Sınıf Gündemi (Sayı 11)


Sermaye Devleti


3.8.2017 - İHD: 357’si ağır bin 25 hasta tutsak var İnsan Hakları Derneği (İHD) hasta tutsaklara ilişkin basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Merkezi’nde yapılan açıklamada konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, cezaevlerinde 357’si ağır olmak üzere toplam 1025 hasta tutsağın olduğunu söyledi.


3.8.2017 - Hrant Dink davasında tahliyeler Samast’la fotoğraf çektiren sanıklara tahliye Hrant Dink’in katledilmesine ilişkin, iki dosyanın birleştirilerek süren 85 sanıklı davanın 55. duruşması bugün noktalandı. 4 gün süren duruşmada bugün savcılığın mütalaasının ardından mahkeme ara kararını açıkladı. Dink’i katleden sermaye devletinin tetikçisi Ogün Samast ile çekilen fotoğrafta yer alan, tutuklu sanıklardan Birol Ustaoğlu, Murat Bayrak, Atilla Güçlüoğlu ve Yüksel Avan tahliye edildi. bit.ly/SG11-1

7.8.2017 - Sosyal medya üzerinden, son bir ayda 525 gözaltı İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar sebebiyle bir ay içerisinde toplamda 525 kişi gözaltına alınırken 9.609 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapıldı. bit.ly/SG11-2

9.8.2017 Savunma hakkını yasaklamaya hazırlanıyorlar Adalet Bakanlığı’nın ağır ceza başsavcılıklarına gönderdiği talimatta “örgüt suçları, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar ve terör suçlarından şüpheli sanık ve hükümlü olanların müdafilik veya vekillik görevi üstlenen avukatların” 2 yıla kadar davadan uzaklaştırılması için adım atılmış oldu. Talimatta ayrıca müdafilikten uzaklaştırılan avukatın müvekkilini başka davalar nedeniyle dahi olsa ziyaret edemeyeceği de yer alıyor. bit.ly/SG11-3

12.8.2017 - Polis işkenceli gözaltıda Berkin Elvan'ın annesinin kolunu kırdı #NuriyeSemihYaşasın sloganıyla Kadıköy Süreyya Operası önünde yapılmak istenen eyleme saldıran polis, aralarında Berkin Elvan'ın annesi ile ablasının da bulunduğu 13 kişiyi işkence ile gözaltına aldı, Gülsüm Elvan'ın kolunu kırdı. Gülsüm Elvan'a özellikle işkence yapıldığı, Hastaneden çıkarır çıkarmaz gözaltındakilerin yere yatırılıp yüzlerinin yere betona sürüldüğü, bastırarak ezildikleri ve İşkenceci Polislerin, Gülsüm Elvan'ın sol kolunu kırdıkları öğrenildi. Gözaltına alınanlara, şayet ''darba uğramadık'' diye tutanak imzalarlarsa, hastaneye götürülmeden Emniyetten salıverecekleri teklifi yapıldığı, boyun eğmedikleri için Emniyete götürüldükleri, polisin gözaltındakileri hemen serbest bırakmaması için Nöbetçi Savcıya baskı yaptığı öğrenildi. bit.ly/SG11-4

16.8.2017 - Tarsus T Tipi’nde süresiz, dönüşümsüz açlık grevi! Tarsus T tipi’nde yaşanan baskı, işkence ve hak ihlallerine karşı 12 kadın tutsak bugün itibarı ile süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı.

19.8.2017 - Hapishanelerde taciz ve baskılar devam ediyor Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret eden Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Avukatı Bünyamin Şeker, kadın ve erkek tutukluların darp edildiği, işkenceye maruz kaldığı, süngerli odaya atıldığı ve kadın tutukluların erkek gardiyanlar tarafından taciz edildiğini aktardı.

20.8.2017 - Sokağa çıkma yasağında dünya rekoru Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) raporuna göre son 2 yılda 11 il ve 45 ilçede 252 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Diyarbakır’ın merkezindeki Sur ilçesinde ilk yasak, 6 Eylül 2015’te ilan edildi. Yasak defalarca birer gün süreyle uzatıldı. 11 Aralık 2015’te surların çevresindeki mahallelerde yeniden ilan edildi. TİHV raporuna göre Sur yasağı bir yılı geçti. Bu bir dünya rekoru olarak niteleniyor. Rapora göre; 2014 nüfus sayımı verileri esas alındığında en az 1 milyon 809 bin kişi; özgürlük, özgürlük ve güvenlik hakkı, özel ve aile hayatına saygı hakkı, toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, din özgürlüğü, bilgi alma ve verme özgürlüğü, mülkiyetin korunması hakkı, eğitim hakkı, işkence ve insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı, yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü hakkı olmak üzere en temel hakları ihlal edilerek yasaklardan etkilendi. Süresiz veya gün boyu olmak üzere Diyarbakır’da 136, Mardin’de 42, Hakkâri’de 21, Şırnak’ta 13, Bitlis’te 12, Bingöl’de 7, Muş’ta 7, Tunceli’de 6, Batman’da 5, Elazığ’da 2, Siirt’te 1 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

21.8.2017 - OHAL Komisyonu’na başvuru 57 bini aştı OHAL/KHK saldırılarıyla kamudan ihraç edilenlere tek adres olarak gösterilen OHAL Komisyonu’na başvuru sayısı 57 bin 500 civarına ulaştı. Başvuruların 100 bini aşmasının beklendiği ifade edildi. Ayrıca KHK’larla kapatılan 5 bin civarındaki dernek, vakıf, sendika, özel sağlık ve eğitim kurumlarından da 233 tüzel başvuru yapıldığı belirtildi. 7 kişiden oluşan komisyon, başvuruları 17 Temmuz’dan itibaren almaya başladı. Son başvuru tarihi ise 14 Eylül olarak açıklandı. Komisyonun toplantı ve karar yeter sayısının 4 olacağı ve üyelerin çekimser oy kullanamayacağı belirtildi. Burada alınan kararların Devlet Personel Başkanlığı’na ve ilgili kurumlara bildirileceği, karara HSK tarafından belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabileceği belirtildi.

22.8.2017 - Sermayenin adalet bakanı: Berfo Ana öldü davayı düşürün Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül’den sonra işkencede katledilmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülen davada sermaye devleti tarafından “savunma” yapıldı. “Savunma”da, anne Berfo Kırbayır’ın davayı açtıktan iki yıl sonra öldüğü, varislerinin ise davayı sürdürme yönünde niyetlerini gösteren bir belge olmadığı iddia edildi.

24.8.2017 - “Taşeron işçilerine kadro” yalanı devam ediyor Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, taşeron çalışmayı “kaldıracakları” vaatlerini yineledi. Bugün iş yerlerinde yasal olarak “ana işlerde taşeron işçisi çalıştırılamaz” dense de kamu ve özel sektörde taşeronluk sistemi yaygın bir şekilde uygulanıyor. Ayrıca yasal hale gelen kiralık işçilik uygulaması da emekçilerin daha sefil koşullarda sömürülmesinin ve patronların daha fazla kâr etmesinin önünü açıyor.

24.8.2017 - Türkiye’deki ‘ÖGB ordusu’ büyüyor İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı bilgilere göre, 2011’de 147 bin 474 olan fiilen çalışan özel güvenlik sayısı son rakamlara göre yüzde 92 artarak 284 bin 399’a çıktı. Böylece özel güvenlik ordusu, 261 bin personeli olan Emniyet Genel Müdürlüğü’nü geçti. http://bit.ly/SG9-11

 26.8.2017 - İki yılda 448 yargısız infaz İHD Amed Şubesi “Çatışmalı ortam” raporunda, 24 Temmuz 2015 tarihinden bu yana 448 sivil yurttaşın yargısız bir şekilde infaz edildiği aktardı.

28.8.2017 - Otopsi raporu “Hamza Kaçmaz öldürüldü” diyor Antalya E Tipi Kapalı Hapishanesi'nde 15 Ağustos’ta “çamaşır ipiyle kendisini astığı” iddiasıyla hastaneye kaldırılan 21 yaşındaki Hamza Kaçmaz, tedavi gördüğü hastanede 20 Ağustos’ta yaşamını yitirdi. Özgürlükçü Demokrasi’nin haberine göre, Hamza Kaçmaz, denetimli serbestlik yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle yeniden tutuklandı. Tahliyesine yaklaşık dört ay kalan Kaçmaz'ın amcası Abdulbahri Kaçmaz, Hamza'nın aynı hapishanedeki kuzenini telefonla arayarak “Hamza cezaevinde gardiyanlar tarafından oluşturulmuş ‘Yıkım Ekibi’ tarafından ağır bir şekilde darp edildi. Durumunu bilmiyoruz; ölmüş de olabilir” dediğini aktardı. Hapishane idaresi ise Kaçmaz’ı “kendini çamaşır ipiyle astı” diyerek rapor hazırlayıp hastaneye gönderdi. Ancak Kaçmaz'ın ön otopsi raporu öldürüldüğünü ortaya çıkardı. Raporda “Vücudun genel olarak şiş ve ödemli olduğu, ağız ve burundan yoğun kanlı ödem sıvısı geldiği görüldü. Vücudunda tedavileri ile birlikte her iki bel bileğinde aralıklı halkalı şekilde (kelepçe uygulaması ile oluşabilir özellikte) ekimozlar olduğu, kulakların, dudakların, tırnak yataklarının siyonize oldukları görüldü.” şeklinde bulgulara yer verildi. http://bit.ly/SG9-4

 

Türkiye Gündemi


18.8.2017 - Erdoğan'dan Almanya'daki Türklere: O partilere oy vermeyin Cuma namazı çıkışı konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'da yaşayan Türkiye vatandaşlarına 'Türkiye düşmanlarına oy vermeyin' dedi.

25.8.2017 - En son KHK’larla Mit’e yeni yetkiler verildi, tutukluluk süresi 7 yıla çıkarıldı, Özel Harekat ve Emniyet’e binlerce yeni kadro tahsis edildi, çok sayıda demokratik basın kuruluşu kapatıldı 694 sayılı KHK ile; * Milletvekillerine seçimler öncesinde ya da sonrasında işlediği suçlardan soruşturma açılabilecek. * MİT müsteşarının tanıklığı cumhurbaşkanının iznine bağlandı. * Milli Savunma Bakanlığı ve TSK’da görev yapan personele ilişkin istihbarat hizmetleri MİT tarafından yürütülecek. * MİT müsteşarının başkanlığını yürüttüğü Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu’na, cumhurbaşkanı başkanlık edecek. * Adalet Bakanlığı, hakim ve savcılara satışı yapılmak üzere, herhangi bir kurumdan onay almadan; yurt dışından fon ve vergi ödemeden silah ithali yaptırabilecek. * Özel Harekat Daire Başkanlığı’na 3004, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne de 29 bin kişilik kadro tahsis edildi,  * Tanımı değiştirilmese bile, pratikte ağır ceza haline gelen tutukluk süresi 7 yıl oldu. Öte yandan, 693 sayılı KHK ile toplam 928 kişi kamu görevinden çıkartıldı  Böylece toplam 928 kişi kamu görevinden çıkartıldı. Diyarbakır merkezli basın kuruluşları Dihaber ajansı, Gazete Şujin ve Rojeva Medya Gazetesi kapatıldı.


26.8.2017 - "Suçsuz olsan da okuluna dönemezsin" Hükümet üniversitelerdeki ihraç ve yapısal dönüşüm hamlesine bir yenisini daha ekledi. Yeni KHK’lar kapsamında üniversitelerden ihraç edilen akademisyenler için göreve iade kararı verilse de kendi üniversitelerine dönüşü engellenerek ikinci mağduriyet yaratıldı. http://bit.ly/SG9-81

28.8.2017 - 'MİT'ten sonra Basın Yayın ve Diyanet Beştepe'ye bağlanacak' Habertürk Yazarı Nagehan Alçı, MİT'ten sonra başbakan yardımcılarına bağlı kurumların yavaş yavaş Cumhurbaşkanlığı'na bağlanacağını yazdı.

29.8.2017 - Dini nikah resmileştiriliyor Resmi nikâh kıyma yetkisinin belediye memurları ve muhtarlar dışında il ve ilçe müftülerine de verilmesine yönelik kanun tasarısı, TBMM gündeminde görüşülmeyi bekliyor. Habertürk’ten Bülent Aydemir’in haberine göre, tasarı yasalaştıktan sonra çıkarılacak uygulama yönetmeliğiyle müftü nikâhının kıyılmasına ilişkin yöntem ve usuller belirlenecek. Yönetmelik çıkarıldıktan sonra evlenme başvurusu yapan çiftlere, “Nikâhınızı müftünün mü, belediye memurunun mu kıymasını istiyorsunuz?” diye sorularak tercihli bir form doldurmaları istenecek. http://bit.ly/SG9-79

30.8.2017 - OHAL’de cezaevleri dolup taştı Adalet Bakanlığı,15 Haziran itibarıyla cezaevlerinde 85 bin 105 tutuklu,139 bin 773 hükümlü olmak üzere 224 bin 878 kişinin bulunduğunu açıkladı. Tüm cezaevlerinin kapasitesi 202 bin 676 kişi olduğu düşünüldüğünde en az 22 bin 202 tutuklu ve hükümlü yerlerde yatmak durumunda kalıyor.

 

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş


1.8.2017 -  Ezidi kampları boşaltılıyor Diyarbakır’da Şengal’den gelenlerin kaldığı kampın boşaltılmasının ardından Mardin Midyat’taki AFAD kampına yerleştirilen yaklaşık 200 Ezidinin kampı terk etmeleri istendi. Mardin’in Midyat ilçesinde bulunan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) kampına yerleştirilen yaklaşık 40 aileden oluşan 200 kişiye kampı terk etmeleri için 3 gün daha süre verildi. http://bit.ly/SG9-14

7.8.2017 - Şemdinli’de asker ve polis köylülere işkence yaptı Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı 2 bin nüfuslu Altınsu (Şapatan) köyünde dün gece asker ve polisin katılımıyla başlatılan operasyonda 1 özel hareket polisinin yaşamını yitirmesinin ardından köy ablukaya alındı. 36 köylü işkence yapıldıktan sonra gözaltına alındı. Köy giriş ve çıkışlara kapatılırken, gözaltına alınanlara yönelik işkence ilçe karakolunda da sürdü. Dihaber’in haberine göre, vücutlarında işkence izi görülen 36 kişiden 20'si karakoldaki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 16 kişi ise hala gözaltında tutuluyor. Daha önce camii minaresine MOBESE'lerin takıldığı ve sürekli baskınların adresi haline gelen köyde yaşayanlar sık sık ölümle tehdit ediliyor. http://bit.ly/SG9-25

10.7.2017 - Êlih bu kez de bahisçilerin kıskacıda Devlet tarafından psikolojik savaşın bir parçası olarak yürütülen ve son zamanlarda da ortaya çıkan fuhuş çetesinin birçok çocuğu sistematik cinsel istismara maruz bıraktığı Êlih’te, bu kez de aralarında AKP ve MHP’ye yakınlığı ile bilinen isimlerin olduğu iddia edilen bir bahis çetesinin varlığı ortaya çıktı. Êlih’in farklı mahallelerinde özellikle yurtsever ailelerin çocuklarını hedef alan çetenin 200’e yakın sabit ve seyyar bahis oynama bayileri olduğu iddia ediliyor. İnternet üzerinden de 10’a yakın bahis sitesi olduğu öğrenilen çetenin, fuhuş ve uyuşturucu çeteleriyle de organize bir şekilde bu psikolojik savaş politikasını yürüttüğü ortaya çıktı. AKP’ye yakınlığı ile bilinen Hüseyin E. ile MHP’ye yakınlığı ile bilinen ve aynı zamanda 7 Haziran ve 1 Kasım 2016 seçimlerinde Batman Milletvekili adayı olan Edip A.’nın işlettiği bir internet kafe üzerinden bu işin yürütüldüğü iddia ediliyor. En küçüğünün 9 yaşında olduğu öğrenilen bu çocuklar ve gençler için yürütülen politika ise, önce bahis oynamaya sürüklenmeleri ve borçlandırılmaları, ardından da çeteye dahil edilmeleri şeklinde yürütülüyor. ÊLIH/ŞÛJIN

23.8.2017 - Çavuşoğlu, Erbil'den referandumun iptalini istedi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Federal Kürdistan'ın bağımsızlık referandumu için 'Beklentimiz bu talepten vazgeçmeleridir' dedi.

24.8.2017 - Bahçeli: Güney Kürdistan'daki referandum savaş sebebi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin referandum kararına ilişkin 'savaş sebebi sayılmalı' dedi.

25.8.2017 - Başbakan Yıldırım: Kuzey Irak referandumu savaş nedeni olmaz Başbakan Binali Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Kuzey Irak'taki referandum kararı konusunda "Savaş sebebi sayılmalıdır" çıkışına, "Savaş devletle devlet arasında olur. Biz bunları devlet olarak tanımıyoruz" karşılığını verdi. http://bbc.in/2wGVQEN

26.8.2017 - TSK Rojava’da Kürt köylerini bombalamaya devam ediyor Kürt halkının Rojava’da elde ettiği kazanımlarına tahammül edemeyen Türk sermaye devleti, “PYD/YPG” demagojisiyle Kürt köylerine yönelik bombardımanlar ve sınıra askeri sevkiyatlarla saldırganlığını sürdürüyor. Cerablus’ta işgalini sürdüren TSK güçleri, konuşlandıkları Ezaz ve Kilcibrîn’den, Şera ilçesine bağlı köyleri bombaladı. Bombardımanda Baflûnê, Elqemiyê, Merenaz, Keştear, Eyn Deqnê ve Beylûniyê köylerinin hedef alındığı bildirildi. Öte yandan Efrîn’le sınırı bulunan Kilis iline de askeri sevkiyatlar yapıldı. Sevkiyatlarda 6 obüs ve 4 zırhlı personel taşıyıcı Suriye sınırındaki 3. Hudut Tabur Komutanlığı’na götürüldü. Obüslerin sınıra konuşlandırılacağı kaydedildi. http://bit.ly/SG9-80

26.8.2017 - Afrin sınırına yığınak yapılıyor Afrin sınırına obüs ve ZPT sevkiyatı Afrin’e komşu olan Kilis'e, batı illerinden 6 obüs ve 4 zırhlı personel taşıyıcı sevk edildi. Obüsleri taşıyan çekiciler ile zırhlı personel taşıyıcılar, güvenlik önlemleri eşliğinde Suriye sınırdaki 3’üncü Hudut Tabur Komutanlığı’na götürüldü. Obüslerin, sınır hattında konuşlandırılacağı belirtildi.(DHA)

27.8.2017 - Nusaybin’de katledilen 28 kişinin cenazesi ailelerine verilmiyor Sermaye devletinin Nusaybin’de katlettiği ve kimsesizler mezarlığına gömülen 28 kişinin cenazesi, “adresleri kayboldu” iddiasıyla ailelerine verilmiyor, cenazelerin isimleri açıklanmıyor. http://bit.ly/SG9-6

27.8.2017 - TSK, Kobanê topraklarında duvar örme girişimi  ANHA’da yer alan habere göre, bugün öğlen saatlerinde TSK güçleri, Kobanê’nin 15 km batısındaki Boban köyünde sınırı işgal ederek duvar ördü. YPG-YPJ güçlerinin bu girişime karşılık vermesiyle askerler geri çekildi. Öğleden sonraki saatlerde ise işgalci TSK güçleri Kobanê’nin 20 km batısında yer alan ve Süleyman Şah türbesinin bulunduğu Aşme Köyü sınırı üzerinde duvar örmeye başladı. Köy halkı TSK güçlerinin köyü boşaltmaya ve sınırı duvarla kapatmaya çalıştığını söyledi. TSK’nın sınırı 500 metre aştığı ifade edilirken bölgede köylülere ait tarlaların bulunduğu kaydedildi. TSK’nın girişimine YPG-YPJ güçlerinin karşılık vermesinin ardından askerler duvar inşasını durdurdu.

28.8.2017 - Kürdistan’da Eğitim Sen üyesi 682 emekçi sürgün edildi OHAL/KHK saldırılarıyla KESK üyesi emekçiler ihraç edilmeye devam ediyor. Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada Urfa’da 367, Diyarbakır’da 264, Antep’te ise 51 Eğitim Sen üyesinin sürgün edildiği belirtildi.

28.8.2017 - Sur'da “kentsel dönüşüm” talanına karşı direniş sürüyor Sur’da kirli savaşın bir parçası olarak hayata geçirilen “kentsel dönüşüm” talanıyla yıkım sürüyor. Kürt halkı ise yıkım karşısında evlerini terk etmeyerek direnişine devam ediyor. Sermaye devleti Sur talanını gerçekleştirmek için Alipaşa ve Lalebey mahallelerini TOMA ve çevik kuvvet ekipleriyle ablukaya almıştı. Mahallelerde fiili bir sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Sokağa çıkabilmenin tek koşulu, evinin yıkılması için evi terk etmek biçiminde oluyor. Haftalardır mahallelerin elektrik ve suları kesilmiş durumda. Mahalle sakinleri sokağa çıkamadıkları için gıda ihtiyaçlarını da karşılayamıyorlar. Sermaye devleti tarafından bu sağlıksız koşullara mahkum edilen emekçiler, salgın hastalık riskiyle de karşı karşıya bulunuyor. http://bit.ly/SG9-5

30.8.3017 - Kürdistan’da sürgün sayısı 1000’e çıktı Kürdistan’da Eğitim Sen üyesi yaklaşık 1000 öğretmen okulların açılmasına günler kalan sürgün edildi. Öğretmenlere hangi kentlere gideceğinin bile söylenmediği, sadece sürgün kararının telefonla bildirildiği öğrenildi.http://bit.ly/SG9-35

30.8.2017 - TSK Kürdistan ormanlarını yakmaya devam ediyor Dêrsim’de iki hafta süren ve 550 hektar alanın küle dönmesine neden olan yangınlara her gün bir yenisi ekleniyor. Son olarak 1 hafta önce Mêrdin’de Ömeryan Dağları’nı ateşe veren jandarmaya karşı köylüler 1 haftadır direniyor. Yangına tepki gösteren Nisêbîn’e (Nusaybin) bağlı Cali (Çalı) köyünden Hanım Akbudak, orman yangınlarının amacının köylere dönüşleri engellemek ve halkı yeniden göçe zorlamak olduğunu söyledi. Öte yandan, Şirnex’te de (Şırnak) askerlerin attığı top atışları sonucu Cudi Dağı’nda yangın çıktı. Şax, Hebler, Gire Çolya, Hesana, Aynega ve Sorbitme alanlarında çıkan yangınlardaki alevler Cizîr ve Silopiya kent merkezinden de görülüyor. Yangınlar yüzünden çok sayıda ağaçlık alanın küle döndüğü belirtildi. Yangının çıktığı alanlar daha önceden valilik tarafından yasaklı bölge ilan edildiği için yurttaşların müdahale etmesine de izin verilmiyor. Aynı alanlarda daha önce de defalarca top atışları ve F-16’ların bombardımanı sonucu yangın çıkmıştı.http://bit.ly/SG9-55

30.8.2017 - Erdoğan'dan Rojava'ya tehdit Erdoğan, 30 Ağustos’un 95. yıl dönümünde resepsiyonda yaptığı konuşmada Fırat Kalkanı Harekatı’nı hatırlatarak “Aynısını yapmaya hazırız” dedi. Erdoğan konuşmasında ayrıca “Özellikle Suriye ve Irak’ta milletimizin geleceğini ilgilendiren hiçbir konuda geri adım atmayacağız” ifadesini kullandı.


30.8.2017 - Rus askerleri YPG'ye destek için Afrin'e konuşlandı Rusya ordusuna bağlı askerler, dün Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin ve Şehba bölgesine konuşlandı. YPG, Rus askerlerinin askeri gözlem yapacağını ve kendileri ile birlikte Şehba ve Afrin’in güvenliğini sağlayacağını açıkladı. Suriye İnsan Hakları Örgütü ve bölgeden Kürtçe yayın yapan internet siteleri, Rus ordusuna bağlı askerlerin YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri’nin denetiminde bulunan Şehba bölgesindeki Tel Rıfat kasabasına konuşlandığını duyurdu. Bölgeye konuşlanan Rus askerlerinin görüntü ve fotoğrafları da paylaşıldı. Afrin’in güney batısında yer alan Tel Rıfat kasabası, 2016 yılının Şubat ayında DSG güçleri tarafından ÖSO’nun elinden alınmıştı. Bölgede geçen Haziran ayından beri zaman zaman ÖSO ile YPG güçleri arasında çatışmalar yaşanıyor. YPG Rus askerlerinin bölgeye yerleşmesi ile ilgili yaptığı açıklamada, “Askeri gözlem yapacak olan Rus güçlerinin görevi YPG birlikte Şehba ve Efrin’in güvenliğini sağlamak olacaktır” denildi. (DHA)

 

Halk İçin Ekonomi


1.8.2017 - Sosyal medya borçları nedeniyle organlarını satanların ilanlarıyla dolu Sosyal medyadan yasadışı yollarla organlarını satışa çıkaranlar pazar oluşturdu. İlanlara yazılan cevaplar ve kıyasıya pazarlıklar vahameti gözler önüne serdi. Hukukçular ise "Bu suçtur" dedi ve ekledi: "İnsan vücudu herhangi eşya gibi satılamaz" Zonguldaklı gündelik işçi Ş.A. SABAH'a "İki çocuğum var, çok zor durumdayım, 100 bin lira borcum var başka çarem yoktu mecbur kaldım. Yoksa bir insan nasıl böyle bir şey yapabilir. Amacım borçlarımdan kurtulup bir an önce huzura kavuşmak" dedi. (sabah.com.tr)


2.8.2017 KOBİ'lere kredi desteği 500 milyar liraya dayandı AA muhabirinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlediği bilgilere göre, Haziran 2017 itibarıyla KOBİ kredileri bazında en fazla artış küçük ölçekli işletmelere verilen kredilerde yaşandı. Küçük ölçekli işletmelere kullandırılan kredi tutarı, haziran sonu itibarıyla bir yılda yüzde 20,5 artarak 162,5 milyar liraya ulaştı. Söz konusu dönemde toplam krediler içinde en fazla payı ise yüzde 39,9 ile orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan krediler aldı. Orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı, haziran sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 19,8 artarak 193,7 milyar liraya yaklaştı. Mikro işletmelere kullandırılan krediler de söz konusu dönemde yüzde 20,4 artarak 130 milyar liraya dayandı. http://bit.ly/SG9-84

3.8.2017 En zengin yüzde 30, kalan yüzde 70 kadar harcama yapma olanağına sahip  En yoksul yüzde 10'luk grup, harcamasının yaklaşık üçte ikisini gıda ve alkolsüz içecekler ile konut ve kira için yapıyor. Bu iki harcama grubunun payı, gelir arttıkça azalıyor. En yoksul yüzde 10'luk grup harcamasının yüzde 30.9'unu gıdaya ayırırken, en zengin yüzde 10'luk grupta bu oran yüzde 12.7'ye iniyor. En yoksul yüzde 10, harcamasının yüzde 30.9'unu gıdaya ayırmakla birlikte toplam gıda harcamasından ancak yüzde 5.7 pay alabiliyor. Ama diğer yandan en zengin yüzde 10'un gıdaya ayırdığı yüzde 12.7 karşısında toplam gıda harcamasından aldığı pay yüzde 14.7'yi buluyor. Yani en zengin yüzde 10, daha az pay ayırıyor olmakla birlikte en yoksul yüzde 10'a göre çok daha fazla gıda harcaması yapıyor. En yoksul yüzde 10'luk grubun en yüksek aylık ortalama geliri 2016 yılı itibariyle 1.326 lira düzeyinde. En zengin yüzde 10'luk grubun en düşük aylık ortalama geliri ise 6.808 lira. Hanelerin en zengin yüzde 10'u, harcamaların yüzde 22.5'ini gerçekleştiriyor. Bir başka ifadeyle hanelerin en zengin yüzde 10 dışındaki yüzde 90'ına yüzde 77.5'lik bir harcama kalıyor. Hanelerin en zengin yüzde 30'u, kalan yüzde 70 kadar harcama yapma olanağına sahip. Bir başka gösterge olarak şunu aktaralım: En zengin yüzde 10 toplam harcamanın yüzde 22.5'ini yapıyor. En yoksul yüzde 40'ın toplam harcaması da aynı düzeyde, yüzde 22.6. (Dünya Gazetesi, İsmet Özkul)

