Sermaye Devleti 

 

29.12.2016 - İçişleri Bakanlığı: 94 derneğin faaliyeti durduruldu İçişleri Bakanlığı, 94 derneğin faaliyetinin durdurulduğunu açıkladı. Bakanlık, daha önceden 375 derneğin kapatılmasına karar vermişti (t24.com.tr)

08.12.2016 - Ayda 300 liraya 'özel harekât kursu' adı altında 'kontrgerilla' eğitimi Özel Harekât Daire Başkanlığı'nca polis olmak isteyen kişilere ayda 300 liraya "özel harekât" kursları açıldı. Habertürk'te yer alan habere göre, Özel Harekât Daire Başkanlığı, 280 bin kişi “özel harekat” polisi olmak için iş başvurusu yapmıştı. (Haziran ayında, Özgür Gündem gazetesinde, hükümetin Kürdistan kentlerindeki özel harekatçıların sayısını 40 bine çıkaracağına dair bir haber yayınlanmıştı. Aynı ayda, hükümete yakın Sadat A.Ş'nin sitesinde 'eğitim paketi” olarak "Gayri nizami harp kursu" verilmesi dikkat çekmişti. Temmuz ayında, polise ağır silahlar verilmesi kararlaştırılmıştı. Ekim ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, parti yöneticilerini silahlandıracaklarını açıklamış, sosyal medya üzerinden "Ak silahlanma" ve "Ak milisler" etiketleriyle yapılan silahlanma ve şiddet çağrıları yapılmıştı. Kasım ayında ise, Polis Akademisi'nin resmi internet sitesinden yapılan duyuruyla özel harekat polisi yetiştirmek üzere 10 bin erkek öğrenci adayı alınacağı ifade edilmişti.)  


22.12.2016 - Bakanlık 175 adet yeni hapishaneyi 'hizmete' açacak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 2017 yılı sonuna kadar “Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler Minimum Cezaevi Standartlarına uygun yeni ve modern infaz ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte” olduğunu iddia ettiği 175 adet yeni ceza infaz kurumu inşa edilerek ‘hizmete açılmasının’ planlandığını söyledi.(evrensel.net) (Tutuklu sayısı arttıkça, hapishaneler yetersiz kalmaya başlıyor. Türkiye Hapishane Çalışmaları Merkezi, Temmuz ayında yayınladığı raporda cumhuriyet tarihi boyunca 50 bin civarında seyreden tutuklu sayısının 214 binlere yükseldiğini aktarmıştı.)


23.12.2016 - En fazla ‘tutuklu gazeteci’ Türkiye’de Gazetecileri Koruma Komitesi; bu yıl dünya çapında en az 257 gazetecinin hapse atıldığını, rekorun ise 81 gazeteciyi cezaevine gönderen Türkiye’de bulunduğunu bildirdi.Türkiye’nin ardından en az 38 tutuklu gazeteciyle Çin ikinci, 25 tutuklu gazeteciyle Mısır üçüncü sırada yer alırken onları 16 gazeteciyi tutuklayan Eritre ve14 gazeteciyi tutuklayan Etiyopya takip etti. (Kızıl Bayrak)


24.12.2016 - Muhtar İstihbarat Teşkilatı Cumhuriyet Gazetesinden Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhtarlara muhbirlik talimatının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu doğrudan il valilerine, muhtarlarla her ay düzenli olarak toplanması talimatı verdi. Talimata göre önce kaymakamlar, her ay ayrı bir ilçede emniyet müdürü, jandarma komutanı, STK temsilcileri ve muhtarlarla güvenlik toplantıları düzenleyecek. Ardından valiler, sadece muhtarlarla bir araya gelecek. Hazırlanacak değerlendirme raporları her ay Ankara’ya, İçişleri Bakanlığı’na gönderilecek.(evrensel.net)


12.12.2016 -  Polise acımasız olun emri  Erdoğan, “Devlet olarak, hükümetimiz olarak arkanızda biz varız. Size verilmiş olan hakları kesinlikle terörle mücadelede kullanmakta çekinmeyin. Bu hakkınızı kullanın. Eğer zalime merhamet ederseniz, mazluma ihanet etmiş olursunuz” sözleriyle polislere acımasız olun emri ve devlet güvencesi verdi. (sendika.org) (Kasım ayında Esenyurt'ta HDP operasyonlarını protesto edenlere saldıran polis amiri, emrindeki polislere "Silah kullanmaktan çekinmeyin" diye bağırmıştı.)


3.12.2016 - BM raportörü: Kötü muamele iddiaları yaygın! Birleşmiş Milletler’in İşkence Konusundaki Özel Raportörü Nils Melzer, "darbe girişimi" sonrası yapılan gözaltılarda işkence, kötü muamele şikâyetlerinin yaygınlaştığı tespitinde bulundu. (Hürriyet)


13.12.2016 - Abdulkadir Şen adlı akademisyenden Alevilere "hesaplaşma" tehdidi Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan ve Marmara Üniversitesi’nde doktora yapan Abdulkadir Şen, Twitter hesabından Türkiye'deki Alevilere dönük tehditlerde bulundu.Halep’in Suriye ordusu tarafından geri alınmasının ardından Türkiye'de yaşayan Alevilere dönük tehditlerde bulunan Şen, tepkilerin ardından kapattığı Twitter hesabından şu paylaşımlarda bulundu:Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu...”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şah İsmail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın”, “Herkes Rus konsolosluğuna gitsin, Ben de oradayım. Mecusi İran’ı ise asla unutmayın. Bu katliam Caferi/Şii haçlı ortaklığı ile yapıldı.”Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü’nde Ortadoğu Sosyolojisi ve Antropolojisi alanında doktora ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir bölümünde yüksek lisans yapan Şen, aynı zamanda Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapıyor.(siyasihaber.org)


28.12.2016 - Alevi gençler: "asıl gerilimi Sünnilerle değil, devlet ve polisle yaşıyoruz" PODEM tarafından Alevi gençlerle yapılan görüşmeler sonucu bir rapor hazırlandı. Ulaş Tol tarafından hazırlanan raporda, Alevi gençlerin talepleri, sorunları ve maruz kaldıklarını ifade ettikleri ayrımcılıklar ele alınıyor. Rapora göre, Alevilerde güçlü bir mağduriyet duygusu hakim. Araştırmaya katılan Alevi gençler, zorunlu din dersleri ve Cemevilerine resmi statü verilmemesi, Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları mahallelere camiler yaptırılması ya da camii yayını yapılması, Alevi mahalle ve sokak isimlerinde istenmeyen tercihlerin dayatılması gibi meselelerin ayrımcılık yarattığını söylüyor. Gündelik hayatta asıl gerilimi Sünnilerle değil, devlet ve polisle yaşadıklarını ifade ediyorlar. (m.t24.com.tr)


19.12.2016 "Polis, Sarısülük davası çıkışında Gezi Anneleri'ne 'Sıra size gelecek' dedi!" Ankara'da, 1 Haziran 2013 tarihinde Kızılay Meydanı'ndaki Gezi Parkı eylemleri sırasında Ethem Sarısülük'ün öldürülmesiyle ilgili davada, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar çıktı. Mahkeme heyeti sanık polis Ahmet Şahbaz'ı 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Bu cezayı da 10 bin 100 lira adli para cezasına çevirdi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ÇED Danışma Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı, Ethem Sarısülük davasının çıkışında bir kadın polisin Gezi Parkı direnişinde çocuklarını kaybeden anneleri "Sıra size gelecek" diye tehdit ettiğini söyledi. (t24.com.tr)

 

07.12.2016 - İhraçlar nedeniyle doktor bulunamıyor Prof. Dr. Tükel, OHAL'in uygulanmaya başlandığı tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı'nda 5 bin 544, üniversitelerden akademik personel olarak 3 bin 850 kişi olmak üzere kamudan toplam 79 bin 196 kişinin ihraç edildiğini hatırlattı. Sağlık Bakanlığı'ndan 1336, tıp fakültelerinden 1014 hekimin ihraç edildiğini belirten Prof. Dr. Tükel, sayının 2 bin 350'ye çıktığını dile getirdi. TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, halkın sağlık hizmetlerine erişiminde aksaklıklara neden olduğunu belirtti.  (Cumhuriyet)


13.12.2016 - Emniyette İşkence Avukat Gülhan Kaya, müvekkilinin yaşadıklarına dair şunları söyledi: "Gözaltına alındığı andan itibaren kaba dayak işkencesine maruz kalıyor. Haseki Hastanesi'ne götürüldüğünde, orada polisler tarafından dövülüyor ve bir doktor müdahale ederek polisleri durduruyor. TEM'de döverek çıplak arama yapıyorlar. Bu arama erkek memur eşliğinde yapılıyor. Çıplak aramadan sonra bir polis ışıkları söndürüp, göğüslerine ve genital bölgeye tekme atıyor. Ayaklarına sürekli basıyorlar. Öyle ki sol ayağının üzerine basmakta zorlanıyordu. Sürekli tecavüz ile tehdit ediyorlar. Kendi özel avukatlarını istedikleri için bile dayağa maruz kalmışlar. İtirafçı olmaya zorlanıyorlar. Kişiler üzerine ifade verirlerse, polis, bırakacağını söylüyor. Müvekkilim iki saatte bir bulunduğu yerden alınıp götürülüp, bir saate yakın dövülmüş. Ayakta zor duruyordu, hareket etmekte zorlanıyordu.” (Etkin Haber Ajansı)

 

Türkiye Gündemi

 

28.12.2016 -  “Ben MİT müsteşarlığı yapmadım, CIA'nın şube müdürlüğünü yaptım” “Ben MİT müsteşarlığı yapmadım, CIA'nın şube müdürlüğünü yaptım. Bir CIA yetkilisi gelse, beni Sinop'a götür dese onu oraya götürmekle memurum." Bu sözler, MİT eski müsteşarı M. Fuat Doğu'ya ait. Bu sözleri bizzat Fuat Doğu'nun ağzından duyan kişi ise TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ. 30 yıl sonra, AHaber'de benim de katıldığım bir televizyon programında Fuat Doğu'nun bu dehşetengiz itirafını kamuoyuyla ilk defa paylaştı Özdağ. 1962-1964 ve 1966- 1971 arasında iki kez MİT müsteşarlığı yapan Fuat Doğu, Mehmet Eymür, Sadi Sağdam, Şenkal Atasagun, Emre Taner ve Hiram Abas gibi MİT yöneticilerini yetiştirmiş, MİT'e bir dönem damga vurmuş bir isim. Bir rivayete göre de Fuat Doğu ölmeden önce anılarını el yazısıyla yazıp MİT'e teslim etmiş.” (Sabah yazarı Fahrettin Altun'un "Bu nasıl milli istihbarat?" yazısından)

24 Aralık 2015 - Suriye'de YPG'nin elinde bulunan IŞİD üyesi, Adana'da askeri eğitim aldıklarını söyledi Sputnik'in haberine göre, YPG'nin elinde esir bulunan Abdurrahman Abdulhadi, Adana'da askeri eğitim aldığını açıkladı. Abdulhadi, Sputnik'e konuşarak, IŞİD ile Türkiye'nin "iyi ilişkileri olduğunu" söyledi. 20 yaşındaki Abdulhadi, 2013 yılında IŞİD'e katıldığını söyleyerek, "Adana'da bir IŞİD emiri vardı, bir süre onunla kaldım. Ağustos 2014'te Adana'da askeri eğitim aldım. Havaalanına yakın bir köyde 60 kişi askeri eğitim alıyorduk. Sabah kalkıp spor yapıyorduk. Haftada bir atış eğitimi alıyorduk. Kalaşnikof, Bixi ve diğer silahları kullanıyorduk" dedi. Kendilerine eğitim veren kişinin "Urfalı Ahmet" olduğunu söyleyen Abdulhadi, "Türkiye Suriye'ye göre daha güvenli diye eğitimimizi Türkiye'de verdiler. Suriye'de bombardımanlardan dolayı askeri eğitim almamız mümkün değildi" dedi. Abdulhadi, eğitim kampının "ÖSO kampı" olarak yansıtıldığını ancak eğitim alan herkesin IŞİD üyesi olduğunu söyledi. (Kasım ayında, Arap Birliği Genel Sekreteri Türkiye'nin IŞİD'in büyümesini Esad'ı devirmek için kolaylaştırdığını söylemişti.)

