Türkiye’de ve Dünyada 1 Mayıs

 

1.5.2017 - Türk-İş'in 1 Mayıs mitinginde kürsüden başka, meydandan başka mesaj verildi Türk-İş’in 1 Mayıs mitinginde meydandaki işçiler kıdem tazminatının fona devredilmesine ve taşeron işçilere verilen kadro sözünün tutulmamasına tepki gösterirken; konfederasyon yönetiminin kürsüsünde işçilerin gündeminden çok 15 Temmuz darbe girişimine vurgu yapması dikkat çekti. Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “15 Temmuz’u kim planladıysa 77’deki 1 Mayıs’ı da onlar yaptı. Nokta kadar geriye gitmeyin. Bizi 1.5 milyon sanmayın karşınızda 15 milyonu bulursunuz” dedi. Meydanda, 1 Mayıs marşı yalnızca iki kez çalındı. Türkİş, 1 Mayıs’ı Ankara Tandoğan meydanında kutladı. İşçiler alana yürüyüş için Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanırken; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkİş Genel Başkanı Ergün Atalay ve sendika genel başkanları ile kahvaltıda bir araya geldi. Mitingin merkezi olarak Ankara’da yapılacağının duyurulmasına karşın, Ankara dışından gelen işçi sayısının az olduğu görüldü. Mitinge BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de katıldı ve kürsüden ilan edildi. Hem alana yürüyüş hem de miting sırasında, işçiler kıdem tazminatının fona devredilmesine ve kamuda çalışan taşeron işçilere verilen sözlerin tutulmamasına tepki gösterdi. Türk Metal’ın katılımının yoğun olduğu görülürken, şube yöneticileri ve üyeleri sendika faaliyetleri nedeniyle hapsedilen Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’nın (TÜMTİS) “Hükümet hükümet baksana, kıdem kıdem al sana” sloganları dikkat çekti. Kadın işçilerin katılımının az olduğu görüldü. İşçiler, alana giderken iki kez aramadan geçti. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın “Gazetecilik Suç Değildir” yönündeki pankartları, polisin ‘suç unsuru’ denetiminden geçti. Bazı sloganlar kürsüden meydana doğru atıldı. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz” sloganının, kürsüden “Yılgınlık yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz” ifadeleri ile değiştirilmesi dikkat çekti. Meydandan bazı gruplar, doğru olan “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz” sloganı atarak tepkisini gösterdi. Alanın gündeminin kıdem ve taşeron olmasına karşın kürsü konuşmalarındaki 15 Temmuz vurgusu dikkat çekti. Dev ekranda darbe girişimi sırasında yaşamını yitiren Türk-İş üyesi işçilerin fotoğrafları gösterildi, şehit asker ve polislerin isimleri sıralandı. Seğmenler gösterisinde bile 15 Temmuz vurgusu yapıldı. Zaman zaman Ankara havaları da çalındı. Alan ve kürsü arasındaki bu fark, işçilerin tepkilerine de yansıdı. 15 Temmuz ile ilgili söylemler işçilerden hiçbir karşılık almadı. Ancak kıdem tazminatı, taşeron işçilik, ücretler ve vergi dilimi konularında söylemlere işçiler coşkuyla karşılık verdi. http://bit.ly/2r0SBmn

2.5.2017 - DİSK Başkanı Kani Beko 1 Mayıs’ı işçi düşmanı CHP'li Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’la kutladı Daha önce protestocu belediye işçilerine atılan dayakla gündeme gelen, işçilerin sosyal hakları için yaptığı eylemlerin hedefinde olan, Umre dönüşü işçilere kendisini karşılatması CHP yönetimi tarafından bile tepkiyle karşılanan Hazinedar ile Beko'nun kutlaması sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Hazinedar, kendisini protesto eden grevdeki Beltaş işçilerinin yediği dayakla gündemdeydi. Sendika yetkililerinin parklara çöp dökerek kirlettiğini iddia ederek DİSK'i suçlayan Hazinedar'ın "Yasadışı grev yapıyorlar, bugüne kadar ses etmedim" dediği konuşmasının ardından bölgeye gelen şahıslar, işçilere sopalarla saldırmıştı. DİSK de o dönemde Beşiktaş Belediyesine karşı bir açıklama yayımlayarak tepki göstermişti. Hazinedar'ın Umre dönüşü kendisini işçilere havaalanında karşılatması kamuoyunda tepki çekmiş, CHP grup Başkanvekili Özgür Özel, "O işçilerin kendi iradeleriyle gittiklerine inanmıyorum. Görüntüleri görünce çok ciddi rahatsızlık duydum" demişti. DİSK Başkanı Kani Beko'nun Murat Hazinedar'ın 1 Mayıs pikniğine katılması tartışma yarattı. Olay, sosyal medyada tepkiyle karşılandı. (odatv.com)

 

Sermaye Devleti

11.5.2017 - Çatışmalar’da ölenler kimsesizler mezarlığına gömülecek Adli Tıp Kurumu yönetmeliğinin değişmesiyle çatışmalarda yaşamını yitirenlerin cenazeleri alelacele kimsesizler mezarlığına defnediliyor. Edinilen bilgilere göre, çatışmalarda yaşamını yitirdikten sonra kimsesizler mezarlığına defnedilen ve morglarda bekletilen cenazelerin sayısı 212’yi buldu.(Diyarbakır/Dihaber)

12.5.2017 - Gıda-İş’in ‘Varlık Fonu’ paneline OHAL engeli DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası tarafından Hopa’da gerçekleştirilecek “Varlık Fonu” paneli, Hopa Kaymakamlığı tarafından keyfi olarak engellendi.Gıda-İş’in daha önce mevsimlik işçilere kadro talebiyle yapmış olduğu imza kampanyası başvurusu yine OHAL koşulları öne sürülerek engellenmişti.http://bit.ly/varlıkfonpanel

12.5.2017 - Şevki Yılmaz'ın 'MİT kelle almalı' sözünü RTÜK  ifade özgürlüğü olarak değerlendirdi Eski Refah Partisi Milletvekili ve Yeni Akit gazetesi yazarı Şevki Yılmaz’ın “Devletin kendi MİT’i bazı kelleleri alması lazım. İdam beklenmez yani. Sultan Abdülhamit’in metodur ve İslamidir bu. Bunu istihbarat yapabilir ve yapmalıdır buradan açık konuşuyorum. Kanuna, anayasaya uyarak terörü önleyemezsiniz. Terörü önleyecek anayasa vicdan anayasasıdır. Hikmettir ve basirettir” sözlerine ilişkin kararını ‘’oy çokluğuyla ifade özgürlüğü’’ kapsamında değerlendirdi. (Dihaber)

15.5.2016 - Trafik kazası değil sermaye terörü: Hafriyat kamyonu 2 minibüsle çarpıştı, 1 ölü 9 yaralı Sermaye hükümeti inşaat sektöründeki aşırı üretim krizini ertelemek için inşaata çılgınca bir hücum dalgasını akla gelecek bütün yöntemlerle teşvik ediyor. Bunun bir sonucu da şehir içinde son sürat hafriyat taşıyan sayısız kamyonun yarattığı terör hemen her gün yaşanan ölümlü kazalar. Son olarak Beykoz'da yaşanan bir olayda moloz yüklü kamyon, önce bir öğrenci servisine ardından da bir minibüse çarptı. “Kaza”da, 1 kişi hayatını kaybetti, 6'sı öğrenci 9 kişi de yaralandı. Çevrede oturan yurttaşlardan biri olay yerine gelen tv kameralarına “Bu burada yaşanan ilk kaza değil, beş on tane kaza oldu, kırıyorlar bizi burada kamyonlar" diye konuştu. Sınıf Gündemi’nin yorumu: Aslında buna “kaza” demek de doğru değil. Bu sermayenin işçi ve emekçi yığınlar üzerinde estirdiği günlük sömürü terörünün yeni cephelerinden biridir.  http://bit.ly/SG8-hafriyat

22.5.2017 - Cam grevi yasaklandı Şişecam’a bağlı 9 fabrikada çalışan Kristal-İş Sendikası üyesi işçinin 24 Mayıs’ta çıkacağı greve dair yasak kararı resmi gazetede (22 Mayıs 2017 Pazartesi tarihli) sayısında yer alan kararda "Bazı işyerlerinde Kristal-İş Sendikası tarafından alınan grev kararının milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden ertelenmesi hakkındaki kararın yürürlüğe konması, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 63'üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 16/05/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır." ifadesi yer aldı. (Kristal-İş Sendikası)

24.5.2017 -Aladağ’daki yangında MEB’i yalanlayan rapor Milli Eğitim Bakanlığı, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun önergesine verdiği cevapta, Aladağ’daki yurtta maarif müfettişlerinin yaptığı denetimlerde bir eksikliğe rastlanmadığını savundu. Ancak yangınla ilgili 4 Ocak 2017 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporu Bakanlığın cevabını boşa çıkarıyor. Bilirkişiler müfettişlerin yurttaki eksiklere rağmen yalan söylediğini ifade ediyor.. Bilirkişiler, MEB maarif müfettişlerinin 26 Eylül 2015 tarihindeki genel denetim raporunun gerçeği yansıtmadığını ifade etmiş ve “Binanın yangından korunmasına yönelik olarak her katta yangın tüplerinin bulunduğu, tüplerin periyodik bakımlarının yapıldığı, sivil savunma ekiplerinin güncellendiği, yangın merdiveninin bulunduğu, bina etrafının beton duvar ile çevrili olduğu ve kamera sisteminin bulunduğu belirtilmişse de yangın söndürme tatbikatının yapılmadığı, işaret levhalarının olmadığı, manuel ihbar butonunun bulunmadığı, tahliye planlarının yapılmadığı, acil aydınlatma sistemlerinin olmadığı belirtilmemiştir” demişti. Bilirkişiler, maarif müfettişlerinin raporuyla ilgili değerlendirmelerinde müfettişlerin “Yurt binasında yangına karşı gereken tedbirler alınmış mı?” sorusuna “evet” dediğini ancak yurtta eksiklikler olmasına rağmen bunları bildirmediğini belirtmişti.  http://bit.ly/SG-aladagyangın

25.5.2017 Doğuya yatıım adı altında karakol ve karakollara 2 milyar 725 milyon TL harcandı  Hükümet’ e yakın medya organları tarafından propagandası yapılan ve sadece polislere istihdam yaratacak kalekol ve karakollara Şırnak’ta yapılan harcama 2 milyar 725 milyon TL. http://bit.ly/sırnakkalekol

15.5.2017 - Binali Yıldırım: “Trump çok iyi başkan, hızlı karar alıyor” ABD Başkanı Donald Trump’la ilgili bir soru üzerine de Yıldırım, "Çok iyi bir başkan. Hızlı öğreniyor ve hızla karar alıyor. Şimdi değil, belki sonra, bu yönetimin durumu daha iyi anlayacağına inanıyorum" ifadelerine yer verdi.

15.5.2017 - Açlık grevindeki Kemal Gün'e 18 bin lira para cezası Hava harekatı sırasında hayatını kaybeden oğlunun cenazesinin verilmesi için 81 gündür açlık grevi yapan Kemal Gün’e para cezası verildi. Kemal Gün’ün oğlu Murat Gün, Tunceli’nin Ced Vadisi’ne, 7 Kasım 2016’da düzenlenen hava harekatında yaşamını yitirdi. 70 yaşındaki Kemal Gün, oğlunun cenazesinin verilmesi için, Tunceli kent merkezinde 81 gündür açlık grevi yapıyor. Kemal Gün’e açlık grevi sırasında “Kamu yerini işgal ettiği” gerekçesiyle günlük 227 lira para cezası kesildi. http://bit.ly/SG8-kemalgun

 15.5.2017 - Tekellerin gençliğe sunduğu perspektif: "itaat et, şehit ol!" Birgün gazetesi sinema yazarı Tuğçe Madayanti, Türk televizyonlarında son dönemlerde 'militarist' içerikli yapımların arttığını belirterek "İsimsizler ve benzeri diziler gençlerin gönüllü olarak 'şehit' olması için programlanmış projelerdir" yorumunda bulundu. "... Doğan Grubu'nun sadece ticari bir sebeple böyle bir diziyi yayınlayacağına kimse inanmaz. Varoluşundan beri apolitik görünerek devlet ideolojisi yönünde halkın algısıyla oynayan Doğan Grubu şimdilerde bu misyonuna Kanal D ana haberlerine daha fazla yüklenerek ve diziler aracılığıyla hız vermiş durumda." yazının tamamı için bkz. http://bit.ly/SG8-isimsizler

31.5.2017 - Haziran direnişi korkusu Polis bariyerleriyle çevrelenen ve abluka altına alınan Gezi Parkı, Haziran direnişinin patlak verdiği 31 Mayıs’ın yıldönümünde giriş-çıkışlara tamamen kapatıldı. Gezi Parkı ve Taksim Cumhuriyet Anıtı çevresi demir bariyerle çevrilirken Gezi Parkı içerisinde de TOMA ve bir midibüs hazır bekletiliyor. Polis ekipleri de park ve Taksim Meydanı çevresine konuşlandırılmış durumda.

31.5.2017 - Yapılamayan açıklamaya 15 ay hapis cezası Mersin'de KHK ile yapılan ihraçları protesto etmek isteyen 6 kişiye, yapmadıkları bir basın açıklaması sebebiyle 15 ay ceza verildi. 22 Kasım 2016 tarihinde yayınlanan 677 sayılı KHK ile ihraç edilen Yusuf Kaya ve beraberindeki 5 kişi, görev yaptıkları maliye binası önünde 23 Kasım 2017 tarihinde ihraç edilmelerine ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirilecekti. Emniyet görevlileri basın açıklamasına izin verilmediği ve dağılmaları noktasında çağrı yapmış ve açıklamaya gelenler dağılmıştı. Fakat Mersin Emniyeti konuya ilişkin tutanak hazırladı ve 2. duruşmada Yusuf Kaya ve 5 kişi hakkında 15 ay ceza verilmesi kararı aldı. (Evrensel)

 

Türkiye Gündemi

 

10.5.2017 - CHP genel Başkan Yardımcısına göre ‘ABD'nin YPG Kararı Türkiyenin Bütünlüğü İçin Tehdit Oluşturuyor Tezcan, ABD’nin, YPG’ye ağır silah verilmesi kararıyla ilgili, “Bu Türkiye için kabul edilebilir bir şey değil. Bu, Türk dış politikası için, Türkiye’nin güvenlik anlayışı için, Türkiye’nin bölgede söylediği bütün temel argümanlara karşı, NATO müttefikimiz olan ABD’nin çok ciddi bir problemidir. Bu, hepimizin şiddetle reddedeceği ve şiddetle karşı çıkacağı bir tablodur. YPG’ye ağır silahlar verilmesi demek hem bölge güvenliğinin, hem de Türkiye’nin bütünlüğünün önemli ölçüde tehdit altına alınması demektir” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da seslenen CHP'li Tezcan, “Böyle ağır bir adımın karşılığında başta Cumhurbaşkanlığı makamı ve hükümet olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni basiretsiz ve zayıf pozisyonda olması kabul edilemez. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu kararın arkasından, ABD ziyaretini ciddi olarak bir kere daha gözden geçirmesi ve yeniden değerlendirmesi gerekir” dedi. (evrensel.net)

11.5.2017 - Danıştay Başkanından ‘’referandum’’ güzellemesi Danıştay’ın ‘’149. Kuruluş Yıldönümü’ kapsamında yapılan törende  konuşan  Danıştay Başkanı Zerrin Güngör ,’’16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunulan ve kabul edilen değişiklikle anayasamızda var olan kuvvetler ayrılığı ilkesi daha da belirgin hale getirilmiştir’’dedi . Hatırlanacağı üzere Zerrin Güngör’ün kızının AKP tarafından son süreçte yargıda yapılan atamalarla hakim olarak atandığı ortaya çıkmıştı. http://bit.ly/danıştaybaşkanıatama

18.5.2017 - Tayyip Erdoğan'dan TÜSİAD'a OHAL yanıtı: İş adamlarının neyi engellendi? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik'in OHAL'in kaldırılması çağrısına yanıt verdi. TÜSİAD Yüksek İstişare toplantısında konuşan Recep Tayyip Erdoğan, "OHAL konusundaki endişelerinizi anlamakta zorlanıyorum. OHAL işadamlarının neyini engelledi? Ülkemizin yıkılmasına milletimizin yok edilmesine yönelik bir operasyon yapılıyor. 249 şehidimiz var, biz hala OHAL'i kaldıralım diyoruz. Her şey huzura kavuşmadan OHAL'i kaldıramayız. OHAL'i ülkemizde her şey sağlıklı bir şekilde yürüsün diye devam ettiriyoruz" dedi. http://bit.ly/2skfa9r

