Sermaye Devleti

 

22.11.2016 - Yeni KHK’larla 9 basın kuruluşu, 375 dernek kapatıldı OHAL kapsamında 677 ve 678 sayılı iki yeni kanun hükmünde kararname (KHK) yayımlayan devlet, kamuda 15 bin 550 kişiyi tasfiye ederken, 9 basın yayın kuruluşunu da kapattı. KHK’larla, 375 dernek de kapatıldı. Derneklerin kapatılmasına gerekçe olarak “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı oldukları” öne sürüldü. (Kızıl Bayrak)

23.11.2016 - Grev yasaklarının kapsamı genişletildi! Dün yayımlanan 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile mevzuatta bulunan ve aslında fiilen grev yasağı anlamına gelen grev erteleme uygulamasının hem kapsamını genişletti hem de kolaylaştırdı. KHK, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Grev ve Lokavt Ertelemesi” başlıklı 63. maddesini değiştiriyor. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 63.maddesinde “Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt genel sağlığı veya millî güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu bu uyuşmazlıkta grev ve lokavtı altmış gün süre ile erteleyebilir” olarak yer alan grev erteleme koşullarına “büyükşehir belediyelerinin şehir içi toplu taşıma hizmetlerini, bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte olması” durumu eklendi. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 63. maddesi “grev ertelemeleri” başlığını taşısa da aslında bu bir yasaklanama anlamına geliyor. Kanunun yeni hali bu yasağı daha da genişletmiş oldu. Kanunun eski düzenlemesine göre Bakanlar Kurulu “mili güvenliği” ve “genel sağlığı” bozucu nitelikteki grevleri 60 gün süreyle erteliyordu. (...) Ertelenen grevin yeniden başlatılması mümkün olmuyordu. Birçok grev, patronların ve onların kuruluşları lehine AKP hükümeti tarafından ertelendi, yani yasaklandı. Bunun en son örneği 2015 yılında yaşanmış, Birleşik Metal İşçileri Sendikası ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Grup Toplu İş Sözleşmesi’nde yaşanan uyuşmazlık sonucu greve çıkılmış ve grev bir gün sonra Bakanlar Kurulu tarafından milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu gerekçesi ile ertelenmişti. (sol.org.tr) (Ekim ayında “özel istihdam büroları” yasası yürürlüğe girmiş, “kiralık işçi”lik uygulamaya konmuştu. Bu, sendikalaşmayı ve örgütlenmeyi zorlaştıran bir yasaydı; bu kararnameyle birlikte grev yapmak fiilen yasaklanıyor.)

1.11.2016 - AKP 10 bin yeni özel harekat polisi yetiştirecek! Polis Akademisi'nin resmi internet sitesinden yapılan duyuruya göre, Polis Akademisi'ne bağlı Polis Meslek Eğitim Merkezleri'nde özel harekat polisi yetiştirmek üzere 28 yaşından gün almamış ve en az lise veya dengi okul mezunlarından 10 bin erkek öğrenci adayı alınacak. (sol.org.tr) (Haziran ayında, Özgür Gündem gazetesinde, hükümetin Kürdistan kentlerindeki özel harekatçıların sayısını 40 bine çıkaracağına dair bir haber yayınlanmıştı. Aynı ayda, Erdoğan’ın başdanışmanlarından Yiğit Bulut askeri sanayii proje sayısının 66’dan 269’a, tutarı 5,5 milyardan 45,5 milyar dolara yükseldiğini açıklamıştı. Yine Haziran ayında, hükümete yakın Sadat A.Ş'nin sitesinde 'eğitim paketi” olarak "Gayri nizami harp kursu" verilmesi dikkat çekmişti. Temmuz ayında, polise ağır silahlar verilmesi kararlaştırılmıştı. Ekim ayında ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, parti yöneticilerini silahlandıracaklarını açıklamış, sosyal medya üzerinden "Ak silahlanma" ve "Ak milisler" etiketleriyle yapılan silahlanma ve şiddet çağrıları yapılmıştı.)

15.11.2016 - 2017 bütçesinin aslan payı yine “güvenlik” ve “savunmaya” Plan Bütçe Komisyonu’nda 1 Kasım itibariyle başlatılan 2017 merkezi bütçe görüşmeleri devam ediyor. Her dönem olduğu gibi bu dönemde de hükümet tarafından bütçenin aslan payı doğrudan güvenlikle alakalı olarak savunmaya ayrıldı. Merkezi bütçede bu yıl 64 milyar 306 milyon 50 bin TL doğrudan güvenlik ve savunmadan sorumlu olan kurumlara ayrıldı. Bu rakam 2016 yılında 58 milyar civarındayken, bu yıl yaklaşık olarak 6 milyar TL’lik bir yükselmenin artması da dikkat çeken bir ayrıntı.(evrensel.net)

4.11.2016 - Polis amiri: “Silah kullanmaktan çekinmeyin” Esenyurt'ta HDP operasyonlarını protesto edenlere saldıran polis amiri, emrindeki polislere "Silah kullanmaktan çekinmeyin" diye bağırdı. (Birgün)

24.11.2016 - Hapishanelerde 12 Eylül uygulamaları Hapishanelerde siyası tutsaklarla dinci çeteciler aynı koridorlarda karşı karşıya getiriliyor. OHAL’le birlikte hapishanelerde sermaye devletinin tutsaklara yönelik saldırıları azgınlaştı. Saldırılar 12 Eylül faşist darbe sonrası hapishanelerinden farksız düzeyde devam ediyor. Yeni bir saldırı da 12 Eylül’le anılan “karıştır, barıştır” politikası. 12 Eylül döneminde devrimcilerle faşistler aynı koğuşa konularak, “barıştırma” güzellemesiyle, devrimci tutsaklara üniformalılar dışında, sivil faşistlerin saldırı zemini de yaratılıyordu. Bugünse aynı koğuşa değil, ama aynı koridora devrimci tutsaklarla IŞİD ve cemaat örgütlenmelerinden tutuklananlar konuluyor. (Kızılbayrak) (Haziran ayında siyasi tutsaklar üzerindeki tecridi kitap-yayın yasakları, görüş-iletişim cezaları, baskınlar, aramalar, eşyaların talan edilmesi, keyfi sevklerin artmasına dair haberler çıkmıştı.)

23.11.2016 - Grup Yorum üyelerinin hepsi tutuklandı Geçen hafta düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Grup Yorum üyelerinin hepsi tutuklandı. Mahkeme, Okmeydanı’nda bulunan İdil Kültür Merkezi’ne geçen hafta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Grup Yorum üyeleri Ali Aracı, İnan Altın, Selma Altın, Sultan Gökçek, Fırat Kıl, Dilan Poyraz, Helin Bölek, Abdullah Özgün’ün tutuklanmasına karar verdi. (Hürriyet)

23.11.2016 - Üç KHK: 107 Üniversiteden 3850 Akademisyene İhraç! - Üç Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile toplam 107 üniversitede 3850 akademisyen ihraç edildi. En çok ihraç 186 akademisyen ile İstanbul Üniversitesi’nden oldu. Üniversitedeki akademisyenlere oranla ise en yüksek ihraç oranı yüzde 41 ile Alanya Alaadin Keykubat Üniversitesi’nde yaşandı. 29 Ekim’de ilan edilen 675 sayılı KHK ile 1262 akademisyen; 2 Eylül’de Resmi Gazete'de yayınlanan 672 sayılı KHK ile 2 bin 346 akademisyen; 22 Kasım’da yayınlanan 677 sayılı KHK ile 242 akademisyen kamu görevinden çıkarıldı. Ayrıca bu KHK ile barış isteyen 15 akademisyen ‘’Bu Suça Ortak Olmayacağız’’ bildirisini imzaladıkları için ihraç edildi. 677 İhraç edilen akademisyenler 2016 yılında 183 üniversitede çalışan 146 bin 124 öğretim elemanının* yüzde 2.63’ünü oluşturuyor. (bianet.org)

21.11.2016 – Halkın Hukuk Bürosuna İkinci Baskın! - Halkın Hukuk Bürosu’nun Ankara ofisi polis tarafından ikinci kez basılarak, mühürlendi. Büroda, aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu dört avukat gözaltına alındı. İçişleri Bakanlığı tarafından faaliyetleri durdurulan Adalet Okulu Derneği ile aynı adresi paylaştığı bahanesiyle mühürlenen Halkın Hukuk Bürosu’nun Ankara’daki ofisi, dernekler masasından gelen polislerce önceki mührün kırıldığı gerekçesiyle bir kez daha mühürlendi. (alinteri.org)

10.11.2016 Türkiye hapishaneleri mahpus sayısında rekor kırdı İlk kez 214 bini aşkın insan içeride Türkiye Hapishane Çalışmaları Merkezi'nin yayınladığı raporda cumhuriyet tarihi boyunca 50 bin civarında seyreden tutuklu sayısının 214 binlere yükseldiğini aktardı. (siyasihaber3.org)

 

Türkiye Gündemi

 

 

7.11.2016 - Ali Koç’tan HDP milletvekillerinin tutuklanmasına “sessiz” onay - Birgün gazetesinde çıkan habere göre, Koç Holding patronlarından Ali Koç, HDP ve Cumhuriyet operasyonlarıyla ilgili gelen soruya şu yanıtı verdi: “Bu soruya, İnventram ile Japon şirket Mitsui’nin ortaklığına gölge düşürmemek için uzun cevap verebilirdim ama bir tarafta hala büyüme oranları, Türkiye’deki yatırım araçlarının Batıya göre getirisinin yüksek olması gibi olumlu şeyleri de söyleyebilirim. Ama bununla beraber yabancı yatırımcıyı çekebilmek için ihtiyaç duyulan güvenli liman olma olayında da son zamanlarda erozyona uğrama durumunu da uzun uzun anlatabilirdim... Ama basın toplantısına gölge düşürmemek için şimdilik sadece Cumhuriyet gazetesine geçmiş olsun diyorum. Bu sorunun cevabını daha uzun uzun ve sağlık bir ortamda cevaplayabilirim.”

10.11.2016 - Ahmet Şık: Türkiye yazarı hükümetin darbe girişimini önceden bildiğini yazdı! Cumhuriyet gazetesi yazarı Ahmet Şık, Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur’un 15 Temmuz öncesi yazdığı iki yazıyı şöyle anımsattı: “Fuat Uğur, Türkiye gazetesindeki köşesinde 15 Temmuz darbesinden 3 ay önce iki ilginç yazı kaleme aldı. Uğur’un 2 Nisan’da yayımlanan ilk yazısı, “Cemaat’in ‘Hususiler’i darbe için Ankara’da toplandı” başlığını taşıyordu. “Hususi”, düzenlenen iddianamelere ve soruşturma evraklarına yansıyan bilgilere göre Gülen Cemaati’nin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki örgütlenmesine dahil olan askerlere verilen isim. Uğur, TSK’ye darbe çağrısı yaptığını iddia ettiği ve isimlerini vermediği kimi yazarları eleştirerek başladığı yazısında darbe olacağını yazıyordu. (t24.com.tr)

23.11.2016 - Yeniçağ yazarı: Erdoğan ile Bahçeli arasındaki başkanlık mutabakatı tıkır tıkır işliyor Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan, Ankara kulislerine yansıyan "anayasa değişikliği paketi 330'u bulduktan sonra kabinede yapılacak revizyon kapsamında bazı MHP'lilerin bakan olabileceği" iddialarıyla ilgili olarak kaleme aldığı yazıda, "Bahçeli bazı MHP'lilere 'Bakan olacaksın' haberi gönderiyor" dedi. Takan AKP-MHP ortaklığı çerçevesinde "Görevden alınacak bakanların yerine MHP'den isimlere yer verileceği ve bunların arasında icracı bakanlıkların olacağı da kaydediliyor" diye yazdı. Takan, "Kamuda istihdam edilmek üzere ayrılan 60-70 bin civarında kadro için MHP'ye yüzde 25 kontenjan verildiğini" de öne sürdü.(habersol.org)

26.11.2016 Erdoğan'dan AB'ye: Daha ileri giderseniz, sınır kapıları açılır  Erdoğan: “Kapıkule'ye 50 bin mülteci dayanırsa feryat ettiniz. Bana bak, eğer daha ileri giderseniz bu sınır kapıları da açılır bunu da bilesiniz. Öyle kurusıkı tehditlerden ne ben anlarım ne bu millet anlar, bunu da bilesiniz.” (BBC) (Erdoğan Şubat ayında da, Türkiye’deki göçmenlerle ilgili olarak “bizim alnımızda enayi yazmıyor kapıları açarız; kusura bakmayın, gereği neyse bunu yaparız, herhalde otobüsler boşuna durmuyor, uçaklar boşuna durmuyor, biz de göndeririz” ifadelerini kullanmış,  Haziran ayında da, Almanya’nın Ermeni soykırımını tanımasının ardından "şu anda bizim vatandaşımız olmayan Ermenileri biz niye ülkemizde tutalım? Onları Ermenistan’a göndeririz” açıklamasını yapmıştı.)