3.12.2016 -  'MHP sistemin nefesini açmak için devrede' MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan anayasa değişikliği konusunda, “MHP’nin buradaki işlevi, rejimin işlerlik kazanması adına nefes açıcı siyasi aktör olmaktır. MHP; AKP’nin değil, sistemin nefesini açmak için devreye girmiştir. Bunun yolu, parlamentoyu çalıştırmaktan geçmektedir” dedi. (Hürriyet)

 

Halk İçin Ekonomi

 

29.12.2016 - Gerçek asgari ücret 1270,75 TL! Çalışma Bakanı asgari ücretin 1404 TL olduğunu açıkladı. Açıklanan miktarın içinde işçi ve emekçilerden kesilen vergilerin bir kısmının geri iadesi olarak ödenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) de var. AGİ açıklanan ücretten çıkarıldığında, geri kalan miktar gerçek asgari ücret miktarını belirtiyor. Bu da son yapılan zam üzerinden hesaplandığında en düşük AGİ ödemesi 133,31 TL’dir. Geriye kalan ise 1270,75 TL’dir. Bu rakamlar gösteriyor ki, 2017 yılı asgari ücretine yapılan zam 93,29 TL’dir. ;(Kızıl Bayrak) (Asgari ücreti tespit eden Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını 6 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirdi. Bu komisyon, beş hükümet, beş Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu ve beş Türk-İş temsilcisinden oluşmaktadır. On milyonlarca kişiyi ilgilendiren bu konu on beş kişi tarafından, kapalı kapılar ardında yapılmaktadır. Bu gizliliğe rağmen, toplantı öncesi tüm üyeler görüşlerini açık etmişlerdi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu toplantı öncesi “Maliyetlerdeki genel yükseliş ve kârlılıktaki azalış dikkate alınarak 2017 yılında asgari ücret artışı yapılmamalıdır” açıklamasını yapmıştı. Kasım ayında ise, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu katıldığı “İhracat Zirvesi 2016” adlı konferansta patronlara asgari ücret zammıyla yaşanan zararın giderileceği sözü vermişti. Türk-İş ise, yoksulluk sınırını 4665 TL olarak hesaplamasına rağmen, asgari ücret talebini 1600 TL’yle sınırlamıştı. Sonuç olarak, bu komisyon net asgari ücret miktarını 1270.75 TL olarak belirledi. 2013 yılında bir dolar 1.78 lirayken asgari ücret 778 liraydı. Başka deyişle, asgari ücret 434 dolara karşılık geliyordu. Doların 3.53 düzeyinde olduğu bugün ise asgari ücret 360 dolara inmiştir ve yıl içinde doların yükselişi oranında düşmeye devam edecektir. Ücretler gittikçe, emek gücünün değerinin altına doğru düşmektedir.)    


13.12.2016 "Sıcak para" eriyor 2009 sonunda 83.8 milyar dolar olan sıcak para stoku Mayıs 2013’te 158.4 milyar dolara kadar yükseldikten sonra gerileme eğilimine girdi kasım sonunda düştüğü 80 milyar dolar ile yaklaşık yarı yarıya düştü.  2016 ilk on ayında doğrudan yabancı sermaye girişi, bir yıl öncesinin aynı dönemine göre yüzde 44.2 azalarak 8 milyar 62 milyon seviyesinde kaldı. 2015 yılının Ocak-Ekim döneminde doğrudan yabancı sermaye girişi 14 milyar 462 milyon dolardı. 2012 yılında 183.8 milyar dolar ile yabancıların doğrudan yatırımlarının stok değeri en üst seviyesini görmüşken, 2016’nın ikinci ve üçüncü çeyreğinde gerileyerek 139 milyar 800 milyon dolar seviyesine düştü. Böylece toplam doğrudan yabancı sermaye stoku son dört yılda yüzde 30 azalıp, 2012 seviyesinin yüzde 70’ine inmiş oldu. (Dünya Gazetesi) (ABD’li ve Avrupalı finans tekelleri Türkiye borsasından hisse senetleri ve devletin çıkardığı tahvilleri satın alır ve böylece yüksek faizler alarak karlarını kendi ülkelerine transfer ederler. Bu yatırımların geldiği ülkedeki şirketler bol para (ya da burjuva iktisatçılarının deyişiyle “sıcak para”) sayesinde kolayca kredi alırlar ve ülke ekonomisinde geçici bir canlanma görülür. Ama bu tekeller bu yatırımlarını ülkede sürekli olarak tutmazlar, başka bir ülkede daha karlı bir yatırım aracı gördüklerinde ya da ülkedeki durum kendilerine riskli göründüğünde ülkeden çıkarlar. Bu yatırımlar ülkeden çıkınca, kredi eskisi kadar kolay bulunmaz, büyüme oranları düşer. Üstelik, şirketler bolluk döneminde yüksek oranda borçlanmışlardır. Özellikle 2002-2007 döneminde Türkiye’ye yüksek miktarda “sıcak para” girdi. Şimdi ise, bu paralar çıkma eğiliminde.)


3.12.2016 - Yükselen dolardan en kötü Türkiye etkilenecek “Gelişmekte olan pazarlar zenginleştikçe ve finansal ihtiyaçları arttıkça, dolara olan talepleri de artıyor. Finansal krizden bu yana, Amerika'daki düşük faiz oranları, emeklilik fonlarının yurt dışında daha karlı yatırımlar aramaya başlamasına yol açtı. Borç alanlar ise, kendi ülkelerinde geçerli olan oranlardan daha düşük faiz oranlarda dolar ödünç almaktan çok memnundu. Geçen yıl bu dolar borcu neredeyse 10 trilyon dolara ulaştı. Bunun üçte biri gelişmekte olan piyasalara ait. Dolar yükseldiğinde, bu borçlar da otomatik olarak yükseliyor. Son zamanlarda dolar karşısında en çok kaybeden ülkeler Brezilya, Şili ve Türkiye gibi yüksek miktarda dolar borcu olan ülkeler oldu.” (The Economist)


27.12.2016 - Merrill Lynch raporuna göre, Türkiye ekonomisi en kırılgan üçlü arasında Merrill Lynch raporuna göre, Türkiye ekonomisi en kırılgan üçlü arasında. raporda şu satırlar yer aldı: “Brezilya, Türkiye ve Güney Afrika halen ‘kırılgan üçlü’yü oluşturuyor. Türkiye, dış açığı ve net uluslararası yatırım pozisyonu/ GSYH rasyosunda (başka deyişle, dış ticaret açığının ülke ekonomisinin büyüklüğüne oranı)  56. piyasa arasında 55. sırada olmasıyla en zayıf ikinci.”(Cumhuriyet)


14.12.2016 - Şirket borçları kabarıyor Şirketlerin yurtiçi döviz borcu 2009’da 50.3 milyar dolardan Eylül 2016’da 183.4 milyar dolara çıktı. 6 yıllık artış yüzde 264 ile çok yüksek bir orana ulaştı.  Aynı dönemde şirketlerin yurtdışı borçları yüzde 18.6 arttı ve 81.5 milyar dolardan 96.7 milyar dolara yükseldi. (haberturk.com) Hürriyet gazetesi yazarı Erdal Sağlam ise kısa vadeli borçlara ilişkin şu bilgileri veriyor: “Ekim sonu itibariyle özel sektörün bir yıl içinde ödeyeceği dış borcun sadece anaparası 68.7 milyar dolar. Ekonominin büyümesi için yeniden borçlanma yapılmasa bile,  bir yıl içinde dış borç ödemek için 80-90 milyar dolara ihtiyaç var.”


15.12.2016 Türkiye ekonomisi 2009 sonrası ilk kez daraldı 27 çeyrek süren pozitif büyüme bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.8 daralmaya döndü. (Dünya Gazetesi) (Aynı gazete geçen ay, uzun vadeli büyümede görülen düşüşe işaret etmiş, 2002-2007 dönemi yıllık büyüme ortalaması yüzde 6.8 iken, 2008-2015 yıllık büyüme ortalamasının yüzde 3.4’e gerilediğini ortaya koymuştu. 81 ay sonra ilk kez bir küçülme rakamı gelmiş oldu. Eylül ayı verilerine göre de sanayi imalatında yüzde 5 oranında daralma olmuştu. Bu küçülme, borçların tavan yaptığı bir dönemde ortaya çıktı.)


22.12.2016 - İnşaat sektörü alarm veriyor “Ekonomideki yavaşlama konut sektörünü olumsuz etkilemeye başladı.1) Konut satışlarında yavaşlama var. 2) İlk ve ikinci el satış fiyatları geriledi. 3) Kiralık konut sayısı artıyor. 4) Yeni sözleşmelerde kira rakamları geriliyor. 5) Bütün bunlara rağmen konut yapımı (arzı) devam ediyor.Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Mersin gibi şehirlerdeki yeni konutlardaki dairelerin çoğu boş durumda.konut piyasasında önümüzdeki günlerde daralma eğilimi devam edecek. Talep düşecek. Satış baskısı altında olanlar konut fiyatını düşürecek. Yeni konutlarda boş tutulan dairelerin kiraya verilmesi güçleşecek. Ekonomideki yavaşlama diğer sektörleri olumsuz etkilerken konut piyasasının eski canlılığını koruması imkânsız.” (Hürriyet, Güngör Uras) “TCMB tarafından yayınlanan Konut Fiyat Endeksi'ne göre, İstanbul'da konut fiyatları Ekim ayında 2011'den bu yana ilk kez düşerek bir önceki aya göre yüzde 0.36 geriledi.” “2013 yılı başından bu yılın eylül ayı sonuna kadar olan yaklaşık dört yıllık dönemde belediyeler 2.7 milyon konut için yapı kullanma izin belgesi düzenlediler. Konutta bu dönemde gerçekleştirilen ilk satışların toplamı ise 2.1 milyon oldu. Yani satışa arz edilen konut sayısı ile satılan arasında 632 bin adetlik bir fark oluştu. Daha önceki yıllardan hiç stok gelmiyor olsa bile dört yıla yaklaşan bu dönemde oluşan stok, işte bu düzeyde, 632 bin düzeyinde. Geçmişten gelen stoku bilmiyoruz ama en azından toplam stokun 1 milyonu geçtiğini söylemek herhalde yanlış olmaz. (Dünya Gazetesi)


2.12.2016 - Devlet patronlara kefil Dün Merkez Bankası tarafından hazırlanan raporda, büyük altyapı projeleri gerçekleştirilirken 46 milyar dolar dış borç kullanıldığı, bunun da 31 milyarlık bölümünün Hazine’nin koruması altında olduğunu öğrendik. Son 10 yılda kamu özel sektör işbirliğinde gerçekleştirilen elektrik enerjisi, otoyol, köprü, havalimanı ve şehir hastaneleri gibi büyük altyapı projelerinin toplam tutarı 118 milyar dolar. Hazine de 31 milyar dolara varan bir tutara kefil. Bunun kur artışından kaynaklanabilecek zararları yine Hazine’nin kefaletinde. Dolar yükselirse, faturayı eninde sonunda Hazine üstlenmek zorunda kalır. Hazine de bunu ya vergilerden veya diğer gelirlerden ya da borçlanmayla sağladığı kaynaklardan karşılayacak. Dün TÜSİAD’ın Ankara’daki Yüksek İstişare Konseyi’ne katılan Başbakan Binali Yıldırım kamunun özel sektörden tahsil edeceği 10 milyar doları döviz değil, TL olarak alacağını açıkladı. Bunlar içinde elektrik enerjisi projeleri ve 4.5G ihale bedelleri bulunuyor. Devlet önümüzdeki dönemde bu tahsilatları yaparken dolar kuru 3.5’te olsa Trump’ın başkan seçildiği tarihteki 3.15 kurundan ve bu kurun karşılığı TL tutarını tahsil edecek. Böylece taahhütlerini ödeyecek olan şirketler piyasadan dolar talep etmek zorunda kalmayacak. Kamu kesiminin arada oluşacak bu kur farkı kadar kayba uğrayacağı da kesin. Mesela dün dolar 3.50’ye vurdu. Diyelim ki 8 Kasım’daki kurla ödeme kabul edildi. Bu, devletin alacağından yüzde 11 oranında fedakârlık yapması demek. 10 milyar dolarlık alacakta da 1.1 milyar dolar eder. Bunun bedeli ise faturayı toplumun veya belli kesimlerin ödemesidir. Otomobillerin ÖTV’sinin artırılması, tütün, içki ve alkole dün yapılan vergi artışlarıyla yaklaşık 10 milyar liralık yeni kaynak yaratıldı. (Bloomberg)


2.12.2016 - Devletten patronlara “nefes kredisi” KOBİ’lere yıllık yüzde 10’un altında faizle kredi kullandırılmasını amaçlayan “Nefes kredisi” uygulamaya girdi. Başbakan Binali Yıldırım, “500 milyon TL civarında bir mevduat aktarmak suretiyle KOBİ’lere 5 milyar liraya kadar kredi desteği imkanı getirildi” dedi.(Hürriyet) (Devlet, patronlara öylesine çok teşvik verdi ki, onlardan vergi almayı bıraktı dersek yanlış olmaz. Burjuva bir iktisatçının (İsmet Özkul) teşviklerle ilgili yorumu şöyle: “Şu anda öyle teşvikler var ki adeta girişimciler tüm yatırım maliyetlerini vergi ödemeyerek devletten geri tahsil edecek durumda.”)