21.5.2017 - Mit Darbeyi 7 saat önceden öğrenmişti 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde MİT’e giderek ihbarda bulunan Binbaşı O.K’nin 11 Ağustos 2016 tarihinde savcılığa ifade verdiği ortaya çıktı. Bugüne kadar hazırlanan 30’a yakın darbe girişimi iddianamesine konulmayan ve sır gibi saklanan ifadede Binbaşı O.K, 14.20’de MİT’e gittiğini belirterek “14.30’da gelen 2 kişiye ‘Bir helikopter Hakan Fidan’ı alacak, diğer helikopterin ne yapacağını bilmiyorum’ dedim. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta darbe faaliyeti olabileceğini söyledim” dedi. Bu ifadeyle MİT’in sanıldığının aksine sadece “Hakan Fidan’ın alınacağını” değil, doğrudan “darbe girişimi olabileceği” bilgisini 14.30’da bildiği ortaya çıktı. (Cumhuriyet)

21.5.2017 - Başbakana uranyum sorusu CHP’li Erkek, FETÖ soruşturması kapsamında ifade veren bir kişinin “Çanakkale’ye nükleer silah yapımında kullanılan zenginleştirilmiş uranyum indirildiği” yönündeki iddialarını Meclis gündemine taşıdı. CHP Milletvekili Muharrem Erkek, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ifade veren ve Çanakkale’de bir denizcilik şirketinin ortağı olduğu belirtilen bir kişinin ifadesine ulaştı. Erkek, ifadede yer alan “Çanakkale Limanı’na zenginleştirilmiş uranyum indirildiği” yönündeki iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Erkek, “İddialar doğruysa nükleer silah yapımında da kullanılan, üretimi ve taşıması uluslararası izne tabii olan zenginleştirilmiş uranyum, Çanakkale Limanı’na neden getirildi” diye sordu. CHP’li Erkek, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde skandal iddialara yer verdi. 2009 yılında dönemin Başbakanı ve Maliye Bakanı’nın gizlice görüştüğü ortaya çıkan, Galataport ve TÜPRAŞ hisslerini anlaşmalı fiyatlardan aldığı anlaşılan, İsrailli işadamına ait bir geminin, radyasyon yayılımı olmasına karşın Çanakkale Limanı’ndan geçmesine Denizcilik Müsteşarlığı tarafındani izin verilmesini anımsattı. Erkek, konuyla ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının ve gemide nükleer malzeme olup olmadığının halen netleşmediğini kaydetti. (Cumhuriyet)

22.5.2017 Sanık General: “darbe teşebbüsü, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve MİT müsteşarının, planı, bilgisi ve kontrolü dahilinde olmuştur” “Darbe girişimi”nde Genelkurmay Karargahı'nda yaşananlara ilişkin 221 sanıklı çatı davanın bugünkü celsesinde konuşan eski Tuğgeneral Erhan Caha, "Bu vahim ve menfur darbe teşebbüsü, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve MİT müsteşarının, planı, bilgisi ve kontrolü dahilinde olmuştur" dedi. (spudniknews.com)

24.5.2017 - Gülmen ve Özakça tutuklandı Olağanüstü hal kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen ve işlerine dönmek amacıyla açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Silahlı Terör Örgütü" üyeliği suçlamasıyla gözaltına alınan Gülmen ve Özakça Ankara Emniyet Müdürlüğündeki ifade işlemlerinin ardından Ankara Adliyesine sevk edilmişti.

31.5.2017 - Gezi direnişi 4. yılında kitlesel olarak anıldı Gezi direnişinin 4’üncü yıldönümünde Taksim’de bir araya gelen binler, “Hayır bitmedi mücadeleye devam” mesajını verdi. Polisin bu yılda kitlenin Gezi Parkı’na yürünmesine engel olduğu eylemde söz alan Mimar Mücella Yapıcı, “Muktedirler hala Gezi ruhundan korkuyor, dillerinden düşürmüyorlar. Korkmakta haklılar” dedi (Birgün)

 

Halk İçin Ekonomi

5.5.2017 - Çalışanların yüzde kırkı asgari ücretle çalışıyor Asgari ücretli, eline geçen ücretle geçen yıla göre yüzde 3,5 daha az alım gücüne sahip. Asgari ücret hızla eriyor. Asgari ücretli, eline geçen ücretle geçen yıla göre yüzde 3,5 daha az alım gücüne sahip. En büyük kayıp meyvede. Asgari ücretli geçtiğimiz yıl 5 kilo meyve aldığı geliri ile şimdi 4 kiloya razı olmak durumunda. Meyvenin 1 kilosu kayıp. 1 kilo etin ise 75 gramı kayıp. Asgari ücret Türkiye’de genel ücret haline gelmiş durumda. Örgütsüz ve güvencesizliğin girdabında milyonlarca işçi asgari ücrete veya asgari ücrete çok yakın bir ücrete çalışmak zorunda kalıyor. Aralarında giderek sayısı artan üniversite mezunları da var. Bu nedenle asgari ücret aynı zamanda bir direnç ücreti. Türkiye için asgari ücretle çalışanların oranı Avrupa İstatistik Kurumu verilerine göre yüzde 40-45 aralığında. Bu veri 2010 yılına dayanıyor. Aynı zamanda asgari ücretin yüzde 5’ine kadar fazla ücrete sahip olanlar da bu verinin içinde. SGK istatistiklerine göre ise en son açıklanan veri 2015 yılına ait. Bu veriye göre asgari ücretlilerin oranı yüzde 39. Ancak asgari ücretlilerin ortalama prim gün sayısı 24. Avrupa ülkelerinde asgari ücretli oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 18-19 oranla Slovenya. Fransa, Hırvatistan ve Bulgaristan’da yüzde 5 ile 10 arasında asgari ücretli var. Bu oran İngiltere, Portekiz, Hollanda, İspanya ve Yunanistan’da yüzde 5’in altında. (Serkan Öngel) http://www.birgun.net/haber-detay/asgari-ucret-kidem-tazminati-ve-khk-duzeni-158010.html

5.5.2017 - Koç'lara ihale kıyağı: Tek seferde 47 milyon euroluk sipariş Koç Ailesi'nin sahibi olduğu Otokar, TSK'dan 47 milyon euro tutarında sipariş aldığını açıkladı. Şirketin KAP’a yaptığı açıklamaya göre, 4×4 tekerlekli zırhlı araçlar, yedek parçaları ve eğitimini kapsayan sipariş kapsamında teslimatlar bu yıl için tamamlanacağı öğrenildi. (solhaber.org.tr)

6.5.2017 - Son on yılda Türkiye’deki et fiyatı artışları dünyanın geri kalanından dokuz kat fazla Dünyada et fiyatları 10 yılda yüzde 27 artarken Türkiye’de tam yüzde 203 yükseldi. Türkiye’de et üretimi sınırlı, talep fazla ve 10 yılda doların ortalama yüzde 181.6 artışı var.son 10 yılı ikiye ayırıp incelediğimizde ilk 5 yılın fiyat artışlarının düşük, son 5 yılın meyve sebzede, gıdada ve domateste daha yüksek olduğu dikkati çekiyor. Bu da en çok dolar kuru artışıyla ilgili. Çünkü birinci 5 yılda ortalama dolar kuru artışı yüzde 38, ikinci 5 yılda yüzde 104 arttı. Dolar kurunun kontrol altına alınmadan enflasyonun da alınamayacağını gösteren net bir tablo. (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)

8.5.2017 - Sanayicinin mali “yükü” hafifletiliyor Seti taslağı son şeklini aldı Sanayicinin mali yüklerinin azaltılmasını, sanayi sitelerinin kent dışına taşınmasını, parsel fiyatlarına limit getirilmesini ve kıyılarda özel endüstri bölgesi kurulmasını öngören Üretim Reformu Paketi taslağı son şeklini aldı.Paketin yasalaşmasıyla sanayici, 470 milyon liralık emlak vergisi,350 milyonluk TRT payı , 233 milyonluk hafta sonu çalışma izni harcı bedelinden kurtulacak. Yerli üreticiye yüzde 15 fiyat avantajı sağlanması zorunlu olacak .Üretime hazır sanayi alanları oluşturulup, planlı sanayi alanları için ot bedeli kaldırılacak. (Dünya Gazetesi)

10.5.2017 - Otomobillerin motorları ithal “Otomotiv üretiminde motor ve aktarma organları, toplam maliyetin yüzde 25-30’unu oluşturuyor. Yollarda gezinen, ihraç ettiğimiz otomobillerin, otobüslerin, kamyonların, hafif ticari araçların büyük kısmında motorlar ve vites kutuları ithal. Yıllar önce Eskişehir’de motor blokları döküyorduk. Dökülen motor bloklarını Bursa’da işleyerek, yerli motor üretmeye başlamıştık. Daha sonra AB standardına uyum sağlanamayınca, üretim durdu. Daha sonra Eskişehir’de kamyonlar ve minibüsler için dizel motoru üretimi başladı. Halen Eskişehir’de kapasitenin 40 bine çıkarılmasına çalışılıyor. Bursa’da otomobiller için yılda 400-500 bin dizel motoru üretiliyor. Bir kısmı ihraç ediliyor. Yılda 250 bin vites kutusu üretimine başlandı.” (Güngör Uras, Milliyet)

11.5.2017 - 400 bin kişi mahkemelik oldu Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin yayınladığı rapora göre , kredi kartı borcu yüzünden 399 bin kişi mahkemelik oldu.(Evrensel-Sayfa/3)

11.5.2017 - Tefeciler intihara sürüklüyor Son 6 ayda Urfa’da banka müdürlerinin de dahil olduğu söylenen tefe mafyasına borçlanan 3 kişi intihar etti. http://bit.ly/urfadatefe

11.5.2017 Konut sayısı artanken, konut sahipliği artmıyor 2006 ve sonrası rakamları mevcut. Bu dönemde 10 milyona yakın daire için inşaat ruhsatı alındı, inşa edilen ve yapı kullanma izin belge sayısı 6 milyonu biraz geçti. Toplam 22.2 milyon hanenin konutu olduğunu varsaydığımızda 2006’dan itibaren inşa edilenlerin toplamın yüzde 27’sini oluşturduğunu hesaplarız. Bu çok yüksek bir oran. Görünen her dört daireden biri yeni demektir ve son 10 yıl içinde inşa edildi. Yeni yapılanların bir kısmı eskisinin yıkılması şekliyle gerçekleştiğinden son 10 yılda toplam konut stokumuz 6 milyon arttı diyemiyoruz. Konut sayısı artmış olsa da, konut sahipliğinde artış yok. Yüzde 60-61 aralığında yatay seyrediyor. Üretilen ve satılan konutların büyük şehirlerde, ortanın üstü ve üst gelir grubuna yönelik. Geliri düşük olanlar ve orta gelirliler bu konutları satın alamıyor. Uzun süreli borç altına da giremiyor. Kiracıysa kiracı olmaya devam ediyor. Gecekondusu varsa da kentsel dönüşümü bekliyor. Bu nedenle de nüfusun kiracı olan kısmında henüz bir azalma yok. 10 yıl önce yüzde 23.5 olan kiracı oranı bugün yüzde 23.3 düzeyi ile yine aynı. (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk)

15.5.2017 - Sermayeye teşvik devlet bütçesini kurutuyor  Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre,bütçe yılın ilk dört ayında 5,4 milyar TL fazla verirken ,merkez bütçe nisan ayında 3 milyar TL açık verdi. Bu rakam ocak-nisan dönemi için 18 milyar lira olarak gerçekleşti. “İlk 4 aylık bütçe, geçen yıl 5.4 milyar TL fazla vermişken, bu yıl 17.9 milyar dolar açığa ulaşmış. İşin kötüsü referandum öncesi başlayan büyümeyi destekleyici tedbirler devam ediyor. Bütçe açığı artıyor, KGF kredileri ve diğer kanallarla borçlanma yükseliyor, faizler de bu nedenle yüzde 15’leri buldu.” (Erdal Sağlam, Hürriyet)  

15.5.2017 - Açlık sınırı bir yılda yüzde 9.5 yükseldi, 1518 lira oldu 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.518 TL. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.944.63 TL. Dört kişilik ailenin açlık sınırındaki gıda harcamalarında son bir yılda yüzde 9.5 oranında artış oldu. (Dünya Gazetesi)

16.5.2017 - İşsiz sayısı 4 milyona dayandı 2016 yılı şubat ayı işsizlik oranı % 10.9’du. 2017 yılı şubat ayı işsizlik oranı % 12.6 oldu. Geçen yıla göre işsizlik oranında artış var.- Şubat ayından geriye 1 yılda, 1 milyon 175 bin kadın ve erkek iş aradı.- İş arayanların 600 bini tarım da veya tarım dışı sektörlerde iş bulabildi.- 675 bin kadın ve erkek iş bulamadığından işsizler ordusuna eklendi.- İşsizler ordusu 1 yılda 3 milyon 224 binden 3 milyon 900 bine yükseldi. 4 milyona yaklaştı.

17.5.2017 - Türkiye “ihracat kapanına” girdi “150 milyar dolar kapanına giren ihracatımız 2013 yılında 151 milyar dolar, 2014 yılında 157 milyar dolar, 2015 yılında 143 milyar dolar, 2016 yılında 142 milyar dolar oldu. İhracat artmıyor.” (Güngör Uras, Milliyet)

18.5.2017 - Gençlerin nüfusa oranı azalıyor Nüfus arttıkça genç nüfus değil de yaşlı nüfus artıyor. Nüfus yaşlanıyor. 1980’lerde genç nüfus 12.5 milyondu. Şimdi 13 milyon. Buna karşılık 25 yaş üstü yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı % 40’dan % 60’a yükseldi. Yaşlı nüfusun sayısı 18 milyon iken 48 milyon oldu.  (Güngör Uras, Milliyet)

21.5.2017 - Özel sektöre asgari ücret desteği Bakanlar Kurulu kararıyla TİS uygulanan özel sektör iş yerlerinin asgari ücret desteğinden yararlanması için prime esas kazanç tutarı 164 lira 70 kuruş olarak belirlendi. Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, asgari ücret desteğinden yararlanılması için prime esas günlük kazanç tutarı, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca TİS uygulanan özel sektör iş yerleri için 1 Mayıs 2017'den geçerli olmak üzere 164 lira 70 kuruş olarak uygulanacak. (Cumhuriyet)

22.5.2017 - Tekeller büyürken dört ayda 37 bin 743 esnaf kepenk indirdi Tekeller ve büyük sermaye grupları kârlarını artırıp rantlarını büyütürken, borç batağına giren ve işini döndüremeyen binlerce esnaf iflas bayrağını çekti, 2017'nin ilk dört ayında 37 bin 743 esnaf kapısına kilit vurdu.Yılın ilk çeyreğinde 6 büyük Kurum ise 5.2 milyar TL kar getirmişti.(TESK)

23.5.2017 77 maddelik “Üretim Reform Paketi” Meclis’te  Şimdi, yeni bir döneme giriliyor. Yüzde 2-3’lere gerilemiş büyümeyi yüzde 6-7’lere çekebilmek için bir dizi karar alınacak. Yatırımları ve üretimi artırıcı, dış ticareti geliştirici arayışlar söz konusu olacak. Bunlardan ilki 77 maddelik Üretim Reform Paketi'nin Meclis süreci başladı. Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle sanayi üretiminin desteklenmesi ve geliştirilmesi için kararlar alınması planlanıyor. (Orman Arolat, Dünya Gazetesi) “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından geçen hafta Meclis’e gönderilen Üretim Reform Paketi, hem sanayinin gelişimi hem üretimin artırılması hem de yıllardır süren sorunların çözümü açısından önemli bir tasarı. Peki, neler getiriyor? Önemli gördüğüm hususları madde madde anlatayım. - Mevcut sanayiciler ile yeni yatırım yapacak olanların mali yükleri azaltılacak. OSB’lerde, serbest bölgelerde yapılacak yatırımlarda damga vergisi alınmayacak, harçlardan ve emlak vergisinden muaf tutulacak. Sanayicilere enerji desteği sağlanacak. - Yüksek parsel fiyatlarına düzenleme getirilecek ki, bu konuda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye’de, sanayi parsel birim fiyatının Singapur organize sanayi bölgesinden daha pahalı olduğunu açıklamıştı. - OSB uygulamaları yaygınlaşacak, yeni bölgeler kurulacak ve yatırımcıya, üretime hazır sanayi parselleri uluşturulacak, yerli üretim yapacaklar desteklenecek. - Üretimi artırmak için özel endüstri bölgelere kurulacak. Bu bölgelerde yatırım yapacak olanlar en az 400 milyon TL tutarında yatırım taahhüdünde bulunacak. - OSB’lerdeki yatırımlar için Bakanlık tarafından kredi verilecek, finans kuruluşlarından kullanılacak krediler için de faiz desteği sağlanacak. Yatırımcıya sağlanacak destekler - OSB’lerde faaliyet gösteren işletmeler, ayrı şirket kurmasına gerek kalmadan elektrik üretim tesisleri kurup, işletme hakkına sahip olacak. - Bazı illerdeki sanayi bölgelerinde yatırım yapılacak alanlar bedelsiz yatırımcıya tahsis edilecek. - Sanayi tesislerinin bulunduğu alanlara başvuru yapılması halinde OSB olarak değerlendirilecek ve desteklerden yararlandırılacak. Aynı zamanda OSB’den mülk edinen sanayiciler tapularını teminat olarak da gösterebilecek. - OSB’ler gayrimenkul yatırım ortaklıkları kurabilecek.” (Noyan Doğan, Hürriyet)