13.11.2016 - “Erdoğan’ın kovuşturmaları yeni oligarklar için on milyar dolarlık pazar açacak” “Laik bir milyarder olan Aydın Doğan, Hürriyet ve CNN Türk’ü de kapsayan dev medya holdinginde faaliyet gösteren yayınların içeriğini uysallaştırdı çünkü diğer 130 kuruluşa yapıldığı gibi holdingine el konmasını engellemek istiyor. Doğan Avrupa’da ve ABD’de İslamofobi karşıtı konferanslara sponsorluk yapıyor. Milyarder Mehmet Emin Karamehmet tarafından kurulan telekomünikasyon devi Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. bir zamanlar çok popüler olan “Özgür Kız” reklamı nedeniyle batılılaşmış gençlik için bir kültür ikonuydu. Şimdi Ensar Vakfı’yla ilgili öğrencileri finanse ederek İslami eğitimi yaygınlaştırıyor. Doğuş Holding’in milyarder sahibi Ferit Şahenk ise kamuya açık alanda en son bir ay önce, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İslami Eğitim Fakültesi’nin açılışında görüldü; Şahenk bu üniversitenin yapımına 20 milyon dolar bağış yapmıştı. Bu “hayır” yatırımları geçen yıl Gülencilere yönelik operasyonlar sırasında ülkeyi terk etmeden bir ay önce Ankara’da bir üniversite kuran Koza İpek Holding kurucusu Akın İpek gibilerinin oluşturduğu boşluğu dolduruyor.  Eylül ayında hükümet İpek’in borsaya açık, piyasa değeri toplamda altı milyar doları bulan üç madencilik ve enerji şirketi de dahil olmak üzere 18 şirketine el koydu. Geçen hafta Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli terörizme yardım ve yataklık nedeniyle 600 şirketin hisselerinin TMSF’ye devredildiğini duyurdu. Mecliste yaptığı konuşmada Canikli, bu hisselerin kaderinin devam etmekte olan cezai soruşturmalara bağlı olduğunu söyledi. Terörizmle ilişkileri tespit edilirse satışa sunulacaklar; edilmezse, sahiplerine geri verilecek. Bir TMSF yetkilisi el konan hisselerinin değerinin 10 milyar dolar olduğunu belirtti. (https://www.bloomberg.com/news/articles/2016-11-13/erdogan-purge-creates-10-billion-bazaar-for-would-be-oligarchs)

Halk İçin Ekonomi

 

 

23.11.2016 - Hep patron hep kârlı: AKP iktidarında Koç gibi semirdi AKP iktidarı henüz tazeyken. Mustafa Koç o koltukta onuncu yılını doldurduğunda, yani 2013’te Koç Holding tam yüzde 683 büyümüştü. Koç Holding’de çalışan emekçi sayısı da ikiye katlanmıştı. Koç Holding, AKP’li yıllarda Türkiye’nin açık ara büyük holdingi haline geldi. 2003-2013 arasındaki dönemde Koç’un 10 yıllık net kârı 13.4 milyar lira oldu. (sol.org.tr)

15.11.2016 - DİSK-AR: 6,5 milyon işsiz ile işsizlikte patlama yaşanıyor DİSK Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos 2016 dönemine ilişkin işsizlik verilerini değerlendirdi. Raporda, ağustos 2016 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 6,5 milyon işsiz ile işsizlikte patlama yaşandığını vurgulandı.  (sendika12.org)

24.11.2016 - İşsizlik resmi verilerde bile yüzde 11.4'e yükseldi - Dün açıklanan Temmuz-Ağustos-Eylül dönemi verisine göre işsizlik oranı yüzde 11.4’e yükseldi. Çok değil, Mart ayında yüzde 9.9 düzeyindeydi.  (Dünya Gazetesi) (Bu haberde resmi işsizlik rakamlarından bahsediliyor ama bu resmi rakamlardaki işsiz tanımına iş aramayı bırakanlar girmiyor. Bu kişiler, istihdama dahil sayılmıyorlar. Türkiye Türkiye OECD ülkeleri arasında yüzde 51’lik oranla ise istihdamın en düşük olduğu ülke. Başka deyişle, nüfusun %49’u çalışma yaşında olmasına rağmen çalışmıyor.)

24.11.2016  Her 100 gencin 30'u çalışmıyor ve eğitim görmüyor - Ağustos ayı itibariyle nüfusumuzun 17.9 milyonu 15-29 yaş arası gençlerden oluşuyor. Bu gençlerin 4.7 milyonu eğitim görmekte. 5.7 milyon eğitim görmüyor, ama çalışıyor. 2.1 milyon ise hem eğitimine devam ediyor, hem çalışıyor. Bu gençlerin toplamı 12.5 milyon ediyor. Geriye kalan yaklaşık 5.5 milyon genç ne mi yapıyor... Bunlar ne eğitim görüyor, ne de istihdamdalar, yani boşta geziyorlar. Ya da boşluktalar... Bu 5.5 milyon gencin, toplam 17.9 milyonluk genç nüfusa oranı tam yüzde 30.5 düzeyinde. Yani 15-29 yaş grubundaki her 100 gencin 30'u çalışmıyor ve eğitim görmüyor. Erkeklerde 15-29 yaş arasındaki nüfus 9 milyon. Bu nüfusun yüzde 17 oranında yaklaşık 1.7 milyonu eğitim görmeyen ve çalışmayan gençlerden oluşuyor. Kadınlarda ise durum çok daha vahim. 15-29 yaş grubundaki kadın nüfus 8.9 milyon düzeyinde. Bu nüfusun yüzde 44 oranında 3.9 milyonu ne eğitim görüyor, ne çalışıyor. Kadınlarda 20-24 yaş grubunda eğitim görmeyen ve çalışmayanların o yaş grubu nüfusa oranı yüzde 49, 25-29 yaş grubunda aynı durumda olanların oranı ise tam yüzde 57 düzeyinde bulunuyor. (Dünya Gazetesi)

19.11.2016 İş bulma umudu tükeniyor Son yıllarda ivmelenen işgücüne katılım eğilimi zayıflamaya başladı. 2014 ve 2015’te iş arayanlar ve çalışanlardan oluşan işgücü sayısındaki artış, nüfus artışının üzerine çıkmıştı. 2016’da durum tersine döndü. Ağustos dönemi verilerine göre geçen yıl 15 yaş ve üstü nüfus 875 bin kişi artarken işgücü artışı 951 bin olmuştu. Bu yıl ise nüfus 862 bin artarken, işgücü artışı 759 binde kaldı. 2015’te işgücü artışı nüfus artışından 76 bin fazlaydı, 2016’da 103 bin gerisinde kaldı. Bu değişikliğin en önemli nedeni iş bulma ümidi kalmayanların sayısındaki artış. Çalışmaya hazır oldukları halde iş aramayanların sayısı Ağustos dönemi itibarıyla 2015’te bir yıl öncesine göre 56 bin azalmıştı, bu yıl 84 binlik artış var. (Dünya Gazetesi)

21.11.2016 Son bir yılda işten çıkarmaların tablosu - Ağustos itibariyle 2015’ten 2016’ya tarım dışı işsiz sayısı artışı 458 bin. Bu artışın uzak ara en büyük kısmı hizmetlerden geliyor. Tam 315 bin. Öyle anlaşılıyor ki hizmetlerde işten çıkarmalar çok yaygınlaşmış. İşini kaybeden de kolay kolay yeni iş bulamıyor. İkinci büyük istihdam kaybı 126 binle inşaatta yaşandı. Göreli olarak bu sektörde istihdam kaybı daha da çarpıcı: Çalışan sayasının yüzde 6,5’i dört ayda buharlaştı. Özellikle sanayi istihdamında 157 binlik muazzam bir kayıp söz konusu. Sanayide çalışan sayısı yüzde 3 azaldı. (Dünya Gazetesi)

08.11.2016 - BİSAM Enflasyon Raporu: Yoksulun enflasyonu yükseliyor Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Ekim 2016 Dönem Raporu açıklandı. Rapora göre yıllık enflasyon ekmekte yüzde 10.41, kirada yüzde 10.37, domates ve nohutta yüzde 40’ın üzerinde yükseldi. (evrensel.net)

13.11.2016 Sanayi üretimi düşüşe geçti Sanayi üretiminde eylül verileri beklentilerin bir hayli altında gerçekleşti. Ortalama üretim geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalırken, imalat sanayisindeki daralma yüzde 5 oldu. Böylece merakla beklenen üçüncü çeyrek sanayi büyümesi eksi yüzde 3,2 gerçekleşti. (Akşam gazetesi)

27.11.2016 Uzun vadeli büyümede düşüş var- “2002-2007 dönemi yıllık büyüme ortalamamız yüzde 6.8 iken, 2008-2015 yıllık büyüme ortalaması yüzde 3.4’e geriliyor. Aynı dönemlerde özel tüketim yüzde 7.3’ten 2.8’e, kamu tüketimi yüzde 7.3’ten, 2.8’e geriliyor. Yatırımlar yüzde 15.2’den 3.5’e düşüyor. Yıllık ihracat artışı yüzde 7.8’den 4’e, ithalat yüzde 15.8’den 2.7’ye iniyor.” (Dünya Gazetesi)

11.11.2016 - Tüm vergilere zam Maliye Bakanlığı tarafından yeniden değerleme oranı 2016 yılı için yüzde 3,83 olarak tespit edildi. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının Vergi̇ Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeniden değerleme oranı doğrultusunda, çevre temizlik vergisi dışında kalan taşıt vergileri, harçlar, damga vergisi, cezalar ve değerli kağıtlar ile defter tutma hadleri yüzde 3.83 artırılacak. (haber.sol.org)

1.11.2016 - 2017’de gelirlerin aslan payı vergilerden karşılanacak KPMG Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Emrah Akın, hükümetin TBMM’ye sunduğu bütçe tasarısını değerlendirirken 2017’de gelirlerin "aslan payının vergilerden" karşılanacağını söyledi. Emrah Akın, hükümet 2017 bütçe tasarısında 645.1 milyar TL gider, 598.3 milyar TL gelir öngördüğünü ve bütçenin gelir kalemindeki 511.1 milyar TL’lik vergilerden karşılanacağını belirtti. Akın, 2017’de toplam bütçe gelirlerinin yüzde 85’inin vergi gelirlerinden sağlanacağını kaydetti. (Hürriyet) (2017’de toplam vergi gelirlerinin neredeyse yüzde yetmişi sadece ÖTV ve KDV’den (yani dolaylı vergilerden) gelecek. Bu konuda Lenin şöyle der: “[Dolaylı vergiler söz konusu olduğunda] “insan ne kadar zenginse, gelirinden o kadar azını dolaylı vergi olarak öder. O nedenle dolaylı vergiler en adaletsiz vergidir. Dolaylı vergiler yoksullara yüklenen vergilerdir. İşçiler ve köylüler birlikte nüfusun onda dokuzunu oluştu­rurlar ve toplam dolaylı vergilerin onda dokuzunu ya da sekizini öder­ler. Oysa toplam gelirin onda dördünden fazlasını kesinlikle almazlar!" (Lenin, Kır Yoksullarına)

22.11.2016 - Borçlar arttıkça artıyor - Hane halkı borç yükü 2008 yılında 136.5 milyon dolarken, bu yıl yüzde 319 artışla 433.2 milyon dolara yükselmiş. Bir başka tablodaki rakamlar, 2010 yılından bu yana konut kredilerinin 61 milyar liradan 151 milyar liraya, ihtiyaç ve diğer kredilerin 63 milyar liradan 159 milyara, kredi kart yüklerinin 44 milyardan 80 milyara yükseldiğini, taşıt kredilerinin ise 6 milyar liradan 9 milyara yükseldikten sonra son yılda yine 6 milyar seviyesine indiğini gösteriyor. (Dünya Gazetesi) (Ekim ayında bir CHP’li milletvekili her 10 kişiden 8’inin bir şekilde devlete, şahıslara veya bankalara borçlu olduğunu ifade etmişti.)

12.11.2016 - Takibe düşen kredilerde artış var 2015 ile 2016 yılı arasında, banka kredilerinin takibe dönüşüm oranı, KOBİ kredilerinde yüzde 3.5'ten yüzde 4.4'e, bireysel kredilerde yüzde 3.5'ten yüzde 4.6'ya yükseldi. Bazı bankalar şube sayısını azalttı. (Yeniçağ Gazetesi)

17.11.2016 Kurlar enflasyonu körükleyecek - “...sadece kurlardan gelen fiyat artışı bir-iki ay gecikmeyle enflasyona yansımaya başlayacak. Bununla birlikte maliyeti artan reel sektör bunu fiyatlara yansıtmaya başlayacak, enflasyon daha da yükselecek.” (Hürriyet)

15.11.2016 - AKP'nin patronlara vereceği 'süper teşvik'in ayrıntıları belli oldu: Vergi yok, arsa bedava AKP'nin patronlara vereceği "süper teşvik"in detaylarını Maliye Bakanı Naci Ağbal açıkladı. Bakan Ağbal, "Teşvik belgesi aldığınız zaman 10 yıl hiçbir şekilde vergi almayacağız. Arsa bedava. Personel ücretine devlet destek olacak. Kamu alım garantisi var" dedi. (haber.sol.org) (Bu yılın ağustos ayında patronlar için 341 yatırım teşvik belgesi düzenlendi. Belge alan projelerin sabit yatırım tutarı 5 milyar 654 milyon 344 bin 510 lira olarak hesaplandı. Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek OHAL ilanının ardından, “Alınacak kararlar piyasa dostu olacak” ifadelerini kullanmıştı. Hükümet patronlara verdiği sözleri tutuyor.)

