Sermaye Devleti

13.10.2016 - Meclis OHAL’in uzatılmasını onayladı OHAL’in uzatılmasına ilişkin “MGK tavsiyesi” ile Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar 11 Ekim’de TBMM Genel Kurulu’na getirildi. Yapılan oylama sonucunda 19 Ekim saat 01.00’den itibaren OHAL’in 3 ay daha sürmesi yönünde karar çıktı. OHAL’in uzatılması kararının oylamasında CHP ve HDP’nin ‘ret’ oyu kullandığı belirtilirken, karar AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edildi. 3 Ekim’de toplanan Bakanlar Kurulu’nda OHAL’in 3 ay daha uzatılması kararı alınmıştı. (Kızıl Bayrak)

12.10.2016 - Medya raporu: OHAL’de 118 kapatma, 56 tutuklama! Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şubesi, 23 Ekim günü Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlediği basın toplantısıyla son 3 aylık medya raporunu açıkladı. “OHAL sürecinde 118 basın kuruluşu kapatıldı, 184 basın emekçisi gözaltına alındı ve bunlardan 56’sı tutuklandı; 886 basın emekçisi işsiz kaldı, 620 gazetecinin basın kartı, 32’sinin de parlamento kartı iptal edildi.” (Kızıl Bayrak) (Gazetecilere yönelik baskı OHAL’le artmış olsa da, OHAL öncesinde de hiç eksik olmamıştı. Örneğin, 2016’nın ilk dört ayında 894 gazeteci işsiz kalmış, 74’üne karşı adli işlem başlatılmıştı.)

30.10.2016 - Avukatlara önemli kısıtlamalar geldi  676 sayılı kararnamede, OHAL döneminde hukuka aykırı biçimde yürütülen birçok uygulamanın, kanun haline getirildiği gözleniyor: Tutuklu ve hükümlü ile avukatının görüşmeleri sesli, görüntülü kayıt altına alınacak. Davalara girecek avukat sayısı üçü geçemeyecek. Örgütlü suçlarda soruşturma açılan avukata avukatlık yasağı konulacak. (hukukvizyon.net) (Temmuz ayında, tutuklularla avukatların görüşmesinin engellenmesi, şüphelilerin, savcılık ifadesi bitene kadar avukatla görüştürülmemesi, kimi adliyelerde şüphelinin özel müdafii tarafından savunulmasının reddedilmesi ve yalnızca CMK avukatları kabul edilmesine ilişkin pek çok haber yayınlanmıştı. Ayrıca, Temmuz ayında çıkan ilk OHAL kararnamesiyle tutukluların gözaltı süresi 30 güne çıkarılmıştı.)

24.10.2016 'Ak silahlanma' çağrıları artıyor Özellikle son haftalarda sosyal medyadan duyurulan "Ak silahlanma" ve "Ak milisler" etiketleriyle yapılan silahlanma ve şiddet çağrıları, toplumu tehdit ediyor. CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, “Ak Silahlanma” olarak medyada duyurulan silahlanma ve şiddet çağrılarının araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi. (sol.org.tr)

24.10.2016 AKP'den silahlanma için ilk adım: Her parti yetkilisine silah ruhsatı vereceğiz AKP’nin Afyon’da yaptığı İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, parti yöneticilerini silahlandıracaklarını açıkladı. Soylu yaptığı açıklamada kayyum atanan bölgelerdeki parti yöneticileri için “Her parti yetkilisine silah ruhsatı vereceğiz. Güvenlik görevlisi, koruma da vereceğiz. Hatta korumayı koruculardan da verebiliriz. Uzun menzilli silahlarla korunmalarını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. (sol.org.tr) (Haziran ayında çıkan bir haberde, hükümete yakın Sadat A.Ş'nin sitesinde tanıtılan 'eğitim paketleri'nden birinin "Gayri nizami harp kursu" olduğu ortaya çıkmıştı. )

14.10.2016 - Katil devlet anmalara saldırdı Türk sermaye devleti, IŞİD eliyle gerçekleştirdiği Ankara Katliamı’nın yıldönümü vesilesiyle yapılmak istenen anmalara da azgınca saldırdı. 10 Ekim günü saat 10.00 sularında katliamın gerçekleştiği yerde yapılmak istenen anma etkinliği Ankara Valiliği tarafından “yasaklandı.” Sabah saatlerinde anmaya gelmek isteyenler gar civarına yığınak yapan polis tarafından engellenmeye çalışıldı. Katledilenlerin ailelerinin yer aldığı temsili bir grubun gar önü anmasına sözde “izin” veren sermaye devleti, geri kalan kitlelere art arda saldırılar gerçekleştirerek çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. (Kızıl Bayrak)

27.10.2016 - Türkiye’de internet hükümet kontrolünde Forbes dergisinin haberine göre, Türkiye’de devletin Whatsapp, Skype, Facebook ve Facetime dahil her türlü görüşmenin yanı sıra kullanıcıların hangi siteleri ziyaret ettiğini takip edebildiği sistemi satın aldığı ABD merkezli Procera Networks’ün çalışanlarının itiraflarına yer verdi. Bir mühendisin “Hayatımın geri kalanını Erdoğan’ın çılgınlığı yüzünden pişmanlık duygusuyla geçirmek istemiyorum. O yüzden artık bu işte yokum” sözlerine yer verilen ve 46 milyon internet kullanıcısının fişlendiğinin ortaya çıkarıldığı habere dair Türk Telekom belgeleriyse iki yıl önce yayınlanmıştı.

10.10.2016 - 4 Eğitim Sen üyesi tutuklandı Diyarbakır’da 25 Eylül’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Eğitim Sen üyesi 19 kamu emekçisinden 4’ü tutuklandı. (Kızıl Bayrak)

Türkiye Gündemi

16.10.2016 - Kılıçdaroğlu’ndan Musul yorumu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Musul operasyonuna Türkiye’nin dahil edilmemesini, “Türkiye masanın dışında. Niye masanın dışında? Benim komşum. Benim ağırıma gidiyor”sözleriyle değerlendirdi. (hürriyet) (Burjuva muhalefet partisinin dış politikada daTÜSİAD çizgisinden çıkmadığını görüyoruz.)

31.10.2016 - Erdoğan, MHP desteği için Kürtlere vurmayı sürdürecek İki gündür AKP ve MHP’den tanıdığımız tüm kesimlerle, iki partiyi takip eden gazetecilerle konuştuk, konuşuyoruz. Şu ana kadar yaşananları kendi zihin dünyasında bir yere oturtana rastlamadık. MHP ve Bahçeli’nin inisiyatif aldığı herkesin ortak kabulü. Salı günü yaptığı hamle AKP’yi “çizgide tutma” girişimi olarak adlandırılıyor. (...) Kürt kökenli vekillerin tamamen susması, tüm yatırım vaatlerine rağmen, HDP’nin devre dışı kaldığı bir anda bölgede eriyen bir AKP varlığı var. Bu durumdan rahatsız olan bir AKP’li vekil tepkisini “Yatırımı MHP’ye yaptık, hadi hayırlısı” diyerek ifade etti. Belki de en çarpıcı olanı, konuştuğumuz siyasetçilerin ve gazetecilerin çok önemli bölümü iktidarın da bir stratejisi olmadığı konusunda ortaklaşmaları. (birgun.net)

Halk İçin Ekonomi

29.10.2016 - Binali Yıldırım'dan Yabancı Patronlara: "Görevimiz, İşinizi Kolaylaştırmak" Başbakan Binali Yıldırım, Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen Türkiye Yatırım Danışma Konseyi’nin Dokuzuncu Toplantısı’nda ABD, Kanada, İngiltere, Hollanda, Fransa, Japonya, Rusya ve Çin, Kuveyt, Katar, Malezya ve Suudi Arabistan merkezli, otomotiv, enerji, bilişim, havacılık sektörlerinde ve yatırın fonu yönetiminde öne çıkmış uluslararası sermaye gruplarının temsilcileriyle bir araya geldi. Yıldırım şunları söyledi: ”Bizim yönetim olarak görevimiz, sizlerin işini kolaylaştırmak iş yapma kararlılığınızı artırmak. İşi, üretimi, yatırımı siz yapacaksınız. Ürettiğiniz malı siz pazarlayacak, parayı siz kazanacaksınız; bize düşen görev de sizin önünüzü açmak, çözüm üretmek, engelleri kaldırmak. (...)Türkiye’ye yatırım yapan hiç kimse yabancı gözüyle bakmayız. Bu ülkeye yatırım yapanlar hiçbir ayrım yapmadan imkânlardan yararlanacaksınız” dedi. Dünya Gazetesi'nin haberine göre, 2010 yılından 2015 yılına 6 yılda ülkeye 63 milyar dolar doğrudan yatırım girişi oldu. Son 6 yılda imalat sanayiine 18 milyar dolar, elektrik ve gaz sektörüne 11 milyar dolar, finans ve sigorta sektörüne 28 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye girişi oldu. Gayrimenkul satın almak için ülkeye 6 yılda giren döviz ise 18 milyar doları aştı. Son 6 yılda ülkeye doğrudan yabancı sermaye girişine Avrupa ülkeleri kaynaklı uluslararası sermaye gruplarının katkısı 45.8 milyar dolar. ABD kaynaklı doğrudan sermaye girişi 4.5 milyar dolar. Körfez ülkelerinden 3.5 milyar dolar, Azerbaycan gibi doğu komşularımızdan 3.5 milyar dolar, Asya ülkelerinden 2.8 milyar dolar doğrudan sermaye girişi oldu. Türkiye’ye son 6 yılda giriş yapan doğrudan sermayenin yüzde 70’i aşan bölümü Avrupa ülkelerinden geldi. (Sınıf Gündemi)

30.10. 2016 - Doların Yükselişi Krizi Tetikleyebilir - Dünya gazetesinde yayınlanan verilere göre dolar yükseldikçe patronların borç yükü artıyor. Son rakamlara göre özel sektörün toplam borcu 300 milyar dolar civarında. Dolar yükseldikçe patronların borçları da artıyor. Yine aynı kaynağa göre, Türkiye’nin dış borcuna baktığımızda ise 421 milyar dolar. Bu borcun %70’i özel sektöre yani patronlara ait. Toplam borcun "milli gelir"e oranı ise 2001 krizindeki seviye olan yüzde 56’yı aşmış durumda. Şirketlerin borçları arttıkça, şirketler artı-değeri yeni üretim aracı almak ve emek gücü satın almak yerine (yani yatırımlarını artırmak yerine) borç ödemeye ayırma eğilimi artıyor. Hatta doların daha da yükselmesi, patronları borçlarını ödemek için sadece artı değeri değil, değişen sermayeyi yani işçi maaşlarını da işçilere ödemekten vazgeçmelerine yol açabilir. (Sınıf Gündemi) (Haziran ayında Dünya gazetesinde çıkan bir habere göre, reel sektörün toplam borçlarında TL. kredilerin payı yüzde 41.8 oranında. Toplam kredilerin yüzde 58.2’si döviz kredilerinden oluşuyor.)

08.10.2016 - OHAL'de patronlara teşvikte tam gaz Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, bu yılın ağustos ayında 341 yatırım teşvik belgesi düzenlendi. Belge alan projelerin sabit yatırım tutarı 5 milyar 654 milyon 344 bin 510 lira olarak hesaplandı. Veriler, AKP iktidarının OHAL'de patronlar için çalıştığını ortaya koyuyor.(solhaber.org)  (Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek OHAL ilanının ardından, “Alınacak kararlar piyasa dostu olacak” ifadelerini kullanmıştı. Hükümet patronlara verdiği sözleri tutuyor.)

7.10.2016 - İşçileri daha rahat sömürmek için “ara buluculuk” geliyor Sermaye devletinin başbakanı Binali Yıldırım geçtiğimiz günlerde ekonomi temsilcileriyle yaptıkları toplantı sonrasında AKP hükümetinin orta vadeli programına ilişkin yaptığı açıklamada “ara buluculuk sistemi”ni hayata geçireceklerini söyledi. Patronlar ile işçiler arasındaki çatış- mayı “arabuluculuk” ile çözeceklerini iddia eden Yıldırım, esasta ise patronların işçilerin haklarını gasp ederek sömü- rü düzenlerini sürdürmelerine hizmet edecek “ara buluculuk” uygulamasını hayata geçireceklerini belirtti. “Kanun mecliste” diyen Yıldırım şöyle konuştu: “İş uyumsuzlukları veya uyuşmazlıkları var. Bunlarla ilgili her konu mahkemelere gidiyor, mahkemeler de yıllar sürüyor. Hem davacı hem davalı mağdur oluyor. Çalışma hayatı olumsuz etkileniyor. Yeni bir sistem getiriyoruz, ara buluculuk sistemi. Hak ihlallerinde ara buluculuk mekanizmasıyla mahkemelerde sürünmeden oturup anlaşıp işlerine devam edecekler.” (Kızıl Bayrak)

15.10.2016 - Patroncu hükümetten emekliye yaş kazığı OHAL döneminde BES sistemini yaygınlaştıran düzenleme yasalaştırıldı. (solhaber.org)

22.09.2016 - Zirvede sefahat aşağıda sefalet  Türkiye’de 2015 yılının gelir dağılımına ilişkin araştırması açıklandı. TÜİK tarafından açıklanan gelir ve yaşam koşulları araştırmasının sonuçlarına göre gelir dağılımındaki eşitsizlik artmaya devam etti. Sonuçlara göre en zengin yüzde 20’lik kesim ile en fakir yüzde 20’lik kesim arasındaki uçurum büyümeye devam etti. Yine rapora göre nüfusun yüzde 43’ü konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşıyor, yüzde 68.5’i yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileyemiyor, evden uzakta bir haftalık tatili karşılayamayanların oranı yüzde 71.4, iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını karşılayamayanların oranı yüzde 35.8 ve beklenmedik harcamaları karşılayamayanların oranı yüzde 32.6 oldu.(evrensel.org) (Mayıs ayında açıklanan bir veriye göre Türkiye’de milyoner sayısı son beş yılda ikiye katlanmış, bankalarda 1 milyon lira ve üzerinde mevduat bulundurulan hesap sayısı, 2012 yılı ilk çeyrekte 46 bin 695 iken, aradan geçen 5 yılda yüzde 102 artışla 94 bin 529'a yükselmişti.)