5.8.2017 - Türkiye, ülkelerin işsizlik ve enflasyon oranlarını baz alarak hazırlanan ‘sefalet endeksi’nde altıncı oldu Sözcü’den Engin Esen’in haberine göre, 748.3 puan açık ara önde olan Venezuela’yı 32.8 puanla Güney Afrika, 31.1 puanla Arjantin, 26.1 puanla Ukrayna takip etti. Beşinci sırasında Yunanistan’ın bulunduğu 65 ülkeli listenin altıncı sırasında ise Türkiye var. ‘Ekonomik kriz’in etkisi son dönemde iyiden iyiye hissedilirken, Başbakan Binali Yıldırım hükümetin öncelikli programının ekonomi olduğunu söylemişti. (diken.com.tr)


7.8.2017 - Yılın ilk yedi ayı Türkiye’ye gelen yabancı yatırımda patlama yaşandı “Özellikle 2017’nin 7 aylık döneminde sıcak parada tam bir patlama yaşandı. Bu dönemde sıcak para stoku 30.3 milyar dolarlık artışla 80.7 milyar dolardan 111 milyar dolara yükseldi. Artış oranı ise yüzde 37.5 düzeyinde. 111 milyar dolarlık sıcak para stoku aynı zamanda Mayıs 2015 sonrasının en yüksek düzeyinde. - Hisse senetlerinde bu yıl net bazda 2 milyar dolara yakın alım yapan yabancıların toplam stoku 52.6 milyar dolara yükseldi. 7 aylık dönemde meydana gelen 17 milyar dolarlık artışın 15 milyar doları ise borsanın yükselmesinden ve kurun değişiminden kaynaklandı. - Yabancılara ait devlet iç borçlanma senetleri de 27.6 milyardan 34.2 milyar dolara yükseldi. 7 aylık artış 6.6 milyar dolar veya yüzde 23.7 düzeyinde. Yurtiçi yerleşiklerin finansal varlıklarındaki büyüme ise enflasyonun üzerinde olmaya devam ediyor. 7 ayda 153 milyar veya yüzde 9 artan finansal varlık toplamı 1 trilyon 787 milyar liraya yükseldi. Son bir yıllık artış ise tutar olarak 287 milyar lira ile yüzde 19 düzeyinde. Dolayısıyla burada enflasyonun 10 puan üzerinde veya bir katı kadar artış söz konusu. Artışın bir bölümü getiriden kaynaklı, faiz getirisi ve borsada değer artışı gibi. Bir kısmı da yeni tasarruflardan. - Yurtiçi yerleşiklerin tasarruf artışı en çok döviz mevduat yoluyla oldu. Son bir yıllık döneme baktığımızda 287 milyar liralık toplam artışın 125 milyarı döviz hesaplarının artışından geliyor. Yani yarıya yakını. TL mevduat artışı ise 107 milyar lira. Ancak yüzdesel artış olarak döviz yüzde 28, TL mevduat yüzde 14 ile onun yarısı kadar. Yani tasarruflar daha çok döviz üzerinden büyümüş.” (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)


8.8.2017 - ‘Asgari ücretlinin satınalma gücü, 53 gıda maddesinde düştü’ Tüketici Hakları Derneği 2016 ve 2017 yıllarının Temmuz dönemlerindeki gıda fiyatları artışı ile asgari ücretli, çalışan memur, işçi ve emeklilerin maaş artışlarını kıyasladığı bir çalışma hazırladı.Genel Başkan Turhan Çakar’ın paylaştığı çalışmada, son bir yıllık gıda enflasyonunun maaş artışlarının üzerinde olduğu, asgari ücretlinin 53 gıda maddesinde satın alma gücünün düştüğü, asgari ücretlinin maaş artışının gıda artışını bile karşılayamadığı, yoksulun gıda enflasyonunun resmi enflasyonun üzerinde olduğu ortaya konuldu. Çakar, tüketicilerin dengeli beslenebilmesi için gerekli olan gıda maddelerindeki artış oranlarının resmi gıda enflasyonunun üzerinde olduğuna dikkat çekerek, temel gıda maddelerindeki fiyat artışının asgari ücretli, çalışan memur, işçi ve emeklilerin maaş artışlarının üzerinde olduğunu söyledi. http://bit.ly/SG9-69

9.8.2017 - Vergi rekortmeni Botaş'ın adı neden gizleniyor? Maliye Bakanlığının yayınladığı ‘vergi rekortmenleri’ listesinin ilk 10 sırasında 8 banka ve 2 kamu kurumu yer aldı. Listede adı gizlenenlerden biri olan ve ilk sırada yer alan ‘vergi rekortmeninin’ ise kamu kuruluşu BOTAŞ olduğu ortaya çıktı. BOTAŞ’ın ardından 8 banka en çok vergi veren kurumlar oldu. Evrensel yazarlarından Prof. Dr. İzzettin Önder konuyu değerlendirdi. Önder, “Eğer yarın özelleştirmeye tabi tutulacaksa, özelleştirme yandaş ya da seçime hazırlanırken yabancılarla ilişkiyi düzeltmek için, biraz da ucuza aktarmaya niyetliler ise birisi kalkıp da ‘Zaten şu kadar vergi ödüyordu, bu satış dilimi verginin çok altında aktarım bedeli’ demesinler diye, bir koz ellerine geçirmemek için açıklamamış olabilir” dedi. BOTAŞ’ın 2015 yılında doğalgaz fiyatlarındaki düşüş ve dolar kurundaki gerileme nedeniyle türk lirası bazında geliri önemli oranda artmıştı.http://bit.ly/SG9-68


10.8.2017 - Yüksek bütçe açığına rağmen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Meclis’ten borçlanma limitlerinin genişletilmesini isteyecek Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Meclis’ten borçlanma limitlerinin genişletilmesini isteyeceklerini açıkladı. - Yılın tümünde de Hazine’nin borç çevirme oranının yüzde 125 olacağı açıklandı. Bu oran 2001 krizi sonrasında en yüksek borçlanma oranı. Bundan önce küresel kriz ortamında 2009’da yüzde 103’e kadar yükselmişti. Yani bugünkü konjonktürde hükümet mali disiplinden ziyade büyümeyi yüksek tutmayı tercih ediyor. http://bit.ly/2gNZQOx


11.8.2017 - 15 yılda 60 milyar dolarlık özelleştirme Maliye Bakanı Naci Ağbal, AK Parti’nin 15 yıllık iktidar dönemindeki özelleştirmelerin bilançosunu açıkladı. Ağbal, 18 Kasım 2002-25 Temmuz 2017 dönemindeki özelleştirmelerin toplam tutarının 59 milyar 558 milyon 255 bin dolar olduğunu bildirdi. Ağbal, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2017 yılları arasında özelleştirilen KİT’ler ile bunlardan elde edilen gelire ilişkin soru önergesini şöyle yanıtladı: “18.11.2002 – 25.07.2017 döneminde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile 4046 sayılı Kanun’un 4. Maddesi doğrultusunda verilen yetkiye istinaden özelleştirme programındaki kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen uygulamalar kapsamında, 94 kuruluşta bulunan kamu paylarının blok satış, halka arz ve İMKB’de hisse senedi satışı yoluyla 10 liman, 81 elektrik santrali, 40 tesis/işletme, 3.483 taşınmaz, 3 gemi ve 36 maden sahası ile araç muayene hizmetlerinin de varlık satışı/işletme hakkı devri yoluyla özelleştirilmiş, ayrıca özelleştirme programındaki kuruluşların envanterinde kayıtlı bir kısım makine-teçhizat, demirbaş vb. varlıklar ile bu kuruluşlar adına tescilli markaların satışı yapılmıştır. 18.11.2002-25.07.2017 döneminde gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının tutarı 59 milyar 558 milyon 255 bin dolardır.” (Hürriyet)

14.8.2017 - Bankalar yüzde 40 kâr etti: 80 milyon tüketici soyuldu Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Hasan Atak, “Bizzat sayın Cumhurbaşkanınca da ifade edildiği üzere, ‘Türkiye yüzde 2,9 büyürken bankalar yüzde 40 kâr edebiliyorsa’, bu durumda 80 milyon tüketici finansal olarak soyulmuş demektir. Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısının geçen yılın ilk beş ayına göre bu yıl ilk beş ayda yüzde 2 artarak 618 bin kişiye ulaştığına, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısının ise bu yıl ilk beş ayı sonunda toplam 435 bine çıktığına işaret etti.http://bit.ly/SG9-67

14.8.2017 - TRT halkı soymaya devam ediyor TRT'de rantın 15 yılı Sayıştay raporlarına göre, TRT’nin 2 milyar lira olan bütçesinin 1 milyar 750 milyon lirası, bandrol ve katkı paylarından yani halktan alınan paralardan oluşuyor. Ancak bu paranın nereye, nasıl harcandığı ise tartışma konusu.TRT’nin 7 kişilik yönetim kurulunun 4’ü direkt olarak Bakanlar Kurulu, 2’si Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 1 üye ise doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Mevcut durumda AKP Genel Başkanı olan Erdoğan’ın atadığı yönetim kurulu üyesi ile TRT’nin 7 kişilik yönetiminden 5’i doğrudan iktidar partisi tarafından belirleniyor. http://bit.ly/SG9-45


14.8.2017 - Türkiye tarım alanlarını kaybediyor Tarım alanlarının, kapitalist kentleşmenin rant odaklı politikaları uğruna heba edilmesi, Türkiye gibi tarıma elverişli bir ülkenin geldiği durumu gözler önüne serdi. TÜİK verilerine göre, son 10 yılda toplam tarım alanının yüzde 5,22 (2 milyon 113 bin hektar) azaldığı tespit edildi. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’nin kaybettiği tarım alanlarının, yüzölçümü daha küçük 87 ülke kadar olduğu belirtiliyor. En fazla tarım alanı kaybının, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde gerçekleştiği belirtilmektedir. 2006’da 17 milyon 440 bin hektar olan alan, yaklaşık yüzde 11 azalarak 15 milyon 574 bin hektara gerilemiştir.http://bit.ly/SG9-13

15.8.2017 - Pasta paylaşmanın yolu: Davetli ihale Uzun süredir devlet işlerindeki yolsuzluklar ve şaibeli ihaleler üzerine yazan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Çiğdem Toker, bir kez daha ‘davetli ihale’ler konusuna değinerek, yandaşların yaptığı vurgunları ortaya koydu. Kamu İhale Kanunu’nda (KİK) yer alan ve yasa maddesi nedeniyle ‘21/b’ olarak da anılan ‘davetli ihale’ yönteminde, ihale ilan edilmiyor, nerede kaç liralık nasıl bir iş yapılacağını herkes göremiyor, dolayısıyla bir yarışma da olmuyor, kurumlar işleri canları kimi istiyorsa ona veriyorlar. Böyle bir yöntemin izlenmesi için aslında yasaya göre, doğal afet, salgın hasta­lık, can veya mal kaybı tehli­kesi gibi durumlar ve acil haller olması gerekiyor ama AKP rejimi, işin bu bölümünü tamamen yozlaştırmış halde. Toker’in yazısına göre, son süreçte Karayolları Genel Müdürlüğü’nden, DSİ’ye, TOKİ’ye, Adalet Bakanlığı’na ve valiliklere kadar her yerde bu ‘yandaşa iş kaydırma’ yöntemi uygulanıyor.Toker’in araştırmasında sadece 2017 Haziran-Temmuz döneminde, bu yöntemle yaptırılan işlerin toplam tutarı 5.9 milyar TL. Haziran ayında toplam tu­tarı 3 milyar 643 milyon TL’ye ulaşan 14 adet ‘davetli iş’ verilmiş. Aralarında Kara­yolları da var DSİ de; Ankara Valiliği de var Gaziantep Belediyesi de, Sivas TOKİ de var, Adalet Bakanlığı da. Listede as­falt yamamaktan tutun, cezaevine, Hasan­keyf Antik Kenti’nin jeolojik güçlendirmesinden okul yapımlarına kadar her şey var. Temmuz’da ise, 905.4 milyon TL’lik iş verilmiş ve bunlar da Adalet Bakanlığı, Ankara Valiliği, TOKİ gibi kurumlara ait. Bu alanda en faal kurum Adalet Bakanlığı… Adalet Bakanlığı, sadece içinde bulunduğumuz Ağustos ayının birinde, ikisinde, üçünde, dokuzunda ve 11’inde toplam beş ayrı cezaevini 21/b’ye göre pazarlık usulüyle verdi. Haziran ayından bu yana sayıları 10’u bulan yeni cezaevi projelerinin toplam bedeli 1.5 milyar TL’yi geçiyor. Böylece, yandaşlara ihalesiz iş verme ile Türkiye’nin her köşesini cezaevleriyle doldurma çabası iç içe geçiyor ve hem siyaset hem ticaret kuralı bir kez daha kendisini göstermiş oluyor. http://bit.ly/SG9-44

19.8.2017 İthalat ihracata göre daha hızlı arttı  “Ekstra altın ithalatını toplam Temmuz ithalatından çıkardığımızda geriye 18.9 milyar dolar kalıyor. Bu rakam da geçen yılın temmuzundaki 14.7 milyar dolarlık ithalata göre yüzde 29.2 artış demek. Gerçek durum ihracat artışının yarım puan üzerinde. Altın ithalatından arındırsak bile ortada ihracat artışı ile atbaşı giden bir ithalat var.” (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)  

21.8.2017 - Resmi işsizlik 3 milyon 225 bine yükseldi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) verilerine göre;işsizlik sayısı 3 milyon 225 bine yükseldi. Geniş tanımlı işsiz sayısı ise 5 milyon 900 bin olarak açıklandı. (Sınıf Gündemi’nin Notu: Burjuva istatistikçilerinin hileleri bile artan işsizlik rakamlarını gizleyemez oldu. Yapılan hileler şöyle özetlenebilir: “TÜİK’in Aralık 2016 dönemi işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranı %12,7’ye ulaşırken, birçok ülkenin nülfusu kadar 3 milyon 872 bin kişilik bir işsizlik ordusu yaratıldı. Üstelik bu rakam, işgücü piyasasına katılanların 4 milyon 565 bin kişisi kendi hesabına çalışmasına rağmen ortaya çıktı. Halkın serbest meslek dediği bu kişiler aslında eksik istihdamda, yani çalışanla-işsizlik arasında gidip geliyorlar. İşgücünde daha vahim veriler de var: 11 milyon 71 bin kadın ev işleri ile meşgul olduğu için işgücü piyasasına girmiyor. Bitmedi: 15-24 yaş grubundaki kadınlarımızın %34,4’ü ne işte, ne de eğitimde. Yani eve kapatılmış durumdalar.” (İktisat ve Toplum Dergisi, Nisan/2017)

23.8.2017 Patronlara verilen destekler devletin rekor oranda bütçe açığıu vermesine yol açtı 2017 yılının en belirgin gelişmelerinden biri bütçe açıkları ve bu açıkların borçlanmayla finansmanıdır. Ekonomiyi canlandırmak amacıyla uygulamaya konulan agresif teşvik programları ekstra harcamaların önemli kısmını oluşturuyor. bu bütçe ve kamu açıklarının etkisiyle 2001 sonrasının en yüksek borçlanması yapılıyor. Kamu kesimi ise özel sektörü teşvik ederken verdiği açığı borçlanmayla finanse ediyor. Sonuçta toptan borçlanmanın ipine asıldık. Bunun bir sonucu olarak önceki gün açıklanan iç borç stoku ilk kez 500 milyar lirayı geçti. Haziran'da 495 milyar olan stok temmuzda 504.6 milyar liraya yükseldi. Bir ayda 9.3 milyar dolarlık büyüme çok hızlı bir artış. 2002’de 366 milyar lira ile GSYH’nin yüzde 101.8’i düzeyinde olan toplam borçlar, 2017 ortası itibarıyla 3 trilyon 316 milyar liraya yükseldi. GSYH’ye oranı da yüzde 120’ye çıktı. Yani 2002’ye göre reel anlamda borçlar arttı. (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)

23.8.2017 - Sanayicilerin toplam borcu haziran sonunda 3 trilyon 50 milyar liraya yükseldi  toplam borçların tutarı yılın ilk yarısında yüzde 10 arttı. Borç yükümüze 399 milyar lira daha eklendi ve stok da 4 trilyon 384 milyar liraya ulaştı. Yıl ortası itibarıyla beklenen GSYH’ye oranı yüzde 158’e çıktı. Reel sektörün yaygın biçimde kullandığı çek ve senetle borçlanmaları da ekledik. Resmi borçlanma kalemleri arasında yer almayan ama piyasaların işleyiş mekanizması üzerinde son derece etkili olan çek ve senetlerin ülkemizdeki büyüklüğü de ciddi boyutlarda. Resmi kredi kanalı olan banka kredilerine yakın bir tutar ortaya çıkıyor. Yıl ortası itibarıyla reel sektörün bankalardan kullandığı toplam kredi tutarı 1 trilyon 446 milyar lira. Buna karşılık reel sektörün bir yıllık bazda ödeyeceği çek tutarı toplamı 760 milyar lira. Bunun yanına 308 milyar liralık senetli borçları da eklersek 1 trilyon 68 milyar liralık çek ve senet hacmine ulaşırız. Reel sektör banka kredileri yanında birbirine böyle bir kredi açmış. Dolayısıyla reel sektörün banka, çek, senet ve dış borçlarının toplamından oluşan en geniş tanımlı borç stoku 2016 sonunda 2 trilyon 731 milyar lira iken bu yılın haziran sonunda 3 trilyon 50 milyar liraya yükseldi. (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)

23.8.2017 Konut çok yapılıyor, az satılıyor Konut inşa etme eğilimi bu yıl belirgin bir şekilde hızlanmış durumda..." Geçen yılın ilk yarısında 510 bin konut yapımı için ruhsat alınmışken, sayı bu yıl 620 bine çıktı. Yüzde 22'ye yaklaşan 110 bin adetlik bir artış var. ilk yarıdaki 620 bin konutluk yapı ruhsatı temposu ikinci yarıda da aynen sürerse yılın tümündeki sayı 1.2 milyonu aşacak demektir ki bu da yıl bazında bir rekora işaret edecektir. Geçen yıl altı ayda 292 bin ilk satış gerçekleştirilmişti, sayı bu yıl ancak 296 bine çıktı. Yüzde 1.4'ü ancak bulan bu artışa aslında gerçek anlamda artış bile denilemez. Bu kadar çok konut yapmak, pek hayra alamet değildir. Bütün bunlar bir araya getirildiğinde konut sektörünün geleceği açısından umutlu olmak zorlaşmaktadır. http://bit.ly/2wHq8Yf  


25.8.2017 - Türk-İş : Açlık sınırı 1500 lira oldu Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 1504,74 lira oldu. Türk-İş’in araştırmasına göre gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4901,42 lira oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1880,65 lira olarak gerçekleşti. http://bit.ly/SG9-65

29.8.2017 - Diyanet'e 6.8 milyar yetmedi: 1.3 milyar ek ödenek isteyecek Harcamaları ile Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın da aralarında bulunduğu 12 bakanlığı geride bırakan Diyanet, 2017’yi de yine rekor harcama ile tamamlayacak. Geçen yıl bütçesi yetmediği için aldığı ek ödeneklerle 6.5 milyar lira harcayan Diyanet’in, bu yıl da ek ödeneğe ihtiyacı oldu. Diyanet, 1.3 milyar liralık ek ödenekle yıl sonuna kadar 8.1 milyar lira harcama yapmayı planlıyor. http://bit.ly/SG9-10

 

İşçi Yaşamından


1.8.2017 - Sabancı’nın Kordsa’sında işçinin değeri yok Sabancı’ya ait, Kordsa’da işçiler çalışma koşullarının düzeltilmediği gibi ücretlerde de iyileştirme yapılmadığını belirtiyor. Evrensel’den Gözde Tekin’in haberine göre, Sabancı’ya ait, lastik takviye malzemeleri ve kord bezi üreten Kordsa’da işçiler huzursuz. Toz, duman, yağ ve sıcak hava içerisinde çalışan işçiler fabrikanın yaz aylarında cehenneme döndüğünü ifade ediyor. Prosedür gereği fabrikada kontroller yapıldığını söyleyen işçiler çalışma koşullarının düzeltilmediği gibi ücretlerde de iyileştirme yapılmadığını belirtiyor. Kocaeli'de faaliyet gösteren Kordsa’da 18 yıldır çalışan bir işçi, “Çok gürültülü bir ortamda çalışıyoruz işitme kaybı olan bir sürü arkadaşımız var. Tozları emmek için emici bir sistem yapmaları gerekiyor yapmıyorlar, egzoz dumanı için sistem kurmaları gerekiyor ama kurmuyorlar. Klima bile takmıyorlar. Fabrika hiç durmadığı için bakım da yapılmıyor. Her şey formalite icabı, yeter ki maliyet artmasın, işçinin canının kıymeti yok” dedi. TEKSİF’in örgütlü olduğu Kordsa’da, 2016 yılında yapılan grup sözleşmesiyle beraber zam aldıklarını belirten bir işçi de “Asgari ücrete zam yapılınca bizde de zam yaptılar yeni işçilere. Ben 18 yıllık işçiyim 30-40 TL zam aldım. Sendika geçen hafta eski işçiler de dahil olmak üzere herkese iyileştirme yapılması için işverenle görüşmüş; herkes büyük bir beklenti içerisinde. Eğer karşılanmazsa ona göre yolumuzu çizeceğiz” diye konuştu. DÜNYANIN KÂRI VAR AMA İŞÇİYE ZAM YOK: 8 yıldır Kordsa’da çalışan bir başka işçi ise şunları anlattı: “Temmuz, ağustos ayları bizim için cehennem gibi geçiyor, çalışırken ter içinde kalıyoruz. Havasız ortamda sağlıksız koşullarda çalıştırılıyoruz, bari aldığımız paraya değse. Toplantılarda, dünya devi bir şirketi bizim maaşlarımıza zam yaparlarsa batacakmış gibi anlatıyorlar. Eğer iyileştirme yapılmazsa tepkimiz daha sert olacak, sendika da bunun farkında. Eğer sendika da taleplerimizin arkasında durmazsa, onlara karşı da tavır alacağımızın farkındalar; o yüzden uğraştıklarını söylüyorlar ama göreceğiz.” Dünya devi Kordsa, 2016 yılının ilk 9 ayında, net kârının 178.1 milyon TL olduğunu açıkladı. Kordsa lastik pazarında lider durumda. Üretilen her iki otomobilden 1’inde ve her uçak lastiğinden 2’sinde Kordsa’da üretilen kord bezleri kullanılıyor.

2.8.2017 - İşverenin sendika düşmanlığı bitmiyor İzmir Gaziemir’deki Ege Serbest Bölgede kurulu bulunan ve yurt dışına kot elbise üretimi yapan Meris Tekstil’de sendikalı işçi kıyımı sürüyor. Geçtiğimiz hafta sendikal örgütlenmeye öncülük eden 8 işçinin işten çıkarılmasının ardından, sendikaya üye olma kararından vazgeçmeyen 32 işçi daha işten çıkarıldı. İşten çıkarılan işçilerin verdiği bilgilere göre, işveren temsilcileri ilk olarak işçilerden e-devlet şifrelerini istedi. Temsilcinin isteğini kabul etmeyen işçiler ise işten çıkarıldı. İşçiler de, işten çıkarmalara ilişkin sendika yöneticileri ve avukatlarla bir araya gelerek hukuki süreci başlatmaya hazırlanıyor. İşçilerin üyesi olduğu TEKSİF İzmir Şube ise önümüzdeki günlerde Ege Serbest Bölge girişinde eylemlere başlayacağını bildirdi. http://bit.ly/SG9-48

3.8.2017 - Bodrum’un öteki yüzü: İşçi koğuşları Lüks tatil bölgeleriyle bilinen ve yaz aylarında sermayenin kalbinin attığı yer olan Bodrum’un bir başka yüzünü de işçiler oluşturuyor. Yüzde 90’ı Agirî (Ağrı) ve Van’dan gelen işçiler, 11 ile 18 kişilik koğuşlarda kalıyor. Koğuşlarda elektrik ve su bulunmazken, işçiler tankerlerle taşıdıkları sular ile 100 kişinin kullandığı bir banyoda yıkanıyor. İşçilerin yaşam mücadelesi verdiği koğuşlarda, kışın 2 binin üzerinde, yazın ise 500 civarında işçi kalıyor. İnşaatlarda kaçak çalıştırıldığı belirtilen çocuk ve öğrenciler, sigortaları yapılmayarak güvencesiz bir şekilde çalıştırılıyor. Agirî’den çalışmaya gelen Abdurrahim Bozkurt, 50 dereceyi bulan kavurucu sıcaklarda çalışmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. İnşaatta en zorlu işlerin Kürt işçilere yaptırıldığını belirten Bozkurt, çalışma şartlarını “Günün yorgunluğunun üzerine rahat uyuyamıyoruz” diye konuştu. Önceki yıl çalıştıkları işlerin ücretinin ancak yarısını işverenden alabildiklerini dile getiren Bozkurt, her gün iş cinayeti korkusu ile yaşadıklarını ifade etti. Her bir işçi koğuşuna 500 TL kira ödediklerini aktaran Feyzi Bozkurt (34) da, koğuş başına her ay 50 lira da sanayi bölgesinde barındıkları gerekçesi ile “Güvenlik aidatı” ödemek zorunda olduklarını söyledi. http://bit.ly/SG9-47

4.8.2017 - 2017’nin ilk yedi ayında en az 1119 işçi katledildi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Temmuz ayında en az 205, yılın ilk yedi ayında ise en az 1119 işçinin katledildiğini açıkladı. 2013 yılının ilk yedi ayında en az 627 işçi, 2014 yılının ilk yedi ayında en az 1139 işçi, 2015 yılının ilk yedi ayında en az 982 işçi, 2016 yılının ilk yedi ayında en az 1108 işçi yaşamını yitirmişti.

4.8.2017 - Ordu Altınordu Ziraat Odası Başkanından sömürü güzellemesi Altınordu Ziraat Odası Başkanı Akarsu: Sığınmacıların düşük ücretle mevsimlik işçi olması ücretlerin dengelenmesi açısından olumlu.http://bit.ly/SG9-78

5.8.2017 - ITUC raporladı: Türkiye bir sömürü cehennemidir Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), her yıl olduğu gibi bu yıl da Küresel Haklar Endeksi’ni açıkladı. 2017 yılı için 139 ülkede 97 parametre üzerinden işçi hakları incelendi. Türkiye, işçi haklarının yoksunluğu konusunda 1’den 5’e kadar puan verilerek hazırlanan raporda 5 ‘tam puan’ ile “Hakların Güvence Altında Olmadığı Ülkeler” arasına girdi. İşçi-emekçilerin yaşadığı ağır çalışma koşulları ve hak ihlalleri gerçeğini ITUC hazırladığı raporla ortaya koydu. Türkiye, 139 ülke arasında işçi haklarının en kötü olduğu ilk 10 ülke arasına girdi. OECD verilerine göre de Türkiye mesainin en uzun olduğu ülke sıralamasında ilk sırada. Türkiye’de haftalık 50 saat ve üzeri çalışan işçi oranı %43’ün üzerinde. İkinci sırada %28,8 ile Meksika, %27 ile Güney Kore geliyor. Yıllık ortalama çalışma süresinde de 1.855 saat ile Türkiye “lider” konumunda.http://bit.ly/SG9-34

6.8.2017 - Bakanlık verileri: Soma’dan sonra 79 madenci öldü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezinin (ÇASGEM) verilerine göre Soma Katliamı’ndan 1 yıl sonra ölen sigortalı maden işçisi sayısı 79, iş kazası geçiren sigortalı madenci işçisi sayısı ise 10 bin 336 oldu.

