Sermaye Devleti

 8.6.2017 - Hapishanelerde OHAL saldırıları sürüyor Bandırma 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nden tutsaklar, yaşadıkları saldırıları İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) yazdıkları mektupla anlattılar. Mahkeme veya hastaneye götürüldüklerinde fiziki saldırıya maruz kaldıklarını dile getiren tutsaklar, şunları aktardı: “Mahkeme ve hastanelere götürüldüğümüzde cezaevinde bulunan gardiyan ve askeri personel tarafından fiziki saldırılara maruz kalmaktayız. Her ne kadar cezaevi personeli ve askeri personelin tutsaklara bakışı ve yaklaşımı tarafsız olması hem vicdanı hem de yasalarla belirlenmiştir… Elini neden kaldırıyorsun ya da ayaklarını neden ters çeviriyorsun bahanesi ile veya X-Ray cihazı öttüğü bahanesi ile çıplak arama dayatması yapılmakta ve fiziki saldırıya maruz bırakılmaktadır…” Mektupta, hasta tutsakların tedavilerinin de yapılmadığına dikkat çekildi.http://bit.ly/SG-2svlUlM

16.6.2017 - Üç gazeteci tam beş aydır iddianamesiz cezaevinde Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın maillerinin sızdırılmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan üç gazeteci, tam beş aydır iddianamesiz tutuklu bulunuyor. Diken’in eski editörü Tunca Öğreten, DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, BirGün çalışanı Mahir Kanaat, DİHA muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, 25 Aralık 2016’da eş zamanlı baskınlarla sabah saatlerinde gözaltına alındı. Diken’in eski editörü Tunca Öğreten, DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, BirGün çalışanı Mahir Kanaat, DİHA muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, 25 Aralık 2016’da eş zamanlı baskınlarla sabah saatlerinde gözaltına alındı. Bugün, ilk dalgada tutuklanan Tunca Öğreten, Mahir Kanaat ve Ömer Çelik’in Silivri Cezaevi’ndeki 150’nci günü. Gazeteciler tam beş aydır haberleri gerekçe gösterilerek cezaevinde tutuluyor. Buna rağmen haklarında henüz bir iddianame hazırlanmış değil. http://bit.ly/SG-2t5xiU9

18.6.2017 - Türkiye, sendikal hakları en çok ihlal eden 10 ülke arasında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 2017 yılı İnsan ve Sendikal Haklar Endeksi’nde Türkiye, 139 ülke arasında insan ve sendikal hakları en fazla ihlal eden 10 ülke içinde yer alıyor. Raporda insan ve sendikal haklar açısından en kötü ülkeler Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Filipinler, Kolombiya, Kazakistan, Kore Cumhuriyeti, Guatemala, Türkiye ve Bangladeş olarak sıralanıyor.

20.6.2017 - “Çöpe atılması gerekenleri askerlere veriyoruz” Manisa’daki askerlerin zehirlendiği kışlanın yemek tedarikçisi Rota Yemekçilik çalışanı, zehirlenmelerin nedeninin çöpe atılması gereken malzemelerin tekrar kullanılması olduğunu öne sürdü. 1’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası’nda toplamda 800 asker rahatsızlanmıştı. Milli Gazete’ye konuşan şirket çalışanı zehirlenmelerin tavuğun dışarıda tutulup soğuk hava deposuna konmamasından kaynaklandığını söyledi. Pirinç pilavının buzluklara yerleştirilmediğini ve kokan ürünlerin tekrar ısıtılarak askerlere verildiğini iddia eden çalışan “Biz de oradan yemek yemiyoruz” dedi. http://bit.ly/SG-2udAifE

20.6.2017 - Diyarbakır’da Işıd yöneticilerine tahliye  Diyarbakır’da 3 polis ile 7 IŞİD militanın öldüğü çatışma sonrası tutuklanan ve aralarında IŞİD adına hareket eden Tevhid Okuma Salonu sorumlusu Nihat Turan’ın da bulunduğu tüm sanıklar ‘tutuklu bulundukları süre dikkate alınarak” tahliye edildi.Mahkeme, 10 kişinin öldürüldüğü olayda sanıkların serbest bırakılarak adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağına hükmetti.http://bit.ly/SG-ısidtahliye

23.6.2017 - Akademisyenleri güvencesiz hale getiren 50/d yasalaştı Üniversitelerin bünyesinde ‘teknoloji transfer ofisi’ adı altında sermaye şirketleri kurulması sağlanarak, üniversitelerin bilimsel bilgi üretme çabasından ziyade ‘kar getirisi’ olan işlere öncelik vermesini sağlayan 50/d , Meclis Genel Kurulundan geçti. Tasarıyla, güvencesiz istihdam olan 50/d, araştırma görevlileri için temel istihdam haline getiriliyor. Doktoralı araştırma görevlilerinin sadece %20’si yardımcı doçentliğe yükselebiliyor. “Doktora sonrası araştırmacı” adı altında esnek ve güvencesiz istihdam başlıyor. Performans denetimi akademik yükselmenin temel kriteri olup, fen ve mühendislik bilimlerindeki son sınıf lisans öğrencilerinin özel sektörde çalışması zorunlu kılınıyor.http://bit.ly/SG-2t7FvFH

25.6.2017 - Dört yıl sonra: İzmir’de Gezi eylemine katılan 192 kişiye dava İzmir’de tam dört yıl sonra Gezi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle 192 yurttaş hakkında toplamda 80 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Dihaber’in haberine göre yurttaşlar ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’le suçlanıyor. Hazırlanan 24 sayfalık iddianamenin 23 sayfası isim listesinden oluşuyor, bir sayfası ise işlenen ‘suç’u anlatıyor. İddianamede 192 kişinin ‘müdahale karşısında çevreye zarar verdikleri ve polislerin yaralanmasına sebep oldukları’ belirtiliyor. İddianame İzmir 37’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

26.6.2017 - Veli Saçılık’a soruşturma: Bayramdan sonra tutuklanabilirim KHK’yla ihraç edildiği işine geri dönmek için Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önündeki eylemini sürdüren sosyolog Veli Saçılık hakkında ‘örgüt üyeliği ve örgüt propagandası yapmak’ suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Gazete Duvar’dan Serkan Alan’a konuşan Saçılık, soruşturma dosyasında hangi örgüte üye olduğuna dair bir bilginin yer almadığını belirtti. “Aslında soruşturmayla, ‘Etkili eylem yaptın, biz de gününü göstereceğiz’ diyorlar, ben öyle yorumluyorum” diyen Saçılık, bayramın ardından tutuklanmayı beklediğini dile getirdi: “Eylemin sembollerini ortadan kaldırmanın bir yöntemi olarak görüyorlar. Nuriye ve Semih’in tutuklanmalarının ardından göz önüne biz çıktık ve bu soruşturma da onun bir parçası. Ortada bir suç değil ortada bir ses olduğu için. Bizi döverek, işkence ederek, tutuklayarak topluma mesaj veriyorlar. Toplum bunu bizim korkmadığımız üzerinden alsın. Biz insanlara korku değil cesaret bulaştırmaya çalışıyoruz.” http://bit.ly/SG6-1

27.6.2017 - Süryani cemaati mülklerinin Diyanet’e devrine tepkili: Diğer azınlıklara yayılabilir Mardin’de aralarında kiliselerin de bulunduğu Süryanilere ait bazı mülklerin önce Hazine’ye ardından da Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesi, Süryani cemaatinin tepkisini çekti. Süryani cemaati temsilcileri şu uyarıda bulundu: “Süryani cemaati, Türkiye’deki çalkantılı süreçten dolayı zaten çok azalmıştı. Bu karar, Türkiye’deki Süryanilerin varlığına ağır bir darbe vuracaktır.” Süryani temsilciler, hukuki süreç başlattıklarını belirterek, sorunu diyalogla çözmek istediklerini aktardı. http://bit.ly/SG6-2

29.6.2017 - Bu kez Muğla: Üç günde 87 asker ‘zehirlenme’ şüphesiyle hastaneye kaldırıldı Manisa’da binin üzerinde askerin gıda zehirlenmesi yaşamasının ardından son üç gün içinde Muğla’nın Marmaris ilçesinde 87 asker zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. AA’da yer alan habere göre bulantı, kusma ve baş dönmesi şikayetiyle hastaneye kaldırılan askerlerden 84’ü ayakta tedavinin ardından taburcu edildi.

28.6.2017 - ‘Erdoğan’a hakaret’te geçen yıl: 46 bin işlem, 5 bin kamu davası, 1080 mahkumiyet Geçen yıl mahkemeler yoğun biçimde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve devlet organlarının saygınlığına karşı suçlara ilişkin mesai yaptı. Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre geçen yıl bu suçlardan 46 bin 193 işlem yapılırken, 4 bin 936 dosya hakkında savcılık tarafından kamu davası açıldı. Bunlardan 9 bin 900’ü hakkında takipsizlik kararı verildi. 31 bin 357 dosya hakkında da yetkisizlik, görevsizlik, birleştirme, fezleke düzenleme ya da başka bir savcılık bürosuna gönderme kararı verildi. Reşit olmuş 4 bin 750 kişi, 36 yabancı ve iki tüzel kişi hakaretle suçlanırken, 12 ile 15 yaş arasındaki 102, 15-18 yaş arasındaki de 138 çocuk devletin egemenliğine ve organlarının saygınlığına karşı suçlandı. Adalet Bakanlığı verilerine göre bu davaların 1080’inde mahkumiyet kararı verildi. Bu da hakkında karar verilen yüzde 34’ünde mahkumiyet kararı çıktığını gösteriyor. Bu dosyaların 679’unda beraat, 867’sinde de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi. 

30.6.2017 - Hapishanelerde ırkçı saldırılar arttı  Dihaber'de yer alan habere Yeni “açılan Tarsus Kampüs Hapishanesi'ne bayram görüşüne giden  tutsak yakını Mehmet Ali Eryiğit, 80 kadın tutsağın 20 Haziran'daki sürgün-sevk sonrası ringlerden indirilerek yerlere yatırılıp kafalarına postallar ile basıldığını belirtti. Eryiğit “Bunu bizzat cezaevi müdürleri, askerler ve gardiyanlar yapmışlar” dedi. Bu saldırıları yaparken müdür ve gardiyanların “Türkün gücünü göreceksiniz” diye bağırmışlar. Saldırının ardından tutsak anneye görüş yasağı da verildi.“Size ‘90'ları yaşatacağız” dediğini, dile getiren Eryiğit, kafalarına postalla basılan tutsaklara “teslim olun, demişler” dedi. Sınıf Gündemi’nin yorumu: Hapishanelerde 12 Eylül’ü aratmayan uygulamalar sürüyor. Ocak ayında cezaevi koşullarında tedavisi olanaksız hasta tutsakların sayısı İnsan Hakları Derneği verilerine göre 926 olduğu, bu hastaların yüzde 31'i ağır hasta olduğu açıklanmıştı. Şubat ayında, Zindanlar ile Dayanışma İnisiyatifi üyesi Avukat Şule Recepoğlu, “Cezaevlerinde çok ciddi yönelimlerin ya da can kayıplarının olma ihtimaliyle karşı karşıya” olduğumuzu belirtmişti. İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Şakran T Tipi Cezaevinde bulunan siyasi tutuklulara “terörist” yazılı yaka kartı takma zorunluğu getirilmesi, bunu kabul etmeyen tutuklulara ise cezaevi yetkilileri tarafından disiplin cezası verilerek, görüş yasağı konması; Tarsus C Tipi Kadın Cezaevi’nden hastaneye sevk edilen bir kadın tutuklunun doktorun sözlü tacizi ve hareketine maruz kalması gibi olaylar da basına yansımıştı. Mart ayında, Şakran Cezaevi Müdürü’nün açlık grevinde olan tutukluları “Aileleriniz gelip sizi kurtarsın. Esat Oktay’ın yapmadığını size yapacağım” biçiminde tehdit etmişti. Ayrıca, hapishanelerde, açlık grevi eylemlerini sürdüren PKK ve PAJK’li tutsaklar sürgün sevk saldırısına maruz kalmıştı.)

30.6.2017 - Ankara ve İstanbul’da iki eğitimciye destek eylemi: 11 gözaltı İstanbul’da ve Ankara’da açlık grevlerinin 76’ncı gününde tutuklanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemi yapıldı, 11 kişi gözaltına alındı. Ankara’da yurttaşlar Gülmen ve Özakça’nın tutuklanmadan önce eylem yaptıkları Yüksel Caddesi’nde bir araya geledi. Sakarya Caddesi’ne yürüyüş yapmak isteyenlerin toplandığı sırada polis müdahale etti. Plastik mermi ve biber gazı kullanan polis 11 kişiyi gözaltına aldı. http://bit.ly/SG6-3

30.6.2017 -  2014 itibarıyla özel güvenlik sertifikası almış kişi sayısı 1.075.580 “Şu anda devletin uzun namlulu silahlar dahil, güçlü teçhizata sahip 261 bin polisi var. Özel güvenlik sektöründe ise, Emniyet Müdürlüğü’nün istatistikleri güncellenmediğinden şu anda kaç kişinin çalıştığı, kaç şirketin faal olduğu tam olarak bilinmiyor. Ama, 2014 yılı verilerine göre, Türkiye’de 1508’i polis, 3’ü jandarma bölgesinde olmak üzere, bir milyonun üstünde eleman istihdam eden 1551 özel güvenlik şirketi mevcuttu, 67.094 işyeri özel güvenlik izni almıştı. 2014 itibarıyla özel güvenlik sertifikası almış kişi sayısı 1.075.580, özel güvenlik görevlisi kimliği verilenler 678 idi. Şu anda 500.000 kişinin de özel güvenlik görevlisi olmak üzere sıra beklediği biliniyor.” (Ali Sirmen) Sınıf Gündemi’nin yorumu: 2016 yılının Haziran ayında, Özgür Gündem gazetesinde, hükümetin Kürdistan kentlerindeki özel harekatçıların sayısını 40 bine çıkaracağına dair bir haber yayınlanmıştı. Aynı ayda, hükümete yakın Sadat A.Ş'nin sitesinde 'eğitim paketi” olarak "Gayri nizami harp kursu" verilmesi dikkat çekmişti. Temmuz ayında, polise ağır silahlar verilmesi kararlaştırılmıştı. Ekim ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, parti yöneticilerini silahlandıracaklarını açıklamış, sosyal medya üzerinden "Ak silahlanma" ve "Ak milisler" etiketleriyle yapılan silahlanma ve şiddet çağrıları yapılmıştı. Kasım ayında ise, Polis Akademisi'nin resmi internet sitesinden yapılan duyuruyla özel harekat polisi yetiştirmek üzere 10 bin erkek öğrenci adayı alınacağı ifade edilmişti. Aralık ayında, Özel Harekât Daire Başkanlığı'nca polis olmak isteyen kişilere ayda 300 liraya "özel harekât" kursları açıldı. 2016 yılının Şubat ayında “bekçilik” uygulaması için İstanbul’da başvuruların başladığı, İstanbul ilçelerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde “Çarşı ve Mahalle Bekçisi” olarak 700 kişinin görevlendirileceği duyurulmuştu. Aynı ayda Cumhuriyet gazetesi, Tayyip Erdoğan’ın dünürü Orhan Uzuner’in, “bir darbe girişimi ya da kalkışma anında” halkı çok kısa sürede sokağa dökebilmek için geniş bir iletişim ağı kurduğu haberini yapmıştı. Birgün gazetesi de, Şubat 2016’da yaptığı haberde AKP’li Esenyurt Belediyesi’nde kirli savaşta yer almış eski özel timcilerin ve askeri personelin zabıta olarak istihdam edildiği ve silahlandırıldığını duyurmuştu. Nisan ayında ise Polis Akademisi Başkanlığı, bini kadın olmak üzere toplam 10 bin yeni polis alınacağını duyurmuştu.

Türkiye Gündemi

2.6.2017 - Diyanet: “Haram parayla hacca gidilebilir” Din İşleri Yüksek Kurulu, “Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir?” sorusuna yanıt verdi. “İslam dini kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helal yollardan elde etmelerini ister” diyen Yüksek Kurul, haram parayla da hacca gidilebileceğini, bu durumda haccın geçerli olacağını, ancak daha sonra o haram para ya da malın yoksullara ve hayır kurumlarına verilmesini ve tövbe etmesi gerektiğini açıkladı. http://bit.ly/SG6-4

6.6.2017 - Kılıçdaroğlu, "Kontrollü darbe" iddiasından vazgeçti: “15 Temmuz'u FETÖ yaptı, şüphem yok” CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'da düzenlenen darbe girişimiyle ilgili olarak daha önce kullandığı "kontrollü darbe" sözüne ilişkin açıklamada bulundu. Kılıçdaroğlu bu söze dair "Özel bir ısrarım yok" dedi ve "Bütün arzum darbenin bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılıp aydınlatılması" diye ekledi. "Her zaman, her yerde ve her ortamda, '15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FETÖ terör örgütüdür' dedim" hatırlatmasında bulunan Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz’u yapanın FETÖ terör örgütü olduğu konusunda en ufak bir şüphem yoktur" dedi.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin "kontrollü bir darbe girişimi olduğunu" iddia ederek, "Elimizde bununla ilgili dosya var" demişti. http://bit.ly/SG6-5

6.6.2017 - Mafya Sedat Peker ‘ödüle doymuyor’: Yine ‘en hayırsever işadamı’ seçildi ‘Yeraltı dünyası’nın ünlü ismi Sedat Peker, yine ‘en hayırsever işadamı’ seçildi. Peker’e, geçen haftalarda da Milliyet gazetesiyle 2K Media’nın ortak düzenlediği ‘Şehrin En İyileri Ödül Töreni’nde, Kansersiz Yaşam Derneği’ne 300 bin lira bağışta bulunduğu için ‘En Hayırsever İş Adamı’ ödülü verilmişti.  http://bit.ly/SG6-6

21.6.2017 - Rojava sınırına büyük yığınak Halep kentine bağlı Afrin ilçesinin karşısında bulunan Kilis’in sınır hattına batı illerinden gönderilen fırtına obüs topları, topçu bataryaları sevk edildi.YPG kontrolündeki bölgelerin Türkiye tarafındaki hudut karakollarına takviye yapılıyor. Batı illerinden yola çıkan fırtına obüsü ve topçu bataryaları 3’üncü Hudut Tabur Komutanlığına bağlı sınır birliklerine gönderildi.Önceki gün bölgeye tank birlikleri zırhı personel taşıyıcıları, komando birlikleri sevk edilmişti.

24.6.2017 - Kılıçdaroğlu’ndan ‘bozkurt’ selamı “Adalet yürüyüş”ü  sırasında CHP lideri yoldan geçen araçları da selamladı. Kılıçdaroğlu, bir araçtan yapılan ‘bozkurt’ selamına aynı şekilde karşılık verdi. Kılıçdaroğlu daha önce seçim dönemlerinde de ‘bozkurt’ selamı vermişti. http://bit.ly/SG6-7 Sınıf Gündemi’nin yorumu: Kılıçdaroğlu, Nisan ayında Maltepe Belediyesi Küçükyalı Kültür Merkezi'nde muhtarlarla bir araya geldiğinde şöyle demişti: "Osmanlı'yı çok övüyoruz değil mi? Övüyoruz, övmeliyiz.”

28.6.2017 - Erdoğan'dan Afrin'e asker operasyon tehdidi Erdoğan, Harran’da Suriyeli mültecilerin kaldığı kampa düzenlediği ziyaretin ardından Rusya’da yayın yapan İzvestiya gazetesine konuştu. Sputnik’in aktardığı habere göre Erdoğan, PYD kontrolündeki Rojava’nın Afrin kantonuna yeni bir askeri operasyonun başlatılabileceği sinyali verdi.Erdoğan son 10 gündür verdiği tüm demeçlerde Rakka operasyonunu yürüten YPG’ye silah temini yapan ABD’yi eleştirmiş ve “Türkiye silahlı kuvvetleri ile Kuzey Suriye’de bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullanmıştı. Türkiye, Nisan ayında yer yer hedef aldığı Haziran ayının başından itibaren ise Rojava’nın Afrin kantonu sınırının karşısına askeri yığınak yapmaya başlamıştı.Erdoğan son 10 gündür verdiği tüm demeçlerde Rakka operasyonunu yürüten YPG’ye silah temini yapan ABD’yi eleştirmiş ve “Türkiye silahlı kuvvetleri ile Kuzey Suriye’de bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullanmıştı. Türkiye, Nisan ayında yer yer hedef aldığı Haziran ayının başından itibaren ise Rojava’nın Afrin kantonu sınırının karşısına askeri yığınak yapmaya başlamıştı.http://bit.ly/SG-2uxVhth

28.6.2017 - TSK Efrin’in köylerine saldırdı Sermaye devleti, Kürt halkının kazanımlarına yönelik saldırılarına Efrin’e yönelik top atışlarıyla devam etti. TSK, 27 Haziran saat 22.30 sularında, Efrin kantonunun Şera ilçesine bağlı köylere top atışı yaptı. Azez’de konuşlanan TSK birliği tarafından yapılan saldırıda Şera ilçesine bağlı Qestel Cindo, Malikiyê, Merenaz, Vîllat El-Qadî ve Eyn Deqnê köyleri bombalandı.

Halk İçin Ekonomi

1.6.2017 - Patronlara iki kıyak daha: inşaat demiri ithalatında uygulanan gümrük vergisi düşüyor Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci inşaat demiri ithalatında uygulanan gümrük vergisini düşüreceklerini, bu konuda imzaya gönderilen Bakanlar Kurulu kararının hafta sonuna kadar çıkacağını söyledi. Zeybekci, "Dün Bakanlar Kurulu kararını imzaya sevk ettik. Bu hafta sonuna kadar çıkar. Gümrük vergisini aşağı çekeceğiz, KDV'ye zaten dokunmayız" dedi. (...) Öte yandan Ekonomi Bakanlığı, bugün yapılan yeni düzenleme ile Turquality programında yer alan firmaların açılacakları her bir yeni ülke için beş yıl süresince desteklerden faydalanabileceklerini açıkladı. http://bit.ly/SG-2ssJ3p9

1.6.2017 - Binali Yıldırım’ın Serveti 140 miyon Euro Yaklaşık 6,6 milyon kişinin yaşadığı1,9 milyon ailenin harcanabilir geliri açlık sınırının altında olduğu, yaklaşık 46 milyon kişinin yaşadığı 12,5 milyon ailenin gelirinin ise yoksulluk sınırının altında bulunduğu Türkiye’de EuroEIC’de yayınlanan belgelere göre Başbakan Binali Yıldırım’ın 140 Milyon Euro’luk serveti olduğu ortaya çıktı. Yıldırım’ın kayıtlı bulunan malları arasında değerleri 1.9 milyon ila 33 milyon dolar arasında değişen 11 yük gemisi ve 7 gayrimenkulü mevcut.