26.09.2016 - Açlık sınırı 1.386, yoksulluk sınırı 4.515 tl oldu Türk-İş, her ay düzenli olarak yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının Eylül ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı bin 386,22 TL; gıda harcaması da dahil yapılması zorunlu diğer aylık harcamaları ifade eden yoksulluk sınırı ise 4 bin 515,37 TL oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise bin 711,50 TL olarak gerçekleşti.(evrensel.org)

7.10.2016 - Türkiye'de 3 milyonun üzerinde aile yardım alıyor Türkiye'de 2012’de 23 milyon 668 bin olan yardıma muhtaç insan sayısı 2014’te 30 milyon 500 bine ulaştı. 79 milyon nüfusluk ülkede her 5 kişiden 2’si yardımsız yaşayamıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, nüfusun yüzde 15’inden fazlasının yoksulluk sınırı altında olduğu Türkiye’de, milyonlarca hane yaşamını yardıma muhtaç bir şekilde sürdürmek zorunda kalıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2015 yıl faaliyet raporuna ve bütçe sonum kitapçığına göre 2 milyondan fazla hane yakacak yardım almak zorunda kalırken, 969 bin hane eğitim, 681 bin hane de yakacak yardımı almak zorunda kaldı. (t24.com.tr/)

17.10.2016 - İşsiz sayısı 6.3 milyon TÜİK’in Temmuz 2016 dönemi Hanehalkı İşgücü  Araştırması sonuçları işsizlikte artış eğilimin devam ettiğini gösteriyor. İşsizlik iki  haneli  rakamlara demir atarken bütün işsizlik türlerinde tırmanış yaşanıyor. Genişletilmiş işsiz sayısı 6,3 milyon gibi oldukça yüksek bir sayıya ulaşmış durumda. Tarım ve imalat sanayiinde ciddi istihdam kaybı yaşanırken istihdam artışı kamu ve hizmet sektöründe ve bu sektörün belli alt sektörlerinde yaşanmaktadır.(DİSK-AR İŞsizlik ve İstihdam Raporu-Ekim 2016)

26.10.2016 - Her 10 kişiden 8’i borçlu! CHP Balıkesir Milletvekili Av. Namık Havutça, ekonomik verilerle ilgili açıklamalarda bulundu. Havutça açıklamasında; özel sektörün borçlarının hiç olmadığı kadar yüksek olduğunu, her 10 kişiden 8’inin bir şekilde devlete, şahıslara veya bankalara borçlu olduğunu ifade etti. Birçok işletmenin kapandığını, işsizliğin arttığını, doların yükseldiğini, vatandaşın kredi ve kredi kartı borçlarının büyümeye devam ettiğine dikkat çeken Havutça, “Bu durum ülkenin içinde bulunduğu çıkmazın kötü yönetilen dış politikayla birleşmesi sonucu 78 milyon vatandaşımızın büyük bedeller ödeyeceğini göstermektedir. Türkiye’de 27 milyon sade vatandaşın banka gibi finansal kurumlara 500 milyar liralık bireysel kredi ve kredi kartı borcu var.

27.10.2016 Patronlar Neden Vergi Ödemez? Gelir Vergisi, SGK İşçi Payı ve İşsizlik Sigortası İşçi Payı ve Damga Vergisi kesintileri işveren tarafından ücretten kesilerek ile yatırılır. Ancak birçok işveren bunları ödemekten kaçınır. Yani işçiden kestiği para dahil kendi yatırması gereken kesintileri yatırmaz. Çünkü Türkiye’de beş yılda bir borç silme uygulamaları, taksitlendirme imkanları ve patronlara verilen teşviklerle bu kesintilerin kaynak olarak işverenin cebinde kalması sağlanır. Aslında hükümetler bu gibi uygulamalarla işçinin cebine girmeden kesilen parayı patronlara hediye eder. Bunun ismi de borç yapılandırma, vergi barışı gibi isimler alır. (sol.org.tr)

20.10.2016 - AKP, Türkiye Petrolleri'ni Zülfikarlar Holding'e sattı Türkiye Petrolleri Dağıtım AŞ’nin sermayesinde bulunan yüzde 100 oranındaki idare hissesinin özelleştirme ihalesinin nihai pazarlık görüşmesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığında gerçekleştirildi ve kazanan 490 milyon lira teklif ile Zülfikarlar Holding oldu. (solhaber.org)

6.10.2016 - 15 Temmuz’un maliyetini karşılamak için yardım kampanyaları düzenleniyor 15 Temmuz’da hayatını kaybedenlerin aileleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde başlatılan yardım kampanyasının  üniversite bünyesinde daha önce iki kez duyuru yapıldığı ancak çok etkili olmadığı ortaya çıktı. (diken.com.tr)

5.10.2016 - Bankalardan ağustosta 3.8 milyar lira net kâr Bankaların ağustos ayı net kârı ise 3.77 milyar lira olarak gerçekleşirken önceki aya göre artış yüzde 0.6 oldu. Bankalari ocak-ağustos döneminde ise net kârını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 artırarak 26.55 milyar liraya çıkardı. (dunya.com)

15.10.2016 - İşsizlik Sigortası Fonundaki 996 milyon TL nereye harcandı? İşsizlik Sigortası Fonu’nunda Yönetim Kurulu kararı olmadan 996 milyon 214 bin 197 lira 15 kuruş harcama yapıldığı tespit edildi. Üstelik fonun gelir- giderleri 2015 yılı başında fon yönetim kurulu kararına bağlanırken, yıl sonunda harcanan paradan fon yönetimin haberi olmadığı ortaya çıktı. Hatta fonun 5 milyon 839 bin 954 lira 8 kuruş alacağının da muhasebesi yapılmadı. Türkiye’de 4-A’lı yani işçi statüsünde çalışan herkesin aylık ücretinde yüzde bir oranında İşsizlik Sigortası Fonu’na kesinti yapılıyor. Asgari ücretele çalışan her işçiden brüt ücreti üzerinden 16 lira 47 kuruşu İşsizlik Sigortası Fonu’na gidiyor. Fon ise ileride kişi işsiz kalıp, gerekli koşulları yerine getirdiği taktirde gelir kaybının nispi oranda telafi edilmesi için kullanılması gerekiyor. Ancak fonun yönetiminde işçi- işveren ve devlet temsilcileri yer alırken, işletilmesinden Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) sorumlu.(evrensel.org)

18.10.2016 - Türkiye’de 50 bin insan resmen aç Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılına ait yoksulluk çalışması verilerini açıkladı. Açıklanan rakamlara göre Türkiye’de 50 bine yakın kişi aç. Hesaplamaya göre günlük 2.15 doların altında geliri olan kişiler (Aylık 193.5 TL) aç kabul ediliyor. TÜİK’in açıkladığı verilere 2015 yılında Türkiye’de bu oran yüzde 0.06 olarak gerçekleşti.7 9 milyonluk Türkiye’de bu oran yaklaşık 50 bin kişiye tekabül ediyor. (evrensel.org)

22.10.2016 - 2017'de patronlara 4,5 milyar dolar destek, 15 bin yeşil pasaport Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ihracatçı patronlara verilecek destekleri açıkladı, "15 bin ihracatçımıza yeşil pasaport vereceğiz" dedi. Denizli İhracatçılar Birliği'nin düzenlediği törende konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 2017 yılında ihracata verilecek desteğin 4.5 milyar doları bulacağını vurguladı. (haber.sol.org.tr)

23.10. 2016 - Zincir marketler esnafı bitirecek Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken Aydınlık Gazetesine verdiği demeçte şunları söyledi: “Ülkemizde zincir market sayısı 24 bin 618'e çıktı. Kendi ülkelerinde sokak aralarında market açamayan yabancı zincir marketler, bizim ülkemizde pazara tezgah açar gibi açabiliyorlar. Küçücük bir sokakta tek bir bakkal tüm sokak sakinlerine hizmet verirken, aynı sokakta 100-200 metreye 5 tane zincir market açılması, ekonominin mantığına dahi ters kalıyor. Belli ki amaç önce esnafı, sonra da birbirlerini bitirmek. Çiftçiyi işçi, esnafı da tezgahtar yaptılar. Ancak unutulmaması gerekir ki bu şekilde rekabet ortamı kalmadığında fiyatlar artar, en büyük darbeyi de tüketici görür." değerlendirmesinde bulundu.” (Sınıf Gündemi) (Mayıs ayında Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberde, son 11 yılda kepenk indiren esnaf sayısı 1.5 milyona yaklaştığı belirtilmişti)

23.10. 2016 - Otomobilde Lükse Talep Azalmıyor Türkiye'de lüks ve ultra lüks otomobil satışlarının Eylül 2016'da geçen yılın aynı aynı göre yüzde 20'nin üzerinde artması, bu segmentlerdeki araçlara ilginin hız kesmediğini ortaya koydu. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, bu yılın eylül ayında 2015'in aynı ayı ile kıyaslandığında lüks E segmentte yüzde 23 artışla 1.585, ultra lüks F segmentte ise yüzde 10 yükselişle 382 araç satıldı. Geçen ay toplam 1.967 lüks ve ultra lüks araç satışı yapılırken, 2015'in eylül ayında bu rakam 1.560 seviyesinde gerçekleşmişti. (Aydınlık)

24.10.2016 Kurulan şirket sayısı azaldı, kapanan şirket sayısı arttı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), eylül ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Buna göre, eylülde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,03 azalarak, 3 bin 704 oldu. Geçen yıl aynı dönemde 5 bin 219 şirket kurulmuştu. Kapanan şirket sayısı ise yüzde 21,99 artarak 682'den 832'ye çıktı. Aylık bazda ise kurulan şirket sayısı yüzde 17,15 azalırken, kapanan şirket sayısı da yüzde 40,3 arttı. (bloombergth.com)

24.10.2016 - İstanbul'da her gün 50 konut yıkılıyor CLK Boğaziçi Elektrik tarafından 3 ayda bir açıklanan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu'nda, Şubat 2016 itibarıyla "kentsel dönüşüm bina yıkım istatistikleri" de yer almaya başladı. Rapora göre İstanbul Avrupa Yakası'nda şubat-eylül döneminde 12 bin 261 konut yıkıldı. Bu da her gün 50 konutun yenilenmek için yıkıldığı anlamına geliyor. Rapora göre, İstanbul Avrupa yakasında geçen yılın ilk 9 ayında 82 bin 95 olan yeni konuta taşınan aile sayısı bu yılın aynı döneminde yüzde 23.4 artarak 101 bin 351'e ulaştı. Geçen yıl ilk 9 ayda her gün 299 aile yeni konuta taşınırken, bu yılın aynı döneminde bu rakam 370'e yükseldi. (sol.org.tr)

27.10.2016 - Türkiye'de Medya Kimin Elinde? Türkiye’de en popüler medya aracı olan televizyonlara bakıldığında, en büyük 10 TV şirketinin sahiplerinden yedisinin iktidardaki partiyle siyasi bağı olduğu görülüyor. (...)10 medya kuruluşunun üçte ikisinden fazlası, inşaat, enerji, madencilik ve turizm gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlere ait: Doğan, Doğuş, Demirören, Ciner, Albayrak, Turkuvaz/Zirve/Kalyon, İhlas and ES grupları gibi. Doğan, Doğuş, Albayrak, Demirören, İhlas gruplarının hissedarları çoğunlukla aile üyelerinden oluşuyor. Aydın Doğan’ın kızları Hanzade Doğan Boyner, Arzuhan Yalçındağ, Vuslat Doğan Sabancı ve Begümhan Doğan Faralyalı Doğan Medya’da yönetici roller üstlenmiş durumda. Erdoğan Demirören’in kızı olan Meltem Oktay; Milliyet ve Vatan gazetelerini yayınlayan Demirören Holding’in hissedarlarından biri. Total Oil şirketi dahil, gruba ait bir çok şirketin yönetim kurulunda yer alıyor. Filiz Şahenk, Doğuş Holding kurucusu olan Ayhan Şahenk’in kızı ve holdingin marka giyim ve turizm işlerini yönetiyor. Aynı zamanda bankacılık ve finans (Garanti Bankası), inşaat, turizm, gayrimenkul, enerji ve eğlence sektörlerinde faaliyet gösteren Doğuş Holding’de de hissedar konumunda. Deniz Şahenk de, 2001’de vefat eden Ayhan Şahenk ile evliydi ve Doğuş Holding’in hissedarlarından. (bianet.org)

28.10.2016 - Son 5 yılda çiftçi sayısı yüzde 20 azaldı Avrupa 2. Nyeleni Gıda Egemenliği Forumu, 42 farklı ülkeden 700 civarında delegasyon ve gözlemcinin katılımıyla Romanya'da başladı. Açılışta konuşan La Via Campesina Genel Koordinatörü Elizabeth Mpofu, endüstriyel tarımın ve şirketlerin tarıma ve çiftçiye verdiği zararlara dikkat çekti. Mpofu "Son 5 yılda çiftçi sayısında yüzde 20 azalma görüldüğünü" söyledi. (birgun.net)

28.10.2016 - Patron partisi AKP patronlara 7 sektörde özel teşvik verecek Başbakan Binali Yıldırım, “Katma değer katkısı yüksek olan sektörlerde yatırım önceliği desteklenecek. Bilişim, kimya, lojistik gibi 7 temel sektörde ayrıcalıklı özel teşvik uygulamaları da yürürlüğe girecek” dedi.(solhaber.org)

12.10.2016 - TTK’de özelleştirme tehlikesi sürüyor 15 Temmuz ve sonrasında ilan edilen OHAL nedeniyle gündem dışına düşse de Türkiye Taşkömürü Kurumundaki (TTK) özelleştirme tehlikesi devam ediyor. İşçiler tedirgin. GMİS Karadon Şube Başkanı Kemalettin Karataş ise bir başka tehlikeye dikkat çekti: “Kuruma işçi alınmaması durumunda TTK kendiliğinden kapanma noktasına gelecek.” İşçilerin özelleştirmeye karşı bir şeyler yapılmasını istediğini aktaran Karataş, eylemler için OHAL’in kalkmasını beklediklerini söyledi. ( evrensel.net)

17.10.2016 - Türkiye Petrolleri, özelleştirmeye hazır hale getiriliyor Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar, Türkiye Petrolleri (TP) bünyesinde bulunan sondaj, kuyu tamamlama ve jeofizik (sismik) faaliyetlerinin TPIC’e bağlanacak olmasına ilişkin açıklama yaptı.Yaşar, 1954 yılından bu yana Türkiye enerji politikasının merkezinde duran Türkiye Petrolleri’ni küçülten ve zayıflatan bir karara imza atıldığını belirtti.(evrensel.org)

24.10.2016 - Patronlara bir kolaylık daha: Öğrenciler iş gücü olacak, ücretin yüzde 30'unu devlet ödeyecek! Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Crystal Admiral Resort Otel'de düzenlenen "Eğitimden Üretime Sektörle İşbirliği" temalı Eğitim Kongresi'ne katıldı. Mesleki ve teknik eğitimde reform için önemli bir adım attıklarını belirten Bakan Yılmaz, bu konuda hazırladıkları kanun tasarının komisyondan geçtiğini söyledi. Yılmaz, şöyle devam etti: "Tasarı yasalaşırsa çıraklık eğitimi zorunlu orta öğretim kapsamına alınacak. İşletmelerde beceri eğitimi, staj ve tamamlayıcı eğitimlere katılan öğrencilere ve çıraklara işletmelerce ödenen net asgari ücretin yüzde 30'unu devlet karşılayacak. Okulda atölye eğitimlerine başlayan öğrencilere iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanmasını sağlayacağız. Staj yapan öğrencilerin işletmelerde edindikleri bilgi ve becerinin ölçülmesi amacıyla sektör temsilcileriyle beceri sınavı yapılacaktır. Sınavı geçen öğrencilerimize teknisyen unvanı verilecektir. Teknik eğitim fakülteleri mezunlarına da fark derslerini vererek mühendis unvanı kazanmalarını sağlayacağız." (sol.org.tr)