7.8.2017 - “BES’ten kaçış yok” 2017 yılı başında uygulanmaya başlanan Zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası'na (BES) her iki yılda bir katılım zorunluluğu getirildi. Sistemin devreye girmesi ile otomatik olarak sisteme dahil edilen işçi ve emekçilerin yüzde 58’i cayma hakkını kullanarak sistemden ayrılmıştı. Bunun üzerine sermaye iktidarı, cayma hakkını kullanarak sistemden ayrılanları her iki yılda bir sisteme otomatik olarak yeniden dahil edecek.http://bit.ly/SG9-33

9.8.2017 - Devletten 14 saat çalışmaya 47 lira Malatya İl Koordinasyon Kurulu kararı ile mevsimlik tarım işçilerinin yevmiyesi 47 lira olarak belirlendi. İşçilerin emeğine bakılmaksızın belirlenen 47 lira için işçiler 14 saat çalıştırıldıklarını söyledi. http://bit.ly/SG9-46

9.8.2017 - Türkiye'de tipik bir "iş güvenliği" tablosu: ‘Kırmızı etiketli’ asansörler 1 yıldır kullanılıyor İzmir'deki Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi yönetimi hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının canını tehlikeye atarak kullanılmaması gereken kırmızı etiketli asansörleri yaklaşık bir yıldır çalıştırıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının asansörlere yönelik muayene zorunluluğu getiren Asansör Bakım, İşletme ve Periyodik Kontrol Yönetmeliğinin yayımlanışının ardından 5 yıl geçti ancak buna rağmen sadece eski yapılarda aralarında devlet kurumlarının da olduğu çok sayıda yeni binanın asansörleri de kullanım açısından tehlike saçıyor. S.G.'nin yorumu: Kağıt üzerindeki işlevi sağlık vermek olan bir kurum yeni iş cinayetlerine davetiye çıkarıyor.

10.8.2017 - Dünyada 46 milyon köle çalıştırılıyor Son olarak açıklanan, merkezi Londra’da bulunan ‘risk analiz kuruluşu‘ Verisk Maplecroft’un yıllık “Küresel Kölelik Endeksi raporuna“ göre, dünya genelinde modern kölelikte 2017’de en fazla artış, “göçmen kriziyle bağlantılı olarak” rekor bir yükselişle Avrupa Birliği ülkelerinde yaşandı. Raporda Romanya ve İtalya başı çekerken onları Yunanistan Bulgaristan ve Kıbrıs takip ediyor. Öte yandan Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre, dünya genelinde aralarında çocukların da bulunduğu 21 milyon kişi, “zorunlu işçi sıfatıyla cebri olarak“ çalıştırılıyor. Ancak Avustralya merkezli Walk Free isimli kuruluşun 2016 verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 46 milyon kişi bu türden kölelik koşullarında yaşıyor. http://bit.ly/SG9-85

10.8.2017 - Suriyeli çocukları 12 saat çalıştırıp 20 TL veriyorlar Suriyeli 12-17 yaş aralığındaki çocuklar, ellerinde eldiven ve ayaklarında sarı çizmeleri ile inşaatlarda günde 12 saat 20 TL'ye çalıştırılıyor. Günlük 20 TL kazanan çocukların, çalışma saati 1 TL 60 kuruşa denk geliyor. 12 saatlik mesai sonrası evlerine dönen çocuklar, bu parayı aileleriyle paylaştıklarını söyledi. Çocuklardan, 12 yaşındaki Muhammed, elindeki kırmızı iş eldiveni, 17 yaşındaki Salih ise ayağındaki sarı çizmesi ile "iş güvenliği" kurallarına uydurulurken, çocukların inşaattaki mesailerinin zorluğu çalışırken yüzlerine yansıyor. (Urfa/DİHABER)

11.8.2017 - Sincan Arçelik işçileri: 'Bunu alacağız' demek yetmez 3.5 yıldır Arçelik’te çalışan bir işçi taslağı beğendiğini “İşte işçinin hak ettiği bu” diyerek anlatıyor. Metal direnişi döneminde fabrikada gerçekleşen her eyleme katıldığını ifade eden işçi, “Yani yemekhane eylemleri falan oldu mesela. Fabrikada arkadaşlarla konuşurken herkes ‘Türk Metal akıllandı’ diyordu. Ben de Allah var hiç inanasım gelmiyordu ama taslağı görünce şaşırdım tabi. Ama ‘Taslak bu, bunu alacağız’ demekle olmuyor. Kimse biz mücadele etmeden bunu vermez. Türk Metal’in geçmişi de malum. Sendikayı takip etmek, taleplere sahip çıkmak lazım” dedi. http://bit.ly/2xPBk3z

12.8.2017 - İşçilerin yüzde 90’ı sendikasız, yüzde 95’i TİS hakkından mahrum Türkiye, sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkının kullanılması konusunda dünyadaki son sıralardaki yerini koruyor. Öyle ki Türkiye’de çalışan işçilerin yüzde 90’ı sendikasız, yüzde 95’i ise toplu sözleşme hakkından mahrum. Kadın işçiler arasındaki sendikalaşma oranı daha da düşük. (DİSK-AR) Temmuz 2017 sendikalaşma istatistikleri ile aralık 2016 toplu iş sözleşmesi kapsamı istatistiklerini değerlendirdiği raporunu yayımladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının (ÇSGB) 2017 yılı temmuz ayı istatistiklerinde sendikalı işçi sayısını 1 milyon 623 bin 638 olarak açıkladığı hatırlatılan raporda, “Sigortalı işçi sayısı ise 13 milyon 581 bin 554’dür. Böylece sigortalı işçiler arasındaki sendikalaşma oranı (resmi sendikalaşma oranı) yüzde 11.95 (yaklaşık yüzde 12) olmaktadır” denildi. Bu rakamların kayıt dışı işçileri kapsamadığı için hatalı olduğu ifade edilen rapor şöyle devam etti: “Sigortalı işçileri esas alan resmi sendikalaşma oranı yüzde 12 iken, 2.2 milyona yaklaşan kayıt dışı işçiyi de dikkate aldığımızda fiili sendikalaşma oranı yüzde 10.3’e gerilemektedir. Yüzde 10’luk fiili sendikalaşma oranı esas alındığında işçilerin sadece yüzde 7.3’ünün toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu belirtilen raporda, işçilerin yüzde 93’ünün toplu iş sözleşmelerinden yararlanamadığı kaydedildi. Özel sektörde ise toplu iş sözleşmesi kapsamının yüzde 5.5’e kadar gerilediği bildirilen raporda, şu bilgilere yer verildi: “Özel sektörde her yüz işçiden yaklaşık 95’i toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındadır. Diğer bir ifadeyle toplu iş sözleşmesi yoluyla fiilen sendikal hakları kullanabilen işçilerin oranı genel olarak yüzde 7.3, özel sektörde ise yüzde 5.5’tir.http://bit.ly/SG9-77

19.8.2017 - Üç sektörde kadınların gece vardiyasında 7,5 saat sınırı kaldırıldı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hazırladığı "Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmetlerinde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece vardiyası mümkün olacak. Taşeron işçiler de bu yeni düzenlemeye tabi olacak. http://bit.ly/2w8kgUc

20.8.2017 - Geçici 100 bin işçi işsiz kaldı Kamuda çalışan 100 bin geçici işçi bayram öncesi ve okulların açılmasına kısa bir süre kala  iş akitlerinin feshedilmesi nedeniyle işsiz kaldı. http://bit.ly/SG9-76

22.8.2017 - İnşaat sektörü sömürü ve ölüm üzerinden yükseliyor İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre AKP Hükümeti’nin 13 Mayıs’ta 3. Havalimanı’nda duyurduğu ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Hedef Sıfır Deklerasyon’ töreninin üzerinden geçen 3 ayda en az 128 inşaat işçisi yaşamını yitirdi. Bu sürede iş cinayetlerinde can veren toplam işçi sayısı ise en az 582 oldu. Açıklamada işçi ölümleri artarak sürerken, inşaat şirketlerin büyüdüğüne dikkat çekildi. Türkiye’de müteahhitlerin iş hacmi 15 yılda yaklaşık 15 kat arttığı ifade edilen açıklamada, “En zengin 100 Türk” listesindeki 85 ailenin gayrimenkul ve inşaat sektörlerinde yatırımı olduğu belirtildi. Öte yandan TÜİK açıkladığı verilerde, inşaat istihdam endeksinin 2017 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2.1 azaldığını açıklamıştı. http://bit.ly/SG9-66

22.8.2017 - Çalışma Bakanlığı’nın “sıfır kaza” kampanyasında 582 iş cinayeti Çalışma Bakanlığı’nın “sıfır kaza” demagojisi ile başlattığı kampanyanın ilk 3 ayında (13 Mayıs-12 Ağustos) 128’i inşaat işçisi olmak üzere en az 582 işçi iş cinayetlerinde katledildi.

22.8.2017 - Yine mevsimlik işçiler yine cinayet Geçtiğimiz günlerde Amed’den Sakarya’ya giden mevsimlik tarım işçilerini taşıyan traktörün devrilmesi sonucu 7 işçi yaşamını yitirmiş, 9 işçi ise yaralanmıştı. Kazaya ilişkin ihmaller ortaya çıkmaya devam ederken, dün de Tokat’ın Erbaa ilçesi Doğanyurt köyü yakınlarında Yaylalı köyünden Erbaa’ya giden mevsimlik fındık işçilerini taşıyan pikap, bariyerlere çarparak yolun dışına çıkarak devrildi. Kazada araçta bulunan Naime Temiz ve Murat Temiz yaşamını yitirdi. http://bit.ly/SG9-43

24.8.2017 - Kayyum Diyarbakır’da belediyeden 102 çalışanı işten çıkardı  Diyarbakır Sümer Park’ta bulunan Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığının çeşitli birimlerinde çalışan 102 kişinin işine son verildiği öğrenildi. Çalışanlara işten çıkartıldıkları resmi olarak bugün bildirildi. İşten atılanlara verilen evrakta çıkış nedeni olarak “İşin sona ermesi” (SGK işten çıkış kodu 18) olarak gösterildi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

25.8.2017 - Fazla mesai sınırı 270 saat işçilerin çalıştığı 500 saat Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin tekstil sektöründeki işyerlerinde yaptığı denetimlere göre yıllık fazla çalışma süresi 270 saat olmasına rağmen işçilere 500 saate varan fazla mesai dayatılıyor. Bazı işçileri haftada 24 saatlik dinlenme izni bile verilmezken, kimi yerde fazla mesai yapan işçilerin ücretleri de ödenmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Genel Müdürlüğünden müfettişler 2015 yılında İstanbul, Kocaeli, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde tekstil sektöründe faaliyet gösteren 82 işyerinde denetimlerde bulundu. Denetimler sonucu “Hazır Giyim Sektöründe Çalışan İşçilerin Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi Programlı Teftişi Sonuç Raporu” hazırladı. Müfettişlerin tespitine göre 4 bin 308 işçiye onayları alınmadan fazla mesai yaptırıldı. Yıllık fazla çalışma süresi en fazla 270 saat olabiliyorken, bu süre aşılarak 4 bin 329 işçiye 500 saate varan çalışma yaptırıldı.http://bit.ly/SG9-72


25.8.2017 - Toz hastalığına yakalanan 17 işçinin akıbeti ne oldu? Türk Tabipleri Birliği (TTB) İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Tellioğlu’nun OYAK Beton’a ait Kocaeli/Çerkeşli’deki beton santralı ve taş ocağında çalışan 17 işçide, halk arasında toz hastalığı olarak bilinen pnömokonyoz bulgusu tespit etmesinin ardından işten çıkarılması Meclis gündemine taşındı.CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, Çalışma Bakanı Julide Sarıeroğlu’nun yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu: “Tellioğlu’nun pnömokonyoz bulgusu tespit ettiği 17 işçinin isimleri SGK’ye ve Bakanlığınıza bildirilmiş midir? Bu 17 işçinin ilgili Tozla Mücadele Yönetmeliği’ne uygun olarak pnömokonyoz yönünden tetkik ve muayeneleri yapılmış mıdır? İşçilerin isimleri açıklanmadan her biri için hangi tıbbi işlem, hangi yetkili sağlık kuruluşunda, ne zaman yapılmıştır? Bu işçiler bu işyerinde halen çalışmaya devam etmekte midir? OYAK Beton isimli firmaya bakanlığınız tarafından herhangi bir teftiş yapıldı mı?” http://bit.ly/SG9-71

26.8.2017 - İhracatıyla övünen Ege Fren’de işçiye “bayram” yok  Ege bölgesinin ilk 100 şirketi arasındaki, Avrupa’ya yaptığı ihracatıyla övünen ve Ford Otosan’ın tedarikçileri arasında yer alan Ege Fren, işçilerin 5 gün erken istediği ücretlerini “satış yok” iddiasıyla vermedi. http://bit.ly/SG9-31

27.8.2017 - MESS-Türk Metal işbirliğiyle Delphi’de işçi kıyımı Bursa’da kurulu Delphi fabrikasında bayram öncesi büyük bir işçi kıyımı yaşandı. Büyük çoğunluğunu Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS) üyesi işçilerin oluşturduğu çok sayıda işçi işten atıldı. İşte atılan işçilerin arasında dayanışmada olan ve Türk Metal üyesi işçiler de var. Edinilen bilgilere göre atılan işçi sayısı yüzün üzerinde. Birçok işçinin eline özel kurye ile bugün tebligat ulaştırıldı. http://bit.ly/SG9-2

28.8.2017 - 197 bin 511 işyerinde kayıt dışı işçi çalıştırıldı CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun soru önergesini yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, 197 bin 511 işyerinde kayıt dışı işçi çalıştırma gibi konularda idari para cezası uygulanan işyeri sayısının 197 bin 511açıkladı. http://bit.ly/SG9-70

31.7.2017 - Türkiye işçiler için en kötü on ülke arasında Uluslar arası Sendikalar Konfederasyonu’nun 2017 Küresel Haklar İndeksi başlıklı raporuna göre işçiler için en kötü 10 ülke, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Filipinler, Kolombiya, Kazakistan, Kore Cumhuriyeti, Guatemala, Türkiye ve Bangladeş. http://bit.ly/SG9-15

İşçi Mücadeleleri


10.8.2017 - BATIÇİM'de işçiler direniş çadırını kurdu İzmir'in Bornova ilçesinde bulunan BATIÇİM fabrikasında DİSK'e bağlı Cam Keramik-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan 10 işçi bugün mesai saati girişinde fabrika önünde direniş çadırı kurdu.


11.8.2017 - Orkide Yağ’da kayyım, direnişteki işçilere manevi tazminat davası açtı Orkide Yağ’da sendikalaştıkları için işten atılan işçiler direnişlerini sürdürüyor. Darbe girişiminin ardından “FETÖ/PDY” soruşturması kapsamında TMSF tarafından el konulan fabrikaya atanan kayyım Tamer Utkucu, direnişteki işçilere “iş yerinin itibarını zedeledikleri” bahanesiyle manevi tazminat davası açtı.


21.8.2017 - İzmir Belediyesi İZENERJİ işçileri hakkında tutanak tuttu DİSK/Genel İş İzmir 2 ve 3 No’lu Şubeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde atılan işçilerin işe geri alınması için yaptığı 3 Ağustos’taki yarım günlük iş bırakma eylemine, Büyükşehir Belediyesi idari soruşturma başlattı. Büyükşehir Belediyesine bağlı İZENERJİ şirketinin farklı birimlerinde çalışan bine yakın işçi hakkında ilk olarak tutanak tutuldu. Tutanaklarda işçilerin işe 'Mazeretsiz’ gitmediği belirtilirken geçtiğimiz hafta hakkında tutanak tutulan işçilerden savunmaları istendi.http://bit.ly/SG9-75

22.8.2017 - Eti Maden’e grev kararı  Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası (Kamu-İş) ile Türkiye Maden İşçileri (T. Maden-İş) Sendikası arasında sürdürülen Eti Maden’e bağlı işyerleri için sürdürülen toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. Ara bulucu aşamasında da sonuç alınamaması üzerine işyerine grev kararı asıldı. http://bit.ly/SG9-74

24.8.2017 - Düzce’de grevdeki işçilere jandarma saldırdı Tekno Maccaferri’de grevin 25. gününde, fabrikadan mal çıkartmak isteyen patronun kamyonlarını engelleyen işçiler, valiliğin talimatıyla fabrika önüne konuşlandırılan jandarmanın saldırısına uğrayarak gözaltına alındı. Saldırıda gözaltına alınan 20’ye yakın işçi, haklarını aradıklarını vurgulayarak jandarmaya tepki gösterdi. İşçilerin örgütlü olduğu Birleşik Metal-İş sendikası adına yapılan açıklamada ise valinin “racon kestiğine, jandarmanın ‘grev kırıcılık’ yaptığına” işaret edilerek greve yönelik saldırının yasa dışı olduğu vurgulandı. http://bit.ly/SG9-32

24.8.2017 - Akkim'de sendika düşmanlığı Petrol-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan Akkim Kimyasal Yapı işçilerinin İstanbul Hadımköy’de fabrika önünde başlattığı direniş 3. haftayı geride bıraktı. Şu ana kadar 33 işçinin patron tarafından çeşitli gerekçelerle işten atıldığını söyleyen işçiler, 30’un üzerinde işçinin de yapılan baskılar sonucu işten ayrılmak zorunda kaldığını ifade etti. İşverenin işçilerin direncini kırmak için ustabaşılar üzerinden “Bölümleri taşerona vereceğiz, gerekirse satacağız” söylentisini yaydığını belirten işçiler, şunları söyledi: “Ustabaşılar işçilere baskı uygulayarak vazgeçin bu sendikadan, işveren bu sendikayı bu fabrikaya sokmayacak’ diyerek işçileri caydırmaya çalışıyor. http://bit.ly/SG9-73

29.8.2017 - Ücretleri ödenmeyen DAP Yapı işçileri direnişe geçti İstanbul’un lüks projelerinden DAP Yapı Marina’da Sandıkçılar İnşaat isimli taşeron firmada çalışan 40 işçi ödenmeyen ücretleri için satış ofisi önünde direnişe geçti. İnşaat İşçileri Sendikası üyesi işçiler, 1 ila 2 ay arasında değişen sürelerde ödenmeyen ücretleri var. Uyarı niteliğinde kısa süreli yol kapatan işçiler, DAP Yapı yetkililerinin ücretlerin birkaç saat içinde ödeneceği sözü vermesi üzerine eylemlerine ara verdi. (İstanbul/EVRENSEL)

31.8.2017 - TOKİ’de işçiler ücret direnişini kazandı “Zonguldak’ta, TOKİ inşaatında taşeron firmada çalışan işçiler, bayram öncesi 2 aylık ücretleri ödenmediği için sabah saatlerinde iş bırakıp kule vincine çıkarak eylem başlattı. İşçiler firmadan aldıkları söz üzerine 9.5 saat süren eylemi bitirdi. Dün sabah saatlerinde iki aydan bu yana ücret alamadıklarını belirten işçiler, inşaat alanındaki kule vincine çıkarak eylem başlattı. Polis, vince çıkan 8 işçiyi ikna etmeye çalıştı. Bir işçi, kendilerini ikna etmeye çalışan polislerle konuşmak için vinçten inerek, ödenene kadar eylemi sürdüreceklerini belirtti. Vincin üzerinde basın mensuplarının telefonla görüştüğü vinçteki işçilerden Faysal Bekmez, 70 kişi olduklarını ve 2 aydan bu yana ücret alamadıklarını söyledi. Tüm işçiler olarak toplam 160 bin lira civarında alacakları olduğunu belirten Bekmez, "Bizi hep oyaladılar. Bayrama memlekete gidemedik. Ailemiz mağdur oldu” dedi. Yüklenici firmanın devreye girip taşeron firma ile görüştüğü ve taşerona yaptığı iş karşılığı ödeyeceği ücretten işçilerin alacaklarını vereceği belirtildi. İşçiler, taşeron firmadan aldıktan söz üzerine saat 18.30 sıralarında vinçten inerek eylemi bitirdi. (Cumhuriyet)

 

Dünyadan Mücadeleler

 2.8.2017 - Gana: İşçiler madenci katliamlarını protesto etti Gana’nın Ashanti Bölgesi’ndeki Konongo’da bulunan Owere Mines adlı maden şirketinde çalışan işçiler, kötü çalışma koşullarını protesto etmek için dün (Salı günü) Toprak ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na yürüdüler. Madenlerde patronların çevirdiği fırıldaklara engel olmak ve çalışma koşullarını düzeltmek için bakanlığa ve hükümete çağrıda bulundular. İşçiler aynı zamanda kendi çapında tekel olan Owere Madencilik şirketinin çevirdiği dolapları deşifre ettiler. http://bit.ly/2eGL6fH (yasanacakdunya.org)

3.8.2017 - Endonezya: Liman işçileri greve çıktı Endonezya’da, Jakarta Uluslararası Konteyner Terminali’ndeki (JICT) Kuzey Jakarta’nın Tanjung Priok limanında çalışan 650’den fazla işçi, patronların, ikramiye ve diğer ödeneklerden yüzde 42 oranında kesinti yapmayı dayatmaları üzerine bugün greve çıktılar. Grev, Jakarta’nın ihracat ve ithalatının yüzde 70’ini gerçekleştiren ülkedeki en büyük konteyner terminalindeki işleri büyük oranda aksatıyor. İşçiler planlandığı şekilde 10 Ağustos’a kadar grevi sürdürürlerse, işletici şirketin yüz milyarlarca rupi kaybı olacak. Grev, işçilerin sabah saat 3’te terminali kapatmasıyla başladı. JICT işçi sendikası genel sekreteri M. Firmansyah, “2015’teki yapılan sözleşmelerin yenilenmesi sırasında mevcut düzenlemeler ihlal edildiği ve ikramiyelerimizin yüzde 42 oranında kesilmesine neden olduğu için greve gidiyoruz” şeklinde yazılı bir açıklama yaptı. Sendika ayrıca, JICT’nin gelirlerinin 2016 yılında yüzde 4,6 oranında arttığını ve şirket yöneticileri ve komisyon üyelerinin ikramiyelerinin yüzde 18 oranında arttığını söyledi. Liman işletmecisi JICT, devlet şirketi Pelabuhan Endonezya II ile çok uluslu tekel olan Hutchison Ports firmasının ortaklığında olan bir şirket. http://bit.ly/2eGL6fH (yasanacakdunya.org)

3.8.2017 - İngiltere Merkez Bankası çalışanları üç günlük greve başladı İngiltere Merkez Bankası (BoE) çalışanları, banka yönetimi ile ücretlerin artırılmasına ilişkin görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine bugünden itibaren üç günlük grev başlattı. İngiliz işçi sendikalarından Unite’dan yapılan açıklamada, BoE çalışanlarına teklif edilen yüzde 1 seviyesindeki maaş artışının yıllık enflasyon oranın altında kalması nedeniyle bugünden itibaren üç günlük greve gitme kararı alındığı kaydedildi. Açıklamada, bankanın çalışanlara sendikanın onayını almadan önerdiği ücret artışının “gülünç” olduğu belirtildi. Aralarında güvenlik, temizlik ve resepsiyon hizmetlerini yürüten çalışanların da bulunduğu bir grup öğlen saatlerinde bankanın bulunduğu Londra’nın finans merkezi The City of London’da toplanarak bankanın ücret politikasını protesto etti. (Anadolu Ajansı)

4.8.2017 - İspanya’da liman işçileri grevi Dünyanın çeşitli ülkelerinden her gün yeni bir işçi direnişi, grev haberi yayılıyor. Toplu sözleşme görüşmelerinin tıkanması, işten atmalar, özelleştirmeler, maden ocaklarında katliamlar, “Reform” adı altında saldırı yasalarına karşı başlayan direniş haberlerinden birisi de İspanya’dan. İşveren firmalarla uzun süredir yürütülen görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine haziran ayında greve gitme kararı alan sendikaların çağrısıyla liman işçileri greve başladı. Sendikalardan yapılan açıklamada, ülkedeki en önemli 26 limanda greve katılımın yüzde 100 olduğu bildirildi. Grevin ilk gününün ülke genelinde sakin geçtiği, sadece Motril limanında sorunlar yaşandığı belirtildi. Liman işçileri, özelleştirilen sektörle birlikte firmaların limanda çalıştıracağı kişileri tek havuz şirketi yerine serbest piyasa usulüyle dışarıdan da almaya başlamasına tepki gösterirken, maaşlarının yüzde 50’ye kadar düşebileceğini söyleyerek greve tam katılımla başladı. Bu arada İspanyol burjuva basını liman işçilerinin grevini karalama kampanyası başlattı. Krizin en derin etkilediği, her alanda çöküş olarak yaşandığı İspanya’da gazeteler “Grevin ülke ekonomisini riske atabileceği” kara propagandasını yayıyor. Ülkedeki ithalatın yüzde 86’sı, ihracatın yüzde 60’ı deniz yoluyla yapılıyor. Bu alandaki tekellerin yıllık 350 milyar Euro’yu limanlardan kazandığı, buna 5 bin kadar kamyon ve tırın da eklenmesi düşünüldüğünde liman işçilerinin direnişinin İspanya burjuvazisini hayli paniklettiği söylenebilir. Deniz taşımacılığında Güney Avrupa’nın lojistik merkezi olma hedefinde olan İspanya’daki grevin Barcelona, Valencia ve Algeciras limanlarında etkili olacağı söyleniyor. http://bit.ly/2eLEqRk (yasanacakdunya.org)


7.8.2017 - Pakistan’da grevciler ‘terör’den tutuklanıyor Pakistan’ın Rawalpindi şehrinde 4 demiryolu çalışanı, 23 Temmuz’da demiryolu işçilerinin gerçekleştirdiği greve katıldıkları ve örgütledikleri gerekçesiyle tutuklandılar. İşçilerin “terörle mücadele yasası“ uyarınca tutuklandıkları bildirildi. “Terör“ yasasından yapılan grevci tutuklamaları Pakistan’da yeni bir uygulama değil. Bir süre önce de Faisalabad’daki 6 tekstil işçisine “grev düzenledikleri için“ 4 yıl hapis cezası verilmişti. http://bit.ly/2xbdRwi (yasanacakdunya.org)

7.8.2017 - Hindistan: Şehir-içi hatlarda grev Hindistan’ın Maharaştra eyaletindeki Mumbai şehrinde şehir hatları taşımacılığında çalışan işçiler, maaşların zamanında ödenmemesi ve diğer bazı çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle bugün greve çıktılar. İşletmeci firma BEST (Brihanmumbai Elektrik ve Taşımacılık) “greve gittikleri için işçilere karşı disiplin işlemi yapma“ tehdidinde bulundu ama işçiler direnmekte kararlılar. Geceyarısından beri yaklaşık 36.000 BEST çalışanının başlattığı grev nedeniyle 3.700 otobüs çalışmıyor. İşçiler toplam 6 sendikanın greve destek verdiğini söylüyorlar. BEST patronları 10 Ağustos’a kadar maaşların ödeneceğini açıklamasına karşın, Sendika “yazılı bir belgeyle bu sözün garanti altına alınmasını istediklerini fakat patronların buna yanaşmadığını“ açıkladı. http://bit.ly/2eLlp1A (yasanacakdunya.org)

7.8.2017 - Kolombiya: Silah bırakmayı reddeden FARC gerillaları silahsızlandırma ekibine saldırdı Caloto yerel basınında yer alan haberlere göre göre, Birleşmiş Milletler misyonu gözlemcileri, ulusal polis ve silah bırakan FARC üyelerinden oluşan bir ekip, ülkenin güney batısında bulunan Cauca bölgesinde FARC'a ait bir silah deposundaki silahların teslim alınması sırasında bir grup tarafından pusuya düşürüldü. Saldırı sırasında 31 yaşındaki bir polis yaralandı. Saldırıyı silah bırakmayı kabul etmeyen FARC üyelerinin gerçekleştirdiği belirtiliyor. Kolombiya'daki BM misyonu 7.000'i aşkın savaşçısı olan FARC’ın silah bırakma sürecinin son aşaması kapsamında geçtiğimiz Temmuz ayı sonunda örgüte ait pek çok silah deposunun boşaltıldığını, ancak 1 Eylül olarak belirlenen silahsızlandırmanın tamamlanma tarihinde sürecin bitmiş olacağının şüpheli olduğunu açıkladı. Misyonun açıklamasına göre FARC şimdiye kadar yalnızca 779 depoya ilişkin bilgileri verdi, oysa örgüt daha önce 900'den fazla depo olduğunu bildirmişti. FARC'ın yüzlerce üyesi, Kolombiya devlet başkanı Juan Manual Santos'la örgütün yönetiminin imzaladığı barış anlaşmasını tanımamıştır ve örgütün yönetimine muhalif bir çizgi izlemektedir. (kaynak: http://bit.ly/2gLHsWe çeviri: S.G.)