23.5.2017 - Gıdaya ithalat sopası Hükümet işlenmemiş gıdada aşırı fiyat artışlarını önlemek için ithalat tedbirlerinin otomatik olarak devreye girdiği bir mekanizma hazırlıyor. Yılsonu enflasyon beklentileri yükselen gıda fiyatları öncülüğünde çift hanede kalmayı sürdürürken, aylardır somut adımlar atması beklenen Gıda Komitesi yakın zamanda ilave tedbirleri duyuracak. Konu hakkındaki açıklamayı dün Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yaptı. Geçen hafta Gıda Komitesi’nin cumartesi gıda fiyatlarıyla ilgili çalışmaya son şeklini vereceği belirtilse de toplantı sonrası bir açıklama gelmemişti. Mehmet Şimşek, “Gıda enflasyonunu düşürecek ilave tedbirleri yakın zamanda devreye sokacağız” derken, yine ithalat önlemlerine vurgu yaptı. Şimşek, başta seralar olmak üzere taze meyve-sebze üretimini teşvik eden uygulamaların da hazırlandığını söyledi. (Cumhuriyet)

24.5.2017 - Krizin faturası bu kez engelliye kesildi 2022 Sayılı Kanunca Yüz binlerce engelli vatandaşın aylıkları ‘’Sosyal İnceleme’’ adı altında bir yöntemle ‘Gelir Kriterlerine’ bağlanarak kesildi.Engelli maaşı için, hanede yaşayan tüm kişilerin, her türlü gelirlerinin toplamı dikkate alınıp , kişi başına düşen gelir 423.58 TL’nin altındaysa maaş veriliyor.(Evrensel Gazetesi)

26.5.2016 - 5 yılda gıda fiyatları yüzde 61.3 arttı Son 5 yılda tüketici fiyatı yüzde 45, tarım üretici fiyatı yüzde 44.7 arttı. Gıda fiyatı artışı ise yüzde 61.3’ü buldu. Gıdada tüketici fiyat artışı, üretici fiyatının yüzde 37.1 üzerine çıktı. … 2003’ten 2017’ye 14.4 yılı bulan enflasyon endekslerinden yaptığımız hesaplama ana enflasyonun yüzde 226, gıda fiyatlarının yüzde 283 yükseldiğini gösteriyor. Aynı dönemde tarım üretici fiyatı yüzde 238’de kaldı. Aradaki 45 puanlık fark aracılık zincirinin ekstra fiyat artışı. (Abdurrahman Yıldırım, Habertürk) (“Kapitalizmin gelişmesi ve metaların sürekli olarak zorlaşan realizasyonuyla, muazzam ve çok kollu bir ticaret aygıtı oluşur. Metalar tüketiciye ulaşmadan önce, tam bir tüccar, spekülatör, aracı tüccar ve komisyoncu ordusunun elinden geçer. ...Kapitalist üretim anarşisi, bunalımlar, rekabet mücadelesi ve spekülasyonlar, muazzam, son derece büyük meta stoklarının toplanmasının ve metaların yollarının giderek daha uzun ve girift olmasının nedenleridir. Böylelikle, dev bir üretici olmayan masraf ortaya çıkar. Kapitalist reklam, beraberinde gereksiz, pahalı bir meta paketlenmesi masrafı getirir. Bu, metaların taşınması, muhafaza edilmesi ve paketlenmesi masraflarının giderek artan bir bölümünün kapitalist toplum düzeninin özelliklerinden kaynaklanan saf dolaşım masraflarına dönüşmesi anlamına gelir. Dolaşım masraflarının sürekli artması, burjuva toplumunda giderek güçlenen asalaklığın bir işaretidir. Kapitalist ticaretin masrafları, ağır bir şekilde emekçi alıcıların omuzuna biner.” (Politik Ekonomi Ders Kitabı, Bölüm XII)

29.5.2017 - TMSF holdinge dönüştü Darbe girişiminin ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devrettiği şirketlerle büyükçe bir sermayeye el koymuş olduğu TMSF’nin ocak-mart dönemine ilişkin faaliyet raporunda gözler önüne seridi.24 Mayıs itibarıyla 922 şirketin devredildiği TMSF’nin üç aylık dönemin sonunda elinde bulundurduğu şirket sayısı 879 idi. Bu üç aylık dönemin sonunda “fon”a devredilen şirketlerin aktif büyüklüğü ise 40.3 milyar lira olarak açıklandı. Özkaynak toplamı 18 milyar lirayı, ciro toplamı ise 21 milyar lirayı aşan şirketler toplamında ise 45 bine yakın kişi çalıştığı belirtildi. KHK’lar ile kapatılarak TMSF’ye devredilen gazete, dergi, yayınevi, dağıtım kanalları, özel radyo ve televizyon kuruluşlarının sayısı ise 31 Mart itibarıyla 147 olarak açıklandı. Raporda, bunların 38’inin televizyon, 39’unun radyo, 70’inin ise gazete, dergi ve matbaadan oluştuğu yer aldı.http://bit.ly/tmsf-holdingedönüstü

 

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş

4.5.2017 - Silopi'de polis panzeri 2 çocuğu ezdi Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde devriye gezen polislerin kullandığı Akrep tipi zırhlı araç, saat 23.30 sıralarında 715’inci sokakta bulunan bir evin duvarını yıkarak içeri girdi. Yıkılan duvarlarında bulunduğu odada uyuyan 7 yaşındaki Muhammet ile 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım ağır yaralandı. Çarpmanın hemen ardından zırhlı araçta bulunan polisler, aracı bırakarak olay yerinden uzaklaştı. (siyasihaber3.org)

11.5.2017 - Cizre bodrumlarına yine takipsizlik Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı döneminde mahsur kaldıkları bodrumda öldürülen 28 kişi için yapılan suç duyurusuna  ‘’Hukuka uygun gerekçelerin mevcut olduğu ‘’belirtilerek, takipsizlik kararı verildi. Daha önce de ,Savcılık, operasyona katılan güvenlik güçlerinin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 25’inci maddesine göre ‘meşru müdafaa’ temelinde davrandığını savunarak, ‘meşru müdafaa’ sınırının aşıldığına dair herhangi bir delil tespit edilmediğini öne sürmüştü .Kararlarda  gizli tanık ifadeleri dayanak gösterildi.

14.5.2017 -Şırnak’ta  10 yılda en az 80 çocuk öldürüldü  İHD Çocuk Komisyonu Üyesi Bahar Aydemir, "Şırnak’ın Silopi ilçesinde, 4 Mayıs 2017 gecesi polisler, akrep tipi bir zırhlı araçla bir evin duvarını yıkarak evde uyuyan Muhammed Yıldırım ve Furkan Yıldırım adlı iki kardeşin ölümüne sebep oldu. Bu olay Türkiye halklarının kolektif hafızasına ve çocuk ölümleri listesine geçmiştir" dedi.Aydemir, görgü tanıklarının ifadesine göre panzerin içinde birden fazla polisin bulunduğunu, savcı gelene kadar panzerin olay mahallinden çekilerek delillerin yok edildiğini ve panzerden çıkan polislerin de sarhoş olduğunu söyledi.Aydemir, "Resmi olmayan verilere göre Şırnak’ta son 10 yılda en az 80 çocuk öldürüldü" dedi. (Özgürlükçü Demokrasi)

11.5.2017 - Kuzey Kürdistan’da 2017’nin ilk çeyreğinde 7 bin 907 hak ihlali İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır şubesi geçtiğimiz günlerde bölge illerinde 2017 yılının ilk üç ayında yaşanan hak ihlallerine dair hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı.Rapora göre 2017’nin ilk üç ayında bölge illerinde 7 bin 907 hak ihlali yaşandı. Ancak İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, her ihlalli tespit edemediklerini, asıl rakamın daha yüksek olduğunu söylüyor. Hazırlanan raporda, yargısız infazlar, işkence, kötü muamele, toplanma ve gösteri hakkına yönelik yasaklar ve müdahaleler, düşünce ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, kadın ve çocuklara yönelik şiddet, ekonomik, sosyal haklardaki kayıplar gibi bir çok değişik kategoride ihlaller yaşandığı belirtilmişti.(Evrensel Gazetesi)

19.5.2017 - "Stratejik hedeflerine ulaştıkları zaman bizi bırakacaklarını biliyoruz" Marcel Cartier  “YPG ve YPJ: Devrimciler mi Yoksa İmparatorluğun Piyonları mı?” başlıklı yazısında Kobane’de tanıştığı ve görüşlerine yer verdiği bir YPG komutanının “Taktiksel olarak ABD ile işbirliği yaptığımız için bunun gerçek bir devrim olmadığını söyleyenler var. Ama bana söyleyin, ağır silahlar olmadan IŞİD’i nasıl yeneceğiz ve devrimimizi nasıl koruyacağız? Bize Rakka’yı almak için ağır silah vereceklerini biliyoruz ama Rakka’yı kendi tarzımızda yönetmemizi istemiyorlar. Stratejik hedeflerine ulaştıkları zaman bizi bırakacaklarını biliyoruz” dediğini aktarmıştır. http://bit.ly/2rRnf30

20.5.2017 - ABD'den PYD açıklaması: İlişkimiz geçici ve taktiksel ABD Dışişleri Bakanlığında Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jonathan Cohen, ABD'nin PYD/YPG ile olan ilişkisinin "geçici" ve "taktiksel" olduğunu söyledi. Cohen, Washington'da faaliyet gösteren düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsünde düzenlenen "ABD-Türkiye İlişkilerindeki Gerilimler" başlıklı panele katılarak ABD ile PYD/YPG arasındaki ilişkiler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Jonathan Coheni "Savaş ortamının getirdiği şartlardan dolayı YPG ile bir ilişkimiz var. Çünkü Suriye’deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Rakka’nın (DEAŞ'tan) geri alınmasında önemli bir role sahip. YPG ile ilişkimiz geçici ve taktikseldir” ifadelerini kullandı. http://www.ntv.com.tr/dunya/abdden-pyd-aciklamasi-iliskimiz-gecici-ve-taktiksel,Rthnu7Ww7ESBfoYDUe_LNg

27.5.2017 - ABD Salih Müslim’e izin vermedi ABD’nin Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Salih Müslim’e vize vermediği ortaya çıktı. Hürriyet gazetesinin haberine göre, Salih Müslim, Washington’da düzenlenen “Ortadoğu yeniden şekillenirken ABD-Kürt işbirliği” isimli konferansa Skype üzerinden katıldı. http://www.rudaw.net/turkish/world/270520171

31.5.2017 - Îlham Ehmed: Rusya, Kürtleri Türkiye ile tehdit ediyor  MSD Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Rusya’nın Rojava Kürtlerini Türkiye’nin saldırılarıyla tehdit ettiğini söyledi. Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Türkiye’nin Rojava’ya saldırı için ABD’den istediği desteği alamayınca Rusya’ya yanaştığını belirterek, Rusya’nın ise Kürtleri Türkiye’nin saldırılarıyla tehdit ettiğini söyledi. Îlham Ehmed, Özgürlükçü Demokrasi gazetesindeki köşesinde, “Rusya’nın Kürtleri Baas rejimi ile Türkiye’nin saldırıları arasında tercih yapmaya zorlamasını tarihi bir hata” olacağını söyledi. http://tr.hawarnews.com/ilham-ehmed-rusya-kurtleri-turkiye-ile-tehdit-ediyor/

31.5.2017 - Kırmızı fularlı kız Rakka’da öldü Antalya'daki Gezi olayları sırasında 'Kırmızı fularlı kız' olarak tanınan ve hakkında 103 yıl hapis istemiyle dava açılmadan önce PKK'ye katılan 24 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil'in, IŞİD'e karşı YPG'nin Rakka'da yönelik operasyonda çatışmada öldü. Kızlarının ölüm haberini alan anne Nuray Erçağan ve baba Ömer Faruk Karacagil, gözyaşlarına boğuldu. (Cumhuriyet)

 

Emperyalizm ve Halklar

2.5.2017 - Nijerya, Somali, Güney Sudan ve Yemen’de 22 milyon çocuk aç Kuraklığın etkili olduğu ve çocukların ölümle burun buruna yaşadığı Somali’de 1.4 milyon çocuğun akut yetersiz beslenmeden dolayı büyük tehlike altında olduğu bildirildi. Bu sayı, ocak ayında tahmin edilenden yüzde 50 fazla. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından açıklanan verilere göre Nijerya, Somali, Güney Sudan ve Yemen’de yaşayan toplam 22 milyon çocuk ise aç, hasta, evini terk etmiş ve okula gidemiyor. UNICEF sözcüsü Marixie Mercado, Cenevre’de gazetecilere verdiği demeçte, “Bu çocukların kolera, ishal veya kızamıktan ölme riski 9 kat daha fazla. Akut açlıkla boğuşan bir çocuk ishal veya koleradan birkaç saat içinde ölebilir” diye konuştu. Kuraklık Somali’de kolera ve akut ishal salgınlarına neden oluyor. http://bit.ly/2rb38eb

15.5.2017 - Yemen’de kolera salgını Başkent Sana'da acil durum ilan edilirken, Uluslararası Kızılhaç Komitesi bir hafta içinde ölüm ve hastalık vakalarının üçe katlandığı uyarısı yaptı.Kızılhaç yetkilisi kolera nedeniyle 116 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 8 bin 600 kişinin de salgına yakalandığını açıkladı.Bir yıldan kısa bir süre zarfında ikinci kez kolera salgını baş gösteren ülkedeki mevcut durum Birleşmiş Milletler tarafından en büyük insani felaketlerden biri olarak tanımlanıyor. Hadi yönetimini destekleyen Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonunun da hava saldırıları düzenlediği ülkede çok sayıda hastane ve sağlık birimi yıkıldı.BM verilerine göre ülke genelinde 17 milyon kişi yeteri kadar beslenemiyor ve yaklaşık 19 milyon kişi acil gıda yardımlarına bağımlı yaşıyor. Açıklanan sayıların ülke nüfusunun üçte ikisi olduğu belirtiliyor.http://bit.ly/yemen-kolera

8.5.2017 - Hindistan’da burjuvazi reformların hızından memnun değil Financial Times gazetesi, Hintli ve yabancı iş adamlarının Hindistan Başkanı Modi’nin  işçi sınıfı aleyhine reformlarını yeteri kadar hızlı yapmadığından şikayet ettiğini anlatan bir haber yayınladı:  “Bay Modi Mayıs 2014’te seçildiğinde yatırımcılar ondan aralarında kısıtlayıcı iş yasalarının ve devletin hakim olduğu bankacılık sistemindeki borçların geleceğine ilişkin zor kararların da olduğu yapısal reformları yapmasını bekliyordu. Hükümet övgüye değer birkaç başarı elde etti. Örneğin uzun süredir beklenen ulusan ürünler ve hizmetler vergisini devreye sokru ve bir iflas yasası çıkardı. Ama bunlar zaten yapılması gereken, üzerinde uzlaşma sağlanmış önlemlerdi. JP Morgan bankası yükselen piyasalar analizi departmanı başkanı Cihangir Aziz şunları söylüyor: ‘hükümet yumurta kırmadan omlet yapılabileceğine inanıyor; kimseye acı çektirmeden iş yapmaya çalışıyor.’ (Financial Times)