24.10.2016 - SGK'den işçiye 'vicdan dersi', kaçak işçi çalıştıran patrona 'teşvik primi' Prim gün sayısını doldurduğu halde yaş beklediği için emekli olamayan 7 milyonu aşkın emekçinin erken emeklilik umudu, SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı'nın "Mali disiplini korumalıyız, vicdanen olmaz" sözleriyle kırılmıştı. Kamuoyuna "vicdan dersi" veren SGK'nin, kayıt dışı işçi çalıştıran patronlara teşvik pirimi verdiği Satıştay raporlarıyla ortaya çıktı. Editörlüğünü Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç'ın yaptığı Sağlık Haktır adlı internet sitesinde, "Asıl vicdan dersi, prim gün sayısını doldurduğu halde yaş beklediği için emekli maaşı bağlanmayan milyonlarca kişiye değil; çalıştırdığı sigortalıları Kuruma bildirmeyen, prim ödeme gün sayısını eksik bildiren veya sahte sigortalı bildiriminde bulunan 2 bin 587 patrona ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi, bir de bu işverenlere teşvik primi verenlere lazımdır" denildi. (sol.org.tr) (Mayıs ayında Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişiklikle, vergi kaçırdığı için ya da naylon fatura kullandığı için para cezası veya hapis cezası alanlar yapılacak yeni düzenleme ile artık teşviklerden yararlanabilecek duruma getirilmişti)

Kürdistan’da Sömürgecilik ve Direniş

14.10. 2016 Katliam zincirinin yeni halkası Yüksekova Geçtiğimiz günlerde Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi Cengiz Topel Caddesi’nde Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateşle 4 insan öldürüldü, 2 kişi yaralandı. Yaşanan bu açık katliam, valiliğe göre "zırhlı araçtaki silahın kendiliğinden ateş alması" sonucu gerçekleşti. (Kızıl Bayrak)

15.10. 2016 “Özel güvenlik bölgesi” ve yasak ilanları Türk sermaye devleti Kürt halkına yönelik kirli savaşında “özel güvenlik bölgesi” ve “yasak bölge”leri kullanmaya devam ediyor. Hakkari Valili- ği tarafından yapılan açıklamada 25 ayrı bölgenin 15-29 Ekim tarihlerinde “özel güvenlik bölgesi” ilan edildiği duyuruldu. Açıklamada, sermaye devletinin kirli savaşının yol açtığı yıkımın üstü örtülerek “terör” demagojisi sürdürüldü. iLJĂrďĂŬŦr’da da 17 Ekim’den itibaren Lice, Hazro ve Karaz ilçelerine bağlı 14 köyde “ikinci bir duyuruya kadar” yasak ilan edildi. (Kızıl Bayrak)

24.10.2016 - Nusaybin'de polis tel örgüleri protesto eden halka ateş açtı Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde 14 Mart'ta başlayan ve 25 Temmuz'da kısmen kaldırılan sokağa çıkma yasağı 6 mahallede devam ederken, "güvenlik" adı altında çekilen tel örgülerin bir kısmı bugün kaldırılmaya başlandı. Yasağın sürdüğü Kışla Mahallesi'nde bulunan Cumhuriyet Caddesi'ndeki işyeri ve evlerin etrafını saran teller bugün görevliler tarafından sökülmeye başlandı. Sadece Cumhuriyet Caddesi üzerindeki işyeri ve evlerin önündeki tel örgüler ve barikatların kaldırılacağı, sokak girişlerine yeniden güvenlik telleri çekileceği belirtildi. Evi Kışla Mahallesi'nde bulunan Kenan İzgi, yasaklar nedeniyle halkın cezalandırıldığını, istenmesi halinde tellerin kaldırılabileceğinin görüldüğünü belirterek, "Arka tarafta ne bomba, ne barikat de hendek kalmış niye açılmıyor. Az hasarlı olan evler kalmış, onları da izin versinler sahipleri kendileri onaracak içinde oturacaklar. Halkı mağdur etmesinler" dedi. Tellerin kaldırılması çalışmalarında bazı vatandaşlar, "Tüm mahalle etrafındaki teller niye kaldırılmıyor" diye bağırarak tepki gösterince, polis toplanan kalabalığı dağıtmak için ateş açtı. Halk polise tepki gösterirken çalışmaların devam ettiği belirtildi. (sol.org.tr)

05.11.2016 - Kayyum atanan Silvan Belediyesi’nden 25 işçi işten atıldı Diyarbakır’ın Silvan Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Kaymakam Murat Kütük 25 belediye işçisini işten attı. DİHA’nin haberine göre, Kütük’ün talimatıyla taşeron firma ile yapılan sözleşme feshedildi. Sözleşme feshiyle birlikte belediye hizmet binası, Zembîlfiroş Kültür Merkezi, Eğitim Destek Evi ve Meya Kadın Merkezi’nde çalışan 25 kişi işten atıldı.( Diyarbakır/ DİHA)

07.11.2016 - Van’da kayyum 90 bin kişiyi icraya verdi Van’ın İpekyolu Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Kaymakam Önder Can 90 bin kişiyi “emlak vergilerini ödemedikleri” gerekçesiyle icraya verdi. ( sendika.org)

10.10.2016 - İlk Kürtçe okula mühür vuruldu  Diyarbakır merkez Bağlar ilçesinde 3 yıldan bu yana 5-11 yaş arası çocuklara Kürtçe eğitimin verildiği Ferzad Kemanger İlkokulu, Diyarbakır Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kararıyla kapatılarak, kapısına mühür vuruldu. Ana dilinde eğitim gören 238 öğrencinin ders aldığı okula giden öğretmenler, içeri girmek istedi. Bahçe kapısının kilitlenmesi nedeniyle tellerin üzerinden atlayarak içeri giren öğretmenler, okula geçmeye çalıştıkları sırada polislerce engellendi. Polis ile öğretmenler arasında tartışma yaşandı.Polis, öğretmenlerin kimliklerini de alarak kontrol etti. Kısa süreli gerginliğin ardından polisler okuldan ayrıldı. Öğretmenler de bir süre okul bahçesinde bekledikten sonra buradan ayrıldı.  (Diyarbakır/ DİHA)

12.10.2016 - Rojava derneğinin hesabı kapatıldı  Antep Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin açtığı ‘yardım ve bağış hesabı’ Türkiye İş Bankası tarafından kapatıldı. Antep Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin açtığı ‘yardım ve bağış hesabı’ Türkiye İş Bankası tarafından kapatıldı. “Yukarıdan baskı var” diyerek hesabı kapatan banka, hesaptaki paraya da el koydu. ( Antep/ DİHA )

24.10.2016 - HDP: Kürdistan halkından özür diliyoruz Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kongreya Jinên Azad (KJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde dün Diyarbakır’da yapılan toplantı ardından bir basın açıklaması yapıldı. BasHaber'in haberine göre, açıklamada, "Öz yönetim direnişleri sürecinde direnenlere karşı sorumluluklarını yeterince yerine getiremedikleri için yaşamını yitirenlerin şahsında Kürdistan halkından özür diliyoruz" denildi. Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: ''... DBP, HDP, DTK ve KJA başta olmak üzere belediye eşbaşkanları, tüm Kürdistanî kurum temsilcileri ve yöneticileri olarak bizler, halka öncülük görevi ile karşı karşıya olduğumuz gerçekliğinden hareketle, özyönetim direnişleri sürecinde direnenlere karşı sorumluluklarımızı yeterince yerine getirmediğimizden dolayı, bu destansı mücadelede yaşamını yitirenlerin şahsında Kürdistan halkından özür dileyerek, bırakılan büyük direniş mirası ve eşi benzeri bulunmayan iradeye sahip çıkma sözü vererek başladık. O süreçte eksiklikler o direniş alanların içinde değil dışında yaşanmıştır. Toplantı bileşeni olarak bizler yaşanan bu eksikliklerden kendimizi sorumlu tutuyor ve soykırım planının boşa çıkarması için o onurlu direnişi yürütenlerin mirasına sahip çıkma ahdimizi tekrarlıyoruz." (HDP’nin kendini “özeleştiri” vermek zorunda hissetmesi, Kürt halkının son süreçte HDP’ye duyduğu öfkeyi gösteriyor. Ne var ki, başarısızlığın gerçek nedenlerinin ve sorumlularının ortaya konması ve bunlara ilişkin çözüm yolları bulunması gereken samimi bir özeleştirinin söz konusu olmadığını görüyoruz.)

İşçi Yaşamından

04.10.2016 - İSİG: Eylül ayında en az 141 işçi yaşamını yitirdi  İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) eylül ayında en az 141, yılın ilk dokuz ayında ise en az 1421 işçinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. İSİG tarafından hazırlanan raporda OHAL’in işçilerin can güvenliğini de tehdit ettiği belirtildi. Raporda 2016 yılının ilk dokuz ayında yaşanan iş cinayetleri şöyle sıralandı: “Ocak ayında en az 115 işçi, şubat ayında en az 144 işçi, mart ayında en az 160 işçi, nisan ayında en az 171 işçi, mayıs ayında en az 124 işçi, haziran ayında en az 205 işçi, temmuz ayında en az 160 işçi, ağustos ayında ise en az 201 işçi, eylül ayında ise en az 141 işçi yaşamını yitirdi.”. (evrensel.net) (Türkiye ölümlü “iş kazaları”nda El Salvador ve Cezayir’in ardından dünya üçüncüsü, Avrupa’da ise başı çekiyor. Mayıs ayında, guvenlicalisma.org adlı sitenin derlediği verilere göre 14 Yılda 17 bin 57 iş cinayeti yaşandı.)

20.10.2016 - HES sadece doğayı değil, işçi hayatlarını da söndürüyor 8 yılda en az 169 iş cinayeti: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre, Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki hidroelektrik santral (HES) inşaatlarında 2009'dan bu yana en az 169 işçinin hayatını kaybettiği vurgulandı. İş cinayetleriyle ilgili raporlar hazırlayan İSİG Meclisi, HES inşaatlarında yaşanan iş cinayetlerini derledi. Buna göre HES inşaatlarında 2009'da en az 13, 2010'da en az 33, 2011'de en az 25, 2012'de en az 45, 2013'te en az 14, 2014'te en az 16, 2015'te en az 15 ve 2016'nın ilk dokuz ayında en az 8 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.(solhaber.org)

26.10.2016 - İSİG: OHAL döneminde 513 işçi yaşamını yitirdi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL sürecinde en az 513 işçinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

03.11.2016 - Ekim'de en az 165 işçi katledildi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Ekim ayında en az 165 işçinin katledildiğini açıkladı. Buna göre Ekim ayında en az 165 işçi katledildi. 2015 yılının Ekim ayında ise bu sayı 144 idi. İSİG Meclisi bu sayılarla birlikte 2016'nın ilk 10 ayında en az 1596 işçinin katledildiğini bildirdi.

20.10.2016 - 2016’nın ilk 9 ayında en az 76 göçmen işçi öldü İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), iş cinayeti sonucu yaşamını yitiren göçmen işçi raporunu açıkladı. Rapora göre, 2016 yılının ilk 9 ayında en az 76 göçmen işçi yaşamını yitirdi. İSİG, raporu açıklamadaki amaçlarının göçmen işçilerin Türkiye işçi sınıfının bir parçası olduğunu ısrarla vurgulamak ve ortak örgütlenme zeminlerini oluşturmak olduğunu belirtti.(evrensel.org)

11.10.2016 - Asgari Ücrette 1300 TL Aldatmacası Asgari ücrete yapılan zam ile ücretin 1.300 TL’ye yükseltilmesi aslında bir aldatmacayı ifade ediyor. Asgari ücret en düşük AGİ tutarı olan 123,58 TL’nin eklenmesi ile 1300 TL’yi ancak yakalıyor. Aslında bir asgari ücretlinin AGİ hariç eline geçen gerçek ücreti 1.177,46 TL. Gelir vergisi kesintisi vergi mevzuatında kümülatif (birikmiş) gelir vergisi tutarına göre kesilir. Kümülatif gelir vergisi dilimleri ise 12.600 TL’ye kadar yüzde 15, 12.600 ile 30.000 TL arası yüzde 20, 30,000 TL ile 69,000 TL arası yüzde 27, 69,000 TL ve üstü için yüzde 35 şeklindedir. Kümülatif gelir vergisi, işçilerin hangi gelir vergisi dilimine girip girmeyeceğini belirleyen etkendir. Hükümetin asgari ücrete yüzde 30’luk zam yapması ancak gelir vergisi kesinti dilimlerini değiştirmemesi, asgari ücret alan bir işçinin gelir vergisi dilimleri içinde yüzde 20’lik kısıma girmesine neden oluyor. Asgari ücret alan işçilerden bu aydan itibaren yüzde 20 gelir vergisi kesilmeye başlanacak. Bir asgari ücretlinin yüzde 20’lik gelir vergisi dilimine girmesi ile birlikte asgari ücret net 1.104,17 TL'ye düşecek. (sol.org.tr)

12.10.2016 - Kiralık işçi çalıştırma koşulları ile ilgili yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı Yönetmeliğe göre, doğum sonrası yarı zamanlı çalışmada, mevsimlik tarım işlerinde, ev hizmetlerinde, günlük işlerden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işler, iş sağlığı ve güvenliği açısından acil olan işler, işletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin öngörülümeyen şekilde artması durumunda ve dönemsellik arz eden iş artışlarında “kiralık işçi” çalıştırılabilecek. (evrensel.net) (2016 Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu Global Haklar Endeksi’ne göre, çalışanlar için dünyanın en kötü 10 ülkesinden biri olan Türkiye’de işçi sınıfının hakları patronlara teşvik adı altında her geçen gün biraz daha kısıtlanıyor.)

