arayan 90 işçi işçiyle Şişecam genel merkezi arasında anlaşma sağlandı Dün Şişecam genel merkeziyle yapılan görüşmenin ardından işçiler sabah saatlerinde Kristal-İş Lüleburgaz Şubesi’nde toplantı gerçekleştirdi. İşçiler, Şişecam genel merkezinin, atılan işçilerin Eskişehir’deki fabrikaya alınması yönündeki önerisini kabul ettiklerini açıkladı. “90  Trakyalı cam işçisi” olarak yapılan açıklamada, atılan bütün işçilerin özlük hakları ile birlikte Eskişehir’deki fabrikaya alınacağı, ancak istemeyen işçilerin ise teşvik primi ile işten ayrılabileceği belirtildi. İşçilere, cuma gününe kadar süre verildiği ve herkesin tercihini bireysel olarak yapacağı ifade edildi.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/sisecam-iscileri-lueleburgazda-toplaniyor/

24.10.2017 - DHL Express işçilerinin eylemi 100’üncü gününde: "Direneceğiz!" İstanbul’un Bağcılar ilçesi Güneşli mahallesinde bulunan DHL Express Genel Merkezinde çalışırken Türk-İş’e bağlı Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye oldukları ve işyerinde sendikal faaliyet yürüttükleri için işten çıkarılan 9 işçinin eylemi 100'üncü gününe girdi. İşçiler, 17 Temmuz'dan bu yana DHL Express binası önünde "DHL Express'de işçi kıyımına ve sendika düşmanlığına son!" pankartını açarak eylemlerini sürdürüyor. Her sabah saat 08.00'de eylem alanına gelerek akşam mesai bitimi olan saat 17.00'ye kadar bekleyişlerini sürdüren işçileri, gün içinde çok sayıda sivil toplum örgütü, siyasi parti ve sendika temsilcisi ziyaret ediyor.https://www.evrensel.net/haber/336021/dhl-express-iscilerinin-eylemi-100uncu-gununde-direnecegiz


26.10.2017 - Tüm Bel-Sen İzmir’de “Herkes için yemek hakkı” talebiyle eylem yaptı Tüm Bel-Sen İzmir 1 Nolu Şube, belediye çalışanlarına yemek kartı verilmesi için eylem yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi yemekhanesi önünde yapılacak eylem öncesinde saat 12.00 sularında, yemekhane girişinde bildiri dağıtılarak tüm belediye çalışanları eyleme desteğe çağrıldı. Basın açıklamasından önce ajitasyon konuşmaları yapılarak, emekçilerin ücretsiz yemek ve kreş talepleri dile getirildi.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/izmirde-yemek-hakki-icin-eylem/

 

27.10.2017 - Sendikalaştıkları için işten atılan Kod-A işçileri, İzmir’de eylem yaptı DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan Kod-A Bilişim işçileri, bugün İzmir’de eylem yaptı. Sosyal-İş adına yapılan basın açıklamasında, Kod-A işçilerinin ağır çalışma koşulları ve aldıkları ücret anlatıldı. Sendikaya üye olan işçilerin yemek, çay, tuvalet ve telefon gibi ihtiyaçlar üzerinden keyfi biçimde cezalandırıldığı belirtilen açıklamada, Kod-A patronunun sendika hakkında saygı göstermesi istendi. Açıklamada, sendikanın yetki başvurusuna patronun itiraz ettiği ve işten çıkarma saldırısı uyguladığı söylenirken, işçilerin sendika hakkı için 30 Ekim’de Gaziemir’deki Vodafone merkezi önünde direnişe başlayacağı belirtildi.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/kod-a-iscilerinden-izmirde-eylem/


30.10.2017 - Sendikalaşma direnişleri sürüyor Sosyal-İş’te örgütlendikleri için işten atılan Kod-A işçilerinin İzmir’de Vodafone Bölge Müdürlüğü önünde başlattığı direniş 13 günü geride bırakırken İstanbul Güneşli’deki direniş ise 25. gününde. Petrol-İş’te örgütlendikleri için işten atılan Akkim işçilerinin İstanbul Hadımköy’deki fabrika önünde başlattıkları direniş 84 günü geride bıraktı. TÜMTİS’e üye oldukları için işten atılan DHL işçileri ise 106 gündür İstanbul Güneşli’deki işyeri önünde direnişlerini sürdürüyor. (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

https://www.evrensel.net/haber/336587/sendikalasma-direnisleri-suruyor


Dünyadan Mücadeleler


2.10.2017 - Şili: Mapuçe tutsakların açlık grevi 117. gününde kazanımla sonuçlandı 16 aydır haklarında hiç bir delil bulunmadan kilise ve iş makinalarını yakma suçlamasıyla tutuklu bulunan Mapuçe tutsaklar 117. günde taleplerinin kabul edilmesi üzerine açlık grevini bitirdiler. Açlık grevi hükümetin Mapuçe tutsaklara ilişkin terörizm suçlamasının geri çekildiğini kamuoyuna açıklaması üzerine Mapuçe tutsaklar tarafından bitirildi. Mapuçe liderlerinden Alfredo Tracal ve kardeşleri Benito ve Pablo Trangol normal yemek düzenine geçtiklerini söylediler. Açlık grevi başladığı andan itibaren geniş bir kamuoyu desteği kazandı. http://isyandan.org/haberler/sili-mapuce-tutsaklarin-aclik-grevi-117-gununde-kazanimla-sonuclandi/

7.10.2017 - ABD: H2-A köleliğine karşı grevle gelen ilk zafer Amerika’da H2-A düzenlemesi kapsamında tarımsal plantasyonlarda köle gibi çalıştırılan göçmen işçiler, Ağustos ayında (1986’dan beri yaşanan ilk grev olarak) Sarbanand çiftliklerinde gerçekleştirilen ve yenilgiyle sonuçlanmış grevin ardından, Larson meyve çiftliğinde 16 Eylül’de başlatılan grevden zaferle çıktılar. Amerika’daki kapitalist tarımsal üretimin yapıldığı çiftliklerde çalışan işçilerden yarısından fazlası Meksika’lı göçmen emekçilerden oluşuyor. Oturum belgesi olmayan göçmen emekçilerin “belge”leri ‘mevsimlik ithal kölelik’ koşullarını düzenleyen “konuk-işçi vize sistemi”yle düzenleniyor. H2-A olarak anılan düzenlemeye göre ülkeye getirilen göçmen işçiler, ağır çalışma koşullarına direndiği ya da greve kalkıştığı durumlarda sınır dışı edilme tehdidiyle karşılaşıyorlar. Bu nedenle, 1986 yılından beri uygulanan H2-A kapsamında çalışan işçiler, ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere, ayrımcı-ırkçı taciz ve saldırılara karşı pek nadir direnç gösterebiliyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/abd-h2-a-koleligine-karsi-grevle-gelen-ilk-zafer/


9.10.2017 - G. Afrika: South 32 metal grevi sürüyor Güney Afrika’nın Kwa-Zulu Natal bölgesindeki Richards Körfezi’nde kurulu “South 32” alüminyum döküm fabrikasında metal işçilerinin geçen hafta başlattıkları grev devam ediyor. Güney Afrika Metal İşçileri Sendikası (Numsa), bugün (Pazartesi) Avustralya originli şirketin patronlarıyla yapılan görüşmeden sonuç çıkmadığını ve grevin talepler karşılanana kadar sürdürüleceğini açıkladı. Sendika, ücretlere yüzde 7,5’lik, “sağlık yardımı katkısı” için yüzde 100’lük, primlerde ve “konut yardımı” ödemelerinde yüzde 20’lik artış talep ediyor. Patron ise, ücretlere yüzde 5,1 oranında artışı dayatıyor. Numsa genel sekreteri Irvin Jim “Şirket bu yıl 1.23 milyar dolarlık net kar elde etti ancak kazançlarını çalışanlarıyla paylaşmayı reddediyor! Ücret artışı yapmak yerine üyelerimize rüşvet vermek istiyorlar. Davranışları, ücretleri ödemek yerine bir miktar alkol veren ırkçı çiftlik sahiplerini andırıyor. Temel ücretleri arttırmayı reddettiği sürece üyelerimizden ve ailelerinden çalmaktalar” şeklinde konuştu. 600’ün üzerinde işçi greve katılıyor. http://www.yasanacakdunya.org/g-afrika-south-32-metal-grevi-suruyor/


9.10.2017 - Çin: Hong Kong’ta Bağımsızlık Yanlılarının Ölümle Tehdit Edilmesini Protesto İçin Üniversite İşgal Eylemi Başlıyor Hong Kong’ta bulunan Lingnan Üniversitesi öğrencileri, Pekin yanlısı Junius Ho’nun Hong Konglu bağımsızlık savunucularının “öldürülmesi” üzerine söylediği sözler nedeniyle okul yönetiminin gerekli adımları atması talebiyle okulu işgal edecek. 17 Eylül’de düzenlenen bağımsızlık karşıtı mitingde konuşan Ho bağımsızlık yanlısı aktivistlerin “öldürülmesi gerektiğini” söyledi. Daha sonrasında ise o anın heyecanıyla “sözcükleri yanlış seçtiğini” dile getirdi. Geçtiğimiz hafta öğrenciler kampüste yürüyüş düzenleyerek 800 imzalı bir dilekçe verdi. Dilekçede okuldan, açıkça Ho’nun yorumunu kınaması, sözlerinin okulla hiçbir alakasının olmadığının açıklığa kavuşturulması, Ho’nun bu davranışının araştırılması ve özür dilemeden kampüse girişinin engellenmesi talep edildi. Bunun yanında üç gün içerisinde tatmin edici bir cevap almadıkları takdirde kampüsü işgal etmekle tehdit ettiler. Geçtiğimiz hafta yapılan yürüyüş sonrasında, yeni gelişmeler üzerine farklı fakülte ve salonlardan öğrencileri bir araya getirmek için oluşturulan yeni grup Lingsulate “Umarız Lingnan Üniversitesi’nden daha çok kişi bize katılabilir” dedi. http://isyandan.org/haberler/cin-hong-kongta-bagimsizlik-yanlilarinin-olumle-tehdit-edilmesini-protesto-icin-universite-isgal-eylemi-basliyor/


9.10.2017 - Filipinler: Duterte’nin Sıkıyönetimine ve İnfazlara Karşı Protestolar Binlerce protestocu, son dönemin Filipinli diktatörlerinden Ferdinand Marcos’un 1972 yılında deklare ettiği sıkıyönetim yasasının yıl dönümününde, mevcut başkanın otoriter eğilimlerine ve yasadışı uyuşturucu ticareti yürütenlere karşı uygulanan infaz politikalarına karşı Duterte’nin iktidara geldiğinden beri en büyük protesto mitingini düzenlendi. Kızıl bayraklar ve üzerinde “Katliamları Durdur” yazılı pankartlar taşıyan sol gruplar başkanlık sarayına giden köprü de dâhil olmak üzere Manila’nın üç farklı bölgesinde toplanarak Manila Körfezi’nde bulunan parka yürüyerek miting düzenlediler. Duterte, hükümet karşıtı protestolar kamu düzenini tehdit ederse kuvvet uygulayacağına ve ülkenin güneyindeki sıkıyönetim ilanını ülke çapında genişleteceğine dair uyarıda bulundu. Duterte Mayıs ayında, yaklaşık dört ay süren, İslam Devleti yanlısı militan grubun güneydeki Marawi kentini kuşatmasına karşı çoğunluğu Roman Katolik olan ülkenin güneyinde sıkıyönetim ilan etmişti. http://isyandan.org/haberler/filipinler-dutertenin-sikiyonetimine-ve-infazlara-karsi-protestolar/


10.10.2017 - Katalonya: Genel grev başladı İspanya’nın doğusundaki Katalonya Özerk Yönetiminde “İspanya hükümetinin baskısına ve polisin saldırısına” karşı genel grev başladı. Tüm salsırılara rağmen 1 Ekim’de yapılan bağımsızlık referandumunun ardınan düzenlenen grev, yerel saate 06.30’da başladı. Ulaşım, eğitim, sağlık, turizm ve ticaret gibi tüm sektörleri etkileyen greve destek veren Katalonya Özerk Yönetim Hükümeti, 06.30-09.30 ve 17.00-20.00 saatleri arasında toplu ulaşımda yüzde 25’lik asgari hizmeti garanti ettiğini açıkladı. Grevden dolayı taksilerin çalışmadığı Katalonya’da, okulların büyük bir bölümünün kapalı olduğu, açık olanlarda eğitimin verilmediği ve hastanelerde de acil ameliyatlar dışında tüm randevuların başka günlere alındığı bildirildi. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) başta olmak üzere küçük boyuttaki işçi sendikaları ve bağımsızlık yanlısı sivil girişimlere öncülük eden Katalonya Ulusal Asamblesi (ANC) ile Omnium Cultural adlı dernekler, genel grev için “ulusal grev” tanımlamasını yaptı. http://www.yasanacakdunya.org/katalonya-genel-grev-basladi/


10.10.2017 - G. Afrika: İşsizler isyan etti Güney Afrika’nın Kuzeybatısındaki Rustenburg bölgesinde yer alan Bapong şehrinde işsizler isyan etti. Sokak gösterisi yapan işsiz emekçiler yerel yönetime ait, aralarında 1 otobüsün de olduğu 5 aracı ateşe verdiler. 27 Eylül’de yetkililerle yaptıkları görüşmede “madenlerde işe alınacakları” sözü verilmiş olmasına rağmen adım atılmaması, işsiz emekçileri öfkelendirmiş durumda. http://www.yasanacakdunya.org/g-afrika-issizler-isyan-etti/


11.10.2017 - Yunanistan: Emekliler Bakanlığa yürüdü Atina’daki Kotzias Meydanı’nda toplanan yaklaşık bin 500 emekli, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yürüdü. Maaşlarının kesintiler sebebiyle ‘insanlık dışı’ olduğunu savunan emekliler, ‘Halkı soyuyorsunuz’ ve ‘Memorandumları iptal edin’ yazılı pankartlar açtı. Emeklilerden oluşan heyetin, üst düzey bakanlık yetkilileriyle yaptığı görüşmenin ardından gösteri sona erdi. Yunanistan’da “mali kriz” bahanesiyle uygulanan “kemer sıkma” önlemleri son 8 yılda emekli gelirinin ortalama yüzde 40 azalmasına yol açtı. http://www.yasanacakdunya.org/yunanistan-emekliler-bakanliga-yurudu/


12.10.2017 - Keşmir: Kadın emekçiler açlık grevine yeniden başladılar Keşmirli yetkililerden “taleplerinin karşılanacağı” sözü üzerine açlık grevi eylemlerini sonlandıran Anganwari işçileri konuyla ilgili “gelişme yok” diyerek tekrar açlık grevine başladılar. Onlarca kadın emekçinin katıldığı açlık grevi eylemcileri “Sözlerin verilmesinin üzerinden on günden fazla geçmesine rağmen hiçbir şey yapılmadı. Yetkililerin sadece bizimle oyun oynuyor olduğuna inanıyoruz “diyorlar. Cemmu ve Keşmir eyaletindeki Srinagar şehrinde Anganwadi çalışanları 20 Eylül’de açlık grevine başlamışlar, eylemin 4. gününde yetkililerin verdiği “güvenceler” üzerine eylemlerini askıya almışlardı. Kadın emekçiler eyalet düzeyinde son 1 aydır mücadelelerine ivme kazandırdılar. Kadınlara ve çocuklara sağlık ve bakım hizmeti ulaştıran Anwanwadi emekçileri, ücretlerin yükseltilmesinin yanı sıra, emeklilik, kalıcı kadro statüsü gibi ekonomk-sosyal hak taleplerinde bulunuyorlar. Öte yandan, Hindistan genelinde, hastaneler dışında faaliyet gösteren ve daha ziyade kırsal bölgelerdeki kadınlara ve çocuklara “sağlık ve bakım hizmetleri” ulaştıran Anganwadi ve ASHA örgütler ağında çalışan kadın emekçiler kalıcı ekonomik ve sosyal hakları kazanmak için ülkenin dört yanında aylardır mücadele ediyorlar. Kararlı bir şekilde yürüttükleri mücadelelerinde kadın emekçiler değişik eylem biçimlerine başvuruyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/kesmir-kadin-emekciler-aclik-grevine-yeniden-basladilar/


13.10.2017 - Nijerya: İşten atmalara karşı protesto Nijerya’nın Kwara eyaletinin başkenti Iıorin’de Jebba Hidroelektrik santrali işçileri şirket binası önünde protesto gösterisi düzenledi. 300’ün üzerinde işçinin katıldığı eyleme şirketin güvenlik görevlileri saldırdı. İki işçi yaralandı. Ulusal Elektrik İşçileri Sendikasına üye işçiler, santralin özelleştirilmesinden bu yana yüzlerce işçinin işten atıldığını ve ücretlerde keskin bir düşüş yaşandığını belirttiler. Daha önce 600’den fazla işçinin çalıştığı santralde şu anda 130 kişi çalışıyor. Jebba hidroelektrik santrali “Maestral Energy Solution” şirketi tarafından işletiliyor. İşçiler, şirket yöneticileri bizzat gelip kendileriyle görüşmezlerse, şirket binasını işgal edeceklerini duyurdular. http://www.yasanacakdunya.org/nijerya-isten-atmalara-karsi-protesto/


14.10.2017 - Kolombiya tekstil işçileri sokağa çıktı Kolombiya’nın çeşitli şehirlerinde tekstil işçileri dün sokağa çıktı. Başkent Bogota’daki gösteri Ticaret Bakanlığı önünde gerçekleştirildi. Son 6 ayda sektörde toplam 103 bin işçinin işten atıldığını belirten işçiler “kriz”in faturasının işçiye kesilmesini protesto ettiler. Sektördeki “kriz” dünya tekstil ve hazır giyim sanayinin coğrafi olarak yer değiştirmesinden kaynaklanan bir durum. Bangladeş, Hindistan, Vietnam, Laos, Kamboçya ve Endonezya’daki “işçilik maliyeti” düşük olduğu için “küresel üretim” buralara kaydırılmakta. Bu ülkelerde işçiler günde ortalama 14 saat çalıştırılıyorlar, oysa Kolombiya’da bu ortalama günde 8 saat civarında. Ayrıca, Çin’den “kaçak yollarla” ülkeye sokulan hazır giyim ürünleri de “kriz”i derinleştiriyor. Sendikalar, Çin’den yolsuzluklar yoluyla ülkeye sokulan ürünlerin önü kesilmezse, yakın zaman içinde1.8 milyon kişinin işinden olacağı uyarısı yapıyorlar. http://www.yasanacakdunya.org/kolombiya-tekstil-iscileri-sokaga-cikti/