5.6.2017 - İthalat artışı ihracat artışından hızlı “Mayıs ayında: İhracat yüzde 9.5 artarken, İthalat yüzde 21.4 arttı. Yılın ilk 5 ayında: İhracat yüzde 8.9 artarken, İthalat yüzde 11.1 arttı. Üretim yapımız büyük ölçüde ithalata bağımlı. İç talep biraz canlanınca, ihracat biraz artınca, ithalat girdisine talep artıyor. İthalat harcamaları hızla yükseliyor.” (Güngör Uras) 

5.6.2017 - Türkiye’ye giren 110.7 milyar dolarlık sermaye ihracının yüzde 72’si AB ülkelerinden geliyor “Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) hafta sonunda yayımladığı “Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Raporu” tabloyu ortaya koyuyor. Uluslararası doğrudan sermaye girişi 2016’da küresel daralmanın çok ötesinde, yüzde 30 daralmış. Net doğrudan uluslararası yatırım girişindeki düşüş yüzde 44 olmuş. İlk üç aylık veriler de aynı eğilimi gösteriyor; Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişi azalmaya devam ediyor. son 10 yılda Türkiye’ye giren 110.7 milyar dolarlık doğrudan yatırımın yüzde 72’si, neredeyse her gün kavga ettiğimiz Avrupa ülkelerine ait. Stok sayı olarak Almanya sermayesi, son 10 yılda en fazla yatırımda Hollanda açık ara önde. Türkiye’ye uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin dağılımına baktığınızda ise kalıcı iş yaratmayan alanlardan olan gayrimenkulün payının arttığı açıkça gözüküyor. Örneğin 2011’de 16.2 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişinin sadece 2 milyar doları gayrimenkule ait iken, 2016’da 12.3 milyar dolarlık girişin 3.9 milyar doları gayrimenkule ait. Neredeyse toplam girişin üçte biri... 2017 ilk üç aya baktığımızda da tablo aynı. Toplam 2.8 milyar dolarlık girişin 1 milyar dolarını aşkın tutarı gayrimenkule ait.” (Erdal Sağlam)

5.6.2017 - On yabancı şirket Türkiye borsasının yüzde 20’sinin sahibi “Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) 2016 yıllık raporunu açıkladı. çok az sayıda yatırımcı hisse senetlerinin önemli bir kısmına sahip. 2016 sonu itibariyle borsada 1 milyon 41 bin yatırımcı var ve bu yatırımcıların yüzde 99.09 oranında 1 milyon 31 bini yerli, yüzde 0.91 oranında 9 bin 485'i yabancı. Yerli-yabancı yatırımcı sayısı ile bu yatırımcıların sahip olduğu portföy çok dengesiz. Her bir yerli yatırımcının ortalama 88 bin liralık, yabancı yatırımcının ise 14.8 milyon liralık portföyü var. On yabancı şirket ve on yabancı fon Borsa İstanbul'daki hisse senetlerinin yaklaşık yüzde 19'una sahip durumdalar. İlk 100 yabancı şirket ile ilk 100 yabancı fonun sahip olduğu hisse senedinin oranı ise yüzde 44'ü buluyor.” (Alaattin Aktaş)

5.6.2017 - Borsanın yükselişinin arkasında Varlık Fonu mu var? “Endeksteki yükseliş genele yayılmış değil. Yani belirli hisselerle endeks yükseliyor. Burada kafaları karıştıran bir komplo teorisi devreye giriyor. Nitekim aklıselim birçok ekonomistin Varlık Fonu'nun borsada alım yaptığı yolunda düşünceleri var. Bizler, vatandaşlar olarak Varlık Fonu'nun, borsada yükseltmek için alım yapıp yapmadığını bilmiyoruz. Hiçbir zaman da öğrenemeyeceğiz. Ancak dün itibariyle Varlık Fonu'na alt fonlar da kurularak katıldı. Bunlardan biri de Ekonomik İstikrar Fonu. Bu fon piyasada istikrarı sağlayacak. Bu bana Tansu Çiller hükümeti döneminde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın borsada yaptığı alımları hatırlattı. O dönemde Özelleştirme İdaresi Erdemir, TÜPRAŞ ve PETKİM gibi hisselerde gelir alım yapardı. Hatta bazı borsa kurtları bu alımı önceden öğrenirler ve alım yaparlardı. Özelleştirme İdaresi alım yaptığı an hisse senetleri yükselir ve o spekülatörler de satardı. Devlet üzerinden büyük kazanç sağlarlardı. Bu birçok kişinin servetine servet katmıştı.” (Remzi Özdemir)

6.6.2017 - Et fiyatları hızla yükseliyor Et fiyatlarında devamlı bir artış var. Ülke genelinde karkas dana etin kilosu 28.31 TL’ye, kuzu etinin kilosu 35.70 TL’ye yükseldi. (Milliyet)

6.6.2017 - Enflasyon işçi ve emekçiyi vurdu Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi, (BİSAM) “Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Mayıs 2017 Dönem Raporu” yayımladı. Raporun ortaya koyduğu verilere göre enflasyon asgari ücrette yaptığı erime ve yarattığı gizli yoksullaşma ile işçi ve emekçileri vurdu.BİSAM’ın söz konusu raporunda tüm gelir grupları için tek bir Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) açıklandığı belirtilerek bunun sonucunda gerçekte yaşanan enflasyonun açıklanan resmi enflasyonla uyumsuzluk gösterdiği kaydedildi.Buna göre; Mayıs 2003-Mayıs 2017 dönemleri arasında genel TÜFE % 210 artış gösterirken bu oran düzenli ücretlilerde % 235, yevmiyeli çalışanlar için % 253, emekli aylığı ile geçinenlerde % 241, nüfusun en yoksul %20’lik kesimi için % 246 oldu. En zengin % 20’lik dilim için ise enflasyon % 231 olarak gerçekleşti.Genel enflasyon rakamları ile farklı grupların enflasyonlarının arasındaki farktan kaynaklanan ve kayıtlara yansımayan yoksullaşma düzeyini tanımlayan “gizli yoksullaşma”yı Mayıs 2003-Mayıs 2017 dönemi için hesaplayan BİSAM, çarpıcı sonuçlara ulaştı. Buna göre; en yoksul % 20 için % 10 seviyesinde enflasyona bağlı gizli yoksullaşma gerçekleşirken en zengin % 20 için bu oran % 6 oldu.http://bit.ly/2sql8Xb

6.6.2017 - En büyük 500 şirket 2016’da yüzde 16.2 kar etti  İstanbul Sanayi Odası’nın açıklanan 500 Büyük Sanayi şirketi araştırması özvarlık kârlılığı bakımından 2016’da yüzde 16.2’ye çıkıldığını, bu oranla bankaları 4 puan geride bıraktığını gösteriyor. Bankalar 2016’da yüzde 12.6 özvarlık kârı elde etti. Bunun ötesinde 2016’da 500 Büyük’ün toplam kârı 28.5 milyar liradan 37.7 milyar liraya yükseldi. Bu, bir yılda yüzde 33 kâr artışı demek ve en son böyle yüksek oranlı artışı 2009 yılında yaşamıştık. - Yine 500 Büyük’ün özsermaye kârlılığı yüzde 16.2’yi buldu ki, bu oran hem bankaların kârlılığının hem de uluslararası normların üzerine çıktı. Yüzde 15 ortalama sermaye getirisi küresel bir kıstas. Sanayinin yüzde 16.2’lik oranı da 2010 yılındaki yüzde 16.9’luk orandan sonra en yükseği. Bu anlamda daha yüksek oranlı kârlılığa en son 2003 yılında ulaşmıştı. Yani 2016 sanayi sektörünün son 13 yılda en kârlı ikinci yılı. - Bu kârın içinde faaliyet dışı gelirlerin payı ise yüzde 37 ile yüksek oranını koruyor. Faaliyet dışı gelirlerin en çoğu da finansal işlemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla sanayi kesiminin hem finansal işlemlerini iyi yönettiğini ve faizden para kazandığını, hem de dövizle daha düşük faizlerden borçlanıp ama kur değişiminden kaynaklanan zararlarını minimize etmeyi başardığını görüyoruz. Sanayi aşırı borçlu ve üstelik bu borcun daha büyük kısmı döviz üzerinden ve yurtdışına. Dolayısıyla kurda meydana gelen önemli değişiklikler sanayi kesiminin finansman giderlerini aşağı yukarı oynatıyor ve bilançosunda büyük dalgalanmalar yaratıyor. - Borçlanarak büyüyen sanayinin 2016 toplam borcu 379 milyar liraya yükseldi. Bu da bir yılda borç stokunda yüzde 24 artış demek. Borç hızla artıyor ama özsermaye aynı hızla büyümüyor. 233.6 milyar liralık özsermayenin artışı yüzde 15’te kaldı. Sonuçta da borçlar özvarlığın yüzde 162’si düzeyine çıktı. Halbuki sürdürülebilir olanı yüzde 100 civarında olması. Yani borçla özvarlığın birbirine çok yakın seyretmesi. Yoksa borç servisine çalışıyorsuuz. Bizim sanayicilerimizin de yakınması hep bundan. Fakat aynı sanayicilerin özsermayelerini güçlendirme konusunda istek ve becerileri az. BDDK bankalara 8 yıldan beri kârlarını sermayelerine katmalarını zorunlu tutuyor. Bu nedenle 50 bankanın sermayesi 289 milyar lira ile 500 büyük sanayinin üzerinde ve toplam kârı da sanayiyi yakaladı. (Abdurrahman Yıldırım) SO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan İSO 500 2016'yı değerlendirirken, "Ülkemiz için oldukça zorlu geçen 2016 yılında İSO 500 kuruluşlarının ekonominin geneline kıyasla başarılı bir performans gösterdiğini görüyoruz" açıklamasını yapıyor. İSO 500 içerisinde 489 özel sektör firması yüzde 97.8 oranında yer alırken 11 kamu kuruluşunun payı yüzde 2.2'ye gerilemiş durumda. -2009 yılında 153 yabancı sermayeli firma ISO 500'de yer alırken, 2016'da 123'e gerilemiş. 500 firmanın yüzde 36'sı yasancı sermayeli iken, bu oran yüzde 24.6 seviyesine inmiş. -Satıştan gelirlerde ilk 5'te, Tüpraş, Ford, Tofaş ve Oyak Renaut yer alırken, ilk on içersinde 4 Koç Holding firması bulunuyor. (Osman Arolat)

8.6.2017 - Cari açık Katar’dan gelen parayla finanse ediliyor “Türkiye'nin ödemeler dengesinde her yıl acayip paralar görülür. Her kuruşu resmi rakamlara dayalı olması gereken bilançolara bir bakarsınız, Türkiye'ye 15-20 milyar dolar para girişi olmuştur. Tümü kayıt dışıdır, kaynağı meçhuldür! Merkez Bankası dahil devletin hiçbir kurumu bu paranın nereden geldiğini bilmez görünür! Ama işin erbabı bilir. Katar’dan gelir. (...)Birilerinin kayıt dışı kara paraları Katar bankalarında istifleniyor ve gerektiğinde, yani bizimkiler istediğinde Katar'dan Türkiye'ye sokuluyor! “Bizimkiler” avanta, ihale, rüşvet ve yolsuzlukla elde ettikleri kara paraları, bir yerlerde tutmak zorunda. Bundan önceki süreçte işin en temiz yolu bu paraları sır saklayan “İsviçre bankalarında” tutmaktı. Ancak İsviçre bu konuda su koyuverdi, bankalarına istiflenen gizli paraların sahiplerini açıklamaya başladı… Dolayısıyla kara para piyasasında İsviçre, güvenilirliğini yitirdi! Bu durumda devreye Katar ve Suudi bankaları ve finans kuruluşları girip İsviçre'den kaynaklanan boşluğu doldurdu.” (Emin Çölaşan)

12.6.2017 - Varlık Fonu demir-çelik sektöründeki patronların imdadına yetişecek “Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı döneminde Türkiye’deki demir-çelik üretimiyle ilgili bir rapor hazırlattı. Sektörü topladı, rapordan çıkan mesajı paylaştı: - Ülkemizde demir-çelik üretimi ağırlıklı hurda ithalatına dayalı yürüyor. Türkiye, hurda demir-çelik ithalatında dünya lideri. Tüm tesisler cevhere dayalı üretime geçse, madeni ithal de etsek, cari açıkta 2.5 milyar dolarlık iyileşme sağlanabiliyor. Sektör temsilcileri dönüşümün kolay olmayacağını savundu: - Ülkemizde cevherden üretim yapan Erdemir, İsdemir gibi tesisler başlangıçta devlet eliyle kurulmuştur. Özel sektörde 1 milyar doları bu dönüşüme yatıracak şirket pek çıkmaz. DEİK’e bağlı Türkiye-İrlanda İş Konseyi’nin organizasyonuyla Dublin’e giderken Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de konuyla ilgili şu düşüncesini paylaştı: - Demir çelik şirketleri, yüksek fırın yatırımına tek başlarına güçlerinin yetmeyeceğini düşünüyor. Cevhere dayalı üretim ithalat faturasını düşürecekse, Türkiye Varlık Fonu, özel sektörle ortaklaşa bu yatırıma girebilir. Mevzuatı buna uygun.” (Vahap Munyar)

15.6.2017 - En büyük enerji şirketleri çalışan başına 1 milyon 790 bin dolar kazanıyor visualcapitalist.com sitesi dünyanın en büyük 500 şirketini sektörlere ayırarak her bir sektörde faaliyet gösteren firmaların çalışan işçi başına elde ettikleri gelirleri hesapladı. Buna göre, çalışan başına enerji sektörü 1 milyon 790 bin dolar, sağlık sektörü 890 bin dolar, elektrik, su havagazı sektörü 810 bin dolar, gıda sektörü 700 bin dolar, finans sektörü 650 bin dolar, telekomünikasyon sektörü 610 bin dolar kazanıyor.

16.6.2017 - İşsizlik 2001 krizi dönemine göre daha yüksek “1 yılda  Şubattan marta bir ayda 534 bin kişi iş buldu Aynı dönemde iş bulabildiklerinde çalışmaya hazır kadın ve erkek sayısı 276 bin artmıştı. İş bulabildiklerinde çalışmaya hazır olanların sayısında daha fazla kadın ve erkek iş bulunca, işsiz sayısında 258 bin azalma oldu. Bunun sonucu şubat ayında % 12.6 olan işsizlik oranı mart ayında % 11.7’ye geriledi. Şubattan marta çalışan sayısında 534 bin artışın 95 bini sanayi kesimindeki istihdam artışından kaynaklanıyor. Ama ekonominiz geçen 1 yıllık dönemde çalışmaya hazır bu 1 milyon 115 bin kadın ve erkeğin sadece 496 binine iş imkânı yaratabildi. İş imkânı kısıtlı olunca iş arayanların 619 bini de işsizler ordusuna eklendi. Mart ayı istihdam rakamlarına göre çalışanların sayısı 27 milyon 490 bin. İşsizlerin sayısı 3 milyon 642 bin. Nüfus artışı sınırlandırılamayacağına göre, ekonomimizin her yıl 1 milyon, 1.5 milyon yeni iş imkânı yaratması gerekiyor.” (Güngör Uras) “2000 yılında işsizlik oranı yüzde 6.5 idi... 2001 krizinde yüzde 8.4'e yükseldi. Bugün 2001 kriz yılından daha yüksek, yüzde 12'ye yaklaşan bir işsizlik oranı yaşıyoruz. Hükümetin işsizliği çözmesi için, TÜİK'in açıkladığı 3 milyon 642 bin işsizi dikkate alması yetmez. Geride iş aramayan işsizler var. Özetle Hükümetler bir istihdam politikası oluşturmak ve meseleyi çözmek istiyorsa, işsiz sayısının 5 milyon 976 bin olduğunu ve fiilî işsizlik oranının da yüzde 17.9 olduğunu dikkate alması gerekir. 4- İş gücüne katılma oranı artmıştır. Bu oran iş gücünün kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus içindeki oranıdır. İş gücüne katılma oranı olumlu seyretmiş ve son beş yılda yüzde 48.6'dan, yüzde 52.2'ye yükselmiştir. Yine de bu oran çok yetersiz, zira Avrupa'da aynı oran ortalama yüzde70 dolayındadır.” (Esfender Korkmaz) 

24.6.2017 - Sermaye devletinden ihracatçı patronlara  ÖTV muafiyeti AKP, ihracatçı patronlara bir muafiyet kıyağı daha gerçekleştirdi. İhraç malı taşıyan araçlara yönelik motorin teslimlerinde ÖTV muafiyeti tanınan akaryakıt miktarının artırılmasına ilişkin düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı.Maliye Bakanlığının Özel Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği'ne göre, tır çekicilerinde 900, istiap haddi 15 tonun üzerinde olan kamyon ve tankerlerde 650, istiap haddi 15 tona kadar olan (15 ton dahil) kamyon ve tankerlerde ise 490 litreye kadar motorin için ÖTV ödenmeyecek.http://bit.ly/SG-s2sywcwI

26.6.2017 - Financial Times gazetesi Türkiye’de borsanın yükselmesini gizemli bir yatırımcıya bağlıyor “Borsayı ele alalım. Borsanın yükselişi ekonomik verilerle açıklanamaz çünkü verilerin çoğu bir zayıflamaya işaret ediyor. Para yöneticileri, finans sektörünün profesyonelleri ve gazetecileri Yatırım Finansman adlı aracı şirket üzerinden işlem yapan gizemli bir yatırımcının alımlarını takip ediyorlar. Bu yatırımcı kırılgan günlerde yaptığı yüklü alış ve satışlarla dikkat çekiyor ve gerçeklerin anlaşılmadığı bu ortamda ortaya atılan komplo teorilerini körüklüyor.”  

28.6.2017 - Küresel borç rekor kırdı Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre global borç seviyesi, gelişmekte olan ülkelerin yaptıkları 3 trilyon dolar borçlanmanın etkisiyle 217 trilyon dolara ulaşarak rekor kırdı. 2017 ilk çeyrek sonu itibariyle borç stoğunun dünya yıllık GSYH'sına oranı yüzde 327'ye ulaştı. Geçtiğimiz yıl gelişmiş ekonomilerde kamu ve özel sektör borcu toplam 2 trilyon dolar azalırken, gelişmekte olan ekonomilerde borç 3 trilyon dolar artarak 56 trilyon dolara yükseldi. Gelişmekte olan ekonomilerde borç/GSYH oranı 2017 ilk çeyrekte 2016'nın aynı dönemine göre 5 puan artarak yüzde 218 oldu. Çin'in borcu 2 trilyon dolar aratarak 33 trilyon dolar seviyesine yükseldi. IIF raporuna göre gelişmekte olan ekonomiler 2018 sonuna kadar 1,9 trilyon dolar borç ödeyecekler ve bunun yüzde 15'i ABD Doları cinsinden. En büyük borç geri ödemelerini Çin, Rusya, Güney Kore ve Türkiye yapacak. Geçen yıl gelişmekte olan ekonomilerin döviz cinsinden borçlarının 200 milyar dolar arttığına işaret eden IIF, bunun 2014'ten bu yana görülen en yüksek artış olduğunu vurguladı ve "Borç çevirme riski yüksek" değerlendirmesini yaptı. http://bit.ly/SG6-8

30.6.2017 - Çiftçiye büyük darbe: tarım ürünleri gümrükleri düşürüldü “Buğdayda yüzde 130 olan gümrük vergisi 45’e, arpada yüzde 130 olan vergi 35’e, mısırda yüzde 130’dan 26’ya düşürüldü. Yetmedi yüzde 135 olan ithal canlı hayvan gümrük vergisi 26’ya, yüzde 225 olan hazır et vergisi 40’a düşürüldü. Tüm bu alınan kararlar da 27 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Sınıf Gündemi’nin Yorumu: Gümrük vergilerinin indirilmesi, Türkiye’deki çiftçilerin kendilerinden çok daha ucuza ürün maleden başka ülkelerdeki çiftçilere karşı savunmasız durumda kalmasına yol açacak. Üstelik bu vergi indirimi, çiftçilerin borç batağında olduğu bir döneme denk geliyor. Çiftçi-Sen’in verdiği bilgilere göre: “2004-2016 yıllarını kapsayan süreçte tarıma sağlanan destek sadece 3,7 kat artarken bankaların verdiği nakdi kredi miktarı 13,5 kat arttı. Çiftçilerin takibe düşen kredi miktarı ise dokuz kat arttı.” Bu durum, daha fazla çiftçinin proleterleşeceği anlamına geliyor.

30.6.2017 - İstanbul'da toplu ulaşıma zam İETT'den yapılan yazılı açıklamaya göre, toplu ulaşım ücretleri yeniden düzenlenerek yarından itibaren toplu ulaşım araçlarında geçerli olacak yeni ücret tarifesine geçildi. Yeni tarifede tam aylık mavi kart ücreti 205, indirimli aylık mavi kart 125, öğrenci aylık mavi kart ücreti ise 85 liraya yükseltildi. İstanbulkart ile yapılan kontörlü yolculuklarda ilk biniş ücretleri tam 2,30'dan 2,60 liraya, öğrenci 1,15'ten 1,25 liraya, indirimli 1,65'ten 1,85 liraya çıkarıldı. http://bit.ly/SG6-9

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş

9.6.2017 - Kirli savaşta katledilen 183 kişinin hâlâ “kimliği belirsiz” Sermaye devletinin “terör” demagojisiyle yürüttüğü, Kürt halkını hedef alan kirli savaşında Cizre, Yüksekova, Şırnak, Nusaybin ve Sur’da katlettiği kişilerden 183’ü kimsesizler mezarlığına defnedilirken aradan geçen 2 yıllık süreye rağmen bu kişilerin kimliği hâlâ belirlenemedi. Yakınlarını arayan aileler de cenazelerine hâlâ ulaşamadı. Öte yandan sermaye devleti bu süreçte, Cizre’de katliam yaptığı bodrumlardaki vahşetin üzerini örtmek isterken TOKİ inşaatlarının yapıldığı bölgede kimliği belirlenemeyen bir kişinin daha cenazesi bulundu.http://bit.ly/2usRihw

13.6.2017 - 'Sur'da Politik ve etnik demografi değiştirilmek isteniyor' Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), Sur'un Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde başlayan "Kentsel Dönüşüm" projesine ilişkin hazırladığı gözlem ve araştırma raporunu yayınladı.Raporda, mahalle sakinlerine ve konuyla ilgilenen sivil toplum temsilcilerine göre mahallelerin boşaltılarak şunların yapılmak istendiği vurgulandı: 1- Sur’un politik ve etnik demografisi değiştirilmek istenmektedir. 2- Yerleşkenin tarihsel ve kültürel dokusu değiştirilmek istenmektedir, bir tür hafızasızlaştırılmaya maruz bırakılmak istenmektedir. 3- Gelenekselleşmiş dayanışmacı yaşam kültürleri hedeflenmektedir. 4- Buradaki kamulaştırma ve kentsel dönüşüm uygulamasından ekonomik rant elde edilmek istenmektedir. 5- Mahallelerinin ve aslında tüm Suriçi’nin güvenlik konseptine uygun olarak yapılanacağı düşünülmektedir. Suriçi’ne kurulacağı söylenen yeni 6 karakol ve hâlihazırda cadde ve sokak aralarında bulunan çok sayıda polis ve zırhlı araç varlığı ve güvenlik uygulamaları buna kanıt olarak gösterilmektedir.http://bit.ly/SG-2toeJvB

15.6.2017 - 'Terörist' diye işkence edilen köylüler serbest bırakıldı AKP’ye yakın gazeteciler ile çok sayıda sosya medya hesabı tarafından 'Teröristler yakalandı' paylaşımları yapılan görüntülerdeki köylüler serbest bırakıldı. Van’ın Gevaş ilçesinde mantar toplamaktan dönerken gözaltına alınan ve işkenceye uğradıklarına dair fotoğrafları yayımlanan yurttaşlar, serbest bırakıldı.http://bit.ly/SG-2slgwBT

20.6.2017 - Lice’de zırhlı araçla otomobil çarpıştı: Beş sivil hayatını kaybetti Diyarbakır’ın Lice ilçesinde zırhlı polis aracıyla otomobilin çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre beş sivil hayatını kaybetti.Hayatını kaybeden yurttaşların akrabası olan ve taziyeleri kabul eden Sur Eski Belediye Başkanı Abullah Demirbaş, yaşanan olayın kaza olup olmadığına dair şüphelerinin bulunduğunu belirtti.Yaşanan olayın kaza olup olmadığı ile ilgili ciddi bir şüphemiz var. ‘’Olayın nasıl geliştiği hakkında henüz tam anlamı ile bilgi sahibi değiliz, ama görgü tanıklarının söyledikleri şüphelerimizi arttıracak şeyler barındırıyor. Bizlere aktarılana göre, olayın gelişiminden önce yakınlarımızın bulunduğu araç durdurularak GBT kontrolü yapılmış. Araç GBT kontrolünden çıktıktan bir süre sonra da olay meydana gelmiş'' ifadelerini kullandı. http://bit.ly/SG6-10

26.6.2017 - Kayyum, Ehmedê Xani’nin anıtını da yıktırdı Kayyumlar Kürt dili , tarihi ve kültürü üzerindeki baskı ve yok etme geleneğine  hedeflerine artık heykelleri de alarak devam etmekteler. Dihaber’de yer alan habere göre Ağrı’nın Doğubayazıt Belediyesi’ne atanan kayyum Ulaş Akhan, Uluyol Mahallesin’de bulunan Ehmedê Xani Parkı’ndaki 17. yüzyıl'da yaşamış Kürt edebiyatçı, astronom, şair, tarihçi ve İslam alimi Xanî’nin anıtını yıktırdı. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 13 kurşun ile öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın adına yaptırılan anıt da kayyum tarafından kaldırılmıştı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önündeki Lamassus heykeli, Cizre’de Orhan Doğan’ın kabartma anıtı, Diyarbakır’da Roboski Anıtı, Diyarbakır’da Mervani medeniyetine ait kabartmalar, Diyarbakır’da Ahmed Arif’in heykeli de kayuımlar tarafından kaldırıldı yada tahrip edildi.http://bit.ly/SG-2t4w5uG

29.6.2017 - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) bağımsızlık referandumuna karşı Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) bağımsızlık referandumuna yönelik aktif politikasından rahatsız ülkeler arasında İran da bulunuyor. İran’ın ruhani lideri Ayetullah Hamaney, İran için öncelikle Irak’ın toprak bütünlüğünün önemli olduğunu açıkladı. http://bit.ly/SG6-11

30.6.2017 - İran Kürdistan’ın suyunu kesti İran, Doğu Kürdistan’dan (Rojhelat) doğan Küçük Zap Nehri’ni keserek Kürdistan’ı susuz bıraktı. Yetkililer İran’ın suyu kesmeye devam etmesi halinde Küçük Zap Nehri’nin kuruma riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarında bulunuyor. Dört gündür İran tarafından suyu kesilen Küçük Zap Nehri, Kürdistan’ın en önemli içme ve tarım suyu kaynakları arasında yer alıyor. Nehir Doğu Kürdistan’dan doğarak Kürdistan’ın Qeladize, Ranya, Dokan ve Sola bölgelerinden geçip Dicle Nehri’ne karışıyor. İran devletinin Küçük Zap Suyu üzerinde kurduğu Kollasa Barajı’ndan suyu kesmesi ile başta Pişdar ve Qaladiza olmak üzere birçok yerleşim yeri ve çiftçi susuzluk tehdidi ile karşı karşıya kaldı. Yetkililer, İran’ın, bu uygulamalarıyla uluslararası kuralları çiğnediğini belirterek acil önlem alınması gerektiğini aksi halde söz konusu nehirden beslenen bölgelerin olumsuz etkileneceğini vurguluyor. http://bit.ly/SG6-12