18.10.2016 - 3. Havalimanı: 21. yüzyılın köle kampı “15 günde değişmesi gereken vardiyalar yeri geliyor iki aya kadar uzuyor. Arada çalıştığımız pazar günlerinin karşılığı mesai olarak verilmesi gerekirken, pazar günü mesaisi hiç ödenmediği gibi izin olarak da yazılmıyor. İşten ayrılmak isteyenler kara listeye alınıyor ki, kara listeye alınanlar bir daha havalimanı içinde hiç bir zaman işe giremez. Çalışırken, molalarda dinlenirken sürekli baskı yapılıyor. Yemeklerimiz çok kötü, üstelik yemeklerimize şap atılıyor. Enerjimizi ve iş gücümüzü sadece çalışmak için kullanalım diye (Düşünsenize cinsel yaşamımıza bile müdahale ediyorlar) Çalışma şartları ağır olduğu halde izin kullanamıyoruz. Bu da haliyle bedensel olarak yorgunluk yapıyor. Acemi şoförler çok. Hemen hemen çalışan işçilerin çoğu yeni işe girmiş olanlar. Eski işçi yok denecek kadar az ve bir o kadar da işçi sirkülasyonu yaşanıyor. Sabah 04:30’da kalkıyoruz, 07:30’da işbaşı yapıyoruz, akşam 18:30’da paydos ediyoruz. Cumartesi-pazar ful çalışıyoruz. İki ay hiç izin kullanmadan ful çalıştık. Hiç kimse dinlenemiyor ve aşırı yorgunluk oluyor.  ”. (Alınteri gazetesinin 3. Havalimanında çalışan bir işçiyle yaptığı röportajdan)

21.10.2016 - İnşaat-İş Başkanı Mustafa Akyol'la Röportaj’dan Emaar Square’de yakın zamanda işçi ölümü gerçekleşti bunun üzerine şantiyenin genelinde iş durdurma eylemleri yaptınız. Eylemler sırasında işçi güvenliği ve sağlığına uyulmadığı için işçi ölümünün gerçekleştiğini tesbit ettiniz ve patronlar da bunu kabul etti. Daha sonra bu konuda ne tür çalışmalar yaptınız? Mustafa Akyol: Aslında bu çalışmaların bütün şantiyelerde çoktan yapılması gerekirdi. Bununla ilgili kanun bile var. Ama devlet hiçbir zaman bu kanunun işlemesini istemiyor. Patronların işine yaracak olanları da anında uyguluyorlar. Yani devlet-patron işbirliği söz konusu. Yasalarda, 'çalışan temsilcisi' diye bir madde var; güya çalışanların temsilciliğini işlevli kılmak için konulmuş. Bu madde hayata geçirildiğinde -hak gaspları için de geçerli- özellikle işçi cinayetlerinin en azından yüzde 60 azalacağını onlar da biliyor, biz de biliyoruz. Yasada şöyle diyor: '50 işçiye kadar bir temsilci, sonra da birer birer artmak koşuluyla işçilerin kendi aralarından seçme koşuluyla işçi temsilcisini seçer'. Bu temsilcinin, işçi sağlığı-güvenliğiyle ilgili bütün alanlarda denetimler yapılırken bulunması gerekiyor. (güvenlicalisma.org)

24.10.2016 - Büyük markaların üretimi mülteci çocuklara yaptırılıyor BBC araştırmacı gazetecilik programı Panorama'nın ekibi, Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların İngiltere'de satılan tekstil ürünlerinin üretiminde çalıştıklarını ortaya çıkardı. Türkiye'deki tedarikçi fabrikalarda gizli çekimler yapan Panorama ekibi, Marks and Spencer ve internet satış mağazası Asos tarafından satılan kıyafetlerin üretiminde çocukların çalıştırıldığını tespit etti. Ayrıca, mültecilerin Zara ve Mango'nun kot pantolon üretiminde de kayıt dışı olarak çalıştırıldığı belirlendi.(evrensel.org)

24.10.2016 Güvencesiz İstihdam 2000 yılında yüzde 50’yi aşan kayıt dışılık oranı bugün yüzde 34 seviyesinde. Bu, yaklaşık 10 milyon kişinin hâlâ bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalıştığını gösteriyor. Yani, çalışıyorlar ama sağlık sigortası, tazminat, izin ve emeklilik gibi güvencelerden yoksunlar. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı iş gücü istatistiklerine göre en fazla kayıt dışı istihdam tarımda. Oranı yüzde 82,2. Tarım ve ücretsiz aile işçiliği kayıt dışılığı yükselten bir etken. Ama daha vahimi, kentte ücretli ve yevmiyeli çalışanlar arasında güvencesiz çalışma oranı hiç de düşük değil. Ücretli çalışanların neredeyse yüzde 19’u da kayıt dışı. (http://www.aljazeera.com.tr)

27. 10. 2016 - Termikel işçisi soruyor: Ücretlerimizi yatırmayan da mı FETÖ? Ücretleri aylardır eksik ve geç yatan Termikel işçileri, patrona ve üyesi oldukları Çelik-İş Sendikasına tepkili. İşçiler daha öncesinde de ücretlerin düzenli yatmamasına rağmen, darbe girişiminin bu sıkıntıya gerekçe gösterilmesine öfkeli. Yaşananları gazetemize anlatan bir kadın işçi, fabrika yönetiminin telefonlarına attığı toplu mesaja tepki gösterdi. İşçi şunları söyledi: “Patronlar da toplu mesaj atıp sendikanın böyle bir toplantı yapmasına rızaları olmadığını söylediler. İngiltere’den misafirleri gelecekmiş falan derken aradan bir saat geçti-geçmedi sendika toplantıyı iptal etti. ‘Ücretlerin bir kısmı yatacak’ dediler. Ama dalga geçer gibi ağustos ayı maaşının yüzde 10’unu yatırdılar. Sendikanın dediğine artık kimse inanmıyor fabrikada. Kurban Bayramı’ndan önce ücretlerimizin yatması için iş bırakmıştık. İşten atılan arkadaşlarımız olmuştu. Patronlar akşam çağırıp bizime konuştu ama oyalamaktan başka bir şey yok ortada. Biz 3 aylık ücretimizi istiyoruz. Onlar ise sadece ağustos ayının ücretinden bahsediyor. Sürekli bahaneler uyduruyorlar. Bomba patladı, FETÖ çıktı... Bunların ne alakası var bizim maaşımızla?” (Evrensel)

27.10.2016 - 10 kişinin öldüğü Torunlar Center asansör faciasında kusurlu bulunamadı Mecidiyekoy'deki Torunlar Center inşaatında 6 Eylül 2014'te 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin davada, bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Raporda, olayın "öngörülebilir nitelikte bir iş kazası" olduğu vurgulandı. Kazanın meydana gelmesindeki asıl nedene sebebiyet veren kişi veya kişilerin tespit edilemediği ifade edilen raporda, asli kusurlu tespitinin de yapılamadığı belirtildi.(solhaber.org)

25.10.2016 - Soma maden şirketinin avukatından küstah savunma Soma'daki maden katliamında hayatını kaybeden 301 işçiden 14'ünün ailelerinin açtığı manevi tazminat davasının temyiz duruşması, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinde yapıldı. Duruşmaya ailelerin avukatları ile Soma Kömür İşletmeleri AŞ ve Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) avukatları katıldı. (...)İşçi ailelerinin avukatlarından İbrahim Şahin ise faciada 301 kişinin hayatını kaybettiğini, olaydan binlerce kişinin etkilendiğini belirterek, "Hayatını kaybeden bir insanın kardeşine, eşine, annesine, babasına verilen 100 bin lira manevi tazminat, bir hayat bu kadar ucuz mu? Bu nasıl zenginleşme aracı olarak görülebilir? Manevi tazminatın fahiş olduğu iddialarını kabul etmiyoruz" dedi.

19.10.2016 - İşçi döven patrondan "iş güvenliği" zirvesi Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi’nin 20-22 Ekim tarihlerinde İzmir'de yapılacağı duyuruldu. Zirvenin düzenleyicisi ve ev sahibi ise İzmirli bir patron örgütü olan İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt olacak. Küçükkurt adını beyzbol sopasıyla işçi dövmekle duyurmuştu. İZSİAD Başkanı Hasan Küçükkurt'un, patronu olduğu ve hazır yemek üreten Bortar Group, 2014 yılı Ağustos'unda bir işçi çıkarmalarla bilinmekteydi. DİSK'e bağlı Gıda-İş’te örgütlenmeye başlayan Bortar Group işçileri, örgütlenmeleri duyulunca işten çıkarılmıştı. Sendikalaşma sürecinde öne çıkan 8 işçi işten çıkarılmıştı. Küçükkurt’un, işten çıkartılan işçilerden birini de beyzbol sopasıyla dövdüğü kamuoyu ile paylaşılmıştı. (Kızıl Bayrak)

03.10.2016 - Senkromeç’de 2 bin işçi işsizliin pençesinde  İZMİR Senkromeç fabrikasında nisan ayından bugüne devam eden kriz, 2 bin işçinin ekmeğini tehdit ediyor. Fabrikada örgütlü Birleşik Metal-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklama ile hükümet yetkililerini fabrikanın batmasına izin vermek ve işçilerin sorununu çözmek için harekete geçmeye çağırdı. (evrensel.net)

04.10.2016 - Patron örgütünden 'iş kazaları' itirafı Bu yıl üçüncüsü yapılacak olan İzmir İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi'nin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği (İZSİAD) Başkanı Hasan Küçükkurt iş kazalarında sorumluluğun kendilerinde olduğunu kabul ederek, kazaların yüzde 98'inin önlenebileceği itirafında bulundu. (evrensel.net)

13.10.2016 -  İŞKUR kayıtdışı işçi çalıştırmış Sayıştay denetçilerinin 2015 yılında yaptığı denetimlere göre İŞKUR düzenlediği eğitimlere katılan 1626, toplum yararına çalıştırma (TYP) programlarına katılan 560 kişiyi SGK’ye bildirmedi ve primlerini yatırmadı. 5510 sayılı kanuna göre İŞKUR’un TYP ve eğitimlerine katılan kursiyerlerin iş kazası ve meslek hastalıkları sigortaları, genel sağlık sigortalarını yatırması gerekiyordu. Eğer durum düzeltilmezse bildirimde bulunulmayan işçi ve kursiyerlerin  SGK’ye genel sağlık sigortası borcu çıkabilir, daha da vahimi olası iş kazası ve meslek hastalığı durumunda sigorta korumasından yaralanamayabilir. (evrensel.net)

06.10.2016 - Devlet parayı alıyor, madenci canını veriyor  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, madenlerde 2015 yılında işçi sağlığı ve iş güvenliği açısında yapılan denetimlerde 1086 ceza kesildiğini, kesilen cezaların toplam tutarının 69 milyon 66 bin 591 lira olduğunu açıkladı. Ancak madencilerin canını korumak için kritik öneme sahip hayat hattı ve personel takip sisteminin madenlerde uygulanması 1 Temmuz 2017 tarihine ertelendi. (evrensel.net)

08.10.2016 - Kayyum, kendisini protesto eden emekçileri işten attı Van'ın Özalp Belediyesine kayyum olarak atanan Kaymakam Serdar Karal, iş bırakma eylemi yaparak kendisini protesto eden 6 emekçinin işine son verdi. Kayyıma tepki olarak 2 günlük toplu iş bırakma eylemi yapan belediye işçilerinden işe gelmedikleri için, savunma istendi. Belediye emekçileri ise yaptıkları yazılı savunmalarında kayyımın doğru bir uygulama olmadığını belirterek, “Belediye yönetimine atama yoluyla yapılan uygulamanın doğru bir uygulama olmadığına olan inancım nedeniyle tepkimi ortaya koymak için söz konusu günlerde işe gelmedim” denildi. Karal, daha önce de özel hareket timlerinden oluşan koruma ordusuyla iki kez Van Büyükşehir Belediyesinde düzenlenen meclis toplantı salonuna girmesiyle gündeme gelmişti. (Van/DİHA)

09.10.2016 - B/S/H’de 1 haftada 600 işçi işten çıkarıldı Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet yürüten B/S/H fabrikasında bir haftada 600’e yakın işçi işten atıldı. Avrupa’nın en önemli beyaz eşya üreticisi olan, 5 binin üzerinden işçinin çalıştığı B/S/H’de işten atmaların devam edeceği söyleniyor.B/S/H’de bir haftada işten atılan 600 işçinin 150’sini kadrolular, kalanını ise sözleşmeliler oluşturdu. Kadrolu işçilerin bir kısmı ihbar tazminatı almadan “gönüllü” çıkış yaparken, sözleşmeli işçilerin sözleşmeleri dahi bitmeden işten çıkarıldı. ( evrensel.net)

11.10.2016 -  Midye dolmaların içinde sömürü gizli İzmir’de merdiven altı imalathanelerde çalışan kadınlar, doldurdukları bir tencere midye karşılığında 5 lira kazanıyor. İzmir’in Konak ilçesine bağlı Kadifekale semtinde, merdiven altı ruhsatsız midye imalathanelerinde düşük ücretle emek sömürüsüne maruz kalan Kürt kadınlar, çuval ya da tencere başı kazanıyor. Her gün 6 kadın sabah saat 7.00’de iş başı yaparak, sosyal güvenceden yoksun 15 saat boyunca çalışıyor. Midye dolduran kadınlar tencere başı 5 lira, midye temizliği yapanlar ise temizledikleri çuval başına 6 lira kazanıyor. (evrensel.net)

11.10.2016 - ‘Köle kampı uygulamasını kabul etmiyoruz’  İzmir Büyükşehir Belediyesinin duyurduğu işe giriş ve çıkışlarda parmak izi alma uygulamasına işçi ve kamu emekçilerinden tepki geldi. İşyerinde örgütlü sendikaların çağrısıyla eylem yapan işçi ve emekçiler, insan haklarına aykırı uygulamanın geri çekilmemesi halinde iş bırakmaya varan eylemleri hayata geçirecekleri uyarısında bulundu.(evrensel.org)

18.10.2016 - Arçelik'te sendika ve patron el ele işçiyi bölüyor  İstanbul Beylikdüzü’de televizyon, yazar kasa ve beyaz eşyalarda kullanılan elektronik kartları üreten Arçelik fabrikasının işçileri, geçtiğimiz yıl hayata geçirilen performansa dayalı ödüllendirme uygulamasına tepkili. Fabrika yönetimi ameliyat olan, hastalandığı için izin alan işçilerin savunmasını alıyor, hiç izin almaksızın çalışan işçilere ise para ödülü veriliyor. İşçileri bölen bu uygulama tepki çekerken, fabrikada örgütlü Türk Metal de “insan kaynaklarında çekilen kurada belirlenen isimleri” sendikanın oteline göndererek bölünmeye destek veriyor. Fabrika yönetiminin de sendikacıların da ne denirse yapan, hastalansa bile çalışmaya devam eden kişiler istediğini anlatan işçiler, işçileri bölen bu uygulamaların kaldırılmasını istiyor. (evrensel.org)

18.10.2016 - 'Gece mesaisi kilo aldırıyor' Bilim insanları, gece vardiyasında çalışanların daha kolay kilo aldıklarını ve obezite risklerinin arttığını ileri sürdü. ABD'deki Colorado Üniversitesi'nden bir ekibin yürüttüğü araştırmada, gece çalışanların daha az kalori yaktığı ve bu nedenle kilo aldığı ortaya konuldu. (t24.com.tr)

İşçi Mücadeleleri

7.10.2016 - MSC/Medlog işçileri direnişlerini sürdürüyor DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikası'na üye oldukları için işten atılan MSC/Medlog Lojistik işçilerinin direnişi devam ediyor. İşçiler OHAL yasaklarına ve polis saldırılarına karşı Gebze, İzmir, Mersin, Gemlik, İstanbul Esenyurt’taki işyerlerinin önünde ve Zincirlikuyu’daki şirketin genel müdürlüğü önünde direnişlerini sürdürüyorlar. (Kızıl Bayrak)

8.10.2016 - Mersin’de taşeron işçileri iş bıraktı Mersin Şehir Hastanesi inşaatında çalışan taşeron işçileri, ödenmeyen maaşları için 1 Ekim sabahı iş bıraktılar. Taşeron olarak çalıştırılan işçiler iki aydır alamadıkları maaşları yerine yatırılan 700 TL civarındaki paraya karşılık, maaşlarının tamamen ödenmesini istiyorlar. İşçiler önceki hafta da maaşları için iş bırakmışlardı. (Kızıl Bayrak)

09.10.2016 - A101 işçileri, işe iadeleri ve insanca çalışma koşulları için eylemdeydi Samsun’da işten atılan A101 işçileri, market önünde yaptıkları basın açıklamasında işyerlerinde insanca çalışma koşullarında çalışmak ve işlerine geri dönmek istediklerini belirtti samsun_a101_9ekim_1 Samsun’daki A101 marketinde hak gasplarına ve mobbinge tepki gösterdikleri için işten atılan Tez Koop-İş üyesi A101 işçileri, işlerine geri dönme talebiyle bir basın açıklaması gerçekleştirdi. “Ekmeğimize ve onurumuza sahip çıkıyoruz, işimizi geri istiyoruz” yazılı pankart açan işçiler, “Sendika anayasal haktır”, “Sendika hakkımız engellenemez”, “Tutanak baskısı son bulsun”, “A101 şaşırma, sabrımızı taşırma” dövizleri taşıdı.(sendika.org)