14.10.2017 - Romanya: Binlerce emekçi hükümeti protesto etti Romanya’da binlerce kamu emekçisi bugün başkent Bükreş’teki hükümet binasının önünde gösteri yaptı. Hükümetin “sosyal güvenlik vergisi”nin emekçilere yüklenmesi planını protesto etti. Hükümet yetkililerini yuhalayan emekçiler sık sık “Romanya uyan!” sloganı attılar. Ve Başbakan Mihai Tudose ve bakanların istifasını istediler. Alfa-Cartel sendikasının düzenlediği gösteriye sağlık sektöründen, ulusal demiryollarına ve diğer sektörlere kadar emekçiler katıldı. Yeni plan uyarınca, şu anda patronlar tarafından ödenen “sosyal yardım” vergileri emekçiye devredilecek. Sendikalar, söz konusu önlemin çalışanların net gelirlerini en az yüzde 8 oranında azaltacağını belirttiler. http://www.yasanacakdunya.org/romanya-binlerce-emekci-hukumeti-protesto-etti/


14.10.2017 - Arjantin: Binler neoliberal reformlara karşı yürüdü Arjantin kamu emekçileri sendikası ATE’nin çağrısıyla, Macri hükümetinin 2018 bütçesi yoluyla dayattığı neoliberal mali reformlara karşı grev ve yürüyüşler yapıldı. Eğitimde, sağlıkta ve diğer kamu harcamalarında kısıntıları içeren ve vergi soygununu yüzde 40 civarında artıran mali reformlar protesto edildi. Son yıllarda hükümetlerin izlediği neoliberal politikalarla işçilerin ücretleri baskılandı, emeklilik hakları da içinde olmak üzere sosyal hak kayıpları yaşandı. http://www.yasanacakdunya.org/arjantin-binler-neoliberal-reformlara-karsi-yurudu/


14.10.2017- Kanada: ‘Honda ve Toyota işçileri GM’deki grevi dikkatle takip ediyorlar’ Kanada’nın Ontario eyaletindeki küçük bir kasabada kurulu General Motors’un CAMI montaj fabrikasında 18 Eylül’den beri devam eden grev diğer otomotiv tesislerinde çalışan işçilerde yankılanıyor. Unifor sendikası CAMI fabrikasında devam eden grevin aynı eyalette yer alan Toyota ve Honda montaj fabrikalarındaki işçiler tarafından “yakından takip edildiğini” bildirdi. Ontario eyaletindeki Cambridge ve Woodstock kasabalarında kurulu Toyota fabrikalarındaki işçiler olsun, yine aynı eyaletteki Alliston kasabasında kurulu Honda fabrikası işçileri olsun, benzer sorunlar yaşıyorlar çünkü. Toyota patronları da Ingerdoll kasabasında kurulu CAMI fabrikasında yaşananlara benzer şekilde, daha önce, üretimin bir bölümünü Meksika’ya taşıma kararı almışlardı. Corolla marka arabanın Kanada’daki üretimi 2019’da tümden sona erecek. 270,000 adet Corolla’nın yerine patron RAV4 Crossover üretimini artıracaklarını söylemiş ancak fabrikada işçi kıyımının yaşanacağı çok açık. Toyota işçileri şimdilerde “Corolla’yı kaybettik. Bizim ekmeğimizdi” diyorlar! Honda fabrikasında çalışan 4 binden fazla işçi de benzer saldırılarla karşılaşma ihtimalinden dolayı sendikal örgütlenmeye daha sıcak bakıyorlar şimdi. Öte yandan, geçen yıl Toyota fabrikalarında Unifor sendikası, çalışma başlattığında, tesislerin bakım bölümünde çalışan 600 kadar işçinin olumsuz oy kullanmasının sonucunda, işçiler adına yetki almayı kıl payı da olsa kaybetmişti. GM’nin CAMI fabrikasındaki üretimin bir bölümünün Meksika’ya taşınmasıyla yüzlerce işçinin işten atılması üzerine başlayan grevi yakından izleyen aynı işçiler şimdi sendika ile bağlantı kurup bilgi almaya çalışıyorlar! GM CAMI işçilerini kazanacağı bir zafer kendileriyle sınırlı etkileri olmaktan çıkmış durumda. Daha doğrusu gerçek olan bu durumun şimdi diğer işler de farkında. İş güvenliği ve ekonomik-sosyal hakların garanti edilmesi konusunda kesin bir zafer kazanıldığı vakit bunun bölgedeki otomotiv işçilerinin mücadeleyi yükseltmeleri açısından ciddi etkileri olacak. General Motors CAMI’de ne olmuştu? Yaklaşık 3.000 işçinin çalıştığı fabrikadaki grev, 18 Eylül’de başlamıştı. Sendika ile patronlar arasında sözleşme müzakereleri 10 Ağustos’ta başlamıştı. Taraflar arasında yürürlükteki sözleşmenin süresi bugün 17 Eylül’de dolmuş, yeni bir sözleşme yapma konusunda yürütülen müzakerelerden sonuç çıkmamıştı. Sendika, “Meksika’ya taşınan üretim bölümlerine bağlı yaşanan iş kayıplarının yeni yatırımlarla telafi edilmesini, bunun yanında daha iyi bir ücret talep ediyor. Sendika ayrıca, kuralsızlaşmış tatil izinlerinin belirlenmesi ve işçilerin yaşadığı sorunlara dair şikayetlerini iletmelerinin önündeki engellerin kaldırılması gibi talepler de öne sürüyor. Zira patronlar, Temmuz ayında ‘arazi aracı’ üretiminin tamamını Meksika’daki tesislere kaydırmışlar ve bundan dolayı 600’ün üzerinde işçi işten çıkarılmıştı. Bu, fabrikadaki üretim kapasitesinin yüzde 85’e düşürülmesi anlamına geliyor. 13.000 nüfuslu Ingersoll kasabasında 600’ün üzerinde işçinin işinden olması, CAMI’ya parça tedarik eden irili ufaklı bir çok işletmenin de bu durumdan etkileneceği düşünülecek olursa bölge halkı açısından büyük bir sorun teşkil ediyor. GM Canada patronları ise, CAMI fabrikasında esas olarak Chevrolet Equinox marka arabanın üretiminde yoğunlaşacağını duyurmuş ve sendikaya bu temelde teklif götürmüştü. Halbuki bu araba modeli Meksika’daki fabrikada da üretiliyor. Bu durum işçileri kaygılandırdığı gibi grevin etki gücünü de zayıflatacak bir etken. Bu nedenle, Meksika’daki sınıf kardeşlerinden destek alamadıkları sürece, grevci işçileri zorlu bir mücadele bekliyor. Patronlar Meksika’daki görece düşük iş gücü maliyetlerinden ekstra karlar sağlamak istiyor. CAMI fabrikası, devletin de hatırı sayılır desteğiyle, 1986 yılında Ingersoll kasabasında General Motors ve Suzuki Motor Corp.’un ortak girişimi olarak kuruldu. 1989’da tam teşeküllü faaliyete geçti. http://www.yasanacakdunya.org/honda-ve-toyota-iscileri-gmdeki-grevi-dikkatle-takip-ediyorlar/


14.10.2017 - Hollanda: Öğretmenler grev ve kitlesel miting yaptı Hollanda’da 6 bin 500 okul, öğretmenlerin düşük maaş ve ağır çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla yaptıkları grev nedeniyle kapalı kaldı. Eğitim sendikaları, ilköğretimde öğretmen maaşlarının “adil bir seviyeye getirilmesi” için 900 milyon euro bütçe ayrılmasını ve iş yükünü hafifletmek için her yıl ek 500 milyon euro “kaynak” kullanılarak varolan öğretmen açığının kapatılmasını istiyorlar. Grev gününde on binlerce öğretmen Den Haag’daki Zuiderpark’taki mitingte toplanarak taleplerini dile getirdiler. http://www.yasanacakdunya.org/ogretmenler-grev-ve-kitlesel-miting-yapti/


15.10.2017 - Yunanistan’da hemşireler grev yaptı Yunanistan’da “tasarruf” kılıfı altında sağlık bütçesini kısan hükümete karşı hemşireler, bir günlük greve giderek gösteri düzenlediler. Atina kent merkezinde, hükümetin sağlık alanındaki düzenlemelerini protesto amacıyla toplanan hemşireler, Sağlık Bakanlığı binasına yürüdü. Grevdeki hemşireler “memorandum hükümeti devrilsin” yazılı pankart açarak hükümet aleyhine sloganlar attı. Hemşireler ayrıca, diplomalarının kopyalarını yakarak tepkilerini dile getirdi. http://www.yasanacakdunya.org/yunanistanda-hemsireler-grev-yapti/


15.10.2017 - Vietnam: 8 bin işçi iş bıraktı Geçtiğimiz ay, bir tekstil fabrikasında 6 bin işçinin 5 gün boyunca yaptıkları fiili grevle taleplerinin çoğunluğunu kazandığı Vietnam’ın Thanh Hoa bölgesinde bu kez de bir ayakkabı fabrikasında 8 bin işçi yarım günlük fiili grev ve blokaj eylemi yaptı. Amerikan firması “Tom’s Shoes”’ (Tom’un ayakkabıları)’na üretim yapan “Vietnam Venüs” fabrikası patronu “bisikletlerini fabrikanın içine park etmesini” yasaklayınca işçiler isyan etti. Sabah saatlerinde fabrikaya gelen işçiler bisikletlerini kapıdan içeriye sokamadıklarını görünce iş başı yapmayıp dışarıya çıktılar. Ve öğle yemeğine kadar malların giriş çıkışının yapıldığı kapının önünde blokaj eylemi yaparak yolu kestiler. Son derece düşük ücretlerle gecenin 11’ne kadar çalıştırılan ve bu ağır çalışma koşullarından dolayı öfke biriktirmiş işçilerin isyan etmesinde bisiklet yasağı böylece bardağı taşırmış oldu. Çünkü, bisikletlerini fabrika bahçesine sokamayan işçiler dışarıda “ücretli park yerleri”ni kullanmak durumunda kalacaklar.


15.10.2017 - ABD, Boston: Üniversite yemekhane işçileri greve hazırlanıyor Özel Northeastern Üniversitesi’ndeki 300’den fazla yemekhane işçisi “önümüzdeki günlerde taleplerimizi karşılayacak bir sözleşme anlaşması yapılmazsa greve çıkma” kararı aldı. Sendika, yemekhaneyi işleten Chartwells firması patronları ile 10 Ekim akşamına kadar anlaşma sağlanamazsa ulaşılamazsa ertesi gün süresiz greve başlanacağını açıkladı. Aslında Ağustos ayında süresi dolan yürürlükteki sözleşmenin fiilen 7 Ekim (bugün)’e kadar uzatıldığını belirten sendika sözcüsü “yeni ve adil bir sözleşme artık ertelenemez” dedi. İşçiler yıllık toplam ücretin asgari olarak 35 bin dolara yükseltilmesini ve sağlık sigortasından işçiye yüklenen payın azaltılmasını talep ediyorlar. Geçtiğimiz yıl, yine Boston’daki özel Harvard Üniversitesi’nde 750 yemekhane işçisi,1983 yılından bu yana ilk grevlerini gerçekleştirmişlerdi. http://www.yasanacakdunya.org/boston-universite-yemekhane-iscileri-greve-hazirlaniyor/


15.10.2017 - Fransa: 5,4 milyon kamu emekçisi greve çıkacak Fransız işçi ve emekçilerinin “zenginlerin başkanı” Emmanuel Macron ve hükümetine karşı baskısı artıyor. Salı günü 5,4 milyon kamu emekçisi, sektörde örgütlü 9 sendikanın ortak çağrısıyla greve çıkacak. Grev, 120 bin kamu emekçisinin işten atılmasını ve sağlık başta olmak üzere sosyal hakların gaspını içeren neoliberal düzenlemelere karşı uyarı anlamına geliyor. Fransız sivil havacılık kurumu hava trafik kontrolörleri greve katıldığı için havayollarının salı günü uçuşlarını yüzde 30 oranında azaltmasını önerdi. Paris’in iki ana havalimanı olan Charles de Gaulle ve Orly’nin yanı sıra Beauvais, Lyon, Nice, Marsilya, Toulouse, Bordeaux ve Nantes havalimanları da grevden etkilenecek. Paris’teki ilkokul öğretmenlerinin yarısından fazlasının greve katılacağı ve bir çok okulun kapalı kalacağı bildirildi. http://www.yasanacakdunya.org/fransa-54-milyon-kamu-emekcisi-greve-cikacak/


15.10.2017 - İtalya: Çelik işçileri yeniden yürüyüş yaptı Ilva çelik fabrikası işçileri, Cenova’da toplu işten çıkarmalara karşı bugün yürüyüş düzenlediler. Şirket, geçtiğimiz yılın sonunda, yaklaşık 3 milyar euroluk borçla birlikte iflas ilanında bulundu. Çelik fabrikası daha sonra, İtalyan hükümeti tarafından özelleştirilerek -çoğunluk hisseleri- Hindistan devlet tekeli ArcelorMittal ve İtalyan tekeli Marcegaglia’ya satıldı. Fabrikanın yeni sahiplerinin en az 5 bin işçiyi işten atacağını duyurması işçileri öfkelendirdi. Binlerce işçinin katıldığı bugünkü protestoyla yetinmeyeceklerini belirten Metal İşçileri Çalışanları Federasyonu (FIOM), grev seferbiliğine başlayacaklarını duyurdu. 14 bin işçi çalıştıran çelik fabrikası hakkında “çevreye verdiği zarar nedeniyle” geçtiğimiz yıl mahkeme tarafından kapatma kararı verilmiş ve para cezasına çarptırılmıştı. Kapatılmadan önce Avrupa’nın en büyük çelik fabrikası sıfatını taşıyan İtalya’nın Cenova kentindeki Ilva Grubu’na ait fabrikanın işçileri iş güvencesi ve çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle fabrikayı işgal etmişlerdi. İşgal eylemiyle birlikte işçiler işi durdurmuş, ardından eylemi kente yaymış, caddeleri kapatmış ve Cenova’daki rutin yaşamı felç etmişti. Geçtiğimiz yıl hakkında, her yıl bin 600 kişinin ölümüne ve çeşitli hastalıklara yol açtığı gerekçesiyle mahkeme tarafından kapatma kararı verilen fabrikanın el değiştirmesi gündeme geldiğinde, Ilva’nın sektördeki en büyük rakibi Alman ThyssenKrupp Grubu ise “sürecin izlenmesi ve hızlandırılması” için Avrupa Komisyonu’na baskı yapmıştı. Buna karşın, daha önce, ThyssenKrupp’un Torino’daki çelik fabrikasında çıkan yangında iş güvenliği alınmaması sonucu 7 işçi yanarak can vermişti. İtalya mahkemeleri ise, işçi ailelerinin büyük tepkilerine yol açacak şekilde iş cinayetinin sorumlularının cezalarını indirmişti ve sadece 6 yıl 10 ay hapis cezası vermekle yetinmişti. İş cinayetine ve karara yönelik protestolar sonrasında ise fabrika yönetimi görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı. http://www.yasanacakdunya.org/italya-celik-iscileri-yeniden/


16.10.2017 - Yunanistan’da sağlık emekçileri grev yaptı Yunanistan’da “kemer sıkma” önlemlerini protesto eden sağlık emekçileri, bir günlük greve çıktı, başkent Atina’da gösteri düzenledi. Panhelenik Devlet Hastaneleri Çalışanları Federasyonunun (POEDİN) çağrısıyla düzenlenen grev ve gösteride, aralarında doktor ve hemşirelerin bulunduğu yüzlerce sağlık emekçisi Başbakanlık ve Sağlık Bakanlığı binalarına yürüdü. Meclisin bahçe duvarına pankart asmak isteyen çalışanlar ve polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. “Maaşlarımızdan eliniz çekin”, “Hastanelere bütçe” yazılı pankartlar taşıyan protestocular önlüklerini yakarak tepkilerini gösterdi. http://www.yasanacakdunya.org/yunanistanda-saglik-emekcileri-grev-yapti/


20.10.2017 - Haiti’de ‘vergi soygunu’ protestosuna polis saldırdı Bir ay önce Jovenel Moise hükümeti tarafından onaylanan 2017-18 bütçesine karşı başlatılan protestolar dün de sürdü. Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’te binlerce emekçi yeni vergi soygununa karşı sokağa çıktı. Polisin göz yaşartıcı bomba ve tazyikli su saldırısına eylemciler taşlarla karşılık verdi. Bir benzin istasyonu ateşe verildi. Ücretli sınıfa ve özelde asgari ücretlere bindirilen yeni vergi yükleri, zaten son derece düşük olan ücretleri kuşa çeviriyor. Yeni vergiler Ekim ayında ücretlerde kesintiler şeklinde uygulamaya sokuldu. İşçiler, son 13 yıldır asgari ücretlerden vergi kesintileri yapılmadığını, hükümet eğer bu yeni uygulamadan vazgeçmezse protestolarına farklı eylem biçimleriyle devam ettireceklerini söylüyorlar. 12 Eylül’de ‘vergi soygunu’na karşı öfkeli sokak gösterileri gerçekleştirilmiş, barikat barikat polisle çatışmalar yaşanmıştı. http://www.yasanacakdunya.org/haitide-vergi-soygunu-protestosuna-polis-saldirdi/