 Emperyalizm ve Halklar

1.6.2017 - Trump’ın ekonomik programı işçilerin aleyhine Trump’ın domestik programı Cumhuriyetçi Parti'nin programıi zenginlerin vergilerini kıs ve de fakirlere yaptığın harcamaları da azalt olarak özetlenebilir. Kongre’nin Bütçe Ofisi (CBO ) 2017 ile 2026 arasındaki on yılda vergi gelirlerinin 992 milyar dolar azalacağını, sağlık ve sosyal yardım harcamaların da 1.1 trilyon dolar azaltılmış olacağını ve de 2026 yılına gelindiğinde ABD’de sağlık sigortasız kişilerin 23 milyon kişi daha artmış olacağını hesaplıyor. Tabii Trump’a oy veren fakir beyazlar kendi lehlerine olan sosyal programların ortadan kaldırıldığını görünce farklı şeyler düşünmeye başlayacaklar. (Financial Times)

4.6.2017 - Bulgaristan'da sığınmacıları taşıyan minibüs kaza yaptı: 10 ölü Bulgaristan’da kaçak göçmenleri taşıyan minibüsün kaza yapması sonucu Afganistan vatandaşı oldukları tahmin edilen 10 kişi öldü, 7 kişi ağır yaralandı. http://bit.ly/SG6-13

4.6.2017 - Venezüella dev bir ABD bankasının oyuncağı durumunda “Geçtiğimiz günlerde ortalığa dökülen bir borçlanma bilgisi, Venezuela’nın felaketini aleni hale getirdi. PDVSA adlı ülkenin petrol şirketinin toplamı 2.8 milyar dolarlık bir borç bonosu, ikinci elde sadece 865 milyon dolara satılmıştı. Bonoyu alan ise yüzde 48 faiz getirisi elde edebilirdi. Bu bononun bilgileri geçtiğimiz birkaç günde manşete çıktı. Satın alan ise Goldman Sachs idi. Venezuelalı hukukçu Julio Borges ise, Goldman Sachs’ın Venezuela'yı sömürdüğünü açıkça belirtti. Goldman Sachs’ın birçok eski üst düzey çalışanı da, meğer Trump’ın hükümetinde görev almışlar!” (Deniz Gökçe)

6.6.2017 - Özbekistan 29 maden ocağını yabancılara işletmeye açacak Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, ülke genelinde 29 adet altın, uranyum, volfram ve lityum kıymetli metal maden ocağının yabancı yatırımcıların katılımıyla işletilmesine onay verdi. Karara göre, Taşkent, Semerkant ve Nevai kentleri ile Karakalpakistan bölgesindeki 12 adet altın-kuvars ve altın-sülfit ocağının işletilmesi öngörülürken, söz konusu ocakların toplam altın rezervinin 14,5 ton olduğu belirtildi. Yabancı yatırımcıların katılımıyla işletilmesi hedeflenen ülkenin Nevai kentindeki uranyum ocaklarının toplam rezervinin de 2 bin 771 ton olduğu bildirildi. Cizzak, Semerkant ve Nevai kentlerindeki toplam 43 bin ton rezerve sahip 8 volfram ocağının yabancı sermayenin katılımıyla çalıştırılması hedeflenirken, Taşkent, Kaşkaderya ve Cizzak'taki 58 bin ton rezervi bulunan 3 lityum ocağının da yabancı ortaklarla birlikte işletilmesinin planlandığı kaydedildi. http://bit.ly/SG6-14

6.6.2017 - Mussolini’nin geleneğini sürdüren İtalyan devleti batan bankaları kurtarıyor “...global krizde İtalya’nın en sorunlu kurumları, bankaları oldu. Bankaların önemli bir kısmı bugün müflis durumda. Sonunda devlet bankalara artık müdahale etmeye mecbur kaldı, Avrupa Komisyonu İtalya’nın en büyük bankalarından “Banca Monte dei Paschi di Siena SpA’yı” bu ay birkaç milyar dolarlık kamu desteğiyle yeniden yere sağlam bastırmaya izin ve destek verdi. Kısa adı MPS olan bu bankanın 8.8 milyar euroluk sermaye açığı var. Bankadan Aralık 2016 ayına kadar bilançoyu toparlaması istenmişti. MPS, 2 milyar dolar kadar mevcut bonosunu hisse senedine çevirdi. Sermaye açığının yüzde 70 kadarı da, bankanın borcu, kamuya hisse senedi olarak verilerek kapatılacak. Böylece bankanın bilançosunda batık kredi kalmayacak. Tabii banka 26 milyar euroluk batık krediyi de bir şekilde satacak ve de bankanın mülkiyeti de bu yılın haziran ayının 28’ine kadar kamuya geçmiş olacak. Tabii Avrupa Merkez Bankası da, özel bankanın kamu bankasına dönmesinin sağlam şekilde yapıldığını kabul etmesi gerekli. İtalya Hükümeti bankaların kurtarılması için ayırdığı 20 milyar euronun önemli bir kısmını da MPS’in kurtarılması için harcamış olacak. Bu arada iki önemli banka daha, kamu kesimine kurtarılmak için müracaat etmiş bulunuyor. Banca Populare di Vicenza SpA ve Veneto Banca SpA da kurtarılmak için destek istiyorlar. Daha birçok İtalyan Bankası yakında destek için ortaya çıkacak!” (Deniz Gökçe)

8.6.2017 - Meksika'da 32 binden fazla kişi “kayıp” Latin Amerika ülkesi Meksika’da kayıp olarak kayıtlı kişilerin sayısı 32 bini aştı. Bu yılın Ocak ayında ülkedeki kayıp sayısı 30 bin 942 olarak bildirilmişti. Son 4 ay içinde 1276 kişi kayboldu. Meksika İçişleri Bakanlığı Ulusal Kamu Güvenliği Sistemi ülke genelindeki rapor edilen kayıp sayısını 32 bin 218 olarak açıkladı. Üstelik bu rakama bildirilmemiş kayıp vakaları dahil değil. Pek çok eyalette kayıplarla ilgili soruşturmalar yürütülse de bu soruşturmalar çok yavaş ilerliyor. İçişleri bakanlığı tarafından onaylı bir arama sisteminin olmayışı özellikle geçmişe dönük kayıp vakalarını analiz etmeyi zorlaştırıyor. http://bit.ly/SG6-15

8.6.2017 -  Güney Sudan’da 2 milyon kişi göç etti Afrika’da bir milyon kişinin Güney Sudan’daki savaştan kaçtığı 1994 yılından bu yana görülen en büyük göç dalgası Kuzey Uganda’ya doğru süren göçle birlikte bu günlerde yaşanıyor. Son sekiz ayda Bidi Bidi isminde dünyanın en büyük mülteci yerleşkesi oluştu. Burada 250 bin kişinin bulunduğu tahmin ediliyor. Güney Sudan’da 2 milyon kişi savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. (Financial Times)

11.6.2017 - Sudan Yemen'e ilave kuvvet göndermeyi planlıyor Yemen'e müdahale eden Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyona dahil olan Sudan, bölgeye takviye kuvvet göndereceğini açıkladı. Sudan gazetesi Assayha, Sudan Savunma Bakanlığı'nın açıklamasını aktararak, yeni kuvvetlerin gönderilmesine hazırlanıldığını duyurdu. Sudan ordusunun Yemen'de ağır kayıplar yaşadığı, özellikle Midi limanı yakınlarında çok sayıda Sudan askerinin öldürüldüğü biliniyor. Suudi koalisyonunun Yemen'e müdahalesi 2015 Mart'ından beri devam ederken, koalisyona dahil olan Katar diplomatik yaptırımlarla koalisyondan çıkartılmıştı. Suudi koalisyonunun Yemen'de hala askeri başarı kazanamadığı, çatışmaların uzun süredir Suudi Arabistan içerisine de sıçradığı görülüyor. http://bit.ly/SG6-16

11.6.2017 - Yemen'de koleradan ölenlerin sayısı 859'a yükseldi Dünya sağlık Örgütü (DSÖ), Yemen ofisinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 27 Nisan'dan bu yana 20 vilayete yayılan salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 859'a yükseldiği belirtildi. Açıklamada ayrıca ülkede yalaşık 116 bin 700 kişide şüpheli vaka tespit edildiği, bunun yüzde 46'sının 15 yaş altı çocuklarda olduğu aktarılırken, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin yüzde 33'ünün altmış yaş üstü kişiler olduğu kaydedildi. Yemen'de iki yılı aşkın süredir devam eden çatışmalar nedeniyle ülke içinde yerinden edilmiş yaklaşık 3 milyon kişi, temiz içme suyu bulunamaması ve atıkların toplanamaması sonucu her gün koleraya yakalanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. http://bit.ly/SG6-17

15.6.2017 - Amerikalı işçiler 40 yıl öncesine göre %5.5 daha düşük maaş alıyor Amerika Birleşik Devletleri'ndeki genç işçilerin ortalama gelirleri 1975'dekinden daha düşük. Genç Amerikalı işçilerin gerçek (enflasyon sonrası) geliri,, 40 yıl önce olduğundan yüzde 5.5 daha düşük. İmalat sanayisinde çalışan işçiler, 1977'de tarım dışı istihdamın yüzde 22'sini oluşturuyordu. Buna karşılık, bugün 12 milyon sanayi işçisi, tarım dışı istihdamın yüzde 10'dan azını oluşturuyor. Son 15 yılda ABD imalat sanayinde görülen iş kayıplarının asıl nedeni fabrika otomasyonunu. Gerçekten de, çalışan sayısı azalırken bile, ABD imalat üretimi artıyor. Buna karşılık, hizmet sektöründe çalışan işçilerin sayısı hızla artıyor. 200 yıl önce hemen hemen hiç olmayan sağlık sektörü bugün ABD istihdamının yüzde 12'sini oluşturuyor. 1900 yılında bir sektör bile sayılmayan turizm, 2011 yılında küresel istihdamın yüzde 8'ini oluşturan 235 milyon insanı istihdam etti. (Finance and Development Dergisi)

19.6.2017 - BM: 65.6 milyon kişi zorla yerinden edildi Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, dünya üzerinde 65.6 milyon kişinin zorla yerinden edildiğini açıkladı. Yıllık rapora göre 2016'da bu sayı, 2015'e göre 300 binlik artış gösterdi. 2014-15'te bu rakam 5 milyon artmıştı.65.6 milyon zorla yerinden edilmiş insanın 22.5 milyonu mülteci, 40.3 milyonu kendi ülkesi içerisinde göçe zorlanmış, 2.8 milyonu sığınmacı. Mültecilerin, 5.5 milyonu Suriye, 2.5 milyonu Afganistan, 1.4 milyonu Güney Sudan'dan geliyor. 6.3 milyon Suriyeli ülke içerisinde yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı.http://bit.ly/SG-2t86OQh

20.6.2017 - Çin’in zenginlerinin toplam serveti 24.2 trilyon dolara çıktı Çin’de zenginlerin sayısı bir buçuk milyon kişiye çıktı ve bu kişilerin toplam serveti 24.2 trilyon dolara ulaştı. On yıl önce Çin’deki zenginlerin sayısı 180 bindi. Gelirleri 10 milyon yuanın üzerinde olanlar zengin kategorisinde değerlendiriliyor. (Financial Times)

20.6.2017 - Meksika'da muhaliflere karşı telefon dinleme skandalı Meksika'nın önde gelen gazeteci ve aktivistleri, hükümetin telefonlarını 'hackleyerek' kendilerini gizlice dinlediği ve casusluk yaptığı gerekçesiyle yetkililere suç duyurusunda bulundu. ABD'li New York Times  gazetesi daha önce, Meksika hükümetinin suçluların takibi için kullanılan bir casus yazılım üzerinden yolsuzluk iddialarını araştıran muhalif seslerin telefonlarını dinlediği iddiasına yer vermişti. Habere göre Pegasus adı verilen yazılım, hedef alınan kişinin telefonunu adeta bir 'dinleme cihazına' dönüştürüyor.

21.6.2017 - Türkmenistan ekonomik krize girdi Sadece yeraltı kaynaklarına dayalı bir ekonomik sisteme mecbur olan ülkelerde baş gösteren ekonomik kriz Türkmenistan’ı da vurdu. Kırım Haber Ajansı’nın haberine göre ülkede, bağımsızlığın ilan edildiği 1991’den itibaren ilk defa “su, doğalgaz ve elektrik” gibi hizmetler ücrete tabii tutuldu. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurbankulu Berdimuhammedov’un talimatı ile su, doğalgaz ve elektrik artık bedava olmayacak. http://bit.ly/SG6-18

27-6-2017 Libya’da köle ticareti büyüyor Libya İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Nasir el Havari, Libya’da mülteci ticaretinin giderek büyüdüğünü söyledi. Sputnik’e konuşan el Havari, konuyla ilgili, “Ülkenin batısındaki gruplar gerçekten de köle ticaretiyle uğraşıyor. Onların kurbanı, Avrupa’ya geçmek isteyen mültecilerdir. Onlar illegal mülteci kamplarına getiriliyor, buradan yük gemileriyle Avrupa’ya taşınıyor. Mültecileri taşıyan teknelerin yüzde 90’ı aşırı yüklenme yüzünden batıyor. Örneğin 50 kişi kapasiteli tekneye 400 kişi bindiriliyor. Bu yüzden her gün onlarca mazlumun cesedi bulunuyor. Libya, mülteci ve köle ticaretinin kilit kaynağı haline geldi” dedi.

27.6.2017 - Filipinler'de 403 bin 52 kişi evsiz kaldı Sosyal Yardımlaşma ve Gelişim Departmanı (DSWD) tarafından yapılan açıklamada, Marawi’de Maute grubu ve hükümet güçleri arasındaki çatışmalar nedeniyle 403 bin 52 kişinin evsiz kaldığı belirtildi. Açıklamada Lanao del Sur vilayetindeki 20 belediyede evlerini terk etmek zorunda kalan insanların 2 tahliye merkezine yerleştirildiği ifade edildi.

27.6.2017 Suriye'de 42 sivil hava saldırısında öldü Reuters haber ajansı acil koduyla duyurdu. Suriye İnsna hakları Gözlemevi Suriye'de düzenlenen hava saldırısında sivil kayıpların olduğunu açıkladı. Açıklamaya göre Suriye'nin doğusunda terör örgütü IŞİD'in elinden kurtarılan siviller ABD'nin öncülüğündeki koalisyon güçlerince bölgeden çıkarılırken düzenlenen hava saldırısında 42 sivil hayatnı kaybetti. http://bit.ly/SG6-19

29.6.2017 Özbekistan Rus tekeline kapıları açıyor Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, Lukoil Başkanı Vagit Alekperov’u kabul etti. Görüşmede, Lukoil'in Özbekistan'daki yatırım faaliyetleri ve projeleri ele alındı.Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, söz konusu görüşmede, üretilen kaynakların katma değerini artıracak projeler ve sektör için kaliteli uzmanların eğitimiyle ilgili iş birliği konuları gözden geçirildi. Ayrıca, uzun vadeli iş birliğini öngören projelerin hayata geçirilmesi ve istikbali olan yeni projelerin hazırlanması meseleleri detaylı olarak ele alındı. http://bit.ly/SG6-20

29.6.2017 - Süper zenginlerin sayısı yükseldi Dünyanın en zenginlerini sınıflandıran veri tedarikçisi Wealth-X raporuna göre, varlıkları 30 milyon doların üzerindeki süper zengin kişi sayısı yüzde 3.5 arttı ve 226 bin 450 oldu. haberturk.com’un haberine göre toplam varlıkları ise 27 trilyon dolara ulaştı. Süper zenginlerin kişi başına gelir ortalaması da böylelikle 119 milyon doları aştı.Tüm dünyada bir yıl içerisinde üretilen mal ve hizmetlerin tamamının 79 trilyon dolar civarında olduğu düşünüldüğünde, 226 bin 450 kişinin yaklaşık 7.5 milyar insanın yaşadığı dünya servetinin üçte birini kontrol ettiği ortaya çıkıyor.New York listede süper zenginlerin en fazla bulunduğu yer olarak dikkati çekiyor ve başkent olarak nitelendiriliyor. ABD’nin ünlü şehrinin metropolitan bölgesindeki süper zengin sayısı geçen yıla göre yüzde 9 yükselerek 8 bin 500 kişi oldu.Avrupa’da zenginlerin en yoğun olduğu şehir ise İngiltere’nin başkenti Londra. Süper zengin sayısında Çin, sıralamada 3. sırayı alırken sadece Şangay 29. sırada kendine yer buldu.

12.6.2017 - İngiliz işadamları seçimden sonra da talimatlarına devam ediyor “İngiliz iş çevreleri seçimlerden sonra sesini yeniden yükseltti. AB’den çıkışın ‘daha yumuşak’ olmasını, gümrük birliğinde kalınmasını ve tek Avrupa pazarının korunmasını talep ettiler. İş çevreleri ‘politik belirsizlikten’ endişe duyduklarını belirtti. (...) İngiltere ihracatının %61’ini AB ülkelerine yapıyor. (Financial Times)

13.6.2017 - ABD bankalar üzerindeki sınırlamaları kaldırmaya hazırlanıyor ABD Maliye Bakanı Steven Mnuchin Donald Trump’ın ABD bankaları üzerindeki sınırlamaları kaldırılmasına yönelik çağrısına uyarak bankaların önünü açacak bir dizi değişiklik önerisi yayınladı. Bu değişiklik önerilerinin yayınlanmasından sonra Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi büyük bankaların hisse senetleri değer kazandı. Maliye Bakanı belirttiği değişiklikleri yaparsa ABD bankaları kasalarında daha az mevduat tutabilecek ve daha az deneyime tabi olacaklar. (Financial Times)

7.6.2017 - Brezilya Halkının Yüzde 97'si Başkan Temer'e Karşı Brezilya halkının yüzde 97'si devlet başkanı Michel Temer'e; adının karıştığı yolsuzluk skandalları nedeniyle karşı çıkıyor. Son kamuoyu yoklamasında Temer hükümetine destek sadece yüzde 3 olarak dikkat çekerken, 2018 başkanlık seçiminin favorisi eski devlet başkanı Luiz Inácio Lula da Silva olarak gösteriliyor. Brezilya İşçi Birliği Merkezi (CUT) tarafından Vox Populi Enstitüsü'ne yaptırılan kamuoyu araştırmasına göre katılımcıların yüzde 97'si başkan Temer'e, adının karıştığı yolsuzluk skandalları ve çalışanların ve emeklilerin haklarının tırpanlanması anlamına gelen reformları nedeniyle karşı çıkıyor. Katılımcıların yüzde 56'sı Temer hükümeti döneminde gelirlerinin düştüğünü söylüyor. http://bit.ly/SG6-21

24.6.2017 - Bu yıl Akdeniz’de 2 bin 108 mülteci hayatını kaybetti Bu yıl en az 2 bin 108 mülteci Avrupa’ya geçmeye çalışırken Akdeniz’de can verdi. AA’nın haberine göre Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Sözcüsü Joel Millman, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’ndeki konuşmasında bu yılın başından 21 Haziran’a kadar Akdeniz’de hayatını kaybeden mülteci sayısının 2 bin 108 olduğu bilgisini verdi. Sözcü, geçen yıl da aynı tarihlerde 216 bin mültecinin Avrupa’ya ulaştığını, 2 bin 911 kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti.

27.6.2017 - Brezilya Devlet Başkanı Temer'e "Pasif Yolsuzluk" Suçlaması Brezilya Cumhuriyet Başsavcısı Rodrigo Janot, Devlet Başkanı Michel Temer'i pasif yolsuzlukla suçlayarak Federal Yüksek Mahkemeye iddianamesini sundu. Michel Temer'in, görevini yürütürken hakkında ceza davası açılan ilk Brezilya devlet başkanı olabilme riski bulunuyor. Temer'e karşı pasif yolsuzluk ile ilgili ceza davasının açılabilmesi için "Araba Yıkama" operasyonunun raportörü Federal Yüksek Mahkeme Yargıcı Edson Fachin, başsavcının iddianamesini başkana karşı dava açılmasına izin verme yetkisine sahip Meclise gönderecek. Meclisten yargılamaya izin çıkması için 513 milletvekilinin üçte ikisinin oyu gerekiyor. Meclisteki oylamada dava açılmasına izin verilirse, Federal Yüksek Mahkemedeki 11 yargıç, başsavcının iddianamesini kabul edilip dava açabilecek. http://bit.ly/SG6-22

29.6.2017 - Obama'nın Endonezya gezisine 650 askerlik koruma ABD eski başkanı Barack Obama’nın ailesiyle birlikte Endonezya'da yaptığı tatile 650 güvenlik görevlisinin eşlik ettiği belirtildi. http://bit.ly/SG6-23

29.6.2017 - 'ABD, Afganistan’dan uranyum çalıyor' Afganistan siyasetçilerine göre ABD, ülkenin güneyindeki Helmand bölgesinin Hanaşin yerleşiminde bulunan madenlerden uranyum ve diğer değerli metal ve madenleri çıkarıp, kaçak olarak ülke dışına taşıyor. Afganistan’ın en tehlikeli bölgelerinden biri olan Helmand, değerli madenlerin çıkarıldığı ve uyuşturucu ticaretinin döndüğü merkez konumunda. Bu bölgenin güneyinde, Pakistan sınırına 160 kilometre mesafede yer alan Hanaşin yerleşiminde uranyum, manyetit, apatit ve karbonit madenleri bulunuyor. Daha önce yapılan jeolojik araştırmalara göre Helmand’da çok zengin uranyum ve toryum rezervleri bulunuyor ve ayrıca tantal ve diğer nadir metal türlerine rastlanıyor. NASA’nın verilerine göre Afganistan’ın bu bölgesinde toplam değeri 81,2 milyar dolar olarak tahmin edilen bakır, demir ve diğer metal madenleri bulunuyor. Diğer bir uranyum madeni de Parvan bölgesindeki Ferenjel yerleşiminde yer alıyor. Helmand’ı temsil eden parlamento alt kanadı vekilleri, Hanaşin’den Amerikan uçaklarıyla uranyum kaçakçılığı yapıldığına dair birçok kanıt olduğunu açıkladı. Afgan vekiller, ABD'nin uranyum ocaklarının yanında askeri üs kurduklarını ve uranyumun o üs üzerinden ülke dışına çıkarıldığını ileri sürdü. http://bit.ly/SG6-24

29.6.2017 Mısır'da yakıt fiyatlarına zam geldi Zamla Mısır’da 80 oktan benzinin fiyatı 2.35 pounddan 3.65’e, 95 oktan benzinin fiyatını 3.50’den 5 pounda yükseltildi. Mutfak gazının fiyatı ise yüzde 100 arttırılarak 30 pounda yükseltildi. Yakıta yapılan zamlarla hükümetin, 1 Temmuz’da başlayan yeni mali yılda, gayri safi milli hasılanın yüzde 10.5’a denk gelen bütçe açığını azaltmayı hedeflediği belirtildi. Bununla birlikte fiyat artışlarının, halen yoksulluk sınırının altında yaşayan 93 milyon nüfuslu halkta huzursuzluğa sebep oldu. http://bit.ly/SG6-25

29.6.2017 - İsrail askeri Filistinli genci katletti İsrail askerinin yargısız infazla Filistinli katliamlarında dün gece bir genç daha yaşamını yitirdi. Batı Şeria’nın El-Halil kentinde Kiryat Arba Yahudi Yerleşkesi yakınlarında Filistinli bir genç yargısız infazla katledildi. Filistin Enformasyon Merkezi muhabiri, katledilen gencin 26 yaşındaki Iyad Ğays olduğunu bildirdi. İşgal askerlerinin Arap kılığına girerek yaptığı baskında gerçekleşen yargısız infaza ilişkin siyonist rejim, Filistinli gencin “elinde silah bulunduğu” iddiasını ortaya attı. http://bit.ly/2t5Fxj5

İşçi Yaşamından

1.6.2017 - Doktorlar da “satılık” Gazeteci Mesude Erşan'ın, 30 Mayıs 2017 tarihli Hürriyet'in birinci sayfasından verilen haberine göre “Konya'da iflas eden bir özel hastanenin doktor kadrosu, 5,6 milyon liraya satışa çıkarılmış”. Öncelikle Mesude Erşan'ı, haberini hem somut olayı “eksiksiz ve fazlasız” anlattığı, hem de tamamlayıcı bilgileri içerecek şekilde zenginleştirdiği için kutlarım. Habere göre Konya 8. İcra Dairesi Müdürlüğü, Konya'da iflas eden bir hastanenin ruhsatı ve doktor kadrolarına 5,6 milyon lira değer biçmiş. İcra Dairesi Müdürlüğü, verdiği ilanda (tereddüt edecek alıcıları ikna için olsa gerek) “Doktor kadrolarının tek tek ya da toplam olarak devrinin yapılabilir olduğu saptanmıştır” ibaresine de yer vermiş.