20.10.2016 - İncirlik ve ABD askeri iş yerlerinde grev kararı Türk Harb-İş, örgütlü olduğu Adana, Ankara ve İzmir’deki yabancı askeri iş yerlerinde çalışan 1336 üyesini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine greve gitme kararı aldı. (gazetemanifesto.com)

17.10.2016 - Petrol işçileri özelleştirmelere karşı iş bıraktı  Türkiye Petrolleri'nde sondajdan kuyu tamamlamaya kadar birçok işin özel şirketlere devredilmesine karşı Petrol-İş üyesi işçiler yarım gün iş bırakma eylemi yaptı. Türkiye Petrolleri Genel Müdürlüğü önünde yapılan eylemde konuşan Petrol-İş Ankara Şube Başkanı Şuayip Gül, özelleştirme politikalarının kurumda güvencesiz ve geçici çalışmayı yaygınlaştıracağını söyledi.(evrensel.org)

27.10.2016 - LC Waikiki sendikal örgütlenmeye karşı her yolu deniyor  Hak-İş’e bağlı Öz Büro-İş Sendikası’nın LC Waikiki’de sürdürdüğü örgütlenme çalışmalarına patronun yanıtı işten atma oldu. Sendika mücadelesinin öncülerinden Deniz Sak, tazminatsız olarak işten atıldı. Sendika üyeleri işten atmaya karşı LC Waikiki’nin İstanbul Bakırköy’deki mağazası önünde eylem düzenledi. (evrensel.org)

14.10.2016 - Ferrero Çikolata işçileri grevde Tek Gıda-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Ferrero Çikolata’da bir süredir devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine alınan grev kararı, 10 Ekim günü hayata geçirildi. Manisa’daki fabrika önünde yapılan eylemin ardından grev pankartı asıldı. (Kızıl Bayrak)

21. 10. 2016 - İşçi düşmanı Uğur Konfeksiyon protesto edildi Sendikaya üye oldukları için işten atılan Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL) üyesi Uğur Konfeksiyon işçileri 15 Ekim’de İkitelli’deki fabrika önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler. (Kızıl Bayrak)

22.10.2016 - Baysan Trafo işçisinden ücret eylemi Kocaeli’de kurulu olan ve Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Baysan Trafo Radyatörleri fabrikasında 21 Ekim günü işçiler avansları yatırılmadığı için fabrika içerisinde eylem gerçekleştirdi. (Kızıl Bayrak)

 Dünyadan Mücadeleler

3.10.2016 - Ürdün: İşgalci İsrail İle Yapılan Doğalgaz Anlaşması Protesto Edildi 30 Eylül Cuma günü Ürdün’ün Amman kentinde göstericiler sokaklara çıkarak Ürdün devleti ile İsrail arasındaki 10 milyar dolarlık anlaşmayı protesto ettiler. Anlaşma uyarınca Ürdün işgalci İsrail’in kontrolü altındaki Levant bölgesinden 15 sene boyunca doğalgaz temin edecek.[1] Filistinli insan hakları örgütü Al-Haq Ağustos 2015’te yayınladığı raporla işgalci İsrail’in doğal gaz platformlarını ve nakil boru hatlarını korumak için Filistin deniz sahasına girişi engellediğini açıklamıştı. Al-Haq raporuna göre işgalci İsrail’in yasa dışı bir şekilde Filistin doğalgazına ve doğal kaynaklarına el koyması ve işletmesi Filistin’in kendi kaderini tayin hakkını gasp etmek demek. Rapor ayrıca bu anlaşmaya taraf olan ülkelerin ve uluslararası şirketlerin İsrail’in Filistin deniz sahasındaki yaşa dışı ablukasına ortak olacaklarının da altını çiziyor. İsrail’in Filistin doğal kaynaklarını gasp etmesinin yanı sıra çalınan gazın Avrupa’ya taşınması hem İsrail’in işgaline destek hem de Gazze deniz sahasındaki doğal kaynakların Filistin tarafından işletilmesini önleyen deniz kuşatmasına ve militarizasyona onay vermek anlamına geliyor. (isyandan.org/)

 5.10.2016 - Polonya’da Kadınlar Yürüyüş Yaptı Tepeden tırnağa siyaha bürünen kadınlar ellerinde siyah bayraklarla 3 Ekim Pazartesi günü Varşova da dahil olmak üzere 60 şehirde sokağa çıkarak kürtaj yasağını daha da sıkılaştıracak olan yeni yasaya karşı yürüdüler. 1 Ekim Cumartesi yine binlerce kadın Varşova’daki parlamento binası önünde toplanarak yasayı protesto etmişti. Polonya’daki mevcut kürtaj yasası zaten oldukça sıkı ve kürtaja sadece anne sağlığını tehdit eden bir durum, fetüste ölümcül anarmollikler olduğunda veyahut gebelik tecavüz ya da ensest ilişki sonucu gerçekleşmiş ise izin veriliyor. Ancak yasa geçerse kürtaj her durumda suç sayılacak ve kürtaj yaptıran kadınlar 5 sene hapis cezası ile karşı karşıya kalacak, kürtajı gerçekleştiren doktorlar da hapis cezası ile yargılanacak. (isyandan.org)

 6.10. 2016 - Güney Afrika: Parasız Eğitim İçin Mücadele Büyüyor *Cape Town Üniversitesi’nde öğrencilerin şarkılar eşliğindeki protesto yürüyüşü Öğrenciler ile polis arasındaki çatışmaların sürdüğü Güney Afrika, 19 Eylül’de hükümetin üniversite harçlarına %8’lik zam yapılacağını açıklaması üzerine alevlenen öğrenci protestoları ile sarsılıyor.  (isyandan.org)

6.10. 2016 - Güney Kore: Demiryolu İşçilerinin Ardından Nakliye İşçileri de Greve Çıkıyor Güney Kore’de demiryolu işçilerinin süresiz grevinin ardından kamyon sürücüleri de Pazartesi gece yarısından itibaren karayolu taşımacılığını önemli oranda sekteye uğratacak bir greve başlama tehdidinde bulundular. Hükümet yasa dışı ilan ettiği greve karşı çok sert tedbirler alınması ve lojistik sektörüne yedek işçi alınarak grevin etkilerinin azaltılması yönünde talimat verdi. Taşımacılık sendikasından işçiler, Çarşamba günü (5 Ekim) basın açıklaması düzenleyerek, Ağustos ayında hükümet tarafından yayımlanan nakliye sektörüyle ilgili reform taslağına karşı genel greve gideceklerini duyurdular. İşçiler, sendika üyelerine yaptıkları çağrıyla Pazartesi gününden (10 Ekim) itibaren kargo yükleme ve boşaltma işini durdurmalarını istediler. Sendikalı işçiler greve, hükümetin taleplerini görmezden gelmesi üzerine çıkacaklarını belirttiler. (isyandan.org)

10.10.2016 - Arjantin: Binlerce Kadın Seçim Özgürlüğü Ve Kürtaj Hakkı İçin Meydanlarda Her sene gerçekleşen Ulusal Kadın Buluşmaları’nın 31’incisi, 8 Ekim Cumartesi günü Santa Fe, Rosario’da binlerce kadının buluştuğu etkinliklerle başladı. Kentin meydanında toplanan kadınlar: ‘Eğer birimize dokunursanız, hepimiz karşı koyarız’, ‘Kadın cinayetlerine son’, ‘Güvenli ve serbest kürtaj hakkı için’, ‘Bir kadın daha ölmeyecek’ sloganlarını attılar. (isyandan.org)

10.10.2016 - İtalya: Hükümetin Eğitim Reformuna Karşı 70 Şehirde Öğrenci Eylemleri 7 Ekim Cuma günü yerel haber ajanslarının verdiği bilgiye göre 70 şehirde öğrenciler sokaklara çıkarak hükümetin ‘Buona scuola’ (İyi okul) ismini verdiği eğitim reformunu, Berlusconi döneminden kalan Gelmini reformunu ve eğitimin özelleştirilmesini protesto ettiler. Renzi hükümetinin dayattığı ve Temmuz ayında parlamentodan geçen eğitim reformu tıpkı Meksika’da eğitim emekçilerinin yoğun protestosuna sebep olan reform gibi öğretmenlerin maaşlarının öğrencilerin başarılarına dayanan bir değerlendirme sistemine tabi olmasını içeriyor. Ayrıca eğitim adım adım özelleştiriliyor, devlet okullarında yapılan bütçe kesintileri nedeniyle eşitsizlik tırmandırılıyor. Öğrenci sendikaları eşitsizliği besleyen eğitim politikalarını ve devlet okullarındaki kötü şartları protesto etmek için bütün ülkede 7 Ekim’de eylem yaptılar. Yeni eğitim reformu nedeniyle artan iş güvencesizliğiyle karşı karşıya kalan eğitim emekçileri de öğrencilere destek için 21 Ekim’de genel greve gitmeye hazırlanıyor. (isyandan.org)

12.10.2016 - Brezilya: Darbe Hükümetinin Kemer Sıkma Politikalarına Karşı Yükselen Öğrenci Hareketi Ve İşgaller Bir grup lise öğrencisi (UBES sitesine göre 100 civarında öğrenci) São Paulo, Paulista Bulvarı üzerindeki kamu binasının üçüncü katında bulunan Temer’e ait başkanlık ofisini 10 Ekim Pazartesi günü öğleden sonra işgal etti. İşgal eyleminin örgütleyicileri arasında São Paulo Eyalet Teknoloji Koleji Öğrenci Birliği (DCE Fatec), Ulusal Öğrenci Sendikası (UNE), Eyalet Öğrenci Sendikası (EEU), Brezilya Lise Öğrencileri Sendikası (UBES), Paulista Lise Öğrencileri Sendikası (Upes) ve bu Mayıs ayından bu yana okul yemekleri yolsuzluğunun araştırılması için mücadele veren hareketler yer alıyor. (isyandan.org)

12.10.2016 - Kamboçya: Zorla Tahliyeye Karşı Barınma Hakkı Mücadelesi Devletin zorla tahliyesine karşı protesto eylemi gerçekleştiren göstericiler başkent Phnom Penh’de polisle çatıştılar. Yerli ve yabancı firmalar imtiyaz aldıkları bölgede yaşayanları topraklarından zorla tahliye ediyor. Zorla boşaltmalar toprak sorununu ve ona bağlı olarak barınma sorununu giderek tırmandırıyor.  (isyandan.org)  

14.10.2016 - Bulgaristan: Madencilerden İşten Çıkarmalar ve Geciken Maaşlar Nedeniyle İşgal Eylemi Bulgaristan’da 100’ü aşkın madenci planlı işten çıkarmalar ve geciken maaş ödemelerini yeniden görüşmek için ülkenin güneybatısında bulunan madenden çıkmayı reddediyor. Bobov Dol Madencilik’te çalışan madenciler Babino madeninin 400 metre altında Salı günü mesai saatinin bitimi itibariyle eylemlerine başladılar. Yerel basın, madenin sahibi Bulgar iş adamı Hristo Kovachki’nin yüksek maliyetler ve düşük verimlilik nedeniyle iki madenin kapatılmasına karar vermesiyle 750 madencinin işsiz kalacağını söyledi. Kovachki, Çarşamba günü için işgalin sona ereceğini söylese de yeraltındaki madenciler grevi sonlandırmayı reddediyor. Ülkenin Madencilik ve Jeoloji Odası’nın Ağustos verilerine göre Bulgar maden şirketi geçtiğimiz yıl 24 bin kişiyi istihdam ederken gayrisafi milli hasılaya katkısı ise yüzde 27. (isyandan.org)

17.10.2016 - Bask: Binler Basklı Politik Tutsaklara Özgürlük Talebi İle Yürüdü Sare (Yurttaş Ağı)’nın çağrısı üzerine 15 Ekim Cumartesi günü binlerce gösterici, Donostia’da (San Sebastián’ın Bask dilindeki adı), #SalatzenDut (Bask dilinde: ‘Kınıyorum’) pankartlarıyla, Basklı hasta tutsaklar için özgürlük talep etti ve İspanyol hükümetinin hasta tutsaklara yönelik politikalarını protesto etti. Yürüyüşe farklı politik hareketlerden ve sendikalardan temsilciler de katıldı. Yürüyüşün başlamasından önce Sare sözcüleri Joseba Azkarraga ve Itxiar Arteaga şu anda on Basklı hasta politik tutsağın bulunduğunu ve amaçlarının bu tutsakların salıverilmesi için kamuoyunu harekete geçirmek olduğunu ifade ettiler. (isyandan.org)

17.10.2016 - Peru: Maden Protestosu İçin Yol Kesen Köylüler Polisle Çatıştı Peru’nun güneyinde Apurimac bölgesinde, Avustralya-Çin ticari ortaklığı olan MMG şirketinin işlettiği Las Bambas madeninden bakır cevheri taşıyan tırların ve yolun çevreye olan etkilerini protesto etmek için yolu kesen 200 kadar köylüye polis saldırdı. 14 Ekim Cuma günü yaşanan çatışmalarda polisin köylülerin üzerine ateş açması sonucu Quintino Huiza Cereceda isimli köylünün başından vurularak hayatını kaybettiği bildirildi. Resmi kaynaklar çıkan çatışmada 20 polisin de yaralandığını açıkladı. (isyandan.org)

18.102016 - ABD’deki cezaevi direnişi 10. gününde Köle emeğine hayır! ABD'deki 24 eyalette 20 binin üzerinde tutuklu ve hükümlü, Attica isyanının yıldönümünde cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve mahkumların köle olarak çalıştırılmasına karşı direniş başlattı. 10. gününe giren direnişe ABD anaakım medyasında yer verilmiyor. (haber.sol.org.tr/)

19.10.2016 - Filistin: Altı Tutsak İdari Tutukluluğa Karşı Açlık Grevinde İki Filistinli tutsak daha idari tutukluluğa karşı açlık grevine başladı. Eriha bölgesinden Mohammed Khattab (28) ve Majdi Oweidat (23) 8 Ekim’de, hiçbir suçlama veya yargılama olmaksızın idari tutukluluk kapsamında hapsedilmelerini protesto için açlık grevine girdiler. Khattab ve Oweidat, kendileri gibi idari tutukluluğu protesto için açlık grevine giren dört Filistinli tutsağa katıldılar: Anas Shadid ve Ahmad Abu Fara 25 Eylül’den beri, Majd Abu Shamla ve Hasan Rubayah ise 5 Ekim’den beri açlık grevinde. Shadid(29) ve Abu Fara (29) Nitzan-Magen hapishanesinde, Abu Shamla (24) ile Rubayah (31) da Negev hapishanesinde tecritte tutuluyorlar. Şu anda İsrail hapishanelerinde esir edilen 7.000’in üzerindeki Filistinli tutsaktan yaklaşık 750’si idari tutukluluk kapsamında hapis yatıyor. (isyandan.org)