20.10.2017 - G. Afrika: Çimento fabrikasında grev Güney Afrika’nın Mafikeng kasabasında kurulu PPC’ye ait çimento fabrikasında asgari yaşanabilir ücret ve çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle grev başlatıldı. Maden işçileri sendikası NUM’da örgütlü işçiler, patronların dayattığı yüzde 6’lık zam dayatmasını yeterli bulmamış ve ücretlere yüzde 12 artış yapılmasını istemişlerdi. Uyarıları dikkate almayan patronlar karşısında bu nedenle grevin startı verildi. İşçiler ayrıca, konut yardımı ve sağlık sigortasının yükseltilmesini ve iş güvenliği konusunda tedbirler alınmasını taleo ediyorlar. 1892’de kurulan Güney Afrika orijinli PPC çimento şirketinin G. Afrika, Botsvana, Zimbabwe, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ruanda ve Etiyopya’da olmak üzere 11 fabrikası bulunmakta. http://www.yasanacakdunya.org/g-afrika-cimento-fabrikasinda-grev/


21.10.2017 - Vietnam: İşçiler direndi, patron geri bastı Quang Nam kentindeki bir giysi fabrikasında 500’den fazla işçi, düşük ücretleri ve fazla mesai ile bağlantılı ücret hesaplamalarında kullanılmaya başlanan yeni yöntemi protesto etmek için önceki gün greve çıktı. “U World Sports Viet Nam Co. Ltd.” şirketine ait fabrikadaki işçiler çalışmaya başladıklarında yapılan ilk sözleşmede ayda 2,9 milyon VND (128 dolar) tutarında temel ücret, ayrıca, yolculuk masraflarını karşılamak için ek ödeme ve fazla mesai ikramiyeleri için ek ücret hakkına sahiptiler. Bununla birlikte, şirket geçtiğimiz günlerde ücret hesaplama yöntemini değiştirdi; bu yöntem, işçilerin ikramiye ve ek ödenek alabilmelerini patronun belirlediği üretim kotasının en az yüzde 80’ine ulaşılması koşuluna bağlıyor. Yeni ücret hesaplama yönteminin ayda 3,5 milyon VND’den fazla ücret kaybına yol açtığını söyleyen işçiler “şirketin istediği kota çok yüksek ve fazla mesai yapsak bile ulaşması zor” diyorlar. İşçiler aynı zamanda, sözleşmede normal işgünü 8 saat olarak belirlenmiş olmasına karşın, genellikle günde 3,5 saat daha fazla ve pazar günleri çalışmaya zorlanmaktalar. Yeni ücret hesaplama yöntemi ise, fazla mesai çalışmalarını ücretsizlendiriyor. Böylece işgünü fiilen uzatılmış oluyor. Fazla mesaiyi olağanlaştırmak için, patronun, “gönüllü” olduklarını belirten bir form imzalatmak istemesi, eğer fazla mesai yapmayı kabul etmezlerse bunun suç olarak görüleceği ve kovulacakları tehdidini savurmasıyla birlikte işçiler direnişe geçip iş bıraktılar. Grev karşısında patron “eski yöntemlere geçici olarak” geri dönmek zorunda kaldı. İşçiler bunun üzerine öğleden sonra iş başı yaptılar.


21.10.2017 - “Yasak” olmasına rağmen Vietnam’da 2017 yılının ilk beş ayında 133 grev yapıldı  Vietnam devleti, işçilerin grev gibi eylemlerini yasallaştıracak düzenlemeleri uygulamaya sokmuyor. Bu nedenle ülkedeki grevler “yasa dışı” olarak nitelendiriliyor. Vietnam Genel İşçi Konfederasyonu’na göre, bu yılın ilk beş ayında ülke çapında 133 grev gerçekleştirildi.  http://www.yasanacakdunya.org/vietnam-isciler-direndi-patron-geri-basti/


22.10.2017 - G. Afrika: Öğretmenler hükümete 7 gün süre verdi Güney Afrika Demokratik Öğretmenler Sendikası (SADTU), temel eğitim ve yüksek öğrenim kurumlarında çalışma koşullarının düzeltilmesi ve ücretler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi konularında adım atması için hükümete bir hafta süre verdi. Aksi taktirde ülke çapında greve çıkılacağını açıkladı. Sendikanın 260.000 üyesi, ülkedeki eğitim emekçilerinin üçte ikisini oluşturuyor. Önceki gün, yaklaşık 10.000 öğretmen Pretoria’daki eğitim bakanlığı ofislerine yürüdüler ve diğer kamu görevlilerinin aldığı maaşlarla aynı düzeye gelmesi için ücretlere yüzde 1.5’lik artış talep ettiler. Sendika, 2009 yılından bu yana, öğretmenlerin diğer kamu çalışanlarına oranla daha az ücret aldığını belirtti. Kamu emekçilerinin ücretleri, performans, yetkinlik ve piyasa oranları gibi neoliberal ölçülere göre belirleniyor. Bu da ücretlerde eşitsizlik bir o kadar da karmaşık bir durum ortaya çıkarıyor. http://www.yasanacakdunya.org/g-afrika-ogretmenler-hukumete-7-gun-sure-verdi/


23.10.2017 - İngiltere, Manchester: Temizlik işçileri greve hazırlanıyor Manchester Havalimanı’ndaki temizlik işçileri, ağır çalışma koşullarına rağmen hala düşük olan ücretler konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kış aylarında greve gitmeye hazırlanıyor. Yüklenici firma Mitie tarafından çalıştırılan işçiler Kasım, Aralık ve Ocak aylarında grev ve yürüyüşler düzenleyecek. İlk grev 3 Kasım’da yapılacak. Ayrıca 18 Aralık’ta başlayıp 12 Ocak’ta finali yapılacak kitlesel yürüyüşler planlanıyor. Sendika, saat ücretinin 7,50 sterlin civarında olduğunu ve asgari yaşam için bunun 8.45 sterlin’e yükseltilmesi gerektiğini savunuyor. İki yıldır temizlik sektöründeki ortalama ücretler fiili olarak düşürülmüş durumda. http://www.yasanacakdunya.org/manchester-temizlik-iscileri-greve-hazirlaniyor/


23.10.2017 - Hindistan: 40 günlük grev kazanımla bitirildi Hindistan’ın Odisha eyaletinde Anganwadi sağlık merkezlerinde çalışan kadın işçiler 40 gündür sürdürdükleri grevi, taleplerin karşılanacağı yönünde eyalet yönetiminden güvence aldıktan sonra bitirdiler. Tüm Odisha Anganwadi Kadın İşçileri Örgütü, dün (cumartesi) yerel hükümetle gerçekleştirilen görüşmeden sonra yaptığı açıklamada “Bakanlık taleplerimizin karşılanması konusunda olumlu bir yaklaşım sergiledi. Hiçbir Anganwadi çalışanı bundan böyle yapmak durumunda olduğu işlerin ötesinde fazladan çalışmaya zorlanmayacak. Bazı taleplerimiz karşılandı. Diğer talepler konusunda ise hükümet adım atma sözünü verdi. Bu nedenle grevimizi askıya aldık. Pazartesi iş başı yapılacak” dedi. Yerel yönetim yetkilileri ise ücretlere yüzde 50 civarında artış yapılacağını duyurdu. Sağlık (ve çocuklar için bakım-eğitim) emekçileri, aylık ücretlerin 18 bin Rs (yaklaşık 281 dolar)’a yükseltilmesini, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesini ve resmi olarak ‘kamu personeli statüsü’nün verilmesini talep ediyorlar. Odisha eyaletinde on binlerce Anganwadi merkezinde yüz binin üzerinde kadın emekçi çalışıyor. http://www.yasanacakdunya.org/hindistan-40-gunluk-grev-kazanimla-bitirildi/


25.10.2017 - Fransa: ‘Çalışma reformu’na karşı grev Fransa’nın Marsliya kentindeki belediye temizlik işçilerinin grevi sürüyor. 22 Eylül tarihinden bugüne kadar devam ettirilen grev nedeniyle sokaklarda çöp dağları oluştu. Fransa’da geçtiğimiz Nisan ayında neoliberal çalışma reformu nedeniyle başlatılan grevler daha sonra durdurulmuş, Ekim ayında yeni yasanın yürürlüğe gireceğinin açıklanmasıyla 2 hafta önce yeniden greve gidilmişti. http://www.yasanacakdunya.org/fransa-calisma-reformuna-karsi-grev/

 

Emperyalist Rekabet


1.10.2017 - Çin'in güneş kurulu gücü 100 GW’ı aştı Çin, yılın ilk yarısı itibariyle 102 GW GES kurulu gücüne ulaşarak dünyada 100GW sınırını geçen ilk ülke oldu. Çin Ulusal İstatistik Kurumu’nun açıkladığı son verilere göre, 2017 yılı Haziran ayı sonunda Çin’deki güneş enerjisi kurulu gücü 102 GW’a ulaşarak 100 GW’ı geçti. Çin yılın ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre güneş kurulumlarını yüzde 9 oranında artırarak, 24.4 GW yeni güneş kapasitesi ekledi. Çin’deki güneş santralleri ilk 6 ayda 51.8 milyar kWh elektrik üretti. http://www.enerjigunlugu.net/icerik/24364/cinin-gunes-kurulu-gucu-100-gwi-asti.html


3.10.2017 - Rusya ve Çin’den Airbus ve Boeing’e rakip uçak Şanghay'daki Çin Ticari Uçak Kuruluşu'nda (Comac) yapılan tanıtım töreniyle Rusya ve Çin'in Avrupa ile ABD'nin Airbus ve Boeing uçaklarına rakip olacak yeni bir uçak üretmeyi planladığı duyuruldu. Törende Çin-Rusya Uluslararası Uçak Kuruluşu'nun (CRAIC) üreteceği uçağın isminin CR 929 olacağı belirtildi. 500, 600 ve 700 şeklinde numaralandırılacak 3 uçağın yer alacağı serinin ismindeki C harfi Çin'i, R harfi ise Rusya'yı simgeliyor. CR 929 uçaklarının 2023'te semalarda olması planlanıyor. Törende yer alan Rusya Birleşik Uçak Şirketi'nin (UAC) Başkanı Yuri Slyusar "2023-2041 yılları arasında geniş gövdeli olacak bu uçaklara talep 8 bin 200'e ulaşabilir" ifadelerini kullandı. Çin ve Rusya, 2014 yılında birlikte uçak üretmek için anlaşma imzalamıştı. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/


4.10.2017 - Avustralya yeni fırkateynlerini son teknolojiyle donatacak Avustralya, inşa edilmesi planlanan dokuz adet fırkateyni, Saab Avustralya’nın geliştirdiği bir taktik arayüzle birlikte Lockheed Martin’in Aegis muharebe yönetim sistemiyle donatacak. Hükümet yetkilileri, “Lockheed Martin’in muharebe yönetim sistemi Aegis ile birlikte SAAB Avustralya tarafından geliştirilen bir taktik arayüzle donatılacak fırkateynlerin hava savunma yeteneklerini en üst düzeye çıkarmayı amaçladıklarını söyledi. Yetkililer ayrıca ” İnşasına 2020’de başlanması planlanan yeni fırkateynlerin, bölgede son yaşanan olaylardan sonra karmaşık ve büyüyen bir tehdit ortamında faaliyet göstereceğini ifade etti. http://savunmaveteknoloji.com/avustralya-yeni-firkateynlerini-aegis-ile-donatacak/


4.10.2017 - Hindistan Sınırında Tansiyon Yükseliyor Hindistan-Pakistan arasında bulunan sorunlu bölge Keşmir Kontrol Hattında tansiyon yükseliyor; açılan ateş sonucu yaşanan gerginlikte, çocukların yanı sıra 3 Hint askeri hayatını kaybetti. Keşmir Kontrol Hattı’nda yaşanan gerginlik sebebiyle Hint ordusu tarafından açılan ateş sonucu 2 Pakistanlı çocuk yaşamını yitirirken Pakistan’ın misilleme maksadıyla açtığı ateş 3 Hint askerini öldürdü. http://www.glokalhaber.com/hindistan-sinirinda-tansiyon-yukseliyor-2726.html


5.10.2017 - Çin'den Filipinler'e askeri teçhizat “desteği” Filipinler Ordusu Sözcüsü Albay Edgard Arevalo, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Çin'in ülkeye 22 milyon dolar değerinde askeri teçhizat bağışlayacağını belirtti. Arevalo, 3 bin tüfek, 3 milyon mühimmat ve 30 keskin nişancı silahından oluşan bağışın, sadece DEAŞ bağlantılı Maute örgütünün kuşattığı Marawi kentinde değil, askeri operasyonların sürdüğü diğer bölgelerde de Filipinler ordusuna büyük destek olacağını vurguladı. Çin'in, yardımın ikinci kısmını Manila Büyükelçisi Cao Cianhua aracılığıyla Filipinler Genelkurmay Başkanı Eduardo Ano ve Savunma Bakanı Delfin Lorenzana'ya Quezon'daki Aguinaldo Kampı'nda teslim edeceği bildirildi. Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, geçen seneki Çin ziyareti sırasında Pekin hükümetiyle 24 milyar dolar değerinde yatırım ve kredi sağlanması konusunda anlaşmıştı. Çin, haziran ayında Filipinler'e 7,3 milyon dolar değerinde 3 bin tüfek ile 6 milyon mühimmat hibe etmişti. Çin'in, Marawi'de hayatın normale dönmesi için 297 bin dolar bağış yapacağı ve kentte hayatını kaybeden askerlerin ailelerine de 99 bin dolar yardımda bulunacağı belirtilmişti. http://hurseda.net/Dunya/192035-Cinden-Filipinlere-askeri-techizat-destegi.html


6.10.2017 - ABD'den Suudi Arabistan'a 15 milyar dolarlık THAAD füze sistemi ABD Dışişleri Bakanlığının, Suudi Arabistan'a 15 milyar dolar değerinde THAAD füze savunma sistemi satılmasına onay verdiği bildirildi. ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) bağlı Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı, Suudi Arabistan'a silah satışıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Dışişleri Bakanlığının, Suudi Arabistan'a 15 milyar dolar değerinde Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) füze savunma sistemi satışına onay verdiği ve konuyla ilgili olarak Kongreyi bilgilendirdiği belirtildi. Kongrenin itiraz etmemesi halinde söz konusu satışın önünde herhangi bir engel kalmayacak. Amerikan Lockheed Martin ile Raytheon'un ana yüklenici firmalar olduğu sistemlerin satışıyla ilgili olarak ajans, "Dost bir ülkenin güvenliğinin gelişimine katkı yapmak, ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika amaçlarına destek olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Tipik olarak 6 fırlatma platformu, 48 önleyici ve birer ateş kontrol, haberleşme ve radar ünitelerinden oluşan THAAD füze savunma sistemi, özellikle ABD'nin Kuzey Kore tehdidine karşı Güney Kore'ye konuşlandırmasıyla dünya gündeminde tartışılan konular arasında yer alıyor. https://tr.sputniknews.com/abd/201710061030474481-abd-suudi-arabistan-thaad-fuze-sistemi/

7.10.2017 - Çin'in yeni süper savaş uçağı göreve başlayacak Şimdiye değin bir sır olan J-20 Çin süper savaş uçağının, 5 Ekim Perşembe günü, silahlı kuvvetlerde hizmete girmeye hazır olduğu açıklandı. slında jet ilk kez geçen Kasım ayında çok kısa süre için Zhuhai'de kamuya gösterilmişti. Kulakları sağır edici bir gürültüyle uçan jetin görüntüsü halktan alkış almıştı. Savunma Bakanlığı sözcülerinden Wu Qian'ın Pekin'de bildirdiğine göre, Chengdu firmasının J-20 savaş jeti iki motorlu, uzun menzil uçuşlu, 20,4 metre uzunluğunda ve kanat genişliği 13,5 metre olup azami saatte 2.100 kilometre hızla uçabiliyor. Bu jet, Çin'in Amerikan Lockheed firmasının imal ettiği F-22 uçağına karşı yanıtını oluşturuyor. Bu tip uçaklardan, dünyada şimdi ABD'den sonra, sadece Çin'de var. Xinhua Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, Çin Hava Kuvvetleri Akademisi Profesörü Wang Mingzi, bu jetin hizmete sokulmasının havada savaşın oyun kurallarını Çin lehine değiştireceğini belirtiyor. Gerçekten de, J-20 uçaklarının ABD'nin F-22 modellere üstünlük sağlayarak Çin'i bu alanda çok önemli bir konuma getirebileceği ve bu jetin kullanımının Çin silahlı kuvvetleri açısından bir ileri adım oluşturduğu uzmanlarca açıklanıyor. http://www.milliyet.com.tr/welt-cin-in-yeni-super-savas-dunya-2532921/


9.10.2017 - Pakistan: Askeri ihtiyaçlar için artık ABD'ye bağımlı değiliz Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi, 'Pakistan askeri ihtiyaçları için artık ABD'ye bağımlı değil. Eğer bir (askeri malzeme) kaynağımız kurursa diğerine uzanırız.' dedi. x Abbasi, medyaya yaptığı açıklamada, ABD'nin son dönemde Pakistan aleyhindeki söylem ve adımlarına ilişkin, dış politikada tek adreslerinin ABD olmadığını vurguladı. Savunma ithalatında ve yardımında tek alternatifin ABD olmadığına dikkati çeken Abbasi, "Pakistan askeri ihtiyaçları için artık ABD'ye bağımlı değil. Eğer bir (askeri malzeme) kaynağımız kurursa diğerine uzanırız. Daha masraflı da olabilir ama biz terörle savaşmak zorundayız." diye konuştu. Abbasi, askeri anlamda önemli ABD savunma sistemlerine sahip olduklarını ama alternatifleri de artırdıklarını belirterek "Çin ve Avrupa menşeli sistemlerimiz de mevcut. Ayrıca ilk kez Rusya'dan atak helikopteri aldık." ifadelerini kullandı. http://www.aksam.com.tr/dunya/pakistan-askeri-ihtiyaclar-icin-artik-abdye-bagimli-degiliz/haber-667778