8.8.2017 - Hırvatistan: Deniz yolcu taşımacılığında grev Jadrolinija deniz taşımacılığı işçileri, kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve işçi hakları ihlalleri nedeniyle greve çıkacaklarını duyurdular. Gemi ve feribotlarda yemek, temizlik ve diğer işlerde çalışan işçilerin maruz kaldığı son derece kötü çalışma koşullarını ve İş Kanunu ve Deniz İşleri Sözleşmesi’nin temel hükümlerinin ihlalini protesto etmek için Hırvatistan Yolcu Gemileri Bağımsız Sendikası (Nezavisni Sindikat Pomoraca)’nın düzenlediği eylemin ardından grev ilanı geldi. Düşük ücret sorununu çözmek bir yana, son zamanlarda yapılan ücret kesintileri, kötü çalışma koşulları ve diğer pek çok faktör, Jadrolinija işçilerini greve götüren süreci tetikledi. İşletmede, üzerinde anlaşılmış ‘kalıcı’ bir toplu iş sözleşmesi yok. İşçilerle kısa süreli sözleşmeler yapılıyor ve bunların süreleri sürekli uzatılıyor. İşçilerin birden fazla vardiyada çalışmaya zorlanmaları, 19 saate varan uzun işgünleri (Hırvatistan’da İş Kanununda en fazla çalışma süresi 14 saat!) diğer acil çözülmesi gerekli sorunlardan bazıları. İşçiler, “ücretler artırılıncaya, yeni bir toplu sözleşme yapılıncaya, eski ücret protokolü iptal edilinceye ve çalışma koşullarımız iyileştirilinceye kadar bir grev yapacağız” diyorlar. Jadrolinija irili ufaklı onlarca gemi ve feribotuyla ülkede tekel konumunda. http://bit.ly/2w8czgD (yasanacakdunya.org)


9.8.2017 - Tunus: İşsizler açlık grevine başlayacak Tunus’ta işsizliği protesto etmek için oturma eylemi yapan ‘17 grubu’ eylemine son verdi. İşsizler, talepleri kabul edilmezse açlık grevine başlayacaklarını açıkladı. Tunus’ta İnsan Hakları Savunma Birliği’nin mülteciler merkez binası önünde oturma eylemi yapan yapan ‘17 grubu’ eylemine son verdi. Grup, hükümetin 24 saat içinde taleplerine karşılık vermemesi halinde eylemlerini Habib Burgiba Caddesi’nde sürdüreceğini ve açlık grevine gideceklerini duyurdu. İstihdam talep eden grup, dosyalarını görmezden gelen hükümeti eleştirdi. 5 Mayıs 2017’de, el Samoud isimli protestocular 1 Temmuz’a kadar süren açlık grevi eylemi yapmış, grup Temmuz ayında bir kez daha açlık grevine gitmişti. Bu hareketi takip eden ve kendilerine ‘17’ adı veren grup, 10 kadın ve 7 erkekten oluşuyor. http://bit.ly/SG9-86

11.8.2017 - ABD, New York: Spectrum grevi 5. ayında sürüyor New York’ta elektrik/kablo işçileri sendikasızlaştırma saldırısına ve emeklilik gibi diğer ekonomik sosyal hakların ellerinden alınmak istenmesine karşı aylardır grevdeler. Grevlerinin 5. ayında 1.800 kadar işçi, iş sözleşmesini yenilemeye yanaşmayan Charter/Spectrum patronlarına karşı 28 Mart’tan bu yana işbaşı yapmıyorlar. IBEW (International Brotherhood of Electrical Workers) sendikasına üye işçiler iki yıl boyunca sözleşme olmadan çalıştıktan sonra patronlarla masaya oturdu fakat patronlar işçilerin taleplerini dikkate almadığı gibi var olan kazanımlarını de ellerinden almak istedi. Sendikanın yerel düzeydeki ‘Local 3’ birimine üye grevci işçiler, Spectrum patronlarının, işçilerin sağlık sigortası, iş güvencesi, fazla mesai ücretleri ve emeklilik haklarını budamaya kalkması karşısında “artık yeter!“ deyip direnişe geçtiler. Kentin Belediye meclis üyelerinin ve kent halkının çoğunluğunun grevci işçileri pasif de olsa destekledikleri bir yerde oluyor bunlar. Charter patronları, anlaşıldığı kadarıyla ‘yukarıdan’ devletin merkezinden, Trumpgillerden destek alıyorlar. Spectrum, ABD’nin ikinci en büyük telekomünikasyon tekeli Charter Communications’ın bir parçası olup 41 eyalette iş yapıyor. Şirketin CEO’su Tom Rutledge, bu yılın başında Beyaz Saray’da Donald Trump ile bir araya gelmiş ve şirket, Trump tarafından “ABD’li işgücüne yatırım yapan bir iş yaratıcısı olarak” tanımlanmıştı. http://bit.ly/2gLXxv6 (yasanacakdunya.org)


11.8.2017 - Nijerya: Nijer Deltası Cumhuriyetini 1 Ekim’de Deklare Edeceğiz Adaka Boro İntikamcıları Nijer Deltasındaki militan gruplardan biri olan Adaka Boro İntikamcıları (ABA) 1 Ekim’de Nijer Deltası Cumhuriyetini ilan edeceklerini kamuoyuna açıkladı. ABA sözcüsü Edmos Ayayeibo “Artık geriye dönüş yok. Nijerya devleti birliğini kaybetti, 1 Ekim Nijer Deltası Cumhuriyeti’nin kuruluş deklarasyonu için çok önemli çünkü Nijerya devleti birliğini kaybetti. İki tarafın da hayatını kurtarmak için Nijerya hükümeti barışı sağlamalı yoksa topyekün bir savaşla karşı karşıya kalacak” dedi. Ayayeibo “Biz intikamcılar olarak her zaman sözümüzü tuttuk. Ekonomiyi çökerteceğimizi söylediğimiz zaman bunu yaptık. Ve şimdi tüm kuzeyli ve batılılardan kendi iyilikleri için Nijer Deltası bölgesinden ayrılmalarını istiyoruz. 2016’nın aksine şimdi Nijerya hükümetinden daha güçlü bir mühimmat altyapımız var” diyerek kararlarının arka planını da ortaya koydu. ABA, Nijer Deltasında faaliyet gösteren petrol şirketlerine, bölgeyi boşaltmalarının kendi yararlarına olacağı uyarısını da yaptı. “Ayrıca biz bu vasıta ile uluslararası şirketleri kendi çıkarları ve barış için bölgemizi terk etmeye çağırıyoruz. Çünkü onlar bu bölgede kaldıkları süre içinde Nijer Deltası halkı için iyi hiçbir şey yapmadılar. Ayrıca bölgede tansiyon yüksek iken, Nijerya Ulusal Petrol Şirketine (NNPC) kibar bir şekilde petrol arama faaliyetlerine son vermesini, petrol arama ekipmanlarının ve teknik personelinin bölgeden uzak durması gerektiği uyarısını yapıyoruz. Bu uyarılara uyulmaması halinde taş üstünde taş bırakmayacağız. Çünkü bölgemizdeki bütün İntikamcı gruplar artık birlik halinde. Bundan sonra ülkedeki bütün çok uluslu şirketler, bütün NNPC araştırma altyapıları, özellikle boru hatları ve NNPC dolum istasyonları ortak hedeflerimizdir.” diyerek açıklamayı bitirdi. http://bit.ly/2j4tzTR


13.8.2017 - Finlandiya: Raylı toplu taşımada yarın grev var Fin demiryolu şirketi VR çalışanları, “hükümetin Finlandiya’daki kamuya ait, modern ve verimli demiryolu sistemini özelleştirme planlarına” karşı 14 Ağustos Pazartesi günü ülke çapında 24 saatlik grev yapacak ve 15 Ağustos Salı günü kitlesel protesto eylemleri gerçekleştirecek. 13 bin civarında çalışanıyla VR Group devlete ait bir tekel. Hükümet, “verimliliği ve rekabeti artırmak” için özellikle Batı Avrupalı şirketlere olanak yaratmak, kendi bünyesindeki kısımları parça parça onlara devrederek özelleştirmek istiyor. Toplu taşıma hizmetleri aslında yapılan yasal düzenlemeler sonucunda 2007’den beri “rekabete açık” ancak bugüne kadar yerli olsun yabancı olsun özel sermayeler sektöre fazla girmedi. İngiliz nakliye şirketi Sir Brian Souter’e ait bir otobüs şirketi sektörde faaliyet yürütüyor ancak “yatırım maliyetlerinin yüksek oluşu” sermayeler açısından “cazip” değil. http://bit.ly/2wJ1xjR


14.8.2017 - İşçiler grev yapınca İspanya’daki Barcelona havaalanına polis girdi Barcelona havaalanında çalışan 360 güvenlik işçisi düşük ücretler nedeniyle havaalanının en yoğun olduğu tatil günlerinin başladığı 14 Ağustos’ta greve başladı. İspanya hükümeti bir taraftan grevi yasaklayarak güvenlik görevlilerini işlerine dönmeye zorlarken diğer taraftan güvenlik görevlilerinden boşalan yerlere polisleri yerleştirerek grev kırıcılığı yaptı. http://bit.ly/SG9-16

15.8.2017 - Malezya: Shangri-La İşçileri 13 yıllık Mücadele Sonunda Toplu Sözleşme Hakkını Kazandılar Shangri-La’daki Rasa Sayang Resort ve Spa’da bulunan IUF üyesi, Otel, Bar ve Restoran İşçilerinin Malezya Yarımadası Ulusal Birliği (NUHBRW), 13 yıllık bir mücadele sonrasında toplu sözleşme ve toplu pazarlık hakkını geri kazandı. Aralık 2004’te, Penang’de Rasa Sayang tatil yerinde bulunan Shangri-La Otelleri, yenileme nedeniyle kapatıldı ve Eylül 2006’da Rasa Sayang Resort ve Spa olarak yeniden açıldı. Ancak Shangri-La, işçilerin tümü restore edilmiş otelde çalışmaya başladıklarında, “yeni” bir otel olduğu gerekçesiyle işçilerin mevcut toplu sözleşmeye göre alması gereken ücretleri ve sosyal hakları verilmedi. NUHBRW üyeleri, toplu sözleşmenin tek taraflı feshedilmesine karşı protesto eylemleri başlattılar ve davayı Sanayi Mahkemesi’ne götürdüler. Mahkeme sendikanın, toplu pazarlık hakkını yeniden onaylayan bir karar aldı ancak Shangri-La bu kararı tanımayarak, istihdam koşullarını tek taraflı olarak fesh etme yetkisini güvence altına almak için hukuki bir savaş başlattı. Nisan 2017’de Federal Mahkeme, Sanayi Mahkemesi’nin almış olduğu kararı onadı ve Shangri-La’ya, işçilere uygulanan toplu sözleşme ve pazarlık şartlarının 2006 yılı koşullarına yeniden döndürülmesini emretti. http://bit.ly/2j4sFa7

15.8.2017 - Kamboçya’da fabrika yöneticisi arabasını eylemci işçilerin üzerine sürdü Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’de Amerikan ve Kore ortaklığında kurulmuş Fashion Royal hazır giyim fabrikasında çalışan işçiler, çalışma koşullarına dair protesto eylemi yaptıkları sırada yönetim müdürü Yem Sochet’nin arabasıyla fabrikanın önünde duran protestocu kalabalığın içine doğru sürdüğünü söylediler. İşçiler, bu alçağın “arabasını üzerimize sürdü, ancak sert tepkimizi görünce çok hızlı geri döndü. Niyeti sendika yetkilileri üzerinde yürütmekti, ama işçiler etrafında toplandı” dediler. 3 gün üst üste fabrika önünde toplanıp protesto gösterisi yapan işçilerin haftasonu gerçekleştirdikleri eylem sırasında meydana gelen bu saldırıda yaralanan 20 işçiden 3’ünün kol ve bacaklarında hasarlar oluştu. Üstelik işçiler “tüm bu yaşananlar karşısında patronların sorunları çözmek yerine direnişçi işçilerin gözünü korkutmak için polis tutup fabrika önüne gönderdiğini” söylüyorlar. 3 gün boyunca protestolar yapan 1.000’nin üzerindeki işçi, daha yüksek ücret, işten atılan iki işçinin yeniden işe alınması ve berbat olan öğle yemeğinin düzeltilmesi için ek ödenek talebinde bulunuyorlar. Ayrıca, patronun adamının yaptığı bu alçak saldırıda yaralananlar için tazminat istiyorlar. http://bit.ly/2j5hXjD (yasanacakdunya.org)

15.8.2017 - Myanmar: İşçiler kölelik koşullarını protesto etti Myanmar (Burma)’da geçtiğimiz Pazar günü Yangon, Bago ve Thanlyin sanayi bölgelerindeki fabrikalarından gelen işçiler, patronların “iş anlaşmazlıklarında tahkim kurullarının kurallarını ve kararlarını dikkate almamalarını” protesto ettiler ve “sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını” talep ettiler. İşçiler ayrıca haksız işten çıkarmaları da protesto ediyorlar. İşçiler “2013’ten bu yana 5.600 kyat (1000 kyat yaklaşık 0,73 dolar ediyor) günlük asgari ücret istiyoruz ancak hükümet günlük asgari ücreti 3.800 kyat olarak belirledi. Asgari yaşam masrafımızı bile karşılayamıyoruz. Çalışma Bakanlığı yasa gereği asgari ücreti iki yılda bir kez gözden geçirmesi gerekiyor ama bunu yapmıyor.” diyorlar. Yeni asgari ücretin belirlenmesi süresi çoktan aşılmış durumda ve hükümet yeni asgari ücret düzenlemesini 2018’de yapacağını söylüyor. http://bit.ly/2gL9Tno (yasanacakdunya.org)


16.8.2017 - Meksika’da NAFTA’ya karşı kitlesel yürüyüş Washington’da 16-20 Ağustos arasında düzenlenen NAFTA’ya dair “yeniden müzakere” toplantılarının ilk gününde Meksika’nın başkenti Mexico City’de kitlesel protesto yürüyüşü gerçekleştirildi. Geçtiğimiz günlerde kitlesel bir yürüyüş örgütleyen Meksikalı küçük tarım üreticileri birliği, Kanada, Meksika ve ABD arasındaki üçlü ticaret anlaşması NAFTA konusunda düzenlenen oturumların içeriğinin “antidemokratik olduğunu”söyleyerek tüm toplumsal kesimlere protesto etmeye çağırmıştı. Bu çağrıya National Union of Workers (ulusal işçi sendikası), Union of Workers of the National Autonomous University of Mexico (Mexico üniversitesi çalışanları sendikası), National Guild of Education Workers (eğitim emekçileri sendikası), Mexican Electricians Union (elektrikçiler sendikası) gibi örgüt ve kurumlardan olumlu yanıt geldi ve bugün binlerce kişi NAFTA’ya karşı protesto yürüyüşünde hazır bulundular. Dışişleri Bakanlığı’na doğru yapılan yürüyüş sırasında “NAFTA sana seni yaraladı, Meksika NAFTA olmadan daha iyi” gibi sloganlar atıldı. http://bit.ly/2w7UaR7 (yasanacakdunya.org)

16.8.2017 - Mısır’da 16 bin tekstil işçisi grev yaptı Mısır’ın Mahalla bölgesinde başlayan grev sürüyor. Devlete ait Misr Tekstil Fabrikası önünde toplandı ve taleplerinin kabul edilmemesini protesto etti. İşçiler, ikramiyelerinin ödenmemesi nedeniyle 6 Ağustos’ta greve başlamışlardı. http://bit.ly/SG9-17

16.8.2017 - Nijerya: Delta Eyaleti Kadınları Baskıları Protesto Etti Ughelli’de Eghweya / Emete Iwhrekan topluluğunun kadınları Delta Eyaleti’nin Güney Yerel Yönetim Bölgesi’nde faaliyet gösteren petrol şirketleri ile yapılan sözleşmeleri, onlara verilen imtiyazları ve bölge halkından bazı gençlerin kaçırılmasını protesto ettiler. Kadınlar hukuk düzeninin sürmesini sağlamak için polise verdikleri dilekçede, bölgede yaşayan ve insanların dilek ve isteklerini bastırmak için mümkün olan her yolu kullanan, herkesin tanıdığı insanların adlarını da yazdılar. Kadınlar “Bölge halkının çıkarı için sürdürdükleri mücadelede gösterdikleri başarılardan dolayı, şantaj yoluyla itibarsızlaştırılmak istendiklerini, çocuklara yöneltilen sahte suçlamalar sonucu gençlerin çoğunun polis tarafından yasa dışı olarak gözaltına alındığını ve cezalandırıldığını” söylediler. Kadınlar “1 Temmuz 2017’de, topluluktaki yedi kadının, NPDC / ND Western Ltd’ye karşı bir protesto gösterisi gerçekleştirdiğini hatırlattı. Iwhrekan topluluğu başkanı Clever Wiskel’den Utorogu doğalgaz istasyonu ile ilgili taleplerinin karşılanması ve mahkeme kararına karşı bir anlaşmaya varılmasını” talep ettiler. http://bit.ly/2j53JPs

18.8.2017 - İngiltere’de McDonald’s işçileri ilk kez grev yaptı İngiltere’deki McDonald’s işletmelerinde ilk kez grev oluyor. İşçiler kendi aralarında toplantı yaptıktan sonra işyerinde kendilerine yapılan baskı ve sömürüyü protesto etmek amacıyla iş bıraktılar. Sendikaya göre, bu ünlü Fast food sektörü zincirinin Cambridge, Crayford ve güney-doğu Londra’daki restoranlarındaki işçiler cinsel tacize de uğramış. Ayrıca, işçiler saat başına 10 sterlin ücret talep ediyorlar. Bu talep ABD’de saat başına 15 dolar asgari ücret mücadelesinden doğdu.  http://bit.ly/SG9-18

18.8.2017 - Güney Afrika: NUMSA Marikana Katliamının Yıldönümünde Açıklama Yaptı NUMSA, Marikana’daki işçileri anıyor. Güney Afrika Metal İşçileri Ulusal Birliği (NUMSA), 16 Ağustos 2012’de öldürülen 34 grevci madenciyi anıyor. NUMSA, katliamın yıldönümüne ilişkin olarak yaptığı açıklamada grevin öncülerinden katledilen 10 işçiyi de andığını belirtti. NUMSA’nın açıklamasında “o sırada öldürülenler, insan hayatı pahasına haince zenginleşen acımasız kapitalist sistemin kurbanlarıydı. Bu sistem sadece zenginler için adaleti sağlamak için tasarlanmıştır; insan haklarını yalnızca zenginler için garanti altına alır ve fakirleri ve yoksulları cezalandırır. Her ne kadar televizyonda işçilerin polis memurları tarafından vahşice katledildiğine şahit olsak da, bir polis memuru dahi işçileri öldürme suçundan yargılanmamaktadır. 16 Ağustos 2012 tarihinde, 10 kişinin öldürülmesi nedeniyle kimsenin tutuklanmamasına rağmen, toplu katliamdan kısa bir süre sonra, 200’den fazla işçi tutuklanmış ve kamusal şiddetle suçlanmıştır” denildi. (Haberin devamı için: http://bit.ly/2wHaN9U )

19.8.2017 - Hindistan: Güvenlik Güçleri Maoistlerin Etkin Olduğu Bölgelerde Jamnu-Keşmir’den Daha Fazla Kayıp Veriyor Hindistan İçişleri Bakanlığı 2017 yılının ilk altı ayında Maoistlerin etkin oldukları bölgelerde 504 saldırı gerçekleştiğini, bu sayının aynı dönemde Jamnu ve Keşmir Bölgesi (J-K)’da kayıtlara geçen 194 saldırının iki katından fazla olduğunu kamuoyuna açıkladı. Maoistlerin etkin oldukları bölgelerde 2017 yılının ilk altı ayında 67 asker öldürüldü. Maoist saldırılar sadece Jamnu-Keşmir bölgesinde olanlardan değil, aynı zamanda dünyanın başka ülkelerinde gerçekleşmekte olan solcu isyanlardan da çok daha fazlaydı. Resmi veriler, Maoistlerin etkin olduğu bölgelerdeki 504 saldırının 86’sının Ocak ayında, 95’inin Şubat ayında ve 85’inin de Mayıs ayında gerçekleştiğini göstermektedir. Şubat ayında 11, Mart ayında 18 güvenlik görevlisi öldü. Aynı ayda Chhattisgarh’ın Sukma bölgesinde Maoistler tarafından gerçekleştirilen bir saldırıda yirmi beş Merkezi Yedek Polis Gücü (CRPF) personeli öldü, altısı da yaralandı. Hindistan Devletinin karşı-ayaklanma operasyonlarını yoğunlaştırdığı J-K’da, 31 Temmuz’a kadar 194 militan saldırı gerçekleşti. 115 asker ve 39 güvenlik personeli öldürüldü. Bakanlık verilerine göre 2014’te 222, 2015’te 208 ve geçen yıl 322 saldırı gerçekleşti. Bu yıl 44 olan tutuklanan militan sayısı, geçen yıl tutuklanan 79 militana oranla daha düşük bir tutuklu sayısıdır. 2014 ve 2015’te sırasıyla 70 ve 67 militan tutuklandı. Hindistan Devleti bu açıklaması ile Hindistan Komünist Partisi (Maoist) ‘in Jamnu-Keşmir bölgesinin kurtuluşu için savaşanlardan çok daha tehlikeli bir iç güvenlik tehditi oluşturduğu görüşünü bir kez daha kamuoyuna açıkladı. (isyandan.org)

19.8.2017 - Londra: 4 hastanede grev sürüyor Londra’da Barts Health NHS Trust hastanelerinde düşük ücretle çalışan emekçiler toplam 23 günlük grevin ardından dünden itibaren 25 günlük grev etabına girdiler. Eylemlerini aynı zamanda kitlesel yürüyüşlerle güçlendirecekler. İşletmeci firma Serco’ya bağlı çalışan grevciler, geçtiğimiz haftasonu yaptıkları gibi her hafta Cuma gününden Pazartesi gününe kadar kitlesel protestolar gerçekleştirecekler. Bu eylem programı 18 Eylül’e kadar sürecek. http://bit.ly/2eLUwKy (yasanacakdunya.org)

19.8.2017 - Endonezya’da işten çıkarılan 5000 işçi gösteri yaptı Freeport Indonesia adlı ABD menşeli maden şirketinden çıkarılan işçiler, Papua eyaletinde bulunan şirket madenlerine giden yolu kesti ve şirkete ait kamyonları ateşe verdi. Freeport McMoran Inc. adlı dev madencilik şirketinin Endonezya şubesi olan bu şirketle işçiler arasında Mayıs ayından beri anlaşmazlık sonucunda pek çok işçinin işine son verilmiş, işçiler de greve başlamıştı. http://bit.ly/SG9-19

20.8.2017 -  Hindistan’da 1600 metro işçisi greve gitti Hindistan’ın Delhi kentindeki metro çalışanları 9 aydır ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle grev kararı aldı. Greve metro sürücüleri, bakım personeli, istasyon kontrolörleri ve müşteri ilişkileri asistanları katılıyor. İşçiler 17 Ağustos tarihinde dokuz aydır ödenmeyen ücretlerinin ödenmesi için gösterilere başlamışlardı. http://bit.ly/SG9-20


21.8.2017 - Hyundai’den sonra Kia Motor’da da kısmi grev Kia Motor işçilerinin örgütlü olduğu sendika bugün (Pazartesi), yüksek ücret istemek için kısmi bir grev başlatılacağını duyurdu. Sendika ayrıca, kısmi grev kararının metal işçilerinin çatı sendikasının planladığı eylemler çerçevesinde alındığını açıkladı. İki gün sürecek iş bırakma eylemlerinden başka hangi eylemlerin devreye sokulacağı konusunun önümüzdeki günlerde belirleneceği aktarıldı. Kia’nın yönetimi ve 28.240 üyesi olan sendika tarafından bu yılki toplu pazarlık görüşmelerinde ücret ve diğer haklarda bir türlü anlaşma sağlanamamıştı. Sendikalı işçiler şu anda 154.833 won (137.26 dolar) olan aylık ücretlerde artış yapılmasını ve şirketin 2016 yılı net karının yüzde 30’una eşit prim-ikramiye ödenmesini talep ediyorlar. Ayrıca, şirketin “gelecekteki üretim teknolojisindeki ilerlemelerinden bağımsız olarak istihdamlarını garanti altına almalarını” da talep ediyorlar. Ayrıca, düzenli olarak ödenen ikramiyelerinin de ücret olarak sayılmasını istiyorlar. Ancak şirket, “kötüleşen ticari koşulları” gerekçe göstererek talepleri karşılamıyor. Kia Motor işçilerinin talepleri, geçtiğimiz günlerde iki günlük kısmi grev yapmış olan Hyundai işçilerinkiyle aynı. Nitekim Kia Motor işçileri kısmi grev kararlarında Hyundai işçilerinin eylemine atıf yaptılar. http://bit.ly/2j41DiU (yasanacakdunya.org)


21.8.2017 - G. Kore: Göçmen köleliği yasası protesto edildi Güney Kore’de göçmen emekçileri ‘doğrudan köle’ haline getiren “İstihdam İzin Sistemi” (EPS)’ne karşı dün protesto eylemi yapıldı. “Göçmen Eşitliği ve İnsan Hakları İttifakı” ve “Kore İşçi Sendikaları Konfederasyonu” gibi örgütlerden gelen yaklaşık 500 kişi, Seul şehir merkezindeki Bosingak Bell’de toplandı. Miting, EPS’den dolayı “işvereninden ayrılamayan” bir Nepal’li işçinin bu ayın başlarında intihar etmesinin ardından gündeme gelen bu “kölelik yasası”nın kaldırılması talebiyle gerçekleştirildi. Yapılan konuşmalarda “Günümüzde köle olarak bilinen bir kölelik sistemi olan EPS, işverenlerinin izni olmaksızın emekçilerin işyerlerini değiştirmelerini engelliyor ve haksız çalışma koşulları getiriyor” denildi. EPS, 15 ülkeden vasıfsız işçiyi kabul ediyor ancak “iş yerlerini üç yıllık bir süre zarfında yalnızca üç defa değiştirmesine” izin veriyor. Mitingde EPS’ye ek olarak, belgesiz göçmenlerin sınırdışı edilmesi de protesto edildi. http://bit.ly/2xbQp28 (yasanacakdunya.org)


21.8.2017 - Mısır: Tekstil grevi ‘sorunu çözme sözü verilmesi’ üzerine bitirildi Sendika başkanı Abdel Fattah İbrahim dün (pazar) yaptığı açıklamada Mısır’ın Mahalla şehrindeki Mısır İplik ve Dokuma şirketindeki 16 bin işçinin iki haftadır süren grevlerini bitirip işe geri döndüğünü açıkladı. Bu kararın “hükümet yetkililerin sorunları çözeceğiz sözünü vermesi” üzerine alındığını aktardı. İbrahim, “işçilerin taleplerini görüşmek üzere hükümet yetkilileriyle bir birlik görevlendirdiklerini ve hükümetle talepleri üzerine görüşmelere devam edileceğini” söyledi. İşçilere, bazı milletvekillerinin imzasının bulunduğu “hükümet 1 hafta içinde sorunları inceleyecek ve bir çözüm bulacaktır” yazılı el ilanları dağıtıldı. http://bit.ly/2wJmawu (yasanacakdunya.org)