25.10.2016 - İzlandalı kadınlar saat tam 14.38’de iş bıraktı İzlanda'da kadınlar dün saat 14.38’te iş bıraktı. Zamanın 14.38 olarak belirlenmesinin ise özel bir anlamı var: Eşit işe eşit ücret talebi. Yapılan son araştırmalara göre Izlanda’da kadınlar, erkeklerin aldığı ücretle karşılaştırıldığında 14.38’den sonra ücretsiz çalışıyor. Ulusal Radyo ve Televizyon Servisi RUV’nin kayıtlarına göre kadınlar 2005 yılında 14.08’ten sonra 2010 yılında öğlen 14.25’ten sonra ücretsiz çalışırken, şimdi bu fark 14.38’e kadar vardı. 41 yıl önce de, İzlandalı kadınlar, kadının toplumda belirleyici olan rolüne dikkat çekmek için tarihi bir greve gitmişti. ‘Kadınların Boş Günü’ olarak adlandırılan greve 25 bin kadın katıldı. Kadınlar Reykjavik meydanında toplandı, ev işlerini ve çocuk bakımını da bıraktılar. Bugünün kadın mücadelesine de pek çok katkısı olan eylemi gerçekleştiren kadınlar, toplumda kendi rollerini kanıtlamak için bankalarda, fabrikalarda, mağazalarda işlerini bırakarak sokaklara döküldüler. Bu eylem İzlanda’da kadın mücadelesi alanında önemli bir adım olarak değerlendirildi. Eylem işe yaradı ve 1976 yılında, İzlanda Cinsiyet Eşitliği Konseyi kurdu. Ardından iş yerlerinde ve okullarda cinsiyet ayrımcılığı yasaklandı, cinsiyet eşitliği yasası geçti. Beş yıl sonra, 1980 yılında, 1996 yılına kadar dört dönem görevde kalacak olan ilk kadın Cumhurbaşkanı Vigdís Finnbogadóttir seçildi. Ancak İzlandalı kadınlar için mücadele devam etti. 50 bin kadının katıldığı grevden 30 sene sonra İzlandalı kadınların devam eden cinsiyet eşitsizliğine dayalı ücret farkını protesto etmek için tekrar greve gitti. Bugün İzlandalı kadınların, erkeklere oranla, erkeğin aldığı ücretin sadece yüzde 65.65’ini kazandığı tahmin ediliyor. (Evrensel.org)

26.10.2016 - Sri Lanka: Polisin Tamil Gençleri Katletmesini Protesto Eden Öğrenciler Yol Kesti Sri Lanka Jaffna Üniversitesi öğrencileri 24 Ekim Pazartesi günü, iki Tamil öğrencinin polis tarafından katledilmesini protesto etmek için yürüdüler. Öğrenciler A9 otobanını trafiğe kapattılar ve Jaffna Bölge Sekreterliği’ne hükümetten cinayetlerin aydınlatılmasını, polislerin cezalandırılmasını talep ettikleri dilekçeyi teslim ettiler. Ülkedeki altı Tamil politik partisinin de cinayetleri protesto etmesi bekleniyor. Cinayetler Jaffna’daki militarizasyona dikkat çekerken, polisin iddiasına göre; öğrenciler bindikleri motosikleti durdurmaları yönündeki ikaza uymamaları nedeni ile vuruldular. (isyandan.org)

26.10.2016 - Tayvan: Göçmen İşçiler Tutuklamayı Protesto Etti Tayvan Uluslararası İşçiler Birliği (TUİB), Yeni Tayvan Soruşturma Bürosu önünde yaptığı protesto eyleminde “Çalışma Yasası işverenlere çalıştırdıkları göçmen işçiler üzerinde çok fazla güç sahibi olma imkanı vermektedir” dedi. TUİB, protesto eylemini Filipinli göçmen bir işçinin patronu tarafından kaçtığı ihbarı ile tutuklanması üzerine gerçekleştirdi. TUİB işverenin yalan söylediğini, Filipinli işçinin fabrikanın bir odasında kaldığını, işverenin daha düşük bir ücretle çalıştırdığını yaptığı açıklamada dile getirdi. Filipinli işçi tutuksuz yargılanırken geçen hafta aniden tutuklanmasına anlam veremediklerini söyledi. TUİB “Kaçak olarak listelenen göçmen işçilerin iş bulma konusunda büyük dezavantajlara sahip olduklarını, iş bulmak için kişisel özgürlüklerinden feragat etmek zorunda kaldıklarını, resmi kayıtları olduğunu doğrulayana kadar bin bir güçlük çektiklerini,” dile getiriyor.

Emperyalist Rekabet

12.10.2016 - Alman emperyalizminin gözü Afrika’da Bir süredir Ortadoğu ve Afrika üzerinden gelen sığınmacı akınıyla meşgul olan Almanya Başbakanı Angela Merkel, beş yıl aradan sonra geçtiğimiz pazar günü başlayan üç günlük Afrika gezisine çıktı. 11 Ekim Salı günü sona eren ziyaretin merkezinde Almanya’nın Afrika’daki çıkarlarını genişletme yer aldı. Pazartesi günü Mali’den Afrika gezisine başlayan Merkel, daha sonra Nijer ve Afrika Birliği merkezinin olduğu Etiyopya’ya geçti. Her üç ülkede de Afrika’dan Avrupa’ya gelen sığınmacıların durdurulması yönünde mesajlar verildi. ( evrensel.net ) (Olayları tekelci Alman burjuvazisinin çıkarlarına uygun olarak değerlendiren Merkel’in Afrika'da her yıl çalışma yaşına ulaşan 11 milyon gencin ne yapacağına ya da bölgesel savaşları tetikleyen emperyalist müdahalelere dair herhangi bir söylememesine şaşırmamak gerekir.)  

29.10.2016 - İnternette savaş tamtamları: Çin ve Rusya ABD'ye mi saldırdı? 21 Ekim 2016 tarihinde, ABD ve Batı Avrupa’daki pek çok şirkete DNS (Domain Name System) hizmetini veren Dyn adlı firma büyük çaplı ve şimdiye kadar görülmemiş yöntemler ile gerçekleştirilen bir siber saldırıya uğradı. Bu saldırılar sonucunda, Dyn üzerinden DNS hizmeti alan Netflix, Spotify, Reddit, CNN, PayPal, Twitter, the Guardian, the New York Times ve Pinterest gibi kurumların web sitelerine erişilemedi. (sol.org.tr)

31.10.2016 - Rusya Akdeniz'e biri nükleer üç denizaltı gönderdi Rusya biri nükleer üç denizaltısını Akdeniz'de konuşlandırdı. Denizaltıların Akdeniz'deki Rus donanmasına katıldığını İngiliz Sunday Times gazetesi yazdı. Rus haber ajansı Ria Novosti'nin verdiği habere göre, Sunday Times bu haberini İngiltere Kraliyet Donanması ve NATO'da adını açıklamadığı kaynaklara dayandırdı. Habere göre, bu denizaltıların ikisi nükleer denizaltı projesi 971 Şuka-B ve diğeri ise, dizel-elektrik projesi 877 Paltus. Geçen hafta İngiliz donanması gemileri Akdeniz'e geçerken tespit etti. Manş'taki Rus filosu İngiltere'yi ürküttü Manş'taki Rus filosu İngiltere'yi ürküttü Gazetenin kaynaklarına göre, denizaltılar Suriye'deki hedefleri vurmak için Kalibr füzeleri ile donatılmış durumda. Daha önce NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı açıklamada Koalisyon 'un Rus donanmasının Akdeniz'in doğusunda bulunmasından endişe duyduğunu söylemişti. Stoltenberg'e göre bu gemiler Halep bombardımanında kullanılabilecek.

Türk Sermayesinin Emperyalist Açılımları

22.10.2016 - Koç sermayesi Ortadoğu’da bölgesel güç olmak istiyor Washington’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Koç “Bu kaos ortamının giderilmesinde Türkiye'nin önemli bir rolü olduğunu yaşayarak görüyoruz son bir aydır. Bölgeye baktığınız zaman Türkiye bütün ülkelerden ayrışıyor, ekonomisiyle, demokrasisiyle, halkıyla, becerileriyle, sanayi kapasitesi ile… Biz de bölgesel bir güç olmak istiyorsak, kendi mahallemizdeki olaylara da o veya bu şekilde dahil olmak zorundayız. Allah bize dünyanın en güzel ülkesini vermiş, kıymetini bilmiyoruz. Ben hâlâ inanıyorum, Türkiye farklı bir ülke, geleceği çok parlak bir ülke, dinamik bir ülke. Dünya açısından da kaybedilmemesi gereken, kazanılması gereken bir ülke.” dedi. (t24.com)

22.10.2016 - Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel gelişmelerin dışında kalmayacağını söyledi Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Hacı Sevim Yıldız Kampüsü’nün açılış törenindeki Erdoğan konuşmasında Musul’a da değindi: “Musul bizimdir. Tarihe bakın. Misak-ı Milli dedim diye rahatsız oldular. Ben tarih dersi veriyorum niyet rahatsız oluyorsun. Niye rahatsız oluyorsunuz? Biz milliyiz, vatanseveriz farkımız bu. Biz başından beri Irak’ın anahtarının tek bir etnik yapıya teslim edilmemesi gerektiğini söyledik. Suriye için de söylüyoruz. Bölgede etkinliği olan ülkelere bunu söylüyoruz.” (diken.com)

24.10.2016 - İbrahim Karagül’ün ’emperyalist düşleri’ Musul ve Halep’in kuzeyi bize devredilmeli AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen, yazılarında sık sık ‘komplo teorileri’yle öne çıkan Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Irak’ın Musul kentiyle ve Suriye’nin Halep kentinin kuzeyinin Türkiye’ye devredilmesi gerektiğini yazdı. (diken.com.tr)

19. 10. 2016 Irak sınırına askeri sevkiyat Türk sermaye devleti emperyalist koalisyonun Musul saldırısına paralel olarak Irak sınırına yığınak yapmayı sürdürüyor. TSK birliklerinin sevk edildiği bölgeye 16 Ekim gecesi de sevkiyatlar yapıldı. Sınırda bulunan Şırnak’ın Silopi ilçesine tank ve zırhlı araçlar konuşlandırıldı (Kızıl Bayrak)

24.10.2016 - 'Türkiye, 2 aylık Suriye operasyonunda 96 sivil öldürdü' Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin kuzeyindeki "Fırat Kalkanı" operasyonu sürerken, "muhalif" bir gruptan önemli bir suçlama geldi. Merkezi Londra'da bulunan ve "muhaliflere" yakınlığı ile bilinen Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre, TSK'nın operasyonlarında bugüne kadar 96 sivil öldü. SOHR'ın açıklamasına göre, Türkiye'nin hava ve topçu saldırıları sonucunda ölenlerin 22'si çocuk. SOHR, Türkiye'nin öldürdüğü sivillerin 92'sinin Kürt ve IŞİD kontrolünde bulunan bölgelerden olduğunu ileri sürdü. (sol.org.tr)

26.10.2016 - Türkiye’den İran’a 500 hektarlık sanayi bölgesi İstanbul Sanayi Odası’nın 10 milyar dolar değerinde olması öngörülen yatırımıyla, 500 hektarlık alana İran’ın ilk yabancı organize sanayi bölgesi kurulacak. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) İran’ın ilk yabancı organize sanayi bölgesini kurarak ülkede 10 milyar dolarlık bir yatırım planladığı belirtildi. (http://gazetemanifesto.com/) (Mayıs ayında Anadolu Üniversitesi ve Tübitak tarafından yapılan bir araştırmada “5 kıtada 110 farklı ülkeye dağılan Türkiye firmalarının sayısının 2 bini, yarattıkları istihdamın da 200 bin kişiyi bulduğu” belirtilmişti)

27.10. 2016 - Eski ANAP Milletvekili: Demirel "Özal Musul'a mehter marşıyla girerse onu iktidardan indiremeyiz" demişti Eski ANAP Sakarya Milletvekili Yalçın Koçak, devam eden Musul operasyonuna katılmak isteyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la aynı görüşü paylaşan eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından engellendiğini ileri sürdü. Koçak, "Demirel'in sağ kolu olan Necmettin Cevheri, Özal'a geldi. Demirel'in 'Özal Musul'a mehter marşıyla girerse bir daha onu iktidardan indiremeyiz' dediğini ve bu yüzden destek vermediğini söyledi" ifadesini kullandı. (t24.com.tr)

Kapitalizm ve Kadın

26.10.2016 - Kadınlar erkeklerden yılda 39 gün daha fazla çalışıyor BBC Türkçe’de yer alan habere göre WEF’in ‘Küresel Cinsiyet Eşitsizliği’ başlıklı raporunda, kadınların bir gün içinde erkeklere kıyasla 50 dakika daha fazla çalıştığı belirtildi. Raporda Türkiye 14’üncü sırada yer alırken kadınların erkeklere göre 20 ila 30 dakika daha fazla çalıştığı kaydedildi. (diken.com.tr)

16.10.2016 - Kadın işçi cinayetleri İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi eylül ayında yayımladığı raporla 2016 yılının ilk sekiz ayında kadın işçi ölümlerinin sayısının 70 olduğunu açıkladı. (evrensel.net)

16.10.2016 - Biber tarlasında patron ve dayıbaşları sömürüsü Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde biber tarlalarında düşük ücretle, sağlıksız koşullarda çalışan kadın işçilerin, emekleri patron ve dayıbaşılar (ırgat başları) tarafından sömürülüyor. Her gün sabah saat 06.00'da uyanarak iş güvenlik önlemlerin alınmadığı traktör kasalarında tarlalara çalışmaya giden kadın işçiler, kahvaltı ve öğle yemeklerini tarlada domates, peynir, zeytin ve ekmekle gideriyor. Saruhanlı'da sezonunun açılmasıyla birlikte biber tarlalarında çalışan kadın işçiler, günde 10 saat tozun toprağın içinde sosyal güvenceleri olmadan çalışıyor. Kadın işçilerin zorlu çalışma şartlarının karşılığı ise 50 TL. Bunun da 5 TL'sine dayıbaşları el koyuyor. (evrensel.org)

02.11.2016 - 2 Gün çalışıp 20 lira kazanıyorlar Adana'da Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahallelerde ailelerine ekonomik katkı sağlamak için kolları sıvayan kadınlar, cevizli sucuk yapan fabrikalardan kabuklarından ayrılmış şekilde aldıkları cevizleri iplere geçirerek geri gönderiyorlar. 12 kilogram cevizi 20 TL karşılığında iplere takan kadınlar, emeklerinin karşılığını alamadıklarını söylüyor. 3 aydır bu işi yaptığını belirten Fatma Dağ, “Çocuklarımla birlikte bu işi yapıyorum. Birçok kadın bu işi yapıyor. Çok ucuza çalıştırılıyoruz. Yalnız elimizden bir şey gelmiyor. Evde boş oturmaktan ise bu işi yapmak zorunda kalıyoruz” dedi. (evrensel.net)

16.10.2016 - Türkiye’de fuhuş sektörü Prof. Dr. Ayşegül Akbay, Türkiye’deki fuhuş sektörü ile ilgili çarpıcı veriler paylaştı. “Türkiye’de güncel seks çalışanı sayısının 150 bini aşmış olabilir. Toplam tescilli seks işçilerinin sayısı 15 bin, vesika bekleyen hayat kadını sayısı 30 bin ve hayat kadınlarının yaş ortalaması 15-40 arasında tahmin edilmekte” olduğunu “Dünya genelinde, 42 milyonun üzerinde seks işçisi olduğu söyleniyor. Basit bir hesapla, Türkiye’nin dünya nüfusuna oranına bakarak, Türkiye’de güncel seks çalışanı sayısının 150 bini aşmış olabilir. Yani, kayıtlı bir işçi başına 9 kayıtsız kişi, seks sektöründe çalışıyor gibi görünüyor." dedi. (t24.com.tr)