10.10.2017 - İran: ABD'ye yeni ders verme zamanı geldi İran Silahlı Kuvvetler sözcüsü Masoud Jazayeri, İran'daki bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'a yüklendi. ABD Başkanı Trump'ın İran'ı hedef alan açıklamalarını eleştiren sözcü, "Ülkesinin ABD'ye yeni dersler vermesinin zamanının geldiğini" dile getirdi. Sözcü, "Görünüşe göre Trump yönetimi sadece kötü sözden anlıyor ve dünyadaki yeni güç tanımını anlaması için bazı şoklara ihtiyaç duyuyor" sözleriyle ABD'yi tehdit etti. https://www.ntv.com.tr/dunya/iran-abdye-yeni-ders-verme-zamani-geldi,-tpUt-p82UqXVApkeuo33Q


11.10.2017 - Rusya: Türkiye'nin Rus tarım ürünleri konusundaki eylemlerine simetrik yanıt vereceğiz Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev, Rusya'dan tarım ürünü sevkiyatına yönelik yeni düzenleme getiren Türkiye'ye simetrik yanıt vereceklerini söyledi. Gazetecilere konuşan Tkaçev, Türkiye'nin Rusya menşeli veya çıkışlı olan ürünlerin ithalatında Ticaret Müşavirliği/Ataşeliği onaylı fatura aranması koşulu getirmesi ile ilgili "Sevkiyat kurallarının sertleştirilmesi pek hoş değil, tarım ürünü sevkiyatını zorlaştırıyor" dedi. Alınan son kararların nedenini anlayamadıklarını belirten Tkaçev "Daha çok bürokratik nitelikli kararlar. İş adamlarımızın tahıl ihracatı zorlaştırılıyor, iki tarafın uzlaştığı prosedürler uygulanmalı. Bu fazladan bürokrasi yükü, olumlu bir sonuca götürmez" ifadelerini kullandı. https://tr.sputniknews.com/rusya/201710111030537845-rusya-turkiye-tarim-eylem-yanit/


12.10.2017 - Avustralya'nın askeri bilgileri çalındı Avustralya savaş uçakları ve donanma gemilerine ait 30 gigabaytlık gizli verilerin, "Alf" kod adlı hacker tarafından çalındığı bildirildi. Avustralya Yayın Kurumunda (ABC) yer alan habere göre, Avustralya'nın F-35 savaş uçakları ve gözetleme uçaklarının yanı sıra donanma gemilerine ait 30 gigabaytlık gizli bilgiler, ülkede gösterilen "Home and Away" adlı televizyon dizisindeki karakter "Alf" kodunu kullanan bir hacker tarafından çalındı. Geçen yıl temmuz ayında çalınan gizli bilgilerin, Avustralya'nın 17 milyar dolarlık F-35 müşterek vuruş savaş uçakları, 4 milyar dolarlık P-8 Poseidon gözetleme uçakları ve C-130 tipi nakliye uçakları ile donanma gemilerine ait olduğu belirtildi. https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/avustralyanin-askeri-bilgileri-calindi,oRPdyLEscUi_pMC7RIz7Xg/-T4gLLl5nEySknTu60oWgw


12.10.2017 - Trudeau'dan Trump'a: Bombardier'e ek vergi koyarsanız, Boeing alımlarını engelleriz Kanada Başbakanı Trudeau, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'na (NAFTA) ilişkin görüştü ve Bombardier konusundaki tutumunu net bir şekilde dile getirdi. Trudeau, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başkan'a Ticaret Bakanlığı'nın Kanadalı uçak üreticisi Bombardier'e yönelik ek gümrük vergisi ve anti-damping vergileri getirme planı konusunda hararetle karşı çıktığımızı vurguladım" dedi. Trudeau, "Boeing'in Kanada'daki onbinlerce havacılık sektörü çalışanını işsiz bırakma girişimleri olumlu baktığımız bir durum değil. Başkan'a bunun kesinlikle gelecekte Boeing'den yapılacak askeri alımları engelleyeceğinden bahsettim" ifadelerini kullandı. Boeing'in üreticisinin Kanada ve İngiltere'den ödenek almasından şikayet etmesinin ardından ABD Ticaret Bakanlığı 2 hafta önce Bombardier'in C serisi jetlerinin yüzde 219'luk bir ithalat vergisine tabi olması gerektiğini söylemişti. Bu gelişmelerden önce Kanada, Boeing şirketinden 18 adet Super Hornets savaş uçağı satın almaya hazırlanıyordu. https://tr.sputniknews.com/abd/201710121030555028-trudeau-trump-bombarider-vergi-boeing/


12.10.2017 - Pakistan Donanmasını Çin gemileriyle donatacak Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görev devir teslim töreni esnasında; görevi devreden Oramiral Muhammad Zakaullah, Pakistan Deniz Kuvvetlerinin modernizasyon faaliyetlerinden bahsederken Çin ile fırkateyn alımı konusunda anlaşmaya varıldığını ifade etti. Ancak yapılan açıklamada alınacak fırkateynlerin detayları yer almadı. http://savunmaveteknoloji.com/pakistan-donanmasini-cin-gemileriyle-donatacak/


13.10.2017 - Filipinler, AB büyükelçilerini kovabileceğini açıkladı Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, Avrupa Birliği'nin (AB) Filipinler'in Birleşmiş Milletler'den çıkması için çalıştığını öne sürerek, "bu çalışmaların devam etmesi" durumunda 24 saat içinde Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçilerini ülkesinden kovabileceğini açıkladı. The Guardian'ın haberine göre, Duterte Avrupa Birliği ülkelerinin Filipinler'de uyuşturucuya karşı yürütülen savaşı eleştirmesi konusunda tolerans göstermeyeceğini söyledi. AB ülkelerinin Filipinler'in fakir bir ülke olmasından faydalanmaya çalıştığını söyleyen Duterte, "Bize BM'den çıkartılacağımızı söylüyorlar. Yapın hadi" ifadesini kullandı. Duterte Avrupa Birliği'nin Filipinler karşıtı çalışmalarına devam etmesi ve Filipinler vatandaşlarını sınır dışı etmesi durumunda 24 saat içinde bütün Avrupa Birliği büyükelçilerini ülkeden kovacağını söyledi. Devlet Başkanlığı Sözcüsü Ernesto Abella ise Duterte'nin açıklamasının zorbalığa karşı bir açıklama olduğunu söyledi. http://www.aksam.com.tr/dunya/filipinler-ab-buyukelcilerini-kovabilecegini-acikladi/haber-668857


21.10.2017 - Rus Pasifik Filosu Filipinler'de Yerel basında çıkan haberlere göre, Rus destroyerleri Amiral Vinogradov ve Amiral Panteleyev'in yanı sıra Barus Butoma tankeri Manila'nın Güney Limanı'na demirledi. Filipinler ajansının haberinde, 6 gün ülkede kalacak Rus savaş gemilerinin, iki ülke arasındaki askeri iş birliği programının geliştirilmesi amacıyla Manila'yı ziyaret ettiği belirtildi. Haberde, denizaltı savar savaş gemisinin, Filipinli yetkililer, yabancı diplomatlar ve yöre halkı tarafından gezilmesine izin verileceği kaydedildi. https://www.cnnturk.com/dunya/rus-pasifik-filosu-filipinlerde


21.10.2017 - ABD-Almanya İlişkileri Belirsizliğini Koruyor Avrupa’nın en güçlü ülkesi olarak kabul edilen Almanya ve ABD arasındaki ilişkiler son yıllarda, özellikle de Donald Trump başkan olduğundan bu yana, çok sorunlu bir dönemden geçiyor. Her iki ülke arasında tartışma konusu olan Almanya’nın ABD’deki ihracat fazlalığı, NATO üyesi ülkelerin silahlanmaya ayırdıkları bütçenin arttırılması, Rusya ile ilişkiler, Washington ve Berlin arasında en güncel sorunlardan bazıları. Berlin’de Birlik Partileri CDU/CSU, liberal FDP ve Yeşiller’in katılımıyla kurulma aşamasında olan ‘Jamaika koalisyonu’ altında, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana siyasi, askeri ve ekonomik olarak sıkı bir ittifak içinde olan eski dostların yeniden bir araya gelebilmesi, Batı dünyasının önde gelen iki ülkesi arasındaki fay hattının kapanabilmesi, partilerin ABD ve Trump politikalarına bakıldığında, kısa vadede pek olası bir ihtimal olarak gözükmüyor. İlk kez eski Başkan Barack Obama döneminde ortaya çıkan ABD’nin Almanya’da yürüttüğü istihbarat faaliyetleri ve Merkel’in telefonun dinlenmesi skandalıyla başlayan gerilim, Trump’un başkanlığı kazanması sonrasında ilişkilerde çatlağa dönüştü. Trump’ın seçim kampanyası sırasında ‘Önce Amerika’ diyerek sloganlaştırdığı ‘Amerikan malı, üretimi ve sermayesine’ öncelik verme politikası, ardından göreve başlamasının üçüncü gününde, Obama döneminde ve Başbakan Merkel’in yoğun desteğiyle son aşamaya gelen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı'nı (TTIP) iptal etmesi, ilişkileri olumsuz etkiledi. Berlin’in NATO'ya yüklü miktar borcu olduğunu söyleyen ABD Başkanı'nın, Almanya’nın önayak olduğu Paris İklim Anlaşması'ndan çekildiğini açıklaması da Berlin-Washington hattında süregelen gerilimin bir diğer yansıması oldu. Başta Merkel olmak üzere Alman siyasetçileri de son bir yıl içinde hemen her fırsatta Trump’a karşı cepheleşmeyi tercih etti. Nitekim Merkel, bir seçim etkinliğinde, Trump’un izlediği siyasete ilişkin olarak "Başka ülkelere güvenilebilecek zamanların geride kaldığını” ve "Avrupa'nın kaderini eline alması gerektiğini” söyledi. Başkan Trump’un yönetiminde, ABD'nin giderek içe kapanması ve uluslararası sorunların çözümüne ilgisini kaybetmesi konusunda endişelerini dile getiren Merkel, Kuzey Kore konusunda da Trump’a mesafe koydu. Kuzey Kore ile ABD arasında tırmanan gerginliği eleştiren Merkel, bu konuda askeri bir çözüm olamayacağını, yeniden görüşmelere dönülmesi gerektiğini ifade etti ve daha sert söylemleri olan Trump’a destek vermedi. Dördüncü kez başbakan olmaya hazırlanan Merkel, ABD yönetimine karşı tavrını bundan sonra da sürdürmeye niyetli olduğunu partisinin seçim programında adeta belgeledi. Bundan önce yıllar boyunca, seçim kampanyalarında ABD ile ilişkiler için ‘en yakın dost’ ve ‘derin dostluk’ ifadelerini kullanan Merkel’in partisi Hıristiyan Demokrat Birliği, bu kelimeleri çıkardı ve seçim kampanyasında ABD’yi, Almanya'nın Avrupa dışındaki ’önemli ortağı’ olarak tanımlandı. Merkel’in programında, "Diğerlerine tamamen güvendiğimiz zamanlar geride kaldı. Biz Avrupalılar kaderimizi, geçmişe göre daha kararlı şekilde elimize almalıyız" ifadesine de yer verildi. Berlin’deki analistler, Merkel’in yeni hükümetin lideri olarak, ABD’nin ticarette korumacı politikalarına taviz vermeyeceğini ve Washington’ı özellikle ekonomi politikalarında karşısına almayı sürdüreceğini öne sürüyorlar. İhracata dayalı Alman sermayesi, ABD’nin yeni sınırlamalar getirmesinden en çok etkileneceklerin başında geliyor. Geçen yıl ABD’ye 107 milyar Euroluk mal satan Almanya’nın dış yatırımlarının üçte biri ABD’ye yapılıyor. Analizlerde, Merkel’in, Trump’ın başkanlığını, ABD’nin Avrupa’daki etkisinden sıyrılmak ve dış politikada paradigma değişikliği için fırsat olarak gördüğü ve ekonomik açıdan bağımsız bir merkez olarak, Fransa ile birlikte Avrupa Birliği’ni kuvvetlendirmeyi hedeflediği vurgulanıyor. https://www.amerikaninsesi.com/a/abd-almanya-iliskileri-belirsizligini-koruyor/4080384.html


23.10.2017 - Japonya’da başkanlık seçimlerini kazanan Abe anayasayı değiştirecek ve askeri saldırganlığın önünü açacak Washington Post, Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin seçimlerde elde ettiği zaferi ana sayfasına taşımış. Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşturulan anayasasında değişikliğe gitme girişimleri, Abe’nin ardında bırakacağı en tartışmalı siyasi miras olabilir. Habere göre Abe, uzun süredir, Kuzey Kore’nin yol açtığı tehditler nedeniyle anayasada savaş ilan etmeyi önleyen 9’uncu maddede değişikliğe gitmeyi öneriyordu. Japonya’nın yeniden savaşan bir güç olarak küresel arenaya geri dönmesine olanak tanıyacak anayasa değişikliği, muhafazakar Japonlar tarafından zamanı çoktan gelen bir revizyon olarak görülse de birçok seçmen, böyle bir değişikliğe kuşkuyla bakıyor. https://www.amerikaninsesi.com/a/amerikan-basinindan-ozetler/4082338.html


23.10.2017 - Çin ve Amerika arasındaki “teknoloji savaşları” kızışıyor Miami Herald gazetesi Çin ve Amerika arasındaki teknoloji savaşlarıyla ilgili bir habere yer veriyor. Habere göre Çin, kuantum iletişim ve yazılımda kaydettiği hızlı gelişmeler ve bu alanlara ayırdığı büyük fonlarla Amerika’nın önüne geçti. Bilgisayar teknolojisinde çığır açan kuantum hesaplama alanında Çin’in Amerika’dan daha çok ilerleme kaydetmesi, askeri ve ticari alanlarda da avantaj sağlayacağı için Amerikalı bilimadamlarını ve siyasetçileri kaygılandırıyor. Çin, sadece birkaç ay içinde ultra-güvenli veri akışı sağlamak için bir kuantum uydusunu devreye soktu, Şangay ve Pekin arasında kurulan yaklaşık 2 bin kilometrelik kuantum bağlantının açılışını yaptı ve 10 milyar dolarlık kuantum bilgisayar merkezinin kurulacağını açıkladı. Batılı uzmanlara göre esas kaygı durulması gereken mesele, Çinli bilimadamlarının kuantum hesaplama alanındaki başarılarından çok, Çin’in atom, foton ve diğer moleküler maddelerin veri işletim ve iletisindeki yerini araştırmak için harcadığı kaynak miktarının büyüklüğü. Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nden fizik profesörü Martin Laforest, Çinli uzmanların Batılı uzmanlardan daha iyi olduğu savının tartışılabileceğini, ancak konu kaynak elde etme olduğunda Çin hükümetinin bilim adamlarına istedikleri her türlü maddi desteği sunduğunu söylüyor. Uzman, Batı’da, Çin’in kuantum teknolojisini etkili bir biçimde kullanmaya Batılı ülkelerden çok önce başlayacağı şeklinde bir kanı oluşmaya başladığını kaydediyor.

 

24.10.2017 - Rusya ve Filipinler arasında askeri teknik alanda ilk anlaşma imzalandı Manila’nın silah sevkiyatı konusunda yönünü Moskova’ya çevirmesinin ardından Rusya ile Filipinler arasındaki ilk anlaşma imzalandı. Rus devlet silah ihracat şirketi Rosoboroneksport Başkanı Aleksandr Miheyev ve Filipinler Savunma Bakanı Delfin Lorenzana RPG-7V bomba atarları ve onun için gerekli olan mermilerin sevkiyatına yönelik bir anlaşmayı imzaladı. Anlaşmanın ayrıntıları ile ilgili bilgi verilmedi. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun da katıldığı imza töreni Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) üye ülkeleri ve diyalog partnerleri savunma bakanları arasındaki toplantı kapsamında gerçekleşti. Rusya’nın Filipinler Büyükelçisi Carlos Soretta, Rusya’nın Filipinler’e Kalaşnikof’un 5 bin AK-100 saldırı tüfeği, bir milyon mermi ve 20 askeri kamyonet hediye ettiğini söylemişti. Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bu yıl gerçekleştirdiği görüşmede Rusya’dan silah almak istediklerini söylemişti. Bu adım, Filipinler’in Washington’dan silah almayı reddetmesinin ardından gelmişti. https://tr.sputniknews.com/rusya/201710241030728481-rusya-filipinler-askeri-anlasma/


25.10.2017 - ABD Filipinler'in güneyindeki askeri varlığını sürdürecek Filipinler'in güneyindeki Mindanao eyaletinde orduya destek için bulunan ABD askerlerinin, Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin ülkeden ayrılmaları gerektiği yönündeki beyanına rağmen bölgedeki varlığını sürdüreceği bildirildi. Filipinler ordusunun Batı Mindanao Komutanlığında görevli bir yetkili, yıl başında ordunun terörle mücadele operasyonlarına destek için bölgeye gelen ABD Özel Kuvvetlerine bağlı askerlerden görevi devralmak üzere yeni bir grubun birkaç gün önce eyalet başkenti Zamboanga'ya ulaştığını söyledi. Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, yaptığı açıklamada, ABD Özel Kuvvetlerinin Müslüman nüfusun yoğun olduğu Mindanao eyaletindeki varlığını sürdüreceğini doğruladı. Lorenzana, gece uçuş kabiliyetine sahip küçük bir hava aracı ve üç insansız hava aracı kullanan ABD askerlerinin yerel kuvvetlerin sahip olmadığı istihbarat imkanlarını sağladığını belirtti. ABD askerleri, Mindanao eyaletinde Zamboanga'nın yanı sıra Basilan, Sulu ve Tawi-Tawi takımadalarında yürütülen terörle mücadele operasyonlarında da Filipinler ordusuna destek veriyor. ABD askerleri Batı Mindanao Komutanlığı karargahı içindeki küçük bir birlikte konuşlu bulunuyor. Duterte, eylül ayında yaptığı bir açıklamada, ABD askeri varlığının bölgedeki durumu daha karışık hale getirdiği ve gerilimi artırdığını belirterek ABD askerlerinin ülkeden ayrılması gerektiğini söylemişti. https://www.ntv.com.tr/dunya/abd-filipinlerin-guneyindeki-askeri-varligini-surdurecek,OIl8Ql1Q_Eqywhakd0nBHQ