4.6.2017 - Japonya'da Çok Çalışmaktan Dolayı Ölümler Artıyor: Fazla Mesai Can Alıyor Japonya’da çalışma saatlerinin normalden daha fazla olması, çalışanlar tarafından artık isyan noktasına geldi. Hükümete karşı isyanların arttığı ülkede en son protesto Michiyo Nişigaki’den geldi. Nişigaki’nin olu Naoya, ülkenin en büyük telekom şirketlerinden birinde iş buldu. İş bulduktan iki yıl sonra işler sarpa sarmaya başladı. Naoya’nın annesi durumu şöyle anlattı: “Babamın cenaze töreni için eve geldi, yataktan kalkamıyordu. 'Kalkamıyorum, izin ver biraz uyuyayım. Özür dilerim anne ama uyumama izin ver' dedi. Genelde son tren saatine kadar çalışırdı, treni kaçırdığında ofisteki masasında uyurdu. En kötüsü, bir defa geceden sabaha kalıp, aynı gün gece 10'a kadar çalışmıştı. Toplam 37 saat” Naoya, iki sene sonra aşırı dozda ilaç kullanımından öldü. Öldükten sonra kendisine konulan tanı “karoşi” oldu. Bu kelime Japonya’da fazla çalışmaktan dolayı ölen insanlar için kullanılıyor. Anne Michiyo Nişigaki Japonya’yı şöyle tanımladı: “"El üstünde tutması gereken genç çalışanları öldürdürüyor." "Şirketler kısa vadeli çıkarlarına odaklanıyor. Oğlum ve diğer genç işçiler çalışmaktan nefret etmiyor, yetenekliler ve iyi iş çıkarmak istiyorlar. Onlara, uzun saatler veya sağlık sorunları olmadan çalışma fırsatı tanıyın, ülkemiz için onlara sahip olmak bir ayrıcalıktır.”  http://bit.ly/SG-2tA6z2Q

11.6.2017 - Almanya’da ücret artışı çok yavaş Almanya’da ücretler uzun süredir çok yavaş artıyor Almanya’nın en büyük sendikası IG Metall yılda yüzde 2.7’lik ücret zammına razı oldu. Düşük ücret alan işçilerin hakları ise 2000’li yıllarda SPD partisinden seçilen Şansölye Gerhard Schröder tarafından yürürlüğe sokulan reformlar nedeniyle kayba uğramıştı. Almanya 2015 yılında asgari ücret uygulaması başlattıysa da bu yasa pratikte pek uygulanmıyor. (Financial Times) 

13.6.2017 - Emperyalist ülkelerde işsizlik oranı kriz öncesinin üzerinde ama işler daha güvencesiz   “Gelişmiş ülkelerde çalışan insanların sayısı kriz öncesindeki seviyesini geçti ama yeni yaratılan işler yok olan işlere göre daha kutuplaştırıcı ve güvencesiz. OECD bölgesi ülkelerinde 15-74 yaş aralığında olup da iş bulanların oranı geçen yıl %61’e yükseldi. Bu rakam, 2007 yılı sonunda, ekonomik krizin hemen öncesindeki %60.8’lik oranın biraz üzerinde. İşsizlik oranı azalmasına rağmen işçilerin küreselleşmeye ve eşitsizliğe olan öfkeleri artıyor. Maaşları artmayan ve işlerinde yükselme şansı görmeyen insanlar azalan işsizliğin faydalarını hissetmiyorlar. OECD’nin yaptırdığı bir araştırma 1995-2015 yılları arasında orta kademede bulunan işlerin sayısının %9.5 oranında azaldığını, yüksek ve düşük düzeyde kalifiye olmayı gerektiren işlerin sayısının ise %7.9 ve %1.9 oranında arttığını gösteriyor. Bu kutuplaşmanın üçte biri fabrika işlerinin yok olması ve bunların yerini düşük düzeyde kalifiye olmayı gerektiren hizmet sektörü işlerinin almasından kaynaklanıyor. Geri kalanı ise sektörler arasındaki kutuplaşmadan kaynaklanıyor. OECD bu durumu küreselleşmeden çok yeni teknolojilerin gelişmesine bağlıyor ama bu iki eğilimi birbirinden ayırmak zor görünüyor. (Financial Times)     

13.6.2017 - Mefar işçilerinin grev kararına 'erteleme' Petrol-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Mefar ilaç şirketinde TİS görüşmelerinin tıkanması üzerine fabrikada grev oylaması yapan işçiler 367 evet, 143 hayır oyuyla greve çıkmaya karar vermişti. Bugün alınan Bakanlar Kurulu kararına göre Mefar işçilerinin grev kararı 'genel sağlığı bozucu' nitelikte olduğu gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelendi.

14.6.2017 - 40 TL karşılığında 12 saat çalıştırılıyorlar Van’ın Gevaş ilçesinde tarım işçiliği yapan yaklaşık 60 kişi, günlük 40 TL karşılığında 12 saat boyunca çalışıyor. Her yaştan işçinin bulunduğu tarlada Mayıs ayından başlanarak, 6 ay boyunca patates, domates, salatalık ve marul gibi sebzelerin ekimi, çapası ve bakımı yapılıyor.(Van/Dihaber)

15.6.2017 - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçi kıyımı Sayılar net olmamakla birlikte belediyeye ait ve DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu İZENERJİ'den 10 işçi, İZELMAN'dan 25 işçi, Dev Turizm İş'in örgütlü olduğu Grand Plaza'dan 8 işçi ve Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu İZULAŞ’tan da 15 işçinin işine son verdi.

15.6.2017 - “Sıfır kaza” kampanyasında 166 işçi katledildi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımıyla 13 Mayıs'ta, iş cinayetleriyle gündeme gelen 3. havalimanı inşaatında “İş Sağlığı ve Güvenliği Hedef Sıfır Deklerasyonu” imza töreni düzenlenerek, “sıfır kaza” kampanyası başlatılmıştı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi tarafından yayınlanan iş cinayetleri raporu ise, “sıfır kaza” kampanyasının başladığı 13 Mayıs'tan 12 Haziran’a dek en az 166 işçinin katledildiğini ortaya serdi.

8.6.2017 - Hindistan'da havai fişek fabrikasında patlama: 23 ölü Hindistan'ın orta kesimlerindeki Madhya Pradeş eyaletinde bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 23 işçi yaşamını yitirdi. Polis yetkilisi G. Janardhan, Press Trust of India haber ajansına yaptığı açıklamada Kheri köyündeki fabrikada henüz bilinmeyen bir sebepten patlama olduğunu belirtti. Janardhan, patlamada 23 işçinin öldüğünü, 7 kişinin yaralandığını kaydetti. Fabrikada patlamanın ardından çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin üç saatlik çabaları sonucu söndürüldü. http://bit.ly/2t5okGr

20.6.2017 -  İşçiler aleyhine değişiklikler öngören İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı Adalet Komisyonu’nda kabul edildi AKP’nin TBMM’ye sunduğu, zorunlu arabuluculuk, temyiz süreleri, temyiz edilemeyecek kararlar, zaman aşımı gibi düzenlemelerde işçiler aleyhine değişiklikler öngören İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Tasarıya göre işçi-patron uyuşmazlıklarında bağımsız iş mahkemelerinden önce arabulucuya gitmek zorunlu hale geliyor.Tasarının yasalaşması durumunda;  İşçilerin kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan alacak ve tazminat ile işe iade talebiyle açacağı davalardan önce arabulucuya başvurması şartı olacak. Aksi takdirde işçilerin açtığı davalar reddedilecek. Eğer bu sırada hak düşürücü süreler ve zaman aşımı tamamlanmış ise arabulucuya başvurup tekrar dava açma şansı da kalmayacak. Yani arabulucuya başvurmak tam anlamıyla zorunlu olacak.Tasarı, sadece zorunlu arabuluculuk bakımından değil, birçok dava türünde temyiz hakkını ortadan kaldırarak da işçilerin Anayasal hak arama özgürlüğünü daraltacak. Tasarıdaki değişiklik ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya Türkiye İş Kurumuna ancak iş sözleşmesi devam eden işçiler başvurabilecek. Dolayısıyla işten çıkarılan işçilerin başvuruları dikkate alınmayacak. Yani Bakanlık, artık işçilerin en çok talepte bulundukları, işten çıkış hallerinde şikayet ve başvurularını incelemeyecek.http://bit.ly/SG-2sYegyX

21.6.2017 - Sermaye Hükümeti hafta sonu tatilini de kaldırıyor Zeytin ve meraları ranta açan maddeler nedeniyle büyük tepki çeken Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Kanununda tepki çeken diğer maddeler de AKP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. Yapılan değişiklikle zorunlu haftalık tatil kaldırılıyor. 50’den az işçi çalıştıran patronların işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almaları patronun insafına bırakılıyor. Patronlara yeni teşvikler getiriliyor.Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) personeli istihdam eden ve teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren şirketlerde; istihdam edilen personelin aylık ücretinin, asgari ücretin brüt tutarı kadarki kısmı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından karşılanacak. Daha açık bir anlatımla, Ar-Ge personelinin aylık maaşının 1700 lirasını Bakanlık ödeyecek; hem de iki yıl boyunca.Yeni Kanuna göre, 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan şirketlerde, iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri, işverenler ya da işveren vekili tarafından yürütülecek. Ayrıca, 1 Temmuz’da başlaması gereken, kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan özel sektör işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu da Kanun ile 2020 yılına ertelendi.http://bit.ly/SG-2soeII9

22.6.2017 - Sanayi üretimi artarken sanayi istihdamı azalıyor DİSK-AR'ın raporuna göre, 2014-2017 arasında sanayi istihdamı 20 bin kişi azalırken, sanayi üretimi yüzde 12.6 oranında arttı. Raporda şu ifadeler de yer aldı: “TÜİK Hane Halkı İşgücü verilerine göre Mart 2014 tarihinde 5 milyon 365 bin olan sanayi istihdamı, Mart 2015’te 5 milyon 307 bin, Mart 2016’da 5 Milyon 295 bin ve Mart 2017’de ise 5 milyon 345 bin olarak gerçekleşti.” Raporda, makine-teçhizat yatırımları endeksinin de düştüğüne değinilerek üretimdeki artışın teknolojik yatırımlardaki artıştan kaynaklanmadığına da dikkat çekildi. Bunun sonucunda, “Yeni istihdam yok, yeni teknolojik yatırım yok, aşırı çalıştırma var” vurgusu yapılan raporda, istihdam düşerken üretimin artmaya devam etmesinin işçilerin çok fazla çalıştırılmasıyla gerçekleştiğine dikkat çekildi.

22.6.2017 - Putzmeister yönetimi baskı ve mobbingi arttırdı Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde kurulu fabrikada, Türk Metal’ in başarısız örgütlenme girişimini fırsat bilen yönetim, işçilerin tepkilerini ezmek ve iradelerini yeniden kendi eline almak için baskı ve mobbingin dozunu arttırdı. Fabrika içinde bölüm değişikliğine zorlanan işçiler bu baskıyı kabul etmediklerini yönetime ifade etti. Yanı sıra baskı altına alınmak istenen işçiler bu baskıların son bulması için yönetime ihtarda bulundu. Yönetim ise karşı bir hamle yaparak işçilere ihtarda bulundu. http://bit.ly/SG-2svzrFd

23.6.2017 - Belediyeler'de çalışan işçilerin yüzde 73'ü taşeron DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi 2016 yılındaki kamu ve genel işler işkolunda istihdamı değerlendiren rapor hazırladı. Rapora göre 2016 yılında kamudan 83 bin 45 kişi ihraç edildi, kamu istihdamı 60 bin 611 kişi azaldı, belediyelerde çalışan işçilerin yüzde 73’ü taşeron.Rapora göre belediyelerde taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sayısı 309 bin.http://bit.ly/SG-2tt5RV3

25.6.2017 - 1 ton yük taşıyıp  10 lira kazanıyorlar Mersin'in Akdeniz ilçesinde bulunan Toptancılar Kompleksi’ndeki hamallar, kasalara doldurulan yaş sebze ve meyveleri taşıyarak geçimini sağlıyor. Kürdistan’dan zorunlu göçle gelen  işçilerin çalıştığı pazar  sömürünün katmerli halini de özetlemekte. Sağlık güvenceleri olmadığı halde tonlarca yükü düşük ücret karşılığında taşıyan işçiler ,sabahın çok erken saatlerinde halde bulunan bir büfede bir araya gelip burada komisyoncular tarafından çağırılarak kamyon, TIR gibi araçlarda bulunan sebze ve meyveleri yükleme ya da boşaltmaya başlıyor.Komisyoncular tarafından yük olduğunda çağrılan işçiler taşıdıkları ton başınaysa 10 lira kazanıyorlar. http://bit.ly/SG-2s76WhR

25.6.2017 - Bangladeş'in 'ölüm işçileri' Bangladeş'in parlayan sektörü haline gelen gemi sökümü, onlarca işçinin ölümüne neden oluyor. Dünyayı dolaşan yük gemilerinin ömrü yaklaşık olarak 20-25 yıl. Belli bir ömrü aşan gemilerde tamir ve bakım masrafları artarak, o geminin işletilmesini ekonomik bakımdan verimsiz kılıyor. Bu nedenle yaşlı gemiler hurdaya çıkarılarak bir tür geri dönüşüm sürecine sokuluyor. Fakat hurda gemilerin sökülüp parçalara ayrılması, geminin inşasından daha zor. Sac levhaların çekiçle vurularak, halatlarla çekilerek tek tek gövdeden ayrılması gerekiyor. Bunun standartlaştırılıp seri hale getirilmesi hemen hemen imkansız bir süreç. Gemilerde yalıtım maddesi olarak kullanılan asbest ise, kanserojen olması nedeniyle gemi sökümünün en tehlikeli yönünü oluşturuyor. Geçen yüzyılın sonuna dek, gemi sökümü İngiltere ve ABD gibi endüstrileşmiş ülkelerin limanlarında yapılmaktayken bu iş artık Pakistan, Bangladeş, Hindistan, Çin gibi ücretlerin düşük olduğu, çalışma güvenliği ve çevre koruma önlemlerinin alınmadığı ülkelere kaydırılmış durumda. Gemilerinin geri dönüşümünü yıllarca kendi ülkesinde yapmış olan Amerikan donanması, artık hurdalarını Hintli ya da Bangladeşli gemi söküm patronlara satıyor. Bangladeş'te her yıl ortalama olarak 80 büyük okyanus gemisi ve petrol tankerinin sökümü yapılıyor.http://bit.ly/SG-2udIa0Z

27.6.2017 - İtalya'da işsiz kalan temizlik işçisi kendini yaktı İtalyan basınındaki haberlere göre temizlik işçisi olarak çalışan 46 yaşındaki Concetta Iolanda Candido, geçen Ocak ayından bu yana işsizdi. Devletten işsizlik ödeneği alabilmek için defalarca Sosyal Güvenlik Kurumu'na (Inps) başvuruda bulunan Candido, ilk ödemesini geçen ay sonunda alabilmişti. Geçmiş döneme ait işsizlik ödemelerini de alabilmek için başvuru yapan Candido bugün de bu başvurusunun sonucunu öğrenmek için Sosyal Güvenlik Kurumu'na gitti. Öğlen saatlerinde Torino'daki Giulio Cesare Caddesi üzerindeki Sosyal Güvenlik Kurumu binasına giden Candido, bir süre sırada bekledikten sonra gişeye giderek memura başvurusunun sonucunun belli olup olmadığını sordu. Gişedeki görevlinin teknik işlemlerin biraz daha zaman alacağını söylemesi üzerine tartışma çıktı. Görgü tanıklarının anlatımına göre tartışma sürerken Candido çantasından içinde alkol olduğu tahmin edilen iki şişe çıkardı ve şişeleri üzerine boşalttıktan sonra kendisini ateşe verdi. Sırada bekleyen bir kişi, kurumda bulunan yangın söndürme tüpüyle alevleri söndürürken olay yerine ambulans ve polis ekipleri çağırıldı. Hastaneye kaldırılan kadının durumunun ağır olduğu bildirildi. http://bbc.in/2tzIauc

28.6.2017 - İşçi kadınlar için 'air max' yok, bayılana dek çalışmak var Guardian'dan Karen McVeigh'in haberine göre, dünyanın en ünlü spor giyim markaları için üretim yapan Kamboçya fabrikalarında çalışan kadın işçiler, kötü çalışma koşullarına bağlı olarak sürekli olarak tekrar eden toplu baygınlıklar yaşıyorlar.Geçtiğimiz yıl içerisinde, Nike, Puma, Asics ve VFC için üretim yapan fabrikalarda çalışan 500’den fazla işçi hastaneye kaldırıldı. En ciddilerinden bir tanesi, Kasım ayında arka arkaya 3 gün içinde yaşanan ve toplamda 360 işçinin güçten düşerek baygınlık geçirmesiyle sonuçlanan vakaydı. Ünlü markalar, çoğunluğunu kadın tekstil işçilerinin yaşadığı bu toplu baygınlık vakalarını doğruladı. Baygınlık geçiren kadın işçiler, haftada 6 gün 10 saat çalıştıklarını, bitkin düştüklerini ve aç hissettiklerini bildirdiler. 3 fabrikada, 37°C’ye kadar varan aşırı sıcaklıklar gözlemlendi. Kamboçya, sıcaklıklar aşırı derecede yükseldiği, işçilere ciddi zorluklar yaşattığı ve patronlar “en azından” havalandırma veya klima tesis etmek zorunda olduğu halde, sıcaklık konusunda herhangi bir sınırlandırma getirmiyor.http://bit.ly/SG-2sy9bKs

29.6.2017 - Tarım işçisi kadınlar: Molada ikinci çayı bile içirtmiyorlar Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Edremit Ovası’nda sabahın erken saatlerinde traktör kasalarında yola koyulan tarım işçisi kadınlar, zorlu şartlarda yaşamak ve çalışmak zorunda. Sosyal güvenceleri olmayan kadın işçiler, düşük ücretler karşılığında 15 saate kadar çalıştırılırken, anlattıklarıyla tarımdaki dehşet boyuta varan sömürü ve çalışma koşullarına ışık tuttular.Ortalama 50 kadın işçi olduklarını ve dayıbaşılar tarafından işe götürüldüklerini belirten Firdevs Kaya, işçilerin çalıştıklarını ancak dayıbaşıların kazandıklarını dile getirdi. Kirada oturduğunu ve hiç bir geliri olmadığını ifade eden Kaya, “Çocuklarımıza ekmek götürmek için bu işi yapıyoruz. Eşimin emeklisi yok, o da benim gibi ırgatlık yapıyor''.Kendisi ile beraber 5 yaşındaki çocuğunu da tarlaya götüren Latife Taşan da, çocuğunu bırakacak kimsesi olmadığını söyleyerek, “Çocuk da benimle beraber sefil oluyor. Her şeyin farkındayım; ama ne yapayım elim mahkum. Eşim işyerinde kaza geçirdi, şimdi hasta yatakta. Sigortamız da yok. Para lazım, ev kira, çocuk küçük kimse de yardım etmiyor. Çaresiz kaldık. Köle gibi çalışıyoruz. Mola zamanında patron gözümüzün içine bakıyor. En güzel sebze meyvelerini topluyoruz lakin bize gelen yemek yenilmiyor. Molada ikinci çayı doldurduk mu ya dayıbaşı ya da patron huzur vermiyor” sözleri ile anlatıyor.http://bit.ly/SG-2s6QC0y 

29.6.2017 - Endenozya’da 3000 grevci madenci işten çıkarıldı ABD’li bir şirket olan Freeport-McMoRan geçen ay Batı Papua’daki devasa Grasberg bakır ve altın madeninde çalışan 3.000 işçiyi işten çıkardı. Bu işten çıkarmalar işçilerin temel haklarını, yürürlükte olan toplu sözleşmeyi ve Endonezya yasalarını ihlal ediyor. İşçiler, şirketin, Freeport ile Endonezya hükümeti arasındaki bir anlaşmazlıkla bağlantılı olarak, tek taraflı bir biçimde kendilerini uzun süreli ücretsiz izne çıkarma kararı almış olmasını protesto etmek için greve gittiler.http://bit.ly/2tem9iv

30.6.2017 - Malezya’da işçiler göçmen bürolarına akın etti Malezya’da binlerce göçmen işçi ve işverenleri çalışma iznine başvurmak için Malezya Göçmenlik Departmanı ofislerine akın etti. Malezya’nın başkenti Kulala Lumpur’da binlerce işçi ve işverenleri çalışma izni başvurusunun son gününde göçmenlik bürolarına akın etti. Yetkililer, çalışma ya da ziyaret izni olmadan Malezya’da bulunan yabancıların yakalanması ve sınır dışı edilmesi işlemlerine başlanacağını bildirdi. Malezya inşaat sektöründen bitki yetiştiriciliğine birçok sektörde göçmen işçilerin çalıştığı bir ülke. http://bit.ly/2tEdjxm

30.6.2017 - SEK ve TAT’ta, TİS’in ardından kıyım başladı Koç Holding’e bağlı SEK ve TAT fabrikalarında, grev ilanının ardından anlaşmayla sonuçlanan TİS sonrasında, “küçülme” bahanesiyle işten atma saldırısı devreye sokuldu.Alınan  bilgilere göre gündüz vardiyasında TAT’ta 25, SEK’te ise 11 işçi işten atıldı. Koç Holding’e bağlı fabrikalarda, yönetim kıyıma bahane olarak “küçülmeye gidiyoruz” yalanını ileri sürdü. Ancak işçiler bu kıyımın nedeninin sözleşme olduğunu belirtiyorlar. Tek Gıda-İş şube yönetimi fabrikaya gelirken, Kızılbayrak’a ulaşan bilgilere göre Şube Başkanı işçilere “Benim yapacak bir şeyim yok” dedi.http://bit.ly/SG-2svM578

İşçi Mücadeleleri

8.6.2017 - Beda Enerji işçilerinin eylemi sürüyor Ödenmeyen alacaklarıyla ilgili BEDA Enerji’ye dava açtıkları için işten atı- lan DİSK Enerji Sen üyesi işçiler, BEDA Enerji’nin İstanbul Çağlayan’daki genel müdürlüğü önündeki eylemlerini 5 Haziran’da sürdürdü. “Patron-sarı sendika işbirliğine son! Davalarımızı çekmiyoruz işimizi istiyoruz!” ozaliti açılan eylemde açıklamayı atılan işçilerden Hayri Söylemez okudu. Açıklamada alacakları için şirkete dava açan 7 işçinin, 2 hafta önce işten atıldığı hatırlatılarak Tes-İş Sendikası’nın da bu sürece ortak olduğu söylendi. Davalarını geri çekmeyen işçilerin başka illerde görevlendirildiğine dair hukuki geçerliliği olmayan tebligatlar yapıldığı belirtilen açıklamada, işten atma saldırısına sessiz kalınmayacağı ifade edildi. Şirketin ve Tes-İş Örgütlenme Sekreteri’nin “ikna” girişimleri sonucunda kimi işçilerin davalarını geri çektiği belirtildi. (Kızıl Bayrak)

9.6.2017 - Petkim’de işten atmalar protesto edildi İzmir’de Mayıs ayında valilik tarafından Petkim’de gerçekleştirilen işten atma saldırısı sonucu Petrol-İş Sendikası önünde direnişe başlayan Onur Ulu ve atılan işçiler için basın açıklaması yapıldı. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Demokrasi Meydanı’nda yapılan açıklamada atı- lan işçilerin yalnız olmadığı vurgulandı. Petrol-İş Sendikası olarak bu hukuksuz işten atmaların peşinin bırakılmayacağı söylendi. Eylemde son olarak Onur Ulu söz aldı ve işten atma saldırısına sessiz kalmayacağını, bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğini söyledi. Dayanışma ve birlik olma çağrısında bulundu. Eylem “İşçiler yalnız değildir!”, “Atılan işçiler geri alınsın!” ve “Direne direne kazanacağız!” sloganlarıyla bitirildi. (Kızıl Bayrak)

10.6.2017 - Chinatool işçileri mücadelelerini sürdürüyor Gebze Plastikçiler OSB’de bulunan Chinatool Automotiv fabrikasında patronun sendika karşıtı tutumu, baskı ve mobbing politikalarına karşı işçilerin eylemleri devam ediyor. İşçiler akşamları alkışlarla fabrikadan ayrılırken yaptıkları konuşmalarda ise sendikal hakları kabul edilene kadar eylemlerine devam edeceklerini dile getirdiler. Chinatool işçileri bir süre önce Petrol- İş Sendikası’nda örgütlenirken işçilerin örgütlülüğünü dağıtmak isteyen patron fabrikayı metal iş kolunda gösterdi. Türk Metal’in de ortak olduğu bu oyuna Çalışma Bakanlığı da ortak olarak işyerinin metal iş kolunda olduğuna karar verdi. Yanı sıra patron fabrikada baskı ve mobbing ile işçilerin kararlılığını kırmaya çalışıyor. (Kızıl Bayrak)