06.12.2016 - Bakan Ağbal kayıtdışılığa çağırdı: Yurtdışından gelen varlığa sorgu sual yok Yurtdışından varlığını Türkiye’ye getiren vatandaşlar için hiçbir soruşturma, araştırma olmayacak. Geçmişe yönelik hiçbir soru sormayacağız. Vatandaş varlığını getirdiği anda diyoruz ki ‘Bu para size aittir’. Hiçbir soruşturma, araştırma yok. Yeter ki bunu kayda alın. (sendika.org) (Görüldüğü gibi devlet, krize girme eğilimi taşıyan şirketlerden sadece bugün vergi almamakla kalmıyor, geçmişteki vergi borçlarını da siliyor.)


08.11.2016 - Yeni ekonomik plan: Yatırım yapanın faizi de vergisi de hükümetten Binali Yıldırım Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan kararları açıkladı. Kararlara göre ihracat yapan işletmelerin tümüne devlet destekli faizsiz kredi imkanı sağlanıyor. İnşaat sektöründe yatırım yapanlar ise KDV ödemeyecek.Yıldırım sermayeye uygulanacak teşviklerin kaynağı olarak bütçede gerçekleştirilecek tasarrufları gösterdi.(sendika.org) (Bu haber, devletin patronlara ait vergi borçlarının tamamen silinmesi dışında onlara faizsiz kredi hizmeti verdiğini de gösteriyor.)


14.12.2016 - Devlet patronların vermesi gereken maaşları da veriyor Resmi yetkililerin yaptıkları açıklamalara göre, 2016’nın ilk 10 ayında destekten 1.449.425 işyeri, 8.739.362 işçi için yararlanılmış ve ayda yararlanılan destek tutarı 715 milyon 642 bin TL olmuştur. 2016’nın ilk 10 aylık verileri dikkate alındığında da, 2016’nın tamamında parasal anlamda işverenlere sağlanan asgari ücret destek tutarı yaklaşık 8.5 milyar liraya ulaşacaktır. 2016’da sağlanan asgari ücret desteğinin 2017 yılında da devam etmesi amacıyla Hükümet tarafından hazırlanarak TBMM’ye 16.12.2016 tarihinde gönderilen “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” da asgari ücret desteği ile ilgili düzenleme öngörülmüştür. (Dünya Gazetesi)


1.12.2016 - "Darbe girişimi" sonrası el konan şirketler gizlice yandaşlara mı satılıyor? Financial Times'ın Salı günü yayınladığı Türkiye yatırım raporunda ilginç bir detay var. İddiaya göre AKP, "darbe girişimi" sonrası el konan şirketleri 21 Kasım'da satışa çıkartmış ve yandaş patronlar bu şirketleri ucuza kapatmak için sıraya girmiş durumda. (sol.org.tr) (Kasım ayında Bloomberg’de “Erdoğan’ın kovuşturmaları yeni oligarklar için on milyar dolarlık pazar açacak” başlıklı bir haber yapılmış, Gülen cemaatine yakın şirketlere ait on milyar dolar değerinde hissenin yandaş firmalara verileceği belirtilmişti. Devlet burjuvaziye, yukarıdaki haberlerde gördüğümüz desteklerin yanı sıra, servet transferleri yoluyla da kaynak sağlıyor.)


2.12.2016 - Başbakan Yardımcısı yabancı şirketlere hesap verdi Türkiye'ye yapılan uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 75'inden fazlasını temsil eden şirketleri çatısı altında toplayan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Başbakan Yardımcısı Şimşek ile uluslararası şirketlerin Türkiye’deki ve yurt dışındaki üst düzey yöneticileri arasında dün telekonferans organize etti. Şimşek, yaklaşık 200 uluslararası şirketin üst düzey yöneticisinin katıldığı görüşmede, Türkiye’deki yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik hükümet tarafından son dönemde uygulamaya konulan teşvikler ve yeni yasal düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Şimşek, ekonomi ve politik mevcut gündeme ve beklentilere ilişkin soruları da yanıtladı. (Akşam) (Ekim ayında, Başbakan Binali Yıldırım otomotiv, enerji, bilişim, havacılık sektörlerinde ve yatırın fonu yönetiminde öne çıkmış uluslararası sermaye gruplarının temsilcileriyle bir araya geldiği Türkiye Yatırım Danışma Konseyi’nin Dokuzuncu Toplantısı’nda şu sözleri söylemişti: “”Bizim yönetim olarak görevimiz, sizlerin işini kolaylaştırmak iş yapma kararlılığınızı artırmak. İşi, üretimi, yatırımı siz yapacaksınız. Ürettiğiniz malı siz pazarlayacak, parayı siz kazanacaksınız; bize düşen görev de sizin önünüzü açmak, çözüm üretmek, engelleri kaldırmak.”)

9.12.2016 - Bireysel emeklilik sistemine zorunlu katılım Ocak ayında başlıyor 15 Temmuz sonrası patronlara kaynak aktarma araçlarından biri olarak gündeme gelen Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) zorunlu katılım uygulaması 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren uygulamaya konulacak. Zorunlu katılım yaklaşık 17 milyon çalışanı kapsıyor. Mevcut BES’te halen yaklaşık 6,5 milyon kişi olduğu düşünülürse, zorunlu katılım ile patronlara 10 milyonun üzerinde sayıda ücretliden oluşan ek bir havuz kaynak yaratılmış oluyor. Hedefledikleri miktarın 100 milyar lira civarında olduğunu söylüyorlar. Patronlar için güzel olan kaynağın doğrudan işçinin ücretinden elde edilmesi.Her ay işçinin bürüt ücretinin yüzde 3’ü kadar kesinti ilgili bireysel emeklilik şirketine yatırılacak. En düşük ücret olan asgari ücretten kesilecek miktar 49 lirayı buluyor. Tabi sene başında asgari ücret arttığında bu tutar da artacak. Kesinti, daha yüksek ücretlerde 320 liraya kadar çıkıyor. Üstelik Bakanlar Kurulunun bu miktarı yükseltme yetkisi bulunuyor. BES’e zorunlu katılım, “ikinci emeklilik” olarak pazarlanıyor. Halbuki BES, hem emeklilik yaşının kademeli olarak yükseltildiği hem de emekli maaşı bağlama oranının kademeli olarak düşürüldüğü SGK emekliliğinin, yani “birinci emekliliğin” tamamen tasfiyesini hedefliyor. BES’e zorunlu katılımın ilk özeti budur: 33 yıl para öde, kalan ömründe asgari ücretin beşte biri kadar emekli maaşı al! Diğeri ise bir adım sonrasında emekliliğin kamusal vasfı ve güvencesinin tamamen tasfiyesidir. (sol.org.tr)


15.12.2016 - Resmi rakamlarla işsizlik oranı yüzde 11.3, işsiz sayısı 3 milyon 523 bin  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos, Eylül ve Ekim aylarını kapsayan İşgücü İstatistikleri Eylül 2016 raporunu açıkladı. Raporda işsizlik oranlarının her alanda büyük bir artış gösterdiği yer alırken işsizliğin en çok gençleri vurmaya devam ettiği de verilere yansıdı. 15 yaş ve üzerindeki çalışanları kapsayan raporda; bir önceki dönemde 3 milyon 127 bin olan işsiz sayısının Eylül döneminde 420 bin kişi artarak 3 milyon 523 bin kişiye ulaştığı yer aldı. İşsizlik oranı ise 1 puan artışla yüzde 10,2 seviyesinden yüzde 11,3 seviyesine çıktı. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranının ise 1,3 puan artarak yüzde 13,7’ye çıktığı tahmin edildi. (Kızılbayrak) (Bu haberde resmi işsizlik rakamlarından bahsediliyor ama bu resmi rakamlardaki işsiz tanımına iş aramayı bırakanlar girmiyor. Bu kişiler, istihdama dahil sayılmıyorlar. Türkiye Türkiye OECD ülkeleri arasında yüzde 51’lik oranla ise istihdamın en düşük olduğu ülke. Başka deyişle, nüfusun %49’u çalışma yaşında olmasına rağmen çalışmıyor. Çalışmaya hazır oldukları halde iş aramayanların sayısı her yıl artıyor, bu kişilerin sayısı yıl geçen yıla göre 84 bin daha fazla.)


07.12.2016 - 15-34 yaşta işsizlik oranı 13.2 oldu TÜİK, yılın ikinci çeyreğinde gençlerin iş gücü piyasasına geçişi araştırma sonuçlarını açıkladı. Türkiye’de 2016 yılı ikinci çeyreği itibarıyla 15-34 yaş grubunda kurumsal olmayan nüfus 24 milyon 263 bin kişi olup bu kişilerin 13 milyon 685 bini iş gücünde yer aldı. Bu yaş grubundaki fertlerin iş gücüne katılma oranı yüzde 56.4 oldu. Türkiye’de 15-34 yaş grubundaki nüfusun işsizlik oranı yüzde 13.2 iken iki veya üç yıllık yüksekokul mezunlarında bu oran yüzde 16.8, dört yıllık yükseköğretim ve üzeri mezunlarda ise yüzde 13.3 oldu. Genel lise mezunlarında işsizlik oranı yüzde 15.5 iken mesleki veya teknik lise mezunlarında yüzde 12.3 olarak gerçekleşti.(evrensel.net) (Türkiye’de 15-29 yaş arası 5.5 milyon genç hem işsiz, hem de eğitim almıyor.)


02.12.2016 - AKP İktidarının 14 yılında çiftçi 40 milyar borçlandı! Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Ziraat Mühendisleri Odası rakamlarına göre, 2000 yılında tarımdan geçimini sağlayan çiftçi sayısı 7,8 milyon kişi iken 2015 yılında bu rakam 5,8 milyona düştü. Yine 2000 yılında tarımın Türkiye istihdamındaki payı yüzde 36 iken 2015 yılında bu rakam yüzde 21'e düştü. (evrensel.net)


18.12.2016 - Çiftçi Borca Çalışıyor! “Toplumcu Gözle Tarım Reformu” konferansında konuşan Yrd. Doç. Dr. Nevzat Evrim Önal en yaygın borçlanmanın tarımda yaşandığını belirtti, tarım sektörünün toplam sektörel kredilerin yaklaşık yüzde 10'unu (692 milyar liranın 68 milyarını) aldığını kaydetti. Önal konuşmasını şöyle sürdürdü; “2002 yılında 1 kg mısır ile 0,20 lt mazot alabilen çiftçi 2015 yılında 0,17 lt mazot alabildi. 2002 yılında 1 kg pamuk ile 0,73 lt mazot alabilen çiftçi 2015 yılında 0,33 lt mazot alabildi. Benzer durum birçok ürün geçerli.” (abcgazetesi)


18.12.2016 - Zincirleme krediyle 32 haneli köy icralık Uşak'ta, Düzkışla Köyü sakinleri çektikleri krediyi ödeyemeyince 36 haneli köyün 32’sine icra geldi. Habertürk'ten Leyla Ünal'ın haberine göre, Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Düzkışla Köyü sakinleri farklı bankalardan tarım kredisi çekti. Taksitleri ödeyemeyince de birbirlerini kefil göstererek, yeni kredi aldılar. Ancak o kredileri de geri ödeyemediler. 36 haneli köyün 32’sine icra geldi. Arazilerin birçoğu bankalar tarafından satışa çıkarıldı. Toplam borç 1.5 milyon TL’yi buldu. (Yurt gazetesi)


13.14.2016 - Türkiye ekonomisi kağıt üzerinde “harikalar yaratıyor” Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yaptığı hesaplamalarda inşaat sektörünün ağırlığını artırarak geçmişe dönük ve şimdiki büyüme oranlarını kağıt üzerinde artırdı. Hürriyet gazetesi yazarı Uğur Gürses bile bu konuyu şöyle yorumladı: “TÜİK Pazartesi günü ilan ettiği verilerle, özetle ‘inşaatın payını artırıp, geçmişe güncelledim, milli geliri 139 milyar dolar artırdım, hayırlı olsun’ demiş oldu.” (Sınıf Gündemi)


16.12.2016 - İHA'lar için Erdoğan'ın damadına 36 milyon dolar aktarıldı BirGün'den Zeynep Yüncüler'in haberine göre  Savunma Bakanı Fikri Işık’a yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren CHP’li Eren Erdem’in soru önergesi cevaplandı. Bakan Işık söz konusu iddiayı doğruladı. Damat Bayraktar’ın Fırat Kalkanı Operasyonu için ürettiği 6 İHA için 26 milyon 77 bin dolar aktarılmış.(evrensel.net)


16.12.2016 - 'Gizli hizmet' rekor kırdı Maliye Bakanlığı, kasım ayı bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre; Örtülü ödenek harcaması, 2016 yılının rekorunu kırdı. “Gizli Hizmet Giderleri” kaleminden kasım ayında yapılan harcama 228 milyon 238 bin lira oldu. Nisan ayında örtülü ödenekten 210 milyon harcanmış, bu kalemin ekim ayı sonucu ise 119 milyon olarak açıklanmıştı. (evrensel.net)


2.12.2016 - Sabancı'nın 2016 cirosu yüzde 25, kârı yüzde 12 arttı Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul, 2016 yılında konsolide cironun yüzde 25 artışla 25.5 milyar TL, toplam kârın ise yüzde 12 artışla 1.9 milyar TL'ye ulaştığını belirtti. (Hürriyet) (Ekonomideki kriz eğilimine rağmen, en büyük Türk tekelleri yüksek karlılıklarını koruyor. Kasım ayında çıkan bir habere göre 2003- 2013 yılları arasında Koç Holding tam yüzde 683 büyüdü. Bu dönemde, Koç’un 10 yıllık net kârı 13.4 milyar lira oldu.)