24.10.2017 - Rusya, BM'de Suriye tasarısını veto etti Rusya, Suriye'de kimyasal silah kullanımını soruşturan BM misyonunun görev süresinin uzatılması talebiyle ABD tarafından hazırlanan karar tasarısını veto etti. https://tr.sputniknews.com/rusya/201710241030730699-rusya-suriye-veto/


26.10.2017 - Rusya ile Katar askeri iş birliği anlaşması imzaladı Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'nun, Katarlı mevkidaşı Halid bin Muhammed el-Atiyye ile askeri iş birliği anlaşması imzaladığı bildirildi. Katar Savunma Bakanlığına bağlı Manevi Yönlendirme Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Şoygu ile Atiyye arasında başkent Doha'da gerçekleşen görüşmede, ikili ilişkiler, askeri ve savunma alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, Körfez ve Suriye krizlerindeki son gelişmeler ile terörle mücadele konuları ele alındı. Taraflar görüşmede, askeri teknik iş birliği anlaşması, hava savunmasıyla alakalı mutabakat zaptı ve askeri malzeme alımı konularında genel kuralları içeren yasal bir sözleşmeye imza attı. Görüşmenin akabinde Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani de Şoygu'yu Doha'daki El-Bahr Sarayı'nda kabul etti. Kabulde ikili ilişkiler, askeri alanda iş birliğini güçlendirme ve bölgede yaşanan krizler ile bunların yansımaları masaya yatırıldı. http://aa.com.tr/tr/dunya/rusya-ile-katar-askeri-is-birligi-anlasmasi-imzaladi/947861


26.10.2017 - İsrail’den İran’a savaş tehdidi İsrail İstihbarat Bakanı Israel Katz, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak için askeri seçeneği tercih etmeyi düşündüklerini ifade etti. Bugün Japonya’da röportaj veren İsrail İstihbarat Bakanı Israel Katz, “Bu aralar ABD Başkanı Trump’ın öncülüğünü üstlendiği uluslararası çabalar, İran’ın nükleer yetenekler kazanmasını durdurmaya yetmezse, İsrail’in kendisi askeri hamlede bulunacak” dedi. İran ile P5+1 ülkelerinin imzaladığı nükleer anlaşmayı hatırlatan Katz, "Hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamalarını sağlayacak değişiklikler yapılabilir” diye konuştu. İsrail daha önce en büyük müttefiki ABD’den onay almadan askeri hamlelerde bulunmuştu. 1981’de Irak’ı, 2007’de ise Suriye’yi vuran İsrail’in İran’a saldırması, oldukça riskli bir ihtimal olarak görülüyor. http://www.milliyet.com.tr/israil-den-iran-a-askeri-mudahale-dunya-2544080/


27.10.2017 - Kamboçya Başbakanı Sen: "ABD Yaptırımlarından Korkmuyoruz" Kamboçya Başbakanı Hun Sen, Batı’nın yaptırımlarından korkmadıklarını söyledi. Kamboçya hükümet sözcüsü, Kamboçya Başbakanı Hun Sen’in ABD’li bazı senatörlerin seyahat yaptırımları uygulamakla tehdit etmesinden sonra yaptığı kabine toplantısında "Batı’nın yaptırımlarından korkmuyoruz" dediğini söyledi. ABD’li bazı senatörler, Kamboçya ana muhalefet partisi Kamboçya Ulusal Kurtuluş Partisi lideri Kem Sokha 2 ay önce tutuklandıktan sonra, Kamboçya Hükümeti’ni seyahat yaptırımları uygulamakla tehdit etmişti. ABD senatörlerinden Ted Cruz, Kamboçya muhalefet partisi lideri Kem Sokha’nın 9 Kasım’da serbest bırakılmaması halinde Kamboçya’ya seyahat yaptırımları uygulanmasını talep edeceklerini söyledi. Kamboçya’da ana muhalefet partisi Kamboçya Ulusal Kurtuluş Partisi lideri Kem Sokha 2 ay önce tutuklanmıştı. Hükümet, Kem Sokha’nın yabancı ülkelerle Kamboçya’ya karşı iş birliği içinde olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu savunarak Kem Sokha’nın eylemlerini "vatan hainliği" olarak nitelendirmişti. http://www.yenimarmaragazetesi.com/kambocya-basbakani-sen---yaptirimlardan-korkmuyoruz--171586.html


27.10.2017 - Peşmergenin Çin yapımı füzeyle Abrams’ı vurması ABD’yi şoke etti War Is Boring dergisi, peşmergenin yayınladığı videoyu analiz ettikten sonra, ABD yapımı M1A1 Abrams tankının Çin yapımı HJ-8 füzesiyle yok edildiği sonucuna vardıklarını belirtti. Dergideki yazıda, 20 Ekim’de Kerkük’te yaşanan olaylar sırasında Irak ordusuna ait M1A1 Abrams tankının peşmerge tarafından vurulduğu ifade ediliyor. Başlarda tankın Fransa-Almanya yapımı MILAN tanksavar füzeyle vurulduğu tahmin edildiği aktarılan yazıda, sonraki analizin farklı sonuç verdiği kaydedilerek, “Muhtemelen M1A1 Abrams, Çin yapımı tanksavar füzeyle vuruldu” dendi. Çin’in resmi olarak peşmergeye silah sağlamadığına dikkat çeken dergi, Kürt güçlerin bu füzeyi 2014’te ganimet olarak IŞİD’in elinden almış olabileceği tahminini yürüttü. IŞİD’in de bu silahı Suriye ordusundan ele geçirdiği, Suriye ordusunun Katar’dan, Katar’ın da Sudan’dan aldığı düşünülüyor. Çin, HJ-8 füzelerini Sudan, Mısır, BAE ve Pakistan dahil 19 ülkeye satıyor. https://tr.sputniknews.com/abd/201710261030768579-pesmerge-cin-yapimi-fuzeyle-abrams-vurmasi-abd-sok/


27.10.2017 - Rusya'nın yeni füzesi bir ülkeyi yok etme gücünde Rusya'nın yeni nükleer füzesinin adı “Satan” yani şeytan. Tam 10 bin kilometre menzilli. İngiltere ya da Fransa büyüklüğünde bir kara parçasını tek seferde kül edebilme özelliğine sahip. Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında nükleer silah yarışı kızışıyor. ABD Başkanı Trump ve Rusya Devlet Başkanı Putin’den konuya ilişkin ardı ardına açıklamalar geliyor. Rusya, yeni nesil termonükleer füzesinin testlerine başlayacağını duyurdu. Satan 2, Amerika Birleşik Devletleri'nin 2'nci Dünya Savaşı'nda Hiroşima ve Nagasaki kentlerine attığı atom bombasından 2 bin kat daha güçlü. 100 ton ağırlığındaki füze 15 savaş başlığı taşıma özelliğine sahip. Moskova yönetimi füzenin Amerikan savunma sistemlerini de alt edebileceğini savunuyor. Füzenin bu yıl sonuna kadar test edilmesi planlanıyor. Rusya, 2006 yılından bu yana askeri harcamalarını neredeyse ikiye katladı. Rusya’nın bu son hamlesi, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin nükleer gücünü güçlendirme açıklamasının ardından geldi. http://www.trthaber.com/haber/dunya/rusyanin-yeni-fuzesi-bir-ulkeyi-yok-etme-gucunde-339296.html  


Emperyalizm ve Halklar


1.10.2017 - Endonezya’da İslamcılar komünistlerin sayısının artmasından rahatsız Endonezya’nın başkenti Jakarta’da toplanan İslamcı gruplar, ülke genelinde komünistlerin etkinliğini artırmasını bir “tehlike” olarak gördüklerini belirterek komünizm karşıtı bir miting düzenledi. 2016 yılında 1,220 katılımcı arasında yapılan bir ankete göre, katılımcıların %12’si Endonezya Komünist Partisi’nin toplum içerisinde yeniden etkinliğini arttırdığını düşünüyor. Mitingi organize eden İslamcılar ise, Endonezya hükümetini komünist siyasete alan açmakla suçluyor. İslamcıların düzenlediği miting, Endonezya’da Komünist Parti üyesi binlerce komünistin katledilişinin 52.yıldönümünden bir gün önce gerçekleştirildi. http://gazetemanifesto.com/2017/09/29/endonezyada-islamcilardan-komunizm-karsiti-miting/


1.10.2017 - Çin'den Kuzey Kore'ye ağır yaptırım Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bireysel ya da Çin firmalarıyla ortak çalışmalar yürüten şirketlerin 12 Eylül'de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından Kuzey Kore'ye karşı alınan yaptırım kararları çerçevesinde 120 gün içerisinde kapatılacağı belirtildi. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/cinden-kuzey-koreye-agir-yaptirim-173728h.htm

10.10.2017 - Kuzey Koreli hackerlar Güney Kore ve ABD'nin ortak savaş planlarını çaldı Güney Kore milletvekili Rhee Cheol-hee, "Kuzey Koreli hackerların büyük miktarda askeri belgeyi çaldığını" öne sürdü. Rhee, çalınan veriler arasında ABD-Güney Kore ortak planları ve "Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a suikast planı"nın da yer aldığını söyledi. Yapılan açıklama Güney Kore Savunma Bakanlığı'na dayandırılırken, bakanlık henüz resmi bir açıklama yapmadı. ABD'nin savaş planlarının geçmişte de Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti tarafından çalındığı ortaya çıkmıştı. KDHC'nin geçmişte Guam'ı tehdit etmesinin sebebi olarak verilerde Guam'a verilen rol gösterilmişti. http://haber.sol.org.tr/dunya/kuzey-koreli-hackerlar-guney-kore-ve-abdnin-ortak-savas-planlarini-caldi-212887


11.10.2017 - Maria Kasırgası’nın büyük yıkıma uğrattığı Porto Riko’nun ciddi bir sağlık kriziyle karşı karşıya New York Times üç hafta önce Maria Kasırgası’nın büyük yıkıma uğrattığı Porto Riko’nun ciddi bir sağlık kriziyle karşı karşıya olduğunu bildirdi. Habere göre adadaki geniş çaplı elektrik kesintisinin hala devam ediyor olması, hastanelerin hizmet vermesini zorlaştırıyor. Morglar, diyaliz merkezleri, laboratuarlar, elektrik kesintisi yüzünden büyük zorluklar yaşıyor. Adanın hala yüzde 85’ine elektrik, yüzde 40’ınaysa su verilemiyor. Tıbbi malzeme ve ilaç stokları da yetersiz kalıyor. Örneğin normalde büyük kolaylıkla tedavi edilebilecek enfeksiyon vakaları, antibiyotik sıkıntısı nedeniyle tedavi edilemiyor. Ancak gazeteye göre en zor durumda olanlar, Porto Riko’daki 6 binden fazla böbrek hastası. Diyaliz merkezlerinin sadece jeneratörle çalışması nedeniyle normalde haftada 12 saat diyaliz makinasına bağlı olması gereken hastalar için bu süre haftada 6 ila 9 saate düşmüş durumda.


11.10.2017 - Irak'ta 5 milyondan fazla kişi yerinden oldu Birleşmiş Milletler, Irak’ta 2014 yılından bu yana DAİŞ’e karşı yürütülen savaşta 5 milyon 400 bin kişinin yerinden göç etmek zorunda kaldığını açıkladı. BM Irak İnsani Yardım Temsilcisi Lise Grande’nin yaptığı açıklamaya göre Musul da dahil olmak üzere birçok kentin geri alınmasına rağmen çatışmalar yüzbinlerce insanı daha yaşadığı yerleri terk etmek zorunda bıraktı. Grande, Irak’ta şimdiye kadar DAİŞ’le yürütülen savaşta 5 milyon 400 bin kişinin yerlerinden göç ettiğini söyledi. 2014 yılından bu yana en zayıf zamanlarını yaşayan DAİŞ’in Irak topraklarında işgal ettiği yerler Peşmerge ve Irak ordusu tarafından kurtarıldı. Suriye sınırında kalan bazı bölgeleri elinde tutan DAİŞ’in en önemli kentlerinden Rakka ise ABD destekli Yalnızca Musul'da,DAİŞ’in kenti ele geçirmesi ardından yaklaşık yarım milyon sivilin yaşadığı yerlerden ayrıldığı aktarılıyor. Son aylardaki Musul operasyonu sırasında da 800 bin sivilin daha kentten ayrıldığı belirtiliyor. Son olarak da binlerce sivil, çatışmalar nedeniyle Hawice'den ayrılmak zorunda kaldı. http://www.kurdistan24.net/tr/news/5ea67fdc-d45b-4631-a335-c04b7ee6fc15


12.10.2017 - Myanmar: Arakan’da öldürülenlerin sayısı 5 bini bulabilir New York Times, ana sayfasında yayınladığı özel haberinde, Myanmar’ın Arakan bölgesinde Müslümanlar’a yönelik şiddet eylemlerini mercek altına alıyor. Gazete, Arakan Müslümanları’nın karşı karşıya kaldıkları sistematik ve organize katliamla ilgili birçok kanıt olduğunu bildiriyor. Habere göre Myanmar'da yaşanan şiddet, temeli uzun yıllar öncesine dayanan etnik nefretin bir sonucu. Myanmar Ordusu’nun öldürdüğü Müslümanlar’ın sayısını tam olarak belirlemek neredeyse imkansız. Bunun nedeni, Birleşmiş Milletler ya da başka örgütlerin katliam yaşanan bölgelere girişinin engellenmesi. Ancak insan hakları örgütlerine göre Arakan’da öldürülenlerin sayısı 5 bini bulabilir. Gazete, askerlerin toplu tecavüzüne uğrayan, tüm akrabaları öldürülen ve bebeği elinden alınarak yakılan Rajuma adındaki Müslüman kadının anlattıklarına yer veriyor. Habere göre şiddetten kaçmayı başaran çok sayıda Müslüman, Myanmarlı askerlerin bebekleri bıçakladığını, kızlara tecavüz ettiğini, oğlan çocuklarının kafasını kestiğini, evleri bombaladığını, silahsız erkekleri toplayıp öldürdüğünü doğruluyor.Birleşmiş Milletler, Myanmar Ordusu’nun evlerden tarlalara, tarlalardaki ekinlerden çiftlik hayvanlarına, hatta ağaçlara her şeyi hedef haline getirdiğini ve Arakan Müslümanları’nın geri dönecek hiçbir varlığının kalmadığını bildiriyor.


12.10.2017- ABD’de yeni yasa zenginlerin verdiği vergiyi azaltacak Los Angeles Times gazetesi Başkan Trump’ın Amerikan tarihinin en büyük vergi indirimini yapmak için kolları sıvadığı bu dönemde Cumhuriyetçi Partililer’in Kongre’den geçirebilmek için tasarının kilit maddeleri üzerinde sessizce değişikliğe gitmeyi planladığını yazdı . Sağlık hizmetleri yasasında değişiklik yapmayı başaramayan Cumhuriyetçi Partililer, yılsonundan önce vergi reformunu Kongre’den geçirerek 2018 Kongre ara seçimleri öncesinde bir zafere imza atmayı hedefliyor. Ancak partinin çözmesi gereken en büyük sorun, vergilerin indirilmesiyle azalacak milli gelirin ve artacak borçların nasıl dengeleneceğiyle ilgili. Kurumlar vergisinde yapılacak her bir puanlık indirim, federal vergi gelirinin on yıl içinde 100 milyar dolar azalacağı anlamına geliyor. Kurumlar vergisinin yüzde 20 oranında azaltılması ise milli gelirin on yılda bir buçuk trilyonluk kesintiye uğraması demek.


13.10.2017 - Dünyada 815 milyon kişi açlık çekiyor Alman Açlıkla Mücadele Örgütü (WHH) ve merkezi Washington’da bulunan Uluslararası Gıda Araştırma Enstitüsü (IFPRI) tarafından Berlin’de açıklanan rapora göre, 2016’da açlık çeken insan sayısının 2015’e oranla 38 milyon artarak 815 milyona ulaştığı belirtildi. Geçmiş yıllarda alınan önlemlere rağmen açlığın yeniden artışa geçtiği uyarısını yapan uzmanlar, durumu ‘endişe verici’ olarak değerlendiriyor. Açlık ve kıtlık özellikle çocukları tehdit ediyor. Endeksi hazırlayan kuruluşlar, kıtlık ve açlığın çocukların hayatını tehdit etmesinin yanı sıra eğitim imkanlarından da yoksun bıraktığına dikkat çekiyor. Dünya Açlık Endeksi'nde açlık tehdidinin en yoğun hissedildiği ülkelerden biri geçen yıllarda da olduğu gibi Güney Sudan. Açlığın en yoğun hissedildiği bir diğer ülke ise Orta Afrika Cumhuriyeti. Nijerya, Çad, Zambiya, Haiti, Madagaskar, Yemen ve Sierra Leone gibi ülkeler de açlık ve yetersiz beslenmeden çok sert şekilde etkileniyor. http://www.hurriyet.com.tr/dunyada-815-milyon-kisi-aclik-cekiyor-40608949


13.10.2017 - Trump milyonlarca kişinin sağlık sigortası almasını engelleyecek Washington Post gazetesi Obamacare olarak bilinen ve çok sayıda dar gelirli Amerikan vatandaşının sağlık sigortası satın almasını kolaylaştıran yasada kilit değişiklikler yaptığını bildiriyor. Habere göre Trump, yasanın özellikle yoksullara sağladığı kilit sübvansiyonları kaldırması, milyonlarca kişinin sağlık sigortası almasını engelleyecek. Obamacare yasası, dar gelirlilerin sigorta masraflarını hafifletmek için federal hükümeti araya sokuyor ve sigorta şirketlerine hükümetin de ödeme yapmasına ve böylece masrafların vatandaşla hükümet arasında paylaştırılmasına olanak tanıyordu. Bu yılki sübvansiyonların tutarı 7 milyar dolar civarındaydı. Ancak Trump aylardır bu sübvansiyonları kaldırma tehdidinde bulunuyordu. Trump Yönetimi içindeki birçok yetkiliyse kamuoyunun, sağlık hizmetlerinde yaşanacak aksamalardan Cumhuriyetçi Parti’yi sorumlu tutacağı uyarısında bulunuyor.