16.11.2016 - Müezzinoğlu’ndan sermayeye “2017’de emek düşmanlığında gaza basma” sözü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu katıldığı “İhracat Zirvesi 2016” adlı konferansta patronlara asgari ücret zammıyla yaşanan zararın giderilmesi sözü verdi, devletin patronlara daha fazla teşvik vereceğini belirtti ve kıdem tazminatı konusunda kararlı olduklarını ifade etti.  (sendika12.org)

22.11.2016 - Patronlara bir destek daha Yüzde 100 kefalet desteği KOBİ ve ihracatçı patronların finansmana erişim imkanlarını kolaylaştıran Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kredi Garanti Fonu A.Ş. tarafından KOBİ'lere yüzde 85, ihracatçılara yüzde 100'e kadar kefalet sağlanacak. (haber.sol.org)

8.11.2016 - Çiftçi borç batağında Tarım sektörü toplam sektörel kredilerin yaklaşık yüzde 10'unu (692 milyar liranın 68 milyarını) alıyor. Tarımın gayrisafi yurtiçi hâsıladaki payının da ortalama yüzde 9 civarında olduğu düşünülürse, bu pay normal görünüyor. Ne var ki, diğer sektörlerden farklı olarak tarımda küçük işletmecilik yaygın olduğu için bu borç, büyük ölçüde çiftçi ailelerinin ticari borcu olarak verilmiş durumda. Türkiye tarımında yaklaşık üç milyon aile işletmesi bulunuyor, dolayısıyla 68 milyarlık sektörel kredi ortalamaya vurulduğunda aile başına iki bin liralık bir borç yükü anlamına geliyor. (sol.org.tr)

21.11.2016 – Antalya’da Çiftçiler İsyanda! - Antalya’da çiftçiler tarlada üretilen ürüne biçilen fiyatla tüketiciye satılan arasındaki fahiş farka dikkat çekerek isyan ettiler. Çiftçiler, tefecilerin haksız yüksek kazanç sağladıklarını ifade ederek Antalya Meyve- Sebze Hali’nin giriş çıkışını kapatıp, tepkilerini dile getiriyorlar. Polis de TOMA'sı ve çevik kuvvetiyle oradaydı. Çiftçiler, “Haldeki komisyoncular tüccar oldu. Domatesi bizden 80 kuruşa alıp halde 2 liraya satıyorlar. Tüm sebzeler için benzer fiyat farkını uyguluyorlar. Bizden ucuza alıp kendileri pahalıya satıyorlar. Üreten biziz, komisyoncular bizim sırtımızdan geçiniyor. Domates pazarda 2.5 lira, pazarda satılan domates 2’nci kalite mal. Birinci kalite malları daha pahalıya ihracata veriyorlar. İstanbul'a da mal yapmaya başladılar. Burada 1 liraya aldıkları malı İstanbul'da 2.5 liraya satıyorlar. Pazarda mal 4 liraya satılıyor. Hal başkanlığı ve çiftçiler birliği bu duruma sessiz kalıyor” diyerek hem tüketici hem de üretici açısından devasa bir rantiyeci ağının ortaya çıkardığı vahim tabloyu teşhir ettiler. (alinteri.org)

15.11.2016 - “İşsizlik fonu” işsizlere yaramıyor Türk sermaye devleti işçi ve emekçilerin haklarını gasp etmekten geri durmuyor. Sözde “işsizlik fonu”ndan işsizlere ayrılan pay bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. 101 milyar 37 milyon liraya ulaşan fondan Mart 2002-Ekim 2016 arasındaki süreçte işsizlere yalnızca 13,6 milyar lira ödeme yapıldığı basına yansıdı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi ele alındı. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre bütçeden dikkat çeken ayrıntıların bazıları şöyle: -İşçilerin, işsiz kaldıklarında yararlandıkları işsizlik sigortası fonunda 101 milyar 37 milyon lira birikti. Fonun yıl sonunda 102 milyar 931 milyon lira olması bekleniyor. Fonda biriken bu kaynağa karşın işsizlik sigortası ödemelerinin başladığı 2002 Mart ayından 2016 Ekim sonuna kadar yaklaşık 5 milyon kişiye 13.6 milyar lira ödeme yapıldı. -Sigorta prim borçlarının yapılandırılması kapsamında bugüne kadar 26 milyar lira SGK alacağı yapılandırıldı. -2008 Ekim-2016 Eylül döneminde toplam 2 milyon 205 bin 630 çalışan ile 174 bin 39 işyerinin “kayıt dışı” olduğu tespit edildi. -Denetim faaliyetleri kapsamında 56 bin 672 işyeri denetlendi. 5 bin 96 işyerinin “kaçak” olduğu belirlendi. 2 milyon 77 bin 445 sigortalı denetlendi. 1498 işyerinin “sahte” olduğu ortaya çıktı. 28 bin 646 sigortalının “kayıt dışı” olduğu belirlendi. 62 bin 709 “sahte sigortalı” tespit edildi. Kaçak, sahte işyerleri, kayıt dışı çalışanlar nedeniyle SGK’nin 119 milyon 572 bin 363 lira kurum zararı tespit edildi. (Kızıl Bayrak)

6.11.2016 - Doların artışı tekelleşmeyi artıracak "(Bir işadamı) dövizdeki yükselişin sürmesiyle zora düşen şirket sayısının artacağını bunun da sermayenin el değiştirmesini artıracağına inandığını belirtiyor. Çünkü zordaki firmalar kelepir fiyatlarla el değiştirebilecektir." (Osman Arolat, Dünya Gazetesi)

19.11.2016 Yabancı sermaye kaçıyor ...3.1 milyar dolar döviz çıkışı var. Eylül ayındaki döviz çıkışı ekimde de devam etti. Merkez Bankası’nın yayınladığı verilere göre, 30 Eylül’den 4 Kasım’a kadarki dönemde sadece Devlet İç Borçlanma Senetleri’nden net 1.2 milyar döviz çıkışı oldu. (Milliyet) (ABD’li ve Avrupalı finans tekelleri Türkiye borsasından hisse senetleri ve devletin çıkardığı tahvilleri satın alır ve böylece yüksek faizler alarak karlarını kendi ülkelerine transfer ederler. Ama bu tekeller bu yatırımlarını ülkede sürekli olarak tutmazlar, başka bir ülkede daha karlı bir yatırım aracı görüklerinde ya da ülkedeki durum kendilerine riskli göründüğünde ülkeden çıkarlar. Çıkarken de, önce ellerindeki tahvil veya hisse senetleri Türk lirasına çevirir, sonra Türk lirasını dolara çevirip dolarları ülkeden çıkarır. Böylece piyasadaki dolar miktarı Türk lirasına göre azalır. Bunun sonucunda doların değeri artar.)

15.11.2016 Cari açık artıyor - “Hani yıl boyunca hep "Cari açık geçen yıldan düşük seyrediyor" diyorduk ya, işte bu durum eylül ayıyla birlikte sona erdi. Cari açık, geçen yılın ilk dokuz ayındaki 24.5 milyar doların 242 milyon dolar üstüne çıktı ve bu yıl 24.8 milyar dolara ulaştı. Kuşkusuz aradaki fark öyle çok da önemsenecek bir fark değil. Ama hep denir ya, eğilim önemli, diye. İşte cari açıkta eğilim açığın daha da büyüyeceğine işaret ediyor, yani olumsuz yönde seyrediyor.” (Dünya Gazetesi, Alaattin Aktaş)

20.11.2016 Dolar etkisi: Ürünler depoya yığıldı, stokçuluk patladı Küresel bazda yükselişe geçen doların içeride de rekor kırması yılbaşı öncesi daha fazla kazanmak isteyen stokçuları harekete geçirdi. Ürünleri sezon başında kur yükselişinden önce alan ancak döviz ve eurodaki rekor artışlardan sonra stok yapmaya başlayan firmalar, yılbaşına kadar piyasaya mal vermiyor. Sabah gazetesinde yer alan haberine göre, ürünler stokta tutulup yılbaşında yüzde 10-30 oranında zam planı yapılıyor. Ani yükselişten kur vurgunu yapmak isteyen ithalatçılar, ürünlerini depolarda bekletiyor. Sektörün nabzının attığı, Doğubank, Perpa ve Mecidiyeköy gibi noktalarda en basit elektronik ürünler bile yok. Dışarıdan ithal edilen ofis malzemeleri (kartuş, bilgisayar ürünleri vb) piyasada bulunamıyor. Doğubank'ta satılan telefon aksesuvarları da raflar yerine depolarda bekletiliyor. Kur yükselişini fırsata çevirmek isteyen esnaf, elindeki ürünü döviz gibi görmeye başladı. Konu ile ilgili bilgi veren mağaza sahipleri, "Döviz yükseldikçe raftaki ürünün fiyatı da yükseliyor. Esnaf döviz daha da yükselecek diye bütün ürünleri piyasadan çekti. Trakya bölgesindeki depolarda yer kalmamış durumda. 30'dan fazla sektör dövizdeki yükselişi 2017 başında satış rakamlarına yansıtmayı planlıyor. Bu da stokçuluğu patlattı" açıklaması yaptılar. (Hürriyet)

21.11.2016 Üretimde dışa bağımlılık oranı çok yüksek (1) İmalat sanayiinde hammadde ve malzeme maliyetinde, ithal malzeme ağırlığı yüzde 75’tir. (2) İmalat sanayiinde hammadde ve malzemede ithal girdi ağırlıklı olarak ortalama yüzde 56.6 oranındadır. (Dünya Gazetesi)

24.11.2016 Küresel Servet Raporuna Göre Türkiye’de Eşitsizlik Rapora göre nüfusun yüzde 72.6’sının serveti 10 bin doların altında. Dünya genelinde orta sınıf serveti olarak kabul edilen 10 bin dolar ile 100 bin dolar arası servete sahip olanlarımız nüfusumuzun yüzde 25.4’ünü oluşturuyor. Nüfusun yüzde 1.8’inin serveti 100 bin dolar ile 1 milyon dolar arası. Nüfusun binde 1’i ise milyon doların üzerinde servete sahip. (Milliyet)

19.11.2016 Kredi faizlerinin ucuzlaması mevduat faizlerinin düşmesine bağlı- "Bugünlerde mevduat faizi ve kredi faizi önemli gündem... Kredi faizinin ucuzlamasıyla, yatırımların artması, piyasanın canlanması bekleniyor. Ne var ki kredi faizinin ucuzlaması, mevduat faizinin aşağıya çekilmesine bağlı. Ayşe Hanım Teyzem’in bankada üç kuruş mevduatı var. Onun için huzursuz. Soruyor: “Neden iş dönüp dolaşıp benim mevduat faizimin aşağıya çekilmesine geliyor? Kredi faizini artıran benim 3 kuruşluk faiz gelirim mi?” diyor. (Milliyet)

18.11.2016 Türkiye'nin sigorta primi artıyor - Türkiye’deki risk artışını yansıtan bir diğer gösterge de CDS oranları. Türkiye 5 yıllık CDS’i son bir haftada yüzde 10 artışla 297.6 düzeyine çıktı. (bloomberg.com) (CDS - borçların ödenmeme riskine karşı sigorta maliyeti demektir. Bir devlet tahvili ya da hisse senedi alan bir yatırımcı, tahvilini aldığı devletin ya da hisse senedini aldığı şirketin batması ya da borçlarını ödeyememesi durumunda yaptığı yatırımı kaybeder. Bu kaybı yaşamamak için, belirli bir ücret karşılığında aldığı hisse senedini ya da tahvili sigortalar. Devletin ya da şirketin durumu ne kadar kötüyse, sigorta maliyeti de o kadar yüksek olacaktır. Türkiye’deki sigorta maliyetinin bu kadar artması yabancı sermayenin ülkedeki duruma ilişkin endişeli olduğunu göstermektedir.)

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş

 

 

21.11.2016 - HDP'li milletvekili, NATO'nun İstanbul toplantısında başkan yardımcılığına seçildi İstanbul'da yapılan NATO Parlamenter Asamblesi 62'nci Genel Kurulunda dün NATO Parlamenter Asamblesi (PA) Alt Komitesi seçimleri yapıldı. Seçimler sonucunda, HDP'nin NATO PA üyesi Milletvekili Ziya Pir, alt komitenin başkan yardımcılığına seçildi. (Cumhuriyet) (HDP’nin sadece kendi ulusunun kurtuluşuyla ilgilenip diğer halkları umursamayan, ezilen halkların emperyalist katili NATO’ya üye olmakta sakınca görmeyen bu yaklaşımı en aşağılık burjuva milliyetçiliği pragmatizmidir ve Kürt ulusunun haklı kurtuluş mücadelesine leke sürmekten başka bir işe yaramaz.)   