21.8.2017 - İngiltere: McDonald’s işçileri uluslararası dayanışmayı örüyor 4 Eylül’de grevi başlatma kararı alan McDonald’s işçileri diğer ülkelerdeki sınıf kardeşleriyle koordinasyonu sağlayarak ilerliyor. Cambridge ve Londra’nın güney doğusunda yer alan Crayford’daki McDonald’s restoranlarında çalışan işçiler grev için Cuma günü ezici çoğunlukla oy verdi. Ve 4 Eylül’de grevi başlatacaklarını duyurdu. İngiltere’deki iki McDonald’s restoranında greve çıkacak olan işçilerin 4 Eylül’de karar kılmalarının nedeni, bu tarihin ABD’deki geleneksel “Labour Day” (işçi günü/tatili) ne denk geliyor olması. Çünkü grevciler, başta ABD ve Yeni Zelanda olmak üzere, sınıf kardeşleriyle iletişime geçip dünya çapında bir harekete doğru yol almak istiyorlar. Nitekim BFAWU (fırıncılar, yiyecek ve ilgili sektörlerde çalışanlar) sendikası “fast-food” işçilerinin uluslararası düzeyde dayanışmasını güçlendirmek için bu tarihin seçildiğini açıkladı. Geçmiş yıllarda binlerce Amerikan “fast-food” çalışanı, Hizmet Çalışanları Uluslararası Birliği tarafından koordine edilen 15 dolarlık (11.60 sterlin) saat ücreti için kampanya örgütlediler. Ve “15 Fight” hareketinin [15 dolar asgari saat ücreti mücadelesi] bir parçası olarak 4 Eylül “İşçi günü”nde eylemler düzenlediler. İngiltere’deki McDonald’s işçilerinin eylemi mücadele deneyimlerini aktarmak üzere İngiltere’yi ziyaret eden Yeni Zelanda’lı işçilerin de desteğini alıyor. Yeni Zelanda’da işçiler uzun mücadeleler sonucunda “sıfır saatlik sözleşmeleri” yasaklatmış ve saat başı minimum ücret hakkını elde etmişlerdi. Belçika “fast-food” işçilerinden de bir heyet İngiltere’deki grevi desteklemek için Londra’ya gidecek. BFAWU uluslararası destek çağrısında bulunuyor ve diğer ülkelerdeki müttefik sendikaların da 4 Eylül’de yapılacak eylemlerde yer almasını bekliyor. Aslında, Nisan ayında McDonald’s patronları, “tüm çalışanlarına garantili saat sözleşmeleri sunacağını” açıklamıştı. Bununla birlikte, bu öyle kendiliğinden gelen ve gerçeklik kazanan bir zafer değil. İşçiler grev yapmadan, direnişe geçmeden gerçek kazanımların elde edilmediğinin farkında. İngiltere’de “sıfır saat sözleşmesi” oldukça yaygın bir uygulama. “Esnek istihdam” sömürüsünde uç noktayı temsil ediyor. Ve haftalık asgari çalışma saatlerini garanti etmediği gibi, diyelim ki haftada sadece 10 saat çalışmaya çağrılan bir işçiye bu 10 saatin ücreti veriliyor! Ücretlerin düşük seviyesi gözönüne alındığında bu uygulama işçilerin asgari yaşam gereksinmelerini bile karşılamalarına yetmiyor. İngiltere’deki işçiler aynı zamanda saat başı 10 sterlin (yaklaşık 13 dolar) tutarında adil bir ücret ve şirket çalışanları olarak bir sendika kurma hakkının tanınmasını istiyorlar. Onurlu muamele ve adil bir ücret talebinde bulunan McDonald’s işçileri ev kiralarını bile ödeyemediklerini belirtiyorlar. ABD’de kampanya yürüten ‘fast food’ işçileri hareketinden çok şey öğrendiklerini belirtiyorlar. Hizmet Çalışanları Uluslararası Birliği (SEIU) tarafından desteklenen “15 Dolar İçin Savaş” kampanyası, McDonald’s’a önemli bir baskı uyguladı ve 10 milyondan fazla çalışanına saatte 15 dolar ödemek durumunda kaldı. http://bit.ly/2wH7AqI (yasanacakdunya.org)

 22.8.2017 - Hindistan’da ‘kırsal sağlık’ta çalışan kadın emekçilerin mücadelesi sürüyor Hindistan’da sağlık hizmetinin özelleştirilmesine karşı ve kırsal topluluklardaki sağlık hizmeti altyapısının iyileştirilmesi talebiyle 6 binin üzerinde ASHA emekçisi Yeni Delhi’de yürüyüş ve miting yaptılar. CITU sendikasının organize ettiği eyleme 11 eyaletten emekçiler katıldı. ASHA’nın eylemine yine kırsal bölgelere sağlık hizmeti götüren Anganwadi çalışanları, tarım işçileri ve çeşitli işçi örgütleri destek verdiler. Yaklaşık iki aydır, düşük ücretler, işten atılmalar gibi sorunlarla ilgili protestolar gerçekleştiren Anganwadi sağlık emekçilerinden farklı olarak ASHA çalışanları kırsal toplulukların kendi içinden seçilen kadınlardan oluşuyor. http://bit.ly/2j3jiay (yasanacakdunya.org)

22.8.2017 - Arjantin’de onbinler sokağa çıktı  Bugün Arjantin’de hükümetin neoliberal reformlarını protesto etmek için onbinlerce emekçi Buenos Aires’de yürüyüş gerçekleştirdi. Onbinlerce emekçi çeşitli kollardan miting alanına aktı. Şehirde trafik kilitlendi. Ülkenin en büyük sendikası CGT (Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu) ve Arjantin İşçileri Merkezi (CTA) liderliğindeki yürüyüş, Başkan Mauricio Macri’nin emek ve emeklilik reformları dayatmalarına karşı çıkmak için yapıldı. Yerel saatle 15’te başlayan eylemde onbinlerce emekçi çeşitli yürüyüş kollarından miting alanına geldi. İşçiler “emek reformlarının işçilerin haklarını azalttığını, ücretleri düşürdüğünü ve sendikal örgütlenmeyi daha zorlaştırdığını” söylüyor. Macri hükümetinin “kemer sıkma önlemleri” adı altında yaptığı neoliberal reformlar 2016 yılından beri kamu ve özel sektörde 179.000’in üzerinde işten çıkarmaya neden oldu. http://bit.ly/2xc2Qv2 (yasanacakdunya.org)

22.8.2017 - San Fransisco liman işçileri: Faşistlere geçit yok! ABD’de boy göstermeye çalışan ve Charlottesville’de antifaşist gösteriye arabalı saldırı gerçekleştirip 1 kişinin ölümüne onlarcasının yaralanmasına sebep olan faşistlere karşı Amerikan işçi ve emekçileri mücadele kararlılıklarını gösteriyorlar. ABD’de her gün işçi sınıfının değişik bölükleri sokaklara çıkıyor, “faşistlere geçit yok!” diyorlar. Önümüzdeki Cumartesi günü San Fransisco’da miting yapacağını açıklayan faşistlere karşı bu kez liman işçileri harekete geçti. ABD Liman ve Antrepo İşçileri Sendikası (ILWU) bu sabah San Fransisco’da yapılan toplantının ardından bir bildiri yayınlayarak, 26 Ağustos’ta gösteri yapacaklarını açıklayan “Patriot Prayer” adlı faşist gruba karşı eylem çağrısı yaptı. http://bit.ly/2wJCw8s (yasanacakdunya.org)

23.8.2017 - Hindistan’da 250 bin sinema emekçisinin grevi sürüyor Batı Hindistan Sinema Çalışanları Federasyonu (FWICE)’nun, yapımcı şirketlerle yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle başlattığı grev 15 Ağustos’tan beri sürüyor. Grevin büyük oranda televizyon kanallarına ve Hindistan Film ve Televizyon Yapımcıları Konseyi’ne (IFTPC) karşı yapılacağını ifade eden sendika temsilcileri, bazı sinema ve dizi oyuncularının da desteklediği greve set çalışanları, montaj, dublaj, ses kaydı gibi pek çok işi yapan emekçiler katılıyor. http://bit.ly/2gMTSgL (yasanacakdunya.org)

23.8.2017 - Hindistan: Banka Çalışanları Grevi Sürüyor, Hizmetler Durdu Hükümetin kamu bankalarını birleştirme önerisini kabul etmeyen, bankacılık iş kolunda faaliyet sürdüren 8 sendikanın oluşturduğu şemsiye örgütü, Banka Çalışanları Sendikaları Birleşik Forumu (UFBU)’nin, kamu bankalarında başlattığı grev ilk gün hizmetlerin durmasına neden oldu. Hindistan Bankalar Birliği bütün müşterilerini grev bitmezse hizmetlerin duracağı noktasında uyardı. 21 Kamu bankası Hindistan bankacılık hizmetlerinin % 75’ini sağlamaktadır. UFBU, hükümetin birleştirme planları dışında özellikle şirketlerin kredi borçlarını temerrüde düşürmesine de karşı çıkıyor. http://bit.ly/2eLn5Yz

24.8.2017 Sydney: ALDI önünde protesto Alman orijinli perakende zinciri ALDI’nin Sydney’deki mağazası önünde bugün protesto gösterisi yapıldı. ALDI’deki taşımacılık-lojistik zincirinde güvenliksiz çalışma koşullarından kaynaklanan ölümlere karşı öfkeli olan 500’den fazla kamyon şoförü ve destekçileri, Sidney Mt Druitt’teki mağazası önünde bir araya geldiler. İşçiler, “ALDI, düşük maliyetli sözleşmeleriyle ulaşım şirketlerini ve sürücüleri, hızlı ve uzun saatler araç kullanmaya zorlamaktadır. Öyle ki araç bakımı için zaman ayırmak ve dinlenme molaları bile çok görülmektedir. Bu baskı kaza yapmamıza sebep oluyor. Kamyon kazası ölümleri, öldürülen kamyon şoförlerinin sayısı gibi artmaktadır.” diyor. Avustralya genelinde kamyon ve diğer uzun araçların ölümcül kazalarının bu yıl yüzde 7’nin üzerinde arttığı ve tüm işyerlerinde meydana gelen iş cinayetlerinin yüzde 40’ının nakliye işçilerinin ölümlerinden oluştuğu söyleniyor. ALDI, yiyecekten içeceğe, temizlik maddelerinden giysilere kadar bir çok ürünü görece ucuz tüketime sunuyor. Perakende sektöründe artan rekabet ortamında fiyatları az da olsa aşağıya çekebilmek için, kapitalistlerin şaşmaz kuralı olarak, yine emekçileri ilgilendiren harcamalarda kısıntı yapılıyor. http://bit.ly/2wISWxF (yasanacakdunya.org)

24.8.2017 Arjantin’de öğretmenler grevde Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te öğretmenler ücretlerinin yükseltilmesi için 24 saat grev yaptılar. Enflasyonun altındaki zammı kabul etmediklerini belirten öğretmenler aynı zamanda polis tarafından göz altına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan yerli lideri Santiago Maldonado’nun da durumunun açıklığa kavuşturulmasını talep ediyor. http://bit.ly/SG9-21

24.8.2017 Şili’de öğrenciler işçiler için yürüdü Şili’nin başkenti Santiago’da öğrenciler yeni eğitim yasasını protesto etmek ve belediyelerin işçilere eksik yatırılan maaşlarının tamamının yatırılması için yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe saldıran polis aralarında 28 çocuğun da olduğu 45 kişiyi serbest bıraktı. (Telesur)

24.8.2017 - Toronto havaalanında emekçiler: Greve devam Kanada’da Toronto havaalanında çalışan 700 kadar bagaj işleyicisi, kabin temizleyicisi ve diğer ‘yer’ emekçileri, Swissport’un sözleşmeye ilişkin yeni teklifini ezici bir çoğunlukla reddetti. İşçilerin söz konusu yeni teklifi yüzde 98’lik bir oranla reddettiğini söyleyen sendika “Swissport’un yeni teklifi ilk etapta üyelerimizin reddettiği şeyle neredeyse aynı.” açıklaması yaptı. Açıklamada “şirket hala çalışanlarının çoğunluğuna üç yıllık bir ücret dondurma, yardımların kesilmesi ve düzensiz-kuralsız çalışma koşullarını dayatıyor” denildi. Swissport, Air Transat, Sunwing Airlines, British Airways, Cathay Pacific, Air France, KLM ve Lufthansa dahil olmak üzere Toronto Uluslararası Havalimanı’nda 30 havayolu hattını işletiyor. ‘Yer’ işçileri ücret ve kazanımların tırpanlanması, çalışma mesailerinin patronun isteğine göre eğilip bükülmesi ve Swissport yöneticilerinin ‘saygısızca’ yaklaşımları gibi sorunlardan dolayı bir ayı aşkın grevdeler. http://bit.ly/2eMmbvc (yasanacakdunya.org)

25.8.2017 - Nikaragua: Bianca Jagger Çiftçilerle Birlikte Kanal Projesine Karşı Eylem Yaptı Güney Nikaragua’da yüzlerce köylü, okyanuslar arası yapılacak kanal inşaatını protesto ederek, ülkenin egemenliğini tehlikeye sokan kanunların yürürlükten kaldırılmasını istedi. Nikaragua hükümetinden bu mega projeyi hemen iptal etmesini isteyen 72 yaşındaki oyuncu ve insan hakları eylemcisi, ABD’li Bianca Jagger ile diğer kanal yapımı karşıtları ve insan hakları eylemcileri Managua’ın 220 mil güneydoğusundaki La Fonseca kırsalına gitti. Başkentten gönderilen polis ve güvenlik güçlerinin kuşattığı kalabalık köylü kitlesi, Nikaragua’nın beyaz ve mavi bayrağını taşıyarak ve “kanala hayır” sloganlarıyla, kasabaya yürüdü. Kanal karşıtı hareketin avukatı Monica Lopez, polisin La Fonseca’ya giden birkaç kamyonu engellediğini, buna rağmen 2013’ten bu yana yapılan protesto gösterilerinin 91.’sinin gerçekleştirildiğini söyledi. Protesto gösterisine katılanlar arasında kanal karşıtı hareketin önde gelen ismi Francisca Ramírez ve Sandinista lideri Ana Vijil ile diğer muhalefet örgütleri de vardı. La Fonseca, binlerce köylünün kanal inşaatını protesto ettiği köydür. Protestoların burada yapılmasının nedeni, burada yaşayanların, hükümet ve parlamentonun kabul ettiği 840 nolu kanunla köylerinin kamulaştırılmasından korku duymalarıdır. Birçoğu polis tarafından bastırılan protestolar, Başkan Daniel Ortega’nın, okyanuslar arası rotayı inşa etmesi için HKND-Çin konsorsiyumuna 100 yıllık bir imtiyaz vermesinden sonra 2013’de başladı. Ortega’nın FSLN partisi tarafından kontrol edilen bu konsorsiyum, Ulusal Meclis tarafından kamuoyunda tartışma yapılmaksızın kabul edildi. Geçtiğimiz hafta, Uluslararası Af Örgütü ve Bianca Jagger, Büyük Kanal’ın bir “çevre suçu” olduğu ve binlerce Nikaragualı çiftçi ailesinin haklarının gasp edileceğini belirten “Tehlike: Satılık Haklar” adlı çalışmayı kamuoyuna sundu. Jagger, projeye karşı “barışçıl direniş” yöntemlerini kullanan köylülere verdiği desteği ifade etmek için kanal hattının yapımından etkilenecek Nikaragua’nın farklı bir çok kırsal alanını gezdi. Çin’in en büyük sermayedarlarından, Wang Jing’in başını çektiği HKND’nin talebiyle devlet, 840 sayılı kanuna dayanarak HKND’yi ülkenin her yerinde, toplu kamulaştırma, zorla kiralama ya da arazi bağışı yapmaya yetkilendirdi. İktidardaki Sandinista Cephesi’nin egemen olduğu meclis, bu kanun için sunulan birçok iptal girişimini reddetti. İnşaat henüz başlamamış olsa da, ilk proje 50 milyar dolar değerinde ve iki havaalanı, iki liman, bir petrol boru hattı, serbest ticaret bölgesi, fabrika ve güney Nikaragua’daki turizm merkezlerinin inşasını içeriyor. http://bit.ly/2eGCxSl (yasanacakdunya.org)

25.8.2017 Myanmar: Çorap işçileri grevde Myanmar (Burma)’da Hlaing Tharyar’daki DJ Area Knight çorap fabrikasında 250’dan fazla kadın işçi, 7 Ağustos’tan beri grevdeler. İki yıl önce açılan fabrikada sendikalaşma çalışmaları başlatan işçiler patronların saldırılarıyla karşılaştılar. Fabrikasında sendikal örgütlülüğe bile tahammül edemeyen patron 23 Ağustos’ta işçi önderi Ko Soe Thura Ko’yu işten atarak diğer işçilere “işe geri dönün” çağrısı yaptı. İşçilerin ücretler ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi konularında ileri sürdükleri taleplerin çoğunu kabul eden patronun bu saldırgan tavrı karşısında grevciler “işten atılan arkadaşımız işe geri alınana ve sendikalaşma çalışmamız önündeki engeller kaldırılana kadar greve devam edeceğiz” diyorlar. Myanmar Co Ltd çorap fabrikası, iki yıl önce Hkaing Tharyar’da açıldı. Fabrikada 400’e yakın işçi çalışıyor ve çoğunluğu grevde. http://bit.ly/2wJmyuW (yasanacakdunya.org)

25.8.2017 - ABD’de H-2A köleliğine karşı ilk grev Amerika’daki kapitalist tarımsal üretimin yapıldığı çiftliklerde çalışan işçilerden yarısından fazlası Meksika’lı göçmen emekçilerden oluşuyor. Oturum belgesi olmayan göçmen emekçilerin “belge”leri ‘mevsimlik ithal kölelik’ koşullarını düzenleyen “konuk-işçi vize sistemi”yle düzenleniyor. (...)Kuzey Washington’da Meksika’lı tarım işçileri, aşırı sıcaklarda aşırı çalışmadan ötürü ölen/katledilen Honesto Silva Ibarraa dlı işçinin ölümün protesto etmek için 4 Ağustos’ta Sarbanand Çiftliklerinde greve çıktılar. Bu, 1986’da H-2A vize sistemi kurulduğundan beri işçiler tarafından yapılan ilk grevdi. Washington’da Meksika’dan getirtilen yaklaşık 15.000 tarım işçisi çalıştırılıyor. Bu işçiler Sarbanand Çiftliklerinde çilek toplamak için 13 saat çalışmaya zorlandılar. Sarbanand Çiftlikleri, göçmen emeğinin yoğun sömürüsüyle nam salmış Kaliforniya Delano merkezli tarım tekeli olan Munger Farms’a ait. http://bit.ly/2j42gsM (yasanacakdunya.org)

27.8.2017 - Binler ırkçılığa ve Trump’a karşı sokakta ABD’nin California eyaletine bağlı San Francisco şehrinde, beyaz Amerikalıların üstünlüğünü savunan ırkçı Ku Klux Klan (KKK) örgütü ile ABD Başkanı Donald Trump, binlerce kişi tarafından şehrin çeşitli bölge ve sokaklarında protesto edildi. Geçtiğimiz gün ülkede ırkçılar bir yürüyüş yapmış, tepki gösteren halkın üzerine araba sürülmesi sonucu bir yurttaş can vermişti.

27.8.2017 - Güney Afrika’da işçiler sokağa çıktı Güney Afrika’da, Walmart perakende tekeline bağlı Makro işçileri yüzde 7’nin altındaki ücret artışını kabul etmeyerek Cuma günü greve çıktılar. Grevci işçiler Cuma gününden itibaren kitlesel protestolar yapıyorlar. İşçiler ücretlere yıllık 700 Rand (yaklaşık 55 dolar!) artış talep ediyorlar. Eylemlere, hizmet sektöründe örgütlü SACCAWU sendikası öncülük ediyor. “Bize düşük ücretleri dayatıyorlar” diyen işçiler yüksek karlar elde eden Walmart zincirinin ülkede Royal Dutch Shell’den sonra “en zengin” ikinci şirket olduğunu belirtiyorlar. http://bit.ly/2gLl67p (yasanacakdunya.org)

29.8.2017 - ‘GM Canada’da grev hazırlığı ve işçi kıyımı tehdidi Kanada’nın Ontario eyaletine bağlı London bölgesinde küçük bir kasabada kurulu ‘General Motors Canada’ şirketinin CAMI fabrikasında binlerce işçi greve hazırlanıyor. Yaklaşık 3.000 işçinin çalıştığı fabrikada 1.500 işçi Pazar günü düzenlenen oylamada yüzde 99.8 oyla “greve evet” dedi. Sendika ile patronlar arasında devam eden sözleşme müzakereleri 10 Ağustos’ta başlamıştı. Taraflar arasında yürürlükteki sözleşmenin süresi 17 Eylül’de sona eriyor. Yapılması muhtemel grevin başlangıç tarihi de 17 Eylül olarak belirlendi. http://bit.ly/2wGFhJ4

30.8.2017 Peru’da öğretmenlerin grevi 70’inci gününde Peru’da ücret artışı ve daha iyi çalışma koşulları için 70 gündür grev yapan ve yürüyüşler düzenleyen öğretmenler Başkan Pedro Pablo Kuczynski hükümetinin saldırı ve baskılarına maruz kalıyor. Öğretmenlerin grevine destek amacıyla Peru Genel İşçi Konfederasyonu bir yürüyüş düzenledi. Bu yürüyüşe, yasak olmasına rağmen, devlet memurları da katıldı.

30.8.2017 ABD’de Sağlık emekçileri greve çıkacak ABD’de “hizmet” sektöründe örgütlü sendika SEIU dün bir protesto gösterisi düzenleyerek “6 Eylül’de greve çıkacaklarını” duyurdu. Toplu sözleşmenin yenilenmesi için yapılan görüşmelerde kent yönetiminin “harcamaları kısmak” bahanesiyle emeklilik hakları ve ücretlerde kesinti sinyalleri vermesi, öte yandan, hastane ve kliniklerde hemşirelere yönelik taciz, dayak gibi saldırılar karşısında hiç bir önlem alınmamasını protesto eden sendikalı işçiler Riverside Üniversitesi Hastanesi önünde yaptıkları eylem sırasında “Saygı! Saygı! İşçilere saygı duyun!” sloganları attılar. Eylem sırasında hemşireler, yaşadıkları saldırıları anlatan ve saldırılarda kullanılan bıçak, silah gibi aletlerin fotoğraflarını dağıttılar. http://bit.ly/2eGRK5L (yasanacakdunya.org)

31.8.2017 - Porto Riko’lular ‘kemer sıkma’ya karşı çıktı Porto Rikolu emekçiler “kemer sıkma” adı altında getirilen yeni vergileri, kamu hizmetleriyle ilgili kabarık faturaları ve emeklilik sisteminde yapılacak yüzde 10 kesintiyi protesto etmek için dün (Çarşamba) sokağa çıktılar. Protestocu kalabalık, geçen yıl ABD Kongresi tarafından Porto Riko’nun “finansmanını denetlemek üzere” kurulan federal kontrol kurulunun ofisinin önünde toplandı. Emperyalistler bu kurum aracılığıyla, yaşadığı ekonomik krizden henüz çıkamamış Porto Riko’yu “borçlarını bir an önce ödemesi için yeni önlemler almaya” zorluyor ve bu konuda yapılanları denetliyor. Kamu ve özel sektördeki yaklaşık 20.000 işçiyi temsil eden bir sendika lideri Luis Pedraza, “onaylanan tedbirler Porto Riko’daki herkesi etkiliyor” dedi. http://bit.ly/2vMWfXk (yasanacakdunya.org)

31.8.2017 - Gürcistan’da Sendikalar işçi eylemine polis saldırısını kınadı ITUC, ETUC ve ITF sendikaları, 24 Ağustos 2017’de Gürcistan Demiryolları işçilerinin barışçıl protesto eyleminin polis saldırısıyla dağıtılmasını kınayan bir açıklama yaptı. Üç işçi, Gürcistan Demiryolları binasının önünde açlık grevi başlatarak, yöneticilerin ani bir kararla çalışma yerlerini değiştirmelerini protestoya başladılar. İşçiler, yaklaşık 150 kilometre uzaklıktaki başka bir birime adeta sürgün edilmelerine karşı çıkmak için direniş çadırı kurdular. Sendikalardan ve diğer aktivist gruplar desteğe geldiler. Polis işçilere saldırdı, direniş çadırını dağıttı, onlarca işçiyi gözaltına aldı. Saldırıyı kınayan sendikaların bugün yaptıkları açıklamada “bir kez daha işverenler tarafından gerçekleştirilen kapalı kapılar ardında planlanan saldırıyla karşı karşıyayız. Gürcistan’da, hükümet sistematik olarak işçilerin ve sendikaların haklarının budanmasına destek çıkıyor. Devlet teşebbüslerinde hükümetin, sendikalarla diyalog kurmak yerine bu şekilde işçiler üzerinde baskı kurması, özel sektörün de bundan cesaret alıp işçiler üzerinde tam egemenliklerini pekiştirme saldırılarına zemin hazırlıyor” denildi. http://bit.ly/2gI1tt6 (yasanacakdunya.org)

31.8.2017 Portekiz: Volkswagen’de 24 saatlik grev Portekiz’deki bir Volkswagen fabrikasında çalışan işçiler, yeni bir kompakt SUV modelinin üretimine başlamak için Cumartesi vardiyasını zorunlu hale getirme dayatması üzerine dün (Çarşamba) 24 saatlik grev yaptılar. Üretim felç oldu. Sendika başkanı Eduardo Florindo “greve katılım çok yüksek, fabrikadaki üretim tamamen durdu” açıklaması yaptı. 3,500 çalışanı bulunan montaj tesisinde 20 yılı aşkın bir süredir grev yapılmamıştı. Başkent Lizbon’un yaklaşık 30 kilometre güneyinde Palmela’daki Autoeuropa fabrikasındaki Cumartesi vardiyası zorunluluğu dayatması , Volkswagen’in 2018 başında yapmayı planladığı yeni T-Roc kompakt SUV modelinin üretimine olanak tanıyacak. 1995 yılında 2 milyar euroluk yatırımla açılan Autoeuropa fabrikası Portekiz’in en büyük yabancı yatırımlarından ve ülkenin en büyük ihracatçılarından biridir. http://bit.ly/2gLFAgo (yasanacakdunya.org)

Emperyalist Rekabet

1.8.2017 Klintseviç: Rusya, yakın zamanda 6 uçak gemisini suya indirecek Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Frants Klintseviç, Rusya'nın yakın zamanda 6 uçak gemisini suya indireceğini açıkladı. Rossiya 1 televizyonuna konuşan Klintseviç, "Kısa süre içinde 6 uçak gemisini suya indireceğiz" dedi. Rusya Donanması Komutanı Vladimir Korolev, nisanda yaptığı açıklamada, Rusya'nın uçak gemisi filosunun genişletileceğini belirterek, "Sürekli olarak bunun üzerinde çalışıyoruz. Bu görevi yerine getireceğiz" demişti. http://bit.ly/SG9-87

3.8.2017 Çin’in büyüme hızı ABD’nin büyüme hızının üç katı ABD ekonomisi için yeni açıklanan ikinci çeyreğe ait büyüme rakamları dünyanın en büyük iki ekonomisi olan Çin ile ABD’nin 2017 yılının ilk altı aylık dönemi için büyüme performanslarını karşılaştırmaya olanak sağlıyor. İki ülkenin büyüme rakamları karşılaştırılınca Çin’in ABD’den üç kat hızlı büyüdüğü ortaya çıkıyor. Grafik’de yer alan veriler incelendiğinde, 1. çeyrekte yüzde 2,0’dan ABD GSYH büyümesinin çok az bir artışla 2. çeyrekte yüzde 2.1 olduğu gözleniyor. Son on çeyreklik büyüme performansları karşılaştırıldığında Çin büyüme hızını korurken ABD’de ekonomisinde ise güçlü bir yavaşlamanın olduğu ortaya çıkıyor. 2015’in ilk üç ayı ile 2017 yılının ikinci üç aylık dönemi karşılaştırıldığında, Çin ekonomisinin çok düşük bir oranda (yüzde 7,0'dan yüzde 6,9'a) yavaşladığı, ABD ekonomisinin ise önemli oranda yavaşladığı görülüyor (yüzde 3,8'den yüzde 2,1'e).