12.6.2017 - DHL Express’te sendika düşmanlığına karşı eylem DHL Express’te TÜMTİS’te örgütlendikten sonra patronun saldırılarıyla karşılaşan işçiler, işten atmaları prtotesto etmek amacıyla bugün İstanbul Bağcılar’da bulunan DHL Express şirketi önünde basın açıklması düzenledi.DHL firmasında örgütlü olan TÜMTİS, şirketin uluslararası hızlı teslimat işini yapan DHL Express adlı bölümünde de örgütlenmesini tamamlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan çoğunluk tespitini almıştı. DHL Express patronu çoğunluk tespitine itiraz ederek mahkemeye başvurdu. Yasalardaki boşlukları kullanarak toplu sözleşme sürecini uzatmaya çalışan DHL Express patronu, bir taraftan da sendika üyesi işçilere yönelik baskı ve mobbing uygularken sendika üyesi 2 işçiyi işten çıkarmıştı.http://bit.ly/SG-2t0BmoU

13.6.2017 - Malatya’da kamu emekçilerine 105. gözaltı 5 Ocak’tan bu yana “İşimi ekmeğimi geri istiyorum” şiarıyla eylem yapan KESK üyesi kamu emekçileri Erdoğan Canpolat, Özkan Karataş, Umut Sertaç Ökdemir ve Cengiz Uğurlu, 120 gündür yaptıkları eylemin ardından, Ankara Yüksel Caddesi’ne giderek direnişe destek olacaklarını açıkladı. Basın açıklamasının ardından bugün de kamu emekçilerine saldıran polis, öğretmen Erdoğan Canpolat ve sağlık emekçisi Cengiz Uğurlu’yu yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı. Kentte yaptıkları eylemlerde polis saldırılarının hedefi olan ve 105. kez gözaltına alınan kamu emekçilerine kesilen para cezaları da toplamda 25 bin TL’yi aştı.http://bit.ly/SG-2t039We

13.6.2017 - Mutlu Akü işçileri greve çıktı Gebze'de kurulu Mutlu Akü fabrikasında çalışan işçiler Petrol-İş ile patron arasında devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlamaması üzerine greve çıktı. Patronun düşük ücret ve hafta tatilini belirsiz hale getiren 4’lü vardiya sistemi dayatması nedeniyle greve çıkan işçiler, mücadelelerini sürdürmekte kararlı. http://bit.ly/2suujWV

13.6.2017 - Sendika düşmanı patrona karşı AKG’de üretim durdu İzmir’de Organize sanayi bölgesinde AKG Termoteknik’te çalışan işçiler sendikal örgütlenmeye yönelik saldır karşında üretimi durdurdu. 3 haftadır Birleşik metal-iş’e üye oldukları için işten atılan 8 işçi fabrika önünde direnişteydi. 17 Kişinin daha işten atılması karşısında fabrikada üretim durdu. Fabrika patronu işçilerin iş yerini terk etmemesi ve direnişi üzerine polisleri çağırarak işçileri zorla dışarı attırdı. http://bit.ly/2txKBxM

15.6.2017 - Şişecam’da anlaşma imzalandı, işçiler tepkili Grev yasaklarına karşı işçilerin eylemlerini sürdürdüğü Şişecam’da 8 Haziran’da anlaşma sağlandı. Şişecam işçileri, fiili iş durdurma eylemleriyle mücadelelerine devam ederken Şişecam yönetiminin görüşme talebi sonucunda eylemlere ara verilmişti. Yapılan son görüşmede ise anlaşmanın sağlandığı belirtildi. 2 yıllık imzalanan sözleşmede; 1. yıl saat ücretlerine ortalama 1.88 TL zam, 2. yıl enflasyon oranında zam yer aldı. Otocam da grup kapsamında kalırken idari maddelerin olduğu gibi geçtiği belirtildi. Dörtlü paketin 5710 TL’ye, gece zammının 0.80 TL, vardiya zammının ise 0.53 TL’ye yükseldiği belirtildi. Kristal-İş yönetiminin kendilerine hiç- bir şey sormadan sözleşmeyi imzalamasına tepki gösteren işçiler, bizzat sendika bürokratları tarafından fabrika önünde yapılan açıklama sırasında hem bu durumu hem de ücret zammının kendi istediklerinden çok düşük olmasını teşhir etti. (Kızıl Bayrak)

15.6.2017 - Bekaert’te işten atma İşçiler sendikaya ve patrona tepkili Birleşik Metal-İş'in görevden aldığı temsilcilerin işten atıldığı Bekaert'te şimdi de 4 işçi işten atıldı. İş- ten atmalarda sendikanın parmağı olduğunu söyleyen işçiler hem sendikaya hem de patrona tepkili. (Kızıl Bayrak)

16.6.2017 - Diam Vitrin’de saldırı sürüyor: Tüm işçiler işten atıldı! Birleşik Metal-İş’te örgütlenen işçilerin patronun işten atma saldırısına karşı üretimi iki kere durdurduğu ve atılan işçilerin de fabrika önünde direnişlerini sürdürdüğü fabrikada sendikalaşan bütün işçiler işten atıldı.220 kişinin çalıştığı fabrikada işçiler Birleşik Metal-İş’te örgütlenmiş, patron sendika düşmanlığı ile işten atma saldırısını hayata geçirmişti. İşçiler 17 Mayıs’ta üretimi durdurunca patron sözde geri adım atmıştı. Daha sonra patron sözünde durmayıp bir kez daha işten atma saldırısını devreye sokmuş, işçiler 6 Haziran’da bir kez daha üretimi durdurarak saldırıya yanıt vermişti.http://bit.ly/SG-2t0bB8a

21.6.2017 - COVERIS patronundan grev intikamı: 11 işçi işten atıldı İstanbul Kıraç’ta bulunan COVERIS fabrikasında daralma gerekçesiyle 11 işçi işten atıldı. Bir taraftan fabrikaya yeni işçi alındığını söyleyen işçiler, daralma gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. İşçiler işten atmaların toplusözleşmenin tıkanması nedeniyle çıktıkları 9 günlük grevin intikamı olduğunu düşünüyor.http://bit.ly/SG-2sYaPIN

23.6.2017 - Özbek İşçi Aktivistinin Hapishanede Öldüğü Açıklandı 2014 yılında temelsiz bir suçlamayla hapse atılan önde gelen Özbek işçi hakları aktivisti Nuraddin Jumaniyozov, altı ay önce hapishanede hayatını yitirdi. Kamuoyu altı ay önce gerçekleşen bu ölüm olayı hakkında ilk kez bu hafta haberdar olabildi. Uzbek-GermanForum.org internet sitesine göre, Nuraddin Jumaniyozov,31 Aralık 2016’da, “insan kaçakçılığı” suçlamasıyla aldığı 9 yıllık hapis cezasını yatmakta olduğu sırada öldü. Hapishane yetkilileri Jumaniyozov’un veremden öldüğünü açıkladı. Solidarity Center’ın Evrupa ve Orta Asya programlarının yöneticisi Rudy Porter: “Jumaniyozov’un hapishanede, ailesinden ve sevenlerinden ayrı olarak ölmesi, bir trajedidir. Bu olay Özbekistan hükümetinin, herhangi bir işçi grubunu, özellikle de en çok ezilen işçi kesimlerini temsil eden gerçekten bağımsız bir sendika inşa etme yönünde çaba sarfeden herkesi engellemekte ne kadar ileri gidebileceğini göstermiştir.” dedi. Özbekistan devleti muhaliflere ve sivil toplum eylemcilerine karşı şiddet, işkence ve politik gerekçeli hapsetme uygulamalarını sıkça kullanmaktadır. Kamu sektörü çalışanlarını her sonbaharda zorla tarlalara hasat yapmaya gönderen Özbek devleti, bu uygulamasıyla dünyada en büyük sayıda zorla işçi çalıştıran devlet konumundadır. Jumaniyozov’un diğer bir işçi hakları aktivisti olan çalışma arkadaşı Fahriddin Tillayev’le birlikte tutuklanması ve izleyen yargı süreci, işçi hareketine karşı hükümet tarafından yönetilen bir gözdağı hareketi olarak yaygın şekilde protesto edilmişti. Tutuklanmadan önce bu iki isim kırsal bölgelerdeki işsizlikten dolayı Taşkent’te ve diğer büyük kentlere göç eden gündelikçi işçilerin ve göçmen işçilerin örgütlenmesinde aktif bir rol oynuyorlardı. http://bit.ly/SG-2tyCelt

Dünyadan Mücadeleler

1.6.2017 - Kolombiya’da Bir Kent Yoksulluğa Karşı Süresiz Grevde Kolombiya’nın güneybatısındaki liman kenti Buenaventura’da 117 örgüt ve inisiyatifin liderliğinde, 15 Mayıs’tan bu yana işsizliğe, yoksulluğa karşı daha iyi bir yaşam talebiyle süresiz grev devam ediyor. 415 bin kişinin yaşadığı kentte hayat oldukça zor koşullarda sürüyor. Grevin etkili olması üzerine hükümet kente bir heyet gönderdi, ancak görüşmelerden bir sonuç alınmadı. http://bit.ly/2tymxuO

7.6.2017 - Hindistan'da çiftçilerin protestosunda 5 çiftçi öldü Hindistan'ın orta kesiminde Madhya Pradeş eyaletinde çiftçilerin düzenlediği protesto gösterisinde 5 çiftçi hayatını kaybetti. Madhya Pradeş'e bağlı Mandsaur bölgesinde çiftçiler, ürünleri için daha fiyat ve eyalet hükümetinin tarım kredi borçlarını silmesi talebiyle gösteri düzenledi. Polisin protestocuları dağıtmak için ateş açması sonucu 5 çiftçi yaşamını yitirdi. Üç yıldır kuraklıkla mücadele eden Hint çiftçiler, son aylarda sık sık protesto eylemleri yapıyor. Hindistan'da aşırı sıcaklar tarım ürünlerine zarar verirken, yoksulluğun yaygın olduğu ülkede inşaat ve tarım işçileri, geçimlerini sağlamak için sıcak havaya rağmen çalışmak zorunda kalıyor. Ülkenin doğusunda Orissa eyaletinde geçen ay sıcak hava dalgasına bağlı nedenlerle 12 kişi hayatını kaybetmişti. Ülkenin Telangana eyaletinde de 1 Nisan-21 Mayıs tarihlerinde aşırı sıcaklar nedeniyle 167 kişi ölmüştü. http://bit.ly/2suXnxe

20.6.2017 - Faslılardan hükümete 'tutuklu eylemcileri bırak' çağrısı Fas’ın kuzeyindeki Rif bölgesinde Kral 6. Muhammed’e ve iktidardaki İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’ne yönelik kitlesel halk eylemlerine katılanlara verilen hapis cezaları tepki görüyor. Geçtiğimiz günlerde Fas mahkemeleri, el Huseyma kentinde yoğunlaşan eylemlere katılan 25 kişiye 18 ay hapis cezası verildiğini açıklamıştı. Eylemler, Ekim 2016’da genç bir balıkçının polisin el koyarak çöp kamyonuna attığı balıklarını almaya çalışırken kamyondaki pres makinasına sıkışarak ölmesinin ardından başlamıştı ve yaklaşık 7 aydır devam ediyordu. Bölge halkının eylemlerdeki temel talebi “iş ve adalet”. http://bit.ly/2teDJTl

22.6.2017 - Yunanistan'da binlerce temizlik görevlisi günlerdir grevde Yunanistan'da sözleşmesi bitmek üzere olan yaklaşık 10 bin temizlik görevlisi hafta başından beri grevde. Grev nedeniyle birçok kentin sokaklarına çöpler yığıldı. Özellikle başkent Atina'nın turistik bölgeleri "çöp krizinden" en kötü etkilenen yerlerin başında geliyor. Hükümeti protesto etmek isteyen işçiler ise bugün İçişleri Bakanlığı'na yürüdü. Göstericiler bakanlığın önündeki çöp yığınlarını ateşe verdi ve binaya boya attı. Yunanistan polisi binanın göstericiler tarafından basılmasını önlemek için biber gazıyla müdahale etti. Sözleşmeleri biten yaklaşık 10 bin temizlik işçisi, işsiz kalma endişesi yaşıyor. Yunanistan hükümeti geçici belediye işçilerinin sözleşmelerini yenilemek istedi. Ancak adım mahkeme tarafından anayasaya uygun olmadığı gerçekçesiyle reddedildi. http://bit.ly/SG-2tEaVqp

30.6.2017 - Arjantin’de işçiler işleri için fabrikayı işgal etti Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in Vicente Lopez bölgesindeki PepsiCo’ya ait abur cubur fabrikasının işçileri, fabrikanın 400 km ötedeki Mar del Plata’ya taşınmak istenmesine karşı fabrikayı bloke ettiler. Fabrikada 700’e yakın işçi çalışırken, fabrikanın taşınmak istendiği yerde işçilerin yalnızca 155’ine iş imkanı verildiği belirtiliyor. PepsiCo, fabrikanın taşınacağını 20 Haziran’da açıklarken, işçiler de 26 Haziran sabah saat 6.30’da fabrikayı işgal ettiler. İşçilerin üyesi olduğu gıda sendikası STIA Başkanı Rodolfo Daer’in, sermayeyle olan bağları nedeniyle direnişe karşı çıktığı ve bir sendika bürokratı olduğu ifade ediliyor. İşgalci işçilerin ise sendika içindeki bir grup olan La Lista Bordó etrafında birleştiği belirtiliyor.http://bit.ly/SG-2t982L8

8.6.2017 - Brezilya’da genel grev Brezilya Devlet Başkanı Michel Temer’in hayata geçirmeye çalıştığı işçi düşmanı politikalara karşı tepkiler devam ediyor. Temer’in emeklilik yaşını 65’e çıkarmak için yeni yasa hazırlığında olduğu belirtiliyor. Saldırı politikalarına karşı Brezilya sendikaları 30 Haziran’da ülke genelinde greve çıkacaklarını açıkladı. Genel grevle büyük kentlerde yaşamın duracağını söyleyen sendikalar aynı zamanda Temer’in istifasını da isteyeceklerini belirtiyorlar.

Emperyalist Rekabet

1.6.2017 - Japonya Kendi GPS'ini Oluşturuyor Japonya, sürücülerin, insansız hava aracı operatörlerinin ve diğer kullanıcıların konum hatalarını azaltmak için kendi Küresel Konumlama Sistemini (GPS) kuruyor. Japon Uzay Araştırma Ajansından yapılan açıklamaya göre, Japon GPS'i Michibiki'nin parçasını oluşturacak uyduyu taşıyan roket ülkenin güneyindeki Tanegashima Uzay Merkezi'nden başarıyla fırlatıldı. Ülkenin, Michibiki ile konum hatalarını, bazı tahminlere göre 10 metreden birkaç santimetreye kadar azaltması, ülkenin savunma kapasitesini artırması bekleniyor. Japonya, Michibiki ile hem sürücüler hem de insansız hava aracı kullanıcıları için daha doğru bilgi sağlayabilecek. Halihazırda ABD'nin GPS'ini kullanan Japonya, bölgesel uydu navigasyon sistemi Michibiki'nin ilk parçasını oluşturan uyduyu 2010'da fırlatmıştı.

1.6.2017 - Rusya ve Hindistan ortak silah üretimine devam edecek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bugün gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Rus basınında yaptığı açıklamada, "Hintli ortaklarımızla 2025 yılına kadar devam edecek şekilde oluşturulan ikili programa istinaden askeri-teknik alandaki işbirliğimizi derinleştirme konusunda anlaştık" ifadelerini kullandı. Putin, "Rusya'nın katılımıyla Hindistan'da son teknoloji ürünü olan askeri araçların üretimine başlandı. Hindistan başbakanıyla en modern silah sistemlerini birlikte geliştirmeye ve üretmeye devam etme konusunda anlaştık" diye konuştu. http://bit.ly/SG-2sBbCvJ

1.6.2017 - Japonya ve ABD'den ortak tatbikat Japonya ordusu, ABD donanmasına ait USS Ronald Reagan ve USS Carl Vinson uçak gemileriyle birlikte Japon Denizi'nde tatbikata başladı. Japon haber ajansı Kyodo'nun bir savunma yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (MSDF), ilk kez iki ABD uçak gemisiyle birlikte tatbikat düzenledi. http://bit.ly/SG-2udVdPO

2.6.2017 - ABD korumacılıkta başı çekiyor  “Korumacı önlemlere başvuran ülkeler içinde de ABD açık ara birinci sırada yer alıyor. 2008-16 döneminde uygulamaya sokulan korumacı önlem sayısında G-20 ülkeleri içinde ABD binin üzerinde önlem ile ilk sırada. İkinci sıradaki Hindistan'ın bile önlem sayısı 600'ün altında. Trump, çok taraflı ticaret anlaşmalarına karşı çıktığı gibi aşırılığa varan kısıtlayıcı ya da cezalandırıcı korumacı önlemlere başvurabileceğinin işaretlerini veriyor. Hatta Trump yönetiminden yapılan açıklamalarda WTO kararlarının ABD'yi bağlamayacağı söylenebiliyor. Oysa WTO 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan dünya düzeninin temel taşlarından birisi. Trump, bir yandan ticaret savaşlarına kapıyı açarken 2. Dünya Savaşı sonrası dünya düzeninin kurumlarını da sallıyor. Bunlar dünyanın ateşini artıracak gelişmeler. Öyle görülüyor ki dünyanın sadece havası ısınmayacak, politikanın ateşi de yükselecek. Yeni bir dünya düzeninin, sürtüşmesiz, çatışmasız kurulma şansı yok.” (İsmet Özkul)

4.6.2017 Hindistan-Pakistan sınırında gerginlik Pakistan ordusunun, Hindistan ile Pakistan arasındaki fiili sınır olan Keşmir'de, Kontrol Hattı'ndaki misilleme ateşinde 5 Hint askerinin öldürüldüğü belirtildi. Pakistan ordu sözcülüğünden yapılan açıklamada, Kontrol Hattı'ndaki Tata Pani bölgesinde Hint askerlerinin açtığı ateşe karşılık verildiği bildirildi. Pakistan ordusunun misilleme ateşinde 5 Hint askerinin öldürüldüğü, bazılarının ise yaralandığı ifade edildi. Yeni Delhi'den henüz konuya ilişkin bir açıklama yapılmadı. http://bit.ly/SG-2tECXlt

6.6.2017 - Japonya ve Vietnam iş birliğini artırıyor Japonya ve Vietnam, güvenlik iş birliğini artırma konusunda anlaştı. Japonya Başbakanı Şinzo Abe ve Vietnamlı mevkidaşı Nguyen Xuan Phuc, Japonya'nın başkenti Tokyo'da bir araya gelerek, Vietnam sahil devriyesinin imkanlarının, savunma teçhizatının ve teknoloji transferinin iyileştirilmesi dahil olmak üzere Japonya'nın finanse ettiği projeler aracılığıyla güvenlik bağlarının güçlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Güney Çin Denizi'ndeki "karmaşık gelişmelerden duydukları derin endişeleri" paylaşan Phuc ve Abe, adını açıkça anmadan, Çin'e, statükonun değişmesi için eylemlerde bulunmaktan ve bölgesel gerginlikleri tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Abe, Japonya'nın "hukukun üstünlüğüne dayalı özgür ve açık uluslararası düzeni" güçlendirmek adına iş birliğini geliştirmeyi umut ettiğini belirtti. İki ülke arasında Vietnam'ın sahil güvenlik gemilerinin ve devriye imkanlarının iyileştirilmesi için Japonya'nın 350 milyon dolarlık (38 milyar yen) yardımı da dahil olmak üzere birçok anlaşma imzalandı. Vietnamlı mevkidaşı Nguyen Xuan Phuc ile ocak ayında Vietnam'ın başkenti Hanoi'de bir araya gelen Japonya Başbakanı Abe, ülkesinin Vietnam'a kredi vereceğini kaydederek "Vietnam'a bir milyar dolarlık kredi teminatı kapsamında deniz güvenliğinin sağlanması için altı karakol gemisi göndereceğiz. Biz Vietnam'ın en büyük destekçisiyiz." diye konuşmuştu. Çin, Güney Çin Denizi'nde yaklaşık üç milyon kilometrekare büyüklüğündeki bölgenin yüzde 80'i üzerinde hak iddia ediyor. Pekin, bu iddiasını 1940'lardan kalma bir haritaya dayandırıyor. Güney Çin Denizi'nde oluşturduğu yapay adalar üzerine hava üssü ve sivil tesisler inşa ederek ihtilaflı sularda konumunu güçlendirmeye çalışan Pekin yönetimi, yer altı kaynakları açısından zengin Güney Çin Denizi'nde başta Filipinler olmak üzere Vietnam, Brunei ve Malezya'nın da aralarında bulunduğu bölge ülkeleriyle egemenlik tartışmaları yaşıyor. Japonya, Güney Çin Denizi'nde herhangi bir hak iddia etmezken, Çin'in bölgede artan askeri varlığından endişe ederek uluslararası hukuka uygun davranılmasını talep ediyor. http://bit.ly/SG-2udz1oX

6.6.2017 - ABD uçakları Suriye'de rejim güçlerini vurdu Suriye'de DEAŞ'a karşı koalisyona bağlı ABD öncülüğündeki savaş uçakları, aralarında askerlerin de olduğu Esad rejimi yanlısı güçleri vurdu. Suriye'nin güneyinde, Ürdün sınırında meydana geldiği bildirilen olayda, yerel kaynaklara göre 60 kadar Esad yanlısı milis öldürüldü. Koalisyondan yapılan açıklamaya göre saldırı, Suriye askerlerinin Al Tanf yakınlarındaki "çatışmasız bölgeye" ilerlemeleri nedeniyle yapıldı. ABD savaş uçakları, geçtiğimiz yıl 17 Eylül'de de Esad askerlerini yanlışlıkla vurmuş, saldırıda 62 rejim askeri ölmüştü. http://bit.ly/SG-2teYCh2

7.6.2017 - Filipinler, Katar'a işçi göndermeyecek Dört Arap ülkesinin Katar'la diplomatik bağını kestiğini duyurmasının ardından, Filipinler de Katar'daki 'gıda kıtlığı' tehlikesi nedeniyle vatandaşlarının Katar'da çalışmasını geçici olarak yasakladı. Bazı Arap ülkelerinin terör örgütlerine ve İran’a destek verdiği suçlamasıyla Katar’la diplomatik ilişkileri kesmesinin ardından Filipinler de, vatandaşlarının Katar’a işçi olarak gitmesini geçici olarak yasakladı. Katar’daki Filipinli işçilerin sayısı 140 bini buluyor. http://t24.com.tr/haber/filipinler-katara-isci-gondermeyecek,407792

9.6.2017 - İran Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı: Çok ağır intikam alacağız İran Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Hüseyin Selami, geçen Çarşamba günü Tahran'da yapılan saldırıların intikamını alacaklarını ifade etti. İran devlet televizyonuna konuşan Selami, Saldırıların intikamını alacağız, bu nerde ve nasıl olacak bizde saklı. İntikamımız, bize yapılanın bin mislinden daha ağır olacak ve milletimiz bunu görecek dedi. İranın başkenti Tahranda Çarşamba günü ülke meclisi ve devrimin kurucu lideri Ayetullah Humeyninin türbesine yapılan eş zamanlı iki terör saldırısında 16 kişi hayatını kaybetmiş, 40ın üzerinde kişi de yaralanmıştı. http://bit.ly/SG-2tEOh1d

9.6.2017 - Pakistan, Katar’a 20 bin asker gönderecek Pakistan, Türkiye ile benzer bir karar alarak Katar’a 20 bin asker göndereceğini açıkladı. Katar'a asker gönderme kararı için meclise önerge veren Pakistan’ın kararı, Türkiye’nin Katar’a asker gönderme kararının ardından geldi. Türkiye’nin ardından Pakistan da Katar’a asker göndererek bölgedeki krizin düşürülmesine destek verecek. http://bit.ly/SG-2uyrRel

11.6.2017 - Türkiye’den sonra İran da Katar’a gıda gönderdi AFP'de yer alan habere göre; İran'ın Katar'a 5 uçak yiyecek gönderdiği belirtildi. Gıda ihtiyacının önemli bir bölümünü ülke dışından karşılayan Katar, krizin ardından İran ve Türkiye ile görüşmeye başladıklarını açıklamış, ilk hamle Türkiye'den gelmişti. Habertürk Haber Merkezi'nden Gökhan Artan'ın haberine göre; Körfez ülkelerinin Katar'a uyguladığı ambargo ve izolasyona karşın THY'nin geniş gövdeli kargo uçakları Türkiye ile Katar arasında mekik dokumaya başladı. 5 günde azami kargo kapasitesi 69 ton olan THY Kargo'nun Airbus 330 tipi uçakları Doha'ya 10 uçuş yaptı. Uçuşlar İzmir aktarmalı yapılırken uçakların içinde gıda malzemesi olduğu öğrenildi. Türkiye'den kargo uçaklarıyla gelen tavuk, yumurta, süt ve yoğurt gibi ürünlerin ulaştığını sosyal medya hesaplarından halka duyuran Katar'da marketler, raflardaki Türk ürünlerinin altına da "Türkiye'den hava yoluyla gelen ürünler" diye yazmıştı. Körfez'deki Katar krizinin ardından, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn gibi Arap ülkeleri, Katar'la tüm diplomatik ve ticari ilişkilerini kestiklerini açıklamıştı.