8.5.2017 İngiliz sanayiciler: Kim seçilirse seçilsin, “sanayi planı” uygulanmalı Financial Times gazetesinde çıkan habere göre İngiltere sanayicilerinin örgütü EEF 8 Haziran tarihinde yapılacak seçimlerinden hangisi olursa olsun galip çıkacak partinin etkin bir “sanayi stratejisi” izlemesi gerektiğini açıkladı. (Financial Times)

11.5.2017 - Çin, Orta ve Doğu Avrupa’da nüfuzunu artırıyor “Yeni ihracat pazarları ve politik etki alanları arayan Çin son beş yıldır gözlerini merkez ve doğu Avrupa ülkelerine dikmişti zaten. Ama Pekin’in bu bölgeye olan ilgisi şu günlerde daha fazla arttı. Çin’in Başkanı Şi Cingping geçen yıl bu bölgeye ziyarette bulunmuş, önce Çek Cumhuriyeti’ne gelmiş, sonra Polonya ve Sırbistan’a geçmiş, batı Avrupalı komşu ülkeleri ziyaret etmeden bölgeden ayrılmıştı. Daha sonra, Çin Başbakan’ı Li Kekiang Letonya’nın başkenti Riga’daki bir yatırım forumunun şeref konuğu oldu. Orta ve Doğu Avrupa’dan 16 Başbakan’ın katıldığı bir toplantıda Bay Li bölgeye kredi vermek üzere 11 milyar dolarlık bir fon oluşturduklarını belirtti. Bu kredi, Çin’in stratejik ilgisini gösteriyordu. Çin’in bu ülkelerde aldığı siyasi tepki Çinli yatırımcıların iştahını artırdı. Özellikle Macaristan Çin’den gelecek yatırımları çok sıcak karşılıyor. Politika, Çin’in bölgedeki piyasalara girmesinde yardımcı olan bir unsur. Bu durum, özellikle Çek Cumhuriyeti’nde görülüyor. Ülkenin AB’ye düşmanlığıyla ünlü Başkanı Milos Zeman Pekin’le ilişkisini güçlendirdi ve bu ilişkiyi öyle bir duruma getirdi ki, CEFC China Energy adlı şirketin yöneticisi Ye Cianming’i ekonomi danışmanı yaptı. Çin ve Çek Cumhuriyeti arasındaki ilişki Bay Şi’nin geçen yıl Prag’a gelmesiyle en üst düzeye çıktı. İki ülke arasında 9.8 milyar dolarlık 30 yeni anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaların arasında CEFC şirketinin Çek-Slovak Bankası J&T Financial Group adlı bankadan %50’lik bir hisse alması da var. Ama Çin’in Doğu ve Orta Avrupa ülkeleriyle ekonomik bağlarının derinleşmesi Çin’in varlığının sadece ticaretle sınırlı kalmayacağı, politik olarak da bu bölgeyi AB’den koparmayı hedeflediği yönünde endişeler de var. Batı Avrupa ülkeleri Çin’in yatırımlarının özellikle yüksek teknoloji projelerine yoğunlaşmasından rahatsız. Doğu Avrupalı siyasetçiler batıdan koptukça, Çin’e daha fazla bağlanıyor ve AB’nin tek bir blok halinde Çin’e karşı durmasını da engelliyor. Bu durum geçen yıl AB’nin Çin’’in Güney Çin Denizi’ndeki yayılmacı politikaları karşısında Macaristan ve Yunanistan’ın Çin’i eleştirmemesiyle açığa çıkmıştı.”  (Financial Times)

15.5.2017 Sultangazi'de gerginlik tırmanıyor: Afgan uyruklu bir kişi linç girişimine uğradı Sultangazi'de dün akşam öldürülen gencin cenazesinde vatandaşlar Afgan uyruklu bir şahsa linç girişiminde bulundu. Saldırıya uğrayan şahsı kurtararak vatandaşları sakinleştiremeye çalışan polis ekipleri arbede çıkması üzerine yer yer boya kapsül kullandı. http://bit.ly/SG5-17

15.5.2017 - Afrika ülkeleri Çin’le ticarette büyük açıklar veriyor Financial Times gazetesinin haberine göre 2015 yılında Afrika’nın 54 ülkesinin Çin’le yaptıkları ticarette, 34 milyar dolar açık verdi. Habere göre, Afrika ülkeleri, Çin’deki grevlerin sonucu olarak ücretlerin artmasından faydalanarak, ticaret açığını bir nebze de olsa kapatmak için kendi ülkelerindeki ucuz iş gücünü Çin’e pazarlamaya, Çinli firmaların tekstil, ayakkabı, tarım gibi alanlarda yatırıma gelmesini teşvik etmeye başladılar.  

16.5.2017 - İran’da seçimler toplumsal gelir uçurumunun gölgesinde yapılıyor Financial Times gazetesinin haberine göre özellikle 2015 yılından sonra ülkedeki yoksullar ve zenginler arasındaki uçurum iyice belirgin hale geldi. Bir taraftan ülkedeki çok küçük bir azınlık en lüks villalarda yaşayıp en pahalı otomobillerde gezerken halkın çoğunluğu yoksulluk içinde yaşıyor. Dikkat çeken bir başka nokta da, İran’da rüşvetin genelleşmesi ve rüşvet miktarlarının “astronomik” boyutlara ulaşması. Gazeteye göre, artan gelir uçurumu “İslam Cumhuriyeti’nin” uzun vadeli geleceğini tehdit ediyor. “Halk ve liderleri ipi farklı yönlere çekmeye çalışmasına rağmen şu ana kadar ciddi bir çatışma olmadı. Ama, eşitsizlik sorunu ele alınmasa, çatışmalar olabilir.”

17.5.2017 Batı Pasifik’te ülkeler yüksek teknolojili deniz altı üretme ve satın alma yarışına girdi Bölgedeki deniz altı sayısı son sekiz yılda 200’den 250’ye yükseldi. Şu anda dünyanın hiçbir bölgesinde bu kadar büyük bir deniz altı yoğunluğu bulunmuyor. Bu hafta, güneydoğu Asya’daki en büyük askeri bütçeye sahip olan ülke Singapur, Alman şirket ThyssenKrupp’tan iki deniz altı satın alacağını açıklandı. Avustralya, Hindistan, Pakistan, Güney Kore ve Endenozya da deniz altı filolarını genişletmeyi ve modernize etmeyi planlıyorlar. Güney Doğu Asya’nın en yoksul ülkesi Myanmar bile bütçeleri izin verdiği taktirde bir deniz altı satın alacaklarını belirttiler. Çin ise bölgedeki en fazla deniz altıya sahip ülke. Geçen yıl 62 olan deniz altı sayısını 2020’nin sonuna doğru 78’e çıkarmayı hedefliyor. (Financial Times)

19.5.2017 İtalya’nın borcu üretimini aşıyor “İtalya nerede ise 61 milyon kişilik nüfusu olan, oldukça büyük bir ülke. Enflasyonu da oldukça düşük, Nisan 2017'de yüzde 1.8 kadardı. Ama işsizlik ise yüzde 12'ye dayanmış durumda. İtalya’nın nerede ise 50 milyar dolar veya GSYİH oranı olarak yüzde 2.4 kadar dış denge fazlası var. Ama İtalya’nın toplam dış borcu toplam üretiminin 1.3 misli, yani çok yüksek. Bütçe açığı ise şimdilerde küçük, yüzde eksi 2.3 kadar. Bankalarının mali durumunu ise sormayın, çünkü oldukça kötü!” (Deniz Gökçe, Akşam)

19.5.2017 - ABD’de borç oranı 2008 krizini aştı ABD Merkez Bankası tüketici borçlarının 2008 yılındaki en yüksek noktası olan 12.68 trilyon doları aşıp 12.73 trilyon dolara yükseldiğini açıkladı. Ama asıl alarm sinyallerini öğrenci borçları veriyor. Öğrenci borçları son yıllarda sürüdülemez boyutlara yükseldi. “Ödenmesi olanaksız” borçların miktarı yüzde 10’a çıktı. Bu, nüfusun bir kesiminin harcama gücünü yok ediyor. Eğer faiz oranları artar ya da büyüme düşerse bu sorunlar domino etkisi yapacak. 8.2 trilyon olan firma kaldıraçları da bir başka endişe kaynağı. Bu rakam 2008’de ulaşılan zirve noktasının %57’sine denk geliyor. Asıl artışlar da son dönemde kaydedildi. IMF’nin hesaplamalarına göre, ABD firmalarının %10’u mevcut kazanç düzeyleriyle borçlarının faizlerini ödemekte zorlanıyorlar. Faizler artarsa bu oran %22’ye çıkacak. (Financial Times)

19.5.2017 Musul’da 200 bin kişi göç etmek zorunda kalacak Birleşmiş Milletler, Musul’daki çarpışmalar nedeniyle yakın zamanda 200 bin kişinin göç etmek zorunda kalacağını açıkladı. Yedi aylık Musul kuşatmasında 700 bin kişi evini terk etmek zorunda kaldı. (Financial Times)

19.5.2017 Almanya ve Fransa NATO konusunda ABD’ye direniyor Donald Trump’ın NATO’yu İŞİD’e karşı koalisyona dahil etme çabası Almanya ve Fransa tarafından dirençle karşılanıyor. Trump, önümüzdeki hafta NATO merkezini ziyaret edecek. Washington 25 Mayıs’taki NATO zirvesinde bu kuruma İŞİD karşısı koalisyonda resmi bir rol vermek istiyor. (Financial Times)

19.5.2017 Çin, 55 milyar dolar yatırımla Pakistan’ı sömürgeleştirecek  Pakistan’ın Lahor kentindeki Pearl Continental otelinin lobisine şu afiş asılmış: “Yaşasın Pakistan-Çin Dostluğu”. Otelde Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nu tanıtan bir konferans yapılıyor. Başka bir afişte şunlar yazıyor: “Dostluğumuz Himalayalar’dan yüksek, dünyanın en derin denzinden daha derin, baldan daha tatlıdır.” Bu yüksek, derin ve tatlı arkadaşlık çok da para ediyor. Çin’i Pakistan aracılığıyla Umman Denizi’ne bağlayacak olan  Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru, dünyanın ikinci büyük ekonomisini Orta Asya, Avrupa ve Afrika’ya bağlayacak modern bir ipek yolu oluşturmayı amaçlayan, 65 ulusu kapsayan büyük  “bir yol, bir kuşak” projesinde bir köşe taşı. Çin Başkanı Şi Cinpin bu projeye çok önem veriyor. Bu altyapı ağırlıklı projeyi “yüzyılın projesi” olarak adlandırıyor. Bu projeden en çok etkilenecek olan ülke Pakistan. Pakistan yılda ortalama yüzde 5 büyüyor ama bu büyüme hızı her yıl iş piyasasına giren 2-3 milyon kişiye iş bulmaya yetmiyor. Pekin komşusuna 55 milyar dolardan fazla yatırım yapacak. Barajlar, yollar, demir yolları inşa edecek. Pakistan’da büyük bir altyapı eksikliği bar. Söz konusu projelerin ülkenin milli gelirinin %20’sine denk geleceğini ve büyüme hızını yılda ortalama yüzde üç artıracağı hesaplanıyor. Pakistan, Çin’le yaptığı ticaretten her yıl 20 milyar dolar açık veriyor. Çin’in Pakistan’a yaptığı ihracat 2012’de 9.3 milyar dolardan 2015’te 16.5 milyar dolara çıktı. (Financial Times)

20.5.2017 - ABD’lilerin yüzde 44'ünün 400 doları bile yok ABD Merkez Bankasının (Fed) raporu, Amerikalıların yüzde 44’ünün 400 dolarlık sürpriz bir masrafı karşılamayacağını ortaya koydu. Fed’in “ABD Hanehalkı Ekonomik Refahı” raporuna göre Amerikalıların yüzde 44’ü 400 dolarlık acil bir masrafı karşılayamayacaklarını veya ödemek için borç almak zorunda kalacaklarını belirtti. https://www.artigercek.com/abd-lilerin-yuzde-44-unun-400-dolari-yok

23.5.2017 - Filistin’de açlık grevleri büyüyor ABD Başkanı Donald Trump'ın bugünkü İsrail ziyareti öncesi Filistin'deki açlık grevi eylemleri büyüyor. 200 Filistinli tutuklu, bir ayı aşkındır açlık grevi yapan diğer tutuklulara destek için açlık grevi başlattı. Filistinli aktivistler ayrıca bugün için genel grev çağrısı da yaptı. (Spudnik)

23.5.2017 - İsrail’de Trump sevinci ABD Başkanı Donald Trump, ilk yurtdışı turunda, selefi Obama döneminde Suudi Arabistan ve İsrail’le bozulan ilişkileri düzeltirken İran’a karşı ortak cepheyi pekiştirdi. Suudi Arabistan’dan İsrail’e ilk doğrudan uçuşu da gerçekleştiren Trump, eşi Melania, kızı Ivanka ve damadı Jared Kushner’in eşliğinde dün Air Force One ile Riyad’dan Tel Aviv’e gitti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eşi Sara ve Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’le eşi Nehama’nın kırmızı halı sererek karşıladığı Trump ailesiyle selfi çekebilmek için bakanlar ve milletvekilleri yarıştı. (Cumhuriyet)

28.5.2017 - Finans tekelleri Fransa’daki seçim sonuçlarından memnun “Emmanuel Macron’un seçim zaferi Fransa’nın özellikle İngiltere’nin AB’den çıkmasından sonra finansal kurumları Londra’dan Paris’e çekme çabalarına ivme kazandırdı. Bürokratlar 20 finans şirketini Paris’e getirmek için ikna turlarına çıktı. Bank of America, Citigroup ve Morgan Stanley gibi ABD bankaları da ikna edilmeye çalışılan bankalar arasında.

28.5.2017 - Fransız burjuvazisinin tetikçisi Ekonomi Bakanı Le Maire olacak Macron bilindiği gibi Fransız Ekonomisinde köklü  ekonomik reformalar yapmaya çalışacağını vurgulamıştı. Bu nedenle de aslında en önemli bakanı Ekonomi Bakanı olacak. Macron bu nedenle de muhafazakar Les Republicains  Partisinden Bruno Le Maire’yi Ekonomi Bakanı olarak görevlendirdi. Daha evvel Tarım Bakanı olan Bruno Le Maire,  Fransa’nın bu güne kadar sıkı kurallarla  yönetilen ekonomisini “silkelemek” için görevlendiriliyor. Geniş bir görev alanına sahip olacak olan yeni Ekonomi Bakanı Le Maire Le Maire temelde Ekonomi Bakanı olarak , Avrupa Birliğinin büyük önem verdiği kamu bütçesinin toparlanması ve de  sanayi sektörünün desteklenmesi konularını  yönetecek. Le Maire, Kriz başlangıcı olan 2008 yılından bu yana  GSYİH oranı olarak yüzde 3  üzerinde olan Fransa kamu bütçesi oranını, yüzde 3 değerinin altına çekmeye çalışacak. (The Economist dergisinden kaynak göstermeden özetleyen Akşam gazetesi yazarı Deniz Gökçe)

 İşçi Yaşamından

 5.5.2017 - 2017’nin ilk dört ayında 586 işçi hayatını kaybetti İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi nisan ayında en az 145, yılın ilk dört ayında da en az 586 işçinin iş cinayetinde hayatını kaybettiğini açıkladı. Açıklamaya göre nisan ayında ölen işçiler arasında iki de çocuk işçi bulunuyor.Tarım, orman iş kolunda 32, inşaat, yol iş kolunda 32, taşımacılık iş kolunda 17, ticaret, büro iş kolunda 10, savunma, güvenlik iş kolunda 9, metal iş kolunda 8, belediye, genel işler iş kolunda 8, madencilik iş kolunda 7, enerji iş kolunda 6, petro-kimya, lastik iş kolunda 4, konaklama, eğlence iş kolunda 4, çimento, cam iş kolunda 2, sağlık, sosyal hizmetler iş kolunda 2, kâğıt iş kolunda 1, gemi, tersane iş kolunda 1 ve çalıştığı iş kolu belirlenemeyen 2 işçi yaşamını yitirdi.Trafik, servis kazası nedeniyle 33, ezilme, göçük nedeniyle 28, yüksekten düşme nedeniyle 19, kalp krizi, beyin kanaması nedeniyle 14, zehirlenme, boğulma nedeniyle 12, silahlı şiddet nedeniyle 11, elektrik çarpması nedeniyle 7, intihar nedeniyle 5, nesne çarpması, düşmesi nedeniyle 4, patlama, yanma nedeniyle 3, kesilme, kopma nedeniyle 2, diğer nedenlerden dolayı 7 işçi kayatını kaybetti.İSİG verilerine göre; AKP’nin iktidara geldiği kasım 2002 yılının son iki ayında 146 işçi, 2003 yılında 811 işçi, 2004 yılında 843 işçi, 2005 yılında 1096 işçi, 2006 yılında 1601 işçi, 2007 yılında 1044 işçi, 2008 yılında 866 işçi, 2009 yılında 1171 işçi, 2010 yılında 1454 işçi, 2011 yılında 1710 işçi, 2012 yılında 878 işçi, 6331 Sayılı İSG Yasası çıktıktan sonra ise 2013 yılında 1235 işçi, 2014 yılında 1886, 2015 yılında 1730, 2016 yılında 1970, 2017’nin ilk 4 ayında 586 işçi yaşamını yitirdi. Böylece AKP iktidarı döneminde iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı 19 bin 27 oldu. http://bit.ly/iscicinayet