 
22.12.2016 -  Benzine zam geldi Akaryakıt dağıtım şirketleri, geceyarısından geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatına 10 kuruş zam yaptı. Zam sonrasında benzinin litresi İstanbul'da 5,07 liradan 5,17 liraya yükselecek. Ankara'da litresi ortalama 5,12 liradan satılan benzinin litre fiyatı 5,22 lira olacak. İzmir'de ise 5,09 liradan 5,19 liraya çıkacak. (capital.com.tr) 

23.12.2016 - Merkez Bankası rezervleri eriyor 23 Eylül gününden beri Merkez Bankası’nın altın rezervleri 4.2 milyar dolar, döviz rezervleri de 7.6 milyar dolar olmak üzere toplamda 11.9 milyar dolar azaldı. Şimdilik yüzde 10’luk bir azalışa karşılık gelen bu düşüş 11 Kasım’dan bu yana 6 haftadır düzenli biçimde sürüyor.  2014, 2015 ve 2016’ya 500 tonun üzerinde altın rezervi ile giren Merkez Bankası, yılbaşına göre 16 Aralık itibariyle 137 ton altın rezervi kaybetti. (Hürriyet)


30.12.2016 - Taş Yapı Kadıköy’ü icraya verdi Kadıköy Belediyesi’ni “inşaatı hukuka aykırı ve keyfi eylemlerle” durdurarak kendisini zarara uğrattığı gerekçesiyle tazminata mahkum ettiren Taş Yapı, belediyeyi icraya verdi. İcra işlemi başlatılan taşınmazlar arasında camiler, parklar ve muhtarlık binaları var. Kadıköy’deki Meteoroloji arsasına ayrıcalıklı imar kullanarak dört tane gökdelen yapan ve 2007-2010 yıllarında usulsüz yapılan çalışmalardan dolayı Kadıköy Belediyesi’nin uyguladığı yasal işlemlerin kendisini zarara uğrattığını iddia eden Taş Yapı, belediyeye tazminat davası açmıştı. Taş Yapı’nın haczedilmesini istediği yerler arasında belediye Fikirtepe Cami, Fikirtepe Yeni Cami bulunuyor. Firmanın icra işlemi yapılmasını istediği 25 taşınmaz arasında Ali İsmail Korkmaz Parkı, Moda Parkı, Koşuyolu Parkı, Halis Kurtça Kültür Merkezi, Caferağa Spor Salonu, Kalamış Gençlik Merkezi, Suadiye Muhtarlığı, Rasimpaşa Muhtarlığı da bulunuyor. http://demokrasi3.com/2016/12/30/tas-yapi-kadikoyu-icraya-verdi/

 

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş

 

28.12.2016 - HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk tutuklandı Cumhuriyet Başsavcılığınca Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 26 Aralık günü gözaltına alınan HDP Eş Genel Başkan yardımcısı Aysel Tuğluk,  çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.(m.t24.com.tr)


18.12.2016 - Paris’te öldürülen üç Kürt Kadının suikast sanığı Ömer Güney cezaevinde öldü PKK’nın kurucularından Sakine Cansız, Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve KNK Gençlik Hareketi üyesi Leyla Söylemez adlı üç kadının Fransa'nın başkenti Paris'te öldürülmesine dair davanın ilk duruşmasına 36 gün kala katliam zanlısı Ömer Güney'in cezaevinde hayatını kaybettiği açıklandı. (ABC Gazetesi)


16.12.2016 - Cizre Belediyesi’nde kayyımdan işçi kıyımı Türk sermaye devletinin atadığı kayyımlar belediyelerde işçi kıyımını sürdürüyor. Son olarak da Cizre Belediyesi’nde çalışan 28 işçinin işine son verildi. İşten atma saldırısına gerekçe olarak işçilerin “işe uygun olmadıkları” iddia edildi. Belediyelere kayyım atandığından bu yana onlarca işçi işten atılırken, Cizre Belediyesi’nde ise son kıyımla birlikte 11 Eylül’den beri 61 işçinin işine son verilmiş oldu. (Kızıl Bayrak)


3.12.2016 - Yüksekova, Şemdinli ve Çukurca belediyelerine operasyon Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Şemdinli Belediye Başkanı Seferi Yılmaz, Çukurca Belediye Başkanı Tunç ve Yüksekova Belediye Başkanı Kozay, gözaltına alındı.(Kızıl Bayrak)


08.12.2016 - Yerel gazeteler Kürtçe sayfaları kaldırıyor Basın İlan Kurumu’nun Türkçe zorunluluğu getirdiği yeni yönetmeliği sonrası yerel gazeteler Kürtçe sayfalarını kaldırma kararı alıyor. Basın İlan Kurumu Türkçe dışında yayın yapan gazetelere ilan desteğini 1 Ocak’tan itibaren kesecek. (sendika.org)


13.12.2016 - Baskıları protesto için hayatına son verdi - Şırnak T Tipi Cezaevi’nde siyasi tutsak Beytullah Akil, cezaevi koşullarını ve Kürt halkı üzerindeki baskıları protesto etmek için kendini asarak hayatına son verdi. (Kızıl Bayrak)


13.12.2016 - HDP ve DBP'ye operasyon: İki günde 431 gözaltı İstanbul Beşiktaş’taki bombalı saldırıların ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “İntikamını alacağız” diyerek talimatını verdiği operasyonlarda 431 Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticisi ile üyesi gözaltına alındı. En çok gözaltı Urfa’da oldu. 200'ün üzerinde gözaltının olduğu kentte, HDP ve DBP’li yöneticilerinin yanı sıra belediye eşbaşkanları da gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 9 kentte HDP il eşbaşkanı da gözaltına alındı. (sendika.org)


13.12.2016 - HDP Siirt Milletvekili Besime Konca tutuklandı  Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında açılan soruşturma kapsamında dün akşam gözaltına alınan ve bugün çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğinde adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartı ile serbest bırakılan HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, işkence gördüğünü söyledi. Savcılık itirazı ile yeniden Diyarbakır'da gözaltına alınan Konca tutuklandı. (siyasihaber)


13.12.2016 - HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel tutuklandı Hakkında 23 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın duruşmasında "yurtdışına kaçacağı" yönündeki istihbari bilgi öne sürülerek gözaltına alınan HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, mahkemece tutuklandı. (siyasihaber)


06.12.2016 - İran: Bağımsız Kürdistan fikrine karşıyız İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduklarını ifade etti İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını belirterek, bağımsız Kürdistan fikrine olumlu bakmadıklarını ifade etti. Musul operasyonunun bitmesiyle Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin bağımsızlık yönünde adım atacağı iddialarını değerlendiren Laricani, “Irak’ın toprak bütünlüğü korunmalı” ifadesini kullandı. (t24.com.tr)


24.12.2016 - Suriye Ordusu'ndan YPG'ye: Halep'teki Şeyh Maksut bölgesini boşaltın Suriye Devlet Başkanlığı Köşkü Askeri Uzmanı Ali Maksud, Suriye Hükümeti’nin Halep’in tamamında kontrolü sağlayacağını söyledi. Ali Maksud, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve savunmasına dair Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) kararını yerine getiriyoruz. Bu nedenlede Özerk Yönetim ya da federasyon adı altında, federal sistem projesini reddediyoruz. Bu kabul edilemez” dedi. (Siyasi Haber)


28.12.2016 – ABD: PKK’nin Sincar’da yeri yok ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, Dışişleri Bakanlığındaki günlük basın toplantısında, Irak ve Suriye'de yaşanan son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. PKK'nin varlığını Sincar'daki uzlaşma zemininin önündeki ana engel olarak gördüklerini belirten Toner, "ABD'nin terör örgütü olarak tanımladığı PKK'nın Sincar'da herhangi bir rolü olmamalı" diye konuştu.  (sol.org.tr) (3 Aralık 2016 tarihine Cemil Bayık Donald Trump'ın ABD başkanı seçilmesini de değerlendirdiği açıklamada "ABD'nin Ortadoğu politikalarında Kürtleri de gözönünde bulundurmasını umuyoruz. ABD'nin Kürtlere karşı adaletsizliği, vahşeti ve soykırımcı politikaları ve Kürtlerin bu saldırganlığa karşı mücadelesini göreceğine inanıyorum" demişti.)

 

Emperyalizm ve Halklar

 

28.12.2016 - Nobel Barış ödüllü’ Obama, silah satışında rekor kırdı! Küresel çaptaki silah satışları düşerken, pazar payını artıran ABD ise son 8 yılda 278 milyar dolarlık silah sattı. 2009 yılında ‘nükleer silahların azaltılması ve dünya barışına katkıları’ iddiasıyla Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Obama’nın yönetimi, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra en çok silah satış anlaşması imzalayan hükümet oldu. ABD Kongre Araştırma Merkezi’nin yayınladığı 2015 yılında küresel silah satışlarına ilişkin rapora göre, 2014 yılında 89 milyar dolara ulaşan silah pazarı 2015’te neredeyse yüzde 10’dan biraz daha fazla küçülerek 80 milyar dolara geriledi. Silah pazarındaki liderliğini sürdüren ABD ise hem pazar payını artırdı hem de küresel satışların yarısının gerçekleştirildiği ülke oldu. Öte yandan, ABD Başkanı Barack Obama, göreve geldiği 2009 yılından bu yana toplamda 278 milyar dolarlık silah satış anlaşması imzaladı. Bu rakamın bir önceki Başkan George Bush’un 2001-2009 yılları arasındaki yönetimi süresince gerçekleştirilen 128.6 milyar dolar’lık satışın 2 katı olduğu kaydedildi. (t24)


23.12.2016 - 805 milyon kişi yetersiz besleniyor “Dünyada 805 milyon yetersiz beslenen insan var. 10 milyon insan açlıktan ölüyor, bunların 6 milyonu çocuk. Buna mukabil dünyada 1.3 milyar ton gıda israf ediliyor. Dünyada yılda 12 milyar insana yetecek gıda üretiliyor. İsraf nerede oluyor, dersek: Birincisi; tarladan marketlere giderken oluyor. Çünkü marketlerde eğri büğrü yiyecekler almıyoruz. Orada, standardın dışındaki ürünler israf ediliyor. İkincisi; marketlerde. Satın alınmayan ürünler israf ediliyor. Üçüncüsü de restoranlarda. Peki buna dair ne yapılıyor? En çok israfın olduğu yer; Avrupa ülkeleri ve Kuzey Amerika. Meselâ ABD, bütün nüfusunun yiyebileceğinin 4 katı ürüne sahip. ABD’de, bir deri bir kemik değil ama, bir sonraki öğünden emin olmayan insanları değerlendirdiğinizde, 50 milyon aç var.” (Dünya Gazetesi)


10.10.2016 - '2011'den bu yana 18 binin üzerinde Suriyelinin organları çalındı' Suriye Adli Tabipler Ofisi Genel Müdürü Dr. Hüseyin Nufel yaptığı açıklamada, 2011'den bu yana Suriye'deki cihatçı kontrolünde olan bölgelerde ve komşu ülkelerdeki mülteci kamparında 25 bin ameliyat gerçekleştirildiğini bu ameliyatlar neticesinde 18 bin civarı Suriyelinin organlarının çalınarak uluslararası karaborsada satıldığını dile getirdi. Çalınan organların uluslararası karaborsada yüksek fiyatlara satıldığını söyleyen Nufel, bir örnek olarak çalınan böbreklerin Irak'ta 1,000 dolar, Suriye ve Lübnan'da 3,000 dolar ve Türkiye'de ise 10,000 dolardan başlayan fiyatlarla pazarlandığını sözlerine ekledi. (sol.org.tr)


24.12.2016 - BM Raporuna Göre 5 bin göçmen 2016'da boğuldu Birleşmiş Milletler (BM), 2016'da Avrupa'ya ulaşmaya çalışan 5 bin göçmenin Akdeniz'de boğulduğunu açıkladı. BM, bu rakamın şimdiye kadarki en yüksek yıllık rakam olduğunu kaydetti. (Milliyet)