16.10.2017 - Alman işverenlerden “Türkiye boykotuna” eleştiri Alman İşverenler Birliği (BDA) yöneticilerinden Peter Clever, Avrupalı işçi sendikalarının Türkiye’de yaşanan gelişmelere tepki göstermek için, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) İstanbul toplantısını boykot etmelerini eleştirdi. Alman işverenlerini temsilen ILO’nun 2-5 Ekim tarihlerindeki İstanbul toplantısına katılan Clever, “Dışarıdan seslenmek yerine, o ülkenin yetkililerinin de bulunduğu ortamda, ayrıca destek vermek istediğiniz kesimlerin de bulunduğu bir ortamda bu eleştirileri dile getirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum” dedi. Clever, “Ben toplantıda yaptığım konuşmamda, ‘Toplantımızı gerçekleştirmekte olduğumuz ülkede, ILO’nun kuruluşundan bu yana savunageldiği temel değerler ayaklar altına alınıyor’ görüşümü ifade ettim. "Eleştirilerimi sesli bir biçimde dile getirebilmem mümkündü” diye konuştu. http://www.dw.com/tr/alman-i%C5%9Fverenlerden-t%C3%BCrkiye-boykotuna-ele%C5%9Ftiri/a-40967382


15.10.2017 - Fransa’da hükümet işçi düşmanı reformlarda ısrarlı Fransız devleti ve hükümeti işçiden kesip patrona kıyak yapmaya ayarlı neoliberal reformlarda ısrarlı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un vaatlerine uygun olarak devam eden neoliberal reformlar kapsamında yüz binlerce işsizi ilgilendiren devlet yardımlarının kaldırılacağı duyurulmuştu. En az 1 yıl boyunca işsiz olan bireylere sözleşme imzalayan şirket veya derneklerin ödeyeceği sigorta primlerinde ciddi indirimler sağlayan uygulama bu yıldan sonra kaldırılıyor. Ülkedeki yerel yönetimler, dernekler, okullar ve kooperatiflerin karşı çıkmasına rağmen yıllık sadece 2 ila 3 milyar euro arasında maliyeti olan kısa adıyla ‘CUI’ uygulaması önümüzdeki yıldan sonra kaldırılacak. İşe alımlarda yapılan yardımları kaldıran Macron ve hükümeti, şirketlerin gelirleri üzerinden ödeyeceği kurumlar vergisini düşürmekte kararlı. Halen yüzde 33 olan bu oranı 2022 yılına kadar yüzde 25’e kadar düşürecek olan hükümet, ilk aşamada 2018 için yüzde 28 oranını uygulayacak. Yüzde 28’lik oran yıllık net karı 500 bin euronun altında olan şirketler için geçerli olacak. Oysa son olarak François Hollande döneminde net karı 75 bin euronun altında olan şirketler için bu oran yüzde 28’e düşürülmüştü. 2019’dan itibaren ise 500 bin euronun üzerinde kazanç elde eden şirketler için yüzde 31, 2020’de ise yüzde 28 olacak. Bu oran 2021’de yüzde 26,5 ve 2022’de yüzde 25’e düşürülecek. Yıllık net karı 38 bin 120 euronun altında kalan şirketler için uygulanan yüzde 15’lik kurumlar vergisi ise olduğu gibi korunacak. http://www.yasanacakdunya.org/fransa-54-milyon-kamu-emekcisi-greve-cikacak/


16.10.2017 - ABD ve Güney Kore ortak tatbikata başladı ABD ile Güney Kore, Pyongyang yönetiminin kıtalar arası balistik füze denemeleri ile nükleer programına yönelik gerginlik sürerken ortak askeri tatbikat başlattı. Kore yarımadasındaki tatbikatın beş gün süreceği bilgisi verildi. Güney Kore Savunma Bakanlığı'ndan bir sözcü pazartesi günü yaptığı açıklamada, ortak tatbikata yaklaşık 40 donanma gemisinin yanı sıra USS Ronald Reagen uçak gemisinin de katıldığını belirtti. ABD donanması 7'inci filosundan yapılan açıklamada da askeri tatbikatla "ittifakın etkili ve koordineli askeri faaliyetlerinin” sergileneceği belirtildi. Ortak tatbikat Japon Denizi ile Sarı Deniz arasındaki bölgede düzenlenecek. ABD ve Güney Kore donanmaları tatbikatı havadan, karadan ve denizden yapacak. Pyongyang yönetimi, ABD ve Güney Kore'nin ortak askeri tatbikatla Kuzey Kore'ye saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. http://www.dw.com/tr/abd-ve-g%C3%BCney-kore-ortak-tatbikata-ba%C5%9Flad%C4%B1/a-40963755


17.10.2017 - ABD, Meksika sınırına duvar inşasına başladı Washington Post gazetesi Başkan Trump’ın ısrarıyla Meksika sınırına inşa edilmesi planlanan duvarla ilgili bir habere yer ayırdı. Habere göre sınır duvarı örneklerinin imalatı bu ay tamamlandı. Beton ve çelikten oluşan ve on metre yüksekliğe sahip olan duvar örnekleri, California’daki San Diego kentinde ve Meksika’daki komşu kent Tijuana’da sınıra yerleştiriliyor.


18.10.2017 - ABD'nin gizliliğini kaldırdığı belgeler malumun ilamı oldu: Washington, 1965-66'daki Endenozya katliamında orduyu ve cihatçıları destekledi ABD’nin Endonezya’ya dair gizliliğini kaldırdığı belgeler, 1965-1966’da ülkede gerçekleştirilen katliamlardaki ABD rolünü açığa çıkardı. Belgeler, ABD hükümetinin “Komünizme karşı savaş” adı altında işlenen katliamlardan haberdar olduğunu ve Endonezya ordusu ile cihatçıları desteklediğini ortaya koyuyor. Eski Başkan Barack Obama döneminde alınan karar uyarınca Endonezya’nın başkenti Cakarta’daki ABD Büyükelçiliği’nin 1963-1966 yıllarına ilişkin belgeleri kamuya açılmıştı. Belgeler, ABD’nin Endonezya ordusunun sıkıyönetim ilan ederek Endonezya Komünist Partisi ve halka karşı başlattığı açık savaşın ABD tarafından büyük bir sevinçle karşılandığını gösteriyor. Komünist Parti üyelerine, sivil halka yönelik ABD-ordu ve cihatçı(Nahdatul Ulema) iş birliği 1 milyona yakın kişinin öldürülmesiyle sonuçlanmıştı. Bunun neticesinde ülkede Devlet Başkanı Sukarno’nun attığı büyük işletmelerin kamulaştırılması adımları tersine döndürüldü, ülke kaynakları ABD şirketlerine, ülke yönetimi ise Washington’un güdümüne sokuldu. https://www.evrensel.net/haber/335504/abdnin-endonezya-katliamlarindaki-rolu-aciga-cikti


20.10.2017 - FARC üyesi 6 kişi silahlı çeteler tarafından öldürüldü Kolombiya’da FARC üyesi 6 kişi silahlı çeteler tarafından öldürüldü. Konuyla ilgili açıklama yapan FARC, eski gerillaları hedef alan saldırılardan tedirginlik duyduklarını duyurdu. Açıklamasında “Korkakça ve soğuk kanlılıkla öldürülen 6 yoldaşın aileleriyle dayanışma içindeyiz” denildi.
Geçtiğimiz Pazar günü işlenen cinayetler, Kolombiya’nın güneybatısındaki Narino ilinde gerçekleşti. FARC tarafından yapılan açıklamada cinayeti işleyen grubun ideolojik amaçları olmadığı, ekonomik kazanç için şiddete başvurduğu vurgulandı. (Siyasi Haber)


24 Ekim 2017 - Suriyeli general: Mayadin'de IŞİD'e ait depoda NATO ülkelerinden silahlar var Suriyeli Tuğgeneral Hasan Süheyl, Mayadin'de Suriye ordusu tarafından ele geçirilen DAİŞ'e ait bir depoda NATO'nun en yeni silahlarının bulunduğunu söyledi. Rus resmi haber ajansı Sputnik'e göre gazetecilere konuşan Süheyl, Suriye ordusunun Mayadin'de DAİŞ'e ait bir mühimmat deposunu ele geçirdiğini belirtti. Süheyl, depoda NATO'nun ABD, Belçika ve İngiltere menşeli en yeni silahlarının yer aldığını ifade etti ve ekledi: "Silahları buradan çıkarmamız en az 6 gün alır. Çok fazla silah ve yabancı iletişim sistemleri var." (Etkin Haber Ajansı)


25.10.2017 - Akdeniz'de 2017 bilançosu: 2 bin 800 ölüm Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşan sığınmacıların sayısının 2017 yılı başından bu yana 150 bine ulaştığı, Akdeniz sularında en az 2 bin 800 kişinin boğularak can verdiği açıklandı. Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) verilerine göre 2017 yılının başından bu yana Akdeniz üzerinden Avrupa'ya yaklaşık 150 bin sığınmacı ulaştı. Bu rakamla bir önceki yıla oranla düşüş kaydedildiği belirtildi. Uluslararası Göç Örgütü tarafından salı günü Cenevre'de yapılan açıklamada 2016 Ocak ayından 22 Ekim 2016 tarihine kadar Akdeniz rotası üzerinden yaklaşık 325 bin sığınmacının Avrupa'ya ulaştığı bilgisi verildi. Rakamlardaki düşüşe gerekçe olarak sığınmacıların Yunanistan üzerinden Avrupa'nın kuzeyindeki ülkelere geçtikleri Balkan rotasının kapatılması gösterildi. Açıklanan verilere göre 2017 yılı başından bu yana Akdeniz üzerinden ölümcül yolculuğu göze alan her dört sığınmacıdan üçü İtalya kıyıları üzerinden Avrupa'ya ulaştı. http://www.dw.com/tr/akdenizde-2017-bilançosu-2-bin-800-ölüm/a-41096209


27.10.2017 - Dünyadaki milyarderlerin toplam serveti 2016 yılında yüzde 17 arttı İsviçre merkezli banka UBS’in milyarder raporuna göre dünyadaki milyarderlerin toplam serveti 2016 yılında yüzde 17 artarak 5.1 trilyon dolardan 6 trilyon dolara yükseldi. Bu yükselişin sağlandığı başlıca dört sektörün malzeme, teknoloji, finansal hizmetler ve sanayi olduğu belirtiliyor. Rapora göre, milyarderler dünya genelinde toplam 2.8 milyon kişiyi istihdam ediyor. En fazla dolar milyarderi olan ülkeler sıralamasında birincilik ABD’deyken, Çin ve Hindistan’daki milyarder sayısının dört yılda ABD’yi yakalaması bekleniyor. http://www.rudaw.net/turkish/business/27102017


27.10.2017 - İspanya Hükümeti Katalonya’yı Merkeze Bağladı Katalonya'nın mecliste yaptığı oylamada bağımsızlığa evet demesinden dakikalar sonra İspanya meclisinin üst kanadı bölgeyi merkeze bağlama kararını onayladı. Şimdi Başbakan Mariano Rajoy'un kabinesini toplayarak Katalonya'yı doğrudan yönetmek için gerekli ilk düzenlemeleri kabul etmesi bekleniyor. Bu önlemler arasında Barcelona hükümetinin azledilmesi ve Katalan polis kuvvetlerinin merkeze bağlanması var. https://www.amerikaninsesi.com/a/ispanya-hukumeti-katalonya-yi-merkeze-bagladi/4088821.html


27.10.2017 - ABD'de Çalışma Vizesi Yenileme Süreci Zorlaştırılıyor ABD, göçmen olmayan çalışma vizesi politikalarında değişikliğe gideceğini açıkladı. Bu değişiklikle, vizeleri yenileme sürecinin de zorlaştırılması bekleniyor. ABD Vatandaşlık ve Göç Hizmetleri Bürosu (USCIS) geçmişte, eğer vize sahibi suç işlemediyse yenilemeleri sorunsuz onaylıyordu. Ancak bundan sonra vize yenilemeleri, ilk başvurularla aynı soruşturmalardan geçecek. USCIS Başkanı L. Francis Cissna, internet sitesinde yayınlanan açıklamasında, “Yönetimin göç sisteminin bütünlüğünü iyileştirme çabalarının ön cephesinde büro çalışanlarımız yer alıyor. Bu güncellenmiş kılavuz da Amerikalı çalışanların çıkarlarını koruyan politikaların geliştirilmesine yardımcı olacak net yollar sunuyor” ifadelerini kullandı. Yeni düzenlemeler, vize yenilerken I-129 formu dolduran ve en az sekiz çeşit çalışma vizesinden birine sahip en az 100 bin kişiyi etkileyebilir. https://www.amerikaninsesi.com/a/abd-de-calisma-vizesi-yenileme-sureci-zorlastiriliyor/4087901.html

 

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

 

1.10.2017 - Malezya'dan Türk yatırımcılara davet Malezya Uluslararası Sanayi ve Ticaret Bakanı Dato Sri Mustapa Mohamed, Türk şirketlerine, Malezya ve Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesini keşfetme ve burada yatırım yapma çağrısında bulundu. Malezya Dış Ticaret Geliştirme Kurulu'ndan (Matrade) yapılan açıklamaya göre, ikili görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye'ye gelen Dato Sri Mustapa Mohamed, Türkiye ile Malezya arasındaki ticaret hacminin 2017'nin ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 64 artarak 1 milyar 620 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. İki ülke arasında 2015'te imzalanan serbest ticaret anlaşması sonucu yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşturduklarını hatırlatan Mohamed, 2020 yılında bu rakamı 5 milyar dolar seviyesine çıkaracaklarını bildirdi. http://aa.com.tr/tr/ekonomi/malezyadan-turk-yatirimcilara-davet/922845


5.10.2017 - Türk yapımı tank Endenozya’da “görücüye çıktı” Türkiye'nin askeri kara aracı üreticilerinden FNSS ile Endonezyalı PT Pindad firması tarafından Türkiye'de tasarlanan ve geliştirilen “Kaplan MT” tankı, Endonezya'da görücüye çıktı. Türk savunma sanayisi açısından tank sınıfında ihraç edilen ilk araç olan orta ağırlık sınıfı tank "Kaplan MT", 72. Endonezya Ulusal Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamaları kapsamında Çilegon şehrinde düzenlenen resmi geçit töreninde boy gösterdi. Pindad Başkanı Abraham Mose, AA’ya muhabirine yaptığı açıklamada, “Tank projesinin tamamlanması mutluluk verici. Bu proje dış ülkelere bağlı kalmadan, kendi çabalarımızla yüksek teknolojide kendi savunma araçlarımızı üretebileceğimizin kanıtıdır.” dedi. PT Pindad ortaklığında FNSS mühendislerinin çalışmalarıyla üretilen Kaplan MT tankı, Türk savunma sanayisi açısından tank sınıfında ihraç edilen ilk araç olma özelliği taşımakta. Kaplan MT, Endonezya Silahlı Kuvvetlerinin modern orta sınıf tank konseptine olan talebini karşılamak üzere geliştirildi. Kendi sınıfında, en üst düzeyde mayın ve balistik korumaya sahip olan Kaplan MT, kullanıcısına, muharebe alanındaki tehditlere karşı çok kısa sürede, yeterli ateş gücüyle hızlı yanıt verme imkanı tanıyor. Bu da beraberinde muharebe alanında üstün beka ve hareket kabiliyeti sağlıyor. İki ülke, Endonezya'daki devlet şirketi Pindad ile Türkiye'deki FNSS Savunma Sistemleri arasında orta büyüklükte tank üretimi için iş ortaklığı kararı almıştı. Tankların prototipini ekim ayında açıklayacak Pindad, 2018 yılının sonuna kadar 20 tank üretmeyi hedefliyor. http://www.benguturk.com/-turk-kaplani-endonezya-da-gorucuye-cikti_d23646.html


7.10.2017 - Türk firmaları Kazakistan’a yatırıma hazırlanıyor Eylül ayı başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret sonrası Türk iş dünyasını da ilgilendiren önemli görüşmelerin yapıldığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İş Birliği Teşkilatı 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi’ne katılmak üzere 8-10 Eylül tarihlerinde Kazakistan’a gitmişti. Erdoğan’ın, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile görüşmesinde, Kazak Cumhurbaşkanı’nın Türk yatırımcıların et ve süt ürünleri ile dericilik alanında ortak projeler geliştirmelerinin her iki ülkeye katkı sağlayacağını, bu tür girişimlere yatırım teşviki gibi bir çok konuda destek verebileceğini söylediği bildirildi. Erdoğan’ın da, Türk firmaların Kazak makamlarının önereceği firmalarla ortak çalışabileceğini belirterek, Kazakistan’da yem fabrikaları kurulabileceğine değindiği aktarıldı. İkili görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kazakistan’ın geniş topraklarının hayvancılık alanında, özellikle et ve et ürünlerinde ortak yatırım projeleri için geniş imkanlar sunduğu ve bu alanda uzman firmaların bir araya gelebileceğini ifade ettiği belirtiliyor. Söz konusu görüşmeyle ilgili bilgilerin Türk firmalara iletildiği kaydedildi. http://www.turkiyegazetesi.com.tr/ekonomi/509442.aspx


12.10.2017 - Türk sermayesinin sermaye ihracı 24 milyar doları aştı “Yurtdışına yatırımın özellikle 2011 sonrasında hızlandığı dikkati çekiyor. O yıla kadar 2 milyar dolarla sınırlı kalan yurtdışı doğrudan yatırımlar 2014’te 7 milyar dolara kadar çıktı. 2016’da ise 3.1 milyar dolar oldu. - 2011 sonrasındaki 5 yıl 8 aylık dönemde yurtdışına yapılan yatırım toplamı da 24.6 milyar doları buldu. Bu da ortalama bazda 4.2 milyar dolarlık yatırım demek.” (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)

  

13.10.2017 - Hükümet düğmeye bastı, Afrika fonu kuruluyor Sabah'tan Betül Alakent'in haberine göre Türkiye, komşu ülkelerde yaşanan siyasi dalgalanmalar nedeniyle alternatif pazar arayışına hız verdi. Dünyanın en bakir pazarları arasında yer aldığı ifade edilen Afrika'da Türk yatırımcıların etkinliğini artırmak için kapsamlı çalışmalar yapılıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) kuralları gereği bu ülkelere yatırımlarda Eximbank kredilerine ulaşmakta zorluk çeken iş insanları için Türk hükümeti yeni bir formül arayışına girdi. Çin ve Hindistan modellerini inceleyen Türkiye, Afrika Fonu kurmak üzere çalışma başlattı.