11.5.2017 - Sigortalı istihdam 257 bin kişi azaldı SGKşubat 2017 dönemi sigortalı istihdam verilerini yayımladı. Verilere göre , aralık 2016 ile şubat 2017 arasında  toplam sigortalı sayısında 257 bin kişilik azalma var. Sigortalı istihdamda en büyük düşüş 4-A statüsünde  (ücret karşılığı çalışanlarda) yaşandı.2016’da 4-A kapsamında çalışan sayısı 15 milyon 355 bin kişi iken ,237 bin kişilik azalmayla şubat 2017’de 15 milyon 118 bine geriledi4-B kapsamında çalışanlar( kendi hesabına çalışanlar- bağımsız çalışanlar) 4,2 bin azalırken ,4-C kapsamında çalışanlarda  (devlet memurları) ise 16,4 bin kişilik bir azalma görüldü.(İşçi Sendika Servisi)

16.5.2017 -Çalışanların yüzde 32.8’i kayıtdışı TÜİK’in açıkladığı 2017 şubat  verilerine  göre kayıtdışı çalışanların oranı önceki yıla göre artarak yüzde 32.8’e yükseldi. (TÜİK)

10.5.2017 -  Kıdem tazminatında Avusturya modeli üzerinde duruluyor  Avusturya modelinde çalışılanın her bir ay için brüt ücreti üzerinden devlet fonuna yüzde 1.53’lük bir pay yatırılacak. Çalışanlar 3 yıldan önce kıdem tazminatı alamayacaklar. 5 yıl çalışan bir işçi doğum, evlat edinme veya çocuk bakma gibi sebeplerle işinden ayrılırsa tazminatını almaya hak kazanacak. Bu modele göre 3-5 yıl arası çalışanlar 2 aylık, 5-10 yıl arasında çalışanlar 3 aylık. 10-15 yıl arası çalışanlar ise 4 aylık tazminat alıyorlar.http://bit.ly/kıdem-avstryamodel

8.5.2017 - Günde 5 işçi ölüyor Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, Türkiye, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde dünyada üçüncü sırada. Türkiye’de sadece son 9 ayda 1414 işçi öldü. Türkiye’de işçi ölüm ortalaması günlük 5’i buluyor. http://bit.ly/SG12-12

15.5.2017 - Türkiye’de Mesai bitmek bilmiyor: Türkiye fazla çalışmada OECD birincisi Türkiye, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyeleri arasında özel hayata en az zaman ayrılan ülke çıktı. Reuters Sözcü’den Engin Esen’in OECD’nin ‘Daha İyi Yaşam Endeksi’ kapsamında derlediği verilerden aktardığına göre Türkiye bir gün içinde özel yaşama ayrılan zaman bakımından 35 ülke arasında sonuncu sırada.  Sıralamanın başındaki Fransa’da çalışanlar günde ortalama 16.4 saati dinlenme, eğlenme ve sosyalleşmeyle geçirebiliyor. Türkiye ile birlikte yalnızca İsrail, Letonya ve Meksika’da  özel yaşama ayrılan günlük süre 14 saatin altında.  35 ülke ortalaması alındığında, çalışanlar bir günün yaklaşık yüzde 62’sini özel yaşama ayırıyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 51.  Türkiye’de mesai bitmek bilmiyor  Türkiye’deki çalışanların yüzde 39.3’ü haftada 50 saatten fazla çalışıyor. Bu oran, Türkiye’yi takip eden Meksika’da yüzde 28.3, Güney Kore’de yüzde 23.1, Japonya’da ise 21.9.  Hollanda’da çalışanların yalnızca yüzde 0.4’ü haftada 50 saatten fazla çalışırken, bu oran İsveç’te yüzde 1.1, Danimarka’da 2.2, Letonya’da 2.4.

21.5.2017 - Tarım işçilerinin yarısı mevsimlik işçi Türkiye’de 6,5 milyon tarım işçisinin yarısı mevsimlik tarım işçisi olarak çalışıyor. Her iki mevsimlik işçiden biridoğduğu andan itibaren mevsimlik tarım için seyahat ediyor. Mevsimlik tarım işçilerinin yaklaşık yüzde 60’ının geliri ulusal yoksulluk sınırının altında. Mevsimlik tarım işçisi kadınların yarısı ergen yaşta anne oluyor. Anne ölüm riski de , bebek ölüm riski de çok yüksek  Bebek ölüm riski beş kat fazla.(Evrensel/ Sayfa-2)

22.5.2017 - McDonalds'ın gerçekleri çok farklı: 18 yaş altında ve engelliyseniz sömürü derinleşiyor McDonalds'ta geçtiğimiz hafta işten çıkarılan işçiler  açıklamalarda bulundu. Çalışma koşullarına ilişkin çarpıcı bilgiler veren işçiler, "18 yaş altı ve engelliler gece vardiyasında daha çok çalıştırılıyorlardı. Çünkü iş yükünün en fazla olduğu zamanlar ve bu insanlar onlara göre daha az sesini çıkaran insanlardı. Özellikle 18 yaş altındakiler daha fazla sömürülüyorlar" diyor. http://bit.ly/mcdonaldssömürü

23.5.2017 - Zorla lağım suyunu temizletme davası İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kanalizasyon taşması sonucu lağım suyu basan laboratuvarın temizliğini gerekli önlemler alınmadan, asıl işi olmamasına ve itirazlara rağmen yapmaya zorlanan, çalıştırıldığı kanalizasyondan virüs kaparak hayatını kaybeden taşeron işçi Zafer Açıkgözoğlu'nun ölümünde temizlik şirketi kusurlu bulundu. Şirket yetkilileri işçinin ölümüyle ile ilgili yargılanacak. İş cinayeti, 16 Haziran 2013 günü yaşandı. Bir temizlik firmasında taşeron işçisi olarak çalışan 28 yaşındaki Zafer Açıkgözoğlu, lağım suyu basan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bodrum katını temizlemeye zorlandı. İşçi ve arkadaşları fakültedeki suyu temizlemek için gerekli önlemler alınmadan çalışmalara başladı. Temizlik sırasında rahatsızlanan işçi Zafer Açıkgözoğlu hastanenin acil servisine kaldırıldı. Kaptığı mikrop nedeniyle karaciğer yetmezliğine yakalanan işçi Zafer Açıkgözoğlu, tedavi gördüğü İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 18 Ağustos günü hayatını kaybetti. (ilerihaber.org)

24.5.2017 - Simit Sarayı işçisi anlatıyor: Hamurunda para hırsı var 2002 yılında İstanbul’da kurulan Simit Sarayı,Manidar bir doğum tarihi ve büyüme öyküsüne sahip şirket, her “hızla büyüyen girişimcilik" örneğinde olduğu gibi, büyük bir emeğe el koyarak sert virajları almış.24 yaşındaki H.K., 7 aydır Simit Sarayı’nda çalışıyormuş. Geçtiğimiz günlerde ise ‘maaşların ne zaman yatacağını sorma cüreti’ gösterdiği için başlayan bir sürecin sonucunda, işten atılmış. H.K. Simit Sarayı’nda her çalışanın günde ortalama 170-180 müşteriyle ilgilendiklerini, her şubede 5 ila 10 arasında çalışan bulunduğunu anlatıyor. Çalıştığı 7 ay boyunca en uzun süreli çalışan kendisi olmuş çünkü koşulların ağırlığı ve patronların kararları doğrultusunda, bu kadar zaman içinde tahmini olarak 15 kişi işe girip çıkmış. Bahsi geçen emekçilerin hepsi, deneme süreleri bittikten sonra sigortaları yatırılmadan işten çıkarılmışlar.H.K.’nın Mersin’de çalıştığı şubenin patronu ise, OPET’in yönetim kurulu başkanı Fikret Öztürk'ün oğlu Levent Öztürk ile kızı Gülay Öztürk. http://bit.ly/hamurundaparahırsı

25.5.2017 - Tesla fabrikasında işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün çalıştırılıyor Elektrikli araç üreticisi Tesla'nın, Kaliforniya'nın Fremont kentindeki "Geleceğin fabrikası" olarak reklamı yapılan tesiste, işçilerin 2016 Ekim'ine kadar günde 12 saat, haftada 6 gün çalıştırıldıkları bildiriliyor. Fabrikadaki kötü çalışma koşullarının, endüstri ortalamasının üzerinde kaza oranlarına yol açtığı kaydedilirken, 2014 yılında 100 işçiden 8.4'ünün kaza geçirdiği, 2015 yılında bu sayının 100 işçide 8.8'e yükseldiği belirtiliyor. Bu rakamlar, aynı yılda endüstri ortalamasının %31 kadar üzerinde.Tesla'nın otomobil üretimini 5 kat artırmak istediği açıklanmıştı. http://bit.ly/tesladaçalışmasaatleri

29.5.2017 - Hükümet emeklilik yaşını artırmayı düşünüyor Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, asgari ücretler ve emeklilik koşullarıyla ilgili açıklamalarda bulunduğu konuşmasında, Türkiye’de geçmişte "çok erken emeklilik ile popülist dönemlerin yaşandığını", şu an ise Türkiye’nin de dahil olduğu OECD ülkelerinin hiçbirinde 65 yaş öncesi emekliliğin bulunmadığını ifade ettiği konuşmasında ,"Gelişmiş ülkelerde ortalama emeklilik yaşı 72, bizde daha yeni 52 oldu'' dedi. OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) açıkladığı en güncel emeklilik yaşı verileri ise Müezzinoğlu’nu yalanlar nitelikte. erkekler için emeklilik yaşı 65’in altında olan tam 19 ülke bulunuyor. Kadınlar için ise 65 yaş altında emekliliğin söz konusu olduğu 24 ülke bulunmakta.http://bit.ly/emeklilik-yası-yukseliyor

 İşçi Mücadeleleri

 9.5.2017 - Teknorot işçileri burjuva uşaklarının anladığı dili söktü Düzce Türk Metal şube başkanı işçilerden dayak yedi Metal İşçileri Birliği facebook sayfasında yayınlanan görüntülü habere göre Türk Metal sendikası ile patronun kendilerinden habersiz imzaladığı oldu bitti sözleşmesine tepki olarak geçen hafta başından beri direnişte olan Teknorot işçileri, satış sözleşmesi imzalayarak işçiye ihanet eden ve sonrasında fabrika önüne gelen Türk Metal'cilere tepki gösterdi. İşçiler TM Düzce şube başkanı Murat Ardıç'ı döverek fabrika önünden uzaklaştırdı!" http://bit.ly/teknorot 

13.5.2017 - Sendikal örgütlenmeye karşı işten atma Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan Eyvaport limanında, işçilerin sendikal örgütlenme yapmasına karşı işveren işten çıkarmaya başladı.İşçilerin Hakk-İş’e bağlı Liman-İş’te örgütlenmesinin ardından firma,’’iş potansiyelinin azalması’’ gerekçesiyle 80 işçiyi işten attı.

14.5.2017 - İSİG’den iş cinayeti Raporu İSİG madenlerde yaşananiş cinayetlerine ilişkin hazırladığı raporu yayımlayarak , Akp döneminde 1571 işçinin hayatını kaybettiğini belirtti.(Evrensel Gazetesi)

24.5.2017 - Yazaki’de tacizci formen tepkiler sonucu işten atıldı Yazaki’de kadın işçilere yönelik tacizlerde bulunduğu ortaya çıkan ve son olarak da tecavüz girişiminde bulunan formen Mehmet Göğebakan tepkiler sonucunda işten atıldı. Formenin bugüne kadarki tacizlerinde Yazaki yönetimi tarafından korunduğu ve tacize uğrayan bir kadın işçinin işten atıldığı ortaya çıkmıştı. Yazaki işçileri yaptıkları açıklamada, tepkilerin büyümesi ve basında yer bulması üzerine tacizci formenin 18 Mayıs’ta işten atıldığını belirtti.işçiler “Bu olay gösterdi ki ne yaşarsak yaşayalım, nasıl bir haksızlığa uğrarsak uğrayalım ancak bunu paylaşarak ve cesaretle üstüne giderek aşabiliriz” diyerek birliklerini güçlendirmenin önemine dikkat çekti.http://bit.ly/yazakitaciz

24.5.2017 - Torbalı’daki Form Mukavva Ambalaj fabrikasında işçiler greve çıktı İzmir’in Torbalı ilçesindeki Form Mukavva Ambalaj fabrikasında çalışan Selüloz-İş üyesi işçiler, işverenle yaptıkları toplu sözleşme görüşmelerinden sonuç çıkmaması üzerine greve çıktı. 43 işçinin tamamının greve katılmasıyla birlikte fabrikada üretim durdu. http://sendika44.org/2017/05/torbalidaki-form-mukavva-ambalaj-fabrikasinda-isciler-greve-cikti/

24.5.2017 - CMS yıllarca işçiden vergi çalmış Ege Serbest Bölge’de kurulu CMS jant fabrikasının,işçilerin ücretlerinden  gelir  vergisi kesinti yaptığı ortaya çıktı. Dava açarak bu durumu ortaya çıkaran işçi ise hakkını aradığı ve bunu diğer işçi arkadaşlarıyla paylaştığı için işten atıldı.. İzmir 5. İş Mahkemesi, CMS’nin işçi ücretlerinden yaptığı gelir vergisi kesintisinin patrona değil, işçiye ait olduğuna karar verdi. Karar gereği gelir vergisi kesintisi faiziyle birlikte işçiye geri ödenecek.Patronlara pek çok teşvik tanınan serbest bölgelerde firmalar, ürettikleri ürünün yüzde 85’ini ihraç ettiklerini kanıtlarlarsa, kendilerinin ödemesi gereken milyonlarca liralık gelir vergisinden muaf tutuluyorlar. Yine bu koşullarda işçilerden gelir vergisi kesintisi yapılmıyor. Bu yüzden Ege Serbest Bölge’de faaliyet sürdüren birçok firmada, işçilerin bordrosundaki gelir vergisi kesintisi kısmında “0” yazıyor.CMS’de ise işçilerin maaşından brüt yüzde 20 oranında gelir vergisi kesintisi bordrolarda yer alıyor. CMS bu kesintilerin teşvik kapsamında kendi hakkı olduğunu savunuyordu. (Evrensel-  Emine Uyar &Mazhar Uzbek)

30.5.2017 - Klisom işçileri: Saldırıya karşı direneceğiz, herkesi dayanışmaya çağırıyoruz Ankara Ostim’de patronun sendikayı tasfiye etmek için işten atma saldırısına kalkıştığı Klisom işçileri , TİS sürecinin devam ettiğini belirtip patronun hem zam hem de işçilerin sözünün geçebileceği bir disiplin kurulu oluşturulması taleplerini kabul etmek istemediğini ve bu nedenle örgütlülüklerini dağıtmak için işten atmaya yeltendiğini belirttiler. Klisom’da 29 Mayıs sabahı fabrikaya gelen işçiler fabrika kapısının kilitlerinin değiştirildiğini görmüş ,patron Sami Şimşek’in gelmesiyle durumu öğrenen işçiler, patronun “fabrikayı kapattım” diyerek işçilere tazminatlarını vererek işten çıkarma çabasıyla karşılaşmıştı. İşçileri, tazminatlarını verip işten atarak sendikayı fabrikadan çıkarma derdinde olduğu belirtilen patron Şimşek daha sonra 13 kişiyi işten çıkaracağını söylemişti. .http://bit.ly/klisomdirenis