02.11.2016 - Boko Haram’dan kaçan kadınlara devlet tecavüzü  Nijerya’da Boko Haram’dan kaçıp devlete sığınan onlarca kadın güvenlik güçlerinin tecavüzüne uğruyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Nijerya’da güvenlik güçlerinin, cihatçı terörist grup Boko Haram’ın elinden kaçan onlarca kadın ve kız çocuğuna tecavüz ettiğini ileri sürdü ve Nijerya hükümetinin ülkede İnsan haklarını koruma konusunda gerekenleri yapmadığına vurgu yaptı. (evrensel.org)

06.11.2016 - Polonyalı kadınlar kazandı: Meclis, kürtajı tamamen yasaklayan tasarıyı reddetti - Polonya’da kürtaj olanlara beş yıl hapis cezası öngören yasa tasarısı Meclis tarafından reddedildi.BBC Türkçe’nin haberine göre Polonya Başbakan Yardımcısı Jaroslaw Gowin, ülkede kürtajın tamamen yasaklanmasını öngören yasa tasarısına karşı Polonyalı kadınların ülke çapında düzenlediği grev ve eylemlerin hükümeti konu hakkında ‘yeniden düşünmeye’ ittiğini söyledi.(sendika.org)

Emperyalizm ve Halklar

1.10.2016 - Çin’de eşitsizlik “Çin’de eşitsizlik çok büyük. Şangay eyaleti, en yoksul eyalet olan Gansu’dan beş kat daha zengin. Gansu’nun nüfusu Şangay nüfusuna eşit. Bu eşitsizlik, eşitsizliğiyle ünlü Brezilya’yı bile geride bırakıyor. Brezilya’nın en zengin eyaleti olan Sao Paolo, en yoksul eyalet olan Piaui’den dört kat daha zengin.” (The Economist)

27.09.1016 - Küresel servetin yüzde 12’si, on binde dördün elinde Ultra zenginlerin serveti binde 6 artarak 30 trilyon dolara ulaşırken küresel servetin yüzde 12’si on binde dörtlük kesimin elinde. Reuters Independent’ın Wealth-X tarafından yapılan araştırmaya dayandırdığı habere göre 2015 yılı ultra zenginler açısından hayli ‘karlı’ geçti. Zira milyarderlerin servetinde yüzde 5.4’lük bir artış gözlendi. Bu rakam küresel ekonomik büyümenin iki katı. Dünyanın birçok noktasında zenginler, servetlerini geçen yıl da artırmayı başarırken Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da ultra zenginlerin varlıkları yüzde 2.4 azaldı.(sendika.org)

1.10.2016 - Borçluların sayısı artıyor Dünya’daki borçluların sayısı 2014 yılından 2015 yılına %16’ya çıkarak 130 milyona ulaştı. Toplam borç miktarı ise yaklaşık 96 milyar dolar. (The Economist)

6.10.2016 - “Aşırı yoksulluk” rakamları Dünya Bankası tarafından açıklanan verilere göre dünyada 767 milyon kişi günde 1.90 doların altında gelirle yaşıyor. (The Economist)

05.10.2016 - Irak Kürdistanı'nda 187 bin kişi daha işsiz kaldı Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin istatistik kuruluşu, ülkedeki işsizliğin 2013 yılında %6.5'ken, 2015 yılında %13.53'e ulaştığını ve 187 bin kişinin işini kaybettiğini duyurdu. Rudaw'ın haberine göre, eskiden çalışmakta olan 1.4 milyon çalışanın, %10'undan fazlası işinden olurken, 2014 yılında 602 bin 266 kişinin özel sektörde çalışmakta olduğu, bu sayının 2015 yılında 557 bine gerilediği açıkladı. Özel sektörde yaşanan kaybın sebebi yatırım projelerinin durdurulması olarak açıklanırken, binlerce memurun da işini kaybettiği belirtildi. (sendika.org)

15.10.2016 - Japonya’da aşırı çalışmadan kaynaklanan intiharlar Japon hükümetinin yayınladığı bir raporda şirketlerin önemli bir bölümünün çalışma saatlerini ayda 80 saate, bu firmaların %12’sinin ise ayda 100 saate çıkardıkları ortaya çıktı. Bu yıl, aşırı çalışmaktan dolayı intihar eden kişi sayısı 93’e ulaştı. Bunun sadece resmi kayıt altına alınan bir rakam olduğu, gerçekte bu sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Uzun çalışma saatleri sadece intiharlara değil, kalp krizleri ve felç vakalarına yol açıyor. (The Economist)

4. 10. 2016 - Zengin ülkelerin sergilediği bencillik mülteci krizinin iyiye değil, aksine daha da kötüye gitmesine neden oluyor Uluslararası Af Örgütü, küresel çaptaki mülteci krizinin kapsamlı değerlendirmesini bugün yayımladığı bir raporla kamuoyuna sundu. Raporda, zengin ülkelerin liderlik gösterme ve sorumluluk almadaki başarısızlığına, dünyadaki mültecilerin yüzde 56’sının, küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 2.5’inden azına sahip olan 10 ülke tarafından ağırlanması neden olarak gösteriliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty “193 ülkeden yalnızca 10’u dünyadaki mültecilerin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Çok az sayıda ülke, yalnızca bir krize komşu olduklarından ötürü çok fazlasını yapmak durumunda kaldı. Bunun böyle devam etmesi işin doğal olarak sürdürülebilir değil ve bu durumun kendisi de Suriye, Güney Sudan, Afganistan ve Irak gibi ülkelerdeki savaştan ve zulümden kaçan milyonlarca kişinin kabul edilemez düzeyde acı ve ıstırap çekmelerine neden oluyor” dedi. (http://www.amnesty.org.tr/) (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Haziran ayında verdiği bilgiye göre, geçen yıl 65.3 milyon insanın evinden oldu)

14.10. 2016 Orta Amerika ülkeleri savaşvari bir şiddetten kaçan binlerce kişiye sırtını döndü Uluslararası Af Örgütü, Orta Amerika'daki şiddet sarmalının yarattığı sonuçlarla ilgili bir rapor yayımladı. Raporda, Orta Amerika'daki hükümetler, El Salvador, Guatemala ve Honduras'ta binlerce insanın kaçmasına neden olan yaygın şiddet ve yüksek cinayet oranlarıyla mücadele etmeyerek mülteci krizinin derinleşmesini körüklüyor" denildi. Konuyla ilgili konuşan Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, "El Salvador, Guatemala ve Honduras hayatların feda edilebilir görüldüğü sanal savaş bölgeleri oldu. Milyonlar sürekli bir dehşet içinde, hangi çete üyeleri veya güvenlik kuvvetleri kendilerine veya sevdiklerine ne yapabilir diye düşünüyor. Bu milyonlar, dünyanın en az görünen mülteci krizlerinden birinin ön ayakları" dedi. Birleşmiş Milletler verilerine göre El Salvador savaş bölgeleri dışında dünyanın en ölümcül ülkelerinden biri ve 2015 yılında her 100 bin kişiden en az 108'i öldürüldü. Bu rakam Honduras'ta 63.75, Guatemala'da ise 34.99. Uluslararası Af Örgütü'ne göre şiddet en çok gençleri vuruyor, 2015 yılında bu üç ülkede öldürülenlerin yarısından fazlası 30 yaşının altında. (http://www.amnesty.org.tr)

15.10.2016 - Dünyada kayıtdışı işçi sayısı Yoksul ülkelerde tarım dışında çalışan işçilerin dörtte üçü (yaklaşık iki milyar işçi) resmi kayıtlara girmiyor ve bu yüzden “enformal” işçi kategorisinde değerlendiriliyor. Zengin ülkelerde bu rakam çok daha düşük olmasına rağmen hala oldukça yüksek. İngiltere’deki iş gücünün onda biri kayıt dışı çalışan işçilerden oluşuyor. (The Economist)

17.10.2016 - Avustralya'nın acımasızlık rejimi Nauru'yu bir açıkhava cezaevine çevirdi Uluslararası Af Örgütü, Avustralya'nın mülteci politikasını eleştiren bir rapor yayımladı. Raporda, "Avustralya hükümeti mülteci ve sığınmacıları kıyılarından uzak tutmak için, uluslararası hukuku yüzsüzce yok sayarak, onları karmaşık ve acımasız bir ihlal sisteminin öznesi haline getirdi" denildi. Nauru'daki insan hakları ihlallerini soruşturmak için bu ücra ve gizemli adaya girmeyi başaran birkaç kişiden biri olan Uluslararası Af Örgütü'nün Üstdüzey Araştırma Direktörü Anna Neistat, "Avustralya'da güvenliğe ulaşmaya çalışan dünyanın en hassas durumundaki insanlarının bazılarını durdurmak için tasarlanmış bir açık hava cezaevi işletiyor" dedi. Neistat sözlerine şöyle devam etti: "Avustralya hükümeti hassas durumdaki kadın, erkek ve çocukları terk edemeyecekleri ücra bir yerde izole etmiş bulunuyor. Avustralya yetkilileri Nauru'daki 'işleme alma' merkezini kapatmalı ve vergi verenlerin parasını daha iyi bir şekilde kullanarak Nauru'daki her sığınmacı ve mültecinin Avustralya'ya gelme hakkını tanımalı. Bu insanlar bu insanlıkdışı çözümde içinde bekleyecek bir saniyeleri bile yoktur." (http://www.amnesty.org.tr)

15.10.2016 - Binlerce göçmen Akdeniz’i geçerken hayatını kaybediyor Bu yıl 3173 göçmen Akdeniz’i geçerken hayatını kaybetti. Geçen yıl 2794 kişi hayatını kaybetmişti. Gerçek rakamlar bunun da üzerinde. (The Economist)

18.10.2016 - IŞİD kontrolündeki bölgelerden kaçan Iraklılar, intikam saldırılarında işkence, kaybedilme ve ölümle karşı karşıya Uluslararası Af Örgütü, Irak'ta IŞİD'den kaçan sivillerin karşılaştığı intikam saldırılarıyla ilgili bugün yeni bir rapor yayımladı. Raporda, "Irak'ta paramiliter milisler ve hükümet güçleri, kendilerine İslam Devleti (IŞİD) adı veren silahlı grup tarafından kontrol edilen bölgelerden kaçan binlerce sivile işkence ederek, keyfi gözaltına alarak, zorla kaybederek ve yargısız infazda bulunarak savaş suçlarının da dahil olduğu ciddi insan hakları ihlalleri gerçekleştirdi" denildi. "IŞİD'in suçları yüzünden cezalandırıldı: Yerlerinden edilmiş Iraklılar, milisler ve hükümet güçleri tarafından istismar ediliyor" başlıklı rapor, IŞİD kontrolündeki Musul şehrini geri almak amaçlı askeri bir operasyon başlarken, toplu ihlaller riskleri hakkında endişeleri de arttırarak, IŞİD kontrolündeki bölgelerden kaçan sivillerin karşılaştığı korkunç ters etkinin altını çiziyor. (http://www.amnesty.org.tr)

27. 10. 2016 - Avrupa’da eşitsiz gelişme - 2008 krizinden sonra Avrupa ülkelerindeki zengin ve yoksul bölgeler arasındaki uçurum genişledi. Avrupa’nın en yoksul ülkesi olan Slovakya’da kişi başına düşen gelir en zengin ülkedeki kişi başına düşen gelirin %28’ine eşit. İtalya’nın en yoksul bölgesi olan Calabria’daki kişi başına gelir en zengin eyalet Bolzano’daki kişi başına gelire oranla %40. Bu oran krizden önce %45’ti. Avro bölgesinin diğer kesimlerinde de bölgesel gelir farklılıkları mutlak ve görece olarak arttı. (The Economist) (Eurostat’ın Nisan ayında açıkladığı verilere göre Bulgaristan'da 7.2 milyon kişi (nüfusun %34'ü), Romanya'da 5 milyon kişi (nüfusun %25'i) yoksulluk sınırının altında yaşıyor.)

22.10.2016 -  ABD Irak ve Suriye’de seyreltilmiş uranyum kullanarak soykırım suçu işliyor 2003 Irak işgali sonrasında Irak’ta kanser ve doğumdan kaynaklı bozukluklara yol açtığı düşünülen seyreltilmiş uranyum mühimmatı (DU) kullandığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan Amerikan ordusunun, bugünlerde Irak ve Suriye'deki IŞİD hedeflerine karşı da aynı mühimmatı kullandığı, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), tarafından 20 Ekim doğrulandı.(haber.sol.org.tr)

23.10.2016 - ABD, Yemen’de de bölgesel işbirlikçileriyle soykırım suçu işlemeye devam ediyor teleSUR'un haberine göre Suudi Arabistan, Yemen'e dönük saldırılarında insan derisine temas halinde verdiği ölümcül zarar ile bilinen bir kimyasal silah olan beyaz fosforu kullanıyor. ABD ise Suudi Arabistan'a bu kimyasalı sağladığını doğruluyor. (haber.sol.org.tr)

23.10.2016 - 'İşsizlik, İtalyan gençleri ana kuzusu yaptı' Avrupa Komisyonu'nun istatistik kurumu Eurostat tarafından 2015 verilerinin analiz edilmesiyle hazırlanan rapora göre, Slovakya, İtalya ve Malta, anne-babalarıyla yaşayan genç yetişkin oranının en yüksek olduğu AB ülkeleri. Araştırmaya göre 18-34 yaş arası İtalyanların yüzde 67.3'ü anne-baba evinde yaşamaya devam ediyor. İtalya'yı bu dalda geçen tek ülke ise yüzde 69.6 ile Slovakya oldu. Ancak Slovakya'da 2010-2015 arası bu eğilimin azaldığı görülürken İtalya'da 5 yılda yaklaşık yüzde 6'lık bir artış görülüyor. Slovakya'da anne-babalarıyla yaşayan genç yetişkin oranı 2010'da yüzde 71.4'ken 2015'te yüzde 69.6'ya geriledi. İtalya'da ise 2010'daki yüzde 61.4'lük oran 2015'te yüzde 67.3'e ulaştı.

28.10.2016 - Yemen’de insani kriz derinleşiyor Birleşmiş Milletler ülkede kolera virüsüne yakalandığından şüphelenilenlerin sayısının bin 400’ü geçtiğini ve 370 bin çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hayati tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirtti. BM’ye bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) sözcüsü Tarık Jasereviç, Yemen’de kolera şüphesi taşıyan bin 410 kişi olduğunu söyledi: “Cuma günü elimize geçen son verilere göre kolera vakalarının sayısı artıyor ve 27 Ekim itibariyle Yemen’in 23 kentinden 10’unda bin 410 şüpheli kolera vakası tespit edildi.” Yemen’de yaklaşık iki yıldır süren çatışmalar nedeniyle artan yoksulluk ve açlığın yakın gelecekte “insani felakete” dönüşmesinden endişe ediliyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) sözcüsü Christophe Boulierac da ülkedeki sağlık hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekti: “Ülkede 5 yaşından küçük yaklaşık 10 bin çocuk sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle hayatını kaybetti. 600 sağlık tesisi çalışmıyor. Ülke genelindeki aşılama merkezlerinin beşte biri ve aşıların depolandığı yerler kapalı.” Ülkede hükümet ile isyancı Husiler ve devrik Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih ittifakı arasında süren çatışmalarda yaklaşık 10 bin kişi yaşamını yitirdi. (UNICEF, Nisan ayında  Yemen'de 2015 yılında yaşanan çatışmalarda 900 çocuğun öldüğünü açıklamıştı. Bu sayı 2014'tekinin 7 katı.)