17.10.2017 - 'Ülker, Premier Lig'in köklü takımına talip oldu' Londra'da yayımlanan Evening Standard gazetesi, iş adamı Murat Ülker'in Premier Lig'in köklü kulüplerinden Newcastle United'ın talipleri arasında satışa en yakın isim olduğunu yazdı. 10 yıldır United'ın sahibi olan Mike Ashley, dün kulübü satışa çıkarmış ve Noel'e kadar takımı satmayı umduğunu söylemişti.


17.10.2017 - Afganistan'da 3 saldırı, 71 ölü Afganistan İçişleri Bakan Yardımcısı, bugün Gazne, Paktiya ve Ferah’taki Taliban saldırılarında en az 71 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Gazne’deki saldırıda bomba yüklü araçla bir güvenlik merkezine giren saldırganlar, yaklaşık 9 saat boyunca çatıştı. Olayda en az 15 polis ve 5 sivil öldü, 24 polis ve 20 sivil de yaralandı. Çatışma bittikten sonra bölgede 13 Taliban cesedi bulundu. Afganistan'ın Paktiya vilayetinde il emniyet müdürlüğüne düzenlenen saldırıda da en az 33 kişi öldü, 170 kişi yaralandı. İki bomba yüklü aracın emniyet müdürlüğü girişinde patlatılmasının ardından, diğer saldırganlar emniyet müdürlüğü binasına girerek etrafa ateş açmaya başladı. İçişleri Bakanlığı, saldırganların 5 kişi olduğu ve hepsinin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Taliban’ın üstlendiği saldırıda Paktiya İl Emniyet Müdürü Turyalay Abdyani de öldü. Ayrıca Ferah bölgesinde de devlet binasına yapılan Taliban saldırısında 3 polis memuru öldürüldü. http://www.milliyet.com.tr/afganistan-da-3-saldiri-71-olu-dunya-2538751/


21.10.2017 - TSK'nın zırhlıları İdlib yolunda TSK'nın keşif ve gözetleme faaliyetlerine 8 Ekim'de başladığı, 20 Ekim'de de bölgedeki ilk karakolunu kurduğu Suriye'deki İdlib bölgesine sevkiyat sürüyor. Askeri TIR'ların oluşturduğu konvoylar Hatay'dan İdlib'e zırhlı araçları taşıyor. https://www.cnnturk.com/turkiye/tsknin-zirhlilari-idlib-yolunda?page=3


22.10.2017 - Vestel'in kulağı Toshiba'da gözü Hindistan'da Vestel, küresel oun planında Toshiba'ya verdiği teklifin sonuçlanmasını beklerken, Hindistan'ı da yakından inceliyor. Hürriyet gazetesi yazarı Jale Özgentürk, bugünkü yazısında Vestel'in planlarını aktardı. “Toshiba’da süreç devam ediyor. Teklifleri aldılar. İş planları, istihdam gibi içeriklerle birlikte fiyat teklifi verildi. Son etaba 6-7 firma kaldı. Bu firmalar arasında Çinli Hisense, Skyworth, Onkyo var. Bizim dışımızda hepsi Uzakdoğu firmaları. Eli kulağında, her an açıklanabilir.” Bu arada Vestel’in 2018 yılında faaliyete geçirmeyi planladığı yeni çamaşır ve kurutma makinesi fabrikasının temellerinin de atıldığını hatırlatan Erdoğan, yeni fabrikanın 70 milyon Euro yatırımla 1100 kişiye istihdam sağlayacağını söylüyor. http://www.businessht.com.tr/teknoloji/haber/1682007-vestel-in-kulagi-toshiba-da-gozu-hindistan-da


22.10.2017 - Erdoğan: 'Birileri izin verir mi artık geçti o işler’ Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Nerede, nasıl bir çalkalanma var, nerede bize yönelik bir taciz varsa. Evet. Bir gece ansızın vurabiliriz. Acaba birileri izin verir mi? Artık yok. Geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanlar, hukukumuza saygı duydukları sürece biz de onlara saygı duyarız. Aksi takdirde kusura bakmasınlar” dedi. http://www.hurriyet.com.tr/birileri-izin-verir-mi-artik-gecti-o-isler-40619262


25.10.2017 - Erdoğan: Dev bir projeyi Özbekistan’da hayata geçireceğiz Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ile ortak basın toplantısı düzenledi. Can Özbekistan'ın Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in, Türkiye'de bulunmasından dolayı memnuniyetini dile getiren Erdoğan, bu ziyaretin öneminin özellikle 20 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan ilk ziyaret olduğunu vurguladı. Erdoğan, Mirziyoyev ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve çok verimli geçtiğini belirterek, ekonomiden savunma sanayine, sağlıktan tarıma, eğitimden kültüre pek çok alanda iş birliği imkanlarını ele aldıklarını aktardı. Özbekistan'ın Orta Asya'da 31,5 milyon nüfusu, çok zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla her açıdan stratejik bir ülke olduğunu dile getiren Erdoğan, dünyanın en büyük 7'nci doğalgaz, 4'üncü uranyum, 6'ncı pamuk üreticisi ve 2'nci büyük pamuk ihracatçısı konumunda bulunduğuna dikkati çekti. Erdoğan, bu tabloya rağmen ekonomik ve ticari ilişkilerin arzu edilen seviyede olmadığının görüldüğünü kaydetti. İkili ticaret hacminin 2016'da 1,2 milyar dolar civarında bulunduğunu anımsatan Erdoğan, bu yılın ilk 8 ayında ise 900 milyon doların aşıldığı bilgisini paylaştı.


27.10.2017 - Arçelik ve Vestel, Güney Koreli Teknoloji Devine Talip Oldu Güney Kore'nin en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Dongbu Daewoo Electronics, beyaz eşya bölümünü satışa çıkarıyor. İddialara göre, Türkiye'den Vestel ve Arçelik de şirketle ilgileniyor. Samsung ve LG'nin ardından ülkenin en büyük üçüncü teknoloji devi. 1999'da yaşanan Asya Krizi'nden nasibini aldı ve iflas etti. Alacaklıların şirketi devralmasıyla tekrar ayağa kalktı. Ancak 2008'de yaşanan ABD merkezli krize dayanamadı ve şimdilerde beyaz eşya bölümünü satışa çıkardı. Uzun süredir nakit sıkıntısı yaşanan şirketin satış sürecine girdiği ve NH Investment & Securities adlı finans şirketiyle teklifleri almaya başladığı duyuruldu Güney Koreli haber ajansı Yonhap tarafından. Hem yerli hem de uluslararası markaların verdiği tekliflerin birkaç gün içinde görüşmelere başlayacağı ifade edildi. Kimchi adı verilen Güney Kore'ye ait lahana turşusuna özel buzdolabı üreten Dongbu Daewoo Electronics ile ilgilenen şirketler açıklanmadı ancak ülkeleri belli: Meksika, Fransa, İsveç ve Türkiye… Daha önce İsveçli Electrolux tarafından satın alınmak istenen şirketin Türkiye ayağında kim var açıklanmadı. Dünya Gazetesi'nden Kerim Ülker'in iddiasına göre ise gözler bu konuda Vestel ya da Arçelik'e çevrildi. Ülker'in köşesinde konuyla ilgili iddiası ise şu şekilde: "Her ikisini de ortak noktada buluşturan elektrikli eşyadaki üretimi veya reklamlarında markalarla bütünleşen robot kullanmaları kadar Uzakdoğu Asyalı devlere olan ilgisi. Bilindiği üzere Vestel'in gözü kulağı Japonya'da… Bununla ilgili Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan 21 Ekim'de son açıklamasını yaptı. Toshiba'nın TV ünitesini satın almak için teklifini sunan Vestel, 6 Uzakdoğulu rakibiyle sonucu beklediklerini anlatan Turan Erdoğan, "En geç eylül sonu açıklayacaklardı. Son karar bugün yarın açıklanır" diyordu. Gelelim diğer alıcıya. Koç Holding'in beyaz eşyadaki firması Arçelik'e… Bilindiği üzere Arçelik, Çin'de çamaşır makinesi üretimi yapıyor. Satın alma ile girdiği Çin pazarının ardından Pakistanlı Dawlance'ı 243 milyon dolara bünyesine kattılar. Tayland'da 100 milyon dolara fabrika kurdular, Hindistan'da ise Tata ile anlaşıp yeni tesis için anlaşmayı geçtiğimiz aylarda imzaladılar. Ancak Arçelik'in Uzakdoğu Asya pazarına olan ilgisi hiç bitmedi. Hatırlanacağı gibi geçen yıl şubat ayında Arçelik, Japon teknoloji devi Toshiba'nın beyaz eşya birimini satın almak için görüşmelere başladı. Mart ayında görüşmeler sona erdi ve Çinli ev aletleri üreticisi Midea, Arçelik'in talip olduğu Toshiba'nın beyaz eşya birimini, 90 milyon dolara satın aldı. Daha önce de küresel markalarla ilgilendi Arçelik. 2008'de dünyanın en büyük şirketlerinden General Electric'in elektrikli ev aletleri bölümüyle, Arçelik firmasının da ilgilendiği bildirildi. Güney Kore'nin başkenti Seul'de yapılan o dönemli açıklamada Meksika merkezli Controladora Mabe ve İsveçli Electrolux şirketinin de ilgili olduğu ifade edilmişti. Şimdilerde yine Güney Koreli bir dev satışta. Yine Meksika ve İsveç'ten devler yarışıyor Türkiye ile birlikte. Akla iki dev geliyor. Biri Toshiba'nın televizyon satışını yakından takip eden Vestel. Diğeri ise Toshiba'nın beyaz eşya birimini Çinlilere kaptıran Arçelik." https://www.haberler.com/arcelik-ve-vestel-guney-koreli-teknoloji-devine-10172863-haberi/


28.10.2017 - Aksa Enerji Endonezya’da doğalgaz santrali kuracak Aksa Enerji Endonezya’nın Aceh Eyaleti’nde doğalgaz santrali kurma konusunda niyet anlaşması imzaladı. Hitay Holding de jeotermal enerji projeleri geliştirmek üzere niyet anlaşmasına imza attı. Hitay Holding, Enersis ve Aksa Enerji, Endonezya’nın Aceh Eyaleti’nde jeotermal enerji projelerinin geliştirilmesi ve doğalgaz santrali kurulması için ayrı ayrı niyet mektubu ve mutabakat zaptı imzaladılar. Niyet mektubu ve mutabakat metinlerine Aceh Valisi Irwandi Yusuz imza attı. Endonezya basınında yer alan haberlere göre jeotermal konusundaki anlaşmaya Hitay Holding adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay imza attı. Doğalgaz santrali kurmayı içeren anlaşmaya ise Aksa Enerji adına Aksa Enerji Üretim Müdürü Nesim İbrahim Hakkıoğlu ile projenin küçük ortağı Enersis’in Başkanı Şahin Uruç imza koydular. Anlaşmaya göre, bilgi teknolojileri, ödeme sistemleri, online araştırma, güvenlik teknolojileri ve online şans oyunları alanlarında yatırımları bulunan Hitay Holding, jeotermal varlıkları geliştirmek ve projenin finansmanını yönetmek için bir ön araştırma yapmak üzere Aceh Hükümeti ile birlikte çalışacak. Niyet mektubuna göre, Aksa Enerji ile Enersis ise Aceh Eyaleti’ndeki elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla enerji santrallerinin yatırım ve işletimi için gerekli tüm teknoloji, mal ve hizmetleri sağlayacak. http://enerjienstitusu.com/2017/09/28/aksa-enerji-endonezyada-dogalgaz-santrali-kuracak/


Kapitalizm ve Kadın


5.10.2017 - Cinsiyet eşitsizliğinde Türkiye liderliği kimseye bırakmadı Türkiye’nin üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), üye ülkelerdeki cinsiyet eşitsizliği üzerine kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda farklı gelişmişlik düzeyindeki tüm ülkelerde cinsiyet eşitsizliğinin toplumsal ve ekonomik yaşamın tüm alanlarında var olduğu belirtilirken, Türkiye’yle ilgili birçok olumsuz saptamalar yer aldı. Bütün istatistikler bir araya getirildiğinde Türkiye, OECD ülkeleri arasında cinsiyet eşitsizliğinin en fazla hissedildiği ülke olarak yer aldı.https://www.evrensel.net/haber/334303/cinsiyet-esitsizliginde-turkiye-liderligi-kimseye-birakmadi


12.10.2017 - Çalışabilecek durumda 30 milyon kadından sadece 9 milyonu çalışıyor Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran 2017 verilerine göre Türkiye’de kadınların istihdam oranı, yüzde 29.5. Çalışabilecek durumda 30 milyon 200 bin kadın var, ancak adece 8 milyon 900 bini çalışıyor. http://www.diken.com.tr/calisabilecek-durumda-30-milyon-kadindan-sadece-9-milyonu-calisiyor/

13.10.2017 - Tüm dünyada kadınlar cinsel saldırı ile karşı karşıya Dünya genelinde kadınların en fazla toplu taşıma araçlarında cinsel saldırıya maruz bırakıldığı yapılan anketlerle ortaya çıktı. Saldırıların önemli bir bölümünün ise resmi kayıtlara geçmediği tahmin ediliyor. Toplum içerisinde cinsel saldırı, kadınların tüm dünyada karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri. BBC Türkçe’nin haberine göre, İngiltere’de yapılan bir ankete göre her 10 kadından 4’ü şehirde saldırı tehlikesi hissettiğini söylüyor.Bir diğer araştırmaya göre, Hindistan’ın Delhi kentinde her 10 kadından 9’unun cinsel saldırıya maruz bırakıldığı belirtiliyor.Cinsel saldırının en sık yaşandığı yerlerden biri toplu taşıma araçları olurken, Mexico City’de yapılan ankete göre, kadınların yüzde 90’ı kendilerini otobüslerde güvensiz hissettiklerini ifade ediyor. New York metrosundaki cinsel saldırı olaylarının yüzde 86’sının ise resmi kayıtlara geçmediği tahmin ediliyor.https://www.evrensel.net/haber/335141/tum-dunyada-kadinlar-cinsel-saldiri-ile-karsi-karsiya

18.10.2017 - Müftülüklere nikah yetkisi mecliste kabul edildi Kamuoyunda yoğun tepkilerle karşılanan, tasarının müftülüklere evlendirme yetkisi veren maddesi, mecliste yapılan konuşmaların ardından onaylandı.AKP tarafından “evlendirme memuru ihtiyacı olduğu” iddiasıyla gündeme getirildiği öne sürülen maddeye göre, müftülüklerde görevli müftü ve imamlara evlendirme yetkisi veriliyor.http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/kadin/haber/-/mueftuelueklere-nikah-yetkisi-mecliste-kabul-edildi/

22.10.2017 - Hollanda'da her yıl 134 bin kişi işyerinde tacize uğruyor Hollanda'da her yıl ortalama 134 bin kişinin işyerinde cinsel saldırıya uğradığı açıklandı.Hollanda Uygulamalı Bilimsel Araştırma Kurumu (TNO) tarafından yapılan ve BBC’nin aktardığı araştırmaya göre, Hollanda'da her 50 çalışandan biri, işyerinde cinsel saldırı kurbanı oluyor.https://www.evrensel.net/haber/335883/hollandada-her-yil-134-bin-kisi-isyerinde-tacize-ugruyor

22.10.2017 - Ev işçisi göçmen kadına şiddet: Her iş yaptırıldı, maaşı ödenmedi, evden atıldı Ev işçisi göçmen kadın, ödenmeyen ücretini isteyince yanında çalıştığı Necmi Çelik adlı kişi tarafından darp edilerek evden kovuldu. Durumdan haberdar olan EVİD-SEN ise evin önüne giderek eylem yaptı. İstanbul Mecidiyeköy'de çocuğuna dadılık yapan göçmen ev emekçisinin ücretini ödemeyen Necmi Çelik adlı kişi, ücretini isteyen S.Y adlı kadın emekçinin ücretini vermeyerek, önce hakaretler savurdu ardından darp edip kapı dışarı etti. Durumdan haberdar olan Ev Emekçileri Dayanışma Sendikası (EVİD-SEN) ise S.Y’nin kapı dışarı edildiği evin önünde eyleme başladı.
http://jinnews.com.tr/GUNCEL/content/view/67976

24.10.2017 - 15 milyon kız çocuğu erken evlilik kurbanı Dünya genelinde milyonlarca kız çocuğu evlendiriliyor Save The Children örgütü erken yaştaki evlilliklerin yol açabileceği korkunç sonuçlara karşı uyarıyor. Senegal'in başkenti Dakar'da düzenlenen uluslararası bir konferansta, dünya genelinde çocuk evliliklerinin durumu gözler önüne serildi. Konferans katılımcıları arasındaki çocuklara yardım örgütü Save The Children'ın Başkanı ve Danimarka eski başbakanı Helle Thorning-Schmidt, dünya genelinde yaklaşık 15 milyon kız çocuğunun evlendiğinde 18 yaşın altında olduğuna dikkat çekti. Thoning-Schmidt, "çocuk evliliklerinin korkunç sonuçları olabileceği" uyarısında bulundu. http://www.dw.com/tr/15-milyon-k%C4%B1z-%C3%A7ocu%C4%9Fu-erken-evlilik-kurban%C4%B1/a-41085503


Kapitalizm ve Eğitim


17.10.2017 - ‘Kayyım rektör’ün kısa tarihi: Erdoğan’dan bir yılda 33 atama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, KHK’yla yetkilendirildikten sonra bir yılda 33 rektör atadı. Erdoğan, 18 Ekim 2016’daki ‘Akademik Yıl’ açılış töreninde ‘yıkıcı bir süreç’ olarak tanımladığı rektörlük seçimlerinin kaldırılmasını istemişti. Bundan birkaç gün sonra, 29 Ekim 2016’da 676 sayılı KHK yayınlandı. KHK’yla 2547 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi değiştirildi. Bu madde, üniversitede seçim yapılmasını, seçilecek adaylar arasından da bir kişinin rektör olarak atanmasını öngörüyordu. Ancak madde şöyle değiştirildi: “Devlet üniversitelerinde rektör Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilecek, profesör olarak en az üç yıl görev yapmış üç aday arasından Cumhurbaşkanınca atanır.” Daha sonra buna vakıf üniversiteleri de eklendi. Diken’in cumhurbaşkanlığının internet sitesinde yer alan bilgilerden derlediğine göre Erdoğan KHK’nın ardından bugüne dek bir yılda 33 rektör atadı. http://www.diken.com.tr/kayyim-rektorun-kisa-tarihi-erdogandan-bir-yilda-33-atama/


Kapitalizm ve Çocuk


2.10.2017 - Tarım işçisi 15 bin çocuk okula 2 ay geç başlayacak Urfa’nın Siverek ilçesinde, tarım işçiliğinde çalışan 15 bine yakın çocuk, okula 2 ay geç başlayacak.90 bin öğrencinin eğitim ve öğretim gördüğü ilçede ekonomik sorunlar nedeniyle tarım işçiliği yapan ve okula gecikmeli başlayacak olan 15 bin öğrenci, ailesiyle birlikte halen il dışında bulunuyor.https://www.evrensel.net/haber/333955/tarim-iscisi-15-bin-cocuk-okula-2-ay-gec-baslayacak


5.10.2017 - 13 yaşında çocuğa cinsel istismar davasında itirafa rağmen ‘iyi hal’den tahliye! Bolu’da 13 yaşındaki kıza ‘cinsel istismar’ suçlamasıyla 12 yıl altı ay hapis cezası alan şahıs ‘iyi hal’ gerekçesiyle tahliye edildi.