31.5.2017 - Af Örgütü için çalışan yüzyüzeciler taşerona karşı iş bıraktı Uluslararası Af Örgütü’nün yüzyüze çalışanları taşeron uygulaması nedeniyle iş bıraktı. 13 çalışan talepleri karşılanıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdu. Sokakta durdurdukları insanlara Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyaların devamı için destek toplayan yüzyüze ekibi bir nevi aktivizm çalışması yürütüyor. Af Örgütü’nde şu anda insan hakkı ihlallerini kamuoyuna duyurmak için çalışan 15 yüzyüzeci bulunuyor. Bu kişilerden 13’ü Af Örgütü’nün kendilerini taşeron olarak çalıştırdıklarını ifade etti. Bu gün işbırakma eylemi yapan Af Örgütü çalışanları Beşiktaş Abbasağa Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. https://www.gazetesujin.com/tr/2017/06/af-orgutu-icin-calisan-yuzyuzeciler/

Dünyadan Mücadeleler

1.5.2017 - Yunanistan'da 1 Mayıs etkinlikleri AB ve IMF karşıtı protestolara dönüştü Yedi yıldan bu yana ekonomik krizle boğuşan Yunanistan’da işçi ve sendikalar 1 Mayıs’ta 24 saatlik ulusal grev ilan etti. Mücadeleci Sendikalar Cephesi (PAME), işçi konfederasyonları ve sol örgütler, neredeyse tüm kentlerde kutlanan 1 Mayıs etkinliklerini, Avrupa Birliği, IMF ve diğer kreditörlerin ön plana çıktığı protesto gösterilerine çevirdi. Başkent Atina’da bulunan parlamento binası önünde toplanan göstericiler, kreditörlerin mali yardım karşılığında dayattığı kemer sıkma politikalarına karşı tepkilerini dile getirdi. Emekliler Derneği Başkanı Manolis Rallakis: “Tarihi 1 Mayıs mücadelemizle hükümetin bu politikalarına karşı olan mücadelemizi birleştiriyoruz. Dayatılan politikaları kabul eden siyasetçilere karşıyız. Bu sadece emekçiyi ve emekliyi yıkmaktan başka işe yaramıyor” diye konuştu. Yunan hükümeti Nisan ayında emekli maaşlarında 2019’da kesintiye gitmeyi ve 2020’de vergileri arttırmayı kabul ederek 3,6 milyar tasarruf yapmayı kabul etti. Alınan bu önlemlerin Mayıs ayında parlamento tarafından onaylanması bekleniyor. Hükümet 22 Mayıs’ta Euro Bölgesi maliye bakanlarıyla yeniden anlaşma masasına oturmayı umut ediyor. Eylemcilerden Theodoris Sarantopoulos : “Emekçiler ayaklanmalı. Kendi ülke çıkarlarına ters gelen yabancı bayrakları dalgalandırmamalılar. Organize bir şekilde karşı atağa geçerek kaybettiklerini geri almalılar ve kaybettikleri gücü geri almak için çıkıp protestolara katılmalılar.” Protesto gösterileri sırasında çok sayıda mağaza kapılarını kapatırken, toplu taşıma sadece belirli aralıklarla yapıldı. Göstericiler, kreditörlerle kısa sürede anlaşmaya varılmasını talep ediyor. Zira borç batağına saplanan Yunanistan’ın Temmuz ayında 7 milyar Euro’ya varan borcunun bir kısmını ödemesi gerekiyor. Hükümet tarafından alınan yeni tasarruf önlemlerini protesto etmek için sendikalar 17 Mayıs’ta ulusal grev ilan etti. http://bit.ly/2s8hdOs

6.5.2017 -  Dubai’de işçi komitelerinde birleşen işçilerin eylemi kazanımla sonuçlandı 1 Mayıs günü Dubai'nin El Quoz kentinde 250 işçi taşeron şirketi önünde bir protesto eylemi yaparak ödenmemiş ücretlerinin ödenmesini istediler. İşçi komitesinin temsilcileriyle şirket yöneticileri arasında yapılan görüşmede ücretlerin iki gün içerisinde ödenmesi konusunda anlaşmanın yapılmasından sonra protesto eylemi bitirildi. Dubai'de, göçmen işçilerin hak arama eylemleri genellikle işçilerin yurtdışı edilmesiyle sonuçlanıyordu. İşçi komiteleri etrafında birleşen işçilerin eylemi bu defa haklarının alınmasıyla sonuçlandı.http://bit.ly/dubaielquozx

11.5.2017 - Arjantin’de insanlık suçlarında ceza indirimine  öfke devlete  geri adım attırdı  Arjantin’in başkent Buenos Aires’te bulunan ünlü Mayıs Meydanı’nda (Plaza de Mayo) toplanan yüz binlere kişi, Anayasa Mahkemesi’nin geçen hafta insan hakları ihlalinden hüküm giymiş bir mahkumun cezasını düşürmesi kararını protesto etti. Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra 1970 ve 80’li yıllarda kaçırma ve işkence gibi insan hakları ihlallerinden suçlu bulunmuş çok sayıda mahkum da alt mahkemelere başvurarak serbest bırakılmaları talebinde bulundu. 1976-1983 yılları arasındaki askeri diktatörlük yönetiminde 5 kişiyi kaçırarak işkence etme suçundan 13 yıl hapis cezası alan Luis Muiña hakkında ise cezasını düşürme kararı alınmıştı..Ancak kitlesel eylemler Arjantin Parlamentosuna, insanlık suçlarından ceza indirimlerini engelleyen karar almak zorunda bırakı.http://bit.ly/arjantinbeyazöfke

 14.5.2017 - Tunus’ta halk yolsuz patronlara af yasasına karşı sokaklara döküldü DW Türkçe’nin haberine göre Tunus’ta yolsuzluktan haklarında dava açılan iş adamlarına af çıkarılmasına dair yasa başkentte binlerce kişi tarafından protesto edildi. ‘Af yok’ ve ‘Yolsuzluğa son’ yazılı pankartlarla başkent Tunus’un ana caddelerini dolduran 5 bin dolayındaki göstericiye muhalefet liderleri de eşlik etti. 50 dolayındaki kitle örgütüyle ‘Affetmiyorum’ adlı halk hareketinin birlikte organize ettikleri protesto yürüyüşüne katılanlar ‘yolsuzluğun temize çıkarılmasını kabul etmediklerini’ söyledi.

19.5.2017 - Endonezya’da 10 bin madencinin ortak grev cephesi 1 Mayıs'tan bu yana, Endonezya'daki Freeport madenindeki Grasberg madeninde çalışan 10 binden fazla madenci grevde, şirket grevin 'yasadışı' olduğunu söyleyip grevi kırmak için yasaları hiçe sayarak 9 Mayıs'ta çok sayıda yeni taşeron işçisini işe aldı. Greve katılan yüzlerce madenciyi de işten attı. Papua'daki Grasberg bakır ve altın madenciliği ocakları, toplam 32 bin madenciye istihdam sağlıyor. ABD tekeli Freeport McMoRan'a bağlı olan Freeport Endonezya, 1967'den bu yana çevre ve toplumun sağlığını hiçe sayarak üretim yapıyor.http://bit.ly/endonezyabakırmadeni

21.5.2017 - Brezilya'da Temer'in istifasını isteyen militan kitle eylemleri sürüyor Brezilya'da Dilma Rousseff'i meclis darbesiyle devirerek iktidara gelen Michel Temer'in istifasını isteyen eylemler devam ediyor. Temer'e ait ses kayıtlarının çıkmasıyla birlikte eylemler hız kazanırken, kayıtlarda Temer'in yolsuzlukların gizlenmesi için rüşvet ayarlamaya çalıştığı görülüyor.Michel Temer, işçi haklarını kısıtlamak, emekli maaşlarında kesintiye gitmek, kamu şirketlerini ve toprakları özelleştirmek gibi politikalar izliyor. Parana Institute Research tarafından yapılan araştırma, Brezilyalıların yüzde 87'sinin Temer'in hemen görevden alınmasını istediğini ortaya koyuyor.http://bit.ly/brezilyadaeylemler

26.5.2017 - Kanada’da on binlerce inşaat işçisi grevde! ti. 175 bin örgütlü işçinin çalıştığı sektördeki grev, sendika üzerinde baskı kurmaya çalışan eyalet yönetimi tarafından sona erdirilmeye çalışılıyor.Eyaletteki sanayi bölgeleri, otoyol ve köprüler de dahil tüm inşaatları işçiler tarafındandurduruldu.Kanada basınına yansıyan haberlere göre, işçilere beş yıllık bir sözleşme ve yıllık 0.7 ücret artışı dayatan inşaat patronları, hafta sonu ve ek mesai ücretleri gibi temel hakları kısıtlamaya çalışıyor. Sektörde işçilerin işbaşı aralığı olarak tanımlanmış olan sabah 6-9 saat aralığını esneterek 5-11 aralığına çekeceklerini açıklayan patronlar ek mesai ücretlerini de yarı yarıya düşürmek istiyor.http://bit.ly/kanadagrev

28.2017 - İsrailliler, Filistin için sokaklara döküldü Deutsche Welle'nin haberini göre, Tel Aviv'de düzenlenen gösteriye katılan eylemciler 'İki devlet, bir umut' yazılı dövizler taşıdı. Kimi dövizlerde de 50 yıldır süren İsrail işgaline dikkat çeken, 'Yeter! Hemen şimdi barış' ifadeleri okundu. Katılımın 15 bin dolayında olduğu gösterinin, Batı Şeria ve Kudüs'ün doğusundaki İsrail işgalini eleştiren solcu hareket 'Şimdi Barış'ın çağrısıyla düzenlendiği belirtildi.

17.5.2017 - Yunanistan’da “kemer sıkma”ya karşı genel grev AB yetkilileriyle anlaşmaya varılan, yarın mecliste oylanacak pakette, emeklilik maaşları azaltılmak ve vergiler arttırılmak isteniyor. Vergi artışının yılda bir buçuk maaşa eş değer olacağı belirtiliyor. Yunanistan’da 1 Mayıs’ta da genel greve gidilirken Yunanistan Kamu Çalışanları Federasyonu (ADEDY) ile Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE) 17 Mayıs’ta 24 saatlik grev almıştı. Tüm İşçilerin Militan Cephesi’nin (PAME) de örgütleyicisi olduğu genel greve farklı iş kollarında farklı sürelerde grevlerle katılım sağlanıyor.http://bit.ly/yunanistandakemersıkma

29.5.2017 - IMF ve Almanya Yunanistan’ın nasıl sömürülmesi gerektiğinde anlaşamadı Yunanistan haziran ayında kreditörleriyle toplamı 353 milyar doları bulan borcunun yeniden yapılandırılmasını konusunu gündeme getirmeye mecbur kalacak. Sorun aslında IMF ile Almanya arasındaki anlaşmazlık. Pazartesi günü Brüksel'de yapılan toplantıda IMF ile Almanya arasındaki anlaşamama bir kere daha ortaya çıktı. IMF, Almanya’nın lideri olduğu Euro Bölgesi ülkeleri Yunanistan’ın büyük borç yükünü nasıl düşürmeyi organize edeceklerini açıkça ortaya koyuncaya kadar, Yunanistan’a destek veremeyeceğini belirtti. (The Economist dergisinden kaynak göstermeden alıntılayan: Akşam gazetesi yazarı Deniz Gökçe)

31.5.2017 - Guatemala: Balıkçılar madencilik şirketine karşı direniyor Q’eqchi yerli halkının yaşadığı El Estor kasabasında balıkçılar başta olmak üzere tüm yerel halk, madencilik şirketlerinin su kaynaklarını kirletmesine karşı uzun süredir mücadele veriyordu. 27 Mayıs’ta yerel yönetimin halkın taleplerini görmezden gelip görüşmeye yanaşmaması üzerine balıkçılar CGN (Compañía Guatemalteca de Níquel) maden şirketinin ürünlerini taşımak için kullandığı otoyolu kesti.Barikatı dağıtmak için otoyola gelen polis balıkçılara gerçek kurşunlarla saldırdı ve Carlos Maaz Coc isimli yurttaş olay yerinde vurularak hayatını kaybetti. Aynı gün İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada 4 polisin yaralanmasını “kınarken” bir sivilin hayatını kaybettiğini duyurmakla yetinmiş, ertesi gün ise hayatını kaybeden olmadığını açıklamıştı. Hükümetin çelişkili açıklamalarının yanı sıra, savcılık bürosu yetkilileri polisin işlediği cinayeti soruşturmak için olay yerine gelmeye dahi tenezzül etmedi. Bunun üzerine sokaklara çıkan öfkeli halk polis noktasını ateşe verdi ve El Estor belediye başkanının evine yürüdü. http://isyandan.org/haberler/guatemala-madencilik-sirketine-karsi-balikcilarin-direnisi/

31.5.2017 - Kolombiya: üniversite öğrencileri polisle çatıştı 25 Mayıs’ta askeri polis ile Cali’deki Valle Üniversitesi öğrencileri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Öğrenci Günü onuruna öğrenciler Buenaventura’daki köylü grevine ve Choco halk grevine destek için eylem yaptı ve polis saldırılarına karşı direndi. Choco halk grevi Onlarca yıldır hükümetlerin görmezden geldiği, doğal kaynakları maden şirketleri tarafından talan edilen, çoğunluğunu yoksulluk içinde yaşayan Afro-Kolombiyalıların oluşturduğu Choco vilayetinde halk geçtiğimiz yıl Ağustos ayında greve gitmişti. Bu sene de 9 Mayıs itibari ile yerel halk ekonomik adalet için yine greve çıktı. Tam 18 günün ardından geçtiğimiz Cumartesi (27 Mayıs) hükümet geri adım attı ve vilayete 2022 yılında tamamlanmak üzere altyapı projeleri ve yatırım sözü verdi. Yerel halk adına müzakereleri yürüten komite üyelerinden Leonardo Montoya, hükümetin verdiği sözleri tutmaması durumunda tekrar halk grevine gidileceği uyarısında bulundu. http://isyandan.org/haberler/kolombiya-universite-ogrencileri-polisle-catisti/

Emperyalist Rekabet

15.5.2016 Milyarlar açlığın pençesindeyken gıda tekelleri büyüyor  Madencilik ve enerji devi Glencore, tarım departmanlarının Bunge Limited adlı ticaret şirketini alma girişiminde bulunduğunu açıkladı. 274 depolama tesisi, 36 işleme tesisi ve 23 limanı olan Glencore tarım departmanı 35 ülkede faaliyet gösteriyor. Glencore’un satın almak istediği Bunge firması 40 ülkede faaliyet gösteriyor, 30 bin çalışını var ve geçen yıl 42.7 milyar dolar satış yaptı. 1818 yılında kurulan Bunge firması, Archer Daniels Midland, Cargill ve Louis Dreyfus firmalarıyla birlikte gıda ürünleri ticareti piyasasını egemenliği altına alan dört firmadan biriydi. İsimlerinin ilk harfleri nedeniyle bu firmalar gıda sektörünün ABCD’si olarak anılıyor. Son dönemde tahıl fiyatlarındaki düşüş söz konusu devasa firmaları birleşmeye zorladı. İsminin açıklanmasını istemeyen bir şirket CEO’su “görece küçük bir kar oranı söz konusu ve çok fazla oyuncu aynı işi yapmaya çalışıyor” açıklamasında bulundu. Düşük tahıl fiyatları, düşük kar oranları büyük şirket satın almalarına, tohum ve kimya sanayisinin yeniden biçimlenmesine yol açıyor. Glencore Bunge’yi alırsa büyük tarım şirketlerindeki konsolidasyon (merkezileşme ve yoğunlaşma) artacak. Hatırlanacağı gibi Çin Ulusal Kimya Şirketi İsviçre menşeli kimya ve tohum firması Syngenta’yı 43 milyar dolara almak üzere. İki dev tarım ve kimya firması Dow Chemicals ve DuPont da birleşmek üzere. Alman sanayi devi Bayer AG ise ünlü GDO firması Monsanto’yu milyarlarca dolara satın aldı. Glencore-Bunge birleşmesi tahıl sektörünü elinde tutan ABCD şirketlerine bir de G harfini eklecek. ABCD firmaları 2005 yılında 150 milyar dolar 2011 yılında 318 milyar dolar ciro yapmıştı. Glencore-Bunge birleşmesi, Brezilya, Avustralya, Rusya ve Kanada gibi yerlerde faaliyet gösteren dünyanın en büyük tarım ticaret şirketlerinden biri oluşacak. Soya fasulyesi, un ve şeker gibi ürünlerde büyük bir üstünlüğe sahip olacak ve Latin Amerika’yla Çin gibi gıda ithal eden ülkeler arasında dev köprüler kuracak. (Financial Times) Sınıf Gündemi’nin yorumu: Dünyada toplam 570 milyon çiftçi var, Bugün dünyada açlık çeken 800 milyon insanın yarısı tarım sektörüne bağlı küçük çiftçiler ve işçilerden oluşuyor.