5.12.2016 - Almanya'da on binlerce kişi işinden olacak Alman basınında yer alan bilgilere ve firmaların açıklamalarına göre, ülkedeki 15 büyük firma, yaklaşık 53 bin 300 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor. Büyük çaplı işten çıkarmalar özellikle 2017 yılını kapsarken, bazı firmalar da 2020'ye kadar işten çıkarmaları tamamlamayı öngörüyor. (tr.sputniknews.com)


1.12.2016 - The Economist’ten Trump’a Küba tavsiyesi "Fidel'in aksine Raúl, Vietnam ve Çin tarzı "pazar sosyalizmi"nden yana. Daha fazla özel kuruluşa ve toptan satış pazarlarına izin verecektir. Donald Trump’a çok şey bağlı. Seçilmiş Başkan, Obama'nın açılımını tersine çevireceğini ima etti. Bu ikili bir hatadır. Küba yeniden tecrit edilirse bu ülke ekonomik reformların yolunu açmak için ihtiyaç duyduğu ticaretten ve yatırımdan mahrum kalacaktır. Ayrıca tarih, tecritin rejimin içine kapanmasına neden olduğunu ve bunun siyasi reformu zorlaştırdığını gösteriyor. Bay Trump akıllıysa, Obama'nın politikasına devam edip Küba toplumunun daha da açılmasını destekleyecektir." (The Economist)


14.12.2016 - Ruslar sosyalizmsiz perişan Sovyetler Birliği’nin (SSCB) yıkılmasından çeyrek asır sonra Rusya’da ve diğer eski Sovyet devletlerinde halkın mutluluk seviyesinin epey düşük olduğu ortaya çıktı. Avrupa İmar Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası tarafından yapılmış olan bir anketin sonuçlarına göre Rusların sadece yüzde 15’i SSCB dönemine göre hanelerinde yaşam koşullarının daha kaliteli hâle geldiğini söylüyor. (abcgazetesi.com)


7.12.20116 - Yemen'de devam eden kriz, Suriye ve Irak'taki savaş nedeniyle gölgelenmiş durumda [Suudi devletinin ABD desteğiyle soykırımcı bir savaş yürüttüğü - S.G.'nin notu] Yemen'de devam eden kriz, Suriye ve Irak'taki savaş nedeniyle gölgelenmiş durumda. Nisan 2015'te Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun başlattığı hava saldırılarında bugüne dek yedi binden fazla insan hayatını kaybetti.Yetersiz beslenme ve eksik tedavi nedeniyle ise bu sayıdan daha fazla çocuğun hayatını kaybettiği sanılıyor.27 milyon nüfuslu Yemen'de 14 milyon kişi yetersiz besleniyor. Kriz bölgelerindeki 500 bine yakın çocuk ise yetersiz beslenme nedeniyle ciddi risk altında. (BBC Türkçe)


14.12.2016 - ABD Suudilerin Yemen savaşını İncirlik'ten kalkan yakıt ikmal uçaklarıyla destekliyor Vox.com'un haberine göre ABD Suudi Arabistan yönetimindeki (Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer bir dizi Körfez ülkesinin uçaklarının da katıldığı) koalisyon tarafından Yemen'de sürdürülen, binlerce sivilin ölümüne, yüz binlerce kişinin açlıktan ölmekle yüzyüze gelmesine ve 3 milyona yakın Yemenli'nin evlerini terk etmek zorunda kalmasına yol açan kanlı savaşa İncirlik'ten kalkan yakıt ikmal uçaklarıyla doğrudan askeri destek veriyor. İncirlik üssünden kalkan ABD yakıt ikmal uçakları Suudi jetlerine havada yakıt ikmali yaparak onların Yemeni bombalamasını kolaylaştırıyor. Şimdiye kadar bu şekilde 1,600'den fazla sorti yapıldığı belirtiliyor. 20 aydır devam eden kesintisiz saldırı savaşına rağmen Suudi yönetimindeki koalisyon İran tarafından desteklenen Hutiler'e karşı askeri bir başarı elde edebilmiş değil. Hutiler başkent San'a dahil ülkenin büyük bölümünün kontrolünü elinde tutmaya ve Suddi güçlerine ağır darbeler vurmaya devam ediyor. (derleyen: Sınıf Gündemi)


10.12.2016 - Oxfam: Nüfusun yüzde biri, dünyanın geri kalanının sahibi İngiltere'de bulunan Oxfam International Vakfı tarafından yayınlanan bir rapor, dünyanın en zengin 85 kişisinin, dünya nüfusunun yarısının bütün varlıklarından daha fazla servete sahip olduğunu ortaya koydu. Rapor, Aralık 2014'te yayınlandı. Oxfam raporu ilave olarak, ultra-zenginlerin giderek daha da zenginleştiğini gösteriyor. Dahası, küresel servetin küresel elitlerin ellerinde birikme eğilimi devam ederse, 2016 yılı itibariyle en zengin %1, dünyanın servetinin %50'den fazlasının sahibi olacak. http://medyasafak.net/haber/2169/oxfam--nufusun-yuzde-biri-dunyanin-geri-kalaninin-sahibi


08.12.2016 - Irak'ın batısında bulunan El-Kaim kasabasına yapılan hava saldırısında onlarca sivil öldüğü söyleniyor Iraklı yetkili Salim Cuburi tarafından yapılan açıklamada, kasabaya yapılan saldırı kınanırken, saldırının bir pazar yerine yapıldığı ve onlarca sivilin ölümüyle sonuçlandığı söylendi. Saldırının ABD önderliğindeki koalisyon tarafından yapıldığı düşünülüyor. (haber.sol.org.tr)

 

İşçi Yaşamından

 

11.12.2016 - “AKP döneminde 18 bin insan iş cinayetinde hayatını kaybetti”, HDP Siirt Milletvekili Besime Konca Konca, 2011’de Afşin-Elbistan B Termik Santrali’nde yaşanan göçükle ilgili davada yargılananların Siirt Şirvan’da işçilerin katledildiği ocağı işlettiğini belirtti. AKP döneminde 18 bin 287 insanın iş cinayetinde hayatını kaybettiğini belirten Konca, oluşturulan bütçenin sermayeyi koruma, doğayı katletme bütçesi olduğunu belirterek, “Soma, Ermenek, Şirvan, Elbistan-Afşin ortadadır” dedi.. (sendika.org)


05.12.2016 - Kasım ayında, ikisi çocuk, sekizi göçmen 190 işçi öldü İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Kasım ayında en az 190 işçinin hayatını kaybettiğini belirtti. Ölenlerin sekizi kadın, 182’si erkek, ikisi çocuk, sekizi göçmendi. 2016 yılının ilk 11 ayında iş cinayetleri sonucu en az 1816 işçi hayatını kaybetti. Bu yıl Kasım ayında geçmiş üç yıla göre iş cinayetlerinde yüzde 45 civarında bir artış meydana geldi. (sendika.org)


02.12.2016 - Ya mezara ya kapı dışına: Şirvan’da ölmeyen işçileri işten attılar! Evrensel’e konuşan bir işçi “Yüzlerce işçiyi işten attılar. Herkes göçünü alıp köyüne döndü. Sadece 30-40 kişi kaldı, onlar da arama çalışmaları için bırakıldı. İşten çıkarmalarla ilgili gerekçe bildirilmedi. Şirket yetkilileri eskisi gibi buralara gelmiyor. Ana firma yöneticileri de yok. Burası ıssızlaştı. Bir yetkili ‘İşler karışık, madenin ne olacağı belli değil’ demiş” dedi.(sendika.org)


09.12.2016 - Sigortasız işçi katledildi, ardından yakıldı! Bağcılar Belediye Başkanı'nın ortağı olduğu site inşaatında iş cinayetine kurban giden işçinin bedeni ateşe verildi.AKP'li Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın ortağı olduğu sitede bir işçi asansör boşluğuna düşerek can verdi. Demirciler Mahallesi'nde bulunan Albayrak Sitesi'ndeki yıkım ve inşaat çalışmasını yapan firmada sigortasız çalıştırılan bir işçinin dün 6. kattan asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi. Daha da vahim olanı ise site sakini görgü tanıklarının basına verdiği bilgilerle ortaya çıktı. Tanıkların iddialarına göre, sigortasız çalıştırılan işçi 6. kattan düşerek can verdikten sonra, iş cinayetinin açığa çıkmasını engellemek ve AKP'li belediye başkanının “prestijini” korumak için, katledilen işçinin cansız bedeni tanınmasın diye ateşe verildi. (Kızılbayrak)


18.12.2016 Çağrı merkezinde ayakta çalışma cezası! Kars'taki Site Telekom Çağrı Merkezi'nden ayrılan işçiler çalışma koşullarının ağırlığını Evrensel gazetesine anlattı. Site Telekom 3 vardiya olarak çalışıyor. Şirket 4 bölüme ayrılıyor: Inbaund, Chat, evrak ve kalite kontrol. Mesai süreleri 9 saat olarak. Inbaund grubunda çalışanların günlük 12 satış kotası bulunuyor. 12 satış gerçekleştiremeyenler zorunlu olarak 1 saat fazla mesaiye kalıyor. Bu süre şu an 1.5 saat. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ücret ödenmiyor. 45 dakika olan öğle yemeği molası 40 dakikaya, bazen 35 dakikaya düşürülüyor. 15 dakika olan çay molaları 10 dakikaya, bazen de 8 dakikaya düşürülüyor. Asgari ücret artı primle çalışılan şirkette verilmesi gereken primler çeşitli bahanelerle düşürülüyor. Tüm bunları kötü çalışma koşulları nedeniyle Site Telekom’dan ayrılan Akgül Manduz anlatıyor. atışı dolduramayan ve fazla mesai yapmak zorunda kalan Site Telekom çalışanlarına onur kırıcı uygulamalar da dayatılmış. Onlardan bir tanesi ‘satış kotasını doldurma kadar ayakta çalışma’ uygulaması ya da ‘cezası’. İnbaund grubunda çalışan ve en iyi satışı yapanlardan A. A, bu uygulamayı şöyle anlatıyor: “Molaya çıktıktan sonra lokasyona döndüğümde bütün çalışanların ayakta olduğunu gördüm. Sorduğumda ‘Satış yapana kadar herkes ayakta bekleyecek Ö. Bey’in özel talimatı’ yanıtını aldım. Kimse oturmadı ben oturarak çağrıya girdim. Bölüm şefi 4 kez ayağa kalkmam gerektiğini söyledi. Ben de bu saçma sapan uygulama yerine neden sigortamızı yatırmadıklarını sordum. Beni S. Beye yönlendirerek, ‘Motivasyonu artırmak’ için böyle bir uygulama getirildiğini söyledi. Ben de durumun onurumu kırdığını belirttim ve işi bıraktığımı söyleyerek ayrıldım. Ayrıldıktan sonra daha öncede belirttiğim gibi eylül ayı sigortamı ve primlerimi yatırmadıklarını gördüm. Eylül ayında ful çalıştığımı da belirtmek istiyorum.” (Evrensel)


28.12.2016  Bozüyük’te silikozis hastalarının mücadelesi sürüyor Bilecik’in Bozüyük ilçesinde çalıştıkları bir seramik fabrikasında silikozis hastalığına yakalanarak fabrikaya karşı mücadelelerini sürdüren fabrika çalışanları 2.’inci istişare toplantısında bir araya geldiler. Mağdur çalışanlar adına bir açıklama yapan Mustafa Arslan şunları söyledi: “Bu sene ikincisini düzenlediğimiz birlik ve beraberlik yemeğinde geçen seneye göre biraz daha fazlayız. Bu demek oluyor ki her sene bu meslek hastalığına yakalananların sayısı gittikçe artıyor. Bizler bu hastalığa yakalanmışız, en azından bizden sonrakiler bu hastalığa yakalanmasının mücadelesini vermekteyiz. Bizlere fabrikada altı ayda bir film çekiliyordu. Fakat bu filmlerin sonuçları hakkında hiçbir bilgi verilmiyordu. Herkes dışarıdan film çektirerek veya tomografi ile hastalığını öğrendi. Daha sonra Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinden aldığı raporla öğrenmiş oldu. 2009 yılında kot kumla yasaklandı. Fakat bu hastalık sadece kot kumlada değil, maden ocaklarında, seramik sektöründe, diş protez sektöründe kısacası silika maddesinin kullanıldığı bütün iş yerlerinde görülmektedir. Amacımız bu işletmelerin düzenli bir şekilde denetlenmesi ve gerekli tedbirlerinin alınmasının sağlanmasıdır. Almayanlar hakkında yasal ceza işlemleri uygulanıp almalarını sağlamaktır. Bu hastalığa yakalananların yasal düzenlemelerle herhangi bir sağlık güvencesi olmayanların sağlık güvencelerine kavuşturulmalarıdır" diye belirtti. (Milliyet)

 