12.6.2017 Petrol şirketleri “yapay zeka”ya yatırım yaparak birbirleriyle rekabet ediyor  Petrol şirketi BP uzay araştırmaları için geliştirilen bir yapay zeka teknolojisini satın aldı. Şirket yetkilileri yapay zekayı petrol bulmayı kolaylaştırmak için kullanacaklarını belirtti. (...) Nisan ayında İtalya’nın doğalgaz ve petrol firması Eni “sismik görüntüleme” ve “coğrafi modelleme” çalışmalarını geliştirmek amacıyla bir “süper bilgisayar” kullanmaya başladıklarını duyurmuştu. (Financial Times)

12.6.2017 - Türkiye ve Azerbaycan ortak tatbikat başlattı Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, iki ülke arasında imzalanan anlaşma gereği, Türk ve Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde ortak askeri tatbikata başladığı bildirildi. http://bit.ly/SG-2uy7bTZ

12.6.2017 - Japonya Güneydoğu Asya’ya askeri ekipman ihracatını artırmayı hedefliyor Japonya, Güneydoğu Asya ülkeleriyle askeri ekipman satışını artırmayı hedefliyor. Savunma Bakanlığı Tedarik Teknoloji ve Lojistik Ajansı Başkanı Hideaki Watanabe, Uluslararası Silah Fuarı'nda yaptığı açıklamada, Japonya'nın, perşembe günü, ekipman ve teknoloji paylaşımını görüşmek üzere Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliğinden savunma bakanlığı yetkilileriyle düzenlenecek bir toplantıya ev sahipliği yapacağını belirtti. Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı bölgelerde yapay ada inşa etmesine atıfta bulunan Watanabe, son yıllarda ülkeler tarafından statükoyu değiştirmek için agresif girişimlerde bulunulduğunu ifade etti. Watanabe, "Hukukun egemenliği altında açık ve istikrarlı denizin devamlılığını sağlamak esastır. Navigasyon ve uçuşun güvenliğini sağlamak, Japonya'nın ve uluslararası toplumun barış ve refahına katkı sağlar. Japonya'nın yüksek kaliteli savunma ekipman araştırıp geliştirmesi, ülkenin ve diğer yerlerin savunmasına katkıda bulunur." ifadelerini kullandı. Japonya'da hükümet, 2014'te ülkedeki savaş sonrası silah ihracatı yasağını hafifletme kararı almıştı. (Anadolu Ajansı)

13.6.2017 - Katar krizinin enerji boyutu “Aslında Katar enerji jeopolitiği cepheleşmesinde başta İran'a karşı taraftaydı. Katar gazını, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırması amaçlanan boru hattı projesi, temelde İran ve Rusya'ya karşı bir projeydi. Esad bu projeyi kabul etmedi ve Rusya'nın da desteklediği İran gazını Irak ve Suriye üzerinden Akdeniz'e taşıyacak alternatif projeden yana tavır koydu. Zaten Suriye'deki iç savaşın başla(tıl)masının ardındaki gerçek neden de buydu. Ancak Rusya'nın Suriye savaşına askeri ve siyasi müdahalesi Katar boru hattının gerçekleşme ihtimali ortadan kalktı. Suudi Arabistan'ın da sürekli siyasi baskısı altında denge arayan Katar, İran'a ile görüşmeleri öne alan bir hatta kaydı. Ayrıca Basra Körfezi'ndeki ortak doğalgaz rezervlerinin ekonomik ve stratejik yönetimi açısından da İran'la farklı bir ilişki içinde olmak Katar için gerekliydi. Katar buna paralel Rus enerji devlerine yatırım yaparak olarak Rusya ile de ılımlı ilişkilere yöneldi. Katar krizinin, Trump'ın İran'ı hedef alan Suudi Arabistan ve İsrail ziyaretlerinin hemen ardından patlak vermesinin nedeni de bu. Hem enerji jeopolitiğine etkileri hem de İran ve Rusya'yı da hedef alması nedeniyle Katar krizi, büyük istikrarsızlıklar ve hızla genişleyebilecek çatışmalara yol açabilecek potansiyele sahip.” (İsmet Özkul)

13.6.2017 - Çin yatırımlarının ardından Panama Tayvan'la diplomatik ilişkisini kesti Orta Amerika ülkesi Panama, Tayvan ile uzun yıllardır var olan diplomatik ilişkilerini kesti. Panama hükümeti "tek bir Çin" olduğunu ve Tayvan'ın da Çin'in parçası olduğunu tanıdıklarını açıkladı. Çin, Tayvan'ı kendi toprağı olarak görüyor ve tanımadığı bu ülkenin Çin'in parçası olması gerektiğini savunuyor. Panama ise Çin'in meşru hükümeti olarak Tayvan hükümetini tanıyan son ülkeler arasında yer alıyordu. Orta Amerika ülkesinin bu kararı, son dönemde Tayvan'ı tanımayı bırakan ülkelere bir yenisini daha eklemiş oldu. Aralık ayında da Afrika'daki ada ülkesi Sao Tome ve Principe Tayvan yerine Çin'i tanıyacağını açıklamıştı. Panama'nın kararının ardından Tayvan'ı tanıyan yalnızca 20 ülke kaldı. Çin, Panama Kanalı nedeniyle dünya ticaretindeki önemli ülkelerden biri olan Panama'ya son yıllarda büyük ekonomik yatırımlar yapmıştı. Tayvan Dışişleri Bakanlığı ise Panama'nın kararına tepki gösterirken Pekin'le bu konuda yarışmayacağını açıkladı. Tayvan Başkanı Tsai Ing-wen geçen yıl Haziran ayında Panama'yı ziyaret etmişti. http://bit.ly/SG-2teKODn

13.6.2017 - Çin emperyalizmi Afrika kıtasında yayılıyor “Amerikalıların ve Avrupalıların istikrarsızlık, terörizm, şiddet ve sorun gördüğü Afrika’da Çin fırsatlar görüyor. Afrika’nın petrolü, bakırı, kobaltı ve demir cevheri var. Afrika, Çinli fabrikatörler ve inşaat firmalarına büyük bir pazar sunuyor. Ama bütün bunlardan daha önemlisi ve az fark edileni, Afrika, Çin’in jeopolitik gücü açısından önemli bir araç olması. 54 Afrika ülkesinin dostluğunu kazanmak Çin için çok önemli. Pek çok kişi Çin’i sömürgeci politikalar gütmekle suçluyor. Gerçekten de Çin değerli hammaddeleri çıkarma karşılığında Afrika’ya yollar, demiryolları, limanlar yapıyor ve bunları yaparken de bu ülkelere “finansman desteği” de sağladığı için onları borç batağına sürüklüyor. 2000 yılında Çin-Afrika ticareti 10 milyar dolardı. 2014 yılında bu rakam yirmi kat artarak 220 milyar dolar oldu. Çin’in yurt dışı yatırımları 2000 yılında ABD’nin yurt dışı yatırımlarının %2’siyken, 2014 yılında %55’ine ulaştı. Afrika’ya verilen borçların altıda birini Çin veriyor. Çin’in Afrika’nın 52 ülkesinde diplomatik temsilciliği varken, ABD’nin sadece 49 ülkede temsilciliği var. (Financial Times)  

13.6.2017 - Avrupa Merkez Bankası ilk defa yuana geçti Avrupa Merkez Bankası ilk kez rezervlerinin 500 milyon avroluk kısmını Çin para birimi yuana çevirdi. Böylece AB’nin döviz rezervleri çeşitlenirken yuanın uluslararası gücü artmış oldu. Merkez Bankası yaptıkları bu işlemin “AB’nin en büyük ticari ortaklarından biri olan Çin’in önemini yansıttığını” belirtti. (Financial Times)  

16.6.2017 - Suudi Arabistan Kralı Selman, Katar konusunda Pakistan'a ultimatom verdi The Express Tribune sitesinin üst düzey Suud yetkililerine dayandırdığı haberde Kral Selman, ülkesine Körfez krizini görüşmek üzere gelen Pakistan Başbakanına ultimatom verdi. İki lider arasında gerçekleşen toplantı esnasında Pakistan Başbakanı'na "Ya bizimlesin ya Katar'la" diyen Kral Selman, Pakistan'ın tarafını seçmesini istedi. Ortadoğu'da Pakistan'ı yanında görmek isteyen Suudi Arabistan'ın bu ultimatomuna karşılık ise Pakistan diplomatik krizde taraf olmayacağını belirtti. http://bit.ly/SG-2uyikUN

17.6.2017 - Azerbaycan: “5 Ermenistan askeri öldürüldü” Azerbaycan Savunma Bakanlığı; Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında dün yaşanan çatışmalarda Ermenistan ordusundan 5 askerin öldürüldüğü bildirdi. http://bit.ly/SG-2t5Jswt

18.6.2017 - Kapitalist Tekeller arası rekabetin sonucu olarak "dizel emisyon" skandalı  Volkswagen’in (VW) ABD Federal Çevre Dairesi (EPA) tarafından suçüstü yakalanmasının ardından 20 aya yakın süre geçmesine karşın “dizel skandalı” sonlanmak bir yana genişleyerek devam ediyor. VW, Audi, Porsche, Daimler gibi önemli Alman otomobil markalarının yanı sıra Fransız Renault ve PSA tekelleri de, başta ABD olmak üzere farklı ülkelerin çevre daireleri tarafından yakın takibe alınmış durumda.Otomobil tekellerinin egzoz gazlarını maniple etmek için özel yazılım programları kullandıkları; araçlarda yapılan laboratuvar ölçümleriyle normal trafikte yapılan ölçümler arasında 10-40 kata kadar varan farklar olduğu aylar önce ortaya çıkmıştı. Buna karşın Almanya’da savcılıkların daha yeni adım atmaları ve Alman  bakanların ‘’gelişmeleri televizyondan öğrendik ‘’açıklamaları soruşturmanın ciddiyetini gözler önüne seriyor.Alman ve diğer ülkelerin otomobil tekellerine karşı “aman vermeyen çevre savunucusu” pozlarına bürünen ABD hükümetinin , uluslararası Paris İklim Değişikliği Antlaşmasından çekilmesi, kapitalist emperyalistlerin ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor.Bunun yanında GM ve Ford gibi geleneksel olarak güçlü tekellerin merkezi olan ABD’de benzinli motorlu araçlar Alman dizel otomobil tekellerine karşı teşvik ediliyor . Hatırlanacağı üzere, Trump Almanya ile ilişkilerinde dış ticaret açıklarının olduğunu ve bunun üzerine Alman otomobil ithalatı gündeme gelmiş ve Alman otomobil üreticilerine yüzde 35’lik ithalat vergisi uygulamak istediğini ifade etmişti.http://bit.ly/SG-2t8mTpk

19.6.2017 -Amazon ve Walmart arasındaki rekabet kızışıyor Fortune 500 listesine göre dünyanın en çok gelir üreten şirketi olan Amerikalı hipermarket zinciri Wal-Mart, elektronik ticaret sektöründe Amazon'a cevap vermek için kolları sıvadı. Zira, geçen hafta organik yiyecek tedarikçisi Whole Foods'u 13.7 milyar dolara satın alan Amazon karşısında Wal-Mart hisseleri rekor düşüşle 74.73 dolar seviyesine gerilemiş ve yüzde 6 değer kaybetmişti. Amazon.com ile arasındaki farkı, yeni elektronik ticaret baş yöneticisi Marc Lore ve CEO Doug McMillon liderliğinde agresif bir büyüme stratejisi ile kapatmak isteyen Wal-Mart, rakibinin bu hamlesine karşılılık erkek giyim firması Bonobos'u satın alıyor. Gelen haberlere göre alımı nakit yapacak olan Wal-Mart yetkilileri 310 milyon dolar ödeyecek. Böylelikle Wal-Mart, son 1 yılda, e-ticaret sektöründeki 5. önemli hamlesini gerçekleştirmiş oldu. Şirket tarafından yapılan açıklamada Bonobos ürün ve aksesuarlarının Wal-Mart bünyesindeki Jet.com üzerinden satılacağı belirtildi. Jet.com da 2016 ağustos ayında 3 milyar dolar nakit ve 300 milyon dolar Wal-Mart hissesi karşılığında satın alınmıştı. Wal-Mart, sonrasında internet üzerinden mobilya satan Hayneedle firmasını 90 milyon dolar, ayakkabı tedarikçisi Shoebuy.com sitesini 70 milyon dolar, outdoor ürünlerine odaklanan Moosejaw.com portalını 50 milyon dolar ve nostaljik ürünler satan ModCloth'u da 75 milyon dolar karşılığında bünyesine katmıştı. Senelik 100 ile 150 milyon dolar arasında cirosu olan Bonobos satın almasının 2018 ikinci çeyreği sonunda tamamen sonlandırılması bekleniyor.http://bit.ly/SG-2sAQfuC

20.6.2017 - ABD, Suriye'de bu kez İran'ın hava aracını düşürdü! ABD, Suriye'de rejime destek veren İran yapımı bir insansız hava aracını düşürdü. İnsansız hava aracının, Suriye'nin güneyindeki El Tanf bölgesinde, bir ABD savaş uçağı tarafından vurulduğu belirtildi. ABD'li yetkililer, insansız hava aracının ABD destekli güçlere tehdit oluşturduğu gerekçesiyle vurulduğunu duyurdu. Konuyla ilgili Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan da açıklama geldi. Açıklamada, ABD'nin Suriye'nin güneyindeki hareketlerinin 'yasadışı' olduğu belirtildi. ABD, geçtiğimiz günlerde Esed rejimine ait bir savaş uçağını da düşürmüş, bu olaydan sonra Rusya ile ABD arasındaki gerilim artmıştı. http://bit.ly/SG-2sB0AGI

21.6.2017 - İran'ın bir İHA'sını da Pakistan düşürdü Pakistan medyasının hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Pakistan Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçağı, ülkenin güneybatısındaki Belucistan eyaletinde İran'a ait bir İHA'yı düşürdü. İHA'nın Pakistan hava sahasını ihlal etmekte olduğu bildirildi. Pakistan Hava Kuvvetleri ise konuya ilişkin açıklama yapmadı. http://bit.ly/SG-2svnBjg

20.6.2017 - Japonya en büyük savaş gemisini Güneydoğu Asya’ya gönderdi Japonya en büyük savaş gemisini Çin’e karşı muhtemel müttefik olarak gördüğü Güney Doğu Asya’daki ülkelerle bağlantılarını güçlendirmek için gönderdi. Geminin dört günlük turu Japonya’nın Çin’le sınır sorunları yaşayan Vietnam ve Filipinler gibi ülkelere verdiği askeri yardımın ardından yapılıyor olması da sembolik bir önem taşıyor. Bu gelişme, Japonya’nın küçük ama emin adımlarla Güneydoğu Asya’nın güvenliğiyle ilgili bir rol alacağını da gösteriyor. (Financial Times)

21.6.2017 - ABD Katar krizinde Körfez ülkelerini sorguladı: Artık şu işi bitirelim Amerikan yönetimi, Körfez ülkelerinin Katar’a uyguladığı izolasyonu açıkça sorgulayıp şikayetlerini hala gerekçelendirmemelerine ‘şaşırdığını’ bildirdi. Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn iki hafta önce IŞİD, El Kaide ve Müslüman Kardeşler ile İran’ı desteklediği gerekçesiyle Katar’la diplomatik ilişkilerini kesmiş, ulaşımı askıya almıştı. Körfez ülkeleri ilerleyen günlerde açıklanacak taleplerini Katar’ın kabul etmemesi halinde tecritin yıllar sürebileceğini duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Katar’a uygulanan izolasyon konusunda ABD’nin şu ana kadarki en sert ifadelerini kullanarak, zaman geçtikçe ‘Suudi Arabistan ve BAE’nin eylemleri hakkında daha fazla şüphe oluştuğu’nu belirtti. Katar ABD’nin bölgedeki başlıca üslerinden El Udeid’e de ev sahipliği yapıyor. Üstte 11 bin ABD ve müttefik askeri bulunuyor. Katar son olarak ABD’den 12 milyar dolar değerinde savaş uçağı sipariş etmişti. http://bit.ly/SG-2tAszKR

22.6.2017 Avustralya, Suriye'de hava operasyonlarına devam edecek Avustralya, ABD'nin Suriye ordusuna ait uçağı düşürmesi ve Rusya'nın ABD öncülüğündeki koalisyona yönelik açıklamalarının ardından askıya aldıkları hava operasyonlarına devam edecek. Operasyonlara devam etme kararı, Avustralya'nın açıklamasından iki gün sonra geldi. Avustralya Savunma Bakanlığı Sözcüsü, operasyonların geçici olarak askıya alınmasının tedbir amaçlı olduğunu belirterek, "Geçici olarak durdurma kaldırıldı" dedi. ABD öncülüğündeki koalisyonun Suriye uçağını düşürmesi hakkında açıklama yapan Rusya Savunma Bakanlığı, Fırat Nehri'nin batısında Rus hava güçlerinin operasyon sahasında tespit edilecek koalisyona ait her türlü hava aracının birer hedef olarak görülüp bu araçlara Rus füze savunma sistemleri tarafından önleme yapılacağını vurgulamıştı. http://bit.ly/SG-2tAab4W

25.6.2017 - İsrail bugün de Suriye'yi vurdu İsrail, Suriye'den atıldığı ileri sürülen roketlere karşılık bugün de bu ülkeye saldırı düzenledi. İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Suriye tarafından atılan roketlere karşılık, rejime ait iki askeri üssün ve cephane taşıyan bir TIR'ın vurulduğu belirtildi. Söz konusu saldırının hava saldırısı mı yoksa top atışı ile mi gerçekleştirildiği açıklanmadı. İsrail ordusundan daha önce yapılan açıklamada, Suriye'de devam eden iç savaş nedeniyle ateşlenen bazı roketlerin yanlışlıkla İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nin kuzeyine isabet ettiği iddia edilmişti. Suriye'nin Kuneytra şehrinde devam eden iç savaş nedeniyle tedbir alındığı belirtilen açıklamada, Golan Tepeleri'nde yaşayan sivillere "sınıra yakın açık alanlarda toplanmamaları ve hareket halinde olmamaları" yönünde uyarıda bulunulduğu kaydedilmişti. İsrail ordusu dün de Suriye'den atıldığı ileri sürülen roketlere karşılık bu ülkeye hava saldırısı düzenlediğini açıklamıştı. http://bit.ly/SG-2tAaahm

26.6.2017 - Rusya ve Hindistan’ın sonbaharda Rusya'nın Doğu Askeri Bölgesi'nde ortak bir askeri tatbikat yapacağı bildirildi Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, bunun iki ülke arasındaki ilk ortak interspesifik tatbikat olacağını kaydetti. Moskova'da düzenlenen Rus-Hint Hükümetlerarası Askeri-Teknik İşbirliği Komisyonu toplantısında konuşan Şoygu, "Geçen yıl Hindistan'la terörle mücadele ve donanma tatbikatlarını başarıyla gerçekleştirdik. Sonbaharda ilk ortak interspesifik (türler arası) askeri tatbikatı gerçekleştirmeyi planlıyoruz" dedi. Şoygu, 'İndra-2017' adı verilen ortak tatbikatın, Rus ve Hint ordularının “otoritesini artıracağını” ve “iki ülkenin modern tehditlere etkili biçimde karşı koymaya hazır olduğunu” göstereceğini vurguladı. http://bit.ly/SG-2tyR0sF

27.6.2017 - Çin ile Hindistan arasında sınır gerilimi Çin-Hindistan sınırında yer alan Hindistan’a bağlı Sikkim eyaletinde, önceki haftalarda Çinli ve Hindistanlı birliklerin karşı karşıya gelmesinin ardından gerilimi artıran yeni bir gelişme daha yaşandı. Çin, Hindistan'ı Sikkim ve Tibet bölgeleri arasında sınır ihlali yapmakla suçluyor. Çin tarafının iddiasına göre, kendi sınırları içerisindeki bir yol yapım çalışmasına Hindistan askerleri müdahale etti. Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Ren Guoqiang, Sikkim eyaleti sınırlarında Çin’in ‘egemenlik hakkı’nın bulunduğu DongLang’da yürütülen yol çalışmasının Hindistan ordusuna bağlı askerler tarafından müdahale edildiğini. Bakanlık sözcüsü yaşanan gelişmenin sınırdaki huzura ‘ciddi şekilde zarar verdiğini' de söyledi. Hindistan tarafı ise Çin'i Tibet'e gitmeye çalışan hacı adaylarına zorluk çıkardığı için suçluyor. Öte yandan henüz teyit edilmemiş iddialara göre her iki tarafın askerleri de sınırın sıfır noktasında sıcak çatışma pozisyonuna da geldiler. http://bit.ly/SG-2sftzAy

27.6.2017 - Ukrayna ve Rusya'da çeşitli şirketlerde siber saldırı Ukrayna'da çok sayıda kamu kurumunun, bankanın, telekomünikasyon ve ulaşım şirketinin internet sitelerine bugün saldırı düzenlendi. Ülkede yaşanan siber saldırı, devlet enerji şirketi Ukrenergo, Kiev enerji kurum Kievenergo, en büyük kargo şirketi Novaya Poçta, kamu bankası Oşadbank, Ukrsotsbank, Ukrgazbank, OTB bank, Privatbank ve bazı medya kuruluşlarının internet sitelerinin çalışmamasına neden oldu. Bankaları siber saldırılara karşı uyaran Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar nedeniyle bankacılık hizmetlerinde aksaklıklar yaşandığını duyurdu. Ukrayna Güvenlik Servisi'nden yapılan açıklamada, yaşanan planlı siber saldırıların önüne geçebilmek için gerekli tavsiye ve uyarıların yakın zamanda paylaşılacağı belirtildi. Rus menşeli petrol şirketi Rosneft de, hizmet sistemlerine büyük siber saldırının yapıldığı bildirildi. Rosneft Şirketinin resmi internet sayfasından yapılan açıklamada, “Şirketin hizmet sistemlerine şiddetli siber saldırı yapıldı. Bu gelişmenin soruşturulmakta olan davalar ile ilgisi olmadığını umuyoruz. Şirketimiz, siber saldırı nedeniyle hak koruma servislerine başvurdu“ denildi. Bilindiği üzere şu an Başkurdistan Ticari Mahkemesi Rosneft ve kendisine bağlı Başneft’in Sistema ve Sistema-İnvest şirketlerine karşı açtığı 2014 yılında Sistema’nın girişimi olan Başneft şirketinin reorganizasyonu nedeniyle 170,6 milyar ruble zarar görüldüğüne ilişkin davayı değerlendiriyor. http://bit.ly/SG-2t5zQBS

28.6.2017 - ABD ve Japonya arasında 20 milyar dolarlık teknoloji savaşı Toshiba, yarı iletken üretiminde ortak olduğu Western Digital'a karşı dava açtığını duyurdu. Tokyo merkezli uluslararası teknoloji şirketi Toshiba, birlikte çalıştığı Amerikalı sabit disk üreticisi Western Digital şirketinin çip bölümünün satışına müdahale etmesini davaya gerekçe olarak gösterdi. Japon devi Toshiba'nın yaptığı açıklamaya göre, söz konusu müdahale nedeniyle şirketin zarar gördüğü belirtiliyor ve Western Digital'den 120 milyar yen, yaklaşık 1.1 milyar dolar tazminat isteniyor. Toshiba aynı zamanda Yokkaichi'de bulunan çip fabrikasına Western Digital çalışanlarının girmesini yasaklama kararı da aldı. Böylelikle firmaya ait bilgilere ulaşımın engellenmesi amaçlanıyor. Bilindiği üzere Toshiba, maliyetleri aşırı yükselen Westinghouse nükleer santral yatırımından doğan zararları kapatabilmek için amiral gemisi olan çip bölümünü satmayı planlıyor. Japon hükümeti dünyanın en büyük ikinci NAND hafıza çipi üreticisi olan Toshiba'nın sözkonusu bölümünün yabancı yatırımcılara geçmesine sıcak bakmıyor ve Bain Capital ile bir konsorsiyum oluşturarak çip fabrikasını satın almak istiyor. Zira Western Digital'in yanı sıra Apple, Google ve Amazon gibi firmalar da çip bölümüyle ilgilenmişti. Toshiba'nın televizyon departmanına ise Türk firması Vestel talip olmuştu. Japon hükümeti ve Bain Capital konsorsiyumunun Toshiba'ya çip bölümü için sunduğu teklif 18 milyar dolar civarında. 17 yıldır ortaklık içerisinde olduğu ve çip bölümünde yüzde 49 hisseye sahip Western Digital ise aynı teklifi sunmasına rağmen saf dışı bırakılmış durumda. Amerikalı şirket, Japon konsorsiyuma satışın yapılmaması için mahkemeye başvurdu. http://bit.ly/SG-2sB49N4