13.5.2017 Almanya ABD’ye karşı teknoloji geliştirme savaşı veriyor “ABD’deki teknoloji geliştirme merkezi Silikon Vadisi otomobillerin geleceğini hızla değiştiriyor, yatırımları oturmuş firmalara yeni yatırımlar yaptırmaya zorluyor, elektrikle çalışan, internete bağlayan, kendi kendine gidebilmelerini sağlayan sensör teknolojileri ve bilgisayar programları otomobiller üretmeye zorluyor. Ama önümüzdeki yıllarda Almanya da kendi silahını sergilemeye hazırlanıyor: Silikon Saksonya. Ülkenin en güneyindeki bölgesi otomobillerin elektrifikasyonunda lider bir rol oynamaya hazırlanıyor. Porsche bütün hibrit (melez) otomobillerini burada üretirken, Volkswagen, BMW and Daimler gibi firmalar Silikon Vadisinde faaliyet gösteren ve dünyanın en gelişmiş elektrikli arabalarını üreten Tesla’ya bu bölgede bir alternatif oluşturmaya çalışıyor. (Financial Times)

17.5.2017 Almanya'da İncirlik Üssü Gerilimi Artıyor Federal Parlamento Savunma Komisyonu üyesi milletvekillerinin İncirlik Üssü’ndeki Alman askerlerini ziyaret etmesine izin verilmemesinin yankıları sürerken, muhalafet partileri Yeşiller ve Sol Parti, askerlerin derhal geri çekilmesi için ortak bir önerge verdi. Başbakan Merkel, milletvekillerine izin yasağı kararı sonrasında yaptığı açıklamada, İncirlik Üssü’ne alteratif aramak zorunda olduklarını ifade ederek, Türkiye’nin tavrını 'hoş olmayan bir karar' şeklinde tanımlamıştı. Ankara’nın ziyaret kararı, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bazı Türk askerleri ve ailelerinin Almanya’ya iltica başvurusunun kabul edilmesine tepki olarak değerlendiriliyor. http://bit.ly/SG-incirlik

21.5.2017 - Norveç askeri Irak sınırından Suriye’ye girdi Al-Masdar’da yer alan habere göre, cumartesi günü Iraklı komutan Shakir Abid, Norveç ordusuna bağlı özel birliğin Irak’ın Anbar eyaletinin batısındaki El-Velid sınır kapısından Suriye’ye giriş yaptığını açıkladı.Birliğin geçtiğimiz günlerde koalisyon uçaklarının hava saldırısı gerçekleştirdiği El-Tanf bölgesine ulaştığı belirtildi. Ayrıca, Humus’un doğusunda konuşlandırılmış bulunan İngiliz ve Amerikan güçleriyle bağlantı kuracağı ifade edilen birliğin, Irak ordusu, federal polis ve sınır güvenliği tarafından Suriye’ye güvenli geçişinin sağlandığı kaydedildi. Birliğin geçtiği bölgede, Şam-Bağdat karayolu üzerinde de ÖSO çeteleriyle Suriye ordusu arasında çatışmalar yaşandığı, Suriye ordusunun Irak sınırına doğru ilerlediği basına yansımıştı.

21.5.2017 - ABD ve Suudi Arabistan arasında 380 milyar dolarlık silah antlaşması ABD ile Suudi Arabistan arasında “380 milyar doların üzerinde”, 10 yıllık silah anlaşması imzalandı. Beyaz Saray Sözcüsü anlaşmanın, ABD tarihinde tek seferde yapılan en büyük anlaşma olduğunu söyledi. http://bit.ly/30milyardoalrsilah

21.5.2017 - Çin, 10'un üzerinde CIA ajanını öldürdü Çin hükümetinin 2 yılda 18 CIA ajanını öldürdüğü veya hapse attığı, istihbarat örgütünün ülkedeki operasyonlarının felç olduğu duyuruldu. Çin hükümetinin, CIA'in ülkedeki operasyonlarını sistematik olarak sona erdirdiği, 2010 yılından itibaren 2 yıl içerisinde 18 CIA ajanının öldürüldüğü ya da hapse atıldığı açıklandı. New York Times'ın haberine göre, ABD'li yetkililer ajanların yakalanmasına sebep olan istihbarat sızıntısını "son yılların en kötü açığı" olarak nitelerken, ABD'nin sızıntının sebebini hala bulamadığı duyuruldu. http://haber.sol.org.tr/dunya/ciain-onlarca-yilda-kurdugu-istihbarat-agi-2-yilda-cokertildi-10un-uzerinde-ajan-olduruldu

 

20.5.2017 - Amerikan Emperyalizminin yeni üs arayışları Habertürk yazarı Serdar Turgut 20.5.2017 tarihli köşe yazısında Erdoğan’ın Trump’la gerçekleştirdiği görüşmeden saatler sonra, Mansur Barzani başkanlığındaki bir Kuzey Irak Kürt heyetinin de Beyaz Saray’da temaslar yaptığını ve “Gelen bilgilere göre görüşmelerde en önemli gündem maddesi, Kürtlerin Amerika’ya eğer isterlerse DEAŞ bölgeden tamamen temizlendikten sonra Kuzey Irak Kürt Bölgesi’ne bir Amerikan üssü kurabilecekleri teklifi olmuş.” diye yazdı. (Serdar Turgut, Habertürk)

23.5.2017 - Alman hükümetinden ‘İncirlik krizi’ yorumu: "NATO Türk politikasının tutsağı olmamalı" DW Türkçe'ye konuşan Alman hükümetinin Transatlantik İlişkiler Koordinatörü Hardt, İncirlik anlaşmazlığı için "NATO’yu, sınırları zorlayan Türk politikasının tutsağı haline düşürmemeliyiz" dedi. http://www.dw.com/tr/nato-t%C3%BCrk-politikas%C4%B1n%C4%B1n-tutsa%C4%9F%C4%B1-olmamal%C4%B1/a-38941530

28.5.2017 - G-7 zirvesine ABD - Almanya kavgası damga vurdu ABD Başkanı Donald Trump ticaret ve iklim değişikliği konusunda Batılı müttefikleriyle kavga ediyor. Avrupalı bir lider Cuma günkü G-7 görüşmelerini son yıllarda görülmedik denli sert geçtiğini belirtti. Tormina’daki görüşme öncesinde dünyanın önde gelen sanayileşmiş ülke liderleri arasındaki birliği gösteren bir tablo özenle çizilmeye çalışılmıştı. Ama Bay Trump’ın Almanya’nın ABD’ye ticaret fazlası vermesi ve gaz emisyonlarını kontrol etmeyi amaçlayan 2015 Paris anlaşmasının arkasında durmayı reddetmesi tüm bu tabloyu berbat etti. Trump, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’le yaptığı görüşmede Almanya’nın ABD piyasasını otomobillerle doldurmasına “kötü, çok kötü” ifadeleriyle değerlendirdi.  Alman Şansolye Angela Merkel ise Almanya’nın ticaret fazlasının eleştirilmesini “uygunsuz” bulduğunu söyledi. (Financial Times)

Emperyalizm ve Halklar

1.5.2017 - Amerikan Emperyalizmi halkları vuruyor Amerika Savunma Bakanlığı Pentagon, ABD öncülüğündeki koalisyonun Suriye ve Irak’ta IŞİD hedeflerine karşı düzenlediği saldırılarda, operasyonun başladığı 2014 yılından bu yana en az 352 sivilin ‘yanlışlıkla’ öldürüldüğünü açıkladı.(gazetemanifesto.com)

14.5.2017 - 13 bin sivil Rakka'dan kaçarak DSG kontrolündeki bölgelere geçti IŞİD'in kontrolündeki Rakka kentinden 13 bin sivil evlerini terk ederek Demokratik Suriye Güçleri'nin kontrolündeki bölgelere geçiş yaptı. http://bit.ly/SG-Dsgrakka

15.5.2017 - Yunanistan yeni kemer sıkma politikalarını görüşüyor: Emekli maaşları azalacak, vergiler artacak Yunanistan yönetimi, emekli maaşlarının azaltılmasını ve vergi artışlarını öngören yeni kemer sıkma politikalarını görüşüyor. Yunanistan'da ekonomi yeniden resesyona girerken, Yunanistan milletvekilleri yeni kemer sıkma politikalarını tartışıyor.  Kemer sıkma politikalarının onaylanması durumunda, kemer sıkma önlemleri 10 yıldan uzun süredir devam ediyor olacak.  Syriza ile uluslararası kreditörler arasındaki görüşmeler sürerken, yeni kemer sıkma önlemleri 2019 yılında emekli maaşlarının azaltılmasını, 2020 yılındaysa gelir vergisinin artırılmasını öngörüyor.  Syriza yönetimi, kreditörlerden aldığı borçlar karşılığında kemer sıkma politikaları gerçekleştirmeyi kabul etmişti.  Dayatılan kemer sıkma politikaları, ekonomide bir düzelmeye yol açmazken, ülkede kitlesel grevler devam ediyor. (haber.sol.org)

13.5.2017 - İzmir’in Guantanamosunda çığlıklar dinmiyor İzmir’de bulunan Harmandalı ve Işıkkent Geri Gönderme merkezlerinde kalan mülteciler yönelik baskılar artıyor. Avukatlardan İnsan hakları savunucularına kadar birçok kişinin girişine izin verilmeyen Harmandalı’ya dair gözlemlerinde, müvekillerinin kanunda belirtilen hiçbir haktan yararlanamadığını ve ’’fiili ve keyfi"uygulamaların hüküm sürdüğünü belirtti(Özgürlükçü Demokrasi)

17.5.2017 - Brezilya burjuvazisinin adamı “misyonunu” tamamlamak üzere Financial Times gazetesi, Brezilya’nın geleceğine ilişkin uzun bir değerlendirme yazısı yayınladı. Yazıda, Temer hükümetinin ülkedeki aşırı üretim krizini işçi sınıfına yüklenerek aşmaya çalışan politikaları övülüyor: “iş çevrelerinin dostu teknokratlardan oluşan Temer hükümeti, artan emeklilik ödemeleri yüzünden artan bütçe açığı gibi Brezilya’nın en rahatsız edici sorunlarından bazılarını çözmek için kollarını sıvadı. (...) Temer hükümeti on yıllardır görülmemiş bir hızla Brezilya ekonomisini yeniden yapılandırıyor. Devlet harcamalarındaki büyümeyi sıfıra indiren bir bütçe tavan sınırı belirledi. Rakamları bu sınırda tutabilmek için dünyadaki en cömert ve en masraflı emeklilik sistemlerinden birini rafa kaldıracak reformlar yapıyor. Buna göre hükümet, en erken emeklilik yaşını kadınlarda 62’ye, erkeklerde 65’e çıkarmaya çalışıyor. Şu anda ellili yaşlarının başında bir çalışan emekli olabiliyor. Hükümet aynı zamanda emek piyasasını rahatlatacak yasalar da çıkarıyor. Yeni kurallara göre çalışanların şirketleri mahkemeye vermesi zorlaşıyor. Hükümet petrol ve doğal gaz sektörünü yabancı yatırıma açtı, hava yollarının yüzde yüz yabancı sermayeye ait olabilmesini mümkün kıldı ve hava limanı işletmelerinin yabancılara verilebilmesinin önünü açtı. Bay Temer, gazetemizle yaptığı röportajda yeniden seçilmeyi amaçlamadığını söylemişti. Belki de bundan olacak, sert reform paketini uygulamaktan çekinmiyor. Gözlemciler, kısa vadede halkın hoşuna gitmeyecek olan bu reformları yapmanın bu hiç sevilmeyen hükümet için hiçbir sorun taşımadığını belirtiyorlar.”

28.5.2016 - IMF Ukrayna’da işçi sınıfı ve emekçilere daha çok saldırı istiyor IMF Ukrayna hükümetinden reform çabalarına devam etmesini talep etti. IMF yetkilileri “yapısal reformların kararlı bir biçimde uygulanması Ukrayna’da güçlü ve sürdürülebilir bir büyümenin sağlanması açısından kritik öneme sahip olmaya devam ediyor” şeklinde açıklama yaptı. Ukrayna geçen ay, IMF’den 17.5 milyar dolar borç almıştı. 

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

2.5.2017 - Türkiye ile Azerbaycan'dan gerilimi yükselten ortak tatbikat Türkiye ve Azerbaycan ortak askeri tatbikata başladı. Dağlık Karabağ 5 Mayıs'a kadar sürecek olan tatbikata tepki gösterdi. (haber.sol.org.tr)

4.5.2017 - Türk işadamları dünyanın toprağını alıyor Türkiye’de tarım alanlarında ekim giderek daralırken, Türk işadamları gıda alanında yatırım için yurtdışını tercih ediyor. Amerika’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Asya’ya birçok ülkede arazi alan Türk işadamları, tarımın dışında gayrimenkul ve turizm gibi alanları da değerlendiriyor. http://bit.ly/2sI8iQx

14.5.2017 - Savaş sanayisi palazlanıyor Türkiye’de savunma sanayi silah, araç - gereç, mühimmat alımları ile bunların yurt içinde üretimini 1985 yılından bu yana Savunma Sanayi Müsteşarlığı koordine ediyor.2016 sonu itibariyle Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından sözleşmeye bağlanmış proje sayısı 269, proje bedeli toplamı 124 milyar TL oldu.269 projenin  yüzde 48’i yurt içinde üretimi, yüzde 8’i yurt içinden hazır alımı, yüzde 8’i ortak üretimi, yüzde 21’i araştırma - geliştirmeyi hedef alan projeler.Savunma sanayi sektörünün toplam yatırımları 3.5 milyar dolara ulaştı. Yıllık üretim değeri 2 milyar dolar ile 3 milyar dolar arasında.Savunma sanayimiz 2016 yılında 1 milyar 677 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Havacılık ve savunma sanayi kilo başına en yüksek ihracat geliri sağlayan sektör.Genelde toplam ihracatımızın kg başı döviz getirisi 1.30 dolar dolayında iken savunma sanayi ürünlerinin kilo başı ihracat geliri geçen seneye göre 12.7 dolar artış göstererek 33 dolara ulaştı.Değişik konularda ihtisaslaşan büyük sanayi grupları yanında, 5 bine yakın KOBİ savunma sanayine parça üretiyor. Ankara’da 730 hektarlık alana Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Sitesi kuruluyor.1974 Kıbrıs Harekatı sonrası, savunma sanayinde yerli üretimi gerçekleştirmek için kurulan vakıflar 1987 yılında tek çatı altında toplandı.Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağlı şirketler 2016 yılında savunma sanayinde gerçekleşen iş hacminde yüzde 43 pay sahibi oldu. Toplam savunma sanayi ihracatının yüzde 41’ini, toplam araştırma geliştirme harcamalarının yüzde 60’ını vakıf şirketleri gerçekleştirdi. (Güngör Uras, Milliyet)

15.5.2017 - ‘Türkiye, Tel Abyad'a kara ve hava harekatı yapmaya hazırlanıyor’ Türkiye'nin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleriyle, Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad kentine yönelik hava ve kara harekatı yapmak için hazırlıklar yaptığı öne sürüldü. Sputnik'e konuşan YPG/YPJ Sözcüsü Nesrin Abdullah, bu konuda kendilerine bilgiler geldiğini belirterek, hazırlıklı olduklarını ve kendilerini savunacaklarını söyledi.Hazırlıklar kapsamında Akçakale Tel Abyad sınırında OBÜS topları, zırhlı araçlar ile tanklar yerleştirilirken, sınırdaki Türk askeri sayısı da artırıldı. Fırat Kalkanı operasyonunda yer alan ÖSO gruplarıyla Tel Abyad kentine kara ve hava harekatı yapmak için sınıra yoğun bir askeri bir sevkiyat yapıldığı da görüldü.