13.12.2016 - Soma davasında KHK yetkisi Sanığın ifadesi tamamlandıktan sonra ailelerin avukatları sanığa sorularını yöneltti. Avukat Seçil Ege Değerli’nin sorduğu soru üzerine mahkeme başkanı, “Çok fazla davamız var. Akşama kadar burada duramayız, soru sormayın” dedi. Avukat Değerli’nin “Biz sorularımızı soracağız” demesi üzerine mahkeme başkanı, “O zaman ben yetkimi kullanırım, KHK’da yetki verildi” diyerek Değerli’nin sorusunun sorulmasının reddine karar verdi. Avukat Değerli diğer sorusuna geçerek, “Bir gün işe gitmeyen işçi işten atılıyor. Siz neden haftada 2 gün işe gitmenize rağmen hiçbir işlem yapılmadı?” diye sordu. Savcı, “Bu soru ajitasyon ve provokasyon taşıyor” diyerek sorunun sorulmasına itiraz etti. Mahkeme başkanı ise, “Sizin burada şov yapmanıza izin vermem” diyerek soruya itirazı kabul etti. (guvenlicalisma.org)


17.12.2016 - Tekstilde çalışma yasası: Uzun çalışma, azar, keyfi kesinti Çorlu Türkiye’nin en büyük tekstil merkezlerinden biri. Binlerce kişinin çalıştığı fabrikalar, sermaye medyasına büyüklükleri ve ihracatlarıyla haber oluyor. Ancak bu büyüklüğün arkasında ağır bir sömürü ve işçilere yönelik insanlık dışı davranışlar yatıyor. İhtiyaç halinde işçinin yataktan kaldırılarak zorla fabrikaya götürüp çalıştırılması, hatalı ürünün işçinin yüzüne fırlatılması, işçilerin çocuk gibi azarlanması, prim gibi haklarının keyfi olarak kesilmesi ve bir sözle işten atılması patronların üzerinde uzlaştığı çalışma yasası haline gelmiş. Böylesi koşullarda çalıştırılan işçilere verilen ise asgari ücret. (Evrensel)


25.12.2016 - Temizlik işçisi kadının işe gidebilmek için eve kilitlemek zorunda kaldığı 2 çocuğu çıkan yangında öldü! Kütahya’da eşinden ayrı yaşayan temizlik işçisi kadın, çocuklarını evde bırakarak işe gitti. Evde çıkan yangında biri 6, diğeri 3 yaşında olan iki kardeş yaşamını yitirdi.  (siyasihaber3.org)


29.12.2016 - Eurotex’te yılbaşı tatil olsun diyen 60 işçi işten atıldı Tekirdağ Çorlu’da bulunan Eurotex tekstil’de patron tarafından yılbaşında çalışma dayatmasına karşı çıkarak imza toplayan işçilerden 60’ı işten atıldı.

 

İşçi Mücadeleleri

 

9.12.2016 - Uğur Konfeksiyon’da işten atılan işçiler fabrika önündeydi Uğur Konfeksiyon patronunun sendika  düşmanı  tutumlarına  karşı  işten atılan işçiler 2 Aralık günü de faaliyetlerine devam etti. Öğle saatlerinde Uğur Konfeksiyon önüne giden işçiler, önlüklerle öğle paydosuna çıkan arkadaşlarını karşıladı. Öte yandan Uğur Konfeksiyon yöne-ticilerinin atılan işçileri arayarak mücadeleden  vazgeçirmeye  çalıştığı  kaydedildi. Gazetemize konuşan işçiler bunun bir nevi rüşvet olduğunu söyleyerek “Biz onurlu işçileriz. Üç kuruşluk kişisel çıkar için haklı mücadelemizden vazgeçmeyiz” dedi.Tek  çözümün  sendikalı  olarak  işe iade edilmeleri olduğunun altını çizen işçiler, onur kırıcı dayatmaların son bulması gerektiğini, bunun tek yolunun da işçilerin birlik olmasından geçtiğini vurguladı. (Kızıl Bayrak)


9.12.2016 - Medlog’da Direniş 100 Günü Aştı MSC  Medlog  Lojistik’te  düşük  ücretlere ve kötü çalışma koşullarına karşı DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikası’nda örgütlenen ve işten atma saldırısıyla karşılaşan işçiler, toplam altı ilde direnişe geçmişlerdi. Direnişlerinin 100. günü olan 9  Aralık'ta  Galatasaray  Lisesi  önünde eylem yapan direnişçi işçiler kararlılıklarını haykırdı. (Kızıl Bayrak)


3.12.2016 - Nedlloyd Depo’da Direniş Başladı - Türkiye’nin en büyük lojistik firmalarından biri olan Netlog Lojistik’e bağlı Nedlloyd  Road  Cargo  firmasının  PolarXP projesinin deposunda çalışan iki işçi sendikalaştıkları  için  2  Aralık’ta  işten çıkarıldı. İşten atılan İsmail Kurt ve Mehmetcan Çadırcı, 12 Aralık öğle saatlerindeTuzla’da bulunan depo önünde direnişe başladılar. (Kızıl Bayrak)


8.12.2016 - Bekaert’de direniş sürüyor Toplu sözleşme sürecinin tıkanmasının ardından 8 Aralık günü greve başlayan Bekaert işçilerinin grevi yağmura ve soğuk havaya rağmen devam ediyor. İşçilerin taleplerini kabul etmeyen patronun sözleşme için adım atmaması karşısında nöbet sistemi ile sürdürülen greve böl-geden çeşitli fabrikalarda çalışan işçilerin desteği sürüyor. Grev yerinde yaktıkları ateşle ısınan Bekaert işçilerine işçiler dışında da çeşitli kurumlardan destekler geliyor. (Kızıl Bayrak)

24.12.2016 - Günsan Elektrik direnişi birinci ayını geride bıraktı Günsan Elektrik’te işçiler direnişlerini bir aydır sürdürüyor. Atılan işçiler kapı önünde direnişlerini devam ettirirken, fabrikada çalışmaya devam eden işçiler ise mesaiye kalmayarak arkadaşlarının geri alınması için tepkilerini ortaya koyuyor. (Kızıl Bayrak)

 

Dünyadan Mücadeleler  

 

01.12.2016 - ABD’de asgari ücret eylemleri ABD‘nin birçok kentinde işçiler asgari ücret seviyesinin yükseltilmesi talebiyle sokaklardaydı. FightFor15 (15 dolar için mücadele et) işçi grubunun kuruluşunun 4. yıldönümünde yapılan çağrı üzerine 340 şehirde düzenlenen eylemlere, özellikle restoran ve havalimanı çalışanları katıldı. (Alınteri)


02.12.2016- Sudan'da genel grev ilanı Sudan’da kemer sıkma politikalarına karşı aktif sosyal medya kullanılarak örgütlenen 3 günlük sivil itaatsizlik eylemini üstlenen KHALAS ( KURTULUŞ) adlı platform, Aralık ayında süresiz genel grev düzenleyeceğini kamuoyuna açıkladı. Sivil itaatsizlik eylemi benzinde teşviklerin kaldırılması ve elektik fiyatlarına zam yapılması üzerine başladı. Eylemi örgütleyen KHALAS (KURTULUŞ) platformu içindeki örgütlerin önde gelen 20’ye yakın üyesi eylem başlamadan önce gizli polis tarafından tutuklandı. Sudan Komünist Partisi ve Sudan Demokratik Hukukçuları’nın genel merkezleri polis tarafından kuşatıldı. Ülke ekonomisi, Sudan hükümetinin Yemen’i işgal eden Suudilerin başını çektiği koalisyona askeri destek vermesi sonrası iyice kötüleşmişti. (isyandan.org)


2.12.2016 - Yunanistan'da liman işçileri grevde Ülkede grevin başlamasıyla tüm deniz seferleri dururken, ticari gemiler ise kargolarını bırakmak için bölgede başka limanlara yöneldi. Yunan Denizciler Federasyonu'ndan (PNO) yapılan açıklamada, grev nedeniyle ülkenin tüm limanlarında bu sabahtan başlayıp 4 Aralık Pazar sabahına kadar hiçbir hizmetin verilmeyeceği bildirildi. PNO, ülkede gerçekleşecek genel grev kapsamında 8 Aralık Perşembe günü iş bırakmaya gideceklerini de duyurdu. Yunanistan ve kreditörleri arasındaki kurtarma paketi kapsamında devam eden müzakerelerde talep edilen iş kanun reformu birçok kesimde tepkilere yol açmıştı. (Akşam)


2.12.2016 - İspanya’da Havaalanı İşçileri Grevde İspanya’nın Barcelona şehrinde bulunan El Prat Havalimanı’nda temizlik görevlileri dört günlük greve gidince, havalimanı çöpten yürünemeyecek hale geldi. (Hürriyet)


07.12.2016 - Şili'de maden işgali  Şili’de Anglo-American, devlet mülkiyetindeki Codelco, Mitsui & Co ve Mitsubishi Corp firmalarının ortak mülkiyetinde olan Los Bronces bakır madeninde 26 Kasım’da maden işçilerinin de destek verdiği bir eylemle madende çalışan inşaat işçileri, 2014 yılındaki ücret düzeyi ve sosyal haklar politikasına geri dönülmesini talep ederek madeni işgal ettiler. (isyandan.org)


08.12.2016 - Yunanistan’da Ülke Çapında Bir Günlük Genel Grev Yunanistan kamu sektörü sendikaları şemsiye örgütü GSEE ile kamu çalışanları sendikası ADEDY, 8 Aralık Perşembe günü bir günlük greve çıkıyor. Tüm kamu kurumlarında, hastanelerde, bankalarda, toplu taşımada, üniversitelerde işçiler kemer sıkma politikalarını, iş yasası reformunu ve vergi artışlarını protesto etmek için greve katılıyorlar. Grev süresince hastanelerin sadece acil servisleri çalışacak. (isyandan.org)

15.12.2016 - Kolombiya: FARC’ın Beş Cephesi Silahsızlanmayı Reddetti Kolombiya Silahlı Devrimci Kuvvetleri (FARC), biri üst düzey,  dördü orta düzey olmak üzere beş komutan ve onlara bağlı birliklerin silahsızlanmayı ve tasfiyeyi reddederek örgütten ayrıldıklarını kamuoyuna açıkladı. FARC’ın yasadışı komutanlarından olup Merkez Komutanlığı üyesi ve FARC’ın Birinci Cephe Komutanı Gentil Duarte barış sürecinin bir parçası olmayacağını açıklayarak örgütten ayrıldı. (isyandan.org)


20.12.2016 - İngiltere’de Grev Dalgası Ücret, işçi sağlığı ve iş güvenliği standartları ile iş güvencesizliği üzerinden büyüyen grev dalgası yılbaşı yaklaşırken İngiltere’yi sarmış durumda. Raylı sistem, hava alanları ve posta merkezleri grev dalgasından etkilenecek. Raylı sistem: Bob Crow liderliğinde büyüyen RMT (Demiryolu, Denizcilik ve Ulaşım İşçileri Sendikası)’na üye 320 işçi iş güvenliği sebebi ile greve gidecek. (isyandan.org)

 

Emperyalist Rekabet

 

29.12.2016 - 35 Rus diplomata ABD'yi terk etmeleri için 72 saat verildi ABD, 35 Rus diplomat için sınır dışı edilme kararı verdiğini açıkladı.Sputnik'in haberine göre, Rusya’nın başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yönünde herhangi bir somut kanıt bulunmasa da, Beyaz Saray 35 Rus diplomatı sınırdışı etme kararı aldı. Rusya’nın Maryland ve New York’taki diplomatik temsilciliklerin, istihbarat amacıyla kullanıldıkları iddiasıyla kapatıldığı kaydedilirken, Washington ve San Francisco’da bulunan 35 Rus diplomatın önümüzdeki 72 saatte ülkeden ayrılmasının gerektiği ifade edildi. (Birgün)


17.12.2016 - Çin, ABD'nin 'deniz aracı'nı teslim edecek Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yang Yücün, 15 Aralık'ta Çin ordusu tarafından alıkonulan insansız denizaltı aracına ilişkin soruşturmanın tamamlandığını kaydetti. Çin ve ABD arasında konuya dair iletişimin devam ettiği bilgisini veren sözcü, incelemelerin ardından aracı ABD'ye uygun şekilde teslim etmeye karar verdiğini belirtti. İnsansız denizaltı aracının 'bilimsel araştırmalar yapmak' için bölgede bulunduğunu belirten Pentagon da Çin ile aracın iadesi konusunda uzlaşıldığını duyurdu. Uzmanlar, insansız deniz aracına el konulmasının, ABD ve Çin arasında son 15 yılın en ciddi askeri krizi olduğunu söylüyor.Pentagon daha önce Güney Çin Denizi'nde ve Filipinler açıklarında el konulan aracın suyun ısısını ve tuz oranını ölçmek için kullanıldığını, üzerinde açıkça ABD malı olduğunun ve sudan çıkartılmaması gerektiğinin yazıldığını açıklamıştı. (BBC Türkçe)