6.8.2017 - ABD  Yemen'e asker konuşlandırıyor Suudi öncülüğünde 10 ülkenin Mart 2015’te hava harekatına başladığı Yemen, kan gölüne dönerken milyonlarca insan göç etti, eğitim sistemi, sağlık sistemi, altyapı yok edildi. Yaklaşık 2 bin kadar kişi koleradan hayatını kaybetti. Ancak işgali destekleyen ABD, asker sevk ediyor. Pentagon sözcüsü Albay Jeff Davis, düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin istihbarat desteğinin ve hava saldırılarının yanı sıra BAE operasyonlarına destek vermek amacıyla bir özel kuvvet grubunu Yemen’e gönderdiğini söyledi. http://bit.ly/SG9-54

7.8.2017 -  İran tarihinin en büyük dış yatırım anlaşmasını AB merkezli otomotiv tekelleriyle imzaladı ABD, İran’a ekonomik yaptırımlarını sertleştirmeye çalışırken, AB merkezli tekellerin İran’a yatırımları artıyor. İran’ın ABD ambargosu sonrası, Peugot, Citroen ve Renault’la ardarda büyük doğrudan yatırım anlaşmaları imzalaması, AB merkezli küresel otomotiv tekellerinin yatırımlarını İran’a kaydırdığı izlenimini veriyor. İran yatırım fonu İDRO’nun Renault ile imzaladığı anlaşma, İran’da tarihinin en büyük dış doğrudan yatırım/üretim anlaşması anlamına geliyor. Renault’nun İran’daki yeni bölgesel üretim üssünde ilk elde 3 bin işçi çalışacak ve Duster ve Symbol modelleri üretilecek. Daha önce Türkiye’de üretilen bu modellerin üretimi ek yatırım gereksinimi gerekçesiyle durmuştu. Renault’nun Türkiye’ye ek yatırım yerine İran pazarını tercih etmesinin, ekonomik olduğu kadar siyasal gerekçeleri de olabilir. http://bit.ly/SG9-22

8.8.2017 - İpek Yolu projesi Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatıyor Çin’in en doğusundan kalkan tren 17 günde Macaristan’a geliyor. Eskiden aynı güzergahtan, deniz ve tren taşımacılığıyla Çin’den mallar Avrupa’ya 2 ayda ulaşıyordu” diye ekliyor. Dikkat çektiği önemli nokta şu: Yeni İpek Yolu kapsamında Çin üretimini batıya kaydırdıkça ve alt yapısını güçlendirdikçe mallar Çin’den Avrupa’ya daha kısa sürede ulaşacak. “5 yıl sonra Çin Avrupa’ya mallarını 7-8 günde ulaştırabilir” diyor Musul. Çin ile Avrupa’nın hızla birbirlerine yakınlaşmaları bizim sektörleri, mesela tekstil sektörünü nasıl etkileyecek? Sektörden yıllardan beri aradaki mesafenin daha kısa olması nedeniyle Türkiye’nin Çin’e karşı bir rekabet üstünlüğü olduğunu duymadık mı? Bu durumda bu üstünlüğü kaptırıyor muyuz? Aynı şekilde elektronik, beyaz eşya gibi sektörler de bundan etkilenebilir mi? Çin Avrupa ile yakınlaşırken, Türkiye’nin geliştirdiği bir strateji var mı? http://bit.ly/2gI0md8

9.8.2017 - AB'den, ABD'li şirketlere vergi resti Milyarlarca dolarlık işlem faaliyetlerine sahip Google, Apple, Facebook gibi şirketlerin vergi ödemelerinde düzensizlikleri Almanya ve Fransa’yı harekete geçirdi. ABD kökenli Google, Apple, Facebook gibi birçok şirket vergi ödemeleri ucuz olan Avrupa ülkelerini kullandıklarını biliyorduk. Dev şirketlerin az vergi ödemelerinden rahatsız olan Avrupa ülkeleri, Almanya ve Fransa aracılığı ile konuyu Avrupa Birliği (AB) Toplantısına taşımayı düşünüyor. Konu ile ilgili olarak açıklama yapan Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, Avrupa’nın tıpkı ABD ve Çin gibi çıkarlarını savunmayı öğrenmek zorunda olduğunu ve söz konusu şirketlerin Avrupa’da, Avrupalı şirketler gibi vergi ödemesi gerektiğini belirtti. Hatırlanacağı üzere geçen Avrupa Komisyonu Apple’a 15.3 milyar dolar vergi cezası vermişti. Apple ve İrlanda’nın ettiği itiraz sebebiyle halen bu karar yerine getirilmedi. http://bit.ly/SG9-88

10.8.2017 - Çin'in yeni uydusu 'kırılamaz kod' ile güvenli iletişim sağlıyor Kuantum teknolojisi ile şifreleme yapan yeni uydu, uzun mesafelere veri göndermede kullanılacak. Gönderilen mesajların kırılması ise potansiyel olarak mümkün değil. Çin'in geçen ağustosta uzaya gönderdiği kuantum uydusu, Pentagon tarafından "dikkate değer bir gelişme" olarak değerlendirilmişti. QUESS adlı kuantum deneyleri yapan kuruluştaki Çinli bilim insanları, bu uyduyu kullanarak gizli mesajları Dünya'ya göndermeyi denediler. Böylece hem mesafe hem de güvenlik açısından çıta atlamayı hedeflediler. Kuantum anahtar dağıtım (QKD) adlı teknoloji, geleneksel şifrelemeden farklı bir yol izliyor. Bugüne kadar matematiğe dayalı olan şifreleme, kuantum bilişimin gelişimi ile tehdit altında. Kuantum bilgisayarlar ile daha hızlı ve daha güçlü sistemler anlamına geliyor ve bu sistemler, var olan şifreleme düzeylerini kolayca aşabiliyorlar. Devlet haber ajansı Xinhua, gelişmeyi "kırılamaz şifreleme" olarak duyurdu. Bunun sebebi ise, verilerin büyük bölümünün fotonlarla taşınması. Bir fotonu hatasız şekilde kopyalayabilmek mümkün değil. Bunu denemek de fotonu rahatsız edeceğinden, denemeler dahi iz bırakacak. Gelişmenin siber güvenlik açısından oldukça önemli etkileri bulunuyor. İş dünyası için çok daha güvenli bir iletişim anlamına gelirken, istihbarat birimleri için de iletişim teknik takibini büyük ölçüde zorlaştırıyor. http://bit.ly/SG9-89

14.8.2017 - Trump Çin’le Ticareti Mercek Altına Alıyor Başkan Donald Trump, ticaret ofisine Çin’in Amerika’dan fikri mülkiyet hırsızlığı yapıp yapmadığını inceleme talimatı veren kararnameyi imzaladı. Pekin ise, patlak verebilecek bir ticaret savaşında iki ülkenin de kaybedeceği uyarısında bulundu. Trump imza için, tatilini geçirdiği New Jersey’den bir günlüğüne başkent Washington’a geldi. ABD Başkanı imza töreninde, "Bu büyük bir adım ve bu daha başlangıç" dedi. ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer’ı, Çin’in Amerika’dan teknoloji ve fikri mülkiyet hırsızlığı yaptığına dair iddiaları araştırmakla görevlendiriyor. Başkan Trump ticaret yetkililerinden, Pekin’in, Çin’de iş yapmak isteyen Amerikan şirketlerini patent bilgilerini açıklamaya zorlayan uygulamalarını mercek altına almasını istiyor. ABD’nin konunun üzerine gitmesi durumunda, Dünya Ticaret Örgütü’nden Çin’i cezalandırması ya da başka çözüm yolları bulmasını talep edebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, incelemenin Amerika’yla Çin arasındaki gerilimleri arttırabileceği ve dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında bir ticaret savaşına neden olabileceğini kaydediyor. Trump, BM Güvenlik Konseyi’nde Kuzey Kore’ye yaptırım oylamasında lehte oy verdiği için Çin Devlet Başkanı Şi Çinping’i övmüştü. Pekin bugün de Kuzey Kore’den bazı ürünlerin ithalatını yasakladığını açıkladı. Ancak Trump, ABD’nin Çin’le kronik ticaret açığından sık sık şikayet ediyor. Bu açık, 2016’da 347 milyar dolardı ve bu yıl da benzer bir hızda ilerliyor. ABD çok sayıda tüketici malını Çin’den ithal ediyor. Apple’ın ‘iPhone’u gibi, Amerikalı tüketiciler arasında en popüler teknoloji ürünlerinin çoğu Çin’de üretiliyor. Trump daha kararnameyi imzalamadan önce Çin’den uyarı geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, “Bir ticaret savaşının hiçbir geleceği ve galibi olmaz, iki taraf da kaybeden olur. Birçok kez vurguladığımız gibi, ABD-Çin ticaret ilişkilerinin doğası karşılıklı yarar ve kazan-kazana dayalıdır” dedi. http://bit.ly/SG9-90

14.8.2017 - Fiat Chrysler Çinlilerin radarında Automotive News’un haberine göre iyi bilinen Çinli otomobil üreticilerinden birinin temsilcileri bu ay Fiat Chrysler Automobiles’i satın almak için teklif verdi. Söz konusu habere göre Çinli otomobil üreticisinin temsilcileri Fiat Chrysler için piyasa değerinin biraz üzerinde bir teklifte bulundu. Habere göre geçtiğimiz hafta Çin’e giden Fiat Chrysler yöneticileri Great Wall Motor yöneticileri ile görüştüler ve Çinli şirketlerin temsilcileri geçtiğimiz hafta Fiat Chrysler’in Auburn Hills’teki genel merkezinde görüldüler.

14.8.2017 - ABD’li çelik tekelleri Çin’le rekabet edebilmek için kendi aralarında birleşmeye başladı Financial Times gazetesi dünya çelik üretimi rakamlarını açıkladı. Buna göre dünya 2016 yılında on dört yıl öncesine göre iki kat fazla çelik üretiyor. Ama bu artışın büyük kısmı Çin’den kaynaklanıyor. 2002 yılından bu yana AB, ABD ve Japonya’da çelik üretimi düşerken Çin üretimini dörde katlayarak yılda 800 milyon tona çıkardı. Böylece Çin dünyada üretilen çeliğin yarısını üretmeye başladı. 2002 yılında dörtte birinden azını üretirdi. Avrupalı tekeller Çinli firmalarla yarışabilmek için kendi aralarında birleşmeye başladı. Bunun en son örneği Avrupa’nın en büyük çelik fabrikasına sahip Ilva firmasının dünyanın en büyük firması ArcelorMittal’a satılması oldu.  


17.8.2017 - ABD ile Çin arasındaki ekonomik savaş sürüyor ABD Başkanı Donald Trump'ın siyasi strateji danışmanı Steve Bannon, ülkesiyle Çin arasında bir ekonomik savaşının sürdüğünü; ABD'nin bu savaşı kaybetmekte olmasına rağmen, haksız ticaret uygulamaları nedeniyle yakında Çin'e ağır bir darbe vuracağını söyledi. Bannon, prospect.org adlı bir haber sitesine dün yaptığı açıklamada, "Çin ile ekonomik savaştayız" dedi. Bannon, "Bu onların yazılarında da var. Zaten yaptıklarını saklamıyorlar. İkimizden biri, 25 veya 30 yıl sonra egemen devlet olacak ve eğer biz şimdiki yolda ilerlemeye devam edersek, bu Çin olacak" ifadelerini kullandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Bannon'ın açıklamasını gördüğünü ancak Çin-ABD ticaret ilişkisinin iki taraf için de yararlı olduğunu söyledi. Sözcü Pekin’de basın bilgilendirme toplantısında, "Gerçekte Çin ile ABD'nin uzun vadeli işbirliği her iki halka da gerçek yararlar sağlamıştır. Tarafsız olan herkes bu gerçeği görebilir" dedi. Bannon, 1974 tarihli bir ticaret yasasının bir hükmünü, Amerikan şirketlerine Çin'de iş yapabilmeleri karşılığında teknolojilerini vermeye zorlayan Çin'e karşı kullanacaklarını söyledi. Bannon, bu adımı Çin'in çelik ve alüminyum sektörlerinde damping yaptığı şikayetlerinin izleyeceğini belirtti. "Durumu tamamen onların aleyhine çevireceğiz. Çinlilerin ekonomik savaşa giriştikleri sonucuna vardık ve bizi eziyorlar" diyen Bannon, aynı zamanda ABD hükümeti içinde ticaret konusunda yumuşak siyaset izleyen kişilerle de mücadele ettiklerini söyledi. http://bit.ly/SG9-91

21.8.2017 Emperyalist ülkelerden sermaye ihracında düşüş var Financial Times gazetesinin yayınladığı verilere göre 2007 yılında, dünyada 12.4 trilyon dolar sermaye ihraç edilirken, bu rakam günümüzde 4.3 trilyon dolara gerilemiş durumda. Aşağıdaki tablo bu düşüşü gösteriyor. Sınıf Gündemi’nin yorumu: emperyalist ülkelerin yaptığı sermaye ihracının üç kat azalmış olması, belli başlı emperyalist ülkelerin 2008 yılında girdikleri aşırı üretim krizini aşmış olmalarına rağmen eskisi kadar sermaye ihracı yapamıyor olmaları kriz sonrası yaşanan uzun süreli durgunluk nedeniyle dış pazarların emperyalist ülkeler için eskisi kadar kârlı olmadığını gösteriyor. Düşük kâr oranları sermayenin geri dönmesine, “ulusal” limanlarına geri çekilmesine yol açan, sermayenin ve üretimin uluslararasılaşmasını frenleyen ve hatta gerileten nesnel bir faktör. Hemen her gün emperyalist devletlerin başka ülkelerden gelen dev şirketlere vergi cezaları kesmesine, gümrük duvarlarının örülmesine, ticaret savaşlarına, kur savaşlarına, teknoloji gaspı suçlamalarına dair haberler okuyoruz. Sermayenin önündeki engellerin kaldırılması çağrılarının yerini "ekonomik milliyetçilik" söylemleri aldı. Demek ki, ekonomik genişlemenin hızıyla başı dönen küçük burjuva ideologlarının iddia ettiği gibi devletlerden bağımsız bir dünya sermayesinin barışçıl ve sürekli artan bütünleşmesi değil, emperyalist ülkelerin ve tekellerin sürekli çatışması, sermayenin bütünleşmesinin krizlerle kesintiye uğraması söz konusu olan.


21.8.2017 - Rus petrol devi Rosneft, Hindistan şirketi Essar'ı 12.9 milyar dolara satın aldı Rosneft ve Essar arasında ekim ayında başlayan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narenda Modi tarafından duyurulan görüşmeler sonuçlandı. Essar, rafinerileri ve yaklaşık 3 bin akaryakıt istasyonuyla birlikte, tam 12.9 milyar dolar karşılığında Rosneft'in oldu. http://bit.ly/SG9-92

21.8.2017 Fransız Total, Maersk Petrol'ü satın aldı Petrol sektöründe dev satın alma gerçekleşti. Fransız petrol şirketi Total, Danimarka merkezli A.P. Moller-Maersk Grubu'nun alt şirketi olan Maersk Petrol'ün tamamını 7,45 milyar dolara satın aldı. http://bit.ly/SG9-93

21.8.2017 - Çin Suudi petrolüne ortak olma yolunda Suudi Arabistan’ın devlete ait 2 trilyon dolar değerindeki petrol şirketi Aramco’nun hisselerinin %5’inin satılığa çıkarılması söz konusu. Financial Times gazetesi, bu yüzde beşlik hissenin Çin tarafından alınma ihtimalini gündeme getirdi. Haberde Çin’in petrole duyduğu ihtiyaç şu şekilde dile getirildi: “Çin, günde 8.5 milyon varil petrol ithal ediyor. 2014 yılında bu rakam günde 6 milyon varildi. Daking ve Şengli petrol sahalarındaki üretimin düşmesi Çin’in ithalat gereksinimini artırdı. Her yıl 24 milyon otomobilin trafiğe çıktığı, gemiciliğin ve havacılığın büyüdüğü Çin’in ithalatı büyümeye devam edecektir. Çin şu anda dünyanın en büyük petrol ithalatçısı durumunda. On yıl içinde ise dünyanın en büyük petrol tüketicisi olacak.”   


22.8.2017 - ABD savaş tatbikatı yaptı  ABD ve Güney Kore; her yıl tekrarlanan “Ulchi Özgürlük Koruyucusu” adı verilen ortak askeri tatbikata savaş senaryolarının konuşulduğu krize rağmen başladı. Kuzey Kore’den “nükleer savaş” uyarısı geldi. ABD’nin 17 bin 500 askerinin, Güney Kore’nin 50 bin askerinin katıldığını belirttiği tatbikatların 11 gün sürmesi bekleniyor. Kuzey Kore ise, tatbikatların bir işgal provası olduğu görüşünde. Tatbikatların Kore Yarımadası’ndaki durumu daha da kötüleştirebileceği vurgulandı ve “kontrol edilemez nükleer savaş” uyarısı yapıldı. Resmi yayın kuruluşunda, “Umursamazca davranışlar durumu kontrol edilemez bir nükleer savaş aşamasına doğru götürüyor” dendi. ABD ve Kuzey Kore arasında, Pyongyang’ın temmuzda iki adet kıtalararası balistik füze (ICBM) denemesi yapması ve Guam Adası açıklarında yeni deneme yapılacağı açıklaması sonrası Trump yönetimi, askeri müdahaleyi gündeme aldıklarını söylemişti. http://bit.ly/SG9-51

24.8.2017 - Katar İran’la Yeniden Diplomatik İlişki Kuruyor Körfez ülkelerinin yaptırım baskısı altında olan Katar, İran’la diplomatik ilişkilerini yeniden kurma kararı aldı. Katar Dışişleri Bakanlığı, büyükelçisinin Tahran’a döneceğini açıkladı. Katar, Suudi Arabistan’ın bir Şii imamı idam etmesi sonrasında, İran'daki Suudi Arabistan diplomatik temsilciliklerine saldırılar nedeniyle, 2016'nın Ocak ayında Tahran büyükelçisini geri çağırmıştı. Doha yönetimi yaptığı yazılı açıklamada da, İran İslam Cumhuriyeti ile tüm alanlarda ikili ilişkileri güçlendirmek istediğini vurguladı. http://bit.ly/SG9-94

24.8.2017 - Çin fabrikaları askeri sanayiye üretim yapmaya hazır Financial Times gazetesi, Çin’deki fabrikaların “akıllı telefonlardan” diz üstü bilgisayarlara, telekomünikasyon ağlarına kadar pek çok yüksek teknoloji gerektiren sektörde üretim maliyetlerini düşürmüş olmasının ister istemez askeri sanayiye de yansıyacağını, bu durumun ABD Savunma Bakanlığı’nın “başını ağrıttığını” yazdı. Çin’de binlerce fabrikanın İphone ve İpad türü ürünlerin taklitlerini ürettiğini, Çin’in yüksek teknoloji ürünlerinde de “dünyanın fabrikası” haline geldiği belirtilen haberde özellikle “yeni kuşak” silahların üretiminde avantajlı durumda olduğu belirtildi.


24.8.2017 - Dünyanın en büyük beş bankası Çin sermayeli Financial Times gazetesi 2008 krizinden sonra “sistemik öneme sahip” oldukları gerekçesiyle devletler tarafından kurtarılan bankaların şu anda 2008 yılına göre daha büyük olduklarını belirten bir haber yaptı. Haberde dikkati çeken bir başka nokta 2006 yılında en büyük beş banka arasında hiçbir Çin bankasının bulunmamasına karşılık, 2016 yılna geldiğimizde dünyanın en büyük 5 bankasının Çin bankası olmasıydı. ABD bankalarının birleşme yoluyla Çinli bankalarla rekabet ettiği belirtilirken, Avrupa bankalarının son yıllarda düşüşte olduğu kaydedildi.


   


24.8.2017 - Çin’de bir buçuk milyon doların üzerinde serveti olan kişi sayısı 1 milyon 600 bine çıktı Çin’in ekonomik büyüme hızı birkaç yıl öncesine göre yavaşlamış olabilir ama bu ülkenin zengin sayısındaki artış hız kesmeden devam ediyor. 2006 yılında bir buçuk milyon dolar üzerinde sahip 180 bin kişi vardı. 2016 yılında ise bu rakam bir 1 milyon 600 bine çıktı. Başka bir deyişle, bir buçuk milyon doların üzerinde servete sahip kişi sayısı on yılda sekiz katına çıktı. Ayrıca, Çin’de toplam kişisel servet miktarı 24 trilyon oldu. 2006 yılına göre altı kat büyüme söz konusu. Yatırıma hazır para miktarının 7 trilyon dolar olması bu sermayenin nereye yatırılacağı sorusunu doğuruyor. Ekonomik reformlardan yararlanıp zenginleşen ilk kuşak kendi parasını kendi yönetiyordu. İkinci ve üçüncü kuşak zenginler ise sermayelerinin yönetimini profesyonellere bırakıyor. 2011 yılında zenginlerin yatırımlarının sadece %19’unu yurt içinde yapardı. Bugün yatırımların %56’sı yurt dışına yapılıyor. Avustralya, Hong Kong, ABD, Kanada ve Singapur yatırım yapılan ülkelerin başında geliyor. (Financial Times)

26.8.2017 - İsrail: Sessiz kalmayacağız İsrail Dışişleri Bakanı Liberman, İran’ın Devrim Muhafızları aracılığıyla Suriye topraklarında hava ve deniz üsleri inşa ettiğini, Lübnan’da gelişmiş silahlar üretmeye çalıştığını kaydederek, “sessiz kalmayacağız” tehdidinde bulundu.İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Soçi’de İran’ın en büyük ortağı Rusya Başkanı Vladimir Putin’e sert uyarılar yapmasından sonra İsrail Savunma Bakanı da sert çıktı. İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman, “İran’ın Suriye ve Lübnan’da güçlenmesine izin vermeyeceklerini” söyledi. İsrail devlet radyosunun haberine göre Liberman, Tel Aviv’de devlet görevlilerinin katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşmada, “İsrail, İran’ın Suriye ve Lübnan’da oluşturmaya çalıştığı bu yeni ortama teslim olmayacaktır” dedi.http://bit.ly/SG9-49

28.8.2017 - ABD’yle arası açılan Pakistan Çin’e yaklaşıyor Pakistan yönetimi, üst düzey bir ABD'li yetkilinin ziyaretini, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları üzerine iptal etmişti. Trump açıklamasında Afganistan'daki savaşı Pakistan'ın uzattığını öne sürmüştü. Pakistan Dışişleri Bakanı, Çin'in Afganistan özel temsilcisiyle konuyla ilgili görüşme gerçekleştirdi. Afganistan'da süren savaşta, ABD'nin Pakistan'ı "günah keçisi" olarak kullandığını öne süren Pakistan yönetimi, Trump'ın tutumunu eleştirdi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Çinli temsilcinin Pakistan'ın "teröre karşı savaşa katkısını ve fedakarlıklarını övdüğü" söylendi. Çin'in Pakistan'daki altyapı projelerine 57 milyar dolar yatırım yapmayı hedeflediği bilinirken, iki ülke arasında Çin'in ticaret yolu planları sebebiyle ekonomik bağlar kurulduğu görülüyor. http://bit.ly/SG9-95

Emperyalizm ve Halklar

4.8.2017 - Afganistan'da ABD'li paralı askerler mi savaşacak? Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon'un ve ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner'in, ABD'nin Afganistan'daki politikalarını geliştirmek üzere davet ettikleri özel askeri şirket yöneticileri, Trump'a daha etkili ve ekonomik eylemler adına bu ülkedeki askeri birliklerini paralı askerlerle değiştirmesini tavsiye etti. Özel askeri şirket Blackwater'in kurucusu Erik Prince, askerlerin kullanılması yerine özel güvenlik birimlerinin kullanımının ‘daha etkili ve ekonomik' olacağını ileri sürdü. http://bit.ly/SG9-96

6.8.2017 - ABD’de artan tekelleşme işçi ücretlerinin düşmesine yol açıyor “ABD’de işsizlik azalmasına rağmen ücretler artmıyor. Ayrıca, “teknoloji” sektörü sanayi karlarının giderek daha önemli bir kısmına el koyuyor. Kar oranları yüzde 25’in üzerinde olan firmaların yarısı Facebook, Google, Amazon gibi teknoloji firmalarından oluşuyor. En karlı firmaların %10’u ortalama bir firmadan sekiz kat fazla kar ediyorlar. En büyük karları elde eden az sayıdaki firma çalışanlarına iyi maaş veriyor. Buna karşılık, bu karları elde edemeyen firmaların verdikleri ücretler çok düşük. Bu da ABD’li işçiler arasında büyük bir gelir uçurumu doğmasına yol açıyor. Büyük miktarda karın az sayıda firmanın elinde toplanmasının faturası böylece işçilerin çoğunluğuna çıkıyor.” (Financial Times)

7.8.2017 - Rusya’da ekonomideki gerileme nüfus artışını da engelliyor Rusya’da ekonominin iyi zamanlarında devlet teşviki ile artıya geçen nüfus, krizle birlikte yeniden geriliyor... Devlet İstatistik Servisi Rosstat’ın açıkladığı son verilere göre, 2017 yılının ilk yarısında ülkede doğal nüfus kaybı 119 bin 400 kişi olarak kaydedildi. Bu rakam geçen senenin aynı döneminde 32 bin 200 idi. (odatv.com)

9.8.2017 - ABD - Kuzey Kore gerginliği sonrası askeri sektördeki firmaların hisseleri yükseldi ABD ve Kuzey Kore arasındaki gerginlik genel olarak ABD borsalarında düşüşe yol açarken askeri sektörde faaliyet gösteren Raytheon, Lockheed Martin and Northrop Grumman gibi silah üreticisi firmaların hisseleri rekor artış sağladı. (Financial Times)

11.8.2017 - Onlarca göçmeni boğdular İşgal ve çatışmalar nedeniyle kolera salgınının esir aldığı Yemen’de, büyük bir trajedi daha yaşandı. Yemen sahilinde insan kaçakçıları tarafından denize atılan 51 göçmen boğularak can verdi. Uluslarası Göç Örgütü (IOM) yetkililerine göre; insan kaçakçıları Yemen sahilinde gördükleri göçmenleri bota bindirerek denize attı. 120 kişinin olduğu öğrenilen botta boğularak yaşamını yitirenlerin çoğunun genç insanlar olduğu belirtildi. Faciadan kurtulanlar, kaçakçı botunun “yeni mültecileri almak üzere” Somali’ye geri döndüğünü belirtti. http://bit.ly/SG9-53

12.8.2017 - Emperyalist ülkelerde en büyük eşitsizlik ABD’de Financial Times gazetesinin yayınladığı verilere göre, ABD’de toplumun en zengin yüzde 1’lik kesimi ulusal gelirin yüzde yirmisine sahipken, bu rakam Çin’de yüzde 15’lere yaklaşıyor.