15.5.2017 - Katar parayla asker alıyor: Türk askeri Katar'a neden gidiyor? Türkiye, Katar'da askeri üs kuruyor haberlerinin ardından ilginç gelişmeler olmaya devam ediyor. Türkiye'nin Katar'da kuracağı söylenen üssün tüm giderlerini Katar karşılayacak, üsse Türk askeri gönderilecek. Sözcü'den Zeynep Gürcanlı konuyu köşesine taşırken, "Katar, komşularıyla bir sorun yaşasa, Mehmetçik devreye sokulacak... Katar'ın yaptığı masrafları, Mehmetçik 'kanıyla' ödeyecek" ifadelerini kullandı. http://bit.ly/SG-tskkatar

15.5.2017 - Kastamonu Entegre, İtalyan devini satın aldı Türkiye'nin en büyük 41'inci şirketi olan Kastamonu Entegre, 1962 yılında kurulan ve İtalya'nın üçüncü büyük yonga levha üreticisi olan Gruppo Trombini’yi satın aldığını açıkladı. Bu yatırımla birlikte Kastamonu Entegre’nin yurt dışındaki yatırımları 800 milyon Euro'yu aştı. http://bit.ly/SG-kastamonu-entegre

15.5.2017 - Banka patronları kârlarını katladı Yılın ilk üç ayındaki kârları geçen yıla göre yüzde 68 arttı orsada işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı 2017'nin ilk üç ayında 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 68 artarak 9 milyar 43 milyon lira oldu.Bankaların öz kaynakları mart sonu itibarıyla 204 milyar lirayı aşarken, ortalama öz kaynak kârlılığı da yüzde 15,3 düzeyinde gerçekleşti. Borsa İstanbul'da işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı bu yılın ilk çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 68 artarak 9 milyar 43 milyon lira olurken, ortalama öz kaynak kârlılığı da yüzde 15,3 seviyesinde gerçekleşti.BDDK verilerine göre de Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı, bu yılın ilk çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine oranla yüzde 65,02 artarak 13 milyar 517 milyon liraya yükseldi.http://bit.ly/bankalarkazanıyor

15.5.2017 - Türkiye’den 15 yılda Arap ülkelerine yatırım 36 kat arttı “Son 15 yılda Türk işadamlarının Arap coğrafyasına yaptıkları doğrudan yatırımın 36 kat, Arap yatırımcıların Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının da 23 kat artarak 10 milyar doların üzerine çıkması en önemli gösterge.” (Yaşar Kuş, Dünya Gazetesi)

8.5.2017 - 6 Büyük holding 5.2 milyar TL etti  Yılın ilk çeyreğine ait 6 şirket karlarını açıkladı .Bunlardan Koç Holding’in ocak-mart dönemine ait karı geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 118 artışla 1.1 milyar liraya yükselirken, Holding’in finans sektörü faaliyetler dahil satış gelirleri ise ilk çeyrekte geçen yıla göre yüzde 59 artışla 22.3 milyar liraya çıktı .  Sabancı Holding’in konsolide satışları ,2017’nin ilk üç aylık dönemine göre yüzde 9.5 artarak 9 milyar 100 milyon tl oldu. Sabancı Holding’in toplam varlıkları ise 31 Mart 2017 itibariyle 317 milyar 385 milyon TL’ye yükseldi. Ziraat Bankası ‘nın aynı döneme ait karı 2miyar 170milyon tl ,VakıfBank 1milyar 225milyon tl ,KuveytTürk geçen yılın aynı dönemine oranla karını yüzde 21,3 arttırarak 152milyon TL ,2016 yılından net karını yüzde 300 arttıran OdeaBank , 2017’nin ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 311.7 arttırarak 93 milyon TL ye yükseltti. (Dünya Gazetesi)

20.5.2017 - İşkenceyle suçlanan Afganistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dostum 'Türkiye'ye kaçtı - Afganistan'ın kaçırdığı siyasi rakibine işkence ettiği iddia edilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı General Abdül Raşid Dostum'un, hükümetin soruşturması sürerken Türkiye'ye gitmek üzere ülkesini terk ettiği açıklandı. Afgan yetkililer, Cuma günü General Dostum'un başkent Kabil'den ayrıldığı belirtildi. Dostum'un Sözcüsü Beşir Ahmed Tayanç ise, Dostum'un "tıbbi kontroller" için seyahate gittiğini ve kısa süre sonra geri döneceğini duyurdu. Sözcü, "General Dostum ülkesini asla terk etmez, aksine bu zorlu zamanlarda halkının yanında durmayı sürdürüyor" dedi. Dostum, adamlarına rakibi Ahmed Eşçi'ye işkence etmeleri için emir vermekle suçlanıyor. Eşçi General Dostum'un, ülkenin kuzeyindeki memleketi Jowzjan'ın eski valisi. http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39985000

21.5.2017 - Arçelik buluşta 74. sıraya çıktı İstanbul, 25 Nisan (DHA) - Birleşmiş Milletler bünyesindeki Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO) tarafından yayınlanan "en çok uluslararası patent başvurusu yapan şirketler" listesinde geçen yıl 78’inci sırada yer alan Arçelik, en güncel yıllık listede dört basamak daha ilerleyerek 74’üncü sıraya yerleşti. http://bit.ly/2s7XLRI

23.5.2017 - Rus basını: Türkiye Suriye’de on bin kişilik ordu kuruyor Türkiye'nin YPG'ye karşı olası operasyonlarda kullanılması ve güvenli bölgede görev almaları için Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensubu muhaliflerin oluşturacağı 10 bin kişilik bir ordu kurmaya çalıştığı iddia ediliyor. Türkiye'nin aynı zamanda Cerablus'tan İdlib'e kadar olan bölgede “güvenli bölge” kurmak istediği ve bu “güvenli bölgede” görev almaları için bu ÖSO ordusunu oluşturduğu belirtiliyor. (http://www.hurriyet.com.tr/rus-basinindan-flas-turkiye-iddiasi-40467433)

24.5.2017 - Türk sermayesi Hindistan’da Koç Holding ve Tata, Hindistan’da ortak şirket kurdu Hindistan’ın köklü şirketlerinden Tata Grubu bünyesindeki Voltas ve Arçelik AŞ arasında, Hindistan’da üretim ve satış yapacak şirket kurulması için, ortaklık anlaşması imzalandı. 100 milyon dolar sermaye ile kurulacak şirkette Arçelik’in bağlı ortaklığı Ardutch B.V.’nin ve Voltas’ın yüzde 49 payı bulunacak. (Habertürk) http://bit.ly/2raDtlQ

25.5.2017-Türkiye'den Sudan'a giden patlayıcı yüklü gemi incelemeye alındı Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre Yunan sahil güvenlik birimleri, 17 mürettebatıyla Türkiye'deki bir limandan ayrılan Mekong Spirit adlı gemiyi Çarşamba sabahı durdurarak Ege Denizi'ndeki Kos Adası'na yönlendirdi.Yunan basınında çıkan haberlerde, patlayıcıların daha çok madencilikte kullanılan türde olduğu belirtildi. Söz konusu haberlerde, gemideki 80 konteynerden 30'unun şüpheli olduğu bildirildi. http://bit.ly/sudansilahgemi

 Kapitalizm ve Kadın

12.5.2017 - Sağlık Bakanlığı’ndan emziren kadına döner sermaye kesintisi Süt izni hakkını kullanan kamu çalışanlarına döner sermaye kesintisi uygulanmasına dönük Sağlık Bakanlığı genelgesi, İzmir’de uygulanmaya başladı.http://bit.ly/emzirenkadındönersermaye

15.5.2017 - Son 4 ayda 132 kadın öldürüldü Kadına yönelik şiddet ve cinayetler her gün artış gösteriyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2017 ocak, şubat, mart ve nisan ayında 132 kadın öldürüldü. 75 kadın cinsel şiddete maruz kalırken, 144 çocuk ise istismara maruz bırakıldı. 2013 yılında 237 kadın, 2014 yılında 294 kadın, 2015’te 303 kadın, 2016 yılında 328 kadın öldürülürken, 2017’nin sadece ilk 4 ayında 132 kadın yaşamını yitirdi.http://bit.ly/son4ay

28.5.2017 4 kadından biri evde oturuyor Türkiye’de kadınlar halen erkekler kadar kolay iş bulamazken, iş bulduklarında da daha düşük ücretlerle çalışmaya devam ediyor. Eğitime göre işsizlik oranındaki fark kadınlara yönelik ayrımcılığı teyit ederken kadınlar büyük oranda ‘ev kadınlığı’nı tercih ediyor. Son verilere göre 39 milyon 771 bin 220 olan kadın nüfusunun 11 milyon 79 bini ev işleriyle meşgul olduğu için işgücüne dahil olmuyor. Bu da kadın nüfusunun yüzde 28’inin, diğer deyişle en az dört kadından birinin ‘ev hanımı’ olması demek. Kadınların işgücüne daha fazla dahil edilmesi gerektiği konusunda uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin uyarıları sürse de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2002’den beri tablo neredeyse değişmedi. 2002’de 12 milyon 211 kadın ev işleriyle meşgul olduğu için işgücüne dahil edilmezken bu rakam 2008’den beri 11 milyonun üzerinde kalmayı sürdürüyor. (Cumhuriyet)

30.5.2017 - Kayyım kadını hedef aldı: 43 kadın merkezinden 36’si kapandı Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) elinde bulunan belediyelere kayyım atamalarıyla birlikte, belediyenin kadın politikalarına ket vuruldu, kurumlar kapatıldı, ‘erkeklere’ devredildi. Eş başkanlık sisteminin uygulandığı DBP'li belediyelere atanan kayyımların tamamı erkek oldu. İlk hedefleri ise belediyelerin bünyelerindeki kadın merkezlerini ve kadın politikaları müdürlüklerini kapatmak oldu. Yine, kayyımlar, kadın politikalar müdürlüğünde görevli kadınları işlerinden uzaklaştırarak yerlerine erkekleri atadı. Belediyeye bağlı kadın merkezlerinin çoğu kapatılırken, çalışanlarının da görevlerine son verildiı: 43 kadın merkezinden 36’sı kapandı.

 Kapitalizm ve Çocuk

13.5.2017 -'Batman'da çocuklar fuhuşa zorlanıyor' Gazete Sujin’den Şilan Özhan ve Şehriban Aslan’ın haberine göre, Batman’da 14 yaşındaki çocuk, çalıştığı iş yerinin sahibi tarafından sistematik olarak fuhuşa zorlandı. Açılan soruşturmaya gizlilik kararı getirilirken, çocuğun ifadesi Batman’da onlarca çocuğun fuhuşa zorlandığını, yüzlerce erkeğin fail olduğunu ve birçok ismin bilmesine rağmen olayı gizlemeye çalıştığını ortaya çıkardı.Kefaletle serbest bırakıldığı ya da ifade dahi vermediği iddia edilen isimlerin arasında birçok patron ve AKP’ye yakın isimler olduğu öne sürülüyor. İstismar vakalarının  özellikle Petrol, Cudi, Bağlar ve Bayındırlık mahallelerindeki kız çocuklarına yöneldiği de dikkat çekti.

25.5.2017 - Son 6 yılda 10 binden çocuk kayboldu  25 Mayıs Uluslararası Kayıp Çocuklar Günü vesilesiyle yayınlanan uluslararası raporlara göre son 6 yılda Ortadoğu’daki savaştan kaçarak Avrupa’ya giden 10 binden fazla mülteci çocuğun kayıp olduğu belirtiliyor. Avrupa’da ise her iki dakikada bir çocuk kaybolurken, Amerika Birleşik Devletleri’nde ise her 40 saniyede bir çocuğun kaybolduğu belirtiliyor.. Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği’nin verilerine göre Türkiye'de isekayıp çocuk sayısı 30 bin civarında.http://bit.ly/kaybolan-cocuklar

28.5.2017 - Anaokulunda çocuklara “şehitlik” piyesi oynatılıyor İstanbul Esenyurt’ta bulunan Tıfıl Anaokulun’un Esenyurt Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen  mezuniyet gecesinde  3 ile 6 yaş arasındaki çocukların sahne aldığı ‘’savaş ve ölüm’’ün kutsandığı , çocuklara gelinlik ve damatlık giydirilen piyeste erkek çocuklar  silah sesleri arasında ‘şehit’ oldu. http://bit.ly/anaokulupiyes

31.5.2017 - Çocuğa yönelik istismar sanığı sadece 59 gün tutuklu kaldı Diyarbakır’da 13 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan M.A.’nın eylemi ‘istismar’ değil, ‘cinsel taciz’ olarak değerlendirildi ve sanık 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılıp, 59 gün tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Bakanlık avukatı, çocuklara yönelik her türlü cinsel davranışın istismar olduğunu ifade ederek, vücut dokunulmazlığı ihlali aranmaması gerektiğini ifade etti.http://bit.ly/cocuktaciziserbet

Kapitalizm ve Doğa

10.5.2017 - Hevsel bahçeleri kum ocakları ve hafriyat alanına dönüştü UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer almasına rağmen, ‘Özel rekreasyon alanı’ ilan edilen Hevsel Bahçeleri ile Dicle Vadisi, taş ve kum ocakları ile çevrildi. Bugüne kadar birçok talanla yüz yüze kalan Hevsel Bahçeleri için bu ilk değil. Üzerine ‘kentleşme’ adı altında şehir betonlaşırken kum ocakları kuruldu. Dicle Nehri de aynı şekilde kum ocaklarının kurbanı oldu, nehirdeki canlı yaşamın atıklar yüzünden bitme noktasına geldi. Organize sanayi bölgesinden başlayan sıvı atıklar da nehre dökülüyor. Hala Sur ilçesinin atık suları Dicle nehrine drene ediliyor. 184 kuş türü ve onlarca endemik tür ve yüzlerce mikroorganizmaya ev sahipliği yapan, kuşların göç yolları üzerinde bulunan Hevsel Bahçeleri daha önce de Dicle Vadi projesi adıyla imara açılarak üç adet HES yapılması planlandı. Gelişen sivil muhalefetin tepkilerinden dolayı proje iptal edildi. Hükümet daha sonra ‘Tarım arazisi değildir’ çalışması başlatarak talan etme çalışmalarına devam etti. http://bit.ly/hevselkumocagı

14.5.2017 - Taş ocakları ‘’Yasa’’ dinlemiyor  Geleneksel zeytinliklerin tam ortasındaki taş ocağı projesiyle gündemde olan Seferihisar’a bağlı Orhanlı köyü ,3573 Sayılı Zeytincilik Kanunu ve Yönetmeliği ;zeytinlere 3km mesafede , toz ve duman çıkaran , kimyevi atık bırakan tesislerin yapılması , emredici ve bağlayıcı düzenleme ile yasaklanmasına rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecini başlattı. Köyün Muhtarı ,Zeytinlikleri içine alan Taş ocağının  aynı zamanda köyün evlerine 100 metre mesafede olup birinci dereceden arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığını belirtti.

15.5.2017 - Osmaniye'de  köylüler direnişe geçti Osmaniye'de tarihi yapılar ve zeytinliklerin bulunduğu alanda açılmak istenen taş ocağına tepki gösteren köylüler çadır kurup direnişe geçti Osmaniye’ye bağlı Kırmacılı köyüne sıfır mesafede, Bahçeköy ve Kazmaca köylerine ise yaklaşık 200 metre mesafede kurulmak istenen ve taş ocağı olarak bilinen kalker ocağı ve kırma, eleme tesisine karşı birleşen köylüler, taş ocağı projesinin iptal edilmesi için çadır kurdu. Köylüler 5 gün önce, köye gelen iş makinelerinin önünde durarak çalışmayı durdurmuştu. “Taş ocağı gelirse biz ne yiyip içeceğiz?” diyen köylüler, iş makineleri alanı terk edene kadar direnmeye devam edeceklerini ifade etti. Hayvancılık ve zeytin ağaçlarının geçim kaynağı olduğu ve arıcıların kışladığı, antik kentlerin ve kalıntıların bulunduğu bölgede taş ocağının, hayvancılık, tarım ve arıcılığı bitireceğini ifade eden köylüler şirket gidene kadar direneceklerini söylüyor. http://bit.ly/tasocagı


30.5.2017 - “Yeşil Yol” katliamı yeniden başladı Karadeniz’deki yaylaları ranta açmak için doğanın katledilmesi uğruna planlanan “Yeşil Yol Projesi” için dün iş makinaları yeniden çalışmaya başladı. Samsun, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Trabzon ve Artvin’deki yaylaları kapsayan 2 bin 600 kilometrelik yol çalışmasına daha önce kış şartları nedeniyle ara verilmişti.Talan projesine tepkileri engellemek isteyen jandarma, Yukarı Kavron Yaylası’na çıkan yol üzerinde kontrol noktası kurarak yaylaya geçişleri engelliyor. Bugün “yeşil” diye adlandırılan yolun , inşaat sektörüne faydası da şöyle : 500 TL/m2 inşaat maliyetiyle 662 milyon TL inşaat cirosu.http://bit.ly/yesilyolrant