24.11.2016 - Salih Müslim: Türkiye Cerablus'a girdiğinde ABD bize 'size yardım edemeyiz' dedi PYD lideri, Türkiye Cerablus'a ilk girdiğinde Türk askerlerini buradan çıkartmaya hazırlandıklarını, ancak ABD'nin kendilerine "size yardım edemeyiz" dediğini aktardı. Salim Müslim, YPG'nin Menbic'den çekilmesinin nedeninin de "Rakka'ya odaklanmak" olduğunu açıkladı. (sol.org.tr) (Eylül ayında, PYD’nin Avrupa’daki Dış İlişkiler Sorumlusu Zuhat Kobani, Kurdpress haber ajansına verdiği demecinde “Amerika’nın Türkiye’nin Suriye topraklarına saldırmasına sessiz kalması bizim şaşkınlığımıza neden oldu” demişti.)

8.11.2016 - Türkiye ve Kürdistan arasındaki eşitsiz gelişme Dünya gazetesinin verdiği habere göre, TÜİK’in bölgesel hanehalkı tüketim harcaması verileri, en yoksul bölgeler ile gelişmiş bölgeler arasındaki uçurumun 2015’te daha da arttığını ve çok bölgeli yaygın bir yoksullaşma gerçekleştiğini ortaya koydu. Kişi başına tüketimi en yüksek olan İstanbul ile en düşük olan Güneydoğu (Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) arasındaki fark 2014’te 2.42 kat iken 2015’te 2.63 kata çıktı. 2014’te Güneydoğu’da kişi başına tüketim Türkiye ortalamasının yüzde 54.62’si kadarken, 2015’te yüzde 51.65’ine düştü. Buna karşın İstanbul’da kişi başına tüketim Türkiye ortalamasının yüzde 132.40’ından yüzde 135.91’ine yükseldi. (dunya.com)

27.11.2016 - "25 bin yeni korucu alınacak" Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile emekliye sevk edilecek korucuların yerine toplam yaklaşık 25 bin yeni korucunun alınacağını bildirdi. (bloomberght.com) (Haziran ayında, Özgür Gündem gazetesinde, hükümetin Kürdistan kentlerindeki özel harekatçıların sayısını 40 bine çıkaracağına dair bir haber yayınlanmıştı.)

21.11.2016 -Türk devletinin Rojava'ya sınırdan saldırıları bir yılda 7 kat arttı 19 Temmuz 2012’de Rojava Devrimi'nin başlaması ve kentlerin rejimin elinden alınmasıyla birlikte Rojava sınırına çeteler eliyle ve açıktan saldırılar gerçekleştirildi.Belgeleri birçok defa ortaya çıkarılan AKP-çeteler ittifakı defalarca sonuçsuz bırakılmasına rağmen AKP öncülüklü Türk devleti, her şekilde saldırılarına devam ediyor. AKP planlamasıyla sınır hattı üzerinden gerçekleştirilen Serêkaniyê, Kobanê, Girê Spî (Tel Abyad) çete saldırıları YPG tarafından boşa çıkarılmış, yine ortağı DAİŞ Rojava sınırlarından 700-800 kilometre uzağa geriletilmiş olmasına rağmen AKP, Rojava ve Kuzey Suriye’ye sınır ihlali ve işgal saldırılarını sürdürüyor. ( firatnews.biz)

24.11.2016 – Bitlis ve Kızıltepe Belediyelerine Baskın! Sermaye devletinin DBP'li belediyelere dönük baskı ve saldırıları devam ediyor. Kürt halkının iradesini kıraya dönük bu saldırıların son halkası, Bitlis ve Kızıltepe belediyelerine dönük baskınlar oldu. Bitlis'te yapılan belediye baskınında belediye başkanı Hüseyin Olan ve belediye meclis üyesi Nevin Daşdemir Dağkıran gözaltına alındı. Belediyedeki polis ablukası ise devam ediyor. Yine sabah saatlerinde Mardin'in Kızıltepe belediyesi de polis tarafından basıldı. Belediye binasındaki polis ablukasının devam ettiği bildiriliyor. Daha önce Mardin Büyükşehir Belediyesi'nin yanı sıra Artuklu, Dargeçit, Nusaybin, Mazıdağı ve Derik belediyeleri de benzer saldırıların hedefi olmuş, bu belediyelere kayyım atanmıştı. (Kızıl Bayrak)

29.11.2017 - Le Monde: Paris cinayetlerinde MİT parmağı var Fransa'da savcılar, Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde PKK üyesi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in öldürülmesinde "Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve 'paralel yapı' iddialarına ilişkin olarak soruşturmalarını sürdürüyor. Ocak Medya'nın Fransız gazetesi Le Monde’dan çevirdiği haberde yer alan bir başka iddiaya göre, Fransız soruşturmacılar, cinayetlerde MİT’in parmağı olduğuna, ancak bu kişilerin amirlerinden mi emir aldığına yoksa paralel yapı dahilinde bağımsız mı hareket ettiklerine karar verememişler. Fransız tarihinde ilk defa, bir cinayetin içinde bir başka devletin istihbarat biriminin resmi bir soruşturmada adı geçtiği belirtiliyor.

 4.11.2016 - Azadiya Welat ve Jinha’ya baskın Kapatılan Azadiya Welat gazetesinin Diyarbakır Bağlar’daki bürosu polis ve maliye ekipleri tarafından bası- larak mühürlendi. JINHA’nın Diyarbakır’da bulunan merkezinin de kapıları kırıldı, içeride yapılan arama ardından büronun kapı kilitleri değiştirilerek ajans yetkililerine tebligat yapılmadan mühürlendi. DİHA’nın Ankara, Çukurova, Diyarbakır ve Ağrı’daki bü- roları polis tarafından basıldı. (Kızıl Bayrak)

İşçi Yaşamından

 

 

03.11.2016 - Ekim'de en az 165 işçi katledildi İSİG Meclisi her ay düzenli olarak yayınladığı iş cinayetleri raporunu Ekim ayı içinde yayınladı. Buna göre Ekim ayında en az 165 işçi katledildi. 2015 yılının Ekim ayında ise bu sayı 144 idi. İSİG Meclisi bu sayılarla birlikte 2016'nın ilk 10 ayında en az 1596 işçinin katledildiğini bildirdi.(halkıngünlüğü.org)

03.11.2016 - İş cinayetinde ‘rekora’ doğru: AKP’li 14 yılda 18 bin ölüm İSİG yayınladı iş cinayetleri raporunda ekim ayında en az 165 işçinin, bu yılın ilk 10 ayında ise en az 1596 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı. AKP’nin iktidarda olduğu son 14 yılda hayatını kaybeden işçilerin sayısı ise en az 18 bin 67 olduğu belirtildi.(sendika12.org)

24.11.2016 - Şirvan maden cinayeti: Göz göre göre gelen katliam! Jeoloji Mühendisleri Odası, Şirvan Madenköy’de 7’sinin cansız bedenine ulaşılan 16 maden işçisinin toprak altında kaldığı iş cinayetiyle ilgili rapor hazırladı.  Raporu hazırlayan bilirkişi güvenli olmadığı gerekçesi ile heyelan bölgesine alınmadığını ancak tüm bölgeyi iyi gözlemlemeye ve incelemeye uygun bir yerden gözlemleyerek raporu hazırladığını, iddia edildiği gibi heyelanın aşırı yağıştan kaynaklanmadığını, yağış olduğuna dair hiç bir iz bulunmadığını, yağış olmayan bir mevsimde, temmuz ayında da benzeri bir Heyelan olduğunu ama can kaybının yaşanmadığını toprak ve zemini inceleyerek belirtmiş; sonuç olarak heyelanın patlatma nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğini ifade ederek gerekli tedbirlerin alınmayışı nedeniyle heyelanın can kaybına yol açtığı sonucuna varmıştır. Raporun Sonuç Kısmı Sonuç olarak heyelanın meydana gelmesindeki ana faktör kazı şev optimizasyonunun zemin özelliklerine uygun şekilde yeterli güvenlikte yapılmamış olması, ikincil faktörler ise ayrışmamış gri renkli kiltaşları ile ayrışmış kiltaşları sınırındaki zayıf yeraltısuyu sızıntıları ve hafriyat amaçlı patlatmalardır. Diğer bir ifade ile kazının, zemin, yeraltı suyu özellikleri dikkate alınarak fen kurallarına ve güvenlik kriterlerine uygun şekilde yapılmamış olması heyelana yol açmıştır. Heyelan ile ilgili hazırlatılmış ve basına yansımış birçok raporda, heyelanın meydana geldiği kesimde, heyelan öncesinde çatlakların oluştuğu, bunların dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Benzer görüşler sahaya gittiğimizde tarafımıza da iletilmiştir. Ancak oluşturulmuş baskı nedeni ile birçok kişi bu yöndeki görüşlerini ifade etmekten kaçınmıştır. Eğer heyelanın meydana geldiği kesimde, heyelan öncesinde çatlaklar meydana gelmiş ve bunlar dikkate alınmamış, üstelik patlatma dahi yapılmış ise,yukarıdaki teknik değerlendirmenin bir kıymeti kalmayıp, olayın açık bir ihmalin eseri toplu bir cinayet olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.(habersol.org) (Bu toplu iş cinayetinin gerçekleştiği maden Ciner Holding’e ait. 2011 yılının Şubat ayında da Afşin’de aynı holdinge ait bir madende meydana gelen heyelanda 11 işçi can vermişti. 9 işçinin cenazesine ulaşılamadı.)

23.11.2016 - Maden ocağının patronu Korkut Eken’in oğlu çıktı Şirvan’da facianın yaşandığı maden ocağının yönetim kurulu üyesinin “Patron” diye bilinen Güray Eken olduğu öğrenildi. Faili meçhul cinayet ve işkencelerle tanınan Korkut Eken’in oğlu olan Güray Eken, ailelerin tepkisini çekerken, Avukat Can Atalay, “Eken ailesinin bu coğrafyada yaptıklarını biliyoruz ve hatırlıyoruz” dedi. (dayanışma.net)

 21.11.2016 – Soma Davası Ertelendi! 301 madencinin katledildiği Soma Katliamı davasının 12. duruşması 12 Aralık’a ertelendi. Duruşma öncesinde aileler ve avukatlar sabah erken saatlerde Aksihar Garı önünde bir araya gelerek, Adliye’ye yürüdüler. Yürüyüş sırasında "Soma'yı unutma unutturma!", "Soma'dan Şirvan'a katledenler aynı!", "Kader değil katliam, kaza değil cinayet!" sloganları atıldı. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya aileler ve avukatlar katıldı. Duruşma isimlerin, adreslerin tespitiyle başlandı. Devamında avukatların talep ettiği ek raporun henüz dosyaya gelmediği belirtildi. Mahkeme heyeti ek raporların yeniden istenmesine karar vererek duruşmayı 12 Aralık tarihine erteledi. (alinteri.org)

11.11.2016 - İşçinin cesedini, şirket "imajına" gölge düşmesin diye molozlar arasına attılar  Sarıyer’deki bir inşaattan aldığı molozları saat 15.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Selçuklu Caddesi üzerinde bulunan moloz döküm alanına döken kamyon şoförü molozların içinde bir erkek cesedi olduğunu fark etti. Cumhuriyet'te yer alan habere göre, kamyon şoförü durumu polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri molozların içinde erkek cesedinin olduğunu görünce alana güvenlik şeridi çekti. Olay yeri inceleme ekipleri yaptığı incelemede cesedin molozların geldiği inşaat şirketinde çalışan 21 yaşındaki Veysel Karani Keleşoğlu’na ait olduğunu belirledi. Ceset yapılan incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Polis ekipleri, inşaat işçisi Veysel Karani Keleşoğlu’nun iş kazası sonucu hayatını kaybetmiş olabileceği üzerinde dururken soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. (ilerihaber.org)

16.11.2016 - İstemenin değil, sömürünün sonu yok! Gebzeli işçiler Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin, Türk-İş’in asgari ücretin 1600 liraya yükseltilmesi talebi için ifade ettiği "İstemenin sonu yok. Ekonominin realitelerini unutmamak lazım" şeklideki sözlerine tepki gösterdi. "Patronların artan kârlarına karşın ağırlaşan çalışma koşullarına ve düşük ücrete" dikkat çeken işçiler “İstemenin değil, sömürünün sonu yok” dedi. (t24.com.tr)

11.11.2016 - ‘Açım aç’ diye bağıran yurttaş, üzerine benzin döküp kendini yaktı Şanlıurfa’ın Suruç ilçsinde borcu olduğu belirtilen bir yurttaş, kaymakamlık binası önünde önce “Açım aç” diyerek bağırdı, sonra da üzerine benzin dökerek kendini ateşe verdi. Hastaneye kaldırılan yurttaşın ağır yaralı olduğu bildirildi. (diken.com.tr)

25.11.2016 - Malezya işçileri: “Samsung sadece almayı bilir” – Pete Pattisson : Samsung’un Port Klang fabrikasının dışındaki göçmen işçiler sefaletlerinden, fazla mesai cezalarından, pasaportlarına el konulmasından ve muazzam borçlardan konuştular. Fabrika kapılarının dışında, vardiyalarını bitirmiş olanlar akşam sıcağında kaldırımlara çömelip onları yatakhanelerine geri götürecek otobüs filosunu beklerken yüzleri cep telefonlarının ışığını yansıtıyor. Aralarında, yolun kenarına çöküvermiş 18 yaşındaki Aakash Bhandari, 12 saat ayakta kaldıktan sonra bitkin düşmüş. Bhandari, dünya çapında tüketicilere satılan mikrodalga fırınların kesintisiz seri üretimini yapan Samsung’un bu fabrikasında çalışan 2000 kişiden yalnızca biri. Malezya’da Bhandari gibi tahmini 2.1 milyon kayıtlı göçmen işçi var ve çoğu Malezya sanayisinin patlaması için Nepal, Endonezya, Hindistan ve Bangladeş’ten yabancı işçi istihdam eden üçüncü parti işgücü tedarik şirketleri aracılığıyla kiralanmışlar. (sendika12.org)