28. 10. 2016 - Her Beş Amerikıdan Dördü Yoksulluk Korkusuyla Yaşıyor - Associated Press haber ajansının hazırladığı bir rapora göre her beş Amerikalıdan dördü en azından hayatının bir döneimnde hayatının bir döneminde işsizlik, yoksulluk içinde yaşadı ve sosyal yardım kuruluşlarından yardım aldı. (Bussiness Insider)

Kapitalizm ve Çocuk

05.10.2016 - 2013’ten bu yana 236 çocuk işçi yaşamını yitirdi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisinin paylaştığı verilere göre 2013 yılında en az 59, 2014 yılında en az 54, 2015 yılında en az 63, 2016 yılının ilk dokuz ayında ise en az 42 çocuk işçi yaşamını yitirdi. (evrensel.net) (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran ayında hazırladığı rapora göre Türkiye’nin 58 ilinde yaşanan çocuk işçi ölümleri, 6 yaşına kadar geriledi.)

19.10.2016 - Türkiye’de 400 binden fazla çocuk aileleriyle birlikte mevsimlik tarım işçisi olarak çalışıyor Hayata Destek Derneği'nin Adana'da tarımda çalışan çocuklar hakkında hazırladığı 'Göç Yolunda Geçen Çocukluk' isimli rapora göre, çocukların yarıdan fazlası haftanın yedi günü çalışıyor. Türkiye’de 400 binden fazla çocuk aileleriyle birlikte mevsimlik tarım işçisi olarak çalışıyor. Çocuklar 11 saatten fazla mesai yaparak günlük sadece 20 lira kazanıyor. (m.t24.com.tr) (Bir CHP vekili, Türkiye’de bir milyona yakın çocuk işçi çalıştırıldığını tahmin ediyor. 2015 yılında, yasal yaş sınırının altında çocuk işçi çalıştırdıkları gerekçesi ile cezai işlem uygulanan işletme sayısı ise yalnızca 27.)

10.10.2016 - Yurtlardaki gençlerin intiharları son bulsun! Türkiye’de çocuk yuvası, yetiştirme yurdu ve çocuk evi gibi kurumlarda 12 bin çocuk ve genç yaşıyor. 4 bin 600 çocuk ise koruyucu ailelerin yanında. Türkiye’de yurttan ayrılan gençlere dair bir istatistik yok ama, birçoğunun intihar ettiği ya da suça ve ya fuhuşa sürüklendiği biliniyor. (indigodergisi.com)

24.10.2016 - Türkiye’deki tekstil atölyelerinde Suriyeli çocuklar çalıştırılıyor BBC Türkçe’nin haberine göre BBC’nin araştırmacı gazetecilik ekibi Panorama, Türkiye’deki tedarikçi fabrikalarda gizli çekimler yaptı. Kayıtlarda Marks and Spencer ve internet satış mağazası Asos tarafından satılan kıyafetlerin üretiminde Suriyeli sığınmacı çocukların çalıştığı görüldü. Ayrıca Zara ve Mango’nun kot pantolon üretiminde de kayıt dışı olarak sığınmacıların çalıştırıldığı belirlendi. Göçmenlere, genellikle saatte 3.75 lira civarında bir ücret ödendiği, bu rakamın da Türkiye’deki asgari ücretin çok altında kaldığı belirtildi. Bu işçilerin, sokakta kendilerine nakit ödeme yapan bir aracı üzerinden istihdam edildiği aktarıldı. Panorama’ya konuşan bir sığınmacı, fabrikada kötü muameleye maruz kaldıklarını söyledi: “Suriyeli birine bir şey olursa, paçavra gibi alıp kenara atıyorlar.” Haberin devamında şöyle dendi: “Çocuk işçilerin en genci 15 yaşında ve günde 12 saat çalışıyor. Kıyafetlerin İngiltere’ye sevkiyatından önce ütüsünü yapıyor. (Temmuz ayında, Reuters haber ajansı Türkiye’deki Suriyeli çocukların haftalık 150 liraya günde 15 saat çalıştırıldığına dair bir haber yayınlamıştı. Yunanistan’dan Türkiye'ye geri gönderilen mültecilerin neden “bizi bir cehennemden başka bir cehenneme gönderiyorsunuz” dediklerini anlamak hiç de zor değil.)  

26.10.2016 - Çocuğa cinsel istismarda ‘yaş ayrımı’: ‘Rıza yaşı 15’ten 12’ye düşürülecek’ BBC Türkçe’de yer alan habere göre Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu tarafından kabul edilerek Genel Kurul’a gönderilen kanun tasarısında 12 yaşından küçük ve büyük çocuklara yönelik cinsel istismarda farklı cezalandırılmaların uygulanması öngörülüyor. Değişikliğin gerekçesi olarak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 14 Temmuz’da iptal ettiği maddelerin değiştirilmesi gösterildi. AYM, Bafra’da bir Ağır Ceza Mahkemesi’nin başvurusu üzerine 15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her tür cinsel davranışın ‘cinsel istismar’ sayılacağına ilişkin hükmü iptal etmişti.

26.10.2016 - Çocuğa istismar 10 yılda yüzde 700 arttı CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, son 10 yılda cinsel taciz, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarına ilişkin artışlar ve yaşanan sosyal erozyon hakkında basın toplantısı düzenledi. Erkek, şunları söyledi: “2006 yılında çocukların cinsel istismarı nedeniyle açılan dava sayısı 2 bin 414, verilen toplam karar sayısı ise 3 bin 778’dir. Bunlar içinden çıkan mahkumiyet kararı ise yüzde 42.5 ile bin 607’dir. 2015 yılında ise aynı nedenle açılan dava sayısı yaklaşık yüzde 700’lük bir artışla 16 bin 957’ye yükselmiştir.” (birgün.net)

28.10. 2016 - Denizli’de 3. Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 1000 çocuk işçi zor şartlar altında çalışıyor Türkiye’de çocuk işçiliği giderek artarken, Denizli 3. Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 1000 çocuk işçi zor şartlar altında çalışıyor. Ağır yük kaldırmak zorunda kalan çocuklar, düşük ücretlerle çalıştırıldıklarını söyledi. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bulunan 3. Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 1000 çocuk işçi çalışıyor. Çocuk işçilerin yüzde 70’lik bir dilimi erkek çocuklarından oluşurken, çocuklar sigortasız ve zor şartlar altına çalışıyor. Tekstil fabrikalarında hamal olarak çalışan İ.T. (16), sigortasız çalıştıkları işte günlük 10 saat çalışma karşılığında 25 TL aldıklarını kaydetti. Her çocuğun aynı ücreti almadığını vurgulayan İ.T, mülteci çocukların daha düşük ücrete çalıştığını belirtti. (Evrensel.net)

Kapitalizm ve Eğitim

04.10.2016 - Merkez Bankası: Eğitimdeki enflasyon artışı dikkat çekici  Merkez Bankası, eğitimde fiyat artışlarının yıllık yüzde 10.37’ye ulaşmasının “dikkat çekici” olduğunu vurguladı. Merkez Bankası, dün açıklanan enflasyon verilerini değerlendirdiği “eylül ayı fiyat gelişmeleri” raporunda, “eylül ayı para politikası kurulu toplantı özetinde de ifade edildiği üzere, gıda enflasyonundaki yavaşlama sürdü, ancak akaryakıt ürünlerindeki vergi artışı doğrudan ve dolaylı etkileriyle enflasyondaki iyileşmeyi sınırladı. Bu dönemde temel mallara bağlı olarak çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonları azalmış, ana eğilimleri bir miktar yavaşladı” denildi.(evrensel.org)

9.10.2016 - Açığa alınan 11 bin 301 öğretmenden 9843’ü Eğitim Sen’li Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Sen ile paylaştığı bilgiye göre, açığa alınan öğretmen sayısı 8 Eylül itibariyle 11 bin 301. Açığa alınanlardan 9843’ü KESK’e bağlı Eğitim Sen üyesi. Hiçbir sendikaya üye olmayan 1358 kişi de açığa alındı. Ayrıca açığa alınanlardan 51’i Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen üyesi. Birleşik Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş üyesi 40, Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen üyesi 4 öğretmen, Cihan-Sen’e bağlı Aktif Eğitim Sen üyesi 1 öğretmen de açığa alındı. Açığa alınan 4 öğretmen ise Özgür Eğitim-Sen üyesi. Eğitim Sen’e ulaşan ilk bilgilere göre, Diyarbakır’da görev yapan 4300 Eğitim Sen üyesi öğretmen açığa alındı. Dersim'de ise iki öğretmenden biri açığa alındı. Sadece bu ilde 504 Eğitim Sen üyesi açığa alınmış bulunuyor. Mardin’de 1780, Batman’da 946, Adıyaman’da 466, Urfa’da 462, Elazığ’da 99, Bitlis’te 97 Eğitim Sen üyesi açığa alındı.(Evrensel)

9.10.2016 - Eğitimciler kölelikle karşı karşıya Eğitimciler kazanılmış haklarını teker teker kaybetmeye devam ediyor. Görevden alınan, açığa alınan eğitimcilerin yeri sözleşmeli öğretmenlere bırakılıyor. Üniversitelerde ise 50/d uygulanıyor. Yani, bütün eğitimcilerin taşeron olduğu koşullar kapıda. AKP hükümeti, OHAL’den istifade ederek eğitimcilerin haklarını tamamen ortadan kaldırmaya çalışıyor. Şöyle ki, Milli Eğitim Bakanlığı, henüz “terör örgütü ve uzantılarına destek verici nitelikte faaliyetlerde” bulundukları iddiasıyla 11 bin 285 öğretmenin açığa alındığını duyurdu. Bakanlık, açığa alınan öğretmenlerin yargı süreci sona erene kadar maaşlarının üçte ikisini alacağını da söyledi. Bakanlık, bu açıklamasının yanı sıra görevden alınan öğretmenlerin yerine sözleşmeli öğretmenlerin alınacağını da duyurusuna ekledi. Hatta yeni eğitim-öğretim döneminde kadro tahsis edilmeyeceğini, Şubat ayında kadrolu atamaların yapılabileceğini belirtti. Peki, sözleşmeli öğretmenler hangi koşullara tabi durumda? Birincisi, her yıl sözleşmenin yenilenmeme tehlikesiyle karşı karşıyalar bu nedenle güvencesiz koşullarda öğretmenlik yapmak zorundalar. Örneğin, kadrolu öğretmenlerde kıdem ve kademe ilerleme hakkı bulunurken, sözleşmelilerde göreve yeni başlayanla 20 yıllık bir sözleşmeli öğretmen aynı maaşı alıyor. Kadrolu öğretmenlere tanınan birçok haktan yoksun çalıştırılan sözleşmeli öğretmenlerden ayrı bir de saat başına ücretli çalıştırılan öğretmenler var. (sol.org.tr)

25.10.2016 - Çocukların Gözünden Okulda Yaşam Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) tarafından yürütülen “Çocukların Gözünden Okulda Yaşam” araştırmasının sonuç raporu yayımlandı. Araştırma bulgularına göre, ikili öğretim uygulanan pek çok okulda dersler çok erken saatte başlıyor ve geç saatte bitiyor; bu durum çocukların beslenmesini de olumsuz etkiliyor. Aynı zamanda ikili öğretim uygulaması, kısa teneffüs süreleri nedeniyle, çocukların okulda temel gereksinimlerini karşılamalarını ve sosyal etkinliklere katılmalarını da olumsuz etkiliyor. Araştırma, çocukların sağlıklı bir ortamda eğitim görebilmeleri için büyük önem taşıyan temizlik ve ısınma konularında olumsuz deneyimleri olduğuna işaret ediyor. Birçok okulda özellikle tuvaletlerin kirliliğinin yaygın bir sorun olduğu gözlemleniyor. Isınma sorununa ikili öğretim uygulanan okullarda daha sık rastlanıyor. Bunlara ek olarak, hem derslerin işlenişini iyileştirmek hem de çocukların bireysel gelişimlerini desteklemek için önemli olan kütüphane, spor salonu ve bilgisayar odası gibi alanlar birçok okulda yetersiz kalıyor, amacından farklı kullanılabiliyor ve ders saatleri dışında çocukların erişimine kapalı olabiliyor. Çocukların sosyal ve bireysel gelişimini destekleyecek ders dışı etkinlikler konusunda yetersizlikler bulunuyor. Zaman ve mekan sınırlılığı nedeniyle, kulüp etkinlikleri birçok okulda gerçekleştirilemiyor. ...çocukların hem akranlarıyla hem de öğretmenleriyle ilişkilerinde fiziksel ve sözlü şiddeti de kapsayan ciddi sorunlar yaşanabiliyor. Sosyoekonomik olarak dezavantajlı durumdaki çocuklar, okulda akran zorbalığına ve öğretmen şiddetine daha fazla maruz kalıyorlar.

27. 10. 2016 - OECD raporu: Türkiye, 38 ülke arasında eğitimde sondan dördüncü BBC Türkçe’den Dilan Gözlügöl’ün haberine göre OECD’nin yıllık olarak hazırladığı ‘2016 Tek Bakışta Eğitim’ raporunda eğitim süresi, öğrencilerin yetenek ve donanımlarının yanı sıra, 25 ile 64 yaş arasındaki yetişkinlerin lise ve üstü eğitim olanaklarına erişimi ölçütleri ele alındı. Raporda Finlandiya ilk sırada ye alırken, hemen ardından Estonya, Danimarka, Polonya ve Avusturalya geldi. Türkiye ise Güney Afrika, Brezilya ve Meksika’nın ardından 35’inci sırada yer aldı.

08.11.2016 İkinci öğretim cep yakıyor İkinci öğretimde okuyan bir üniversite öğrencisinin yıllık ortalama 14 bin 649 lira harcama yaptığı ortaya çıktı.  Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Sekreteri İlknur Oral'ın, 'Yükseköğretimde öğrenci harcama ve maliyetlerinin hesaplanması' konulu yüksek lisans tez çalışmasına göre, ikinci öğretimde okuyan bir öğrenci yıllık ortalama 14 bin 649 lira harcama yapıyor.(evrensel.org)

21. 10. 2016 - Kadıköy Anadolu Lisesi’nde eylem “Proje okul” kapsamında 71 öğretmenin sürgün edildiği, öğrencilerin oturma eylemi yaparak durumu protesto ettikleri için müdür tarafından sorguya alındığı Kadıköy Anadolu Lisesi’nde (KAL) 14 Ekim günü eylem gerçekleştirildi. KAL önünde bir araya gelen veliler okulun çıkış zili çalmadan önce basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylem için lisenin etrafının çevik kuvvet, TOMA ve çok sayıda sivil polisle ablukaya alındığı görüldü. (Kızıl Bayrak) (Böylece, Temmuz ayında çıkan OHAL kararıyla okullarda “güvenlik kulübeleri”, okul binasının etrafı duvar ve tel örgüyle çevrilmesi, personel hakkında, ‘güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması’ yapılması gibi “önlemlerin” neye karşı alındığı da ortaya çıkmış oluyor.)