10.10.2017 - Türkiye'de 15-17 yaş arasında çalışan 708 bin çocuk bulunuyor Çalışan her 5 çocuktan 4'ü kayıt dışı olarak çalıştırılıyor. Sokakta çalışmak zorunda bırakılan çocuklar hem fiziksel, hem de cinsel istismar açısından daha büyük risk altında. https://www.kamupersoneli.net/kamu-personelleri/rapor-yayimlandi-10-calisandan-biri-mobbinge-maruz-kaliyor-h37056.html


16.10.2017 - Güney Sudan’dan Uganda’daki mülteci kamplarına kaçanların yüzde 61’ini çocuklar oluşturuyor Los Angeles Times gazetesi açlık, tecavüz ve şiddet riskiyle karşı karşıya olan Güney Sudanlı çocukların şiddetten kaçmak için çoğunlukla tek başlarına son derece zorlu bir yolculuğa çıktıklarını yazdı. Habere göre çocuklar için Güney Sudan’da durum, savaştan önce de son derece kötüydü. Hükümet, bütçenin yarısından fazlasını orduya harcadığı için eğitim ve sağlık gibi sosyal hizmetlere ayrılan pay, çok kısıtlıydı. Çocuklar ortalama sadece beş yıl okula gidiyor, nüfusun büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. Ancak gazeteye göre şu anki durum çok daha vahim. Savaşın yeniden patlak vermesinden bu yana petrol üretimi ciddi ölçüde azaldı, ekonomi çöktü, enflasyon oranı ise yüzde 900’ü geçti. Bu nedenle Güney Sudan’dan Uganda’daki mülteci kamplarına kaçanların yüzde 61’ini çocuklar oluşturuyor. Yetkililere göre ailelerinin ya da başka çocukların öldürüldüğüne tanık olan çocuklar, aç ve susuz bir şekilde sınıra ulaştıklarında fiziksel ve psikolojik travmanın en ciddi belirtilerini gösteriyor. Çocukları mülteci kamplarında bekleyen en büyük risk ise salgın hastalıklar.


18.10.2017 - Türkiye’de 2 milyon çocuk işçi bulunuyor Resmi verilere göre çocuk işçi sayısı 709 bin. Ancak çıraklık eğitimi alan çocuklar bu sayının içerisinde değil. Çıraklık eğitimi adı altında çocukların çalıştırıldığı ortamda ise her hangi bir eğitimin olmadığı malum. Bu gerçeklik ile birlikte 2016’da 1 milyon 710 bini bulan çıraklık eğitimi alan çocukları da hesaba katarak DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’nın nisan ayında yayınladığı “Emek Araştırmaları/Türkiye’de Çocuk İşçi Olmak” raporuna göre, Türkiye’de 2 milyon çocuk işçi bulunuyor. Yine de bu sayıya 15 yaş altı ve tarımsal alanlarda mevsimlik olarak çalışan çocuklara ilişkin veriler bulunmadığını ve mesleki eğitim alan, özellikle turizm sektöründe uzun saatler çalıştırılan stajyerlerin dâhil olmadığını belirtmek gerekir. Toplamda ortaya çıkan tablo ise Türkiye’de en az 2 milyon çocuğun sermayenin kâr hırsı ile tezgâh başlarında, tarlalarda çalıyor oluşudur. AB ülkelerine göre çocuk yoksulluk oranı en yüksek olan ülke Türkiye’de, çalışan bu çocukların resmi verilere göre her 10’undan 8’i kayıt dışı.Son 5 yılda iş cinayetlerinde 260 çocuk yaşamını yitirdi.http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/sermaye-cocuk-iscilerin-kani-ve-emegi-uezerinde-yuekseliyor/


Kapitalizm ve Doğa

2.10.2017 - Çevre kirliliğine bağlı ölümler Çevre kirliliğinin, dünyada her yıl tüm savaşlar ve şiddetten daha fazla insanın ölümüne yol açtığı bildirildi. Sonuçları Lancet dergisinde yayımlanan, 188 ülke verilerinin değerlendirildiği 51 sayfalık rapora göre, 2015 yılında 9 milyon kişinin ölümü, çevre kirliliğiyle bağlantılıydı ve bu ölümlerin neredeyse tamamı, düşük ve orta gelirli ülkelerde görüldü.Raporda, çevre kirliliğine bağlı ölümlerin en fazla görüldüğü ülkelerin, sırasıyla Bangladeş, Somali, Çad, Nijer, Hindistan, Nepal, Güney Sudan, Eritre, Madagaskar ve Pakistan olduğu belirtildi.Ölümlerin, kirliliğin yol açtığı, bulaşıcı olmayan kalp rahatsızlığı, inme ve akciğer kanseri gibi rahatsızlıklardan kaynaklandığı da aktarıldı. Raporda, çevre kirlilliğinden en fazla etkilenenlerin yoksullar olduğuna, refah düzeyi yüksek ülkelerde de yine yoksul bölgelerde yaşayanların aynı oranda ölümlerle yüzleştiği belirtildi.

http://demokrasi44.com/2017/10/02/cevre-kirliligine-bagli-olumler/


2.10.2017 - Maden şirketlerine sınırsız özgürlük Yeni hazırlanan torba yasada maden aramalarında ÇED kaldırılırken, işletmeler içinse ÇED süresi 3 aya çekiliyor. Ayrıca, bir maden şirketinin orman sahası içinde yer alan maden alanlarının kullanımı kapsamında orman arazi bedeli veya herhangi bir bedel alınmayacakBir bölgenin ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) sürecinde o bölgenin 4 mevsim içinde nasıl bir ekolojik yaşam biçimlerinin var olduğu gözlenerek incelenmesi gerekir. Bir bölge, her mevsim birçok farklılık gösterir. Bir yıllık incelemeler sonrası en az birkaç yıl sürecek olan raporlamalar yapılır ve o bölgede bir iktisadi yapının olup olamayacağı sonucuna varılır. Bir ÇED raporunun en kötü haliyle 1 yıl içinde elde edilebileceği gerçeği ortadayken, AKP hükümeti bu süreçleri 3 ayla sınırladı. ÇED raporlarını hazırlayan firmaların matbu hale gelmiş, her bölge için aynı olan kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırladığı raporlar bakanlıklarca kabul görmekte.http://demokrasi44.com/2017/10/02/maden-sirketlerine-sinirsiz-ozgurluk/


5.10.2017 - Doğu Karadeniz şantiyeye dönüştü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Trabzon Bölge Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2017 yılının ilk altı ayında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde toplam bin 650 bina ve 15 bin 939 daire için yapı ruhsatı verildi. Bu da, bir önceki yılın aynı dönemine göre ruhsat verilen bina sayısında yüzde 15,3, daire sayısında ise yüzde 26 artış olduğu anlamına geliyor.http://demokrasi44.com/2017/10/05/dogu-karadeniz-santiyeye-donustu/


8.10.2017 - Melet Irmağı’nda balıklar susuzluktan öldü Ordu’da HES’lerin elektrik üretmesi için su tutulan Topçam Barajı’ndan yasal zorunluluk olmasına rağmen can suyu bırakılmayınca Melet Irmağı’na has binlerce balık susuzluk sebebiyle öldü. Karadeniz İsyandadır sitesinde yayınlanan haberde, özellikle Titan İnşaat’ın şantiyesinin bulunduğu Tenime mevkiinde ırmak zemininde kup kuru kayaların arasında binlerce balığın ters döndüğü görüldü. Topçam Muhtarı Yalçın Karabulut yaşananlara isyan etti. Suyu çalınan Melet Irmağı’na ‘can suyunun’ verilmediğini aktaran Topçam Muhtarı, “Bu kez kelimenin tam anlamıyla bir facia yaşandı''dedi.http://demokrasi44.com/2017/10/08/melet-irmaginda-bali-susuzluktan-olduklar/


10.10.2017 - Kapatıldıkça büyüyen taş ocağı Çeşme’nin Germiyan Mahallesi’nde köylülerin mera olarak kullandığı alanda kurulan Niyazi Ersoy Oğulları İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş.’ye ait Erkoç Kırma Taş Tesisi’nin üzerinden 37 yıl geçti. Bugüne kadar 5 defa kapatılan ve Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu iptal edilen tesisin sadece 2007’den bu yana ÇED raporu 3 defa mahkeme kararı ile iptal edilerek, 3 defa kapatıldı.En son 2014 yılında 25 hektarlık bir alanda faaliyet gösterirken kapatılan tesis, bugün 66 hektarlık alana yayılarak faaliyetini sürdürüyor.http://demokrasi44.com/2017/10/10/mahkeme-kapatiyor-tas-ocagi-buyuyor/


11.10.2017 - Monsanto bazı ‘bilim insanları’nı maaşa bağlamış Fransız Le Monde gazetesinde yayınlanan yazı dizisinde, Monsanto’nun maaşa bağladığı bazı bilim insanlarıyla ortaya koyduğu kirli ilişkilere yer verildi.GDO’lu tohumlarıyla dünyayı kasıp kavuran ve doğal tohumların genleriyle oynayıp yok eden dünya tekeli Monsanto, geçtiğimiz yıl Alman Bayer firmasına satılmıştıAmerika’da Monsanto’ya karşı, glisofattan zehirlenen 3 bin 500 kişi tarafından dava açılmıştı. Dava açanlar, ya kanser olduklarını ya da yakınlarının bu yüzden öldüğünü iddia etmişlerdi. Mahkeme, Monsanto’dan bu ilaçlarla ilgili (gizli de olsalar) bütün iç yazışmaları oldukları gibi teslim etmesini istedi. Böylece binlerce sayfalık şirket notları kamuoyuna açılmış oldu. Bu notlardan ortaya çıkan en çarpıcı nokta, Monsanto’nun bazı bilim insanlarıyla gizli anlaşmalar yapmış olmasıydı. Bu ‘bilim insanlarına’ glifosatın asla zararlı olmadığını ispatlayan ‘bilimsel’ araştırmalar yayımlatıldı. Bu ‘bilim insanları’ndan biri olan Henry Miller, Stanford Üniversitesi’nden bir profesör. Wall Street Journal’da ve New York Times’ta sürekli yazılar yazan biri. Miller, mahkemenin elindeki belgelere göre glifosatı zararsız gösterip savunan yazılara imza vermiş. Firmanın ileri gelen yöneticilerinden birinin yolladığı mesajlardan birinde bu tür ‘bilgin gruplarına’ gerekirse bir araştırma yazısının imzası için 250 bin dolar ödenebileceği belirtiliyor.


24.10.2017 - Amanos dağları’nı sermaye için köstebek gibi delik deşik ediyorlar Hatay’ın İskenderun, Altınözü, Kırıkhan, Dörtyol ve Erzin ilçelerinin Amanos Dağları kesimlerinde hali hazırda 30’a yakın taş ocağının faaliyette olduğu rakamsal olarak belirtilse de bunun saha gerçekliği ise 50’ye yakın taş ocağı olduğu. Zengin endemik bitki türleri ile bilinen Amanos Dağları’nı köstebek yuvasına dönüştüren onlarca taş ve mermer ocağı, bitki türlerinin de yok edilmesine yol açıyor. Teferruatı fazla olan taş ocağı ruhsatı yerine maden arama ruhsatı alan şirketlerin, denetimsiz ve sınırsız bir şekilde dinamit patlattığı öğrenildi.

http://demokrasi44.com/2017/10/24/amanos-daglarini-sermaye-icin-kostebek-gibi-delik-desik-ediyorlar/


25.10.2017 - 7 bin yıllık tarih katliamı Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesi, Şarkikaraağaç-Beyşehir karayolu üzerinde yürütülen yol genişletme ve kazı çalışmaları sırasında, 7 bin yıllık tarih yok edildi. Antalya Karayolları 13’üncü Bölge Müdürlüğü, ilgili kurum görüşü olmadan ihaleye çıkınca, ihaleyi kazanan firma bölgedeki en önemli tarihi değer olan 7 bin yıllık Araklı Höyüğü’nü yaptığı kazı çalışmalarıyla yok etti. İş makineleriyle yol çalışmasını yürüten görevliler, höyüğün içinde ve çevresinde dozerlerle 3-4 metrelik çukurlar açtı. Kepçelerle höyükten çıkarılan toprak ise, kamyonlara yüklenerek çevredeki boş arazilere atıldı. Bir süre sonra toprağın içindeki insan kemikleri, mezarlar, yazılı taşlar ve çiniler fark edildi.Neolitik çağa ilişkin eserlerin de bulunduğu höyükte kazı ve yarma çalışması yapıldığını öğrenilen bölgede detaylı inceleme başlatıldı. İncelemelerde toprak altından çıkan bütün eserlerin parçalandığı tespit edildi.http://demokrasi44.com/2017/10/25/7-bin-yillik-tarih-katliami/


27.10.2017 - Maden patronları çevre katlinin önünün tümüyle açılmasını istiyor Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) Madencilik Komitesi ve Taşocakçılığı Sanayi Komitesi üyelerinin yer aldığı maden patronlarının AKP’den istekleri kamuoyuna yansıdı. Maden patronları, kendilerine yük olarak gördükleri göstermelik engellerin kaldırılması ihtiyaçlarını dile getirdi. Yasalarda çevreyi bir nebze gözeten, iş güvenliği denetimini öngören kimi düzenlemelere ‘tepkili’ maden patronları, özetle “Bizim için esas olan kâr, çevre ve madencinin katledilmesi sadece teferruat” eksenlerini bir kez daha gözler önüne serdi. TÜPRAG Metal Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, “ruhsat alma izni” olarak özetlediği, kârlarını etkileyen çevre ile ilgili düzenlemelerden ‘rahatsızlığını’ şu ifadelerle dile getirdi: “İzinlerin alınmasında gerçekten çok uzunca bir süre sıkıntılar yaşandı. Maden ruhsatlarının çıkartılması konusundaki gecikmeler olduğu gibi maden ruhsatını aldıktan sonra almanız gereken başka izinler de var. Orman izni, mera izni, iş yeri açma izni ve benzeri.” Maden patronlarının ortak ruh halini yansıtan Mehmet Yılmaz “orman bedelleri”nin yüksek olduğundan da yakındı. “Orman bedelleri madenciliğin belini ciddi şekilde büküyor. Bir dönüm araziyi parasını verip satın aldığınız arazinin, orman olduğu takdirde ödediğiniz orman bedeli, arazi bedelinin 10 katını buluyor ve bunu her yıl ödüyorsunuz” ifadelerini kullanan maden patronu, bu endişesini dile getirerek adeta “Orman bedellerini indirin de, ormanı yakıp orman olma özelliğinden çıkarma uğraşına girmeyelim” demiş oldu.

http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/madenciyi-ve-cevreyi-katleden-maden-patronlari-daha-cok-kar-istiyor/


30.10.2017 - Atmosferdeki karbondioksit oranı 800 bin yılın zirvesinde Dünya Meteoroloji Örgütü’nden (WMO) bilim insanlarının yaptığı araştırma neticesinde; insan etkeni ve El Nino olarak adlandırılan iklim döngülerinin karbondioksit oranını 800 bin yıldır görülmeyen oranda arttırdığı açıklandı.2016 yılında ortalama karbondioksit salınım yoğunluğu, bir milyon partikül içinde 403,3 seviyesine yükseldi. Bu oran 2015'te 400 seviyesindeydi. WMO küresel atmosfer izleme programı başkanı Oksana Tarasova, bu artışın son 30 yılda gözlenen en büyük artış olduğunu vurguladı.http://www.kizilbayrak12.net/ana-sayfa/duenya/haber/-/atmosferdeki-karbondioksit-orani-800-bin-yilin-zirvesinde/