İşçi Mücadeleleri

 

 

8.11.2016 Eylem yapan inşaat işçileri gözaltına alındı HDP’ye saldırıları protesto etmek için yürüyüş yapan Emaar işçilerinden 19’u dün gözaltına alındı. Alınteri gazetesinin haberine göre, işçilerin akşam saatlerinde şantiye çıkışında gözaltına alındığı söylendi. Üsküdar Karakoluna götürülen işçilerin aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmediği belirtilirken daha sonra İstanbul Barosunun görevlendirdiği bir avukat nezaretinde ifade verdikleri öğrenildi. Gazetemizin baskıya girdiği saatlerde işçilerin “Yasa dışı gösteri yapmak” suçlamasıyla gözaltına alındığı ve Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesine sevk edildikleri bilgisi verildi. (evrensel.net)

23.11.2016 - Ücretleri eksik yatırılan işçiler, inşaatı söktü Aydın'da yapımı devam eden Vakıflar Genel Müdürlüğü binası inşaatında çalışan ve ücretlerini eksik alan işçiler inşaatın tepesine çıkarak eylem yaptı. 27 işçinin dün başlattıkları eylemde işçiler inşaatın çatısına çıkarak söktükleri malzemeleri aşağıya fırlattı. Efeler ilçesi Güzelhisar Mahallesi’nde yapımı devam eden Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü yeni binasında çalışan 27 işçinin dün paralarını alamadıkları ve haksız yere işten çıkarıldıkları iddiasıyla başlattıkları eylem ikinci gününe girdi. Yüklenici firmadan 2 aydan bu yana tam maaş alamadıklarını söyleyen 27 işçiden 6'sı binanın üstüne çıktı. İşçiler, inşaatın son katına astıkları ‘Bu iş yerinde grev vardır” pankartıyla seslerini duyurmaya çalıştı. (t24.com.tr)

4.11.2016 - Yüksel Endüstri’de işten atma saldırsı ve eylem Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlendiği Yüksel Endüstri fabrikasında, geçtiğimiz hafta Erkan Endur isimli işçi işten atılmış, bunun üzerine 65 işçi, arkadaşlarının geri alınması için üretimi durdurmuştu. Birleşik Metal-İş ve fabrika yönetimi arasında yapılan görüşmelerde patron, işten atılan işçiyi geri alacağını söylemiş, bunun ardından işçiler iş başı yapmıştı. Fakat patronun sözünü tutmaması üzerine Yüksel Endüstri işçileri geçtiğimiz haftadan bu yana üretimi durdurarak fabrikadaki eylemlerini sürdürüyorlar. (Kızıl Bayrak)

11.11.2016 - İZBAN’da grev sona erdi İzmir’de toplu sözleşme sürecinde yönetimin işçilerin taleplerini kabul etmemesi üzerine işçiler 8 Kasım’da greve çıkmıştı. 15 Kasım’da sendikacılar, sermaye devleti temsilcileri ve İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan görüşmenin ardından anlaşma sağlandığı duyuruldu. (Kızıl Bayrak)

12.11.2016 Günsan işçileri üretimi durdurdu Schneider Grubu’na bağlı olan ve Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlenen Günsan işçileri işten atma saldırısıyla karşılaştı. Sendikanın çoğunluğu sağlayarak yetki başvurusu yapmasının ardından İstanbul Sancaktepe’deki fabrikadan 7 işçinin işten atılmasına işçiler 14 Kasım’da üretimi durdurarak ve fabrikayı terk etmeyerek yanıt verdi. Polisin yığınak yaptığı fabrikaya sendika yöneticileri de gelirken, atılan işçiler gece fabrikayı terk etti. Manisa Schneider işçileri de işten atma saldırısına karşı yaptıkları eylemle arkadaşlarına destek verdi. (Kızıl Bayrak)

12.11.2016  - General Electric işçileri yürüdü General Electric fabrikasında 16 Kasım'da toplanan işçiler fabrika içinde gerçekleştirdikleri yürüyüş- le yaptıkları eylemlerin henüz daha başlangıç olduğunu söyledi. “MESS’i ezdik sıra EMİS’te!”, “EMİS şaşırma sabrımızı taşırma!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!” sloganını attılar. (Kızıl Bayrak)

22.11.2016 - Bekaert işçileri grev ilanını astı! İzmit'te kurulu Bekaert fabrikasında Ağustos ayından beri süren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde geçtiğimiz günlerde uyuşmazlık zaptı tutulmuştu. 23 Kasım’da Bekaert işçileri sabah vardiya girişinde grev ilanını astılar. Kalabalık bir şekilde girişte toplanan işçiler 8 Aralık’ta greve çıkacakları- nı duyurdular. Grev ilanına Birleşik Metal-İş Örgütlenme Sekreteri Hami Baltacı ve Kocaeli Şube Başkanı Telat Çelik de katıldı.  (Kızıl Bayrak)

22.11.2016 Erdemir’de grev kararı alındı Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nda (Erdemir), Türk Metal ve fabrika yönetimi arasında yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanmış, arabulucu sürecinde de sonuç alınamamıştı. 4 bin 700 işçinin çalıştığı fabrikada toplu sözleşmede anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı alındı. Türk Metal Sendikası Genel Yönetim Kurulu, Erdemir’de grev kararı aldığını açıkladı. (Kızıl Bayrak)

Dünyadan Mücadeleler  

 

 

27.11.2016 Güney Kore'de 1,5 milyon kişi devlet başkanının istifasını istedi Güney Kore’de Devlet Başkanı Park Geun-hye’nin istifasını isteyen yüz binlerce kişi, gösteri düzenledi.Başkent Seul’de başkanlık sarayı yakınında düzenlenen gösteriye, soğuk havaya rağmen bir buçuk milyon kişi katıldı.Bağımsız kaynaklar, bu gösterinin şu ana kadarki en büyük organizasyon olduğunu belirtti.Bu arada protestolar beşinci haftasına girerken vatandaşlar geri adım atmıyor.Organizatörlerden Han Sun Bum, Devlet Başkanı Park’ı istifa etmeye davet etti:“Park Geun-hye’nin bir suçlu olarak başkanlık yapmaya ne vasfı ne de yeteneği var. Bu açıkça ortaya çıkmıştır. Acilen istifa etmelidir”. Halk desteği yüzde 4’lere düşen Devlet Başkanı Park, kadim dostu Choi Soon-sil’in zimmetine para geçirmesi ve haksız kazanç elde etmesinde önemli ölçüde payı bulunmakla suçlanıyor.

21.11.2016 - Malezya’da Binler, Hükümeti Protesto Etti! - Malezya’nın başkentinde binlerce kişi Başbakan Necip Rezak’ın istifası talebiyle eylem yaptı. Malezya’da Temiz Seçimler (Bersih) adlı grubun çağrısıyla yaklaşık on bin kişinin katılımıyla hükümet protesto edildi. Başkent Kuala Lumpur’daki eylemde kentin en işlek caddelerinden biri olan Ampang trafiğe kapatılarak oturma eylemi yapıldı. Hükümetin ekonomi politikalarına tepki gösteren ve başbakanın istifasını isteyen kitleler geçtiğimiz yıl ayyuka çıkan yolsuzluğu protesto etti. Hükümet protestoyu yasaklarken, polis protestonun gerçekleştirilmesini bahane ederek Bersih sözcülerinin de aralarında bulunduğu 10 kişiyi gözaltına aldı. Necip Rezak’ın da desteğiyle 2009 yılında kurulan 1 Malezya Kalkınma Fonu’ndan (1MDB) milyonlarca dolarlık usulsüz para aktarımı yapıldığı ortaya çıkmış, 2015 Ağustos’unda başbakanın istifası talebiyle kitlesel eylemler yapılmıştı. (Kızıl Bayrak)

4.11.2016 Şili: Özel Emeklilik Sistemine Karşı Genel Grev 4 Kasım Cuma günü Şili’de ülke genelinde genel grev vardı. Onbinler sokaklara çıkarak 1981’de Pinochet diktatörlüğü döneminde yürürlüğe sokulmuş ve halen geçerliliğini koruyan özel emeklilik sistemine karşı yürüdü. Şili’de emeklilik sistemi, Emeklilik Fonu İdaresi (AFP) adı altındaki özel fonların elinde bulunuyor. (isyandan.org)

7.11.2016 - İtalya: Renzi Hükümetini Protesto Eden Eylemciler Polisle Çatıştı Renzi hükümetini protesto eden ve iktidar partisinin Floransa’daki yıllık toplantısının yapılacağı binaya ulaşmaya çalışan göstericiler polis ile çatıştı. Renzi hükümetine karşı protestolar Ekim ayından bu yana hız kazanmıştı. ‘Renzi’ye hayır! Referanduma hayır!’, ‘Floransa Hayır Diyor’ pankartları taşıyan eylemciler 24 Kasım’da Roma’da daha büyük bir yürüyüş gerçekleştirmeyi planlıyor. (isyandan.org)

8.11.2016 - Peru: Maden Şirketinin Yol Açtığı Çevre Felaketine Direnen Köylüler Polisle Çatıştı 6 Kasım Pazar günü, Pataz eyaletindeki Parcoy ilçesinde, Consorcio Minero Horizonte (CMH) maden şirketinin yol açtığı çevre kirliliğini protesto eden köylülere polis saldırdı. Yaklaşık 200 köylü sabahın erken saatlerinde şirkete ulaşan Chilcapampas bölge yolunu kesti. (isyandan.org)

14.11.2016 - Brezilya: İşçilerden Ve Öğrencilerden Kemer Sıkma Politikalarına Karşı Eylem Kamu harcamaları için üst sınır belirlenmesini, emeklilik yaşının yükseltilmesini, emek sömürüsünü kısıtlayan düzenlemelerin esnekleştirilmesini ve sosyal güvence kazanabilmek için gereken asgari katkı payının arttırılmasını içeren anayasa değişikliğine karşı (PEC 55) sendikalar, halk hareketleri ve öğrenciler 11 Kasım Cuma günü ülke çapında eylemler düzenlediler. (isyandan.org)

16.11.2016 - Yunanistan: Obama’yı Protesto Eden Binler Polisle Çatıştı ABD Başkanı Barack Obama’nın Atina ziyaretini protesto eden ve Amerikan büyükelçiliğine yürüyüş yapmak isteyen eylemcilere polis gaz bombalarıyla saldırdı.Tüm İşçilerin Militan Cephesi’nin (PAME) çağrısıyla başkent Atina’da bir araya gelen yaklaşık 7 bin kişi “Koruyucuya İhtiyacımız Yok” yazılı pankart taşıdı, “Yanki go home” sloganları attı. Eylem sırasında bir protestocu Amerikan bayrağı yaktı. Selanik’te de yaklaşık bin kişi Obama protestosu için sokağa çıktı. (isyandan.org)

23.11.2016 - Cezayir: Kamu Emekçilerinden Kemer Sıkma Politikalarına Karşı Grev Öğretmenler, sağlık emekçileri, kamu çalışanları, hükümetin 2017 yılı için öngördüğü bütçe kesintilerini ve emeklilik yaşını yükseltme planını protesto etmek için 3 günlük grev ilan etti. 21 Kasım Pazartesi günü başlayan greve 12 sendika katıldı. Petrol fiyatlarındaki düşüşü gerekçe gösteren hükümet vergileri yükseltmeyi, ücretleri dondurmayı ve emeklilik yaşını 60’a çıkarmayı hedefliyor. (isyandan.org)

29.11.2016 - ABD'de asgari ücret eylemleri sürüyor: Onlarca kişi gözaltına alındı ABD'de ülke çapında saatlik 15 dolar asgari ücret uygulanması için yapılan eylemler devam ediyor. Fast-food restoranlarında ve çocuk bakımında çalışan işçiler, Şikago, Detroit, Los Angeles ve New York kentlerinde eylem yaparken, eyleme mdahale eden polis onlarca işçiyi gözaltına aldı. ABD'de eylemlerin sürmesi beklenirken, Şikago'da bulunan O'Hare Uluslararası Havalimanı'nda çalışan 500 kadar işçinin de eylemlere dahil olması bekleniyor. McDonald's çalışanı binlerce kişi de iş bırakma eylemleri yapıyor. New York'ta eylem yapan 350 işçiden 25'inin gözaltına alındığı, Detroit polisininse 40 kadar işçiyi gözaltına aldığı bildiriliyor. Massachusetts, Cambridge'de ise 30 kadar eylemci gözaltına alındı. (sol.org.tr)