28.6.2017 - Rusya'dan ABD'ye: Karşılık veririz! Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Alman mevkidaşı Sigmar Gabriel ile ortak basın toplantısı düzenledi. Lavrov, ABD'nin 'Suriye ordusunun kimyasal silah kullanacağına' yönelik iddiasına yanıt verdi. ABD'nin hafta başında 'Suriye ordusunun kimyasal saldırı düzenleyeceğine' yönelik iddialarının sorulması üzerine Lavrov, ABD'nin Suriye ordusuna yönelik muhtemel saldırılarına Rusya'nın 'orantılı ve saygın şekilde yanıt vereceğini' açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetinin yeni bir kimyasal saldırı düzenlemek için yaptığı hazırlıkları izlediklerini öne sürmüştü. http://bit.ly/SG-2txZmAQ

28.6.2017 - AB, Rusya'ya uyguladığı ekonomik yaptırımların süresini 6 ay uzattı Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın belirli sektörlerine yönelik uygulamakta olduğu ekonomik yaptırımların süresini 6 ay uzattı. AB Konseyi, Ukrayna’yı istikrarsızlaştırması nedeniyle Rusya'nın belirli sektörlerine yönelik uygulanan ekonomik yaptırımların uzatılması kararı alındığını bildirdi. Uzatılan ekonomik yaptırımlar uyarınca AB üyesi 28 ülke, Rusya'ya silah satışı yapmıyor. Yaptırımlarla, Rusya'nın Petrol ve gaz sektörlerinde kullanılan bazı teknolojileri, AB ülkelerinden alması kısıtlanıyor. Ayrıca Rus kamu bankaları Avrupa'da finans sektöründen dışlanıyor. Özellikle ticaret ve yatırımlara yönelik kısıtlamaları içeren yaptırımlar, her 6 ayda bir uzatılıyor. Mevcut yaptırımların süresi 31 Temmuz 2017’de son buluyordu. Alınan kararla Rusya'ya söz konusu ekonomik yaptırımlar 31 Ocak 2018'e kadar uzatılmış oldu. http://bit.ly/SG-2t624wb

28.6.2017 - Japonya ve AB, Amerikan korumacılığına karşı serbest ticaret anlaşmasını hızlandırıyor Japonya ve Avrupa Birliği uzmanları, korumacılık dalgasına karşı durabilmek ve ABD’yi, içe dönük politikalarını yeniden gözden geçirmeye yönlendirecek bir serbest ticaret anlaşmasını sonuçlandırmak için görüşmeler yapıyor. İki taraf arasında 2013 yılında başlayan görüşmeler, Japon otomobilleri ve parçaları ile Avrupa ürünü şarap, peynir, makarna ve diğer gıda maddeleri üzerindeki gümrük vergileri gibi başlıca pürüzlü konuları aşmak için geçen haftadan bu yana hemen her gün yapılıyor. Japonya ile AB arasında böyle bir anlaşma, özellikle Başkan Donald Trump’ın ABD’yi bu yılın başında Trans Pasifik Ortaklık anlaşmasından (TPP) çıkarmış olması nedeniyle Amerikan şirketlerinin zararına olabilir. Konuya yakın olan ancak adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Müzakereciler arasındaki yaygın hava, Japonya ve AB’nin, dünyada yayılmakta olan korumacılığa dur demeleri gerektiği yolunda” dedi. “Serbest ticareti desteklemede ve uygulamada önderliği Japonya ve AB’nin ele alması yönündeki ivme artıyor.” AB ticaret sorumlusu Cecilia Malmstrom Pazartesi günü, gelecek hafta Japonya ile bir ön anlaşma imzalanmasının mümkün olduğunu söylemişti. Müzakereler devam ettiği için adının açıklanmasını istemeyen bir başka kaynak da, AB ile Japonya arasında bir anlaşmanın, “serbest ticaretin önemli olduğu ve içe dönük politikalar uygulanmaması gerektiği yolunda ABD’ye güçlü bir mesaj gönderebileceğini” söyledi. Trump, çok taraflı anlaşmalar yerine ikili ticaret anlaşmalarını tercih ediyor. ABD’yi TPP’den çıkarma kararıyla Pasifik bölgesindeki 11 üye ülke belirsiz bir ortanda kalmış oldu. Japonya-AB ticareti küresel GSYH’nın üçte birine yakın bölümünü yaratıyorsa da, AB tahminlerine göre karşılıklı ticareti üçte bir oranında büyüme kapasitesine sahip. Mizuho Research Institute’ten Junichi Sugawara, böyle bir anlaşmanın Japonya’daki Amerikan şirketlerini dezavantajlı durumda bırakabileceğini çünkü Avrupalı şirketlere karşı aynı pazarlarda rekabet ettiklerini söyledi. http://bit.ly/SG-2tAoMgO

28.6.2017 - NATO'nun savunma harcamaları artmaya devam ediyor NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 2017 yılı içinde savunma harcamalarında yüzde 4.3 artış beklendiğini açıkladı.

28.6.2017 - NATO Genel Sekreteri NATO'nun Baltık ülkeleri ve Polonya'daki 4 gücü tamamen aktif NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "NATO'nun Baltık ülkeleri ve Polonya'daki 4 çok uluslu gücü şimdi tamamen aktif durumda. Bu durum, olası herhangi bir saldırganlık karşısında ittifakımızın birleştiğini açık şekilde gösteriyor" dedi. Stoltenberg, yarın, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki NATO karargahında gerçekleştirilecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nın gündemine ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Genel Sekreter, toplantıda ele alınacak temel konuları terörle mücadele, Afganistan, Irak, savunma harcamalarında yük paylaşımı, Avrupa Birliği (AB) ile iş birliği ve Baltık Denizi'ndeki güvenlik durumu olarak sıraladı. Geçen ay yapılan zirvede NATO Devlet ve Hükümet Başkanlarının, ittifakın terörle mücadele çabalarını hızlandırmaya ve savunmada yük paylaşımını artırmaya karar verdiklerini hatırlatan Stoltenberg, yarın da savunma bakanlarının bu kararları daha ileri taşımak, NATO'nun caydırıcılık ve savunmasını daha da güçlendirmek için bir araya geleceklerini kaydetti. Stoltenberg, "NATO'nun Baltık ülkeleri ve Polonya'daki 4 çok uluslu gücü şimdi tamamen aktif durumda. Bu durum, olası herhangi bir saldırganlık karşısında ittifakımızın birleştiğini açık şekilde gösteriyor" dedi. http://bit.ly/SG-2tyRHCh

28.6.2017 - Çin'in yerli üretim destroyeri suya indirildi Çin'in yerli tasarım ve üretim yeni nesil destroyeri, ülkenin doğusundaki Şanghay kentinde suya indirildi. Hava ve deniz savunma ekipmanları ile donatılan destroyer, test aşamasına geçti Şinhua ajansının haberine göre, Jiangnan Shipyard Group firması tarafından üretilen 10 bin tonluk yeni nesil destroyer, hava ve deniz savunma ekipmanları ile donatılarak test aşamasına başladı. Çin donanmasının modernizasyonu için kilit öneme sahip olduğu belirtilen gemi, daha küçük ebatlı 052D sınıfı füze güdümlü destroyerleRin yerini alacak yeni tip 055 sınıfı destroyer olarak görülüyor. Donanma, geçen yıl destroyer, korvet ve güdümlü füze fırkateynlerinin de aralarında bulunduğu 18 savaş gemisini envanterine aldığını duyurmuştu. http://bit.ly/SG-2t65wad

28.6.2017 - İran'dan ABD'ye Suriye uyarısı: Ateşle oynamaya benzer İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, ABD'yi Suriye'de yapacağı olası müdahalenin 'sonuçlarına katlanmakla' uyararak, "ABD'nin Suriye'deki maceracı ve akılsız davranışları, ateşle oynamaya benzer" diye açıklamada bulundu. Konuya ilişkin bir tepki de İran Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, "Bu gibi asılsız iddiaların ortaya konulması son derece tartışmalı ve şüpheli" diye tepkide bulundu. Washington yönetimini Suriye'de yapacağı tek taraflı her türlü askeri eylem konusunda 'uyardığını' söyleyen İranlı sözcü, uluslararası toplumu ABD'ye karşı tepki koymaya çağırdı. http://bit.ly/SG-2uyrlgi

28.6.2017 - Katar’a yeni yaptırımlar yolda: ‘Bizimle çalışmak istiyorsanız, seçim yapacaksınız’ Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Rusya büyükelçisi Ömer Gobaş, Körfez ülkelerinin Katar’a yönelik yeni yaptırımları gündemine aldığını ve ticari ortaklara, “Ya Doha ya biz” diyebileceğini söyledi. Bu kapsamda Arap ülkelerinin, ticari ortaklarını ya kendileriyle çalışmaya devam edeceğini ya da Katar’ın yanında olarak ekonomik ilişkileri tamamen koparmaya göze alacağını dile getiren Gobaş, “Bir ihtimal de, ticari ortaklarımıza bizimle çalışmak istiyorsanız ticari bir seçim yapmanız gerek diye bir koşul dayatması olabilir” dedi. http://bit.ly/SG-2sfuSzs

28.6.2017 - Google'a Avrupa'dan çok ağır ceza: 2.42 milyar euro Google, rekabet kurallarını ihlâl ettiği gerekçesiyle Avrupa Birliği tarafından 2.42 milyar euro tutarında cezaya çarptırıldı. Avrupa Komisyonu'nun Google'a verdiği rekor cezanın nedeni ise arama sonuçlarını kendi lehine olarak yeni Google alışveriş servisleri doğrultusunda manipüle etmesi ve pazar hakimiyetini kötüye kullanması olarak gösteriliyor. AB Rekabet Komisyonu Şefi Margrethe Vestager, Avrupa Birliği yasaları uyarınca fırsat eşitliğinin zorunlu olduğunu belirtirken Google'ın rakiplerine bunu sağlama sorumluluğuna dikkat çekerek kararı şu şekilde özetledi: "Google, hayatımızda fark yaratan pek çok yenilikçi ürün ve hizmet sundu. Bu harika bir şey. Ancak Google'ın alışveriş hizmetlerini ilişkilendirirken gözettiği stratejisi sadece kendi ürünlerini rakiplerinkinden daha iyi hâle getirmek değil. Google kendi hizmetlerini arama sonuçlarnda öne çıkararak pazar hâkimiyetini açıkça kötüye kullanmış ve rakiplerini alt sıralara indirmiştir." http://bit.ly/SG-2tyDnJT

29.6.2017 - Çin'den Filipinler'e 7,3 milyon dolarlık silah Yerel GMA yayın kuruluşunun haberine göre, Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin Çin tarafından bağışlanan 7,3 milyon dolar değerindeki üç bin tüfek ile altı milyon mühimmatı, Pampanga kentinde Clark Hava Üssü'nde düzenlenen törenle kabul ettiğini açıkladı. Çin'in Manila Büyükelçisi Cao Cianhua, törende yaptığı konuşmada, bunun iki ülke orduları arasında dostluk ve iş birliği ilişkisini gösterdiğini söyledi. Duterde, bağışın, Çin ile Marawi kentini kuşatma altında tutan DEAŞ ile bağlantılı Maute örgütüyle mücadeleye destek için yapılan 11,7 milyon dolar değerindeki iki askeri teçhizat anlaşmasının neticesi olduğunu söyledi. Bağış nedeniyle Çin'e teşekkür eden Duterte, askeri yardımın kayıt altına alınarak, ordu ve polis arasında eşit dağıtılması gerektiğini ifade etti. Çin'in ayrıca dün Marawi'nin eski haline getirilmesine destek olmak için 297 bin dolar bağış yaptığı ve Cao'nun kentte hayatını kaybeden askerlerin aileleri için 99 bin dolar bağışlanacağını açıkladığı belirtildi. http://bit.ly/SG-2tAclS4

29.6.2017 - ABD'den, Pakistan'ı kızdıran karar Pakistan ile Hindistan arasındaki Keşmir sorununda Pakistan yanlısı silahlı gruplardan Hizbul Mücahidin'in lideri Seyyid Selahaddin, ABD tarafından terör listesine eklendi. Pakistan tarafından tepkiyle karşılanan kararın ABD Başkanı Trump ile Hindistan Başbakanı Modi'nin görüşmesinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Pakistan'da halk tarafından karara yönelik protesto gösterileri düzenlenirken, ABD bayrakları yakıldı. http://bit.ly/SG-2sBwfIa

29.6.2017 - Rusya: S-400 füze savunma sistemleri konusunda Türkiye ile anlaştık Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in askeri ve teknik işbirliğinden sorumlu yardımcısı Vladimir Kojin, Rusya ve Türkiye'nin S-400 füze savunma sistemleri sevkiyatını öngören sözleşme üzerinde mutabakat sağladığını açıkladı. Sputnik'te yer alan habere göre, St. Petersburg'da düzenlenen 8. Uluslararası Askeri-Donanma Fuarı'nda basın mensuplarının S-400 sevkiyatına ilişkin sorularını yanıtlayan Kojin, "Sözleşme üzerinde mutabakat sağlandı, ancak kredi tutarı konusunda henüz bir anlaşma yok" dedi.

29.6.2017 - Rusya, hava kuvvetlerini güçlendiriyor: Yeni birlikler oluşturuldu Rusya Savunma Bakanlığı’nın hava kuvvetlerine takviye amaçlı olarak savaş ve nakil helikopterleriyle donatılmış yeni hava birliklerinin oluşturulduğu açıklandı. İzvestiya gazetesinde yer verilen haberde, Rusya Savunma Bakanlığı’nın yılın sonuna kadar ülkenin Doğu ve Merkezi Askeri Bölgeleri için, kara kuvvetlerine destek vermek üzere her biri yaklaşık 100 helikopterden oluşan 2 yeni askeri hava tugayının kurulacağı belirtildi. Uzmanlar, yeni hava birliklerinin Rus ordusunun hareketliliğini ve ateş gücünü önemli ölçüde artıracağını kaydetti. http://bit.ly/SG-2udXWc5

29.6.2017 - Katar savunma bakanı Türkiye’ye geliyor Körfez ülkelerinin ablukasına aldığı Katar’ın savunma bakanı yarın Ankara’ya geliyor. Katarlı bakan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’la görüşecek. Türkiye Katar krizinin patlak vermesinin hemen ardından Katar’da Türk askeri üssü açılmasına ilişkin anlaşmayı Meclis’ten geçirmiş, geçen hafta da ülkeye 23 askeri personelle beş zırhlı araç göndermişti. Haziran ayında Katar’la diplomatik ilişkilerini kesen ve Katar’a 13 maddelik liste sunan Körfez ülkeleri, Türkiye’nin krizi askeri alana çekmeye çalıştığını savunmuştu. Bu nedenle talepler arasında Katar’daki Türk üssünün kapatılması da yer alıyordu. Ancak Katar, bu maddeyle birlikte, ülkeyi dış politikadan, uluslararası medya ağına kadar pek çok alanda Körfez çizgisine getirmeyi amaçlayan listedeki hiçbir maddenin yerine getirilmeyeceğini duyurmuştu. Kriz devam ederken, Katar savunma bakanının Türkiye’ye gelecek olması dikkat çekti. http://bit.ly/SG-2sfPffM

30.6.2017 - ABD'den Tayvan'a 1.3 milyar dolarlık silah satışına Çin’den sert tepki ABD'li üst düzey bir yetkilinin yaptığı açıklamaya göre, ABD Dışişleri Bakanlığı Tayvan hükümetine 1.3 milyar dolarlık silah satışını onayladı ve satış konusunda Kongre'yi bilgilendirdi.Silah satışının ardından Çin'in Washington Büyükelçiliği "Çin hükümeti ve halkı öfkelenmekte çok haklı" ifadelerini kullanarak bir açıklama yaptı. Açıklamda ABD'nin acilen 'bu yanlış karardan' dönmesi ve Tayvan'a silah satışını durdurması istendi. Büyükelçilik silah satışının 'Tayvan'daki bağımsızlık yanlılarına çok yanlış mesajlar gönderdiğini' savundu. South Morning Post gazetesinde yer alan habere göre Çin'in Washington Büyükelçisi Cui Tiankai " ABD'ye sert itirazımızı ifade ettik ve daha ileri eylemde bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz" dedi.http://bit.ly/SG-2suSnZn 

30.6.2017 - ABD'nin gözü 'Kuzey Kore'nin altındaki trilyonlarca dolarlık madenlerde Quartz'ın haberine göre, KDHC'nin altında aralarında demir, altın, magnezit, çinko, bakır, kireç taşı, molibden ve grafit de dahil olmak üzere 200 tür mineral bulunuyor. Bunların arasında nadir görülen metallerin de olduğu söyleniyor.Haberde bu madenlerin çevre ülkeler tarafından yüksek teknoloji cihazların üretiminde kullanılabileceği söylenirken, Güney Koreli maden şirketlerinin ve araştırma kuruluşlarının tahminine göre, bu madenlerin toplam değerinin 6 ila 10 trilyon dolar arasında olduğu bildiriliyor. KDHC'nin 1970'lerden beri madencilik sektörüne önem verdiği, ancak yaptırımların ardından madenciliğin zarar görmeye başladığı bildiriliyor.Ayrıca KDHC'nin söz konusu madenleri çıkartacak ekipman, uzmanlık ve temel altyapıdan yoksun olduğu belirtiliyor. KDHC'de madenciliğin 1990'lardan beri düşüşte olduğu kaydedilirken, var olan madenlerin kapasitesinin yüzde 30'unda kullanıldığı aktarılıyor.ABD Başkanı Donald Trump, KDHC'ye yönelik "sabrın tükendiğini" söyleyerek savaş çağrısında bulunmakta.

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

1.6.2017 - 2011-2016 arasında Türkiye’nin askeri sektörü iki kat büyüdü “Özellikle Suudi Arabistan’la yürütülen MİLGEM müzakereleri, Pakistan ve Endonezya ile yine masada olan deniz savunmasına yönelik gemi, denizaltı ve diğer anlaşmaların hayata geçmesiyle, 2011-2016 arasında savunma sanayii ihracatının ikiye katlanmasına benzer bir dönemi daha kısa zamanda yaşayabiliriz. Daha net ifadeyle, savunma sanayii ihracatında gemi ve özellikle denizaltıların çok önemli yeri var. Bu alanda teknoloji geliştirmek güç olduğu gibi ortaya çıkan ürünler de en yüksek rakamlarla ihracatı yapılanlar oluyor. Türkiye’nin deniz savunma sanayiinde, gemilerdeki güç üniteleri yani motor ve silah platformları gibi iki önemli kritik eşiği geçmesi gerekiyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın iştiraklerinden Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) MİLGEM’ler ihracatı için en az 3 ülkeyle ciddi mesafe kat etmiş durumda. Gelişmeler bu şekilde devam ederse, 5 yıl sonra ciddi ihracat rakamları konuşuyor olacağız.” (Güntay Şimşek)

4.6.2017 - Zorlu Enerji, Pakistan'da iki şirket kurdu Geçen hafta şirketin konuya ilişkin KAP'ta yer alan açıklamasında, Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ'nin, Pakistan'da kurulmasına karar verilen söz konusu şirketlere kurucu ortak olarak katıldığı ve yönetim kurulunun Zeki Zorlu başkanlığındaki şirket merkezinde toplandığı duyurulmuştu. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yer alan açıklamasında, "Zorlu Sun Power (Private) Limited" ve "Zorlu Renewable Pakistan (Private) Limited" şirketlerinin 10 biner Pakistan Rupisi sermayeyle kurulduğu belirtildi. Ayrı ayrı yapılan açıklamalarda, şirketin 25 Mayıs 2017 tarihli özel durum açıklamasında duyurduğu üzere "Zorlu Sun Power (Private) Limited" ve "Zorlu Renewable Pakistan (Private) Limited" unvanlı şirketlerin kurulduğu ve şirkete tebliğ edildiği kaydedildi.  http://bit.ly/SG-2svszwt

15.6.2017 - ‘Türkiye’nin Kıbrıs tatbikatının nedeni doğal gaz’ İsrail basını, İsrail ve Kıbrıs'ın ada kıyılarındaki doğal gaz arama faaliyeti sonrası Türkiye'nin de tatbikat başlattığını duyurdu.İsrail basınında, İsrail’in ardından Türkiye’nin de tatbikata başladığı belirtilerek “İsrail komandolarının adada şimdiye kadar düzenledikleri en büyük tatbikat, İsrail basınının Kıbrıs kıyılarında doğal gaz arama faaliyetleri nedeniyle Türkiye ile yükselen tansiyonun yeni bir adımı oldu” yorumu yapıldı.Bu tatbikatın arka planında Kıbrıs kıyılarında yapılan doğal gaz arama çalışmalarının yükselttiği tansiyon bulunuyor.http://bit.ly/SG-2s8LXuR

28.6.2017 Çalık Holding, Gürcistan’ın rüzgarına yatırım yapacak Enerjide Türk şirketlerinin son dönemdeki yeni gözde ülkesi komşu Gürcistan oldu. Enka'dan Anadolu Grubu'na birçok Türk şirketi ya Gürcistan'da enerji üretiyor ya da önemli santral projelerinin inşaatında görev alıyor. Türklerin bu ülkedeki en önemli enerji yatırımları hidroelektrik projelerine şimdilerde yenilenebilir kaynaklar da eklendi. Irak'tan Türkmenistan'a, Özbekistan'dan Libya'ya geniş bir coğrafyada enerji santrali yapan ve elektrik üreten Çalık Holding de Gürcistan'da son dönemde yenilenebilir alana yoğunlaştı. Bilindiği üzere 2015'te hizmete aldığı 230 MW'lik gücüyle Gürcistan'ın toplam tüketiminin yüzde 8'ini tek başına karşılayan Gardabani Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali ile ülkedeki en önemli projelerden birine imza atan Çalık Holding, şimdi de bir başka büyük çalışmada yer alacak. Çalık Holding'in üstleneceği çalışma; kurulu gücü toplam 120-160 MW arasında değişecek iki farklı rüzgar enerjisi projesini kapsıyor. Gürcistan Enerji Kalkınma Fonu (Georgian Energy Development Fund) Direktörü Mamuka Kobakhidze, iki proje için fizibilite çalışmasına başladıklarını açıkladı. http://bit.ly/SG-2t5D5cf

27.6.2017 - Libya: Türkiye ile anlaşmaya vardık Libya ile Türkiye arasında 'Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ve eğitim' alanında imzalanan anlaşma ve mutabakat zabıtlarının aktifleştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi. Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Çalışma Bakanlığı'nın sosyal paylaşım sitesi Facebook hesabından yapılan açıklamaya göre, Çalışma Bakanı El-Mehdi El-Emin, Türkiye'nin Trablus Büyükelçisi Ahmet Aydın Doğan ile başkent Trablus'ta biraraya geldi. İstihdam, eğitim ve insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda iş birliği yollarının ele alındığı görüşmede, daha önce iki ülke arasında "KOBİ ve eğitim" alanında imzalanan anlaşma ve mutabakat zabıtlarının aktifleştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. http://bit.ly/SG-2tyD01W

22.6.2017 - Türkiye Suriye’nin kuzeyine askeri takviye yapıyor Suriye İnsan Hakları Gözlem Örgütü, Türkiye’nin, askeri güçlerin bölgeye son 24 saat içerisinde giriş yaptığını ve Türkiye’nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) elinde bulunan Azez kentinin güneyine doğru gittiklerini belirtti. Azez’in güneyinde YPG’nin kontrol ettiği alanlar bulunuyor. Örgüt, askeri takviyelerin Türkiye ve ÖSO’nun YPG’ye, Suriye’nin kuzeybatısında yapılacak yeni ortak saldırı hazırlığının bir parçası olduğunu belirtti. YPG’nin kontrol ettiği bölge Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunuyor. Türkiye destekli gruplardan bir muhalif de Ankara’nın takviye güç gönderdiğini doğruladı. Liwa el Mutasem grubundan Mustafa Sejari, “Türk güçler şu an Suriye’nin içinde… Dün geceden bu yana bölgeye giren çok büyük takviyeler var” dedi.