 14.8.2017 - Venezüella ABD’li bankalara muazzam miktarda faiz ödüyor Venezuela tahvillerinin ihracını, alım satımını emperyalizmin bankaları yapıyor. Yeni gelişen piyasalar tahvil endeksinin (EMBI+) tutar olarak yüzde 5’i ama getirisinin ise yüzde 40’ı Venezuela kaynaklı. Uluslararası fon yöneticileri her gün Venezuela borçlarını ödeyebilir mi diye bir nevi bahse tutuşuyor ve bu işten para kazanıyorlar. Venezuela hükümeti ne yapıyor? Azalan yabancı para gelir akımı ile ülkenin mal ithalatını finanse etmek yerine, tahvil geri ödemelerini yapıp yeniden borç alıyor. Çocukların süt parasını ödemiyor ithalat için yabancı para aradığınızda, yabancı parayı tahvil geri ödemelerine veriyor ki yeniden borç alsın. Neden? Sonuç: Artan enflasyon, değer kaybeden yerli para, azalan ücretler, azalan petrol dışı vergi gelirleri. 2012’den 2017’ye asgari ücret ile günlük olarak 52,854 kalori satın alabilmek mümkünken, bugün bu tutar 7,005 kaloriye kadar gerilemiş. Ne demek? Neredeyse yüzde 87’lik bir gerileme demek. (Güven Sak, Dünya Gazetesi)

15.8.2017 - Brezilya'da yıkım: Emek düşmanı yasalara, özelleştirmeler eşlik ediyor Brezilya'nın bütçe açığı yaklaşık 50 milyar dolara yaklaşırken, senatonun emrindeki Cumhurbaşkanı Michel Temer ve yönetimi, 2018 yılı sonunda 28 milyar dolar gelir bekledikleri bir özelleştirme paketi hazırlıyor. Federal hükümetin altyapı ekibi tarafından hazırlanan paket; hava limanları, petrol alanları, hidroelektrik santralleri ve diğer stratejik, devlete ait işletmelerin özelleştirilmesini içeriyor. Satışlar hükümetin tahminlerine ulaşırsa 2017 yılı sonunda yaklaşık 9 milyar ABD Doları, 2018 yılı sonunda ise 19 milyar ABD doları tutarında bir satış gerçekleşecek. Bununla birlikte, hükümet hibeleri alan şirketler ödemelerini tamamlamadan anlaşmalar sonuçlanmayacak. Özelleştirme paketi, Başkan Temer tarafından uygulanan ve onay görmeyen kemer sıkma önlemlerinin yanında yer alıyor. Ülkede Temmuz ayında gerici bir emek reformu tasarısı geçerken, 1943'te Başkan Getuio Vargas tarafından getirilen iş yasasındaki yüz maddeden fazlası değişikliğe uğradı. Temer'in yeni çalışma yasası, işçi haklarını önemli ölüde azaltırken çalışma saatlerini radikal bir şekilde artırdı, emeklilik reformu önerisi, ortalama emeklilik yaşını kadınlarda 62 ve erkeklerde 65'e çıkardı. Temer yönetimi ayrıca, 20 yıl boyunca kamu harcamalarının dondurulmasını da onayladı. http://bit.ly/SG9-97

21.8.2017 - Sadr’dan komünist açılımı Londra’da yayımlanan Katar sermayeli Kudsu’l- Arabi gazetesinin haberine göre Sadr Hareketi Lideri Mukteda Sadr, önümüzdeki seçimlerde bir komünisti başbakanlığa aday göstermek için çalışma başlattı. Gazeteye açıklamada bulunan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Mukteda Sadr’ın Irak’ta taifeciliğe karşı olan bir grup oluşturmak için diğer Iraklı siyasi liderlerle istişarelerde bulunmak üzere Ali Semisem başkanlığında bir istişare heyeti oluşturduğunu söyledi. Söz konusu kaynak, müzakerelerin Sadr Hareketi siyasi heyetinin Bağdat’ın Rısafe semti yakınlarındaki el-Cadiriye bölgesinde bulunan karargahında yapılacağını öne sürdü. Komünist partisinin gelecekte yapılacak siyasi mitinglerde Sadr Hareketi’nin en büyük müttefiki olacağının iddia edildiği haberde Mukteda Sadr’ın da Komünist partiden bir kişiyi başbakanlığa aday göstereceği ifade edildi. Kudsu’l Arabi’ye açıklamada bulunan kaynak, Mukteda Sadr’ın başbakanlığa Komünist Parti Genel Sekreteri Raid Fehmi’yi aday göstereceğinin tahmin edildiğini belirterek geçtiğimiz hafta verdiği Cuma hutbesinde komünistler ve seküler düşünceye sahip olanlar hakkında olumsuz sözler söyleyen Sadr kenti Cuma İmamı Usame Musevi’nin görevden alınmasının da bunu destekleyen bir adım olduğunu savundu. http://bit.ly/2wISXBT

22.8.2017 - Trump: “Afganistan'a daha fazla Amerikan askeri gönderilecek” Afganistan'ın işgalinden 16 yıl sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nin en uzun savaşı olan bu ülkedeki çatışmaların sonu pek yakın görünmüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın son konuşmasının ana mesajı buydu. Trump, takvimleri bir kenara bırakıp "koşullara odaklı bir yaklaşım" benimseyeceğini vurguladı. Bu da Afganistan'daki Amerikan askerlerinin daha uzun süre ülkelerine geri dönemeyeceği anlamına geliyor. Başkanın Afganistan stratejisini açıklaması zaman aldı ama seçim kampanyasında dış müdahalelere karşı ABD'nin daha içe dönük bir politika izlemesini savunan Trump'ın uzun değerlendirmelerden sonra esasen askeri danışmanlarının tavsiyelerini dinlediği anlaşılıyor. Trump henüz Afganistan'a ne kadar asker takviyesi göndereceğini söylemedi ama generallerinin desteklediği planda, muhtemelen var olanlara ek olarak 3 bin 800 askeri eğitmen ve danışman gönderilmesi öngörülüyor. Dolayısıyla sayının buna yakın olacağı düşünülebilir. http://bit.ly/SG9-98

23.8.2017 - Colani’den Batılı diplomatlara teklif Suudi Şarku’l Avsat gazetesinin haberine göre İdlib’i kontrol altına tutan Nusra Cephesi’nin Lideri Ebu Muhammed Colani, Batılı diplomatlara IŞİD’le savaşa katılmak için militanlarının Suriye’nin doğusuna gönderilmesini teklif etti. Nusra’nın el-Kaide’nin Suriye kolu olduğunun, ismini ‘Şam’ın Fethi Cephesi’ şeklinde değiştirdiğinin ve son olarak diğer silahlı gruplarla ‘Heyet-i Tahriru’ş- Şam’ adı altında birleştiğinin hatırlatıldığı haberde Amerikalıların uluslararası ve bölgesel müttefikleriyle kapalı kapılar ardında yaptığı görüşmelerde İdlib’den “örgütün en tehlikeli liderlerini ve 10 bin militanını barındıran dünyanın en tehlikeli karargahı” olarak söz ettiğine dikkat çekildi. Ebu Muhammed el-Colani’nin ‘ılımlı’ diye nitelenen gruplar ile bazı dini şahsiyetlerden İdlib’deki sivil idareye katılmalarını da istediği; ancak Amerikalıların Colani’nin tekliflerini “Nusra, sivil bir yönetimin arkasına saklanmayı planlıyor” diyerek reddettiği bildirildi. Şarku’l Avsat gazetesi ayrıca İdlib’e insani yardım yapmakta olan bazı ülkelerin Nusra’nın hakimiyetinden dolayı İdlib’e yardımlarını kesmeyi düşündüğünü belirterek bir Alman sivil toplum kuruluşunun yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı kente yaptığı yardımları askıya aldığını bildirdi. http://bit.ly/2vMpY2B

25.8.2017 - Savaş bir yılda 4,6 milyon kişiyi göçe zorladı İç Göç Denetleme Merkezi (IDMC)’nin raporuna göre savaşlar, çatışmalar, şiddet olayları ve doğal afetler nedeniyle yaşadıkları alanları terk edenlerin sayısı artmaya devam ediyor. Kendi ülkesinde mülteci konumuna düşenlerin 4,6 milyon kadarı 29 ülkedeki iç savaşlar nedeniyle göç yollarına düşmek zorunda kaldı. Savaş ve çatışmalar nedeniyle iç göçe maruz kalanların yüzde 46’sı Sahraaltı Afrikası ülkelerinden iken, bu kişilerin 997 bin kadarı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki iç savaştan kaçanlardı. Bu yıl içinde evlerini terk ederek ülkesinin başka bir bölgesine sığınanların 922 bini Irak, 692 bini ise yaklaşık 7 yıldır savaşın aralıksız devam ettiği Suriye vatandaşıydı. Geçtiğimiz yıl sonu itibariyle iç göç mağduru olan bireylerin sayısı 40 milyonun üzerinde olarak tahmin edilmişti. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle ülkesi içinde göçe zorlanan bireylerin sayısı 2016 yılına oranla oldukça yüksek gerçekleşti. 2016 yılının tamamında savaşlar nedeniyle iç göç yollarına düşenlerin sayısı 6,9 milyon olarak kaydedilmişti. Buna karşın doğal afetler nedeniyle yaşanan iç göçlerde bu yıl büyük bir düşüş yaşandığı görülüyor.http://bit.ly/SG9-41

26.8.2017 - Yemen’de yine sivil katliamı DUVAR’ın haberine göre, Yemen’in başkenti Sana’ya bu sabah yapılan hava saldırısında 6’sı çocuk, 12 kişi hayatını kaybetti. Suudi uçakları tarafından ‘Fac Attan’ adıyla bilinen dağlık bölgede yapılan hava saldırısında en az iki bina yerle bir oldu. Enkaz altından çıkarılan çocukların en fazla 10 yaşında olduğu tespit edildi. Bu saldırıdan önce de Suudi şemsiyeli hava güçleri, Yemen’in başkenti Sana’da bir otele hava saldırısı gerçekleştirilmiş, 35 kişi yaşamını yitirmişti. BMGK gibi kuruluşların, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin seyirci kalması dikkat çekiyor. ABD ve Türkiye gibi ülkelerin işgale desteği de sürüyor. http://bit.ly/SG9-50

31.8.2017 - Almanya'ya yılda 200 bin göçmen şart Yapılan bir araştırma, gerekli önlemler alınmazsa Alman iş gücü piyasasında 2040’a kadar 3 milyon 300 bin kişilik açık oluşacağını ortaya koydu. Enstitünün raporunda, Alman nüfusundaki yaşlanma, nitelikli eleman açığı riskinin temel nedeni olarak gösterildi. Raporu hazırlayan araştırmacılardan Oliver Ehrentraut, demografik değişim nedeniyle iş piya- . sasındaki durumun 10 ila 20 yılda kötüleşeceği" ni belirterek, “Çalışma yaşındaki nüfusta, 204Ö’a kadar yüzde 10’luk güçlü gerileme olacaktır" dedi. (Cumhuriyet)

31.8.2017 - Suudi Arabistan'da servet eridi Middle East Eye haber portalı, Suudi Arabistan Para Ajansı’nın ülkenin sadece son üç yıl içinde 250 milyar dolar nakit varlığını kaybederek son 6 yılın en düşük seviyesini gördüğünü açıkladığını duyurdu. Middle East Eye haber portalının elde ettiği ve Suudi Arabistan Para Ajansı’nın yayımladığı resmi raporlara göre ülkenin parasal varlığının 14 ay boyunca durmaksızın düşüş gösterdiği ifade edildi. İstatistiklere bakıldığında geçen yıla oranla yüzde 12.4 oranında bir düşüş söz konusu. Resmi rakamlara göre Suudi Arabistan Para Ajansı 932 milyar Suudi riyallik (249 milyar dolar) değer kaybına uğradı. Bu düşüşün sebepleri arasında, Katar krizi, Yemen'de yürütülen askeri kampanya ve petrol fiyatlarındaki düşüş olarak gösteriliyor. (Cumhuriyet)

1.9.2017 - Bulgar gazeteci CİA’nin teröristlere silah sevkiyatını teşhir ettiği için işten atıldı  Bulgar araştırmacı gazeteci Dilyana Gaytandzhieva CIA’in El-Nusra teröristlerine Azerbaycan üzerinden silah sevkiyatını ortaya çıkarıldığı için işten atıldığını söyledi. Gaytandzhieva’nın RT’ye açıkladığına göre kendisi haber kaynaklarını açıklamayı reddettiği için işinden atıldı. Bulgar gazeteci Dilyana Gaytandzhieva tarafından sürdürülen çarpıcı bir araştırma, Azerbaycan devlet şirketi Silk Way Airlines (İpek Yolu Havayolları) tarafından 350 uçak dolusu ağır silah ve cephanenin, son üç yıl içinde, diplomatik koruma altında, dünyanın çeşitli yerlerindeki terörist gruplara gönderildiğini ortaya çıkarmıştı. (RT.com, sunsavunma.net, voltairenet.org, http://bit.ly/2xPxAPv, http://bit.ly/2xQkYYu , http://bit.ly/2gNi2aS )

 

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları


2.8.2017 - ASELSAN ve HAVELSAN 37,6 milyon avroluk sözleşme imzaladı ASELSAN ve HAVELSAN iş ortaklığı gemi sistemleri ile ilgili olarak 37,6 milyon avro tutarında sözleşme imzaladı. ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında ASELSAN ile HAVELSAN arasında oluşturulan iş ortaklığı ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ arasında, gemi sistemleri ile ilgili olarak dün toplam bedeli 37 milyon 576 bin 60 avro tutarında bir sözleşme imzalandığı duyuruldu. http://bit.ly/SG9-99


6.8.2017 - Türkiye’den “ÖSO polisi”ne zırhlı araç Özgür Suriye Ordusu’nu donatıp destekleyen Türk sermaye devleti bu çetenin Suriye’de ele geçirdiği bölgelerde “kurumlaşmasına” yardım ediyor. Son olarak da Cerablus’ta TSK tarafından eğitilen “Özgür Suriye Polisi”ne zırhlı araçlar sağlandı. Çetelere zırhlı araç sevkiyatlarının sürdüğü ifade ediliyor. Daha önce ÖSO polisi eğitimleri gerçekleştirilmiş ve sevk edilen zırhlı araçlarla birlikte eğitilen polislerin “tanıtımı” yapılmıştı.http://bit.ly/SG9-28


6.8.2017 - Sermaye devleti Suriye’ye de imam hatip açacak Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre Fırat Kalkanı harekatıyla IŞİD çetelerinin yerine ÖSO çetelerinin yerleştirildiği Azez, Mare, Soran, Aktarin ve Çobanbey bölgelerinde sınır illerindeki milli eğitim müdürlükleri, kurulması planlanan okullar için incelemeler yaptı. Bu kapsamda 5 bölgede 189 okulda 61 bin 112 öğrenciye “eğitim” verilmeye başlandı. Türkiye’deki illerden toplanan okul malzemeleri de bölgeye sevk edilirken imam hatip ortaokulu ve lisesi açılması için yetişmiş personel, okul, bina, pansiyon, donatım araç gereçleri, beslenme, barınma, kitap, müfredat konularında Din Öğretimi Genel Müdürlüğü olanaklarının seferber edilmesi istendi. Bölgede görev yapacak öğretmenlerin maaşlarının MEB bütçesinden karşılanması kararlaştırıldı. Bakanlığın aylık 2 milyon TL’ye yakın ek maaş ödemesi yaptığı öğrenildi.http://bit.ly/SG9-27


18.8.2017 - OHAL’de Koç’un yıllık kâr oranı yüzde 120 arttı! Son açıklanan verilere göre, Koç Holding 2017’nin ilk 6 ayında kârına kâr kattı. Holdingin ikinci çeyrek net kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54.4 artarak 1 milyar 420 milyon liraya yükseldi. Bu sabah KAP’a gönderilen ikinci çeyrek sonuçlarına göre Koç Holding’in toplam hasılatı da yüzde 36 artışla 23 milyar 200 milyon liraya ulaştı. Bu verilere göre, Türkiye burjuvazisinin önde gelen sermaye gruplarından olan Koç Holding’in yıllık kâr oranı yüzde 120 oldu. Bununla beraber, holding bünyesindeki TÜPRAŞ yılın ikinci çeyreğinde 1,457 milyon TL net kâr açıklarken, bu kârın holdingin yüksek kâr oranına yapılan en büyük katkı olduğu belirtildi. Sabancı Holding de bu dönemde kârını arttırdı. Sabancı Holding’in ikinci çeyrek net kârı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 790 milyon 200 bin liraya çıktı.http://bit.ly/SG10-12


21.8.2017 Gölge CIA: Türkiye ile BAE arasındaki çekişme artacak  ‘Gölge CIA' olarak bilinen Stratfor, Türkiye'nin Somali'de kurduğu üssün faaliyete geçmesinin BAE ile yaşanan çıkar çatışmasını alevlendireceğine dikkat çekti. Stratfor, iki ülkenin de askeri araçlarla erişimini genişlettiğini ve sermayelerinin benzer projelere göz diktiğini belirtti. Türkiye hükümetinin Somali'nin başkenti Mogadişu yakınlarında inşa ettiği askeri üssün Eylül 2017'de açılması bekleniyor. Bu üs, Türkiye'nin denizaşırı ikinci yerleşkesi olacak. ‘Gölge CIA' olarak bilinen düşünce kuruluşu Stratfor, Ankara'nın askeri araçlar kullanarak bölgede erişimini genişletmekte olduğunu, bu durumun çıkar çatışmalarını derinleştireceğini belirtti. Yaklaşık iki yıldır yapım aşamasında olan üssün Eylül 2017'de faaliyete geçmesi bekleniyor. Katar'daki konuşlandırmanın hemen ardından Somali'ye asker gönderileceğini anımsatan Stratfor, Ankara'nın Kuzey Irak'taki askeri tesislerde de faaliyet gösterdiğini ancak son iki üsse, ‘müttefik' devletlerin ev sahipliği yaptığına değindi. Katar'daki askeri üssün aksine, Mogadişu'daki tesisin Somalili askerlerin eğitimi ile meşgul olacağı belirtiliyor. Mevcut plan, askeri operasyonlar yürütebilecek Türk birliklerinin konuşlandırılmasını içermiyor. Bunun yerine yaklaşık 200 Türk askeri, 10 binden fazla Somali askerini eğitecek. "Askeri yetenekleri göstermekten daha çok Somali'ye odaklanacak" denilen üs, özellikle Türkiye sermayesinin bölgede güçlenmesinin önü açacak. Ankara'nın son yıllarda Somali'ye dönük ilgisi yardım kampanyalarıyla sık sık gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2011 yılında ailesi, kabine üyeleri ve iş adamlarıyla birlikte ‘açlık sorunu yaşayan Somali'ye destek' için ülkeyi ziyaret etti. Türkiye Somali'de iyi donanımlı bir hastane inşası başta olmak üzere çok sayıda yardım faaliyetinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı verilere göre, 2011 ile 2016 yılları arasında Somali'ye devlet bütçesinden 370 milyon dolarlık yardım yapıldı. Stratfor, Ankara'nın yardım faaliyetlerinin Türkiye sermayesinin çıkarlarıyla da bağlantılı olduğuna değinirken, askeri araçların da kilit unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti: "Ankara ile Mogadişu arasında uzun zamandır devam eden ilişki, yalnızca Türkiye'nin yardım faaliyetlerine dayanmıyor. Türkiye-Somali ilişkisi Somali'de altyapı geliştirmeye ve yönetmeye çalışan Türk şirketlerinin ekonomik çıkarlarıyla yakından bağlantılı. Örneğin, Albayrak, Mogadişu limanını yönetiyor ve Türk şirketleri, güney liman kenti Kismayo'da da benzer bir teklifte bulundular. Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Afrika'daki jeopolitik ve ekonomik varlığını genişletirken, gücün askeri araçlarla gösterilmesi bu büyüme sürecinin kilit unsurlarından biri olacak."

30.8.2017 - Birleşik Arap Emirlikleri’ne göre İran ve Türkiye sömürgeci Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’u ağırlayan Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Zeyid el Nahyan “Suriye devletinin egemenliğini bozan taraflar, yani Türkiye ve İran, bu ülkeden çıkmalı” dedi. Nahyan, İran ile Türkiye’yi Suriye’de olduğu gibi Arapların işlerine “sömürgeci” şekilde yaklaşmakla suçladı. (Cumhuriyet)

27.8.2017 - Çevre felaketleriyle ünlü AKSA Afrika’da büyüyor Bu seviyeyi 4 misline çıkarma hedefleri devam ederken, bazı şirketler Türkiye’yi terk edip Afrika’da boy göstermeye devam ediyor.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Gana’ya yaptığı ziyarette başkanlık sarayını beğenmeyip yeni bir saray yapalım önerisi hayata geçti mi bilinmiyor ancak ziyaretlerin karşılığının da alındığı görülüyor. Bu ziyaretlerin hangi şirketlerin yararına olduğu da ortaya çıkıyor. Bu şirketlerden biri olan AKSA Enerji daha önce Suriye sınırına inşa ettiği Doğalgaz Çevrim Santrali üzerinden Suriye’ye enerji satışı yapıyordu. Aksa Enerji’nin şuan Afrika’da Gana, Madagaskar ve Mali’de kurduğu santrallerin toplam gücü 2.426 MW büyüklüğüne ulaşmış durumda. Türkiye’de hesaplar tutmayınca yönünü Afrika’ya çeviren Aksa Enerji, burada büyümeye devam ediyor. Aksa Enerji’nin şuan Afrika’da Gana, Madagaskar ve Mali’de kurduğu santrallerin toplam gücü 2.426 MW büyüklüğüne ulaşmış durumda. Türkiye’de hesaplar tutmayınca yönünü Afrika’ya çeviren Aksa Enerji, burada büyümeye devam ediyor. Çevre felaketleriyle ünlü bir şirket olan AKSA, 17 Ağustos depreminde, Yalova-Topçular mevkiinde tahrip olan tanktan yayılan vinil siyanür nedeniyle çevredeki 5 bin kişinin zehirlenmesine yol açmıştı. Yaşanan felaketin büyüklüğü nedeniyle AKSA’nın patronları, faciayı örtbas etme çalışmalarına girişmişlerdi. Vinil siyanür bulutlarını ciğerlerine çeken ve akut zehirlenme belirtileri yaşayan insanlara o zamanın rakamıyla 50-100 milyon lira gibi paralar teklif ederek, olayı örtbas etmeye çalışmışlardı. http://bit.ly/SG11-aksa

 

Kapitalizm ve Kadın

2.8.2017 - Afrikalı göçmen kadınlar fuhuşa sürükleniyor Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) yaptığı araştırmaya göre, İtalya’ya deniz yoluyla geldikten sonra fuhuşa zorlanan Afrikalı kadın sayısı son 3 yılda yüzde 600 arttı. IOM araştırmasında İtalya’ya deniz yoluyla ulaşan göçmen kadınların yüzde 80’inin cinsel istismara maruz kaldığına da yer verildi. Cinsel saldırıya maruz kalan kadınların çoğunun 13-24 yaş aralığında olduğu ifade edilirken çoğunun Nijeryalı olduğu belirtiliyor.http://bit.ly/SG9-38

3.8.2017 - Temmuz ayında kadın cinayetleri ve çocuk istismarı verileri  Kadın Cinayetleri Durduracağız Platformu’nun yayınladığı rapora göre, Temmuz ayında en az 28 kadın katledildi, 27 çocuk cinsel istismara maruz kaldı.Ayrıca raporda, 23 kadının cinsel istismar ve şiddete maruz kaldığına ve 8 kadının da yaşam tarzına yönelik saldırıya hedef olduğuna yer verildi.

21.8.2017 - 15-29 yaşları arasında toplam  8.9 milyon kadından 3.5 milyonu ne okuyor ne çalışıyor  Yaşı 15-29 arasında bulunan gençlerin yüzde 25.5'i ne eğitimine devam ediyor, ne çalışıyor; deyim yerindeyse boşta geziyor. Bu oran erkeklerde düşük; yüzde 12.4. Ama kadınlarda ne okuyan, ne çalışanların o yaş grubundaki nüfusa oranı tam yüzde 38.9'a ulaşıyor. Bu yılın mayıs ayı itibariyle yaşı 15-29 arasında olan kadın nüfus 8.9 milyon kişi. Bu kadınların yüzde 39 oranında 3.5 milyonu ne okuyor ne çalışıyor. 25-29 aralığına bakarsak durumun çok daha vahim bir hal aldığını görüyoruz. Bu yaş aralığındaki kadın nüfus 3 milyon. Bu nüfusun 215 bini eğitim görmeye devam ediyor, 1 milyon 14 bini yalnızca çalışıyor, 217 bini hem çalışıyor hem okuyor. Kalan 1 milyon 596 bin kadın ise ne çalışıyor ne okuyor. Bir başka ifadeyle yaşı 25-29 arasındaki her iki kadından biri, hatta daha fazlası (yüzde 52.5) ne çalışıyor ne okuyor, yani boşta geziyor. Yaşı 15-19 arasında bulunan 6.3 milyon gencin 3.9 milyonu, yani yüzde 62'si yalnızca eğitimde. Bu yaş aralığındaki 723 bin genç ise eğitimin yanı sıra çalışıyor. 15-19 yaş arasındaki 898 bin genç ise ne eğitimini sürdürüyor, ne çalışıyor. Bu gençlerin o yaş grubundaki toplam nüfusa oranı yüzde 14.3 düzeyinde. Bu yaş grubunda olup da ne eğitim gören ne çalışanların oranı erkeklerde yüzde 9.7, kadınlarda ise yüzde 19.2 düzeyinde bulunuyor. (Alaattin Aktaş, Dünya Gazetesi)

21.8.2017 - İşgücüne katılmayan 28 milyon kişinin  dörtte üçü kadın Türkiye’de çalışma çağında 59.8 milyon kişi var; 31 milyon kişi işgücünde. İşgücüne katılmayan 28 milyon kişi var; kabaca 20 milyonu kadın. Bir işi olup çalışanların üçte biri, ama işgücüne katılamayan 28 milyonun da kabaca dörtte üçü kadın. İşgücüne katılmayan 20 milyon kadının 11 milyonu “ev işleriyle meşgul” olduğu için iş aramak için bile işgücü piyasasına çıkmıyor. (Alaattin Aktaş, Dünya Gazetesi)


Kapitalizm ve Eğitim


5.8.2017 - Erdoğan: İmam Hatip'e tahammül edemediler Erdoğan, “Diyanet İşleri Başkanlığı Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği” kapanış programında konuştu. Çocuklara siyasi konuları değerlendiren Erdoğan,“İmam Hatip'e tahammül edemediler. Farklı bir nesil gelir endişesi taşıdılar. Sırf bunun için eğitim sistemi alt üst edildi. Başkanlığımızın bu konuda çok eksiği var. Defalarca bu ikazı yaptık. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki çalışmalarda çok ama çok geç kalmıştır” diye konuştu. (DİHABER)

6.8.2017 - Çocuk işçiler: Dershanelerin adı gitti, ücreti kaldı Urfa’da okumak için odun işçiliği yapan çocuklar, etüt merkezlerinin ve özel liselerin ücretlerinin dershanelere rahmet okuttuğunu söylüyor. Kapatılan dershaneler, etüt merkezi ve özel lise statüsüyle iki ayrı kuruma bölünerek faaliyetlerini sürdürüyor. Fiyatları 10-15 bin lirayı aşan dershanelerden çıkma liseler, yoksul aileler için para tuzağına dönüştü. Urfa’nın Haliliye ilçesi Kısas mahallesinde yaşayan ve lise eğitimlerine devam etmek için çabalayan İbrahim D. (17) ile Mehmet D. (17), iyi bir üniversiteye gitmek için yaz aylarında odun taşıyarak eğitim paralarını çıkarmaya çalışıyor. Sıcakların 40 dereceyi aştığı kentte, kilolarca odun, tomruk parçaları taşıyan öğrenciler, sakatlanma riskine rağmen çalışmak zorunda olduklarını dile getiriyor.  http://bit.ly/SG9-100

8.8.2017 - ‘Kindar nesil’de sıra Suriyeli öğrencilerde Türkiye’de sayıları bir milyona ulaşan Suriyeli öğrencilerin imam hatip okullarına yönlendirilmesi tartışmaları sürüyor. Uygulama kapsamında Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da geçtiğimiz günlerde Denizli’de bulunan 868 Suriyeli öğrencinin imam hatip okullarına yönlendirilmesi kapsamında “Türkiye’de Geçici Koruma Altında Bulunan Suriyeli Öğrencilere Yönelik Din Öğretimi Çalıştayı” gerçekleştirildi. Çalıştayda 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde sayıları bir milyona ulaşması tahmin edilen Suriyeli öğrencilerin özellikle imam hatip liselerine yönlendirilmesi için çalışmalar yapılması kararı alındı. Eğitim-Sen, bunun AKP tabanına güç katma amacı taşıdığını belirtti. Karara tepki gösteren Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Dede, böylece imam hatiplerdeki öğrenci açığının da kapatılmak istendiğini söyledi. http://bit.ly/SG9-42

17.8.2017 - MEB bütçesinden Maarif Vakfı’na 241 milyon TL Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesinden gerici vakfa 241 milyon lira kaynak aktarılacak. AKP geçtiğimiz yıl çıkardığı kanunla MEB’e alternatif olarak kurguladığı bu vakfa okul açma, etkinlikler yapma, etüt tesisleri kurma vb. konularda sınırsız bir olanak sunmuştu.

17.8.2017 - Türkiye ‘eğitimde refah’ sıralamasında sonuncu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından hazırlanan ‘eğitimde refah’ sıralamasında Meksika ile birlikte sıfır puan alan Türkiye sonuncu sırada yer aldı. OECD’in ‘İyi Yaşam Endeksi’nde Türkiye, ortaöğretim ve üstü derecelerden mezun olanların işgücüne katılım oranlarına göre belirlenen ‘eğitim refahı’ kriterinde 10 üzerinden sıfır puan aldı.