20.11.2016 - Kamboçya’da grev ve blokaj Kamboçya’da ayakkabı fabrikası işçileri işten atmaya karşı greve gitti. Kamboçyanın Tram Kak-Takeo kentinde Winmag Shoe Manufacturing isimli ayakkabı fabrikasında işçiler işten atma saldırısına karşı greve gitti. Hiçbir bildirim yapılmadan ilk önce 20 işçinin işten atılmasına ve ardından işten atmaların devam etmesine karşı fabrikada çalışan 2 bin kadın ve erkek işçi üretimi durdurarak greve gitti. İşçiler karayollarını da bloke ederek üretimi durdurdular. (Kızıl Bayrak)

20.11.2016 - Endonezya’da asgari ücretin yükseltilmesi eylemleri sürüyor Endonezya’da asgari ücretlerin yükseltilmesi talebiyle başlayan eylemler devam ediyor. Bu hafta içerisinde çeşitli kentlerde yapılan eylemlere geniş bir katılım oldu. Jakarta’ya göre asgari ücretlerin çok daha düşük olduğu Batıjava bölgesinde Pazartesi günü yapılan eyleme binlerce işçi ve emekçi katıldı. (Kızıl Bayrak)

26.11.2016 - İşçi katili patron idamla yargılanacak! Bangladeş’te 2013 yılında 1138 işçinin hayatını kaybettiği Rana Plaza’nın patronu Sohel Rana’nın, cinayet suçlamasıyla yargılanacağı açıklandı. Katil Sohel Rana ile birlikte yargılanan diğer 41 kişinin de suçlu bulundukları takdirde idam cezası ile karşılaşabileceği kaydedildi. İşçi katillerinin yargılanacağı duruşmanın tarihi ise henüz belirlenmedi. Bangladeş devletinin katliamın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen mağdurlara tazminat ödememesi Nisan ayında eylemlerle protesto edilmişti. (cagdasses.com) (Kasım ayına kadar, 2016 yılında, 1930 işçinin iş cinayetlerinde katledildiği Türkiye’de de, işçi katili patronlar idamla yargılanmalıdır. Her fırsatta “idam” konusunu gündeme getiren devlet yetkilileri iş cinayetleri söz konusu olunca susmaktadırlar.)

Emperyalist Rekabet

 

21.11.2016 - ABD-Rusya arasında füze gerilimi Rusya’nın batı sınırındaki Kaliningrad şehrine ‘Bastion kıyı savunma füze sistemi’ konuşlandırdığı bildirildi. Moskova, Litvanya ile Polonya arasında bulunan Kaliningrad’a daha önce de mobil S-400 füze savunma sistemleri ve nükleer başlık takılabilen İskender füzeleri konuşlandırmıştı. Rusya Savunma Bakanlığı, gerekli görülmesi halinde bölgeye takviye yapılabileceği açıklamasında bulundu. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’ndan konuyla ilgili bir açıklama geldi. Sözcü John Kirby, “Kaliningrad’da İskender ve S-400’lerin konuşlandırılması Avrupa’nın güvenliğinin istikrarını bozuyor. Avrupa’da geçtiğimiz 10 yılda çeşitli gelişmelere karşılık; hiçbiri böylesi bir askeri yanıt gerektirmezken Rusya İskender füzelerini Kaliningrad’a taşıyarak tehditte bulunuyor.” dedi. Rusya’nın Ukrayna krizinin ardından 2014’te Kırım’ı ilhakı sonrası ABD ve NATO ülkeleri ile arasındaki gerilim her geçen gün tırmanıyor. Rus askeri yetkililer, atılan son adımların ‘ABD füzelerine topraklarını açan ülkelerden gelecek muhtemel saldırılara karşı koruma’ amaçlı olduğunu belirtiyor. Romanya’da bir füze savunma kalkanı bulunan NATO ise Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya’da gelecek yıl dört tabur konuşlandırmayı planlıyor. (Euronews)

6.11.2016 - Rusya ile Japonya arasında füze krizi Rus makamlarından yapılana açıklamada Kuril Adaları’na 'Bal' ve 'Bastion' tipi füze sistemleri yerleştirildiği ifade edildi. Pasifik Filosu'nun paylaştığı fotoğraflarda Kuriller’deki adalardan İturup’a Bastion, Kunaşir’e Bal tipi kıyı savunma füzeleri konuşlandırıldığı görülüyor. Rus ordusu envanterindeki Bastion ve Bal füze sistemleri kıyı ve sahilleri koruma amacıyla kullanılıyor. Denizdeki hedeflere karşı etkili ve 600 kilometre menzile sahip Bastion sistemi 36 roket fırlatabiliyor. Bal sisteminde ise, 120 ve 260 kilometre menzile sahip iki farklı füze bulunuyor. (haberbedava.com)

6.11.2016 - Güney Kore ve Çin arasında füze gerilimi ABD'nin Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) füze sisteminin Güney Kore'ye konuşlandırılması Güney Kore-Çin arasındaki Yüksek Düzeyli Savunma Müzakerelerinin askıya alınmasına sebep oldu. Yonhap haber ajansı, Güney Koreli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ülkenin THAAD füze sistemini kendi topraklarına mevzilendirme kararının, Çin ve Seul yönetimi arasındaki Yüksek Düzeyli Savunma Müzakerelerini durma noktasına getirdiğini belirtti. Rusya ve Çin, THAAD sisteminin bölgede konuşlandırılmasına Doğu Asya'da askeri gerilimi arttıracağı gerekçesiyle karşı çıkarken, Seul yönetimi, Kuzey Kore'nin “askeri tehditlerinin” bertaraf edilmesi durumunda THAAD sisteminin konuşlandırılması ihtiyacının "doğal olarak" ortadan kalkacağını savunuyor. (konhaber.com)

10.11.2016 Rus filosu, Hollanda denizaltısını kovaladı Rusya Savunma Bakanlığı, Amiral Kuznetsov uçak gemisinin başını çektiği Rus filosunun Akdeniz'de izlendiğini duyurdu. Moskova'ya göre, Hollanda denizaltısı Amiral Kuznetsov'a 20 kilometre kadar yaklaştı. Olayın nerede gerçekleştiğiyle ilgili henüz net bir bilgi yok ancak Amiral Kuznetsov ve Rus filosu Suriye Lazkiye'nin 100 kilometre kadar kuzeybatısında. Hollanda ordusu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda denizaltı operasyonlarıyla ilgili bir yorum yapılmayacağını aktardı. Rusya'nın tek uçak gemisi Amiral Kuznetsov ve beraberindeki nükleer füzeler taşıyan savaş gemileri, Ekim ayı ortasında Kuzey Denizi'nden yola çıkmıştı. Britanya açıklarında NATO ve İngiliz donanmasını alarma geçiren filonun nihai hedefi, Tartus'taki deniz üssü. Suriye'deki Şam rejiminin en önemli koruyucusu konumunda olan Rusya, son aylarda söz konusu ülkeye tamamen yerleşmeye karar verdi. Kalıcı üs kararını onaylayan Moskovayönetimi, Suriye'ye S-300 füze savunma sistemi yerleştirdi ve birçok savaş gemisini Karadeniz'den Akdeniz'e gönderdi. (haber365.com.tr)

18.11.2016 - Çin’den Vietnam’a Güney Çin Denizi tepkisi Çin Dışişleri Bakanlığı, Vietnam’ın Güney Çin Denizi’ndeki havaalanını genişletme çalışmalarına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gıng Şuang olağan basın toplantısında, Vietnam’ın Güney Çin Denizi’ndeki havaalanı genişletme çalışmalarına yönelik bir soruya, "Bazı ülkelerin Güney Çin Denizi’ndeki Nanşa Adaları üzerinde yasa dışı inşaat faaliyetleri ve işgal girişimlerine kesinlikle karşıyız." yanıtını verdi. (TRT Haber)

9.11.2016 - Çin ve Filipinler arasındaki Güney Çin Denizi gerginliği Filipinler sahil güvenlik ekiplerinin, bir Japon sahil güvenlik botunun da katılımıyla, Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı Scarborough Resifi'nde yeniden devriye gezmeye başladığı bildirildi. Sahil Güvenlik Sözcüsü Armando Balilo yaptığı açıklamada, iki botun Scarborough Resifi'nde devriye gezmeye başladığını, Filipinler'in, ülkenin kuzeybatı açıklarındaki sularda düzenli olarak devriye gezilerini sürdüreceğini söyledi. Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, Çin dönüşünde yaptığı açıklamada, Filipinli balıkçıların yakında resifte avlanabileceğini ümit ettiğini söylemiş, ziyaretten bir hafta sonra cumartesi günü de Filipinli balıkçıların dört yıl aradan sonra tartışmalı Scarborough Resifi'nde avlandığı ifade edilmişti. Çin, Filipinler ile davalık olduğu Güney Çin Denizi sorununda, daha yumuşak adımlar atarak bir önceki devlet başkanının aksine, yeni Filipinler yönetimiyle ters düşmek istemiyor. Bu konuda benzer tavır takınan ve ülkesinin Çin ilişkilerine öncelik veren Duterte de Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 12 Temmuz'da Filipinler lehine karar vermesine rağmen, Çin'in bu karara uyması konusunda şimdilik baskı yapmamayı tercih ediyor. (memleket.com)

30.11.2016 - Tayvan'dan Güney Çin Denizi'nde tatbikat Tayvan, Güney Çin Denizi'nde insani yardım tatbikatı düzenledi. Focus Taiwan'ın haberine göre, Güney Çin Denizi'ndeki Taiping Adaları yakınında yapılan "Nanyüen No-1" adlı insani yardım tatbikatına 3 uçak ve 8 gemi katıldı. (Milliyet)

 30.11.2016 - AB'den 10 yılın en büyük 'savunma' hamlesi Avrupa Birliği, savunma harcamalarındaki kısıntıları kaldırarak ABD'de başkan seçilen Donald Trump'a Avrupa'nın kendi savunma masraflarını karşılayacağı mesajını göndermek için son 10 yılın en büyük savunma ve araştırma fonunu kuracak. Avrupa Komisyonu, savunma işbirliğinin canlandırılması için 5 milyar euroluk (5.3 milyar dolar) bir fon kurulmasını ve AB'nin ortak bütçesinden ve kalkınma bankasından askeri araştırmalara fon ayrılmasını yasaklayan kuralların iptalini önerdi. (Dünya Gazetesi)

4.11.2016 - Alman emperyalizmi silahlanıyor Alman emperyalizmi de dünyanın yeniden paylaşılması savaşında payına(!) düşeni alabilmek için ordusunu yeniden yapılandırma projesini adım adım uygulamaya başladı. İlk elden askeri harcamalarını üç kat birden arttırarak 19 milyar avrodan 60 milyar avroya yükseltme kararı aldı. Siber savaşa karşı, sivil programlama uzmanlarının da Alman Ordusu’nda görevlendirileceği bir birim oluşturmak için düğmeye basıldı. Enformasyon teknolojisini (IT) elinde tutan kapitalist tekellerle ordunun daha yakın bir işbirliği içerisinde çalışması için adımlar atıldı. Almanya’nın en önemli 30 tekelinin kayıtlı bulunduğu DAX borsası şirketlerinin birçoğunun CEO’luğunu yapmış ve son olarak da Thyssen-Krupp’un CEO’luğunu yapan Klaus Hardy Mühleck, bu işlerin koordinasyonu için kurulan birimin başına getirildi. (Kızıl Bayrak)

8.11.2016 - Suudi Arabistan'da kriz sürüyor: Milyar dolarlık projeler durduruldu Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Ekonomik İşler ve Kalkınma Konseyi Başkanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında, ekonomi ve kalkınma alanında bazı konuların ele alındığı bir toplantı yapıldı. Sputnik'in aktardığına göre toplantıda 266 milyar 600 milyon dolar değerinde çok sayıda proje sözleşmesinin durdurulmasına karar verildi. Durdurulan projelerin içeriğine dair ayrıntılı bilgi verilmedi. Riyad yönetiminin 26 Eylül'de açıkladığı son kemer sıkma paketinde bakanlar, devlet memurları ve Şura Meclisi üyelerinin maaş ve diğer ödeneklerinde kesintiye gidilmişti. Hükümet, 29 Aralık 2015'te ise aralarında akaryakıt, su ve elektriğin de bulunduğu birçok tüketim maddesine büyük oranlarda zam yapmıştı.(habersol.org)

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

 

1.11.2016 - Arçelik, Pakistan'ın ünlü markasını satın aldı Arçelik, Pakistan'da Dawlance markasıyla dayanıklı tüketim mallarının üretim ve satışını yapan şirketleri 243.2 milyon dolar bedelle satın alacağını açıkladı. Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamaya göre, belirlenen bedelin Arçelik'in Hollanda'daki bağlı ortaklığı Ardutch B.V. tarafından ödenmesinin ardından hisse devri 7 Kasım'a kadar tamamlanacak. (t24.com.tr)

24.11.2016 - “Türk devleti Suriye'ye üs kurmaya hazırlanıyor”  Türk sermaye devletinin Suriye'ye askeri üs kurmaya hazırlandığına dair iddialar gündeme geldi. DSG’ye bağlı Devrim Ordusu Sözcüsü Zekeriya Abdulmecit, Türkiye’nin, Aktarin kasabası ile Edle köyüne askeri üs kurmaya çalıştığını ve bu amaçla bölgeye askeri sevkiyat yapıldığını iddia etti. El Bab ve Menbiç'te ÖSO ile DSG arasındaki çatışmalar şiddetlendi, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve ÖSO kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonunun başlamasının ardından Suriye’deki askeri varlığını artırdı.(Kızıl Bayrak)