28.6.2017 - Erdoğan açıkladı: Suriye'de yeni operasyon geliyor Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'da yayın yapan İzvestiya gazetesine önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde geniş çaplı yeni bir operasyon düzenleyebileceğini ve bir Kürt devleti kurulmasının önlenmesi için Menbiç ve Rakka'nın kontrol altına alınabileceğini söyledi. http://bit.ly/SG-2tAkANY

30.6.2017 - Suriye’de yeni ordu kuruluyor Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak Suriye'deki yeni yapılanmaya ilişkin “kolluk gücü, jandarma- polis niteliğinde olacağını” açıkladı ve “Fırat Kalkanı’nın kapsadığı tüm bölgede görev üstleneceğini” bildirdi. Kaynak şöyle devam etti: “El Bab’ın da güvenliğini yine kendi jandarma ve polisleriyle sağlamak ve inşa ettiğimiz üs vasıtasıyla da bölgenin, El Bab’ın genel güvenliğini sağlamak durumundayız...” http://bit.ly/SG-2uykDao

Kapitalizm ve Kadın

1.6.2017 - Türkiye’de 11 milyon mutfak kölesi var “Kadınların çalışma hayatına katılması bakımından dünyada 138 ülke arasında 126. sıradayız. İş gücünden dışlanan kadın evinin kadını olmuş. 15 yaş üzerinde işgücüne katılmayan 8 milyon erkeğe karşılık kadın sayısının 20 milyon olması tam da bu duruma işaret ediyor. 20 milyonun içinde 11 milyon kadın ev işleriyle uğraşıyor.” (Abdurrahman Yıldırım)

8.6.2017 - Kayyum Van’da Kadın’ın adı geçen her kurumu kapatıyor Van’da da DBP’nin kazandığı 11 belediyenin tümüne kayyımlar atandı. Van Büyükşehir Belediyesi, İpekyolu, Edremit, Erciş, Gürpınar, Çatak, Çaldıran, Başkale, Muradiye, Saray ve Bahçesaray belediyelerine atanan kayyımlar, yıllardır bin bir emekle kurulan kadın kurumlarını kapatarak, çoğunu amaçları dışında kullanmaya başladı. Kadın kurumlarına ait eşyalar ise kayyımlar tarafından Sümeyye Erdoğan’ın başkan yardımcılığını yaptığı KADEM’e devredilerek, KADEM’in alt yapısı oluşturuldu. DBP’nin verilerine göre; belediyelere atanan kayyımlar, 36 kadın kurumuna kilit vurdu.http://bit.ly/SG-2umrUtB

9.6.2017 - Parası olmadığı için hastaneye alınmayan kadın bahçede doğum yaptı Lübnan’da hamile olana Suriyeli mülteci bir kadın doğum sancıları artınca bulunduğu yere en yakın hastaneye götürüldü. Parası olmadığı için hastaneye alınmayan kadın hastanenin bahçesinde doğum yapmak zorunda kaldı. Olay Suriyeli gazeteci Musa el-Ömer’in Twitter hesabında paylaştığı fotoğraflar ile ortaya çıktı.http://bit.ly/SG-2txUStQ

15.6.2017 - Myanmarlı göçmen ev işçisi kadın, geçtiğimiz Pazartesi günü Singapur Depot yolunda bulunan Interlace Condo isimli binanın 18. katından atlayarak intihar etti Myanmarlı ev işçisi kadın 17. kattan atlayarak yaşamını son vermesi dünyanın en korunmasız işçi grupları arasında yer alan göçmen kadınların durumuna işaret ediyor  Mynanmar Times’ın haberine göre bir Myanmarlı göçmen ev işçisi kadın, geçtiğimiz Pazartesi günü Singapur Depot yolunda bulunan Interlace Condo isimli binanın 18. katından atlayarak intihar etti. Myanmar Hükümeti 2014 yılından itibaren Singapur’a ev işçisi göndermeyi yasaklamıştı. Ancak Singapur’daki Myanmarlı göçmen işçilere yardım eden Ma Khin Lay, günde yaklaşık 40-60 arası ev işçisinin Singapur’a gittiğini belirtti. Lay ayrıca, hükümet “sözde” yalnızca 23 yaş ve üzerindeki işçilerin çalışmasına izin verdiği halde pek çok çocuk işçi vakasının da Singapur’da vuku bulduğunu ekledi.Göçmen ev işçilerini diğer ülkelere en hafif tabirle “pazarlayan” Acentalar Federasyonu tüm bunlara ek olarak hükümetten, yurtdışına çıkmak isteyen işçilerin önüne konulan kısıtlamaların ortadan kaldırılmasını talep ediyor.luslararası Çalışma Örgütü’nün verdiği sayılara göre, dünyada yaklaşık 53 milyon ev işçisi bulunuyor ve bu çarpıcı yüzde 80’ininden fazlasını kadın ev işçileri oluşturuyor. İş kanunları tarafından güvence altına alınmayan ve kayıtsız tutulan bu kadınlar, dünyanın en korunmasız işçi grupları arasında yer alıyor.http://bit.ly/SG-2tBMMRb

22.62017 - 'Yoğun bakımda tecavüz' protesto edildi! Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde bir genç kızın bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde tecavüze uğradığı iddiası ülkede geniş çaplı protestolara neden oldu. Kanpur şehrindeki Jagriti Hastanesi önünde toplanan yüzlerce protestocuyla polis arasında çatışma çıktı. Protestocular polislere taş ve sopalarla saldırırken, kalabalığın arasında kalan bir polis memuru aldığı darbelerin ardından bilincini kaybetti. Olaylar, hastanenin yoğun bakım ünitesinde kalan 17-18 yaşlarındaki Akansha isimli bir öğrencinin tecavüze uğradığı iddialarının yayılmasının ardından yaşandı. http://bit.ly/SG-2tAn3rN

Kapitalizm ve Çocuk

3.6.2017 - Çocuk istismarı raporuna OHAL yasağı Çocuk istismarı raporu da OHAL engeline takıldı. Adalet Bakanlığı, Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin (ÇİMDER) Şakran Çocuk Cezaevi raporunun açıklanmasını OHAL gerekçesiyle yasakladı. ÇİMDER Başkanı Canan Arıtman, “Ülkemizde son yıllarda çocuk istismarı çok arttı, telefonumuzun çalmadığı gün yok. Önümüzdeki en büyük engel de bu iktidar. İktidar yapması gerekenleri yapmıyor ve yapmaya çalışan sivil toplum örgütlerinin de önünü kesiyor. Onlarca bilim insanı bu rapora bir sene emek verdi ama geldiğimiz nokta bu” dedi.http://bit.ly/SG-2saJXCc

10.6.2017 - 560 çocuk anneleriyle birlikte cezaevlerinde kalıyor “Anneleriyle birlikte cezaevlerinde kalmakta olan 0-6 yaş arasındaki çocukların sayısı 560. Hepsi de o karanlık ve havasız koğuşlarda anneleriyle birlikte yatıp kalkıyor. Çocuklar doğdukları andan itibaren annelerinin cezasına ortak olmakta, çocukluklarını yaşayamadan yetişkinliğe adım atmaktadır. Çocuklu anneler koğuşlarda dışlanıyor. Birçok mahpus, koğuşta çocuk sesine tahammül edemediği için çocuklu annelerle kalmak istemiyor. Sürekli “Sus” denilen, konuşmasına izin verilmeyen ve korkutulan çocukların bir bölümü konuşmayı öğrenemiyor, dertlerini işaretle anlatmaya çalışıyor. Çocukların koğuşlarda beslenmesi çok önemli bir sorun. Cezaevi yönetimleri çocuklar için ayrı, onlara uyacak yemek çıkarmıyor. Ayrı ekmek hakları bile yok. Annelerine verilen ekmekle yetinmek zorundalar. Dengeli beslenmeleri mümkün değil. Sayılı olarak verilen tatlı, börek, meyve gibi gıdalarda da çocuklar yok sayılıyor. Ayrıca çocuklara uygun çatal kaşık verilmiyor. Büyükler için verilen çatal kaşığı kullanmak zorunda kalıyorlar. Çocuklar oyuncaksız büyüyor. Koğuşlara dışarıdan oyuncak getirilmesi yasak. Özellikle kreşe alınmayan 0-3 yaş arası çocukların hiçbirinde oyuncak yok. Çocuklar kreşe gidip gelirken bile x-ray cihazlarından geçmek zorunda bırakılıyor. Ayakkabı veya tokalar sık sık ötüyor, yeniden üst araması yapılıyor. Koğuş aramaları çocukların gözleri önünde yapılıyor. Çocuklar da aranıyor. Çocuklar doktora anneleri yanlarında olmadan götürülüyor. Koğuşlarda çocuklar için yeterli hijyen, havalandırma ve ısı koşulları sağlanamıyor. Bu nedenle hastalık olayları çok sık gerçekleşiyor. Koğuştaki kadınların revir günü ve saati dışında, hasta da olsalar revire götürülmeleri yasak. Bu husus acil vakalar dışında çocuklar için de geçerli. İlaç yazılsa bile iki gün sonra getiriliyor. Cezaevlerinde sürekli doktor yok. Bazı işlemler sonrasında hastaneye sevk edilen çocukların, anneleriyle birlikte gitmesine izin verilmiyor. Çocukların yok sayıldığı diğer bir olay ise koğuşlardaki yatak durumu. Çocuklar anneleriyle bir tek kişi sayılıyor ve onlara ayrı yatak verilmiyor. Anneleriyle aynı dar yatağı paylaşmak zorundalar. Oysa bir çocuk, eşyaları ve gereksinmeleri nedeniyle bir büyükten daha fazla yer kaplıyor. Emekleme çağında olup da, emeklemeyi bile öğrenemeyen çocuklar var. Fiziksel gelişimlerini tamamlamayan bazı çocuklar koğuşta üç yaşına geldiğinde, yürümekte zorlanıyor. Çocuklara ayrı yatak ve ayrıca ekmek vermeyen cezaevlerinde onların çamaşır sorunu da ayrı bir dert oluyor. Çocuk çamaşırlarının yıkanması ciddi sorun yaratıyor. Cezaevindeki erkek çocuklar ise hemcinslerinden uzakta, sadece kadınların arasında yaşıyor. Onlar infaz koruma memurları dışında hiçbir erkek görmüyor ve tanımıyor. Bu durumda ortaya cinsel kimlik bunalımı çıkıyor. Kadınları taklit ettiği görülen erkek çocuklar ağda, makyaj, süslenme gibi eğilimlere kapılıyor. Çocuklar bulutlara ve gökyüzüne hasret büyüyor. Kapalı cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan çocuklar duvarların gri rengi ve dikenli teller altında yaşıyor.” (Emin Çölaşan)

28.6.2017 - Dünya Bankası’na suçlama: Göz yumarak çocuk işçiliğini teşvik ediyor Dünya Bankası, Özbekistan’da devlet destekli çocuk işçiliğinin ve zorunlu işçiliğin olduğu pamuk endüstrisi ile bağlantılı tarım projelerine finansman sağlamakla suçlanıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Özbek-Alman İnsan Hakları Forumu tarafından yayınlanan raporda, Özbekistan hükümetinin Dünya Bankası’nın finanse ettiği sulama projesinin olduğu bölgede, sistematik zorunlu çalıştırılma izlerine ve çocuk işçi vakalarına ulaşıldığı bildirildi. İnsan hakları grupları, araştırmalarının, ülkenin pamuk sektöründe sistematik olarak devam eden zorunlu işçiliğin olduğunu gösterdiği gibi, Dünya Bankası tarafından finansa edilen diğer projelerde de ‘büyük ihtimalle’ aynı sorunun olduğuna işaret ettiğini belirtti. http://bit.ly/SG-2udLSaA

29.6.2017 - Somali’de 20 bin çocuk açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya BBC Türkçe’de yer alan habere göre, İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Save the Children (Çocukları Koruyun), Somali’de terör örgütlerinin kontrol ettiği bölgelere erişim sağlanamadığı için 20 bin çocuğun açlıktan ölme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu açıkladı. Ülkede 2011’de de 260 bin kişi açlık yüzünden hayatını kaybetmişti.Eş Şebab örgütünün kontrol ettiği alanlarda yaşayan 2 milyon kişiye yardım ulaştırılamıyor.http://bit.ly/SG-somalideaçlıkkrizi

19.6.2017 - Mülteci çocuklar havasız atölyelerde zehir soluyor Türkiye'de 2 milyona yakın çocuk işçinin varlığından bahsedilirken, sayıları 1 milyona yakın Suriyeli çocuğun da katılımı ile çocuk işçiliği daha da dramatik bir hal almış durumda.Urfa'nın merkez Eyyübiye ilçesinde hayatta kalabilmek için her sokakta, trafik ışığında mendil, simit satarken görülen sığınmacı çocuklar, atölyelerde ise "ucuz iş gücü" olarak sömürülüyor. Tarihi Aşağı Çarşı'da şehrin 40 derece sıcağında dışarıya bakan penceresi dahi olmayan eski bir evin yaklaşık 8 metrekarelik alanında çalışan Suriyeli 2 çocuk, günde 12 saat boyunca kimyasal madde soluyor.Atölyenin sahibi Mehmet Orhan, yaptıkları işin zorluklarına değinirken, çocukları ölüme taşıyan işin sağlık ve sömürü boyutunu algılayamadan söyledikleri ile tüm gerçekliği ortaya koydu: "Bir çok işlemden geçen ayakkabıya başından sonuna kadar hesaplarsak 20-30 kişinin eli değmeli. Ancak biz burada bu iki çocuk ve babalarıyla işi yürütüyoruz. Gün boyu yapıştırıcı ile iç içe olduğumuz için akciğer hasar görüyor, beynimiz bile etkileniyor. Bizim de hiç bir güvencemiz yok. Ülkemizin iş ile ilgili en büyük sorunu iş güvenliğinin olmaması. 10 yaşında çocuk 30 yıl bally ile iç içe kalsa bunda ne solunum kalır, ne başka bir şey."http://bit.ly/SG-2s5naYu

Kapitalizm ve Doğa

2.6.2017 - Akp  Zeytinlik talanında ısrarcı Sermaye devleti, zeytinlikleri sermayenin talanına açacak tasarıyı mecliste onayladı Mecliste kurulan Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı”nı kabul ederek, zeytinliklere maden ve endüstriyel tesis kurulabilmesinin önünü açtı. Ancak artan tepkiler üzerine , bu madde uygulamaya geçirilememişti.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ise katıldığı bir iftar yemeğinde tasarının yeniden gündeme gelebileceğini duyurdu. Özlü, zeytinliklere inşaat yapılabilmesi uygulamasının sermayeye yarayacağını da “Türkiye’deki üreticilerin, sanayicilerin önünü açacak olan çok değerli bir pakettir” sözleriyle itiraf etti. Yasa daha önce de “Sanayici 1,5 milyarlık yükten kurtulacak” sözleriyle güzellenmeye çalışılmıştı.  Son olarak da AKP’li Özlü: Kimse zeytinliklerden vazgeçtiğimizi düşünmesin! sözleriyle sermayeye peşkeş konusunda ne kadar ısrarcı olduklarını göstermiş oldu.

6.6.2017 - Plastik çöpler balıklardan fazla olacak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, 2050 yılında dünyayı korkunç bir tablonun beklendiğini söyledi. Guterres, okyanusların büyük bir tehdit altında olduğunu söyleyerek, hiçbir şey yapılmazsa 2050'de plastik atıkların balıklardan fazla olacağını belirtti.2030 Sürdürülebilir Kalkınma Girişimini desteklemek amacıyla BM Genel Sekreterliğinin himayesinde bu yıl ilki düzenlenen "Dünya Okyanus Konferansı", New York'taki BM Genel Merkezi'nde başladı.Konferansta konuşan BM Genel Sekreteri Guterres, kirlilik, aşırı avlanma ve iklim değişikliği sebepleriyle okyanusların ciddi kirlendiğini söyleyerek gezegenin olmadığı kadar tehdit altında olduğunu belirtti.http://bit.ly/SG-2uyicED

10.6.2017 - Mahkeme kararı tanınmadı, otel için denizi doldurdular Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Gündoğan ve Türkbükü mahalleri arasında bulunan Çetilli Burnu’nda, Ankara Ticaret Odası (ATO) eski Başkanı Salih Bezci’ye ait BESA Marin Turizm İşletmeleri A.Ş. firmasının "Ruhsatsız" olarak başlattığı otel inşaatının mahkemenin durdurma kararlarına rağmen devam ettiği ortaya çıktı. Ruhsatsız süren otel inşaatının "Araziye yol yapımı" adı altında sürdürüldüğü belirtilirken, devam eden inşaat çalışmalarına 154 dönümlük arazinin denize kıyısı olan 32 dönümlük kısmında da denize 15 metrekare kaçak dolgu yapıldığı tespit edildi.http://bit.ly/SG-2tuB5f5

10.6.2017 - Trakya’da kansere yakalananların sayısı giderek artıyor “Manyas Kuş Cenneti tehlikede... Foça’daki akdenizfoku, Burdur’daki dikkuyruk ördeği de öyle. Burdur Gölü hızla kuruyor... Ergene zehir kusuyor. Üç yıl önce Ergene Irmağı’na bir genç düştü. Dalgıçlar bile genci kurtarmak için ırmağa giremedi. Ergene’deki kirlilik tam 33 yıldır sürerken çevrecilerin sesini kimse duymadı, duymak istemedi. Trakya’da kansere yakalananların sayısı giderek artıyor... Yetkililer susuyor.” (Hikmet Çetinkaya)

19.6.2017 - Ayrancılar HES’i Bendimahi Çayı'nı kuruttu Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Muradiye Şelalesi’nin aşağı ve yukarı kısmında yer alan Ayrancılar Hidroelektrik Santrali’nin (HES) faaliyete geçmesi ile birlikte suyun akışında her yıl azalma meydana geliyor. Yapımının üzerinden henüz 3 yıl geçmesine rağmen Bendimahi Çayı’nın yer yer kuruduğu gözlemlenirken, HES ile birlikte 25 kilometrelik bir alanda suyun yatağı değiştirilerek doğal akışı engellendiğini ve suyun kapalı bir havzaya alındığını söyleyen Van Çevre Derneği Başkanı Ali Kalçık, suyun akışının değişmesi ile birlikte kanunda yer alan yüzde 10’luk can suyunun da ihlal edildiğini dile getirdi.http://bit.ly/SG-2u3MWxL

23.6.2017 - 100 hektarlık orman alanına mermer ocağı ruhsatı verildi Alevi İnanç merkezine mermer ocağı açılacak Isparta’nın Senirkent ilçesine bağlı Uluğbey köyünde, orman ve tarım arazilerinden oluşan toplam 100 hektarlık alana mermer ocağı ruhsatı verildi. Aynı zamanda Anadolu Aleviliği için önemli inanç merkezlerinden biri olan Uluğbey’den önce de .2010 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyünde bulunan Abdal Musa türbesinin bulunduğu Dur Dağı’nda da mermer ocağı açılmış, Hindistan kökenli bir firmanın işlettiği ocak büyük tepki çekmişti. 14. Yüzyılda Teke Bölgesinde yaşayan ve yöredeki Türkmenlerin inanç önderi olan Abdal Musa’nın efsaneleriyle anılan Dur Dağı’nın bir bölümü, mermer ocağına karşı açılan davaların ve uzun süren uğraşıların sonucunda ‘korunması gereken taşınmaz kültür varlığı’ olarak tescillenerek koruma altına alınmıştı.http://bit.ly/SG-2uoC0uc

26.6.2017 - Fabrikanın 'Bayram hediyesi': Atık boşaldı balıklar öldü Diken’in haberine göre Karacabey ilçesinde Manyas Kuş Gölü’nden Marmara denizine dökülen Karadere’de toplu balık ölümleri görüldü. Derede iki gün içinde binlerce balık ölürken, buna yakındaki fabrikanın kirli atıklarını dereye boşaltmasının neden olduğu iddia edildi. Derede balçık tabakası da oluştuğu gözlendi. Köylülerin serinlemek için girdiği dereye bugün balçık tabakası nedeniyle ulaşmak dahi zor. Bugün ise bırakın su içmeyi, balık yaşatamıyoruz bu derede.Köylülerden Sebahattin Yağız ‘’Buna sebep olan işletme yıllardır arıtmasını kullanmıyor ve bizler de yıllardır mücadele veriyoruz ama nafile. İşletme cezayı göze alıyor ve arıtmayı çalıştırmanın maliyetiyle hiç uğraşmıyor’’ ifadelerini kullandı.

26.6.2017 - Kömür için tarihi çocuk mezarlığı yok ediliyor Yatağan Turgut Mahallesi yakınlarında bulunan kömür ocakları, on binlerce zeytini olduğu kadar tarihi de yok etmeye devam ediyor. Mahallenin zeytinliklerinin bulunduğu alanda genişleme faaliyetlerini sürdüren kömür ocağının çalışmaları sırasında çok sayıda küçük çocuk mezarı ortaya çıktı. Mezarlardan birisi iş makinesi tarafından kırıldı.Turgut Tabiat ve Kültür Varlıklarını Toruma Derneği Başkanı Kazım Erol  ‘’Bu bölgede antik zamana ait olduğunu sandığımız duvar kalıntıları ve su kuyusu vardı. Bunların video ve fotoğraf çekimlerini yaptık bir-iki ay önce ama şimdi onların hiçbirisi kalmamış. Kepçeler yıkıp geçmiş. Ayrıca daha önce kömür madencilerinin yaptığı çalışmalar sırasında çok sayıda antik değer taşıyan sütun ve taşın traktörlere yüklenerek götürüldüğüne şahit olanlar var’’ dedi. http://bit.ly/SG-2uoy50i

Kapitalizm ve Eğitim

6.6.2017 - Yeniçağ yazarı: TEOG'dan pis kokular yükseliyor, aldatılanlar bir daha aldatılmasın diye uyarıyorum! Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, bu yıl yapılan TEOG sınavında 17 bin öğrencinin tüm soruları "doğru" yanıtlamasıyla ilgili olarak "Geçen seneye oranla başarı neredeyse yüzde bin 600 artmış. Eğitim sistemimize ve eğitimcilerimize aradan 365 gün geçmeden sihirli bir değnek mi değdi?" görüşünü dile getirdi. "Eğitim koridorlarında tartışılanları ve söylenenleri daha ileriye taşımak için kuvvetli belge gerekir. Bir zamanlar, sınav sorularının sızdırıldığını, milyonların hakkının yendiğini ortaya koyanlar tu kaka hatta hain ilan edilirdi" diyen Takan, "Peki, ben bu satırları niye mi kaleme aldım? Yıllarca, 'aldatılanlar' bir daha aldatılmasın diye. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayalım diye. Siz buna 'erken uyarı' da diyebilirsiniz" ifadesini kullandı. http://bit.ly/SG-2sfwOIe

6.6.2017 - AKP'den akademiye büyük saldırı: İş güvencesi tamamen kalkıyor, kadro ise sadece AKP'lilere… Akademiye yönelik AKP saldırısı KHK'lar ve gerici saldırılarla birlikte yeni bir boyut kazanırken, artık AKP'li olmayanın akademiye giremeyeceği, iş güvencesinin ortadan kaldırıldığı yeni bir dönem açılıyor.Zeytinlik, kıyılar ve meralara yönelik saldırı hazırlıklarıyla daha önce gündeme gelen TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu'nda akademiye yönelik de bir tasarısı hazırlığı son aşamasına gelmiş durumda.Eğitim-Sen tarafından konuyla ilgili kapsamlı bir açıklama yapılırken, "AKP, 2012 yılında başlattığı ve sonrasında durdurduğu yükseköğretim yasa tasarısı çalışmalarını parça parça yaşama geçirmek istiyor. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu’nda görüşülen ve kabul edilen yasa tasarısında üniversitelerin ve akademik yaşamın geleceğini yakından ilgilendiren düzenlemelerle geri dönüşü zor bir yola giriliyor" denildi.Açıklamada düzenlemenin akademiye yönelik neler getireceği maddeler halinde sıralandı:•1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan sistemle, atanacak araştırma görevlilerinin esnek ve güvencesiz istihdam biçimi olan 50/d ile atanmasına ve bu kişilerden doktorasını ya da sanatta yeterlilik eğitimini tamamlayanların, üniversite senatoları tarafından belirlenen ve YÖK tarafından onaylanan performans kriterlerini de karşılamaları koşuluyla sadece %20’sinin yardımcı doçent olarak atanması,•Doktora sonrası araştırmacı adı altında esnek ve güvencesiz istihdamın kapıları ardına kadar açılarak akademisyenlerin belirsizliğe mahkum edilmesi,•Tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin projelerde “burs” verilerek esnek ve güvencesiz biçimde çalıştırılması,•Fen ve mühendislik bilimlerindeki lisans son sınıf öğrencilerinin bir yarıyılı özel sektör işletmelerinde, teknoparklarda, araştırma altyapılarında, Ar-Ge merkezlerinde ya da sanayi kuruluşlarında asgari ücretin net tutarının %35’i ücret ödenerek uygulamalı eğitimle tamamlamalarının zorunlu kılınması,•Üniversitelerin farklı alanlarda ihtisaslaşması için YÖK’ün yetkilendirilmesi. http://bit.ly/SG-2teP9Xb

15.6.2017 - UNICEF’e göre Türkiye ‘eğitim kalitesi’nde sonuncu Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) çocukların refah koşullarına yönelik hazırladığı raporda, Türkiye, ‘eğitim kalitesi’ kategorisinde sonuncu sırada yer aldı. Deutsche Welle’de yer alan habere göre UNICEF’in yayınladığı ‘Geleceği kurma: Çocuklar ve Zengin Ülkelerde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ başlıklı raporda, refah durumu orta ve yüksek ülkelerdeki her beş çocuktan birini göreceli yoksulluk içinde yaşadığı ortaya kondu. Çocukların yaşam koşullarına yönelik birçok kategoride hazırlanan ülkelerin performans raporuna göre, Türkiye genel sıralamada 41 ülke arasında 36’ncı.  http://bit.ly/2svpdJW

24.6.2017 - MEB’e bağlı açılacak kurumlara mescit zorunluluğu Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı açılacak her “eğitim kurumu”na “yeteri kadar” abdesthane ve mescit açılması zorunluluğu getirildi. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısıyla birlikte “Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği” yürürlüğe girdi. 2 Nisan 1993 tarihli Resmi Gazete’yle yürürlüğe giren geçmiş yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı belirtilen yeni yönetmelikte, açılacak kurumlara ilişkin genel esasların olduğu bölümde, kurumlarda “yeterli sayıda abdesthane ve mescit bulunması” zorunluluğu dikkat çekti.http://bit.ly/SG-2tssidq