24.8.2017 - 239 bin öğrenci, öğrenim kredisini ödeyemedi Paralı eğitim kıskacında öğrenim ve katkı kredisi almak zorunda kalan on binlerce öğrenci “borçlarını” ödeyemiyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan verilen bilgiye göre, öğrenim kredisi borçlarının tahsili için 239 bin 97 öğrenci Gelir İdaresi Başkanlığı’na havale edildi. Bu öğrencilerin borçları ise 2 milyar liradan fazla.Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun kurulduğu 1961’den 2015 sonuna kadar katkı ve öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen 947 bin 173 kişi icraya verildi. http://bit.ly/SG9-36

25.8.2017 - Milli eğitim müdürlüğünden imam hatip talimatı Antalya’nın Kepez ilçesinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından imam hatip ortaokul müdürlüklerine, “5. sınıf öğrencilerinin en az yüzde 35’inin imam hatip ortaokullarına kazandırılması” yönünde talimat gönderildi. 23 Ağustos tarihinde tüm imam hatip ortaokullarına gönderilen, “5. Sınıfa Öğrenci Kayıtları” konu başlıklı, Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural imzalı yazıda şu ifadeler yer alıyor: “2017-2018 eğitim öğretim yılında mevcut ortaokullarınızdaki 5. sınıf öğrenci sayılarınızın en az yüzde otuz beşini imam hatip ortaokullarımıza kazandırmak için gerekli özenin ve hassasiyetin gösterilmesi hususunda; bilgi ve gereğini rica ederim. http://bit.ly/SG9-8

29.8.2017 - Ücretli öğretmen alımlarında rekora gidiliyor KHK’larla binlerce eğitim emekçisini ihraç eden sermaye devleti  ihraç saldırısıyla birlikte ortaya çıkan öğretmen açığını ise güvencesiz çalıştırmanın fırsatına çeviriyor. KHK saldırılarından önce de öğretmen açığını yeni kadrolu öğretmen alımlarıyla kapatmak yerine, ücretli öğretmen alımlarıyla sözde bu açık kapatılmaya çalışılıyordu. Ancak KHK’lar ile on binlerce eğitimcinin ihraç dilmesi halihazırda yaşanan öğretmen açığını katbekat arttırmış durumda. Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre, 17 büyük şehre bağlı 345 ilçede yapılan incelemede 345 ilçenin 246’sında ücretli öğretmenlik duyurusu yapıldı.

 

Kapitalizm ve Çocuk


1.8.2017 - “Mağdur” veya “suçlu” çocuk sayısı sürekli artıyor Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre 2016 yılında kolluk kuvvetlerine gelen veya getirilen çocuk sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 333 bin 435 oldu. Öte yandan, paylaşılan istatistikte kolluk kuvvetlerine gelen veya getirilen çocuk sayısının önceki yıllara göre sürekli arttığı görülüyor. Çocukların %47,5’i mağdur olarak, %32,6’sı “suça sürüklenme” gerekçesiyle, %12,3’ü bilgisine başvurma amacıyla, %3,5’i kayıp (hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan) ve %4,1’i ise bu nedenlerin dışındaki nedenlerden dolayı geldi ya da getirildi. Verilere göre “suça sürüklenme” nedeniyle 108 bin 675 çocuk kolluk kuvvetlerine getirilirken, bu çocukların %36,1’ine yaralama, %23’1’ine hırsızlık, %10’una 5682 sayılı kanuna muhalefet, %5,5’ine uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak, %3,5’ine cinsel suçlar, %3,4’üne mala zarar verme, %3,3’üne ise tehdit suçu isnat edildi. Adliyeye sevk edilen çocuk sayısı ise 64 bin 981 oldu. “Suça sürüklenme” nedeniyle getirilen çocukların yüzde 33,2’sinin madde kullandığı ifade edilirken, bu çocukların yüzde 84,5’inin 15-17, yüzde 15’inin ise 12-14 yaş arası olması dikkat çekti. Mağdur sıfatıyla kolluk kuvvetlerine gelen veya getirilen çocukların yüzde 60,1’i yaralama, yüzde 12,1’i cinsel suçlar, yüzde 6,8’i “aile düzenine karşı suçlar”dan mağdur oldu. Yüzde 3,5’i tehdit, yüzde 3,1’i ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdur oldu. http://bit.ly/SG9-30

6.8.2017 - Paralı eğitim ve çocuk işçiler Kapatılan dershaneler, etüt merkezi ve özel lise statüsüyle iki ayrı kuruma bölünerek faaliyetlerini sürdürüyor. Fiyatları 10-15 bin lirayı aşan dershanelerden çıkma liseler, yoksul aileler için para tuzağına dönüştü. İyi bir okul için dershaneler yerine açılan etüt merkezleri ya da özel liselere gitmek zorunda olduğunu anlatan Mehmet, şunları dile getirdi: “Eğitim paralı olduğu için çalışmak zorundayız. Parasız olsaydı şu an burada odun işi ile uğraşmak yerine, gider serin bir yerde derslerimize çalışırdık. Çalışmasak ne iyi bir lise ne de etüt merkezlerine gidemeyeceğiz. Dolayısıyla istediğimiz iyi bir üniversiteyi kazanamayacağız. Devlet liselerinde iyi eğitim verilmiyor. Örneğin geçen sene sınıfımız 55 kişilikti. Hocalarımız iyi ders anlatıyor, ancak kalabalık olduğu için doğru dürüst bir şey anlaşılmıyor. Hocanın da suçu değil, o kadar öğrenciyle uğraşmak zor oluyor. Anlayacağınız iyi eğitim alamadığımız için mecburen dershanelere başvurmak zorunda kalıyoruz.” http://bit.ly/SG9-23

8.8.2017 - Kadın ve çocuklar zorla dilendiriliyor Özellikle havaların ısınmasıyla dilenci sayısında büyük artış gözlenirken, dilenci çeteleri yurttaşlardan para almak için kadınları ve çocukları kullanıyor. Dilenenlerin büyük bir kısmının Suriye, Afganistan ve İran gibi ülkelerden gelen mültecilerden oluştuğu Wan’da kadınlar ve çocuklar, erkekler tarafından sabah erken saatlerinde arabalarla insanların ve trafiğin yoğun olduğu yerlere bırakılıyor. Yurttaşlar, yazın sıcağında kadınların ve çocukların dilendirilmesine tepki göstererek, yetkililerin bu olaylara sessiz kaldığını belirtiyor. Ahmet Altuner adlı yurttaş, Wan’da kadın ve çocukları dilendirenlerin çete olduğunu söyledi. Kadın ve çocuklar dilenirken, onları bu şekilde istismar eden kişilerin ise, onları uzakta gizlice izlediklerini söyledi. Bazı yurttaşlar, dilenenleri uyardıkları zaman, bu kişilerin hemen ortaya çıktığını ve yurttaşları tehdit ettiklerini dile getiren Altuner, “Van’da birileri bu işi sektör haline getirdi. Son zamanlarda bu kadar artış olması tesadüf olamaz. Birileri bu insanları dilendirerek para kazanıyor. Bunu çok iyi bilen devlet ise, her şeyde olduğu gibi buna da sessiz kalıyor” dedi. WAN/dihaber


9.8.2017 - ‘Yemenli 201 çocuk öldürüldü’ Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Yemen Temsilcisi Meritxell Relano, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2017 yılının başından bu yana devam eden çatışmalarda 152’si erkek, 49’u kız 201 çocuğun öldürüldüğünü, 234’ü erkek, 113’ü kız 347 çocuğun engelli kaldığını belirtti.

12.8.2017 - 3 ilde iş cinayetleri: Çocuk işçiler katledildi Kocaeli, Ankara ve Düzce’de 3 çocuk iş cinayetlerine kurban gitti.Öte yandan, iş cinayetleri ile işçilerin canlarını almaya devam ederken, firmalara bu konuda yaptırım uygulanmıyor. 50'den az işçi çalıştıran iş yerlerini kapsayan iş güvenliği kanunu geçtiğimiz günlerde Üretimin Geliştirilmesi adlı torba yasa ile 2019 yılına ertelenmişti.


14.8.2017 - Hindistan'da çocuk sağlığına bütçe yok Dünyanın en büyük silah ithalatçılarından Hindistan’ın kuzeyindeki bir devlet hastanesinde 5 gün içinde en az 60 çocuğun hayatını kaybettiği açıklandı. Hindistan’da yoksul aileler büyük bir trajedi yaşıyor. Bir hastanede iddialara göre, ödenmeyen faturalar nedeniyle oksijen desteği kesildi. Bu da çocuk ölümlerini getirdi. 5 günde 60 çocuk yaşamını yitirdi. Gorakhpur ilçesinde yer alan Baba Raghav Das hastanesinde yaşanan ölümler, son 5 günde art arda gerçekleşti.Ölümlerin çoğu yenidoğan ve beyin iltihabı ünitesindeki bebeklerde gerçekleşti. http://bit.ly/SG9-52

20.8.2017 - Göçmen çocuk emeği sömürüsü AFAD verilerine göre Türkiye’de bulunan Suriyeli göçmenlerin %55’i 0-18 yaş grubuna dahil. İlkokul çağındaki Suriyeli çocukların yalnızca dörtte biri okula gidebiliyor. Geri kalan kız çocukları daha çocuk yaşta evlendiriliyor, erkek çocukları ise günde 12 saat atölyelerde, fabrikalarda 20-30 TL’ye çalıştırılıyorlar. Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Nihat Kireçdağ’ın, 7- 27 Ağustos 2016 tarihinde yaptığı “Suriyeli Çocuk İşçiler: Antakya’da Bir Alan Araştırması” Türk Tabipleri Birliği’nin Mesleki Sağlık ve Güvenlik dergisinin son sayısında makale olarak yayınlandı. Kireçdağ’ın aktardığına göre araştırmasına 50 Suriyeli çocuk işçi, çocuk işçileri çalıştıran 1 patron ve Suriyeli çocukların gittiği okuldan 3 müdür katıldı. Araştırmaya katılan tekstil atölyesi patronu, “Bunca hukuki yasaklara rağmen neden çocuk işçi çalıştırıyorsunuz?” sorusuna şu şekilde yanıt verdi: “Daha önceleri Türk işçilerden overlokçuya 200 TL haftalık, makineciye 250 TL haftalık veriyordum. Atölyemde 3 overlokçu ve 4 makineci çalışmaktadır. Aylık olarak hepsinin maliyetini hesapladığınızda 6 bin 400 TL yapmaktadır. Şimdi ise bu işi 14-15 yaşındakiler de yapabiliyor, işi onlara öğretmek sadece bir ayımı aldı ve şu anda çok iyiler. Overlokçuya verdiğim ücret 50 TL, makineciye verdiğim ücret ise 70 TL’dir. Bunu hesapladığımızda ise 1720 TL yapıyor. Bu hesaplamalara göre aylık 4 bin 500 TL’den fazla masraftan kurtulmuş oluyorum. Sadece ben çalıştırmıyorum herkes çalıştırıyor. Devlet ceza yazacaksa hepimize yazmalı. Bu da imkansız. Biz de zamanında çalıştık ve kendi kazancımızı düşünmek zorundayız.” DİSK-AR’ın 2015 Çocuk İşçiliği Raporu’na göreyse  Türkiye’de çocuk işçilik oranı 2012’den beri yükselme eğilimi göstermektedir. Bunun yanı sıra mesleki eğitim alanında, çocuklar staj adı altında ucuz işçiliğe bizzat devlet eliyle sürülmektedir. Yine ILO’nun verilerine göre çocuk işçilerin yaklaşık olarak yüzde 34’ü aşırı derecede yorulmaktadır. Yüzde 33’üne iş yerinde yemek verilmemekte, yaklaşık yüzde 36’sının ise haftalık izni bulunmamaktadır. Çalışan çocukların fiili çalışma süreleri oldukça uzundur. Okula devam eden çocuklarda haftalık ortalama 25,6 saat olan bu süre, okula devam etmeyen çocuklar bakımından ortalama 54,3 saati bulmaktadır. Bununla beraber 6-17 yaş grubundaki çocukların haftalık fiili çalışma süresi ortalama 40 saattir.Daha önce de BBC’nin araştırma ekibi Panorama, Türkiye’deki Marks and Spencer, Zara, Asos, Mango gibi büyük firmalara üretim yapan ve İngiltere’ye ihracat gerçekleştiren tekstil atölyelerinde Suriyeli çocuk mültecilerin günde 12 saat, normal işçinin aldığı ücretin yarısına çalıştırıldığını açıklamıştı. Bu haberin dünya genelinde oluşturduğu tepkilerden kaynaklı bu markalar durumu kınamak zorunda kalmış, göstermelik açıklamalar yapmıştı. http://bit.ly/SG9-37

21.8.2017 - Cezaevlerinde anne ve çocuk sayısı arttı Cezaevlerinde nisan ayında anneleriyle birlikte kalan çocuk sayısı 560 iken, son 90 günde 108 çocuğun daha anneleriyle beraber cezaevine girmesiyle bu sayı 668’e ulaştı. Bu verilerle ile birlikte, 1 yaşını doldurmadan cezaevine giren çocuk sayısında yüzde 31 artış oldu. http://bit.ly/SG9-39

 

Kapitalizm ve Doğa


2.8.2017 - Limak 15 milyon fıstık ağacına göz dikti Riha’nın (Urfa) Karaköprü ilçesi Qirpiyar (Kırkpınar) ve Quzlug (Korukezen) mahallelerinin tapulu ortak merasına, hemen yanında bulunan Limak Holding’e ait çimento fabrikası için “marn” (çimento ham maddesi) ocağı yapılmak isteniyor. Geçimlerini fıstık bahçeleri ve hayvancılıkla sağlayan mahalleli, meranın marn ocağına dönüşmesi halinde bölgede bulunan 15 milyon adet Antep fıstığı ağacının ve hayvancılığın tehlikeye gireceğini söyledi. Meranın bölge için hayati olduğunu söyleyen Kırkpınar Mahalle Muhtarı Emin Parmaksız, Limak Holding’in 2015 yılından bu yana mezralarına göz koyduğunu söyledi. Meranın ocağa dönüştürülmesi halinde doğanın dengesinin değişeceğini, suyun çekileceğini, iklimin etkileneceğini belirten Parmaksız, ocağın açılması halinde fıstık ve hayvancılığın biteceğini vurguladı. Parmaksız, meranın orman yapılması için Orman Genel Müdürlüğü’ne başvurduklarını ancak; dosyanın 3 yıldır Limak Holding için bekletildiğini söyledi. Parmaksız, Limak Holding’in Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu da aldığını ve tepkilerden korunmak için işlemi gizliden yaptığı bilgisini verdi. http://bit.ly/SG9-64

4.8.2017 - Ankaralılar kanser soludu Maltepe Havagazı Fabrikası’ndaki 350 ton asbestli malzeme bulunan elektrik santralinin hiçbir önlem ve tedbir alınmaksızın yıkımına ilişkin, TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Ankara Tabip Odası’nın açtığı davada bilirkişi raporu sonuçlandı."Raporda yer alan “Yapılan keşifle mevcut haliyle, öncelikle yıkım çalışmasına yakın çevrelerin, daha sonra da bu çevreyle fiziki ilişkisi olan Ankara halkı için yakın bir tehlike kaynağı olduğu görülmüştür” ifadeleri ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ankaralıların sağlığını tehdit ettiği kesinleşti. Raporda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in iddia ettiği gibi alanın karantinaya alınmadığı belirtilerek, şöyle denildi: “Asbestli yapının karantinaya alındığı ifade edilmiş ise de, asbestli yapıda yapılan yıkım ve söküm işi için alınan bu karantinanın yeterli olmadığı saptanmıştır. http://bit.ly/SG9-63

6.8.2017 - 3 bin yıllık tarihi yıkıp yol yaptılar Wan’ın Artemêtan (Edremit) ilçesi Kıyıcak köyü yakınlarında bulunan Urartular döneminden kalma 3 bin yıllık Şamran Kanalı, köprülü kavşak çalışması nedeniyle tahrip edildi. Kanalın aralıkla yaklaşık olarak 500 metresi tahrip edilirken, bazı bölgelerde kanalın içi toprak ile doldurulup tamamen yok edildi. Karayolları tarafından yapılan tahribatın boyutu uydu görüntülerinde de açık bir şekilde görülüyor. Söz konusu alanda çekilen fotoğraf ve görüntülerde de tarihi kanalın kimi yerlerde dümdüz edilerek tarlaya çevrildiği ve üzerinden yol geçirildiği görülüyor. http://bit.ly/SG9-62

9.8.2017 - TOKİ şimdi de Ayder’e göz dikti Doğal güzelliği ile dikkatleri çeken ve hakında 5 ayrı koruma kararı olmasına rağmen Ayder Yaylası’nda yüzlerce kaçak yapı inşa edildi. Kaçak yapıların yıkılması bir yana şimdi de TOKİ, Kentsel Dönüşüm Projesi için yayla ile ilgili ihale yaptı. http://bit.ly/SG9-61

24.8.2017 - Müzeler de karakola dönüştürülüyor Kürdistan’ın birçok kentinde de sağlık ocakları, okul ve yurt gibi kamu hizmeti veren kurumların karakola dönüştürülmesinin ardından bu kez İzmir’de antik kent karakola dönüştürülüyor. İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti’nden çıkarılan tarihi bulguların incelendiği “Kyme Arkeoloji Müzesi”, Aliağa Merkez İlçe Karakolu binasına dönüştürülmek isteniyor. Hükümet Konağı altında bulunan merkez ilçe karakolu, Aliağa Kaymakamlığı ve MHP’li Aliağa Belediyesi tarafından Kyme Arkeoloji Müzesi’nin binasına taşınmasına karar verildiği ortaya çıktı.Söz konusu müze içerisinde Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi’nden alınan bilgiye göre; Kyme Antik Kenti’nden çıkarılan ve incelenmeyi bekleyen irili ufaklı 30 bin kasa arkeolojik ürün bulunuyor. http://bit.ly/SG9-58

25.8.2017 -  Dêrsim ve Amanos yanıyor Dêrsim Pulur’da (Ovacık) Merxo köyü ormanlık alanında askeri bombardıman sonucu yangın çıktı. Önceki gün başlayan yangın, dün de devam etti. Yetkililer yangına müdahale etmezken, halkın müdahalesi de ‘güvenlik’ gerekçesiyle engellendi. Öte yandan Dêrsim ve 6 ilçesinde 7 Ağustos günü askeri bombardıman sonucu başlayan yangınlar, 15 gün boyunca devam etti. Halkın müdahalesi ve eylemleri sonucu yangınlar, günlerce devam eden çalışmalar sonucu söndürüldü. Yangının bilançosu ise ağır oldu; toplamda 550 hektar alan yoktu.Antakya’nın Arsuz ilçesi Amanos Dağları kırsalında dün 2 farklı noktada askeri operasyon sonucu orman yangını çıktı. Yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüdü. http://bit.ly/SG9-59

27.8.2017 - 3. havalimanı için sermayenin yeni peşkeş talebi Cengiz-Mapa-Limak-Kolin-Kalyon ortaklığı ile kurulan İGA Havalimanı A.Ş, İstanbul’da inşası devam eden 3. havalimanına malzeme üretmek için istediği 24 hektarlık araziyle yetinmedi, alanın 3 katı fazlası için izin istedi. Çevre Bakanlığı’ndan “ÇED gerekli değildir” kararı da çıkartılan arazide patlatma yöntemiyle çalışılması bekleniyor. Öte yandan bu bölgedeki Göktürk Göleti Tabiat Parkı ise kuş uçuşu 600 metre mesafede bulunuyor. http://bit.ly/SG9-7

28.8.2017 - Medeniyetilerin kalesine 3 gündür dinamit döşeniyor Ilısu Barajı altında bırakılacak olan 12 bin yıllık Heskîf (Hasankeyf) 14 Ağustos günü Devlet Su İşleri (DSİ), kaymakamlık ve özel firma eliyle başlatılan “Dolgu ve Güçlendirme Projesi” nedeniyle kayalar yerinden sökülmeye başladı. Mağaralara taşlardan dolgu yapılırken, devasa kayalar antik liman yapılacağı gerekçesiyle dinamitlerle parçalanıyor. http://bit.ly/SG9-57

28.8.2017 - İsveç tekeli Biga’yı talan edecek Kireç ürünlerinde İskandinavya’nın en büyük şirketi Nordkalk, Çanakkale’nin Biga ilçesinin Eski Balıklı köyünde kireç ocakları açacağını duyurdu. Nordkalk’ın resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, şirketin kendi iç pazarlarında genişlerken aynı zamanda gelecek için kireç rezervlerini garantiye almasının ilginç bir olanak olduğu değerlendirmesi yapıldı. Bölgede maden arama izninin daha önce Dereli ailesine ait Biga Maden’e ait olduğu, Nordkalk ve Dereli ailesinin birlikte kurdukları Nordeka Maden’e 22 Ağustos tarihinde Eski Balıklı köyünde kireç arama izni verildiği belirtildi.Açıklamada ayrıca, bölgede yılda 2.5 milyon ton kireç çıkarmayı hedeflediklerini ve Eski Balıklı köyündeki kireç rezervlerinin en az 30 yıl yeteceğine dikkat çekildi.Gotland Adası’nın kuzeyindeki Ojnare Ormanları’nda koruma altına alınması gereken 245 hayvan ve zengin bitki türü bulunuyor. İsveç hükümeti, bölgeyi İsveç’in 30. Ulusal Parkı’na dönüştürmeyi planlıyordu. Ancak ormanlarda bulunan zengin kireç taşları, tekellerin iştahını kabarttı. Nordkalk, yasalardaki çelişkilerden faydalanarak ve manipülasyon yaparak, ormanlarda kireç ocakları açma izni almıştı. http://bit.ly/SG9-56

28.8.2017 - Mamak’ta kimyasal atık tehdidi Ankara’nın Mamak ilçesinde “kentsel dönüşüm” kapsamında inşaatların devam ettiği 1577/1 Sokak’ta kimyasal atıkların bırakıldığı ortaya çıktı. Çocukların da oyun alanı olarak kullandığı sokağa, inşaatın fırsat bilinerek gece yarası kimyasal atıkların yığıldığı görüldü. Cumhuriyet’ten Aykut Küçükkaya’nın haberine göre, bir taraftan konut inşaatlarının yükselmeye devam ettiği mahalleye atıklar özellikle gece yarısından sonra getiriliyor. Çocukların oyun alanına dönüşen ve atıkların bırakıldığı yıkıntılar bölgesinde herhangi bir koruyucu önlem alınmadığı gözleniyor. Üzerinde kimyevi madde üretiminde kullanıldığı yazan malzemeler, herhangi bir önlem alınmayan alanda güneşe ve dış tehlikelere açık vaziyette bulunuyor.Varillerin atıldığı yerleşim alanı içindeki bölgede sokak hayvanlarının etkilendiği hatta bir kedinin öldüğünü de belirtiliyor. http://bit.ly/SG9-3

29.8.2017 - Adalarda yaşam alanları talana açılıyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve CHP’li Adalar Belediyesi’nin 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, İstanbul 5 Numaralı Koruma Kurulu’na iletildi. Koruma Kurulu’nun onaylaması ile birlikte yürürlüğe girecek olan plana itirazlar da başladı. Büyük, Heybeli, Kınalı ve Burgaz adalarının betonlaşacağını öngören planın geri çekilmesini isteyen ada sakinleri, adaların korunacağı yeni bir planlamanın yapılmasını talep etti. Söz konusu imar planıyla ada nüfusu 14 binden 76 bine çıkacak. Adalar Savunması Sözcüsü ve Adalar Hayır Meclisi gönüllüsü Ömer Süvari, Adalar Belediyesi’nin adaya ilişkin planları halka açıklamadığını ve şeffaf olmadığını belirtti. Bu plan ile birlikte yeşil alanların parsel parsel yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını ifade eden Süvari, “Adalar, sit alanıdır ve 1976’dan bu yana koruma altındadır. Adalarda yapılacak planlamaların korumaya yönelik olması gerekirken, yapılan planlar ise 1/5000 ölçekli planlardan 1/1000 ölçekli planlarla korumadan ziyade adaların ticarileştirilmeye çalışıldığını gördük'' dedi. Bugün adalara gezmek amacıyla gelenlerin ücret ödemeden yüzemediğini veya doğal güzelliklerden yararlanamadığını vurgulayan Süvari, “Bırakın adaya dışarıdan gelen birini, ada sakinleri olan bizler bile orman içinde yürürken para ödemek zorunda kalıyoruz” diyerek yaşanan ticarileşmenin boyutlarına da değindi. http://bit.ly/SG9-40

 

 

KISA KISA…


28.8.2017 - 'Abdülhamid Yahudilerin Filistin'den toprak almasına izin verdi' Tarihçi Doç. Dr.Sezai Balcı ile Prof.Dr. Mustafa Balcıoğlu ikilisi tarafından Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki belgelerin gün yüzüne çıkartılmasıyla hazırlanan "Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu" başlıklı çalışmada, Yahudi kökenli Rothschild Ailesi'nin Osmanlı padişahları ile olan gizli ilişkileri ortaya çıktı. Kitapta, Rothschild üyeleriyle görüşen Osmanlı hükümdarları 2. Mahmut, Abdülmecid ve 2. Abdülhamid aile üyelerine birçok defa nişan takdim edildiği, 2. Abdülhamid zamanında Rothschildler'in, Filistin'de koloniler kurdukları, Abdülhamid'in Filistin'de yaşayan yerli ve yabancı Yahudilerin toprak satın almalarına izin verdiği belgelerle sunuldu. Milliyet gazetesinden Mert İnan'ın aktardığına göre, Rothschild Ailesi ile Osmanlı Devleti arasındaki ilk temas, 2. Mahmut döneminde başlamış. Bu ilişki 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan itibaren kesintisiz devam ediyor. Osmanlı, Temmuz 1853'te 40 bin tüfek, 2 bin şişhane, 10 milyon fişek, 50 milyon kapsül satın alırken, bu silahlar için Rothschildler'e 10 milyon 514 bin 976 kuruşluk ödeme yapıldığı Maliye Nezareti'nin orijinal nüshalarında yer alıyor. Kitapta; Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Tuna kalelerindeki Türk ordusuna gerekli olan finansmanın Avusturyalı Stametz-Şirketi üzerinden, Rothschild Ailesi tarafından üstlenildiği, Rothschildler'in temsilcisi Nathaniel de Rothschild'in, 1834'te Yunanistan'ın Osmanlı Devleti'ne ödeyeceği tazminatı teslim etmek için İstanbul'a gelip Sultan II. Mahmut'la görüştüğü, Rothschild Ailesi'nden borç alınması için yapılan girişimlere Prens Metternich'in destek sağladığı da belgelerle ortaya konuluyor. Dikkat çeken bölümlerden birini ise 2. Abdülhamid'in Rothschild Ailesi'nden iki kez borç aldığına dair belgeler oluşturuyor. 1891'de alınan 6 milyon 316 bin 920 sterlin tutarındaki borcun faizi belgelerde yüzde 4 olarak belirtiliyor. Söz konusu geri ödeme süresinin 60 yıl olarak tanzim edildiği arşivlere yansımış. 2. Abdülhamid tarafından 1894'te alınan ikinci borç tutarı ise 8 milyon 212 bin 340 sterlin. 61 yıl vadeli alınan borcun 15 Ekim 1955'e kadar geçerli olduğu, her yıl 329 bin 249 sterlin tutarındaki meblağın İngiltere Bankası'na ödeneceği belgelerde yer alıyor. http://bit.ly/2w8eBh7


1.9.2017 - Ortadoğu savaşta, Bulgaristan kârda Ortadoğu’daki savaşlar Bulgaristan'ın silah ihracatına rekor kırdırdı. 2016’da önceki yıla göre silah ihracını yüzde 60 artıran Bulgaristan silah sanayiisi, özellikle Sovyet stili hafif silahların üretimine dayanıyor. Alıcılar arasında Irak ile bulunan cihatçılara dağıtan Suudi Arabistan ve ABD başı çekiyor.