30.11.2016 - Arap Birliği liderinden Türkiye'ye sert sözler: IŞİD'i siz büyüttünüz! Arap Birliği Genel Sekreteri, Türkiye'ye sert sözlerle yüklendi. Türkiye'nin IŞİD'in büyümesini Esad'ı devirmek için kolaylaştırdığını söyleyen Genel Sekreter, Ankara'yı Irak ve Suriye'nin iç işlerine karışmakla da suçladı. (sol.org.tr)

Kapitalizm ve Kadın

 

11.19.2016 - Binlerce kadın AKP'ye 'Cinsel istismar yasasını geri çek!' dedi Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem grubunun öncülüğünde, Kadıköy‘de bir araya gelen binlerce kadın, AKP‘nin tecavüzcüleri aklayan skandal yasa tasarısını yaptıkları kitlesel yürüyüşle protesto ettiler. Ses çıkartarak, tecavüzcülerin aklanmasına izin vermeyeceklerini haykıran kadınlar, AKP‘ye, “Yasayı derhal geri çekin” çağrısı yaptı. (Birgün)

19.11.2016 - Meclis’e kadın çıkarması Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınlar, Meclis kapısında toplanarak, cinsel istismara uğrayan mağdurla evlenen faili cezasız bırakan düzenlemeyi protesto etti. Aralarında CHP, HDP kadın kolları üyelerinin ve kadın örgütlerinin temsilcilerinin de bulunduğu kadınlar, önergeyi protesto eylemi gerçekleştirdi. Önergenin bütünüyle kaldırılmasını isteyen kadınlar, “Tecavüz Aklanamaz”, “Çocuk gelin yoktur, sapık erkek vardır”, “Tecavüzcülere değil, çocuklara dokunulmazlık” gibi pankartlar taşıdı.Başbakan Binali Yıldırım’ın önerge için, “komisyona çekiyoruz” açıklamasının duyurulmasının ardından eylemciler tarafından, “önerge tamamen geri çekilsin” sloganları atıldı. (Milliyet) (Düzenlemeye karşı yapılan kitlesel gösteriler sonrasında hükümetin tasarıyı çekmesi, OHAL kararlarına karşı direniş yapıldığında devletin geri adım atmak zorunda kaldığını, bunun da, artan baskıların devletin gücünden değil, güçsüzlüğünden kaynaklandığını göstermektedir.)

25.11.2016 - 2016 Yılında 236 Kadın Öldürüldü, 368 Çocuk Cinsel İstismara Uğradı! - Erdoğan geçtiğimiz yıl 8 Mart vesilesi ile yaptığı konuşmada "kadına şiddeti bizzat takip ettiği konular arasına" aldığını söylemişti. İşte Erdoğan’ın takibindeki şiddetten 2016 yılının sadece ilk 11 ayında kadınların payına düşen: 236 kadın öldürüldü, 71 kadın cinsel saldırıya uğradı, 368 kız çocuğuna cinsel istismar vakası basına yansıdı. Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, 1 Ocak 2016-20 Kasım 2016 tarihleri arasında; 236 kadın öldürüldü, 71 kadın cinsel saldırıya uğradı, 368 kız çocuğuna cinsel istismar basına yansıdı. Çocuğa dönük cinsel istismar vakalarının yüzde 59’u okullarda yaşandı.Bu olaylardaki faillerinin ise yalnızca 126’sı tutuklanırken, 18’i tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 3 öğretmen sadece açığa alındı, bir imam hatip öğretmeni başka bir okula atandı, bir müdür yardımcısının tacizi ise okul yönetimi tarafından adli makamlara dahi bildirilmedi. Bir önceki yılın verileri ayrıca şu sonuçları ortaya koyuyor: Kadınların yüzde 10’u devlet koruyamadığı için öldürüldü. 27 kadın cinayetten önce koruma tedbir kararı çıkartmış ve şiddet ve ölüm tehditleri nedeniyle şikayette bulunmuştu. Cinsel saldırıların yüzde 64’ü kadınların bir şekilde tanıdığı erkekler tarafından gerçekleştirilirken, yüzde 42’si 18 yaşından küçük kız çocuklarıydı. Hayat kadınlığına zorlanan kadınların yüzde 5’i de 18 yaş altı kız çocukları. Çoğu iş bulma ümidi ile Türkiye’ye gelen kadınlar, pasaportlarına el konularak hayat kadınlığına zorlandı. Bu kadınlar zorlanan kadınların yüzde 76,6 sını oluşturuyordu. (haber.sol.org.tr)

23.11.2016 - Cinsel sömürü göçü artırdı  Guardian gazetesi, Orta Amerika ülkeleri Guatemala, El Salvador ve Honduras’ta suç örgütlerinin kadın ve kız çocuklarını cinsel sömürü için hedef alması nedeniyle, bu duruma maruz kalan kişilerin aileleriyle Meksika’ya kaçtığını yazdı. The Guardian, bu durumun, kıtadaki mülteci krizinin nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Haberde şu bilgiler yer aldı: “El Salvador, Guatemala ve Honduras’ta git gide artan sayılarda kadın, suçluların sistematik olarak genç kızları seks kölesi olarak hedeflemelerine dair kanıtların artması nedeniyle ülkelerini terk ediyor. ” (evrensel.net)

 

Emperyalizm ve Halklar

 

4.11.2016 - ABD an itibariyle dünyada 7 ülkeyi bombalıyor ABD an itibariyle dünyada 7 ülkeyi bombalıyor. Söz konusu ülkeler içerisinde en uzun süredir işgal altında olan ülke Afganistan. 1-Afganistan ABD’ye yapılan 11 Eylül terör saldırısı bir çokları tarafından dünyada bir dönüm noktası olarak görülüyor. Saldırıdan hemen sonra George Bush yönetimindeki ABD Afganistan’ı işgal etti. 2001 yılında işgal edilen Afganistan’da ABD ve NATO güçleri 15 yıldır Talibanla mücadele ediyor. Hala bu savaş kazanılmış değil. Afganistan, ABD tarihine en uzun süreli savaş olarak girdi. 2- Pakistan ABD’nin bombaladığı ülkelerden biri de Pakistan. ABD doğrudan Pakistan’ı işgal etmemiş olsa da Pakistan-Afganistan sınırında, Pakistan sınırları içerisinde kalan sınır bölgesinde saklanan El Kaide ve Taliban güçleri zaman zaman bombalanıyor. 3-Yemen Yemen de ABD’nin hava saldırılarından nasibini alan ülkelerden. Oldukça karmaşık bir durumun söz konusu olduğu ülkede güneydeki Şafi koluna bağlı Sünniler ile kuzeyde başkent Sana’nın da içinde olduğu bölgede Şia’nın Zeydi koluna bağlı gruplar çok etkili. Osmanlı egemenliğini de kabul etmeyen Zeydilerle yarım asra yakın süren sorun çözülememişti. Bugünlerde Suudi Arabistan’ın başını çektiği koalisyon güçleri ülkede İran’a yakın olduğu bilinen Husileri bombalıyor. ABD de terör örgütü El Kaide’nin Yemen’deki oluşumuna zaman zaman bomba yağdırıyor. Uzun zamandır hava saldırılarının hedefi olan Yemen’de adeta bir insani trajedi yaşanıyor. Suudilerin hava saldırılarında zaman zaman siviller de yaşamını yitiriyor. 4- Irak Irak’ın 2003 yılında işgal edilmesi Ortadoğu’da 10 yılı aşkındır yaşanan kaosun nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Irak işgaliyle birlikte ülke çalkantılı bir sürece girerken, bu durum IŞİD gibi terör örgütlerinin doğuşuna da zemin hazırladı. ABD Obama’nın iktidara gelmesinin ardından askerlerini Irak’tan çekti. Ancak Daeş‘in ortaya çıkmasıyla birlikte yeniden Irak bombalanmaya başlandı. 5- Suriye Suriye sadece ABD değil Rusya tarafından da bombalanıyor. ABD terör örgütü IŞİD hedeflerini vururken, Rusya muhalifleri hedef alıyor. 6-Libya Libya, Muammer Kaddafi’nin devrilmesi sırasında Fransa’nın öncülüğünde bombalanmaya başlandı. Kaddafi’den sonra huzur bulamayan Libya’da oluşan boşluğu değerlendiren Daeş bir çok bölgeyi kontrolüne geçirdi. ABD, Daeş‘in Libya’daki hedeflerini de vuruyor. 7- Somali 2012 yılında El Kaide’ye bağlılığını ilan eden Eş Şebab Somali’de şeriat isteyen ve bu yüzden hükümetle savaşan bir örgüt. Bir çok ülke tarafından terör listesine alındı. ABD, örgütün Somali’deki hedeflerini de zaman zaman bombalıyor. (euronews.com)

19.11.2016 - Akdeniz’de bir haftada yüzlerce göçmen katledildi Emperyalistler ve işbirlikçi devletler, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kan gölüne çevirerek sebep oldukları “mülteci krizi” ile göçmenleri kirli çıkarları ve pazarlıkları için kullanırken emekçiler katledilmeye devam ediyor. Bugün de Libya açıklarında göçmenleri taşıyan botun batması sonucu 100 göçmenin akıbetinin belirsizliğini koruduğu bildirildi. Bugünkü katliamla birlikte bu hafta yaşamını yitiren göçmenlerin sayısı 340 oldu. Bölgede kurtarma çalışmalarına katılan Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından yapılan açıklamada, Pazartesi günü yola çıkan bottan kurtarılan 27 kişinin aktardığına göre 100 göçmenin kaybolduğu belirtildi. Kurtulan göçmenlerden alınan bilgilere göre Trablus yakınlarından yola tamamının erkek olduğu ve göçmenlerin Gambia, Gine, Mali, Senegal ve Sierra Leone’dan geldikleri kaydedildi. (Kızıl Bayrak)

30.11.2016 - Ruanda'dan Fransa'ya soykırım soruşturması Ruanda'da 1994 yılında 800 binden fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan soykırıma karışan Fransız yetkililer hakkında soruşturma açıldı. Ruanda Başsavcısı Richard Muhumuza yaptığı yazılı açıklamada, Ruanda Ulusal Soykırımla Mücadele Komisyonunun (CNLG) geçen pazartesi, 22 Fransız üst rütbeli subayın soykırımdaki rolünü ortaya koyan bir rapor yayınladığını belirtti. Bu iddiaların aydınlatılması amacıyla soruşturma başlatıldığını bildiren Muhumuza, "Raporda yer alan 20 Fransız yetkili hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmada başka Fransız yetkili veya memurların da yardımına ihtiyaç duyulabilir. Paris'teki yetkililerden samimi iş birliği bekliyoruz" ifadesini kullandı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Jacques Lanxade ile yine emekli generaller Christian Quesnot, Jean-Pierre Huchon ve Jean-Claude Lafourcade'ın isimleri de raporda yer alıyor. Fransız üst rütbeli subaylar, soykırımı yapanları eğitmek ve onlara silahla cephanelik tedarik etmekle suçlanıyor.

 1.11.2016 - Hırvatistan liderinin dili sürçtü: Amerikalılar yeni başkanımızı seçecek Hırvat internet sitesi index.hr'nin aktardığına göre, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarovic, RTL Danas'a verdiği bir mülakat sırasında büyük bir gafa imza attı. ABD başkanlık seçimleri hakkında konuşan Kitaroviç, "Amerikalılar bir sonraki başkanmızın kim olduğuna karar verecek" dedi. Yaptığı gafın hemen farkına varan Hırvat lider, sözlerini "Demek istediğim, onların yeni başkanını [seçecekler]" diyerek düzeltti. (sol.org.tr)

4.11.2016 - Mısır IMF’ye “uyum sağlıyor” - IMF'den kredi almak isteyen Mısır, dolar fiyatlarını dalgalanmaya bıraktıktan sonra yakıt ürünlerine de yüzde 30-47 oranla zam uyguladı Mısır hükümeti, petrol ürünlerine devlet tarafından uygulanan sübvansiyonları azaltma kararı aldı. Yakıt fiyatlarına 4 Ekim’den itibaren yüzde 30 ilâ 47 arasında değişen oranlarda zamlar yapıldı. Yeni kararla birlikte normal benzinin fiyatı 2,6 Cüneyhten, 3,5’e, mazot 1,8'ten 2,35’e, 1,6 Cüneyh olan 80 oktan benzin ise 2,85’e yükselmiş oldu. Mısır Başbakanı Şerif İsmail, ülkenin kritik bir aşamadan geçtiğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki zamların yeni bir karar olmadığını belirten başbakan, kararı erteleme lükslerinin olmadığını savundu. Uluslararası Para Fonu IMF’den kredi almak isteyen Mısır, Perşembe günü Mısır para birimi Cüneyhi dalgalanmaya bırakmıştı, faizleri de 300 baz puan artırmıştı. Söz konusu kararından önce 9 Cüneyh seviyesindeki ABD doları, 13 cüneyhe kadar yükseldi. Böylece ilk günde Cüneyh, dolar karşısında yüzde 48 civarında değer kaybetmiş oldu. (t24.com.tr)

16.11.2016 - Suudi jetleri Yemen’de 12 sivili öldürdü Yemen'deki kirli savaşın yürütücüsü gerici koalisyonun başını çeken Suudi Arabistan, katliamlarına devam ediyor. Dün Yemen'in Hacca bölgesindeki bir pazara giden kamyonete Suudi savaş uçakları tarafından ateş açıldı. Suudi jetlerinin saldırısı sonucu kamyonetteki 12 kişi yaşamını yitirdi. Suudi jetleri daha önce yerleşim bölgelerine yaptığı saldırılarla birçok kişiyi katletmişti. Yakın zamanda bir taziye evinin de bombalanması sonucu yüzlerce kişi katledilmişti. Gerici koalisyonunu saldırılarına rağmen Husi güçleri de Suudi Arabistan'a kayıp verdirmeye devam ediyor. (Kızıl Bayrak)

Kapitalizm ve Çocuk

 

29.11.2016 - OECD raporu: Türkiye’de çocukların dörtte biri yoksul! Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye’de çocukların dörtte birinin yoksul olduğunu ortaya koyan bir rapor yayımladı. Cumhuriyet'te yer alan habere göre, OECD’nin güncellediği Gelir Eşitsizliği Raporu’na göre yoksulluk oranı yüzde 17.2 olan Türkiye’de, 18 yaş altı çocukların yüzde 25.3’ü yoksul. Oran, 18-25 yaş arası gençlerde yüzde 14.1 iken, 26-65 yaş arası yetişkinlerde 12.9 olarak belirlendi. Yaşlılarda yoksulluk oranı yüzde 18.9, çalıştığı halde yoksul olanların oranı yüzde 15.6 oldu.