29.12.2016 - ABD'de Çinle ticaretinde açık veriyor ABD’ye sattığı mallar Çin ekonomisinin %4’ünü oluştururken; ABD’nin Çin’e sattığı mallar ekonomisinin %0,7’sine ancak karşılık geliyor.  İki dev ekonominin arasındaki bu dengesizlik sonucunda da ABD ekonomisinin ticari açık verdiği en büyük ülke Çin haline geliyor.  Hem uzun süredir bu durum böyle hem de uzun süredir bu açık artan bir eğilimde.  2015 sonu rakamlara bakınca işin ciddiyeti de ortada zaten: ABD’nin Çin’e sattığı malların toplam değeri 116,2 milyar dolarken Çin’in aynı 2015’te ABD’ye sattığı malların değeri 481,9 milyar dolar toplamda.  Oluşan açık da tabi bu durumda 365,7 milyar dolar gibi devasa ve yeni bir rekor seviye.  Navarro’ya göre 1947-2001 arasında %3,5 ortalama büyüme elde eden ABD; Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne kabulünün ardından 2002-2015 arasında yıllık sadece %1,8 büyüyebildi. (www.paraanaliz.com/)

 
12.12.2016 - Çin, Trump'ın 'Tek Çin' politikasıyla ilgili yorumlarından endişeli ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim sonrası Tayvan Başkanı Tsai Ing-wen'den aldığı kutlama telefonu Çin hükümetini endişelendirdi. Çin'in hükümet yanlısı gazetesi Global Times, "Tek Çin politikası pazarlığa açık değil" ve "Çin'in Trump'a direnç göstermesi gerek. Ta ki küresel güçlere zorbalık yapamayacağını anlayana kadar" diye yazdı. "Tek Çin" politikasına göre ABD, bağımsızlığının tanınmasını isteyen Tayvan'ı Çin devletinin bir parçası olarak kabul ediyor. Trump verdiği röportajda "Tek Çin politikasını tamamen anlıyorum ancak Çin'le bir anlaşma yapamadığımız sürece neden bu politikanın bizi kısıtlayabileceğini anlamıyorum" dedi. ABD Başkanı, Çin'in ABD'ye koyduğu sınır vergisi, ticari anlaşmalar, Güney Çin Deniz'ine kurduğu askeri üs ve ABD'nin Kuzey Kore'yle olan geriliminde yardımcı olmamasının altını çizdi. (BBC Türkçe)

08.12.2016 - Vietnam'dan Güney Çin Denizi hamlesi Güney Çin Denizi'nde Çin Halk Cumhuriyeti ile bölge ülkeleri arasındaki ihtilaf sürüyor. Sputnik'in haberine göre Vietnam, bölgedeki ihtilaflı Ladd resifinde dip tarama faaliyetlerine başladı. Burası üzerinde aynı zamanda Tayvan da hak iddia ediyor. Spratly Adası ve bölgesinde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunduğu düşünülüyor. Bölge ayrıca ticari balıkçılık için de elverişli. Güney Çin Denizi'ndeki adaların rejimi üzerinde Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan, Vietnam, Endonezya, Filipinler gibi ülkeler hak iddia ediyor. (haber.sol.org.tr) (Kasım ayında, Çin Dışişleri Bakanlığı, Vietnam’ın Güney Çin Denizi’ndeki havaalanını genişletme çalışmalarına tepki vermiş, "bazı ülkelerin Güney Çin Denizi’ndeki Nanşa Adaları üzerinde yasa dışı inşaat faaliyetleri ve işgal girişimlerine kesinlikle karşıyız" açıklamasını yapmıştı.)

 

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

 

23.12.2016 - Kılıçdaroğlu’ndan El Bab açıklaması: Belli acılara katlanmak gerekiyor AA'ya konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Eğer Türkiye kendi geleceğini güvence altına almak açısından böyle bir operasyon başlatmışsa, belli acılara katlanmak gerekiyor. Umarız … Türkiye bölgesinde etkin ve güçlü bir ülke konumunu sürdürmüş olur.” (Kılıçdaroğlu, tekelci sermayenin emperyalist eğilimlerini destekliyor ve CHP’nin Türk askerlerinin canlı canlı yakılmasına karşı bir muhalefet yapmayacağını gösteriyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ekim ayında, Musul operasyonuna Türkiye’nin dahil edilmemesini, “Türkiye masanın dışında. Niye masanın dışında? Benim komşum. Benim ağırıma gidiyor”sözleriyle değerlendirmiş, bu burjuva muhalefet partisinin dış politikada da TÜSİAD çizgisinden çıkmayacağını göstermişti. Bilindiği gibi, Ekim ayında Washington’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Koç şu açıklamaları yapmıştı: “Bu kaos ortamının giderilmesinde Türkiye'nin önemli bir rolü olduğunu yaşayarak görüyoruz son bir aydır. Bölgeye baktığınız zaman Türkiye bütün ülkelerden ayrışıyor, ekonomisiyle, demokrasisiyle, halkıyla, becerileriyle, sanayi kapasitesi ile… Biz de bölgesel bir güç olmak istiyorsak, kendi mahallemizdeki olaylara da o veya bu şekilde dahil olmak zorundayız.”)


24.12.2016 - El Bab'dan elimiz boş dönersek Diyarbakır'ı riske atarız MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin 'Siyaset ve Liderlik Okulu'nda IŞİD tarafından yakılan iki askerin görüntüleri hakkında da konuşan Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları şöyle: “Türkiye Cumhuriyeti düşmeyecek, düşürülmeyecektir. Terörle mücadele partilerüstü bir konudur. Neredelerse bulup yok etmeliyiz. El Bab operasyonundan alnımızın akıyla çıkmalıyız. El Bab'dan elimiz boş dönersek Diyarbakır'ı riske atarız.” (BirGün)


23.12.2016 – El Bab’da Yaşananlar Yeniçağ Gazetesi’nden Ahmet Takan’ın yazısından: “"IŞİD'in uçak dışında her türlü silahı var. ABD, Rus ve hatta Türk yapımı. (…)TSK koridorlarında Ocak ayından itibaren subay ve astsubaylarda çok sayıda istifaların olacağı hatta Bordo Bereliler'den toplu istifalar geleceği konuşuluyor. Hastane ziyaretleri ile pansuman yarayı iyileştirmiyor.”


23.12.2016 - Erdoğan: Lozan’ın kayıplarına üzülen bir milletiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde uluslararası tartışmalara yol açan Lozan Antlaşmasını yine tartışmaya açtı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Toplu Açılış Töreni'nde konuşan Erdoğan, “Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hala Lozan'daki kayıplarımızın üzüntüsüyle yaşayan bir milletiz” ifadelerini kullandı (evrensel.net)


2.12.2016 - Limak, Norveçli Statkraf'ın hidroelektrik santralini alıyor Limak, yenilenebilir enerjide Avrupa'nın en büyük şirketi olan Norveçli Statkraft'ın Siirt'teki 601 milyon euro yatırım tutarı olan 517 MW'lık Çetin Barajı ve HES projesini devralmak için iyi niyet anlaşması imzaladı. (Hürriyet)

 

Kapitalizm ve Kadın

 

01-12-2016 Türkiye cinsiyet eşitsizliğinde başa oynuyor Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, cinsiyet eşitsiliğinde 144 ülke arasında 130’uncu sırada yer aldı. Deutsche Welle’de yer alan habere göre WEF’in her yıl hazırladığı raporda Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranı yüzde 32’den yüzde 33’e çıkarken, erkeklerin oranı yüzde 76’dan yüzde 77’ye yükseldi. Sıralamada başı çeken İzlanda’da da ise bu oran kadınlarda yüzde 83, erkeklerde yüzde 87. Kadınların eğitim oranında 215 yılında 105’inci sırada yer alan Türkiye, bu yıl 109’unculuğa geriledi. Rapora göre en az ilkokul mezunları olan kadınların oranı yüzde 92’ye, erkeklerin oranı ise yüzde 93’e gelirken, bu rakam 2015’te kadınlarda yüzde 94, erkeklerde ise yüzde 95’ti. Öte yandan Türkiye’de yüksek öğretim mezunu kadınların oranı yüzde 73, erkeklerin oranı ise yüzde 85. Türkiye’de kadınların siyasete katılımı sıralaması 105’incilikten 113’üncülüğe geriledi. Meclisteki kadın milletvekili sayısı ile 2015 yılında 145 ülke arasında 85’inci sırada yer bulan Türkiye 2016 yılı raporunda 100’üncü sıraya geriledi. (Alınteri)


11.12.2016 - 11 ayda kadına ölüm ve tecavüz 1 Ocak 2016- 20 Kasım 2016 tarihleri arasında erkekler 236 kadın öldürdü, 71 kadına tecavüz etti, 368 kız çocuğuna yönelik cinsel istismar vakası medyaya yansıdı. Kadınların yüzde 22’si boşanmak/ayrılmak istedikleri ya da barışmayı reddettikleri için öldürüldü.Cinayetlerin yüzde 9’u sokak ortasında işlendi. Kadınların yüzde 67’sini partnerleri veya eski partnerleri öldürdü: 37 kadını eski koca veya eski sevgilileri, 121 kadını kocaları, sevgilileri ya da nişanlıları öldürdü.(Alınteri)


25.12.2016 - Temizlik işçisi kadının işe gidebilmek için eve kilitlemek zorunda kaldığı 2 çocuğu çıkan yangında öldü Kütahya’da eşinden ayrı yaşayan temizlik işçisi kadın, çocuklarını evde bırakarak işe gitti. Evde çıkan yangında biri 6, diğeri 3 yaşında olan iki kardeş yaşamını yitirdi. (Siyasi Haber)


25.12.2016 - Kadın istihdamı dibe vurdu Necla Akgökçe’nin yazısından: “2016 yılında kadın istihdamında görülen önemli gelişme (gerileme) de; kadın işsizliğinin tırmanışa geçmesi. DİSK raporuna göre toplam işsiz sayısı 3 milyon 523 bin, bu işsizlerin 1 milyon 974 binini erkekler oluştururken, kadın işsizlerin sayısı 1 milyon 550 bini buldu. Son iki yılda işsiz sayısı 475 bin artarken kadın işsiz sayısı 331 bin arttı. İşsizlerin yüzde 44’ünü kadınlar oluşturdu. Rakamların sıkıcılığını biliyorum ama Eylül 2016 döneminde tarım dışı kadın işsizliği 2.8 puanlık artışla yüzde 21.1 olarak hesaplanırken tarım dışı genç kadın işsizliği 2.4 puan artarak 32. 9 olarak gerçekleşti.” (Evrensel)

 

Kapitalizm ve Çocuk

 

07.12.2016 - Büyük tekeller çocuk işçi sömürüsüyle palazlanıyor Ucuz işçi cenneti Güneydoğu Asya’da çocuklar haftada 64 saate kadar tekstilde çalışmak zorunda kalıyor. Bangladeş'te yapılan bir araştırma, başkent Dakka'nın gecekondu mahallelerinde yaşayan binlerce çocuğun haftada ortalama 64 saat çalıştırıldığını ortaya koydu. Merkezi Londra'da bulunan Overseas Development Enstitüsü’nün yaptığı araştırmada, ülkede binlerce çocuğun, büyük markalar için üretim yapan tekstil firmalarında çalıştırıldığı tespit edildi.(Kızıl Bayrak)


11.12.2016 535 milyon çocuk savaş ve yoksulluk mağduru Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), dünyadaki çocukların yaklaşık dörtte birinin savaş, kriz ve doğal afetlerin etkisi altında ölüm, açlık, yoksulluk ve her türlü insani haktan yoksun bir şekilde yaşama mahkum edildiğini ortaya koydu. UNICEF verilerine göre savaş ve doğal afetlerle karşı kaşıya kalınan ülkelerde bu koşullarda yaşayan çocukların sayısı 535 milyon. Bu çocukların üçte biri, yani 393 milyona yakın çocuk, kapitalist tekellerin her türlü yeraltı ve yerüstü zenginliklerine el koyduğu Afrika’nın acil desteğe ihtiyaç duyulan bölgelerinde yaşam mücadelesi veriyor. (Kızılbayrak)