25.11.2016 - Cinsel istismar tasarısı onaylandı: 12 yaşından büyük çocuklarda ‘rıza’ aranabilecek! Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nda Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal ettiği ‘çocukların cinsel istismarı’ başlıklı 103’üncü maddesi yeniden düzenlendi. Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK), çocuğun cinsel yönden istismarını düzenleyen 103. maddesinin birinci fıkrasındaki “15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına” ilişkin hükmü iptal etti. TCK’da yapılan değişiklikle, 12 yaşından küçük ve büyük çocuklara yönelik cinsel istismarda farklı cezalandırılmaların uygulanması olacak. Değişikliğin gerekçesi olarak Anayasa Mahkemesi’nin 14 Temmuz’da iptal ettiği maddelerin değiştirilmesi gösterildi. Bu tasarıya göre 12 yaşından büyük çocuklara cinsel istismarda cezasızlık için ‘rıza’ kavramına başvurulabilecek. (gazetekarinca.com)

8.11.2016 ABD'de çocuk intiharları artıyor ABD'de 10-14 yaş arası çocuklarda intihar kaynaklı ölümler, trafik kazası kaynaklı ölümleri geçmiş durumda. Ülkede her yüz bin çocuktan ikisi kendini öldürüyor. New York Times'ın haberine göre uzmanlar, daha çok erkek çocukların intihar ettiğini belirtse de kız çocuk intiharlarındaki artış erkeklerdekine göre daha hızlı. (sol.org.tr)

16.11.2016 - Birleşmiş Milletler: Nijerya'da 75 bin çocuk birkaç ay içinde açlıktan ölebilir Birleşmiş Milletler İnsani Yardımlar Koordinatör Yardımcısı Peter Lunberg, Boko Haram örgütünün saldırılarının en yoğun olduğu bölgede 14 milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi. BBC Türkçe’nin aktardığı habere göre BM'nin krizi önlemek için elinden geleni yaptığını ifade eden Lundberg, "Halihazırda 14 milyon kişinin acil yardıma ihtiyacı olduğunu değerlendirmesini yaptık. Bunların 400 bini çocuk. Eğer ciddi ve acil bir şekilde müdahale etmezsek bu çocukların 75 bini önümüzdeki birkaç ay içinde ölecek" uyarısı yaptı.(evrensel.net)

21.11.2016 - TÜİK'in 'çocuk gelin' haritası Hürriyet'ten Bülent Sarıoğlu TÜİK’in 2015 verilerini haberleştirdi. Buna göre 2015’te toplam 602 bin 982 resmi evlilikten 31 bin 337’sinde 16-17 yaşındaki kız çocukları gelin oldu. Bu sayı, toplam evliliklerin yüzde 5,2’sine denk geliyor. İllerin içindeki evlilik oranlarında çocuk yaşta evliliğin en yükkek olduğu şehir yüzde 15,3 oranıyla Kilis. Bu ili yüzde 15,2 ile Kars, yüzde 15,1 ile Ağrı, yüzde 14,4 ile Muş, yüzde 13,7 ile Niğde, yüzde 12,7 ile Bitlis, yüzde 12,5 ile Kahramanmaraş, yüzde 12,1 ile Aksaray, yüzde 11,8 ile Gaziantep ve yüzde 11,5 ile Yozgat izliyor. (Birgün)

Kapitalizm ve Eğitim

 

25.11.2016 - 77 günlük direnişin ardından Hatay’da tüm öğretmenler görevine iade edildi Açığa almalar sonrası 77 gün boyunca kesintisiz olarak direnişe devam eden Samandağ Eğitim Sen üyeleri ve Hatay’da görev yapan tüm eğitim emekçileri görevlerine iade edildi. 77 gün boyunca her gün Abdullah Cömert Meydanı’nda bir araya gelen öğretmenler oturma eylemi yaptı, basın açıklaması düzenledi. Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın bugün yaptığı 5 bin kamu emekçisi görevine iade edilecek açıklaması sonrası, Hatay’da açığa alınan tüm Eğitim Sen’liler görevlerine iade edildi. (Tıpkı cinsel istismara uğrayan mağdurla evlenen faili cezasız bırakan düzenlemeye karşı yapılan kitlesel gösteriler sonrasında hükümetin geri adım atmasında olduğu gibi, OHAL kararlarına karşı direniş yapıldığında devletin geri adım atmak zorunda kaldığını, bunun da, artan baskıların devletin gücünden değil, güçsüzlüğünden kaynaklandığını göstermektedir.)

07.11.2016 - Üniversitelerde OHAL: Özerklik 35 yıl sonra bir kez daha yok sayıldı Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosu ve Üniversite Temsilciler Kurulu, OHAL ile üniversitede görev yapan kamu emekçilerinin hukuksuz ve keyfi bir biçimde işten atılıdığını ve güvencesizleştiğini ortaya koyan bir açıklama yayımladı.“Hükümet, 15 Temmuz darbe girişimiyle mücadele adı altında ilan ettiği OHAL’i hukuksuz, keyfi uygulamalarına ve siyasi emellerine kalkan ederek demokratik değerlerin tamamıyla yok edildiği bir rejimi inşa ediyor” denilen metinde Eğitim Sen, OHAL ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için herkesi mücadeleye çağırdı. (sendika.org)

12.11.2016 - Boğaziçi Üniversitesi’nde aday dahi olmayan rektör atandı OHAL’de çıkarılan 676 sayılı KHK ile rektörlük seçimlerinin kaldırılmasının ardından, 12 Temmuz’dan bu yana rektör ataması yapılmayan Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atandı. AKP şefi Tayyip Erdoğan, 12 Temmuz’da yapılan seçimlerde oyların yüzde 86’sını alan ve YÖK tarafından tek isim olarak cumhurbaşkanlığına gönderilen Prof. Gülay Barbarosoğlu yerine Prof. Mehmed Özkan’ı atadı. Prof. Mehmed Özkan 12 Temmuz’daki seçimlerde aday dahi olmamıştı. (Kızıl Bayrak)

14.11.2016 - ‘Eğitim harcamaları yine halkın sırtına yüklenecek’ Eğitim Sen, eğitimin sorunlarının çözülmesi için eğitime ayrılan payın AKP Hükümetinin 2017 yılı bütçe teklifinde yer alan rakamın en az iki katına çıkarılması gerektiğini belirtti. Mevcut teklifte Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) ayrılan payın yetersiz olduğunu belirten Eğitim Sen, rakamsal olarak eğitime ayrılan kaynak artmış gözükse de eğitim harcamalarının asıl olarak halkın sırtına yüklendiğine dikkat çekti. Eğitim Sen, bugün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanacak 2017 yılı Milli Eğitim Bakanlığı bütçesini yazılı bir açıklamayla değerlendirdi. 2016 yılında 76 milyar 354 milyon TL olan MEB bütçesinin 2017 yılı için 85 milyar 49 milyon TL olarak belirlendiğini belirten sendika, “Bütçe rakamları içinde en kapsamlı ve en yaygın kamu hizmetleri içinde yer alan eğitime ayrılan pay hükümetin eğitim hedeflerini gerçekleştirmek bir yana, mevcut durumu bile kurtaracak nitelikte değildir” değerlendirmesi yaptı.(evrensel.net)

17.11.2016 Türkiye'de kitap okuma oranları düşük 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor. Kitap satın almak için kişi başı harcamanın dünya ortalaması 130 sent, Türkiye’de 30 cent dolayında. Dünya ortalamasının dörtte biri. (Dünya Gazetesi) (Temmuz ayında yayınlanan bir haberde, Can Yayınları’nın sahibi Can Öz’ün en çok, dar gelirlilerin kitap satın aldığına, zenginlerin kitap satın almadığına dair bir açıklaması yayınlanmıştı.)

24.11.2016 - #projenizdeğiliz Diyen Velilere MEB Önünde Polis Saldırısı! - Proje okulların velileri İzmir ve İstanbul’dan topladıkları 23 bin imzayı teslim etmek için Ankara’ya geldi. Sabah 10.00’da MEB önünde bir araya gelen veliler, açıklama yapmak istedikleri sırada polis engeli ile karşılaştılar. OHAL’i gerekçe gösteren polis açıklamaya izin vermeyeceğini söylese de veliler ısrarlarından vazgeçmedi. Polisin biber gazlı saldırısına rağmen eylemlerinden geri adım atmayan veliler, tüm engellemelere rağmen açıklamalarını gerçekleştirdi. Yapılan açıklamanın ardından velilerden beş kişilik bir heyet toplanan imzaları MEB’e teslim etmek üzere içeri girdi. (sendika12.org)

19.11.2016 - Öğrenciler Frankocu eğitime karşı boykot örgütledi İspanya’da “Derslikleri boşalt sokakları doldur” şiarıyla yapılan boykotlara, başta büyük kentler olmak üzere ülke çapında yoğun bir katılım oldu. Milliyetçi-gerici Rajov hükümetinin Frankocu eğitim politikalarına karşı yükselen tepkiler, Perşembe günü (24 Kasım) yapılan boykotlarla sokaklara taştı. Eğitimin özelleştirilmesi ve ‘tasarruf’ saldırılarından öncelikle emekçilerin çocukları etkileniyorlar. Öğrenci Birliği’nin (Sindicato de Enstudiantes/SE) çağrısını yaptığı boykotlara yüzde 85 oranında katılımın olduğu belirtiliyor. Mitinglerde yapılan konuşmalarda “hükümete güvenmiyoruz, çünkü onlar sistematik olarak yalan söylüyorlar” denildi. Boykot eylemini işçi sendikaları konfederasyonları da desteklediler. (Kızıl Bayrak)

29.11.2016 - Uluslararası fen ve matematik araştırmasında Türkiye çakıldı Bugün açıklanan Uluslararası Fen ve Matematik Eğilimleri Araştırması'na (TIMSS) göre Türkiye'de dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencileri, fen ve matematikte dünyadaki yaşıtlarının çok gerisinde. Dünyada matematik ve fen eğitimi kalitesini ölçmek üzere yapılan en eski ve en kapsamlı uluslararası araştırma olan TIMSS'e 20 yıldır olduğu gibi Uzakdoğu ülkeleri damga vurdu. Araştırmaya farklı kategorilerde toplam 60 ülkede 600 bini aşkın öğrenci katıldı. (t24.com) (Temmuz ayında OECD'nin yaptığı işyerinde yetişkinlerin becerilerini ölçen araştırmasına göre Türkiye, okuduğunu anlama, rakamları anlama ve problem çözmede OECD ülkeleri arasında Türkiye sondan üçüncü sırada yer almıştı)

22.11.2016 - Son KHK, Tutuklu Öğrencilerin Eğitim Hakkını da Elinden Aldı! OHAL kapsamında çıkartılan yeni KHK ile tutuklu öğrencilerin sınavlara giriş hakları da iptal edildi. Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Ağı avukatlarından Hüseyin Boğatekin, düzenlemenin en temel haklardan biri olan eğitim hakkını tutuklu öğrenciler için tamamen ortadan kaldırıldığını söyledi. Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında Resmi Gazete’de yayımlanan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de (KHK) tutuklu öğrencilerin eğitim haklarına ilişkin de değişiklik yapıldı. Bu KHK ile cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü öğrencilerin sınavlara giriş hakkı iptal edildi. TÖDA’nın verilerine göre, Türkiye’de 414 öğrenci, “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” iddialarıyla cezaevlerinde. Üstelik bu sayı sadece tutuklu öğrencilerin sayısı. Hükümlü öğrencilerinki ise tam olarak bilinmiyor. (gazetekarinca.com)