26.12.2016 - Maltepe Cezaevinde Çocuklara Tecrit Uygulanıyor: Cezaevlerinde işkence sistematikleşiyor  Maltepe Çocuk Cezaevi’nde tutuklu bulunan H.İ. ve M.A. adlı çocukların cezaevi idaresinin hak ihlalleri ve keyfi uygulamalarına karşı başlattığı açlık grevi 18’inci gününde. Çocukları ziyaeret eden Avukat Günay Dağ, cezaevinin tamamında hak ihlallerinin söz konusu olduğunu ve çocukların sistematik işkenceye maruz kaldığını söyledi. Ayaklarından ve ellerinden kelepçelenerek “süngerli hücre” denilen odalara konulan H.İ. ve M.A., cezaevi yönetiminin keyfi uygulamalarına maruz bırakılıyor. Cezaevi koşullarında en temel haklarının karşılanmamasına tepki gösteren ve bu yüzden açlık grevi başlatan çocuklar, talepleri karşılanıncaya ve cezaevi yönetimi keyfi uygulamalarına son verinceye kadar da açlık grevini sürdürmekte kararlı. (demokrasi3.com)

22.12.2016 - Sosyal Haklar Derneği: Yanan kız yurdunda çocuklara şiddet uygulanıyordu! "Kimi çocuklara 'Kız çocuklarının okuması günah zaten' dendi"Sosyal Haklar Derneği (SHD) Adana Aladağ’da 11’i çocuk ,12 kişinin can verdiği öğrenci yurdu yangını için bir rapor hazırladı. SHD’nin, çocuklarını kaybeden sekiz ve çocukları yaralanan yedi aileyle görüşerek hazırladığı raporda çarpıcı bilgilere yer verildi. Raporda "Çocuklara zaman zaman şiddet uygulanıyor" ifadesi kullanıldı.Adana Valisi, yurt faciasında yangın merdiveni kilitliydi iddiasına yanıt vermemişti.Hürriyet'ten İsmail Saymaz'ın haberine göre, ilçede on yıl önce yapılan devlet yurdunun "çürük" olduğu gerekçesiyle yıkıldığı belirtilerek, "Yurttaşların iddiasına göre çürük raporu, yurda değil yan tarafındaki lojmanlara verilmiş olmasına rağmen yurt da yıkılmış. Barınma sorunu çözülmeden yurdun yıkılmasına herkesin tepkili olduğu gözlenmiştir” denildi.Ailelerin tarikat yurduna mecbur bırakıldığı ifade edilerek, şöyle devam edildi: “Bazı aileler, söz konusu yurdu devlet yurdu zannetmektedir. Devlet yurdu yıkıldığında çocuklarının nerede kalacağını soran ailelere İlçe Milli Eğitim, bu yurdu adres göstermiştir."Yurt talebi karşılanmadı"“Kaymakam da dahil pek çok devlet yetkilisiyle görüşen aileler; defalarca yeni yurt talebinde bulunmuş ancak bu taleplerin hiçbiri karşılanmamıştır. Halkın yoksul olması nedeniyle çocuklarının eğitim alabilmelerini sağlamak için tek seçeneklerinin, yetkililerin devlet yurdu muamelesi yaptığı tarikat yurtlarına göndermeleri olduğu tespit edilmiştir.”"Kızların okuması günah"Rapora göre aileler, heyete şu bilgileri verdi:- Çocuklara temizlik yaptırılıyor ve bulaşık yıkatılıyor. Çocuklar bulaşık yıkarken elektrik şalterinin attığı yönetime bildirilmesine rağmen önlem alınmadı.- Her gün uzun saatler boyunca ağır din eğitiminden geçiriliyorlar. Çocuklar akşam ders çalışmak istediklerinde buna müsaade edilmiyor, hatta kimi çocuklara “Kız çocuklarının okuması günah zaten” deniyor.- Çocuklara zaman zaman şiddet uygulanıyor.- Çocuklarının nasıl ortamlarda kaldığını görmek isteyen babalara, erkek oldukları için müsaade edilmiyor. http://t24.com.tr/haber/sosyal-haklar-dernegi-yanan-kiz-yurdunda-cocuklara-siddet-uygulaniyordu,378526

 

Kapitalizm ve Eğitim

 

9.12.2016 Dünyanın en eğitimsiz toplumları açıklandı; Türkiye dokuzuncu sırada Independent’ın haberine göre Ipsos MORI’nın düzenlediği ‘Eğitimsizlik İndeksi’ için ekim ve kasım aylarında 16 ile 64 yaş arasındaki 27 bin 250 insanla görüşüldü. Dünyanın 40 ülkesinden 500 ila 1000 kişi araştırmada yer aldı.Katılımcılara, kendi toplumları hakkında aralarında ‘ülke nüfusu, sağlık harcamaları ve ülkelerinde yaşayan Müslümanların oranı’ gibi sorular yöneltildi. Bunun ardından da sonuçlar indeks yaratmak için bir araya getirildi.Hindistan ve Çin’in başı çektiği listede dünyanın en zengin ülkesi ABD kendisine ilk beşte yer bulurken, Türkiye ise dokuzuncu sırada yer aldı.Listenin ilk 10 sırasında Türkiye’nin dışında hiçbir Avrupa ülkesi bulunmuyor.


07.12.2016 - Türkiye eğitimde OECD ülkeleri arasında sondan ikinci Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üç yılda bir yaptığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2015 sonuçlarını açıkladı. Değerlendirme programına 72 ülkeden 15 yaş düzeyinde 540 bin öğrenci katıldı. Türkiye’den katılım 187 okuldan 5 bin 895 öğrenci olarak gerçekleşti. Türkiye matematik, fen ve okuma-anlama olarak belirlenen “performans alanında” puan kayıpları yaşadı. Düşüş PISA 2012’ye göre ortalama 7 sıra olarak gerçekleşti. Türkiye üç alanda da 35 OECD ülkesi arasında sondan ikinci oldu.(sendika.org)

1.12.2016 - Adana’daki faciada kızını kaybeden baba: Gönülsüz gittiler, çaresiz kaldık! BBC Türkçe’den Selin Girit’in haberine göre, 13 yaşındaki kızı Zeliha’yı kaybeden Mustafa Avcı, çaresizliğini şöyle anlattı: “Evim Aladağ’a 35 kilometre mesafedeki Köprücü Mahallesi’nde. Maddi durumumuz iyi değildi. İşim yok. Bir de yurdumuz yıkıldı. Geçen sene Pınar Madencilik Lisesi’ne yerleştirmişlerdi. Yurdu yıktılar. Hocalar bize ‘Çocuklarınızı buraya verin’ dedi. ‘Biz burada onlara iyi bakarız, 15 günde bir evinize göndeririz’ dediler. Buraya yönlendirdiler bizi. Yoksa çocukların da isteği yoktu. Gönülsüz gitti çocuklar oraya. Bizim de gönlümüz yok. Ama çaresiz kaldık. Bu yüzden çocuklarımız orada yandı.” Kızı Bahtınur’u kaybeden Mehmet Ali Baş ise çocuğunu söz konusu yurda yazdırması için çeşitli kişiler tarafından ziyaret edildiğini, ikna edilmeye çalışıldığını söyledi. Eşi Cemile Baş da, “Eve geldiler, yalvardılar, ‘İyi bakarız’ dediler” diye konuştu. Mehmet Ali Baş, Aladağ ilçe milli emniyet müdürünün “Ben de bu yurtlarda okudum” diyerek kendisini ikna ettiğini kaydetti: “‘Çocuğuna çok iyi bakacağız, çamaşırını yıkayacağız, yemeğini vereceğiz’ dediler. Ama çocukları sabah beşte namaz kıldırmaya kaldırırlarmış. Dört çocuk tuvaleti temizlermiş. Öbürleri de halıları, merdivenleri silermiş. Bu çocuklarımızın orada yanmasının nedeni yurtsuzluktan.” Yangının ardından Aladağ’a giden bakanların yurdu araştıracaklarını söylediklerine dikkat çeken Mehmet Ali Baş, “Başbakanımız Binali Yıldırım’la da görüştük. Başsağlığı diledi. Ama benim aklım üstümde yok. Bakanıma ‘Bizim çocuklarımız yurtsuzluktan yandı, öldü’ demedim. Yurdumuz olsaydı yanmazdı çocuklarımız” diye konuştu. (diken.com)


28.12.2016 - Lise öğrencilerinin yurt dışına gitme eğilimi son üç yılda arttı ABD ya da Kanada gibi uzak ülkeler ailelere emniyetli geliyor. Türkiye’de yabancı liselerde okuyan gençler arasında yurt dışına gitmek isteyenlerin oranı son üç yıldır artış gösteriyor. Cumhuriyet'ten Deniz Ülkütekin'in haberine göre, bu liseleri seçen gençlerin yurtdışına gitmenin yollarını aramasının nedenleri, siyasi istikrarsızlık ve baskılar, ekonomik kriz beklentisi ile Ortadoğu’daki savaşın Türkiye’ye yansıma ihtimali diye sıralanıyor.


21.12.2016 - Öğrenciye yardım "devlet otoritesine zararlı" İl milli Eğitim Müdürlüğü Şırnak'taki öğretmenlerin ihtiyaç sahibi öğrenciler için başlattığı destek kampanyasına son verilmesini istedi. Yasağın gerekçesinde "Devletimizin herhangi bir yardım veya destekte bulunmadığı imajı oluşturması sebebiyle devlet otoritesine zarar veriliyor" denildi.(gazeteduvar)


23.12.2016 - Eğitim bütçesi savaşa aktarıldı Bütçede aslan payının savaş politikalarına aktarıldığını söyleyen HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, “Son 3 yılda eğitime ayrılan payın hiçbir zaman yüzde 80’ini bile harcayamamış, yüzde 20-25’i güvenlik kaynaklarına aktarmış bir gerçeklik ile karşı karşıyayız. 2015 yılında 56 milyar eğitime pay ayrıldı deniliyor ve bu bakanlıklar arasındaki en yüksek paydır deniliyor ama gerçekleşen 56 milyar değil, 39 milyardır” dedi. (evrensel.net)


2.12.2016 - Bakan köylüyle alay etti! Aladağ'da çocukların cenaze törenine katılan AB Bakanı Ömer Çelik, protokole gelerek köyün yolunun bozuk olduğunu, ortaokul olmadığını, elektriklerin sık sık kesilmesi ve günlerce gelmemesi nedeniyle karanlıkta oturduğunu söyleyen bir kadına, “Loş ışıkta, romantik ortamı seviyorsun” diyerek espri yapmaya kalktı. (siyasihaber3.org)


2.12.2016 - "Adana'da yanan kız öğrenci yurdunun sahibi Süleymancılara 1 milyon devlet yardımı" iddiası! 2010 yılından 2016 yılına kadar Dernekler Dairesi Başkanlığı'nın açıkladığı verilere göre İçişleri Bakanlığı, “Kurs ve Okul Talebelerine Yardım” ve “Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım” derneklerinin çeşitli projelerine toplam 1 milyon 105 bin 109 TL para aktarmış. Bu projeler arasında Ab-ı Hayat, Özlenen Neslin Yetişeceği Eğitim Merkezi Projesi, Ecdadımıza Layık Bir Gençlik Yetişiyor Projesi gibi projeler bulunuyor. Projelerin sonuçları ise meçhul. Faaliyetleri tüm yurda ve hatta Kıbrıs'a yayılmış bu derneklerin yardım alan projeleri özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yoğunlaşıyor. Derneğin en çok devlet yardımı alan üç projesi şunlar:  (sol.org.tr)


12.12.2016 - Gençliğin eğitim durumu kötüye gidiyor 15-34 yaş grubunda halen yaklaşık 24 milyon kurumsal olmayan (askerlikte, hapiste olmayan) nüfus bulunuyor. 2 milyonu bir okul bitirmemiş. 12 milyonunun eğitim düzeyi ise lise altı. Genel liseyi ve meslek lisesini bitirmiş olanların sayısı sırasıyla 3 ve 2,5 milyon. Yüksekokul ve yükseköğretim diplomalıların toplamı ise 4,5 milyondan ibaret. Toplamın yüzde 20’si bile etmiyor. Önümüzdeki yıllarda bu oran yavaş artacak ama gelişmiş ülke oranlarının (yüzde 40 civarı) çok uzağındayız. Nitekim 6,3 milyonluk 15-19 yaş grubunun 1 milyon 800 bini (yüzde 30’u) okumayı bırakmış durumda. 5,5 milyonluk 20-24 yaş grubunda ise eğitimi bırakan sayısı 3,6 milyon (yüzde 65). Yine tahmin edebileceğiniz gibi 15-24 yaş grubunda eğitime devam etmeyen gençlerin çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Bu yaş grubunda eğitme devam etmeyen 5,4 milyon gencin 2,9 milyonu kadın. (t24.com.tr)


20.12.2016 - Eğitime yapılan harcama düşüyor Türkiye 2011 yılında öğrenci başına 2 bin 445 dolarlık harcama yapmış. Tutar 2012 yılında 2 bin 620 dolara, 2013 yılında 2 bin 725 dolara çıkıyor. 2014 yılıyla birlikte dolardaki artışın da etkisiyle bir iniş başlıyor. Öğrenci başına harcama 2014 yılında 2 bin 636 dolara, geçen yıl ise 2 bin 375 dolara iniyor. (Dünya Gazetesi)